Tüketim kültürü

Bu konu başlığı altında 157 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası yabancı firmaların pazarlama stratejilerinin yerel tüketim kültürüne etkileri

Son zamanlarda yaşanan değişim ve etkileşim çağını başlatan küreselleşme ile ülkesel sınırların ortadan kalktığı ve dünya üzerinde hareketin kolaylaştığı bir dönem başlamıştır. Bu sayede sermaye, insan, teknoloji ve kültürler daha akışkan hale gelmiştir. Kolaylaşan iletişim ve hareketle beraber, toplumların kültürel özelliklerinin birbirini etkilemesi ya da homojenleşmesi gibi pek çok tartışmalar da ortaya çıkmıştır.Küreselleşmeyi etkileyen baş faktörlerden olan uluslararası firmalarla küreselleşme arasında karşılıklı bir döngü vardır. Firmaların küreselleşmeyle birlikte duvarları yıkılan yabancı pazarlara girmeleri sadece onların büyük kar elde etmeleri açısından değil, tüm dünyada yaşanan kültürel etkileşimler açısından da büyük önem taşımaktadır. Küreselleşme, firmaları uluslararasılaştırırken, uluslararasılaşan firmalar küreselleşmeye yardımcı olmaktadır.Yabancı pazarlara açılan pek çok firmanın, girdikleri pazardaki toplumların kültürlerine göre şekil aldıkları görülmektedir. Çünkü tüketici ihtiyaç ve isteklerinin şekillenmesinde kültür önemli bir aktördür. Özellikle bazı firmaların yabancı pazarlara girerken seçtikleri ulusüstü olma stratejileri, onların bir ulusa ait olmak ya da girdikleri yeni ulusun kültürel özelliklerine göre değişime uğramaları yerine, uluslararası olmalarına sebep olmakta ve sundukları ürünlerin de uluslararası olmasına imkan sağlamaktadır.Uluslararası firmaların belki de en büyük güdüleme unsuru kültürün öğrenilebilir olduğu gibi öğretilebilir olması özelliğidir. Buradan yola çıkan, dünya çapında başarılı olan bu firmaların yerel tüketim kültürlerinde yarattıkları birtakım değişiklikler var mıdır ya da literatürde tartışılan homojenleşme, hibritleşme, değişim, benzeşme gibi çeşitli tanımlarla açıklanmaya çalışılan küreselleşme kavramının uluslararası firmaların lugatındaki tanımı hangisidir soruları bu araştırmaya başlanmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca literatürde genel olarak küreselleşme ile birlikte yerel kültürlerin yabancı firmalara etkileri araştırılmasına karşın, boşluk olarak görülen ters yönlü bir etkinin nasıl ve ne ölçüde olacağına ışık tutulması amaçlanmıştır.

KüreselleşmePazarlamaPazarlama stratejileri+5
Hanife Gülin Koçak
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanatta kültürelleşen tüketim: Sosyal medya oyununun yaratıcı imgeleme ve kavramsal düşünmeye etkisi

Bu çalışmada, çağdaş sanatın kültürelleşen tüketiminin ve tüketimin sosyal medyadaki unsurlarıyla iş birliğinin sanat eserlerini tüketim nesnesi haline getirişinin araştırılması ve örnekler üzerinden deşifre edilmesi amaçlanmaktadır. Günümüzde diğer alanlarda olduğu gibi sanat alanında da her şey alınıp satılan bir tüketim metası haline gelmiş ve bunun sonucunda tüketimin hızı hiç olmadığı kadar artmıştır. Hızlı tüketim hızlı üretimi getirirken kültürelleşen tüketme haline sağlanan uyum ise insan bilincinin yerine geçmiştir. Bu çalışmada, toplum bilincinin tüketime nasıl uyumlandığının, bunun çağdaş sanatta/sanatçılarda ne biçimde gerçekleştiğinin deşifre edilmesi ve seçilmiş temsili "sanatsal" örneklerle tartışılması amaçlanmıştır. Böylece, toplumun kendi bilinç düzeyinin ve bulunduğu sistemin nasıl işlediği sanat ve sosyal medya ilişkisi bağlamında daha iyi anlaşılabilecektir. Çalışma; imge, kavram, gösterge, tüketim, üretim, kitsch gibi kavramlara odaklanarak konuyu ele almaktadır. Çalışma temelde, Baudrillard'ın tüketimin tüm yaşamı kuşatarak kültürelleştiği, yani kültürelleşen tüketim olarak ifade ettiği kuşatma halinin Adorno'nun kültür endüstrisi tanımlamasıyla gösterdiği paralellik üzerinden tartışmayı yürütmektedir. Tüketimin bu kuşatma halinin sonucunda toplum bilincinde 'gösteren' ve 'gösterilenin' denetlenmesiyle birlikte düşünme ediminin eksildiğinin açıklanmasında Saussure'ün dilbilim üzerine yazılarından faydalanılmaktadır. Düşünme ediminin temel unsurlarından biri olan imge ise Sartre'ın imgelem tartışması üzerinden yapılmaktadır. İnsan bilincinde düşünme eyleminin temel unsurları imgeler ve kavramlardır. İmgeler, nesne kaynaklı görüntülerin zihinde özel olarak tasarlanmasıyken, kavramlar imgelerin oluşması için öncüldür. Çünkü imgeler ve kavramlar birlikte çalıştığında düşünme edimi gerçekleşir. Düşünme ediminin temel unsurlarını oluşturan gerek koşullar herkes için benzer süreçlerle gerçekleşse de sanatçılar ve bilim insanları bu edimleri kendine özgü bir biçimde gerçekleştirir. Sanatçılar ve bilim insanları mevcut olanın yerine alternatifler sunar, ona sunulanı hiçler ve bunun sonucunda bir eylemi meydana getirir. Düşünme ediminin kavramlar arası kurulan bağlantılarla gerçekleşmesi kavramsal düşünme olarak; imgeler arasında beklenmedik yeni ilişkilerin kurulması, imgeler arası ilişkinin başkalaşması ise yaratıcı imgelem şeklinde ifade edilmektedir. Anlaşılır ki sanatçılar imgeleri başkalaştırdığında, kavramların sınırlarından çıktığında, yani yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme edimini gerçekleştirdiğinde ve bunu bir yapıt olarak eyleme döktüğünde sanat meydana gelmektedir. Günümüzde, toplumun tüketime uyumuyla ve tüketimin kültürel bir öge haline gelmesiyle sanatın gerek koşulu olan yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme edimi varlığını kaybetmiştir. Çünkü günümüzde toplum, ihtiyaçların düzenlendiği, tüketimin kültür unsuruna dönüştüğü ve böylece bütünlüklü bir tüketme hali üzerinden denetlendiği bir konumdadır. Bunun sonucunda ise tüketime uyum sağlama hali, toplumun bilinç düzeyinde yoksulluğa kaynaklık etmektedir. Tüketim tüm yaşamı kuşatmış, bu kuşatmanın fitilleyicilerinden olan sosyal medya uygulamalarının yönlendirmesi ise sanatsal yaratımı etkisi altına almıştır. Bugün sosyal medyada paylaşılan sanat, yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme ediminin gerçekleşmediği, yani kavramların sınırlarından çıkılmadan genel bir ifade altında toplanan, hali hazırda bulunan imgelerin kullanılmasıyla günümüz tüketim kültürünün hızına yetişmeye çalışan, hızla üretilen ve hızla tüketilen bir hale bürünmüştür. Tüketimin gerekliliğini yerine getiren günümüz sanatı varlığının tartışılabileceği düzlemi kaybetmiş, tüketimin bir uzlaşıcısı haline gelmiştir. Bu nedenle, sanatın neredeyse yok konumuna gelmesine sebep olan bu unsurların araştırılması ve kaynağının ne olduğunun incelenmesi gereği duyulmuştur. Bunun neticesinde de sanatın özellikle sosyal medya uygulamalarının kültürelleşen tüketimine ayak uydurmaya yönelmiş olmasının, sanatta yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme ediminin gerekliliğini ortadan kaldırma ya da önemsizleştirme amacına hizmet ettiği tespit edilmiştir.

BağımlılıkKavramsal düşünmeKültürleşme+7
Sena Mor
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de tüketim kültürü çerçevesinde evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi

Tüketim, ilk çağlardan itibaren var olan bir olgudur ancak fordist dönemle birlikte kapitalizmin getirdiği yeni tüketim anlayışı temel ihtiyaçların karşılanmasından öte iletişimsel bir araç olarak kullanılarak, hedonik, gösterişçi ve sembolik anlamlar yüklenmektedir. Bireyleri metalar ile kuşatarak, çeşitli sebeplerle yeni nesneler kümesine yönlendirmekte ve bu arayışı hiç sonlandırmamaktadır. Türkiye' de ve Dünya' da özellikle 1980 sonrasındaki değişim ve yeni oluşumlar Tüketim Kültürünün az gelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerini arttırmıştır. Kapitalizmin önemli unsurlarından olan tüketim kültürü, kitle iletişim araçları ve küreselleşmeyle birlikte yaşamın her evresinde olduğu gibi evlilik ritüellerinin organize edilmesinde de uygulama alanı bulmuştur. Bu çalışma ile; kitle iletişim araçları aracılığıyla uluslararası kültür öğelerinin Türkiye' deki evlilik ritüellerini değiştirmesi, yeni ritüellerin toplum tarafından benimsenerek yaygınlaşması irdelenmiştir. Araştırma kapsamında 2016 yılında Türkiye' de yayınlanan evlilik dergileri taranarak, söz konusu dergilerde en çok yer alan organizasyon şirketleriyle mülakatlar yapılmıştır. Türkiye' de evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi ve yeni türevlerinin ortaya çıkması ile Tüketim Kültürü arasında bir etkileşim olduğu sonucuna varılmıştır.

DergilerDini törenEtkileşim+7
Gül Baştok Özkan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çizgi filmler ve tüketim kültürü: Çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklara etkisi

Bu araştırma çizgi filmlerde ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları tüketime yönlendiren içeriklerin belirlenmesi, belirlenen içeriklerin çocukların satın alma davranışı üzerinde ne kadar etkili olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul çağındaki çocuklara etkisi de belirlenmiştir. Bu bağlamda oluşturulan hipotezler analiz edilerek amaca ulaşmaya çalışılmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kavramsal çerçeveyi kapsamaktadır. Araştırmanın ilk bölümünde, tüketimle ilgili genel kavramlar açıklanarak, televizyonun tüketim üzerindeki etkileri ile ilgili literatür taranmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise, çizgi filmlerin ortaya çıkışı, genel özellikleri ve çizgi filmlerde üretilen ideolojilerin çocuk izleyicilere etkileri kavramsal olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünü oluşturan üçüncü kısmında, televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların tüketim alışkanlıklarına etkisini araştıran bir alan araştırması yapılmıştır. Bu bağlamda Bitlis ilinde ilkokul ve ortaokul çağındaki 380 çocuğa anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25 paket programında frekans, T Testi ve Anova Testi yapılarak analiz edilmiştir. Bu testler sonucunda elde edilen bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda çizgi filmlerde çocukları etkileyen içeriklerin bulunmadığı ve çizgi filmlerde bulunan çocukların satın alma davranışında rol oynayan ürünlere olan ilgilerinin de olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Kültürü, Çizgi Film, Çocuk, Televizyon

Tüketici davranışıTüketimTüketim davranışları+4
Emre Araboğa
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim kültürü ve popüler kültür bağlamında anneler günü reklamlarının incelenmesi

Küreselleşen dünyada giderek etkisini gösteren, popüler kültür ve tüketim kültürü hedef kitlenin ihtiyacı olsun olmasın duygularına seslenerek onları meta haline getirmeyi hedefleyen bir sistemdir. Bu sistem içerisinde reklamlarında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Popüler kültür, kitle kültürü içinde büyümüş bir kavramdır. Bu kavram tüketicinin ihtiyacının olup olmamasına değil bir ürünün popüler olup olmadığı ile ilgilenir. Tüketim kültürü ise popüler kültürün pazarladığı ve metaya dönüştürdüğü duygular üzerinde durur. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde problemin tespiti, araştırmanın amacı ve önemi, örneklem seçimi ve analiz yer almaktadır. İkinci bölümünde tüketim kültürü ve popüler kültüre ilişkin olarak yapılan literatür çalışması yer almaktadır. Üçüncü bölümde reklam ve göstergebilime ilişkin kavramsal çerçeve çizilmiş ve yapılan çalışmalardan söz edilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde son 2 yılda yayınlanan 4 markanın anneler günü reklamlarının göstergebilimsel açıdan çözümlenmesi yer almaktadır. Göstergebilimsel çözümleme için Roland Barthes'ın yönteminden yararlanılmıştır. Tezin son bölümünde ise tez çalışması ile ilgili sonuçlara yer verilmiştir.

Anneler GünüGöstergebilimsel analizPopüler kültür+2
Esra Şentürk
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medyanın kaygı durumu üzerine etkisi

Bu araştırmada endüstri toplumunda bir patoloji olarak ele alınan kaygı durumunu medya içeriklerinin ne derece etkilediği psikanalitik perspektiften incelenmesi amaçlanmaktadır. Medya gücünü gün geçtikçe daha çok hissettirmekte ve insanlar üzerindeki etkisini devam ettirmektedir. Sürekli tüketime yönlendirilen toplum, tüketim döngüsüne yetişemediği ölçüde kaygılanmaktadır. Toplumda kendisine bir yer edinmek isteyen, diğerlerinden ayrı olmak istemeyen birey, sosyal medya ile reklamı yapılan ürün, mal ya da hizmetleri tüketmeye çalışmaktadır. Çalışma da kaygının kuramsal ve kavramsal olarak ne anlama geldiği, tüketim ve tüketim kültürü olguları kavramlarına yer verilmiştir. Kaygı durumunun, tüketim üzerine etkilerinin sosyal medya aracılığı ile yaygınlaşması incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Medya, Tüketim, Tüketim Kültürü, Tüketici, Reklam

KaygıMedyaReklamlar+4
Mine Sarahan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Instagram uygulamaları ve tüketim kültürü

Yeni medya araçlarının ciddi anlamda ilerleme kaydetmesi ve her anlamda bireylerin yaşamlarını kolaylaştıran bir unsur haline gelmesi ile gündelik yaşantıda her alanda yer alan önemli ve vazgeçilmez bir faktördür. Çalışmanın konusu olan Instagram sosyal medya araçları arasında en başarılı olanlarından birisidir. Her geçen sürede yenilikleriyle insanların ilgi ve beğenisini toplayan bu uygulama en popüler kullanım alanına sahiptir. Sosyal medya sayesinde insanlar kendilerini ifade edecek bir ortam bulmalarının etkisiyle aynı zamanda kendilerini gösterme ve diğer insanları gözetleme eğilimlerine girmişlerdir. Bu perspektiften bakıldığında yeni medya insanlara evrensel anlamda yeni bir dünyanın kapılarını açmıştır. Bu yeni dünyada insanların hayatlarını kolaylaştıran her şey bulunmaktadır. Dünyanın bir ucundaki bir insanla diyalog kurmak, formel ve formel olmayan ilişkiler geliştirmek, toplumsal şuur oluşturmak, tepki göstermek ve bu anlamda meydana gelen herhangi bir olay ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz görüş bildirmek, ticaret yapmak, reklam vermek, tanıtım yapmak, kampanyaları duyurmak ve satış yapmak gibi birçok alanda yetkinlik sağlayan ve verimli bir ortamı sunmuştur. Bu araştırmada sosyal medya ve Instagram' ın tüketim kültürüne olan etkisi araştırılmıştır. Tüketim kültürü teorik olarak incelenmiştir. Sonuç olarak ortaya çıkan bulgular Instagram'ın tüketim boyutunda kişileri ciddi anlamda etkilediği sonucuna varılmıştır. Instagram üzerinden yapılan kampanyalar, promosyonlar, tanıtımlar ve reklamlar kişiler üzerinde nihai olarak tüketim arzusunu tetiklemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Dijital, Instagram, Tüketim Kültürü

ReklamlarSosyal medyaTüketim+2
Gülveren İşeri
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pop Art'ın grafik tasarım üzerindeki etkisi

1950'li yıllarda İngiltere ve Amerika'da hemen hemen aynı zamanlarda ortaya çıkan Pop Art, modern sanatlarda adeta bir mihenk taşı olmuş ve güzel sanatlara yönelik yaklaşımları geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirmiştir. Birçok sanat akımında olduğu gibi Pop Art'ın temelinde Dadaizm vardır ve özellikle Duchamp bunda önemli bir yere sahiptir. Pop Art, popüler kültür ve tüketim kültüründen yola çıkarak ürettikleri eserlerle Soyut Dışavurumculuğun anti-tezi olarak konumlanmıştır. İngiltere'de Richard Hamilton ve David Hockney, Amerika'da Roy Lichtenstein ve Andy Warhol gibi sanatçılar bu sanat hareketinin ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlamışlardır. Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel koşulların elverişsiz olması sebebiyle Türk resim sanatında ve grafik tasarımda Pop Art çok etkili olmamıştır. Yine de bu dönemde, Burhan Doğançay, Altan Gürman ve Özdemir Altan gibi sanatçıların Pop Art'tan esinlendikleri görülmüştür. Cumhuriyet döneminde ekonomiyi iyileştirmek ve ulus bilincini yerleştirmek için afişler kullanılmıştır. İhap Hulusi Görey, Mengü Ertel, Yurdaer Altıntaş ve Sait Maden gibi büyük sanatçılar sosyal sorumluluk afişleri, tiyatro afişleri ve kitap kapağı tasarımları ve logo tasarımları yapmışlardır. Sonuçta, Pop Art dünyada sanat anlayışının değişimine sebep olurken, Türkiye'de o dönemde çok ilgi görmemiştir, ancak hiç kuşkusuz, daha sonra günümüz Türk sanatçılarının eserlerinde esin kaynağı olmuştur. Anahtar Kelimeler: Pop Art, hazır nesne, kitsch, popüler kültür, kitle kültürü, tüketim kültürü, Andy Warhol, 1960'lar, Altan Gürman

Grafik tasarımıKitschPopüler sanat+2
Nurten Soğuksu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk televizyon dizilerinde tüketim kültürü pratiklerinin liseli gençlere yansıması

Gündelik hayatımızda en önemli yere sahip kitle iletişim aracı televizyondur. İnsanların tutum ve davranışlarında önemli etkisi olan televizyon kültürün yeniden şekillenmesi ve geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynar. Bu değişimde en önemli katkı hiç şüphesiz dizilerdir. Dizilerin yaygınlaşması, kültürel pek çok değişimi de beraberinde getirmiştir. Bu değişimden en çok etkilenenler de gençler olmuştur. Gençler izledikleri dizilerde gördükleri yeni hayat tarzını benimsemektedir. Dizilerde gösterilen mekânlar, pahalı restoranlar, beğendikleri karakterler, o karakterlerin giydiği kıyafetler, taktığı aksesuarlar, dizilerde gösterilen lüks ve abartılı yaşamlar bu dizileri izleyen liseli gençleri etkilemekte ve onların kişilik ve kimlik oluşumunu da şekillendirmede etkin rol oynamaktadır. Tüketim özellikle gençler arasında görülen ya da beğenilen bir eşyayı satın almaktan ziyade toplumda statü elde etme, farklılaşma ve yeni bir hayat tarzı olarak da görülmektedir. Araştırma kapsamında gençlerin televizyon dizilerinden nasıl etkilendiği, tüketim kültürü bağlamında gençlerin yaşam tarzlarının nasıl şekillendiğini araştırmak için derinlemesine görüşme tekniği uygulanmış elde edilen bulgular sonucunda da liseli gençlerin, özellikle tüketim faaliyetleri üzerinde çok etkili olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Tüketim Kültürü, Gençlik, Televizyon, Dizileri

GençlerLise öğrencileriTelevizyon+3
Elifcan Karadeniz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgisayar oyunları ve tüketim kültürü ilişkisi: Çok oyunculu çevrimiçi rol oynama oyunlarının (MMORPGS) sanal ekonomisi üzerine inceleme

