Enerji tüketimi

Bu konu başlığı altında 129 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi – üretimi ilişkisi; Türkiye örneği

Gelişmiş ekonomiler, büyümeye devam ederken doğaya verilen zararı en aza indirmeye çalışmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı da bu çabanın temelini oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de hede-fi istikrarlı büyümedir. Literatürde özellikle CO2 salınımının tehlikeli boyutla-ra ulaştığı 21.yy'ın başlarından sonra bu konuda yapılmış olan çalışmalar hız kazanmıştır. Konu üzerinde yapılan çalışmalara göre dört ana hipotez mevcut-tur. Bunlardan birincisi ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi ara-sında ilişki yoktur. İkinci hipotez ise yenilenebilir enerji tüketiminden ekono-mik büyümeye doğru bir nedensellik ilişkisinin bulunmasıdır. Üçüncü hipo-tez, ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine doğru bir nedensel-lik ilişkisinin bulunmasıdır. Dördüncü ve son hipotez ise feedback (geribildi-rim) hipotezi olarak adlandırılır. Feedback hipotezi; yenilenebilir enerji tüke-timi ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik bulunmasını ifa-de eder. Bu çalışmanın amacı Türkiye nezdinde yenilenebilir enerji tüketimi ile ekono-mik büyüme arsındaki nedensellik ilişkisinin incelenmesidir. Granger Neden-sellik Testi; 1980 – 2013 yılları arasındaki 2005 yılı sabit dolar ile ölçülmüş GSYH verileri ve 1980 – 2013 yılları arasındaki yakılabilir yenilenebilir enerji kaynakları ve atık enerjisi tüketimi verileri ile yapılmıştır. Test sonucunda teo-rik beklentilerden birisi olan ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketi-mi arasında, yenilenebilir enerjiden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yenilenebilir enerji, Ekonomik büyüme, Granger Nedensellik Testi, Yeşil ekonomi, Çevre.

BüyümeEkonomik büyümeEnerji+5
Özgür Akçiçek
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktif video oyunlarının oksijen tüketimine ve enerji tüketimine etkisinin cinsiyetler arası karşılaştırılarak incelenmesi

Bu araştırmanın temel aldığı amaçlar (1) farklı aktif video (AV) oyunlarının bazı fizyolojik değişkenlere etkisini incelemek, (2) farklı AV oyunlarının fizyolojik etkilerini klasik egzersizle kıyaslamak ve (3) farklı AV oyunlarının fizyolojik etkilerini cinsiyetler arasında karşılaştırmaktır. Çalışmaya 43 (n=22 erkek, n=21 kadın) gönüllü katılımcı dâhil edilmiştir. Beş farklı koşulda (dinlenirken, televizyon seyrederken, tempolu yürüyüş sırasında, AV dans oyunu ve AV dövüş oyunu oynarken) oksijen tüketimi (VO2) ve karbondioksit üretimi (VCO2) ile kalp atım hızı (KAH) ölçülmüştür. Bunun yanı sıra enerji tüketimi (ET), metabolik eşdeğer (MET) ve solunum değişim oranı (SDO) hesaplanmıştır. Algılanan zorluk derecesi (AZD) ile eğlence puanı beş farklı koşulda kaydedilmiştir. Farklı koşulda kaydedilen VO2, KAH, ET, SDO ve MET değerleri istatistiksel açıdan farklı bulunmuştur (p<0,01). Bunun yanı sıra SDO hariç incelenen diğer fizyolojik değişkenler için grup x ölçüm etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup gruplar arasında önemli fark kaydedilmiştir (p<0,01). AZD ve eğlence puanı (dinlenik durum hariç) kadın ve erkek katılımcı grupları arasında karşılaştırıldığında gruplar arasında önemli fark bulunmamıştır (p>0,05). Bunun yanı sıra kadın ve erkek katılımcı gruplarında farklı koşullarda kaydedilen AZD ve eğlence puanları istatistiksel açıdan farklı bulunmuştur. Sonuç olarak AV dans oyunu ve AV dövüş oyunu yüksek şiddetli egzersiz kriterlerini sağladığı gösterilmiştir (>6 MET). Bundan dolayı AV oyunları ile fiziksel aktivite önerilebilir. Anahtar Sözcükler: Aktif video oyunları, Fiziksel aktivite, Enerji tüketimi, Oksijen tüketimi, Kalp atım hızı

Cinsel kimlikEnerji tüketimiFiziksel aktivite+4
Cihan Aygün
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

S520 model dikey soğutucularda farklı komponentler ile enerji optimizasyonu

Dünya genelindeki toplam enerji sarfiyatı içerisinde soğutucu sistemlerden kaynaklanan enerji sarfiyatı önemli bir yer işgal etmektedir. Son yıllarda artan enerji maliyetlerine paralel olarak, enerji talebine olan artışa nispeten, enerji arzında istenilen düzeylere ulaşılamamış olması, üzerine Rusya - Ukrayna savaşı sonrası Avrupa kıtasındaki enerji krizi, her sektörde olduğu gibi soğutma sektöründe de enerji tasarrufunu zorunlu kılmaktadır. Dolayısı ile enerji verimliliği yüksek ve bununla birlikte çevreye olan zararları asgari düzeyde olan yeni soğutma sistemlerinin geliştirilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu maksatla, dört farklı konfigürasyonda üretilen dolapların COP (Coefficient of Performance) değerleri ve günlük enerji tüketimleri karşılaştırılmıştır. Bu konfigürasyonlar, sabit devirli ve değişken kapasiteli iki farklı kompresörün sırasıyla poliüretan (PU) köpük malzemelerle yalıtılmış bir soğutucuya daha sonra yine sırasıyla vakum yalıtım paneli (VYP) ile yalıtılmış alternatif bir soğutucuya montajı ile elde edilmiştir. Çalışma sonucunda, değişken kapasiteli bir kompresörle çalışan ve VYP ile yalıtılmış bir soğutucu sistemin COP katsayısının en yüksek, günlük enerji tüketiminin ise en az olduğu tespit edilmiştir. Sabit devirli kompresör ve PU ile yalıtılmış sistemin ise bu dört konfigürasyon içerisinde COP değeri en küçük, günlük enerji kullanımının da en fazla olduğu görülmüştür. PU ile yalıtılmış ve değişken kapasiteli kompresöre sahip sistemin ise VYP ile yalıtılmış ve sabit devirli kompresöre sahip sistemden, COP değeri daha büyük olmasına karşın çalışma oranın fazla olması nedeniyle günlük enerji tüketiminin daha fazla olduğu görülmüştür. Test sonuçları değerlendirildiğinde, soğutma sistemlerinin kalbi niteliğinde olan kompresörlerin seçiminde kompresör veriminin yüksek olduğu seçeneklerin tercih edilmesi gerekliliği ve PU köpük yalıtım yerine VYP malzemelerin kullanımının da enerji sarfiyatını düşürme adına oldukça olumlu sonuçlar doğurmakta olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Soğutucu sistemler, kompresör, poliüretan köpük, vakum yalıtımı, soğutucu performansı, enerji verimliliği

EnerjiEnerji ekonomisiEnerji kullanımı+5
Ahmet Turan Sözeri
Eskişehir Osmangazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sektörel enerji tüketiminin büyümeye etkisi

Bu çalışma Türkiye'nin 1987-2015 yıllık verileri kullanılarak sektörel enerji tüketimi ile büyümenin gerçekleşebileceğini test etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın hipotezi Türkiye'nin tarım, sanayi, ulaştırma ve hizmetler sektöründeki enerji tüketiminin ekonomik büyümeyi sağladığını iddia etmektedir. Çalışmada sektörel enerji tüketiminin ekonomik büyümeyi sağladığını araştırmak için öncelikle modeldeki değişkenlerin durağanlık analizleri ADF testiyle yapılmıştır. Değişkenler arasındaki, uzun dönemli ilişkiler Johansen eşbütünleşme testiyle araştırılmış ardından Vektör hata düzeltme modeli kurulmuş ve Engle Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Son olarak uzun dönem katsayıların tahmini için FMOLS, CCR ve DOLS yöntemleri kullanılmıştır. Uygulanan testlerde bulunan sonuçlar şu şekildedir: a) Augmented Dickey Fuller testi sonuçlarına göre değişkenlerin durağan olmadıkları, değişkenlere fark alma işlemi uygulandıktan sonra %5 seviyesinde durağanlaştıkları sonucuna ulaşılmıştır; b) Johansen eşbütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki araştırılmış ve değişkenler arasında %5 seviyesinde uzun dönemli ilişki bulunmuştur; c) Vektör hata düzeltme modeline göre uzun dönem dengesinden sapmanın %24'ünün bir dönem içerisinde dengeye geldiği tespit edilmiştir; d) Engle Granger Nedensellik testi sonucuna göre tarım sektöründeki enerji tüketimi büyümenin nedeni olduğu sonucuna ulaşılmıştır; e) FMOLS, CCR ve DOLS'a göre uzun dönemde sanayi sektörü enerji tüketiminde meydana gelen %1'lik artış GSYH'yi sırasıyla %0,2516, %0,2573, %0,3105 kadar ve ulaştırma sektöründe meydana gelen %1'lik artış ise GSYH'yi sırasıyla %0,4770, %0,5116, %0,6549 kadar arttırmaktadır.

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kaynakları+5
Eda Emeti Karagöz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin yenilenebilir enerji tüketimi ile sağlık göstergelerinin STIRPAT model çerçevesinde yapay sinir ağları ile analiz edilmesi

Bir toplumun varlığını sürdürebilmesinin en önemli koşulu sağlıklı bireylere sahip olmasıdır. Sağlıklı toplumların üretim gücü sürekli olarak artmaktadır. Toplumlar bu üretimi sağlamak ve devam ettirmek için yoğun bir enerjiye gereksinim duymaktadır. Günümüzde de enerji gereksinimlerini gidermek amacıyla gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedir. Bu yüzden sağlık ile yenilenebilir enerji arasındaki ilişkinin önemi gittikçe daha da anlaşılır hale gelmektedir. Bu ilişkiyi dengelemek ve birlikte yürütmek ülkeler için büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada 1975-2013 yılları arasında Türkiye'nin sağlık ve aynı zamanda gelişmişlik düzeyini ölçen sağlık göstergeleri ile yenilenebilir enerji tüketimi arasındaki ilişki STIRPAT modeli çerçevesinde yapay sinir ağları kullanılarak incelenmiş ve yenilenebilir enerji tüketiminin geleceğine yönelik tahminler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda kalkınmışlık göstergesi olarak da kullanılan sağlık göstergelerinin yenilenebilir enerji tüketimini dolaylı olarak etkilediği bulunmuştur. Bu bağlamda Türkiye'nin sağlık politikalarını düzenleyerek ve geliştirerek kalkınması, yenilenebilir enerji potansiyelini daha etkin şekilde kullanarak yenilenebilir enerji tüketimini arttırması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bebek ve Çocuk Ölümleri, Doğumda Yaşam Beklentisi, Sağlık Harcamaları, STIRPAT, Yapay Sinir Ağları, Yenilenebilir Enerji

Bebek ölümleriEnerji tüketimiSağlık+6
Fadime Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nükleer enerji tüketiminin makro ekonomik belirleyicileri: OECD ülkeleri üzerine bir panel veri analizi

