Entelektüel sermaye
61 theses under this subject heading
Bilgi paylaşımı, entelektüel sermaye ve firma performansı arasındaki ilişkiler
Bilgi paylaşımı son yıllarda yenilik yönetimi literatüründe oldukça dikkat çekmekte ve teorik çalışmalar konuya ilişkin birçok araştırma problemini not etmektedir. Bugünlerde ise bahsedilen en önemli ve özel konulardan biri yenilikçilik kalitesi ve entelektüel sermaye değişkenleri aracılığıyla bilgi paylaşımının firma performansı üzerindeki rolünün açıklanmasıdır. Bu çerçevede araştırmalar bir takım modeller ileri sürmüşlerdir. Buna rağmen, açık ve örtülü bilginin paylaşımı, entelektüel sermaye değişkenleri, yenilikçilik kalitesi ve firma performans değişkenleri arasındaki ilişki hakkında çok az bilgi edinilmektedir. Bu nedenle tez çalışmasının amacı bilgi paylaşımı ve firma performansı arasındaki ilişkiye dair daha doğru bir anlayış geliştirmek üzere ampirik kanıtlar üretmektir. Bu bağlamda, 161 çalışan üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile 1) açık bilgi paylaşımının yapı ve insan sermayesini pozitif etkilediği, 2) örtülü bilgi paylaşımının bütün entelektüel sermaye değişkenlerini pozitif etkilediği, 3) yapı ve ilişkisel sermaye değişkenlerinin yenilikçilik kalitesini geliştirdiği, 4) yenilikçilik kalitesinin operasyonel performansı arttırdığı ve 5) operasyonel performansın finansal performansı yükselttiği tespit edilmiştir.
Spor organizasyonlarında organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini ilişkisi
Spor organizasyonlarının sahip oldukları organizasyonel öğrenme yeteneği öğrenen bir organizasyon yaratmada önemli bir kaynaktır. Bu kaynağın etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesi organizasyonun başarısında anahtar rol oynamaktadır. Organizasyonel öğrenme süreci sonunda ortaya çıkan değerlerin doğru anlaşılması ve gerektiğinde düzeltmelerin yapılarak daha etkili duruma getirilmesi organizasyonlar açısından bir gerekliliktir. Öğrenme süreci sonunda ortaya çıkan ve değer yaratan entelektüel varlıklar öğrenen organizasyonların en önemli kaynaklarıdır. Bu kaynakların yarattığı olumlu ve motivasyonel ortamın çalışanların performansına etki etmesi beklenen bir durumdur. Mevcut bu beklentiler ışığında bu çalışmanın ilk amacı; spor organizasyonlarının organizasyonel öğrenme yeteneklerini belirlemek, bu yeteneğin entelektüel sermaye ile olan ilişkisini açıklamak ve bu ilişkinin çalışanların iş tatmini düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Yapılan analizler sonucunda organizasyonel öğrenme yeteneği faktörleri olan öğrenme bağlılığı, sistem anlayışı, açıklık ve deneyleme ve bilgi transferi faktörlerinin entelektüel sermaye bileşenleri ile arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca analizler sonucunda entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, yapısal sermaye ve ilişki sermayesi ile çalışanların iş tatmini seviyeleri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilirken; organizasyonel öğrenme yeteneği ile iş tatmini arasında anlamlı ilişkiler tespit edilememiştir. Araştırmanın diğer amacı ise; katılımcıların organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini algılarının demografik özellikler, deneyim süresi ve çalıştıkları kuruma göre farklılaşma durumunu belirlemektir. Bu doğrultuda yapılan analizler sonucunda, katılımcıların organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini algıları aylık ortalama gelir düzeyleri ve çalıştıkları kuruma bağlı olarak farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Kamu örgütlerinde entelektüel sermayenin algılanmasına ilişkin bir araştıma: T.C. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü örneği
Rekabetin sınır tanımaz boyutta yasandıgı bu yüzyılda, örgütlerin rekabette en önemli silahı yenilik, yeniligin kaynagı ise bilgidir. Soyut bir varlık olan bilginin elde edilmesi, depolanması ve yeni bilgilerin üretilmesi örgütlerin devamlılıgının en önemli kriteri haline gelmistir. Degere dönüstürülebilen bilgi olarak tanımlanan entellektüel sermaye bilginin örgütlere verdigi zenginligin göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Örgütlerin en önemli zenginligi olarak kabul edilen entellektüel sermaye; insan sermayesi, yapısal sermaye ve iliskisel (müsteri) sermaye olarak üç kısım altında incelenmektedir. nsan sermayesi, örgüt çalısanlarının mesleki bilgi, beceri, insiyatif kullanabilme yetenegi ve yaratıcılık yetenegini kapsamaktadır. Yapısal sermaye, örgüt kültürü, dokümantasyonlar, müsterilere ve pazara ait bilgilerin depolandıgı veri tabanları, üretim süreçleri, patentler ve telif hakları ve bilgi teknolojisi sistemleri gibi degerleri kapsamaktadır. liskisel sermaye ise örgütün çevre ile kurmus oldugu iliskilerden elde ettigi degerleri kapsamaktadır. Ülkemizde 1990'lardan itibaren özel sektör örgütlerinin gündemine giren ve büyük miktarlarda yatırım yapılan entellektüel sermaye konusunda kamu örgütlerinin hangi noktada oldugu çalısmanın en önemli amacı olarak ortaya çıkmıstır.