Oyun kavramı kültür kavramı kadar eski bir olgudur. 20. yüzyılın son dönemlerinde ise karşımıza dijital oyunlar çıkmaktadır. Teknolojideki gelişmeler ve internetin gelişmesiyle birlikte dijital oyunlar daha büyük bir unsur olarak ortaya çıkmaya başladı. Çalışmada Çok Oyunculu Çevrimiçi Rol Yapma Oyunları (Massively Multiplayer Online Role Playing Game), İşbirlikçi Oyun (Kooperatif Oyun), Video Oyun Türleri kavramları açıklanmış olup ve MMO'ların kısa tarihine bakılmıştır. Çalışmanın son bölümünde çok oyunculu çevrimiçi oyunlarından (MMORPG) biri olan World of Warcraft'ın sanal ekonomisi incelenmiştir. Oyun içi sanal ekonomi kavramının nasıl işlendiği, bu oyunda kullanıcıların oyun içi fantezi dünyasında sanal ekonomiyi nasıl işledikleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital oyun, Sanal ekonomi, Çok oyunculu çevrimiçi rol oynama oyunları

Bilgisayar oyunlarıOyun içinde oyun tekniğiOyunlar+3
Ünal Erzengin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim kültürü ve mekânsal izdüşümü olarak alışveriş merkezi: Siirt-Andera park AVM örneği

Tüketim olgusunun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan hayatta kalmak ve yaşamını sürdürmek için tüketmek zorundadır. Zorunlu ihtiyaçtan kaynaklanan tüketim tamamlandığında ihtiyaç fazlasını içeren daha karmaşık bir tüketim örüntüsü görülür. Özellikle modernleşme, sanayileşme ve teknolojik ilerlemeyle birlikte toplumların tüketim anlayışları daha da karmaşıklaşmıştır. Modern tüketim toplumlarında bireyler sadece ihtiyaçları için değil diğerlerinden farklılaşmak, statü elde etmek, boş zamanlarını değerlendirmek ve yaşam tarzını ortaya çıkararak bir kimlik edinmek için de tüketirler. Modern toplumların tüketim mabetleri ise alışveriş merkezleri olmaktadır. Aynı anda ayakkabıdan, çantaya, teknolojik ürünlerden, gıdaya pek çok ürünün tek bir merkez içerisinde sunulması bu merkezleri çok daha cazip hale getirmektedir. Bu çalışma tüketim kültürü ve bu kültürün yeni iz düşüm alanı haline gelen alışveriş merkezi üzerine bir incelemeyi konu edinmektedir. Tüketim insanların yaşamını kuşatan, dolayısıyla davranışlarına yön veren bir olgudur. "Tüketim Kültürü ve Mekânsal İzdüşümü Olarak Alışveriş Merkezleri" adlı çalışmada tüketim olgusunun hem mekânsal hem kültürel mabedi olan alışveriş merkezi ile ilişkiselliğini ele alınacaktır. Bu araştırma ile bireylerin alışveriş merkezine neden gittiklerini, amaçlarını, ne kadar süre kaldıklarını ve ne sıklıkla bu mekânı tercih ettiklerini gün ışığına çıkarmak hedeflenmektedir. Çalışmada Siirt'te ikamet eden ve Siirt Andera Park Alışveriş Merkezi alışveriş merkezine giden bireyler örneklem olarak seçilmiştir. Bu doğrultuda niceliksel metot ile saha araştırması yapılmıştır. . Niceliksel metot olarak anket veri toplama tekniği seçilmiş ve 150 bireye üzerinde anket uygulanmıştır. Tüketim, daha çok sosyal bir etkinliktir. Özellikle globalleşme ile birlikte sosyal ilişkilerin yeni ve farklı bir tarzı olarak ifade edilmektedir. Tüketim, insan hayatı için önemli olsa da tüketimin araçsal ve değişim değeri ön plana çıkarken, amaçsal ve kullanım değerinin giderek zayıfladığı yeni bir toplum örüntüsü ortaya çıkmaktadır. Alışveriş merkezi de bu durumun mabedi haline gelerek söz konusu ilişkiyi somutlaştırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Toplumu, Alışveriş Merkezi.

Alışveriş merkezleriMekanMekan kullanımı+4
Refik Nas
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

A comparative study among Turkish and American consumers on the relationship between cultural dimensions and the two important outcomes of consumer society: Conspicuous consumption and online compulsive buying behavior

Culture is considered to be one of the core mechanisms that drive people's behavioral patterns and the need for understanding consumer's cultural orientations and their effects on consumer behavior becomes even more crucial every day. This study was designed to address the gap in the literature and attempts to investigate the influence of cultural dimensions on the two important outcomes of today's consumer society; conspicuous consumption and online compulsive buying behavior. Also, another aspect of this research is to see if conspicuous consumption orientation has connections with online compulsive buying behavior. Lastly, it attempts to show whether conspicuous consumption orientation and online compulsive buying behavior varies across cultures and the role of demographics. In order to achieve these goals, the study employed two samples from two nations (Turkey and United States) that have distinct cultural orientations at the national level. Based on the models tested in two samples, the findings show that collectivism, power distance and masculinity had significant effect on conspicuous consumption orientation in both nations yet the most impactful cultural dimensions varied based on nation. Also, it has been discovered that collectivism, power distance and uncertainty avoidance were in relation with online compulsive buying behavior in both nations yet masculinity was not. Finally, conspicuous consumption and online compulsive behavior were found to be correlated and the correlation was moderate and positive.

AmericanConspicuous consumptionCompulsive buying disorder+6
Berk Benli
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

From the early republic to the present the reflection of the fashion consept in the context of consumption on the space

Political, economic and technological policies have been effective in the modernization transformation of societies. In the formation of Turkish society, especially in the 1923 and 1950s, a social transformation took place with the understanding of socio-economic and cultural development supported by science and technology. The need for clothing and shelter, which is a necessity, varies according to time and living standards. Since the 1950s, domestic and foreign policy policies in Turkey have led to social changes and transformed the basic need of the individual for shelter and clothing. The year 1980 was an important turning point in which radical cultural changes were experienced depending on the political and economic structure of Turkey. Transition to the neoliberal economy in the 1980s In the 1990s, a new social structure brought about by consumption emerged, and in the 2000s, a period in which the consumption culture gained momentum. The space produced according to the needs within the scope of the economic and political structures that Turkey is in has also become a part of the consumption patterns over time. Thus, within the scope of space and individual consumption, the variability of fashion has taken its place in its temporality. Günümüzde siyasi, teknolojik, kültürel, toplumsal, ekonomik tüm olgular tüketim kavramı ile ilişkilendirilmektedir. This relationship is based on the fact that consumption is constantly stimulated and produces new needs. The acceleration of consumption in the globalizing world has led to an increase in people's taste and accessibility, and thus a rapid transformation of societies. This fast and modern life imposed by consumerism has come under the threat of being directed by consumption patterns. In this sense, the study deals with the transformation of time, space and user integrity in the context of fashion within the logic of consumption, and due to the individual's need for differentiation, the bond between time-space-human relationship is periodically examined. In the modernization of Turkish society, it is aimed to examine the fashion phenomenon, the transformation of the individual and the interior space, iii based on temporary innovations, through the production of space and the clothing of the individual. Within the scope of the study, the transformative effect of the concept of fashion trend on space design has been examined periodically within the scope of user, space production/design, belonging, cultural stratification, fashion, consumption culture. Today, the modern city dweller; In the multi-layered social structuring of the city, the production and consumption patterns that change over time in the dressing of the individual's body and the built physical environment were examined. In a process where the transition to "flexible accumulation" in the new world order and the discriminating possibilities of the global economic system through fashion trends, the identification of space and the user has been transformed into the focus of consumption dynamics. As a result, in the current social structure within the scope of the transformations; dressing the body and space, in the context of consumption it has been determined that the designer is also overshadowed by its original content independent of space and time, the boundaries are blurred, and it turns into something produced to be consumed without a floor.

Early Republican PeriodUserFashion+3
Tuğba Karakütük
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orhan Pamuk'un romanlarında hayat ve iktisat

İnsan tutum ve davranışlarının temel güdüleyicisi olarak ekonominin, yaygın düşüncenin aksine, insanların büyük çoğunluğunun, inanç ve düşüncelerinin de ana yönlendiricisi, kişilik ve kimliğinin niteliğinin de belirleyicisi olduğu öne sürülebilir. İnsanı her yönüyle inceleyen romanda bu ilişki biçimi sürekli detaylandırılmasına karşın edebi çalışmalarda göz ardı edilen bir konudur. Farklı disiplinlerin gözlüğünden bakıldığında, sınırsız anlatma olanaklarına sahip roman türünün insanı ele alma perspektifindeki rakipsizlik daha fazla görünürlük kazanır. Türk romanının tek Nobel ödülü yazarı Orhan Pamuk, (1952-) İstanbul orijinli zengin bir ailenin çocuğu olarak, eserlerine bu kentin farklı kesimlerinden olan insanları farklı sorunsallar odağında ele aldığı romanlarında, kurgu sorunları üzerinde de ciddi şekilde düşünen, bu yönüyle dünya romanıyla yakın bağlantılar içine girebilen bir yazardır. Bu çalışma, çoklu bakış açılarına zengin nesnel karşılıklar verebilen yetkinlikteki Orhan Pamuk'un romanlarında, Türk toplumunun, Osmanlı devletinin son dönemlerinden başlayıp günümüze kadar geçirdiği süreçleri ekonomik arka plan üzerinden bir izsürme çabasıdır. Bu tezde insanların sahip olduğu ekonomik statünün; duygu ve düşünce dünyası gibi, gündelik yaşam pratiklerinin de belirleyicisi olduğu öne sürülmekte, yaşamı yönlendiren gerilimlerin de gerisindeki temel güdünün bu olduğu varsayılmaktadır. Bunun geleneksel üretimin egemen olduğu geleneksel toplumdan, tüketim toplumunun var olma gerekçesine dönüştüğü modern topluma kadar sürdüğü, günümüzde ise çılgınlık düzeyine eriştiği gözlemi Pamuk'un romanları üzerinden gözlenmeye çalışılmaktadır. Türk toplumunun farklı mekânlarla sembolize edilen ekonomik ve bununla doğrudan ilişkili ideolojik kamplaşmalarının gerisindeki temel itkinin, ekonomiye sahip olma düzeyiyle yakından ilişkili olduğu öne sürülmektedir. Anahtar Kelimeler: Edebiyat ve ekonomi, roman ve ekonomi, Orhan Pamuk, Gündelik yaşam sosyolojisi, tüketim kültürü, sınıfsal farklılık, Türk toplumu

EkonomiGünlük yaşamPamuk, Orhan+5
Zöhre Ekinci
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim mekanlarında insan-doğa ilişkisinin yeniden kurgulanması

Bu araştırma, insan-doğa ilişkisinin geçirdiği dönüşümün tüketim mekânları üzerinden değerlendirilmesini konu edinmektedir. Dolayısıyla, araştırma kapsamında insanların doğaya ilişkin anlamları ve doğayla kurdukları ilişkinin tüketim kültürü çerçevesinde dönüşümünün anlaşılması hedeflenirken, aynı zamanda çalışmanın anahtar kavramlarından yapay doğa olgusunun tüketim mekânları aracılığıyla insanların hayatlarına dâhil olması ve bunun insanların anlam dünyalarındaki karşılığının ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırma Ankara'daki bir botanik kafe, bir AVM ve bir temapark olmak üzere üç tüketim mekânında gerçekleştirilmiştir. Bu mekânların seçilmesinin sebebi mekân tasarımında ve düzenledikleri etkinliklerde doğa simülasyonlarının sıklıkla kullanılmasıdır. Bu kapsamda sıralanan tüketim mekânların kullanıcısı olan 25 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Mekânların tasarım süreçlerini anlamak ve doğa kurgularının hangi sebeplerle kullanıldığının anlaşılması sebebiyle 4 mimar katılımcı da araştırmaya dâhil edilmiştir. Derinlemesine görüşmelere ek olarak araştırmanın sahasını oluşturan mekânlarda katılımlı gözlemler yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, doğayla ilişki kurmanın değişen görünümlerine, yapay doğanın sentetikleşme ve doğallaştırma süreçleri ile estetikleştirilerek gündelik hayatın bir parçası haline geldiğine ve tüketim mekânlarında doğa kurgularının kullanılmasının insanların anlam dünyalarındaki karşılıklarına dair sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler İnsan-doğa ilişkisi, yapay doğa, simülasyon, tüketim mekânları, tüketim kültürü

BenzetimMekan tasarımıTüketim kültürü+2
Büşra Arı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medya ve tüketim kültürü perspektifiyle Instagram ve Youtube üzerine netnografik bir çalışma

İnternet teknolojisi gün geçtikçe gelişen ve etkisini artıran bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İnternet teknolojisinin gelişmesiyle sosyal medyada da yeni uygulamalar ortaya çıkmakta ve gelişmeler yaşanmaktadır. Bu gelişmelerden birisi de tüketim öğelerinin sosyal medya platformlarında sunulması ve görünürlüğünün artırılmasıdır. Günümüzde sosyal medya kullanıcıları gündelik hayatlarını bu platformlarda sergilemektedir. Kullanıcılar çevrim içi ortamlardaki paylaşımlarla hem takipçi sayısını artırmakta hem de çeşitli markalar ve firmalarla işbirliği yaparak tüketim nesnelerini fotoğraflar ve videolar aracılığıyla sosyal medya platformlarında sunmaktadır. Hem Instagram hem YouTube'da aktif olarak paylaşımlarda bulunan bu kullanıcılar içerik üreticiler olarak adlandırılarak araştırma tasarlanmıştır. İçerik üretenlerin paylaşımları ve bu içerik üreticilerini takip eden takipçilerin yorumları da tüketim boyutuyla yakından ilişkilidir. Dolayısıyla çalışmada amaç, sosyal medya kullanıcılarının paylaşımları üzerinden hem içerik üreten tüketicilerin hem de bu içerikleri tüketenlerin tüketim pazarına yapmış oldukları etkilerin neler olduğunu tespit etmektir. Tüketim açısından görsellerin ve metinlerin neyi imlediğini yorumlayarak ortaya koymaktır. Bu araştırma, netnografi bağlamında görsel ve metinsel bir analiz kullanılacağı için nitel bir çalışmadır. Kullanıcıların paylaşmış oldukları fotoğraf, video, resim gibi multimedya araçlarının hipergerçekliği nasıl temsil ettiği, gösterişçi tüketime ilişkin neleri nasıl sunduğu ve tüketim ürünleri açısından tektipleşmeyi oluşturup oluşturmadığı yorumu üzerinden ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırmanın literatür taraması ve kuramsal çerçevesinden hareketle tüketim unsurlarının sosyal medya platformlarındaki sunuluş biçimine odaklanılmıştır. Sonuç olarak araştırma kapsamında sosyal medyanın tüketim kültürünün taşıyıcılığını yaptığı ve tüketim nesnelerinin paylaşılmasıyla kültürün yeniden üretildiği tespit edilmiştir.

HipergerçeklikNetnografiSosyal medya+4
Canan Aydın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatta protest tavrın gelişimi ve bir grafik tasarım uygulaması

Sanat alanında her zaman var olan iktidar ve tahakküm yapıları, sanatın özgür yapısıyla çeliştiği için bu durum sanatçıları protest bir tavır takınmaya sürüklemiştir. Hem sanatı özgürleştirme hem de bireysellikten öte toplumla birleşme idealiyle sanatçıların bu tavrı 20. yüzyılla birlikte görünür hale gelmiştir. Kendi öncülerinin önyargılarını onaylamayan sanatçılar kendi alanlarında belli özgürlükleri elde ettikten sonra modern dünya toplumunun tepkisizliğini aşacak çalışmalar üretmiştir. Bu tezde, 21. yüzyılın muhalif sanatçılarının güncel pratiklerinde bu başkaldırının izini küresel toplum problemleri bağlamında sürmek amaç edinilmiştir. Belirlenen toplumsal problemler göç, savaş, tüketim kültürü ve çevresel yıkımdır. Aktüel dünyaya egemen sınıfın düşüncelerinin ve eylemlerinin sebep olduğu bu yanlışları aşma olanağını arzulayan sanatçılar günümüzde birer aktiviste dönüşmüştür. Tezin üçüncü bölümünde; ele alınan problemleri görünür kılmak için, sanat politika ve toplum çerçevesinde çalışmalar yapan günümüz sanatçılarının didaktik üsluptan uzak protest işleri incelenmiştir. Diğer bir taraftan tasarım alanının kamusal alandaki gücü tartışılamaz derecede büyüktür. Peki, iktidarın elindeki tüketim kültürüne hizmet eden bu alanda, toplumla iletişime geçecek, toplumsal problemlere duyarlı protest tasarımlar olanaklı mıdır? Tezin son bölümünde bu soru ışığında, tarihsel altyapıdan elde edilen verilerle uygulama çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Afiş sanatıAvangardGöçler+4
Sare Şeyma Ersöz
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Postmodern dijital tüketim kültürü bağlamında Youtuber folklorunun performans merkezli analizi: Oğuzhan Uğur örneği

Bu çalışmada, postmodern, dijital tüketim kültürü bağlamında Youtuber folkloru, Oğuzhan Uğur Youtuberlığı ve onun etrafında oluşan sanal halk grubu olarak Çete folkloru ele alınmıştır. Çalışmada bağlam merkezli bir yaklaşımdan hareketle Youtuber folkloru, kendisini ortaya çıkaran tarihsel ve sosyokültürel koşullar bütünü olarak postmodernite, tüketim kültürü, yeni medya/katılım kültürü ve Youtube platformunun özellikleri bağlamında incelenmiştir. Oğuzhan Uğur ve takipçi grubu arasındaki artzamanlı ve multimedyatik iletişim ve etkileşim süreci icracı ve etkileşimci taraflara ait iki sekans olarak bütüncül bir performans olarak analiz edilmiştir. Postmodernist düşünceyle birlikte sosyal ve beşerî bilimlerde meydana gelen özdüşünümsel bilim anlayışı folkloristik içinde gerçeklik, söylem, iktidar, güç ve temsil ilişkisinin disipliner paradigmalar ve folklor düzeyinde incelemeye tabi tutulması yönünde postmodern-eleştirel bir yaklaşımın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu yaklaşım folklorik fenomenin temsil ettiği söylem ve gerçeklikle birlikte söylemin baskıladığı gerçeklikleri de görme imkânı sağlar. Bu bağlamda çalışmada Youtuber folkloru yalnızca olumlu anlam ve işlevleri açısından değil; eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutulması gereken yönleri açısında da ele alınmıştır. Çalışma, giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, kapsamı, teorik ve metodolojik çerçevesine dair bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, postmodernizmin ortaya çıkışı ve düşünsel bileşenleri, postmodernizmin sosyokültürel izdüşümü olarak postmodernite ve tüketim toplumunun özellikleri ele alınmıştır. İkinci bölümde, internetin gelişimi, yeni medyanın ortaya çıkışı ve özellikleri, sosyal medya ve ağ ortamları, dijital ağ ortamlarıyla ilgili yaklaşımlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, interdisipliner bir alan olarak performans çalışmalarının teorik zemini ve öncül isimleri, halkbilimi disiplininin 'bağlam' ve 'performans' nosyonları etrafında yeniden yapılanış süreci, bağlam ve performans merkezli halkbilimi yaklaşımlarının ortaya çıkardığı yeni imkânlar olarak dijital ve postmodern folklor hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümün ilk kısmında Youtube'un genel özellikleri, ortaya çıkardığı katılımcı kültür, gözetim, veri ve sermaye ekonomisi; Youtuberlık fenomeni, Youtube Türkiye ve ünlü Youtuberlar ile bir Youtuber olarak Oğuzhan Uğur hakkında bilgi verilmiştir. Bölümün ikinci kısmında Oğuzhan Uğur Youtuber folkloru performatif bir yaklaşımla analiz edilmiştir.

