Strateji

Bu konu başlığı altında 142 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Uluslararası gelişmeler ve 2010 stratejik konsepti bağlamında NATO'nun dönüşümü

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Ⅱ. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'da güvenliği sağlamak amacıyla; Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından 1949 yılında kurulmuştur. En temel özelliği caydırıcılık olan ve kolektif savunma ilkesi çerçevesinde örgütlenen NATO, Soğuk Savaş boyunca üyelerini korumayı başarmıştır. Soğuk Savaş döneminde NATO üyelerine yönelik başlıca tehdit unsuru olan Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasıyla beraber NATO'nun varlık sebebi sorgulanmaya başlanmıştır. NATO bu döneme yeni risk ve tehditler doğrultusunda yeni görev alanları ve yeni roller edinerek girmiştir. NATO'nun dönüşümü olarak ifade edilen bu durum devingen bir sürece karşılık gelmektedir. NATO'nun Soğuk Savaş sonrasındaki dönüşümünü İttifak'ın zirve bildirilerinde ele alınan konu çeşitliliği ve bu yeni konu başlıkları doğrultusunda geliştirilen mekanizmalar üzerinden izlemek mümkündür. Yeni risk ve tehditler yeni strateji ve yeni araçları beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda NATO özellikle 2010 Stratejik Konsept belgesinde yer alan; terörizm, kitle imha silahları, enerji güvenliği, siber güvenlik ve çevre sorunları konu başlıklarıyla, 2010'dan tarihten itibaren giderek küresel çapta hareket eder hale gelmiştir. Bu tezin amacı, NATO'nun bu dönüşüm sürecinin uluslararası gelişmeler ve 2010 Stratejik Konsept belgesi çerçevesinde ele alınarak incelenmesidir. Çalışmada, uluslararası ilişkilerde değişen güvenlik anlayışı NATO özelinde incelenmeye çalışılacaktır. NATO'nun Soğuk Savaş sonrasındaki bu dönüşüm süreci ile Soğuk Savaş dönemindeki ortak savunma örgütü kimliğinden sıyrılıp küresel çapta görev yapan ortak güvenlik örgütüne dönüşmüş olduğu değerlendirilebilir.

NATOStrateji
Mehmet Kaan Önem
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sistematik stratejik planlama ve yönetimi

Stratejik yönetim, örgütün uzun-dönem hedeflerine ulaşması için verilecek kararların ve gerçekleştirilecek eylemlerin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi sürecidir. Stratejik yönetim, örgütün geleceğini şekillendirmede reaktif değil proaktif olmasını, örgütün kendi kaderini kontrol edebilmesi için gerekli eylemleri başlatmasını veya etkilemesini sağlar. İşletmelere, becerilerini geliştirmek için bir çerçeve ve değişimle baş edebilmek için bir kabiliyet kazandıran stratejik yönetim, stratejik bakış açısı ve davranışı ile örgüt çevresini değerlendirme ve geleceği tahmin etme imkânı vermektedir. Stratejik planlama ile amaçlanan örgütün kurumsal etkenliği ve etkililiği sağlamaktır.Bu çalışmada, stratejik yönetim ve stratejik planlama süreci ile ilgili temel kavramlara ve uygulamalardaki sorunlara yer verilmiş ve stratejik planlamada belirlenen bazı sorunları çözmek için Sistematik Stratejik Planlama Modeli geliştirilmiştir. İlk olarak stratejik yönetim unsurları incelenmekte, kavramlar, modeller, teknikler ve uygulanmakta olan stratejik planlama süreci ve yaşanan sorunlar incelenmektedir. İkinci olarak Sistematik Stratejik Planlama Modeli geliştirilirken temel alınan, sistem/ürün tasarımında kullanılan Sistematik Sistem Tasarım Modeli incelenmiştir. Son olarak, Sistematik Stratejik Planlama Modeli açıklanmakta ve örnek bir uygulama ile stratejik planlamada yaşanan sorunların çözümleri ve sistematik bir yaklaşım ile sürecin uygulaması gösterilmektedir.Örnek uygulama sonucunda SSP modelinin stratejik planlamaya sistematik ve bilimsel bir yaklaşım getirerek, vizyon, amaç, hedef, strateji ve eylemler arasındaki ilişki ve etkileşimlerin detaylı bir şekilde incelenmesine fırsat verdiğini, stratejilerin ve eylemlerin uygulamaya sokulmadan önce bağımsızlık aksiyomu kullanılarak kabul edilir olup olmadığının görülebildiğini ve strateji tasarım matrisi aracılığı ile eylem planlarının kolaylıkla çıkartılabildiği gösterilmiştir. SSP modeli ile geliştirilen stratejik planların etkinlik, izlenilebilirlik ve yönetilebilirliğinin de arttığı değerlendirilmiştir.Sonuç bölümünde, SSP modelinin avantajları özetlenmiş ve bu çalışma ile ilgili yapılabilecek değişik araştırma ve iyileştirme çalışmaları tartışılmıştır.

Aksiyomatik tasarımSistematik yaklaşımStrateji+3
Verda Demir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Stratejik istihbarat bağlamında karşılaştırmalı savaş teorileri ve stratejistler

Bireyin varoluşsal olarak kazandığı dürtülerin başında yer alan güvenlik ve merak olgusu zaman içinde devletlerin bünyesinde de içselleşmiş ve bunun sonucunda güvenliğin temini hususunda istihbarat faaliyetleri ortaya çıkmıştır. Modern öncesi zamanlarda yapılan istihbarat faaliyetleri doğadaki vahşi yaşamdan korunma üzerine inşa edilmişken, yaşam şartlarının ve tehdit kapsamının genişlemesi ayrıca teknolojik yenilikler gibi parametreler, istihbaratın dönüşüme uğramasına neden olmuştur. Ortaçağ Savaşları, Napoleon Savaşları, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemlerinde muharebe alanları ve düşman ilişkileri ile sınırlandırılan istihbarat faaliyetleri, büyük strateji olgusu ile eklemlenmeden varlığını devam ettirmiştir. Soğuk Savaş dönemi ile birlikte uzun dönemli hedefleri kapsayan stratejik istihbarat ve büyük strateji olguları girift bir yapıda seyir etmeye başlamış, dost unsurları ve barış dönemlerini de kapsamına dahil etmiştir. Günümüzde devletlerin varlığını devam ettirebilmesi için istihbarat faaliyetlerinin yanında büyük stratejilere de önem vermesi gerekmektedir. Stratejik istihbaratın unsurları ile simbiyotik bir ilişkiye sahip olan büyük strateji olgusu, 21. yüzyılın uluslararası siyasi konjonktüründe üst sıralara yükselmiştir. Bunun sonucunda da akademik bir disiplin olarak adlandırılan stratejik istihbarat faaliyetleri ile gerek istenilen durum hakkında bilgi, gerekse de olası bir tehdide yönelik koruma kalkanı pozisyonu gören büyük strateji olgusu, savaş kavramıyla bütünleşmiştir. Modern ve güçlü olarak tanımlanan devletlere bakıldığında stratejik istihbarat, strateji ve harekât planlarının üçlü bir yapı oluşturdukları görülmektedir. Literatür taraması yapılarak hazırlanan bu çalışmada; ekonomik, askeri, teknolojik, diplomatik, psikolojik, sosyolojik vb. faktörlerin bir araya geldiği ve yapılan analizler neticesinde meydana çıkarılan sentezin devletlerin yol haritalarını oluşturduğuna işaret edilmiş, strateji unsurunun önemi vurgulanmıştır. Sun Tzu'dan başlayarak günümüze kadar devletlerin örnek aldığı ve uyguladığı stratejiler ile bu teorilerin sahibi olan stratejistler önem ve kronolojik sıra takip edilerek incelenmiştir. Tehdit ve savaş faaliyetlerinden korunabilmek için önem verilmesi gereken; istihbarat, stratejik istihbarat, strateji ve büyük stratejinin üzerinde durulmuş, bu unsurların bir bütünün parçaları olduğunun altı çizilmiştir. "Stratejik İstihbarat Bağlamında Karşılaştırmalı Savaş Terorileri ve Stratejistler" isimli bu çalışma daha sonraki çalışmalara katkı sunmak ve stratejik istihbaratın önemine dikkat çekmek için hazırlanmıştır.

JeopolitikSavaşSavaş tekniği+5
Yunus Karaağaç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Analysing the impact of corporate social responsibility CSR) strategies over the success of an organization: The case of L'oréal

Corporate Social Responsibility (CSR) has emerged as one of the major strategies for the today's organizations attracting the employees and customers. The customers are no longer only concerned with the quality of the product or service but they have been increasingly considering the environmental and societal roles of the companies they do business with. For the companies with high number of competitors and substitutes available, sustaining an acceptable value of CSR has become essential. The present study focused on assessing the role played by the CSR strategies of L'Oréal in order to make it reach the position of the global cosmetic leader. The extensive secondary research has been conducted to identify the independent variables associated with the CSR of the companies. These variables are identified to be the company's responsibility towards the society and environment, the customers' awareness about the CSR strategies of the company and the customer perceptions about the company's CSR. 100 customers of the company were surveyed using structured questionnaires in order to test the conceptual framework and identify the relationship between the independent and dependent variables. As a result of survey, it came to light that the role of CSR has been positive for the L'Oréal to govern the customers' purchase decisions and their preferences of the company's products as compared to those of competitors. The company is considerably responsible towards the society and has been trying to reduce its environmental footprint, and the customers perceive the CSR initiatives of the company to be positive. However, the level of customers awareness for the L'Oréal CSR strategies is lower, improving which would guarantee the higher business success. In the light of the primary and secondary study findings, recommendations have been provided for improving the CSR strategies and hence the business performance of the L'Oréal.

SuccessCosmetic sectorCorporate social responsibility+4
Mohammad Aıimal Khattak
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kriz dönemlerinde uygulanan kurumsal stratejilerde entelektüel liderliğin rolü: Otel işletmelerinde bir uygulama

Siyasi, ekonomik, terör, doğal afetler ya da salgın hastalıklar sebebi her ne olursa olsun krizler işletmeler için; öngörülmesi zor, gelecek planlarını alt üst eden, acilen çözümlenmezse işletmenin varlığını dahi tehdit eden durumlardır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren otel işletmeleri krizlere karşı duyarlı olan yapısıyla yaşadığı krizlerden önemli ölçüde etkilenirken ve bu süreçte uyguladığı stratejilerin ve aldığı önlemlerin işletmenin devamlılığı açısından hayati önemi bulunmaktadır. Otel işletmeleri krizleri, lider yetersizliği nedeniyle başarısızlıkla ya da stratejik düşünebilen, vizyon sahibi, toplumsal olaylara duyarlı, muhakeme yeteneği yüksek ve entelektüel, rasyonel, duygusal yetkinlikleriyle fark yaratabilen liderlerle krizleri fırsata çevirerek başarılı bir şekilde sonlandırabilir. Bu çalışmada, otel yöneticilerinin sahip olduğu entelektüel liderlik özelliklerinin kriz dönemlerinde uyguladıkları kurumsal stratejileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını ortaya koymak amacıyla İstanbul ve Antalya'da faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerindeki 321 üst düzey otel yöneticisinden anket yoluyla veriler toplanmış ve SPSS 25.0 ve AMOS 24 programları kullanılarak analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları İstanbul'daki otel yöneticilerinin kriz dönemlerinde büyümeyi tercih ederken, Antalya'daki yöneticilerinin daha çok küçülmeyi tercih ettiğini göstermektedir. Aynı zamanda İstanbul'daki otel yöneticilerinin, Antalya'dakilere kıyasla entelektüel liderlik özelliklerine yönelik algılarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Krizlerin otel yöneticilerinin büyüme kararları üzerinde etkili olmadığı, küçülme kararları üzerinde anlamlı düzeyde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılırken entelektüel liderlik özellikleri boyutlarından entelektüel liderlik yetkinliği, işletme ve paydaşları güçlendirme yetkinliği ve kurumsal temsiliyet yetkinliğinin büyüme kararları üzerinde pozitif etkisinin olduğu, küçülme kararları üzerinde ise sadece entelektüel liderlik yetkinliği boyutunun negatif yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca doğal ve biyolojik krizlerde otel yöneticilerinin sahip olduğu entelektüel liderlik özelliklerinin büyümeye yönelik stratejik kararlarında negatif yönlü aracılık etkisinin olduğu, küçülmeye yönelik stratejik kararları üzerinde de olumsuz etkiyi azaltma yönünde bir aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Büyüme stratejileriEntelektüel liderlikKonaklama işletmeleri+7
Zeynep Tombaş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Stratejik planlama katılımının stratejik planlama tutumu üzerindeki etkisinde stratejik planlama farkındalığının rolü: Kamu sağlık alanında bir araştırma

Kamu Sağlık alanında ilk stratejik planlama döneminin 2010-2014 olduğu düşünüldüğünde stratejik planlamanın Kamu Sağlık alanı açısından daha yeni ve üzerinde birçok araştırma yapılabilecek bir konu olduğu görülmektedir. Kamu Sağlık alanında stratejik planlama literatür ve araştırmalarının çok yeterli olmaması ve alanyazına bir katkı sağlamak üzere Devlet ve Eğitim Araştırma Hastanelerinde görev yapmakta olan Kamu Sağlık çalışanları üzerinde stratejik planlama katılımının stratejik planlama tutumları üzerindeki etkisi incelenirken stratejik planlama farkındalığının aracılık rolü olup olmadığı araştırılmak istenmiştir. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda stratejik planlama katılımının tutum üzerindeki etkisi tespit edilmiş, stratejik planlama farkındalığının ise modelde tam aracı rolü olduğu görülmüştür. Stratejik planlama katılımının stratejik planlama tutumu üzerinde pozitif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu görülürken stratejik planlama farkındalığı değişkeni modele eklendiği zaman bu iki değişken arasındaki etkinin anlamsız olduğu görülmüştür. Çalışma ile stratejik planlamanın Sağlık sektöründeki önemi bir kez daha vurgulanmış olup, Kamu Sağlık alanında planlama başarısını arttırıcı farklı araştırma modeli ve kavramlar çerçevesinde daha fazla çalışma yapılabileceği önerilmektedir.

FarkındalıkKamu sektörüKatılım+7
Emre Ali Kodan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimEN

Perceptions on strategy in general and strategic management a survey on common strategic perception among medium-high level managers in Turkey

The usage of the notion of strategy, defined as the ways to be followed for the military units and the countries to reach specified goals has a history that can be traced back to 2500 years ago. The theory of strategy is under a process of development for the last 170 years related to fields of wars, international relations and state administration. During this development phase, the interrelation between politics and strategy, both in theoretical and practical domains, has been a subject of debate.The strategic management of corporations has been in the limelight of academic and managerial circles as an area of scientific management for the last 50 years. Many important works has been made related to multinational and large-scale corporations both in theoretical and practical areas.However, it is observed that those works, carried out in the two different areas has been quite feeble, in the context of comparison of them and searching the relations between them.The behaviour of human beings and societies are shaped under the influence of various concrete and abstract factors. There is no doubt that culture, conceptions and perceptions have a special position among the aforementioned abstract factors.When the subject is approached from this aspect, it can be considered that the level of strategic culture-strategic management relation and the level of a common strategic perception that the managers of different organizations in a country have a special place in the determination of national, sectoral and organizational priorities and the formation of policies to be applied. These levels can be defined as ?strategic culture and perception capacity? or ?total strategic thinking quality?.Therefore, the behaviour of medium-high level managers of various organizations in a country has a specific importance. These people form the basis for the strategic decisions of upper level managers with their ideas and propositions while they also produce goods and services in their specific areas. It is natural that the cultures, understanding and perceptions of medium-high level managers of organizations of various sectors can have differences both in sectoral and organizational fields. However, it should also be specified at what areas those differences are cumulated and at what levels they are.The purpose of this study is the determination of different and common areas of strategic perceptions of medium-high level managers that have contributions and effects in the strategic decision making process of different sectors.The factors that determine the differences in strategic perception are specified by a literature survey covering the areas ?historical background and development of strategic thought?, ?the dimensions of strategy from military point of view and principles of war?, ?strategy and strategic management in business world? and ?methodological strategic foresight?.Although the targeted area of this subject covers a wide area, the target population of this study is confined to three representative groups for the sake of brevity and specification. These three groups are ?civilian bureaucratic managers?, ?military bureaucratic managers? and ?business sector managers?.In order to clarity the views and perceptions of those groups, this study has used a descriptive method and applied the ?purposive sampling? technique. Interviews have been carried out on the sampled groups under the headings of ?strategic culture and understanding in general?, ?relations between strategy in general and strategic management? and ?level of the awareness of the problems on strategic perception? and the results have been evaluated accordingly.

StrategyStrategic thinkingStrategic management+2
Nazmi Çeşmeci
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Stratejik yönetimde misyon ve vizyon ifadelerinin önemi: Türkiye ve Japonya karşılaştırması

İşletmelerin başarılı olabilmesi, ayakta kalmaları ve güçlü rekabet edebilmeleri için stratejik olarak yönetilmeleri, stratejik olarak doğru yönetilmek içinde bu alandaki ifadeleri iyi oluşturmaları oldukça önemlidir. Bu bakımdan başarılı işletmelerin misyon ve vizyon ifadelerinin incelenmesi bakımından çalışmanın önemi yadsınamaz. Bu çalışmanın amacı, işletmelerin stratejik yönetiminde misyon ve vizyon ifadelerinin önemi ile birlikte işletmelerde kullanım şekli ve bu ifadelerde bulunması gerekli unsurlara ne derece yer verildiği konusunda detaylı analiz yapmak, Türk-Japon başarılı işletmelerini bu yönden karşılaştırmaktır. Özellikle işletmelerde misyon ve vizyon ifadeleri oluşturulurken bulundurulması gereken unsurlar konusundaki anlam karmaşasını gidermek ve bu ifadelerin gerçek değerini bulması yönünde bir çalışma yapmaktır. Kapsam olarak sadece vizyon ve misyon ifadeleri ele alınmıştır. Nitel içerik analizi ve yorumlama yöntemine başvurulmuştur. Çalışma evrenini İstanbul Sanayi Odası 2015 yılı ilk 500 işletmesi ile Japan Times 2015 yılı ilk 200 işletmesi oluşturmaktadır. Bu işletmelerden ilk 100'e girme başarısını göstermiş işletmeler incelenmektedir. Elde edilen bu veriler ışığında içerik analizi ile iki ülke arasında karşılaştırma yapılarak, tablo ve grafikler ile desteklenmektedir. Çalışmanın stratejik yönetim alanında çalışan araştırmacı ve akademisyenlere yararlı olması beklenmektedir. Çalışmada Türk ve Japon işletmelerce misyon ifadesinde felsefe, ürün/hizmet, işletme yetkinliği ve müşteri unsurlarına yarıdan fazla işletme yer vermektedir. Ancak yer/pazar, teknoloji, kârlılık/büyüme/süreklilik, sosyal sorumluluk ve çalışanlar unsuru geri planda kalmıştır. Vizyon için ise; özgün olma, yönetim felsefesi, gelecek odaklı olma ve işletme imajı önemli görülürken, ilham verici olma ile çekici olma unsurları geri planda kalmıştır. Sonuç olarak Türk ve Japon işletmelerinin misyon ve vizyon ifadelerini oluştururken yer alması gerekli görülen unsurlar konusunda eksiklikler ve karmaşıklık gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Strateji, Stratejik Yönetim, Misyon, Vizyon, İçerik Analizi

JaponyaKarşılaştırmalı analizMisyon+5
Hamdi Işık
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The direct effect of brand strategy and brand communication in building a strong brand equity the case of Burberry

Nowadays, brands play an important role in our life, where it interferes with most people's lives, it's one of the most important subjects that attract the attention of companies and shareholders together, In the shade of an endless world of strong competition between the businesses and how these businesses might realize their clients' preferences and gaining their trust and loyalty. A brand is an outcome of recognition and emotional linking that customer develops toward the "brand" as an outcome of their cumulative experience with it, These interactions enable consumers to create strong linking with the "brand" and strengthen their trust and loyalty toward it. In this approach, "brands" boost owners' value and create a sustainable competitive advantage for enterprises. In this study, the main aim is to configure the direct effect of brand strategy and brand communication in building strong brand equity. The quantitative approach will be used to perform the research for the aim of this study. British luxury brand like "Burberry." As a good example between different other brands, since the mid-2000s, Burberry has been undergoing an ambitious transformation from a legacy business with conservative marketing tactics to a worldwide brand giving its target demographic the most digitally advanced brand experience. With total of 498 stores globally, it nowadays becomes one of the most well-known branding success stories in the fashion industry To meet the study's goal, a quantitative method (questionnaire) was used to acquire acceptable and correct data. The results of the thesis proved that there is an impact of brand strategy and communication on brand awareness and there is a positive effect of brand strategy and communication on brand loyalty, also we can see the positive effect of brand strategy and brand communication on brand quality

BurberryBrand valueBrand comminication+2
Sarmad Muwafaq Thamer Al-jaberı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rusya'nın 2014 Ukrayna krizindeki hibrit savaş stratejisinin analizi

Tarih boyunca en çok merak edilen konulardan biri olan "savaş" olgusunun yöntemlerinde sürekli değişimler olmuştur. Geçmişte, muharebe araçlarının gelişimi ve muharebede kullanılan alet ve mekanizmaların türü, bir muharebenin galibini belirleyen en önemli faktörler arasında yer alıyordu. Kitle imha silahlarının ve nükleer silahların yaygınlaştığı 21. yüzyılda devletler geleneksel bir hayatta kalma mücadelesine doğrudan katılamamış ve daha farklı, daha mantıklı bir yol aramaya başlamıştır. Bu bakımdan, yakın tarihte Hibrit Savaş Doktrini, ulusların ihtiyaçlarına hitap eden en kapsamlı savaş teorisi olarak ortaya çıkmıştır. Hibrit savaş yönteminin siyasi ve ekonomik maliyetleri konvansiyonel savaşa göre çok düşük ve bu maliyetlere göre elde edilen zafer ölçeği çok yüksektir. Bu nedenle devletlerin hibrit savaş yöntemini gerek saldırı gerekse savunma açısından her yönüyle anlaması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın temel amacı Rusya'nın Ukrayna'ya yaptığı müdahaleyi hibrit savaş perspektifinden incelemek ve bu müdahalede Avrupa Birliği ve NATO'nun rolünü ortaya koymaktır. Bu amaçla önce teorik boyut, ardından tarihsel boyut ortaya konulmuştur. Çalışmanın teorik temelleri atıldıktan sonra Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesinde yaşanan pratik olaylar hibrit savaş teorisi perspektifinden değerlendirilmiştir. Son olarak Ukrayna krizi öncesi, sırası ve sonrasında Avrupa Birliği ve NATO'nun rolleri incelenerek, bu örgütlerin krizin ortaya çıkmasındaki rolü ve bu örgütlerin Rus hibrit savaşına karşı ne ölçüde hazır oldukları ortaya konmuştur.

Avrupa BirliğiHibrit savaşRusya+4
Areej Ahmed Al-nuaımı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe öğretmenlerinin yazma stratejilerine ilişkin farkındalık ve görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğretmenlerinin yazma stratejilerine dair farkındalık ve görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Temel dil becerileri arasında en son edinilen zor bir öğrenme alanı olarak görülen yazmada karşılaşılan problemlerin çözümünde yazma stratejileri, çok kritik bir role sahiptir. Öğretmenlerin stratejik bir yazma eğitimi vermesi, öğrencilerine yazma stratejilerini kavratmasına bağlıdır. Bu bakımdan Türkçe öğretmenlerinin yazma stratejilerine hâkimiyet durumlarını incelemek gerekliliği duyulmuştur. Araştırma, Van ilinin 2 merkez ilçesinde yer alan 5 farklı ortaokulda 6 ve 7. sınıf düzeylerinde görev yapan 10 Türkçe öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemiyle ve betimsel tarama deseniyle tasarlanmıştır. Araştırma verileri, gözlem ve görüşme teknikleri ile toplanmıştır. Araştırmanın katılımcıları olan öğretmenlerin sınıflarında katılımsız gözlemler yürütülmüş, ardından söz konusu öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler, betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma neticesinde; Türkçe öğretmenlerinin yazma öncesi, esnası ve sonrasındaki aşamalarda yazma stratejilerinden yeterince yararlanmadıkları, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan bazı yazma stratejilerinin uygulanmasının zor olduğu ve öğretmenlerin yazma stratejilerine dair farkındalıklarının düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu duruma yol açan faktörleri; lisans düzeyindeki bilgi ve uygulama eksikleri ile hizmet içi eğitimin yetersizliği şeklinde sıralamak mümkündür. Araştırmacı tarafından ulaşılan bu sonuçlar ışığında yazma stratejileri eğitiminin iyileştirilmesi yolunda bazı öneriler sunulmuştur.

FarkındalıkStratejiStratejiler+6
Nurullah Esendemir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretim stratejileri ve akademisyenlik mesleğinin değişimi: Sosyal bilimler örneği

Çalışma, Humboldt tipi üniversiteden, Amerikan modeli üniversiteye geçişte, akademik emek sürecinde yaşanan değişimler sonucunda, akademisyenlerin proleterleşme eğilimi gösterip göstermediklerini sorgulamaktadır. Kapitalizmin neoliberal ideolojisi çerçevesinde, yükseköğretim metalaşırken, küresel bir yükseköğretim piyasası ortaya çıkmaktadır. Bu sürecin ülkemizdeki yansımaları, 1981 yılında YÖK'ün kuruluşu ile varlık kazanan vakıf üniversiteleri ile birlikte devlet üniversitelerinde yeni kamu yönetimi anlayışının işlerlik kazanması temelinde ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmeler ışığında Türkiye'de akademik emek sürecinde yaşanan değişimleri, akademisyenler temelinde açıklama ve anlama çabasına yönelik olarak, İstanbul ve İzmir illerinde, A,B,C ve D tipi olarak analiz edilen 17 farklı devlet ve vakıf üniversitesinde çalışmakta olan 28 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, iki temel akademik faaliyet olan ders verme ve araştırma sürecinde, bir emek potansiyeli olan emek gücünün emeğe dönüşümünde izlenilen verimlilik stratejileri temelinde örgütlenmekte olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin, dış ve iç emek piyasası yoluyla; derslerin ve araştırma sürecinin standartlaştırılması; akademik emek sürecinde tasarım ve uygulamanın birbirinden ayrılması; performans denetimi; teknolojik denetim; akademik teşvik gibi ödül mekanizmaları ile yoluyla kontrol altına alınılmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Bu çerçevede akademik işin artan bir şekilde güvencesizleştiği, akademik emeğin yeri doldurulabilir parçalara indirgendiği ve değersizleştiği ortaya koyulmuştur. Mesleğe girişin ALES ve yabancı dil sınavı gibi sınavlar yoluyla standartlaştırıldığı, akademik emeğin vasıflarının, Power Point, veri analiz programları gibi teknolojik gelişmelere bağımlı bir hale geldiği ve böylelikle vasıf kaybının söz konusu olduğu görülmüştür. Kontrole karşı ortaya çıkan karşı koyma örüntülerinden sendikalaşma şeklindeki örgütlü kolektif karşı koyma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmış olması söz konusudur. Bu temelde araştırma kapsamında akademik emeğin proleterleşme eğilimi gösterdiği belirlenmiştir.

AkademisyenlerEmek süreciMesleki gelişme+7
Selin Atalay
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimEN

Financial and strategic overview of the banking system

The aim of this study is to give a financial and strategic overview of the Banking System. In the first part the profitability of the banking system in emerging markets is analyzed. The determinants of bank profitability is analyzed with the data from 195 banks from 9 emerging countries between the years 2005-2010 by using the fixed effect panel data. In the second part Turkish Banking System is analyzed from two different perspectives. First the lending relationship between small and medium size enterprises and the banks is studied and then the efficiency of the Turkish banks is examined. The lending relationship between SMEs and banks is analyzed by using the survey data collected from 204 SMEs by using the OLS methodology. Finally the efficiency scores of the 30 commercial banks are measured by using Data Envelopment Analysis (DEA) between the years 2007-2010. The efficiency differences of domestic and foreign banks and the effects of 2008 financial are analyzed.

Banking systemFinancial analysisProfitability+4
Ayşe Dilara Altıok Yılmaz
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığı politikasının stratejik yönetim modellemesi ile belirlenmesi

Bu çalışmada uluslararası deniz ticari taşımacılığı, Türkiye'nin bu sektördeki yeri ve bu analizlerden yararlanarak Türkiye'nin denizcilik politikasının oluşturulması tüm boyutlarıyla incelenmektedir. Türkiye'nin sektördeki konumu sebep ve sonuçlarıyla irdelenmekte ve bu sebeple üç tarafı denizlerle çevrili, gelişmekte olan bir ekonomiye sahip olan Türkiye'nin bu sektörde gelişebilmesi ve dünyada önemli bir konuma gelebilmesi için çeşitli hedefler saptanmaktadır. Bu hedefler denizcilik politikasını belirlemek için stratejik yönetim modellemesi ile oluşturulmuştur. Çalışma yedi ana bölümden ve bu bölümlere bağlı alt bölümlerden ve başlıklardan oluşmaktadır. Deniz ticari taşımacılığının uluslararası alandaki konumu ve gelişimi ile; Türkiye'nin deniz ticari taşımacılığı gelişimi, mevcut durumu ve diğer ülkelerle karşılaştırılması, analizlerle ve istatistiksel verilerle desteklenmektedir. Bu veriler sayesinde de stratejik yönetim modellemesi oluşturulmuş ve Türkiye'nin denizcilik politikası belirlenmiştir. Birinci bölüm giriş bölümü olup, çalışmaya ana hatlarıyla bir giriş yapılmış ve çalışmanın öneminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, konuyla alakalı daha önce yapılan benzer çalışmalara değinilmektedir. Üçüncü bölümde uluslararası deniz ticari taşımacılığından bahsedilmekte, taşımacılık ve taşımacılık çeşitleri incelenmektedir. Uluslararası deniz ticari taşımacılığını etkileyen gemiler, bayrak unsuru, limanlar, terminaller ve denizcilik piyasaları gibi konulardan söz edilmektedir. Ton ve tonaj kavramları açıklanmakta ve uluslararası deniz ticari taşımacılığının önemi, fonksiyonları ve tarihsel gelişimi ana hatlarıyla verilmektedir. Son olarak da, uluslararası deniz ticari taşımacılığının günümüzdeki mevcut durumu analiz ve istatistiklerle yansıtılmaktadır. Dördüncü bölümde, Türkiye'nin deniz ticari taşımacılığı incelenmektedir. Türkiye'deki deniz ticari taşımacılığının tarihsel gelişimi anlatılmakta; Osmanlı dönemi, Cumhuriyet dönemi ve 2000'li yıllardan sonraki dönemler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Tarihsel gelişimden sonra da Türkiye'deki deniz ticari taşımacılığının mevcut durumundan bahsedilmekte ve bu konumu etkileyen çeşitli unsurlardan söz edilmektedir. Bu unsurlarla ilgili analiz ve istatistiksel verilerden yararlanılmaktadır. Beşinci bölümde, Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığında dünyadaki ve çevresindeki bazı ülkelerle karşılaştırılması yapılmaktadır. Bu bölümde, çok çeşitli analizler ve istatistiksel yöntemler kullanılmakta ve yapılan karşılaştırmalar sonucunda Türkiye'nin sektördeki konumu gözler önüne serilmektedir. Altıncı bölümde, strateji kavramından ve stratejik yönetim modellemesinden bahsedilmektedir. Daha önceki bölümlerde tespit edilen hususların yardımıyla Türkiye'nin uluslararası deniz ticari taşımacılığı politikası, stratejik yönetim modeli ile oluşturulmakta ve bu modelden yararlanarak çeşitli analiz ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Yedinci bölümünde ise; çalışma sonucunda elde edilen bulgular ve sonuçlardan bahsedilmektedir. Bunlardan yararlanarak da, Türkiye'nin denizcilik poitikasının belirlenmesi için çeşitli tavsiyelerde bulunulmaktadır.

DenizcilikEkonomiStrateji+1
Alperen Erdoğan
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Development & strategic planning; a comparative study of Kenya, South Korea and Turkey

This research seeks to examine a problematic yet critical question that continues to fascinate researchers in social science. Why are some countries rich while some are poor yet structurally, politically, demographically and geographically they have immense similarities? By looking at the historical and contemporary political, economic and planning experiences of three case study samples namely Kenya, Turkey and South Korea; the author attempts to answer the question why some countries have benefited from planning by looking at the similarities and differences in formulation, implementation and the structural environment in which the plans are implemented. This is done through empirical methods and rigorous review of government planning documents as well as academic materials related to the subject matter. In the process, the author also looks at the historical evolution of strategic and development planning in these countries, challenges faced and success achieved. SWOT concept is also examined as a key component of planning. The results show that beyond having well-documented strategies and development plans, a country needs to establish not only efficient and responsive human-made political and economic institutions that are able to formulate and implement these plans with precise accuracy.

EconomyEconomic policiesDevelopment+7
Nyadera Israel Nyaburi
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde stratejik değişim yönetimi: KOBİlerde bir uygulama

Küreselleşen ve özelleşmekte olan dünya ekonomik düzeninde ülke ekonomileri açısından işletmelerin önemi oldukça büyüktür. İşletmelerin başlıca amaçları kâr elde etmektir; ancak sosyal ve ekonomik yönden ülke ekonomilerinin iyileştirilmesi için belirledikleri misyon ve vizyonları da bulunmaktadır. Günümüz aşırı rekabetçi iş koşullarında faaliyette olan işletmeler amaçlarına ulaşmaya çalışırken sayısız tehdit veya fırsatla yüz yüze gelmektedir. Bu durum işletmelerin sürdürülebilir bir yaşam elde edebilmek için yeni yönetim tarzlarına gereksinim duymasına neden olmuştur.Dünyada ve ülkemizde faaliyette bulunan işletmelerin büyük bir kısmı KOBİ'lerden meydana gelmektedir. KOBİ'ler ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturmaktadır. Ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin değeri göz önüne alındığında, misyon ve vizyonları esas alınarak değerlendirildiğinde bu oluşumların durmaksızın yenilik faaliyetlerini sürdürmeleri, güncel durumlara olmaları, hizmet ve ürün üretiminde kalıcı olabilmek adına kalitelerini ve performanslarını sürekli artırmaları beklenmektedir. Bu nedenle KOBİ'ler değişen şartlar ve artmakta olan rekabet koşullarında tanımladıkları hedeflere hızlı ve etkili bir şekilde varabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek amacıyla yeni stratejiler yaratmaları gerekmektedir. Birçok işletme stratejik yönetimin değerini anlamış ve uygulamaya başlamışlardır. Stratejik yönetim, geleceğe yönelik bilinmeyen durumları yok ederek ve rekabet üstünlüğü getirerek KOBİ'lerin yaşamlarını başarılı kılma noktasında fayda sağlamaktadır. Araştırmanın amacı; işletmelerde değişim yönetimine yönelik farkındalık yaratarak KOBİ'lerde stratejik yönetim modelinin uygulanma sürecine yer vermek, stratejik yönetim çalışmalarının önemine değinerek stratejik yönetim sürecinin oluşum aşamalarını açıklamak ve stratejik değişim sürecinin işletme performansına olan etkileri ile stratejik yönetim, araç, yöntem ve tekniklerin ne ölçüde kullanıldığını ortaya koymaktır.Örneklem grubu olarak belirlenen KOBİ'lerde çalışan personel ile stratejik değişimin geldiği nokta ve ortaya çıkan sonuçların ortaya konulabilmesi amacı ile alan araştırmasında, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği ve görüşme formu yaklaşımı kullanılmıştır. Betimsel Analiz Yöntemi ile elde edilen bulgular, değişim yönetiminin KOBİ'lerde tanındığını ve bilindiğini; fakat uygulama anlamında çeşitli aksaklıkların yaşandığını, firma sahiplerinin ve devletin ilgili kurumlarının bu konuda yöneticileri ve çalışanları stratejik değişim anlamında destekleyici unsurları daha çok harekete geçirmesi gerektiğini göstermektedir. Ulaşılan sonuçların literatür ile uyum gösterdiği, bazı sonuçların ise literatüre yeni kazandırılacak nitelikte olduğu söylenebilir.

DeğişimDeğişim yönetimiKOBİ+4
Süleyman Pahsa
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Jeoekonomik stratejiler ve ülke uygulamaları

Çalışmada jeoekonominin değişen uluslararası ekonomi politik gelişmeler ışığında tanımı yapılarak, jeoekonomi kavramının kullanımı ve anlamı tarihsel süreçte değerlendirilmekte, ulusal ekonomilerin küresel ekonomide artan karşılıklı bağımlılıklar bağlamında kullandıkları jeoekonomik araçlar ve jeoekonomik stratejiler hakkında açıklamalar yapılmaktadır. Jeoekonomik stratejiler kapsamında küresel ekonomik güçlerin jeoekonomik potansiyelleri çerçevesinde uyguladıkları ulusal ve uluslararası stratejilerin jeoekonomik amaç ve araçlarla ilişkisi değerlendirilmektedir.

EkonomiJeoekonomiStrateji
Fatma Koç
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
30
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşmenin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkileri ve Türkiye'nin ulusal stratejisi

Küreselleşme, aslında yeniymiş gibi gösterilen ancak hiç de yeni olmayan bir olgu. 20'inci yüzyıl başlarında uygulamaya sokulan ancak iki Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemi ile kesintiye uğrayan bir değişim şekli. Ekonomik, siyasi, kültürel, çevresel, teknolojik alanlarda görülen ilginç gelişmelerin nedeni. Güçlünün daha güçlü, zenginin daha zengin, fakirin ise daha fakir olduğu bir sistemin ismi. Küreselleşme, 1.3 milyar civarında insanı günde 1ABD doları ile yaşamaya mahkum eden yeni bir dünya düzeni olarak tanımlanıyor. Kimilerine göre yeni dünya düzeni, kimilerine göre ise yeni bir dünya düzensizliği. Yapılan araştırma sonucunda herkesin üzerinde hem fikir olduğu bir küreselleşme tanımına rastlanamamıştır. Kanaatimce küreselleşmeyi en iyi izah eden tanıma göre; Küreselleşme; teknoloji ve haberleşmedeki baş döndürücü gelişmeler sonucu dünyanın küçülmesi ekonomik ve siyasal sınırların giderek ortadan kalkması ve neticede maddi ve manevi değerlerin milli sınırları aşarak dünya çapında yayılması ile, ülkeler ve milletlerarası iktisadi, siyasi, sosyal ve kültürel temas ve etkilerin giderek artmasıdır. Dünyada uygulanan ekonomik sistem ve ekonomi politikaları giderek birbirine yakınlaşmaktadır. Kısaca, küresel ekonominin daha yoğun olarak gündeme gelmesiyle birlikte serbestleşme daha fazla önem kazanmakta, Çok uluslu şirketler ve uluslar arası örgütler ortamı şekillendirerek ülkelere etkili olmaktadır. Küreselleşme, siyasi boyutta iki kutuplu dünya düzeninin yaşandığı soğuk savaş dönemine göre çok daha farklı politik uygulamaları da beraberinde getirmiştir. Her şeyin serbest piyasaya terk edilmesi, piyasaya egemen olanların tüm toplumsal yaşama egemen olmaları, ekonomik ve medyatik gücü elinde bulunduranların dünyanın yönetilmesinde söz sahibi olmaları gibi ilginç bir durum ortaya çıkmıştır. Ortaya konan rakamlar küreselleşme ile beraber çevre kirliliğinin de nasıl yayıldığını göstermekte, küreselleşme ile yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak çevrenin ve doğanın nasıl tahrip edildiğini gözler önüne sermektedir. Kültürün küreselleşmesi sadece müzik, film ve eğlence dünyası ile sınırlı kalmamıştır. Küreselleşme ile birlikte insanların tüketim anlayışları da büyük değişimler göstermiştir. Toplumlar, ürettiklerinden daha fazlasını tüketir duruma gelmişlerdir. Gelişmiş ülkeler, teknolojinin sağladığı gelişmeleri az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kontrol edilmesinde önemli bir unsur olarak kullanmışlar ve kullanmaya devam etmektedirler. Artık 21'inci yüzyılda güç, bilgi ve teknolojiyi en iyi kullananın elinde olacaktır. Türkiye; yaşanan bu gelişmeler sonucunda mali disiplinsizlik, makroekonomik dengesizlik, yüksek enflasyon, sık sık devalüasyon, reel gelirin gerilemesi, adaletsiz gelir dağılımı kısır döngüsünü kıramamış ve uygulanan IMF politikaları ile fakirleşmeye devam etmiş ve küreselleşme liginde sınıfta kalmıştır.

Gelişmekte olan ülkelerKüreselleşmeStrateji+1
Bülent Canbay
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Jeoekonomi ve Türkiye'nin jeoekonomisi

Jeoekonomi yeni bir bilim dalı olarak Soğuk Savaş sonrası yeniden biçimlenen devletlerarası ekonomik ve siyasal ilişkileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu bilim ayrıca ulus devletlerin değişen koşullar altında kendilerini yeniden tanımlamalarına ve yeni dünya düzeninde kendilerine yer kapma savaşımına rehberlik etmektedir. Jeoekonomi ulus devletlerin ortaya çıkmasından sonra devletler arası ilişkiler dizgesini ve dış politika uygulamalarını yorumlamayı amaçlayan görüşler evriminin şimdilik son halkasıdır. Yöntem olarak, politikadan çok ekonomiye, teknolojiye ve coğrafyaya önem vermektedir.Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumu, tarihsel ve kültürel geçmişi ve komşu ülkelerle olan ilişkileri, ona geniş bir coğrafyada ekonomik alan yaratma fırsatı vermektedir. Jeoekonomi de Türkiye'nin ekonomik alan yaratabilmesi ve ekonomik ilişkilerini geliştirebilmesi için uygulanması gereken politika olmalıdır. Bu nedenle jeoekonomiyi bir bilim dalı olarak ele almak ve Türkiye'nin tarihsel coğrafyasını ve bu coğrafyadaki ekonomik ilişkilerini incelemek büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmada, öncelikle ?Jeoekonomi? bilimsel açıdan tanımlanmış, Türkiye için önemi belirtilmiş ve uygulanabilir politikalar için bilimsel temeller oluşturmak amacıyla tarihsel jeoekonomik alan incelenmiştir.

Coğrafi özelliklerEkonomik bütünleşmeEkonomik coğrafya+3
Şükrü İnan
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Stratejik rekabet üstünlüğü sağlama aracı olarak yenilik stratejileri ve bir uygulama

Günümüzde yönetim, siyaset ve toplumsal hayatının en önemli kavramının ?değişim? olduğunu kabul edebiliriz. Değişim kelimesinin doğasında ise yerine yenisini koymak, yenilik yapmak kavramları mevcuttur. Örgütlerin yaşam sürelerinin, diğer bir deyişle devamlılıklarının nasıl sağlanacağı, sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün nasıl elde edileceği ve korunacağı konusu yönetim biliminin en önemli tartışmalarından birisi olmuştur. Yenilik, küçük ve orta ölçekli firmalar için, ekonomik büyümeye ve istihdamın artmasına katkıda bulunan en önemli araçlar arasındadır. Sürekli değişen bir dünyada hayatta kalma çabası için, yenilik yeteneği daha da kritik hale gelmektedir. Başarılı ürünler geliştirmek, belki de günümüz yöneticilerinin karşılaştıkları en önemli sorunlardan biridir. Bu çalışmada ilk üç bölüm teorik altyapıyı, son bölüm olan dördüncü bölüm ise uygulama çalışmasını içermektedir.

RekabetRekabet stratejileriStrateji+5
Cevahir Özkan
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
20
DoktoraAçık ErişimTR

Stratejik uyumun işletmenin finansal performansına etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören imalat işletmeleri üzerinde bir araştırma

Örgüt kuramı ve stratejik yönetim alanlarında işletmelerin örgütsel unsurları ile çevreleri arasında uyum sağlanmasının performanslarını arttıracağına yönelik kuramsal tartışmalar devam etmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerin strateji-örgüt yapısı uyumuna, strateji-çevre uyumuna ve örgüt yapısı-çevre uyumuna ayrı ayrı sahip olmalarının ve bu değişkenlerin birlikte ele alınmasıyla oluşan çok değişkenli stratejik uyuma (strateji- çevre-örgüt yapısı) sahip olmalarının finansal performanslarına etkilerini sınamaktır. Bu kapsamda Borsa İstanbul'da işlem gören 111 imalat işletmesinden hazırlanan soru formu aracılığıyla toplanan veriler farklı stratejik uyum yaklaşımları çerçevesinde ele alınmış ve düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi ve kümeleme analizi teknikleri ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları, işletmelerin örgüt tasarımlarında stratejilerinin, örgüt yapılarının ve çevresel koşullarının eş zamanlı olarak ele alınmasının ve birbirleriyle tutarlı olmasının, yani stratejik uyuma sahip olmalarının finansal performanslarını arttırdığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Stratejik uyum, strateji, çevre, örgüt yapısı, koşul bağımlılık kuramı, konfigürasyon yaklaşımı, finansal performans, düzenleyici değişkenli düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi, geştalt.

Finansal performansRekabet stratejileriStrateji+4
Burcu Şefika Doğrul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

4.sınıf öğrencilerinin matematiksel akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak desenlenmiş, örneklemini küme örnekleme yöntemiyle bursa ili 3 devlet okulunda eğitim gören toplam 373 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Akıl yürütme becerileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen İlkokul Akıl Yürütme Becerileri Ölçeği'yle ölçülmüştür. Akıl yürütme becerileri ölçeği tahminde bulunma, örüntüleri keşfetme, matematiksel bilgi ve fikirler arasında ilişki kurma, çıkarımda bulunma ve doğrulama yapma olmak üzere 5 faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin geçerliği için madde analizi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Akıl yürütme becerileri ölçeğinin güvenirlik katsayısı .84 olarak hesaplanmıştır. Problem çözme becerisi, Ulu (2016) tarafından geliştirilen çözümünde strateji kullanımı gerektiren 10 adet sözel problemden oluşmaktadır. Veriler, çoklu doğrusal regresyon ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisindeki varyansın %39'unu açıkladığı görülmüştür. Problem çözme varyansına katkı veren akıl yürütme becerilerinin tahminde bulunma, örüntüleri keşfetme, çıkarımda bulunma faktörleri olduğu görülmüş; matematiksel bilgi ve fikirler arasında ilişki kurma ve doğrulama faktörlerinin problem çözme becerisini istatiksel olarak anlamlı yordamadığı görülmüştür. Öğrencilerinin kullandığı problem çözme stratejilerinin matematiksel akıl yürütme becerisi yüksek ve düşük olan öğrenci ayrımında etkisinin olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçlarının öğrencilerin başarılarını geliştirmeye yönelik gerekli tedbirlerin öğretmenler tarafından alınmasına, dördüncü sınıf öğrencilerinin matematiksel akıl yürütme becerileri ile ilgili çalışmaların artmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca geliştirilen matematiksel akıl yürütme beceri testi, öğretmenlerin kullanabilecekleri bir kaynak olması açısından ve literatüre katkı sunması açısından önem arz etmektedir.

Akıl yürütmeDoğrulamaMatematiksel muhakeme+6
Mustafa Önlen
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

How a city brand strategy is set up and disclosed in the traditional and digital media: the identity, the image and the message

The fierce competition between cities has increased due to the globalization. Considering this, the importance of city branding practices, the process of turning the city and its values and culture into a brand, has become for crucial to increase awareness an attractiveness of the city. In order to understand how city branding practices are set up (identity) disclosed (message) and received (image), corporate communication theories can be utilised as a scope. (Kavaratzis, 2004; Rainisto, 2003 and Hudak, 2012). This study uses corporate communication theories to question the usage of media, traditional (print and online) and social media of two Dutch city branding organisation: Almere City Marketing and Rotterdam Partners. Media are analysed as a tool to communicate about the cities identity and influence the image of the audience. The research is divided into three parts in order to understand the underlying processes: the identities of the city, a content analysis of the media usage and finally an analysis of the perception the cities. The findings of this exploratory study show that cities' identities and images are not aligned. Secondly, established principles of corporate communication theories are not applied in both cases such as the consistency in the message, the stakeholder's attention, the environment and finally the media usage. This study shows that corporate communications are strongly recommended to be taken in consideration for city branding as it may influence positively the image and decrease its divergence with the identity for both of the cities.

IdentityIdentity constructionCorporata communication+5
Lou Juget
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Yeni jenarasyon stratejik marka yönetimi: Evabid örnek vaka incelemesi

In strategic brand management concept companys organizational scheme plays an important role in branding process and also on their reliable brand image on their consumers mind. When the communication campaigns created in the right strategic planning light the success rates are high on sales basis. When the related returns are measured, it is easily seen that the companies which have successful brand communication system, also have the correct corporate organizational structuring scheme. At this point, the right place of organizational organization within the organization in strategic brand management is one of the most critical points that should be taken into consideration in terms of life sciences and properly planned. The main reason for the study is to examine the negative effects of intra-organizational structuring on the brand image of the consumer mind in the branding process that is formed by adhering to the strategic brand management discipline. The purpose of this work is to deal with all the qualities of a brand that wants to exist in the world of marketing communication based on the terms and conditions we are in. The methodology of this study was primarily supported by literature review, research carried out in a participant observation manner and the primary data in the study obtained using with in-depth interview technique. Key words: Strategy, Brand Management, Corporate Organizational Schemene, Marketing, Advertising, Communication

BrandBrand imageBrand management+7
Ecemnur Delibalta
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

İlgili konular