Employment

584 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

İşsizlik sorunu ve uygulanan istihdam politikaları: Kuzey Makedonya örneği

Ülke 1991 yılında Yugoslavya'nın dağılmasıyla Makedonya ismi ile bağımsızlığını ilan etmiştir. Diğer uluslararası örgütler olan Avrupa Birliği, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Uluslararası Para Fonu, Avrupa Yayın Birliği ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi gibi örgütler de ülkeyi Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (EYMC) adıyla tanımışlardır. Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti ismiyle (FYROM) tanıyan NATO teşkilatına ait ve içinde Makedonya geçen tilin belgelerde, metinde "FYROM" kısaltması geçerken belgenin sonundaki bir dipnotta NATO ülkeleri Makedonya'yı anayasal ismi ile tanıdığı ayrıca belirtilmiştir. 2018 Haziran ayında Yunanistan'la yapılan uzun görüşmeler neticesinde Makedonya'nın resmi adının "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olması konusunda mutabakata varılmıştır. Günümüzde de bütün Uluslararası örgütler, ülkeyi ''Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'' olarak adlandırmaktadır. İşsizlik çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanında yapılan çalışmalarda en çok sonuçlar yaratmaktadır. Halkın satın alma gücündeki düşüşe bağlı olarak ülkenin üretim kapasitesi azalmakta ve işçinin yaşam standarttı düşmekte dolayısıyla işçi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bütün bunlardan toplum huzuru da olumsuz yönde etkilenmektedir. Hatta işsizlik sorununun ötesinde asıl tartışılması gereken konu işsizlikle mücadele yöntemleridir. Uzun yıllardan beri çeşitli araştırmalara konu olan işsizlik. bireysel ve toplumsal düzeyde sorunlara yol açtığından mücadele edilmesi gereken bir alanı oluşturmaktadır. İşsizlik ile kendi başına mücadele edilmesi zor olduğundan; devlet işsiz kalmış kişilere gerek işsiz kaldığı dönemi daha az sorunla geçirmesi, gerekse yeniden iş bulabilmesi sağlanması amacıyla çeşitli politikalar uygulamaktadır. Literatürde ve uygulamada aktif ve pasif işgücü piyasası politikaları olarak tanımlanan politikalar daha geniş bir çerçevede devletin uyguladığı makroekonomik ve sosyal politikaların altında yer almaktadır. İşsizlik oranını düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak gibi makroekonomik politika hedefleri zaman zaman birbiri ile çelişmektedi Çalışmamızda kısaca Kuzey Makedonya ekonomisi endüstri sektörünün yapısındaki olumsuzlukları, teknoloji yetersizliği, ihracatın düşük seviyede seyretmesi, üretim ve tüketimde ithalat mallara olan talep artışları, yüksek işsizlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalındığını, bunlara ne şekilde çözümlerin üretilebileceğini, Bağımsızlıktan ( 1991 'den) sonra Makedonya ekonomisi yüksek işsizlik ile nasıl mücadele edildiğini edinilen ampirik bulgular, bilimsel çerçevede sorgulanarak tartışılacaktır. Anahtar Kelimeler: İstihdam, İşsizlik, Yabancı Yatırımlar, İşgücü Piyasası

Yabancı sermaye yatırımlarıYabancı yatırımlarİstihdam+2
Mükrem Şaban
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların gözünden kadın istihdamı meselesi

Bu çalışma; kentlerde yaşayan eğitimsiz kadınların istihdamının önündeki engellerin kadınların gözünden keşfedilmesini ve bu yolla, aktif işgücü politikalarının ve sosyal yardımların hedef kitlenin emek arzı davranışı üzerindeki etkisinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Gerek mevcut literatür gerekse anekdota dayalı kanıtlar, kadın istihdamının arttırılmasına yönelik olarak uygulanan sosyal politikaların amacına ulaşabilmesi için kadınların homojen bir grup olarak ele alınmaması gerektiğini göstermektedir. Buradan hareketle, uygun ve etkili sosyal politikaların hayata geçirilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan bu araştırma için hedef kitle olarak, istihdam konusunda en dezavantajlı grup olan kentlerde yaşayan eğitimsiz kadınlar belirlenmiştir. İlgili grubun sorun ve ihtiyaçlarının derinlemesine keşfedilebilmesi için, nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Tümevarım yaklaşımının benimsendiği araştırma, gömülü teori metoduyla gerçekleştirilmiş ve veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar kullanılmıştır. Araştırmanın temsil gücünün arttırılması amacıyla Tekirdağ, Diyarbakır, Gaziantep ve Kocaeli illerinde yaşayan 12 kadınla mülakat yapılmış ve bu mülakatlar sonucunda, hedef kitlenin emek arzı davranışının belirleyicisi olan dört temel etken tespit edilmiştir. Bunlar kişinin özgüven düzeyi, meslek sahibi olup olmaması, hanehalkı geliri ve medeni durumudur. Araştırma bulguları ayrıca, istihdam garantili meslek kurslarının araştırmanın hedef kitlesi tarafından tanınmadığını ve bu kursların etkinliğinin arttırılması için İŞKUR ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının işbirliğinin önemli olduğunu göstermiştir. Öte yandan, ilgili grubun emek arzı davranışıyla sosyal yardımlar arasında güçlü bir ilişki tespit edilememiştir. Anahtar kelimeler: Kadın işgücü, Kadın istihdamı, Sosyal politika, Sosyal yardımlar, Toplumsal cinsiyet

