Scientific literacy

79 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

PISA-2018 Türkiye örnekleminde okuma keyfinin performans puanlarına etkisinde üst bilişsel stratejilerin aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA 2018 araştırmasına Türkiye'den katılan öğrencilerin okuma keyfi ile anlama ve hatırlama, özetleme, güvenirliği değerlendirme üst bilişsel stratejilerinin öğrencilerin performans puanlarına etkisini araştırmaktır. Okuma keyfinin öğrencilerin okuma, matematik ve fen puanlarını üst bilişsel stratejiler aracılığıyla yordama durumu üç farklı model aracılığıyla sınanmıştır. Araştırmada veriler PISA 2018 okuma becerileri, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı alanındaki test ve öğrenci anketi aracılığıyla elde edilmiştir. Kayıp verilerin temizlenmesi sonucu Türkiye örnekleminden 6104 öğrencinin verileri ile analizler gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasında verilerin analizi için Andrew F. Hayes tarafından geliştirilen IBM SPSS programında Process Macro eklentisi kullanılmıştır. Analizlerde varsayılan olarak %95 güven aralığında 5000 Bootstrap örneklemi kullanılmış ve olası modellerden Model 4 analizi uygulanmıştır. Araştırma yöntemi olarak ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Kurulan ilk modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejileri aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejiler okuma puanındaki değişkenliğin %25'ini açıklamaktadır. Kurulan ikinci modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejiler aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Matematik puanı üst bilişsel stratejiler tarafından açıklanırken okuma keyfi tarafından açıklanamamaktadır. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejiler matematik puanındaki değişkenliğin %17'sini açıklamaktadır. Kurulan üçüncü modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejiler aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejileri fen puanındaki değişkenliğin % 21'ini açıklamaktadır.

Fen okuryazarlığıMatematik okuryazarlığıOkuma becerileri+3
Derya Cihan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyokültürel ve sosyoekonomik değişkenlerin PISA fen okuryazarlığını yordama gücünün yıllara göre incelenmesi

Bu araştırmada PISA uygulama dönemlerine (2003, 2006, 2009, 2012) göre 15 yaşındaki Türk öğrencilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik özellikleri (anne ve babalarının eğitim düzeyi, iş yerindeki pozisyonu, ailelerinin kültürel zenginliği, , evlerindeki olanaklar) kapsamında fen okuryazarlığını tutarlı olarak yordayan değişkenlerin bulunup bulunmadığı, varsa bu değişkenlerin neler olduğunun saptanması amaçlanmıştır. Zaman serisi desenlerinden kesit alma yaklaşımına göre verileri toplanan araştırmanın evrenini, 15 yaş 3 ay ile 16 yaş 2 ay yaş aralığında olan tüm Türk öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu evrenden tabakalı örnekleme yoluyla seçilmiş PISA 2003 uygulaması için 4855, PISA 2006 uygulaması için 4942, PISA 2009 uygulaması için 4996, PISA 2012 uygulaması için 4848 öğrenci oluşturmaktadır. Türk öğrencilerin fen okuryazarlığı puanlarını yordayan değişkenler PISA öğrenci anketlerinden her dönemde (2003, 2006, 2009, 2012) ortak olarak yer alan sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik özellikleri yoklamaya yönelik maddelerle belirlenmiştir. Araştırmada verilerin analizi, aşamalı çoklu regresyon analizi ile yapılmıştır. Veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda analize alınan sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik değişkenlerin PISA uygulamaları için anlamlı yordayıcı olduğu ve öğrencilerin evlerindeki olanaklar, ailenin kültür zenginliği, anne babanın eğitim düzeyi ve iş yerindeki pozisyonu değişkenlerinin Türk öğrencilerin PISA fen okuryazarlığı puanlarını 2003, 2006, 2009 ve 2012 uygulama dönemlerinde tutarlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur.

Fen bilgisi eğitimiFen okuryazarlığıSosyoekonomik değişme+2
Yeliz Çeçen
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye, Singapur, Kanada ve Estonya'daı PISA 2018 başarılarını etkileyen değişkenlerin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı PISA 2018 uygulamalarına katılan Türkiye ile Singapur, Estonya ve Kanada'daki öğrencilerin matematik-okuma-fen başarı puanlarını manidar olarak yordayan okul ve öğrenci düzeyi değişkenlerinin belirlenmesi ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Bu doğrultuda öğrenci düzeyi değişkenleri olarak; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, evdeki kültürel varlıklar, evdeki eğitim kaynakları, aile serveti, bilişim teknolojileri kaynakları, sınıf iklimi, öğrenme hedefleri, öğrencilerin küresel olaylar hakkında farkındalığı, küresel fikirlilik ve okula aidiyet duygusu alınmıştır. Okul düzeyi değişkenleri olarak ise, öğrenci başına düşen kullanılabilir bilgisayar oranı, yüksek lisans derecesine sahip öğretmen indeks oranı, eğitim materyali eksikliği, eğitim elemanı eksikliği, öğrenmeyi engelleyen öğrenci ve öğretmen davranışları analiz edilmiştir. Araştırmada veri setinin yapısına uygun olarak çok düzeyli-çok değişkenli regresyon modeli kullanılmıştır. Analiz sonucunda Türk öğrencilerin başarılarındaki değişimin okullar arasındaki farklardan, Singapur, Estonya ve Kanada uygulamalarında ise başarının daha çok bireyler arasındaki farklılıklardan kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenci düzeyinde Türkiye ile Singapur, Estonya ve Kanada uygulamalarında matematik okuryazarlığını yordayan değişkenler; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, sınıf iklimi olarak bulunmuştur. Okuma becerileri başarı puanlarını yordayan değişkenler; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, aile serveti, sınıf iklimi, öğrencilerin küresel sorunlar hakkındaki farkındalığı en güçlü manidar yordayıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Fen okuryazarlığını yordayan değişkenler ise; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, aile serveti, sınıf iklimi, öğrencilerin küresel sorunlar hakkındaki farkındalığı ve öğrenme hedefleri tüm ülkelerde anlamlı bulunmuştur. Okul düzeyi değişkenlerinde ise Türkiye, Singapur, Estonya ve Kanada'da tüm uygulama alanlarında en güçlü manidar yordayıcı değişken öğrenmeyi engelleyen öğrenci davranışlarıdır.

EstonyaFen okuryazarlığıKanada+4
Gülşirin Koçak
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2003-2018 uygulamalarında fen okuryazarlığını etkileyen değişkenlerin okul ve öğrenci düzeyinde incelenmesi

Bu araştırmada 2003, 2006, 2009, 2012, 2015 ve 2018 yıllarında PISA uygulamalarına katılan Türk öğrencilerin öğrenci düzeyinde; cinsiyet, program türü, ev olanakları, ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü, yıl bazında ebeveynlerin en yüksek eğitim seviyesi; okul düzeyinde ise okulun bulunduğu bölge, okul büyüklüğü, öğrenci/öğretmen oranı değişkenlerinden hangilerinin fen okuryazarlığını yordadığını ve döngüler boyunca tutarlı yordayan değişkenlerinin neler olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. PISA uygulamasına ait örneklem okul ve öğrenci düzeyindeki özelliklerinin iç içe geçmiş olması sebebiyle çok düzeyli bir yapı göstermektedir. Bu nedenle araştırmada okul ve öğrenci özelliklerinin fen okuryazarlığı başarısına etkisinin çok değişkenli çok düzeyli modeller kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, 2003, 2006, 2009, 2012, 2015 ve 2018 PISA uygulamalarında okullar arasında öğrencilerin fen okuryazarlığı puanlarında farkların olduğu gözlemlenmiştir. Türkiye örnekleminde fen okuryazarlığı başarı puanını etkileyen değişkenler PISA 2003 uygulamasında ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü ve öğrenci/öğretmen oranı; PISA 2006 uygulamasında ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü ve okulun bulunduğu bölge; PISA 2009 uygulamasında ev olanakları, okulun bulunduğu bölge ve öğrenci/öğretmen oranı; PISA 2012 uygulamasında okul türü ve öğrenci/öğretmen oranı; PISA 2015 uygulamasında ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü, okulun bulunduğu bölge ve okul büyüklüğü; PISA 2018 uygulamasında ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü ve okulun bulunduğu bölge olarak tespit edilmiştir.

Eğitim düzeyiFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Bilge Acar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının PISA fen okuryazarlığı yeterliklerinin araştırılması

Bu araştırmada, fen bilimleri öğretmen adaylarının Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı'nda (PISA) belirlenen fen okuryazarlığı yeterliklerine yönelik durumlarını ve bu durumların sınıf düzeylerine göre değişimleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Hacettepe Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programındaki öğretmen adayları arasından toplam 244 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak kâğıt-kalem testiyle gerçekleştirilen PISA 2006'dan 2 fen sorusu (toplam 6 alt soru) ve bilgisayarda uygulanan PISA 2015'ten 5 fen sorusu (toplam 18 alt soru) kullanılmıştır. Ayrıca, katılımcıların bilimsel sorgulama becerileri ve fen tutumlarına yönelik veriler toplanmış, mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, PISA fen okuryazarlığı yeterlikleri açısından fen bilimleri öğretmen adaylarının elde ettiği başarı puanları ile sınıf düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. PISA sorularının cevaplandığı ortam faktörü açısından ise kâğıt ortam lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. PISA fen okuryazarlığı yeterlik alanlarında (olguları bilimsel olarak açıklama, bilimsel sorgulama yöntemi tasarlama ve değerlendirme, verileri ve bulguları bilimsel olarak yorumlama) katılımcıların elde ettiği başarı ortalamaları ve sınıf düzeyleri karşılaştırılmıştır. Sınıf düzeyi ile yeterlik alanlarının başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Ayrıca, fen bilimleri öğretmen adayları ile Türkiye ve OECD 15 yaş gruplarının PISA fen sorularından tam puan alma yüzdeleri arasında büyük bir başarı farkı gözlenememiştir. Öte yandan, katılımcıların bilimsel sorgulama süreçleri ile sınıf düzeyleri karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçları katılımcıların PISA fen okuryazarlığı yeterlikleri açısından belirgin bir gelişim göstermediğini işaret etmektedir. Mülakatlar ise katılımcıların PISA fen sorularında başarılı olabilmek adına bilgi birikimi ve yorumlama açısından kendilerini yetersiz gördüklerini ortaya çıkarmıştır.

Aday öğretmenlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Hasan Gökdemir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yansıtıcı öğretimin, bilimin doğasına ilişkin görüşlere, bilimsel okuryazarlık düzeyine, başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı, atom ve periyodik sistem ünitesinde, doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerine, bilimsel okuryazarlık düzeylerine ve başarılarına etkisini incelemektir. Araştırma, 2018-2019 yılı, güz döneminde Ankara İli, Çankaya İlçesindeki bir Anadolu Lisesinde dokuzuncu sınıfa devam eden 96 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları; Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (VNOS-C), Bilimsel Okuryazarlık Testi, Atom Modelleri Başarı Testi ve Kavram Haritalarıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Toplam yedi hafta süren araştırmada dersler, deney grubunda doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretimi ile kontrol grubunda ise Kimya öğretim programının öngördüğü şekilde işlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizleri, bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklemler t-testi ve nitel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bilimsel okuryazarlık ölçeği ve akademik başarı testlerinden elde edilen bulgular da deney grubu lehinedir. Bu bulgular ışığında doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin öğrencilerin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişmesinde, bilimsel okuryazarlık düzeylerinin ve akademik başarılarının artmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıBilim okuryazarlığıBilimin doğası+6
Nagihan Kadıoğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn ve öğretmenlerin bilim okuryazarlık düzeyleri ile okul öncesi dönemde bilim eğitimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönemde çocukları olan ebeveynlerin ve okul öncesi öğretmenlerinin bilim okuryazarlık düzeylerini belirlemek, bilim okuryazarlığına ve bilim eğitimine ilişkin görüşlerini incelemek ve karşılıklı beklentilerini ortaya koymaktır. Araştırma karma yöntemlerden açımlayıcı sıralı desende tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu tesadüfi olmayan amaçsal örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Çalışma grubunu Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde çalışan öğretmenler ve bu ilçelerde ikamet eden ebeveynler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel aşamasına katılan 275 öğretmen ve 300 ebeveynin bilim okuryazarlık düzeylerini belirlemek için Temel Fen ve Teknoloji Okuryazarlığı Testi (TFOT) ölçeği ile veriler toplanmıştır. Nitel aşamada yer alan katılımcılar ise nicel aşamaya katılanlar arasından seçilmiştir. Nitel aşamaya katılan 9 öğretmen ve 9 ebeveynin bilim okuryazarlığı ve bilim eğitimine ilişkin görüşleri görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Nicel analiz sonucu öğretmen ve ebeveynlerin bilim okuryazarlık puanlarının bazı sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaştığı, öğretmenlerin bilim okuryazarlığı puanlarının ebeveynlerden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. Nitel bulguların analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Öğretmenlerin ve ebeveynlerin bilim okuryazarlığına ve bilim eğitimine ilişkin görüşlerinin bilim okuryazarlık düzeylerine paralel olarak farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre nitel bulguların nicel bulguları desteklediği belirlenmiştir. Bulgular ilgili alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve bu bulgular doğrultusunda araştırmacılara, öğretmenlere ve ebeveynlere önerilerde bulunulmuştur.

Bilim eğitimiBilim okuryazarlığıEbeveynler+4
Merve Rabia Gül Ulukan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin etkililiği üzerine bir çalışma

Bu çalışmada, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalarına dayalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme boyutlarına ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Karma yöntemde desenlenen araştırmanın çalışma grubunu, 118 ortaöğretim onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test, son test kontrol gruplu deneysel desen, nitel kısmında ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgiler Formu, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Çevre Sorunlarında Fen Okuryazarlığı Testi, Çevre Sorunlarında Eleştirel Düşünme Becerileri Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veriler için betimleyici istatistikler, ki-kare, güvenirlik, t testi, kovaryans, korelasyon ve regresyon analizlerine başvurulmuştur. Nitel veri analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme eğilimini, eleştirel düşünme becerilerini ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığını arttırdığını göstermektedir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda eleştirel düşünme eğilimi ile eleştirel düşünme becerilerinin çevre sorunlarında fen okuryazarlığının %50'sini yordadığı tespit edilmiştir. Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin, çevreye yönelik empatiyi arttırmada daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar, artırılmış gerçeklik uygulamalarının motivasyona, öğrenmeye ve çevreye ilişkin katkılar sağladığını belirtmiştir.

Artırılmış gerçeklikBelgeye dayalı öğrenmeBiyoloji öğretimi+7
Esra Çakırlar Altuntaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

PISA uygulamalarında okuma-matematik-fen okuryazarlığı puanlarındaki değişimin çok değişkenli-çok düzeyli model ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, PISA 2009-2012-2015 uygulamalarına katılan Türk öğrencilerin matematik-okuma-fen performanslarını birlikte manidar olarak etkileyen okul ve öğrenci düzeyi değişkenlerin belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında öğrenci düzeyi değişkenlerden cinsiyet, program türü, anne ve baba eğitim durumu, evdeki kültürel olanaklar, evdeki eğitimsel kaynaklar, ev olanakları, ekonomik-sosyal-kültürel durum indeksi kullanılmıştır. Okul düzeyi ile ilgili olarak ise okul büyüklüğü, bilgisayarların kullanılabilirlik indeksi, öğretmen-öğrenci oranı modele dahil edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda PISA 2009-2012-2015 Türk öğrencilerine ait veriler, Çok Düzeyli-Çok Değişkenli Regresyon Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, okullar arasında öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarında farkların olduğu gözlenmiştir. PISA 2009-2012 Türkiye uygulamasına ait öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarını birlikte manidar olarak yordayan öğrenci düzeyi değişkenlerin sırasıyla baba eğitim durumu, evdeki eğitimsel kaynaklar, PISA 2015 uygulamasında ise anne eğitim durumu, ekonomik-sosyal-kültürel durum olduğu belirlenmiştir. Her üç uygulamada matematik ve okuma performansını manidar olarak yordayan öğrenci düzeyi değişkenin cinsiyet olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. PISA 2009 Türkiye uygulamasına ait öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarını birlikte manidar olarak yordayan okul düzeyi değişken ise öğretmen-öğrenci oranı olarak bulunmuştur. PISA 2012 ve PISA 2015 için akademik başarıyı manidar olarak yordayan okul düzeyi değişkenin bilgisayarların kullanılabilirlik indeksi olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, okullar arası söz konusu öğrenci başarısındaki farklılığın azaltılması önerilebilir. Öğrencilerin evdeki eğitim ortamlarını düzenleyici çalışmalar yapılabilir.

EğitimEğitim bilimleri enstitüsüFen okuryazarlığı+7
Şule Ötken
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Motivasyonu ve Özyeterliği Modeli'nin ölçme değişmezliğinin incelenmesi: PISA 2015 Türkiye örneği

Eğitim bilimleri ve psikoloji alanında kullanılan ölçme araçlarının yapısal geçerliğine kanıt aramak adına ölçme değişmezliği incelemeleri yapılmaktadır. Araştırmanın amacı PISA 2015 Öğrenci Anketi'nde yer alan Fen Öğreniminde Araçsal Güdülenme ve Fen Özyeterliği isimli iki alt ölçek ile oluşturulan Fen Motivasyonu ve Özyeterliği Modeli'nin Türkiye örnekleminde farklı gruplarda ölçme değişmezliğinin incelenmesidir. Araştırma, analiz sayıltılarını karşılayan 4583 öğrencinin verisi ile yürütülmüştür. Modelin cinsiyetler ve istatistiki bölgeler açısından ölçme değişmezliği yapısal eşitlik modeli (YEM) tekniği ile incelenmiştir. Bu bağlamda öncelikle analizler için gerekli sayıltıların karşılanıp karşılanmadığı incelenmiştir. Sonrasında model Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile doğrulanmıştır. Cinsiyet ve istatistiki bölge gruplarında ölçme değişmezliği Çoklu Grup Doğrulayıcı Faktör Analizi (ÇGDFA) ile test edilmiştir. DFA ve ÇGDFA aşamalarında kestirim yöntemi olarak ağırlıklandırılmamış en küçük kareler (unweighted least squares – ULS) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, araştırma modelinin cinsiyete göre sadece şekil değişmezliğini, bölgelere göre ise zayıf değişmezlik aşamasını sağladığını göstermektedir. Fen Motivasyonu ve Özyeterliği Modeli erkek ve kız öğrencilerin ve Türkiye'nin farklı bölgelerindeki öğrencilerin puanları arasında geçerli karşılaştırmalar yapılamayacağını göstermektedir. Araştırmanın sonucuna göre araştırma modeli tam ölçme değişmezliğini sağlayamamıştır. Fen bilimlerinde duyuşsal alanda kullanılan ölçme araçları hazırlanırken daha dikkatli olunması ve bu ölçme araçlarının farklı gruplarda ölçme değişmezliğinin incelenmesi gerektiği raporlanmıştır. Ayrıca, araştırmacılara fen bilimlerindeki duyuşsal alanda yapılan ölçmeler sonucunda elde edilen puanlarla cinsiyete ve bölgelere göre karşılaştırmalar yaparken dikkatli olunması önerilmektedir.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiFen okuryazarlığı+6
Metehan Güngör
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinin yaşamla ilişkilendirilme düzeyi

Bu araştırmada, fen bilimleri dersi öğretim programının, ders kitaplarının ve öğretme-öğrenme ortamlarının fen bilimleri ile yaşam arasında ne düzeyde bağlantı kurmayı sağladığının ve öğrencilerinin fen bilimleri dersindeki kazanımlarını yaşamla ilişkilendirme düzeylerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma, Ankara'da 12 ortaokulda öğrenim gören 274 yedinci sınıf öğrencisi ile 2017-2018 öğretim yılında yürütülmüştür. Araştırmanın nitel veri toplama yöntemlerinden yararlanılan kısmında "Fen Bilimleri Dersinin Yaşamla İlişkilendirilmesine Yönelik Tema ve Göstergeler" belirlenmiştir. Nicel verilerinin elde edilmesinde ise öğrencilerinin fen bilimleri dersini yaşamla ilişkilendirme düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilen "Bilimde Yaşam Testi" ve "Yaşamda Bilim Testi" kullanılmıştır. Araştırmada; (1) öğretim programında "Fen Bilimleri Dersinin Yaşamla İlişkilendirilmesi"ne ilişkin olarak en çok "Bilimsel Araştırma", en az ise "Ölçme ve Değerlendirme" temasına vurgu yapıldığı, (2) ders kitaplarında en çok "Temel Kavramlar ve İlkeler", en az "Bilim İletişimi" temasına vurgu yapıldığı, (3) öğretme-öğrenme ortamlarında ise en çok "Temel Kavramlar ve İlkeler", en az "Ölçme ve Değerlendirme" temalarına işaret eden davranışlara yer verildiği, (4) öğrencilerin fen bilimleri dersini yaşamla ilişkilendirme düzeylerinin yetersiz olduğu, (5) öğrencilerin hem fen bilimlerine ilişkin ilkelerin işe koşulduğu yaşam problemlerine çözüm önerme, hem de fen bilimlerine ilişkin yaşam problemlerinin çözümünde işe koşulan ilkeyi belirleme düzeylerinin sosyoekonomik düzeye, anne-baba eğitim düzeyine, fen bilimleri derisinden takviye alma, evde internet erişimi ve okul dışı bilimsel öğrenme ortamlarına katılma durumlarına göre anlamlı fark gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilim okuryazarlığıBilimin doğasıEğitim+7
İpek Derman
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the earth science chapter in the official Turkish fifth grade science textbook revised in 2013

Earth science education aims not only improvement of scientific literacy but also teaching domain specific characters of earth science. Textbooks have important roles in earth science education. The purpose of the study was to analyze the earth science chapter of the 5th grade science textbook in Turkey in terms of earth science literacy (ESL) and science literacy (SL). In this study, quantitative analysis method was used. SL framework consists of four main themes; science as a body of knowledge, science as a way of investigating, science as a way of thinking and the interaction among science, technology, and society". Moreover, ESL framework involves six themes which are geological time, spatial thinking, holistic system thinking, fieldwork, knowledge of earth science and earth science, technology and society. The SL framework was retrieved from the science education literature. The ESL framework was developed by the researcher based on the earth science literature. The data analyzed in accordance with frameworks of SL and ESL by two independent researchers. The results showed that the "fieldwork" theme of ESL was most emphasized in the earth science chapter. Moreover, it was found that some of the domain characteristics of earth science education such as geological time, spatial thinking, holistic system thinking were inadequately emphasized. The results also indicated that "science as a body of knowledge" theme was the most emphasized whereas the "scientific thinking" theme was not emphasized adequately. This study will be one of the guides about science textbooks for textbook preparation commission, science educators and teachers.

TextbooksScience lessonScience education+2
Muhammet Emin Mısır
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının matematiksel okuryazarlık özyeterlikleri, evrensel fen okuryazarlılıkları ve dijital okuryazarlık öz-yeterlilikleri arasındaki ilişki

Bu çalışmada geleceğe yön verecek olan öğretmen adaylarının matematik okuryazarlık düzeylerinin, matematiksel okuryazarlık öz yeterliklerinin, evrensel fen okuryazarı olma durumlarının ve dijital okuryazarlık öz yeterliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan Matematik Öğretmenliği ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümü 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmada "Öğretmen Adaylarının Dijital Okuryazarlık Öz-yeterliliği Ölçeği", "Evrensel Fen Okuryazarlığı Ölçeği", "Matematik Okuryazarlığı Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi" kullanılmıştır. Uluslararası alanda yapılan PİSA ve TIMSS gibi uygulamalar matematik ve fen alanlarına dikkat çekmektedir. Uzun zamandır literatürde yer alan STEM kavramı fen, matematik ve teknoloji alanlarına odaklanmaktadır. Bir süredir dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sürecinde eğitimde çeşitli aksaklıklar yaşanmış ve öğretmenlerin alan bilgisinin yanında teknoloji bilgisininde önemli olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile öğretmen adaylarının matematik okuryazarı, fen okuryazarı ve dijital okuryazarı bireyler olmalarına dikkat çekilmek istenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmen adaylarının çoğunun orta seviyede bir matematik okuryazarlığına sahiptir. Katılımcıların matematik okuryazarlık özyeterlikleri uygun seviyedededir. Matematiksel okuryazarlık düzeyi ile matematiksel okuryazarlık özyeterliği puanları karşılaştırıldığında aralarında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmen adaylarının evrensel fen okuryazarlığı testinden aldıkları puanlara incelendiğinde yarısından fazlasının yüksek ve çok yüksek düzeyde puanlar aldığı görülmüştür. Dijital Okuryazarlık Özyeterliliği Ölçeğinden alınan puanlara bakıldığında öğretmen adaylarının ölçekten yüksek puanlar aldığı ve dijital okuryazarlık özyeterliliklerinin yukarı seviyede olduğu görülmüştür. Katılımcıların evrensel fen okuryazarlık ve matematiksel okuryazarlık öz yeterlilikleri arasında pozitif yönlü korelasyon; evrensel fen okuryazarlığı ile dijital okuryazarlık özyeterliği arasında pozitif yönlü korelasyon; matematiksel okuryazarlık öz yeterliği ile dijital okuryazarlık özyeterliği arasında pozitif yönlü korelasyon bulunmuştur.

Aday öğretmenlerDijital okuryazarlıkFeTeMM+7
Büşra Göçemen
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri başarılarının yordanması

Bu araştırmanın amacı tutum, motivasyon, öz yeterlik inancı, cinsiyet, anne baba eğitim düzeyi ve öğretmen değerlendirme puanının ilkokul öğrencilerinin fen başarısını yordama düzeyini incelemektir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu Kütahya il merkezinde öğrenim gören 545 ilkokul 4. sınıf öğrencisi ve onların sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Fen Bilimleri Tutum Ölçeği (FBTÖ), Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği (FÖYMÖ), Fen Bilimleri Dersi Öz Yeterlik Ölçeği (FBÖYÖ), Öğretmen Değerlendirme Formu ve 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz dönemi fen bilimleri 1. ve 2. yazılı sınav notları kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, fene yönelik başarı ile tüm değişkenler arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu ve analize dahil edilen yordayıcı değişkenlerin birlikte, fen başarısına ilişkin toplam varyansın %51'ini açıkladığını göstermiştir. Ayrıca cinsiyet, motivasyon, öz yeterlik inancı ve öğretmen değerlendirme puanının fen başarının anlamlı yordayıcıları olduğu tespit edilmiştir.

Akademik başarıFen başarısıFen bilgisi eğitimi+7
Özge Ada
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve cinsiyet, kıdem, yaş ve mezun olunan bölüm gibi değişkenlerin bu iki durumu nasıl etkilediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili ve ilçelerinde ilkokullarda görev yapan, 337 kadın ve 169 erkek olmak üzere toplamda 506 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek için; 1996 yılında Laugksch ve Spargo tarafından "Tüm Amerikalılar İçin Bilim" yayınından Duruk (2012) tarafından Türkçeye tercümesi, geçerlik ve güvenirlik testleri yapılmış olan "Temel Fen Okuryazarlık Testi", Enochs ve Riggs (1990) tarafından geliştirilmiş ve Bıkmaz (2004) tarafınca Türkçeye uyarlanması yapılmış "Sınıf Öğretmenlerinin Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin incelenmesi sonucunda; sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile cinsiyet, kıdem ve mezun olunan bölüm değişkenleri arasında herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ancak yaş değişkeninin fen-teknoloji-toplum alt boyutu için anlamlı bir farklığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın; 31-35 yaş, 25 yaş altı ve 40 yaş üstü gruplar arasında olmak üzere, 25 yaş altı gruplar lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları incelendiğinde; cinsiyet değişkeni kapsamında "Sonuç beklentisi" alt boyutunda erkekler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kıdem değişkeni incelendiğinde; çalışma sürelerinin, hem fen öğretiminde öz yeterlik toplamı hem de alt boyutlar olan öz yeterlik inancı ve sonuç beklentisi açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın, "öz-yeterlik inancı" alt boyutu için çalışma süresi 6-10 yıl arasında olanlar ile çalışma süresi 20 yıl üzerinde olan öğretmenler arasında oluştuğu, bu farkın çalışma süresi 20 yıldan fazla olan öğretmenler lehine oluştuğu görülmüştür. Yaş değişkeni incelendiğinde; öğretmenlerin yaşlarının, hem fen öğretiminde öz yeterlik inancı ölçeği toplamı hem de alt boyutlardan olan öz yeterlik inancı açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç beklentisi alt boyutu için ise herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Hem "öz yeterlik inancı" alt boyutu için, hem de "fen öğretiminde öz yeterlik inancı" için, bu farkın yaşı 26-30 aralığında olanlar ile 40 yaş üzerinde olan öğretmenler arasında ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar incelendiğinde bahsi geçen farkların, yaşları 40'tan büyük olan öğretmenler lehine oluştuğu anlaşılmıştır. Mezun olunan bölüm değişkeni incelendiğinde ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Fen okuryazarlık düzeyleri ve fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançlarının ilişkisi incelendiğinde; fen okuryazarlık düzeyinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inancını pozitif yönde anlamlı etkilediği bulgusu elde edilmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiFen okuryazarlığı+4
Kamuran Kutur
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve alanlarına göre karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğası inanışlarını ve görüşlerinı incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili merkezinde ve ilçelerinde bulunan okullarda ortaöğretim kademesindeki görev yapan 160 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 100'ü doğa bilimleri (biyoloji, fizik, kimya) 60'ı ise sosyal bilimler (tarih) alanında gelmektedir. Elde edilen veriler öğretmenlerin bilim doğasına ilişkin inanışları genel düzeylerinin orta seviyede olduğunu ve cinsiyet, eğitim düzeyi, lisans eğitiminde bilim tarihi dersi alma durumu ve diğer derslerden yardım alma durumu gibi faktörlerin öğretmenlerin inanışları üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin bilimin doğası inanışları eğitim ve öğretim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca, doğa bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından gelen öğretmenler arasında bilimin doğasına ilişkin birçok konuda görüş farklılıkları olduğunu tespit edilmiştir. İlk grup genellikle daha gerçekçi bir bakış açısına, ikincisi ise daha kabul edilebilir bir perspektife sahiptir. Çalışmadan elde edilen veriler dikkate alınarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için farklı öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, öğretmenlerin bilim doğası ile ilgili inançlarını ve görüşlerini iyileştirmeyi ve öğrencilere daha etkili eğitim sunmak için stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Bilgi okuryazarlığıBilim okuryazarlığıBilim tarihi+7
Ahmet Okcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri ve iletişim becerileri ile fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri ve iletişim becerileri ile Fen ve Teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin bazı değişkenler yönünden farklılaşıp farklılaşmadıklarını incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 öğretim yılı Güz yarıyılında Ege Bölgesi'nde bulunan 2 üniversiteden uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 285 Fen Bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Öğretmenlerin Bilgi ve İletişim Becerileri Ölçeği, İletişim Becerileri Ölçeği ve Fen ve Teknoloji Okuryazarlığına Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, Fen ve Teknoloji okuryazarlığı üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılık gösterirken; cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Bilişim teknolojileri becerileri ise; cinsiyete ve sınıf düzeyine göre farklılık gösterirken, üniversiteye göre farklılık göstermemektedir. İletişim becerileri, üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılık göstermekte olup, cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının bilgisayar ve internet kullanma tercihi her iki üniversitede benzerlik göstermektedir. Sınıf düzeyi bakımından eğitim (ödev ve araştırma) için bilgisayarın kullanımı birinci sınıflarda ikinci sırada, diğer sınıflarda ise birinci sıradadır. Eğitim (ödev ve araştırma) için internet kullanımı sırası ise birinci sınıflarda üçüncü sıradadır. Cinsiyet farkı bakımından eğitim (ödev ve araştırma) için bilgisayar ve internet kullanımı erkeklerde kızlara göre daha az tercih edilmiştir. Eğitim için bilgisayar ve internet tercihi ile oyun, dizi-film ve sosyal medya tercihleri arasında ters yönde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Öğretmen adaylarının sosyal iletişim ve bilişim teknolojileri becerileri Fen ve Teknoloji okuryazarlıkları üzerine katkıda bulunmaktadır.

Aday öğretmenlerBilişim teknolojisiFen bilgisi eğitimi+5
Cemre Yaman
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon temelli uygulamaların 8. sınıf öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik görüşlerine ve düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmada argümantasyon temelli uygulamaların sekizinci sınıf öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik görüşlerine ve düşünme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan deney grubunda 32 ve kontrol grubunda 31 olmak üzere toplam 63 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Deney ve kontrol grupları şubeler arasından rastgele atanmıştır. Araştırma nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı karma yönteme göre sürdürülmüştür. Çalışmanın nicel kısmında öntest-sontest yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel kısmında ise yarı yapılandırılmış mülakatlar, sınıf içi tartışma, video kayıtları, öğrencilerin yazılı olarak sundukları çalışma kâğıtları kullanılmıştır. Deney grubu öğrencileriyle argümantasyon senaryolarına dayalı etkinlikler üzerinde, kontrol grubu öğrencileriyle ise ders sunumları ve sınıf içi etkinlikler üzerinde çalışılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında Topçu (2010) tarafından geliştirilen sosyobilimsel konulara bakış ölçeği, Yıldırım (2012) tarafından geliştirilen yansıtıcı düşünme ölçeği, Görücü (2014) tarafından geliştirilen eleştirel düşünme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanmasında ise sınıf içi argümantasyon etkinlikleri video ile kaydedilmiş, öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğrencilerden yazılı dokümanlar toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen nicel veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verilerin analizinde ise Sadler ve Fowler (2006) tarafından geliştirilen argümantasyon değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Çalışma sonunda sosyobilimsel konuların argümantasyon yöntemiyle işlenmesinin öğrencilerin sosyobilimsel konulara bakışlarını, eleştirel düşünme becerilerini ve yansıtıcı düşünme becerilerini olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu nedenle sosyobilimsel argümantasyonun sınıf ortamında yaygınlaştırılmasının öğrencilere faydalı olacağı söylenebilir.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeEleştirel düşünce+7
Serkan Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen okur-yazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisi

Bilim, farklı amaçlar için çeşitli alt çalışma alanlarına ayrılmıştır. Bu alanlardan birisi de, fen bilimleridir. Fen eğitimi, bireyin gelecekteki yaşamı için önemli bir yere sahiptir. Birey, bilimin doğasını ve bilimsel gelişmeleri fen okuryazarlığı ile anlar.Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin fen okuryazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisini incelemektir. Araştırma ön test- son test ve kalıcılık yarı deneysel desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri grafik roman tarzı materyal ve Fen Bilimleri ders kitabıdır. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise akademik başarıdır. Araştırmanın çalışma grubu,2017-2018 eğitim-öğretim yılında Manisa'nın Kula ilçesi merkezindeki Kula Tapduk Emre İlkokulu'nda öğrenim görmekte olan 4.sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma deney grubunda 21, kontrol grubunda 30 olmak üzere toplam 51 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; kelime ilişkilendirme testi, grafik roman tarzı öğretim materyali kullanılmıştır. Çalışma sonucunda grafik roman tarzı geliştirilen materyalinin öğrenci fen okuryazarlığını etkilediği bilgisine ulaşılmıştır.

Akademik başarıEğitim araçlarıFen okuryazarlığı+2
Fatma Nihal Erkul
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin üstbiliş, sorgulayıcı öğrenme ve bilimsel okuryazarlık düzeyleri üzerine etkisi

Bu çalışmasının amacı, animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin üstbiliş, sorgulayıcı öğrenme ve bilimsel okuryazarlık düzeyleri üzerine etkisini araştırmaktır. Ayrıca araştırmada öğrencilerin animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinlikleri kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma 7. Sınıf Fen Bilimleri dersi Saf Madde ve Karışımlar ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Manisa ilinin Yunusemre ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 29 deney, 41 kontrol grubunda olmak üzere toplam 70 öğrenciden oluşmaktadır. Fen Bilimleri dersi deney grubu öğrencilerine animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinlikleri ile işlenirken kontrol grubu öğrencilerine ise mevcut fen bilimleri dersi öğretim programı uygulanmıştır. Araştırmanın deneysel işlem süreci toplam 8 hafta sürmüştür. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntem ve tekniklerinin bir arada ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda deneysel araştırma yöntemlerinden eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri 'Biliş Üstü Ölçeği', 'Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algısı Ölçeği' ve 'Bilimsel Okuryazarlık Ölçeği' ile toplanmıştır. Bu testler tüm öğrencilere ön test son test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın nitel verileri ise, 'fen günlükleri', 'görüş formu' ve 'yarı yapılandırılmış mükalat' ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilen analizi sonucunda Biliş Üstü Ölçeği'nin tamamı ve alt faktörler bazında öğrencilerin üstbiliş becerilerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Deneysel işlem sonrası gruplar arasında üstbiliş beceri puanları bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin ön testten son testte üstbiliş beceri puanlarının da anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Bu bağlamda yapılan uygulamaların öğrencilerin üstbiliş becerilerini geliştirmede anlamlı bir etkisinin olmadığı söylenebilir. Bunun yanında cinsiyet değişkeni bakımından deney ve kontrol grubu öğrencilerinin üstbiliş beceri puanları anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algısı Ölçeği'nin tamamı ve alt faktörlerinde hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerinin sorgulayıcı öğrenme becerisi algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Deneysel işlem sonrası gruplar arasında sorgulayıcı öğrenme becerisi puanları bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin ön testten son testte sorgulayıcı öğrenme becerileri algı puanlarının da anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Bu bağlamda yapılan uygulamaların öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme beceri algılarını geliştirmede anlamlı bir etkisinin olmadığı söylenebilir. Bunun yanında cinsiyet değişkeni bakımından deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sorgulayıcı öğrenme beceri puanları anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Bilimsel Okuryazarlık Ölçeği'nin tamamı ve alt boyutlarında öğrencilerin bilimsel okuryazarlık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Deneysel işlem sonrası gruplar arasında bilimsel okuryazarlık puanları bakımından anlamlı farklılık oluştuğu ve bu farkın deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin ön testten son testte bilimsel okuryazarlık puanlarının da anlamlı şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Bu bağlamda yapılan uygulamaların (animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinlikleri temelli uygulamaların) öğrencilerin bilimsel okuryazarlık düzeylerine önemli düzeyde etkisinin olduğu söylenebilir. Bunun yanında deney grubu öğrencilerinin bilimsel okuryazarlık puanlarının cinsiyete göre anlamlı şekilde farklılaşma göstermediği, kontrol grubunun ise bilimsel okuryazarlık puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin analizi sonucunda deney grubunda yer alan öğrencilerin animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinlikleri ile gerçekleştirilen öğretimin; öğrenme sürecine ve öğrenmeleri üzerine olan etkilerine ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. İncelenen fen günlükleri, görüş formu ve mülakatlar doğrultusunda deneysel uygulamaların öğrencilerin; derse karşı tutumlarını olumlu yönde etkilediği, etkinlikler ile işlenen dersleri eğlenceli, güzel, farklı, dikkat çekici ve öğretici buldukları, yapılan etkinlikleri sevdikleri, bu sayede daha kolay anladıkları ve öğrenilen bilgilerin kalıcılık sağladığı yönünde düşüncelere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak gerçekleştirilen bu araştırmanın Fen Bilimleri dersine ilişkin öğrenme-öğretme sürecinde animasyon destekli kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş bilimsel senaryo etkinlikleri kullanımının etkileri üzerine literatüre katkı sağlayacağı ve konu ile ilgili yapılacak olan yeni çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.

Animasyon destekli öğretimBilim okuryazarlığıBilimsel senaryolar+7
Fatih Gürcan
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi

Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

21. yüzyıl5E ModeliAstronomi+7
Mesut Yıldız
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sosyo-bilimsel konulara ilişkin bakış açılarının incelenmesi

Günlük hayatta nükleer santraller, kök hücre, grip aşısı, klonlama, hamilelere yapılan şeker testi, genetiği değiştirilmiş gıdalar, kozmetik cerrahi, küresel ısınma, kolesterol ilaçları ve organ nakli gibi birçok konu bilimi ve sosyal hayatı etkilemektedir. Nükleer santraller, grip aşısı vb. konularda bireylerin, yapılıp yapılmaması veya gerekip gerekmediği hakkında farklı düşünce ve görüşleri bulunmaktadır. Bazen de bireyler bu konular ile karşılaştığında seçim yapmak zorunda kalmaktadırlar. Bu seçim sürecinde bireyin bilişsel yapısının durumu önemlidir. Eğer birey bilimsel okuryazarlığa sahip birisi ise ve bilimsel tutumu yüksek ise bu tür sosyo-bilimsel konulara yaklaşımı diğer özelliklere sahip bireylere göre farklı olacaktır. Bu aşamada öğrencilerin bilimsel tutumları ve sosyo-bilimsel konulara yaklaşımı arasındaki ilişkinin incelenmesi önem arzetmektedir. Öğrencilerin sosyo-bilimsel konulara bakış açılarını ebeveynlerin eğitim durumları, cinsiyetleri, bilişsel zihin yapıları ve hayattan öğrenerek getirdiklerine bağlı olarak değişebilir. Bu sebepten ötürü bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilimsel tutumlarının düzeyleri, buna etki eden faktörlerin diğer değişkenlere göre durumu ve farklı bilimsel tutuma sahip öğrencilerin sosyo-bilimsel konulara bakış açılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrencilere "Bilimsel Tutum Ölçeği" ve "Sosyo-bilimsel Konuları Değerlendirme Formu" uygulanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veriler birlikte toplanarak karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre; araştırmaya katılan öğrencilerin bilimsel tutum düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin bilimsel tutum düzeyleri cinsiyet, ebeveynlerin eğitim düzeyleri, ebeveynlerin meslek türleri ve ailenin gelir düzeyine göre anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Araştırmadan elde edilen nitel bulgulara göre; araştırmaya katılan öğrencilerden yüksek bilimsel tutuma sahip öğrencilerin sosyo-bilimsel konular hakkında daha fazla bilgiye ve görüşe sahip oldukları belirlenmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen okuryazarlığıOrtaokul öğrencileri+2
Tülin Genç
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Mardin ili Merkez ilçesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlilik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma kapsamında seçilen örneklem grubu Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda fen bilimleri öğretmeni olarak görev yapan 158 kişiden oluşmaktadır. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada öğretmenlerin öğrenme süreci öncesinde ve öğrenme sürecinde yapılandırmacı eğitim yaklaşımına ve öğretmenlerin fen ve teknoloji okuryazarlığı özyeterlik algılarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla oluşturulmuş üç farklı anket formu uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak t testi ve ANOVA testleri yapılmış ve sonuçlar tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yapılandırmacı eğitim yaklaşımına yönelik kendilerini oldukça yeterli, fen ve teknoloji okur-yazarlığına yönelik özyeterlik algılarının da yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin fen ve teknoloji derslerinin işlenmesinde yapılandırmacı öğrenim yaklaşımını kullanmanın uygun olmadığını, ancak imkân yetersizliği nedeniyle konuya yönelik etkinlikleri yapmalarının sınırlandırıldığı görüşünü de ifade ettikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen ve teknoloji, öğretmen, öğrenci, yapılandırmacılık, özyeterlik algısı

Erken okuryazarlık becerileriFen okuryazarlığıYapılandırmacı düşünme+4
Musa Uçkan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji okuryazarlığına ilişkin öz yeterlik algısı ile akademik başarı arasındaki ilişkinin yapay sinir ağı ile analizi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları ile akademik başarı not ortalamalarına göre sınıflandırılmalarında yapay sinir ağı (YSA) yönteminin performansını incelemektir. Belirtilen amaç doğrultusunda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 118 lisans 2., 3. ve 4. sınıf öğretmen adayından veri toplanmıştır. İlişkisel tarama modelinde ve kesitsel desende yürütülen çalışmada, öğretmen adaylarına, Caymaz (2008) tarafından geliştirilen "Fen ve Teknoloji Okuryazarlığına İlişkin Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" ve yaş, cinsiyet, genel not ortalamaları bilgilerini içeren kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde yapay zeka metotlarından birisi olan YSA yöntemi uygulanmış ve yöntemin uygulanmasında MATLAB R2015a programından faydalanılmıştır. Araştırmada çok katmanlı, ileri beslemeli ve geri yayılımlı YSA modeli tercih edilmiştir. Giriş verileri olarak adayların yaş, cinsiyet ve fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algısı ifadeleri ele alınırken, çıkış verisi olarak ise genel not ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmanın problemine uygun en başarılı sonucu verebilmesi için YSA mimarisi seçilmiştir. Oluşturulan YSA mimarisinin sınıflandırma performansının incelenmesi amacıyla çapraz entropi (CE) değerleri ile hata histogram grafiği verilmiştir. Gizli katman nöron sayısının 15 olduğu 35-15-9 YSA ağ mimarisinin, test veri seti için en düşük hata değerine sahip olduğu görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre oluşturulan YSA algoritması, adayların fen ve teknoloji okuryazarlığına yönelik öz yeterlik algıları ile akademik başarı not ortalamalarına göre sınıflandırılmalarını %22,2 hata oranı ile gerçekleştirmiştir. Bu bulgu doğrultusunda çalışmanın son kısmında YSA'nın eğitim alanında kullanımına ilişkin önerilere yer verilmiştir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıFen okuryazarlığı+5
İsmail Özkan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Related subjects