En küçük kareler yöntemi

64 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye için kısa vadeli elektrik enerjisi talep tahmini

Bu çalışmada, Türkiye elektrik talebini etkileyen faktörler belirlenmiş ve elektrik talebini öngören ekonometrik bir model geliştirilmiştir. Yapılan literatür araştırması ve korelasyon testleri sonucunda sıcaklık, nem, güneşlenme süresi, sepet döviz kuru, hane halkı tüketimleri, piyasa takas fiyatı, sistem marjinal fiyatı, kapasite kullanım oranı, sanayi üretim endeksi ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) faktörlerinin elektrik tüketimini etkilediği sonucuna varılmıştır. Aralık 2012-Mart 2016 dönemine ait günlük frekansta verilerin kullanıldığı çalışmada, yöntem olarak En Küçük Kareler yöntemi tercih edilmiştir. Analizlerde 2012-2015 yılları arası veriler modelin geliştirilmesi, 2016 yılı ilk çeyreğine ait veriler ise kurulan modelin test edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Modele, elektrik tüketimindeki otoregresif yapıyı ve mevsimsel etkiyi yansıtabilmek amacıyla önceki günlere ait elektrik tüketim değerleri ile zaman kukla değişkenleri de dahil edilmiştir. Eviews 8 programı kullanılarak yapılan analizlerde sıcaklık, nem ve bir önceki güne ait elektrik tüketimi değişkenleri ile oluşturulan modelin en başarılı sonucu verdiği görülmüştür. 2016 yılı ilk çeyreği için yapılan öngörüler gerçekleşen elektrik tüketim miktarları ile kıyaslandığında en düşük %0,04 ve en yüksek %7,5 sapma oranları hesaplanmıştır. Kurulan model ile Türkiye elektrik tüketimindeki artış trendi ve mevsimsel dalgalanmalar büyük ölçüde yakalanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye elektrik tüketimi, elektrik talep tahmini, en küçük kareler yöntemi.

Ekonomi politikalarıElektrikElektrik enerjisi+5
Behzat Ecem Tutu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Demographic diversity of boardroom and social sustainability: Evidence from high ESG countries

The purpose of this study is to empirically test the relationship between board demographic diversity and social sustainability in developed, advanced emerging and secondary emerging countries with high ESG score. The board demographic diversity was measured based on two dimensions that are gender and cultural one. On the other hand, social sustainability was investigated through four dimensions: workforce, human rights, community, and product responsibility. The panel data attained through Thomson Reuters Eikon involves totally 1491 observations of businesses from 10 countries for the years 2014-2018.The empirical model tested by two dynamic panel data methods which are Generalized Least Square (GLS) and Ordinary Least Squares (OLS). Findings suggest that gender diversity has a positive impact on all four dimensions of social sustainability. There also exists a positive and significant relationship between cultural diversity and three dimensions of social sustainability, which are workforce, community, and product responsibility. However, cultural diversity has shown an insignificant and negative relationship with the fourth dimension that is human rights. Keywords: Board Demographic Diversity, Gender Diversity, Cultural Diversity, Social Sustainability, Thomson Reuters Eikon, and ESG Score

Gender diversityDemographic diversityLeast squares method+4
Nour Kıfo
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi yöntemleri ve bazı uygulamaları

"Makine Öğrenmesi Yöntemleri ve Bazı Uygulamaları" adı altında hazırlanan bu çalışma yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; tezin amacı ve makine öğrenmesine yönelik literatür araştırması yer almaktadır. İkinci bölümde; Makine Öğrenmesi Yöntemlerindeki algoritmaların oluşturulmasında gerekli olan bazı temel istatistik bilgiler, algoritmalara girecek veri kavramı, algoritmaların uygulanabilmesi için veride yapılması gereken veri ön işleme işlemleri, model oluşturma ve model değerlendirme kavramları yer almaktadır. Üçüncü bölümde; Gözetimli ve Gözetimsiz Makine Öğrenmesi yöntemlerindeki bazı algoritmalar incelenmiş ve bu algoritmaların altındaki matematiksel yapı irdelenmiştir. Dördüncü bölümde; iki farklı veri kümesine Python programlama dili kullanılarak bazı makine öğrenmesi algoritmaları uygulanıp modeller oluşturulmuştur. Sonrasında ise yapılan model değerlendirmesiyle modellerin performansları ölçülmüştür. Veri kümesinde sonuçlar üzerinde yanıltıcı etkilere yol açan aykırı verilerin olması durumunda en küçük kareler doğrusu verilerle uyumsuz olmaktadır. Bu problemin çözümlerinden biri aykırı değerlerden çok fazla etkilenmeyen tahminciler tasarlamaya çalışan Robust Regresyon olup beşinci bölümde Robust Regresyon Analizi yer almaktadır. Altıncı bölüm ise çalışmanın orijinal kısmı olup bu kısımda geliştirilen algoritma yer almaktadır. Yedinci bölümde, sonuç olarak dördüncü bölümdeki veri kümeleri için oluşturulan modeller performanslarına göre karşılaştırılmıştır. Ayrıca geliştirilen algoritmanın farklı veri kümelerine uygulanması sonucunda elde edilen doğruların en küçük kareler doğrularına göre verilerle daha uyumlu olduğu gösterilmiştir.