Cinsel kimlikKadın iş gücüKadınlar+3
Esra Doğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of exporting on women employment: A study on Turkish manufacturing industry

Exploiting a recent and comprehensive firm level data, we aim to evaluate exports' impact on women employment rate for Turkish manufacturing firms between the years 2003-2015. We shed light on the possible mechanisms for job creation by distinguishing between several sub-samples of firms according to export sophistication, wage level and technology intensity of the sector that the firm operates. To investigate the effect of initiating to export on women employment rate, treatment models are constructed and propensity score matching (PSM) techniques accompanied by the difference-in-differences (DID) methodology are utilized. The estimation results indicate that starting to export increases women employment rate in Turkish manufacturing industry. It is observed that the effect of turning into two-way trader on women employment rate is more than becoming one-way trader. We find differential effects of exporting across different types of industries. Gains in female employment rates are observed for the firms operating in low and medium low technology intensive sectors, low wage sectors as well as labor intensive goods exporting sectors.

Propensity score matchingInequalityWomen+4
Begüm Dikilitaş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Social norms and gender equality: Analysing Syrian refugee inflows to Turkey

This study investigates the impact of 3.7 million inflows of Syrian refugees on social norms and the gender roles of native women in Turkey by treating the arrival of Syrian refugees as a quasi-natural experiment. I argue that this mass migration can affect the patriarchal norms in Turkey and gender role attitudes of Turkish women by changing the female employment dynamics and overall cultural diffusion. Using 2008, 2013 and 2018 Turkey Demographic and Health Survey data sets, this study relies on an instrumental variables strategy with a distance-based instrument. Our estimates show that refugee inflows negatively impacted both the labor market outcomes and gender role attitudes of native women. These outcomes support the labor market channel where a decline in financial freedom of women weakens their bargaining power in the household and makes them more submissive to social & gender norms. However, we also find a contradicting result showing a decrease in the tolerance levels of Turkish women for domestic violence which proves that although refugee inflows increased the imposed gender role attitudes, native women exhibits a strong attitude against intimate partner violence.

GenderGender inequalitGender differences+7
Deniz Özgüder
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de aktif istihdam politikaları kapsamında mesleki eğitim kurslarının istihdama katılım sonuçlarının değerlendirilmesi: Tekirdağ örneği

Ekonomik gelişim ve kalkınmanın temel belirleyicilerinin başında, işgücünden yeterince yararlanabilme ve işgücünü yüksek verimlilikle istihdam edebilme gelmektedir. Ülkeler; sahip oldukları işgücünün niteliği ve verimliliği ile doğru orantılı bir gelişim ve kalkınma sergilerler. Bununla birlikte işgücünden yeterince faydalanabilmek her zaman çok kolay olmamaktadır. Özellikle işgücü piyasalarının homojenlikten uzak yapısı ve bilgi akışındaki sorunlar, işgücü verimliliğini düşürmektedir. Bu sebeple özellikle aktif istihdam politikalarının uygulanması ve işgücü arzı ile işgücü talebinin denkleştirilmesi son derece önemlidir. Aktif istihdam politikaları içerisinde de mesleki eğitimler önemli bir yere sahiptir. Mesleki eğitim kursları ile birlikte işsiz olan kişiler istihdam edilebilir bir duruma gelirken, diğer yandan herhangi bir işyerinde çalışan kişilerin de mesleki verimlilikleri artırılabilmektedir. Mesleki eğitim konusunda Türkiye'de üzerine en fazla görev düşen kurum hiç şüphesiz Türkiye İş Kurumu'dur. İŞKUR; Türkiye'nin tek kamu istihdam kurumu olarak işgücü piyasası bilgi hizmetlerini düzenlemek, işgücü arz ve talebini eşleştirmek ve işgücünün niteliğini artırmak için mesleki eğitimler vermekle görevli bir kurumdur. Bu çalışmada; aktif istihdam politikaları içerisinde önemli bir yer tutan mesleki eğitim programları incelenmiş ve Tekirdağ Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen eğitimler analiz edilmiştir. Yapılan bu analiz neticesinde yıllar itibariyle yapılan mesleki eğitim çalışmaları ilin ihtiyaç ve kapasitesi de göz önünde bulundurularak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İşgücü, İstihdam, Mesleki Eğitim, İŞKUR, Tekirdağ.

Mesleki eğitimMesleki kurslarTekirdağ+3
Muhammed Çoban
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların işgücüne katılımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Türkiye uygulaması

Günümüzde refah seviyesinin yükseltilmesi ve kalkınmanın sürdürülebilmesi bakımından kadın istihdamı önemlidir. Ancak kadının işgücüne katılmasını etkileyen birçok faktör vardır. Başlıca faktörler olarak kadınların medeni durumu, eğitim seviyesi, yaşı, çocuk sayısı ve ekonomik koşullar sıralanabilir. Bu çalışmada Türkiye'de kadının işgücüne katılımını etkileyen faktörler incelenmiştir. Bağımsız değişkenler olarak büyüme, enflasyon oranı, işsizlik oranı, doğurganlık oranı ve verimlilik belirlenmiştir. 2005-2017 dönemi için aylık veriler kullanılarak değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönem ilişkiler Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) veri tabanlarından elde edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre büyüme ve işsizlik oranı kısa dönemde kadınların işgücüne katılım oranını negatif yönde etkilerken, uzun dönemde pozitif yönde etkilemektedir. Doğurganlık oranı, verimlik endeksi ve enflasyon oranında ise tam tersi bir sonuç görülmektedir.

Kadın iş gücüKadınlarİstihdam+1
Aylin Gündoğdu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yoksullukla mücadele stratejisi; Mikrofinans uygulamaları ve kadın

Dünya genelinde mikro kredi kullandıran kuruluşların amaçlarına bakıldığında ''Kadınları Güçlendirme'' düşüncesi başat rol oynamaktadır. Yoksullukla mücadelede etkili olan mikro kredi uygulaması dar gelirli (yoksul ya da yoksulluk sınırının daha altında) bireylere belli miktarda kredi kullandırılarak çalışma hayatında yer almalarını sağlamak ve ekonomik gücünü elinde bulunduran kadınların gerek aile içinde gerekse toplumda statü olarak yükselmeleri amaç edinilmiştir. Bu çerçevede kadın istihdamının arttırılması için yoksulluk önleme politikası olarak tanımlanan mikro kredi bir çözüm potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, mikro kredi uygulamaları örneklerinin incelenmesini ve mikro kredilerin kadınların ekonomiye kazandırılmasında ne kadar etkili olduğunu saptamayı amaçlamaktadır.

Kadın iş gücüKadınlarMikro finans+3
Perihan Kübra Eral
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitimin toplumsal cinsiyet bağlamında istihdam üzerindeki etkisi

Bu çalışmada Türkiye'de kadın ve erkeğin cinsiyet bakımından toplumsal durumu ve buna dayalı olarak eğitim durumunun istihdam ve işsizlik açısından bir literatür araştırması yapılmıştır. Ülkemizde kadın ve erkek istihdamının bulunduğu durumunu ortaya koyabilmek amacıyla kadın ve erkeğin işgücü piyasasındaki durumu TÜİK'ten elde edilen veriler ışığında birçok açıdan değerlendirilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, genellikle 2014 sonrası dönemi verileri kullanılarak, Türkiye'deki eğitim, istihdam ve işsizlik arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik istatistiksel veriler uygulanmıştır. Bu istatistiksel verilere dayanarak kadın ve erkeğin eğitim seviyesi ve istihdamı arasında ilişki kurularak bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Ulaşılmış olan bu sonuçlara göre, erkek çocuklarının eğitim ve istihdam durumlarına göre kız çocuklarına kıyasla daha avantajlı olduğu ve bunun birçok alanda kendini göstermiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu verilere göre Türkiye'de yıllar bakımından kadın istihdamının artış gösterdiği tespit edilmiştir. Sektörel açıdan değerlendirildiğinde kadınların tarım sektöründe çalıştırılmalarına karşın son yıllarda bunun düşüş gösterdiği ve hizmetler sektöründe ise mühim bir şekilde yükselişlerin söz konusu olduğu belirlenmiştir. Bu gelişmelerin paralelinde kadınların işteki durumlarının da değişiklik gösterdiği görülmektedir. Kadınlar ücretsiz aile işçisi olmaktan ayrılmış ücretli ve yevmiyeli olarak çalışma hayatında bulunmaya başlamışlardır. Bölgesel düzeyde incelendiğinde ise Türkiye'de bulunan bölgelerin gelişmişlik seviyelerine göre bu durumun değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir.

Cinsel kimlikEkonomik etkiEğitim+2
Elif Pekel
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ekonomik büyüme ve işsizlik oranları arasındaki ilişkinin analizi

Bu çalışmada Türkiye'de ekonomik büyüme ile işsizlik arasındaki ilişki Okun Yasası çerçevesinde 2000-2018 dönemi için ampirik olarak incelenmiştir. Çalışmada ilk bölümde işsizlik, istihdam ve ekonomik büyüme kavramları teorik olarak açıklanmıştır. İkinci bölümde ise Türkiye'de işgücü piyasası, ekonomik büyümenin tarihsel seyri ve işsizliğin düzeyi arasında ilişki kurularak değerlendirmeler yapılmıştır. Son olarak üçüncü bölümde Okun Yasası'nın Türkiye'de geçerliliği doğrusal ve doğrusal olmayan modellerle test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, işsizlik ile büyüme arasındaki ilişkinin doğrusal yapıda olmadığı ve iki rejimli Markov Rejim Değişim modelinin veriyi temsil etmede daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Markov Rejim Değişim modeli sonuçlarına göre, ilk rejim yüksek işsizlik ve ikinci rejim düşük işsizlik olarak adlandırılmış olup her iki rejimde de Okun katsayısı beklenildiği gibi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu sonuçlar ile her iki rejimde için işsizlik oranları ile ekonomik büyüme oranları arasında ters yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, işsizliği %1 oranında düşürmek için olması gereken ekonomik büyüme oranı yüksek işsizlik rejiminde %14.5, düşük işsizlik rejiminde ise %8.3 olarak hesaplanmıştır.

