Engelli çocuklar

89 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

in YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE FOTOKOPİ ÇEKME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Şerife YÜCESOY Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2002 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜRSEL Bu çalışmada, zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, zaman ve araç gereçler arası genelleme etkisi ve uygulama sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonraki izleme etkisi incelenmiştir. Araştırmada, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemek üzere tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Eskişehir ilinde bir mesleki eğitim merkezinin hazırlık ve birinci sınıfına devam eden, 14-17 yaşlan arasında, ikisi kız ikisi erkek dört öğrenci ile yürütülmüştür. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin fotokopi çekme becerisinin öğretimindeki etkililiğini değerlendirmek üzere toplu yoklama, günlük yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiş, değerlendirme için tek fırsat yöntemi kullanılmıştır. Oturumların tümü bire bir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında sözel ipucu ve model ipucu bir arada kullanılmış, beceri tüm basamakların bir arada öğretimi biçiminde öğretilmiştir. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verisi toplanmış, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir.IV Araştırma bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin çalışmaya katılan tüm zihin özürlü öğrencilerde fotokopi çekme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu, öğretim sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunduğunu gösterir niteliktedir. Farklı ortam, farklı zaman ve farklı araç gereçlerle gerçekleştirilen genelleme oturumlarında iki öğrenci %100 doğru tepkide bulunurken iki öğrenci %50 düzeyinde doğru tepki sergilemiştir.

BeceriBeceri kazandırmaEngelli çocuklar+5
Şerife Yücesoy
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların otizm spektrum bozukluğu derecesi ile duyu-biliş-motor özellikleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı çocukların otizm spektrum bozukluğu derecesi ile duyu-biliş-motor özellikleri arasındaki ilişkileri belirlemektir. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Destek Birimi'nde destek eğitim alan otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 4-6 yaş arası 30 çocuk katılmıştır. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların demografik özelliklerini, OSB derecelerini, duyusal işlem düzeylerini, sözel olmayan zekâ düzeylerini ve motor yeterlik düzeylerini belirlemek üzere Gilliam Otistik Bozukluk Derecelendirme Ölçeği 2 – Türkçe Versiyonu, Duyu Profili Bakım Veren Anketi, Okulöncesi Sözel Olmayan Zekâ Testi, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi 2 ve Aile ve Çocuk Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programına girilerek Pearson r, kısmi korelasyon analizi ve çok değişkenli kovaryans analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular, otizm spektrum bozukluğu olan çocukların OSB dereceleri ile sözel olmayan zekâ düzeyleri ve motor yeterlik düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu gösterirken OSB derecesi ile duyusal işlem düzeyi arasında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığına işaret etmiştir. Ayrıca, farklı düzeyde OSB'den etkilenen çocukların sözel olmayan zekâ düzeylerinin ve motor yeterlik düzeylerinin farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgular ve araştırmanın sınırlılıkları tartışılmış, sonraki araştırmalara ve uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilişsel özelliklerDuyuşsal özelliklerEngelli çocuklar+5
Mustafa Uluyol
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere para kullanarak ürün satın alma becerisinin öğretiminde sonraki lira stratejisinin etkililiği

Bu çalışmanın amacı; gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere para kullanarak ürün satın alma becerisinin öğretiminde sonraki lira stratejisinin etkililiğini araştırmaktır. Bu amacın yanı sıra, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, araç-gereçler ve kişiler arası genelleme etkisi, öğretim sona erdikten bir ve üç hafta sonraki izleme etkisi ve sosyal geçerliği incelenmiştir. Çalışma, sekiz-on üç yaş aralığında, gelişimsel yetersizliği olan dört öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkeni, çocukların çalışmada öğretimi gerçekleştirilen ürünü satın alma becerilerine ilişkin doğru tepki düzeyleridir. Bağımsız değişkeni ise satın alma becerilerinin öğretiminde sonraki lira stratejisiyle sunulan eşzamanlı ipucu ile öğretimdir. Çalışma; başlama düzeyi, öğretim, günlük yoklama, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmaktadır. Çalışmanın tüm oturumları her bir öğrenci ile birebir gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hem gözlemciler arası güvenirliğe hem de uygulama güvenirliğine ilişkin veri toplanmıştır. Sonraki lira stratejisi ile sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, sonraki lira stratejisiyle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin, gelişimsel yetersizliği olan tüm öğrencilerde para kullanarak ürün satın alma becerilerinin öğretiminde etkili olduğu görülmüştür. Çalışmada öğrencilerin öğretimi tamamlandıktan sonra bir ve üç hafta sonra becerilerin kalıcılığını korudukları, öğrendikleri becerileri farklı ortam, farklı kişi ve farklı araç gereçler arasında genelleyebildikleri görülmüştür. Ayrıca, özel eğitim öğretmenleri satın alma becerilerinin öğretiminde sonraki stratejiyle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere kolaylıkla kullanılabileceğini belirtmişlerdir. nahtar Sözcükler: Sonraki lira stratejisi, eĢzamanlı ipucuyla öğretim, geliĢimsel yetersizliği olan öğrenciler, para kullanma becerileri, ürün satın alma becerisi.

Büyüme bozukluklarıEngelli kişilerEngelli çocuklar+6
Hüsnü Erdem Kalaycı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuklara sahip ailelerin sosyal dışlanma problemi üzerine bir araştırma: Çorum örneği

Bu çalışmada, engelli çocuklara sahip olan ailelerin toplumsal yaşama katılımlarını etkileyen ve/veya engelleyen sosyal dışlanma problemi başta olmak üzere sorunlarını tespit etmek, ayrıca engel tipinin engelli ailesinin sosyal yaşam üzerindeki etkisini ve engel tipleri arasında ailelerin toplumsal yaşama katılımları açısından farklılık olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Aynı zamanda çalışmada, engelli bireylere sahip olan ailelerin kurumsal, sosyo-ekonomik ve psikososyal açıdan yaşadıkları sosyal dışlanma ve toplumda var olagelmiş bu dışlanmanın zaman içindeki değişimi ve ailelerin geleceğe yönelik beklentileri de incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümde kavramsal çerçevede engellilik olgusu, engellilik türleri ve sosyal dışlanma kavramları üzerinde durulmuş olup, ikinci bölümde ise engelli birey ve ailelerin içinde bulundukları durumu anlamlandırmada toplumsal bilinç ve eğitimin rolü üzerinde çalışılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiş olup, dördüncü bölüm bulgular kısmından oluşmaktadır. Çalışma, Çorum il merkezinde bulunan İlk Arzum Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezinde eğitimine devam eden engelli öğrencilerin ebeveynleri ile yapılmıştır. Araştırmada veriler derinlemesine görüşme formu uygulanarak toplanmıştır. Yapılan görüşmeler neticesinde engelli bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşama katılımlarında değişik biçimlerde sosyal dışlanmaya maruz kaldıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Engelli Birey ve Aile, Sosyal Dışlanma

Aile sorunlarıAile tutumuEbeveynler+6
Hüseyin Başkaya
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu araştırma, engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak 15 Şubat-15 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini, T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Gaziantep' te bulunan kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi' ne engelli çocuğu için yatarak veya ayaktan tedavi görmek için başvuran bireyler oluşturdu. Örneklem sayısı power-güç analizi ile hesaplanarak 200 olarak belirlendi. Çalışma kriterlerine uygun olan 205 birey çalışmaya dahil edildi. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Beck Depresyon Ölçeği", "Beck Umutsuzluk Ölçeği" ve "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'' ile toplandı. Araştırmaya katılan engelli çocuğu olan bireylerin ölçek toplam puan ortalamaları; Beck depresyon ölçeği 21,53±12,82, Beck umutsuzluk ölçeği 9,21±4,75, Çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği 44,72±15,72 olarak saptandı. Depresyon düzeyi yüksek olan bireylerin umutsuzluk düzeylerinin yüksek (r=0,594, p=0,000), umutsuzluk düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal desteğin düşük olduğu (r=-0,149, p=0,033), depresyon düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal destek düzeylerinin düşük olduğu (r=-0,128, p=0,068) saptandı. Bireylerin depresyon, umutsuzluk ve algıladıkları sosyal destek düzeyleri ile engelli çocuklarının bakımlarını karşılayabilme ve çocuklarıyla yeterince ilgilenebilme durumları arasında istatistiksel anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0,05). Engelli çocuğa sahip bireylerin depresyon ve umutsuzluk yaşadıkları, yakın çevrelerinden sosyal destek göremedikleri belirlendi. Engelli çocuğa sahip olan bireylerin sosyal destek sistemleri artırılarak depresyon ve umutsuzluk düzeylerinin azaltılması sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Engelli çocuğu olan birey, Engelli çocuk, Depresyon, Umutsuzluk, Algılanan sosyal destek.

Algılanan sosyal destekAna-babaBeck Depresyon Ölçeği+7
Melek Aytekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğa sahip olan kadınların tükenmişlik duyguları ve evdeki çocukla ilgili iş bölümü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, engelli çocuğa sahip annelerin tükenmişlik duygu düzeylerinin saptanması ve bu düzeyle evdeki çocukla ilgili iş bölümü arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla örneklem olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı rehabilitasyon merkezlerine devam eden engelli çocuğa sahip bir grup anne çalışmaya alınarak tükenmişlik düzeyleri ve çocukla ilgili iş bölümü düzeyleri araştırılmıştır. Katılımcı annelerin çocuklarının engel grupları incelendiğinde; 39'unun (%59,1) zihinsel, 17'sinin (%25,8) bedensel, 10'unun (%15,2) zihinsel ve bedensel olarak dağıldığı dikkat çekmektedir. Katılımcı annelerin 18'i (%27,3) 30 yaş ve altı, 24'ü (%36,4) 31-40 yaş, 24'ü (%36,4) 40 üstü yaş grupta yer almaktadır. Genel ortalamaları incelendiğinde; olumsuz değerlerden "duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma" ile "genel tükenmişlik" düzeyleri düşük iken "kişisel başarı" ve "iş bölümü" düzeyi yüksek olarak saptanmıştır. Araştırmaya katılan engelli çocuğa sahip annelerin tükenmişlik ve iş bölümü düzeylerinin eğitim durumuna, çocuğun engel durumuna, engelli çocuğun yaşına, çocuk sayısına, engelli çocuğu dünyaya getirmeyi dileme durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde, istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılaşma olmadığı saptanmıştır. Engelli çocuğa sahip annelerin tükenmişlik ve iş bölümü algı düzeylerinin çocuğun eğitim durumuna göre kişisel başarı ve iş bölümü alt boyutlarında anlamlı bir farklılaşma belirlenmiştir. Gelir düzeyi en düşük olanlarda en yüksek tükenmişlik ortalaması olduğu sonucu önemlidir. Duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma ve genel tükenmişlik düzeyi intihar etmeyi düşünenlerde daha yüksektir. Sadece iş bölümü boyutunda gözlemlenen farklılaşma evli olanların lehinedir. Genel tükenmişlik düzeyi arttıkça duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeylerinin de arttığı; benzer şekilde genel tükenmişlik düzeyi arttıkça kişisel başarı düzeyinin de arttığı saptanmıştır. Bu bulgu; annelerin genel tükenmişlik düzeylerinin yüksek olmasına rağmen ev içerisindeki düzeni devam ettirme adına çabalamalarının göstergesidir. Annelere özellikle yer verilmesi gerektiğini belirttikleri gibi evdeki iş bölümünün önemini vurguladıkları dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda, iş bölümü ve tükenmişlik düzeylerinin ilişkili oluşu, alanyazınla uyumla olmakla beraber hipotezleri de desteklemektedir.

AnnelerEngelli kişilerEngelli çocuklar+6
Hakan Mutlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli kardeşe sahip bireylerin kardeş tutumları ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmada engelli kardeşe sahip bireylerin kardeş tutumları ve kaygı düzeylerinin bazı değişkenlerle olan ilişkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, Iğdır ilindeki rehabilitasyon merkezlerinde bulunan engelli çocukların, 9-12 yaş grubundaki 110 kardeşinden oluşmaktadır. Veriler, Özel Gereksinimli Kardeşe Yönelik Tutum Ölçeği ve Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri aracılığıyla toplanmış ve SPSS 23 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde t testi, ANOVA ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmanın ÖGKYTÖ'ye göre, annenin eğitim durumunda anlamlı bir farklılık görülmezken, babanın eğitim durumu değişkeninde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmada ÖGKYTÖ'nin ailenin sosyoekonomik düzeyi ve kardeşin engel türü arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Çalışmada DSKE'nin; cinsiyet, anne-babanın hayatta olması ve babanın çalışması değişkenleri ile anlamlı yönde bir ilişki bulunmamaktadır. Araştırmada; kaygı ölçeği ile kardeş sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmektedir. Ayrıca, ÖGKYTÖ ve DSKE arasında ters yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: engelli kardeş, kardeş tutumları, kaygı düzeyleri.

Engelli kişilerEngelli çocuklarKardeş ilişkileri+4
Dilan Malgaz Güçlü
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğa sahip olup olmama ile ailelerin bilgi-iletişim teknolojilerine bağımlılık düzeyleri ve sosyal dışlanma etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, engelli çocuk sahibi olan ve olmayan ebeveynlerin internet, akıllı telefon ve sosyal medya bağımlılığı ve sosyal dışlanmışlıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmaya, engelli çocuk sahibi olan 102 ebeveyn ile engelli çocuk sahibi olmayan 102 ebeveyn katılmıştır. Çalışmada, engelli çocuk sahibi olma bakımından internet, akıllı telefon ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişki karşılaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları "Young Internet Bağımlılığı Ölçeği – Kısa Form","Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği", Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği – Yetişkin Formu" ve "Sosyal dışlanmışlık Ölçeği" olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, bakım veren kişinin anne olması bakımından sosyal dışlanmışlık – maddi yoksunluk düzeylerinin anlamlı düzeyde ilişkili olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, ebeveynin engelli çocuk sahibi olma durumu ile araştırma değişkenleri arasındaki korelasyon değerlerinin daha yüksek ve pozitif ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan doğrusal regresyon sonuçlarına göre sosyal haklar alt boyutlarının ebeveynlerin internet bağımlılığı skorlarını anlamlı biçimde yordadığı bulunmuştur. Bununla birlikte, katılımcıların internet bağımlılığı skorları, sosyal medya bağımlılığı alt boyutları ve akıllı telefon bağımlılığı değişkenleri bakımından anlamlı bir biçimde yordanmaktadır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, engelli çocuk sahibi olan ebeveynlerde maddi boyutta sosyal dışlanma düzeyi daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuç doğrultusunda, engelli çocuk sahibi ailelere yönelik desteğin yapılandırılabileceği ve ilerleyen dönemlerde çalışmaların bu doğrultuda ilerletilebileceği öne sürülebilir.

Akıllı telefonlarBağımlılıkEbeveynler+6
Şenel Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğa sahip çiftlerin başa çıkma davranışlarının evlilik uyumları üzerindeki diyadik etkisinin incelenmesi

Ailelerin engelli bir çocuğa sahip olmalarının ebeveynler arasında stres yaratan bir durum olabileceği ve eşlerin yaşadıkları stresle başa çıkmak için başvurdukları yöntemlerin evlilik uyumlarını açıklamada önemli olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, engelli çocuğa sahip çiftlerin stresle başa çıkma davranışları ve evlilik uyumları arasındaki ilişkinin ikili (dyadic) olarak incelenmesidir. Bu amaçla engelli çocuğa sahip çiftlerin başa çıkma davranışlarının çiftlerin hem kendi evlilik uyumları (aktör etkisi) hem de eşlerinin evlilik uyumları (partner etkisi) ile ilişkisini ortaya koyabilmek amacıyla Aktör Partner Karşılıklı Bağımlılık Modeli kullanılmıştır. Korelasyonel araştırma modeline sahip olan bu çalışmada, araştırma grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş ve araştırma sırasında evlilikleri devam eden, engelli bir çocuğu olan ve araştırmaya katılmayı her iki eşin de kabul ettiği katılımcılar örnekleme dahil edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 105 çift (210 birey) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Çift Başa Çıkma Envanteri ve Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Veriler SPSS 22.0 ve AMOS 21.0 aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada kadın ve erkeklerin evlilik uyumu üzerinde toplam çift başa çıkma, pozitif çift başa çıkma ve negatif çift başa çıkma değişkenlerinin aktör ve partner etkilerinin inceleneceği üç ayrı model test edilmiştir. Test edilen birinci modelde eşlerin sahip olduğu toplam çift başa çıkma puanlarının artmasının kendilerinin (aktör etkisi) ve partnerlerinin evlilik uyumlarını arttırmakta olduğu sonucuna ulaşılmıştır (partner etkisi). İkinci modelde; eşlerin pozitif çift başa çıkma puanlarının artmasının kendi evlilik uyumlarını arttırmakla birlikte (aktör etkisi) eşlerinin de evlilik uyumu arttırdığı görülmüştür (partner etkisi). Üçüncü modelde ise eşlerin negatif çift başa çıkma puanları arttıkça kendi evlilik uyum puanlarının azaldığı (aktör etkisi) ancak bu durumun eşlerinin evlilik uyumu üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur (partner etkisi). Özetle, araştırmanın bulguları çiftlerin stresle başa çıkma davranışları ile evlilik uyumları arasında anlamlı aktör ve partner etkileri olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve teori, araştırma ve uygulama açısından araştırmanın etkileri sunulmuştur. Ayrıca, araştırmacı ve uygulamacılar için araştırma sonuçlarına dayalı önerilerde bulunulmuştur.

Ana-çocuk etkileşimiBaba-çocuk etkileşimiBaşa çıkma+7
Mehmet Göktaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 salgın sürecinde engelli bireye sahip ailelerin aile yılmazlık kaynaklarının incelenmesi

Bu çalışma, Covid-19 salgın sürecinde engelli bireye sahip ailelerin aile yılmazlık kaynaklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik olarak en az bir engele sahip olan çocuğu bulunan ailelerden on üç kadın, iki erkek olmak üzere toplam on beş ebeveyn katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden "olgubilim (fenomenoloji)" deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çalışma kapsamında geliştirilen "Aile Yılmazlık Görüşme Formu" ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşmeler araştırmacı tarafından yüz yüze gerçekleştirilmiş ve her bir görüşme yaklaşık olarak 20-25 dakikada gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler araştırma soruları kapsamında içerik analizine tabi tutulmuştur. Verilerin analizinde MAXQDA 12 programı kullanılmıştır. Yapılan içerik analizi sonuçlarına göre Covid-19 salgın sürecinde engelli çocuğa sahip ailelerin görüşleri (Walsh, 1996) tarafından geliştirilen aile yılmazlık modeli çerçevesinde içsel ve dışsal koruyucu faktörler ile içsel ve dışsal risk faktörleri altında kategorize edilmiştir. Modele en yoğun katkıyı içsel koruyucu kaynakların yaptığı görülmektedir. İçsel koruyucu kaynaklar yoğunluk sırasına göre aile içi inanç sistemleri, yönetim şekilleri ve aile içi iletişim süreçleri kodları katkı sunmaktadır. Modele en çok katkıyı sunan alt kod ise, aile inanç sistemleri içerisinde yer alan değerler ve maneviyat alt kodudur. Değerler ve maneviyat alt kodunu yoğunluk sırasıyla; yakınlık/bağlılık, eş desteği, açıklık/iletişim, esneklik/uyum, olumsuzluğa anlam verme ve iş birlikçi problem çözme takip etmektedir. Dışsal koruyucu kaynaklar ise sosyal destek ve ekonomik kolaylık kodu ile kategorize edilmiştir. Sosyal destek ve ekonomik kolaylık koduna en yoğun katkıyı sağlık kurumu ve çalışanları alt kodu sunmaktadır. Yoğunluk sırasına göre komşu desteği, kök aile desteği ve akraba desteği takip etmektedir. İçsel risk faktörleri kategorisi altında kodlanan bireysel risk faktörleri yoğunluk sırasına göre; bulaş korkusu, ölüm korkusu ve çaresizlik yoğun olarak hissedilmektedir. Dışsal risk faktörleri altında kategorize edilen çevresel risk faktörleri yoğunluk sırasına göre; eğitimin aksaması, salgının yarattığı olumsuz davranışlar ve medyanın olumsuz etkisi yoğun olarak görülmektedir. Yine ailesel risk faktörleri altında kategorize edilen eş desteği eksikliği içsel risk faktörleri modeline katkı sunduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar ilgili alan yazın çerçevesinde tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

AileCOVID 19Engelli kişiler+4
Halil İspir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim zorlukları olan engelli çocukların annelerinin empatik eğilimlerinin incelenmesi

Engelli çocukların karmaşık ve özelleşmiş hizmet ihtiyaçları süreklilik gerektirdiğinden, çocukları ebeveynlerine bağımlı kılmaktadır. Türk toplumunda ebeveynlik konusunda anneler babalardan daha fazla sorumluluk alırlar ve engelli çocuğun bakımını genellikle anneler üstlenir. Bu araştırmada, iletişim zorlukları olan engelli çocukların annelerinin empatik eğilimleri incelenmiş ve normal gelişen çocukların annelerinin empatik eğilimleriyle karşılaştırılmıştır. Araştırmada, Ankara, Konya, Zonguldak, Hatay, Gaziantep ve Giresun illerindeki 6 farklı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden iletişim zorlukları olan 3-18 yaş arasındaki engelli çocukların anneleri (n=75) ile aynı yaş grubundan normal gelişen çocukların anneleri (n=69) örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada annelerin sosyo-demografik bilgileri için araştırmacı tarafından oluşturulan "Sosyo-demografik Bilgi Formu" ile annelerin empatik eğilimleri, "Empatik Eğilim Ölçeği" (EEÖ) ile değerlendirilmiştir. Engelli çocukların iletişim seviyelerini sınıflandırmak için "İletişim Fonksiyonları Sınıflama Sistemi" (IFSS) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; iletişim zorlukları olan engelli çocukların annelerinin EEÖ Puanı ile normal gelişen çocuk annelerinin EEÖ puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık vardır (p<0.01). Her iki grubun sosyo-demografik özellikleri arasında yaş, eğitim durumu ve çocuk sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.01). Engelli çocukların IFSS skorlarına ve tanılarına göre annelerin empatik eğilimleri farklılık göstermedi. Anahtar Kelimeler: Engelli çocuk anneleri, empati, empatik eğilim ölçeği

AnnelerEmpatiEmpatik eğilim+5
Zekiye Gezgin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli kardeşi olan sağlıklı çocukların davranışlarının ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Giriş-Amaç: Engelli bir çocuğun kardeşi olmak, olumlu duygu ve davranışlardan olumsuz boyuta kadar uzanan çeşitli duygusal ve davranışsal tepkilere yol açmaktadır. Bu araştırma, engelli kardeşi olan sağlıklı çocukların davranışlarını ve etkileyen faktörleri değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik nitelikte olan araştırma, Nisan-Eylül 2014 tarihleri arasında iki Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine kayıtlı engelli çocukların anneleri (n=135) ve yaşları 0-24 arasında N=198 sağlıklı kardeşten, yaşları 7-18 arasında olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden n=154 sağlıklı kardeş ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında; "Aile Tanıtım Formu", "Schaffer Kardeş Davranışı Değerlendirme Ölçeği (SKDDÖ)", "Kardeş Problemleri Anketi" kullanılmıştır. Veriler, NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan annelerin yaş ortalaması 38.22±5.12, %83'ü ilköğretim mezunu, %92,6'sı ev hanımıdır. Sağlıklı kardeşlerin %55,1'i erkek ve %88'i öğrencidir. Yaşları 1,5-27 arasında olan engelli kardeşlerin ise, özel eğitime başlama yaşı 1 ile 19 yaş arasında, %54,1'inin ikinci çocuk, %55,6'sının erkek, çoğunun (%42,2'si) zihinsel engelli, %18,5'inin birden fazla engele sahip olduğu saptanmıştır. Annelerin %71,1'inin, sağlıklı kardeşlerin ise %88,9'unun engel ile ilgili eğitim almadıkları bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, 15 yaş üzeri sağlıklı kardeşlerin engelli kardeşleriyle daha az problem yaşadıkları belirlenmiştir (p=0.02; p<0.05). SKDDÖ'i alt boyutlarına göre sağlıklı kardeşin eğitim durumu "Nazik Olma Boyutu"nu (p<0.05); yaşı ve cinsiyeti "Uzak Durma-Çekinme Boyutu'nu" (p<0.001); engelli kardeşin ise engel derecesi ve görünür engelinin varlığı "Nazik Olma" ve "Uzak Durma-Çekinme" Boyutlarını, özel eğitime başlama yaşının "Birliktelik-İlgili Olma Boyutu"nu, doğum sırasının "Empati Boyutu"nu etkilediği belirlenmiştir (p<0.05). Annelere göre de sağlıklı kardeşin eğitim durumunun, yaşının, cinsiyetinin ve engel ile ilgili eğitim alma durumunun ölçek alt boyutlarını etkilediği bulunmuştur. Annelerin engel ile ilgili eğitim alma, çalışma ve gelir durumunun da ölçek alt boyutlarını anlamlı etkilediği görülmüştür. Anlamlılık p<0,01 ve p<0,05 düzeylerinde değerlendirilmiştir. Sonuç: Araştırma sonucunda, engelli kardeşi olan sağlıklı çocukların davranışlarının birçok faktörlerden etkilendiği saptanmıştır. Sorunların niteliksel çalışmalarla da değerlendirilmesi önerilmektedir.

Engelli çocuklarHemşirelerHemşirelik+3
Gülşah Hür
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Din eğitimi bağlamında down sendromlu çocuğu olan ailelerin ve dkab öğretmenlerinin engelliliğe ilişkin görüşleri (Kastamonu örneği)

Bir kromozom anomalisi ve genetik farklılığı olan Down sendromu; basit anlatımıyla, sıradan insanlarda yirmi üç anneden, yirmi üç babadan gelen kırk altı kromozomun, yirmi birinci kromozomun üç tane olması nedeniyle toplam kırk yedi olması durumu olup, hafif ve orta düzeyde mental retardasyona ve gelişimsel yavaşlığa neden olan en yaygı genetik farklılıktır. Din eğitimi bağlamında alan yazın tarandığında az sayıda Down sendromu ile ilgili çalışmaya rastlanılmıştır. Alanda ihtiyaç duyulan boşluk, araştırmacıyı Down sendromlu çocuğu olan ailelerin ve DKAB öğretmenlerinin engelliliğe ilişkin görüşlerini araştırmaya sevk etmiştir. Kastamonu örnekliğinde araştırılan konuda, ailelerin çocukları ile yaşadıkları çeşitli sıkıntıların dışında, toplumsal farkındalık ve birlikte yaşam konularında engelliliğe ilişkin görüşleri ortaya konmuştur. DKAB öğretmenleri ise okul hayatında Down sendromlu bireylerin din eğitimi bağlamında hazır bulunuşluluk ve derse ilişkin ilgileri konularında yaşadıkları olumlu/olumsuz durumları ortaya koymuştur. Yapılan bu çalışma ile engelliliğin aile, okul ve toplum bilinçlenmesi ile aşılabileceği, birlikte büyük bir ailenin fertleri olarak aramızdaki özel bireylere destek olunması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Din eğitimiDin kültürü ve ahlak bilgisi dersiDown sendromu+5
Mustafa Sürem
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda futbol antrenmanının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma 8-12 yaş aralığındaki eğitilebilir zihinsel engelli çocuklara uygulanan futbol antrenman programının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada 12 haftalık özel futbol antrenman programı hazırlanmış ve hazırlanan bu program deney grubu olarak belirlenen öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Normal eğitim programlarına devam eden kontrol grubu öğrencileri ile futbol antrenman programına devam eden uygulama grubu öğrencileri arasındaki motor, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Ön test ve son testte yarı deneysel olarak desenlenen çalışma, 12 deney grubu öğrencisi 12 kontrol grubu öğrencisi olmak üzere toplam 24 erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna dahil edilen 12 zihinsel engelli öğrenci ile 12 hafta boyunca haftada 2 gün ve günde 60 dakika futbol antrenman programı uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin motor becerilerini ölçmek için Bruininks Oseretsky Testi (BOT2) yaptırılmıştır. Çocukların ebeveyn, özel eğitim öğretmenleri ve psikologlarına 'Hacettepe Ruhsal Uyum Ölçeği' ve 'Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Performans Belirleme' formu kullanılmıştır. Çalışmanın ön testinde kullanılan bu ölçekler çalışmanın sonunda son test olarak tekrar edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu oluşturan deney ve kontrol grupları ile ön test ve son test ölçümlerine ilişkin iki faktörlü varyans analizi ile test edilmiştir.Sonuç olarak uygulanan futbol antrenman programının deney ve kontrol grupları arasında motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerinde ön test ve son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Futbol, İletişim, Motor Beceri, Ruhsal Uyum, Zihinsel Engelli

AntrenmanEngelli çocuklarFutbol+5
Erhan Şahin
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumları ve karşılaştıkları sorunlar

Bu araştırmanın amacı, engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarını ve karşılaştıkları sorunları belirlemek ve kişisel bilgilerinden elde edilen bağımsız değişkenlere göre tutum ve sorunlarının farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak incelemektir.Araştırmada mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan, betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2009-2010 ve 2010-2011 eğitim-öğretim yılları içerisinde devlet bünyesindeki ortopedik, işitme ve görme engelli okullar oluştururken, örneklemini Ankara'da bulunan devlete bağlı ortopedik, görme ve işitme engelli ilköğretim okulları ile Tokat'ta bulunan bir ortopedik engelliler ilköğretim okulu oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrenci sayısı, tutum ölçeği geliştirme aşamasında 171, sorunlar ölçeği geliştirilmesi ve geliştirilen ölçeklerin uygulanması aşamasında 179'dur.Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen, ?Engelliler Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği-EBESTO?, ?Engelliler Beden Eğitimi ve Spor Sorunlar Ölçeği-EBESSO? ve demografik bilgileri edinmek amacıyla sorulan ?Kişisel Bilgi Formu? yolu ile toplanmıştır.Ölçeklerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve varyans analizinde, birimler arası farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla da Tukey HSD testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, kız öğrencilerin beden eğitimi dersinde kendilerini erkek öğrencilere göre daha yetersiz algıladıkları, görme engelli öğrencilerin, ortopedik ve işitme engelli öğrencilere göre derse yönelik daha olumlu tutum sergiledikleri, anne-baba eğitim düzeyi düşük öğrencilerin, yüksek olanlara göre kendilerini daha yetersiz algıladıkları, babaları memur olan ya da serbest çalışan öğrencilerin, işsiz olanlara göre beden eğitimi dersine yönelik olarak kendilerini daha yetersizlik algıladıkları ortaya çıkmıştır.Engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik karşılaştıkları sorunların kişisel özelliklerine ait sonuçlarında; kız öğrencilerin erkek öğrencilere, görme engelli öğrencilerin ortopedik ve işitme engelli öğrencilere, baba eğitim düzeyi görece yüksek olan öğrencilerin düşük olanlara, babaları memur olanların, işçi ve işsiz olanlara ve anneleri ev hanımı olanların, işçi ve serbest meslek sahibi olanlara göre derse yönelik daha fazla sorun algıladıkları ortaya çıkmıştır.Çalışmaya bir bütün olarak bakıldığında öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının literatürle benzer olarak olumlu olduğu, karşılaştıkları sorunlarınsa yüksek oranda ders işlenişi ve fiziki çevre kaynaklı olarak ortaya çıktığı bulunmuştur.

Beden eğitimi ve spor dersiBedensel engelli çocuklarEngelli kişiler+3
Bengü Güven Karahan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik çocuklarda giysi kullanımında karşılaşılan problemler

Bu çalışma Otistik çocuklarda giysi kullanımında karşılaşılan problemleri saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın modelini; Ankara, İstanbul ve İzmir ili sınırları içinde OÇEM, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim alan otistik çocuklarınebeveynlerinden anket yardımı ile elde edilen veriler ve ilgili kaynaklar oluşturmaktadır. Araştırma tarama modeli niteliğinde bir çalışmadır. Araştırma, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde ve OÇEM'lerde eğitim gören 6-12 yaş aralığında bulunan otistik çocukların bakımını üstlenen ebeveynler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklemin belirlenmesinde Karekök uzlaşıkdağılımı kullanılmıştır. 3'lü likert ölçeği ile ölçülen 101 farklı değişkenin ölçek geçerliliği (? = 0.944) ispatlanmıştır. Elde edilen veriler üzerine ? ² testi uygulanarak elde edilen verilerin sayı ve yüzde değerleri resmi ve özel okul değişkenine göre çapraztablolarda verilmiştir. Araştırma sonucunda; otistik çocukların özellikle kopçalı giysileri giymekte ve giysi kullanımı için gerekli olan baş ve işaret parmağı ile bir nesneyi tutma, tek ayağının üzerinde durma ön koşul becerilerini gerçekleştirmede problem yaşadıkları tespit edilmiştir. Giysiler üzerinde otistik çocukların giysi kullanımını kolaylaştırıcı çalışmaların yapılması çocuğun giysi kullanımı ile ilgili problemlerine çözüm getireceğinden, bu problemlerin giderilmesi ya da en aza indirilmesi için giysikapamalarında cırt bantları ve iri elcikli fermuarlar, beli lastikli pantalonların tasarlanması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Otizm, giysi, otistik çocukların giysi kullanımında karşılaştıkları problemler.

Engelli çocuklarGiyimGiysi tercihi+2
Nihal Soğancı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabul ölçeğinin geliştirilmesi ve ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünün bazı değişkenler açısından incelenmesi

Kişi, doğum öncesinde ya da doğum sonrası hayatlarının bazı bölümlerinde günlük hayatın ortaya koyduğu işlevleri yerine getirme konusunda geçici ya da kalıcı problemlerle karşılaşabilmektedir. Çocuğun engeli varsa karşılaşılan zorluklar ailenin çocuğun engelini ve çocuğu kabul etme seviyesine doğrudan etki edebilmektedir. Bu araştırma iki temel amaca yönelik yapılmıştır. Araştırmanın birinci amacı, ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabul düzeyini ölçmeyi amaçlayan geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Araştırmanın ikinci amacı ise ebeveynlerin özel gereksinimli çocuklarını kabulünün bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Ölçek geliştirme çalışması kapsamında Isparta ilinde özel gereksinimli çocuğu olan 260 ebeveyn ile ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünün bazı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla da 224 ebeveyn ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilern Ebeveynin Özel Gereksinimli Çocuğunu Kabul Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği Kullanılmıştır. Geliştirilen ölçeğin güvenirlik hesaplamasında Cronbach Alpha katsayıları hesaplamaları kullanılmıştır. Ölçeğin kapsam geçerliliği için alanyazın incelenerek ölçek maddeleri yazılmış ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Benzer ölçekler geçerliliği için Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Veri analizleri SPSS paket programı ve Lisrel 8.7 paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasına ait verilerin analizleri sonucunda 7 madde ve tek boyutlu ölçek elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ebeveynlerin özel gereksinimli çocuğunu kabulü bazı değişkenlere göre incelenmiştir. Verilerin analizinde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Ebeveynlerin özel gereksinimlli çocuğunu kabul düzeylerinde cinsiyet, anne ve baba yaşı bakımından, sosyoekonomik anlamda, evlilik süresinde, eğitim durumu, yaşadığı yerleşim yeri açısından anne ve babanın özel gereksinimli çocuğunu kabul seviyesinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünde çocuğun yaşı, tanısı, ebeveynin medeni durumu açısından anlamlı farklılık bulunmuştur.

Ebeveyn davranışıEbeveyn kabul veya reddiEbeveyn-çocuk ilişkisi+5
Muhammed Konar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
11
Master'sOpen AccessTR

Birlikte eğitim ortamındaki zihinsel yeteresizlikten etkilenmiş öğrencinin yapabildiğine göre verilen özel eğitim hizmetinin öğretim amaçlarını gerçekleştirmedeki etkililiği

Bu araştırmanın genel amacı, birlikte eğitim ortamına yerleştirilmiş zihinsel yetersizliği olan öğrenciye özel eğitim hizmetiyle akademik alanlarda yapabildikleri dikkate alınarak hazırlanmış öğretim planlarının, sınıf öğretmeni tarafından uygulanmasının, akademik derslerde öğrencinin öğretim amaçlarını gerçekleştirmesinde etkili olup olmadığını araştırmaktır.Araştırmanın deseni tek denekli deneysel desenlerden, `' davranışlar arası çoklu yoklama deseni''dir.Araştırmanın deneğini, 2009?2010 öğretim yılında Çubuk İlköğretim Okulu beşinci sınıf şubesine devam eden 11 yaşında bir kız öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için, Öğretmen Ön Görüşme ve Görüşme Formu, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Türkçe ve Matematik Kontrol Listeleri, öğrencinin Atatürk'ün Hayatı, Çember ve Noktalama İşaretlerinde düzeylerinin belirlenebilmesi için `' Noktalama İşaretleri'', `'Atatürk'ün Hayatı'' ve `'Çember'' ölçü araçları ile yapabildiğine göre hazırlanan ders planları ve etkinlikleri geliştirilmiş ve uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen verilerin analizinde grafiksel analiz kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular şu şekildedir;Birlikte eğitim ortamına yerleştirilmiş zihinsel yetersizliği olan öğrenciye özel eğitim hizmetiyle Türkçe, Matematikte ve Sosyal Bilgiler derslerinde yapabildiklerine göre hazırlanan öğretim planının sınıf öğretmeni tarafından uygulanması, öğrencinin Matematik, Türkçe ve Sosyal Bilgiler disiplin alanlarında belirlenen öğretim amaçlarını gerçekleştirmesine yol açmıştır.Birlikte eğitim ortamına yerleştirilmiş zihinsel yetersizliği olan öğrenci için Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler disiplin alanlarında yapabildiklerine göre hazırlanan öğretim planlarının özel eğitim hizmetiyle sınıf öğretmeni tarafından uygulanmasının öğrencinin amaçları gerçekleştirmesinde etkili olduğu bulunmuştur.Özel eğitim hizmetiyle Türkçe, Matematikte ve Sosyal Bilgiler derslerinde yapabildiklerine göre yapılan öğretimler öğrencinin kazandığı amaçları 15 gün sonrada sürdürmesine yol açmıştır.Araştırmaya katılan sınıf öğretmeni özel eğitim hizmetiyle yapabildiği dikkate alınarak düzenlenen öğretimlerin uygulanması ile ilgili olumlu görüş bildirmiştir.Bu bulgular ışığında özel eğitim hizmetiyle yapabildiklerine göre öğretime yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Birlikte Eğitim Ortamı, Özel Eğitim Hizmetleri, Öğrencilerin Yapabildiklerine Göre Hazırlanan Öğretim Planı

Engelli çocuklarEğitimGrup eğitimi+4
Ezgi Konukman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel engelli çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Sakarya ilinde bulunan, zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle kaynaştırma eğitimi yapmış ve 2009-2010 öğretim yılında kaynaştırma eğitimi uygulaması yapan M.E.B.'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan 106 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, ?Zihinsel Engelli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği? ve öğretmenler hakkında bilgi edinmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilip yorumları yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan, okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel ve kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının, öğretmenlerin; yaşına (p=0,909>0,05), öğretmenlik süresine (p=0,524>0,05), medeni durumuna (p=0,928>0,05), çocuk sahibi olma durumuna (p=0,456 >0,05), bitirdiği okul türüne (p=0,374>0,05), özel eğitim dersi alma durumuna (p=0,476>0,05), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,935>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili ders alma durumuna (p=0,519>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,159>0,05) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alma durumuna (p=0,380>0,05) göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Araştırmada elde edilen diğer bulgular incelendiğinde ise, öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel tutum ölçeğinde en yüksek eğilimi 42 yaş ve üzeri (p=0,855>0,05, SO=58,94), evli (p=0,788>0,05, SO=70,42), çocuk sahibi olan (p=0,174>0,05, SO=72,00), fakülte mezunu (p=0,458>0,05, SO=56,33), özel eğitim dersleri alan (p=0,257>0,05, SO=70,86), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,492>0,05, SO= 71,03), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,315>0,05, SO=72,09) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,849>0,05, SO=70,46) okul öncesi öğretmenlerinin gösterdiği saptanmıştır.Ayrıca, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarda ise en yüksek eğilimi; 18-25 yaş arası (p=0,862>0,05, SO=57,06), bekar (p=0,580>0,05, SO=74,88), çocuk sahibi olmayan (p=0,785>0,05, SO=74,48), fakülte mezunu (p=0,495>0,05, SO= 56,44), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,946>0,05, SO=74,32), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,674>0,05, SO= 74,68), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,112>0,05, SO=76,54) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,112>0,05, SO=76,15) okul öncesi öğretmenleri göstermişlerdir.Okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocuklar için genel tutumu arttığı zaman kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarının da bundan etkilendiği ve aynı yönde güçlü bir şekilde artış (r=0,575, p=0,000<0,01) gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yetersizliği Olan Çocuklar, Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar, Özel Eğitim, Okul Öncesi Eğitim Öğretmenleri, Kaynaştırma Eğitimi

Engelli çocuklarEğitimKaynaştırma eğitimi+5
Ülkü Zağlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin evlilik doyumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı engelli çocuğu olan ebeveynlerin denetim odakları ile evlilik doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bunun yanı sıra bu araştırmada engelli çocuğa sahip ebeveynlerin evlilik doyumları, cinsiyetlerine, yaşlarına, eğitim düzeylerine, evlilik sürelerine, çocuk sayılarına ve çocuğun engel türüne göre de incelenmiştir.Araştırmaya Aksaray il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim gören engelli bireylerin ebeveynlerinden araştırmaya katılmaya gönüllü, 192 (66 baba ve 126 anne) ebeveyn katılmıştır. Ancak 8 annenin ve 3 babanın ölçekleri eksik cevaplamaları nedeniyle araştırma grubu 181 (63 baba ve 118 anne) ebeveynden oluşturulmuştur. Veriler, ?Evlilik Yaşam Ölçeği (Tezer, 1996)?, ?Rotter İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği (Dağ, 1991)? ve ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada veriler Pearson Momentler Korelasyon Katsayısı Tekniği, t-testi ve tek yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Farkın kaynağını belirlemek için sheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları engelli çocuğa sahip ebeveynlerin evlilik doyum puanları ve kontrol odağı puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Evlilik doyumu üzerinde ebeveynlerin bulundukları yaş aralığının, evlilik sürelerinin ve sahip oldukları çocuk sayısının anlamlı bir etkisinin olduğu bulunmuştur. Engelli çocuğa sahip ebeveynlerden kadın bireylerin evlilik doyumları ile erkek bireylerin evlilik doyumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Evlilik doyum düzeyleri üzerinde ebeveynlerin eğitim düzeylerinin ve çocuklarının engel türünün anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur.

Aile içi ilişkilerEbeveynlerEngelli çocuklar+7
Ayşe Güler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Görme engelli, zihinsel engelli ve olağan gelişim gösteren çocukların sosyal becerilerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, görme yetersizliğinden etkilenmiş, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş ve olağan gelişim gösteren çocukların sosyal becerilerini yaş, cinsiyet ve eğitim ortamı değişkenleri açısından karşılaştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubu, 2009-2010 eğitim- öğretim yılında, İstanbul İlinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı İlköğretim Okulları, Eğitim Uygulama Okulları ve İş Eğitim Merkezleri'nde eğitim almakta olan 7-12 yaş arası, toplam 169 çocuktan oluşmuştur. Araştırmanın sonuçları görme yetersizliğinden etkilenmiş çocukların sosyal becerilerinin olağan gelişim gösteren akranlarının sosyal becerilerinden daha düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Ek olarak, araştırma sonuçları kaynaştırma ortamında eğitim alan yetersizlikten etkilenmiş çocukların sosyal becerilerinin ayrıştırılmış ortamda eğitim alan çocukların sosyal becerilerinden daha yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Görme Yetersizliği, Zihinsel Yetersizlik, Kaynaştırma, Sosyal Beceri.

BeceriEngelli kişilerEngelli çocuklar+7
Ufuk Özkubat
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Görme engelli öğrencilerin modelaj-iş etkinliklerinin estetik beğenilerini güçlendirme düzeyine yönelik görüşleri

Görme engelliler okullarında sanat eğitiminin yerini tutan Modelaj- İş dersi öğrencilerin sanatsal ve estetiksel beğenilere sahip olmasını amaçlamaktadır. Bu çalışma görme engelliler okuluna giden öğrencilerin Modelaj- İş derslerinin estetik beğenilerine katkısını saptamak amacıyla yapılmıştır. Betimsel yöntemlerle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ilinde MEB'e bağlı görme engelli ilköğretim okullarının 6, 7 ve 8. sınıflarında eğitim gören 74 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen üçlü dereceleme ölçekli bilgi toplama formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşlerin dağılımını yansıtmak için f, % ve aritmetik ortalamaya bakılmıştır. İki başlık altındaki görüşler arasındaki ilişkiyi betimlemek için korelasyon katsayısı; görüşlerin cinsiyet, görme derecesi, sınıf gibi bazı değişkenlerle arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının saptanması için de f testinden yararlanılmıştır.Bulgulara göre, Modelaj- İş dersinde kullanılan öğretim yöntemlerine bağlı olarak öğrenciler dersin hedeflerine kısmen ulaşmakta ve öğrencilerin estetik beğenileri yeterince gelişmemektedir. Öğrencilerin Modelaj- İş dersi ve estetik beğenilerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin Modelaj- İş dersi ve estetik beğenilerine yönelik görüşlerinde sınıf, cinsiyet, okul gibi faktörler arasında farklılıklar görülmüş; görme dereceleri arasında bir farka rastlanmamıştır.Araştırmanın sonuçlarına bağlı olarak; ders içeriği hedeflere uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, öğretmenlere Modelaj- İş dersi ile ilgili hizmet içi eğitim verilmesi yönünde öneriler geliştirilmiştir.

Engelli kişilerEngelli çocuklarEstetik+6
Hale Yiğit
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel engelli fertlere sahip ailelerin tatil kararlarına fiziksel engelli fertlerin etkisi

Bu araştırmanın amacı, fiziksel engelli fertlere sahip ailelerin tatil kararlarına fiziksel engelli fertlerin etkisinin olup olmadığını tespit edilmesidir. Buna ek olarak, kişisel ve sosyal faktörler ile internet, engelli dernekleri, banka kredileri, konaklama işletmelerinin sunduğu promosyonlar ve engellilere yönelik seyahat acentelerinin tatil satın alma karar sürecine etkisinin olup olmadığı araştırmanın ikincil amaçlarıdır.Bu araştırmada öncelikle mevcut literatür taranmış, ve görüşme formu yaklaşımına göre yarı yapılandırılmış sorular oluşturulmuştur. Maksimum çeşitlilik örneklemine göre Ankara'da belirlenen 20 katılımcı ile bireysel görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur.Betimsel analize göre fiziksel engelli fertlerin satın alma karar sürecinde aile içerisinde söz hakları olduğu, tatil satın alma karar sürecine daha çok bilgi araştırması noktasında katkı sağladıkları, bireysel tatillerde kendilerinin karar verdiğini ve aileleriyle birlikte yaptıkları tatillerde ise daha çok ortak karar aldıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca kişisel ve sosyal faktörler ile internet, engelli dernekleri, konaklama işletmelerinin sunduğu promosyonlarının etkisinin olduğu belirlenmiştir. Banka kredilerinden yararlanmadıkları ve engellilere yönelik seyahat acentelerinin hizmetlerinden hiç yararlanmadıkları belirlenmiştir. Yasaların uygulanmasında sorunlar olduğu ve konaklama işletmelerinde eksikliklerle karşılaştıkları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Engelli, Tatil, Aile, Satın Alma Karar Süreci, Ankara

AileBedensel engelli çocuklarBedensel engelliler+6
Emin Uygun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli bireyi olan ailelerin sosyal dışlanma deneyimleri: Şanlıurfa ili örneği

"Engelli Bireyi Olan Ailelerin Sosyal Dışlanma Deneyimleri: Şanlıurfa İli Örneği" adlı tez çalışması, engelli çocuğa sahip ailelerin sosyal dışlanma deneyimlerini anlamayı ve bu deneyimlerin ailelerin duygusal süreçlerine, toplumsal ilişkilerine ve günlük yaşamlarına nasıl yansıdığını ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışmanın örneklemini, Şanlıurfa'da çeşitli rehabilitasyon merkezlerinden ulaşılan ve engelli çocuğa sahip olan aileler oluşturmuştur. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş ve veriler, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, çözümlenmiş ve temalar halinde sınıflandırılmıştır. Ailelerin yaşadıkları sosyal dışlanmanın, yalnızca çevresel önyargılarla sınırlı kalmayıp aynı zamanda aile içi ilişkileri, psikolojik dayanıklılıkları, bakım yükünü, maddi zorlukları ve sosyal destek arayışlarını da etkilediği bulgulanmıştır. Katılımcılar, toplumsal tutumlar karşısında zaman zaman yalnızlaştırıcı, suçlayıcı ve dışlayıcı tavırlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Araştırma sonucunda, engelli çocuk sahibi ailelerin sosyal dışlanmaya karşı geliştirdikleri başa çıkma yolları, destek kaynakları ve toplumsal çevreden beklentileri de ortaya konmuştur. Bu bulgular hem ailelerin yaşadıkları süreçleri anlamak hem de toplumsal farkındalık geliştirmek açısından önemli sonuçlar sunmaktadır.

AileEngelli çocuklarEngellilik+1
Amine Aksoy
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Related subjects