Aykırı değerlerEn küçük kareler yöntemiGürbüz kestirim+2
Ceren Çelti
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İki aşamalı en küçük kareler yöntemi ve uygulaması

İki aşamalı en küçük kareler yöntemi aracı değişken kullanarak, açıklayıcı içsel değişkenler ile yapılan özel bir regresyon analizi yöntemi olup, analiz sonucu elde edilen tahminlerin, sapmasız ve tutarlı olabilmesini sağlamaya yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada iki aşamalı en küçük kareler yöntemi incelenerek bir veri seti ile uygulama yapılmıştır. Uygulamada, örneklem genişliği 300 alınarak, 18 değişken içeren serbest erişimli veri seti kullanılmıştır. Verilere ilk önce adımsal regresyon analizi uygulanarak, modele girecek değişkenler belirlemiştir.Sonraki aşamada bu değişkenler ile standart regresyon analizi ve İki aşamalı en küçük kareler regresyon analizi yapılmıştır.Sonuç olarak, veri setinde içsellik problemi, bağımsız değişkenlerin hatalı olarak ölçülmüş olması ve modelde feed-back halkasının olması durumunda İki aşamalı en küçük kareler regresyon yönteminin, standart regresyon analizi yöntemine alternatif olarak kullanılabileceği vurgulanmıştır. Anahtar kelimeler:İçsellik problemi, sapmasız tahmin, ölçüm hatası

BiyoistatistikEn küçük kareler yöntemiTahmin+3
Fırat Demir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taşınabilir raman spektrometresi ile patlayıcı öncülü olarak toprakta amonyum nitrat tayini; kantitatif analiz için zemin düzeltme yöntemi uygulaması

Patlayıcıları basitçe ifade edersek, patlama yeteneğine sahip olan ve çok kısa bir süre içinde büyük hacimde genleşen gaz üreterek hedefte güçlü tahrip etkisi yaratan maddeler olarak tanımlayabiliriz. Küçük gruplar halinde hareket edebilme, toplumda korku ve panik yaratma, minimum riskle kolay sonuçlar alınabilmesi gibi sebeplerden dolayı patlayıcı maddeler yasadışı örgütler için olmazsa olmaz bir saldırı silahı haline gelmiştir. Yasadışı örgütler, temin edilmelerindeki güçlük, fiyatlarının yüksek olması ve kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilebilme ve dikkat çekme ihtimaline karşı, ticari veya askeri patlayıcıları kullanmak yolunu nadiren tercih etmektedir. Bunun yerine piyasadan rahatlıkla temin edebildikleri ve maliyetleri düşük olan kimyasal maddeleri birleştirmek suretiyle kendi el yapımı patlayıcılarını (EYP) üretmektedirler. Amonyum nitrat (AN) terör unsurları tarafından EYP'lerde patlayıcı öncülü olarak sıklıkla kullanılmaktadır. AN içerikli EYP üretimi sırasında AN'ın toprağa dökülmüş olabileceği değerlendirilerek olay yerinden alınan toprak-kimyasal madde karışım örnekleri kriminal laboratuvarlara gönderilmekte, burada yapılan analiz ve incelemeler sonucunda, olası AN varlığı tespit edilmektedir. Bu süreç güvenlik kuvvetleri açısından zaman kaybına yol açmakta, şüphelilerin tespitini geciktirmekte ve meydana gelmesi muhtemel AN içerikli EYP saldırılarına karşı zamanında tedbir alınmasını engelleyebilmektedir. Bu çalışmada, AN'ın taşınabilir Raman spektrometresi ile saha da gerçek zamanlı olarak toprak karışımlarındaki miktarının tayin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, tezin deney aşamasında taşınabilir Raman spektroskopisi ile saf amonyum nitrat, Van ilinde yüzeye ait bölgeden alınan toprak ve bunların çeşitli oranlardaki karışımları kullanılmıştır. Hazırlanan 19 AN-toprak karışımı (%5 ila %95 AN ağırlık/ağırlık) flakonlara konularak her numune için 10 tekrarlı Raman ölçümü alınmıştır. Ölçüm sonucunda elde edilen veriler bilgisayara aktarılmıştır. Numunelerin Raman spektrumlarında yer alan ölçüm gürültülerini gidermek amacıyla öncelikle Raman spektral verilerine gürültü yumuşatma için uyarlama dereceli polinom filtresi (ADPF) uygulanmıştır. ADPF yüksek AN oranlarında bile kayda değer bir iyileştirme sağlamadığından, spektrumlardaki zemin gürültüsünü gidermek amacıyla Asimetrik En Küçük Kareler (ALS) yöntemi uygulanmıştır. Bu aşamada ham Raman verilerine ALS yöntemi uygulanarak her spektrum için tahmini bir zemin çizgisi oluşturulmuş, elde edilen ortalama zemin çizgisi, orijinal spektrumdan çıkarılarak (AN) sinyalleri elde edilmiştir. Son olarak, gürültüden arındırılmış veriler kullanılarak AN-toprak karışımlarında AN yüzdesini tayin etmek için uygun regresyon modeli oluşturulmuştur. Modelin gerçek koşullara uygunluğunu belirlemek amacıyla Van, Hakkari ve Adana illerinde açık arazilerden alınan üst topraklara değişen yüzdelerde AN eklenerek algoritma test edilmiştir. Bu işlem sonucunda %79 ila %117 arasında tahmin başarısı elde edilmiştir.

Amonyum nitratEn küçük kareler yöntemiMiktar tayini+2
Alper Bülbül
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Determinants of agriculture output towards positive impact on economic growth of Nigeria 1981-2020

The study examined determinants of agriculture output towards positive impact on economic growth of Nigeria and the results from the study shows that, the variables significantly impacted the agriculture output. Three research question were used for the study and related literature was reviewed. As a method of estimation, the Ordinary Least Squares method (OLS) was employed to estimate Vector auto-regression (VAR) and granger causality test. The study of this method is based on the fact that the technique is relevant to the objective of this study and has desirable property for this analysis. Moreover, it was revealed that Exchange rate (EXR), had significant and negative impact on Agricultural Output (AOUT) in Nigeria. This implied that decrease in Exchange rate (EXR) led to increase in Agricultural Output. Furthermore, the result also revealed that Inflation (INF) had no significant impact and relationship on Agricultural Output (AOUT) in Nigeria. This implied that a rise in Inflation (INF) led to decrease in Agricultural Output (AOUT). Lastly, Interest Rate (INT) is non-statistically significant. It also indicates that there is no positive connection between Interest Rate (INT) and Agricultural Output (AOUT) in Nigeria for period between (1981-2020). The study concludes that increasing effective exchange rates, interest rates, inflation rates, will positively affect Agricultural Output Nigeria's economic growth. Based on the findings the study therefore recommends that the Government policies should encourage the inflow of foreign private investment so that it can continue to encourage the production or development of the agricultural sector in Nigeria and accountability aimed at raising living standards, increased attention to cultural and human values, improved education, and the creation of more jobs will all contribute to greater individual and societal success in addition to improving material well-being.

Exchange rateEconomyEconomic growth+7
Paulet Uwaıla Osaghae
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yarı en küçük kareler regresyonu yönteminin farklı çalışan korelasyon yapılarına ilişkin sonuçların karşılaştırılması ve sağlık alanında uygulaması

Bu çalışmada, Genelleştirilmiş Kestirim Eşitliklerinin (GEE) genişletilmesi ile elde edilen Yarı En Küçük Kareler Regresyonunun (QLS) tanıtılması ve yapılan uygulamalardan elde edilen QLS ve GEE sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. QLS, ülkemizde yaygın olarak kullanılmayan bir yöntemdir. Bu yöntem iki aşamalı bir hesaplamaya dayalı ilişkili bir veri analiz yöntemidir. Çalışmanın amaçları çerçevesinde sağlık alanına ilişkin olarak gerçek veri ve benzetim çalışması ile elde edilen veriler ile analizler yapılmış, sonuçlar değerlendirilmiştir. Gerçek veri ile yapılan çalışmada; ortodontik tedavi görmüş 38 hastanın 114 gözlemi kullanılarak, 4 sonuç değişkeni üzerinde zaman ve grup değişkenlerinin etkileri araştırılmıştır. Benzetim çalışmasında, belirlenen 3 korelasyon yapısı ve 3 farklı değeri için 1000 tekrarlı 9 veri seti üretilmiş, bu veri setleri üzerinde 4'er adet çalışan korelasyon yapısı uygulanarak elde edilen 36 durumlu sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmalar sonucunda, benzetim çalışmasına göre; genel olarak kestirimlerin etkinliği bakımından QLS'nin GEE'ye göre üstünlük gösterdiği, GEE ve QLS sonuçları karşılaştırmalarının daha iyi yapılabilmesi için "Markov" çalışan korelasyon yapısının QLS'de olduğu gibi GEE'de de uygulanabilir olması gerektiği, gerçek veri ile yapılan uygulama kapsamında; QLS'de kullanılan çalışan korelasyon yapıları içinde en yüksek korelasyon değerinin "Markov" çalışan korelasyon yapısı ile elde edildiği, bütün sonuç değişkenleri üzerinde grup değişkeni olarak yer alan tek çene cerrahisi ve çift çene cerrahisinin bir öneminin olmadığı, hem gerçek veri hem de benzetim ile edilen veri setlerinde; "Tri-diagonal" çalışan korelasyon yapısının uygulanmasında GEE için yakınsama sorunu oluşurken, QLS'de bu sorunun oluşmadığı sonuçları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Regresyon, Genelleştirilmiş Kestirim Eşitlikleri, Yarı En Küçük Kareler Regresyonu, Markov Korelasyon Yapısı.

BiyoistatistikEn küçük kareler yöntemiRegresyon+3
Erdoğan Asar
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal emtia fiyatlarının belirleyicileri: Regülize edilmiş kernel bazlı tahminciden kanıtlar

Tarımsal fiyatların uzun vadeli eğilim davranışı ve dönemsel fiyat artışları, tarımsal gelişme ve tarım ticareti, birçok ülke için ekonomik büyüme üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu sebeple, tarımsal emtia fiyatlarının üzerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi ülkeler açısından önem arz etmektedir. Tarımsal emtia piyasaları, dünya genelinde gıda güvenliğini sağlamaktan tarım sektörünün ekonomik katkısına, fiyat istikrarından uluslararası ticarete kadar birçok alanda etkili olmaktadır. Bu piyasaların incelenmesi ekonomik ve sosyal sistemlerin işleyişini kavramada kritik bir rol oynamaktadır. Tez, tarımsal emtia fiyatları ile petrol fiyatları, döviz kuru ve iklimsel etkiyi ölçmek amacıyla kullanılan sıcaklık anomalisi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda ekonometrik analiz için Kernel Tabanlı Düzenleştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre petrol fiyatları ve reel efektif döviz kuru tarımsal emtia fiyatları üzerinde etkili olmaktadır.

EmtiaEmtia fiyatlarıEn küçük kareler yöntemi+6
Zehra Akel
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma amaçları çerçevesinde kamu kesimi tarafından sağlanan finansmanın etkililiği: Türkiye'deki eğitim harcamaları üzerine bir araştırma

Sürdürülebilirlik terimi, iklim değişikliği başta olmak üzere, çevresel ve sosyal sorunların çözümüne yönelik yaklaşımlar bütününü ifade etmektedir. Sürdürülebilir kalkınma da ekonomik gereksinimlerin çevreye zarar vermeden karşılanmasını amaçlayan bir kalkınma anlayışıdır. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ekonomik, sosyal ve politik alanlarda önemli değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında yayımlanan "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları" ile sürdürülebilir bir gelecek için atılması gereken adımlar belirlenmiştir. 17 başlık altında sınıflandırılan "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları"ndan biri de "Nitelikli Eğitim" başlığını taşımaktadır. Nitelikli Eğitim Amacı altında 2030 yılına kadar ulaşılması gereken 10 adet hedef belirlenmiştir. Nitelikli Eğitim hedeflerine ulaşılabilmesi için en önemli önkoşullardan biri eğitim için gerekli finansal kaynağın sağlanmasıdır. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de, eğitimin finansmanı için temel kaynak kamu tarafından sağlanan fonlar, özellikle de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesidir. Nitelikli eğitim hedeflerine ulaşmak için, kamu tarafından eğitime yeterli kaynak sağlanmasının yanı sıra, bu kaynakların etkin bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de kamu tarafından eğitim için ayrılan mali kaynakların Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Nitelikli Eğitim hedeflerine ulaşmadaki etkinliğinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, MEB, Türkiye İstatistik Kurumu ve Dünya Bankası tarafından yayımlanan 1989-2020 yılları arası eğitim, eğitim harcaması ve makroekonomik veriler üç aşamalı en küçük kareler yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarından, eğitim harcamaları ile kişi başı milli gelir, okullaşma oranları ve eğitimin niteliği arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Türkiye'de kamu eğitim harcamalarının Nitelikli Eğitim hedeflerine ulaşmada etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan, araştırmada milli gelirde ve eğitim harcamalarında güçlü bir azalma eğilimi olduğu bulunmuştur. Bu durum, önümüzdeki dönemlerde eğer eğitime yeterli kaynak sağlanmaz ise Türkiye'de eğitim harcamalarının etkinliğini ve etkililiğini kaybedebileceğinin bir işareti olarak değerlendirilmektedir.