BüyümeEkonomik büyümeTürk ekonomisi+3
Muhammet Sungur
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında özel istihdam büroları aracılığıyla ödünç iş ilişkisi

Özel istihdam büroları (ÖİB) aracılığıyla ödünç iş ilişkisi üç farklı tarafın bir arada bulunmasıyla meydana gelen esnek çalışma biçimlerinden birisidir. Bu çalışma biçiminde işçi ile ÖİB arasında iş sözleşmesi bulunmaktadır. ÖİB aralarında iş sözleşmesi bulunan işçisini, ödünç işçi sağlama sözleşmesiyle ödünç alan işverene devretmektedir. Ülkemizde bu çalışma biçimi 20 Mayıs 2016 tarih ve 6715 sayılı kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesinde yapılan değişiklikle çalışma hayatına girmiştir. 4857 sayılı kanunun 7. maddesinde yapılan değişiklikle, ÖİB aracılığıyla ödünç iş ilişkisinin hangi hallerde ve sürelerde kurulacağı ve kurulamayacağı düzenlenmiş ancak bazı yönler eksik bırakılmıştır. Ayrıca, ÖİB aracılığıyla ödünç iş ilişkisinde uygulanacak olan sürelerin net olmadığı ve söz konusu çalışma biçimin sona ermesine ilişkin kanunda bir düzenlemenin bulunmadığı da görülmektedir. Bu çalışmada bahsi geçen yönlerin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında incelenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: İş Kanunu, Ödünç İş İlişkisi, Özel İstihdam Büroları

Kanunlar 4857 sayılıTürk iş hukukuÖdünç iş ilişkisi+6
Özkan Edemir
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın istihdamı ve ekonomik büyüme ilişkisi: Bir zaman serisi analizi

Bu tez çalışmasında, kadın istihdamı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Literatür taraması, Türkiye ekonomisi ile ilgili bu tür çalışmaların oldukça sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Burada, 1988-2016 dönemi yıllık zaman serileri dikkate alınmaktadır. Kadın istihdamının yanı sıra, kentleşme ve sabit sermaye bağımsız değişkenleri, ekonomik büyüme ise bağımlı değişkeni ifade etmektedir. Değişkenlerin durağanlık analizleri için PP, KPSS ve ERSP birim kök testleri kullanılmaktadır. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi, ARDL sınır testi yardımıyla araştırılmaktadır. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinin varlığı, Granger nedensellik analizi ile incelenmektedir. Çalışmadan elde edilen ampirik sonuçlar, değişkenler arasında bir eşbütünleşme (uzun dönem) ilişkisinin varlığını göstermektedir. Çalışmadan elde edilen ampirik sonuçlar, aynı zamanda kadın istihdamı ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkiyi göstermektedir. Son olarak, nedensellik testi sonuçlarına göre, kadın istihdamından ekonomik büyümeye doğru işleyen bir nedensellik söz konusudur. Bu sonuçlara göre; Türkiye ekonominde ekonomik büyümeyi hızlandırabilmek için politika yapıcıların kadın istihdamına özel bir önem vermesi gereği ortaya çıkmaktadır.

ARDL Sınır TestiBüyümeEkonomik büyüme+5
Rabia Aydoğmuş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2008 krizi sonrası KOBİ'lerin istihdam üzerindeki etkileri

KOBİ'ler gerek ekonomik büyüklükleri bakımından olsun veya istihdam oranları bakımından, gerekse teknolojik gelişmelere uyum açısından ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, 2008 yılında yaşanan ve tüm dünya ekonomisini etkileyen küresel mali kriz döneminde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) istihdam üzerindeki etkilerine ışık tutabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Ölçek farkı gözetmeksizin yaşanılan bu kriz işletmelerin yaşamlarını tehdit altına almıştır. Büyük işletmeler yeterli önlemleri sağlamış olsa da, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler yeterli önlemleri alamamışlardır. Bu çalışmada KOBİ'lerin 2008 ekonomik krizi sırasında istihdam üzerindeki etkileri araştırılmış, KOBİ'lerin 2008 Krizi dönemindeki durumları incelenerek istihdam üzerindeki etkilerine yönelik istatistiki veriler tablolar halinde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kriz, 2008 Krizi, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ), İstihdam.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizKOBİ+3
Duygu Özkan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkileri, 2000 sonrası Türkiye örneği

Dünya genelinde bir sorun olan genç işsizlik olgusu ekonomik ve sosyal sonuçlarıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarından bir tanesidir. Genç bir nüfusa sahip ve gelişmekte olan Türkiye'de de genç işsizlik giderek artan bir sorun haline gelmektedir. Gereken istihdam politikalarının etkin bir şekilde uygulama alanı bulamadığı ve yeterince istihdam olanağı yaratılamadığı sürece, ülkelerin kalkınmasının önündeki engel olan genç işsizliği artmaya devam edecektir. Bu tezde, işsizlik, genç işsizliği, istihdam kavramları ele alınmış ve 2000 yılı sonrasında Türkiye'nin İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkilerine yer verilmiştir.

GençlerTürkiyeİstihdam+3
Işık Yalman
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın istihdamına yönelik uygulanan sosyal politikalar: 1980 sonrası Türkiye örneği

Bu çalışmada, Türkiye'de kadın istihdamının 1980 tarihinden günümüze kadar olan gelişimi araştırılmış ve kadın istihdamının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi toplumsal yapı çerçevesinde diğer ülkeler ile kıyaslanmıştır. İş gücü ve istihdam gibi kavramlar küreselleşme ile birlikte teknolojinin gelişimi ve sosyo-kültürel alanlarda yaşanan değişimler farklı sektörlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu süreçte emeğin yapısında meydana gelen değişimler, kadınların iş yaşamında farklı sektör ve iş alanlarına yönelmelerinin önünü açmıştır. Ülkemizin iktisadi büyüme hedefine ulaşabilmesi için, kadın istihdamının arttırılması ve sürdürülebilir olması ekonomik kalkınmanın önemli bir faktörü olarak görülmektedir. Ülkemizde kadın istihdamı sektörlere göre farklılık gösterdiği gibi bölgelere ve eğitim seviyesine göre değişimi istatistiki verilerden yararlanılarak analiz edilmiştir. Kadın istihdamının tarihsel süreci incelenmiş, sanayi devrimi sonrası süreçte yaşadıkları sorunlardan bahsedilmiş ve ülkemizde çalışan kadınların iş hayatında maruz kaldığı cinsiyete dayalı ayrımcılık, toplumsal yönden ele alınmıştır. Ülkemizde kırsal kesimde yaşayan eğitim almamış kadınların büyük bir kısmı ücretsiz aile işçisi olarak sosyal güvencesi olmaksızın çalışmaktadır. 1980'li yıllarda kadınlarda %80 seviyelerinde olan kayıt dışı istihdam, TÜİK verilerine göre 2006 yılında %76,8 seviyelerine inse de, beklenen düzeyde olmamıştır. Devletin düzenlemiş olduğu sosyal politikalar, kadınlara yönelik açılan sanat, girişimcilik kursları, devlet tarafından desteklenen projeler ve İŞKUR gibi uygulamalar sayesinde yükselişe geçmiştir. Zorunlu eğitim süresinin arttırılması, hizmet sektörünün yükselişe geçmesi ile 2017 Kasım ayında TÜİK istatistiki verilerine göre, kadınlarda kayıt dışı istihdam oranı %43,13 düzeyine inse de, gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında yetersiz kaldığı görülmektedir. Çalışmada Türkiye'de kadın istihdamının arttırılmasına yönelik uygulanan sosyal politikalar saptanarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın istihdamı, Sosyal Politika, Toplumsal Cinsiyet, İktisadi Büyüme.

1980 sonrasıKadınlarSosyal politika+6
Merve Ortaç
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki istihdam sorunu ve işsizlik: Tekirdağ ili örneği

İktisat bilimi ülkelerin ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma düzeylerini konu alan bir bilimdir. Dolayısıyla Türkiye'nin sosyoekonomik yapısına bakıldığında, günümüzde diğer ülkelerde de olduğu gibi istihdam ve işsizlik sorunlarıyla karşılaşılmaktadır. Bu sorunlar son yıllarda artış göstermekle birlikte ciddi anlamda çözüme kavuşturulması gereken ve özellikle işsiz gençler bağlamında oldukça önem teşkil eden bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmada çeşitli iş alanları, işçi-işveren tarafı ve halkın içindeki iş bulamayan bireyler ve özellikle işsiz genç kesim çeşitli veriler ile rapor edilecektir. İşsizlik sorunu tüm boyutlarıyla ele alınarak istihdamın Türkiye'deki güncel durumu ve Tekirdağ ili örneği incelenecektir. İşsizlik, özellikle Türkiye'de toplumun kanayan yarası durumundadır. Türkiye'nin gündemindeki varlığını devam ettirmekte olan işsizlik sorununun bu tez ile Türkiye'deki son durumuna ve bu soruna karşı alınan önlem ve uygulanan politikalara değinilecektir.