Firma performans kriterleri üzerinde entelektüel sermayenin etkisi
Küreselleşen dünyamız, teknolojik gelişmeler ve iletişim sektöründeki çok hızlı değişimlerle tam bir bilgi çağı yaşamaktadır. Endüstri çağının en önemli değer unsurları; sermaye, binalar, fabrikalar, makine- teçhizat gibi maddi varlıklardan oluşmaktaydı. Yeni teknolojik gelişmelerin yaşandığı değişen dış çevre faktörleri ve rekabet tanımının küreselleştiği dünyada bilginin önemi hızla artmaktadır. Bilgi ekonomisi ile birlikte, değer ölçütüyle bakıldığında maddi varlıklardan maddi olmayan varlıklara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu bilgi temelli maddi olmayan varlıklar, entelektüel varlıklar olarak tanımlanmakta, entelektüel varlıkların değere dönüşmüş biçimi ise entelektüel sermaye olarak ifade edilmektedir. Bu araştırmada, entelektüel sermaye çok yönlü olarak ele alınarak firma performans kriterleri üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Entelektüel Varlık, Entelektüel Sermaye, Firma Değeri
حماية رأس المال الفكري في الشريعه الاسلاميه وانعكاساتها الاقتصاديه
This research aims to explain the importance of intellectual capital in contemporary life, after the amazing progress in the tools of civilization and means of production, the jurisprudential issues related to intellectual, literary and industrial rights have become the core of the work of jurists outside the legal and intellectual productive work. The research is a field study of jurisprudence. To demonstrate the impact of the jurisprudential rooting of intellectual capital and authorship rights in moving the cycle of civilization, at least in its Islamic dimension, the modern dimensions of intellectual capital have been explained, according to a scientific, analytical and historical approach; For the contribution of the jurists in showing the magnitude of the intellectual importance, then, are civil and human rights that must be preserved. The researcher tried to explore the size of the legislative cover; To protect the author's rights and the patent in the books of jurists, as well as she tried to demonstrate the importance of intellectual capital in direct work by conducting a questionnaire between managers and workers of joint stock companies in the city of Rusafa in Baghdad; To identify the effect of protecting intellectual capital in creating a competitive advantage as one of the manifestations of the economic impact of intellectual capital. Then the researcher conducted a field study of the joint stock companies in the eastern side of Baghdad, and conducted a questionnaire for different levels of employees; To show the importance of intellectual capital in creating a competitive advantage, which is one of the most important manifestations of intellectual capital in the economic aspect; A sample of 75 people from the joint stock companies were selected, and the descriptive study parameters were used to describe the mathematical model in hypothesis testing, the results proved that there is a statistical relationship with a significant value of 5% with a strong relationship between protecting intellectual capital and creating competitive advantage. This is to show the economic impact of the importance of intellectual capital as one of the most important manifestations of the jurisprudential adaptation of this concept. Also, the intellectual capital in the studied Iraqi joint stock companies is not the size of the tangible assets, the number of branches in the governorates, or the size of the temporary resources they obtain, but rather the intellectual capital, which is the value of knowledge owned by the individual employees, and the working staff in the company who transform ideas and innovations into an added value by investing human competencies in public investment. Based on the results of the questionnaire, the researcher believes that intellectual capital is the main source in creating a competitive advantage for joint stock companies. Because it creates a wide distance between the book value of the company and the nominal value. Keywords: ras almal alfikri, alsharieat al'iislamiati, alhuquq alfikrihi, almizat altanafusia
Entelektüel sermayenin bilanço analizine etkisi ve BİST bilişim sektörüne yönelik örnek bir uygulama
Çalışmanın ilk bölümünde entelektüel sermaye kavramının temelini teşkil eden bilgi kavramı, bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi ele alınacaktır. İkinci bölümünde ilk olarak maddi olmayan duran varlık kavramı üzerinde durulacak ardından entelektüel sermayenin tanımı, kapsamı ve unsurları ele alınacaktır. Üçüncü bölümde entelektüel sermaye ölçüm yöntemleri üzerinde durulacaktır. Dördüncü bölümde ilk olarak mali analiz ve mali analizde bilanço tahliline genel bir bakış açısı getirilerek uluslararası muhasebe standardı UMS-38 çerçevesinde entelektüel sermaye açıklanmaya çalışılacak ardından entelektüel sermayenin bilanço ile ilişkisi ve bilançoya etkisi ayrıntılı bir şekilde tartışılacaktır. Beşinci ve son bölümde ise entelektüel sermayenin bilanço analizinde kullanılmasına ilişkin örnek çalışma ele alınacaktır. Çalışma kapsamında Borsa İstanbul Bilişim sektöründe faaliyet gösteren 14 firmanın 2016-2018 yılları bilançoları birleştirilerek ortalama sektör bilançosu oluşturulmuştur. Hazırlanan bilançodan elde edilen verilerle ilk olarak, BİST Bilişim Sektörü için entelektüel sermaye öncesi oran analizi ve dikey yüzde analizi yapılmıştır. Sonraki aşamada sektörün entelektüel sermayesi hesaplanmış ve son olarak da hesaplanan entelektüel sermaye değeri üzerinden bilanço oluşturularak dikey yüzde analizi ve oran analizi yapılmak suretiyle entelektüel sermaye öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır.
Gelişmekte olan piyasalarda sermaye türlerinin kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına etkisi: İMKB'ye kote firmalar üzerine bir araştırma
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda hisse senetleri işlem gören firmalar üzerinde anket yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışmada, gelişmekte olan ülkeler bağlamında Türkiye'deki şirketlerin piyasa dışı sermaye türleri ile örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türlerinin dahili kaynak düzenleme mekanizması olarak işlev gören kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına olan etkisi araştırılmaktadır. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde gerek kurum gerek kural bazlı eksikliklerin bulunması sebebiyle ortaya çıkan kurumsal boşluklara istinaden firmaların ilişki temelli stratejiler kapsamında baskın kurumlarla ve iş alemiyle şebeke bazlı yönetsel bağlar kurmak suretiyle politik sermaye, üne dayalı sermaye ve sosyal sermaye elde ederek ve örgütsel dinamiklerinden kaynaklanan entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, örgüt sermayesi ve müşteri sermayesi ile performanslarını arttırdıkları ve söz konusu ilişkiye kurumsal girişimcilik uygulamalarının aracılık ederek ilişkinin derecesini güçlendirdiği ileri sürülmektedir. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde firmaların, endüstri temelli ve kaynak temelli perspektiflerin yanında kurumların önemli bir fonksiyon icra etmeleri nedeniyle kurum temelli görüşü de dikkate alarak stratejilerini oluşturmaları gerektiği de önemle vurgulanmaktadır. Araştırma sonuçları, piyasa dışı sermaye türlerinden politik sermaye ve üne dayalı sermayeye, entelektüel sermaye türlerinden örgüt sermayesine sahip olan firmaların kurumsal girişimcilik yoluyla performanslarını arttırdığı yönündeki hipotezleri desteklemektedir. Buna mukabil, araştırma sonucunda piyasa dışı sermaye türlerinden sosyal sermaye ve entelektüel sermaye türlerinden insan sermayesi ve müşteri sermayesinin kurumsal girişimcilik uygulamaları aracılığıyla firma performansına olumlu katkıda bulunduğuna dair oluşturulan hipotezleri desteklememektedir. Bu çerçevede, araştırmada elde edilen bulgular, kurumsal girişimcilik, gelişmekte olan ülke ve piyasalar, kurumsal ilintililik, şebeke temelli stratejiler, ilişki temelli stratejiler, piyasa temelli stratejiler, kurumsal teori, kurum temelli görüş, endüstri temelli görüş, kaynak temelli görüş, yönetsel bağlar, dinamik ehliyetler ve yetenekler, şebeke temelli piyasa dışı kaynak sermayesi, örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türleri, Türk iş ortamı ve sistemi ile stratejik yönetim bakış açısıyla değerlendirilmekte ve çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Girişimcilik, Piyasa Dışı Sermaye Türleri, Entelektüel Sermaye Türleri, Türk İş Ortamı ve Sistemi, Firma Performansı.
Impact of intellectual capital on achieving competitive advantage: A study of non-governmental universities in Erbil, Iraq
This study focuses on impact of intellectual capital in achieving competitive advantage. The study aims to determine the impact of intellectual capital in achieving competitive advantage in the non-governmental universities in Erbil city, Iraq. For this purpose, data were collected from 85 respondents of non-governmental universities using a questionnaire. The collected data were analyzed using SPSS software. The results of the analyses show that is a statistically significant relationship between intellectual capital and competitive advantage. Based on the study it is concluded that universities should focus on intellectual capital as it is an important source in achieving competitive advantage. Also, intellectual capital is a strategic resource for universities and should be protected to be successful in today's dynamic and changing environment.
Erbil'deki özel universitelerde entelektüel sermayenin finansal karar verme üzerindeki rolü-Irak
The purpose of the study is to examine the role of intellectual capital on financial decision making in private universities in Erbil. In order to achieve this purpose, the sample of the study collected from participating 115 managers at 6 private universities locating in Erbil city in Iraq. The dependent variable of study is financial decision making. Independent variables are human capital, structural capital and customer capital which are dimensions of intellectual capital according to Stewart model. In the methodology part of the study, the importance of working by focusing on some of the questions, posing the relationship between the independent and dependent variables and the effectiveness have been determined. Accordingly, a conceptual model design of the study, and then produce two main hypotheses to test. This has been subjected to numerous statistical tests. The study results; the most notable one is the existence of the highest rank of importance of human capital among intellectual capital components, while the customer and structural capitals come second and third respectively. In addition, this result shows that the human, structural and customer capitals affect financial decision making in Erbil private universities.
Maddi olmayan varlıkların raporlanması ve halka açık şirketlerde maddi olmayan varlıkların raporlanmasına yönelik bir araştırma
Maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermaye, günümüz işletmeleri açısından gün geçtikçe önem kazanmaya başlamıştır. Teknolojik gelişmeler ve bu gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan maddi olmayan unsurlar, yeni bir ekonomik yapılanmanın ortaya çıkmasına neden olmuş ve böylece maddi olmayan varlıkların ya da entelektüel sermayenin önemini arttırmıştır. İşletmelerin sahip olduğu maddi olmayan varlıklarının ya da entelektüel sermayesinin varlığı işletmelerin piyasa değerinin çok üzerinde satılmasında büyük rol oynamaktadır.Bu çalışmanın birinci bölümünde, maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermayenin tanımı yapılmış, özellikleri, sınıflandırılması, değerlendirilmesi ve ölçüm yöntemleri üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde, maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermayenin raporlanması ile ilgili bilgiler verilmiştir.Üçüncü ve son bölümde ise; halka açık şirketlerden 10 teknoloji şirketinin internet siteleri, bilanço ve gelir tabloları, bilanço ve gelir tablosu dipnotları, faaliyet raporları incelenerek maddi olmayan varlık ya da entelektüel sermaye unsurlarından hangilerine yer verdikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Çalışmanın sonucunda şirketlerin birinci olarak ilişkisel sermaye, ikinci sırada yapısal sermaye ve son olarak insan sermayesi unsurlarına yer verdikleri ortaya çıkmıştır.
BIST teknoloji endeksi'ndeki firmalarda entelektüel sermayenin finansal performans üzerindeki etkisi
Literatürde entelektüel sermaye ile finansal performans arasındaki olası ilişkiyi konu alan çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ancak, yapılan çalışmaların çoğunlukla hizmet sektörü üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Emeğin, sistem ve süreçler ile dış paydaşlarla olan ilişkilerin birlikte bir bütün olarak önem kazandığı teknoloji sektörüne yönelik çalışmalar ise nispeten sınırlı olup, literatür genellikle tek bir alt sektöre yönelik çalışmaları barındırmaktadır. Bu çalışma, bu boşluğu doldurmaya çalışmakta ve entelektüel sermayenin nasıl ölçüldüğünü ve işletmelerin finansal performansları üzerinde nasıl bir etki yaratacağını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç bağlamında, Borsa İstanbul Teknoloji Endeksi'nde işlem gören teknoloji temelli firmalarından oluşan bir örneklem üzerinde ekonometrik bir analiz yapılması amaçlanmaktadır. Elde edilen ampirik bulgulara göre; uzun dönemde de kısa dönemde de entelektüel sermayenin, finansal performans üzerindeki etkisinin negatif olduğu görülmektedir. Bu durum teorik beklentilerin tersine bir durumdur. Diğer bağımsız değişken olan maddi olmayan duran varlıkların, finansal performans üzerindeki etkisi kısa dönemde pozitif yöndedir. Bu teorik çerçeve ve beklentiler ile uyumlu bir sonuçtur. Ancak, bir dönem gecikme sonucunda katsayının işaretinin negatif yönde olduğu görülmektedir.
Entelektüel sermayenin karlılık üzerine etkisi: Türk bankacılık sektöründe bir uygulama
Dünya ekonomilerine yön veren sektörlerden bir tanesi de bankacılık sektörüdür. Bankacılık sektörü ekonomiyi oluşturan diğer sektörler bakımından önemli bir yere sahiptir. Bankaların piyasa yapıcılığı özelliğinin yanı sıra her işletme gibi varlığını sürdürülebilmek açısından kar elde etmeleri gerekmektedir. Bu nedenle fiziksel sermaye ve finansal sermayenin yanı sıra entelektüel sermayenin bankacılık sektöründe firma performansı açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, 2009 ve 2017 yıllarında, Türkiye'de faaliyet gösteren 26 adet bankanın entelektüel sermayesi ile karlılıkları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmada, panel veri analizi yöntemi ile insan sermayesi etkinliği, yapısal sermaye etkinliği ve kullanılan sermaye etkinliğinin karlılık üzerine etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar entelektüel sermayenin ve ağırlıklı olarak yapısal sermayenin Türk bankacılık sektöründe analiz yıllarında karlılık üzerine olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
BİST'te hizmet endeksi ile holding ve yatırım endekslerinde bulunan firmaların entelektüel sermayelerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması
Entelektüel sermaye, fikir olarak 1960'lı yıllarda ortaya atılmadan önce de işletmelerin sahip olduğu bir değerdi ancak geleneksel muhasebe anlayışına göre şerefiye olarak değerlendiriliyordu. 1960'lı yıllarda ortaya atılmasından sonra 1990'lı yıllara gelininceye kadar da entelektüel sermaye kavramına gereken önem verilmemiş ve bu konu göz ardı edilmiştir. Ancak değişen çağ ve beraberinde getirdiği işletme yapılarında yaşanan değişimler entelektüel sermaye kavramını işletmeler için daha önemli ve üzerinde çalışmalar yapılması gereken bir konu haline getirdi. Çünkü artık işletmenin maddi olarak sahibi olduğu varlıklarının yanında maddi olmayan varlıkları da değer kazandı. İşletme yöneticilerinin tecrübeleri, patentler, telif hakları, müşteri ilişkileri gibi pek çok maddi olmayan varlığın ön plana çıkmasıyla entelektüel sermaye kavramına gereken önemin verilmesi sağlandı ve beraberinde entelektüel sermaye değerinin hesaplanması sorununu ortaya çıktı. Entelektüel sermayenin hesaplanması, işletmelerin finansal tablolarında görünmeyen maddi olmayan varlıkları için; bir değer ortaya koyması ve kredi değerlendirme, üçüncü kişilerin yatırım incelemeleri ve işletme yönetim planlarının daha doğru oluşturulması gibi önemli konularda işletmeye fayda sağlamıştır. Entelektüel sermaye yürütülen çalışmalar bakımından yeni bir konu olması sebebi ile hala genel kabul görmüş bir tanıma ve kesinleşmiş hesaplama yöntemlerine sahip değildir. Fakat yazarlar yapmış oldukları çalışmalar ile entelektüel sermaye kavramından genel kapsamda, işletmelerin sahibi olduğu maddi olmayan varlıkların tümü olarak bahsetmektedir. Bu çalışmada, özellikle bilginin şirketler için öneminin artması ile gittikçe önem kazanan entelektüel sermayenin analizi yapılmıştır. Analiz kapsamında entelektüel sermaye hesaplama yöntemlerinden PD / DD, Tobin Q Oranı, HMOD ve EVA yöntemleri kullanılmış ve BİST, Hizmet Endeksi ile Holding ve Yatırım Endekslerine kayıtlı şirketler için 2018-2020 yıllarını kapsayan bir analiz yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde entelektüel sermaye konusuna ve tarihsel gelişimine genel hatları ile değinilmiştir. İkinci bölümde entelektüel sermayenin ölçülmesi, üçüncü bölümde ise entelektüel sermaye ölçüm yöntemlerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise BİST, Hizmet Endeksi ile Holding ve Yatırım Endekslerine kayıtlı şirketler analiz edilmiş entelektüel sermaye değerleri hesaplanmış ve şirketlerin yıllar içerisindeki durumları ve aynı endekste bulunan diğer şirketler ile karşılaştırmaları yapılmıştır.
Entelektüel sermayenin girişimcilik niyeti üzerindeki etkisi: Gaziantep ili örneği
Son yıllarda hızla gelişen ve işletmelerce önemli olan kavramlardan biri de entelektüel sermayedir. Entelektüel sermaye ile ilişkili olduğu düşünülen kavramlardan bir diğeri de girişimcilik niyetidir. Bu araştırmanın amacı, entelektüel sermayenin girişimcilik niyeti üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemine göre Gaziantep 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde tekstil sektöründe çalışan ve basit olasılıklı örnekleme tekniğine göre seçilen 382 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması için 3 bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde çalışanların sosyo-demografik özelliklerine ilişkin sorular, ikinci bölümde "Entelektüel Sermaye Ölçeği" ve üçüncü bölümde de "Girişimcilik Niyeti Ölçeği" kullanılmıştır. Entelektüel Sermaye Ölçeği, Subramaniam ve Youndt (2005) tarafından geliştirilmiş, Özdemir ve Taşçı (2017) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan 14 ifadeli ve 7'li likert tarzı bir ölçektir. Girişimcilik Niyeti Ölçeği ise Linan ve Chen (2009) tarafından geliştirilen Şeşen ve Basım (2012) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan 6 maddeli ve 7'li likert tarzı bir ölçektir. Veriler ile ilk olarak veri toplama araçlarının geçerlik ve güvenilirliğini ortaya koymak için 30 katılımcının yer aldığı pilot çalışma yapılmış; Keşfedici Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi ile ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirliği sınanmış ve sonrasında asıl uygulamaya geçilmiştir. Verilerin analizinde, katılımcıların sosyo-demografik bilgilerine ilişkin frekans ve yüzdelik dağılımları; katılımcıların entelektüel sermaye, girişimcilik niyetleri ve boyutlarına ilişkin betimsel istatistikler ile karşılaştırmalı istatistikler ve son olarak ise entelektüel sermayenin girişimcilik niyeti ile ilişkisi ve girişimcilik niyeti üzerindeki etkisine ilişkin istatistiksel analizler verilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların entelektüel sermayelerinin girişimcilik niyeti ile ilişkili olduğu ve girişimcilik niyeti üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: entelektüel sermaye, girişimcilik niyeti, tekstil çalışanları
Entelektüel sermayenin ölçülmesi ve performans rasyolarına etkisinin analizi: BİST'de işlem gören iletişim şirketleri üzerine bir uygulama
İşletmelerde finansal sermaye, fiziksel sermaye ve entelektüel sermaye olmak üzere üç tür sermaye yapısı bulunmaktadır. Finansal sermaye, işletmelerin sahip oldukları nakit, banka hesapları, kıymetli kağıtlar gibi sermayelerini ifade etmektedir. Fiziksel sermaye, işletmelerin fabrika, arsa, makine ve teçhizat gibi varlıklarını içeren sermaye türüdür. Entelektüel sermaye ise, işletmelerin görünürde olmayan fakat işleyişlerini önemli bir ölçüde etkileyen, onlara katma bir değer sağlayan maddi olmayan varlıklarını ifade etmektedir. Son yıllarda özellikle bilgi ağırlıklı bir ekonominin hüküm sürdüğü iş hayatında, işletmelerin sahip oldukları bu maddi olmayan varlıkların fark yaratıcı özellikleri daha çok belirginleşmiş ve entelektüel sermaye kavramının önemi artmıştır. Entelektüel sermaye kavramının önem kazanması, yönetilmesi ve dolayısıyla da ölçülmesi gerekliliğini beraberinde getirmiştir. Fakat söz konusu maddi olmayan varlıkların fiziksel nitelikte olmayışı ve işletme içerisinde genellikle örtük bir yapıda bulunması; entelektüel sermayenin ölçümünü de önemli bir ölçüde sınırlandırmaktadır. Günümüzde entelektüel sermayenin önemi ve işletmeler arası rekabet unsurunda fark yaratıcı özelliği konusunda mutabık kalınmış ise de; henüz genel kabul görmüş bir ölçüm yöntemi bulunmamaktadır. Bu çalışma ile farklı ölçüm metotları üzerinde durulmuş, söz konusu farklı ölçüm metotları ile iletişim sektöründe faaliyet gösteren iki şirketin entelektüel sermayeleri ölçümlenmiş ve yıllar itibariyle karşılaştırılması gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra, farklı yöntemlere göre ölçülen entelektüel sermayelerin, şirketlerin finansal performansları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca kullanılan ölçüm yöntemleri arasında da karşılaştırmalar yapılmış ve verdikleri sonuçlar üzerindeki benzerlikler incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Maddi Olmayan Varlıklar, Entelektüel Sermaye, Entelektüel Sermayenin Ölçümü
Firma değerinin oluşumunda bilgi ve teknolojinin etkisi
Son yıllarda teknolojide meydana gelen hızlı değişim yaşamın hemen hemen her alanında bilginin sahip olduğu önemi daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bilginin hayatımızda bu kadar fazla önem taşımaya başlamasıyla birlikte içinde bulunduğumuz çağ da bilgi çağı olarak tanımlanmaktadır. Bilgi çağıyla birlikte bilgi ve bilgi varlıklarından en çok etkilenen alanlardan birisi de işletmecilik olmuştur. Başta ABD olmak üzere özellikle gelişmiş ülkelerde bilgi varlıkları olarak da adlandırılan maddi olmayan varlıklar günümüzdeki tanımıyla entelektüel sermaye unsurları firmalar açısından en önemli rekabet unsuru haline gelmiştir. Özellikle 1990'lı yıllara kadar kar maksimizasyonu olarak tanımlanan firmanın asıl amacı da maddi nitelik taşımayan entelektüel sermaye kavramı ve unsurlarının önem kazanmasıyla birlikte hissedar değerinin maksimizasyonu olarak değişmiştir. Firma açısından tüm çıkar gruplarının değerini artırmayı ön planda tutan bu amaç da ancak bir firmanın sahip olduğu entelektüel sermayesinin farkına varmasıyla gerçekleşebilmektedir. Ancak günümüzdeki firmaların çoğu özellikle ülkemiz açısından bakıldığında, firma değerlemesini hala maddi varlıklara dayalı olarak yapmakta ve firmalarının değerini daha da fazla artıran maddi olmayan varlıklara yeteri kadar önem vermemektedir. Bu çalışmanın temel amacı da firma değerlemesinde entelektüel sermayenin sahip olduğu önemi belirtmektir. Bu amaçla birinci bölümde, entelektüel sermaye kavramı, unsurları ve ölçülmesi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise firma değeri ve geleneksel değerleme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Uygulama kısmında da Türkiye'de ÎMKB'de işlem gören teknoloji firmalarının entelektüel sermayeye verdikleri önem araştırılmış ve bu amaçla da Ante Pulic'in Entelektüel Katma Değer Katsayısı Yöntemi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen korelasyon ve çoklu regresyon analizleri sonucunda tam anlamıyla bilgi çağına girmemiş olan ülkemizde entelektüel sermayeye bilgi yoğun sektörlerde bile gereken önemin verilmediği sonucuna varılmıştır.
Liderlik ve yenilik arasındaki ilişkide psikolojik ve entelektüel sermayenin aracı rolü: Özel Hastaneler örneği
Liderlik tipolojilerinden özellikle dönüşümcü liderlik kavramı günümüz ihtiyaçlarına karşılık verebilme noktasında bir adım öne çıkmaktadır. Literatür incelendiğinde dönüşümcü liderlik ile yenilikçilik arasında olumlu bir ilişkinin doğrulandığı görülebilir. Ancak bu ilişkinin nasıl diri tutulacağı yada nasıl canlandırılacağı konusu bu araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda dönüşümcü liderlik davranışlarının işletmede gerçekleştirilen yenilikçilik süreçleri üzerindeki etkisinde psikolojik ve entelektüel sermaye değişkenlerinin aracılık rollerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda rekabetin yoğun olduğu İstanbul'daki özel hastane yöneticilerinden elde edilen verilerle ortaya konulan araştırma modeli test edilmiştir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama tekniği olarak ise anket tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul ilinde faaliyet gösteren özel hastane yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öncelikle kullanılan ölçeklerle ilgili açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış ve güvenirlikleri hesaplanmıştır. Sonrasında hipotezlerin test edilmesi aşamasında aracılık analizleri Bootstrap tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Ortaya konulan model üzerinden aracılıklar değerlendirildiğinde 140 adet aracılık hipotezi ortaya çıktığı görülmüştür. Bu bağlamda çalışmanın daha okunabilir ve verilerin daha anlaşılabilir bir şekilde paylaşılabilmesi amacıyla araştırma modeli güçlü aracılıklar üzerinden tekrar kurgulanmış ve 32 aracılık analizi paylaşılmıştır. Bu bağlamda dönüşümcü liderliğin 3 alt boyutu (ideal etki özellikler, ideal etki davranış ve entelektüel güçlendirme), yenilikçiliğin 3 alt boyutu (süreç, pazar ve strateji yeniliği), entelektüel sermayenin tüm alt boyutları (insan sermayesi, yapısal ve ilişkisel sermaye), psikolojik sermayenin tüm alt boyutları (psikolojik dayanıklılık, umut, öz yeterlik, iyimserlik) model üzerinde ele alınmıştır. Araştırma sonucunda dönüşümcü liderlik ile yenilikçilik arasındaki ilişkide hem entelektüel hem de psikolojik sermayenin tüm alt boyutları güçlü aracılık etkilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla dönüşümcü liderlik davranışları hastane içindeki yenilikçi davranışları ve düşünceyi psikolojik ve entelektüel sermaye aracılığıyla etkilemektedir. Bu bağlamda yöneticilerin çalışanlarını ve paydaşlarını nasıl gördüğü, bilgi sermayesine yönelik yatırımlara nasıl baktığı ve kendisini işletme içindeki zorluklara ve problemlere karşı nasıl konumlandırdığı işletme içinde yenilikçiliğin yaygınlaşması için dikkat edilmesi gereken noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Entelektüel sermayenin finansal tablolarda raporlanmasına ilişkin yaklaşımlar ve değerlendirilmesi
Bilgi yoğun ekonomiye geçişle birlikte, entelektüel sermaye işletmeler için önemli bir varlık durumuna gelmiştir. İşletmeler rakiplerinden fark yaratacak değerler ortaya koyarak uzun vadede kazanımlar elde edeceklerini keşfetmişlerdir. Tüm işletmelerde bulunabilecek fiziki varlıklar yerine, enformasyon, veri tabanı, nitelikli iş gücü, marka, müşteri ilişkileri gibi soyut varlıklara yatırımlarını gerçekleştirmeye yönelmişlerdir. Bu durum işletmeler için stratejik öneme sahip olan entelektüel sermayenin finansal tablolarda gösterilmesi zorunlu hale getirmiştir.İşletmenin ilişkili taraflarının bilgi ihtiyaçlarının tam ve doğru bir şekilde karşılanması için hazırlanan finansal tabloların, gerçek değeri ortaya koyması beklenmektedir. Bu noktada maddi varlıklar gibi entelektüel sermaye unsuru olan maddi olmayan duran varlıkların da gerçeğe uygun değerleriyle temel finansal tablolarda yer alması gerekmektedir.Sayısal bir değere kavuşturulan kavramın muhasebe sistemine dahil edilmesinde karışık bir durum ortaya çıkmaktadır. Gerek Tekdüzen Muhasebe Sistemi gerekse Uluslararası Muhasebe Standartları entelektüel sermayeyi açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Söz konusu standartlarda işletmenin bünyesinde oluşturulan değerlerden ziyade bir bedel karşılığında satın alınan değerlerin raporlanmasına izin verilmektedir. İhtiyatlı yaklaşım, işletmenin gerçek değerinin ortaya konmasında engel teşkil etmektedir.İşletmelerin piyasa değeri ile defter değerleri arasındaki farkın azalması için yapılacak önemli çalışmalardan biri, entelektüel sermayenin finansal tablolara dahil edilmesi olacaktır. Bu amaçla, entelektüel sermaye başlıca bir standart olarak ele alınmalı ve maddi olmayan duran varlıklar içerisinde tanımı tüm unsurlarını kapsayacak şekilde yeniden yapılmalıdır. İşletmenin sahip olduğu entelektüel sermayesinin finansal tablolarda sunulması, gerçek değerin tespiti için önemli olduğu kadar işletme hakkında alınan kararların doğruluğu açısından da tartışılmaz öneme sahiptir.Entelektüel sermayenin ölçülmesine ve finansal tablolarda raporlanmasına yönelik uluslararası alanda geliştirilmiş bir standart bulunmamaktadır. Dağınık görünümdeki çalışmaların, The International Accounting Standards Committee (IASC) ve The Financial Accounting Standards Board (FASB) gibi kurumların oluşturacakları standartlar ile işletmelerin tümü için uygulanabilir ve karşılaştırılabilir duruma gelebileceği düşünülmektedir..Anahtar Sözcükler:1. Entelektüel Sermaye2. Entelektüel Sermaye Ölçüm Yöntemleri3. Entelektüel Sermayenin Raporlanması4. Entelektüel Sermaye Raporlama Yaklaşımları5. UMS 38
Sektörel entelektüel sermayenin bulanık analitik ağ prosesi ile değerlendirilmesi
Günümüzde sektörler fark yaratmak ve avantaj sağlamak için rekabet güçlerini geliştirmek zorundadır. Söz konusu avantajın sağlanması için maddi varlıkların yönetiminin yanında, entelektüel varlıkların yönetiminin de etkin bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Literatürde entelektüel sermayenin ve unsurlarının ölçülmesi ve değerlendirilmesine yönelik yapılan çalışmalarda çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında ulusal endüstri içerisindeki sektörlerde yer alan maddi olmayan varlıların, yani entelektüel sermayenin, belirlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla bir model önerilmiştir. Önerilen bu model ile sektörel bazda entelektüel sermayeyi değerlendirmede kullanılacak faktörlerin belirlenmesi, bu faktörler arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve bu faktörlerin, incelenen sektörlerde ne ölçüde yer aldıklarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, değerlendirmede sözel değişkenlerin kullanılması ve faktörler arasında etkileşimlerin var olması nedeniyle model, çok ölçütlü bir karar verme yöntemi olan, bulanık analitik ağ prosesi (BAAP) yöntemi ile modellenmiştir. BAAP sonucu elde edilen faktör ağırlıkları, değerlendirme skalası kullanılarak belirlenen beş sektörde entelektüel sermaye ve unsurları değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Entelektüel sermaye, bulanık mantık, analitik ağ prosesi, bulanık analitik ağ prosesi
Hesaplanmış maddi olmayan varlık yöntemiyle entelektüel sermayenin hesaplanması: Türkiye bankacılık sektörü örneği
Entelektüel sermaye, firmaların piyasa değerleri ve defter değerleri arasındaki farklılığı açıklaması açısından günümüzde oldukça önem arz etmeye başlamıştır. Özellikle maddi varlıkları açısından yüksek yatırımlara sahip olmayan sektörlerde firma değerleri, entelektüel varlıkları ile oluşmaktadır. Entelektüel varlıkları hesaplamada bir çok yöntem ortaya çıkmıştır. Hesaplanmış Maddi Olmayan Varlık Yöntemi, firmaların vergi öncesi karlılıkları, sektör ortalama getirileri ve maddi duran varlıkları kullanılarak entelektüel varlıkları hesaplayan bir yöntemdir. Bu kapsamda bu çalışmada, Hesaplanmış Maddi Olmayan Varlık yöntemi kullanılarak Türkiye bankacılık sektöründeki bankaların entelektüel varlıkları hesaplanmıştır. Entelektüel varlıkları bu yöntem ile hesaplanan bankalar arasında belirleyici unsurlar ve farklılıkların olası sebepleri, çalışma sonucunda irdelenerek ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Entelektüel Sermaye
Entelektüel sermaye yatırımı ve inovasyon üzerindeki rolü: Ulusal petrol kurumuna bağlı Libya petrol şirketlerinde ampirik bir çalışma
İnovasyon, kapsamlı biçimde, bir şirketin örgütsel yapısı, süreçleri, ürünleri ve hizmetlerinde gömülü olan etkin entelektüel sermayenin nihai çıktısı ve rekabetçiliğin temel bileşeni olarak görülmektedir. Bu araştırma, entelektüel sermayenin inovasyon türleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Literatüre uygun olarak, insan sermayesi, sosyal sermaye ve örgütsel sermaye entelektüel sermaye olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, literatürdeki birçok araştırmada ifade edildiği gibi, ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, pazarlama inovasyonu ve örgütsel inovasyon inovasyon türleri olarak kabul edilmişlerdir. Çalışmanın temel amacına dayanarak Libya'da Ulusal Petrol Kurumu'na bağlı yedi firmayı içine alan ampirik bir araştırma yürütülmüştür. Araştırmanın verileri bu şirketlerin üst düzey yöneticilerinden anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Entelektüel sermayenin (insan sermayesi, sosyal sermaye ve yapısal sermaye) farklı türlerdeki inovasyonların (ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, pazarlama inovasyonu ve örgütsel inovasyon) uygulanmasındaki rolünü anlamak için korelasyon analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Böylece çalışmanın hipotezleri istatistiksel analizler aracılığıyla test edilmiştir. Bulgular, insan sermayesinin, sosyal sermayenin ve yapısal sermayenin inovasyon türleri üzerinde farklı etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, insan sermayesi inovasyon türleri üzerinde en yüksek etkiye sahiptir ve bu etki, ürün inovasyonundan ve süreç inovasyonundan ileri gelmektedir, sosyal sermaye düşük düzeyde bir etkiye sahiptir ve bu etki süreç inovasyonundan kaynaklanmaktadır, oysaki yapısal sermayenin farklı inovasyon türleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. Çalışmanın bu bulgularına göre, inovasyon uygulamasının bir yolu olarak entelektüel sermayeye yatırım yapmak için Libya petrol şirketlerinde acil kararlar alınmalıdır.
Entellektüel sermayenin rekabet avantajı ve toplam kalite yönetimi uygulamalarına etkısı: Libya devlet ünıversitelerinde bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Entelektüel Sermayenin (IC) Rekabet Avantajına (CA) ve Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına (TKY) olan etkisini araştırmaktır. Entellektüel sermaye çekirdek unsurları insan sermayesini (HC), yapısal sermayeyi (SC) ve ilişkisel sermayeyi (RC) içermektedir. Rekabet avantajı, farklılaşmayı (D) ve yanıt hızını (SR), TKY uygulamaları ise sürekli iyileşme (CI) ve sınırsız iyileşmeyi (UI) içine almaktadır. Teorik çerçeveye dayanarak, beş ana hipotez geliştirilmiş ve istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırma popülasyonu, batı bölgesindeki Libya devlet üniversitelerinde tüm akademik liderlerin (bilimsel ve idari bölümlerin dekanları ve başkanları) oluşmaktadır. Veriler anket yöntemiyle toplanmış, bu çalışmaya katılan katılımcı sayısı 6 devlet üniversitesi olmak üzere 120 fakültedir. Çalışmanın hipotezi basit istatistiksel veri analizleri uygulanarak test edilmiştir. Bulgular, IC'nin rekabet avantajı ve toplam kalite yönetimi uygulamaları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bulgular toplam kalite yönetimi uygulamalarının üniversitelerin rekabet avantajı üzerinde doğrudan ve olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir.
Entelektüel sermaye unsurlarından beşeri sermayenin ölçülmesi: Kamu örgütlerinde bir araştırma
Birinci bölümde, bilgi toplumuna kadar yaşanan tarihsel aşamalar, bu süreçte entelektüel sermaye kavramının ortaya çıkışı ve entelektüel sermaye unsurları incelenmiştir. İkinci bölümde, entelektüel sermayenin yönetilmesi, ölçülmesi ve raporlanması ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, beşeri sermayenin kamu örgütlerinde ölçülmesiyle ilgili MYK ve MPM'de araştırma yapılmıştır. MYK ve MPM'de; niceliksel yöntemlerden ?Entelektüel Katma Değer Katsayısı (VAIC)? yaklaşımı ile beşeri sermayenin finansal değeri hesaplanmış, niteliksel yöntemlerden ?Değer Platformu Raporlaması Modeli? ve beşeri sermaye göstergeleri ölçeği yardımıyla, beşeri sermaye algısı ölçülmüştür. MYK ve MPM'den yüz yirmi çalışandan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Anket formunda demografik bilgilere ilişkin altı, beşeri sermaye göstergelerine ilişkin yirmi bir, beşeri, yapısal ve ilişkisel sermayenin genel güçlülük durumlarına ilişkin üç ve finansal olmayan örgüt performansına ilişkin üç soru bulunmaktadır. MYK ve MPM'den niteliksel ve niceliksel ölçüm yöntemleriyle elde edilen sonuçların karşılaştırılması sonucunda, niteliksel ve niceliksel ölçüm yöntemlerinin birbirine denk olduğu tespit edilmiştir. Beşeri sermaye ile finansal olmayan örgüt performansı arasında pozitif ve doğrusal bir ilişki bulunmuştur. Kamu örgütlerinde beşeri sermayenin yükselmesi, finansal olmayan örgüt performansını da artıracaktır. MYK ve MPM'de yönetici ve işgörenlerin beşeri sermaye ve finansal olmayan örgüt performansı algısı arasında anlamlı farklılık bulunduğu ve yöneticilerin beşeri sermaye ve finansal olmayan örgüt performansı algısı ortalamasının, işgörenlerden anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Son olarak, MYK ve MPM'de; yüksek lisans ve doktora eğitimi alan çalışanların iş performansının yüksek olduğu, işe alımlarda bilgi düzeyi yüksek adayların tercih edildiği, çalışanların gerekli bilgilere zamanında erişebildiği, çalışanların yeterlilik seviyelerinin yüksek olduğu ve çalışanlar arasındaki takım davranışı ve dayanışma seviyesinin düşük olduğu belirlenmiştir.
The role of intellectual capital in achieving financial performance: A study of Bekhal and Eskan banks in Erbil city
The primary purpose of this study is to examine the role of intellectual capital towards achieving the financial performance of Bekhal and Eskan banks in Erbil city. In this regard, have tested the relationship between intellectual capital and financial performance through obtaining perceptions from a survey sample of the bank managers. Accordingly, the researcher applied the effect of the VAIC model in this correlation to aid in achieving the financial performance of the banks. The results also found efficiencies of intellectual capital have a significant relationship with the financial performance indicators in terms of Return on Assets (ROA), Return on Equity (ROE), Return on Investment (ROI), and Operating Profit Margin (OPM). Furthermore, showed a positive correlation between the three dimensions of intellectual capital (human capital, structural capital, and relational capital) and the bank's financial performance. Relational capital achieved the highest positive correlation with the bank's financial performance. On the other hand, human capital has the weakest positive correlation with bank's financial performance. The results confirmed that intellectual capital impacted on the financial performance of banks. Farther, relational capital achieved the highest statistically impact on the financial performance of the banks. In contrast, human capital has the weakest impact on the financial performance of the banks. Keywords: Intellectual Capital, Financial Performance, Banks