En küçük kareler yöntemiEğitim harcamalarıFinansman+4
Pınar Özcan Koç
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hisse senedi fiyatları ile döviz kuru ilişkisi: Borsa İstanbul endekslerinde uygulama

Dünyada gerek bireysel gerekse kurumsal yatırımcılar farklı yatırım araçlarını tercih etmektedir. Yatırım araçları bu tercihe göre arz talep dengesi uyarınca birbirini etkiler niteliktedir. Önemli yatırım araçlarından olan hisse senedi ve döviz kuru da dolaylı yoldan dahi olsa birbiriyle ilişkisi bulunmaktadır. Hisse senedi ile döviz kuru ilişkisine dair kabul gören çeşitli teoriler bulunmaktadır. Bu teorilerden birbirinin karşıtı niteliğinde Geleneksel Yaklaşım ve Portföy Dengesi Teorisi olmak üzere iki teori öne çıkmaktadır. Geleneksel Yaklaşıma göre hisse senedi döviz kurundan pozitif yönlü etkilenirken, Portföy Dengesi Teorisinde döviz kuru, hisse senedinden negatif etkilenmektedir. Yapılan çeşitli çalışmalarda dünya borsalarında iki ana teoriden hangisinin geçerli olduğu ülkelere göre farklılık göstermektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul'da hangi yaklaşımın geçerli olduğunun, sektör endeksleri bazında yaklaşımların farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu bağlamda 2010:01-2020:12 dönemine ait aylık BIST-100, BIST Mali, BIST Sınai, BIST Hizmetler ve BIST Teknoloji endeksi verilerinin nominal ABD doları/TL kuruna karşı ilişkisi incelenmiştir. Yöntem olarak Granger nedensellik, Johansen eşbütünleşme, CCR, DOLS, FMOLS analizleri kullanılmıştır. Çalışmaya konu olan beş endeksin dolar/TL kuruyla eşbütünleşme ilişkisinin olduğu ve dolar kurundan BIST endekslerine doğru tek yönlü pozitif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre Borsa İstanbul'da ve Borsa İstanbul'un sektör ana endekslerinde Geleneksel Yaklaşımın geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulDöviz kuruEn küçük kareler yöntemi+6
Mehmet Serdar Çığır
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relative efficiency of monetary and fiscal policy in Turkey

There are specific macroeconomic objectives that every country economy would like to achieve. To reach these objectives, mostly used instruments are monetary and fiscal policy. It is a controversial issue which of these policies is relatively more efficient. On the other hand, it is vitally important to detect efficient policy tools in terms of being used the source of country efficiently, achieving macroeconomic objectives faster, and dealing with economic crises. In this study, which of monetary and fiscal policy is more efficient on the Turkish economy has been tried to detect with the help of an econometric analysis. Therefore, the relationship between the rate of non-interest expenditures, budget revenues, and broad money supply (M2) to GDP and GDP growth rate has been analysed by the Ordinary Least Squares (OLS) method with a data set spanning from 2003:q2 to 2016:q1. According to the analysis results, it has been concluded that monetary policy is an efficient policy while fiscal policy is non-efficient policy for Turkish economy.

Budgetary revenuesEconometric analysisLeast squares method+6
Ümit Acar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of stock market reaction to the inclusion of firms 2016 ise sustainability index

This thesis examines the stock market reaction to the inclusion of firms in 2016 Istanbul Stock Exchange Sustainability Index (ISESI). For that purpose, two types of econometric analysis applied. First analysis is event study methodology. Daily stock returns used for the event study analysis which was started at 4 November 2014 to 29 April 2016. Event date is announcement date at the same time 4 November 2015. As an event window (+2, -2) and (+5, -5) windows chosen. Cumulative Abnormal Returns in this event windows except (+2, -2) event window two firms are not significant. Second analysis is Ordinary Least Square (OLS). We use dummy variable to measure effect of inclusion sustainability index. As a result of the regression, we obtain two kinds of equations. These are full model and reduced model. We use omitted variable bias method to obtain reduced equation. The results of OLS indicates that stock returns are affected by oil prices, interest rates, exchange rate and money supply. Also, results point out that one day deferred stock price is effective in the stock price changes. In relation to the transition to the sustainability index, the results which are obtained from OLS in this study point out that being included in the sustainability index does not make much sense in the stock prices. Keywords: ISESI, Sustainability, Sustainability Index, Event study, OLS, Efficient Market

İstanbul Stock ExchangeLeast squares methodIndex+5
Belma Arslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Tüketicilerin kurumsal itibar ilgilenimi

This thesis aimed to comprehend the underlying motivations of the consumers that make them get involved with the corporate reputation (CR) of companies across purchase decision contexts. It presented a model of consumer involvement (CI) with CR and scrutinized its underlying motivational states and its impact on the word of mouth (WOM) behavior of consumers. We introduced a new construct and, accordingly, a new scale to the literature: Corporate Reputation Involvement (CRI). The theoretical model and all hypothesized interactions between the model's constructs were developed based on the theoretical tenets of Regulatory Focus Theory (RFT) and CI. We empirically tested the proposed model with data from 420 consumers in Turkey. The collected data was analyzed using the Partial Least Square Structural Equation Modeling to assess the measurement and structural models. The different impacts of different regulatory focuses on the CRI confirmed that RFT effectively explains the individual differences regarding CRI. It was found that the pivotal role of CR in consumers' purchase decision making is beyond its mostly referred role in mitigating perceived risk and uncertainty related to the decision. The findings highlight that consumers get involved with CR to attain positive outcomes related to their goals, such as perceived benefits, positive emotions, and self-needs. The different impacts of CRI on WOM were concluded. The findings will help marketing scholars better understand whether and why (the underlying motivations) consumers get involved with the CR of companies. It will also help marketing professionals guide their companies in designing and executing appropriate marketing strategies and programs.

Word of mouth marketingRegulatory focusLeast squares method+4
Selcen Anlaş
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin turizm gelirlerinin ödemeler dengesine katkısının analizi: 2000-2019 yılları arasında ampirik bir uygulama

Dünya genelindeki toplam gelirin 1/10'unu oluşturan turizm, döviz sağlayıcı etkisiyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için büyük bir önem arz etmektedir. Sektörün beraberinde getirmiş olduğu döviz akımı, ilk olarak ödemeler dengesinde gerçekleşen dış aktif ve dış pasif turizm hareketleri üzerinde görülmektedir. Özellikle Türkiye gibi sürekli olarak dış ticaret açığı veren ülkeler, bu açığın finansmanın sağlanmasında dış aktif turizm hareketlerine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle çalışmada Türkiye'nin 2000 ila 2019 yılları arasındaki son 20 yıllık döneminde dış turizm gelirlerinin ödemeler dengesine katkısı tespit edilmiştir. Buna ek olarak ödemeler bilançosu üzerinde en çok ihtiyaç duyulan sermayeyi yani turizm gelirlerini artırmanın yolları da araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre turizm gelirlerini artırmanın temel yolu; Türkiye'yi ziyaret eden turistlerin yapmış oldukları ortalama harcama miktarını artırmaktır. Bu nedenle çalışmada 2002 ile 2019 yılları arasındaki son 18 yıllık dönemde Türkiye'ye gelen turistlerin ortalama harcama miktarını etkileyen değişkenler araştırılmıştır. Söz konusu olan yıllarda; "reel efektif döviz kuru, Türkiye'ye en çok turist gönderen Almanya'da kişi başına düşen millî hasıla miktarı, ortalama geceleme sayısı, toplam turist sayısı ve turistik yatak kapasitesi" değişkenleri analize dahil edilmiştir. Çalışmada bağımlı ve bağımsız değişkenlere ait yıllık veriler üzerinden tek denklemli ekonometrik model kurulmuştur. Model tahmini için En Küçük Kareler yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda reel efektif döviz kuru ile Almanya'da kişi başına düşen millî hasıla endeksinin, Türkiye'de kişi başına düşen ortalama harcama miktarını etkilediği belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre reel efektif döviz kurunun 1 birim artması sonucunda kişi başına düşen ortalama harcama miktarı 3 birim artmaktadır. Buna ek olarak Almanya kişi başına düşen millî hasıla endeksinin 1000 birim artması, beraberinde kişi başına düşen ortalama harcama miktarını 3.8 birim azaltmaktadır.

Ekonomik etkiEn küçük kareler yöntemiTurizm+5
Sadık Gündüz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kantil regresyon ve en küçük kareler yöntemlerinin karşılaştırılması: Bir uygulama denemesi

Bu çalışmada işletme kârlılığını etkileyen faktörler kantil regresyon analizi ve en küçük kareler yöntemi ile karşılaştırmalı olarak incelenmiş, asimetrik dağılıma sahip olduğu düşünülen işletme kazançlarının modellenmesinde, bu iki analiz ve yöntemin birbirlerine olan üstünlüklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, işletmelerin kârlılığını etkilediği düşünülen finansal kaldıraç ve işletme büyüklüğü faktörleri ele alınmış, bu faktörlerin işletme kârlılığının dağılımının farklı kantilleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. İşletme büyüklüğü, finansal kaldıraç ve kârlılığın ölçülmesinde çeşitli finansal oranlar ve finansal tablo kalemlerinden yararlanılmıştır. Çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören imalat sektöründeki 183 firmanın 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait finansal tablolarından elde edilen veriler kullanılmış ve toplam 536 gözlemden oluşan bir örneklemden yararlanılmıştır. Özellikle asimetrik dağılıma sahip değişkenlerin modellenmesinde, en küçük kareler yönteminden daha doğru ve yansız sonuçlar üreten kantil regresyon analizi sayesinde dağılımın koşullu ortalaması yerine, kantilleri modellenmiştir. Böylece işletme büyüklüğü ve finansal kaldıraç faktörlerinin düşük ve yüksek kârlı işletmeleri farklı yönlerde ve düzeylerde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kantil regresyon, En küçük kareler, Finansal kaldıraç, İşletme büyüklüğü

En küçük kareler yöntemiFinansal kaldıraçlarKantil regresyon+4
Önder Dorak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Using ordinary least squares to measure the impact of the factors affecting underground economy: a comparison between Bangladesh, India, Pakistan and Turkey

Shadow economy is a source of concern since it distorts policy framework of a country and weakens the government. Previous studies have mainly focused on shadow economies of developed countries and have measured its size. This study sheds light on developing countries which are in dire need of policies that tackle this issue and identifies the reasons as to why these countries have large shadow economies in the first place. Using secondary data from 2000-2013 and applying Ordinary Least Squares (OLS) regression model, this study tests the impact of tax revenue, unemployment rate, Index of Economic Freedom, population and GDP growth rates, inflation and internet users on the shadow economies of Bangladesh, India, Pakistan and Turkey in absolute and comparative dimensions. In the first part of the study, the concept and significance of underground economy along with the objectives of this study are discussed, the second part of the study comprises literature review. The third, fourth and fifth parts of the study use OLS to estimate the impact of aforementioned variables on the size of shadow economy. It has been found that Index of Economic Freedom has the most significant impact on all the countries. Wider tax base and a simple tax system will facilitate Bangladesh, India and Pakistan while greater transparency in the usage of ICT will enable Bangladesh, Pakistan and Turkey to reduce the size of their shadow economies.

BangladeshEconomic effectLeast squares method+5
Ghania Suhaıl
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kolesterol, LDL, HDL ve trigliserit seviyelerinin yaşa göre değişiminin değişik regresyon modelleriyle incelenmesi

Bu araştırmada, Turgut Özal Tıp Merkezi kardiyoloji polikliniğine müracaat eden hiperlipidemi hastalarında toplam Kolesterol, LDL, Trigliserit, HDL seviyelerinin değişik regresyon modelleriyle tahmin edilerek, yaşa göre değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, doğrusal ve doğrusal olmayan regresyon modelleri ile analiz yapılmıştır.Doğrusal regresyon modelleri, parametrelerin doğrusal şekilde göründüğü modellerdir. Doğrusal olmayan regresyon modelleri ise, en az bir parametrenin doğrusal olmayan şekilde göründüğü modellerdir.Özellikle sağlık alanında tahmine yönelik kullanılacak bir model ya da yöntemdeki olası hataların yüksek risk taşıyabilecek olması nedeniyle, doğru tahmin çok daha fazla önem kazanmaktadır.Modellerin uyum iyiliği, HKO, bilgi kriterleri ve açıklayıcılık katsayısı değerleri kullanılarak yapılmıştır. Bulunan istatistikler doğrultusunda yorumlar yapılmıştır.

BiyoistatistikDoğrusal olmayan regresyonDoğrusal regresyon+7
Emre Dirican
İnönü University · Institute of Health Sciences
2012
10
DoctorateOpen AccessTR

Burgers denkleminin çözümüne bir varyasyonel yaklaşım

Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Burgers denkleminin tarihçesi sunulmaktadır. İkinci bölümde, konuyla ilgili temel tanım ve teoremler, denklem sistemlerinin çözümleri, zamanı ayrıştırma yöntemi ve en küçük kareler yöntemi verilmektedir. Üçüncü bölümde, Burgers denklemi ile ısı denklemi arasındaki ilişki göz önüne alınarak denklemin analitik çözümü verilmektedir. Dördüncü bölüm tezin orjinal kısmıdır. Bu bölümde, bir boyutlu non-lineer kısmi diferansiyel denklem olan Burgers denklemi, zamanı ayrıştırma yöntemi kulla nılarak p- tane non-lineer adi diferansiyel denkleme dönüştürülmüştür. Bu denklem lerden her biri bir varyasyonel yöntem olan en küçük kareler yöntemiyle çözülmüştür. Beşinci bölüm dördüncü bölümün nümerik sonuçlarına ayrılmıştır, e > 0.01 için değişik zaman adımlarında elde edilen nümerik çözümler ile analitik çözümler tablolar ve grafikler verilerek karşılaştırıldı. Bunların mükemmel uyum içinde olduk ları görüldü, e < 0.01 için küçük zaman adımlarında analitik çözüm çalışmamasına rağmen e = 0.00001 için küçük zaman adımlarında elde edilen nümerik çözümlerde problemin matematiksel yapısının bozulmadığı gösterilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Burgers Denklemi, Zamanı Ayrıştırma Yöntemi, En Küçük Kareler Yöntemi, Non-lineer Denklem Sistemlerinin Çözümünde Newton Yöntemi.

Analitik çözümlerBurgers denklemiDoğrusal olmayan denklemler+4
Emine Nesligül Aksan
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık ve eğitim hizmetleri ile ekonomik büyüme ilişkisi: OECD ülkeleri uygulaması

Bu çalışma, Türkiye ve OECD ülkeleri (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) için 1995-2013 yıllık verilerini kullanarak, sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkileri panel veri analiziyle test etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkisine yönelik üç model kurulmuş ve bu modeller dört aşamalı ekonometrik yöntemle araştırılmıştır. İlk aşamada değişkenlerin durağanlık analizi Levin Lin Chu, Hadri, Breitung, Im Pesaran Shin, Fisher ADF ve Fisher PP birim kök testleri ile yapılmıştır. Uygulanan altı birim kök testinden beşi, değişkenlerin düzey değerlerde birim kök içerdiğini, birinci farkları alındığında ise %1 önem seviyesinde durağan olduklarını göstermektedir. İkinci aşamada değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Pedroni panel koentegrasyon testi ve Kao panel koentegrasyon testiyle araştırılmıştır. Her iki koentegrasyon testi %5 önem düzeyinde, kurulan üç model için değişkenler arasında uzun dönemli koentegre ilişkinin olduğunu tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testiyle incelenmiştir. Nedensellik testi sonucuna göre sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme değişkenleri arasında %5 önem seviyesinde çift yönlü nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir. Dördüncü aşamada, hem panel bazında hem de ülkeler bazında, kurulan üç model için değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılar Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) yöntemi ve Dinamik En Küçük Kareler (DOLS) yöntemiyle tahmin edilmiştir. FMOLS ve DOLS panel bazında değerlendirildiğinde sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme birbirini pozitif yönde etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Sağlık Harcamaları, Eğitim Harcamaları,Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS).

Ekonomik büyümeEn küçük kareler yöntemiEğitim harcamaları+6
Rabia İnci Özbek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Mekansal ekonomi üzerine ampirik makaleler

Intra-industry trade (IIT) approach is widely believed to entail low transitional adjustment costs in relative production factors. First chapter of thesis examines labor adjustment costs of EU industries with trade relation of NAFTA on industry-level via the perspective of IIT over 36 months period. Results have shown that high economic performance and dominant free trade approach impact trade blocks positively but a financial turmoil cripples IIT by lowering bilateral trade amounts. Second chapter aims to capture marginal IIT levels of trade of industry sectors in 25 developing countries with 34 developed countries and compare its adjustment costs pattern. Evaluating MIIT patterns in diversifying adjustment costs is main approach for examining the correlation between trade liberalization and adjustment costs. Dual index application with newly introduced graphical resolution, Trade Concentration Space (TCS) are crucial for robust results of developing countries by identifying industries as contracting, neutral and expanding via trade liberalization process. Third chapter focuses on the geographical region determinants as a weight matrix. The main motive is here to move beyond singular two-fold relations and aim to confine the effect of IIT on job turnover while monitoring the rest of relevant variables by using newly introduced weight matrix. A spatial two-stage least squares model (S2SLS) is applied for measuring MIIT relation between regional trade pattern and labor market adjustment costs. In first stage, Euclidean distance spatial model is applied to calculate regional weights in EU-28 and in second stage the distinctive impact of variables have shown in empirical results.