Sosyoekonomik durumSosyoekonomik sorunlarTekirdağ+4
Özge Özbek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma hayatında kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığı: İstanbul Osmanbey semti tekstil firmaları örneği

Kadınların, iş hayatında karşılaştıkları cinsiyet ayrımcılığının tespit edilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılarak çözüm önerilerinin sunulması oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, tekstil sektöründe kadın istihdamında karşılaşılan sorunların ve yaşanılan cinsiyet ayrımcılığının ortaya konulmasıdır. Bu bağlamda yürütülen uygulama, kadınların yoğun şekilde istihdam edildiği tekstil sektöründe gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında, İstanbul'daki tekstil firmalarında kadınların yaşadığı sorunlar ve cinsiyet ayrımcılığı geliştirilen anket yardımıyla ölçülmeye çalışılmıştır. Yüz yüze ve online anket yöntemiyle 173 kadın çalışandan toplanılan veriler SPSS (Statistikal Package for Social Sciences) 24.0 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın en önemli sonucu ise; katılımcıların kadın istihdamını etkileyen faktörlere katılma düzeyleri ile algıladıkları cinsiyet önyargıları arasında istatistiksel olarak anlamlı, doğru yönlü ve zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğunun ortaya çıkmasıdır. Başka bir ifadeyle katılımcıların algıladıkları cinsiyet önyargıları arttıkça, istihdamı etkileyen faktörlerin öneminin de arttığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın İstihdamı, Cinsiyet Ayrımcılığı, Algılanan Cinsiyet Önyargısı, Tekstil Sektörü

AyrımcılıkCinsel ayrımcılıkKadınlar+6
Tuğçe Tüysüz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve türkiye'de kadınlara yönelik uygulanan güncel pozitif ayrımcılık politikalarının pandemi döneminde kadın istihdamına etkisi

Sanayi devriminden bu yana kadınlar çalışma hayatında karşılaştığı sorunlar giderek artmakta ve günümüzde de koronavirüs salgının baş göstermesi ile birlikte ele alınması elzem haline gelmiş konular arasında bulunmaktadır. Eski çağlardan beri çoğu ataerkil toplum gereği kadınların çalışma hayatlarındaki yerleri ya sadece ücretsiz tarım işçiliği ya da ev işleri ve aile bireylerinin bakımının üstlenilmesi ile sınırlı kalmıştır. Kadınların iş yaşamında yer almaları sosyal dengenin sağlanması açısından önemli olduğu kadar, ülke ekonomisine destek olması bakımından da fayda sağlamaktadır. Bu itibarla, bulundukları çalışma hayatında zor şartlarda tutunmaya çalışan kadın çalışanların, pandemi döneminde çıkarılan ve kendilerine yönelik olarak uygulanan pozitif ayrımcılık politikalarının neler olduğu merak edilmiştir. Kadınlara yönelik uygulanan pozitif ayrımcılık politikalarının neler olduğu, gelişim süreci ve pozitif ayrımcılık olgusuna dair kavram ve teoriler kadınlar özelinde ele alınmıştır. Kadınların toplumsal ve ekonomik koşullarında yapılacak her türlü iyileştirmeyi kapsayan bu politikalar, pandemi döneminde getirilen yeni eklemeleri ile birlikte Türkiye başta olmak üzere belirlenen diğer dünya ülkeleri üzerinden incelenmiştir. Literatürde, ülkelerin birçoğunun pandemi döneminde aldığı önlemlerin tek bir eserde var olmaması sebebiyle, bu eksikliğin kapatılması öngörülmektedir. Kadınlara yönelik uygulanan pozitif ayrımcılık politikalarının, tarihte sadece kadınların fıtratlarına göre dezavavantajlı durumda olmaları ile sınırlı kalmış olması gibi, bu durumun pandemi döneminde de pek değişmediği ve yeni politikaların da yine kadınların ev içeri işler ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları üzerinden düzenlemelere tabi tutulduğu görülmektedir. Bu bağlam her bir yenilik içeren politika, aldığı yorum ve eleştirilerle birlikte değerlendirilmiştir. Kadınların, sadece çalışma hayatında mesleki yeterlilikleri ile var olmaya çalışan kişiler olmasıyla değil, pandemi döneminde de anne ve eş olma rollerine göre pozitif ayrımcılık politikalarının şekillenmeye devam ettiği gözlemlenmiştir.

EşitlikKadın haklarıKadın iş gücü+4
Sara Gülşah Çevik
Süleyman Demirel University
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Erbil bölgesinde sürdürülebilir endüstrinin istihdam yaratma üzerine etkisi

The sustainable industry is a response to a set of crises. It aims at achieving sustainable economic development through environmentally friendly projects and using new technologies in the field of renewable and clean energies. It calls for greening existing industries, creating new sustainable industries and changing unsustainable patterns of consumption besides reducing the intensity of energy use, resource consumption, and production through waste recycling. In this context, countries pursue to envision the launching of an economy based on the transition strategy to taking into account five principal axes: energy sources whose stocks threatened with depletion. The economic crisis and the use of investments as a means of sustainable industrial development, greenhouse gas mitigation policies and job creation, and the strong conviction that a new model of sustainable development based on change consumer behavior and marketing models at present and in the future.

Economic policiesEconomic developmentIndustrialization+5
Qahar Jabbar Shekha
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de istihdam-işsizlik ve çözüm önerileri: Siirt ili örneği

İstihdam ve işsizlik gerek bireysel gerek toplumsal ve gerekse küresel boyutlarda ciddi önem arz eden konulardır. İlk çağlarda sorun teşkil etmese de gelişen dünya düzeni ile ortaya çıkan istihdam ve işsizlik sorunu dünyada ve ülkemizde her geçen gün büyümektedir. Gelişen teknoloji ile insana olan ihtiyaç azaldıkça bu konuların önemi de artmaktadır. Bireyin ihtiyaçlarını karşılaması için çalışması gereken bir ekonomik düzende, gelişen teknoloji ile insan gücünü saf dışı bırakan bu yeni ekonominin yarattığı zıtlık nedeniyle insanlar işsiz kalmakta ve maddi- manevi ağır darbeler almaktadırlar. Artan nüfus ve yetersiz iş alanlarının yanı sıra son dönemde tüm dünya ekonomilerine ağır darbe vuran Covid–19 etkisi nedeniyle işgücü ve istihdamın önemi daha da öne çıkmıştır. Çalışmamızda ülkemizin işgücü piyasası genel bir bakışla ele alınmış olup Siirt İli özelinde bir alan araştırması ile işgücü piyasası değerlendirilmiştir. İşgücünün, istihdamın, işsizliğin tanımı yapılarak işgücü piyasasının etkilerine değinilmiştir.

Siirtİstihdamİş gücü+2
Necla Demir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaretle yarattığı gelir ve istihdam etkileri

Ülkemizin önemli bir gelir kaynağı haline gelebilecek mantar yetiştiriciliği, uygun ortam oluşturulduğunda yıl boyunca ürün alınan karlı bir tarım alanı olabilecektir. E-ticaret, küreselleşen dünyada geleneksel pazarlama yöntemlerinin dışında daha fazla kitleye satış imkânı sunmayı kolaylaştıran bir yapıya sahiptir. E-ticaret, mantar endüstrisinin ürünlerinin gelir ve istihdamını olumlu yönde etkileyecektir. Bu çalışmada; Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaret ile yarattığı gelir ve istihdam etkilerinde ithalatı, ihracatı, ekonomisi, üretim ve pazarlamadaki rolü, üretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında çalışılmıştır. Bölgeler arası mantar endüstrisinin gelişmişlik farkları, devlet desteklerinde yer alan kalkınma ajansları üzerine çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaret ile yarattığı gelir ve istihdam etkileri hakkında genel olarak ve işletmelere yönelik bir alan çalışması yapılarak mantarın e-ticaret ile piyasada yarattığı gelir ve istihdam etkileri incelenmiştir.

Ekonomik etkiElektronik ticaretGelirler+5
Şeymanur Acar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlikle mücadelede Türkiye İş Kurumu'nun aktif istihdam politikaları: Bitlis ili örneği

İşsizlik sorunu, günümüz dünyası ülkeleri açısından içinden çıkılması zor bir hal almış durumda. Hatta işsizlik, her geçen gün giderek büyümekte, dünya nüfusunun da sürekli arttığı gerçeği göz önüne alındığında işsizliğe çözüm bulmak da doğru orantılı olarak zorlaşmaktadır. Türkiye'de Son yıllarda işsizlikle ilgili yaşanan olaylar bize gösterdi ki; İşsizlik, sadece ekonomik sonuçları olmayan aynı zamanda sosyal tahribat anlamında da sonuçlar doğuran bir olgu olmuştur. Yaptığım bu çalışmada genel anlamda ülkemizde özelde ise Bitlis ilinde İŞKUR'un hâlihazırda uyguladığı aktif istihdam politikalarının işsizlik sorununun çözümü noktasında ne denli etkili olduğunu göstermektir. Söz konusu araştırmada farklı kaynakların yanı sıra TÜİK ve İŞKUR'un yayınlamış olduğu aylık ve yıllık verileri esas alınarak en güncel haliyle kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın birinci bölümünde, istihdam ve işsizlik kavramlarının neden ve sonuçlarıyla birlikte teferruatlı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümünde, TÜİK ve İŞKUR'un verileri dikkate alınarak Türkiye'de işsizliğin genel görünümünün yanında istihdamdaki gelişmeler ve İŞKUR'un aktif istihdam politikaları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Bitlis ilinde işsizlikle mücadele noktasında Türkiye İş Kurumu'nun aktif istihdam politikaları irdelenmiştir.

Bitlisİstihdamİstihdam politikaları+4
Abdullah Çelik
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Organize sanayi bölgelerinin kent istihdamına katkısı: Batman örneği

18. yüzyılda İngiltere de meydana gelen sanayi devrimi insanlık için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Sanayi alanındaki gelişmeler, üretim alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bölgesel Sanayi kavramı ilk defa ABD'de gündeme gelmiş olsa bile Organize Sanayi Bölgelerinin ilk örneği İngiltere de kurulmuştur. Organize Sanayi bölgeleri; Farklı veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların bir araya gelmesiyle oluşturdukları kümeleşme alanlarıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin temel amacı planlı bir sanayinin yanında organize bir yapılaşmayı meydana getirmektir. Türkiye de 1960'lı yıllar da uygulamaya konulan Organize Sanayi Bölgelerinin amacı; İstihdam yaratıp işsizliği azaltmak, sanayi alanındaki yatırmaları hızlandırmak ve üretimde kalite standartlarını yükseltmek olmuştur. Dünyada organize sanayi bölgelerinin yaygınlaşması özellikle 1970'li yıllardan sonra dünya ekonomilerinde yaşanan değişimlerle birlikte, sanayi alanında gelişimini tamamlayamamış ülkelere imalat sanayinin kaydırılması ve dünya pazarı için üretim, teknoloji geliştirme, ürün pazarlama amacıyla OSB'ler yaygınlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı Organize Sanayi Bölgelerinin kent istihdamına katkısı; Batman ili esas alınarak, Batman Organize Sanayi Bölgesinin kent istihdamına katkısı araştırılmıştır. Çalışma neticesinde Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette bulunan firmaların kent istihdamına katkıda bulunulduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanayi, Organize Sanayi Bölgesi, Sanayi Devrimi, Batman Organize Sanayi Bölgesi

BatmanEndüstri DevrimiOrganize endüstri bölgesi+2
İdris Durmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamu kurumlarındaki istihdam politikalarının dönüşümü: 1999-2020 dönemine dair bir inceleme

Kamuda çalışan personelin istihdam şekilleri ve mali hakları ile ilgili çalışma yapılmıştır. Kamuda istihdam edilen personelin sınıflandırma ve kadroya dayalı olarak özlük hakları hakkında nasıl bir iyileştirme yapılması gerektiği anlatılmıştır. Bunun yanında personel değerlendirmesi, bir örgütün gelecekteki özelliklerini ve performansını önemli ölçüde etkileyebilecek çok kriterli bir karar verme problemi olarak görülmektedir. Dolayısıyla kuruluşların insan gücünden en iyi şekilde yararlanabilmesi için personel seçiminin ve süreç içerisinde personel değerlendirmesinin uygun bir şekilde yapılması gerekir. Buradan hareketle, bu çalışmada, Türkiye'de kamu kurumlarındaki istihdam politikalarının dönüşümüne yönelik 1999-2020 dönemine dair bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Araştırmada doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma sırasında ulaşılan bulgular dahilinde konuya yönelik olarak değerlendirme yapılmıştır. 657 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilen personelin mali ve özlük, sosyal hakları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Ayrıca kamuda istihdam edilen personelin merkezi bütçeye oranı hesaplanmıştır.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMali haklar+5
İsmail Yıldırım
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İstihdamın dönüşümü ve yeni emek gücü: Proje bazlı ve freelance çalışanlar

Bu tez çalışmasında, hak temelli sivil toplum kuruluşlarındaki ve kamu kuruluşlarındaki proje bazlı çalışanların ve sivil toplum alanındaki freelance çalışanların, esnek çalışma türlerinden biri olan proje bazlı çalışmayı nasıl anlamlandırdıkları ve deneyimledikleri üzerinden, bu çalışma biçiminin bireylerin çalışma ve özel hayatlarına olan etkisi değerlendirilmektedir. Günümüz emek literatüründe sıklıkla kullanılan kavramlardan ve teorik temellerden hareketle oluşturulan bu tez çalışması, birden fazla örneklem grubunun deneyimlerine karşılaştırmalı bir şekilde yer vererek literatüre katkıda bulunmakta, faillerin anlam dünyalarını odağına almaktadır. Nitel bir araştırma tasarımına sahip olan bu araştırmada faillerin deneyimleri, bulunmuş oldukları toplumsal koşullarla birlikte, Yapısal İnşacılık yaklaşımıyla değerlendirilmektedir. Amaçlı-kartopu örneklemi kullanılan bu araştırmada sivil alanda çalışan 8 freelancer, 9 proje bazlı sivil toplum çalışanı ve 7 proje bazlı kamu çalışanı olmak üzere toplamda 24 kişiyle yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak çevrimiçi derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş, veriler MAXQDA 2022 ile içerik analizine tabi tutulmuştur. Sivil alandaki freelance çalışanlar ile proje bazlı sivil toplum ve kamu kuruluşu çalışanlarının çalışma deneyimleri hem birbirleriyle hem de kendi içlerinde benzerlikler ve farklılıklar göstermektedir. Bu esnek çalışma biçimleri farklı açılardan güvencesiz görünmekte, freelance ve proje bazlı çalışanlar parçalı bir görünüm sergilemektedir. Sivil toplumun ve kamu hizmetlerinin sermaye odaklı yapısı nedeniyle bu üretken emekçilerin hakları korunmamaktadır. Mesleki kimlik kaybı yaşayan, kariyer anlatısına ve uzun vadeli gelecek planlarına sahip olmayan bu çalışanlar, "yarını belli olmayan bireyler" olarak gittikçe prekaryalaşmaktadır. Güvencesiz olmalarına rağmen bu çalışma biçimleri çalışanlar tarafından normalleştirilmekte, pandemi ve dijitalleşmenin etkisi ile artan evden çalışma esnek çalışmayı talep edilen hale getirmektedir. Maddi olmayan emek üreticileri olarak ele alınan bu çalışanların yaşamları etrafında örgütlenen iş, esnek çalışmanın bu kişilerin hayatları üzerindeki tahakkümünü göstermektedir.

Esnek çalışmaFreelance çalışmaGüvencesizlik+5
Beril Günay
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects