Bolu

128 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Müzelerde artırılmış gerçeklik: NFT uygulamaları bağlamında artırılmış gerçeklik destekli müze uygulaması (Bolu Müzesi örneği)

Artırılmış Gerçeklik (AG), gerçek ortam nesnelerini referans alarak, nesnelerin dijital bir katman ile zenginleştirilmesi ve bu zenginleştirme işleminin akıllı cihazlar ile deneyimlenmesidir. 1957 yılında Morton Heilig tarafından icat edilen ve ilk artırılmış gerçeklik tabanlı düzenek denilebilecek Sensorama'dan bugüne, artırılmış gerçeklik teknolojisi birçok alanda kullanılmaktadır. Bu alanlardan biri olan müzeler, artırılmış gerçeklik destekli sergilemeleriyle, insanların müzelere farklı bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlamıştır. Kültürel ve sanatsal alanlarda yaygın olarak kullanılan bu teknolojinin dünya genelinde pek çok müzede örneğini görmek mümkündür. Ancak ülkemizde bu teknoloji kullanımının yaygın olmadığı ve geliştirmeye açık olduğu bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde; artırılmış gerçekliğe Kritik Teknolojiler başlığı altında yer verilmiş ve 355. Maddede irdelenerek önemi belirtilmiştir. Aynı kalkınma planında müzeler için çağdaş müzecilik anlayışı içerisinde müzelerin nitelik ve niceliğinin artırılması, kültür ve sanatın bir yaşam alışkanlığı olarak gelişmesi için erken yaşlardan itibaren kültür ve sanat eğitimlerine önem verilmesi hususlarına da değinildiği görülmektedir. Bu nedenle, gelişen teknolojilere hızlı biçimde uyum gösterebilen çocukların ve her yaştan müze ziyaretçilerinin müze bilinci, kültür ve teknoloji farkındalığını pekiştirmek adına bu çalışmada; Bolu Müzesinde yer alan eserler için artırılmış gerçeklik tasarımları hayata geçirilmiş ve ziyaretçiler için bilgilendirme tasarımları oluşturulmuştur. Artırılmış gerçeklik tasarımları NFT olarak listelenmiş, kuramsal bağlamda artırılmış gerçeklik, NFT ve Metaverse kavramlarının müzeler ve kültür varlıklarının tanıtımı için nasıl bir fayda sağlayabileceği konularına detaylı bir şekilde değinilmiştir. Ayrıca ziyaretçilerin müzeyi ziyaret etmelerine gerek duymadan artırılmış gerçeklik deneyimini bazı eserler üzerinden deneyimleyebilecekleri bir internet sitesi tasarlanmış ve yayınlanmıştır. Bu çalışmanın, on birinci kalkınma planındaki kritik teknolojilerden biri olan artırılmış gerçeklik teknolojisini derinlemesine incelenmesi, artırılmış gerçeklik tasarımlarının hayata geçirilmesi, güncel teknolojik gelişmeler ışığında, artırılmış gerçekliği NFT ve Metaverse boyutları ile birlikte ele almasıyla literatüre özgün katkılar sunacağı düşünülmektedir.

Artırılmış gerçeklikBlockchainBolu+6
Orhun Türker
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük alan kestirim teknikleri ve Bolu İli işsizlik oranının kestirimi üzerine bir uygulama

ÖZET Yüksek Lisans Tezi KÜÇÜK ALAN KESTİRİM TEKNİKLERİ ve BOLU İLİ İŞSİZLİK ORANININ KESTİRİMİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA VOLKAN SEVİNÇ Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İstatistik Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Mahir ULUSOY 1998, Sayfa 69 Küçük alanlara ait çeşitli özelliklere ilişkin kestirimlere, gittikçe artan oranda ihtiyaç duyulmaktadır. Bilinen kestirim yöntemleri, küçük alanlarda etkinliklerini kaybettiklerinden, bu tip alanlar için özel kestirim teknikleri geliştirilmiştir. Bu çalışmada bu teknikler, veri gereksinimleri, özellikleri ve uygulama şekilleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, tekniklerin performansları açıklanmış, birbirlerine göre karşılaştırmaları yapılmıştır. Uygulama kısmında, küçük bir alan olarak Bolu İli seçilmiş ve bu alandaki işsizlik oranının kestirimi üç ayrı teknikle bulunmuştur. Sözkonusu tekniklerle bulunan işsizlik oranı sonuçları incelenmiş ve birbirleriyle kıyaslanmalardır. Anahtar Kelimeler : Küçük Alanlar, Küçük Alan Kestirimleri, Yerel Alan Kestirimleri, Sentetik Kestirimler, Nüfus Sayımı Sonrası Kestirimleri

BoluKüçük alan tahminleriİşsizlik
Volkan Sevinç
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane öncesi acil sağlık çalışanlarında ahlaki zekanın değerlendirilmesi: Bolu-Düzce örneği

Amaç: Bu araştırmada, hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanlarının ahlaki zekâlarının değerlendirilmesi ve çeşitli sosyo-demografik özellikler bakımından ahlaki zekâ parametrelerinin farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya konması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın verileri, Kasım 2021-Şubat 2022 tarihleri arasında Sosyo-demografik Veri Formu ve Sağlık Hizmetlerinin Sunumunda Ahlaki Zekânın Ölçülmesine Yönelik Ölçek aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, basıklık-çarpıklık değerleri, Kolmogorov-Smirnov testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Dunn's Testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Yaş ortalaması 30,77±6,10 olan katılımcıların 130'u (%49,8) kadın, 131'i (%50,2) erkekti. Katılımcılara ait ölçek boyutları puan ortalamaları: eşitlik 4,47±0,57; empati 4,32±0,58; ahlaki zekâ 4,26±0,58; adalet 4,04±0,61; hoşgörü 4,42±0,58; kişisel kontrol 4,46±0,57; nezaket 4,30±0,66. Katılımcıların cinsiyetleri, eğitim düzeyleri, çalışma süreleri, çalışma sistemleri, gelir düzeyleri ve çocuk sahibi olma durumları bakımından ölçek boyutlarında gruplar arası anlamlı fark bulunmamıştır. Bekar/dul/boşanmış/ayrı yaşayan katılımcıların empati (p=0,004), adalet (p=0,039) ve kişisel kontrol (p=0,009) düzeyleri evlilere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksektir. Paramediklerin kişisel kontrol düzeyleri sağlık memuru/hemşire/ebe/diğerlerine göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,015). Sonuç: Katılımcılar sağlık hizmeti sunumunda eşitlik, empati, ahlaki zekâ, adalet, hoşgörü, kişisel kontrol ve nezakete yönelik yüksek hassasiyet göstermiştir. Çalışanların ahlaki zekâ parametrelerine yönelik yüksek duyarlılıklarının hastane öncesi alanda karşılaşabilecekleri hem etik sorunların hem de ahlaki zekâ parametrelerine ilişkin diğer sorunların çözümünde etkili olabileceği düşünülmektedir.

Acil servis-hastaneAcil tıpAhlaki zeka+5
Ramazan Güneşer
Eskişehir Osmangazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu il merkezinde Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin beslenme bilgi düzeyinin ve obezite sıklığının değerlendirilmesi

Çalışmamızın amacı yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarını, obezite prevelansını ve beslenme bilgi düzeylerini saptamaktır. Çalışma Bolu il merkezinde yurtlarda kalan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilen kesitsel tipte bir çalışmadır. Aralık 2020- Şubat 2021 tarihleri arasında 309 öğrencinin katılımıyla yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Bu formda öğrencilerin genel ve sağlık bilgilerini, beslenme ve tüketim alışkanlıklarını, fiziksel aktivite düzeylerini, antropometrik ölçümlerini, besin tüketim sıklıklarını ve beslenme bilgi düzeylerini sorgulamaya yönelik sorular bulunmaktadır. Öğrencilerin yaş ortalaması 21.3±1.7 yıl olup örneklemimizin %50.8'ini kız öğrenciler oluşturmaktadır. Katılımcıların %69.6'sı normal, %23.0'ı fazla kilolu/obez ve %7.4'ü zayıftır. Öğrencilerin %55'i ana öğün, %69.9'u ise ara öğün atladıklarını belirtmişlerdir. En fazla atlanan ana öğün öğle, en fazla atlanan ara öğün ise kuşluk öğünü olarak bulunmuştur. Öğrencilerin çoğu (%75.7) sağlık/beslenme ile ilgili ders almamıştır. Üst sınıflara gidildikçe dışarda yemek yeme sıklığı artmaktadır. Öğrencilerin büyük bir kısmı (%83.2) fiziksel aktivite yönünden yetersiz düzeydedir. Kız öğrencilerin temel beslenme ve besin tercihi puanı erkek öğrencilere göre yüksektir. Öğrencilerin BKİ gruplarına göre bilgi düzeyleri arasında bir fark gözlenmemiştir. Üst sınıflara gidildikçe öğrencilerin beslenme bilgi düzeyinin artmasına rağmen son sınıf öğrencilerinin dışarda yemek yeme sıklığının arttığı saptanmıştır. Bu yüzden beslenme bilgisine sahip olmak kadar o bilginin davranışa dönüştürülmesi de önemlidir. Üniversite döneminde yurtlarda kalan öğrencilerin beslenme alışkanlıkları zamanla değişebilir. Dolayısıyla öğrencilerin beslenme ile ilgili bilgilere doğru kaynaktan ulaşarak yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmeleri önem kazanmaktadır. Öğrencilere sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin hayata geçirilmesi hususunda farkındalık kazandırılması ve öğrencilerin bilgi düzeyinin artırılması gerekmektedir. Bu yönde düzenli eğitimlerin verilmesi ve yurtlarda uzman kişiler tarafından öğrencilerin takibi faydalı olacaktır.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme bilgisi+6
Zeynep Albayrak Yaman
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bolu bölgesinde yetiştirilen mandaların yağ asidi kompozisyonunu çıkarılması ve et kalitesi açısından değerlendirilmesi

Et, protein kaynağı olarak dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de en çok tüketilen hayvansal gıdadır ve bu gıda diğer protein kaynakları ile karşılaştırıldığında yüksek besleyici özelliği ile ana protein kaynağıdır. Manda etinin ise sığır etine göre daha az yağ ve kolesterol oranına sahip olması halk sağlığı üzerinde daha fazla yararı olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ne yazık ki manda eti günümüzde sadece manda eti ürünlerinde kullanılmaktadır. Manda etinin sucuk yapımında %10-30 oranında kullanılmasının lezzet, aroma ve renk yönünden olumlu etkiler meydana getirdiği, ayrıca tüketiciler tarafından da daha çok tercih edildiği bilinmektedir. Bu çalışmada halk sağlığı üzerine olumlu etkileri olan manda etinin yağ asidi kompozisyonu ortaya konulup, et-karkas kalitesine yönelik, sıcak karkas ağırlığı, soğuk karkas ağırlığı, soğutma firesi, deri ağırlığı, deri altı yağ kalınlığı, Longissimus Dorsi Kası (LD) alanı, genişliği ve derinliği, su tutma kapasitesi, pişirme kaybı, Warner Bratzler kesme direnci (kesme direnci), pH, et rengi, kül, nem, kuru madde, protein, yağ parametreleri değerlendirilmiştir. Hayvan materyali olarak cinsiyet ve yaş (2 yaştan küçük ve 2-4 yaş arası) temelli 4 gruptan oluşan toplam 56 adet manda (Bubalus bubalis) kullanılmıştır. Et kalitesi açısından genç mandaların parlaklık (L*) değeri ve dişilerin kırmızılık (a*) değeri diğer mandalara göre yüksek bulunmuştur. Dişilerin pişirme kaybı diğerlerine göre düşük bulunmuştur. Yağ asitleri açısından erkeklerin doymuş yağ asit miktarı (DYA) dişilere göre, gençlerin DYA miktarı yaşlılara göre fazla olduğu tespit edilmiştir. Bunlara ek olarak dişilerin tekli doymamış yağ asit (TDmYA) miktarı erkeklere göre, erkeklerin çoklu doymamış yağ asit (ÇDmYA) miktarı ise dişilere göre fazla bulunmuştur. Ayrıca diğer çalışma sonuçları ile karşılaştırıldığında ise insan sağlığı için olumlu etkileri olan ÇDmYA/DYA oranı ise sığırlara göre düşük bulunmuştur.

BoluEt kalitesiMandalar+1
Adem Turan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin toplumsal yaşam alanındaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmak: Bolu ili örneği

Eskimeyen bir olgu olarak göç olgusu, şimdilerde yurtlarından edilen milyonlarca insanın sığınacak bir liman arayışını konu edinmektedir. Bu bağlamda Suriye'deki iç çatışmalar yüzünden kendisine sığınan Suriyeli göçmenlere ev sahipliği yapan Türkiye, 3.588.054 Suriyeli göçmen için hem güvenli bir liman olurken hem de kaldıkları süre içinde sıkıntı yaşamamaları için çeşitli alanlarda hizmetler sunmaktadır. Bu tez çalışması Suriyeli göçmenlerin toplumsal alandaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmaya yöneliktir. Bu doğrultuda 2019 yılında Bolu'da yaşayan 20 katılımcıya yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler göçmenlik ve çokkültürlülük kuramsal yaklaşımları etrafında sorunsallaştırılmaya çalışılmıştır. Özellikle Suriyeli göçmenlerin sorun yaşayabileceği kültürel perspektif içerisinde çalışma hayatı, barınma, eğitim, dil, iletişim, kültürel uyum, sağlık gibi alanlardaki deneyimlerinin Türkiye'deki yansımaları örneklem çerçevesinde çokkültürlülük kuramı bağlamında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Suriyeli göçmenlerin bu alanlarda sorunlar yaşadığı ve ev sahibi ülkenin vatandaşları ile uyum sağlama durumlarının istenilen düzeyde olmadığı ve kendi geleceklerine yönelik kaygılar taşıdıkları araştırma bulgularına yansımıştır. Anahtar Kelimeler: Çokkültürlülük, Göç, Suriyeli Göçmen, Uyum

BoluGöçlerGöçmenler+7
Ebru İleri
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ili geleneksel konut mimarisi üzerine bir araştırma

Bolu, Orta Anadolu'yu batı ile birleştiren sıradağlar arasında kurulmuş, adı tarihi kaynaklara ve efsanelere sahne olmuş bir kenttir. Tabii güzellikleri, kültürel öğelerinin yanısıra Türkiye'nin en yoğun trafiğini taşıyan karayolu üzerinde bulunması sebebiyle konumu itibarıyla da önemi büyüktür. Sanayileşme sürecinin başlamasıyla birlikte bir çok kentimizde görüldüğü gibi Bolu ilindeki geleneksel dokuda da önemli tahribatlar olmuştur. Çok büyük bir yerleşim alanına sahip olmamasına rağmen geleneksel mimari yapısıyla Türk kültürü içerisinde jerini almış olan Bolu'da geleneksel mimari eserler oldukça azalmıştır. Özellikle konut mimarisinde tahribatın anıtsal yapılara oranla daha da hızlı olduğu, bu tür örneklerin sayısının fevkalade azalmış olmasından anlaşılmaktadır. Bu tahribatlarda bölgede geçmişte yaşanmış olan şiddetli depremlerin de etkisi büyük olmuştur. Bugün birçok yapıda bu depremlerin meydana getirdiği hasarların izleri mevcuttur. Kültürel mirasımızın en önemli öğelerinden biri olan sivil mimarlığımızın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının yanısıra bu geleneksel potansiyelin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla geleneksel mimari yapıların yoğun olduğu veya en azından süreklilik gösterdiği bölgeler tesbit edilerek hem ticari hem konut alanında geleneksel kültürün sivil mimariye etkileri incelenmiştir. Yapılan analizlerle seçilen bölgelerin mevcut durumları irdelenmiş, fiziki ve sosyal yapıları belirlenmiştir. Bu bölgelerdeki korunması gerekli kültürel değerler tesbit edilerek bunların biçimlenme özellikleri ve öğeleri incelenmiştir. Çalışmalarda zaman zaman tek yapı ölçeğine de inilerek yapıların yaşamını devam ettirebilmesi için sorunların tesbiti ve alınması gereken önlemler belirlenmiştir. Kentteki mimari biçimlenme öğeleri incelenmiş, analizler, araştırma bölgelerinin sınırların aşarak kent merkezi sınırlarına dayanmıştır. Bunun nedeni, geleneksel mimari öğelerin Bolu kent merkezi genelinde, bir bölgede pek fazla yoğunlaşmadan kent merkezi ölçeğinde homojen olarak yayılmasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple bu analizlerle elde edilen değerlerin Bolu kent merkezi geneli için geçerli olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın koruma kararları ve yapılanma ilkelerinin belirlenmesinde yönlendirici olacağı düşünülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda korunması gerekli olan kültürel değerlerin tesbitinin yanısıra bunların gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için gereken önlemler ve yeni yapılanmanın koşulları belirlenmiştir. İv

BoluGeleneksel konutKoruma+1
Nihat Güler
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Master'sOpen AccessTR

II. Selim dönemine âit 547 Nolu Bolu Livası Evkaf Defterine göre Yedidivan, Hızırbey ili ve Ereğli Vakıfları

Evkaf defterleri, Osmanlı Devleti'nde asırlarca sürmüş olan vakıf geleneğine dâir önemli ipuçları içermektedir. Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik hayatı hakkında birtakım bilgiler sunmaktadır. Her bölgenin kendisine âit evkaf defteri bulunmaktadır. Her bir defter, bağlı olduğu bölgenin tahrir sayımları sonucunda oluşturulmuştur. Belgelerde yer alan bilgiler ilgili bölgenin tarihini aydınlatacak veriler içermektedir. Kuyûd-ı Kadîme Arşivi'nde elli adet evkaf defteri bulunmaktadır. 547 Nolu Bolu Livası Evkaf Defteri içerisindeki vakıf kayıtları temel alınarak oluşturulan çalışmamızda Yedidivan, Hızırbey ve Ereğli nahiyelerinde vakıf işlemini gerçekleştiren kişiler, vakfedilen araziler ve bölgede yetiştirilen tarım ürünleri hakkında önemli bilgiler yer almaktadır. Vakıf işlemini gerçekleştiren kişiler arasında dönemin siyâsileri bulunmaktadır. Vakfedilen bazı arazilerde, elde edilen gelirlerin belirli bir kısmının birtakım yapılara tahsis edildiği görülmektedir. Osmanlı reayasının kullanmakta olduğu cami, medrese, mescit, kervansaray, köprü ve zaviye söz konusu yapıları oluşturmaktadır.

BoluHızır BeyTahrir Defteri+2
Eslem Nur Gel
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otel yöneticilerinin karar verme yaklaşımlarının değerlendirilmesi: Bolu ve Düzce illerindeki otel işletmelerine yönelik bir araştırma

İnsanlar verdikleri kararlara göre hayatlarını iyi veya kötü şekilde devam ettirirler. Sonuçlar ister iyi ister kötü olsun, yaşamlarının devamı için bu kararları vermek durumundadırlar. Temelde bir karar verme olmadan bir iş faaliyete geçmez. Yöneticiler de bulundukları işletmeleri ayakta tutabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek için devamlı olarak bir karar verme durumu içerisindedirler. Ancak yöneticiler, belirledikleri hedeflere ulaşabilmek ve karşılaştıkları problemleri çözebilmek için doğru yerde ve zamanda kararlar vermelidirler. Bunları yapabilmeleri için de yöneticilerin karar verme süreçlerine en iyi şekilde hazırlıklı olmaları gerekmektedir. Aksi takdirde yöneticilerin vereceği yanlış bir karar sadece kendisini değil altında bulunan tüm çalışanları ve işletmeyi de kötü sonuçlara sürükleyebilir. Bu çalışmanın amacı, otel yöneticilerinin karar verme yaklaşımlarını değerlendirmektir. Araştırma kapsamını Bolu ve Düzce illerinde faaliyet gösteren otel işletmeleri oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmada bahsi geçen otel işletmelerinin yöneticilerine görüşmede sorulan sorular neticesinde alınan veriler ile otel yöneticilerinin karar verme yaklaşımları 11 boyuttan değerlendirilerek veriler analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, otel yöneticilerinin kararlarının en fazla müşteri talepleri, çevre ve piyasa koşullarından etkilendiği ve kararlarının genellikle müşteri ve çalışanlar üzerinde yoğunlaştığı ve aynı zamanda insan ve yenilik yapma üzerine verdikleri kararlarda en fazla zorlandıkları belirlenmiştir. Bununla beraber otel yöneticilerine gelen yanlış bilgilendirmeler ile internetten yapılan sahte satışların yöneticileri tuzağa düşürdüğü ve ayrıca yöneticilerin verdikleri kararlarının doğru ve yanlışlığını müşterilerden gelen tepkiler ile işletmenin belirlediği gelir-gider tablosuna göre değerlendirdikleri tespit edilmiştir.

BoluDüzceKarar verme+4
Gökhan Çetin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin AHP analizi yöntemi ile değerlendirilmesi: Ankara-Konya-Bolu örneği

Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin tespit edilmesi ve önceliklerinin belirlenmesi, konut değerinin tespiti ve yatırımların bu kapsamda uygun şekilde değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Konut değerine etki eden jeolojik faktörler değerlendirilirken bu faktörlerin kendi aralarındaki hiyerarşilerinin tespit edilmesi de ayrıca önem taşımaktadır. Türkiye'de uygulanan konut değerleme çalışmalarında pek çok kriter değerlemeye tabi tutulsa da jeolojik faktörlerin konut değerlemesinde etkileri göz ardı edilmektedir. Konutun değeri tespit edilirken bulunduğu konum, kat, cephe, hukuki özellikleri ve alışveriş merkezleri ile toplu ulaşıma olan mesafeleri konutun değerini etkileyecek faktörler olarak belirlenirken aynı konuta tesir edecek jeolojik faktörler genel anlamda hiçbir şekilde değerlemeye dahil edilmemektedir. Bu çalışma yapılırken öncelikle konut değerine etki edecek jeolojik faktörler, ardından bu faktörlerin konut değerlerine etkilerinin öncelikleri AHP yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. AHP analizleri için XLSAT 2021.1.1 yazılımı kullanılmış ve bu yazılım aracılığı ile karşılaştırma matrisleri oluşturulmuştur. Oluşturulan karşılaştırma matrisleri ile konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin öncelikleri belirlenmiştir. Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin mekânsal olarak farklılık göstermesi nedeni ile çalışmada Türkiye'den 3 farklı test alanı; Ankara, Bolu ve Konya illeri, kullanılarak bu alanlarda yer alan konutların maruz kalacakları etkiler kıyaslanmıştır. Çalışmada Ankara ilinde Çankaya ilçesi, İlkbahar Mahallesi, Bolu ili Gerede ilçesi ve Konya ili Karapınar ilçesinde bulunan konutların kat yüksekliklerine ve konumlarına bağlı olarak maruz kalacakları jeolojik faktörlerin öncelikleri sıralanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin konuma bağlı olarak öncelikleri her çalışma alanı için ayrı ayrı belirlenmiştir. Ankara ilinde Çankaya ilçesi, İlkbahar Mahallesi ve çevresinde yüzey ve yeraltısuları, Bolu ili Gerede ilçesinde depremsellik, Konya ili Karapınar ilçesinde ise karstik yapılardan kaynaklı çökmeler konut değerlerini etkileyen en önemli jeolojik faktörler olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışma ile değerleme çalışmalarının bireysel olarak değil, konusunda uzman heyetler ile disiplinler arası bir şekilde yapılması ve uygulamaya geçirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Konut değerlemesi esnasında çalışma konusu olan jeolojik faktörler başta olmak üzere diğer meslek disiplinlerinin de ilgi alanına giren etkiler detaylı olarak incelenmeli ve konut değerlemesi çalışmaları teknik ve bilimsel bir ortamda yasal düzenlemelere bağlı olarak kapsamlı şekilde yapılmalıdır.

Analitik hiyerarşi süreciAnkaraBolu+7
Mahmut Er
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kara yolu güvenlik sistemlerinin trafik kazalarına etkisi: Zonguldak – Bolu il sınır örneği

Dünyadaki gelişmeler ve teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, insanlığı daha konforlu, güvenilir ve hızlı ulaşım imkânlarına zorlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda, karayolları da içinde olmak üzere ulaştırma ağlarının yapımı ile ilgili bütün kuruluşlar, ulaştırma ağındaki güvenlik sistemlerinin önemini ilk sıraya almalı ve bu sistemlere hassasiyet içerisinde büyük önem vermelidir. Ulaştırma Mühendisliği'nin en önemli konularından biri olan Ulaştırmada Güvenlik Sistemleri, en fazla çözüm aranan konular arasında olmuştur. Ülkemizde alternatifler içerisinde en fazla tercih edilen ulaştırma şekli kara yoludur ve bu özelliğinden dolayı, artan nüfus sayısı ile birlikte, teknolojide yaşanan gelişmeler ve taşıt sayısının artması, doğrudan trafik yoğunluğunda artışa neden olmaktadır. Yoğunluktaki artış da trafikte olumsuzlukların yaşanmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu insan güvenliği olan ve bu amaçla can güvenliğini sağlamak için üstünde durulması gereken konu 'Karayolları Güvenlik Sistemlerinin Trafik Kazalarına Etkisi' konusudur ve bunun araştırılması, çözüme sunulması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, kara yolu güvenlik sistemlerinden aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin tanınması, ayırt edilmesi ve ihtiyaç duyulan kesimlere doğru şekilde uygulanması amaçlanmıştır. Aktif ve pasif güvenlik sistemleri, ekonomik olmayan sistemlerdir. Bundan dolayı bu sistemlerin uygulanmasında ilgili kişiler tarafından yapılan çalışmalarla verimli sonuçlar alınması gerekmektedir. Ekonomik olmayan bu sistemlerin kullanılması için kriterler açıklanmış ve bu kriterlerle araç ve gereçlerin toplanmasında ve kurulmasında önem gerektiren noktalar ile bu malzemelerin düzenli bir şekilde sisteme uyarlanması amaçlanmıştır. Ayrıca gelişen bilgi ve teknoloji ile Akıllı Ulaştırma Sistemleri'ndeki uygulamalar ile karayollarında ışıklandırma konusunda araştırma yapılarak güvenlik sistemi uygulamaları araştırılmıştır. Genel olarak, karayolları güvenlik sistemleri Kastamonu Karayolları Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan Zonguldak - Bolu il sınırı arasındaki yollarda incelenmiş olup, trafik kazalarının yoğun olarak yaşandığı alanlar tespit edilerek ihtiyaç duyulan noktalara bu sistemlerin etkisi araştırılmış, çözüm önerileri sunularak, ileri dönemlerde oluşabilecek trafik kazalarının önüne geçilmesi planlanmaktadır

BoluGüvenlik sistemleriKara yolları+2
Aydın Arslan
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu'daki tavuk çiftliklerinin biyogaz kapasitesinin araştırılması

Dünyamızda enerji ihtiyacı her yıl artmaktadır. Buna karşılık, bu ihtiyacı karşılayan fosil yakıt rezervi ise çok daha hızlı bir şekilde azalmaktadır. Fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin azalması, ekonomik olarak kullanıma uygun teknolojilerle yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Belirtilen bu yenilenebilir enerji kaynaklarından biri de biyogazdır. Farklı enerji kaynaklarından elde edilen biyogaz, aynı zamanda tavuk gübresinden de elde edilebilmekte olup, önemli bir alternatif enerji kaynağı olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, biyogaz üretimi ile gelişi güzel atılan ve çevreye büyük zararlar veren tavuk gübresi fermente gübre haline dönüştürülebilir.Yapılan bu çalışmada Türkiye'nin piliç yetiştiriciliğinde en çok üretim yapılan Bolu ilinin gübre atıklarının biyogaz olarak değerlendirilmesi araştırıldı. Mevcut verilerden faydalanılarak 2050 yılına kadar Doğrusal Denklem, Box-Jenkins ARIMA modeli ve SPSS paket programı yöntemleri ile tavuk sayısı için istatistiksel tahminlerde bulunuldu. Tahminlerin ortalaması alınıp 2010 yılında 2050 yılına kadar 5'er yıllık periyotlar için sırasıyla 76867-95170-113308-131447-149585-167723-185861-204000-222138 bin m3/yıl biyogaz üretilebileceği bulundu. Atıkların değerlendirilmesi ile 2010 yılında 2050 yılına kadar 5'er yıllık periyotlar için sırasıyla 461205-571019-679850-788679-897508-1006338-1115168-1223997-1332827 MWh enerji kazanılacağı hesaplandı.

BiyogazBoluTavuk gübresi+1
Mehmet Şen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İktisadi kalkınmada eğitimin önemi teknoloji ve tasarım dersine yönelik öğrenci tutumları (Bolu ili örneği)

Araştırmada iktisadi kalkınmada eğitimin önemi ve ilköğretim okullarında 2006/2007 eğitim öğretim yılında müfredatta yer alan Teknoloji ve Tasarım dersine yönelik öğrenci tutumları değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Teknoloji ve Tasarım Dersinin yeni bir program olması ve iş eğitimi ders müfredatının hedef ve kazanımlarından tamamen farklı nitelikte olması nedeniyle bu çalışmada öğrencilerin Teknoloji ve Tasarım dersine yönelik tutumları araştırılmıştır.Araştırmanın evrenini Bolu ili merkez ilköğretim okullarının 7.sınıf öğrencilerinden oluşan 554 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında öğrencilere likert tutum ölçeği geliştirilmiştir. Tutum ölçeği iki deneme ölçeğine de uygulanan dört aşamada geliştirilmiştir. Bu aşamalar, ölçek maddelerini belirleme, deneme ölçeği hazırlama, deneme ölçeğini uygulama, SPSS programı ile güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları olarak adlandırılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen verilere göre 26 maddenin yer aldığı tutum ölçeği oluşturulmuştur. Ölçekten elde edilen verilerin analizinde öğrenci tutumlarının hangi yönde olduğunu belirlemek için Scheffe ve Tamhane varyans analizi ve T testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda1)Teknoloji ve Tasarım Dersine yönelik öğrenci tutumlarının genel olarak olumlu yönde olduğu belirlenmiştir.2)Öğrencilerin cinsiyetlerine göre farklı tutumlar göstermediği belirlenmiştir.3)Öğrencilerin ölçme ve değerlendirme yöntemlerine genel olarak olumlu tutum gösterdiği belirlenmiştir.4)Öğrencilerin derse yönelik tutumlarının aile gelir düzeyinden etkilenmediği belirlenmiştir.5)Öğrencilerin Teknoloji ve Tasarım Dersine yönelik tutumlarının öğretmenin ders içi davranışlarından etkilendiği belirlenmiştir.6)Öğrencilerin Teknoloji ve Tasarım Dersine yönelik tutumlarının ders başarılarından etkilendiği belirlenmiştir.7)Öğrencilerin genel başarı durumlarının Teknoloji ve Tasarım Dersine yönelik tutumlarını etkilediği ancak Teknoloji ve Tasarım Dersi öğretmenlerine yönelik tutumlarını etkilemediği belirlenmiştir.8)Öğrenciler en çok kurgu kuşağını sevmektedir. Öğrencilerin kuşaklara göre tutumları değişmektedir.Araştırma sonunda, ortaya çıkan bulgulara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere de yer verilmektedir.

BoluDers programlarıEkonomik kalkınma+5
Gözde Yolaç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu il merkezinde bulunan eski evler

Bolu İl Merkezinde Bulunan Eski Evler adlı tezimin amacı Boluevlerinin Türk ev mimarisi içerisinde önemli bir yere sahip olduğunugöstermek istememden kaynaklanmaktadır. Bolu evleri Türk ev geleneğininözelliklerini yansıtması açısından önem taşımaktadır. Kataloğ içersinde yeralan 38 evde Bolu konut kültürünü yansıtmaktadır. Evlerin bazılarıorijinalliğini korurken bazılarında Türk evine ait bölümler değiştirilmiş ya dakaldırılmıştır. Bazı evler ise tamamen yenilenmiş ve değiştirilmiştir. Kataloğdaolupta şuan yerinde olmayan evlerde bulunmaktadır. Bolu Merkez evlerine aitçalışmamda ilk önce kütüphane araştırması yapılmış daha sonra incelenenyapıların fotoğrafları çekilmiş ve planları çizilmiştir. Kataloğda olan planlar iseAnkara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arşivinden ve BoluBelediyesi'ne ait arşivden elde edilmiştir. Yapıların planlarıda elde edildiktensonra tez yazımına başlanmıştır. Tez kataloğ kısmı ile başlamaktadır.Kataloğda yapılar tüm özellikleriyle tek tek anlatılmaktadır. Daha sonra geneldeğerlendirme kısmına geçilmiştir. Burada Bolu Merkez evleri hem kendiaralarında hemde farklı yörelerdeki ev mimarileriyle kıyaslanmıştır. Sonuçolarak Bolu Merkez eski evleri Türk ev geleneğinin bir devamıdır. Her nekadar orijinalliği bozulmuş evler bulunsada, orijinalliğini koruyan evler bizeTürk ev geleneğinin bir devamı olduğunu kanıtlamaktadır.Anahtar Sözcükler1. Bolu2. Konut3. Ev4. Türk Evi5. Yapı

BoluEvlerGeleneksel Türk evi+3
Ebru Eroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ilinde halk inançları ve ilin günümüz inanç coğrafyası

ÖZET Yüksek Lisans Tezi BOLU İLİNDE MEVCUT HALK İNANÇLARI VE İLİN GÜNÜMÜZ İNANÇ COĞRAFYASI Önder BİLGİN FIRAT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI 2000, Sayfa: 150 "Bolu İlinde Mevcut Halk İnançları ve İlin Günümüz İnanç Coğrafyası" adı altında yapılan bu çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte ilin coğrafi yapısı, eğitim durumu, isminin menşei ve idari tarihi hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Birinci bölümde doğum,evlenme, ölüm, türbe ve ziyaret yerleri ve hayatın diğer safhalarında uygulanan halk inançları katılımlı gözlem metodu ve yazılı kaynaklar taranarak değerlendirilmiştir. İkinci bölümde dinler hakkında genel bilgiler verilmiş, daha sonra Bolu'da mevcut olan cemaat ve tarikatlar, bunların faaliyetleri ve sayısal değerleri verilmiştir. Yine bu bölümde, salname, seyahatname ve arşiv belgelerinden alınan bilgilerle ilde yaşayan insanların dinlere ve mezheplere göre dağılımı çıkarılmaya çalışılmış, son olarak alan çalışması ile ilin günümüz inanç coğrafyası ortaya konmuştur. Yapılan çalışmanın sonucunda ilde hâlâ millet olarak İslamiyet'ten önceki kültür varlıklarının İslami bir şekle sokarak yaşandığı tespit edilmiştir. Bundan başka ilde çeşitli mezhep mensupları bulunmakla birlikte ilin hemen tamamının Müslüman olduğu sonucuna varılmıştır.

BoluCemaatlerDin+7
Önder Bilgin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Bolu ilinde doğal olarak yetişen kızılcıkların morfolojik, biyokimyasal ve moleküler karakterizasyonu

Bu çalışma Bolu ili florasında doğal olarak yetişen kızılcıkların morfolojik, biyokimyasal ve moleküler karakterizasyonunu belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada elde edilen iki yılık ortalama verilere göre genotiplerin meyve ağırlıkları 1,44 g (14BL47)- 3,37 g (14BL61), çekirdek ağırlıkları 0.19 g (14BL10)-1,13 g (14BL05) değerleri arasında belirlenmiştir. Suda çözünen kuru madde (SÇKM) değerleri %10,37 (14BL37)- 21,22 (14BL09) arasında değişmiştir. Meyvelerin organik asit içeriği incelendiğinde malik asit içeriğinin en yüksek olduğu ve bunu sırasıyla vitamin C ve tartarik asitin izlediği görülmüştür. Spesifik fenoliklerden gallik asit, ellajik asit, kateşin, kafeik, vanilik, siringik, p-kumarik, klorojenik, o-kumarik, ferulik, rutin ve kuersetin miktarları HPLC ile tanımlanmış ve ellagik asit, kateşin ve klorojenik asit ön plana çıkan bileşikler olarak belirlenmiştir. Toplam antosiyanin içeriği genotipler arasında büyük varyasyon göstermiş ve 3,79 (14BL06)-77,65 (14BL36) µg cy-3-glu/g arasında değişmiştir. Meyvelerde toplam antioksidan kapasite trolox equivalent antioksidan kapasitesi (TEAK) ve demir indirgenme antioksidan kapasitesi (FRAP) olmak üzere iki yöntemle belirlenmiştir. TEAK değerleri 4,14 (14BL08)-11,03 (14BL61) µmol TE/g ve FRAP değerleri ise 3,37 (14BL08)-10,50 (14BL61) µmol TE/g arasında bulunmuştur. Kızılcıklarda yapılan genetik analizlerde iPBS retrotranspozon markörleri kullanılmış ve iPBS markörleri genotipler arasında genetik farklılıkları ortaya koymakta başarılı bulunmuştur. Genotipler soy ağacında 3 grup halinde kümelenmiş ve aralarında genetiksel olarak polimorfizim tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Bolu bölgesinde zengin kızılcık gen kaynaklarının olduğu ve ıslah çalışmalarında bu materyallerin kullanılmasının ülkemiz biyoçeşiştliliğinin geliştrilmesi ve korunması açısından önem arz ettiği ortaya konulmuştur.

BoluCornus masDNA analizi+6
Akgül Taş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
10
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Bolu ağır ceza ve asliye ceza mahkemeleri'nde karara bağlanan 65 yaş ve üzeri bireylerin mağduru veya faili bulunduğu suçların analizi

Amaç:Tıbbi gelişmeler ve hızla artan teknoloji, yaşam süresini olumlu yönde etkilemektedir. Uzayan yaşam süresi yaşlı nüfusun artmasına neden olmaktadır. Yaşlı sayısının artmasına bağlı olarak yaşlı mağdurların ve faillerin sayısının artması da beklenmektedir. Çalışmada, Bolu Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemeleri'nde karara bağlanan, 65 yaş ve üzeri bireylerin mağduru veya faili bulunduğu suçlar analiz edilerek; yaşlı sanık ve mağdurların profillerinin, karıştıkları suçların niteliklerinin incelenmesi, bu suretle yeni vakaların ve mağduriyetlerin önlenmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metod: Çalışmamızda 01/01/2010- 31/12/2016 tarihleri arasında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi ve Bolu Asliye Ceza Mahkemeleri'nde karara bağlanan dosyalar retrospektif olarak incelenmiş, 65 yaş ve üzeri kişilerin mağduru veya faili bulunduğu dava dosyaları çalışmaya dahil edilmiştir. Mağdurların ve faillerin sosyo-demografik özellikleri, genel profilleri, işlemiş ya da maruz kalmış oldukları suçların niteliği, haklarında düzenlenen adli raporlar ve laboratuar tetkik sonuçları, yargılama sonucunda verilen kararlar incelenmiş, yaşlı nüfusun suça maruziyeti veya suç işlemesi konusundaki risk faktörleri ortaya konmuştur. Bulgular: Çalışmaya 2010-2016 yılları arasında dava süreci tamamlanarak karara bağlanmış 65 yaş ve üzeri 401 sanık ve 323 mağdur olmak üzere toplam 724 olgu alınmıştır. Sanıkların ortalama yaşı 77,43±5,95 (min:67, max:95) bulundu. Sanıkların 346'sının (%86,3) erkek, 55'inin (%13,7) kadın cinsiyette olduğu belirlendi. Mağdurların ortalama yaşı 72,4±5,87 (min:65, max;90) bulundu. Mağdurların 219'unun (%67,8) erkek, 104'ünün (%32,2) kadın cinsiyette olduğu tespit edildi. Sanıkların en sık köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği (n:112, %27,9), ikinci sırada yaralama (n:79, %19,7) suçunun yer aldığı, mağdurların en sık yaralama suçuna maruz kaldıkları (n:76, %23,5), bunu hırsızlık (n:38, %11,8) suçunun takip ettiği görüldü. 65 yaş ve üstü 401 sanıktan sadece üç (%0,7) olguya ceza ehliyeti muayenesi yapıldığı, 323 mağdurdan da sadece bir (%0,3) olguya ruhsal muayene uygulandığı tespit edildi. Sonuç:65 yaş ve üstü bireylerde bilişsel bozukluğun görülme oranı oldukça yüksektir. Bu yaş grubundaki sanıklarda daha fazla ceza ehliyeti muayenesi yapılarak bilişsel aktivitesi bozulmuş yaşlıların ceza almasının engellenebileceği, mağduriyetlerinin giderilebileceği düşüncesindeyiz. Dahası, yaşlı bireyler diğer yaş gruplarına göre hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Bu nedenle 65 yaş ve üstü mağdurların tümünün ruhsal muayenelerinin ve sonrasında takiplerinin düzenli yaptırılmasının sağlanması halinde bu mağdurların sosyal yaşama daha kolay adapte olabileceğini düşünüyoruz. Yapılacak yeni çalışmalar ile hızla artan yaşlı nüfusun korunmasına ve faili olduğu suçların engellemesine yardımcı olunacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler:Suç; Yaşlı sorunları; 65 yaş üstü sanıklar; 65 yaş üstü mağdurlar; Suçla mücadele.

BoluCeza mahkemesiFail+7
Hakan Samurcu
Bolu Abant İzzet Baysal University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ve yöresinde veteriner hekimlerde bruselloz ve kistik ekinokokkoz seroprevalansı

Bruselloz ve kistik ekinokokkoz, tüm dünyada yaygın zoonotik karakterli hastalıklardır. Ülkemiz ve yakın komşuları bu hastalıklar bakımından endemik/hiperendemik bölgelerdedirler. Bu araştırmada, bu hastalıklar yönünden Bolu ve yöresindeki istatistiki durumun ortaya konması ve diğer istatistiklerle beraber sunulması ile Bolu ve yöresinde çalışan veteriner hekimlerin bu hastalıklar açısından risk grubunda olup olmadıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmaya katılan 72 veteriner hekim ile 384 diğer gönüllüden (Bolu ve yöresini temsilen) alınan örneklerde, Brucella Coombs Gel Test ile bruselloz, İndirekt Hemaglütinasyon Testi ile de kistik ekinokokkoz için antikor araması yapılmıştır. Araştırma sonucunda veteriner hekimlerde bruselloz prevalansı %9,72 (7/72) iken; kistik ekinokokkoz seropozitifliğine rastlanılmamıştır; diğer gönüllülerde ise bruselloz prevalansı %1,82 (7/384) ve kistik ekinokokkoz prevalansı %0,52 (2/384) olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar neticesinde, Bolu ve yöresinde çalışan veteriner hekimlerin bruselloz bakımından riskli grupta yer aldığı görülmüştür. Diğer gönüllülerde ise bruselloz prevalansı Sağlık Bakanlığı verilerinin üzerinde olup; kistik ekinokokkoz prevalansı da Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. Çalışmamızda; bruselloz prevalansının veteriner hekimler ile diğer gönüllüler arasındaki oranı istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Diğer gönüllülerde bruselloz prevalansı ile eğitim düzeyi, yerleşim bölgesi ve pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi arasında; kistik ekinokokkoz prevalansı ile de yeşilliklerin yıkanmadan tüketilmesi ve kuyu suyu içilmesi arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu araştırma ile, Bolu ve yöresinde brusellozun ve kistik ekinokokkozun önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

BoluBoluBruselloz+4
Mehmet Demirci
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ilinde kadın istihdamının önündeki engeller

Kadınların işgücüne katılımı, ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma için önemli bir faktördür. Yüksek kadın işgücü; daha fazla verimlilik, yüksek ekonomik büyüme ve olumlu sosyal değişimler sağlar. Bununla birlikte, erkeklerin işgücüne katılımı gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlardan daha fazladır. Kadınların işgücüne katılım oranlarının düşük olmasının temel nedenleri; yeterli iş olanağının sağlanamaması gibi ekonomik güçlükler, sosyal normlar ve kültür, evlilik, doğurganlık, kadınların ev içerisinde üstlendikleri rol, çocuk ve yaşlı bakımı, toplumun eğitim düzeyi ve kurumsal yapıdır. Türkiye'deki kadınların işgücüne katılım oranları OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında çok düşük olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, düşük olan kadın işgücüne katılım oranlarının Bolu ili için temel sebeplerini araştırmaktır. Çalışma, 400 gönüllü işsiz kadın ile yapılan anket verilerine dayanmaktadır. Ampirik yöntem olarak faktör analizi kullanılmıştır. Faktör analizinin sonuçları, kadın işsizliğinin temel faktörü olarak istihdam olanaklarını göstermektedir. Diğer faktörler ise; işverenlerin talepleri, öz yetersizlik, öz saygı, yeti eksikliği, olumsuz ve dışsal koşullar, iş arama motivasyonu, toplumsal düşünce yapısı ve işgücü piyasası koşulları olarak sıralanmaktadır.

BoluFaktör analiziKadınlar+4
Ersel Ertürk
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1034 No'lu Bolu Şer'iye Sicil Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Bolu tarihi hakkında yaptığımız bu çalışma ile birçok konuya değinilerek bu alana katkı sağlamak hedeflenmiştir. 1034 numaralı Bolu şe'riye sicilimiz 1309-1311/ 1891-1893 tarihleri arasında tutulmuştur. Bolu hakkında tutulmuş olan 269 adet Şer'iye sicilinden biri olup XIX. yüzyılın sonlarında Bolu ve civarı bölgeler hakkında bilgi vermektedir. Çalışmamız evlenme, boşanma, miras, satışlar gibi çeşitli konularda tutulmuş olan vekâlet hüccetlerini içermektedir. Bu belgeler toplumun sosyal, ekonomik, dini ve hukuki hususiyetlerini yansıtmaktadır. Çünkü toplumun beslediği hayvanlar, giydiği kıyafetler, aile düzeninden çocuk sayısına kadar birçok ayrıntıya değinilmiştir. Bu bilgiler salt bilgi olmaktan ziyade toplumun birçok açıdan konumunu ortaya koymamıza yardımcı olmaktadır.

19. yüzyılBoluKent tarihi+3
Cemile Nur Ketrez
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Geçmişten günümüze dijitalleşme sürecinde yerel medyanın sorunları: Bolu il örneği

Yerel medya, internet ve yeni iletişim teknolojilerin gelişmesiyle birlikte küresel bir boyut kazanmıştır. Coğrafi ve kültürel vurgulara yapılan tanımlamalar internet ile birlikte değişmiştir. Yerel medya artık sınırları belli, bir yöreye ait gazetecilik faaliyetleri olmaktan ziyade her kesime hitap edebilmekte ve tüm dünyadaki okuyuculara ulaşabilmektedir. İnternet ve yeni iletişim teknolojileri, yerel medyaya haberi sunma ve ulaştırma açısından birtakım kolaylıklar sağlarken bilgi kirliliğine ve güvenirlilik problemlerine de yol açmıştır. Bu bağlamda dijitalleşmenin yerel medyaya etkilerini araştırmak önem kazanmaktadır. Bu çalışma, ilk olarak yerel medyayı tanımlarken dijitalleşmenin boyutlarını kavramak için gelişim süreçlerini de açıklamaktadır. Bu doğrultuda internet ve sosyal medya kavramları irdelenerek, değişen gazetecilik pratikleri açıklanmaya çalışılmış ve yerel medya ile ilişkisine değinilmiştir. Bu çalışmada dijitalleşmenin Bolu yerel medyasına etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla yerel medya kuruluşlarındaki yetkili kişilerle görüşme gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler analiz edilerek belirli temalara ulaşılmıştır. Bu temalar da anlamsal bakımından birbirini tamamlayacak şekilde ana temalar altında birleştirilmiştir. Sonuç olarak dijitalleşmenin Bolu yerel medyasını hem olumlu hem de olumsuz biçimde etkilediği gözlenmiştir.

BoluMedyaSayısallaştırma+4
Sercan Çelikbaş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ilinin gastronomi turizmi potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik nitel bir araştırma

Bolu ili bulunduğu coğrafyada farklı turizm çeşitlerinin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayan doğal kaynaklara ev sahipliği yapmaktadır. Doğa ve kültür turizmi, kış turizmi, termal turizm gibi farklı turizm türleri Bolu'da gerçekleştirilen, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken turizm türleridir. Bolu coğrafi konumundan dolayı yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu durum aynı zamanda farklı ve zengin bir kültürün oluşmasına, çeşitli yöresel yemeklerin Bolu mutfağında yerini almasına kaynaklık etmiştir. Bu tez çalışması kapsamında Bolu ilinin gastronomi turizmi potansiyelini belirlemek amaçlanmıştır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada veri toplamak için Bolu il turizmine yön verilmesinde söz sahibi olan 14 adet turizm paydaşı (kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşu) ile yarı-yapılandırılmış (mülakat) görüşme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılarla yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilere göre Bolu ilinin gastronomi turizmi için ön plana çıkabilecek farklı değerlere sahip olmasına rağmen gastronomi turizminin istenilen düzeyde gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmış ve bu doğrultuda gastronomi turizminin geliştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

BoluGastronomiMutfak turizmi+4
Nevzat Emrah Özçelik
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin örgütsel sinizm düzeyleri ile örgütsel iklim algıları arasındaki ilişki (Bolu ili örneği)

Bu araştırmanın amacı; ortaokul öğretmenlerinin örgütsel sinizm düzeyleri ile örgütsel iklim algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Bunun için 2018- 2019 yılında Bolu ili merkez ilçesinde yer alan resmi ortaokullarda görev yapan 712 öğretmene ölçekler verilmiş ancak 420 öğretmene ulaşılabilmiştir. Araştırmada Türkçe' ye uyarlamasını Kalagan ve Güzeller' in gerçekleştirmiş olduğu 5 dereceli likert tipinde örgütsel sinizm ölçeği ile Altınkurt ve Yılmaz'ın geçerlik ve güvenirliğini test ederek 4 dereceli likert tipinde hazırlamış oldukları örgüt iklimi ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada üç bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Birinci bölümde katılımcılara ait kişisel bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeline dayalı betimsel bir çalışmadır. Araştırma verileri normal dağılmadığı için non parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, frekans, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H testi, Spearman sıra farkları korelasyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerine ilişkin görüşlerinin "Katılmıyorum" seçeneğinde olduğu ve düşük düzeyde bir örgütsel sinizm yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel iklim ölçeğinin Destekleyici Müdür Davranışı, Kısıtlayıcı Müdür Davranışı, Samimi Öğretmen Davranışı ve İşbirlikçi Öğretmen Davranışı alt boyutlarına verdikleri cevapların "Genellikle Olur" şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin Emredici Müdür Davranışı ve Umursamaz Öğretmen Davranışı alt boyutlarına ise "Bazen Olur" şeklinde cevap verdikleri görülmüştür. Öğretmenlerinin kişisel bilgilerine göre örgütsel sinizm ve örgütsel iklim düzeylerine ilişkin sonuçlar incelenmiş öğretmenlerin cinsiyetlerinin ve öğrenim düzeylerinin sinizm ölçeği puanları üzerinde ve örgütsel iklim alt boyutlarının tümünde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı bulunmuştur. Öğretmenlerin hizmet yıllarının sinizm ölçeği puanları üzerinde ve örgütsel iklimin alt boyutlarından Emredici Müdür Davranışı puanları, Samimi Öğretmen Davranışı puanları ve Umursamaz Öğretmen Davranışı puanları üzerinde anlamlı farklılık oluşturmadığı bulunmuştur. Buna karşın öğretmenlerin hizmet yıllarının örgütsel iklim alt boyutlarından Destekleyici Müdür Davranışı, Kısıtlayıcı Müdür Davranışı ve İşbirlikçi Öğretmen Davranışı puan ortalamalarında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Analiz sonucunda elde edilen bulgularda; öğretmenlerin sinizm algıları ile örgütsel iklimin alt boyutlarından Destekleyici Müdür Davranışı alt boyutu, Samimi Öğretmen alt boyutu ve İşbirlikçi Öğretmen Davranışı alt boyutu arasında negatif yönde ve orta düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları ile örgütsel iklimin alt boyutlarından Emredici Müdür Davranışı alt boyutu ve Kısıtlayıcı Müdür Davranışı alt boyutu arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Umursamaz Öğretmen Davranışı alt boyutu arasında ise pozitif yönde ve orta düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinizm, Örgütsel İklim, Ortaokul Öğretmeni.

BoluEğitim yönetimiOrtaokul öğretmenleri+4
Ayşe Aslan Gümüş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilerin zaman yönetimi düzeyleri

Bu çalışmayla Ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilerin zaman yönetimi düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Bolu Merkez İlçe'deki ortaöğretimde öğrenim gören, 1861 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan Zaman Yönetimi Ölçeği Bolu Merkez İlçe'de bulunan 10 ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Britton ve Tesser (1991) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Alay ve Koçak (2002) tarafından yapılan "Zaman Yönetimi Ölçeği" kullanılmıştır. ZYÖ' nin Zaman Planlaması (16 madde), Zaman Tutumları (7 madde), Zaman Harcattırıcılar (4 madde) olmak üzere üç alt boyutu ve toplam 27 maddesi bulunmaktadır. Ölçek beşli likert tipindedir ve uygulanan grup ölçekte her bir madde için "Her Zaman (5)", "Sık sık (4)", "Bazen (3)", "Nadiren (2)" ve "Hiç (1)" seçeneklerinden kendileri için en uygun olanı işaretlemektedir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 27, en yüksek puan 135'dir. Araştırmada sonuç olarak okul türü, cinsiyet, sınıf düzeyi ve okulda veya kulüpte lisanslı olarak spor yapma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Bu farklılıklar; okul türüne göre genel zaman yönetimi ve alt boyut puanlarının arasında anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Cinsiyete göre genel zaman yönetiminin; zaman planlaması, zaman tutumları ve zaman harcattırıcılar alt boyutlarında anlamlı fark elde edilmiştir (p<0,05). Sınıf düzeyine göre; genel zaman yönetiminin zaman planlaması ve zaman harcattırıcılar alt boyut puanları arasında anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca spor yapma durumuna göre genel zaman yönetimi ve alt boyut puanları arasında anlamlı fark ortaya çıkmıştır (p<0,05).

BoluOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+2
Derya Deniz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Related subjects