Cointegration

201 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Dolaylı ve dolaysız vergilerin GSYİH ile eş bütünleşme ilişkisinin araştırılması: Türkiye 1925-2017 dönemi

Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de vergi gelirlerinin GSYİH üzerindeki etkisini 1925-2017 arası, zaman serisi verilerini kullanarak analiz etmektir. Çalışmada öncelikle vergi kavramı incelenmiştir. Vergilerin özellikleri ve çeşitleri belirtilmiştir. Türkiye'de yürürlükte olan vergiler açıklanmıştır. Vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki dağılımı, dolaylı vergiler ve dolaysız vergiler ayrımı ile gösterilmiştir. Vergilerin ekonomik büyümeye etkilerine değinilmiştir. Çalışmanın ekonometrik kısmında 1925-2017 GSYİH büyümesi ile dolaylı vergiler büyümesi ve dolaysız vergiler büyümesi değişkenleri ARDL sınır testi kullanılarak eş bütünleşme ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmanın durağanlık analizi için ADF birim kök testi kullanılmıştır. 1925-2017 döneminde eş bütünleşme tespit edilmiştir. Eş bütünleşme varlığının ardından 1925-1983 ve 1984-2017 alt dönemleri eş bütünleşme analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda 1925-1983 alt döneminde de eş bütünleşme ilişkisi tespit edilirken 1984-2017 alt döneminde eş bütünleşme tespit edilememiştir.

Dolaylı vergilerDolaysız vergilerEşbütünleşme+2
Burhaneddin Akbaba
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beşerî sermaye ve ekonomik büyüme ilişkisinin test edilmesi: Türkiye ekonomisi üzerine bir zaman serisi analizi

Bu tezde beşerî sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik ve ampirik olarak araştırılmaktadır. Ekonomik büyüme yaklaşımlarının ele alınmasından sonra Türkiye ekonomisi örneğinde 1970-2018 döneminde beşerî sermaye-ekonomik büyüme ilişkisi ampirik olarak incelenmektedir. Beşerî sermayenin bir belirleyicisi olarak doğuşta yaşam beklentisi kullanılmaktadır. Değişkenlerin durağanlık analizi için DF-GLS ve KPSS testlerinden yararlanılmaktadır. Eşbütünleşme analizi için Johansen testi uygulanmaktadır. Değişkenlerin katsayılarının tahmin edilmesi için DOLS, FMOLS ve CCR tahmincileri kullanılmaktadır. Değişkenlerin nedensellik analizi için Toda-Yamamoto nedensellik yaklaşımı kullanılmaktadır. Çalışmadan elde edilen ampirik bulgular Türkiye ekonomisi için önemli politika önerile sunabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beşerî Sermaye, Ekonomik Büyüme, Eşbütünleşme, Nedensellik, Türkiye

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Mazlum Özdil
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İthalat ve ihracatın ekonomik büyüme üzerine etkisi: 1989-2019 dönemi Türkiye örneği

Bu çalışmanın amacı 1989 – 2019 yılları arasında Türkiye Ekonomisinde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme ilişkisini incelemektir. Çalışmada üçer aylık frekanslar ile ölçülmüş veriler kullanılmıştır. (1989.Q1,Q2,Q3,Q4 ve 2019.Q1,Q2,Q3,Q4) Serilerin durağanlıkları ADF ve PP Testleri ile sınanmıştır. Birim Kök Testi sonuçlarına göre, serilerin düzey değerlerinde durağan olmadıkları görülmüş bu nedenle serilere fark alma işlemi uygulanmıştır. Seriler birinci farkta durağan hale gelmişlerdir. Johansen-Juselius Eşbütünleşme Analizi ile serilerin uzun dönemde aralarında bir ilişkinin olup olmadığı sınanmıştır. Bu test sonuçları, Türkiye' de uzun dönemde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme arasında bir ilişkinin mevcudiyetini göstermiştir. Nedensellik Analizi için ise Engle-Granger Nedensellik Analizi kullanılmıştır. Bu test sonuçları bize ithalat ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Ayrıca ekonomik büyümeden ihracata tek yönlü bir ilişki ve ithalattan da ihracata tek yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Ceren Çağla Damat
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçilmiş yüksek-orta gelirli ülkelerde yenilenebilir enerji ve yenilenemeyen enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: Bir saklı eşbütünleşme yaklaşımı

Enerji, yaşamın sürekliliği ve tüm canlılar için hayati önem taşıyan önemli bir faktördür. Hali hazırda temel ihtiyaçlarımızı karşılaması için gerekli ve ihtiyaç duyulan temel yaşam kaynaklarından biridir. Sanayi devrimi etkisiyle ve artan nüfusla birlikte enerji gerçeğinin farkına varılmıştır. 1973 ve 1979 yıllarında yaşanan petrol kriziyle enerji kavramının önemi artmış ve birçok konuyla ilişkilendirip akademik çalışmalara konu olmuştur. Sürdürülebilir büyümenin temel kaynaklarından biri olan enerji, geleneksel ekonomi akımları tarafından dikkate alınmayarak bir üretim girdisi olarak görülmemiştir. Ancak 1970 yılından sonra yeni bir ekonomi teorisi olan ekolojik iktisat yaklaşımı iktisatçıları enerjiyi ekonomik büyümenin birincil kaynağı olarak görmüşlerdir. Meydana gelen petrol krizleriyle birlikte ekonominin her sektörü için önemli olan yenilemeyen enerji kaynaklarının tükenebilir olması ve ekolojik dengeyi bozması nedeniyle ülkeler enerji politikalarında değişime gidirek tükenemeyen temiz, ucuz ve çevre dostu olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmişlerdir. Bu çalışmada yenilenebilir, yenilenemeyen enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki asimetrik ilişki Türkiye, Çin, Peru, Endonezya, Tayland, Kolombiya, Ekvator, Brezilya ve Meksika gibi seçilmiş orta-yüksek gelirli ekonomilerde 1965-2018 dönemi itibariyle analiz edilmiştir. Değişkenlerin logaritmik değerlerinin DF-GLS, KPSS ve Ng-Perron birim kök analizleri yapılmış ve değişkenlerin birinci farkında durağan olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi yeni nesil testlerden biri olan saklı eşbütünleşme testi kullanılarak analiz edilmiştir. Uzun dönem katsayıları FMOLS tahmincisi kullanılarak, nedensellik ilişkileri de saklı hata düzeltme modeline dayalı asimetrik nedensellik testi ile incelenmiştir. Ampirik analizlerden elde edilen sonuçlar Türkiye ve diğer benzer ekonomiler ile karşılaştırmalı olarak verilmiş, uygun politika önerileri sunulmuştur.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji+5
Servet Kapçak
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of import from Turkey to Iraq and Northern Iraq region

Iraq's and Northern Iraq Regions (NIR) local needs of goods and services depend on imports from international markets, and between all neighbors, Turkey is the biggest trade partner for both Iraq and NIR. However, the ratio of imports from Turkey is different in the NIR region. The purpose of this thesis study is to analyze the factors affecting import from Turkey to Iraq and NIR during the period 2004 to 2017. For this purpose, appropriate econometric models are used for time series analysis. The use of time series requires stationarity and when the structural breaks are considered, the time series are found to be stationary around the trend. The theoretical variables Gross Domestic Product (GDP), exchange rate and population that can affect imports are used in the models, and only GDP was found to be statistically significant. In addition, Johansen cointegration results could not obtained. All of these unexpected results are due to the small number of observations.

CointegrationGross domestic productIraq+5
Seban Azeez Hadoo Sherwanı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Determinants of the dynamic correlation patterns between stock prices and exchange rates

The foreign exchange market and the stock market are two of the most important markets in which investors and investors participate. The first is the largest market in terms of transaction volume. The question of whether there is a relationship between the two markets is of interest to investors, traders, firms' decision-makers and policymakers of financial institutions. In this study, we investigated the relationship between ER and SPI variables in terms of dynamic causality with the VAR model, in terms of long-term equilibrium relationship with cointegration technique, and analyzed whether the results support the posits and implications of traditional and stock-oriented models. IR functions analysis, FEVD analysis tools were also used for further inference. Data is from selected emerging countries including BRICS countries. In order to examine the impact of the crisis period, time series were examined as three periods. The results indicate that there is no L-R equilibrium relationship between SPI and ER variables. Granger causality results are mixed. Before-crises period results indicate there is no causal relationship between ER and SPI variables. Brazil and South Africa during the crisis and Turkey and South Korea post-crisis period SPI leads to the ER. This result supports the proposal of portfolio balance models. After-crises period in China, India, and Russia, ER leads to SPI. This result supports the proposal of flow models. No two-way Granger causality was found in any case. Variance decomposition analysis and correlation coefficients indicate that the association between SPI and ER variables increased during the 2008 banking crisis. Keywords Exchange rates, Stock prices, Cointegration, Granger non-causality, VAR Model, Variance Decomposition Analysis, Impulse Response Function Analysis

Dynamic conditional correlationExchange rateCointegration+4
Ahmet Sacit Seyid Özdem
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Measuring asymmetric information and error with technical analysis indicator based on fuzzy logic

This thesis examines three widely used oscillators, the Exponential Moving Average which provides an average price, the Moving Average Convergence Divergence which is a momentum indicator that shows the strength of price movement in a market, and the Relative Strength Index which aims to indicate overbought or oversold market condition in relation to recent price levels. We must also understand indices, which include daily closing values which are compared for their asymmetric information and error, and help for better understanding on price movements of financial markets by the right decision percentage of the same indicator signal, which comes from different trading strategies. To compare the values of oscillators equally, we define output values of these three oscillators by giving terms such as Buy-Buy, Buy-Sell, Sell-Buy and Sell-Sell. However, outputs of these three oscillators were different from each other most of the time, for a given period. The uncertainty which emerges in this case can therefore be concluded by using the Fuzzy Logic approach, which sets for one resolution instead of three to solve the problem. In addition, Fuzzification also results in a better ability to forecast and decide the timing of stock market entry and exit. In order to test this approach's validation and examine the correlation between oscillators and indices, one could compare the signals that have been generated by Fuzzification and the signals that have been generated individually from technical indicators.

