Regional development agencies
73 theses under this subject heading
Kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmaya etkisi: Trakya Kalkınma Ajansı örneği
Gelişim eşitsizliği seviyeleri bölgeden bölgeye değişebildiği için bu sorundan muzdarip olan birçok ülke bu farklılıkları en aza indirmek için bölgesel kalkınma ajansları kurmuştur. Bölgesel kalkınma ajansları, bölgesel ekonomileri canlandırmak amacıyla kurulmakta ve bölgesel iç dinamikleri ortaya çıkarmayı ve bu dinamikleri hem ulusal hem de uluslararası alanda ekonomik ve sosyo-kültürel değerlere dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, ajanslar yatırımları çekebilir ve işsizliğin en aza indirilmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca, bölgesel ekonomileri canlandırabilir ve ülkenin ekonomik büyümesine karşılık olarak katkıda bulunabilirler. Kalkınma Ajansları yerel yatırımcılara fon sağlar ve kısa vadede kalkınma faaliyetlerini koordine eder. Ayrıca, Kalkınma Ajansları kalkınma politikaları oluşturmada kilit kurumlar olarak işlev görmekte ve yıllık gelişim planlarının hazırlanmasında destekleyici bir rol oynamaktadır. Tartışmasız, ulusal kalkınmaya giden yol bölgesel kalkınmadan geçiyor. Yerel sorunlar genellikle bölgesel kuruluşlar tarafından çözülür. Bu nedenle, bölgesel kalkınmanın kurulması, ulusal kalkınmanın çok önemli bir adımıdır. Kalkınma ajansları, bölgesel kalkınmanın kurulmasında önemli rol oynayan yepyeni kurumlardır. Bu çalışma ile TR21 Trakya Kalkınma Ajansı'nın yapılan faaliyet ve deneyimlerinin incelenmesi, değerlendirilmesi ve bölge için sunulanların ortaya konularak yerel ekonomiye hangi katkılar sağladığını ve sağlayacağını öğrenmek amaçlanmaktadır.
Kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınma üzerine etkileri: Siirt örneği
Bu tezin amacı; bölgesel kalkınmanın bir hayli önem arz ettiği günümüz ekonomilerinde, etkili kullanıldığı takdirde çok önemli bir bölgesel kalkınma aracı olan kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerini, genel çerçevede ve Siirt özelinde ele almaktır. Çalışmada, önce bölge ve bölgesel kalkınmaya, daha sonra bölgesel kalkınmanın araçlarından olan kalkınma ajanslarına ve son olarak da Siirt'te faaliyet gösteren Dicle Kalkınma Ajansı'na değinilerek tümden gelim yöntemi izlenmiştir. Proje yürütücüleri anketi neticesinde elde edilen sonuçlar analiz edilerek Dicle Kalkınma Ajansı'nın Siirt İli'nde bölgesel kalkınmaya olan etkileri saptanmaya çalışılmıştır. Ajansın ortalama on yıllık bir geçmişi olmasından ötürü bölgesel kalkınmaya olan etkilerini saptamak pek mümkün olmamıştır.
Bölgesel ekonomik kalkınmada sivil toplum kuruluşlarının önemi: Hakkari ili örneği
21. yüzyılda kalkınma kavramı bütün dünyanın neredeyse ortak sorunu haline gelmiştir. Günümüzde sıkça dile getirilen kalkınma kavramı 21. yüzyılda ortaya çıkan bir kavram olmayıp bireylerin varoluşundan bu yana toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletler kalkınma problemini çözmek için çeşitli politikalar üretmişlerdir. Özellikle İkinci Dünya Savaşının yıkıcı etkisinden sonra devletlerin kalkınmasında sivil toplum kuruluşlarının önemi göz ardı edilmeyecek kadar yüksektir. Son dönemlerde teknoloji ile birlikte globalleşen dünyada insanların daha fazla etkileşime geçtiği sivil toplum kuruluşlarının önemi günden güne artmaktadır. Bu tez çalışmasında, bölgesel kalkınmada sivil toplum kuruluşları (STK)'nın rolü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada uygulanan anket sonucunda; Hakkari ilinin kalkınması için Hakkari ilinde bulunan sivil toplum kuruluşlarının tanıtım reklam politikalarının doğru ve etkin kullanılmadığı, bundan dolayı şehrin imaj sorununun olduğu, bazılarının halkın çıkarlarını öncelemeyen ve Hakkari ilinin temel sorunlarını göz ardı eden bir anlayışa evrildikleri dile getirilmiştir. Hakkari ilinde kalkınmanın gerçekleşebilmesi için Hakkari'de bulunan bütün sivil toplum hareketlerinin beraber hareket etmesi ve sivil toplum kuruluşlarının etkinlik sahasının genişletilmesi, halkın refah seviyesini yükseltecek sosyoekonomik projeler meydana getirmesi, devletin güçlü kurumlarından daha fazla destek bekledikleri sonuçları ortaya çıkmaktadır.
Bölgesel kalkınma ve yönetişim: Karacadağ kalkınma ajansı örneği
Bu çalışma, bölgesel kalkınmada yerel katılımcı bir yapı ve yönetişime dayalı bir kalkınma yaklaşımının bölgesel plan, politika, hedef ve stratejiler üretme ve uygulamada nasıl bir etki ortaya çıkardığını incelemektedir. Az gelişmiş bölgelerde bölgesel kalkınma ajanslarının kalkınmada yönetişim yaklaşımına dayalı olarak rollerini oynayıp oynayamadıkları, Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının rolünü ve etkinliğini azaltan sorunlara ve olası çözümlere işaret etmek araştırılmıştır. Bu nedenle önceki çalışmalar ve literatür çalışmaları araştırılıp Türkiye'de 26 düzey 2 bölge içerisinde son sırada yer alan TRC2 bölgesinde faaliyet gösteren Güneydoğu Anadolu Karacadağ Kalkınma Ajansı araştırma alanı olarak seçilmiştir. TRC2 Bölgesi'nde kalkınma sorumluluğu üstlenmiş Karacadağ Kalkınma Ajanslarının faaliyete başlamasından bugüne geçen 11 yılı aşkın sürede "yönetişim bağlamında kalkınmada rolü ve etkinliği" merak konusu olmuştur. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma, Yönetişim, Kalkınma Ajansları
Dicle Kalkınma Ajansının imajı: Artuklu (Mardin) örneği
Bu araştırma, kalkınma ajansı kavramını tanımlamakta ve Mardin ili Artuklu ilçesinde kalkınma ajansının tanınırlığı, bilinirliği ve halk nezdinde imajı ile ilgili bir durum değerlendirmesi yapmaktadır. Bu durumun farklı açılardan ilçede yaşayan bireylere etkisi ve katkısının halk açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Artuklu ilçesinde bölgesel kalkınma ile ilgili, özellikle bu konuda bir çalışma olmaması bu araştırmanın çıkış noktasını oluşturmuş ve bu çalışmanın yapılması gerekliliği kanaatini oluşturmuştur. Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), TRC3 Bölgesinde faaliyet göstermekte, Mardin ili de bu TRC3 bölgesinde yer almaktadır. Kalkınma Ajansının; kamuya ait kurumlar, özel sektöre ait kuruluşlar, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve en nihayetinde toplum açısından önemi ve faaliyetlerinin ne derece tanınırlığı ve bilinirliği olduğu daha önce bu çapta bir araştırma ile ölçülmemiştir. Bu nedenle, kalkınma ajansının il kalkınmasındaki rolü merak konusu olmasından dolayı bu çalışmanın yapılması gerekliliği inancını uyandırmıştır.
Kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınma üzerine etkileri: Batman örneği
Bölgesel kalkınma, günümüzde topyekûn bir gelişimi ifade etmekle beraber yerelde kendine özgü kaynakların ortaya çıkartılması ve söz konusu bölgede yaşayan insanların üretime katılması gibi bir nitelik ve anlam kazanmıştır. Türkiye'de kamu hizmetleri, doğrudan merkezden söz konusu bölgelere aktarılırken, zamanla bu politikadan vazgeçilmiş ve kalkınmayı hızlandıracak hizmetleri ya da projeleri, bölgede yaşayan insanların daha iyi bileceği anlayışı benimsenmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin gelişmişlik düzeyinin az olması bölgesel kalkınma konusundaki çalışmaların da az olmasına sebep olmuştur. Gelişmişlik arttıkça dönüşüm başlamış ve bölgesel kalkınma da bu dönüşümün sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada; günümüzde önemi gittikçe artan bölgesel kalkınmanın ne ifade ettiğini, bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için bölgesel kalkınma ajanslarının etkileri incelenmiştir. Çalışmada Dicle Kalkınma Ajansı'nın Batman ili özelindeki etkileri saptanmaya çalışılmıştır.
Mahalli idarelerin bölgesel kalkınma üzerindeki etkileri
Mahalli İdarelerin Bölgesel Kalkınma Üzerindeki Etkileri konu başlıklı yüksek lisans tez çalışması üç bölümde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde genel hatlarıyla mahalli idareler, yerel yönetimler ve belediyeler üzerinde durulmuştur. Konu ile ilgili yasa maddelerine değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise bölge ve kalkınma kavramları ve çeşitleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde mahalli idarelerin bölgesel kalkınmaya etkileri ve bölgesel kalkınma ajansları incelenmiştir. nahtar Kelimeler: 1- Kalkınma 2- Mahalli İdareler 3- Bölge 4- Yönetim 5- Etk
Bölgesel ve ekonomik kalkınma bağlamında İstanbul Kalkınma Ajansı örneği
Ülkemizin bölgeleri arasındaki gelişmişlik düzeyleri incelendiğinde, bölgeler arasında kalkınma politikaları alanında eksiklikler ve aksaklıklar göze çarpmaktadır. Tam da bu noktada yönetim, bu eksiklik ve aksaklıkları gidermek adına çözüm mekanizmaları oluşturmak zorunda kalmıştır. Bu çalışmada, dünyada yaygınlaşmaya başlayan Bölgesel Kalkınma Ajansları'nın, kalkınma ile ilgili sorunlarının saptanması, bu sorunlara alternatif çözüm önerileri sunulması ve kalkınmayı destekleyen birimler olarak geliştirilmesine yönelik önlemlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yerel hizmetlerin merkezi yönetimler yerine yerele bağlı birimler tarafından sunulması giderek hakim anlayış olarak yerini almış ve böylelikle bölgecilik, bölgesellik kavramları yönetim alanında kullanılmaya başlanmıştır. Bölgelerarası eşitsizliklerin giderilmesi gibi çok önemli bir görevi üstlenen kalkınma ajansları her bölgenin kendine ait dinamiklerini ortaya çıkarmasına hizmet etmek amacıyla kurulan yapılar olarak incelenmiştir. Bölgesel Kalkınma Ajansları, sadece ekonomik kalkınmayı destekleyen bir yapı olarak değil, sosyo-kültürel kalkınmayı da yereldeki tüm aktörlerle birlikte hareket eden kurumlar olarak ele almıştır. Ekonomik kalkınma, bölgesel ekonomilerin artması ile daha da önem kazanmıştır. Ekonomik kalkınma sadece ekonomik anlamda değil, siyasi ve kültürel anlamda da büyümenin bir göstergesidir. Çalışmada da bu kapsamda ekonomik kalkınma kavramı açıklanmış ve ekonomik kalkınma politikaları, modelleri, göstergeleri ve ekonomik kalkınmanın belirleyici unsurları ele alınmıştır. Bölgesel kalkınma ajanslarıyla birlikte ekonomik kalkınma süreci ve İstanbul Kalkınma Ajansı'nın inceleneceği bu çalışmanın amacı; Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının oluşum süreçleri, bölgesel kalkınma ajanslarının yapısı ve Avrupa Birliği'nin bölgesel kalkınma yaklaşımları incelenerek İstanbul Kalkınma Ajansı'nın (İSTKA), İstanbul'un kalkınmasında ne gibi görevler üstleneceği ve bölgesel kalkınmaya sunduğu katkıları gözler önüne sermektir. Anahtar Kelimeler: Bölge, Bölgesel Kalkınma, İstanbul Kalkınma Ajansı.
Bölgesel kalkınmada belediyeler ve bölgesel kalkınma ajanslarının rolü
Dünyada, kalkınma kavramı çok önemli bir hale gelmiştir. Ülkemiz, gelişmiş ülkelere göre geride kalmış ve Avrupa Birliği süreciyle bu konuda önemli çalışmalar yapmaya başlamıştır. Bu çalışmada, bölgesel kalkınma konusunda ülkemizde nasıl bir süreç yaşandığı, bu süreçte belediyecilikte olan gelişmeler,ülkemizdeki ve dünyadaki örnekler ile bunların katkıları incelenmiştir.Kalkınma ajansı ve belediyelerin idari yapısı ile mali yapısı ele alınmıştır. Bu kurumların mali yapılarının kalkınma konusuna nasıl fayda sağladığı, bunların eksikliklerinin giderilerek nasıl daha verimli hizmet verilebileceğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı, başarı sağlamış ülke örneklerini de inceleyerek, bölgesel kalkınma konusunda ülkemizde ve kurumlarımızda yapılması gereken iyileştirme çalışmaları, merkezi hükümet ile belediyeler arasındaki idari yetki ve mali paylaşım dengesinin verimli olması için neler yapılması gerektiğini değerlendirmektir.Ayrıca kalkınma ajanslarının ve belediyelerin imkanlarının arttırılmasının, bölgesel kalkınmanın ilerlemesine sunduğu katkıları açıklamaktır.
Türkiye'de bölgesel kalkınma politikalarında kalkınma ajanslarının rolü ve istihdama etkisi: Zafer Kalkınma Ajansı örneği
Bu çalışmada Sanayi Devrimiyle ortaya çıkan ve 1929 Ekonomik Krizi ile derinleşen bölgesel dengesizlik sorununa yönelik tarihsel sürece değinilmiştir. Geçmişten günümüze bu soruna yönelik ortaya çıkan politikalar incelenerek özellikle son dönemlerde büyük önem kazanan Kalkınma Ajanslarına yer verilmiştir. Çalışmada Türkiye'de kurulan kalkınma ajanslarından, Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak illerini kapsayan, Zafer Kalkınma Ajansı örnek alınarak kalkınma ajanslarının bölge istihdamı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda Zafer Kalkınma Ajansı'nın proje türlerinden biri olan Rekabetçi KOBİ Mali Destek Programı(RKMDP) ile yapılan projeler baz alınmış ve bu projelerin bölge istihdamı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda, RKMDP projelerinin bölge istihdamını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Bu projelerle ile (Sonuçlanan projelere göre) bölgede 100 kişi istihdam edilmiştir. Ayrıca tüm projeler tamamlandığında bu sayının 200 kişiye ulaşacağı beklenmektedir. Bu projelerle hedeflenenin üstünde bir başarı elde edildiği sadece istihdam değil makine, ekipman ve yeni ürün sayısıyla da ispatlanmıştır. Bu sonuca göre, ajansın projelerinde istenilen sonuca ulaşabildiği ve RKMDP projeleriyle istihdam da etkin olduğu görülmüştür. Türkiye'de kalkınma ajanslarının uyguladığı projelerle bölge istihdamlarının özellikle bölgede ve genel anlamda da ülkede istihdam sayısının artmasında etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ajans, Avrupa Birliği, Bölge, Bölgesel Kalkınma, Kalkınma Ajansları, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması
Ağlar, yönetişim ve bölgesel kalkınma bağlamında Zafer Kalkınma Ajansı: Bir sosyal ağ analizi çalışması
Bu tezin temel odağı, TR33 Bölgesi'nde kurumlar arası işbirliği durumunun sosyal ağ analizi ile tespit edilmesi, Zafer Kalkınma Ajansı (ZKA)'nın kurumlar arası işbirliği ve ağ ilişkilerinin oluşturulmasında ne derece etkili olduğunun görüşme verileri ile ortaya konmasıdır. Araştırmada, TR33 Bölgesi (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak) il merkezlerinde bulunan, Ajansın yönetim kurulu üyeleri ve en son Kalkınma Kurulu üyelerinden oluşan 43 kurum yöneticisi veya Ajans ile ilgili olan yetkililerle anket ve yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. İşbirliği ağ ilişkilerini ortaya koymak üzere bu kurum yetkililerine, son bir yıl içinde bölgesel kalkınma ile ilgili hangi kurumlarla iletişim kurdukları, bilgi ve kaynak alışverişinde bulundukları, proje yaptıkları ve hangi kurumlara güvendikleri sorulmuştur. Sorulardan elde edilen veriler UCINET 6 ve Gephi programlarında analiz edilerek bölgenin işbirliği ağ haritaları çıkarılmıştır. İşbirliği ağları; iletişim, bilgi, kaynak, proje ve güven alt ağları olacak şekilde analiz edilmiştir. Veri analiz tekniği olarak sosyal ağ analizi kullanılmıştır. Bölgenin işbirliği ağlarının oluşmasının arka planında kurumların algı ve görüşlerini yansıtan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler, tematik olarak analiz edilmiş ve sosyal ağ analizi verileriyle karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ZKA, işbirliği ağlarının hepsinde aracılık görevi bakımından; Valilikler, Ticaret ve Sanayi Odaları ve İl Özel İdareleri de bağlantı sayısı bakımından ağların merkezinde konumlanmaktadır. Analizi yapılan ağların tümünde kamu kurumları ve yerel yönetimler sayıca fazladır. Kurumlar, bölgenin diğer illerindeki kurumlar ile işbirliği yapmaktansa kendi illeri içindeki kurumlarla işbirliğini tercih etmektedir. Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerindeki kurumlar arasında sınırlı da olsa işbirliği gözlemlenirken, Manisa çoğunlukla bölgenin diğer illeriyle işbirliği yapmamaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak sanayi ve eğitim sektöründe hizmet veren kurum ve kuruluşların aktif işbirliği söz konusudur. Kamu- Sanayi- Üniversite İşbirliği (KÜSİ) platformu üyeleri Ajans ile en sıkı etkileşimde bulunan kurumlar olduğundan, bu kurumlar Ajans ile işbirliği yapmaktadır. Kurumlar çoğunlukla Ajansın proje hibelerinden yararlanmak için Ajansla etkileşim kurmaktadırlar. Ajans, bölge aktörlerinin birçoğu tarafından hibe veren kuruluşlar olarak algılanmaktadır. İşbirliği ağlarının merkezinde konumlanan aktörler, ajansa kolaylıkla erişebilirken, ağların çeperinde kalan aktörler ajans ile etkileşim kurmakta zorlanmaktadır. Ajansın bölgesel yönetişim ve işbirliği geliştirmeye yönelik doğrudan ağ stratejisi bulunmamaktadır. Ajans, bölgede doğrudan ve dolaylı olarak sanayi sektörü ile ilgili aktörlerin işbirliği ağı oluşturmasında kurumlar arasında koordinasyonu sağlamaktadır. Bölgesel kalkınma, bölgedeki tüm aktörleri kapsayan bölgesel yönetişim yapılarına dayanarak sağlanmamaktadır. Ajans, bölgesel yönetişim mekanizmasını belli sektörler açısından sağlasa da, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının hepsini kapsayan bir yönetişim sürecini yürütmekte başarı sağlayamamaktadır.
Düzey II bölgelerinde kalkınma modeli oluşturmada coğrafi bilgi sistemlerinin rolü: Lucis modeli yaklaşımı
Sadece Türkiye'nin değil aynı zamanda Dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul, başta jeo-stratejik konumu ve ekonomik imkânlarının çeşitliliği sayesinde bir çok alanda cazibe merkezi olmaya devam etmektedir. Her ne kadar ulusal kalkınma planı olan Onuncu Kalkınma Planında, mekânsal planlama ve uygulamanın yerinde gerçekleştirilmesi ve ortak karar alma süreçlerini güçlendiren bir yapının oluşturulması öngörülmüşse de, halen onlarca kurumun İstanbul'da farklı ölçeklerde ve konularda planlama yetkisi olduğu gerçeği ortadadır. Farklı kurumların kendi doğruları çerçevesinde hazırlamış oldukları bu planlar arazi kullanım çakışmalarına sebep olurken, zaten doğal işleyişinde hızlı bir nüfus artışına sahip olan kent; Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kanal İstanbul gibi makro projelerle de artık mevcut konut stokunun yetmediği, gün geçtikçe bu ihtiyacın daha da şiddetlenerek arttığı bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir. Bu eğilim, başta kuzey ormanları olmak üzere havza koruma alanları, tarım alanları, sit alanları gibi doğal yaşam alanlarını tehdit eder hale gelmiştir. Bu tez çalışmasında farklı kurumların ürettiği planların çakışmaları dikkate alınarak en uygun alan kullanımlarını belirlemek için LUCIS (Land Use Conflict Identification Strategy) modeli kullanılmıştır. Özellikle büyümekte olan kentlerin karşılaştığı söz konusu problemin çözümüne yardımcı olabilecek bir model olan LUCIS modeli ile uygunluk analizleri yapılmıştır. LUCIS modeli, uygunluk analizlerine yeni araçlar sunmakta ve gelecekte görülmesi muhtemel alan kullanım uyuşmazlıklarını mekânsal olarak ortaya koymaktadır. Model, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yazılımı olan ArcGIS içerisinde yer alan ModelBuilder arayüzünü kullanmaktadır. Modelin daha iyi çalışması için, insanın mekânla olan ilişkisini özetleyen ve arazi kullanımlarını en genel şekilde tasnif eden yerleşim, tarım ve koruma alanları ile ilgili ulaşılabilen ve anlam ifade eden veriler kullanılmıştır. Modelde amaçlar, hedefler ve stratejiler oluşturularak fiziksel ve ekonomik açıdan en uygun alanlar CBS yardımı ile belirlenmiş ve mevcut alanlar ile karşılaştırılarak alternatif kullanım alanları önerilmiştir. Önerilen kalkınma modeli doğrultusunda, ülkemizdeki kentlerin en büyük sorunlarından biri olan yanlış arazi kullanımlarının önüne geçilebileceği umulmakta, sürdürülebilir kentsel gelişim ve doğa koruma arasında denge sağlanabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma aynı zamanda Kalkınma Ajansları tarafından hazırlanan, Düzey II Bölgelerinin anayasası denilebilecek Bölge Planlarının hazırlanmasında yani kalkınma planlamasında; CBS kullanımıyla hızlı, etkili ve doğru bir şekilde verilerin değerlendirilebileceğini ve mekânı etkileyen birçok faktörün aynı anda göz önüne alınarak, alternatif çözüm yollarının bulunabileceğini göstermektedir. İstanbul'un sürdürülebilir bir çevreye sahip ve keyifle yaşanan bir şehir olabilmesi için; LUCIS ve benzeri modeller yardımı ile belli parametreler kullanarak uygun yerleşim alanları belirleyerek, kontrolsüz bir şekilde artan yerleşim alanı ihtiyacını belirli alanlara yönlendirmek gerekli ve mümkündür. Aksi takdirde bu çalışmanın sonuçlarında görüldüğü gibi sürekli artan yerleşim alanları, şehrin can damarları olan su havzalarını, tarım alanlarını ve orman alanlarını gün geçtikçe baskı altına alacaktır.
Bölgesel kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmadaki rolü: Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Bölgesel kalkınma politikalarının gerçekleştirilmesinde önemli bir rol oynayan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), faaliyette oldukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgenin sahip olduğu potansiyeli işleyerek bölgede sosyal ve ekonomik olarak gelişmesinde katkı sağlamaktadır. Bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesinde etkili olan faktörlere ait veriler toplanarak incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, ulusal kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesine bir katkı olarak TR83 Bölgesinde aktif bir şekilde rol oynayan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (OKA), bölgesel kalkınmadaki faaliyetleri ele alınmaktadır. OKA'nın, bölgesel eşitsizlik sorununu ortadan kaldırmak için sağlamış olduğu programlar, projeler ve destekler analiz edilmiştir. Çalışma sürecinde elde edilen bulgular neticesinde, OKA'nın, TR83 Bölgesinde sağladığı desteklerin bölgesel kalkınmada oldukça önemli olduğu görülmektedir. Anahtar Kavramlar: Kalkınma, Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA).
Avrupa Birliği'nde yerellik ilkesi ve Avrupa Birliği mali yardımları bağlamında kalkınma ajansları
Avrupa Topluluğu kurulduktan sonra Topluluk içerisinde hem üye ülkeler hem de bölgeler arasında bir takım sosyal ekonomik farklılıkların olduğu saptanmıştır. Bu sebeple topluluk içerisinde bütün ülkelerin aynı seviyede olması anlayışı içerisinde geri kalmış ülke ve bölgelere de yardımlarda bulunulmuştur. Ayrıca Avrupa Birliği'ne katılmak isteyen aday ülke statüsünde bulunan ülkelere de Topluluğa katıldıktan sonra daha kolay uyum sağlaması ve aradaki farklılıkların en aza indirilmesi amacıyla çeşitli yardımlarda bulunulmuştur. Türkiye'de aday ülke statüsüyle yardımlardan faydalanmaktadır.Türkiye AB'ye giriş süreci ile yıllardır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerine oturan bölgesel gelişme politikalarını bırakarak yeni bir uygulama aşamasına girmiştir. AB'nin bütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşımın temel kurumu Bölgesel Kalkınma Ajansları'dır. Bölgesel Kalkınma Ajansları, ülkemizde 5449 sayılı kanun ile ?Kalkınma Ajansları? adı ile tesis edilmiştir. Kanunun amacı ise ?kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak? olarak açıklanmıştır. Devam eden süreçte, ilk olarak Adana ve Mersin illerini kapsayan Çukurova Kalkınma Ajansı ile İzmir ilini ve bölgesini içine alan İzmir Kalkınma Ajansları pilot uygulama olarak kurulmuştur. Günümüzde ise yirmi altı adet kalınma ajansı kurulmuş ve faaliyetlerine sürdürmektedirler.Bu çalışmada, AB'nin yerellik ilkesine yerel ve bölgesel yönetimlere verdiği önem açısından bakışı, Avrupa Birliğin mali yardımları ve Türkiye'nin AB ile mali ilişkileri kısaca anlatılmış olup, AB'nin bölgesel politikası bağlamında kalkınma ajanslarına değinilip kalkınma ajanslarının AB'nin yeni dönem bölgesel politikası için önem taşıyan aktörler olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yerellik İlkesi, Yerel ve Bölgesel Yönetimler, AB Mali Yardımları, AB Bölgesel Politikası, Kalkınma Ajansları.
İnovasyon yönelimli yönetim kültürü tasarımı; Türkiye kalkınma ajansları için model önerisi
Çalışmada örgütsel kültür, yönetim kültürü ve örgütsel tasarım kavramları temel alınarak, örgütsel inovasyon kültürü konusunda literatür taraması yapılmıştır. Örgütlerin inovasyona yönelik yönetsel uygulamalarda bulunması için, yapılan literatür araştırması çerçevesinde, üzerinde ortak görüş ifade edilen dört temel boyut üzerine oturan, ?örgütsel inovasyon yönelimli yönetim kültürü tasarımı modeli? oluşturulmuştur. Bu modele göre, örgütsel amaçların gerçekleştirilmesi için, öncelikle yeterli kaynakların, etkin liderlik uygulamaları ile birleşiminden oluşan örgütsel gücün, inovasyona yönelik bir niyet çerçevesinde, tüm çalışanların teşvik edilmesi için kullanılması halinde, ?örgütsel inovasyon yönelimli yönetim kültürü? nün oluşabileceği üzerinde durulmaktadır.Kurulan model çerçevesinde 2006 yılından buyana giderek yaygınlaşan bir ivme ile ülkemiz ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli bir yer tutan Kalkınma Ajansları özelinde ?örgütsel inovasyon yönelimli yönetim kültürü tasarımı modeli? öneri olarak ifade edilmeye çalışılmıştır. Ajansların bölgelerinde yüklenmiş oldukları misyonları yerine getirebilmeleri için öncelikle kendi örgütsel yapılarını inovasyon öncelikli olarak yönetmesi sürdürülebilir başarı için her açıdan önemlidir. Bu bağlamda belirlenen model çerçevesinde yönetim kültürü tasarımı yapılabilmesi için var olan durumu tespit etmek amacıyla, iş çevresini yaratıcılık ve yenilikçilik açısından nasıl algılandığını ölçen, KEYS ölçeği araç olarak kullanılmıştır.Ülkemizde faaliyet gösteren tüm kalkınma ajansları çalışanlarına yönelik yapılan anket çalışması ile elde edilen veriler çoklu regresyon analizi ve içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Ankete katılım sağlayan kalkınma ajansı çalışanlarının, örgütsel cesaretlendirmeyi ve örgütsel engellerin azlığını örgütsel inovasyon performansının arttırılmasına yönelik öncelikli etkileyici faktör olarak algılarken, yaratıcılık da çalışanların hissettiği özgürlük algısı, verimlilikte ise örgütün sahip olduğu kaynaklardaki yeterliliğin, öncelikli olan uyarıcı/etkileyici faktörler olarak algıladıkları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Kültür, Örgütsel Tasarım, Yönetim Kültürü, Örgütsel İnovasyon , Bölgesel Kalkınma Ajansı.
Örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel yenilikçiliğin toplam kalite yönetimi uygulamaları üzerindeki etkileri: TR33 Zafer Kalkınma Ajansı bölgesindeki işletmelerde bir örnek uygulama
Bu araştırmanın amacı Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD) ve Örgütsel Yenilikçilik (ÖY) ile Toplam Kalite Yönetimi (TKY) Uygulamaları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma için; Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği, Örgütsel Yenilikçilik Ölçeği ve Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2010-2017 yılları arasında TR33 Zafer Kalkınma Ajansı'ndan destek, hibe ve teşvik almış işletmelerdeki beyaz ve mavi yakalı 397 çalışandır. Araştırmada istatistiksel analizler için SPSS (18.0) ve AMOS (16.0) kullanılmıştır. SPSS ile demografik verilerin dağılımı, Açımlayıcı Faktör analizleri, Geçerlilik ve Güvenilirlik analizleri, t testleri, ANOVA testleri, Korelasyon ve Regresyon analizleri yapılmıştır. AMOS ile ölçeklerin Doğrulayıcı faktör analizleri ile Yol analizleri yapılmıştır. Araştırmada Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve Örgütsel Yenilikçilik ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca Örgütsel Vatandaşlık Davranışının alt boyutları (Diğerkâmlık, Nezaket, Sivil Erdem, Vicdanlılık ve Centilmenlik) ve Örgütsel Yenilikçiliğin alt boyutları (Davranışsal Yenilik, Ürün/hizmet Yeniliği, Pazar Yeniliği, Stratejik Yenilik ve Süreç Yeniliği) ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Örgütsel Yenilikçilik, Toplam Kalite Yönetimi
Türkiye'de bölgesel kalkınmayı sağlamada kalkınma ajanslarının değerlendirilmesi
Ulusal kalkınmanın sağlanmasında sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaşayabilmek için bölgesel kalkınma çalışmalarına büyük önem verilmektedir. Gerek dünya da gerekse Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan geri kalmış bölgeler mevcuttur. Aradaki gelişmişlik farklarını ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluş çalışmalarıyla kapatmak mümkündür. Bu kurumların içerisinde en büyük rolü kalkınma ajansları yürütmektedir. Kalkınma ajanslarıyla katılımcılık anlayışına dayalı bir süreç içerisinde bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak amaçlanır. Kalkınma ajanslarının faaliyetlerinin bölgesel kalkınmaya etkisini görebilmek, performansları hakkında değerlendirme yapabilmek adına araştırmalara başlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; ekonomik kalkınma kavramından hareketle ülkelerin kalkınma sorununa yönelik geliştirilen teori ve stratejilere yönelik araştırma yapılmıştır. Devletin kalkınma sürecindeki rolü ve bu süreci başarılı geçirebilmek adına kullandığı araçlar başta teşvik politikaları olmak üzere incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; ulusal kalkınmanın sağlanmasına zemin hazırlayan bölgesel kalkınma yaklaşımından hareketle AB ülkeleri ve Türkiye'deki bölgesel kalkınma uygulamaları başta kalkınma ajansları ayrıntılı olarak incelenmiş ve Türkiye açısından bölgesel kalkınma yaklaşımına yönelik genel değerlendirilme yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde; çalışmamızın asıl amacını oluşturan Türkiye'de Düzey 2 bölgelerinde hizmet veren 26 kalkınma ajansının bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmada kanunlar tarafından belirlenmiş görevleri yerine getirip getirmediğini görebilmek ve performanslarına yönelik fikir sahibi olabilmek adına çalışma yapılmıştır. Geliştirilen veri setiyle kalkınma ajanslarının destek türleri, bütçe imkânları, bölgeye katkıları kuruldukları yıldan 2020 yılına dek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın temel hipotezi, "Kalkınma ajansları bölgesel kalkınmaya yönelik faaliyetlerinde etkin değildir." şeklinde belirlenmiştir. Hipotezin geçerliliğini sınamak adına ajanslara yönelik raporlar incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda hipotezimizin geçerliliği sınanmış ve kalkınma ajanslarının ilk kuruldukları yıllardan bugüne gelişim gösterdiği ancak sürdürülebilir bir başarı yakalayamadıkları sonucuna varılmıştır.
AB entegrasyonu sürecinde Türkiye'de kalkınma ajanslarının kuruluşu ve işlevi
Dünyada yaşanan hızlı küreselleşmenin etkisiyle bölgesel kalkınma politikalarının önemi giderek artmaktadır. Bölgesel kalkınmanın ulusal ekonomide ve kalkınmaya olumlu etkisi bölgelerde yapısal kurumları zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya toplayan kalkınma ajansları ortaya çıkmıştır. Katılımcı, yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi bir anlayışa sahip ajansların dünyada birçok başarılı örneği bulunmaktadır.Türkiye'de kalkınma ajansı kurulma çalışmaları Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde başlamıştır. Bölgesel kalkınmada daha katılımcı bir anlayışa sahip olan ajanslar 2006 yılında çıkan kanunla yasalaşmıştır. İlk dönemlerinde yoğun tartışmalara yol açmış ve yaşanan yargı süreciyle beraber uygulama süresi gecikmiştir. Yaşanan bu gecikme yargı sürecinin tamamlanmasına rağmen ajansların kurumsallaşma süreci uzamıştır. İki pilot bölgede uygulamaya başlayan ajansların başarısı bölgesel kalkınmadaki gelecekleri için önemlidir.Bu çalışmada kalkınma ajanslarının dünyada ortaya çıkış sürecini Avrupa'da İngiltere örneğiyle inceleyerek Türkiye'de ajansların kurulmasından önceki süreçte bölgesel kalkınma araçları irdelenmiştir. Kalkınma ajanslarının kurulma sebepleri ve ardından oluşturulan ajansların durumu ortaya konmaya çalışılmıştır.
Kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmaya etkisi, ipekyolu kalkınma ajansı örneği
Bölgeler arası gelişmişlik farkı ülkelere göre değişik düzeylerde var olan ortak bir durumdur. Ülkelerin çoğu kalkınmada tam olarak dengeli bir yapıyı sağlayamamış ve bölgesel dengesizlikler ile baş etmek zorunda kalmıştır. Bu bölgesel dengesizlikleri yok etmek ve sürdürülebilir bir kalkınma için zamanla değişik model arayışlarına girilmiştir. Bu arayışların sonucunda bölgesel kalkınmayı sağlamak için kullanılmaya başlanan araçlardan biri de kalkınma ajanslarıdır. Bu çalışmada kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmaya etkisi incelenmiştir. Dünyadaki bölgesel politikaların ve bölgesel kalkınma ajanslarının incelenmesinin akabinde, Türkiye'deki politikalar ve ajanslar incelenmiştir. İpekyolu Kalkınma Ajansı'nın çalışmaları ve desteklerinden yola çıkarak ajansların bölgesel kalkınmaya etkileri İKA özelinde irdelenmiştir. Sonuç olarak kalkınma ajanslarının bölgenin kalkınması adına yadsınamaz faydaları olan bir yapı olduğu, ülkemizde henüz yeni olan bu yapının eksiklikleri bulunduğu, eksikliklerinin tamamlanması ve yapılacak bazı değişiklikler ile ajansların bölge kalkınmasına etkilerinin artacağı, bu konuda da ajansların etkileri üzerine yapılan çalışmaların önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Kalkınma, Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Politikalar, Bölgesel Planlama, Kalkınma Ajansı, İpekyolu Kalkınma Ajansı(İKA)
Beşeri ve ekonomik sermayenin geliştirilmesinde bölgesel kalkınma ajanslarının rolü (TR61 düzey 2 bölgesi örneği)
TR61 Düzey 2 Bölgesi toplam 2 684 328 nüfusa sahiptir. Türkiye nüfusunun %3,7'ini ve 36 996 km2'lik alanla yüzölçümünün %4,7'sini oluşturmaktadır. Türkiye'deki bölgeler arası kalkınmışlık farkının ortadan kaldırılması ve ortak yerel sosyo-ekonomik büyüme potansiyeline sahip illerin birlikte kalkınması için benimsenen bölgesel kalkınma politikası neticesinde Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulmuştur. Bu tezin amacı, bu ajansların faaliyetlerinin ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden olan beşeri ve ekonomik sermaye üzerindeki etkisini, bu politikanın başarılı olup olmadığını TR61 Düzey 2 Bölgesi Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) örneğinde açıklamaya çalışmaktır. Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi verimli toprakları, zengin su kaynakları ve ılıman iklimi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her çağda cazibe merkezi olmuş bir yerleşim alanıdır. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) aracılığıyla desteklen firmalar ile kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetlerin "Gayeli Örnekleme Yöntemiyle" ile seçilenlerden anket yoluyla birincil veriler toplanarak ikincil verilerle karşılaştırılmıştır. Sonuçta, BAKA aracılığıyla desteklen firmalar/ kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetler sonucunda beşeri ve ekonomik sermayenin geliştiği ve buna bağlı olarak sürdürülebilir bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir paya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, anket uygulanan firmalar ile kurum\kuruluşların yasal statüleri, bulundukları iller ve faaliyet alanları gibi beşeri ve ekonomik sermaye ile bölgesel kalkınma kriterleri arasında ''ki-kare ( 𝜒2)'' analizi yapılarak arasındaki ilişki belirlenmiştir.
Evaluation of outputs of financial supports provided by the Ahiler Development Agency
Since its establishment, the Republic of Turkey has tried to eliminate the developmental disparities between regions with policies from top to bottom. However, there was no great success in the elimination of inter-regional inequalities with these policies. At the end of the 1990s, in line with Turkey's EU accession target, the EU asked candidate countries to apply regional policies where local actors are active rather than top-down practices as a means of structural policy instruments in the accession process. In this regard, new arguments have been set for the establishment of regional policies in Turkey. In this sense, based on the statistical region units classification made by the European Union Statistics Office (Eurostat) in the mid-1970s, a total of 26 Regional Development Agencies were established, namely Izmir and Cukurova Development Agency in 2006, 8 Agencies in 2008 and 16 Agencies in 2009 with Law no. 5449. In this study, we examined the effectiveness of the financial supports provided to SMEs by the Ahiler Development Agency between 2010 and 2015 years for increasing the capacity of the firms. In this context, books, articles and statistical data related to regional development and development agencies were examined and 89 of 121 companies that received support were surveyed. Results obtained from the survey were evaluated through the SPSS program. As a reult of the study, there has been found a significant increase in the turnover, employment, openness to new markets and market share of companies that received financial support from the development agency in the region. However, there has been found no increase in the exports and R & D and innovation of the majority of the firms.
TR 72'de girişimcilik profilinin analizi
Türkiye'yi 26 bölgeye ayıran NUTSII kriterlerine göre TR72(Kayseri, Sivas ve Yozgat) bölgesinde her ilde girişimcilik eğitimi alan kişilerin girişimcilik profillerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan bu çalışma genel olarak genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde girişimcilik kavramı ve ilgili kavramlar anlatılmaktadır. İkinci bölümünde bölgesel kalkınma ajanslarına yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise çalışma kapsamında yapılan uygulama ve bulgular yer almaktadır. Çalışmanın evrenini TR 72 bölgesi oluşturmaktadır. Örneklem ise ORAN Kalkınma Ajansı ve KOSGEB tarafından ortaklaşa verilen uygulamalı girişimcilik eğitimine katılan kursiyerlerden gönüllülük esasına göre321 kişiye uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre kendi işlerinin sahibi olmak katılımcıların en büyük idealleridir ve katılımcılar maddi kazanç elde edemeyecekleri işlerde çalışmayı istememektedir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kalkınma, Bölgesel Kalkınma
Bölgesel kalkınma ajanslarının uygulamaları üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, kalkınma ajanslarının yapmış olduğu uygulamaları incelemektir. Bu temel amaç ışığında, bölgesel kalkınma ajanslarının Türkiye ve Japonya uygulamalarını incelemek ve bu ajanslarının yapmış olduğu faaliyetleri araştırmaktır. Öte yandan Düzce ilinde görev yapmakta olan üst düzey kurum amirlerinin Kalkınma ajanslarının uygulamaları hakkında düşüncelerini ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği uygulanmıştır. Çalışmanın verileri görüşme tekniği kullanılarak Düzce ilinde faaliyet gösteren üst düzey kurum amirlerinden elde edilmiştir. Bu bağlamda üst düzey on kurum amiri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, kalkınma ajanslarının kuruluş ve pratikteki uygulamalarının farklı olduğu, kalkınma ajanslarının daha çok ekonomi odaklı çalışmaları ele aldıklarını belirlenmiştir. Bununla birlikte, bölgesel kalkınma ajanslarının başarılı olması için yapması gerekenler arasında nitelikli personel istihdam etme ve bilimsel verilere kolay ulaşılabilmesi için sistem hazırlanması gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: Kalkınma Ajansları, Bölgesel Kalkınma, Düzce
Girişimciliğin bölgesel kalkınmaya etkisi; TKDK il örnekleri
Çalışmanın birinci bölümünde girişimcilik kavramı ve gelişimi ortaya konmaya çalışılmıştır. Kişilerin çevrelerinde meydana gelen fırsatları değerlendirebilmeleri ve bu fırsatlardan fayda elde edebilmeleri şeklinde basitçe ifade edilebilecek girişimcilik kavramı; günümüz ekonomik dünyasının olmazsa olmazı haline gelmiştir. Girişimcinin istihdama ve ekonomiye ne gibi katkılar sağlayacağı birçok kişi tarafından farklı biçimde dile getirilmiştir. Girişimcilik örneklerine baktığımız zaman girişimciliğin kültürel faktörlerden, ailesel faktörlerden mali çevre gibi farklı parametrelerden etkilendiğini söyleyebiliriz. Ülkemizde de her dönemin özelliğine göre faklı yapıda girişimcilik örnekleri ortaya çıkmaktadır. Osmanlı Döneminde el zanaatkârlığı ve kişisel beceriler şeklinde biçimlenen girişimciler, Cumhuriyetin kurulmasıyla kişisel becerinin üstüne çıkmıştır. Ülkenin kalkınmasını sağlamak amacıyla ilk zamanlarda devlet eliyle gerçekleştirilen yatırımlar 1960'lı yıllarla birlikte serbest girişimcilere teslim edilmeye ve her geçen yıl yeni girişimciler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ortaya çıkan bu girişimcilerin hemen hepsinin belirli vasıfta olduğu ve benzer özellikler taşıdıkları dikkat çekmektedir. Girişimcilik risk alabilme faktörünü taşıdığından girişimcinin başarılı veya başarısız olma durumuyla karşı karşıya kalmıştır. İkinci bölümde Bölgesel Kalkınma kavramı incelenmeye çalışılarak kalkınmanın nasıl sağlanabileceği üzerinde durulmuştur. Bölgesel kalkınmadaki amaç çeşitli sebeplerle ülkenin diğer bölgeleriyle aynı seviyede gelişimini sağlayamamış yerlerin tespit edilip kalkınmasını sağlamaktır. Bölgesel geri kalmışlığın çeşitli sebepleri olabilmektedir. Bölgesel kalkınma hamlesinin başlatılabilmesi için öncelikle geri kalmış bölgenin neden geri kaldığı tespit edilmelidir. Ülkemizde de bölgesel kalkınmayı sağlamak amaçlı kalkınma hamleleri başlatılmıştır. Bu hedefle kalkınma ajansları kurulmuştur. Aynı zamanda beşer yıllık kalkınma planları uygulanmıştır. Bizde bölgesel kalkınmanın nasıl sağlanmaya çalışıldığını, kalkınma ajanslarının faaliyetlerini ve beşer yıllık kalkınma planlarını ikinci bölümde incelemeye çalıştık. Üçüncü bölümde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu faaliyetlerini ve bölgemizde yer alan Elazığ, Malatya ve Diyarbakır TKDK yatırımlarını incelemeye çalıştık. TKDK 18 Mayıs 2007 tarihli yasayla kurulmuştur. TKDK kırsalda kalkınmayı sağlamak maksatlı kurumdur. Kırsalda kalkınmanın sağlanmasıyla ülke ekonomisinin güçlenmesi ve kırsalda istihdamın artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca bu bölümde TKDK'nın yatırımları başladıktan sonra TÜİK verileri kullanılarak hayvancılıkta saydığımız iller arasında TKDK'nın ne gibi bir fayda sağlayabildiğini incelemeye çalıştık.