Enerji iç ve dış siyasetin şekillenmesinde, Milli sanayinin ve ekonominin gelişiminde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle enerjinin hangi kaynaklardan üretildiği oldukça önemlidir. Fosil yakıtlar açısından zengin olmayan pek çok ülke için nükleer enerji önemli bir alternatiftir. Bu çalışmada nükleer enerjinin makro ekonomik belirleyicileri incelenmiştir. Bunu gerçekleştirirken literatürde yer alan benzer çalışmalar titizlikle taranarak değişkenler tespit edilmiştir. 2000-2015 yılları arasında OECD ülkelerinin örneklem olarak alındığı analizde nükleer enerjinin makro ekonomik belirleyicileri olarak sivil iş gücü, toplam karbon dioksit emisyonu, ham petrol fiyatları, Enerji yoğunluğu, Fosil yakıt tüketimi( toplamın % si), Yenilenebilir enerji tüketimi (toplam nihai enerji tüketiminin % si ) ve kişi başına sabit fiyatlarla GSYİH değişkenleri kullanılmıştır. Dengeli panel analizi yapmak için verileri yetersiz olan 5 ülke çalışmadan soyutlanmıştır. Yapılan dengeli panel veri analizinin ilk aşamasında F testi ve Breusch Pagan düzeltilmiş langrange çarpanı (LM) testi yapılarak klasik modelin kullanılamayacağı sonucuna varılmıştır. Analizin daha sonraki aşamasında ise Rassal (Random) modelin mi yoksa sabit (Fixed) modelin mi daha etkin olduğunu araştırmak amacıyla Hausman testi yapılmış ve modelin tahmini rassal (random) etkiler tahmincisiyle yapılmaya karar verilmiştir. Yapılan analizden çıkan sonuca göre; Emek ve Pet. değişkenleri istatistiki açıdan %5 önem düzeyinde anlamsız olarak bulunmuştur. 〖Co〗_2, EnerY., Fosil, Yenib.ve GSYİHise %1 istatistiki önem düzeyinde anlamlı olduğu görülmektedir. İstatistiki açıdan anlamlı çıkan değişkenlerden 〖Co〗_2 ve EnerY. değişkenleri Nük değişkeni ile pozitif ilişkilidir. Fosil, Yenib.ve GSYİH değişkenleri ise Nük değişkeniyle negatif ilişkilidir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Makro Ekonomik Belirleyici, Nükleer Enerji, OECD Ülkeleri, Panel Veri Analizi

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kullanımı+6
İbrahim Gündüz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Plastik enjeksiyon kalıp soğutma sistemi enerji tüketiminin optimizasyonu

Bu çalışma kapsamında; plastik parça üretiminde oluşan soğutma ihtiyacının hesaplamalarının yapılması, bu soğutma ihtiyacını karşılayacak soğutma sistemlerinin incelenmesi ve mevsimler dikkate alınarak oluşturulan enerji modellemeleriyle enerji tüketiminin optimizasyonu üzerinde çalışılmıştır.Çalışmada, plastik parça üretimi yapan işletmelerde bulunan enjeksiyon makinelerinin kalıp soğutma ihtiyacını karşılamak için kullanılan kuru soğutucular, chiller üniteleri ve soğutma kuleleri enerji tüketimi ve çalışma prensibi açısından analiz edilmiştir. Ayrıca, plastik parça üretiminde soğutulması gereken enjeksiyon kalıplarının soğutma yükü, kalıplar için gerekli soğutma suyu sıcaklığı ve debisi hesaplanarak sonuçlar yorumlanmıştır.Çayırova bölgesinde plastik parça üretimi yapan bir işletme için, soğutma sistemleri ile ilgili elde edilen bilgiler, bulunan bağıntılar ve soğutma yükü hesaplamaları uygulanmıştır.Söz konusu işletmenin kış ve yaz konumları için mevcut durumda kullanılan soğutma sistemi tasarımı, kullanılan ekipmanlar ve çalışma prensipleri detaylı bir şekilde incelenmiş, kullanılan soğutma sistemlerinde soğutma yükleri ve enerji tüketimleri hesaplanmıştır. Kış ve yaz konumları için kalıp soğutma sisteminde enerji modellemesi yapılmıştır.Mevcut soğutma sisteminin enerji tüketimi konusundaki iyileştirme olanakları tespit edilerek, enerji tasarrufu gerçekleştirilmiştir. Enerji tüketimi optimizasyonu kapsamında, yeni sistemlerin getirdiği enerji tüketim iyileştirmeleri ve maliyet avantajları analiz edilmiştir.

Enerji tüketimiPlastik enjeksiyonSoğutma sistemleri
Gökhan Gülpak
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karbon emisyonu ve enerji tüketiminin büyüme üzerindeki etkileri: MIST ülkeleri karşılaştırması

Tezin amacı, yeni bir uluslararası oluşum olan MIST ülkelerinde (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye), karbon emisyonu ve enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında nedensellik ilişkisinin test edilmesidir. Bu amaçla, MIST ülkelerinin her biri için, 1971-2010 dönemi için, kişi başına düşen karbondioksit emisyonu, enerji tüketimi ve Gayrisafi Yurt İçi Hasıla yıllık verilerine, önce Birim kök testi, daha sonra Johansen Eşbütünleşme testi ve son olarak da Granger Nedensellik Testi yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, MIST ülkelerinde ekonomik büyümeden karbon emisyonu ve enerji tüketimine doğru tek yönlü bir nedensellik olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ters yönlü, yani karbon emisyonu ve enerji tüketiminden ekonomik büyümeye doğru bir nedensellik eğilimi ortaya çıkmamıştır. Diğer bir deyişle ekonomik büyümedeki değişimler karbon emisyonu ve enerji tüketimindeki değişimlerden önce gelmektedir.

BüyümeElektrik enerjisiEmisyon+7
Mustafa Güllü
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Soğuk savaş sonrası enerji güvenliği bağlamında İran dış politikası

Enerji güvenliği, tüketici ülkelerin, makul fiyatlardan, farklı kaynaklardan ve sürdürülebilir bir şekilde arz güvenliklerinin sağlanması olarak tanımlanmaktadır. Jeopolitik istikrarsızlıklar, doğal afetler, terörizm veya yatırım eksikliği gibi nedenler bir ülkenin enerji güvenliği boyutunda sorun yaşamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, devletler enerji arz güvenliklerini sağlamak için farklı stratejiler geliştirmektedirler. Enerji güvenliği, özellikle hidrokarbon kaynakları bakımından zengin olan Ortadoğu için oldukça önemli bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Ortadoğu'nun en önemli ülkelerinden biri olan İran'ın Soğuk Savaş sonrası dış politikası enerji güvenliği bağlamında ele alınacaktır. Soğuk Savaş'ın bitmesiyle iki kutuplu sistemin sona ermesi, Humeyni'nin vefatı ve ABD'nin Irak müdahalesi gibi küresel etkileri olan olayların meydana gelmesi, İran dış politikasında önemli değişikliklere neden olmuştur. İran'ın coğrafi konumu ve zengin yeraltı kaynakları, bu olaylardan sonra enerji güvenliğinin dış politikada daha önemli bir faktör olarak yer almasına neden olmuştur. Özellikle İran'ın nükleer enerji çalışmaları, uluslararası gündemi ve İran dış politikasını meşgul eden en önemli konulardan biri olmuştur. Soğuk Savaş sonrası şekillenen yeni uluslararası sistemde enerji güvenliği, İran dış politikası açısından her geçen gün daha fazla önem kazanan bir parametre haline gelmiştir. Enerji güvenliğinin, İran'ın dış politikası açısından stratejik önemini koruyacağı tahmin edilmektedir.

Enerji ekonomisiEnerji güvenliğiEnerji kaynakları+7
Alican Ekren
Bursa Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konut tipi tüketiciler için tüketim modeli ile dinamik tarife ve yük kaydırma tasarımlarını içeren istatistik temelli bir talep tarafı yönetimi uygulaması

Günümüzde, artan güç talebi, tüketimdeki değişimin dalgalılığı ve verimsiz bir şekilde elektrik enerjisi üretimi gibi sorunlar güç sisteminin büyük problemleri arasında yer almaktadır. Buna ek olarak enerji kaynaklarındaki fosil kaynaklara bağımlılık karbon salımının yüksek olmasına ve buna bağlı olarak çevreye karşı olumsuz etkiler bırakmasına neden olmaktadır. Akıllı şebeke sistemleri, enerji şebekelerini daha etkili, güvenilir ve çevre dostu bir yapıya dönüştürmek amacıyla geliştirilen çeşitli yaklaşımları içermektedir. Bu yaklaşım kapsamında yer alan Talep Tarafı Yönetimi (TTY) çalışmaları, tüketicilerin enerji tüketimlerini bilinçli bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyarak, sürdürülebilir bir enerji altyapısının oluşturulmasına katkıda bulunur. Bu tez çalışmasında konut tüketicilerinin elektrik enerjisi kullanım alışkanlıkları ve tüketim davranışlarının Talep Tarafı Yönetimi hedefleri doğrultusunda modellenmesi hedeflenmiştir. Konutlardaki elektrikli cihazların modellenmesi için bir anket gerçekleştirilmiştir. Bu anketin bulguları, talep tarafı yönetimi uygulamaları için tasarlanan olasılıksal modellerin geliştirilmesine temel oluşturmuştur. Anket verileri kullanılarak istatistiksel verilerin ve ilgili olasılıksal modellerin kapsamlı bir olasılıksal benzetim sağlaması için Monte Carlo örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Benzetim programı kapsamında bu yaklaşım kullanılarak 300 sanal tüketici ve bu tüketicilerin ev aleti kullanımı verileri oluşturulmuştur. 300 sanal tüketicinin verileri kullanılarak TTY kapsamında dinamik tarife modeli geliştirilmiştir. Buna ek olarak, fiyatlandırma ve tüketicinin evde olup olmadığı duruma göre olasılıksal bir TTY davranışı (TTYD) stratejisi oluşturulmuştur. Dinamik tarife ve üç zamanlı tarifeye göre TTYD modeli 300 sanal tüketiciye uygulanmış ve TTYD sonrası tüketim davranışları teknik ve ekonomik açıdan incelenmiştir. Bunun yanı sıra, sonuçları göstermek için MATLAB programında bir grafik kullanıcı arayüzü oluşturulmuş; böylece TTYD sonrası işlem ile tüketicilerin faturalarında olumlu yönde iyileştirme ve tüketimin daha dengeli olması sağlanmıştır. Bu çalışmada gerçekleştirilen benzetim sonuçlarının talep tarafı yönetimi bağlamında faydalı olduğu ve gelecekte yeni dinamik fiyat modellerinin incelenmesi veya bazı TTY fonksiyonlarının test edilmesi için kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Talep tarafı yönetimi, Monte-Carlo örneklemesi, Dinamik tarife, Yük kaydırma.

EnerjiEnerji analiziEnerji etkin planlama+7
Fatih Çakıl
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerji ve ekonomik büyüme ilişkisi: Panel GMM analizi

Enerji, insanların yaşamını sürdürmede temel ihtiyaçlardan biri haline gelmiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerdeki artış enerjiye duyulan ihtiyacı her geçen gün artırmıştır. İhtiyaçlardaki bu artış doğada var olan enerji rezervlerini hızla azaltmıştır. Hızla artan nüfus, gelişen teknoloji, giderek daha da çok büyüyen sanayileşme ve şehirleşme enerjiye olan talebi ve önemi giderek artırmıştır. Ancak mevcut kaynakların bu artışa cevap verememesi yeni kaynak arayışına sebep olmuş, çözüm olarak da yenilenebilir enerji kaynakları gündeme gelmiştir. Enerjiye duyulan ihtiyacın artması ve teknolojiyle olan sıkı ilişkisi enerjiyi, büyümenin ana dinamiği haline getirmiştir. Bu çalışmada, yenilebilir enerji kaynaklarının dünya üzerindeki önemi ve Türkiye'nin de üyesi olduğu OECD ülkeleri için büyümede yenilenebilir enerji kaynaklarının yeri uygulamalı olarak incelenecektir. Çalışmada seçilen 15 OECD üyesi ülkenin 2000- 2017 yılları arası verileri panel GMM tahmincisiyle test edilmiş olup uzun vadede bu iki değişken arasındaki ilişkinin anlamlı ve pozitif olduğu sonucuna varılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji kaynakları+4
Saime Uğurluoğlu
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Yoğun bakım hastalarında metabolik monitor ile ölçülen enerji tüketiminin standart denklemlerle karşılaştırılması

Amaç: İstirahat enerji tüketimini belirlemek için birçok formül mevcuttur. Ancak bu formüller , yoğun bakım hastalarında enerji tüketimini doğru olarak belirleyemeyebilir. İndirekt kalorimetrik ölçümler altın standart olmasına rağmen 24 saat boyunca ölçüm yapılması gerektiği için kullanımda zorluklar olabilmektedir. Bu çalışmada 2, 6 ve 12 saatlik indirek kalorimetrik ölçümler,ve prediktif formüllerin yetrliliğini saptamak için 24 saaatlik indirek kalorimetrik ölçümle karşılaştırılması amaçlandı. Materyal ve Metot: Bu çalışmaya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi dahiliye yoğun bakım ünitesinde takip edilen 131 entübe hasta dahil edildi. İndirekt kalorimetre aracılığıyla ölçülen 2, 6, 12 ve 24. saat enerji tüketimi değerleri kaydedildi.24 saatlik ölçüm ile diğer saatlerdeki ölçümler pearson korelasyonve Bland altman analizi ile karşılaştırıldı. 2.,6. ve 12. Saatte bulunan değerler ölçülen enerji tüketimine yüzde olarak oranlandı. % 80 ile % 110 arasında sonuçlanan kısım "yeterli" olarak değerlendirildi.Ölçülen ve ideal kilolar kullanılarak Harris-Benedict, Owen, Mifflin– St Joir 1990, Obezite 1992 ve 1997 yıllarına özgü Ireton-Jones, 1998-2003 ve 2010 yıllarına özgü, Penn-State, 1990 Swinamer, 1999 Brandi, 2003 Faisy ve Schofield formülleri ile enerji tüketimi hesaplandı.Hem hesaplanan değerler hem de bu değerlerin 1.3 veya 1.6 ile çarpılarak düzeltilmiş halleri ölçülen enerji tüketimi ile karşılaştırıldı.Korelasyon,Bland Altman analizi ve yeterlilik oranları araştırıldı. Bulgular: 24 saatlik ölçülen enerji tüketimi ortalaması 2078 ± 794 kcal/gün idi. 2. , 6. ve 12. Saatte ölçülen enerji tüketimi değerleri 24 saatlik ölçümlerle korele idi. Bland-Altman analizinde uyum limiti geniş değildi. Prediktif denklemlerle hesaplanan değerlerle korelasyon göstermsine rağmen Bland Altman analizinde geniş uyum limitleri bulundu. Bland Altman analizi ve yeterlilikler değerlendirildiğinde 1.3 ile düzeltilen Mifflin,Ireton Jones 1997 ile Swinamer formülleri ve düzeltme yapılmadan bakılan Penn State 2003 , Penn State 2010 , Brandi , Ireton Jones 1992 ve Schofield formülleri daha güvenilir bulundu. Sonuç: Yoğun bakım hastalarında beslenmenin doğru olarak devam ettirilmesi için indirekt kalorimetre kullanılmalıdır. Her hasta için beslenme tedavisi protokolü bireyselleştirilmelidir. İndirekt kalorimetrenin kullanılamadığı durumlarda klinisyenin güvendiği prediktif formüllerden birisi kullanılabilir.İdame tedavide 24 saatlik ölçüme göre hareket edilebilir.

Enerji tüketimiKalorimetriMetabolizma+2
Onur Taktakoğlu
Çukurova University
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Panel veri analizi

Bu tez, OECD ve OECD dışı ülkelerde beş farklı enerji kaynağın (doğalgaz, elektrik, petrol, yenilenebilir enerji ve toplam enerji) ekonomik büyüme ile ilişkisini araştırmaktadır. Bu amaçla, ilk olarak serilerin ve panelin yatay kesit bağımlılığı sınanmıştır. Elde edilen bulgularda hem serilerde hem de panelde yatay kesit bağımlılığı söz konusudur. Bu nedenle seçilecek birim kök ve eşbütünleşme testinin ikinci nesil testlerden olması gerekmektedir. Bu bağlamda Pesaran CIPS (2007) testi yardımıyla serilerin durağanlıkları incelenmiştir. Serilerin I(1) düzeyinde durağan olduğu belirlendikten sonra eşbütünleşme denklemlerindeki eğim katsayılarının homojenliği Pesaran ve Yamagata (2008) tarafından geliştirilen delta testi yardımıyla belirlenmiştir. Westerlund (2008) Durbin-H eşbütünleşme testi yardımıyla beş model için uzun dönemli ilişki incelenmiştir. Eşbütünleşme ilişkisi bulunduktan sonra uzun dönem eşbütünleşme katsayılarının tahmini Common Correlated Effect (CCE) ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğu yönündedir. Kullanılan tüm modellerde esneklik katsayısı pozitif ve istatistiki olarak anlamlıdır. Bu durum hem beklentilerimizle hemde literatürle uyuşmaktadır.

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kaynakları+4
Tuncer Gövdeli
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerjinin eğitim ve istihdam ile ilişkisi

Bu çalışmada toplumsal bilgi stokunun yenilenebilir enerji kullanımına olan etkisi ve yenilenebilir enerji tüketiminin genel istihdam ile genç istihdam düzeyi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla beş farklı ekonometrik modelden yararlanılmıştır. Eğitim yoluyla edinildiği kabul edilen toplumsal bilgi stokunun yenilenebilir enerji kullanımı ile olan ilişkisini ele alan panel veri modelleri sırasıyla sabit etkili sahte Poisson en çok olabilirlik, sabit etkiler ve sabit etkili panel eşik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Modellerde toplumsal bilgi stokunun göstergeleri olarak kamu eğitim harcamaları, ar-ge harcamaları, orta ve yükseköğretim okullaşma oranları seçilmiştir. Elde edilen sonuçlar ele alınan örneklem kapsamında ar-ge harcamalarının, ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin yenilenebilir enerji kullanımı ile pozitif ilişki olduğunu göstermiştir. Kamu eğitim harcamalarının pozitif etkisi ise ancak eğitim harcamalarının milli gelire oranının % 7,48'i aşması durumunda gözlenebilmiştir. Okullaşma oranlarına dair elde edilen bulgular da artan okullaşma oranlarının yenilenebilir enerji kullanımı ile pozitif ilişkili olduğunu ifade etmektedir. Özellikle yüksek eğitim düzeyinde ilişkinin kuvvetlendiği söylenebilir. Yenilenebilir enerji kullanımının istihdam etkisini ölçmeye yönelik modeller ise ortak ilişkili etkiler ortalama grup tahmincisi ile tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçları yenilenebilir enerji kullanımı ile istihdam arasında negatif ilişki bulunduğunu göstermektedir. Fakat yenilenebilir enerji kullanımına geçiş sürecinden genç istihdamının, genel istihdama oranla daha olumsuz etkilendiği tespit edilmiştir.

Enerji tüketimiEğitimOkullaşma oranı+3
Fatma Ağpak
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve karbondioksit emisyonu arasındaki nedensellik ilişkisi: Türkiye örneği

Bu tezde, Türkiye'de 1990-2019 yılları arasındaki verileri kullanılarak, ekonomik büyüme, karbondioksit emisyonu ve enerji tüketimi arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışmada literatürdekilerden farklı olarak, kullanılan veri setindeki enerji tüketimi, kişi başına petrol tüketimi (TEP) olarak alınmış ve ekonometrik analizler uygulanmıştır. Verilerin uygulanacak test sonuçlarında hataya sebep olmaması için ilk olarak durağanlığının kontrolü için ADF ve PP birim kök testleri uygulanmıştır. Karbondioksit emisyonu, ekonomik büyüme ve enerji tüketimi kavramları arasında bir nedenselliğin olup olmadığını Gragner Nedensellik Testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan yıllık veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve World Bank sitelerinden alınmış ve E-Views 10 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ise Türkiye'de sadece enerji tüketiminden karbondioksit emisyonuna tek yönlü bir ilişki bulunuştur.

EkonomiEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Enes Eylik
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye için birincil enerji kaynaklarının büyüme üzerine etkileri

Büyüme ve enerji tüketimi ilişkisi İktisat ve Ekonometri alanlarında birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu konuda yapılan araştırmaların kökeni 1970'li yıllara kadar uzanmaktadır. Halen güncelliğini korumakta olan bu çalışma alanı ile ilgili son yıllarda ülkemizde de farklı yöntemler izlenerek araştırmalar yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda daha çok toplam enerji tüketimi veri alınırken günümüzde elektrik ve yenilenebilir enerji tüketimi ile enerji kaynağı bazında büyüme ilişkisi ele alınmaya başlamıştır. Bu çalışmada Türkiye'nin birincil enerji kaynaklarından petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme ilişkisi ele alınmış olup bu yönüyle özgün bir çalışma olması umulmaktadır. Araştırmada 1990-2016 dönemi verileri kullanılarak ekonometrik analizler gerçekleştirilmiştir. VAR, eşbütünleşme analizi ve diğer ekonometrik yöntemler kullanılarak petrol, doğal gaz ve kömür tüketiminin büyümeyi etkileyip etkilemediği incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde büyümeye, enerji kavramına ve enerji tüketimi ile büyüme arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde kullanılan yöntemler teorik olarak açıklanıp, dördüncü bölümde uygulama sonuçları paylaşılmıştır. Bulgularımız Türkiye'de petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme arasında uzun dönemde eşbütünleşik bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Eşbütünleşik ilişki olmasına rağmen değişkenler arasında nedensellik yoktur. Kısa dönemde de Hata Düzeltme Mekanizması petrol ve kömür tüketimi için çalışmaktadır. Anahtar kelimeler: Büyüme, birincil enerji kaynakları, petrol, doğal gaz, kömür

BüyümeDoğal gazEkonomik büyüme+7
Hüseyin Ataş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Enerji tüketimi-cari açık-döviz kuru ilişkisi: OECD ülkeleri üzerine bir analiz

Ülkenin ürettiğinden daha fazla harcaması olarak ifade edilebilen cari açık, finanse edilemediği sürece birçok makroekonomik değişkeni olumsuz yönde etkilemektedir. Öncelikle tasarruf yetersizliğinden kaynaklı oluşan bu açığın dengelenmesinde temelde ithalat harcamalarının kısılması gerekirken, döviz kurları ve üretim maliyetleri gibi kalemlerde etkin rol almaktadır. Gelişmekte olan ülkeler incelendiğinde ödemeler dengesinin büyük kısmı dış ticaretten oluşmaktadır. Bu nedenle dış ticaret fazlası veren ülkeler genellikle cari açık sorunu yaşamamaktadırlar. Cari açığı oluşturan etmenlerin başında enerji kaynakları bakımından yetersiz olan ülkelerin ürettiğinden daha fazlasını kullanarak dışa bağımlı olması gelmektedir. Çalışmada 1985-2015 dönemlerini kapsayan yıllık verilerle kurulan modeller üzerinden enerji tüketimi- cari açık- döviz kuru arasındaki ilişki OECD ülkeleri arasında panel veri analizleri ile test edilmektedir. Analizlerden önce serilerin birim kök içerip içermediğinin tespiti için Levin, Lin ve Chu - LLC (2002), Breitung (2000), Im, Pesaran ve Shin (2003), ADF-Fisher Chi-square ve PP-Fisher Chi-square durağanlık testleri uygulanmıştır. Panel veri analizlerinde kullanılan PedroniEşbütünleşme Testi ile KaoEşbütünleşme testleri sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Panel Granger Nedensellik Testi sonuçlarına göre ise cari açıktan enerji tüketimine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisine rastlanmıştır.

Cari açıkDöviz kuruEnerji+2
Semih Türkoğlu
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Davranışsal iktisat kapsamında enerji tüketimine etki eden faktörler: Manisa ili analizi

Bu çalışmada Manisa il sınırları içinde ikamet eden hane halklarının enerji tüketimine yönelik olarak hanelerde bulunan ve elektrik tüketen çeşitli eşyaların satın alım aşamalarında enerji tüketimi bakımından daha tasarruflu olanların tercih edilmesinin sağlanması için zihinsel muhasebe, batık maliyet hatası, sınırlı rasyonellik, çerçeveleme etkisi, kayıptan kaçınma eğilimi, çıpalama ve düzeltme eğilimi, bulunabilirlik, bedavanın etkisi, sürü davranışı, tuzak etkisi gibi davranışsal iktisat kuramları yaklaşımları kullanılarak bireylerin tercihlerinin etkilenebilme durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Manisa il sınırları içerisinde ikamet eden bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi en az 384 kişi olarak belirlenmiş ve "www.surveey.com" online anket sitesinde online anket oluşturularak örneklem grubuna toplamda 563 birey dahil edilmiştir. Araştırmada örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış anket formu kullanılmıştır. Anket formu online ortamda hazırlanıp, örnekleme dahil olma kriterlerine uyan bireylere anket linkinin paylaşımı yapılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde SPSS 20 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik özelliklerinin dağılımı yüzde ve frekans ile gösterilmiştir. Araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde Ki-kare analizi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan ve davranışsal ekonomi ile ilgili senaryolar gereği geliştirilen senaryoların analizinde frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırmanın verileri %95 güven düzeyinde incelenmiştir. Sonuç olarak tüketiciler daha az enerji tüketimi olan ürünleri kullanmaları için davranışsal ekonomi kuramlarından zihinsel muhasebe, batık maliyet hatası, sınırlı rasyonellik, çerçeveleme etkisi, kayıptan kaçınma eğilimi, çıpalama ve düzeltme eğilimi, bulunabilirlik, bedavanın etkisi, sürü davranışı, tuzak etkisi yaklaşımlarının etkisinin olabileceği belirlenmiştir.

Davranışsal ekonomiEnerjiEnerji tüketimi+1
Eda Aydoğdu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerine etkisi: G20 örneği

Ekonominin lokomotifi konumunda olan enerji ülkelerin ekonomik büyüme hedeflerini gerçekleştirmede vazgeçilmez bir kaynaktır. Artan dünya nüfusu ve teknolojik ilerlemeler sonucu enerjiye olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Ülkeler artan enerji talebini daha çok fosil enerji kaynaklarından karşılamaktadır. Fosil içerikli kaynakların rezervleri dünyanın belirli bölgelerinde bulunmakta olup, bu kaynaklara sahip olmayan ülkelerin enerjide dışa bağımlı hale gelmesine yol açmıştır. Ayrıca fosil nitelikli yakıtlar tükenebilir nitelikte kaynaklar olup yakıldığında CO2 yayarak çevre kirliliğine neden olurlar. Bu kaynakların günün birinde tükenme ihtimalinin bulunması ve çevre kirliliğine neden olması gibi sebepler ülkeleri alternatif kaynak arayışına girmişlerdir. Bu nedenle ülkeler hem çevre CO2 salınımını azaltmak hem de enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli kaynak olma özelliğine sahip yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları doğal düzen içinde sürekli var olabilen çevre dostu temiz kaynaklar olup ülkeleri enerji bağımlılığından kurtara bilecek potansiyele sahiptir. Bu çalışmada G20 ülkelerinde yenilenebilir enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu bağlamda analize dâhil edilen ülkeler 1997-2018 aralığında yenilenebilir enerji tüketimi, CO2 emisyonu, yaşam beklentisi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı Pedroni ve Kao Eş bütünleşme testleri ile sınanmış ve değişkenlerin uzun dönemde eşbütünleşik olduğu saptanmıştır. Eş bütünleme testlerinden sonra Panel Vec Grenger Nedensellik testi ile değişkenler arasındaki nedenselliğe bakılmıştır. Yapılan nedensellik testi sonucunda CO2 emisyonu, yaşam beklentisi ve ekonomik büyüme arasında tek yönlü nedensellik ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji tüketimi+4
Tuba Karademir
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana/Kozan ilçesinde Trabzon hurması yetiştiriciliğinde tarım makinaları kullanımında yakıt tüketimine bağlı enerji tüketimi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, Kozan ilçesinde Trabzon hurması üretiminde, alet ve makine kullanımı sebebiyle, toplam yakıt (motorin + motor yağı) tüketimi, yakıt tüketimine ait enerji kullanımı ve buna bağlı olarak karbondioksit (CO2) salımı değerlendirilmiştir. Kozan İlçesinde Trabzon hurması üretiminde, alet ve makine kullanımı neticesinde, toplam 135,30 L/ha yakıt (motorin + motor yağı) tüketilmektedir. Kozan İlçesinde Trabzon hurması üretiminde alet ve makine kullanımında, toplam 5021,40 MJ/ha motorin ve motor yağı tüketimine dair enerji tüketilmektedir. Kozan İlçesinde Trabzon hurması üretiminde alet ve makine kullanımında, toplam 135,30 L/ha motorin ve 0,05 L/ha motor yağı tüketimine dair 371,64 kg CO2/ha salımı gerçekleşmektedir. Kozan İlçesinde 1 ton Trabzon hurması üretmek için, 6,78 L toplam yakıt (motorin + motor yağı) ve 251,79 MJ enerji tüketilmektedir. Toplam 6,78 L yakıt tüketimi sonucunda, 1 ton Trabzon hurması üretimi için 18,63 kgCO2 salınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kozan, Trabzon hurması, Yakıt tüketimi, Enerji tüketimi, Karbondioksit (CO2) salımı

Adana-KozanEnerji tüketimiKarbondioksit salınımı+2
Buğra Ergenekon Kunt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde inek sütü üretiminde doğrudan enerji kullanımı ve ilgili sera gazı salımlarının belirlenmesi

Bu araştırmada, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğine ait inek sütü üretim işletmesinde doğrudan enerji (elektrik+dizel) tüketimine ilişkin sera gazı (GHG) salımları belirlenmiştir. Enerji tüketimi ve GHG salımları, kış ve yaz mevsimi koşullarını karakterize edecek şekilde Ocak ve Temmuz aylarındaki elektrik ve dizel yakıt tüketimi değerleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. İşletmede Ocak ayında 39 600 MJ elektrik ve 53 472 MJ dizel yakıt olmak üzere toplam 93 072 MJ enerji tüketilmiştir. Temmuz ayında 100 666,8 MJ elektrik ve 53 472 MJ dizel olmak üzere toplam 154 138,8 MJ enerji tüketilmiştir. Yaz koşullarında barınakların serinletme gereksinimleri nedeniyle, kış koşullarına (Ocak ayına) kıyasla 2 kattan daha fazla elektrik tüketilmiştir. İşletmede 1 L süt üretimi için Ocak ve Temmuz aylarında sırasıyla, toplam 0,53 MJ ve 1,05 MJ enerji tüketilmektedir. Süt sığırcılığı işletmesinin doğrudan enerji tüketimine ilişkin karbon ayak izi Ocak ve Temmuz aylarında sırasıyla, 0,0506 kgCO2-eş/kg ve 0,1115 kgCO2-eş/kg olarak belirlenmiştir.

Enerji tüketimiİnek sütü
Burak Dalkılıç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal gelişmenin enerji tüketimi üzerindeki etkisi: OECD ülkeleri üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı finansal gelişmenin enerji tüketimi üzerindeki etkisini incelemektir. Bu kapsamda 21 OECD ülkesinin 2003-2015 yılları arasındaki verileri analize edilmiştir. Çalışmada enerji tüketimi(kişi başına düşen kg) bağımlı değişken, doğrudan yabancı yatırımlar, yerli şirketlerin piyasa değeri, işlem gören hisse senetleri, yerli hisselerin hisse senedi ticaretinin toplam piyasa değeri, enflasyon, bankalar tarafından özel sektörlere sağlanan yerel krediler ve kişi başına düşen GSMH bağımsız değişken olarak belirlenmiştir. Çalışmada panel veri analizi ve generalized method of moments (GMM) kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda finansal gelişmenin enerji tüketimi üzerinde pozitif ve negatif yönde etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır.

EnerjiEnerji tüketimiFinansal gelişme+2
Tuğçe Gürsel
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de enerji tüketimi, büyüme ve cari açık ilişkisi

Enerji tarih boyunca insanoğlunun en önemli gereksinimi olmuştur. Bu gereksinim, endüstri devrimi ve makineleşmeyle birlikte hız kazanmıştır. Enerji günümüzde dünyanın en önemli stratejik kaynağı konumundadır.OPEC ülkelerinin dünyada monopol olması, petrol zengini olmayan ülkeleri dışa bağımlı hale getirmiştir. Bu durum petrol zengini olmayan ülkeler için dışa bağımlılığı artıran bir unsur olmuştur.Bu çalışmada Dünya'da ve Türkiye'de, enerji kaynaklarına uygulanan politikalara değinilmiş. Ayrıca Türkiye ekonomisinde büyüme, enerji tüketimi ve cari açık ilişkisi analiz edilmiştir. Yapılan ekonometrik analizin sonucu olarak, enerji tüketiminde meydana gelen artışların, ekonomik büyümeyi de arttırdığı, bu durumun ise, cari açığı arttırıcı etki yaptığı görülmüştür.

Cari açıkEkonometrik analizEkonomik büyüme+3
Güldem Kerimoğlu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok katlı ofis yapılarında camlı yüzeyin ısıl performansının arttırılmasına yönelik iyileştirme alternatiflerinin irdelenmesi

Yüksek kullanıcı yoğunluğu ve ekipmana sahip, giydirme cepheli, çok katlı ofis binalarının enerji tüketim profili diğer bina tiplerine oranla daha fazladır. Ofis binalarının camlı yüzeylerinin ısıl performanslarının iyileştirilmesi, enerji performansının arttırılmasında büyük rol oynamaktadır.Tezin amacı, mevcut bir ofis binasında optimum cephe kabuğunun oluşturulması yoluyla binanın ısıl performansının arttırılarak, enerji tüketim bedelinin azaltılabileceğini kanıtlamaktır. Bu sebeple Ankara'da yer alan, ısıl performans açısından zayıf, kullanımda olan çok katlı bir ofis binası ele alınmış, cephede kullanılan farklı iyileştirme tekniklerinin bina enerji performansına etkisi Design Builder simulasyon programı yardımı ile etüd edilmiştir. Program çıktılarından yola çıkılarak mevcut binaya göre yıllık enerji tüketiminden elde edilen kâr hesaplanmıştır. İlk yatırım bedeli geri ödeme süresi hesabı ile yapılacak yatırımın kaç yılda karşılanacağı belirlenmiştir. Elde edilen sonuca göre kurgulanan iyileştirme tekniğinin uygulamasının anlamlı olup olmadığı tartışılmıştır.Tezin sonucunda, ilk yatırım bedelini 10 yılda karşılayan, yıllık enerji tüketim maliyetini % 34,37 oranında azaltarak maksimum ısıl performansı yakalayan, yapının güneybatı cephesinde kurgulanan çift kabuğun önerilmesine karar verilmiştir. Seçilen çift kabuğun yapıya nasıl entegre edileceği aşama aşama üç boyutlu çizimler halinde anlatılmış; sistem ve nokta detayları ile desteklenmiştir. Böylece getirilen önerinin uygulanabilirliği kanıtlanmaya çalışılmıştır.

BenzetimBina otomasyonuBina tasarımı+3
Dilara Ölmez
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00

İlgili konular