Economic geographyLeast squares methodArticle+2
Mert Gül
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaşanan siyasi krizlerin ekonomik göstergelere etkisi üzerine bir model çalışması

Dünya ekonomisinde yaşanan değişim ve gelişmelerin beraberinde getirdiği küreselleşeme olgusu ülkeler arasında ekonomik, siyasal ve sosyal hayatta bağımlılıklar oluşturmuştur. Bağımlılıkların oluşturmuş olduğu bu durum ülkelerin ekonomi politikalarının belirleyici kurumu olan siyaset kurumlarını, ekonomik sistemlerini ve siyasi yapılarını birbirinden ayrılmaz bir bütün hale gelmesi ile birlikte ekonomik, siyasi ve idari güçlerin tek belirleyicisinin ekonomi üzerine kurulu olmasını da beraberinde getirmiştir. Siyaset ve ekonominin bu kadar iç içe olduğu bir ortamda, siyasette ve politika yapıcı kurumlarda meydana gelen dalgalanmalar ülke ekonomilerini derinden etkileyebilmektedir. Hükümetlerin yapmış olduğu yanlış ekonomi politikaları, yanlış kararlar, belirsizlik durumları, krizleri de beraberinde getirebilmektedir. Bu bağlamda çalışmada uluslararası ve ulusal konjonktürde Türkiye'nin politik ve ekonomik kırılganlık analizi yapılmıştır. Bu çalışmada iki analiz yapıldığı için iki farklı veri seti bulunmaktadır. İlk veri seti Türkiye'nin genel ekonomik görünümüne ait değişkenler (Cumhuriyet altını satış fiyatı, BİST Toplam işlem hacmi, brüt dış borç stoku, işsizlik oranı, tüketici kredisi, Avrupa brend petrol spot fob fiyatı, altın, döviz, toplam para arzı, tüfe bazlı reel efektif döviz kuru, döviz varlıkları, altın rezervi, resmi rezerv varlıklar, toplam rezervler, tüketici fiyat endeksi ve toplam yabancı turist sayısı) esas alınmıştır. Uluslararası analiz veri setinde 2006-2021 dönemleri için Barış Fonu tarafından ortaya konulan kırılganlık indeksi, işsizlik oranı, enflasyon oranı, büyüme oranı ve ihracatın ithalatı karşılama oranı kullanılmıştır. Ulusal analiz için yapısal kırılmalı testlerden Lee ve Strazicich (2003) birim kök testi uygulanırken, uluslararası kırılganlık analizinde Birimler arası korelasyon testi ve homojenlik testi yapılmış elde edilen sonuçlara göre yatay kesit bağımlılığı olan ikinci nesil birim kök testinin kullanılması uygun görülmüştür. İkinci nesil birim kök testlerinden çok değişkenli genişletilmiş Dickey Fuller (MADF)panel birim kök testi, ikinci nesil panel eşbütünleşme testlerinden ortalama grup dinamik en küçük kareler (DOLSMG) tahmincisi ve Westerlund (2007) Panel Eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kırılganlık analizinde Türkiye'nin en çok enflasyon değişkeninden etkilendiği belirlenmiş olup diğer kırılganlık gösteren ülkeler arasında kırılganlığın daha az görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.

Birim kök testleriEkonomiEkonomik etki+7
Nisa Nur Koçoğlu
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil kalkınma perspektifinde döngüsel ekonomi modeli

Döngüsel ekonomi yaklaşımı, kaynakların ekonomide olabildiği kadar uzun tutulmasını ve atık miktarının minimum düzeyde tutulmasını sağlayan bir süreçtir. Döngüsel ekonominin ilk hedefi atıkları bertaraf etmek değildir. Döngüsel ekonominin esas hedefi var olan kaynakların yeniden kullanımını sağlamaktır. Döngüsel ekonomiyle alakalı çalışmalara 1990'lı dönemlerde başlanmıştır ve bu dönemde döngüsel ekonomi ile sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı arasında ilişki üzerinde durulmuştur. Günümüzde küresel ölçekte gelişmekte olan ekonomilerin sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi için döngüsel ekonomi ve yeşil büyüme kavramı üzerinde yoğunlaştıkları ve bu doğrultuda atık yönetim stratejilerini belirledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla bütün ülkelerin çevre politikalarını gerçekleştirme gayesinde oldukları görülmektedir. Ülkelerin döngüsel ekonomik süreci etkin bir şekilde tasarlayabilmesi için öncelikle bu kavramın sürdürülebilir kalkınma ile ilişkisinin anlaşılması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bu kavramın iktisadi ve toplumsal boyutlarını kapsayıcı bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda döngüsel ekonominin önemli ayaklarını oluşturan geri dönüştürülebilir ve kompost atıklar, yenilenebilir enerji arzı, karbondioksit emisyonu ile geri dönüşüm ekonomisi olarak da bilinen sürecin ekonometrik modellemesi 24 OECD üye ülkesi (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İrlanda, İtalya, Japonya, Kore, Luxemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye, İngiltere, Amerika) için yapılmıştır. Çalışmada ekonomik büyüme ile geri dönüşen-kompost atık oranı, karbondioksit emisyonu, yenilenebilir enerji arzı ilişkisi iki ayrı model ile panel veri analizi yöntemlerinden Ortalama Grup Dinamik En Küçük kareler Modeli (DOLSMG) ile analiz edilerek uzun dönemli ilişki ortaya konulmak istenmiştir. Analizde belirtilen 24 ülke için 1995-2019 dönemine ait 16 yıllık veri OECD resmi sitesinden elde edilmiş ve analiz için STATA 16.0 programı ile kullanılmıştır. Çalışmada birimler arası korelasyon testi ve homojenlik testi yapılmış elde edilen sonuçlara göre yatay kesit bağımlılığı olan ikinci nesil birim kök testinin kullanılması uygun görülmüştür. İkinci nesil birim kök testlerinden Genişletilmiş CIPS Panel Birim Kök Testi ve CADF panel birim kök testi ile durağanlık test edilmiş ardından ikinci nesil panel eşbütünleşme testlerinden ortalama grup dinamik en küçük kareler (DOLSMG) tahmincisi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre geri dönüştürülebilen+ kompost atık miktarının %1 artması ekonomik büyümeyi % 0,04 artırırken, yenilenebilir enerji arzının %1 artması ekonomik büyümeyi %0,20 azaltmaktadır. Bir diğer bulguya göre yenilenebilir enerji arzında yaşanan %1'lik artış karbondioksit emisyonunu büyümeyi % 0,10 artırmakta iken, geri dönüştürülebilen ve kompost atık miktarının %1 artması ise karbondioksit emisyonunu % 0,24 artırmakta olduğu belirlenmiştir. Sonuçlara göre atık miktarının artması ekonomik büyümeyi pozitif yönlü etkilemekte ancak istenen oranda bir artışa neden olmamakta olduğu yenilenebilir enerji arzının artması ise ekonomik büyümeyi azalmaktadır. Bunun temel sebebi yenilenebilir enerji üretiminin oldukça maliyetli olması ve verilerin 16 yılı kapsamasıdır. Uzun yıl verilerinin oluşması durumunda yenilenebilir enerji arzının ekonomik büyümeye etkisinin pozitife doğru yöneleceği tahmin edilmektedir. Çalışmada kurulan bir diğer modelde elde edilen sonuçlara göre ise hem atık miktarı hem de yenilenebilir enerji arzı karbondioksit emisyonunu artırmakta olduğu görülmekte olup havanın emisyon hacminin temizlenmesi için daha uzun bir döneme ihtiyaç olduğu görülmektedir. Döngüsel ekonomi perspektifinde yapılan yeşil ekonomi, çok zaman alan maliyetli bir unsurdur. Bu bağlamda iklim değişikliği ile mücadele politikalarının hızlı ve etkin bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Bu kapsamda oluşturulan politikaların gerekliliği, geri dönüşüm ekonomisi anlayışının benimsenmesi ve doğru adımlar atılması açısından önemlidir.

Birim kök testleriDöngüsel ekonomiEkonomik kalkınma+4
Merve Nur Çak
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dışa açıklık ile kamu gelir ve harcamaları arasındaki ilişki

Küreselleşme süreci ile birlikte ekonomilerini dışa açan ülkelerin karşılaştığı durumlar birçok çalışmada ele alınmış ve dışa açıklığın farklı kriterler kullanılarak büyüme, enflasyon gibi makroekonomik göstergelerle olan ilişkileri sıklıkla incelenmiştir. Buna rağmen dışa açıklık ile kamu gelir veya giderleri arasındaki ilişkinin mevcudiyetine dair yapılan çalışmalarda değişkenler arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir şekilde analiz eden çalışma bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı Türkiye için bu değişkenler arasındaki ilişkinin mevcudiyetini araştırmaktır. Bu çalışmanın hazırlanması esnasında kavramsal olan ilk iki bölüm için literatür taraması yoluna gidilmiş, son bölümde de Türkiye'nin 1980-2010 yılları arasındaki dışa açıklık oranı ile vergi gelirleri, reel harcamalar ve transfer harcamaları olarak ikili bir sınıflandırmaya tabi tutulan kamu harcamaları arasındaki ilişkinin mevcudiyeti en küçük kareler yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda teoride sunulanlara paralel olarak Türkiye'de ilgili yıllar itibariyle dışa açıklık oranı ile vergi gelirleri, reel harcamalar ve transfer harcamaları arasında bir ilişkinin söz konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dışa açıklıkEn küçük kareler yöntemiKamu gelirleri+2
Elçin Bayraktar
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Balassa - Samuelson Hipotezi: Türkiye ve dış ticaret ortakları uygulaması

Bu çalışma Türkiye ve Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan 10 Avrupa Birliği Ülkesi (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda, ispanya, Belçika, Yunanistan, Polonya, Romanya) ve NAFTA ülkeleri (Kanada, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri) için 1991-2013 yıllık verileri kullanarak "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini test etmeyi amaçlamaktadır. Hipotez ülkeler arasında, dış ticarete konu olan ve dış ticarete konu olmayan sektörler arasındaki verimlilik farklarının reel döviz kurlarını belirleyeceğini iddia etmektedir. Çalışmada "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini araştırmak için öncelikle kurulan modeldeki değişkenlerin (reel efektif döviz kuru endeksi ve göreceli verimlilik endeksi) durağanlık analizleri Levin Lin Chu; Hadri; Breitung; Im Pesaran Shin; Fisher ADF; Fisher PP birim kök testleriyle yapılmış, ardından değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Pedroni Panel koentegrasyon testi ve Kao Panel koentegrasyon testiyle araştırılmış ve son olarak değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılar Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS) ve Dinamik En Küçük Kareler Yöntemiyle (DOLS) tahmin edilmiştir. Uygulanan testler sonucunda elde edilen bulgular şunlardır: a) Değişkenlere uygulanan tüm birim kök testleri sonucunda değişkenlerin düzey değerlerde durağan olmadıkları, birinci farkları alındığında ise %1 önem seviyesinde durağanlaştıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgu aynı zamanda söz konusu dönemde ve söz konusu ülkeler için "Satınalma Gücü Paritesinin" geçerli olmadığını ispatlamaktadır; b) Pedroni Panel koentegrasyon ve Kao Panel koentegrasyon test sonuçlarına göre değişkenler arasında %5 önem seviyesinde uzun dönemli koentegre ilişki tespit edilmiştir; c) FMOLS ve DOLS yöntemi "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini hem panel bazında hem de tüm ülkeler için %1 önem seviyesinde ispatlamaktadır. FMOLS ve DOLS yöntemine göre göreceli verimlilik endeksinde meydana gelen 1 birimliklik bir artış, uzun dönemde, reel efektif döviz kurunda yaklaşık olarak 0.96 birimlik bir artış meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Balassa-Samuelson Hipotezi, Reel Döviz Kuru, Dış Ticarete Konu Olan ve Olmayan Sektör Verimlilikleri, Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS), Dinamik En Küçük Kareler Yöntemi (DOLS)

Balassa-Samuelson HipoteziEn küçük kareler yöntemiReel döviz kuru+2
İsmail Çifçi
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00

Related subjects