Intellectual capital
70 theses under this subject heading
Uluslararasılaşma stratejisinde entelektüel sermaye yönetimi
Tez çalışması kapsamında, işletmelerin fiziksel olmayan fakat işletmelere değer katan varlıkları olan entelektüel sermaye unsurlarının işletmelerin uluslararasılaşma sürecini nasıl etkiledikleri sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu soruyu cevaplamak amacıyla karşılaştırmalı nitel analiz yönteminden faydalanılmış, işletmelerin belirli dönemlerdeki entelektüel sermaye bileşenlerinin değerleri "0" veya "1" olarak belirlenmiş ve entelektüel sermaye bileşenlerinin kombinasyonlarının uluslararasılaşma sürecine etkisi ortaya çıkarılmıştır. İşletmelerin entelektüel sermayelerini tespit için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Entelektüel Sermaye, Uluslararasılaşma, Karşılaştırmalı Vaka Analizi, İçerik Analiz
Entelektüel sermayenin işletme performansına etkisinde yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolü: Büyük ölçekli işletmelerde bir araştırma
Özellikli teknikler ve ürünler gibi maddi olmayan varlıkları, üretime ve pazar bilgisine özgü teknik bilgiyi ve kendi rekabetçi zekalarını kullanarak rekabet avantajı sağlayan işletmelerin yenileşimi destekleyen işletmeler oldukları da bilinmektedir. Rekabetçi işletmelerin en değerli varlıklarından biri olarak entelektüel sermayenin yenileşimi destekleyen örgüt iklimine ve işletme performansına etkilerini araştırmakla önemli bulgular elde edileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada, entelektüel sermaye ile işletme performansı arasındaki ilişkinin ve bu ilişkide yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolünün araştırılması amaçlanmıştır. İşletmelerin bazı özelliklerinin entelektüel sermaye, yenileşim ve performans ilişkilerindeki rolünün araştırılması araştırmada ikincil olarak amaçlanmıştır.
Entelektüel sermayenin işletme performansı üzerindeki etkisinde sosyal zekânın düzenleyici rolü
Rekabetin üst seviyelerde yaşandığı günümüz ekonomisinde işletmeler ayakta kalabilmek için rakiplerinden farklılaşmak zorundadır. İşletmeler de bu farklılaşmayı entelektüel sermaye işletme performansına yaptıkları yatırım ve bu yatırımın çıktısı olan sosyal zekâ ile ilgili yaptıkları çalışmalarla ortaya koymaktadır. Bu farklılaşma da beraberinde işletmelere rekabet avantajı sağlayarak, işletmelerin varlığını sürdürmesini sağlamaktadır. Bu çalışma ile entelektüel sermayenin işletme performansı üzerindeki etkisinin ölçülmesi ve bu etkide sosyal zekânın düzenleyici rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Aralık 2020-Aralık 2021 ayları arasında İstanbul'da faaliyet gösteren 5 yıldızlık otellerde çalışan bireylere yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yapılan analizlere göre entelektüel sermayenin hem işletme performansı hem de sosyal zekâ üzerinde pozitif yönlü ve kuvvetli bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal zekânın düzenleyicilik etkisi için yapılan analizlerin soncunda sosyal zekânın entelektüel sermaye ve işletme performansı arasında düzenleyicilik etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sosyal zekânın düzenleyici etkisi entelektüel sermaye ve işletme performansı arasındaki ilişkiyi daha da güçlendirmiştir
Ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan resmi ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişkiyi öğretmen görüşlerine göre belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde hazırlanan araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı içerisinde Diyarbakır ilinin merkez ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında çalışan 322 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için ''Okullarda Entelektüel Sermaye Birikimi Ölçeği'' ve ''Öğretmen Performansı Değerlendirme Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklemler için t testi, tek yönlü ANOVA testi, Kruskal-Wallis H testi, Spearman korelasyon katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaöğretim kurumlarının entelektüel sermaye birikimlerinin orta düzeyde olduğu en yüksek entelektüel sermaye birikiminin insan sermayesi boyutunda, en düşük birikimin ise ilişkisel sermaye boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin kendi performanslarına ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okullarına yönelik algıladıkları entelektüel sermaye birikimi veya alt boyutlarında ortaöğretim kurum türü, çalıştıkları okulun büyüklüğü ve öğretmenlerin eğitim düzeyi, öğretmenlerin branşları değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaştığı; kıdemleri, mevcut okullarındaki çalışma süreleri ve ders dışında okulda geçirdikleri zamana göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ortaöğretim kurumlarındaki entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiş ve entelektüel sermayenin öğretmen performansı üzerinde etkili bir kavram olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle politika yapıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Medikal turizmde kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılığa etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü
Küreselleşme ile birlikte iletişim ve ulaşım imkanlarının gelişmesi, teknolojide gerçekleşen ilerlemeler, insanların istek ve ihtiyaçlarında yaşanan değişimlerin bir sonucu olarak turizmde çeşitliliğin arttığı görülmektedir. Turizm çeşitlerinden biri olan sağlık turizmi kapsamında daha kısa sürede, daha ucuz ve daha kaliteli sağlık hizmeti alma gibi nedenlerle başka ülkeleri tercih etme isteği medikal turizmin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde etkili olmuştur. Medikal turizmde hizmet sunum esnasında farklı kültürlerden insanlar bir araya gelerek karşılıklı iletişim ve etkileşim içinde bulunur. Bu doğrultuda özellikle sağlık çalışanlarının kültürlerarası duyarlılık düzeyleri ve müşteri odaklı yaklaşımları önemli iki kavram olarak öne çıkmaktadır. Diğer yandan değere dönüştürülebilen her türlü bilgi şeklinde kavramlaşmış olan entelektüel sermaye, işletmelere önemli oranda rekabet avantajı sağlayan unsur olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada medikal turizm sağlık hizmeti sunumunda rol alan sağlık çalışanlarının kültürlerarası duyarlılıklarının müşteri odaklılığa etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü incelenmiştir. Çalışma kapsamında İstanbul'da sağlık turizmi yetki belgesine sahip kamu ve özel hastane statüsündeki sağlık kuruluşlarında çalışan 622 kişiye yüz yüze veya online anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve AMOS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın güvenirlik ve geçerlik analizi Cronbach's Alpha katsayısı, madde toplam korelasyonları ve doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Anketlerden elde edilen verilere ilişkin "t testi", "çok yönlü varyans analiz (ANOVA)", "TUKEY testi", ve "korelasyon analiz testleri" kullanılarak tanımlayıcı istatistik verileri değerlendirilmiştir. "Kültürlerarası duyarlılığın" "müşteri odaklılık" üzerindeki etkisinde "entelektüel sermayenin" aracılık rolü yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılarak tespit edilmiştir. Kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılık üzerinde doğrudan etkisi 0,472, entelektüel sermaye üzerine doğrudan etkisi 0,544, entelektüel sermayenin müşteri odaklılık üzerinde doğrudan etkisi 0,317 olarak hesaplanmıştır. Modele göre kültürlerarası duyarlılık değişkeninin müşteri odaklılık üzerine, entelektüel sermaye değişkeni üzerinden kaynaklanan dolaylı etkisi 0,172 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılık üzerindeki etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul'daki Arap diasporası düşünce kuruluşlarının yapısal analizi
Tez, temel olarak kendilerine, toplumlarına ve çözümü uğrunda kuruldukları temel sorunlarına hizmet eden bilgi dönüşümünün yeniden sağlanmasında önemli bir faktör olarak İstanbul'daki Arap Diasporası düşünce kuruluşlarının dayandığı en önemli bilimsel katkıları belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışma örneği, İstanbul'da görüşülen 19 düşünce kuruluşunu içeren görüşme aracına dayandırılmıştır. Araştırmacı, çalışmanın amacına ulaşması için çeşitli bilimsel yaklaşımlara tâbi olmuştur. Bunlardan bazıları şöyledir: Analitik, tarihsel ve betimleyici yaklaşım, kavramların açıklanması amacıyla içerik analizi, genel vizyon vs. yaklaşımlar, Arap Diasporası düşünce kuruluşlarının İstanbul'daki en önemli, en etkili alanları ve programları, Arap Baharı devrimlerinin patlak vermesinden önce ve sonra kurulmasına yol açan bu merkezlerin gelişiminin tarihsel seyrinin incelenmesi, İstanbul'daki Arap Diaspora düşünce kuruluşları ile yapılan görüşme sorularının içeriğinin analizi, mülakattan ve daha önceki ilgili çalışmalardan elde edilen bilgiler ışığında bunların bilimsel ve eleştirel olarak analizi ve yorumu. Araştırmada, bir takım sonuçlara ulaşılmıştır. Bunlardan en önemlileri şöyle özetlenebilir: İstanbul'daki Arap Diasporası düşünce kuruluşları, çalışanlarını özgürlük, demokrasi ve siyasi istikrar için Türk siyasi ve sosyal ortamında kendi sorunlarıyla ilgili bilgileri yaymaya teşvik etmiştir. Öte yandan Türk hükümeti ile Suriye muhalefeti arasındaki müzakere oturumlarına katılarak onlara bir arka kapı oluşturmuştur. Bunların durumu, hükümetlerine doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli bilimsel kadrolar veren diğer tüm Batılı düşünce kuruluşları gibidirler. Bu kuruluşlar, bir dereceye kadar, ihtiyaçlarını karşılayan nitel düşünce kuruluşlarının kurulmasını motive eden önceki avantajlara da sahiptirler. İstanbul'daki Arap Diasporası düşünce kuruluşları çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. Bunların bazıları şöyledir: Ortak bir bilimsel ağ kurmak için ortak bir iradenin olmaması, gerek kuruluş aşamasında gerekse rutin faaliyetlerin uygulanması sırasında yeterli mali kaynağın bulunmaması, objektiflik ve bağımsızlık eksikliği, güvenlik sorunu, bilimsel disiplinlerin yokluğu ve bu kuruluşların karşı karşıya kaldığı diğer dâhili ve harici zorluklar. Tespit edilen tüm bu zorluklar, Arap Diasporası düşünce kuruluşlarının bütün yöneticilerinin ve çalışanlarının gelecekte herhangi bir zorlukla karşılaşmamaları için, üzerinde çalışmayı gerektiren stratejik bir dizi tavsiyenin ortaya konulmasını gerektirmiştir. Anahtar kelimeler: entelektüel sermaye, beyin göçü, diaspora, bilişsel diaspora, bilimsel diaspora, diaspora diplomasisi, dijital diaspora diplomasisi, düşünce kuruluşları, Arap diasporası düşünce kuruluşları, İstanbul.
Linking national business system with firm level innovation: The mediating role of intellectual capital and absorptive capacity
As business becomes more fast-paced in the early of 21st century, organizational success relies ever increasingly on innovation. Firm's capability to innovate, however can be influenced by a range factors that reside at different analytical levels. In recent years, institutionalists are increasingly trying to explore the impact of macro-level institutions on micro-level (i.e. firm) phenomena. A large body of research in this field, however, has failed to delineate clear mechanisms to explain such linkages. Therefore, this study develops an integrated model with the aim to explore the link between national business system and innovation output at firm level through examining the mediating role of intellectual capital and absorptive capacity in a developing country context. To test the research hypotheses, this study has followed positivist philosophical research tradition and has applied quantitative research methodology. This approach statistically tests theories to determine effects or outcomes of the study and facilitates to generalize such outcomes to the overall population. The research design of this study bears the qualities of the cross-sectional survey research. Target respondents of the survey were set as primarily owner/ managers and in case that this criterion was not met; senior managers and managers were set as secondary respondents. This study followed snowball-sampling method consistent with the loosely coupled sampling frame and key informants methodology. In order to consider a firm as a part of sample, this study has set two relatively simple criteria. First, it was specified that sample firms should be driven from knowledge intensive industries in order to observe a variance in the dependent variable, the innovation output. Second, firms to be included in the sample should be driven by the population of private and local firms in order to concentrate our attention in dominant economic actors of the Pakistani setting. Prior to the data collection, current study engages in an extensive scale development effort to collect representative data about the national institutions and business system of the Pakistani setting, complemented by relevant validity and reliability tests. To do so, this study followed established guidelines and close attention was paid to item wording, structure of the statements, item meaning, item scaling, and appropriate numbers of items so that respondents can understand the statements without any difficulty and confusion which normally result from 'double barreled' items. Likewise, scaling is an important aspect in scale development activity. The research espoused a Likert-type scale that is the best known and widely used in behavioral research tradition. Next, this study has created an initial pool of items that would tap into each construct's domain and considering the centrality of societal institutions and business systems scales, their items, and other constructs' items were reviewed by subject matter experts (SMEs) to assess the face and content validity. Prior to this, SMEs were briefed about the conceptualizations of all constructs. Based on their feedback, all items of each construct were included in the initial scale and sent to fifteen businesses executives for further identification of any ambiguity or difficulty that might hamper filling the questionnaire out. Furthermore, they were asked to provide suggestions for improvement or any other changes that they deemed necessary. Minor improvements were suggested in wordings of several items, which were adjusted after consulting with the SMEs. After developing a preliminary version of the scales including cover letter and guidelines, it was decided to launch a pilot study to ensure the reliability and usability of scales. The objective of pretesting was to minimize those errors that can be problematic during final data collection, and these errors generally become apparent due to a poor research design or use of ambiguous wording in the questionnaire. Out of 60 distributed questionnaires, 35 filled questionnaires were received back. Two were having substantial missing data, with the omission of these two, remaining 33 were of use. After reviewing the comments of respondents regarding item wording, sentence structure, and level of difficulty or confusion in understanding the language used in the questionnaire, few suggestions about changing some words and sentence structure for several items, which we incorporated in the final survey. Additionally, exploratory factor analysis (EFA) was carried out to examine the factor structure and internal consistency (reliability) of the scales. The coefficient alpha for each construct achieved the threshold value of 0.70. However, it is suggested that these results should be treated with extra caution because EFA needs relatively larger sample size, particularly in the case of unclear factor pattern. Accordingly, these results were considered as indicative of main study data patterns, rather than final. Therefore, no items were deleted merely based on these findings. Target population of this study is firm from knowledge intensive industries including textile, pharmaceutical, engineering, information technology, electrical/electronics, and automotive/automobile. In order to reduce potential variation caused by the macro-level factors, extensive effort was put to collect data in a short interval between the months of April, 2016 and October, 2016. Research assistants, who were postgraduate students, collected the data with face-to-face and on-site visits. They were adequately trained about the purpose of the research and theoretical nature of constructs prior to the data collection. Researchers made visits to the companies with one month interval after the initial visit in cases that the data were not collected within the first round. Out of 1,235 distributed questionnaires, 228 questionnaires collected back with 18.46% response rate. Out of these, 14 questionnaires dropped out due to a large amount of missing data, thus 214 usable questionnaires were included for further data analysis. Before testing the hypotheses of study, several data cleaning methods such as missing data analysis, outliers' detection and assessment of normality were applied to obtain precise results. After cleaning the data, exploratory and confirmatory factor analyses were applied. Lastly, reliability and validity of each scale was tested. The results of all these tests were found satisfactory to proceed the main analysis of the study. The overall theoretical model was tested by structural equations using partial least squares approach. This approach is suitable for small sample size studies and does not require data normality as needed in covariance-based SEM approaches. The results of fit and quality indices of the model achieve the set criteria, thus confirming a high predictive power of the model. The results of path coefficients of the relationship between latent variables were obtained after controlling firm age, firm size, export, R&D budget, firm type (family or non-family), and affiliation with business group. Firm size significantly influences both the radical and incremental innovation. These results are obtained after controlling firm age, firm size, export, R&D budget, firm type (family or non-family), and affiliation with business group. Almost, all variables have nonsignificant impact on both types of innovation output, except business group application on incremental innovation. In addition to this, R&D budget and firm size have insignificant negative impact on radical innovation. Export has insignificant negative impact on both radical and incremental innovation output. The results exhibit strong support for the mediating role of repository (intellectual capital) and enabling (absorptive capacity) cognitive factors in the association of macro and meso level institutional characteristics and firm-level innovation. Thus, this study significantly extends the literature about the national business systems approach by providing a clear-cut mechanism about how abstract institutional templates constituted at the societal and business system level are translated into actionable sets by the help of aforementioned cognitive factors. Moreover, hypotheses on direct links between the study constructs were also supported, thereby indicating variables reside at different analytical levels are closely linked in a topdown manner. In addition, the particular characteristics of the Pakistani setting also reflect themselves in the empirical results. First, the fragmented and informal nature of the dominant societal institutions necessitated the use of non-ownership based control and coordination mechanisms alongside with ownership based control and coordination mechanisms. Thus, it can be argued that the owners pragmatically resort to any means necessary to control and coordinate the economic resources of their firms by engaging in relationships with a variety of stakeholders including the state, competitors, employees, financial organizations and the community. Although, theoretical discussions in the NBS approach suggest that there are only few possible NBS typologies because of the interdependencies between different institutional templates, the Pakistani setting seems to exhibit the characteristics of a hybrid model. Pakistan's business model generally displays relatively higher levels of direct ownership control and coordination characteristics, lower levels of non-ownership based coordination and control characteristics, and relatively tighter levels of interdependence between employer-employee relations. The implication of present research is to contribute institutional theory and to elaborate how NBS theory could be used in developing countries. It particularly demonstrates how the Pakistani business system influences firm level innovation outputs and offers guidelines for management in designing successful innovation related policies and practices in Pakistan. Moreover, this study pinpoints for managers how knowledge management activities inside the firms and grasping outside knowledge can enhance innovation output that can lead them to stay ahead of competitors. Although constraints exist in the form of lack of resources or access to the resources, yet firms can manage such constraints by developing network ties be more innovative.
Firmaların entelektüel sermaye açıklama düzeylerini etkileyen faktörler: BİST firmaları üzerine bir araştırma
Rekabet üstünlüğü elde etmek isteyen işletmeler artık maddi varlıklardan çok entelektüel sermaye ile oluşturdukları maddi olmayan varlıklara önem vermeye başlamışlardır. Günümüzde firmalar için rekabet avantajı sağlamanın en önemli odak noktası entelektüel sermayeyi ölçmek, raporlamak ve işletmenin finansal tablolarına yansıtmaktır. Bunu başarabilen işletmeler rekabet üstünlüğünü elde etmiş olacaktır. Entelektüel sermaye; bilgiyi üreten insan kaynağı, üretildikten sonra işletmenin mülkiyetine ait olan bilgiler ve işletmenin dışında kalan, sürekli iletişim içerisinde olunan müşteri, tedarikçi ve ortakların tamamından oluşmaktadır. Günümüz ekonomisinde entelektüel sermaye firmalar için oldukça önemli hale gelmiştir. Firmalar artık sürdürülebilir stratejilere önem vererek entelektüel unsurları ölçüp raporlayarak ve finansal tablolara yansıtarak rekabet üstünlüğü elde etmek için çaba göstermektedirler. İşletmeler rekabet avantajını elde edebilmek için entelektüel sermaye unsurları olan insan sermayesi, örgütsel sermaye ve ilişkisel sermayeyi birlikte yöneterek firmaya yenilik getirebileceklerdir. Bu çalışmanın amacı BİST 100 Endeksindeki sürdürülebilirlik raporu yayınlayan firmaların entelektüel sermaye açıklama düzeylerini ölçmek ve entelektüel sermaye açıklama düzeyini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Çalışmada analize dahil edilen firmalarda entelektüel sermayenin alt unsuru olan insan sermayesi en çok açıklanan unsur olmuştur. İnsan sermayesinden sonra en çok açıklanan entelektüel sermaye unsuru ise örgütsel sermayedir. En az açıklanan entelektüel sermaye unsuru ilişkisel sermaye olarak tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarında ise dönem net karı ile entelektüel sermaye açıklama düzeyi arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. Ayrıca GRI standardına uyum ile entelektüel sermaye açıklama düzeyi arasında da anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuş ve literatürdeki çalışmalar ile desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Entelektüel sermaye, entelektüel sermaye açıklama düzeyi, sürdürülebilirlik, BİST 100
Yazılım endüstrisinde faaliyet gösteren firmaların değerini etkileyen faktörlerin tespit edilmesi: NASDAQ'da işlem gören yazılım üreticisi firmalar üzerinde uygulamalı bir yaklaşım
İçerisinde bulunduğumuz bilgi çağında yaşanılan teknolojik gelişmeler hem sosyal hem de kurumsal anlamda bir bilgi toplumu oluşturmuştur. Bilgi çağının oluşmasında en büyük paya sahip olan bilgisayarlar ve onlarla birlikte hayatımıza giren internet yeni bir ekonominin oluşmasında etkili olmuştur. Bu yeni ekonominin geleneksel ekonomiden en önemli farkı ise bilgi temelli endüstrileri içerisinde barındırmasından gelmektedir. Bilgi temelli endüstrilerin hayatımıza girmesi finans alanında yeni sorular doğurmuş ve bu sorulara yanıtlar bulunabilmesi için yeni araştırmaların önünü açmıştır. Geleneksel endüstrilerden farklı varlık yapısına sahip olmaları bilgi temelli endüstrilerde firma değerinin nasıl belirleneceği ve firma değerine etki eden faktörlerin neler olduğu gibi konular yeni bir araştırma alanı olmuştur. Maddi olmayan duran varlıkların ağırlıklı olması, temellerini internet üzerine kurmuş olmaları, ağ etkilerinin fazlaca görülmesi gibi nedenlerle bilgi temelli endüstrilerde faaliyet gösteren firmalar için değerleme konusu önemli bir hal almıştır. Geleneksel yöntemler ile değerleme konusu bu endüstrilerde faaliyet gösteren firmalar için yetersiz kalmaktadır. Bilgi temelli endüstrilerin firma değerine etki ettiği düşünülen birçok faktörü hesaplamalarına dahil etmemesi bu yöntemlerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada bilgi temelli endüstriler içerisinde yer alan yazılım firmalarının değerlemesinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi, bu faktörlerin birbirleri ile ilişkilerinin incelenmesi, firma değerine olan katkılarının tespit edilmesi ve maddi olmayan duran varlıkların ağırlıklı olduğu firmalarda yapılacak olan değerleme analizleri için bir öneride bulunulabilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında NASDAQ'da işlem gören ve yazılım endüstrisinde faaliyet gösteren 97 firma üzerinde bir uygulama yapılmıştır. Uygulama için gerekli verilere ulaşılabilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmış ve bir soru seti hazırlanmıştır. Bu soru setinin cevaplarına örneklemi oluşturan firmaların resmi web siteleri, yayımlamış oldukları faaliyet raporları, finansal raporlar ve sürdürülebilirlik raporlarından ulaşılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Analizlere araştırmanın kavramsal çerçevesini oluşturan değişkenlerin birbirleri ile olan ilişkileri incelenerek başlanmıştır. Ardından firma değerini etkileyen faktörlerin belirlenebilmesi için çoklu doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda bağımlı değişken olarak araştırma örnekleminde yer alan yazılım firmalarının FD/FAVÖK çarpanı ele alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre yazılım firmalarının değerini, araştırma kapsamında belirlenen bağımsız değişkenlerden çalışan büyümesi, mühendis sayısı, teknoloji yeteneği, maddi olmayan duran varlıkları, personel geliştirme kalitesi, büyüme stratejisi, risk ve yönetimi hakkında çalışmaları, bağış ve sosyal sorumlulukları, satış büyümesi ve net kar büyümesi etkilediği tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlarla bilgi temelli endüstrilerin değerlemesi konusunda literatüre katkı sağlanmıştır. Anahtar kelimeler: Bilgi temelli firmalar, entelektüel sermaye, firma değeri, maddi olmayan duran varlıklar, yazılım endüstrisi, yeni ekonomi
Entellektüel sermayenin işletme değeri üzerine etkisi ve bir uygulama
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN İŞLETME DEĞERİ ÜZERİNE ETKİSİ VE BİR UYGULAMA Murat ERTUĞRUL İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2000 Danışman: Prof.Dr. Nurhan AYDIN Günümüzde, belirtileri özellikle son yıllarda teknolojide ve iletişimde meydana gelen gelişmelerle iyice artan, bilgi çağı olarak nitelenen yeni bir çağa girdiğimiz artık büyük ölçüde kabul edilmektedir. Bilginin paylaşılması ve geliştirilmesinde yeni çağla birlikte ortaya çıkan olağanüstü gelişmeler pek çok geleneksel doktrinin gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. İşletmecilik, yeni çağın etkilerini belki de en çok hisseden alanlardan birisidir. Bilgi, günümüz işletmelerinin en önemli değeri haline gelmiş durumdadır. İşletmeler, sahip oldukları bilgi unsurlarını verimli kullandıkları ölçüde yeni çağın rekabet ortamında ayakta kalabilecekler; bu gerekliliği rakiplerinden önce farkedip gerekli düzenlemeleri yaptıkları ölçüde de rakipleri karşısında rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Bilgi varlıkları yoğun olan işletmeler piyasada daha önce olmadığı ölçüde değerlenmektedir. Piyasalar artık en yüksek primi işletmelerin çalışanları, ilişkileri ve süreçleri ile oluşan ve entellektüel sermaye olarak adlandırılan bilgi altyapılarına vermektedir. Geleneksel olarak büyük ölçüde maddi varlıklara dayalı olarak yapılan işletme değerlemesi, bilgi çağanda işletmelerin değeri üzerinde anahtar konumunda olan ve maddi olmayan, bir başka ifadeyle görünmeyen varlık hükmündeki bilgi varlıklarına dayalı bir değerleme yapma ihtiyacına tam olarak cevap vermekten uzaktır. Çağdaş işletmelerin amacı hissedarların değerini maksimum yapmaktır. Bu amaca ancak işletmenin sahip olduğu entellektüel sermayeyi farketmesi, açığa çıkarması, ölçmesi ve raporlaması; kısaca yönetmesi ile ulaşılabilecektir.
Bilgi paylaşımı, entelektüel sermaye ve firma performansı arasındaki ilişkiler
Bilgi paylaşımı son yıllarda yenilik yönetimi literatüründe oldukça dikkat çekmekte ve teorik çalışmalar konuya ilişkin birçok araştırma problemini not etmektedir. Bugünlerde ise bahsedilen en önemli ve özel konulardan biri yenilikçilik kalitesi ve entelektüel sermaye değişkenleri aracılığıyla bilgi paylaşımının firma performansı üzerindeki rolünün açıklanmasıdır. Bu çerçevede araştırmalar bir takım modeller ileri sürmüşlerdir. Buna rağmen, açık ve örtülü bilginin paylaşımı, entelektüel sermaye değişkenleri, yenilikçilik kalitesi ve firma performans değişkenleri arasındaki ilişki hakkında çok az bilgi edinilmektedir. Bu nedenle tez çalışmasının amacı bilgi paylaşımı ve firma performansı arasındaki ilişkiye dair daha doğru bir anlayış geliştirmek üzere ampirik kanıtlar üretmektir. Bu bağlamda, 161 çalışan üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile 1) açık bilgi paylaşımının yapı ve insan sermayesini pozitif etkilediği, 2) örtülü bilgi paylaşımının bütün entelektüel sermaye değişkenlerini pozitif etkilediği, 3) yapı ve ilişkisel sermaye değişkenlerinin yenilikçilik kalitesini geliştirdiği, 4) yenilikçilik kalitesinin operasyonel performansı arttırdığı ve 5) operasyonel performansın finansal performansı yükselttiği tespit edilmiştir.
Spor organizasyonlarında organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini ilişkisi
Spor organizasyonlarının sahip oldukları organizasyonel öğrenme yeteneği öğrenen bir organizasyon yaratmada önemli bir kaynaktır. Bu kaynağın etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesi organizasyonun başarısında anahtar rol oynamaktadır. Organizasyonel öğrenme süreci sonunda ortaya çıkan değerlerin doğru anlaşılması ve gerektiğinde düzeltmelerin yapılarak daha etkili duruma getirilmesi organizasyonlar açısından bir gerekliliktir. Öğrenme süreci sonunda ortaya çıkan ve değer yaratan entelektüel varlıklar öğrenen organizasyonların en önemli kaynaklarıdır. Bu kaynakların yarattığı olumlu ve motivasyonel ortamın çalışanların performansına etki etmesi beklenen bir durumdur. Mevcut bu beklentiler ışığında bu çalışmanın ilk amacı; spor organizasyonlarının organizasyonel öğrenme yeteneklerini belirlemek, bu yeteneğin entelektüel sermaye ile olan ilişkisini açıklamak ve bu ilişkinin çalışanların iş tatmini düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Yapılan analizler sonucunda organizasyonel öğrenme yeteneği faktörleri olan öğrenme bağlılığı, sistem anlayışı, açıklık ve deneyleme ve bilgi transferi faktörlerinin entelektüel sermaye bileşenleri ile arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca analizler sonucunda entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, yapısal sermaye ve ilişki sermayesi ile çalışanların iş tatmini seviyeleri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilirken; organizasyonel öğrenme yeteneği ile iş tatmini arasında anlamlı ilişkiler tespit edilememiştir. Araştırmanın diğer amacı ise; katılımcıların organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini algılarının demografik özellikler, deneyim süresi ve çalıştıkları kuruma göre farklılaşma durumunu belirlemektir. Bu doğrultuda yapılan analizler sonucunda, katılımcıların organizasyonel öğrenme yeteneği, entelektüel sermaye ve iş tatmini algıları aylık ortalama gelir düzeyleri ve çalıştıkları kuruma bağlı olarak farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Entelektüel sermayenin finansal performansa etkisi: Hayat dışı sigorta şirketleri üzerine bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, 2004-2018 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren 38 hayat dışı sigorta şirketinin entelektüel sermaye etkinliği ile finansal performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Hayat dışı sigorta şirketlerinin entelektüel sermaye etkinliği, entelektüel katma değer katsayısı (VAIC) modeli ile ölçülmektedir. VAIC ve bileşenlerinin (CEE, HCE ve SCE), hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerindeki etkileri tesadüfî etkiler modeli kullanılarak tahmin edilmektedir. Hayat dışı sigorta şirketlerinin entelektüel katma değer katsayısını oluşturan en önemli entelektüel sermaye bileşeni insan sermayesi etkinlik katsayısıdır (HCE). Analize dâhil edilen hayat dışı sigorta şirketlerinin yaklaşık %40'ı, ortalama VAIC değerinden (3,9557) daha yüksek VAIC değerine sahiptir. VAIC'in sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir etkisi vardır. VAIC bileşenlerine ayrıldığında ise, kullanılan sermaye etkinlik katsayısının (CEE) ve insan sermayesi etkinlik katsayısının (HCE) hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansını sırasıyla negatif ve pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Bu bulgu, hayat dışı sigorta şirketleri için insan sermayesinin, şirketlerin finansal veya fiziksel varlıklarına göre daha önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Diğer taraftan, yapısal sermaye etkinlik katsayısının (SCE) ise, sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur.
Sürdürülebilirlik bağlamında entegre raporlama: Değer yaratma ve entelektüel katma değer arasındaki ilişkinin analizine yönelik amprik çalışma
Günümüzde sık sık gündeme gelen sürdürülebilirlik kavramı özellikle entegre raporlama ve entelektüel sermaye kavramlarına ışık tutmuştur. İşletmeler stratejilerinin oluşturulması ve uygulanmasında finansal sermaye yanında finansal olmayan sermaye unsurlarını da dikkate almışlardır. Finansal olmayan varlıklar entelektüel sermaye olarak adlandırılmaktadır. İşletmelerde yaratılan gerçek değerin ortaya çıkarılması için finansal varlıklar dışında entelektüel sermayenin de hesaplanması gerekmektedir. Bununla birlikte, işletme tarafından yaratılan değerin raporlanması da beklenmektedir. işletme tarafından yaratılan değerin bir bütün olarak raporlanmasında kullanılan raporlama araçlarından birisi entegre raporlamadır. Araştırmanın yapılmasındaki temel amaç işletmelerin entegre raporlamaya olan yatkınlıkları ile finansal olmayan varlıklar olarak adlandırılan entelektüel sermayeleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. BIST Sürdürülebilirlik Endeksi içerisinde bulunan 53 işletmenin 2021 yılı ile ilgili yayınlamış oldukları raporlardan yararlanılarak entelektüel sermaye katsayıları Ante Pulic yöntemi ile hesaplanmıştır. Bu işletmelerin entegre raporlama uyum skorları ise Ek-2'de bulunan 39 içerik öğesi baz alınarak kukla değişkenler ile yine işletme tarafından yayınlanan raporlar incelenerek değerlendirilmiştir. Hesaplamalar sonucu bulunan entelektüel sermaye katsayısı unsurları ve entegre raporlama uyum skoru arasındaki ilişki SPSS 27 programı yardımı ile Korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Yapılan analiz sonucu entelektüel katma değer katsayısı unsurları ile entegre raporlama uyumu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Dönüştürücü liderliğin rekabet üstünlüğü ve entelektüel sermaye performansı ile ilişkisi: Bankacılık sektöründe bir uygulama
Dünya'da birçok alanda ve sektörde hızla gelişen küreselleşme, beraberinde yeni dönüşümlere, değişimlere, yeni rekabet avantajlarına olan ihtiyaçların neler olduğunun araştırılmasına yol açmıştır. Özellikle finansal sistem içerisinde büyük yer kaplayan bankacılık sektöründe yaşanan dönüşümler, birçok faktörün yanı sıra, çalışanların ihtiyaçlarına ve hedeflerine odaklanan, onların yaratıcılıklarına değer veren ve bunları ortaya çıkarmayı başaran, teknolojiyi ve sürekli olarak yenilikleri takip ederek bunları organizasyona entegre edebilen dönüştürücü liderlik özelliklerine sahip kişilere ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Bu tez çalışmasında, Bankacılık Sektörünün karlılığını ve etkinliğinin artırılması ve sürdürülmesini sağlayabilecek dönüştürücü liderlik modelinin, rekabet üstünlüğü ve entelektüel sermaye performansı ile ilişkisinin analiz edilmesine yönelik bir çalışma ortaya koyulmuştur. Aydın İl Merkezindeki 11 bankada faaliyet gösteren beyaz yakalı toplam 134 çalışanın dönüştürücü liderlik modeli algısı, firma performansı ve entelektüel sermaye performansları anket yöntemiyle ölçülmüş, elde edilen bulgular SPSS 21.0 İstatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda yükselen küreselleşme dalgası ve sektörde giderek artan rekabetçi davranışlar karşısında tek başına dönüştürücü liderliğe dayalı rekabet gücünün kalıcı olmadığı, bankaların rekabet gücünü artırmalarının yanında entelektüel sermaye unsurlarında da arzu edilir ilerlemeler sağlamalarının zorunlu olduğu söylenebilir.
Kamu örgütlerinde entelektüel sermayenin algılanmasına ilişkin bir araştıma: T.C. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü örneği
Rekabetin sınır tanımaz boyutta yasandıgı bu yüzyılda, örgütlerin rekabette en önemli silahı yenilik, yeniligin kaynagı ise bilgidir. Soyut bir varlık olan bilginin elde edilmesi, depolanması ve yeni bilgilerin üretilmesi örgütlerin devamlılıgının en önemli kriteri haline gelmistir. Degere dönüstürülebilen bilgi olarak tanımlanan entellektüel sermaye bilginin örgütlere verdigi zenginligin göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Örgütlerin en önemli zenginligi olarak kabul edilen entellektüel sermaye; insan sermayesi, yapısal sermaye ve iliskisel (müsteri) sermaye olarak üç kısım altında incelenmektedir. nsan sermayesi, örgüt çalısanlarının mesleki bilgi, beceri, insiyatif kullanabilme yetenegi ve yaratıcılık yetenegini kapsamaktadır. Yapısal sermaye, örgüt kültürü, dokümantasyonlar, müsterilere ve pazara ait bilgilerin depolandıgı veri tabanları, üretim süreçleri, patentler ve telif hakları ve bilgi teknolojisi sistemleri gibi degerleri kapsamaktadır. liskisel sermaye ise örgütün çevre ile kurmus oldugu iliskilerden elde ettigi degerleri kapsamaktadır. Ülkemizde 1990'lardan itibaren özel sektör örgütlerinin gündemine giren ve büyük miktarlarda yatırım yapılan entellektüel sermaye konusunda kamu örgütlerinin hangi noktada oldugu çalısmanın en önemli amacı olarak ortaya çıkmıstır.
Örgütlerde yeniliğin entelektüel sermaye ve rekabet avantajı ilişkisine aracılık etkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, örgütsel yeniliğin entelektüel sermaye ile rekabet avantajı arasındaki ilişkiye aracılık yapıp yapmadığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda Bursa'da otomotiv, gıda, metal gibi sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerde çalışan 123 kişiden anketler aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırmanın bulguları bu tür bir aracılık ilişkisinin zayıf da olsa bulunduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler : Örgütsel Yenilik, Entelektüel Sermaye, Rekabet Avantajı
Firma performans kriterleri üzerinde entelektüel sermayenin etkisi
Küreselleşen dünyamız, teknolojik gelişmeler ve iletişim sektöründeki çok hızlı değişimlerle tam bir bilgi çağı yaşamaktadır. Endüstri çağının en önemli değer unsurları; sermaye, binalar, fabrikalar, makine- teçhizat gibi maddi varlıklardan oluşmaktaydı. Yeni teknolojik gelişmelerin yaşandığı değişen dış çevre faktörleri ve rekabet tanımının küreselleştiği dünyada bilginin önemi hızla artmaktadır. Bilgi ekonomisi ile birlikte, değer ölçütüyle bakıldığında maddi varlıklardan maddi olmayan varlıklara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu bilgi temelli maddi olmayan varlıklar, entelektüel varlıklar olarak tanımlanmakta, entelektüel varlıkların değere dönüşmüş biçimi ise entelektüel sermaye olarak ifade edilmektedir. Bu araştırmada, entelektüel sermaye çok yönlü olarak ele alınarak firma performans kriterleri üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Entelektüel Varlık, Entelektüel Sermaye, Firma Değeri
حماية رأس المال الفكري في الشريعه الاسلاميه وانعكاساتها الاقتصاديه
This research aims to explain the importance of intellectual capital in contemporary life, after the amazing progress in the tools of civilization and means of production, the jurisprudential issues related to intellectual, literary and industrial rights have become the core of the work of jurists outside the legal and intellectual productive work. The research is a field study of jurisprudence. To demonstrate the impact of the jurisprudential rooting of intellectual capital and authorship rights in moving the cycle of civilization, at least in its Islamic dimension, the modern dimensions of intellectual capital have been explained, according to a scientific, analytical and historical approach; For the contribution of the jurists in showing the magnitude of the intellectual importance, then, are civil and human rights that must be preserved. The researcher tried to explore the size of the legislative cover; To protect the author's rights and the patent in the books of jurists, as well as she tried to demonstrate the importance of intellectual capital in direct work by conducting a questionnaire between managers and workers of joint stock companies in the city of Rusafa in Baghdad; To identify the effect of protecting intellectual capital in creating a competitive advantage as one of the manifestations of the economic impact of intellectual capital. Then the researcher conducted a field study of the joint stock companies in the eastern side of Baghdad, and conducted a questionnaire for different levels of employees; To show the importance of intellectual capital in creating a competitive advantage, which is one of the most important manifestations of intellectual capital in the economic aspect; A sample of 75 people from the joint stock companies were selected, and the descriptive study parameters were used to describe the mathematical model in hypothesis testing, the results proved that there is a statistical relationship with a significant value of 5% with a strong relationship between protecting intellectual capital and creating competitive advantage. This is to show the economic impact of the importance of intellectual capital as one of the most important manifestations of the jurisprudential adaptation of this concept. Also, the intellectual capital in the studied Iraqi joint stock companies is not the size of the tangible assets, the number of branches in the governorates, or the size of the temporary resources they obtain, but rather the intellectual capital, which is the value of knowledge owned by the individual employees, and the working staff in the company who transform ideas and innovations into an added value by investing human competencies in public investment. Based on the results of the questionnaire, the researcher believes that intellectual capital is the main source in creating a competitive advantage for joint stock companies. Because it creates a wide distance between the book value of the company and the nominal value. Keywords: ras almal alfikri, alsharieat al'iislamiati, alhuquq alfikrihi, almizat altanafusia
Entelektüel sermayenin bilanço analizine etkisi ve BİST bilişim sektörüne yönelik örnek bir uygulama
Çalışmanın ilk bölümünde entelektüel sermaye kavramının temelini teşkil eden bilgi kavramı, bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi ele alınacaktır. İkinci bölümünde ilk olarak maddi olmayan duran varlık kavramı üzerinde durulacak ardından entelektüel sermayenin tanımı, kapsamı ve unsurları ele alınacaktır. Üçüncü bölümde entelektüel sermaye ölçüm yöntemleri üzerinde durulacaktır. Dördüncü bölümde ilk olarak mali analiz ve mali analizde bilanço tahliline genel bir bakış açısı getirilerek uluslararası muhasebe standardı UMS-38 çerçevesinde entelektüel sermaye açıklanmaya çalışılacak ardından entelektüel sermayenin bilanço ile ilişkisi ve bilançoya etkisi ayrıntılı bir şekilde tartışılacaktır. Beşinci ve son bölümde ise entelektüel sermayenin bilanço analizinde kullanılmasına ilişkin örnek çalışma ele alınacaktır. Çalışma kapsamında Borsa İstanbul Bilişim sektöründe faaliyet gösteren 14 firmanın 2016-2018 yılları bilançoları birleştirilerek ortalama sektör bilançosu oluşturulmuştur. Hazırlanan bilançodan elde edilen verilerle ilk olarak, BİST Bilişim Sektörü için entelektüel sermaye öncesi oran analizi ve dikey yüzde analizi yapılmıştır. Sonraki aşamada sektörün entelektüel sermayesi hesaplanmış ve son olarak da hesaplanan entelektüel sermaye değeri üzerinden bilanço oluşturularak dikey yüzde analizi ve oran analizi yapılmak suretiyle entelektüel sermaye öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır.
Gelişmekte olan piyasalarda sermaye türlerinin kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına etkisi: İMKB'ye kote firmalar üzerine bir araştırma
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda hisse senetleri işlem gören firmalar üzerinde anket yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışmada, gelişmekte olan ülkeler bağlamında Türkiye'deki şirketlerin piyasa dışı sermaye türleri ile örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türlerinin dahili kaynak düzenleme mekanizması olarak işlev gören kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına olan etkisi araştırılmaktadır. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde gerek kurum gerek kural bazlı eksikliklerin bulunması sebebiyle ortaya çıkan kurumsal boşluklara istinaden firmaların ilişki temelli stratejiler kapsamında baskın kurumlarla ve iş alemiyle şebeke bazlı yönetsel bağlar kurmak suretiyle politik sermaye, üne dayalı sermaye ve sosyal sermaye elde ederek ve örgütsel dinamiklerinden kaynaklanan entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, örgüt sermayesi ve müşteri sermayesi ile performanslarını arttırdıkları ve söz konusu ilişkiye kurumsal girişimcilik uygulamalarının aracılık ederek ilişkinin derecesini güçlendirdiği ileri sürülmektedir. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde firmaların, endüstri temelli ve kaynak temelli perspektiflerin yanında kurumların önemli bir fonksiyon icra etmeleri nedeniyle kurum temelli görüşü de dikkate alarak stratejilerini oluşturmaları gerektiği de önemle vurgulanmaktadır. Araştırma sonuçları, piyasa dışı sermaye türlerinden politik sermaye ve üne dayalı sermayeye, entelektüel sermaye türlerinden örgüt sermayesine sahip olan firmaların kurumsal girişimcilik yoluyla performanslarını arttırdığı yönündeki hipotezleri desteklemektedir. Buna mukabil, araştırma sonucunda piyasa dışı sermaye türlerinden sosyal sermaye ve entelektüel sermaye türlerinden insan sermayesi ve müşteri sermayesinin kurumsal girişimcilik uygulamaları aracılığıyla firma performansına olumlu katkıda bulunduğuna dair oluşturulan hipotezleri desteklememektedir. Bu çerçevede, araştırmada elde edilen bulgular, kurumsal girişimcilik, gelişmekte olan ülke ve piyasalar, kurumsal ilintililik, şebeke temelli stratejiler, ilişki temelli stratejiler, piyasa temelli stratejiler, kurumsal teori, kurum temelli görüş, endüstri temelli görüş, kaynak temelli görüş, yönetsel bağlar, dinamik ehliyetler ve yetenekler, şebeke temelli piyasa dışı kaynak sermayesi, örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türleri, Türk iş ortamı ve sistemi ile stratejik yönetim bakış açısıyla değerlendirilmekte ve çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Girişimcilik, Piyasa Dışı Sermaye Türleri, Entelektüel Sermaye Türleri, Türk İş Ortamı ve Sistemi, Firma Performansı.
Impact of intellectual capital on achieving competitive advantage: A study of non-governmental universities in Erbil, Iraq
This study focuses on impact of intellectual capital in achieving competitive advantage. The study aims to determine the impact of intellectual capital in achieving competitive advantage in the non-governmental universities in Erbil city, Iraq. For this purpose, data were collected from 85 respondents of non-governmental universities using a questionnaire. The collected data were analyzed using SPSS software. The results of the analyses show that is a statistically significant relationship between intellectual capital and competitive advantage. Based on the study it is concluded that universities should focus on intellectual capital as it is an important source in achieving competitive advantage. Also, intellectual capital is a strategic resource for universities and should be protected to be successful in today's dynamic and changing environment.
Erbil'deki özel universitelerde entelektüel sermayenin finansal karar verme üzerindeki rolü-Irak
The purpose of the study is to examine the role of intellectual capital on financial decision making in private universities in Erbil. In order to achieve this purpose, the sample of the study collected from participating 115 managers at 6 private universities locating in Erbil city in Iraq. The dependent variable of study is financial decision making. Independent variables are human capital, structural capital and customer capital which are dimensions of intellectual capital according to Stewart model. In the methodology part of the study, the importance of working by focusing on some of the questions, posing the relationship between the independent and dependent variables and the effectiveness have been determined. Accordingly, a conceptual model design of the study, and then produce two main hypotheses to test. This has been subjected to numerous statistical tests. The study results; the most notable one is the existence of the highest rank of importance of human capital among intellectual capital components, while the customer and structural capitals come second and third respectively. In addition, this result shows that the human, structural and customer capitals affect financial decision making in Erbil private universities.
Maddi olmayan varlıkların raporlanması ve halka açık şirketlerde maddi olmayan varlıkların raporlanmasına yönelik bir araştırma
Maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermaye, günümüz işletmeleri açısından gün geçtikçe önem kazanmaya başlamıştır. Teknolojik gelişmeler ve bu gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan maddi olmayan unsurlar, yeni bir ekonomik yapılanmanın ortaya çıkmasına neden olmuş ve böylece maddi olmayan varlıkların ya da entelektüel sermayenin önemini arttırmıştır. İşletmelerin sahip olduğu maddi olmayan varlıklarının ya da entelektüel sermayesinin varlığı işletmelerin piyasa değerinin çok üzerinde satılmasında büyük rol oynamaktadır.Bu çalışmanın birinci bölümünde, maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermayenin tanımı yapılmış, özellikleri, sınıflandırılması, değerlendirilmesi ve ölçüm yöntemleri üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde, maddi olmayan varlıklar ya da entelektüel sermayenin raporlanması ile ilgili bilgiler verilmiştir.Üçüncü ve son bölümde ise; halka açık şirketlerden 10 teknoloji şirketinin internet siteleri, bilanço ve gelir tabloları, bilanço ve gelir tablosu dipnotları, faaliyet raporları incelenerek maddi olmayan varlık ya da entelektüel sermaye unsurlarından hangilerine yer verdikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Çalışmanın sonucunda şirketlerin birinci olarak ilişkisel sermaye, ikinci sırada yapısal sermaye ve son olarak insan sermayesi unsurlarına yer verdikleri ortaya çıkmıştır.