Halk bilimiPostmodernitePostmodernizm+4
Emre Can Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik uygulamalarla tüketim kültürünün eleştirisi

Maddiyata dayalı tüketim kültürünün insanlık tarihinde ortaya çıkışını, evrimini ve sadece kar maksimizasyonu odaklı sermayenin insan hayatını psikolojik, sosyolojik ve ekonomik yönden nasıl etkilediğini kavramaya çalışmak ve bu amaçla günümüz insanının kendisini ve çevresini algılayışını, düşünce yapısını ve bu çerçevede yaptığı tercihler ile dünya üzerindeki yaşamı nasıl şekillendirdiğini eleştirel bakış açısıyla değerlendirerek sanatsal yoldan dile getirmek, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Sanat çalışması raporunun birinci bölümünde, ikinci ve üçünü bölümde yer alan eserlerin içeriğinin temelini oluşturan bilgilere ve saptamalara yer verilmektedir. Bu bölümde insanın ilk ortaya çıkışından itibaren onu, çağımızın tüketim odaklı yaşayışına getiren süreç incelenmekte ve bu sürecin insan üzerindeki psikolojik etkileri; kibir, nesneleştirme, yabancılaşma gibi kavramlar ile, ekoloji üzerindeki etkileri ise küresel ısınma, kirlilik, çevre felaketleri gibi veriler üzerinden ele alınmaktadır. İkinci bölümde, çağımız kültürünün tüketim alışkanlıklarına ve bunların neden olduğu sonuçlara yönelik olarak çalışan sanatçılara ve eserlerine yer verilmektedir. Üçüncü bölümde, sanat raporu çalışmasında yer alan içerik kapsamında seramik form ve yüzeylerde gerçekleştirilen kişisel çalışmalar yer almaktadır

EleştiriSeramik sanatıSeramikler+2
Duygu Kornoşor Çınar
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baudrillard'ın simülasyon kuramı bağlamında yoksunluktan yoksulluk üretimi: Güle Güle Oturun programı örneği

Tüketim ilk anlamıyla bir takım ihtiyaçlarımızın giderilmesi için gerekli olan bir unsur olurken, günümüzde haz ve tatminin temel alındığı bir kültür anlamını taşımaktadır. 20. yüzyıl itibariyle ortaya çıkan her meta artık tüketilmek üzere tekrar tekrar üretilmekte ve kişinin ruhsal boşluğunu tamamlamayı amaçlamaktadır. Bu amacın yerine getirilmesi için bir medya çıktısı olarak TV programları da büyük ölçüde yönlendirici olarak kullanılmaktadır. Televizyonda yayınlanan programlar bireyi daha fazla tüketime yönlendirerek gerçek olmayan bir gösterge ile haz ve benlik üzerinden üretim sağlamakta ve bunu yaparken kişinin mevcut yoksunluğunu kullanmaktadır. Kişinin tüketim için elde edemediği meta vb. ögelerin kendisinde birtakım yoksunluk haline dönüşümü sağlanırken, bu durum yapılan yayınlar ile yoksulluğun bir çıktısı olarak gösterilmektedir. Gerçek olmayan bu yoksulluk durumuna yine yapılan TV yayınlarının verdiği mesaj ile gerçek olmayan yapay bir çözüm sunulmakta ve kurtuluş yolu olarak bir simülasyon evreni yaratılmaktadır. Tüketim kültürü ve ideolojisi perspektifinde eleştirel bir analizin hedeflendiği bu çalışmada temel sorun televizyon yayınları ile bireyin içerisinde bulunduğu yoksunluğun yoksulluk olarak anlamlandırılması ve bunu ikame yöntemlerle çözümlenmeye çalışılmasıdır. Bu bakımdan çalışmanın birinci bölümünde tüketim kültürünün kavramsal olarak açıklaması yapılırken, Marksist, Weberci ve postmodern tüketim kuramları bağlamında tartışması sürdürülmekte, ardından simülasyon kuramı perspektifinde gerçekliğin dönüşümü ve medya çalışmalarında simülasyon ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde yoksunluk ve yoksulluk kavramlarının analizi yapılarak, medyada inşa yöntemine değinilmekte, haz ve tatmin üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise simülasyon kuramı bağlamında yoksunluğun yoksulluğa dönüşümünde televizyon yayınlarının etkisi ele alınarak, çalışmaya konu olan TV programının analizi göstergebilimsel yöntem ile yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Tüketim, Simülasyon, Yoksunluk, Yoksulluk, Göstergebilim.

Baudrillard, JeanBenzetimGösterge bilim+6
Pelin Doğan Ataş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim kültürüne etkileri bakımından deneyimsel pazarlama: Alışveriş merkezlerinde özel gün uygulamaları üzerine bir inceleme

Tüketim Kültürüne Etkileri Bakımından Deneyimsel Pazarlama: Alışveriş Merkezlerinde Özel Gün Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme isimli bu tez çalışmasında, deneyimsel pazarlamanın tüketim kültürü üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Çalışmanın konusunun, kapsam ve sınırlılıklarının belirlenmesinin ardından kavramsal ve kuramsal çerçevede tüketim ve postmodern toplumsal yapıdaki sürekliliği toplumsal kuramlar ile ilişkilendirilerek açıklanmış; postmodern pazarlama anlayışı çerçevesinde deneyimsel pazarlama ve tüketim kültürüne etkisi incelenmiş ve deneyimsel pazarlamanın alışveriş merkezlerinde gerçekleştirilen özel gün uygulamalarında kullanımı ve etkilerine ilişkin bir inceleme yapılmıştır. Çalışma kapsamında, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği tercih edilerek İzmir'de bulunan temalı bir alışveriş merkezinde 338 tüketiciye anket uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, beş stratejik deneyimsel modülü oluşturan duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimlerin duygular; duyguların tatmin; tatminin davranışsal niyet ve son aşamada da davranışsal niyetin tüketicilerin tüketim davranışı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimsel pazarlama uygulamalarının duygulara, duyguların tatmine ve tatminin davranışsal niyete etkisi tespit edilmiş ve davranışsal niyetin cinsiyete göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Alışveriş merkezleriDeneyimsel pazarlamaPazarlama+3
Simge Uğurluer
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim karşıtlığı olarak kültür bozumu hareketi: Türkiye'deki kültür bozumu hareketi uygulamaların incelenmesi

Tüketim toplumu yapısında tüketim kavramının işlevi farklılaşmıştır. Kapitalist sistemin sürdürülebilir kılınması için tüketimin arttırılması gereklidir. Dolayısıyla tüketim ihtiyaçların giderilmesinin ötesinde iletişim görevi üstlenmiştir. Bireyler kimlik inşalarında ve sosyal statülerini belirleme yolunda tüketim toplumunda metalara yüklenen anlam sistemini kullanmaya başlamıştır. Tüketimin bir amaç haline geldiği tüketim toplumunun oluşumunda bireysel tüketimin artmasının yanı sıra yönetim kurumlarının da artan tüketim miktarı etken olmuştur. Tüketim kültürünün sosyal, ekonomik, çevresel gibi farklı alanlarda etkilerini gösterir duruma gelmesi karşıt düşüncelerin oluşmasına neden olmuştur. Tüketim kültürünün etkisine karşı yapılanan tüketim karşıtlığı farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Direniş biçimlerinden biri olan kültür bozumu hareketi son yıllarda önem kazanan bir kavram olmaya başlamıştır. Kesin bir çerçevede yer almayan ve düşüncelerin ifade edilişince yaratıcılığın etkin olduğu kültür bozumu hareketi kavramsal olarak Dadaizm ve Sitüasyonizm sanat akımlarından etkilenmiştir. Kültür bozucuların amacı tüketim kültürünün etkisi altında olan yapıların sorgulamak ve tüketimin neden olduğu bozulmalar hakkında farkındalık yaratmaktır. Tüketimin artan bir grafik çizmesini amaçlayan kurumların ve markaların gösterişli mesajları altında yatan boşluğu ve gerçekliği ortaya çıkarmaya çalışan kültür bozucular hedeflerindeki mesajların ögelerini kullanırlar. Kültür bozumu hareketinin önemli özelliklerinden biri de bozuma uğratılması amaçlanan mesajın ögelerinden faydalınalarak karşıt mesajın oluşturulmasıdır. Teknolojinin gelişmesi kültür bozumu hareketinin oluşumunu ve geniş kitlelere ulaşması konusunda önemli bir araç olmuştur. Fotoşop gibi dijital yöntemler ile hızlı bir şekilde bozuma uğratılan durumlar kısa bir süre içerisinde geniş kitlelere ulaştırılabiliyor. Bu bağlamda kültür bozumu hareketinin tüketim toplumu karşıtlığı olarak incelenmesi önemini arttırmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye'de oluşmuş kültür bozumu çalışmalarının tüketim toplumu karşıtlığındaki yansımaları incelenmiştir. İnternet ortamında toplanan kültür bozumu çalışmaları içerik analizi yöntemi ile incelenerek karşıtık mesajlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Kültür bozumu çalışmaları içerdikleri mesajlara bağlı olarak beş farklı kategori altında irdelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye'de oluşmuş kültür bozumu çalışmalarının ağırlıklı olarak politik unsurlara karşı oluştuğu gözlemlenmiştir. Politika kategorisi altındaki çalışmalar Türk siyasi yapılara karşı veya küresel anlamda devlet stratejilerinin neden olduğu savaşlara karşı oluşmuştur. Kültür bozumunun amaçları arasında olan tüketim kültürü gibi egemen ideolojileri değiştirme tez kapsamında incelenen çalışmaların tümünde geçerli olduğu söylenememektedir. Bazı tasarımcıların kültür bozumu niteliğindeki çalışmalarını aynı zamanda tüketim ürünü olarak satışa sunması ve insanları bu tüketim pratiğine yönlendirmeleri tüketim karşıtlığı olgusu ile çelişkili bir durum yaratmaktadır.

Karşıtsal çözümlemeKültür bozumuSosyal hareketler+3
Sinem Hasret Özer
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Televizyon reklamlarında çocukluk kavramının dönüşümü

Toplumsal yaşamdaki değişim ve dönüşümler, enformasyon aktarıcısı konumunda olan kitle iletişim araçlarına ve onların aktardıkları içeriklere de yansımaktadır. İçinde bulunduğu toplumsal bağlamı yansıtan bu içeriklerle birlikte, başat değerler yeniden inşa edilmektedir. Bu içeriklerin başında da televizyon reklamları gelmektedir. Televizyon reklamları, bir tanıtım aracı olarak görülse de, alt metin bağlamında hâkim sistemin değerlerini empoze etmektedir. Bu durumdan en kolaylıkla etkilenen kesim olarak çocuklar gösterilebilmektedir. Bu çalışmada, 2014-2016 yılları arasında yayınlanan ''Koton'' firmasının ''Kids'' koleksiyonuna ait olan çocuklara yönelik televizyon reklamlarındaki çocuk temsilleri, araştırmanın odağına alınmaktadır. Örneklem olarak inceleme altına alınan veriler, Frankfurt Okulu teorisyenlerinin ortaya koyduğu kültür endüstrisi kavramı tarihsel süreç bakımından başlangıç kabul edilerek, tüketim toplumuna ve postmoderniteye ilişkin kuramsal çerçeve kapsamında incelenmektedir. Çalışmada ayrıca çocukluk ve aileye ilişkin temsil biçimlerinin moderniteden postmoderniteye geçiş sürecinde ne şekilde bir dönüşüm gerçekleştirdiği, aile, çocuk ve otorite üzerine geliştirilmiş sosyolojik yaklaşımlardan hareketle ele alınmaktadır. Bu çerçevede televizyon reklamlarındaki temsillerin çözümlenmesinde, sosyo-kültürel ve psikanalitik anlam çerçevesini ortaya koymak açısından göstergebilimsel analizden de yararlanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocukluk, Medya, Televizyon reklamları, ''Koton Kids'' reklamları.

DönüşümErken çocukluk kaybıReklamlar+6
Evren Değerli
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

2000 sonrası dönemde Türk televizyon dizilerinde tüketim ideolojilerinin temsili

Genellikle Postmodernizm tartışmaları başlığı altında başlıca meseleler postmodern perspektifler içerisinde bazı önemli noktalar üzerinde çalışmakta ve bir alan mücadelesi vermektedir. Bu önemli noktalardan bazıları; 1) Gösteren & gösterilen bağı çökmüş ve gerçeklik ile anlam arasındaki bağ kaybolmuştur. 2) Modern öznellik parçalanmış ve imaj yönelimli dünya, tüm özneleri tüketim göstergeleri ile çevrelemiştir. 3) Tüm modern bütüncül perspektifler –marksizm dâhil tüm modern ideolojiler- postmodern yönelimli söylemlerce kabul görmemektedir. 4) Bugünün postmodern dünyası imaj yönelimli dünya olarak, tüm ilerici modern rasyonel özne değerleri, toplumsal ideolojiler, toplumsal gerçeklikler v.b. postmodern alanda kitle iletişim araçları yoluyla toplumsal etkileşimli simgesel dünyaya dayanan bir yönden, sanal sinyal simülasyon yöne doğru dönüşmektedir. İmaj yönelimli –ya da postmodern- dünya kitle iletişim araçları vasıtasıyla meydana gelmektedir. Türk televizyon dizileri postmodern kültürel tüketim değerleri ve postmodern temaları yerli yapım diziler yoluyla içeriklerinde taşımaktadır. Bu araştırmada Türk ana akım televizyon istasyonları, TRT, FOX, KANAL 7, STAR TV ve SHOW TV kanalları üzerinden yayın yapan Türk televizyon dizileri arasından örneklem oluşturulmuştur. Tüm Türk televizyon dizileri niteliksel içerik analizi ile çözümlenerek, bu televizyon dizilerinin postmodern tüketimci ideolojik değerlerinin toplumsal düzlemde yansıması ve fenomenolojik karakteristiğini görmek için niteliksel içerik analizi yoluyla çözümleme yapılmıştır.

Gösterişçi tüketimKültürel tüketimPostmodernizm+5
Koray Çankaya
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular