Psychological consulting

148 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOrtaokul öğrencileri+5
Mesut Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı, ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Olgubilim deseninin kullanıldığı çalışma grubunu 40 öğretmen ve 25 yönetici olmak üzere toplamda 65 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda öğretmen ve yöneticilerin genel olarak; rehber öğretmen/psikolojik danışman kavramına ilişkin olumlu bir görüşe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra olumsuz görüşlerin olduğu da görülmüştür. Öğretmenler "rehber öğretmen/psikolojik danışmanı" destekleyen, yol gösteren, kolay iletişim kurulan, problem çözen kişi olarak tanımlamaktadır. Yöneticiler ise benzer şekilde kolay iletişim kurulan, psikolojik destek veren, yol gösteren, destekleyen ve problem çözen kişi olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak hem öğretmen hem de yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışmana ilişkin görüşlerine bakıldığında, çalışma koşullarının farklı olmasına, okula katkı sağlamamasına ve bu öğretmenlerin okul içinde görev ve sorumluluklarının azlığına vurgu yaptıkları görülmüştür.

Okul yöneticileriOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+3
Burcu Köker Çirkin
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Siirt ve Batman illerindeki devlet okullarında görevli rehber öğretmen/psikolojik danışman algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Siirt (220) ve Batman (446) illerinde görev yapan toplam 666 rehber öğretmen/psikolojik danışmanoluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz random yöntemiyle seçilen Siirt ve Batmanil ve ilçelerinde bulunan 33 okul öncesi, 90 ilkokul, 146 ortaokul ve 153 lise eğitim kurumlarında görev yapan 422 rehber öğretmen/psikolojik danışmandan meydana gelmektedir.Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Liderlik Ölçeği" ve "Örgütsel Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır.Araştırmanın analizlerinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, Tukey testi, Pearson korelâsyon analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Rehber öğretmen/psikolojik danışmanların algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışlarının "sıklıkla" düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda, rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algılarının ise benzer şekilde "yüksek düzeyde'' olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları, okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışlarının rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluğunu yordadığı görülmüştür. Genel olarak okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerine ait varyansın %37'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kapsayıcı liderlikLiderlikLiderlik modelleri+6
Orhan Şahin
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların alet çantasını geliştirmek: Sözsüz Davranış Eğitimi Programı (SÖDEP)

Sözsüz davranışları okumak ruh sağlığı çalışanları için önemlidir. Danışanların hislerini ve niyetlerini anlamalarına katkı sağlar. Bu tezin temel amacı bir ruh sağlığı çalışanı olan psikolojik danışmanların sözsüz davranışları anlama ve yorumlama becerilerine katkı sağlayabilmek için bir eğitim programı geliştirmek ve programın etkililiğini değerlendirmektir. Karma yönteme göre tasarlanan tezin deneysel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu tam deneysel desen (2x2'lik faktöriyel desen) uygulanmıştır. Deneysel boyut tamamlanmasını takiben, durum çalışması deseni kullanılarak katılımcıların Sözsüz Davranış Eğitimi Programı (SÖDEP) hakkındaki görüşleri alınmıştır. Deneysel çalışmanın katılımcılarını 46 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu, JACFEE, Kısa Süreli İfadeleri Tanıma Testi, Sözsüz Davranış Bilgi Düzeyi Değerlendirme Testi ve yarı-yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Bulgular deney ve kontrol gruplarındaki psikolojik danışmanların JACFEE puan ortalamaları (F(1,44) = 18,804, p<.001, η2 = .30), Kısa Süreli İfadeleri Tanıma Testi (F(1,44) = 16,780, p<.001, η2 = .28) ve Sözsüz Davranış Bilgi Düzeyi Değerlendirme Testi (F(1,44) = 9,381, p<.01, η2 = .18) ön-test ve son-test puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğunu göstermektedir. İki ay sonra yapılan izleme testi sonuçları da ölçme araçlarından alınan puanların son-testten alınan puanlardan anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmanın nitel boyutu için yapılan içerik analizi sonucunda katılımcıların SÖDEP hakkındaki görüşleri dört temada toplanmıştır: SÖDEP'in özellikleri, davranış analizine katkısı, bireysel farkındalığa katkısı ve öneriler. Sonuç olarak, SÖDEP'in psikolojik danışmanların danışanlarla kurduğu iletişiminin güçlenmesine, danışanları tanımaya ve onların sorunlarını anlamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

DuyguPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+2
Ahmet Metin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının psikolojik iyi oluşlarının yordayıcıları olarak duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterliği

Bu araştırmanın amacı, aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının duygularını ifade etmelerinin ve psikolojik danışma öz yeterliklerinin, psikolojik iyi oluşlarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcılarını aktif olarak danışan gören 234 kadın 68 erkek ruh sağlığı çalışanı erkek olmak üzere toplam 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcılara veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Duyguları İfade Ölçeği ve Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. Yordayıcı etkileri analiz etmek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Bunun yanı sıra psikolojik iyi oluş ile belirlenen sosyodemografik değişkenler arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan psikolojik iyi oluş ve bağımsız değişkenleri olan duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Sıra Korelasyon analizi yapılmıştır ve betimsel istatistik tekniklerinden de faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda psikolojik danışma öz yeterlik ve duyguları ifade etme değişkenlerinin psikolojik iyi oluşun anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenlerinin birlikte toplam varyansın %31'ini açıkladığı görülmüştür. Yaş, çalışma süresi, aylık gelir, medeni durum değişkenlerine göre psikolojik iyi oluş puan ortalamalarının anlamlı olarak farklılaştığı fakat eğitim durumu ve cinsiyet değişkenlerine göre ise anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür paralelinde tartışılmış ve yapılacak olan araştırmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik iyi oluş, duyguları ifade etme, psikolojik danışma öz yeterliği

Duyguları ifade etmeMesleki yeterlilikPsikologlar+7
Özgün Özgönül
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanların toplumsal cinsiyet rolleri ile cinsel mitler ve homofobi düzeyinin incelenmesi

Bu çalışmada toplumsal cinsiyet rolleri ile cinsel mitler ve homofobi düzeyleri arasındaki ilişki bakımından, ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlarının yaklaşımlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanların; cinsel yönelim konusundaki bilgi düzeyleri, mesleki tecrübeleri ve cinsiyet açısından değerlendirildiklerinde homofobi ile doğrudan bir ilişki tespit edilebilirlik durumlarının analizi yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları çerçevesinde, veri toplama tekniği olarak "anket tekniği" kullanılmıştır. Google form üzerinden oluşturulan anket ile katılımcılara sosyal medya ve meslektaş dayanışması içeren whatsapp gruplarından ulaşılması amaçlanmıştır. Veriler 4 ayrı form ile alınmıştır. Katılımcıların gönüllü onamın ve demografik bilgilerin birlikte bulunduğu form, bireylerin toplumsal cinsiyet rollerini ölçen "Toplumsal Cinsiyet Rolleri Ölçeği " cinsel mitleri saptayan "Cinsel Mitler Ölçeği" ve homofobi düzeyini ölçen "Hudson ve Ricketts Homofobi Ölçeği" kullanılmıştır. Yapmış olduğumuz çalışmada örneklem grubu 300 ruh sağlığı alanında çalışan uzmandan oluşmaktadır. Katılımcıların %72.7'si kadın, %27.3'ü erkek ruh sağlığı uzmanından oluşmaktadır. Bir diğer nokta ise katılımcı ruh sağlığı uzmanlarından %1.3'ü psikiyatrist, %24.7'si psikolog, %74'ü psikolojik danışman dağılımı mevcuttur; ayrıca çalışmada örneklem grubunun verileri çoğunluklu olarak çalışan psikolojik danışmanlara ait veriler içermektedir. Çalışmada elde edilen veriler çerçevesinde, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği ile Hudson ve Ricketts Homofobi Ölçeği puanları arasında orta seviyede ve negatif ilişki, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği ile Cinsel Mitler Ölçeği puanları arasında orta seviyede ve negatif ilişki, Hudson ve Ricketts Homofobi Ölçeği ile Cinsel Mitler Ölçeği puanları arasında orta seviyede ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanların toplumsal cinsiyet rolüne ilişkin tutumları eşitlikçi ve modern bir tavır sergiledikleri, cinsel mitlere inanma düzeylerinin düşük seviyede olduğu, homofobi düzeylerinin ise düşük düzeyde olduğu yönünde verilere ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet rolleri, homofobi, cinsel mitler

Cinsel mitCinsel yönelimlerCinsiyet rolleri+7
Melek Turan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi psikolojik danışmanlık hizmetleri verimlilik analizi

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin koruyucu ruh sağlığı alanında sunduğu Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri ile bireylerin ruh sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlanmasının yanında işletme bakış açısıyla kurum olarak sunduğu hizmetin geliştirilmesi için verimlilik ve etkinliliğinin ortaya konulması da önem taşımaktadır. İstanbul'da önemli bir ihtiyacı karşılayan İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinin verimliliğinin ölçülmesi hizmetin doğru planlanmasını, rasyonel kararlar verilmesini ve sorunların tespit edilip zamanında çözümlenmesine olanak sağlayacaktır. Bu çalışmada hizmet alanların merkezlere ve psikologlara göre dağılımı ile hizmetin verimliliği, terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumu ile hizmetin etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca hizmetin etkinliğinin Hasta Memnuniyet Anketi sonucu ile müşteri beklenti ve algılamalarıyla karşılaştırması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2018 ve 2019 yıllarında İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinden faydalanan danışanlardan oluşmuştur. Bu çalışmanın sonucunda terapiye devam eden veya tamamlayanların oranı %42,8 iken terapiyi yarıda bırakanların oranının %57,2 olduğu görülmüştür. Terapiyi yarıda bırakanlar incelendiğinde en fazla terapiyi yarıda bırakan grubun kadınlardan, 18 yaş ve üzeri danışanlardan, evlilerden, çalışmayanlardan ve ilköğretime devam edenlerden oluştuğu görülmektedir. Hasta Memnuniyet Anketi sonucunda verilen olumlu ifadeler değerlendirilmiş ve hasta memnuniyetinin 2018 yılında %92,8 olduğu, 2019 yılında ise %88,1 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumunun hasta memnuniyetini etkilemediği görülmektedir.

BelediyelerEtkinlikPsikolojik danışmanlık+3
Hümeyra Yavuz Albayrak
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanlık merkezine başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik bağlanma biçimi ve aleksitimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan araştırmanın temel amacı çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi arasındaki ilişkinin incelenmesi ve kliniğe başvuran kadınların demografik özelliklerine göre çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeylerinin farklılık gösterip göstermediklerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemi Psikolojik Danışmanlık Merkezinde kliniğe başvuran 114 kadından oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini incelemek için; Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği (CTQ); Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II); Toronto Aleksitimi Ölçeği - TAÖ-20 (Toronto Alexithymia Scale (TAS-20); ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde IBM SPSS 23 programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeylerinin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla iki kategorili değişkenler için bağımsız örneklem t testi ve üç ve daha fazla kategorili değişkenler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Buna göre kliniğe başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeyleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi ölçeklerinin alt boyutlarının da kendi aralarında ilişkisi olduğu görülmektedir. Kliniğe başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeyleri önceden almış oldukları psikiyatrik tanılarına göre farklılık göstermektedir. Kadınların yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimlerinin eğitim durumlarına göre farklılık gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Bununla birlikte aleksitimi düzeylerinde de çalışma durumlarına göre farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı travmaları, Yetişkin bağlanma biçimi, Aleksitimi

AleksitimiDanışmanlıkDanışmanlık hizmetleri+7
Duhan Günay Kök
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların öz yeterlilikleri ile iş doyumu ilişkisinin ve bu ilişkide öz şefkatin aracılık rolünün incelenmesi

Araştırmanın temel amacı, okul psikolojik danışmanlarında öz yeterliğinin ve iş doyumunun sosyo-demografik özellikler açısından incelenmesi ve öz yeterlik ile iş doyumu arasındaki ilişkide öz şefkatin aracılık rolünün araştırılmasıdır. Betimleyici ve ilişki arayıcı tipteki bu çalışma İstanbul ilinde yaşayan özel ve kamuya ait anaokulu, ilkokul, ortaokul, ortaöğretim ve rehberlik araştırma merkezinde çalışan psikolojik danışmanlar ile yürütülmüştür. Araştırma katılımcıları gönüllülük esasına dayalı olarak araştırma ölçeklerine web tabanlı uygulamayla ulaşılabilen 193'ü kadın 64'ü erkek olmak üzere toplam 257 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, İş Doyumu Ölçeği, Öz Şefkat Ölçeği ve Psikolojik Danışman Öz yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, varyans analizi, korelasyon katsayıları, regresyon analizi, çoklu aracılık analizi ve bootstraping yönteminden yararlanılmıştır. Psikolojik danışmanların iş doyumlarının cinsiyete, aylık ortalama gelir düzeyine, mezun olunan bölüme, çalıştığı kurum türü ve kademesine, katıldıkları meslek değiştirme isteği değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca psikolojik danışmanların öz yeterlik puanlarında kurum türü, mesleki kıdem ve meslek değiştirme isteği değişkenine göre anlamlı farkın olduğu görülmüştür. Öz yeterliğin iş doyumu üzerindeki etkisi pozitif ve anlamlı iken öz yeterliğin öz şefkat üzerindeki etkisi anlamlı bulunmamıştır. Bununla birlikte, öz şefkatin iş doyumu üzerindeki etkisi pozitif yönde ve anlamlı olarak bulunmuştur. Bu nedenle psikolojik danışmanların öz yeterlik ve iş doyumu ilişkisinde öz şefkatin aracılık rolü saptanamamıştır. Yapılan analiz sonucunda psikolojik danışmanların öz yeterliği ve iş doyumu ilişkisinde öz şefkatin aracı rolü bulunmadığı fakat öz şefkatin öz sevecenlik ve öz yargılama alt boyutlarının aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanların öz sevecenliği arttıkça öz yeterliklerinin arttığı bu durumun psikolojik danışmanların iş doyumunu pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Psikolojik danışmanların iş doyumlarının arttırılması için öz yeterlik ve öz şefkat ile ilgili çalışmaların yapılması önerilebilir

Psikolojik danışmanlıkÖlçeklerÖz duyarlılık+2
Yasemin Adıgüzel
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Mültecilerin sosyal içerilmeleri bağlamında eğitime erişmelerinde yaşanılan problemler ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı Samsun'da farklı milliyetlere tabi öğrencilerin öğrenim gördüğü eğitim kurumlarında çalışan öğretmen, rehber öğretmen/psikolojik danışman ve yöneticilerin eğitim süreçlerinde karşılaştıkları problemleri ve çözüm önerileri ile beraber sosyal içerilmelerine yönelik düşüncelerini açığa çıkarmaktır. Aynı zamanda mülteci öğrenci velilerinin eğitime erişim sürecinde yaşadıkları sorunlar ve sosyal içerilme beklentileri de araştırmanın diğer amacıdır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik araştırma deseniyle tasarlanan araştırmada, araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme tekniklerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma, Samsun ili İlkadım, Atakum ve Canik ilçelerinde yürütülmüştür. Araştırmada ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde görev yapan mülteci öğrencilerin yoğun olduğu okullardaki yönetici, rehber öğretmen/psikolojik danışman ve öğretmen toplam 37 katılımcı ile farklı milliyetlerden 14 mülteci öğrenci velisi ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada literatür araştırmaları sonucunda oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, katılımcıların göç ve mülteciliği daha çok duygusal ve maddi temelli kavramlarla ifade ettikleri görülmüştür. Katılımcıların mülteci öğrencilerle öğretim sürecinde disiplin, derslere ilgisizlik, şiddet, akademik yetersizlik, dil ve iletişim problemleri yaşadıkları tespit edilmiştir. Katılımcılar mültecilerin sosyal içerilmelerine genel olarak olumlu yaklaşmışlar, mültecilere istihdam imkanları sunulmasını, toplumsal uyumun sağlanması noktasında kamu kurumlarının daha etkin rol almasını ve Türk toplumunun değerlerini ve kültürünü öğrenmeleri gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda mülteci ve Türklerin bir arada katılacakları etkinlikler düzenlenmesi ve öğrencilerin okullara dengeli dağıtılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mülteci velilerin ise devletten Türk vatandaşlığı, güvenceli çalışma, ücretsiz sağlık ve eğitime erişim, toplumdan ise iyi komşuluk, hor görülmeme ve kendilerine saygı duyulmasını bekledikleri belirlenmiştir.

MültecilerOkul yöneticileriPsikolojik danışmanlık+4
Hakan Topaloğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları

Bu araştırma Rehberlik ve Psikolojik Danışma (RPD) lisans programında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin yardım alma tutumlarının incelendiği betimsel bir araştırmadır. Ayrıca RPD lisans öğrencilerinin demografik özelliklerine göre yardım alma tutumu puan ortalamalarında manidar bir fark olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmaya Ankara ve İzmir'de bulunan devletüniversitelerinin RPD lisans programında öğrenim gören 416 öğrenci katılmıştır. Veri toplamak amacı ile Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği (PYATÖ) ve Kişisel Bilgi Formu (KBF) kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin çözümlenmesinde çok yönlü varyans analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırmalar için scheffe testi ve bağımsız örneklemler için t testi analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların yardım alma tutumlarında yaş, akademik başarı düzeyi, sınıf düzeyi, daha önce aldıkları psikolojik danışma yardımının türü ve süresi, daha önce ailelerinde psikolojik danışma yardımı almış bireylerin aldıkları yardımın türü, katılımcıların ve ailelerinin yaşadıkları yerdeğişkenlerinin manidar bir etkisi olduğu bulunmuştur.Araştırma sonucunda, katılımcıların yardım alma tutumlarının cinsiyet, daha önce psikolojik danışma yardımı almış olma durumu, bölümü seçerken kendi isteği ile gelme durumu, bölümü kendi kişilik, ilgi ve yeteneklerine uygun bulma durumu ve bölümden memnun olma durumu değişkenlerine göre manidar bir fark olduğu bulunmuştur. Anahtar sözcükler: yardım arama, psikolojik danışma, psikolojik yardım almaya ilişkin tutum, rehberlik ve psikolojik danışma

Eğitim psikolojisiPsikologlarPsikolojik danışmanlık+3
Kübra Çivan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmayı erken bırakmanın danışanlar ve psikolojik danışman adayları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans öğrencilerinin 2018-2019 bahar döneminde yürüttükleri psikolojik danışmalarda gerçekleşen erken bırakmaları incelemektir. Lisans düzeyinde psikolojik danışman eğitiminde üniversite öğrencileriyle gerçekleştirilen psikolojik danışma oturumlarının neden erken bırakıldığı çalışmada hem danışanlar hem de psikolojik danışman adayları açısından incelenmiştir. Toplam 233 danışanın psikolojik danışma aldığı bahar döneminde 142 danışan çalışmaya katılmayı kabul etmiş ve 27 danışan psikolojik danışmayı erken bırakmıştır. Nitel araştırma deseniyle gerçekleştirilen bu çalışmada psikolojik danışmayı erken bırakan 10 danışan ve oturumları birlikte yürüttükleri 10 psikolojik danışman adayıyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde kullanılan içerik analizi sonucunda toplam 7 tema elde edilmiştir; 1) danışanların yardım alma kararları, 2) yardım kaynaklarına erişim ve psikolojik danışman seçimi, 3) psikolojik danışmadan beklentiler ve tatmin olma, 4) psikolojik danışmayı erken bırakma, 5) erken bırakmanın danışan ve psikolojik danışman adaylarına etkisi, 6) erken bırakmayı önleyebilecek faktörler, 7) kampüste sunulan psikolojik yardım hizmetleri. Psikolojik yardım almaya kendilerinin karar verdiği süreçte danışanlar psikolojik danışma yardımını kolay ulaşılabilir bulmuştur. Psikolojik danışman adayı seçiminde danışanların yarısı cinsiyeti önemli bir koşul olarak nitelendirmiştir. Daha önce psikolojik yardım almayan danışanların oturumların nasıl ilerleyeceği ve rollerinin ne olacağı konusunda daha fazla endişeye sahip oldukları görülmüştür. Danışanlar çoğunlukla psikolojik danışmayı erken bırakmalarına gerekçe olarak psikolojik danışmadan tatmin olmamalarını gösterseler de oturumlarda bu durumu dile getirmemişlerdir. Psikolojik danışman adayları ise erken bırakmaların nedenleri arasında daha çok danışan kaynaklı faktörlere işaret etmişlerdir.

HastalarPsikologlarPsikolojik danışma+5
Burak Tuna
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve psikolog adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları

Bu araştırmada, lisans düzeyinde öğrenim görmekte olan psikolojik danışman ve psikolog adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin ve cinsiyetçilik tutumlarını ortaya koymak ve bu rollerin mesleki hizmetlerine nasıl etki edeceğine ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla karma desende yürütülen bu araştırmada veriler, 465 lisans öğrencisinden, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği ve Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşme ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde t- testi ve ANOVA kullanılmış, nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuçlar, kadın ve erkek öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutum ve çelişik duygulu cinsiyetçilik puan ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlı olduğunu (p<.05) ortaya koymuştur. Her iki bölüm için de sınıf düzeylerine göre toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutum puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olmadığı (p>.05) görülmektedir. Bir diğer bulgu ise psikoloji bölümü öğrencilerinin düşmanca cinsiyetçilik ve korumacı cinsiyetçilik puan ortalamalarının daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Nitel veriler ise "cinsiyet tercihi, ruh sağlığı çalışanına ilişkin varsayımlar, danışana ilişkin varsayımlar, ruh sağlığı çalışanının müdahaleleri, ruh sağlığı çalışanının ihtiyaçları"şeklinde temalandırılmıştır. Sonuç olarak araştırmanın bulguları, birer ruh sağlığı çalışanı adayı olarak öğrencilerin cinsiyetçi tutumlarının azaltılmasına, eşitlikçi bir anlayış benimsemelerinin desteklenmesine, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalıklarını ve buna uygun beceriler geliştirmelerine ihtiyaç duydukları görülmektedir. Bu doğrultuda literatürden yararlanılarak araştırmacılara ve ilgili lisans programlarına ilişkin öneriler sunulmuştur.

Cinsiyet rolleriPsikologlarPsikolojik danışma+3
Melike Koçyiğit Özyiğit
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarının mesleki doyumlarını etkileyen etmenlerin incelenmesi

Bu araştırmada, okul psikolojik danışmanlarının mesleki doyumları ve öz-yeterlik algıları ile yürüttükleri okul psikolojik danışmanlığı programını geliştirme ve değerlendirme görevleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Ayrıca, PDR ile ilgili olmayan görevlerin bu değişkenlerle ilişkileri incelenerek, bu istenmeyen görevlerin psikolojik danışmanların mesleki doyumlarını nasıl etkilediği ele alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Mesleki Doyum Ölçeği (MDÖ), Okul Psikolojik Danışmanı Öz-Yeterlik Ölçeği (OPDÖÖ), Okul Psikolojik Danışmanlığında Program Geliştirme ve Program Değerlendirme Görevleri Anketi (I ve II) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçme araçlarının uygulama süresinin uzunluğuna bağlı olarak uygulamada kullanışlılık sağlamak adına madde sayıları ve içeriklerin benzerliğine göre iki farklı anket hazırlanmıştır. İki farklı örneklemden faydalanılan araştırmaya, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İzmir ilinde okullarda görev yapan 300 okul psikolojik danışmanı katılmıştır. Birinci örneklemde 90 kadın ve 60 erkek, ikinci örneklemde de 100 kadın ve 50 erkek okul psikolojik danışmanı bulunmaktadır. Verilerin analizinde öncelikle betimsel istatistikler hesaplanmıştır. Ankette yer alan açık uçlu sorulardan elde edilen nitel bulgular içerik olarak analiz edilip gruplandırıldıktan sonra ilgili nicel bulgu ile birlikte sunulmuştur. Ortalamalar arasındaki farklılıkların incelendiği alt problemler için her iki anketteki sorulara göre, MDÖ toplam puanları ve OPDÖÖ alt ölçeklerinin ortalamaları arasında bağımsız örneklemler t-testi ya da tek yönlü varyans analizleri yapılmıştır. İlişkilerin incelendiği alt problemler için ise her iki ankette nicel değerlerin elde edildiği maddeler ile MDÖ toplam puanları ve OPDÖÖ alt ölçek puanları arasındaki korelasyon katsayıları hesaplamıştır. Nicel değerler aralıklı ölçüm türüne uygun olduğunda Pearson, sıralamalı ölçüm türüne uygun olduğunda ise Spearman rho korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, okul psikolojik danışmanlarının öğrencilerle birebir etkileşimde bulundukları, PDR ile ilgili olmayan görevleri çok fazla yürütmedikleri, ancak hem program geliştirme hem de program değerlendirme çalışmalarını tatminkar bulmadıkları ve bu çalışmalarda öğrencilerden çok öğretmenlerin görüşlerinden yararlandıkları görülmüştür. Yıllık okul psikolojik danışmanlığı programını yürütürken, öğrencilerle sık sık bireysel görüşmeler yaptıkları, bu görüşmelerinin kısa sürdüğü ve aynı öğrenciyle bir-iki defa daha görüştükleri belirlenmiştir. Ayrıca bireysel ve grupla psikolojik danışma; okul konferansı, bireysel rehberlik, küçük grup, büyük grup ve sınıf rehberliğine dayalı yöntemlerle yürüttükleri çalışmaları haftalık bir program hazırlamadan ve düzensiz bir şekilde sürdürdükleri saptanmıştır. Okul psikolojik danışmanlarının öğretmenlerden destek almaları, önleyici ve geliştirici çalışmalar yürütmeleri, bu çalışmalarda öğrencilerle birebir etkileşimde bulunmaları, yıllık okul psikolojik danışmanlığı programını başarıyla uygulamaları ve okul yöneticilerinin isteklerini her an için yerine getirmemeleri mesleki doyum puanları ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca okul psikolojik danışmanlığı programını yürütürken yararlanılan görüşme yapma, sınıf rehberliği ya da konferans yöntemleri dışındaki yöntemlerde okul psikolojik danışmanlarının kendilerini yeterli görmeleri ve düzenli bir şekilde bireysel psikolojik danışma ve sınıf rehberliği yapmalarının da mesleki doyum ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Okul psikolojik danışmanlığı programını geliştirme ve değerlendirme çalışmaları yapan, bu programı başarıyla tamamlayan, öğrencilerin çoğunluğuyla birebir etkileşimde bulunan ve PDR ile ilgili olmayan görevleri olabildiğince az yerine getiren okul psikolojik danışmanlarının daha yüksek öz-yeterlik algısına sahip oldukları tespit edilmiştir. Okul psikolojik danışmanlığı programını yürütürken yararlanılan görüşme yapma, sınıf rehberliği ya da konferans yöntemleri dışındaki yöntemlerde okul psikolojik danışmanlarının kendilerini yeterli görmeleri ve düzenli bir şekilde bireysel psikolojik danışma, küçük grup rehberliği, büyük grup rehberliği ve sınıf rehberliği yapmaları ile öz yeterlik algıları ilişkili bulunmuştur. Okul psikolojik danışmanlarının mesleki doyumları ve öz-yeterlik algıları ile görevlerini yürütürken zamanlarının çoğunluğunda öğrencilerle doğrudan etkileşim halinde olmalarının pozitif, PDR ile ilgili olmayan görevleri yapmalarının ise negatif yönde ilişkili olduğu saptanmıştır. Bunun yanında mesleki doyum ve özellikle işbirliği öz-yeterlik algısı ile bireysel psikolojik danışma, bireysel rehberlik görüşmesi ve büyük grup rehberliği yapma pozitif yönde ilişkiliyken, yapılan küçük grup rehberliği sayısı ve öğrencilere verilen konferans sayısı mesleki doyumla negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul psikolojik danışmanı, mesleki doyum, öz-yeterlik, okul psikolojik danışmanlığında program geliştirme ve değerlendirme.

DanışmanlarEğitim kurumlarıEğitim psikolojisi+5
Aliye Işık Tokmak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Danışanların psikolojik danışma sürecinde algıladıkları yaşantı ve davranış değişimi düzeylerinin bazı değişkenlere göre yordanması

Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışma süreci sonunda danışanların göstermiş oldukları yaşantı ve davranış değişim düzeyinin danışanların algıladıkları sosyal destek düzeyi, cinsiyeti, katılmış oldukları oturum sayısı ve problem çözme tarzlarına göre incelenmesidir. Araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın örneklemi 2011-2012 ve 2012-2013 eğitim öğretim yıllarında, 12 devlet üniversitesinde RPD lisans programında öğrenim gören psikolojik danışman adaylarının psikolojik yardım sunduğu 200 danışandan oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Problem Çözme Envanteri (PÇE), Yaşantı ve Davranışlarda Değişim Ölçeği (YADA) ve araştırmacı tarafından hazırlanan Bilgilendirilmiş Onay Formu ile bilgilendirme mektupları kullanılmıştır. Danışanların yaşantı ve davranışlardaki değişim düzeylerinin danışanların katılmış oldukları oturum sayısı, cinsiyeti, algılanan sosyal destek ve problem çözme becerisi değişkenlerine göre yordanıp yordanmadığını incelemek için çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, danışanların cinsiyetinin, algıladıkları sosyal destek düzeylerinin ve katılmış oldukları oturum sayısının psikolojik danışma sürecinde algıladıkları yaşantı ve davranış değişim düzeyini yordamada anlamsız bulunduğu görülmüştür. Danışanların aceleci problem çözme, kaçıngan problem çözme, değerlendirici problem çözme, kendine güvenli problem çözme, planlı problem çözme tarzı puanları, yaşantı ve davranışlarda değişim düzeyi puanlarını yordamada istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Bu problem çözme tarzları ile danışanların algıladıkları yaşantı ve davranış değişim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıstır. Sadece danışanların düşünen tarz problem becerisi ile algıladıkları yaşantı ve davranış değişimi düzeyi arasında anlamlı ve olumsuz bir ilişki olduğu ortaya konmuştur.

Algılanan sosyal destekDanışmanlarProblem çözme+4
Aslıhan Gümüşkaşık
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının yaratıcılık düzeylerinin psikolojik danışma öz yeterlik düzeylerini yordamadaki rolü

Bu araştırmada psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz yeterlik (yardım becerileri öz yeterliği, oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlik, psikolojik danışma sürecindeki zorluklara ilişkin öz yeterlik) düzeylerini yordamada yaratıcılıklarının rolü incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 yılında Ege bölgesi üniversitelerinde öğrenim görmekte olan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Veriler çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre, psikolojik danışman adaylarının yaratıcılıklarının yardım becerileri öz yeterliği için anlamlı bir yordayıcı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışman adaylarının yaratıcılıklarını oluşturan erken kapamaya direnme ve zenginleştirme becerileri oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlikleri için anlamlı bir yordayıcıdır. Yaratıcılığın zenginleştirme alt boyutu oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlik üzerinde negatif bir etkiye sahipken, erken kapamaya direnç pozitif yönlü bir etkiye sahiptir. Ancak akıcılık, orjinallik, başlıkların soyutluğu ve yaratıcı güç puanları oturum yönetmeye ilişkin öz yeterliği anlamlı olarak yordamamaktadır. Psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan zorluklara ilişkin öz yeterlik için psikolojik danışman adaylarının erken kapamaya direnebilme yaratıcılığının yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Erken kapamaya direnç yaratıcılığı arttıkça psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan zorluklara ilişkin öz yeterlik de artmaktadır.

Mesleki yeterlilikPsikologlarPsikolojik danışma+5
Melek Sarıkaya
Ege University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların okullarda karşılaşılan sorunlara ilişkin görüşleri (Manisa il örneği)

Bu çalışmanın amacı, psikolojik danışmanların, psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetlerini yürütürken karşılaştıkları sorunları belirlemektir. Araştırma verileri ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışan psikolojik danışmanlarla yüz yüze ve uzaktan görüşülerek elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 68 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Görüşme formunda, öğretmenlerin, okul idaresi, okul öğretmen ve öğrencileri ile velilerin rehberlik servisine yönelik görüşlerinin neler olduğu, şeklinde altı açık uçlu soru yer almaktadır. Psikolojik danışmanlara yöneltilen sorular kayıt altına alınmıştır. Kayıtlar incelenerek elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde; psikolojik danışmanların, okul yönetimi ile çok yüksek oranda olumlu ilişkiler içinde oldukları, idarenin işbirlikçi ve yardım edici, destekleyici olduğu sonucu belirlenmiştir. Araştırmaya konu olan diğer 5 alanın 2 alanında yüksek oranda olumsuz görüşler bildirilmiştir. Bunlar, veliler ve öğrenciler boyutudur. Psikolojik danışma rehberlik programı konusunda ise olumlu ve olumsuz görüşler birbirine yakındır.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık
Refik Yavuz
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarında ikincil travmatik stres ve başa çıkma: Nitel bir yaklaşım

Bu tezin temel amacı, travma ile çalışan okul psikolojik danışmanlarının deneyimlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda katılımcıların travma yaşamış öğrencilerle çalışırken nasıl etkilendiği ve bu etkiler karşısında hangi baş etme yöntemleri kullandıkları araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma türlerinden biri olan fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Travma yaşamış öğrencilerle çalışan 34 okul psikolojik danışman ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin analizinde "MAXQDA Analytics Pro 2020" nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerden altı tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar; (1) zorlanılan travma kaynakları, (2) stres kaynakları, (3) travma ile çalışmaya verilen tepki, (4) travma ile çalışırken hissedilen duygular, (5) travma vakaları ile çalışmanın yarattığı etkiler, (6) travma ile baş etme yöntemleridir. Araştırma sonucuna göre okul psikolojik danışmanları birçok travma türüyle çalışmaktadır ama en çok ihmal ve istismar vakalarıyla çalışırken zorlanmaktadır. Okul psikolojik danışmanlarının geçmiş travma öyküsüne sahip olması ve travmatik vakalarla empati kurması ikincil travmatik stres yaşamalarında risk faktörü olarak bulunmuştur. Okul psikolojik danışmanlarının mesleklerinin ilk yıllarında travmatik olaylardan daha fazla etkilendiği görülmüştür. Okul psikolojik danışmanları travma ile çalışırken üzüntü, endişe, çaresizlik, mutluluk, yetersizlik gibi duygular yaşamaktadır. Okul psikolojik danışmanlarının travma ile çalışmasının olumlu (duyarlı olmaları, güçlü hissetmeleri, olumlu bakış açısına sahip olmaları, şükretmeleri) ve olumsuz yanları (insanlara güvenlerinin azalması, hayata karşı karamsar ve şüpheci yaklaşmaları) olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre travmatik vakalarla çalışan okul psikolojik danışmanlarının eğitim, süpervizyon ve terapi alması kritik bir öneme sahiptir.

Başa çıkmaPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+3
Elif Zehra Kavaklılar
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Prospective school counselors' perceptions regarding the development of multicultural and social justice counseling competencies

The aim of this study was to investigate the perceptions of prospective school counselors at Boğaziçi University regarding the development of Multicultural and Social Justice Counseling Competencies (MSJCC). This study was conducted using a case study research methodology. It was carried out in two parts. In the first part, the Multicultural and Social Justice School Counseling Competencies Scale (MSJSCCS) was translated into Turkish and administered to 136 students in the Guidance and Psychological Counseling Program at Boğaziçi University during the 2023-2024 academic year. In the second part, semi-structured interviews were conducted with 27 volunteer students who participated in the first part of the study and were enrolled in School Counseling Practicum I (ED 477). Within the scope of this study, 11 out of 27 participants were identified as the sample for thematic analysis based on the heterogeneity of the group. Four organizational themes emerged from the data analysis: foundations of MSJCC conceptualization, experiential pathways in developing MSJCC, challenges in MSJCC integration, and identified needs in MSJCC training. Contextualized in Türkiye at a state university, this case study highlights the importance of faculty members, the university setting, multilateral supervision, and ethical understanding in parallel with experiential learning in the development of MSJCC. Strengths, limitations, implications for future research and practice as well as critiques of the MSJCC framework are discussed.

Professional skillsPsychological counselingPsychological consulting+2
Merve Başat
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Transition to the maternal identity in Turkey: A qualitative study

The transition to motherhood is one of the important transformations in life for a woman. It is known that maternal identity is constructed socially as well as biologically. Therefore, a woman's transition to motherhood is affected by many social and personal factors. Cultural background, age of motherhood, and educational status of the mother are some of these factors. The current study explored women's expectations about motherhood and their first experiences after birth during the transition to motherhood. The aim of this qualitative study was to investigate the transition to maternal identity of women in Turkey who have a university degree, have career goals, and became pregnant during the emerging adulthood period. Additionally, the study examined the influence of naturally occurring emotions and coping mechanisms during women's transition to motherhood on the formation of their maternal identity. Retrospective, semi-structured, in-depth interviews were conducted with eight mothers who became pregnant during the period of emerging adulthood. The findings were analyzed using the thematic analysis method. As a result, four main themes emerged. The themes were named as attitudes, never as expected, emergency valve and the birth of a versatile identity. Findings were discussed, and recommendations for counselors, and policymakers were developed. In the context of psychological counseling, the importance of preventive psychoeducational and social support programs during the transition to motherhood was emphasized.

Maternal experienceCareer goalIntergenerational transmission+2
Esra Büyük
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezlerinde çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının örgütsel değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde (RAM) çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumu düzeyleri ile psikolojik sermaye ve örgütsel sessizlik arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın alt amaçları; RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumu düzeylerinin cinsiyet, eğitim düzeyi meslekte görev süresi, RAM'da görev süresi ve RAM'da görev yapılan bölüme göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı 203 RAM'da görev yapan 428 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyumu Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının psikolojik sermaye ve örgütsel sessizlik tarafından yordanıp yordanmadığının incelenmesi amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının cinsiyet, eğitim düzeyi ve RAM'da görev yapılan bölüme göre anlamlı fark gösterme durumu İlişkisiz Örneklemler T-Testi ile incelenmiştir. Katılımcıların iş ve yaşam doyumu düzeylerinin görev süresi ve RAM'da görev süresine göre anlamlı bir fark gösterme durumu ise Tek Yönlü Varyans Analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, iş ve yaşam doyumu psikolojik sermaye tarafından olumlu yönde ve anlamlı düzeyde; örgütsel sessizlik tarafından ise olumsuz yönde ve anlamlı düzeyde yordanmaktadır. Ayrıca RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş doyumu düzeyleri cinsiyet ve meslekte görev süresine göre anlamlı fark göstermektedir. Son olarak RAM'da çalışan psikolojik danışmanların yaşam doyumu düzeyleri RAM'da görev süresine göre anlamlı fark göstermektedir.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlıkRehberlik ve Araştırma Merkezi+3
Asiye Dilber
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kademesinde bulunan öğrencilerin okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık servislerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Çalışma nicel ve nitel araştırma verilerinin birlikte toplandığı karma yöntemli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel verileri Siirt ili Merkez ilçesinde ortaöğretim kademesinde öğrenim görmekte olan 380'i erkek (%56), 293'u kadın (%44) toplam 673 öğrenciden toplanmıştır. Nitel araştırma kapsamında ise 19'u erkek (%25), 58'i kadın (%75) olmak üzere toplam 77 kişiden veri toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu" ve Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin istatistiksel çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t- testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin PDR servisinden yararlanma alt boyutlarına göre en çok katılım gösterdikleri alt boyut "PDR servisini ihtiyaç olarak görme"; en az katılım gösterdikleri ise "PDR servisine çevreden çekinmeden kendi istekleriyle gitme" alt boyutudur. Cinsiyet değişkenine göre bir alt boyut da anlamlı fark tespit edilirken; okul türü değişkenine göre tüm alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sınıf düzeyine göre ise herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Çalışmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanmış ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin görüşme formuna verdikleri cevaplara göre; öğrencilerin büyük çoğunluğunun rehberlik servisinden yararlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin yararlandıkları alanların başında eğitsel rehberlik hizmetlerinin bulunduğu belirlenmiştir ve yararlandıkları hizmetlerin, yaşadıkları sorunları çözmelerine yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Okullarda rehberlik servisinin bulunmasının öğrencilere eğitsel, sosyal ve mesleki konularda destek sağladığı belirlenmiştir. Rehberlik servisinin kişisel gelişim alanında ve hedefledikleri iş/meslek açısından da destek sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Lise öğrencileriPsikolojik danışmanlıkRehberlik+1
Mehmet Emin Arslan
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Cybercounseling from the perspective of cybercounselors:Opportunities and challenges

Since the beginning of the twenty-first century, the web has gradually become a media for reaching mental health services. Counselees demand counseling services through the internet and cybercounselors started to supply those services. The purpose of this qualitative study was to examine the opportunities and challenges of cybercounseling in terms of how cybercounselors experience them. Participants of the study were seven cybercounselors purposively selected and who pursue their practice in Turkey. For data collection, a semi-structured interview protocol was developed and implemented by the researcher. As a result of the thematic qualitative analysis, in-depth knowledge on the cybercounselors practices was reached. One of the major findings of the study is that there are opportunities for both counselors and counselees such as convenience, receiving counseling in one's mother tongue, and saving time. Cybercounseling also has some challenges such as technological insufficiencies and incompatibility for certain techniques and cases. However, the study revealed that counselors found strategies, such as developing a new perspective for counseling and establishing new rules to ensure ethical conduct, in order to overcome those challenges. There are some limitations in the study resulting from the nature of qualitative research sampling. The results are not generalizable; however in-depth understanding was achieved. The study has implications for cybercounselors, counseling educators, and policy-makers.

ConsultantsConsultingVideotaped group counseling+6
Fatih Yılmaz
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Expanding a counseling intake form and examining psychosocial problems of university students

This survey study attempted to determine the psychosocial problems of university students while updating an existing university counseling intake form. The updated form was expanded by adding some problem items and questions on student characteristics and prepared to be filled as an electronic form. The accessible population was students of a public university in İstanbul who were around 18-25 ages. The link to the survey form was shared to via e-mails and social media groups. The data were collected anonymously and analyzed cumulatively. Participants were 741 students, about two thirds being female. The problem areas that emerged as eight factors were career/future concerns, problems with affect, academic problems, relational issues, problems with culture, health concerns, addiction, and traumatic experiences, in order of prevalence. Females reported more problems in career/future, affect, culture, and health, while males reported more problems in addiction. English Preparatory students had less concerns about their career/future than undergraduate and graduate students. Involvement in extracurricular activities seemed to be protective factor for students' future/career, academic problems, and relational issues. Students who were interested to live abroad reported more problems with culture and addiction. Students with history of receiving psychological help, and suicidal thoughts and attempts reported more problems in most areas. The practical implication of the study was that university students had serious career/future, academic and counseling needs that await being addressed by university administrations and policy makers.

ConsultantsConsultingEducation psychology+6
Akın Cihan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects