Citizenship

202 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin kentler üzerindeki etkileri: Tekirdağ örneği

Küreselleşmenin tanımı yapılırken ortak bir paydada buluşulamama olmasına rağmen sonuç olarak aynı anlama denk gelen tanımlamalar yapılmaktadır. Gündelik yaşamımızla doğrudan ilintili olması tek başına bağımsız düşünülememesi küreselleşmenin her alanda etkilerinin olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Pek çok akademik araştırmalarda yapılan tanımlamalar farklılık gösterse de çıkarılan varsayımların ve sonuçların birbirine yakın görüşler olduğunu söyleyebiliriz. Dünya üzerinde öne çıkan şehirler kendilerine has özellikleriyle simgesel şehirler olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüz metropolleri küreselleşen dünyada etkileşimden payını almaktadır. Şehirler arası iletişimin yoğun olması ticaretlerin artık ülkeler arası yerine mega kentler diye adlandırılan şehirler arasında yapılması metropol şehirlerin önemini giderek arttırmaktadır. Bu nedenle metropollerde gelişimin sürekli devam ettirilmesi ülkeler ve kentler arasında iletişiminin yoğunlaşması gerekmektedir. Ülkemizde dünya kenti olarak kabul gören İstanbul metropollere en iyi örnek olarak gösterilebilir. İstanbul'a yakın illerden olan Tekirdağ'ın yani şehrimizin gelişimini yapması metropol şehirler arasında yer alması bunu da küresel dünya akışı içinde sürdürmesi gerekmektedir. Yoğunlaşan küreselleşme ile beraber Tekirdağ'ın da bu etkileşimden uzak kalmayarak metropoller arasında yer alacağı tahmin edilmektedir. Bu bağlamda yapılan araştırmada küreselleşmenin çeşitli tanımlamaları yapılırken aynı zamanda küreselleşmenin farklı boyutları ele alınmaktadır. Dünya üzerinde var olan kent modellerine değinilerek ülkemizde üç büyük şehir üzerinden açıklamalı olarak tasvir ve karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu çalışmada küreselleşen dünyada küreselleşmenin şehirler üzerinde oluşturduğu etkiler çeşitli kaynaklardan yararlanılarak ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Metropol, Şehir, Tekirdağ.

BüyükşehirlerKentlerKüreselleşme+3
Emre Taşdan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yurttaşlık söyleminin dönüşüm ve metalaşması sürecinde vatandaşlığın kazanılması

Kapitalist üretim ilişkilerinin belirleyici hale gelmesi, kapitalizm öncesi toplumsal ilişkiler sisteminden köklü bir kopuş yaratmış, devletin kapitalist örgütlenmesine ve işlevlerinin kapitalizmin yeniden üretilmesi bağlamında içerik edinmesine yol açmıştır. Yurttaşlık, kapitalist üretim tarzının hâkim olduğu ve devletin kapitalist devlet biçiminde örgütlendiği bu tarihsel süreç içinde ortaya çıkmıştır. Feodal unsurlarından arındırılan kapitalist devlet iktidarı, yurttaşlar toplumuna ait kabul edilmek suretiyle meşrulaştırılmıştır. Bu bağlamda devlet iktidarı, meşruiyetini sürdürmek üzere, yurttaşlar topluluğunu bir arada tutan ortak aidiyetlere, değerlere ve söylemlere dayanan bir toplumsal bütünlüğü sağlamak ve yeniden üretmek durumundadır. Ancak kapitalist üretim tarzının koşulları, toplumsal ilişkilerin yapısına ve özgül tarihsel koşullara bağlı olarak, farklı dönemlerde farklı içerikler edinirler. Sermaye birikiminin değişen koşulları, birikim rejimlerinin ve devletin bununla uyumlu kurumsal yapılarının ve işlevlerinin dönüşümüne yol açar. Yurttaşlığın kavramsal ve kurumsal içeriği de birikim rejimlerindeki dönüşüme bağlı olarak dönüşmüştür. 18. yüzyıl sonlarından 1970'li yıllara değin, yurttaşlık piyasa-dışı toplumsal ilişkiler alanına özgü kavramlarla tanımlanırken; 1970'li yıllardan itibaren piyasa ilişkileri alanına özgü bir içerikle tanımlanmaya başlamıştır. Bu dönüşümün hukuki düzenleniş biçimi, yatırıma dayalı vatandaşlığın kazanılmasının vatandaşlık hukuku mevzuatına eklenmesidir. Bu düzenleme, 1970'li yıllarda ortaya çıkmış ancak 2008 krizinin etkilerine bağlı olarak Türkiye'de ve dünya genelinde yaygınlaşmıştır. Belirli parasal değerdeki yatırımlar veya vasıflı emek gücünün ülke içinde tutulması karşılığında vatandaşlık hakkının tanınması, yurttaşlar toplumunu bir arada tutan ortak aidiyetlerin ve değerlerin veya söylemlerin aşınmasına yol açmıştır. Yurttaşlığın alım-satım ilişkileri alanında tanımlanması, diğer bir ifadeyle metalaşması, kapitalist üretim tarzını yeniden üretebilecek bir toplumsal bütünlüğün kalmaması, devletin temel işlevini sağlamasının imkânlarının esaslı bir biçimde ortadan kalkması anlamına gelir. Böyle bir sonuç, kapitalist devletin meşruiyet dayanaklarının zayıflamasına ve daha temelde kapitalist üretim tarzına özgü çelişkilerin önlemez krizine sebep olacaktır.

Anayasal vatandaşlıkDemokratik vatandaşlıkHukuk devleti+7
Merve Yiğit Kendirci
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşehrilik ve hemşehri derneklerinin kültürel boyutu

Türk kültürünün tarihi gelişimi içerisinde göç olgusu, yönelimleri değişse de kültürel bellekteki kodlarıyla bir süreklilik içerisinde bugünü şekillendirmeye devam etmektedir. Yüzyıllık serüvenini geride bırakan Türkiye Cumhuriyeti, bünyesinde meydana gelen değişimlerle her manada büyük bir gelişim göstererek bugünkü toplumsal ve kültürel yapısını biçimlendirmiştir. Bu yüzyıllık arka plana bakıldığında iç göç sürecine bağlı olarak belirli olguların ön plana çıktığı görülmektedir. Bu olgulardan biri olan kentleşme deneyimi yalnızca insan hareketliliğiyle açıklanabilecek bir konu değildir. Kompleks bir yapı oluşturan kentleşmeye bağlı göçle birlikte insanlar, kente uyum sağlama ve kültürel kimliklerini koruma, geliştirme ve ifade etme aracı olarak "hemşehrilik" biçiminde nitelendirdikleri bir aidiyet zemininde kendilerine özgü tampon bir mekanizma geliştirmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de kentleşmenin başlangıcını oluşturan iç göç sürecinin önemli mekanizmalarından biri olan hemşehrilik ve hemşehri dernekleri konusu, İstanbul'da faaliyette bulunan Karadeniz kökenli (Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize) dernekler üzerinden ele alınmaktadır. Hemşehriliğin ve hemşehri derneklerinin tarihi gelişimi, yapısal ve mekânsal özellikleri, kültürel boyutunda yer alan etkinlikleri, geçiş dönemleri, geleneksel müzik ve dans özellikleriyle mesleki tekelleşmeleri, medya ilişkileri, kültürel değişim ve dönüşümünde etkili olan faktörleri işlevsel bir çözümleme eşliğinde saptanmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkiye'nin siyasal, ekonomik ve toplumsal yaşamını etkileyen hemşehrilik olgusunun temelinde ve devamlılığında kültür kavramının önemi ve belirleyiciliği vurgulanmıştır.

DerneklerGöçlerHemşehrilik+6
Onur Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hannah Arendt'in insan hakları eleştirisi ve kozmopolitanizm

Hannah Arendt, insan hakları eleştirisini, ardından çöken kederli sessizliğin son bulmadığı bir felaket olarak tanımladığı Birinci Dünya Savaşı sonrasında, üç imparatorluğun yıkılması ve yeni ulus-devletlerin kurulması sürecinde ortaya çıkan, sayıları milyonları bulan azınlıklar, mülteciler ve devletsiz halklara mensup insanların "devredilemez" diye tanımlanan haklarını, insan haklarını yitirmeleri üzerine kurar. Herhangi bir siyasi organın korumasından mahrum kalanların insan haklarından da mahrum kalması Arendt'e göre daha temel bir hakkı "haklara sahip olma hakkı"nı işaret eder. Çalışmanın birinci bölümünde Arendt'in insan hakları eleştirisi ele alınmıştır. Ulus-devletin egemenlik ilkesi ile insan haklarının tanınması/korunması ilişkisi ve siyasal topluluğa üyeliğin hakların gerçekleştirilmesindeki belirleyiciliği Arendt'in eleştirisindeki temel noktalardır. İkinci bölümde ise Habermas'ın kozmopolitanizm yaklaşımı ele alınarak, Arendt'in insan haklarının gerçekleştirilmesine dair tespit ettiği sorunlara yanıt oluşturma olanağı tartışılmıştır. Habermas, etnik aidiyetleri temel alan yurttaşlık anlayışı yerine anayasal ilkeleri temel alan bir yurttaşlık kavrayışının geliştirilmesi gereğini dile getirir. Onun kozmopolitanizm yaklaşımının diğer unsuru ise insan haklarının tüm devletleri kapsayan bir anayasa olarak kabul edilmesi ve ulus-üstü örgütlenmelerle güvence altına alınmasıdır. Anahtar Sözcükler: insan hakları, ulus-devlet, yurttaş, haklara sahip olma hakkı, kozmopolitanizm

Arendt, HannahKozmopolitanizmUlus-devlet+2
Nuriye Ahu Özveri
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yurttaşlık düşüncesi bağlamında ulus devlet ve sorunları

Araştırmanın konusu tarihsel geçmişine bakıldığında hemen her zaman bir imtiyaz ve var olma aracı olarak düşünülmüş olan yurttaşlık düşüncesinin ve pratiğinin ulus devletler gibi homojen yapılarda uğradığı kırılmadır. Antik Yunan'da devlet ve yurttaşlık kavramı daha çok ideal alanın bir nesnesi olarak tartışılmışken, Roma İmparatorluğu'nda bu durum farklı bir boyuta taşınarak somut ilişkilerin belirlediği, belirli yasaların rehberliği ve gözetiminde hukuki bir statü kendisini ortaya koymuştur. Her iki kültürün, hem düşünsel hem de pratik anlamda, -Ortaçağ'ı da kapsayan ve uzun süren bir sessizlikten sonra- tekrardan ortaya çıkan Avrupa kent devletleri ve buna bağlı olarak yeniden tartışılmaya başlanan yurttaşlık düşüncesine olan etkileri oldukça önemlidir. Bütün bu geçmişe bağlı olarak, modern düşünce ile birlikte tarihinden farklılaşarak yeniden şekillenmeye başlayan yurttaşlık düşüncesi, bugün hala etkisinde olduğu Fransız Devrimi özelinde büsbütün başka bir konuma yerleşmiştir. Bu bağlamda tarihsel mirasın yeniden işlenmesiyle ortaya çıkan millet, milliyetçilik ve cumhuriyet düşüncesi, yurttaş ve devlet ilişkisinin bürokrasi çerçevesinde giderek belirginleşmesi ile de harmanlanarak yepyeni bir yurttaş ve devlet anlayışı ortaya koymuştur. Tezin konusunun da üzerine inşa edildiği asıl kırılma noktası burasıdır. Tebaa olmaktan çıkan her tek insan artık yurttaş olarak ulusun en önemli parçası ve meşruiyetin dayanağı olarak tarihsel bir konum elde etmiştir. Söz konusu olan bu yeni yurttaş, artık başka bir düzlemde başka anlamlara gelmektedir. Tam da bu noktada ulus devletler, bir sözleşme ile toplumu oluşturan her tek bireye diğeri ile aynı düzlemde eşitlik sağlayan, aynı zamanda hukuk veya yasalar karşısında eşitliği temel alan politik birliktelikler olarak bu yeni yurttaşın inşasında önemli bir rol oynamıştır. Ancak ulus devletler gibi üniter yapılar içerisinde yurttaşlık, tekil, saf ve rafine bir özne olarak şekillenip her tek bireyi yurttaşa dönüştürerek siyasal yapı içerisinde bir yerde konumlandırırken diğer taraftan güçlü bir birleşme adına ulus ve onu oluşturan yurttaşı bölgesel kültür ve iç çeşitliliğin bastırılmasının bir aracı olarak kullanmıştır. Bu yurttaş, artık tarihsel geçmişinde olduğu gibi imtiyaz sahibi yurttaştan farklı olarak ulus devletin inşasında hemen herkesin zorunlu olarak elde ettiği biçimsel yurttaş olarak tekleşme, aynılaşma ve homojenize etmenin enstrümanına dönüşmüştür. Bu türden bir kırılmanın sonucu olarak, inşa sürecindeki ulus devletlerin kurucu unsuru olarak yurttaş, homojen bir birliktelik tasavvuru olarak ulus düşüncesinin ulusal kimlikle bütünleştiği hayali birlikteliğin temel unsuru olarak merkeze yerleşmiş ya da öyle olduğu iddia edilmiştir.

DemokrasiKimlikUlus-devlet+2
Hasan Demir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci arasındaki ilişki

Mekân bilinci, bireyde mekâna yönelik olarak oluşan algıların bütünü; yurttaşlık bilinci ise bir toplum veya ülkeye dahil olma sonrasında, yönetime katılma, bir parçası olduğu toplumu savunma, onu daha fazla kalkındırmaya özen gösterme yetisi olarak tanımlanabilir. Coğrafi düşünüşün toplumda yaygınlaştırılmasının, milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştireceği düşünülmektedir. Bu araştırma, lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci düzeyleri ile bu ikisi arasındaki ilişkiyi ve ayrıca bu iki bilinç düzeyinin bazı sosyo-demografik değişkenlere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bir mekân bilimi olan Coğrafya disiplininin kuramsal düzeyinin arttırılması, aynı zamanda yurttaşlık bilinci çalışmalarıyla arttırılabilecektir. Bu bakımdan mekân bilinci ve yurttaşlık bilincini inceleyen çalışmaların önemi büyüktür. Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Beşiktaş İlçesi'ne bağlı okullarda görev yapmakta olan 69 lise coğrafya öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak Sosyo-demografik Bilgi Formu, Mekân Bilincine Yönelik Soru Formu ve Yurttaşlık Bilinci Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları, örneklem grubundaki katılımcılara 2018 yılı Mart-Nisan ayları içinde gerek görev yapmakta oldukları okul müdürlüklerince A4 çıktısı olarak, gerekse internet ortamında doldurulabilen online form olarak ulaştırılmış, bu iki yolla toplanarak önce excel dosyasına dökülmüş, eksik anketler elenerek eksiksiz doldurulmuş anket verilerinin analizinde SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özellikleri frekâns ve yüzde dağılımları ile gösterilmiştir. Mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci görüşlerine ait puanların cinsiyet, medenî durum ve görev yapılan okul türüne göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; yaş, doğum yeri, öğretmenlikteki süre değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ile yurttaşlık bilinci arasındaki ilişki analizinde Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; lise coğrafya öğretmenlerinin genel mekân bilinci düzeyleri 'yüksek', genel yurttaşlık bilinci düzeyleri ise 'çok yüksek'tir. Lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ile yurttaşlık bilinci arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuş olup; mekân bilinci yüksek olan lise coğrafya öğretmenlerin yurttaşlık bilinci de yüksek; mekân bilinci düşük olan lise coğrafya öğretmenlerinin yurttaşlık bilinci de düşüktür. Anahtar Kelimeler : Lise Coğrafya Öğretmenleri, Mekân Bilinci, Yurttaşlık Bilinci.

Branş öğretmenleriCoğrafi bilgiCoğrafya eğitimi+6
Senar Devrim Sarp
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Homo Sacer: Muslims as outlaws in American political thought

As the United States of America has embraced and defended its right to operate with impunity on a global battlefield, Muslims in particular have found themselves in an increasingly Western-controlled and anti-Muslim world in terms not only spatial but also discursive, with Western intervention not only military but also ideological. Much has been written about the roots of anti-Muslim thought in the civilizational conflict between the Christian and Muslim worlds, or Euro-American racism and xenophobia, but the developments of the American War on Terror deserve a political analysis that measures the systemic impact on the safety of Muslims in the American order, with an eye for opportunities to strengthen their position. Giorgio Agamben’s philosophical work on outlawry and bare life in the Roman figure of homo sacer provide a field for this analysis, of which this thesis focuses on the Muslim American citizen as the Muselmann - he limit figure of humanity - in the global camp. How historical is Agamben's theory,and how contemporary? I argue that Agamben's theory is even more historical than he himself proves, and that Muslims in America, even the citizens among them, are the latest – but also, the most fundamental – example of bare life at the center of America's civil war.

Agamben, GiorgioUnited States of AmericaOutlawry+3
Cyrus A Mc Goldrıck
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği kimlik inşasının 2011 sonrası göçmen politikalarına etkisi

Temel hareket noktası olarak kimliğin esas alındığı bu çalışmada günümüz kimlik tartışmalarına öncelikle kimliğin ne olduğuna dair bir açıklamayla başlanmıştır. Kendi tarihsel gelişimi ve mücadele alanı boyutuyla beraber ele alınan Avrupa'nın, bu hususlar ışığında kimliği ve kimliğinin güçlü yanları nitelendirilmektedir. Bu süreçte kimliklerin sınırlara hapsolamayacağı görüşünden hareketle kuruluş felsefesinde kozmopolit bir normatif kimlik değeri çizen Avrupa Birliği kimliği ve kurumsal yapısı incelenmektedir. Böylece ulaşılmak istenen bir hedef olarak ulus üstü vatandaşlık kurma adına bölgesel nitelikteki bir oluşumun Avrupalı Birlik Kimliği inşasında ne kadar başarılı olabileceği gözlemlenmiştir. Bunun için de en net sonuçlara yine günümüzün bir başka popüler konusu olan göç ve göçmenler üzerinden ulaşılmıştır. Çalışmamız nihai olarak ulus devletlerden şekillenen Birliğin hedeflerinin en önemli engeli olarak, güvenlik sorunları, ekonomik kaygıları ve milliyetçi duyguları başta olmak üzere, yine bu ulus devletlerden kaynaklandığı sonucuyla beraber, Birliğin kendi içindeki tutarsızlığına ulaşmaktadır. Bu süreçte toplumsal dönüşümün ve yeniden inşanın ise meydana gelebilecek büyük bir kırılma noktasıyla beraber, sözü geçen ulus üstü kimliksel varlığın gerçekleşmesine dair fırsatları doğuracağı göz ardı edilmemektedir. Böylece aksaklıkların AB'nin temel felsefesine bağlı kalarak giderilmesiyle ulus üstü vatandaşlık durumunun gerçekleşme ihtimali tamamıyla reddedilmemektedir.

Avrupa BirliğiGöçmenlerKimlik oluşumu+4
Ozan Gerçeker
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde demokrasi ve vatandaşlık eğitimi

Bu araştırmanın amacı: İlköğretim okullarında görev yapan Sınıf Öğretmenleri ve Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin vatandaşlık konularına ilişkin bilgi, bu konulara atfettikleri önem ve sergiledikleri davranış düzeylerini tespit etmek ve bilme, önemseme ve davranışa dönüştürme arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Demokrasi ve vatandaşlık eğitimi her geçen gün önemini gittikçe artırmaktadır. 2005 yılında hayata geçirilen ilköğretim okulları öğretim programı ile hem yaklaşımı ve hedefleri hem de öngördüğü öğretim yöntem ve öğrenci nitelikleri itibarıyla Türkiye'deki vatandaşlık anlayışı ve vatandaşlık eğitimini önemi daha da artmıştır. Bu öneminden dolayı bu tezde öğretmenlerin evrensel vatandaşlık temaları esasında yeterlilikleri araştırılmıştır.Bu araştırma deseni, veri toplama araçları ve analiz tekniklerin itibarıyla nicel bir araştırmadır. Araştırmanın uygulaması 2008?2009 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak ilinde 4. ve 5. sınıflara vatandaşlık eğitimi veren 240 Sınıf öğretmeni ve 79 Sosyal Bilgiler öğretmeni olmak üzere toplam 319 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li Likert tipi Vatandaşlık Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğim toplam güvenirlik katsayısı 0.81 Crombach Alpha dır.Toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak yüzde, frekans, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Elde edilen bazı sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir; Öğretmenlerin vatandaşlık bilgi ve davranış düzeylerine bakıldığında genellikle yüksek seviyede oldukları görülmektedir. En çok bilgi ve davranışa sahip oldukları kategori ise `Demokrasi: Saygı ve Eşitlik' tir. Öğretmenlerin vatandaşlık konularıyla ilgili bilgi düzeyleri arttıkça, vatandaşlık konularını önemseme düzeyleri de artmaktadır. Öğretmenlerin sergiledikleri vatandaşlık davranışlarını etkileyen faktörler arasında o konuyla ilgili bilgi seviyesi en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır Ayrıca hiyerarşik olmayan stepwise regresyon analizinden çıkan sonuçlara göre öğretmenlerin vatandaşlık konularına atfettikleri önem, öğretmenlerin o konuyu bilmeleri ve uygun davranışları sergilemelerinden sonra gerçekleşmektedir.Anahtar Kelimler: Vatandaşlık, Vatandaşlık Eğitimi, Demokrasi, İnsan Hakları

DemokrasiDemokrasi eğitimiKavram öğretimi+4
Nur Leman Göz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yöneticilerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ilköğretim okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 41 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene, okul müdürlerinin yönetsel tarzları hakkındaki algılarını belirlemek, örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerini belirlemek ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel istatistikler ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ve tükenmişlik düzeylerinin yakından ilişkili olduğu yönündedir.Anahtar kelimeler: Yönetsel Tarz, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Örgütsel Tükenmişlik.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriTükenmişlik+7
Nurettin Karakaşoğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak yerel gazetelerinin demokrasi ve vatandaşlık kavramları açısından incelenmesi (1949-1990)

Çalışmamızda gündelik hayatın hafızası olan gazetelerin incelenmesi aracılığıyla demokrasi, vatandaş ve vatandaşlık gibi kavramların Uşak ilindeki algılanışı ve bu kavramların konu alanlarının kapsamında olan aktiviteler yer almıştır. Gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık kavramları tarihi süreçteki toplumsal durumu yansıttığı için önemlidir. Günümüze kadar olan süreçte Uşak'ta gazeteler ile ilgili yapılan çalışmaların sınırlı oluşu alanla ilgili bilimsel boşluğun doldurulması gereğini doğurmaktadır. Uşak'taki yerel gazeteler, gazetelerde yer alan yazılar ve haberler çalışma konumuzu içermektedir. Dönemin içerisinde demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık ile ilgili çok fazla haber ve yazı bulunmaktadır. Çalışmamızın konusu, Uşak'ta basının gelişimi ve matbaanın başlangıcıyla günümüze kadar olan süreçte toplumun demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık kavramlarına olan ilgisini gazetelerde yer alan yazı ve haberler aracılığıyla tespit etmektir. 1949?1990 yılları arasında Uşak'taki yerel gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık ile ilgili haber ve yazılar kategorize edilerek tarihi süreç içerisinde incelenmiş. Gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık başlıklı ve içerikli yazı ve haberler çıkartılarak kategorize edilmiş ve gazetelere göre bu kavramların kullanım sıklığı ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle gazetelerde yer alan haber ve yazılarda vatandaş, vatandaşlık ve demokrasi, demokrat, demokratik kavramına olan ilgi ortaya çıkarılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gazete, Demokrasi, Vatandaş, Vatandaşlık, Basın, Kavram, Uşak, Yerel, Türkiye, Tarih,

BasınDemokrasiE-Türkiye+5
Ferdal Köse
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların DNA profilleri ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okulların DNA profilleri ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2015 – 2016 öğretim yılında Uşak ilinde görev yapan 3986 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise 457 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada basit tesadüfî örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgüt DNA'sı ölçeği" ve "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenler okulların DNA profillerini, sağlıklı örgüt profillerinden esnek örgüt profili olarak algılamaktadırlar. Okul düzeyleri arasında ilkokullar, diğer okul düzeylerine göre daha sağlıklı olan örgüt profillerine sahiptirler. Erkek öğretmenler okulların sağlıklı örgüt profillerinde olduğuna yönelik algı düzeyine sahip iken, kadın öğretmenlerin algı düzeyleri sağlıksız örgüt profillerinde daha yüksektir. Okullarda görev yapan öğretmenlerin sayısı arttıkça, öğretmenlerin okulların sağlıksız örgüt profillerinde olduğuna yönelik algı düzeyleri artmaktadır. Öğretmenlerin aynı okulda çalışma sürelerine göre okulların DNA profillerine yönelik algılarını farklılaşmazken, sağlıksız örgüt profillerindeki algı düzeyleri okula yeni gelen öğretmenler ile uzun süredir aynı okulda görev yapan öğretmenler arasında anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre okulların DNA profillerine yönelik algıları sadece gelişigüzel örgüt profilinde anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Yine araştırmaya göre öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı algıları yüksek düzeydedir. Örgütsel vatandaşlık davranışının alt boyutlarına göre en yüksek algıya sahip olduğu boyut centilmenliktir. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık düzeyleri cinsiyetlerine ve mesleki kıdemlerine göre farklılaşmazken, okul düzeyi ve okuldaki öğretmen sayısına göre yardımlaşma, centilmenlik ve sivil erdem boyutlarında farklılaşmakta, vicdanlılık boyutunda ise farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin aynı okulda çalışma sürelerine göre örgütsel vatandaşlık düzeyleri sadece yardımlaşma boyutunda farklılaşmaktadır. Yine araştırma sonucuna göre öğretmenlerin okulların sağlıklı örgüt profillerine (esnek, askeri, tam zamanlı) yönelik algıları ile örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasında pozitif yönlü orta dereceli bir ilişki görülmekteyken, öğretmenlerin okulların sağlıksız örgüt profillerine(gelişigüzel, yönetim ağırlıklı, pasif-saldırgan) yönelik algıları ile örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasında negatif yönlü orta dereceli bir ilişki olduğu görülmektedir. Araştırmaya göre ortaokullarda esnek örgüt ve pasif-saldırgan örgüt profilleri öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışını, liselerde esnek örgüt, askeri örgüt ve pasif-saldırgan örgüt profillerin öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışını anlamlı bir şekilde yordadığı görülmektedir. Okulların sağlıklı esnek ve askeri örgüt özelliklerine sahip olmaları öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışını olumlu yönde yordamakta iken, pasif-saldırgan örgüt özellikleri olumsuz yönde yordamaktadır.

DNAEğitim yönetimiOkul iklimi+5
Ali Tosun
Uşak University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vatandaşlığının istisnai yoldan kazanılması

Vatandaşlık, gerçek kişi ile devlet arasında kurulan hukuki ve siyasi bağ olarak ifade edilmektedir. Vatandaşlık, kişilerin bir devlete olan aidiyetini belirlemektedir. Ancak vatandaşın bir devlete olan aidiyeti değiştirilemez nitelikte değildir. Devletler, kendi vatandaşlığının kazanılma ve kaybedilme yolları ile bir kişinin kendi vatandaşı olup olmadığını milli hukukuna göre tespit etmektedir. Türk hukukunda Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin temel düzenleme 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu (TVK)'da yer almaktadır. Vatandaşlığının sonradan kazanılması TVK'nın 9. maddesi gereğince yetkili makam kararı, evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşmektedir. Yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kazanılması ise bir yabancının vatandaşlığını kazanmak istediği ülkenin kanunlarında belirtilen şartları gerçekleştirerek o ülkenin vatandaşlığını sonradan kazanmasıdır. Türk vatandaşlığının istisnai yoldan kazanılması ise yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması türlerinden biridir. Birçok devlet özel nitelikleri bulunan bazı yabancılara vatandaşlık kanunlarında getirdikleri düzenlemeler ile kolay yoldan vatandaşlık kazanma imkânı sağlamaktadır. TVK'nın 12. maddesinde de bazı yabancılara, yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılmasında aranan genel şartlar aranmaksızın, Türk vatandaşlığının istisnai yoldan daha kolay bir şekilde kazanılması olanağı tanınmıştır. "İstisnai Yoldan Türk Vatandaşlığının Kazanılması" başlıklı çalışmamızda istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılması, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek ve karşılaştırmalı hukukta istisnai yoldan vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin düzenlemeler incelenecektir. Bu kapsamda istisnai yoldan vatandaşlık kazanabilecek kişilerin mevzuatta ne şekilde düzenlendiği ve düzenlemenin uygulamada ortaya çıkarabileceği belirsizlikler üzerinde durulacaktır.

Kamu hukukuMüktesep vatandaşlıkTürk hukuku+4
Gülser Banu Uslu Yiğit
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin ulusal vatandaşlık rejimine etkisi

Uluslararası kitlesel göç akınlarının ulusal vatandaşlık rejimlerine etkisi uluslararası göçmenlerin, sığınmacıların ve yerinden edilmiş insanların sayısının milyonlarla ifade edildiği günümüzde önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. 2011 yılında Suriye'de çıkan iç savaşın ardından kapılarını milyonlarca Suriyeliye açan ve sekiz yıldır sınırları içerisinde barındıran Türkiye Cumhuriyeti örneği, kitlesel akınların ulusal vatandaşlık rejimlerine etkisini anlamak bakımından araştırmaya değer bir alan sunmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye'de ulusal vatandaşlık rejimine etkisini araştırmak amacıyla Türkiye'de parlamenter partilerin Suriyelilere yönelik 2011'den günümüze geçen sekiz yıllık süre içerisinde ürettikleri söylemlerinin ulusal vatandaşlık rejimi bağlamında karşılaştırmalı bir analizini yapmak üzere tasarlanmıştır. Çalışma bir durum/vaka analizini içeren nitel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında veriler belge analizi ve bireysel görüşme teknikleri aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmanın temel savı, parlamenter partilerin Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilere yönelik söylemleri değerlendirildiğinde, bir tarafta ulusal vatandaşlık rejimi ile örtüşen diğer tarafta ise Türkiye'de ulusal vatandaşlık rejiminin ötesine geçen söylemlerin güçlendiğidir. Çalışmanın ilk bölümünde vatandaşlık, ulus devlet-vatandaşlık ve göç-vatandaşlık bağlamındaki literatüre yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye'de ulusal vatandaşlık rejiminin niteliğine, üçüncü bölümünde Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeliler ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü ise parlamenter partilerin Suriyeliler ile ilgili söylemleri ve bu söylemlerin ulusal vatandaşlık rejimi bağlamında karşılaştırmalı bir analizini içermektedir. Anahtar Sözcükler Ulusal Vatandaşlık Rejimi, Parlamenter Partiler, Suriyeliler, Geçici Koruma, Kitlesel Akınlar, Uluslararası Göç

Geçici hukuki korumalarMültecilerSiyasi partiler+4
Derya Çakır Demirhan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin plazma liderlik davranışlarının ve öğrencilerin vatandaşlık algılarının mekânsal analiz yöntemiyle incelenmesi

Bu araştırma ortaöğretim kurumlarında (lisede) görev yapan okul yöneticilerinin plazma liderlik davranışlarının ve öğrencilerin vatandaşlık algılarının düzeyini mekânsal analiz yöntemiyle incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezi ile Siirt iline bağlı Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Şirvan, Tillo ilçelerinde ortaöğretim kurumlarında (lisede) görev yapan öğretmenlerden ve bu okullarda öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın katılımcıları "tabakalı örnekleme" yöntemiyle belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin plazma liderlik davranışları "Çok Boyutlu Plazma Liderlik Ölçeği (ÇBPLÖ)" ile; öğrencilerin vatandaşlık algısı ise "Vatandaşlık Alıgısı Ölçeği (VAÖ)" ile ölçülmüştür. Araştırma verilerinin incelenmesinde aritmetik ortalama, frekans, standart sapma, t testi, tekyönlü varyans analizi (ANOVA), LSD testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Mekânsal analizlerden yararlanılmıştır. Araştırmada ortalamalar arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığının yanı sıra etki büyüklük değerleri de hesaplanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin okul yöneticilerinin plazma liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile öğrencilerin vatandaşlığa yönelik algılarının genel olarak "yüksek" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada katılımcıların plazma liderlik algısının "unvana, görev yerine, okul türüne, okul müdürüyle çalışma süresine, branşa ve öğrenim durumuna"; öğrencilerin vatandaşlık algılarının ise "cinsiyete, doğum yerine, kalınan yere, okul türüne, okunan sınıfa, ilçelere, ailedeki kişi sayısına ve baba eğitim durumuna" göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Mekânsal analiz yöntemine göre okul yöneticilerinin plazma liderlik davranışlarının genel olarak Şirvan ilçesinde, öğrencilerin vatandaşlık algılarının ise Pervari ilçesinde daha yüksek düzeyde bir dağılım gösterdiği belirlenmiştir.

LiderlikLise öğrencileriOkul yöneticileri+5
Mehmet Sabir Çevik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de 1980 sonrası dönemde Patriyarka, vatandaşlık ve kitle medyası: Toplumsal cinsiyet eksenli bir değerlendirme

Bu çalışmada, Türkiye'de neoliberal dönemde kanunlarla ilgili tartışmaların kitle medyasında ele alınışının analizi, vatandaşlık hakları ve demokrasi eksenli bir okumayla feminist eleştirel söylem çözümlemesi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamına, 1980-2015 yılları arasında geleneksel kitle medyasını temsilen Cumhuriyet, Milliyet, Türkiye ve Yeni Şafak basılı gazetelerinden seçtiğim, kanun değişikliği dönemlerindeki haberler ve köşe yazıları alınmıştır. Kavramsal arka planın sunulduğu bölümde, vatandaşlık, kamusal alan, demokrasi kavramlarına ilişkin teorik çerçeve sunulmuştur. Kavramsal arka planda sunulan teoriler ekseninde bu kavramların feminist içerimleri ele alınmıştır. Bir başka deyişle feminist perspektif, kavramsal arka planda ele alınan anahtar kavramlar çerçevesinde oluşturulmuştur. Oluşturulan bu çerçeve, analiz bölümünde işe koşulmuştur. Çalışma sonucunda, Türkiye'de 1980-2015 yılları arasında kadınları doğrudan ilgilendiren kanun değişikliklerinin gerçekleştirildiği dönemlerde kitle medyasındaki ilgili tartışmaların seyrinin erkek aktörler tarafından belirlendiğini, bu eksende kadın bedeninin ve ahlâkın öne çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirildiği periyodlarda kadınların vatandaşlığının müzakere edildiğine işaret eden tartışmaların analiz edilmesi yoluyla, muhafazakâr, liberal ve sosyal demokrat/merkez sol perspektiflerden doğrudan kadınları ilgilendiren kanun değişikliklerinin eril bakışla tartışıldığını, dolayısıyla kitle medyasında eril vatandaşlık normlarının işletildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, patriyarkanın salt toplumsal ve/ya da salt siyasal ve/ya da salt kurumsal bir mesele olmadığının, bütün bu eksenleri kesen iletişimsel bir mesele olduğuna dikkat çekilerek, bu alanlardaki konum alışların ve pratiklerin doğrudan iletişimsel bir hatta gerçekleştiğinin örnekleri sunulmuştur.

1980 sonrasıDemokratik vatandaşlıkKitle iletişim araçları+7
Eda Ferligül Çakılcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde kurumsal vatandaşlık ve etik

Kurumsal şirketler küreselleşme kavramıyla birlikte güç kazanan ve dünya üzerindeki rekabeti arttıran kurumlardır. Küreselleşmeyle kavramıyla birlikte özellikle ekonomik anlamda sınırların azalmasıyla birlikte çok uluslu şirketler dünya genelinde yayılarak farklı ülke ekonomilerine dahil olmaya başlamışlardır. Dünyadaki değişime tepkisiz kalmayan uluslararası şirketler için bu gelişim ve değişime entegre olabilmeleri için kurumsal vatandaşlık kavramı kaçınılmaz bir imkan sunmuştur. Değişen dünya düzeniyle birlikte kamuoyu şirketlerden sadece kaliteli ürün ve hizmet taleplerinin dışına çıkmışlardır. Taleplerde oluşan bu durum şirketlerin birer vatandaş olarak davranmalarını öngörmüştür. Şirketler de o ülkelerin vatandaşları gibi ekonomiye kaptıkları katılımın ve desteğin yanı sıra vatandaşlık özellikleri sergileme noktasına gelmiştir. Ticaret hayatına başladıkları her ülkenin problemlerini benimseyerek, ülkelerin problemlerini göz önünde bulundurarak ülkeye katkıda bulunmaya başlamışlardır. Bu kurumsal vatandaşlık örnekleri ülkelerin öncelikli problemlerine göre farklılık göstermektedir. Kurumsal vatandaşlık faaliyetlerini çevre, kültür, spor ve eğitim başlıkları altında yapan şirketler pazarlarına girdiği ülkelerde yalnızca istihdam yaratmakla kalmayarak aynı zamanda ülkenin öne çıkan problemlerini ele almışlardır. Bunu yaparken kendi üretim ve hizmetlerinden ortaya çıkan hammadde ihtiyacı, istihdam, çevre faktörü gibi konuların üzerinde durmuşlardır. Anahtar kelimeler: Uluslararası şirketler, küreselleşme, kurumsal vatandaşlık, kurumsal vatandaşlık uygulamaları

EtikKurumsal değerlerKurumsal sektör+4
Hazal Yalçınkaya
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İdeal vatandaş tasavvurunun inşasında politik iletişimin rolü: Adalet ve Kalkınma Partisi 2023 vizyonu örneği

Devlet olgusu, Antik Yunan'dan günümüze kadar sorgulanmış ve halen de sorgulanan bir konudur. Dolayısıyla devletin doğası, gelişimi ve geleceği üzerine birçok düşünür ve teorisyen fikir yürütmüşlerdir. Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde de iktidarın ve siyasal hayatın değişimi mevcuttur. Devletin tarihsel süreç içerisindeki tahavvül süreci eş zamanlı olarak yurttaşlık kavramının da dönüşümüne neden olmuştur. Devlete bağlılığın devletin meşruiyeti açısından önem taşıması, devletlerin kendi ideal vatandaşlarını yaratma mücadelesine girişmesine neden olmaktadır. Bu çalışmada, devletin mevcudiyeti ve fiiliyatına ilişkin temel kavramlar, tanımlar ve tartışmalar Antik Yunan'dan modern devletler sürecine kadar incelenecektir. Bu bağlamda tecessüm eden yurttaşlık ve vatandaşlığa ilişkin değişimler de Avrupa ve Türkiye tarihi ile birlikte ele alınacaktır. Ayrıca devletlerin ideal vatandaş tasavvurunda etkili bir yol olarak seçtikleri politik iletişim kavramı ve Türkiye'deki örnekleri ele alınacaktır. Çalışmanın araştırma kısmında ise, Türkiye'de son yıllarda yaratılmak istenen ideal vatandaş tasavvurunu ele almak amacıyla, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2023 vizyonu ile ilgili, Hürriyet, Milliyet, Sabah ve Cumhuriyet gazetelerin çevrimiçi versiyonlarında yer alan 240 haberi içerik analizi yöntemi ile incelenecektir.

Adalet ve Kalkınma PartisiBasınGazetecilik+7
Halide Tonga
Ege University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Gerçekleştirilen bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim döneminde, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde eğitimlerine devam eden 129 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının 90'ı kadın, 39'u erkektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sağlam (2011) tarafından geliştirilen 'Etkili Vatandaşlık Yeterlikleri Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular tablolar ile sunulmuş ve alanyazın taranarak tartışılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinde cinsiyet değişkeni açısından anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Bu fark kadın öğretmen adayları lehinedir. Araştırmada 1.sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerine ilişkin tutumlarının en düşük olduğu,3.ve 4. Sınıfta öğrenim görenlerin ise en yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba çalışma durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde mezun olunan lise türünde etkili vatandaşlık yeterlikleri fen lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi mezunlarında yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları doğrultusunda öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerAktif vatandaşlıkSosyal bilgiler+6
Şeyma Turhan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Morality, loyalty and citizenship: Youth organization in interwar Albania

This study explores the interwar Albanian state youth organizations, the National Entity "The Albanian Youth" and the Federation of Artistic and Sports Associations "The Albanian Brotherhood." They constitute the first examples of the Ministry of Culture, Youth and Sports that we find in present day Albania. These institutions, which related youth, education, sports and culture to a patriotic platform that deeply affected the political culture in the country, become for the first time the subject of a particular socio-historical research. This study proposes that these institutions advanced a project of citizenship for Albanian society. This project consists in the organization of national society through the youth and by projecting onto the city youth the good citizenship. Approaching national citizenship as being political this study suggests that the city emerges at the same time as a space of subversion of and compliance to power. This works stands in the intersection of education, citizenship, and youth studies and it is based on the examination of many original documents that were not explored previously. Youth represents its key concept and term. The other dimensions, loyalty and morality, emerged as key elements in understanding diverse aspects of the good citizenship. The idea that intellectual elites could shape society according to what they regarded as "developed," "western," and "civilized," patterned the state's and regime's logics of creating the good citizen. Nevertheless, this study shows that the values the state youth organizations promoted and the practices they advanced cannot be simply regarded as state or elite projects. On the contrary, they were the product of the interaction of multiple actors and dynamics that founded and shaped the state itself.

MoralityAlbanian nationalismAlbanians+6
Falma Fshazi
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde kültürel farkındalık ve ifade yetkinliği kapsamında kuşaklar arası kültür aktarımının incelenmesi

Bütün toplumlarda milletleri birbirine bağlayan, toplumları ayakta tutan millet bilinci ve şuuru kazandırmada önemli bir rolü olan kültürel değerlerin ne olduğu kadar nasıl öğrenildiği ve nasıl aktarıldığı da önemlidir. Çünkü bireylerin kültürel değerlerini öğrenme ve öğretme bilincinde olması kültürün ve birbirine bağladığı toplumun varlığını sürdürmesinde önem arz etmektedir. Bu çalışmada kültürel farkındalık ve ifade yetkinliği kapsamında anneanne-anne-çocuk olmak üzere üç kuşak arasında kültür aktarımı incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Kayseri ilinde yaşayan 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri, bu öğrencilerin anneleri ve anneanneleri olmak üzere 63 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için MAXQDA programı kullanılmış ve içerik analizi yöntemi ile analizi yapılmıştır. Verilen cevaplardan kategori ve kodlar ve oluşturulup tabloya aktarılmış ve görselleştirilmiştir. Kültürün ne olduğu ile ilgili kuşaklar arası bilgi aktarımının tam anlamı ile gerçekleşmediği saptanmışken; kültür aktarımının ne olduğu ile ilgili bilgi aktarımının gerçekleştiği ailelerin çoğunlukta olduğu saptanmıştır. Kültürün nasıl tanıtılacağı ile ilgili kuşaklar arası bilgi aktarımının tam anlamı ile gerçekleşmediği ve üst kuşaktan alt kuşağa doğru cevapların farklılaştığı saptanmıştır. Alt problemlere ilişkin analizlerin sonuçlarına göre kuşaklar arası bilgi aktarımı ve görüş benzerliği ile ilgili farklılıklar görülmüştür. Analizi yapılan verilere bulgular kısmında yer verilerek yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara ilişkin önerilere sonuç ve tartışma kısmında yer verilmiştir.

Kuşaklararası aktarımKültürel aktarımKültürlerarası farkındalık+6
Kamile Kılıçkaya
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İttihat ve Terakki dönemi vatandaşlık eğitimi politikaları ve uygulamalarının değerlendirilmesi

Osmanlı İmparatorluğu'nda yüzyıllar boyunca birçok ulus farklı yerlerde fakat tek bir çatı altında yaşamaktadır. Bu farklılıklar düzenini sağlamak için geliştirilen millet sistemi uygulaması ile halk, Müslümanlar ve Gayrimüslimler olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Millet sistemi Müslümanları Gayrimüslimlerden daha ayrıcalıklı bir konuma getirmiştir. Ancak 1789'da Fransız İhtilali ile birlikte yayılan ulus devlet fikri Osmanlı İmparatorluğu'na da etki etmiştir. Bireye yönelen ulus devlet anlayışı zamanla "vatandaşlık" kavramının önem kazanmasına sebep olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu vatandaşlık bağlamında ilk gelişimi 1839'da Tanzimat'ın ilanıyla atmıştır. Ardından 1856 Islahat Fermanı ile Gayrimüslimler ile Müslümanların birçok yönden eşitlendiği bir uygulamaya gitmiştir. II. Abdülhamit tarafından 1876'da ilan edilen Kanun-i Esasi ile dini, dili, ırkı ne olursa olsun herkesin Osmanlı olarak görüldüğü bir ideoloji etrafında toplamıştır. Ancak II. Abdülhamit Kanun-i Esasi'yi durdurarak baskı rejimini devreye sokmuştur. Mevcut durumdan rahatsız olan İttihat ve Terakki mensupları 1908'de meşrutiyet idaresinin yeniden yürürlüğe girmesini sağlamıştır. Bu yeni düzenle birlikte ulus devlet modeli benimsenmiştir. Belirlenen bu modelin sürdürülebilir ve aktarılabilir olması için vatandaşlık eğitimi uygulamalarına önem verilmiştir. İttihat ve Terakki dönemi vatandaşlık eğitimi politika ve uygulamalarının değerlendirildiği bu tez nitel araştırma yöntemlerinden kültür analizi metodu kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma kapsamı 1908-1918 yılları aralığını kapsadığı için verilere Devlet Arşivleri'nden ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığından dijital ortamda ulaşılmıştır. Bu materyaller doküman incelemesi aracılığı ile Osmanlı Türkçesinden Günümüz Türkçesine çevrilerek İttihat ve Terakki dönemi vatandaşlık eğitimi, genel uygulamalar, ders programı ve ders kitapları çerçevesinde değerlendirilmiştir. İttihat ve Terakki genel vatandaşlık eğitimi uygulamalarında kendi adını taşıyan kulüpleri yer almaktadır. İttihat ve Terakki yayımlamış olduğu nizamnamelerinde kulüplerin teşkilat yapısı, görevleri, masrafları gibi hususlardan bahsedildiği tespit edilmiştir. Nizamnamelerde, kulüplerin Osmanlı'da yayımlanan gazete, dergi ve haritaların bulunacağı ve halka ahlak, sağlık, ziraat gibi konularda konferanslar düzenleneceği bilgileri yer almaktadır. Aynı zamanda hemen hemen her kulübün bir okulu himaye ettiği veya okul açtığı ve bu okulları himaye ettiği erişilen belgelerle anlaşılmaktadır. İttihat ve Terakki'nin genç nesile yönelik vatandaş yetiştirme modelinde birçok kendi alt kuruluşu veya desteklemiş olduğu kuruluşlar yer almaktadır. Bunlar, Müdafaa-i Milliye Cemiyeti, Türk Ocakları, İzciler Ocağı, Güç Dernekleri ve Genç Dernekleri'dir. İzciler Ocağı, Güç Dernekleri ve Genç Dernekleri Harbiye Nazırı Enver Paşa himayesinde açılmıştır. Bu oluşumlar beden terbiyesi üzerine odaklanarak vatanını hem ruhen hem bedenen müdafaa eden nesiller yetiştirmek amacı güdülerek kurulduğu anlaşılmaktadır. I. Dünya Savaşı'nın çıkması ile İzciler Ocağı ve Güç Dernekleri faaliyetleri durmuş olsa da Genç Dernekleri savaş ortamında kurularak faaliyetlerine yine bu ortamda devam etmiştir. Genç Dernekleri yayımladığı mecmua ile öğrenciler arasında bir bağlantı da kurmuştur. 1 Eylül 1917'de ilk sayısını ile yayın hayatına başlayan mecmuanın yazarları arasında Von Hoff, Selim Sırrı, Mustafa Asım bulunmaktadır. Mecmua, Genç Derneklerinde yapılan faaliyetler, oyunlar, beden terbiyesi ile ilgili hususlar, vatanı sevmek ve anlamak üzerine çeşitli konular kaleme alındığı sonucuna ulaşılmıştır. İttihat ve Terakki dönemi iptidai ders programı çerçevesinde yapılan incelemelerde vatandaşlık eğitiminde rol oynayan dersler Musabahat-ı Ahlakiyye (Tarihiyye, Sıhhiyye ve Medeniyye), Tarih, Coğrafya ve Terbiye-i Bedeniyye, Sıhhiyye, Asker Talimi, Oyun ve Nişan dersleridir. Bu dersler arasında doğrudan vatandaşlık eğitimi ile ilgili olan ders ise Musabahat-ı Ahlakiye'dir. Erişilen 1913 senesine ait müfredat kitabında Musabahat-ı Ahlakiye dersinin iptidai devrelerine göre hangi konuların yer alacağına yer verilmiştir. Genel olarak bu dersin, değerlerden, hak ve sorumluluklardan oluştuğu neticesine ulaşılmıştır. İttihat ve Terakki dönemi vatandaşlık eğitimi odaklı dersi Malumat-ı Medeniye'dir. Malumat-ı Medeniye dersi çerçevesinde farklı yazarlar tarafından farklı isimlerle kitaplar yazılmıştır. Bu ders kitapları içerisinde erken tarihli olanlarından Rehber-i İttihat, iptidai öğrencileri için kıraat risalesi görevi görmesi amacıyla yazılmıştır. Kitapta vatan ve vatan sevgisinden, parlamenter sistemden ve bu doğrultuda hürriyet ve müsavat kavramlarından bahsedilmiştir. Sağlıkta dikkat edilmesi gereken hususlar hıfzıssıhha başlığında oldukça detaylı olarak ele alınmıştır. Hayvan sevgisinden bahsedilerek insanların hayatındaki evcil hayvanlar onların bakımı ve faydaları üzerine durulmuştur. Kitapta ayrıca coğrafya konularına da yer verilmiştir. Malumat-ı Medeniye kitaplarının genelinin değerlendirildiği kısımda ise imparatorluk mekanizmalarının nasıl işlev gördükleri, bireyin sorumluluklarından bahsetmektir. Böylelikle İttihat ve Terakki'nin getirdiği yeni düzende vatandaşların eğitilerek nasıl iyi vatandaş olacakları Malumat-ı Medeniye kitaplarında işlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde İttihat ve Terakki kulüplerinin vatandaşlık eğitiminin ve kurulan derneklerin vatandaşlık eğitiminin dönemin gazetelerinden yararlanılarak araştırılması önerilerinde bulunulabilir.

Eğitim politikalarıOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+3
Hatice Aday
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgilerde vatandaşlık eğitimi üzerine sistematik bir literatür incelemesi

Ulusal ve evrensel sorunlara çözüm arayan vatandaşlar yetiştirmeyi amaçlayan sosyal bilgiler dersinin kapsamı oldukça geniş ve karmaşıktır. Dolayısıyla sosyal bilgiler araştırmacıları için konu çeşitliliği ve ciddi bir bilgi birikimi oluşmaktadır. Bu durum, literatürdeki birincil araştırmaların incelenip düzenlenmesini, konu eğilimlerinin tespit edilerek literatürün eksik kalan kısımlarının belirlenmesini gerektirmektedir. Bu ihtiyaca cevap vermek için ikincil araştırmaları ifade eden araştırma inceleme yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Bu araştırmada, sosyal bilgiler bağlamında ele alınan vatandaşlık eğitimi araştırmalarının genel durumunu niceliksel olarak betimlemek ve yansıtmak amaçlanmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda sistematik literatür incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynakları, doküman analizi yöntemiyle WoS, Scopus ve TR Dizin veri tabanlarından elde edilen makalelerden oluşmaktadır. Elde edilen makalelerin özelliklerini belirlemek için içerik analizi; genel, kavramsal ve entelektüel yapısını incelemek için bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. İnceleme kriterleri doğrultusunda Scopus veri tabanından 195, WoS veri tabanından 14 ve TR Dizin veri tabanından 50 makalenin incelemeye dahil edildiği araştırmada birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın içerik analizi sonuçları; en fazla yayının 2021 yılında yayınladığını, literatüre en çok katkı sağlayan derginin "Theory & Research in Social Education", en çok katkı sağlayan yazarın "Jasmine B. Y. Sim" olduğunu, makalelerin en çok "Vatandaşlığa/Vatandaşlık eğitimine ilişkin algıları/düşünceleri/inançları/deneyimleri ortaya koymak" amacıyla yapıldığını, makalelerde en fazla küresel vatandaşlık tipinin ele alındığını, araştırma yöntemlerinde en çok nitel yöntemlerin, araştırma deseni olarak en fazla durum (vaka) çalışması yönteminin kullanıldığını, örneklem türü olarak en çok öğretmenlerle çalışıldığını, verilerin en fazla görüşme formuyla elde edildiğini ve analizlerde en çok içerik analizi yönteminin kullanıldığını göstermektedir. Araştırmanın Scopus veri tabanından dahil edilen 195 makalenin bibliyometrik analiz sonuçlarında ise; Lotka Yasası'na göre yazarların vatandaşlık konulu araştırmalara ilgi düzeyinin sınırlı olduğuna, "Theory and Research in Social Education" dergisinin etki değerinin en yüksek olduğuna, "civics (yurttaşlık bilgisi)" kavramının uzun süre araştırmalara konu olduğuna, ortak atıf analizinde makaleler arasında en çok atıf yapılan kaynağın Westheimer ve Kahne'in (2004) "What kind of citizen? the politics of educating for democracy" adlı makalesi olduğuna ve en çok atıf alan makalenin Myers'e (2006) ait olduğuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bilimsel yayınların sayısından ziyade niteliğinin önemine vurgu yapmaktadır. Aynı zamanda araştırma sonuçları etkili bir sistematik inceleme yöntemiyle literatürdeki mevcut çalışmaların özelliklerinin, kavramsal ve entelektüel yapılarının ortaya konabileceğini göstermektedir. İnceleme sürecinin sonunda ise sistematik inceleme yönteminin sağlamış olduğu açık ve titiz yöntemlerle sosyal bilgiler eğitiminde vatandaşlık konulu araştırma yapmak isteyen araştırmacılar için bir yol haritası sunulmuştur.

Bibliyometrik çözümlemeLiteratür taramasıSistematik analiz+5
Şerife Nur Akdeniz
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkin vatandaşlık kavramına ilişkin bilişsel yapılarının incelenmesi

Sosyal bilgiler dersinin ana amacı etkin vatandaşlar yetiştirmektir. Etkin vatandaşlık eğitimi ile öğrenciler eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, etkili iletişim becerileri, empati kurma, yardımlaşma, dayanışma vb. farklı tutum ve davranışlar geliştirebilirler. Bunun akabinde gelecekte kendilerine ve çevrelerine karşı sorumluluklarının bilincinde, görevlerini yerine getiren örnek vatandaşlar olarak yaşamlarını sürdürürler, farklı bakış açılarına, tutum ve değerlere saygı gösterirler. Karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde anayasada belirtilen hak ve özgürlüklerini kullanır ve olaylar karşısında makul, barışçıl çözümler geliştirirler. Değişen zaman koşulları ve gereksinimleriyle devlet sistemleri kendisini meydana getiren kimselere karşı bazı yükümlülükler getirmektedir. Sürekli değişen toplum yapısı içinde devletler vatandaşlarına ve kendine yönelik görev paylaşımlarını şekillendirerek çağa ayak uyduracak biçimde düzenlemektedir. Hedeflenen insan modelinin geliştirilmesi, toplum değerlerinin bireylere kazandırılması vatandaşlık eğitiminin verilmesiyle gerçekleşmektedir. Vatandaşlık bilinci, bireyleri hem devletle hem de içinde yaşadıkları toplumla buluşturan bir köprüdür. Araştırmada nitel araştırmaya dayalı olgubilim/fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Bu araştırma sosyal bilgiler bölümü öğretmen adaylarının "etkin vatandaşlık" kavramı ve beraberinde ele alınan "hak", "sosyal bilgiler", "sorumluluk", "vatan" ve "vatandaş" kavramlarına yönelik algılarını kelime ilişkilendirme testi ile tespit etmektir. Ayrıca bu çalışma lisans öğrenimine devam eden 1. Sınıf, 2.sınıf, 3.sınıf ve 4. Sınıf sosyal bilgiler öğretmen adaylarına uygulanarak karşılaştırmalı bir yaklaşımla verilen anahtar kavramlara ilişkin algılarında meydana gelen değişim ortaya konmuştur. Araştırma bulgularını ve sonuçlarını ele aldığımızda anahtar kavram olarak verilen etkin vatandaş kavramıyla birlikte hak, sosyal bilgiler, sorumluluk, vatan ve vatandaş kavramlarını öğretmen adaylarının yeterli sayıda cevap kelime üretebildikleri ve ilgili kavramlarla ilişkilendirdikleri tespit edilmiştir. Anahtar kavram olarak verilen kavramlardan sosyal bilgiler, vatan ve etkin vatandaşlık kavramlarına sayıca daha fazla kelime üretebildikleri hak, sorumluluk ve vatandaş kavramına sayıca daha az kelime üretebildikleri ortaya konmuştur. Genel anlamda öğretmen adaylarının sosyal bilgiler dersinin temel kavramlarına ilişkin algılarının yeterli düzeyde olduğu ortaya konmuştur. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının KİT' de yer alan etkin vatandaşlık, hak, sosyal bilgiler, sorumluluk, vatan ve vatandaş anahtar kavramlarıyla ilgili ifade etmiş oldukları cümleler değerlendirildiğinde anahtar kavramları bilimsel bilgi içeren cümlelerle ifade ettikleri ortaya konmuştur. Sınıf düzeyi arttıkça bilimsel bilgi içeren cümle sayısının da arttığı görülmüştür. Ayrıca öğretmen adaylarının anahtar kavramlara yönelik kavram yanılgılarının çok olmadığı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Etkin vatandaşlık, Sosyal Bilgiler, Kelime ilişkilendirme testi.

Aday öğretmenlerAktif vatandaşlıkKelime ilişkilendirme+4
Zeynep Yeni
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects