Fen okuryazarlığı
57 theses under this subject heading
Sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve cinsiyet, kıdem, yaş ve mezun olunan bölüm gibi değişkenlerin bu iki durumu nasıl etkilediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili ve ilçelerinde ilkokullarda görev yapan, 337 kadın ve 169 erkek olmak üzere toplamda 506 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek için; 1996 yılında Laugksch ve Spargo tarafından "Tüm Amerikalılar İçin Bilim" yayınından Duruk (2012) tarafından Türkçeye tercümesi, geçerlik ve güvenirlik testleri yapılmış olan "Temel Fen Okuryazarlık Testi", Enochs ve Riggs (1990) tarafından geliştirilmiş ve Bıkmaz (2004) tarafınca Türkçeye uyarlanması yapılmış "Sınıf Öğretmenlerinin Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin incelenmesi sonucunda; sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile cinsiyet, kıdem ve mezun olunan bölüm değişkenleri arasında herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ancak yaş değişkeninin fen-teknoloji-toplum alt boyutu için anlamlı bir farklığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın; 31-35 yaş, 25 yaş altı ve 40 yaş üstü gruplar arasında olmak üzere, 25 yaş altı gruplar lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları incelendiğinde; cinsiyet değişkeni kapsamında "Sonuç beklentisi" alt boyutunda erkekler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kıdem değişkeni incelendiğinde; çalışma sürelerinin, hem fen öğretiminde öz yeterlik toplamı hem de alt boyutlar olan öz yeterlik inancı ve sonuç beklentisi açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın, "öz-yeterlik inancı" alt boyutu için çalışma süresi 6-10 yıl arasında olanlar ile çalışma süresi 20 yıl üzerinde olan öğretmenler arasında oluştuğu, bu farkın çalışma süresi 20 yıldan fazla olan öğretmenler lehine oluştuğu görülmüştür. Yaş değişkeni incelendiğinde; öğretmenlerin yaşlarının, hem fen öğretiminde öz yeterlik inancı ölçeği toplamı hem de alt boyutlardan olan öz yeterlik inancı açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç beklentisi alt boyutu için ise herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Hem "öz yeterlik inancı" alt boyutu için, hem de "fen öğretiminde öz yeterlik inancı" için, bu farkın yaşı 26-30 aralığında olanlar ile 40 yaş üzerinde olan öğretmenler arasında ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar incelendiğinde bahsi geçen farkların, yaşları 40'tan büyük olan öğretmenler lehine oluştuğu anlaşılmıştır. Mezun olunan bölüm değişkeni incelendiğinde ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Fen okuryazarlık düzeyleri ve fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançlarının ilişkisi incelendiğinde; fen okuryazarlık düzeyinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inancını pozitif yönde anlamlı etkilediği bulgusu elde edilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri ve iletişim becerileri ile fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri ve iletişim becerileri ile Fen ve Teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin bazı değişkenler yönünden farklılaşıp farklılaşmadıklarını incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 öğretim yılı Güz yarıyılında Ege Bölgesi'nde bulunan 2 üniversiteden uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 285 Fen Bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Öğretmenlerin Bilgi ve İletişim Becerileri Ölçeği, İletişim Becerileri Ölçeği ve Fen ve Teknoloji Okuryazarlığına Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, Fen ve Teknoloji okuryazarlığı üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılık gösterirken; cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Bilişim teknolojileri becerileri ise; cinsiyete ve sınıf düzeyine göre farklılık gösterirken, üniversiteye göre farklılık göstermemektedir. İletişim becerileri, üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılık göstermekte olup, cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının bilgisayar ve internet kullanma tercihi her iki üniversitede benzerlik göstermektedir. Sınıf düzeyi bakımından eğitim (ödev ve araştırma) için bilgisayarın kullanımı birinci sınıflarda ikinci sırada, diğer sınıflarda ise birinci sıradadır. Eğitim (ödev ve araştırma) için internet kullanımı sırası ise birinci sınıflarda üçüncü sıradadır. Cinsiyet farkı bakımından eğitim (ödev ve araştırma) için bilgisayar ve internet kullanımı erkeklerde kızlara göre daha az tercih edilmiştir. Eğitim için bilgisayar ve internet tercihi ile oyun, dizi-film ve sosyal medya tercihleri arasında ters yönde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Öğretmen adaylarının sosyal iletişim ve bilişim teknolojileri becerileri Fen ve Teknoloji okuryazarlıkları üzerine katkıda bulunmaktadır.
Argümantasyon temelli uygulamaların 8. sınıf öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik görüşlerine ve düşünme becerilerine etkisi
Bu çalışmada argümantasyon temelli uygulamaların sekizinci sınıf öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik görüşlerine ve düşünme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan deney grubunda 32 ve kontrol grubunda 31 olmak üzere toplam 63 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Deney ve kontrol grupları şubeler arasından rastgele atanmıştır. Araştırma nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı karma yönteme göre sürdürülmüştür. Çalışmanın nicel kısmında öntest-sontest yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel kısmında ise yarı yapılandırılmış mülakatlar, sınıf içi tartışma, video kayıtları, öğrencilerin yazılı olarak sundukları çalışma kâğıtları kullanılmıştır. Deney grubu öğrencileriyle argümantasyon senaryolarına dayalı etkinlikler üzerinde, kontrol grubu öğrencileriyle ise ders sunumları ve sınıf içi etkinlikler üzerinde çalışılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında Topçu (2010) tarafından geliştirilen sosyobilimsel konulara bakış ölçeği, Yıldırım (2012) tarafından geliştirilen yansıtıcı düşünme ölçeği, Görücü (2014) tarafından geliştirilen eleştirel düşünme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanmasında ise sınıf içi argümantasyon etkinlikleri video ile kaydedilmiş, öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğrencilerden yazılı dokümanlar toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen nicel veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verilerin analizinde ise Sadler ve Fowler (2006) tarafından geliştirilen argümantasyon değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Çalışma sonunda sosyobilimsel konuların argümantasyon yöntemiyle işlenmesinin öğrencilerin sosyobilimsel konulara bakışlarını, eleştirel düşünme becerilerini ve yansıtıcı düşünme becerilerini olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu nedenle sosyobilimsel argümantasyonun sınıf ortamında yaygınlaştırılmasının öğrencilere faydalı olacağı söylenebilir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen okur-yazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisi
Bilim, farklı amaçlar için çeşitli alt çalışma alanlarına ayrılmıştır. Bu alanlardan birisi de, fen bilimleridir. Fen eğitimi, bireyin gelecekteki yaşamı için önemli bir yere sahiptir. Birey, bilimin doğasını ve bilimsel gelişmeleri fen okuryazarlığı ile anlar.Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin fen okuryazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisini incelemektir. Araştırma ön test- son test ve kalıcılık yarı deneysel desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri grafik roman tarzı materyal ve Fen Bilimleri ders kitabıdır. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise akademik başarıdır. Araştırmanın çalışma grubu,2017-2018 eğitim-öğretim yılında Manisa'nın Kula ilçesi merkezindeki Kula Tapduk Emre İlkokulu'nda öğrenim görmekte olan 4.sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma deney grubunda 21, kontrol grubunda 30 olmak üzere toplam 51 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; kelime ilişkilendirme testi, grafik roman tarzı öğretim materyali kullanılmıştır. Çalışma sonucunda grafik roman tarzı geliştirilen materyalinin öğrenci fen okuryazarlığını etkilediği bilgisine ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin sosyo-bilimsel konulara ilişkin bakış açılarının incelenmesi
Günlük hayatta nükleer santraller, kök hücre, grip aşısı, klonlama, hamilelere yapılan şeker testi, genetiği değiştirilmiş gıdalar, kozmetik cerrahi, küresel ısınma, kolesterol ilaçları ve organ nakli gibi birçok konu bilimi ve sosyal hayatı etkilemektedir. Nükleer santraller, grip aşısı vb. konularda bireylerin, yapılıp yapılmaması veya gerekip gerekmediği hakkında farklı düşünce ve görüşleri bulunmaktadır. Bazen de bireyler bu konular ile karşılaştığında seçim yapmak zorunda kalmaktadırlar. Bu seçim sürecinde bireyin bilişsel yapısının durumu önemlidir. Eğer birey bilimsel okuryazarlığa sahip birisi ise ve bilimsel tutumu yüksek ise bu tür sosyo-bilimsel konulara yaklaşımı diğer özelliklere sahip bireylere göre farklı olacaktır. Bu aşamada öğrencilerin bilimsel tutumları ve sosyo-bilimsel konulara yaklaşımı arasındaki ilişkinin incelenmesi önem arzetmektedir. Öğrencilerin sosyo-bilimsel konulara bakış açılarını ebeveynlerin eğitim durumları, cinsiyetleri, bilişsel zihin yapıları ve hayattan öğrenerek getirdiklerine bağlı olarak değişebilir. Bu sebepten ötürü bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilimsel tutumlarının düzeyleri, buna etki eden faktörlerin diğer değişkenlere göre durumu ve farklı bilimsel tutuma sahip öğrencilerin sosyo-bilimsel konulara bakış açılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrencilere "Bilimsel Tutum Ölçeği" ve "Sosyo-bilimsel Konuları Değerlendirme Formu" uygulanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veriler birlikte toplanarak karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre; araştırmaya katılan öğrencilerin bilimsel tutum düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin bilimsel tutum düzeyleri cinsiyet, ebeveynlerin eğitim düzeyleri, ebeveynlerin meslek türleri ve ailenin gelir düzeyine göre anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Araştırmadan elde edilen nitel bulgulara göre; araştırmaya katılan öğrencilerden yüksek bilimsel tutuma sahip öğrencilerin sosyo-bilimsel konular hakkında daha fazla bilgiye ve görüşe sahip oldukları belirlenmiştir.
Öğretmenlerin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Mardin ili Merkez ilçesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlilik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma kapsamında seçilen örneklem grubu Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda fen bilimleri öğretmeni olarak görev yapan 158 kişiden oluşmaktadır. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada öğretmenlerin öğrenme süreci öncesinde ve öğrenme sürecinde yapılandırmacı eğitim yaklaşımına ve öğretmenlerin fen ve teknoloji okuryazarlığı özyeterlik algılarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla oluşturulmuş üç farklı anket formu uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak t testi ve ANOVA testleri yapılmış ve sonuçlar tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yapılandırmacı eğitim yaklaşımına yönelik kendilerini oldukça yeterli, fen ve teknoloji okur-yazarlığına yönelik özyeterlik algılarının da yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin fen ve teknoloji derslerinin işlenmesinde yapılandırmacı öğrenim yaklaşımını kullanmanın uygun olmadığını, ancak imkân yetersizliği nedeniyle konuya yönelik etkinlikleri yapmalarının sınırlandırıldığı görüşünü de ifade ettikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen ve teknoloji, öğretmen, öğrenci, yapılandırmacılık, özyeterlik algısı
Fen ve teknoloji okuryazarlığına ilişkin öz yeterlik algısı ile akademik başarı arasındaki ilişkinin yapay sinir ağı ile analizi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları ile akademik başarı not ortalamalarına göre sınıflandırılmalarında yapay sinir ağı (YSA) yönteminin performansını incelemektir. Belirtilen amaç doğrultusunda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 118 lisans 2., 3. ve 4. sınıf öğretmen adayından veri toplanmıştır. İlişkisel tarama modelinde ve kesitsel desende yürütülen çalışmada, öğretmen adaylarına, Caymaz (2008) tarafından geliştirilen "Fen ve Teknoloji Okuryazarlığına İlişkin Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" ve yaş, cinsiyet, genel not ortalamaları bilgilerini içeren kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde yapay zeka metotlarından birisi olan YSA yöntemi uygulanmış ve yöntemin uygulanmasında MATLAB R2015a programından faydalanılmıştır. Araştırmada çok katmanlı, ileri beslemeli ve geri yayılımlı YSA modeli tercih edilmiştir. Giriş verileri olarak adayların yaş, cinsiyet ve fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algısı ifadeleri ele alınırken, çıkış verisi olarak ise genel not ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmanın problemine uygun en başarılı sonucu verebilmesi için YSA mimarisi seçilmiştir. Oluşturulan YSA mimarisinin sınıflandırma performansının incelenmesi amacıyla çapraz entropi (CE) değerleri ile hata histogram grafiği verilmiştir. Gizli katman nöron sayısının 15 olduğu 35-15-9 YSA ağ mimarisinin, test veri seti için en düşük hata değerine sahip olduğu görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre oluşturulan YSA algoritması, adayların fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları ile akademik başarı not ortalamalarına göre sınıflandırılmalarını %22,2 hata oranı ile gerçekleştirmiştir. Bu bulgu doğrultusunda çalışmanın son kısmında YSA'nın eğitim alanında kullanımına ilişkin önerilere yer verilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin seçili değişkenlere göre fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algılarının araştırılması: Burdur ili örneği
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin fen ve teknoloji okuryazarlığına ilişkin öz yeterlilik algılarında seçili değişkenlere göre farklılaşmasına bakılmıştır. Çalışmaya Burdur ili merkez ve köylerde çalışan 216 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgilerin yer aldığı anket formu ve Caymaz (2008) tarafından hazırlanan ölçek kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS 23.0 programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin normallik dağılımlarına çarpıklık (Skewness) ve basıklık (Kurtosis) katsayılarına göre karar verilmiştir. İki bağımsız grup arasındaki ortalamaların istatistiksel olarak değerlendirilmesinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T-Test) kullanılmıştır. İlişkisiz ikiden çok örneklem ortalaması arasındaki farkı ortaya koymak için tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) kullanılmıştır. One-Way Anova testi sonucunda farkın önemli çıkması durumunda post hoc testlerden Dunnett T testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin fen ve teknoloji okuryazarlığa ilişkin öz yeterlilik algıları cinsiyete, mezun olunan program türüne, mezun olunan diploma türüne, görev yapılan yerleşim yeri türüne, kıdem yılına, fen bilgisi ile ilgili yazılı yayın takip etme durumuna, fen ve teknoloji alanında etkinliklere katılma durumuna, üniversite eğitimlerinde fen ve teknoloji ile ilgili ders alma durumlarına, teknoloji kullanım durumuna, mezun oldukları lise türüne göre anlamlı düzeyde değişmektedir (p<0.05).
Singapur ve Türkiye fen öğretim programlarının yapı ve fen okuryazarlığı açısından karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı Türkiye ve Singapur'da uygulanan fen öğretim programlarının karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir. Bu kapsamda 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı ile 2023 Singapur İlkokul Fen Öğretim/Öğrenim Programı (Mayıs 2024 Revize Edilmiştir.) ilgili ülkelerin eğitim bakanlıklarının resmi internet sayfalarından temin edilerek incelenmiştir. Veri toplama aşamasında nitel araştırma tekniklerinden biri olan doküman analizi kullanılmıştır. Doküman analizi aracılığı ile programların genel yapısı, içeriği, öğrenme-öğretme süreci, ölçme değerlendirme uygulamaları belirlenmiştir. Ayrıca programlarda yer alan öğrenme çıktıları fen okuryazarı bireylerin sahip olması beklenen becerilere göre analiz edilip sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda tartışma gerçekleştirilmiş ve sonuçlara yönelik bazı öneriler sıralanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Türkiye ve Singapur'da uygulanan fen programları genel olarak birbiri ile benzerlik göstermektedir. Her iki program öğrenci merkezli bir yapıya sahip; fen okuryazarı, çağın gerektirdiği becerilerle donatılmış bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır. 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında ünitelendirilmiş bir yapı bulunurken 2023 Singapur İlkokul Fen Öğretim/Öğrenim Programında tematik bir yapı olduğu görülmektedir. Programların içeriği incelendiğinde 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında değerler, ahlak, etik ve bilimsel bilgiler bütüncül olarak ele alınmış, bilimin evrenselliğine değinilmekle birlikte milli unsurlara da yer verilmiştir. 2023 Singapur İlkokul Fen Öğretim/Öğrenim Programında ise daha küresel bir yapı göze çarpmaktadır. Her iki program da toplum fen ilişkisine, etik, ahlak ve değerlere değinmektedir. Öğrenme-öğretme süreçleri açısından genel bir benzerlik söz konusu olmakla birlikte 2023 Singapur İlkokul Fen Öğretim/Öğrenim Programı öğrenme sürecine öğrenim partnerlerini dahil etmesiyle farklılaşmaktadır. Ölçme ve değerlendirme uygulamaları açısından iki ülkenin fen programları incelendiğinde; süreç odaklı ve aktif öğrenci katılımlı yapılarının ortak olduğu görülmektedir. Ancak 2023 İlkokul Singapur Fen Öğretim/Öğrenim Programında yazılı testler genel not ortalamasında diğer ölçme ve değerlendirme araçlarına göre daha baskındır. 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında ise yazılı testler bulunmamaktadır. Programlarda yer alan öğrenme çıktıları genel olarak fen okuryazarı birey becerileri ile uyuşmaktadır. Öğrenme çıktılarından elde edilen bulgular her iki ülkenin kavram öğrenimine yoğunlaştığını ortaya koymakla birlikte etik, disiplinler arası ilişkiler, toplumda bilimi kullanabilme gibi bazı alanlarda birbirlerinden farklılaşmaktadırlar.
Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin bilimsel okuryazarlık beceri düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi: Sakarya ili örneği
Bu betimsel tarama çalışmasının amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel okuryazarlık beceri düzeylerini cinsiyet, yaş, kıdem, mezun olunan program türü, öğrenim durumu, çalıştığı okulun bulunduğu bölge, bilim sitesi/dergisi takip etme durumu ve günlük internet kullanım süresi gibi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın evrenini Sakarya ilinde görev yapan 437 fen bilimleri öğretmeni, aynı ilde görev yapan 166 fen bilimleri dersi öğretmeni ise çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmada, Gormally, Brickman, ve Lutz (2012) tarafından geliştirilen Bilimsel Okuryazarlık Becerileri Testi (BOBT) kullanılmıştır. Test orijinal dili İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiş ve pilot uygulaması yapılmıştır. Testin KR20 değeri 0,79 bulunmuştur. Test, daha sonra Sakarya İlinde görev yapmakta olan fen bilimleri dersi öğretmenlerine uygulanarak bilimsel okuryazarlık beceri düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Normallik varsayımı; çarpıklık ve basıklık değerleri, histogramlar, Q-Q eğrileri ve Shapiro-Wilk testi kullanılarak test edilmiştir. Grup içi ve gruplar arası anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek için toplanan veriler üzerinden t-testi ve tek yönlü varyans analizleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel okuryazarlık düzeyleri orta seviyenin üzerinde bulunmuştur. Araştırmanın bir diğer sonucu ise, fen bilgisi öğretmenliği bölümünden mezun olan öğretmenler ile fizik, kimya ve biyoloji öğretmenliği gibi diğer bölümlerden mezun olan öğretmenler arasında fen bilgisi öğretmenleri lehine anlamlı bir fark bulunmasıdır. Ayrıca testin ölçtüğü bilimsel okuryazarlık becerilerinden 4. (araştırma deseninin elemanlarını ve bu elemanların bilimsel bulguları ve sonuçları nasıl etkilediğini anlama) ve 5. (grafik oluşturma) becerinin puan ortalamalarının, bu becerilerden alınabilecek toplam puan değerinin oldukça altında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan testin ölçtüğü bilimsel süreç becerilerinden 7. beceri (olasılık ve istatistiği de kapsayan nicel becerileri kullanarak problem çözme) puan ortalamasının oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel okuryazarlık düzeylerinin daha iyi hale getirilebilmesi için bu konu ile ilgili hizmet içi fen eğitim programlarının düzenlenmesi ve öğretmenlerin bu alanda lisansüstü eğitim yapmaya teşvik edilmeleri önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Bilimsel okuryazarlık becerileri, fen öğretmeni,Fen eğitimi.
Lise 12. sınıf öğrencilerinin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik(FeTeMM) alanlarına yönelik ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, lise 12. sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık öz yeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın katılımcı grubunu, Diyarbakır ili merkez ve bazı ilçelerinde, 2018-2019 eğitimöğretim yılında 12. Sınıf düzeyinde eğitim-öğretim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini nicel örneklem grubunda 818 (421 kadın, 396 erkek, 1 kişi cinsiyet belirtmemiştir), nitel örneklem grubunda ise 41 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrenciler, amaçlı tabaklı örnekleme yöntemi baz alınarak belirlenmiştir. Araştırma başlamadan önce araştırma yapılacak olan okulların farklı okul türleri olmasına dikkat edilmiştir. Bu okullar, her birinden üç tane olmak üzere yüksek, orta ve düşük okul giriş puanları göz önüne alınarak meslek lisesi (168) Anadolu lisesi(414) ve fen lisesi(236)olarak belirlenmiştir. Araştırmanın yapıldığı okul türleri kendi içinde farklı başarı düzeylerine sahiptir. Araştırmada öğrencilerin, xi fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına yönelik ilgi düzeylerini tespit etmek için 36 maddeden oluşan FETEMM kariyer alanları ilgi ölçeği kullanılmıştır. Bununla beraber araştırmaya katılan öğrencilerin fen ve teknoloji okuryazarlık öz yeterlik algı düzeylerini belirlemek için 33 maddeden oluşan Fen ve Teknoloji Okuryazarlık Öz yeterlik Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Yine öğrencilerin kişisel bilgilerini elde etmek amacı ile 7 maddeden oluşan kişisel bilgiler anketi katılımcı öğrencilere uygulanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan lise 12. sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik ilgilerine yönelik görüşlerini almak amacı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, betimsel analiz, ANOVA testi ve bağımsız gruplat t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda çalışmaya katılan öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türünün de FeTeMM alanları kariyer ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinde etkili olduğu görülmüştür. Bununla beraber araştırmaya katılan katılımcıların ilgi ve okuryazarlık düzeylerinin bilimsel gelişmelerden haberdar olma, interneti kullanma durumu ve amacına göre anlamlı bir şekilde değiştiği görülmüştür. Öte yandan katılımcı gruptaki öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgilerinin ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin, çevrelerinde fen ve teknoloji alanlarında çalışan ve rol model olma durumuna göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Ayrıca katılımcı gruptaki öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgi düzeylerinin annelerinin eğitim ve meslek değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla beraber katılımcı gruptaki öğrencilerin ilgi düzeyleri babalarının eğitim durumlarına göre farklılaşırken meslek durumuna göre herhangi bir değişiklik saptanmamıştır. FeTeMM alanlarına yönelik ilgilerin arttırılması için ortaöğretim kurumlarında, öğrenme ortamlarında, hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından önemli etkilerinin olacağı düşünüldüğünden, FeTeMM etkinliklerinin arttırılmasının yararlı olacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: FeTeMM alanları, Fen ve teknoloji okuryazarlık, Öz yeterlik, 12. sınıf öğrencileri
Sağlık çalışanlarının bilgisayar okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi: (Aydın Kadın Doğum Hastanesi ve Bozdoğan Devlet Hastanesi örneği)
Bu çalışmada Sağlık Çalışanlarının Bilgisayar Okur-Yazarlık Düzeyleri araştırılmıştır. Çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının, bilgisayar okuryazarlığı düzeylerini belirlemek ve ihtiyaç duyulan önerileri ortaya koymaktır. Bu araştırmada, sağlık sektörünü temsil edecek ve çalışan çeşitliliği açısından uygun olan "Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Bozdoğan Rasim Menteşe İlçe Devlet Hastanesi" seçildi. Araştırmanın evrenini oluşturan söz konusu hastanelerde çalışan 258 çalışanın 215'ine ulaşılmış, anketler yapılmış ve sonuçları ilgili tablolara aktarılmıştır. Anketler SPSS 16.0 programına aktarılarak yorumlanmıştır. Sonuçlar yorumlanırken yüzde, frekans ve ortalama değerleri kullanılmış, bunun yanında gruplar arasında farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Welch ve Brown-Forsythe Testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunu test etmek için Scheffe ve Tukey testleri kullanılmıştır. Araştırmada; erkek katılımcıların, kadın katılımcılara göre; 30 yaş altı katılımcıların, 41 yaş ve üzerine göre; bekâr katılımcıların, evli olanlara göre; Uzman tabiplerin, diğer unvanlara göre; Sağlık Bakanlığı'nda 5 yıl ve daha az süre çalışanların, 26 yıl ve daha fazla süre çalışanlara göre, bilgisayar okuryazarlığı ortalama puanları daha yüksek çıktığı görülmüştür. Bunun yanında araştırmada; eğitim düzeyi arttıkça alınan puanların arttığı ve aylık gelir değişkenine göre 4000 TL üzeri maaş alanların bilgisayar okuryazarlığı ortalama puanlarının daha yüksek çıktığı görülmüştür. Bu bağlamda tahmin edilen sonuçlar ve değerlendirmeler öne sürülen hipotezleri destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler :Bilgisayar Okuryazarlığı, Bilgisayar Operatörlüğü, Bilgisayar Terimleri, Programlama
Fen teknoloji toplum dersi kapsamında yapılan uygulamaların öğretmen adaylarının bilimin doğasının unsurlarını algılama düzeylerindeki değişime etkisi
Ülkemizde 2004 yılında, öğretim programlarında köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda hazırlanan Fen ve Teknoloji öğretim programı, bütün öğrencilerin fen ve teknoloji okuryazarı olarak yetiştirilmesini hedeflemektedir. Bu hedef öğretmen yetiştiren kurumların öğretim programlarında bilimin ve bilimsel bilginin doğasının açık bir şekilde verilmesiyle mümkün olabilecektir. Bu bağlamda fen eğitiminde ?Bilimin doğasını anlamak? mutlak bir ihtiyaç olarak kabul edilmektedir.Bu araştırmanın amacı Fen Teknoloji Toplum dersi kapsamında yapılan uygulamaların öğretmen adaylarının bilimin doğasının unsurlarını algılama düzeylerindeki değişime etkisini incelemektir.2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde 30 fen bilgisi öğretmen adayıyla Fen Teknoloji Toplum dersi kapsamında yürütülmüştür. Öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere VNOS-C (Bilimin Doğası Üzerine Görüşler) ve VOSTS (Bilim Teknoloji ve Topluma Bakış Açışı) anketleri iki defa uygulanmıştır. Fen Teknoloji Toplum dersi kapsamında 12 hafta boyunca fen bilimlerinin temel konuları hakkındaki güncel bilgiler ve sosyobilimsel boyutları ele alınmıştır. Tek gruplu ön test son test deneysel deseninin kullanıldığı çalışmada öğretmen adaylarının VNOS-C anketinden elde edilen görüşleri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. VOSTS anketinden elde edilen cevaplar da SPSS 15.0 paket programı kullanılarak karşılaştırılmıştır.Uygulama sonucunda bilimin doğasının ele alınan unsurlarından değişebilirlik, deneysellik, öznellik, hayal gücü ve yaratıcılık, sosyal kültürel değerler, gözlem ve çıkarım arasındaki fark unsurları hakkında öğretmen adaylarının çağdaş bakış açısı kazandıkları görülmüştür. Bununla birlikte bilimin doğasının bilimsel bir teori ve yasa arasında fark vardır unsurunun öğrencilere kazandırılması için özel bir çaba sarf edilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilimsel Okuryazarlık, Fen Teknoloji Toplum
Fen ve teknoloji dersinde ?vücudumuzda sistemler? ünitesinde fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerin kullanılmasının başarıya, tutuma ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Milli eğitim bakanlığı tarafından 2005 yılında gerçekletilen değişiklikle fen bilgisi dersinin adı fen ve teknoloji dersi olarak değiştirilmiş ve buna bağlı olarak öğretim programında önemli değişikliliklere gidilmiştir. Yeni fen ve teknoloji öğretim programında yer alan temel özelliklerden birisi de fen okuryazarlığıdır. Fen ve teknoloji öğretim programının amacı ilköğretim mezunu her öğrencinin fen okuryazarı olması olarak belirlenmiştir.Fen okuryazarı olan bir insan fenle ilgili kavramları, ilkeleri, teorileri bilen bilimsel süreçleri anlayan ve fen teknoloji, toplum, çevre arasındaki ilişkilerin farkında olan insan olarak tanımlanabilir. Bireylerin fen okuryazarı olmalarının büyük ölçekte ve küçük ölçekte çok sayıda yararı vardır. Karşılaştığı sorunlara bilimsel çözüm bulabilen, olaylara eleştirel gözle bakabilen, bilimsel bilgiye nasıl ulaşabileceğini bilen, uygulayan ve karşılaştıkları bilginin bilimselliğini sorgulayabilen bireyler toplumların gelişmesi için şarttır.Bu araştırmada fen okuryazarlığının alt boyutlarından fen ve teknolojiye yönelik tutum ve değerler, anahtar fen kavramları ve bilimsel süreç becerileri boyutları üzerinde durulmuştur. Bu araştırmada fen ve teknoloji dersinde ?Vücudumuzda Sistemler? ünitesinde fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerin kullanımının öğrencilerin akademik başarıları, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumları ve bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkilerini incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu İzmir Buca ilçesinde bir ilköğretim okulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada deney (n=35) ve kontrol (n=35) grubu olmak üzere iki sınıf alınmış ve öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 30 saat süren deneysel uygulama sürecinde deney grubunda dersler fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerle, kontrol grubunda ise fen ve teknoloji öğretim programında yer alan etkinliklerle işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Vücudumuzda Sistemler Başarı Testi?, ?Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği? ve ?Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol gruplarının bilimsel süreç becerileri seviyelerini görüşme yolu ile belirlemek için açık uçlu sorular geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Deneysel işlem öncesi ve sonrasında veri toplama araçları her iki grupta yer alan öğrencilere uygulanmıştır.Elde edilen verilerin analizi SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin üniteye ilişkin akademik başarı düzeyleri, fen ve teknoloji ye yönelik tutumları ve bilimsel süreç becerileri düzeyleri açısından deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Gerçekleştirilen bu araştırmanın yapılacak olan yeni çalışmalara ışık tutacağı ve söz konusu uygulamaların ilköğretim öğrencileri üzerindeki etkililiğin belirlenmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Farklı ülkelerden 11 - 13 yaş aralığındaki öğrencilerin bilim ve bilim insanı hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye, İtalya, İngiltere, Slovenya, Polonya ve Estonya'dan 11-13 yaş aralığında bulunan öğrencilerin bilim ve bilim insanına ait algılarının tespit edilmesidir. Araştırma, nitel araştırma türlerinden olgubilim yaklaşımı ile desenlendirilmiştir. Araştırma, Türkiye, İtalya, İngiltere, Slovenya, Polonya ve Estonya'dan 11-13 yaş aralığındaki 150 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bilim İnsanına ilişkin öğrenci algılarının tespit edilmesi için, "bir bilim insanı çiz (DAST) ve bilim insanı kavram çarkı", bilim ile ilgili algının tespit edilmesi için, "açık uçlu soru" kullanılmış ve veriler 2014 yılı içerisinde toplanmıştır. Bilim insanı ve bilim insanının özelliklerine ait verilerin değerlendirilmesi sonucunda farklı ülkelerdeki öğrencilerin bilim insanı hakkında benzer basmakalıp algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Ancak bu basmakalıp algılar oransal olarak ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Her ne kadar öğrenciler bilim insanı hakkında olumlu algıya sahip olsalar da bilim insanının toplumsal sorumluluğu ile etik değerlerine ilişkin yeterli düzeyde bir algı oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilere yöneltilen bilim algısına ilişkin açık uçlu soruya verilen cevapların değerlendirilmesi sonucunda, araştırmaya katılan ülkeler arasında belirgin farklar tespit edilmiştir. Öğrencilerin bilim ve bilim insanına ilişkin algıları ile PISA sınav sonuçlarında aldıkları test puanları ülkeler arasında karşılaştırılmış, basmakalıp algı oranı ile PISA başarısı arasında bir ilişki saptanmamıştır.
PISA fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarındaki soruların incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye'de öğrenim gören her öğrenciye ücretsiz olarak dağıttığı 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında yer alan ölçme değerlendirme etkinliklerinin, PISA'da tanımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre ne seviyede olduğunu tespit etmektir. Bu kapsamda ders kitaplarında bulunan yeterlik düzeylerinin, Canlılar ve Hayat, Madde ve Değişim, Fiziksel Olaylar ve Dünya ve Evren konu alanlarına ve sınıf seviyelerine göre nasıl bir değişim gösterdiği de incelenmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemiyle yürütülmüş; ders kitapları, doküman incelemesi tekniği ile incelenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Betimsel analiz doğrultusunda frekans ve yüzde hesaplamaları yapılarak bulgular elde edilmiş, bu bulgular kategorize edilerek tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Ayrıca, iç geçerliğin sağlanması için uzman incelemesine başvurulmuştur. Öncelikle hem tez danışmanı hem de araştırmacı tarafından ve birbirlerinden bağımsız olarak incelenen sorular puanlanmış; puanlama yapılırken, OECD tarafından yayınlanan PISA düzeylerine göre örnek sorulardan oluşan yayınlar ve yine PISA raporlarında yayımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Puanlama sonunda sorulara atanan düzeyler karşılaştırılmış ve tutarlılık yüzdelerine bakılmıştır. PISA'da fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri 6 seviyede tanımlanmaktadır. 1. düzey Alt Performans, 2, 3 ve 4. düzeyler Asgari Performans ve 5 ve 6. düzeyler ise Üst Düzey Performans olarak değerlendirilmektedir. Bu araştırma kapsamında, toplam 1209 adet ölçme değerlendirme sorusu fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgular, 5, 6 ve 7. sınıf ders kitaplarındaki soruların yüzde 60'a yakınının, 8. sınıf ders kitabındaki soruların ise yüzde 65'ten biraz fazlasının 2. düzeyde olduğunu göstermiştir. Üst performans düzeyindeki soruların oranının tüm sınıf düzeylerinde oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ise, üst performans düzeyindeki soru oranının "Dünya ve Evren" öğrenme alanında diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. En çok kazanım ve soru sayısına sahip "Fiziksel Olaylar" öğrenme alanındaki soruların genel olarak 2. düzeyde yığıldığı gözlenmiştir. Bu bulgular neticesinde, PISA başarısının artırılması ve fen okuryazarlık düzeyinin yükseltilmesi için, ders kitaplarındaki üst düzey sorulara yeterli sayıda yer verilmesi ve ders kitaplarının güncellenmesi; ayrıca, öğretim programının ve ülke genelinde yapılan sınavların da PISA fen okuryazarlığı kapsamında incelenmesi için çalışmalar yapılması önerilmiştir.
21. yüzyıl becerilerinin Fen Bilgisi Öğretmenliği lisans programına ne ölçüde dâhil edildiğine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 21. yüzyıl becerilerinin fen bilgisi öğretmenliği lisans programına ne ölçüde dâhil edildiğine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden tarama modeli benimsenmiş, veriler betimsel istatistik yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında fen bilgisi öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan 3. ve 4.sınıf öğrencileri oluştururken, örneklemini ise, kolayda örnekleme yoluyla belirlenmiş 10 üniversiteden gönüllü olarak araştırmaya katılan toplam 380 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmanın bulguları, fen bilgisi öğretmenliği lisans programında, öğretmen adaylarının eleştirel düşünme, işbirlikli çalışma, iletişim kurma, yaratıcılık ve yenilikçilik, öz-yönlendirme, küresel ve yerel bağlantılar kurma, ve teknolojiyi kullanma gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirecek etkinliklere genel olarak ayda birkaç kez yer verildiğini göstermiştir. Becerilerin her birini geliştirmeye yönelik etkinliklere ne sıklıkta yer verildiğine ayrı ayrı bakıldığında ise, en fazla, teknolojiyi kullanma becerilerini geliştirecek etkinliklere yer verildiği; ancak öğretmen adaylarının iletişim kurma ile yerel ve küresel bağlantılar kurma becerilerini geliştirecek etkinliklerin fen bilgisi öğretmenliği lisans programında daha az yer aldığı görülmektedir.
Anahtar fen kavramlarının tanılanması ve fen öğretim programları ile ulusal ders kitaplarının bu kavramlar bağlamında incelenmesi
Bu araştırmada öncelikle, fen ve teknoloji okuryazarlığının boyutlarından biri olan anahtar fen kavramlarının tanılanması amaçlanmıştır. Buna ek olarak, tanılanan anahtar fen kavramlarının ulusal ve uluslararası fen programlarında yer alma durumunun incelenmesi ve her bir öğrenme alanında anahtar fen kavramları listesinden ilgili öğrenme alanına ilişkin en yüksek uyum ile seçilen kavramın uygulamadaki programa göre yazılan fen bilimleri ders kitaplarında yer alma durumunun tespiti de yapılmıştır. Nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı ve çok aşamalı karma desen yönteminin tercih edildiği bu araştırma, iki aşamalı olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında fen ve teknoloji okuryazarlığının alt boyutlarından biri olan anahtar fen kavramlarını tanılamak amacıyla delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında alan uzmanı olarak, fen ile ilgili farklı alanlarda çalışan akademisyenler (fizik, kimya, biyoloji, astronomi, coğrafya, fen bilgisi eğitimi, fizik eğitimi, kimya eğitimi, biyoloji eğitimi), fen bilimleri/fen ve teknoloji öğretmenleri ve fen bilgisi son sınıf öğretmen adayları yer almıştır. Delfi süreci üç tur olarak uygulanmış ve anahtar fen kavramlarının belirlenmesi sürecinde ölçütler seçilerek kesme noktaları belirlenmiştir. Araştırmanın ilk aşaması sonunda anahtar fen kavramları listesi oluşturulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında ilk aşamada belirlenen anahtar fen kavramlarının ulusal ve uluslararası programlarda yer alma durumları incelenmiştir. Bu inceleme sürecinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Fen ve teknoloji okuryazarlığı vizyonunun açıkça vurgulandığı ulusal üç fen programı (2005, 2013 ve 2018) incelenmiş ve mevcut durumun kitaplarda nasıl ele alındığını belirlemek amacıyla ise 2018 fen bilimleri programı kazanımlarına göre yazılmış ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında ilk ve orta dereceli okullarda resmi olarak okutulan fen bilimleri ders kitapları incelenmiştir. Uluslararası programlarda ise uluslararası düzeyde fen okuryazarlığını ölçen sınavlarda ilk sıralarda yer alan üç ülkenin (Singapur, Estonya ve Kanada-Ontario) fen programları ele alınmıştır. Öğretim programları ve ders kitapları ilk aşamada belirlenen anahtar fen kavramları bağlamında içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, delfinin üçüncü turu sonunda oluşan 42 anahtar fen kavramı şunlardır (Alfabetik sırayla): ağırlık, atom, basınç, bileşik, biyoçeşitlilik, biyoteknoloji, canlıların sınıflandırılması, DNA, ekoloji, ekosistem, elektrik, elektron, element, enerji, enerji dönüşümleri, enerjinin korunumu, evren, evrim, fotosentez, gen, habitat, hal değişimi, hücre, hücre bölünmeleri, ısı, ışık, kalıtım, kinetik enerji, kromozom, kuvvet, küresel ısınma, kütle, madde, madde döngüsü, molekül, periyodik tablo, ses, sıcaklık, üreme, yenilenebilir enerji, yer çekimi, yoğunluk. İncelenen altı öğretim programı içinde anahtar fen kavramları yoğunluğu açısından 2005 fen ve teknoloji öğretim programı ve Kanada (Ontario) fen ve teknoloji programı ilk iki sırada bulunmaktadır. Ayrıca tüm programlarda en az ele alınan kavramların ekoloji, canlıların sınıflandırılması, hücre bölünmeleri, gen, yenilenebilir enerji, madde döngüsü, biyoteknoloji, küresel ısınma ve enerjinin korunumu, en yoğun olarak ele alınan anahtar fen kavramlarının ise hücre, kuvvet, ısı, enerji, madde ve ışık olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme alanları bağlamında, her öğrenme alanından seçilen birer anahtar fen kavramına ilişkin olarak kitaplar üzerinde yapılan analizler sonuçları incelendiğinde; kuvvet ve evren kavramlarının programlarda ve kitaplarda ilk kez üçüncü sınıf düzeyinde ele alınırken hücre kavramı programda altıncı, atom ise yedinci sınıf düzeyinde ele alınırken hem hücre hem de atom kitaplarda ilk kez beşinci sınıf düzeyinde ele alınmıştır. Ayrıca aynı sınıf düzeyi için yazılan ders kitaplarında kavram yoğunluklarının birbirinden çok farklı olduğu da tespit edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen sonuçların, daha önce alanyazında bu türden kapsamlı bir çalışma olmaması nedeniyle ulusal ve uluslararası alanyazına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda sonuçların, vizyonu doğrudan veya dolaylı biçimde fen ve teknoloji okuryazarlığı olan öğretim programlarının geliştirilmesi ve/veya güncellenmesinde, ders kitaplarının öğretim programındaki anahtar kavramlar temelinde yazılmasında kayda değer etkiler yapacağı öngörülmektedir.
Öğretmen adaylarının fen okuryazarlığının çeşitli değişkenlerle olan ilişkisi: Bir yapısal eşitlik modeli önerisi
Bu araştırmada fen alanları (kimya, fizik, biyoloji ve fen bilgisi) öğretmen adaylarının evrensel fen okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve evrensel fen okuryazarlığının çeşitli değişkenlerle - sorgulama becerisi, bilimsel süreç becerileri algısı, laboratuvarda kendi kendine öğrenme hazırbulunuşluğu, laboratuvara yönelik tutum ve laboratuvar dersi başarı ortalaması - olan ilişkisinin yapısal eşitlik modeli ile test edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan yapısal modelde söz konusu değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiği için çalışmada korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Bu bağlamda uygulama İzmir ili Buca ilçesi Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde fen alanları bölümlerinde öğrenim gören, laboratuvar dersi almış tüm sınıf düzeylerindeki gönüllü 294 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri evrensel fen okuryazarlık ölçeği, sorgulama becerileri ölçeği, bilimsel süreç becerileri algı ölçeği, laboratuvarda kendi kendine öğrenme hazırbulunuşluk ölçeği, laboratuvara yönelik tutum ölçeği ve kişisel bilgi anketi ile elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistiklerden ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerlerden faydalanılmıştır. Nedensel ve ilişkisel analizler yapısal eşitlik modellemesi çerçevesinde test edilmiştir. Veriler SPSS 22.0 ve LISREL 8.51 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadaki işlem adımları ele alındığında yapısal eşitlik modeline ilişkin sayıltılar test edilmiş, tüm değişkenlerin birlikte olduğu ölçme modeli ile yapısal modelin uyum indeksleri incelenmiş ve yapısal modeldeki doğrudan ve dolaylı ilişkiler ile birlikte aracılık ilişkisi de ortaya çıkarılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre fen alanları öğretmen adaylarının evrensel fen okuryazarlık, sorgulama becerisi ve bilimsel süreç becerileri algı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda laboratuvarda kendi kendine öğrenme hazırbulunuşluğu ile laboratuvar dersindeki başarı değişkenlerinin bilimsel süreç becerileri algısı ve sorgulama becerisi üzerinden evrensel fen okuryazarlığını yordadığı ve yapısal modelde yer alan ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca uyum iyiliği değerleri göz önünde bulundurularak evrensel fen okuryazarlığı ve evrensel fen okuryazarlığını yordayan değişkenler arasındaki ilişkiyi veren modelin veri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş, laboratuvara yönelik tutum dışında tüm model doğrulanmıştır. Bu sonuçlardan hareketle fen alanları öğretmen adaylarının fen okuryazarlığına ulaşmalarında sorgulama becerilerine ve bilimsel süreç becerileri algısına sahip olmaları gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca sorgulama becerisi ve bilimsel süreç becerileri algısı yüksek öğretmen adayları laboratuvarda belirli bir hazırbulunuşluk düzeyine sahip ve laboratuvar derslerinde başarılı bireylerdir. Bu bağlamda yapısal model ile doğrulanan ilişkiler neticesinde öğretmen adaylarının iyi birer fen okuryazarı olmalarında bu değişkenlerin önemli bir role sahip olduğu söylenebilir.
PISA 2015 verisi kullanılarak, çevre bilinci ve çevre iyimserliğinin, fen okuryazarlığı ile ilişkisinin farklı sosyoekonomik düzeyler ele alınarak araştırılması
People need scientific literacy to keep up with and to understand continuing developments and changes in our modern world. In Turkey, especially for the people from low socioeconomic backgrounds, scientific literacy level tends to be low. The current study investigated how two environmental-literacy related factors contributed to the scientific literacy of students from different socioeconomic backgrounds. The study was based on the results from the PISA 2015 cycle. The PISA sample was composed of 5,859 15-year-olds randomly selected from 187 schools in different regions of Turkey. The relationships between environmental awareness and scientific literacy and between environmental optimism and scientific literacy were investigated using a multiple linear regression analysis technique. The difference in the environmental literacy and the environmental optimism level of the students from different socioeconomic levels was analyzed by using one-way ANOVA. Results revealed that both environmental awareness and environmental optimism were found to be significantly related to scientific literacy. Also, socioeconomic status created significant differences in environmental awareness and in environmental optimism among different socioeconomic levels. Finally, it was found that there is a significant relationship between scientific literacy and environmental awareness and between scientific literacy and environmental optimism for all socioeconomic levels.
Bilimsel okuryazarlık ile ilgili akademik çalışmaların bibliyometrik analizi ve PISA sonuçları ile ilişkisi
Bilginin çok hızlı üretilip aynı hızla tüketildiği, istenmeyen ve gereksiz bilgiye fazlaca maruz kalınan yeni yüzyılda bireylerin bilginin kalitesini, bilginin nasıl elde edildiğini, bilimsel düşüncenin ne demek olduğunu ve bilimsel düşünce için gerekli temel kavramları ve fikirleri anlamaları beklenmektedir. Toplumun okuryazarlık seviyesini yükseltmek için özellikle okul öncesi ve üniversite öğrencilerinin aldıkları eğitimi geliştirmek önem arz etmektedir. Son yıllarda öğrencilerin bilimsel okuryazarlık seviyeleri üzerine birçok akademik çalışma yapılması, toplumların bilimsel okuryazarlık üzerinde ciddi bir iyileştirme yapma çabaları olarak yorumlanabilir. Bilimsel okuryazarlık ile ilgili yapılan akademik çalışmaların niceliği arttıkça toplumdaki farkındalığın artması, toplumların eğitimi ile ilgili söz sahibi insanların bu konuya daha fazla önem vermesi ve en nihayetinde bu konunun toplum dinamiğine yansıması beklenmektedir. Bu çalışmada öncelikle bilimsel okuryazarlık ile ilgili akademik çalışmalar bibliyometrik yöntemlerle incelenerek bilimsel okuryazarlık konusunun akademide nasıl ve ne kadar ele alındığı belirlenmiştir. Daha sonra öğrencilerin bilimsel okuryazarlık seviyelerini ölçmek için uygulanan PISA sınavları incelenmiş, bir ülkede yayımlanan bilimsel okuryazarlık temalı bilimsel çalışmaların sayısı ile o ülkenin PISA bilimsel okuryazarlık sonuçları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Bu çalışma bir tarama çalışmasıdır. 2000-2020 yılları arasında WoS'ta yayımlanan bilimsel okuryazarlık temalı 2615 adet akademik yayın ve 2000 yılından itibaren yedi kez uygulanmış olan PISA bilimsel okuryazarlık sonuçlarının en az altısına sahip olan 34 ülke bu çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Bilimsel okuryazarlık ile ilgili genel eğilimin belirlenmesi için akademik yayınların bibliyometrik analizleri yapılmış, ortak kelimeler tespit edilmiş ve atıf ilişkileri haritalandırılarak analiz edilmiştir. PISA bilimsel okuryazarlık sonuçlarının ise betimsel analizleri yapılarak yıllara ve ülkelere göre nasıl değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ülkelerin akademik yayın sayıları ile PISA bilimsel okuryazarlık sonuçları arasındaki ilişki korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Araştırma sonucunda bilimsel okuryazarlıkla ilgili akademik yayınlarda en çok kullanılan anahtar kelimelerin bilgi, bilim ve eğitim olduğu görülmüştür. Akademik çalışmaların yıllara, dergilere, ülkelere, kurumlara ve doküman tiplerine göre dağılımları belirlenmiş ve atıf ilişkileri incelenmiştir. Ayrıca PISA bilimsel okuryazarlık sonucuna sahip ülkeler belirlenerek sonuçların analizleri yapılmıştır. Ülkelerin bilimsel okuryazarlık temalı akademik yayın sayıları ile PISA bilimsel okuryazarlık sonuçları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ülkeler bazında ilişki tek tek incelendiğinde ise Çek Cumhuriyeti, Hollanda, İngiltere, İzlanda, Kore, Macaristan, Slovakya ve Yeni Zelanda'nın PISA bilimsel okuryazarlık puanları ile bilimsel okuryazarlık temalı bilimsel çalışmalarının sayısı arasında negatif ilişki bulunurken Portekiz'in pozitif ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeyleri, günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşımları ve akademik etik değerlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeylerinin, günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeylerinin ve akademik etik değer düzeylerinin birlikte araştırılmasıdır. Çalışma, tarama modelinde nicel bir araştırma olup çalışmanın örneklemini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi öğretmenliği bölümünden 115, Sınıf Öğretmenliği bölümünden 156 ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünden 131 öğrenci olmak üzere toplamda 402 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan "Temel Bilimsel Okuryazarlık Testi (TBOT)", "Günlük Yaşamdaki Fen Olaylarına Bilgi Temelli Yaklaşım Ölçeği" ve "Akademik Etik Değerler Ölçeği (AEDÖ)" kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeyleri, günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeyleri ve akademik etik değer düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, öğrenim görülen bölüm, üniversiteye başlamadan önceki yerleşim yeri, mezun olunan lise türü, sosyoekonomik durum, kitap türü, belgesel izleme durumu, bilimsel gelişmeleri ve bilimsel bir yayını takip etme durumu değişkenleri açısından incelenmiştir. Verilerin analizinde, öğretmen adaylarından elde edilen verilerin mod, medyan, ortalama, standart sapma, çarpıklık ve basıklık katsayısı istatistikleri yapılarak verilerin normal dağıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple parametrik testlerin yapılması uygun görülmüştür. Öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlıkları, günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşımları ve akademik etik değerlerinden elde edilen bulgular istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının fonksiyonel bilimsel ve teknoloji okuryazarı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeylerinin ve akademik etik değer düzeylerinin ortanın üzerinde bir seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Alt problemlerin analizi doğrultusunda öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeylerinin mezun olunan lise türü değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı, diğer değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşımlarının anne eğitim durumu, öğrenim görülen bölüm, mezun olunan lise türü ve bilimsel gelişmeleri takip etme durum değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı, diğer değişkenler açısından anlamlı düzeyde bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Akademik etik değerlerin ise cinsiyet değişkeni açısından farklılaştığı, diğer değişkenler açısından farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeyleri ve günlük yaşamdaki fen olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeyleri arasında pozitif yönlü, anlamlı ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının bilimsel okuryazarlık düzeyleri ve akademik etik değer düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu elde edilen diğer bir sonuçtur.
Türkiye'deki öğrencilerin matematik, fen bilimleri okuryazarlığı ve okuma becerilerindeki performanslarının PISA 2012 verisine göre incelenmesi
Every student needs to be provided a certain minimum level of acquisition in the education system. Hence, this study investigated differences in students' performance in mathematics, reading and science literacy among the school types and geographical regions in Turkey by using PISA 2012 data. In this research, MANOVA was employed using Multivariate Linear Model procedure of SPSS. The aims of the research were to examine if there are any differences among Turkish students' performance that live in different geographical regions in Turkey in terms of mathematics, reading and science literacy and also to examine whether there are any differences among Turkish students' performance in mathematics, reading and science with respect to the school types or not. Analyses of the current study based on PISA 2012 data showed that Turkish students' performance in mathematics, reading and science differed significantly across the geographical regions and school types. The major difference was observed among school types. Key Words: PISA 2012, mathematics literacy, science literacy, reading literacy, geographical regions in Turkey, school types in Turkey
PISA 2015 verilerine göre bilimsel sorgulama aktivitelerinin öğrencilerin fen okuryazarlığı başarısına etkisinin incelenmesi
Bu yüksek lisans tezinde PISA 2015 verileri baz alınarak Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinliklerinin; Fen Okuryazarlığı başarısına anlamlı bir etkisi olup olmadığı ve Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyinin Coğrafi Bölgeye, Okul Türüne, Öğretmen Desteğine, Fen Dersinde Sınıf İçi Disiplin ortamına ve Öğretmen Yönlendirmeli Öğretim etkisine göre anlamlı derecede farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu çalışmada IEA IDB Analyzer programı kullanılarak basit doğrusal regresyon ve t testi metotları uygulandı. Araştırma 2015 yılında gerçekleşen PISA uygulamasına katılan Türkiye'deki 15 yaşındaki 5895 öğrenci örnekleminin verdiği yanıtlara göre gerçekleştirildi. Elde edilen bulgular, katılımcı öğrencilerin Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyi ile Fen Okuryazarlığını puanı arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğuna işaret etmektedir. Coğrafi Bölgelere göre Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyi ortalamaları karşılaştırıldığında bazı bölgeler arasında anlamlı fark olduğu gözlendi. Bulgularda, ayrıca Öğretmen Desteği, Fen Dersinde Sınıf İçi Disiplin Ortamı ve Öğretmen Yönlendirmeli Öğretim düzeyi arttıkça Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyinin de arttığı görülmektedir. Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyi Okul Türüne göre incelendiğinde Genel Liselerin Sorgulamaya Dayalı Fen Etkinlikleri düzeyi ortalamasının Meslek Liselerinin ortalamalarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu.