Individual retirement
67 theses under this subject heading
Türkiye'de emeklilik yatırım fonlarının yönetimi
Sosyal güvenlik sorunu, özellikle son yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin başlıca problemi haline gelmiştir. Ülkemizde de sistemin mevcut yapısı ve işleyişi ile ilgili kaygılar olmasına karşın, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf Sistemi Kanunu ile bu süreç için yeni bir sayfa açılmış oldu. Bireylerin aktif çalışma hayatlarının sonunda, refah düzeylerinin yükseltilmesine destek olacak ve kişilere ek bir gelir sağlamaya yardımcı olacak bu sistem, diğer taraftan da özel emeklilik fonları yarattıgı uzun vadeli fonlarla sermaye piyasalarının gelismesi ve saglıklı çalısmasında aktif rol oynamayı, makro ekonomik gelişmelere ön ayak olarak piyasalarda istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlamıştır.Ülkemizde de kamu sosyal güvenlik sisteminin etkin bir şekilde çalışamaması yüzünden yeni bir yapı ihtiyacı ortaya çıkmış ve mevcut sistemin tamamlayıcısı niteliğinde, gönüllülük esasına dayalı olan Bireysel Emeklilik Sistemi yürürlüğe girmiştir. Sistemin verimli işleyebilmesi için, tüm tarafların etkin bir şekilde çalışması gerekmektedir. Kurumsal yatırımcı sayısının artmasıyla birlikte, para ve sermaye piyasalarında yatırım araçları çeşitlenecek ve uzun vadeli fonlarla piyasalar yeni bir boyut kazanacaktır.Genel olarak bakıldığında emeklilik yatırım fonlarının yönetiminde temel olarak iki yönetim ilkesi karşımıza çıkmaktadır. Sermaye piyasalarının değişkenliğine ve sistemin ülkelerdeki uygulanabilirliği değişiklik gösterse, her iki yaklaşımın da amacı ortak olup, bireylerin katkılarının güvenliğinin sağlanması ve katılımcının katkısının emeklilik döneminde istediği seviyeye ulaşmasını sağlamaktır.Anahtar Kelimeler: Sosyal güvenlik, bireysel emeklilik sistemi, emeklilik yatırım fonları, emeklilik fonları
Bireysel emeklilik sisteminde ve otomatik katılım sisteminde portföy yönetiminin işleyişi ve önemi. Otomatik katılım sistemine yönelik olarak nitel bir uygulama
Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi, vatandaşlara emeklilik dönemlerinde iyi bir yaşam sunmak amacıyla ortaya atılan sistemlerdir. Bunun yanı sıra makro ve mikro düzeyde, ülke ekonomisine de çeşitli katkılar sağlamaktadır. Çalışmamızın amacı, Türkiye'de katılımcıların, Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemlerine olan bakış açılarını ortaya koymaktır. Ayrıca katılımcıların, Portföy Yönetimi ve fonlarla ilgili bilgi düzeylerini araştırmaktır. Ve katılımcının Otomatik Katılım Sistemi ile ilgili kararını verirken ne gibi faktörlere baktığını ortaya koymaktır. Çalışmamızda, Derinlemesine Mülakat Tekniği kullanılmıştır. Ve 24 katılımcıya, Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım Sistemleriyle alakalı 8 adet soru sorulmuştur. Sonuç olarak, katılımcıların, portföy yönetimi gibi finansal konularda bilgi düzeylerinin iyi olmadığı, sistemin yeterince tanıtımının olmadığı, sistemin yatırımdan ziyade bir birikim aracı olarak görüldüğü ortaya çıkmıştır ve sonuç kısmında bunlara dair öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Otomatik Katılım Sistemi, Portföy Yönetimi, Yatırım, Birikim, Tasarruf, Fon Yönetimi
Bireysel emeklilik sistemi ve Türk emeklilik fonlarının performans analizi
Araştırmanın evreni bireysel emeklilik alanında Türkiye'deki emeklilik şirketlerinin fon performanslarıdır. Tez içeriğinde ilk bölümde sosyal güvenlik sistemine genel olarak değinilmektedir. İknici bölümde bireysel emeklilik sisteminin tanımı yapılarak gelişimi açıklanacaktır. Son bölüm olan 3. bölümde ise Türk emeklilik fonlarının performans analizi yapılarak sonuç bölümünde değerlendirmeler yapılarak konumuz sınırlandırılacaktır.
Long-run and short-run determinants of the private pension contributions in Turkey
An efficient private pension system can play a significant role in maintaining stable economic growth primarily through a higher savings rate, capital stock, and social welfare. Turkey is one of the relatively new countries to adopt a private pension scheme to promote higher household savings. In this study, we explore the determinants that affect a household's contribution to the private pension system. Using time-series monthly data from 2004 to 2018, we examine the long-run and short-run relationship amongst variables via the Vector Error Correction Model (VECM). We also conduct Impulse Response analysis to examine the response of variables to economic shocks. We find that the real exchange rate, deposit interest rate, change in the gross domestic product are negatively associated with per contribution in the system. Moreover, the gold price index and the BIST 100 index are positively related to per contribution level. However, we do not find any significant relationship between per contribution and changes in the inflation rate. The government incentive shows no real additional movement in the system. Keywords: Cointegration, Private Pension Accounts, Vecm, Turkey
Türkiye'deki bireysel emeklilik fonlarının performans analizi, faizsiz fonlar ile faizli fonların karşılaştırılması
Bireysel emeklilik ile kişiler, emeklilik öncesi dönemde yaptıkları tasarrufları uzun vadeli yatırımlara yönlendirmekte ve böylece emeklilik dönemlerinde ek gelir elde etmektedirler. Ülkemizde bireysel emeklilik gönüllülük esasına dayanmaktadır. Kişilerin birikimleri, emeklilik şirketleri tarafından yönetilen emeklilik fonlarında değerlendirilmektedir. Ülkemizde, bireysel emeklilik faaliyetlerine sosyal güvenlik sisteminin yükünü azaltmak amacıyla 2003 yılında başlanmıştır. Söz konusu faaliyetler, sisteme alternatif olarak değil sistemi tamamlamak üzere kurgulanmıştır. Bireysel emeklilik faaliyetlerinin daha geniş kitlelere yayılabilmesi için faiz hassasiyeti bulunan kişilerin sisteme dâhil edilmesi amaçlanmış ve bu doğrultuda 2008 yılında mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Bahse konu değişiklikler neticesinde katılım emeklilik sistemi ülkemizde faaliyet göstermeye başlamış, faiz hassasiyeti nedeniyle yastık altında duran fonlar sisteme aktarılmış ve daha çok kişinin bireysel emeklilik sisteminden yararlanabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, 2017 Ocak - 2021 Haziran (4,5 yıllık) döneminde kesintisiz faaliyet gösteren "Gönüllü Emeklilik Fonlar" dâhilindeki, faizli ve faizsiz fonların, fon grupları bazında, performanslarını çeşitli ölçüm tekniklerinden yararlanarak ölçmek ve karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. Çalışma sonucunda, katılım emeklilik fonlarının ülkemizde hızlı bir büyüme gösterdiği ancak faizli emeklilik fonlarına kıyasla katılımcılarına daha az portföy çeşitliliği sunduğu tespit edilmiştir. Fon sayılarına ve büyüklüklerine bakıldığında faizli fonların faizsizlere kıyasla daha fazla olduğu görülmüştür. Çalışmada incelenen fonların getirileri, yıllık ve kümülatif 4,5 yıllık dönemde 6 ayrı fon grubu için incelenmiştir. 4,5 yıllık dönemde, altın fonları dışında tüm gruplarda faizsiz fonların ortalama getirilerinin faizlilere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında, fonlar ayrıca üç risk seviyesine göre ayrılarak da incelenmiştir. İncelenen dönem aralığında, tüm risk gruplarında, faizsiz fonların faizlilere göre ortalamada daha iyi getiri sağladığı gözlemlenmiştir. En yüksek getiriyi yüksek riskli grupların sağladığı, ortalama en düşük getirinin ise orta düzeyde risk alan faizli fonlara ait olduğu tespit edilmiştir. Mevzuat gereği, katılımcıların fon dağılım değişikliği ve emeklilik şirketi değiştirme hakları bulunmaktadır. Katılımcılar, fon seçiminde piyasa koşullarına göre pozisyon alabilmektedirler. Fonları, yalnızca geçmiş getiri performanslarına göre değerlendirmek yetersiz kalmaktadır. Fonların performansını ölçmek için literatürde çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Çalışma kapsamında, fonların "Sharpe Ölçütü", "Treynor Ölçütü" ve "Jensens (Alfa) Ölçütü" kullanılarak detaylı performans analizleri yapılmıştır. Çalışmanın son kısmında, emeklilik şirketleri, risk grupları bazında; "Getiri", "Sharpe", "Treynor" ve "Jensens (Alfa)" ölçümlerine göre puanlanmıştır. Fonların yıllık puanları, hacimleri ile ağırlıklandırılmış ve şirketlerin nihai puanları oluşturulmuştur.
Katkısı belirli emeklilik planlarında optimal stratejilerin belirlenmesi
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda faydası belirli emeklilik planlarından katkısı belirli emeklilik planlarına geçiş oldukça yaygınlaşmıştır. Katkısı belirli emeklilik planlarında yatırım riski katılımcı üzerinde olduğu için optimal yatırım stratejisinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Katkısı belirli emeklilik planlarında katılımcı tarafından belirlenecek bir diğer önemli karar uygun katkı oranının belirlenmesidir. Ayrıca katılımcı yapacağı katkılar sonucu biriken fon tutarını en azından belirli bir tutara eşit olmasını isteyebilir. Bu amaçla uygun minimum fon garanti tutarı belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, belirlenen optimal yatırım stratejisi, uygun katkı oranı ve uygun minimum fon garanti tutarı, son yıllarda tüm dünyada gözlemlenen ölüm olasılıklarındaki düşüşten kaynaklanan uzun ömürlülük riski de göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Katkısı belirli emeklilik planlarında optimal yatırım stratejisinin belirlendiği çalışmalarda genellikle, klasik bir yaklaşım olan beklenen faydanın maksimizasyonu kullanılmıştır. Fakat beklenen faydanın maksimizasyonu gerçek dünyayı, özellikle birey kayıptan kaçınan bir birey olduğunda iyi yansıtmamaktadır. Bununla birlikte yatırımcıların çoğu da aslında kayıptan kaçınan bireylerdir. Bu nedenle bu tezde katılımcının kayıptan kaçınan bir birey olduğu varsayılmıştır. Katkısı belirli emeklilik planlarında zamanın kesikli olduğu varsayımı altında kayıptan kaçınan bireyler için optimal yatırım stratejisi uygun katkı oranı ve uygun minimum fon garanti tutarı ile birlikte, uzun ömürlülük riski göz önünde bulundurularak belirlenmiştir. Optimal yatırım stratejisi belirlenirken dinamik programlama yöntemi kullanılmıştır. Kayıptan kaçınan birey gerçekleşen fon büyüklüğünün hedeflenen fon büyüklüğüne yakın olması durumunda tutucu bir yatırım stratejisi izlerken, gerçekleşen fon büyüklüğü hedeflenen fon büyüklüğünden uzaklaşırken agresif bir yatırım stratejisi izlemektedir. Kayıptan kaçınan birey için optimal yatırım stratejisi birikim döneminin başında fonun tamamının riskli yatırım aracında değerlendirilmesi, birikim döneminin ilerleyen yaşlarında fonun riskli yatırım aracında değerlendirilen oranının azaltılarak, risksiz yatırım aracında değerlendirilen oranının artırılması, birikim döneminin sonunda ise fonun büyük bir kısmının risksiz yatırım aracında değerlendirilmesi biçimindedir. Kayıptan kaçınan birey için uygun katkı oranı ve uygun minimum fon garanti tutarının belirlenmesi optimal yatırım stratejisindeki riski azaltmaktadır. Bunun yanı sıra dağıtım dönemindeki uzun ömürlülük riski ile baş edebilmek için birikim döneminde daha agresif bir yatırım stratejisi izlenmelidir. Kayıptan kaçınan birey daha agresif bir yatırım stratejisini tercih etmeyeceğinden, uygun katkı oranı veya uygun minimum fon garanti tutarını belirleyerek uzun ömürlülük riski ile baş edebilir. Birikim döneminde yatırım stratejisindeki riski daha da azaltmak için ise hem uygun katkı oranı hem de uygun minimum fon garanti tutarı birlikte belirlenmelidir.
Türk sigortacılık sektöründe yabancılaşma ve piyasa analizi (2009-2019)
Kendi canının yanı sıra sahibi olduğu eşyanın da korunması, bütünlüğünün bozulmaması genelde herkesin temennisidir. İnsanlığın ilk zamanları bu tür tehlikeler birlikte yaşayan kabileler için birer dayanışma örneği teşkil edip, bir şekilde kompanse edilirken, zamanla gelişen ve değişen toplumda bu ortak yaşamanın, yaşanılan problemlerin çözümüne çare olmadığı daha kompleks ve tamamlayıcı bir sistemin varlığına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Bu noktada, sigortacılık kavramı ortaya çıkmış ve zamanla sistem geliştirilmiştir. Sonuçta, bildiğimiz sigortacılığın temelleri atılmış ve sistem zamanla geliştirilmiştir. Çalışmada, insanoğlu herhangi bir tehlike anında doğuştan gelen duygudan ötürü güvende olmak ister. İlk aşamada insanın sağlığı gelse de ardından can malın yongasıdır diyerek malın ve canın herhangi bir risk anında koruma altına alma faaliyetlerine değinilmiştir. Burada sigortanın tarihçesinden, denetim, gözetim otoritelerinden, yasal anlamda bağlayıcılardan, mevzuatsal yükümlülüklerden, şirket türlerine kadar birçok noktaya dikkat çekilmiştir. Tüm bunları yaparken piyasadaki şirketlerin sermaye yapıları analiz edilmiş, bireysel emeklilik (BES) mevzuatına ve sektörüne yönelik analizler yapılmıştır. Buna göre, Türkiye sigortacılık piyasasında şirketlere uluslararası sermayedarlar hakimdir. Anahtar Kelimeler: Sigorta, Bireysel Emeklilik Sistemi, Birleşmeler ve Devirler, Şirketlerin Sermaye Yapısı
The cost of switching: Evidence from the Turkish pension fund system
In this study, we investigate the effect of participant characteristics on trading activity and how trading activity relates to investment performance in private pension fund accounts for Turkey case. To conduct this analysis, we study 178,651 participants, their fund allocations and contribution amounts during the years 2008-2013. Descriptive summary statistics represent that there is very rare trading activity in the accounts and the trading minority trades excessively. Our regression results, consistently with the related literature, indicate that the traders are affluent, middle-aged men with higher income and education level. They also hold riskier portfolios including higher equity share. In terms of performance, traders earn 47 basis points less than non-traders on risk adjusted basis. They also have higher volatility and significantly lower Sharpe ratio indicating lower investment performance.
Finansal derinleşmede bireysel emeklilik sisteminin rolü: Türkiye üzerine ampirik bir uygulama
Bireylerin emeklilik dönemlerinde, sosyal güvenlik sisteminin yetersiz kalması, yeni bir sosyal güvenlik sistemi arayışına girilmesine sebep olmuş, böylece bireysel emeklilik sistemi ortaya çıkmıştır. Bireysel emeklilik sistemi bu yönü ile sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı niteliğini taşımaktadır. Bu sistem, bireylerin çalışabildikleri dönemde elde ettikleri tasarrufları bireysel emeklilik fonlarına aktararak emeklilik dönemlerinde ek gelir sağlama fırsatı sunmaktadır. Bununla beraber, elde edilen bu gelir ile standartları yükselen bireyler yatırıma yönelebilmektedir. Böylece finansal aracıların ve finansal araçların çeşitlenip yaygınlaşması anlamına gelen finansal derinleşmeyi arttırabilmekte ve yatırımda bulunmak isteyen girişimciler ile bireysel emeklilik sistemi arasında fon transferi sağlanabilmektedir. Bu çalışma, Türkiye'de 2006Q4-2024Q1 arası çeyreklik verileri kullanılarak finansal derinleşmede bireysel emeklilik sisteminin rolünü araştırmaktadır. Bunun için çalışmada finansal derinleşme göstergesi olarak M2 para arzı ve bireysel emeklilik göstergesi olarak bireysel emeklilik katılımcılarının fon tutarı değişken olarak kullanılmış, bu değişkenler zaman serisi yöntemi olan ARDL sınır testi yaklaşımı ve Granger Nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda BES fonlarının tutarındaki artışın, finansal derinleşmeyi artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılacak olan devlet desteği ve teşvikleriyle BES'e olan katılım artacak bu da fonların artmasına neden olacaktır. Bu durumda finansal sisteme önemli ölçüde kaynak sağlayıp sistemin gelişmesine neden olacaktır. Böylece finansal derinleşme de artacaktır. Özetle BES'in artmasının finansal derinleşmeyi pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan Granger nedensellik test sonuçları da bu sonuçları destekler nitelikte olup BES'in finansal derinleşmenin Granger nedenseli olduğu görülmüştür.
Türkiye'de otomatik katılımın bireysel emeklilik sistemine etkisi üzerine bir araştırma: Ordu ili örneği
Günümüz dünyası bireyin tüm hayatı boyunca daha iyi yaşam sürmesi için çeşitli önlemler almaktadır. Devletler özel sektörle birlikte bu konuda çeşitli adımlar atmakta ve yurttaşlarının sağlığını ve geleceğini güvence altına almasını sağlayan düzenlemeler yapmaktadır. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde bireysel emeklilik sistemi de toplumdaki sosyal adaletsizlik ve yoksulluğun azaltılması ve toplumda sosyal refahın sağlanması amacını taşımaktadır. Bu bağlamda bireysel emeklilik sistemi bireylerin çalışma yaşamı boyunca yapacakları düzenli tasarrufların yatırıma yönlendirilerek, emeklilik döneminde ek gelir elde etmelerini sağlayan, devlet katkısı ile desteklenen bir sistemdir. Bu araştırmanın amacı otomatik katılımın bireysel emeklilik sistemine olan etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla Ordu ilinde bir kamu bankasının müşterileri arasından seçilen 278 kişiye anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPPS programına girilerek değerlendirilmiştir. Otomatik katılımın bireysel emeklilik sistemine pozitif yönde önemli etkilerinin olduğu saptanmıştır.
Attitudes of young Turkish workers towards private pension plans
Having established public pension schemes since the 1940s, Turkey introduced the voluntary private pillar in the early 2000s and launched the auto-enrolment in the private pension plan for all employees under 45 in 2016. Nevertheless, around 60 percent opted-out out the private pillar. This thesis explores the attitudes of young workers towards private pension plan in Turkey and the factors that young workers refer to in explaining their decisions to stay in or opt out of the private pension plan. The thesis relies on a qualitative study that includes 29 semi-structured interviews with working young people between the ages of 18 and 30 in two types of workplaces in the public and private sectors, namely municipalities and shopping centers. Using thematic analysis of interview data, the thesis offers an analysis of young workers' attitudes towards the retirement, their motivations for opting out and staying in the private pension plan, their attitudes towards auto-enrolment and their reasons for trust and mistrust towards the private pension plan. The thesis finds that young workers are generally ill informed about pensions and have a myopic attitude towards retirement, which also shape their attitudes towards the private pension plan. While the nudge, in the form of auto-enrollment, helped some young workers to stay in the private plans, the thesis suggests that most of those stayed in does not see private pension plans as a long-term saving plan. The nudge, however, failed to keep most young workers in the private pension plans, who referred to their current financial needs, preferring other saving mechanisms, high retirement age and mistrust towards the state, the state of the economy and private insurance companies as reasons for their decision to opt-out.
Türkiyedeki makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisi
İlk çağlardân başlayıp günümüze kadar devam eden korunma, sosyal güvenlik ihtiyacı, ülkeleri insanların mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklerden dolayı meydana gelebilecek risklerin şiddetini azaltmak ve ortadan kaldırmak için devleti, halkın tamamını güvence altına alacak bir sistem arayışına sokmuştur. Bu gelişmeler ile birlikte özel emeklilik sistemi olan bireysel emeklilik sistemini gündeme gelmiştir. Bireylerin emeklilik dönemlerinde rahat refah bir hayat yaşam isteği, emeklilik gelirlerine ek bir gelir oluşturma gibi nedenler ile sisteme katılım sağlamaktadır. Ülkeler ise kamu üzerinde artan finansal yükün dağıtılması, sermaye kaynağı elde ederek istikrar ve finansal piyasalarda gelişme amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı seçilmiş makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisinin incelenmesidir. Bu doğrultuda fon büyüklüğü ve katılımcı sayısı bireysel emeklilik değişkeni olarak alınmış, enflasyon, GSYİH ve faiz oranı makro ekonomik değişken verisi olarak alınmıştır. Çalışmada, 2010-2020 yılları arasındaki çeyrek dönemlik veriler Vektör Otoregresif Modeller (VAR) ile analiz edilmiştir. Çalışmada hem katılımcı sayısı hem fon büyüklükleri üzerinde makroekonik değişkenlerin etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara göre değişkenler arasında en fazla faiz oranları ve enflasyon oranları bireysel emeklilik katılımcı sayısı ve fon büyüklükleri üzerinde etkili olmaktadır.
Bireysel emeklilik sistemi: Türkiye'deki gelişimi ve değerlendirilmesi
Bireysel emeklilik sistemi, birçok ülkede yoğun talep gören ve hızlı bir şekilde gelişim gösteren bir sistemdir. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine geçiş yapan Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin bu dönemden itibaren ne şekilde geliştiğinin araştırılması ve değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına literatür taraması yöntemi kullanılmış olup Türkiye'nin bireysel emeklilik sistemi verilerinin açıklanmasında Emeklilik Gözetim Merkezinin paylaştığı veriler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin faaliyetlerine başladığı dönemden itibaren olumlu yönde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. 2013 yılında uygulamaya geçirilen yüzde 25 devlet katkısı uygulamasının Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine yönelik ilgiyi artırdığı, çalışmanın ulaştığı temel sonuçlardan birisidir. Bu nedenle Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi hakkında değerlendirme yaparken devlet katkısı dönemi öncesi ve sonrası şeklinde ayrı bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine ilişkin ulaşılan verilerin doğru ve geçerli olduğunun kabul edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Emeklilik, Bireysel emeklilik, Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi.
Hayat ve bireysel emeklilik şirketlerinin finansal performanslarının kümeleme analizi ile değerlendirmesi
Hayat sigortası ve bireysel emeklilik sistemleri, sosyal güvenliğin finansmanında karşılaşılan sorunlarına çözüm sağlar ve mevcut sosyal güvenlik sistemlerine ek olarak ortaya çıkmıştır. Bireysel emeklilik sistemiyle birlikte bireyler emeklilik dönemlerinde cari harcamalarından vazgeçme ve ek gelir elde etme imkanına sahip olmakta, katılımcılardan elde edilen birikimler ile sosyal güvenliğin finansmanını da kolaylaştırılmaktadır. Araştırmada 2019, 2020 ve 2021 dönemleri arasında Türkiye'de yerli ve yabancı sermayeyle faaliyet gösteren 17 adet emeklilik ve hayat sigorta şirketinin çeşitli finansal göstergelerinden (yazılan primler, dönem net kar/zarar, varlıklar toplamı, toplam özsermaye, prim üretimleri, sektör pazar payı, alınan prim/özkaynak, özkaynak/aktif toplam) faydalanılarak sigorta şirketlerinin sınıflandırılması sağlanacaktır. Böylelikle yerli ve yabancı sigorta şirketleri kümelenerek hangilerinin homojen bir kümede yer aldığı tespit edilmiş olacaktır. Araştırmada farklı sigorta şirketleri arasında benzer özelliklerine dayanarak sınıflandırma yapmak için üç farklı kümeleme analizi yöntemine başvurulmuştur. Bu yöntemler; hiyerarşik olmayan (k-ortalamalar) kümeleme metodu, hiyerarşik kümeleme metodu ve iki adımlı (two step) kümeleme metodudur. Elde edilen bulgular yerli emeklilik ve hayat sigorta şirketlerinin finansal göstergelerinin özellikle de sektör pazar payı finansal göstergesi açısından yabancı sermayeli sigorta şirketlerine kıyasla daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca araştırma kapsamında yer alan sigorta şirketleri; yabancı sermayeli şirketler, yerli sermayeli şirketler, yerli ve kamu sermayeli şirketler olarak 3 farklı kümede toplandığı gözlemlenmiştir.
Davranışsal finans açısından bireysel emeklilik sistemine yönelik tutum ve davranışlar: Eskişehir ili Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğretmenler üzerine bir inceleme
Bireyler çalıştıkları ve kazanç sağladıkları zaman zarfındaki mevcut refah düzeyini, gelecekte paraya daha çok ihtiyaç duyabilecekleri dönemlerde de devam ettirmek isterler. Buna bağlı olarak aktif olarak çalıştıkları dönemde elde ettikleri kazançları doğrultusunda kendi istekleriyle düzenli tasarruf yapmaya yönelirler. Bu şekilde herhangi bir zorlama olmadan, gönüllülük esasına dayanan bireylere kazançları doğrultusunda geleceklerini garanti altına alma fırsatı veren bir çeşit tasarruf veya fonlama metoduna bireysel emeklilik adı verilmektedir. Ancak bireyler, bireysel emekliliğe yönelik olarak bu kapsamda tasarruflarını yatırıma dönüştürürken birçok faktörden etkilenmekte ve rasyonel karar almaları çoğu zaman mümkün ol(a)mamaktadır. Bu noktada, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)'in, davranışsal finansla olan ilişkisi, tasarruf sahiplerinin kararlarında zihinsel ve mantıksal ne tür hatalara düştüklerinin araştırılması bağlamında önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir ili Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin birikim yapma amaçları, BES temel bilgi düzeyleri ve BES'e olan yaklaşımları ile bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri arasındaki ilişki istatistiksel analizler (frekans analizi, yüzde analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi) aracılığıyla incelenmiştir. Bu analizler sonucunda öğretmenlerin birikim yapma amaçlarının, BES temel bilgi düzeylerinin ve BES'e olan yaklaşımlarının bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Davranışsal Finans, Tasarruf Sahipleri, Öğretmenler
Bireysel emeklilik firma yöneticileri perspektifinden bireysel emeklilik okuryazarlığı
Bireysel emeklilik, bireylerin emeklilik döneminde ek gelir elde ederek rahat bir yaşam sürmelerini sağlayan sistemdir. Konu, hayli çok yönlü ve kritik etkiler içermektedir. Ülkemizde yeni gelişmekte olan bu sistem öncelikle bireyler açısından oldukça önemli bir yere sahip olmasına rağmen sisteme katılım ve sistemin bilinirliği oldukça düşük seviyededir. Sisteme katılım ve sistemin bilinirliğinin arttırılması hususunda finansal okuryazarlık oldukça önemli katkılar sağlamaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı, finansal okuryazarlığın sisteme sağladığı katkı ve etkileşimden yola çıkarak bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramının oluşturulmasına ve bu kavram aracılığıyla bireylerin BES bilgi düzeylerinin ve BES'e olan ilgi ve güvenlerinin artırılmasına katkıda bulunmaktır. Ayrıca akademik camianın konuya dikkatini çekerek geliştirilmesini sağlamak da amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bireysel emeklilik şirketlerinin bölge müdürlüklerindeki üst yönetim kademesinde yer alan kişilerle mülakat yapılarak onların perspektifinden BES okuryazarlığı, katılımcılara ve çalışanlara BES ile alakalı ne tür bilgi ve eğitimler verdikleri ve bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramı oluşturulmasının sisteme sunabileceği faydalar incelenmiştir. Ayrıca konunun geliştirilmesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Çalışma sonucunda bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramı oluşturulmasının hem bireylere hem bireysel emeklilik şirketlerine hem de akademik literatüre önemli katkılar sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca bu kavramın oluşturulmasının bireysel emeklilik sisteminin gelişmesine, sisteme olan katılım, ilgi ve güvenin artmasına da önemli katkılar sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Finansal Okuryazarlık, Finansal Eğitim, Bireysel Emeklilik Okuryazarlığı
Bireysel emeklilik sistemi ve bireysel emeklilik hizmeti sunan şirketlerin etkinlik analizi
Türkiye'de Bireysel emeklilik sistemi, finansal sistem içerisinde ekonomiye uzun vadeli fon sağlamak ve kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlamak için 2003 yılında faaliyete başlamıştır. Bu açıdan bireysel emeklilik sistemin etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Çalışmada 2006 ? 2008 yılları arasında, bireysel emeklilik sisteminde faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketlerinin etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı DEA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Şirketlerin etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Özsermaye, emeklilik faaliyetlerinden toplam borçlar ve emek) ve 2 çıktı (Emeklilik teknik gelir ve yatırım gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda bireysel emeklilik şirketlerinin etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan firmaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın etkin olmasına rağmen, sektörün etkin olmadığı ve sektörün küresel mali krizden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Bireysel emeklilik sisteminin, hem ekonomiye fon yaratan önemli bir kaynak olması, hem de bireylerin emeklilik dönemlerinde ek gelir elde ederek refah içerisinde yaşamalarına katkı sağlaması nedeniyle, finansal sistem içerisindeki payı artırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist
Kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisi: Ankara ili örneği
Bu çalışma, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin onların bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisini incelemeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde T testi, ANOVA testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini arttırarak bireysel emeklilik sistemine katılımlarını sağlayabilmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.
Bireysel emeklilik sistemi ve Türkiye uygulaması
Sosyal güvenlik politikaları, insanları birtakım risklere karşı koruma garantisi vererek, insan onuruna yakışır bir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlar. Ancak, 20. yüzyılın son çeyreğinde sosyal güvenlik bazı sorunlarla karşılaşmıştır. Özellikle finansmanın güçleşmesi, sosyal güvenlik kuruluşlarının yapılanmasındaki problemler, siyasal ve bürokratik etkiler sebebiyle baştaki hedeflere ulaşmak oldukça zorlaşmıştır. Bu bağlamda, sosyal güvenlik amacına ulaşma ve sorunlarının çözümünde yeni açılımlar gündeme gelmeye başlamıştır. Bunlardan biri de çalışmamızın konusunu oluşturan bireysel emeklilik sistemidir.Ülkemizde Nisan 2001 tarihinden itibaren yasal bir dayanak kazanan bireysel emeklilik sistemi Ekim 2003 tarihinden bu yana üye kaydetmektedir. Sektördeki en son verilere göre, katılımcı sayısı 1.664.170'e ve fon büyüklüğü 5.688.378.104 YTL'ye ulaşan sistem sosyal güvenlik reformunun bir parçası olmakla birlikte yalnızca bu amaca hizmet etmekle kalmaz, bununla birlikte finansal sistemin gelişmesinde de önemli bir rol oynar. Çalışmada bireysel emeklilik sisteminin tercih edilme durumu ile ilgili bir uygulama yer almaktadır. Anket yöntemiyle toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilerek sisteme dahil olan ve dahil olmayan iki grup analiz sonuçlarına göre değerlendirilmiştir.Bireysel emeklilik sistemine dahil olan grubun yaşları, medeni durumları, meslekleri ve bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumları ile sisteme karşı duydukları güven arasında bağımlılık olduğu görülmüştür. Bireysel emeklilik sistemine dahil olmayan grubun sisteme katılmamalarına ilişkin tutumları incelendiğinde yalnızca gelirle arasında bağımlılık olduğu tespit edilmiştir.
Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi ve Türkiye ile Arjantin bireysel emeklilik sisteminin karşılaştırılması
Bu tezin amacı, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişimi ile Arjantin'de uygulanmış olan bireysel emeklilik sisteminin birbirine benzer ve farklı yönlerini karşılaştırarak, Türkiye için olası bir ekonomik kriz durumunda bireysel emeklilik sisteminin geleceği konusunda tespitlerde bulunmaktır. Bu çalışmada, birinci bölümde bireysel emeklilik sistemi, kavramsal çerçeve ve bireysel emeklilik sistemini uygulayan diğer ülkeler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de uygulanan bireysel emeklilik sistemine ve son zamanlarda yapılan düzenlemelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye ve Arjantin bireysel emeklilik sistemlerinin gelişimi bireysel emeklilik göstergeleri açısından (şirket sayısı, katılımcı sayısı, bireysel emeklilik fonlarının;getiri oranları, yatırımlara göre değerlendirilmesi) yıllar itibariyle karşılaştırılmıştır. Ülkelerin bireysel emeklilik sistemi verileri kullanılarak alan çalışması yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişmesi için katılımcının artması temeline dayanan düzenlemeler yapılmaktadır. Katılımcı sayısının artmasının istenmesi, bireysel emeklilik sistemine zorunlu katılım getirilmesi ihtimalini güçlendirmektedir.
Kurumsal yönetim uygulamalarının bireysel emeklilik şirketlerinin performansına etkisi
Kurumsal yönetim sistemi, işletmenin yönetimden sorumlu olan kişileri; yönetim kurulu üyeleri, hissedarlar ile işletmenin diğer paydaşlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallardır. Son dönemlerde yaşanan şirket iflasları ve skandalların ortaya çıkardığı finansal başarısızlıklar neticesinde kurumsal yönetimin şirketlerin performansı açısından önemi anlaşılmıştır. Dolayısıyla şirketlerin kurumsal yönetim uygulamalarını benimsemesi ile daha başarılı faaliyetlerde bulunması ve buna bağlı olarak finansal açıdan daha yüksek bir performans göstermesi beklenen bir durumdur. Bu çalışmanın amacı; Emeklilik Gözetim Merkezi listesinde yer alan bireysel emeklilik şirketlerinin, kurumsal yönetim uygulamalarının hangi düzeyde gerçekleştiğini tespit etmek ve mevcut kurumsal yönetim sistemlerinin, finansal performansları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Performanslarının ölçülmesinde aktif karlılığı, özsermaye karlılığı ve dönem net karı kullanılmıştır. Bu amaçla Emeklilik Gözetim Merkezi'nde yer alan bireysel emeklilik şirketlerinin 2011-2020 yılları dönemini kapsayan faaliyet raporlarındaki veriler göz önünde bulundurularak panel veri regresyon analizi yöntemi kullanılarak analize dahil edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular bireysel emeklilik şirketlerinin, mevcut kurumsal yönetim uygulamaları ile özsermaye ve aktif karlılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Diğer taraftan kurumsal yönetimi temsilen sadece yönetim kurulu bağımsızlık oranı ile şirketlerin dönem net karı arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan bu sonuç yönetim kurulunda bağımsız üye oranındaki artışın bireysel emeklilik şirketlerinin dönem net karında olumlu gelişmelere neden olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal yönetim, Bireysel emeklilik şirketleri, Finansal performans, Panel veri regresyon analizi.
Bireysel emeklilik sistemi, devlet katkısı ve makroekonomik göstergeler arasındaki etkileşim: Türkiye örneği
Bu araştırmanın amacı makroekonomik değişkenlerin ve devlet katkısının bireysel emeklilik sistemine katılım ve tasarruf edilen tutar üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaçla makroekonomik göstergeler olarak, döviz kuru, faiz oranı, enflasyon ve borsa endeksi kullanılırken; bireysel emeklilik sistemine katılım ve tasarruf ile ilgili katılımcı sayısı, katkı payı tutarı ve katılımcının fon tutarı değişkenleri kullanılmıştır. Bu etki Toda-Yamamoto nedensellik testi ve Mann-Whitney U testi ile 2010-2015 yılları arasındaki aylık verilerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; devlet katkısı ilanından sonra katılımcı sayısı, katkı payı tutarı ve katılımcıların fon tutarında anlamlı bir artış olmuştur. Ayrıca bireysel emeklilik sistemi ile makroekonomik göstergeler arasında bir nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, devlet katkısı bireysel emeklilik sistemine katılımı teşvik etmekte ve ekonomik konjonktür bireysel emekliliğe katılımı ve tasarrufu etkilemektedir.
Türkiye'de sigorta şirketlerinin ve hizmetlerinin vergilendirilmesi
Finans kesiminin temel aktörlerinden biri olan sigortacılık sektörü, bir ülkenin ekonomik bakımdan gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Sigortanın amacı; kişilerin tehlike olasılıklarını güvence altına almasının yanında kişilerden toplanan sigorta primleri ile büyük bir kaynak oluşturarak, yaratılan bu kaynakla ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli bir katkıda bulunacak fonu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun refah düzeyi yükselmiş olmaktadır. Ayrıca sosyal dayanışma sistemi de etkin hale gelmektedir. Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmesi gereğince prim karşılığında doğabilecek rizikoyu üstlenip, bunun karşılığında teminat veren ve olayın gerçekleşmesi halinde tazminat ve sermaye ödemeyi taahhüt eden kurumlar olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketlerinin öncelikli amacı, sigorta üretimini arttırmak ve bunun sonucunda kar elde etmektir. Türkiye'de sigortacılık sektöründe faaliyette bulunan sigorta şirketleri; yapmış olduğu hizmetler sonucunda elde ettiği gelirler ve yaptıkları sigorta faaliyetleri nedeniyle bazı vergi yüklerine tabi olmaktadırlar. Sigortacılık sektöründe vergilendirme, sigorta şirketlerinin vergilendirilmesi ve sunulan sigorta hizmetlerinin vergilendirilmesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bir diğer sınıflandırmada ise sigorta şirketlerinin ödemekle yükümlü olduğu vergiler, dolaylı, dolaysız vergiler ve fonlar olmak üzere üç grup altında incelenmektedir. Gerek sigorta şirketlerinin gerekse de hizmet alanların vergilendirilmesinde devletin bir takım teşvikleri söz konusudur. Özellikle kişisel tasarrufların artması ve kişilere uzun dönemde gelir sağlanması amacıyla getirilen Bireysel Emeklilik sisteminde devletin vergisel açıdan önemli teşvikler sağladığı görülmektedir. Bu teşvikler sigorta sistemini daha da etkin hale getirebilecek nitelikte olmalıdır.
Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin sermaye piyasasına etkileri
Türkiye bugün itibariyle her ne kadar yaslı nüfus problemini derinden hissetmiyor olsa bile, gelecekte tüm dünya yaslı nüfus sorunu ile karsı karsıya kalacaktır. Bunu önceden sezen ülkeler, özellikle vatandaslarına emeklilik dönemlerinde ödeyecekleri ücretlerin ekonomik ve sosyal yasam üzerindeki etkileri sebebi ile, dagıtım sistemini kademeli olarak terk ederek, onu tamamlayıcı nitelikte olan çok ayaklı modellere geçis sürecine girmislerdir ve bu çok ayaklı yapının en az bir basamagında özel emeklilik programları yer almıstır. Dünya genelinde yapılan reformlar paralelinde ülkemizdeki emeklilik sistemi de çok ayaklı bir yapılanma sürecine girmistir. Nisan 2001 tarihinden itibaren yasal bir dayanak kazanan bireysel emeklilik sistemi, Ekim 2003 tarihinden itibaren üye kaydetmeye ve gönüllülük esasına göre islemeye baslamıstır. Sosyal güvenlik sistemine ek olarak katılımcılara emeklilik döneminde ilave gelir saglamayı amaçlayan bu sistemin uzun vadede gösterecegi basarı özellikle katılımcılar, emeklilik sirketleri, piyasalar ve devlet açısından büyük önem tasımaktadır. Diger yandan özel emeklilik fonlarının yürürlüge girmesi sonucu uzun vadede kisisel hesaplar yoluyla yapılacak çok büyük meblaglarda yatırım ile ulusal tasarrufların artması saglanacaktır. Dolayısıyla bu yatırımlar ulusal yatırımları, verimliligi ve is olanaklarını, sonuç olarak ekonomik büyümeyi arttıracaktır. Buna ilave olarak emeklilik fonları gelir dagılımı, yatırım ve tasarruf fonksiyonları açısından da önemli bir ögedir. Özel emeklilik fonlarının ve diger kurumsal yatırımcıların gelisimi, sermaye piyasasının yapısı üzerinde genis bir etkiye sahiptir. Fakat, emeklilik fonlarının sermaye piyasalarının gelisimi üzerindeki etkisi, ülkeden ülkeye çesitlilik göstermektedir. Bunun yanında toplanan fonlarla yatırım yapılması da çok önemlidir. Özel emeklilik fonları kurumsal sermayenin en büyük ve en hızlı gelisen bölümünü temsil etmektedir. Bu nedenle ülkemiz açısından bu fırsatın iyi degerlendirilmesi ve sistemin saglıklı islemesi için gereken tüm düzenlemelerin, diger ülkelerin tecrübelerinden de yararlanılarak, yapılması gerekmektedir. Bu çalısmada, gelismis ve gelismekte olan ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin gelismesinde önemli bir adım olan bireysel emeklilik sisteminin ülkemiz ekonomi ve sermaye piyasasına etkilerinin neler olacagı hususu, örnek ülke uygulamalarına da yer verilerek, karsılastırmalı olarak açıklanmaya çalısılmıstır