AsymmetricFuzzy logicCointegration+5
Mehmet Harun Songün
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de reel efektif döviz kurunun ödeme yöntemleri bazında ihracata etkisi: 2000 yılı sonrasına yönelik bir analiz

Bu çalışmanın amacı; ülkelerin en önemli ekonomik göstergelerinden biri olan döviz kurunun yine ekonomik açıdan önem taşıyan ihracata etkisinin ödeme yöntemleri bazında incelenmesidir. Bu amaçla çalışmada, 2000-2015 tarihlerindeki Reel Efektif Döviz Kuru ile Mal Mukabili Ödeme, Vesaik Mukabili Ödeme, Peşin Ödeme, Akreditifli Ödeme (Peşin ve Vadeli Dâhil) değişkenleri arasında ilişki varsa ortaya çıkarmak için ekonometrik analiz yöntemlerinden olan VAR analizi modeli kullanılmıştır. Oluşturulan bu modelde Johansen eşbütünleşme ve Granger nedensellik testleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda elde edilen verilerde Birim Kök Testi sonucunda değişkenlerin birinci farklarında durağan oldukları görülmüştür. Uygulanan Granger Nedensellik testi sonucunda peşin ödeme yönteminin; vesaik mukabili ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu, vesaik mukabili ödeme yönteminin; mal mukabili ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu, akreditifli ödeme yönteminin peşin ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mal mukabili ödeme yöntemi ile peşin ödeme yöntemi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

Döviz kuruEşbütünleşmeGranger Nedensellik Testi+3
Çağtay Mersin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Karbon salınımı (CO2), çerçevesinde yenilenebilir enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki; Türkiye örneği

İnsanların ihtiyaçları sürekli büyürken, insanlar tüketim sınırlarını aşmakta ve gelecek nesilleri düşünmeden bugünü yaşamaktadır. Bu alışkanlıklardan dolayı insanoğlu Dünyanın Ekosisteminin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmekte ve kendi geleceğini yok etmektedir. Hâlbuki insanlar ihtiyaçlarını giderirken gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını yok etmeden sürdürebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda ekonomik ve sosyal gelişimini inşa edebilir. Enerji sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik ve çevresel boyutlarını etkileyen önemli kaynaklardan biri olarak ortaya çıkmıştır. Ülkelerin enerji ihtiyacı ekonomik büyüme ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Enerjinin fosil yakıtlardan karşılanıyor olması, Fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere salınan zararlı gazlardan dolayı sürdürülebilir bir çevreyi tehdit etmektedir. Ayrıca enerjide dışa bağımlılık ülkelerin sürdürülebilir kalkınma ve sosyo-ekonomik gelişiminin önünde engel olarak durmaktadır. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılık oranına bakıldığında 1990 yılında %52, 2000 yılında %68, 2011 yılında %72, 2018 yılında ise %73'dür ve bu bağımlılık oranı her geçen gün artmaktadır. Bu enerji ihtiyacının sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde karşılanması ve dışa bağımlılığın azaltılması ülkemizin önde gelen politikalarındandır. Bu politikalar doğrultusunda Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarını daha da önemseyerek ekonomik büyümesini arttırması gerekmektedir. Bu nedenle, çalışmada 1990-2015 döneminde Türkiye'de hem sürdürülebilir bir çevre hem de sürdürülebilir bir kalkınma için karbon salınımı (CO2) çerçevesinde ekonomik büyüme ile yenilenebilir enerji tüketimi arasındaki ilişkinin varlığı ve yönü araştırıldı. Bu çalışmada kullanılan yöntemler, Engle-Granger ve Gregory-Hansen eşbütünleşme testleri ile "Toda-Yamamoto" nedensellik testidir. Bu çalışmanın sonucunda Ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur.

Ekonomik büyümeEnerji tüketimiEşbütünleşme+4
Çiğdem Yakut
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gıda fiyatları endeksinin tarım ürünleri üretici fiyat endeksi ve döviz kuru arasındaki ilişkinin analizi: ARDL model

Gıda fiyatları, tüketiciyi hızlı ve doğrudan etkilemesi nedeniyle enflasyon söz konusu olduğunda önde gelen ekonomik olgulardan biridir. Literatür incelendiğinde Dünyada ve Türkiye gıda fiyatlarında yaşanan artışları etkileyen ortak nedenlerin; tarımsal üretim faktörlerinde yaşanan değişimler, iklim koşulları, son dönemde Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan lojistik problemler gibi bileşenleri olduğu görülmektedir. Türkiye açısından bakıldığında şehirleşme, göç, işgücü ve gelir dağılımı yapısının değişmesi gibi faktörler öne çıkmaktadır. Gıdanın tarladan ya da imalattan son tüketiciye ulaşma sürecinde yaşanan fiyat değişimleri konusunda kamuoyunda bilinen bir tartışma bulunmaktadır. Araştırmanın odak noktasına alınan bu hususta, tarım ürünleri fiyatları ile gıda fiyatları arasında bilimsel bir ilişkinin varlığı incelenmiş ayrıca döviz kurlarının fiyatlara olan etkisi üzerine çalışılmıştır. Kapsama alınan serilerden Gıda Fiyatları Endeksi, enflasyon hesaplamaları dahilinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık olarak hesaplanan Tüketici Fiyat Endeksinin alt grup endekslerinden biridir. Çiftçinin üreterek piyasaya sunduğu mal ve hizmetlerin fiyatlarında yaşanan aylık değişimlerin resmi olarak ölçüldüğü Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi ile Dolar ve Euro kuru serileri de çalışmaya dahil edilmiştir. Analizlerde değişkenlere ait 2010 Ocak-2022 Ağustos dönemi verileri kullanılmıştır. Serilerin durağanlıkları incelenmiş ardından seriler arasında olası ilişkiler Engle-Granger, Johansen ve ARDL eşbütünleşme yöntemleri ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak Tarım ürünleri üretici fiyatları, Gıda fiyatları ve Dolar kuru arasında istatistiksel olarak anlamlı eşbütünleşme ve hata düzeltme modelleri elde edilmiştir. Gıda fiyatlarının uzun dönemde çiftçinin piyasaya sunduğu mal hizmet fiyatlarından ve dolar kurundan etkilendiği, kur etkisinin daha önemli olduğu bulunmuştur.

ARDLDöviz kuruEnflasyon+7
İsmet Demirağ
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Long-run and short-run determinants of the private pension contributions in Turkey

An efficient private pension system can play a significant role in maintaining stable economic growth primarily through a higher savings rate, capital stock, and social welfare. Turkey is one of the relatively new countries to adopt a private pension scheme to promote higher household savings. In this study, we explore the determinants that affect a household's contribution to the private pension system. Using time-series monthly data from 2004 to 2018, we examine the long-run and short-run relationship amongst variables via the Vector Error Correction Model (VECM). We also conduct Impulse Response analysis to examine the response of variables to economic shocks. We find that the real exchange rate, deposit interest rate, change in the gross domestic product are negatively associated with per contribution in the system. Moreover, the gold price index and the BIST 100 index are positively related to per contribution level. However, we do not find any significant relationship between per contribution and changes in the inflation rate. The government incentive shows no real additional movement in the system. Keywords: Cointegration, Private Pension Accounts, Vecm, Turkey

Individual retirementPensionPension system+3
Mohammad Ismayl Al Masud
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of COVID-19 on stock markets; evidence from global equity indices

Does increasing uncertainty and volatility deter investors to benefit from equity diversification on the international market? How did equity indices perform during the COVID-19 pandemic? Using updated daily data from 2010-2021 this study aims at understanding how equity markets have performed in the international financial markets during this period. Can investors diversify their portfolio by investing in more than one equity market? The study also tries to understand the performance of these equity indices during the COVID-19 pandemic, employed as a dummy variable. In this case the study looks at equity indices that performed better and those that have a quick speed of recovery. Vector Error Correction Models (VECM) was used in the study to establish relationship among the 12 equity indices. Results from the study indicates that there are signs of further cointegration in the international equity markets. Adding COVID-19 as a dummy variable to the equation, there are increased number of cointegrating vectors among 12 equity indices included in the study as proxies for global equity indices. Furthermore, the results shows that investors can benefit by investing in particular, equity indices that have exhibited quick speed of recovery from the pandemic record lows. The data for the study was collected from Thompson Reuters and investing.com.

Stock exchangeStock exchange indexCOVID 19+4
Mustapher Faque
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of three crises: 1994, 2001 and 2008-09 on the general unemployment in Turkey

The economy of Turkey has gone through a series of economic crises since the 1980s even after the continuous reforms put in place by the government which were market- oriented. The labor market has gone through changes with the advent of each of the crisis. The main aim of this thesis is to check how the economic crisis of 1994, 2001 and 2008-09 affected the labor market of Turkey by looking specifically at the unemployment during these periods. The study used Vector Autoregression X (VARX) model to conduct annual time series analysis from the period of 1990 to 2019 to estimate how these crises (exogenous variables) affected unemployment (endogenous variables) in these periods. The empirical results show a positive and significant impact of the crisis of 2001 and 2008-09 on unemployment while the crisis of 1994 does not have any impact on unemployment. The 2001 crisis affected unemployment most with the male labor experiencing more of the impact than their female counterpart.

Economical crisis 2008Economic crisisEconomical crisis February 2001+4
Amaama Abdul-malık
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cari açığın belirleyicilerinin eş bütünleşme analizi yöntemiyle incelenmesi: 1992-2012 dönemi

Dünya ekonomisinde liberalizasyon sürecinin hız kazanması ile cari işlemler dengesi özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük önem kazanmıştır. Ekonomik küreselleşmenin dinamiklerine uyum sağlamak ve dünya ekonomisi ile bütünleşebilmek amacıyla Türkiye ekonomisi, 1980 sonrasında köklü bir yapısal değişim geçirmiştir. Bu dönemde korumacı ve ithal ikameci yapı, yerini serbest pazar ve ihracat teşviklerine dayanan, dış ticaretin, kurun, faizin ve sermaye hareketlerinin serbestleştirilmiş olduğu bir yapıya bırakmıştır. Küreselleşme ile birlikte ticaret, sermaye hareketleri ve teknoloji akımı uluslararası bir özellik kazanarak Türkiye ekonomisi 1980 sonrasında hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarda bütünleşme eğilimi giderek hız kazanmıştır. Bu entegrasyon süreci, Türkiye'nin dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olurken, diğer taraftan dünya ekonomisindeki risklerin Türkiye ekonomisine yansımasına neden olmuştur. 1980'li yıllardan bu yana hem finans kesiminde hem de dış ticarette uygulanan serbestleşme politikaları dışardan kısa vadeli sermaye girişlerinin artmasına sebep olmuş, bu da ulusal paranın değer kazanmasına ve ithalatın artmasına yol açarak cari açık oluşmasına zemin oluşturmuştur. Türkiye'nin kronik hastalığı haline gelen cari açığın; tasarruf yetersizliği, dış ticaret açıkları, reel kur azalması, bütçe açıkları, büyüme gibi belirleyicileri vardır. Bu ekonomik göstergeler sürekli etkileşim halindedir ve birbirine bağımlıdır. Cari açığın çözümü için ekonomide bu dengelerin sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı cari açığa sebep olan değişkenleri belirlemek ve bu değişkenlerle elde edilen sonuç ile cari açık sorununa çözüm önerileri getirmektir.

Cari açıkCari işlemler dengesiEşbütünleşme+2
Çisem Bozkurt
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

A threshold cointegration analysis of Turkish loan rates

After global financial crisis in 2008, new discussions raised in the monetary transmission mechanism literature. In this sense, in end-2010, the Central Bank of Republic of Turkey (CBRT) has adopted unconventional approach where multiple interest rates would be used to conduct a more effective monetary policy. This study assesses how policy-induced changes in interbank money market rates affect commercial banks' interest rates for consumer, vehicle, housing and commercial loans in Turkey over the period of 2011M1-2019M7. To do so, asymmetric threshold cointegration approach by Enders and Siklos (2001) is employed, where threshold autoregressive (TAR) and momentum threshold autoregressive models (MTAR) is used to capture the asymmetric adjustment behaviour of the loan rates. Empirical results show that complete pass-through exists only in consumer and vehicle loan rates while incomplete pass-through exists in housing and commercial loan rates. The asymmetric adjustment behaviour appears to vary across loan types and different model specifications. Specifically, the asymmetric adjustment in housing loan rates in the form of downward rigidities implies that housing loan rates respond faster to increases in interbank money market interest rates. Within this context, our findings suggest that several steps to intensify the competition in banking sector could provide complete and symmetric pass-through processes, which will eventually strengthen the efficiency of monetary transmission mechanism. Keywords: Interest Rate Pass-Through, Loan interest rates, Asymmetric Threshold Cointegration

Bank creditsBanksCointegration+4
Muzaffer Emre Kaan Gümüşsoy
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm ve ekonomik büyüme ilişkisi: Üst-orta gelirli ülkeler üzerine panel veri analizi

Turizm; istihdam, ödemeler dengesi ve ulaştırma gibi diğer sektörlere sağladığı geniş katkılardan dolayı ekonomik kalkınma ve büyümede önemli bir sektör olarak kabul görmektedir. Bu çalışma ile turizm ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin ekonometrik analizlerle incelenmesi ve değişkenler arasındaki sayısal parametrelerin elde edilmesi amaçlanmaktadır. Literatürde turizm-ekonomik büyüme ilişkisini inceleyen çalışmaların çoğunlukla zaman serisi analizi gibi tek ülke verisi kullanılarak yapılan analizleri içerdiği görülmektedir. Diğer taraftan, literatürde panel veri analizi kullanan son dönem çalışmalar incelendiğinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin analizlerde aynı anda kullanıldığı görülmektedir. Halbuki turizm faaliyetleri ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli ilişkinin incelenmesi aşamasında benzer gelir seviyesine sahip ülkelerin birlikte değerlendirilmesi, daha tutarlı sonuçlar elde etmek bakımından faydalı olacaktır. Bu sebeple çalışmada kullanılan panel veri analizinde Türkiye ile benzer gelir seviyesine sahip olan üst-orta gelirli ülkelerin verileri kullanılmıştır. Çalışmada yapılan panel eşbütünleşme testleri sonucunda, üst-orta gelirli ülke grubu için yapılan analizlerde turizm geliri ile ekonomik büyüme arasında ve ziyaretçi sayısı ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli ve çift yönlü pozitif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir.

Birim kök testleriEkonometrik analizEkonomik büyüme+5
Şayan Serap Özcan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı makroekonomik göstergelerle tüketici fiyat endeksi arasındaki ilişkinin incelenmesi: Türkiye örneği

Çalışmada, 2010:01-2018:08 yılları arası Türkiye ekonomisinin önemli göstergelerinden tüketici fiyat endeksi, yurt içi üretici fiyat endeksi, perakende satış hacim endeksi ve sanayi üretim endeksi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Serilerin durağanlığı Dickey-Fuller birim kök testi yardımıyla incelenmiştir. Serilerin her biri birinci dereceden bütünleşik olarak belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki olası eşbütünleşme ilişkisi Johansen eşbütünleşme yöntemiyle araştırılmıştır. Eşbütünleşme analizi sonucunda, seriler arasında uzun dönemli denge ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra fark serileri kullanılarak vektör hata düzeltme modeli kurulmuştur. Bu model üzerinden vektör otoregresyon modeli ve Granger nedensellik analizi yapılmıştır. Etki tepki fonksiyonları ile varyans ayrıştırması sonuçları ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Granger nedensellik analizi sonuçlarından, %10 yanılma düzeyinde tüketici fiyat endeksinin sanayi üretim endeksinin bir nedeni olduğu sonucuna varılmıştır. Uzun dönemli nedensellik analizi sonucundan ise tüketici fiyat endeksinde uzun dönemli nedensellik olduğu belirlenmiştir.

EşbütünleşmeVektör hata düzeltme modeliVektör otoregresyon modeli
Ümmü Selin Tekin
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektörünün ekonomik büyümeye etkisi: Türkiye örneği

Bu tezde 2003 yılı 1. Çeyreğinden 2017 yılı 3. Çeyreğine kadar gerçekleşen dönemde Türkiye'de turizm sektörünün ekonomi üzerinde etkileri incelenmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; turizm sektörünün tanımı, ülke ekonomileri içerisindeki yeri ve önemi, dünya üzerindeki tarihsel gelişimi, ülke ekonomileri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri ve bununla birlikte turizm sektörünün Dünya'da geleceğine dair beklentilere yer verilmektedir. İkinci bölümde; Dünya'da ve Türkiye ekonomisi içerisinde turizm sektörüne dair temel göstergeler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise literatür özeti, veri seti ve değişkenler, yöntem ve model, elde edilen analiz sonuçları ve analiz sonuçlarının değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın amacı ilgili yıllarda turizm sektörünün ekonomi üzerindeki etkilerinin tespit edilmesidir. Çalışmada yapısal kırılmaları dikkate alan Gregory-Hansen eşbütünleşme yöntemi ve Toda Yamamoto Nedensellik Analizi kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Yapılan eşbütünleşme testi sonucunda %5 ve %10'da eşbütünleşik ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan nedensellik testinde gayrisafi yurtiçi hasıladan turizm harcamalarına ve döviz kurundan turizm harcamalarına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEşbütünleşme+5
Sinan Çinar
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş Asya ülkelerinde para talebi fonksiyonu

Bu çalışmanın amacı yapısal değişimleri dikkate alarak seçilmiş beş Asya ülkesine (Kore, Malezya, Singapur, Tayvan ve Türkiye) ait para talebi fonksiyonları, 1991:Q1-2015:Q2 dönemini kapsayan veriler kullanılarak tahmin etmek ve fonksiyonların istikrarlı durumlarını ortaya koymaktır. Çalışmada dar (M1) ve geniş (M2) standart para talebi fonksiyonları (gelir ve faiz oranının fonksiyonu olarak ) ayrı olarak tahmin edilmektedir. İlk olarak çalışmada serilerin durağanlığı, ADF ve iki yapısal kırılma altında LM birim kök testleri yardımıyla test edilmiştir. Bu testlerin sonuçlarına göre parasal büyüklükler, reel gelir ve faiz oranı serileri pek çok durumda birinci farkta I(1) durağandırlar. Bir sonraki adımda Johansen ve Gregory Hansen eşbütünleşme testi uygulanarak dar parasal büyüklüğü (M1) ile para talebi belirleyicileri arasında her iki teste göre eşbütünleşmenin var olduğu gösterilmiştir. M2 parasal büyüklüğü için ise Johansen testinde eşbütünleşmenin var olduğu Gregory ve Hansen testinde ise pek çok durumda eşbütünleşmenin olmadığı görülmüştür. Para talebi fonksiyonunda yapısal değişim mevcut ise fonksiyon istikrarsız olabilmektedir. Bu açıdan para talebi fonksiyonunun tahmin edilmesinde yapısal değişimler göz ardı edilmemelidir. Çalışmada, 1991:Q1-2015:Q2 dönemi için tahmin edilmiş para talebi fonksiyonlarının üzerinde CUSUMSQ testi uygulanmıştır. Bu testin sonuçları Malezya'nın geniş para talebi fonksiyonu dışında bütün ülkelerin para talebi fonksiyonlarının istikrarsız olduklarını göstermiştir. Bu yüzden para talebi fonksiyonlarının yapısal değişimleri Bai ve Perron yöntemiyle ortaya konmuş ve kırılmalar öncesi, arası ve sonrası yani alt dönemlerin fonksiyonu EKK yöntemiyle tahmin edilmiştir. Ampirik bulgular 1991:Q1:2015:Q2 döneminde bütün ülkeler için para talebi fonksiyonunun tamamen istikrarlı olmadığını gösterirken alt dönem fonksiyonlarında ise pek çoğunun istikrarlı olduğu görülmüştür.

Birim kök testleriEşbütünleşmeGüney Kore+7
Haroon Hazem
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizmin bölgesel ekonomik kalkınmaya etkisinin ampirik analizi

İkinci Dünya Savaşı sonrası artan ulaşım ve teknolojik gelişmeler turizm endüstrisini dünyanın en büyük sektörlerinden biri haline getirmiştir. Bu denli kısa zamanda küresel büyüklükte bir endüstri haline gelen turizmden birçok ülke daha fazla pay alabilmek için politikalar belirlemektedir. Büyük teknoloji ve alt/üst yapı yatırımlılarına ihtiyaç duyulmadan yatırım yapılmasına imkân sağlayan turizm özellikle azgelişmiş bölgelerin kalkınmasında en önemli araçlardan biri olarak görülebilmedir. Bu tezin amacı, sosyo-ekonomik açıdan Türkiye'nin en az gelişmiş bölgelerinden biri olan TRC Bölgesinin kalkınmasında turizmin sektörünün etkisinin ekonometrik analizlerle tespit edilmesidir. Panel veri analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada iki dönem ait veri seti kullanılmıştır. Bu iki döneme ait veri setinden beş farklı model oluşturulmuştur. Elde edilen analiz sonuçlarına göre; oluşturulan tüm modellerde turizm değişkeninin beş farklı bağımlı değişken (LSAG, LIHR, LOK, LKULT, LKYIC) üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Kişi başına gelirin modellerde yer alan bağımlı değişkenler üzerindeki etkisine bakıldığında iki değişkeni (LSAG, LIHR) pozitif, iki bağımlı değişkeni de (LOK, LKULT) negatif olarak etkilediği ve bir değişken (KYIC) üzerinde anlamlı bir etsinin olmadığı sonucu elde edilmiştir. Turizm değişkeninin Gaziantep ve Kilis illerinde modellerde yer alan bağımlı değişkenler üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak araştırmanın veri seti ve sonuçları açısından öneriler sunulmuştur.

Bölgesel kalkınmaBölgesel turizmEkonomik kalkınma+3
Güray Karacıl
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji ve inovasyon göstergelerinin milli gelire olan etkisi: Panel veri analizi yöntemi

Günümüz dünya sisteminde tüm ülkelerin ortak hedefi ekonomik büyüme hedeflerine ulaşarak ekonomik büyümeyi sağlamak ve refah düzeylerini artırmak olmuştur. Ekonomik büyüme; üretilen mal veya hizmetlerin üretim faktörlerindeki artış, teknolojilerinde gerçekleştirilen bir gelişme, emeğin verimliliğinin arttırılması, kapasite kullanım oranının artması gibi etmenlere bağlı olarak çıktıların artışını göstermektedir. Ekonomik büyümenin en büyük göstergesi Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'daki değişim olarak kabul edilmektedir. Teknolojinin ve inovasyonun milli gelir üzerindeki etkisini ölçebilmek; araştırma ve geliştirme harcamaları, global inovasyon indeksi, ülkenin bilgi ve iletişim ihracatı, ülkenin bilgi ve iletişim ithalatı, imalat ürünleri ihracatı, imalat ürünleri ithalatı, yükseköğretim görmüş çalışan işçi oranı ve araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde çalışan araştırmacı sayısı değişkenleri kullanılmıştır. Bu değişkenlerin ülkelerin GSYİH'lasının üzerindeki etkisine ve payına bakılmıştır. Verilerin toplanılmasında Dünya bankası veri bankası, UNESCO ve Global inovasyon raporlarından yararlanılmıştır. Ekonomik durumlarının farklı olduğu, gelişmekte ve gelişmiş ülkelerin içinde olduğu 48 ülke seçilmiştir ve bu ülkelerin verileri 2007 ile 2016 arası yıllarda incelenmiştir. Panel veri analizi yapılmadan önce değişkenlerin birim kökleri olup olmadığı araştırılmıştır ve Levin, Lin ve Chu birim kök testleri ve Fisher birim kök testleri uygulanmıştır. Birim kök testleri yapıldıktan sonra durağan olmadıkları tespit edilen değişkenlerin eşbütünleşme testleri yapılmıştır. Eşbütünleşmenin varlığının sorgulanması için Pedroni panel eşbütünleşme testi ve Kao panel eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Eşbütünleşmenin varlığı Pedroni panel eşbütünleşme testinin sonucuyla kabul edilmiştir. Sabit etkiler panel veri analizi modeli uygulanmıştır. Durağan olmayan değişkenlerin uzun vadede durağanlığını incelemek için dinamik modelleme yöntemlerinden Vektör Hata Düzeltme modeli kullanılmıştır ve granger testi yapılmıştır. Teknoloji ve inovasyon göstergelerindeki artış ekonomik büyümeye olan etkisi beklendiği gibi olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Literatürde de bu göstergelerin ayrı ayrı etkilerinin ölçüldüğü çalışmalar mevcuttur ve çalışmayı desteklemektedir. Çalışmanın artıları 48 ülkenin dünya profilini çıkarması, yakın zamanlı değişimleri analiz etmesi ve hem statik hem dinamik panel analiziyle sonuçların karşılaştırılıp değerlendirilmesi olmuştur. İki yöntemde birbirini ortak değişkenlerinde birbirlerini desteklemiştir. Ekonomik büyümeye olan etkinin fazla sayıda değişkenle incelenmesiyle katkıda bulunulmuştur. İçsel büyüme modellerinin öne sürdüğü gibi teknolojinin büyümeye olan olumlu etkisi tasdiklenmiştir.

Araştırma-geliştirmeEşbütünleşmePanel veri modelleri+1
Muhammed Hakan Yorulmuş
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme ve yoksulluk arasındaki ilişki: Türkiye üzerine ampirik bir inceleme

Küresel bir sorun haline gelen yoksulluk tüm dünyanın gündeminde yer almaktadır. Yoksulluk sorunuyla mücadelede farklı politikalar uygulanabilmektedir. Yoksullukla mücadelede birçok mekanizma kullanılmakta ve bu yolla yoksulluk en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Finansal gelişme bu mekanizmaların arasında yer almaktadır. Finansal araçların çeşitli olması ve bu araçların herkes tarafından kullanılması, fon akışının güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi finansal gelişmeyi ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki yoksulluk ve finansal gelişme boyutunu ele aldıktan sonra finansal gelişmenin yoksulluk üzerindeki etkisini ampirik analiz yoluyla incelemektir. 1980-2022 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak analiz yapılmıştır. Analiz değişkenlerinden yoksulluk bağımlı değişken iken finansal gelişmede bağımsız değişkendir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda finansal gelişme ile yoksulluk arasında Johansen-Eşbütünleşme testinde eşbütünleşme ilişkisi bulunmuştur. Uzun dönem katsayı tahminini tespit etmek amacıyla FMOLS ve DOLS yöntemleri kullanılmış ve değişkenler arasında pozitif ilişki belirlenmiştir.

EşbütünleşmeEşbütünleşme testleriFinansal gelişme+3
Seher Uygur
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ekonomik büyüme ve savunma harcamaları ilişkisi: VAR analizinden kanıtlar

Kamu harcamalarının bir parçası olan askeri harcamalar, bir ülkenin ulusal bütçesinde önemli bir paya sahiptir. Dolayısıyla, ekonomik büyüme askeri harcamalardaki değişmelerden etkilenmektedir. 1970'li yılların sonundan itibaren askeri harcamalar ve ekonomik büyüme ilişkisi araştırılmasına rağmen, konu ile ilgili yapılan çalışmaların bulguları bakımından henüz bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ayrıca, dünyada Soğuk Savaş sonrası askeri harcamaların azalması gündeme gelmiş, fakat Türkiye coğrafi konumu itibariyle askeri harcamalarını artırmaya devam etmiştir. Bu çalışmada, 1990-2020 dönemi için Türkiye'de savunma harcamaları ve ekonomik büyüme ilişkisi zaman serileri analizi ile araştırılmıştır. Bu çalışmanın bulgularına göre, Türkiye'nin savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme testi ile uzun dönem ilişkisi olduğu saptanmıştır. FMOLS test sonucuna göre, savunma harcamalarındaki %1 birimlik artışın ekonomik büyümeyi %0.82 azalttığı tespit edilmiştir. DOLS test sonucuna göre, savunma harcamalarının %1 birimlik artışın ekonomik büyümeyi %1.37 azalttığı tespit edilmiştir. Etki-tepki fonksiyonuna göre, savunma harcamalarına verilen bir şok ekonomik büyümeyi ilk yıl negatif etkilemiştir. Bu etki, dördüncü yılın ortasına kadar sürmektedir. Dördüncü yılın sonlarına doğru etki pozitife dönmekte ancak beşinci yıl tekrar negatif etkilemekte ve ekonomik büyümenin tepkisi beşinci yılın sonunda kaybolmaktadır. Varyans ayrıştırması bulgularına göre de ekonomik büyümeyi en çok etkileyen faktörün enflasyon olduğu ortaya çıkmıştır. Bulgulara göre Türkiye'de Neo-Klasik Yaklaşım'ın geçerli olduğu görülmüştür. Askeri harcamaların halen Türkiye'nin ekonomik performansını etkileyen önemli bir faktör olması sebebiyle, bu çalışmadan elde edilen bulguların önemli olacağı düşünülmektedir.

Askeri harcamalarEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Mehmet Alper Alpcan
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hisse senedi fiyatları ile döviz kuru ilişkisi: Borsa İstanbul endekslerinde uygulama

Dünyada gerek bireysel gerekse kurumsal yatırımcılar farklı yatırım araçlarını tercih etmektedir. Yatırım araçları bu tercihe göre arz talep dengesi uyarınca birbirini etkiler niteliktedir. Önemli yatırım araçlarından olan hisse senedi ve döviz kuru da dolaylı yoldan dahi olsa birbiriyle ilişkisi bulunmaktadır. Hisse senedi ile döviz kuru ilişkisine dair kabul gören çeşitli teoriler bulunmaktadır. Bu teorilerden birbirinin karşıtı niteliğinde Geleneksel Yaklaşım ve Portföy Dengesi Teorisi olmak üzere iki teori öne çıkmaktadır. Geleneksel Yaklaşıma göre hisse senedi döviz kurundan pozitif yönlü etkilenirken, Portföy Dengesi Teorisinde döviz kuru, hisse senedinden negatif etkilenmektedir. Yapılan çeşitli çalışmalarda dünya borsalarında iki ana teoriden hangisinin geçerli olduğu ülkelere göre farklılık göstermektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul'da hangi yaklaşımın geçerli olduğunun, sektör endeksleri bazında yaklaşımların farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu bağlamda 2010:01-2020:12 dönemine ait aylık BIST-100, BIST Mali, BIST Sınai, BIST Hizmetler ve BIST Teknoloji endeksi verilerinin nominal ABD doları/TL kuruna karşı ilişkisi incelenmiştir. Yöntem olarak Granger nedensellik, Johansen eşbütünleşme, CCR, DOLS, FMOLS analizleri kullanılmıştır. Çalışmaya konu olan beş endeksin dolar/TL kuruyla eşbütünleşme ilişkisinin olduğu ve dolar kurundan BIST endekslerine doğru tek yönlü pozitif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre Borsa İstanbul'da ve Borsa İstanbul'un sektör ana endekslerinde Geleneksel Yaklaşımın geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulDöviz kuruEn küçük kareler yöntemi+6
Mehmet Serdar Çığır
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects