Bireysel emeklilik
Bu konu başlığı altında 57 tez
Bireysel emeklilik sistemi: Türkiye'deki gelişimi ve değerlendirilmesi
Bireysel emeklilik sistemi, birçok ülkede yoğun talep gören ve hızlı bir şekilde gelişim gösteren bir sistemdir. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine geçiş yapan Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin bu dönemden itibaren ne şekilde geliştiğinin araştırılması ve değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına literatür taraması yöntemi kullanılmış olup Türkiye'nin bireysel emeklilik sistemi verilerinin açıklanmasında Emeklilik Gözetim Merkezinin paylaştığı veriler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin faaliyetlerine başladığı dönemden itibaren olumlu yönde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. 2013 yılında uygulamaya geçirilen yüzde 25 devlet katkısı uygulamasının Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine yönelik ilgiyi artırdığı, çalışmanın ulaştığı temel sonuçlardan birisidir. Bu nedenle Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi hakkında değerlendirme yaparken devlet katkısı dönemi öncesi ve sonrası şeklinde ayrı bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine ilişkin ulaşılan verilerin doğru ve geçerli olduğunun kabul edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Emeklilik, Bireysel emeklilik, Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi.
Davranışsal finans açısından bireysel emeklilik sistemine yönelik tutum ve davranışlar: Eskişehir ili Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğretmenler üzerine bir inceleme
Bireyler çalıştıkları ve kazanç sağladıkları zaman zarfındaki mevcut refah düzeyini, gelecekte paraya daha çok ihtiyaç duyabilecekleri dönemlerde de devam ettirmek isterler. Buna bağlı olarak aktif olarak çalıştıkları dönemde elde ettikleri kazançları doğrultusunda kendi istekleriyle düzenli tasarruf yapmaya yönelirler. Bu şekilde herhangi bir zorlama olmadan, gönüllülük esasına dayanan bireylere kazançları doğrultusunda geleceklerini garanti altına alma fırsatı veren bir çeşit tasarruf veya fonlama metoduna bireysel emeklilik adı verilmektedir. Ancak bireyler, bireysel emekliliğe yönelik olarak bu kapsamda tasarruflarını yatırıma dönüştürürken birçok faktörden etkilenmekte ve rasyonel karar almaları çoğu zaman mümkün ol(a)mamaktadır. Bu noktada, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)'in, davranışsal finansla olan ilişkisi, tasarruf sahiplerinin kararlarında zihinsel ve mantıksal ne tür hatalara düştüklerinin araştırılması bağlamında önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir ili Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin birikim yapma amaçları, BES temel bilgi düzeyleri ve BES'e olan yaklaşımları ile bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri arasındaki ilişki istatistiksel analizler (frekans analizi, yüzde analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi) aracılığıyla incelenmiştir. Bu analizler sonucunda öğretmenlerin birikim yapma amaçlarının, BES temel bilgi düzeylerinin ve BES'e olan yaklaşımlarının bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Davranışsal Finans, Tasarruf Sahipleri, Öğretmenler
Bireysel emeklilik firma yöneticileri perspektifinden bireysel emeklilik okuryazarlığı
Bireysel emeklilik, bireylerin emeklilik döneminde ek gelir elde ederek rahat bir yaşam sürmelerini sağlayan sistemdir. Konu, hayli çok yönlü ve kritik etkiler içermektedir. Ülkemizde yeni gelişmekte olan bu sistem öncelikle bireyler açısından oldukça önemli bir yere sahip olmasına rağmen sisteme katılım ve sistemin bilinirliği oldukça düşük seviyededir. Sisteme katılım ve sistemin bilinirliğinin arttırılması hususunda finansal okuryazarlık oldukça önemli katkılar sağlamaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı, finansal okuryazarlığın sisteme sağladığı katkı ve etkileşimden yola çıkarak bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramının oluşturulmasına ve bu kavram aracılığıyla bireylerin BES bilgi düzeylerinin ve BES'e olan ilgi ve güvenlerinin artırılmasına katkıda bulunmaktır. Ayrıca akademik camianın konuya dikkatini çekerek geliştirilmesini sağlamak da amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bireysel emeklilik şirketlerinin bölge müdürlüklerindeki üst yönetim kademesinde yer alan kişilerle mülakat yapılarak onların perspektifinden BES okuryazarlığı, katılımcılara ve çalışanlara BES ile alakalı ne tür bilgi ve eğitimler verdikleri ve bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramı oluşturulmasının sisteme sunabileceği faydalar incelenmiştir. Ayrıca konunun geliştirilmesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Çalışma sonucunda bireysel emeklilik okuryazarlığı kavramı oluşturulmasının hem bireylere hem bireysel emeklilik şirketlerine hem de akademik literatüre önemli katkılar sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca bu kavramın oluşturulmasının bireysel emeklilik sisteminin gelişmesine, sisteme olan katılım, ilgi ve güvenin artmasına da önemli katkılar sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Emeklilik Sistemi, Finansal Okuryazarlık, Finansal Eğitim, Bireysel Emeklilik Okuryazarlığı
Bireysel emeklilik sistemi ve bireysel emeklilik hizmeti sunan şirketlerin etkinlik analizi
Türkiye'de Bireysel emeklilik sistemi, finansal sistem içerisinde ekonomiye uzun vadeli fon sağlamak ve kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlamak için 2003 yılında faaliyete başlamıştır. Bu açıdan bireysel emeklilik sistemin etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Çalışmada 2006 ? 2008 yılları arasında, bireysel emeklilik sisteminde faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketlerinin etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı DEA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Şirketlerin etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Özsermaye, emeklilik faaliyetlerinden toplam borçlar ve emek) ve 2 çıktı (Emeklilik teknik gelir ve yatırım gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda bireysel emeklilik şirketlerinin etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan firmaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın etkin olmasına rağmen, sektörün etkin olmadığı ve sektörün küresel mali krizden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Bireysel emeklilik sisteminin, hem ekonomiye fon yaratan önemli bir kaynak olması, hem de bireylerin emeklilik dönemlerinde ek gelir elde ederek refah içerisinde yaşamalarına katkı sağlaması nedeniyle, finansal sistem içerisindeki payı artırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist
Kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisi: Ankara ili örneği
Bu çalışma, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin onların bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisini incelemeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde T testi, ANOVA testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini arttırarak bireysel emeklilik sistemine katılımlarını sağlayabilmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.
Bireysel emeklilik sistemi ve Türkiye uygulaması
Sosyal güvenlik politikaları, insanları birtakım risklere karşı koruma garantisi vererek, insan onuruna yakışır bir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlar. Ancak, 20. yüzyılın son çeyreğinde sosyal güvenlik bazı sorunlarla karşılaşmıştır. Özellikle finansmanın güçleşmesi, sosyal güvenlik kuruluşlarının yapılanmasındaki problemler, siyasal ve bürokratik etkiler sebebiyle baştaki hedeflere ulaşmak oldukça zorlaşmıştır. Bu bağlamda, sosyal güvenlik amacına ulaşma ve sorunlarının çözümünde yeni açılımlar gündeme gelmeye başlamıştır. Bunlardan biri de çalışmamızın konusunu oluşturan bireysel emeklilik sistemidir.Ülkemizde Nisan 2001 tarihinden itibaren yasal bir dayanak kazanan bireysel emeklilik sistemi Ekim 2003 tarihinden bu yana üye kaydetmektedir. Sektördeki en son verilere göre, katılımcı sayısı 1.664.170'e ve fon büyüklüğü 5.688.378.104 YTL'ye ulaşan sistem sosyal güvenlik reformunun bir parçası olmakla birlikte yalnızca bu amaca hizmet etmekle kalmaz, bununla birlikte finansal sistemin gelişmesinde de önemli bir rol oynar. Çalışmada bireysel emeklilik sisteminin tercih edilme durumu ile ilgili bir uygulama yer almaktadır. Anket yöntemiyle toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilerek sisteme dahil olan ve dahil olmayan iki grup analiz sonuçlarına göre değerlendirilmiştir.Bireysel emeklilik sistemine dahil olan grubun yaşları, medeni durumları, meslekleri ve bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumları ile sisteme karşı duydukları güven arasında bağımlılık olduğu görülmüştür. Bireysel emeklilik sistemine dahil olmayan grubun sisteme katılmamalarına ilişkin tutumları incelendiğinde yalnızca gelirle arasında bağımlılık olduğu tespit edilmiştir.
Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi ve Türkiye ile Arjantin bireysel emeklilik sisteminin karşılaştırılması
Bu tezin amacı, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişimi ile Arjantin'de uygulanmış olan bireysel emeklilik sisteminin birbirine benzer ve farklı yönlerini karşılaştırarak, Türkiye için olası bir ekonomik kriz durumunda bireysel emeklilik sisteminin geleceği konusunda tespitlerde bulunmaktır. Bu çalışmada, birinci bölümde bireysel emeklilik sistemi, kavramsal çerçeve ve bireysel emeklilik sistemini uygulayan diğer ülkeler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de uygulanan bireysel emeklilik sistemine ve son zamanlarda yapılan düzenlemelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye ve Arjantin bireysel emeklilik sistemlerinin gelişimi bireysel emeklilik göstergeleri açısından (şirket sayısı, katılımcı sayısı, bireysel emeklilik fonlarının;getiri oranları, yatırımlara göre değerlendirilmesi) yıllar itibariyle karşılaştırılmıştır. Ülkelerin bireysel emeklilik sistemi verileri kullanılarak alan çalışması yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişmesi için katılımcının artması temeline dayanan düzenlemeler yapılmaktadır. Katılımcı sayısının artmasının istenmesi, bireysel emeklilik sistemine zorunlu katılım getirilmesi ihtimalini güçlendirmektedir.
Kurumsal yönetim uygulamalarının bireysel emeklilik şirketlerinin performansına etkisi
Kurumsal yönetim sistemi, işletmenin yönetimden sorumlu olan kişileri; yönetim kurulu üyeleri, hissedarlar ile işletmenin diğer paydaşlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallardır. Son dönemlerde yaşanan şirket iflasları ve skandalların ortaya çıkardığı finansal başarısızlıklar neticesinde kurumsal yönetimin şirketlerin performansı açısından önemi anlaşılmıştır. Dolayısıyla şirketlerin kurumsal yönetim uygulamalarını benimsemesi ile daha başarılı faaliyetlerde bulunması ve buna bağlı olarak finansal açıdan daha yüksek bir performans göstermesi beklenen bir durumdur. Bu çalışmanın amacı; Emeklilik Gözetim Merkezi listesinde yer alan bireysel emeklilik şirketlerinin, kurumsal yönetim uygulamalarının hangi düzeyde gerçekleştiğini tespit etmek ve mevcut kurumsal yönetim sistemlerinin, finansal performansları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Performanslarının ölçülmesinde aktif karlılığı, özsermaye karlılığı ve dönem net karı kullanılmıştır. Bu amaçla Emeklilik Gözetim Merkezi'nde yer alan bireysel emeklilik şirketlerinin 2011-2020 yılları dönemini kapsayan faaliyet raporlarındaki veriler göz önünde bulundurularak panel veri regresyon analizi yöntemi kullanılarak analize dahil edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular bireysel emeklilik şirketlerinin, mevcut kurumsal yönetim uygulamaları ile özsermaye ve aktif karlılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Diğer taraftan kurumsal yönetimi temsilen sadece yönetim kurulu bağımsızlık oranı ile şirketlerin dönem net karı arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan bu sonuç yönetim kurulunda bağımsız üye oranındaki artışın bireysel emeklilik şirketlerinin dönem net karında olumlu gelişmelere neden olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal yönetim, Bireysel emeklilik şirketleri, Finansal performans, Panel veri regresyon analizi.
Bireysel emeklilik sistemi, devlet katkısı ve makroekonomik göstergeler arasındaki etkileşim: Türkiye örneği
Bu araştırmanın amacı makroekonomik değişkenlerin ve devlet katkısının bireysel emeklilik sistemine katılım ve tasarruf edilen tutar üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaçla makroekonomik göstergeler olarak, döviz kuru, faiz oranı, enflasyon ve borsa endeksi kullanılırken; bireysel emeklilik sistemine katılım ve tasarruf ile ilgili katılımcı sayısı, katkı payı tutarı ve katılımcının fon tutarı değişkenleri kullanılmıştır. Bu etki Toda-Yamamoto nedensellik testi ve Mann-Whitney U testi ile 2010-2015 yılları arasındaki aylık verilerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; devlet katkısı ilanından sonra katılımcı sayısı, katkı payı tutarı ve katılımcıların fon tutarında anlamlı bir artış olmuştur. Ayrıca bireysel emeklilik sistemi ile makroekonomik göstergeler arasında bir nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, devlet katkısı bireysel emeklilik sistemine katılımı teşvik etmekte ve ekonomik konjonktür bireysel emekliliğe katılımı ve tasarrufu etkilemektedir.
Türkiye'de sigorta şirketlerinin ve hizmetlerinin vergilendirilmesi
Finans kesiminin temel aktörlerinden biri olan sigortacılık sektörü, bir ülkenin ekonomik bakımdan gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Sigortanın amacı; kişilerin tehlike olasılıklarını güvence altına almasının yanında kişilerden toplanan sigorta primleri ile büyük bir kaynak oluşturarak, yaratılan bu kaynakla ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli bir katkıda bulunacak fonu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun refah düzeyi yükselmiş olmaktadır. Ayrıca sosyal dayanışma sistemi de etkin hale gelmektedir. Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmesi gereğince prim karşılığında doğabilecek rizikoyu üstlenip, bunun karşılığında teminat veren ve olayın gerçekleşmesi halinde tazminat ve sermaye ödemeyi taahhüt eden kurumlar olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketlerinin öncelikli amacı, sigorta üretimini arttırmak ve bunun sonucunda kar elde etmektir. Türkiye'de sigortacılık sektöründe faaliyette bulunan sigorta şirketleri; yapmış olduğu hizmetler sonucunda elde ettiği gelirler ve yaptıkları sigorta faaliyetleri nedeniyle bazı vergi yüklerine tabi olmaktadırlar. Sigortacılık sektöründe vergilendirme, sigorta şirketlerinin vergilendirilmesi ve sunulan sigorta hizmetlerinin vergilendirilmesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bir diğer sınıflandırmada ise sigorta şirketlerinin ödemekle yükümlü olduğu vergiler, dolaylı, dolaysız vergiler ve fonlar olmak üzere üç grup altında incelenmektedir. Gerek sigorta şirketlerinin gerekse de hizmet alanların vergilendirilmesinde devletin bir takım teşvikleri söz konusudur. Özellikle kişisel tasarrufların artması ve kişilere uzun dönemde gelir sağlanması amacıyla getirilen Bireysel Emeklilik sisteminde devletin vergisel açıdan önemli teşvikler sağladığı görülmektedir. Bu teşvikler sigorta sistemini daha da etkin hale getirebilecek nitelikte olmalıdır.
Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin sermaye piyasasına etkileri
Türkiye bugün itibariyle her ne kadar yaslı nüfus problemini derinden hissetmiyor olsa bile, gelecekte tüm dünya yaslı nüfus sorunu ile karsı karsıya kalacaktır. Bunu önceden sezen ülkeler, özellikle vatandaslarına emeklilik dönemlerinde ödeyecekleri ücretlerin ekonomik ve sosyal yasam üzerindeki etkileri sebebi ile, dagıtım sistemini kademeli olarak terk ederek, onu tamamlayıcı nitelikte olan çok ayaklı modellere geçis sürecine girmislerdir ve bu çok ayaklı yapının en az bir basamagında özel emeklilik programları yer almıstır. Dünya genelinde yapılan reformlar paralelinde ülkemizdeki emeklilik sistemi de çok ayaklı bir yapılanma sürecine girmistir. Nisan 2001 tarihinden itibaren yasal bir dayanak kazanan bireysel emeklilik sistemi, Ekim 2003 tarihinden itibaren üye kaydetmeye ve gönüllülük esasına göre islemeye baslamıstır. Sosyal güvenlik sistemine ek olarak katılımcılara emeklilik döneminde ilave gelir saglamayı amaçlayan bu sistemin uzun vadede gösterecegi basarı özellikle katılımcılar, emeklilik sirketleri, piyasalar ve devlet açısından büyük önem tasımaktadır. Diger yandan özel emeklilik fonlarının yürürlüge girmesi sonucu uzun vadede kisisel hesaplar yoluyla yapılacak çok büyük meblaglarda yatırım ile ulusal tasarrufların artması saglanacaktır. Dolayısıyla bu yatırımlar ulusal yatırımları, verimliligi ve is olanaklarını, sonuç olarak ekonomik büyümeyi arttıracaktır. Buna ilave olarak emeklilik fonları gelir dagılımı, yatırım ve tasarruf fonksiyonları açısından da önemli bir ögedir. Özel emeklilik fonlarının ve diger kurumsal yatırımcıların gelisimi, sermaye piyasasının yapısı üzerinde genis bir etkiye sahiptir. Fakat, emeklilik fonlarının sermaye piyasalarının gelisimi üzerindeki etkisi, ülkeden ülkeye çesitlilik göstermektedir. Bunun yanında toplanan fonlarla yatırım yapılması da çok önemlidir. Özel emeklilik fonları kurumsal sermayenin en büyük ve en hızlı gelisen bölümünü temsil etmektedir. Bu nedenle ülkemiz açısından bu fırsatın iyi degerlendirilmesi ve sistemin saglıklı islemesi için gereken tüm düzenlemelerin, diger ülkelerin tecrübelerinden de yararlanılarak, yapılması gerekmektedir. Bu çalısmada, gelismis ve gelismekte olan ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin gelismesinde önemli bir adım olan bireysel emeklilik sisteminin ülkemiz ekonomi ve sermaye piyasasına etkilerinin neler olacagı hususu, örnek ülke uygulamalarına da yer verilerek, karsılastırmalı olarak açıklanmaya çalısılmıstır
Biresysel emeklilik sistemi ve Türkiye' deki bireysel emeklilik yatırım fonlarının performans değerlendirmesi
Günümüzde sosyal güvenlik çok büyük bir öneme sahiptir. İnsanlar çalışma hayatları boyunca elde ettikleri yaşam standartlarını yaşlılıklarında ya da emekliliklerinde de devam ettirmek istemektedirler. İlk başlarda sosyal güvenliğin temel amacı, sosyal risklerin hepsini kapsam altına almak iken, daha sonraları insanların refah seviyesini yükseltmek de temel amaçları arasına girmiştir. Bilimin ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte toplumların hayat standartları da yükselmiş, tıp biliminin ilerlemesi, hayat standardının yükselmesi ile ortalama yaşam süresi uzatmıştır, kadınların iş hayatına katılmaları, eğitim seviyesinin yükselmesi ile doğum artış hızı düşmüştür. Bunların sonucunda yaşlı nüfus artmış ve onu finanse edecek genç nüfus azalmıştır.Her ne kadar Türkiye henüz yaşlı nüfusun artması durumuyla karşılaşmamış olsa da yapılan araştırmalarda gelecek de bu soru Türkiye içinde kaçınılmazdır. Böylece 20.yüzyılın sonlarına doğru sosyal güvenlik sistemlerinde finansman sorunu ortaya çıkmıştır. Sosyal güvenlik sistemi zamanla devlete masraflı olmaya başlamış ve insanların ihtiyaçlarına karşılayamaz hale gelmiştir. Bu sorunlar sosyal güvenlik sisteminde reformu kaçınılmaz hale getirmiştir. Reform, temelde 2 başlık üzerine yoğunlaşmıştır. Bunlardan birincisi; mevcut sosyal güvenlik yapısının eksiklikleri giderilerek sorunların çözümü, ikincisi ise; fonlama esasına dayanan özel sektör tarafından yönetilen özel emeklilik programlarının kurulmasıdır. Sözü geçen reformlar 20. yüzyılın son çeyreğinde hayata geçirilmeye başlanmıştır.Türkiye' bireysel emeklilik sistemi ekim 2003' de 4632 sayılı yasa ile uygulanmaya başlamıştır. Bireysel emeklilik programı gelişmiş ülkelerde gönüllük esasına göre, gelişmekte olan ülkelerde ise zorunluluk esasına göre işlemektedir. Ama Türkiye' deki sistem gönüllük esasına dayanır.Bu çalışmada da reformun ikinci ayağı olan özel emeklilik programlarının ortaya çıkışı, kuruluşu, sistemin işleyişi incelenmiştir. Ayrıca Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye' de bireysel emeklilik sisteminin kuruluşundan itibaren bireysel emeklilik fonlarının bazı ölçütlere göre performansları incelenmiştir ve sonuçlar yorumlanmıştır
Bireysel emeklilik sistemindeki katılımcıların memnuniyet ve güven algılarının incelenmesi
Bireysel Emeklilik Sistemi, ülkemizde son zamanlarda yönetmelik ve mevzuat değişiklikleri ile teşvik edilen bir sistem olmuştur. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle, katılımcıların katkı payı ödemeleri üzerinden, %25 devlet desteğinin verilmesi ile sistemin katılımcı sayısı her geçen gün artmıştır. Katılımcı sayısının artırılması adına yapılan bütün uygulamalar incelendiğinde, sistemin sağlam bir mevzuat yapısına sahip olduğu ve bununda güven oluşturduğu görülmektedir. Bu güven ve sistemin sağlamış olduğu karlılık ise müşteri memnuniyetini oluşturmada oldukça etkili bir unsur olarak değerlendirilebilir. Kurumların, varlığını ve karlılığını sürdürmesi için müşteri güveninin ve müşteri memnuniyetinin sağlanması adına çok daha fazla çaba harcaması gerekmektedir. Müşteri güveninin ve memnuniyetinin sağlanması durumunda, sadık bir müşteri kitlesine sahip olmak mümkün olacaktır. Günümüzde müşterilerin uzun vadede işletme bağlılığını sürdürmesi, geçmiş ile kıyaslanamayacak kadar çok zorlaşmıştır. İşletmeler arası rekabette müşteri bağlılığı belirleyici bir kriter olmaktadır. Değişken eğilimler gösteren müşteriler ise kendilerini memnun edecek mal ve hizmeti oldukça fazla alternatif arasından seçmektedir. Bu noktada, seçim kriteri de farklılaşmaktadır, kimisi için maliyet, kimisi için prestij değeri, kimisi için karlılık kimisi için güven etkili bir kriter olmaktadır. Aynı zamanda tüm bu kriterler müşteride memnuniyette oluşturmalıdır; çünkü ancak o zaman sadık müşteriler ortaya çıkacaktır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada, Bireysel Emeklilik Sistemi katılımcılarının güven ve memnuniyet algıları incelenmiştir. Müşteri güveninin müşteri memnuniyeti sağlamadaki etkisinin de ele alındığı çalışmada, demografik özelliklere göre müşteri güveninin ve müşteri memnuniyetinin farklılık gösterip göstermeyeceği de araştırılmıştır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, anket tekniği ile birincil veriler toplanmıştır. Türkiye'de Bireysel Emeklilik Sisteminde katılımcı olan toplam 6.908.478 kişiden kolayda örnekleme yöntemi ile toplam 384 kişilik örneklem oluşturulmuştur. Toplanan veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların güven ve memnuniyet algılarının ortanın biraz üzerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca müşteri güveni müşteri memnuniyetini pozitif olarak etkilemektedir. Güvenin alt boyutu olan doğruluk ve dürüstlüğün müşteri memnuniyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olmazken, yardımseverlik ve yeterliliğin olumlu bir etkisi vardır. Ayrıca araştırmaya katılanların demografik özelliklerine göre de memnuniyetleri ve güvenleri farklılık göstermektedir.
Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişimi ve farklı iktisadi değişkenlerle ilişkisinin analizi
Sosyal Güvenlik sistemlerinin bir tamamlayıcısı olarak tüm dünyada hızla yaygınlaşan Bireysel Emeklilik Sistemleri (BES) bugün çoğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından uygulanmaktadır. Sosyal Güvenlik sistemlerinin karmaşık ve komplike yapılarından kaynaklanan birtakım eksiklik veya gecikmelerin giderilmesi amacının yanında Bireysel Emeklilik Sistemi aynı zamanda iç tasarruf fonu işlevi ile de dikkat çekmektedir. Bu açıdan Bireysel Emeklilik Sistemi hem bir sosyal güvenlik enstrümanı hem de iç finansman kaynağı olarak değerlendirildiğinde ekonomik hayatın önemli bir bileşeni haline gelmektedir. Bu çalışmada Bireysel Emeklilik Sisteminin gelişimi ve uygulaması incelenmiştir. İktisadi değişkenlerden özellikle harcama alışkanlıkları üzerinde son derece etkili olan hane halkı tasarrufları ve gelirin BES fonları ile ilişkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Türkiye'de 2003-2021 yılları arasında hane halkı tasarrufları GSYH ve BES fonları yıllık zaman serileri şeklinde alınarak En Küçük Kareler (EKK) yöntemi ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenin hane halkı tasarrufu olarak alındığı analiz sonucuna göre BES fonlarının tasarrufları artırıcı bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Kurulan modelin tahmin sonuçları farklı sağlamlık testleri ile sınanmıştır. Çıkan sonuçlara göre model anlamlıdır. Buna göre; Türkiye'de 2003-2021 döneminde Bireysel Emeklilik Sisteminin hane halkı tasarrufu üzerinde pozitif etkisinin olduğu, gelir artışının ise bu süreci desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de tasarruf açığının karşılanmasında bireysel emeklilik sistemi
Türkiye'nin son yıllarda değişen demografik özellikleri, tıpta yaşanan gelişmelerle birlikte uzun yaşam beklentileri, emeklilikte daha kaliteli hayat isteği ve sosyal güvenlik sisteminin hem ekonomik hem de sosyal beklentileri karşılayamaması gibi pek çok neden yeni bir emeklilik sistemi arayışına neden olmuştur. Bu doğrultuda, Türkiye'de hayata geçen bireysel emeklilik sistemi ile insanlar, aktif çalıştıkları dönemde tasarruf yaparak çalışma dönemi sonunda emeklilik gelirlerine ek bir gelir elde ederek hayat kalitelerini devam ettirmeyi hedeflemektedirler. Bireysel emeklilik sistemi sayesinde yapılan tasarrufların biriktirdiği fonlar ile oluşan finansal denge, kalkınmasını tamamlamış ve gelişmiş ülkelerin makroekonomik göstergelerinde sağladığı iyileşmelerle birlikte birçok ülke bireysel emeklilik sistemlerini daha cazip hale getirmek için politikalar üreterek, reformlar gerçekleştirmektedir. Türkiye'de toplumun gösterdiği tasarruf eğilimleri içinde bireysel emeklilik sisteminin yerinin belirlenmesi ve yapılan yenilikler ve değişikliklerin bireysel emeklilik sistemine ve tasarruflara katkılarının ne olduğunun tespiti sistemin gelişmesi ve yapılacak yeni reformlar için kilit konumdadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin tasarruf açığının karşılanmasında etkisi ve öneminin bazı değişkenler ile açıklanmasını sağlamaktır. Çalışmada Literatürsel Tarama Yöntemi kullanılmış, 2003-2018 yılları arasındaki resmi veriler esas alınarak sistemin bireylerin tasarruflarına nasıl bir etkisinin olduğu ve bireysel emeklilik sisteminde yapılan reformların ulusal tasarruflara katılma üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca seçilmiş bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tasarruf oranları ve bireysel emeklilik sistem performansları da incelenmiştir. Elde edilen istatiksel bulgular, İkincil analiz ve içerik analiz tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonuçları tablo, grafik, histogram vb. araçlarla betimsel olarak gösterilerek açıklanmış ve yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda Bireysel Emeklilik Sistemi'nin güçlü ve zayıf yönleri ile sistemin büyümesi ve gelişmesi adına öneriler sunulmuştur.
Türkiye'de uygulanan emeklilik politikaları
21.yüzyıl sanayi toplumları incelendiğinde politik, ekonomik, kurumsal ve sosyal yapıları değiştiren yeni bir dönüşüm dalgası yaşandığı görülmektedir. Tüm kurumlarda bu değişimlerin etkisiyle bazı yeni düzenlemelerin yapılması önemli bir gereklilik olmuştur. Bu açıdan toplum refahını sağlama yönünde ortaya koyduğu olumlu katkısıyla çağdaş uygarlığın simgelerinden biri haline gelmiş olan Sosyal güvenlik sisteminin de yeniden yapılandırılması zorunlu olmuştur. Sosyal güvenlik sistemleri, bu süreçte finansman ve hizmetlerin sürdürebilirliği bakımından tartışmalara konu olmakla birlikte sosyal politika gündeminde kendinden bahsedilen bir sorun haline gelmiştir. Sosyal güvenlik sistemlerinde, farklı deneyimler ve çeşitli politikalar ile sosyo-ekonomik gerçekleri uyumlu hale getirmek için köklü reformlar yapılmaktadır. Türkiye'de emeklilik sistemi, genel sosyal güvenlik sistemi içinde yer alan bir bölüm olarak uygulanmaktadır. Bu sistem, 2003 yılında yapılan reformlar sonucu daha da geliştirilmiştir. Türkiye'de uygulanan emeklilik politikalarına yönelik yeni ve farklı açılımlar gündeme gelmeye başlanmış olup bu kapsamda sosyal güvenlik ve emeklilik konuları araştırma kapsamında ele alınmıştır. Bu çalışmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemi olan literatür taraması kullanılmıştır. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde ilk olarak sosyal güvenlik ile ilgili temel kavramlar ele alınmıştır. Daha sonra sosyal güvenliğin önemi ifade edilmiş ve Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin gelişimi ve temel yapısı incelenmiştir. Bunun yanı sıra sosyal güvenlik sistemindeki değişimler, sigortalılık çeşitleri ile iş göremezlik kapsamında sigortalık durumları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise emeklilik konusuna vurgu yapılmıştır. Bu bağlamda emeklilik sözcüğü ile ilişkili kavramlar gözden geçirilmiştir. Bununla birlikte tarihsel süreç içerisinde emeklilikte meydana gelen gelişim üzerinde durulmuştur. Emeklilikte politikalar ve bunun getirmiş olduğu genel sorunlar irdelenmiştir. Ayrıca, emeklilik ve tasarruf arasındaki ilişkiler incelenmiş olup, emeklilikte fonların etkin değerlendirilmemesi, standart birlik normunun olmaması konularına değinilmiştir. Emeklilik sistemine dair sorunlar kapsamında ise, erken emeklilik, aktif-pasif sigortalılık dengesinin olmaması, karşılıksız sosyal zammı ödemeleri, kayıt dışı istihdam ve yaygınlaştırılması gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca emeklilik ve tasarruf arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş olup emeklilik sisteminin işleyişinde meydana gelen aksaklıklar ele alınmıştır. Son olarak, emeklilik sisteminde yapılan reformlar özetlenmiş ve bunlardan emeklilikte yaşa takılanlar ile 4A/4B/4C sigorta kollarının önemine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir Tüm bu konular dikkate alındığında ortaya konulan düzenlemeler sistemin orta ve uzun sürede daha etkili bir düzeye çıkarılması ve sistemden herkesin yüksek düzeyde yarar sağlaması yönünde olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Sosyal güvenlik sistemi, emeklilik, politika.
Katılım bankalarında bireysel emeklilik sistemi ve işleyişi
Çalışmanın amacı katılım bankacılığı alanında yeni sunulan bireysel emeklilik sisteminin gerekliliğini ve işleyiş aşamasında bireysel emeklilik sisteminin fonlarının değerlendirilmesi hangi enstrümanlarla gerçekleştirdiğini ortaya koymaktır. 12/01/2008 tarihinde Resmi Gazete ile bireysel emeklilik sistemi içinde en az %30 oranında Devlet Tahvili Hazine Bonosu bulunma şartı kaldırılmasıyla katılım bankacılığında bireysel emeklilik sistemi doğmuştur.Faize duyarlı tasarruf sahiplerinin sisteme girmesiyle katılım bankacılığı sektörünün gelişmesine önemli etkileri olacaktır. Faizsiz bireysel emeklilik sisteminde fonların değerlendirilmesi yeni oluşan ve gelişen bir alandır. Bu konu alanıyla ilgili yayınlaşmış bilimsel kaynağın az olması bu çalışmanın önemini arttırmaktadır.Katılım bankalarında BES'nin çok kısa bir geçmişinin oluşu sisteme dair istatistiksel verilerin yeterince sağlanamaması ve literatürün az olması sınırlılık olarak söylenebilir. Ayrıca bankacılık sisteminde rekabet yoğunluğu nedeniyle bazı verilerin elde edilememesi araştırmanın sınırlılıkları olarak sıralanabilir. Bu araştırmada, gerekli literatür taraması yapılarak betimsel araştırma türü uygulanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde, Türk bankacılık sistemi değerlendirilmiş bankacılık sisteminin içerisinde katılım bankacılığın yeri ve önemi belirtilerek katılım bankacılığının özellikleri hakkında araştırma yapılmıştır. Katılım bankacılının doğuşu, Türkiye'deki mevcut durumu ve işleyiş prensipleri ile ilgili araştırma yapılarak Türkmali sektöründeki önemine vurgu yapılmıştır. Katılım bankacılığının fon toplama, değerlendirme, finansman teknikleri ve fon kullandırma teknikleri açıklanmıştır. böylece katılım bankalarının yapısı ve özellikleriyle ilgili çeşitli kaynaklardan yararlanılarak önemi ortaya konulmuştur.Çalışmanın ikinci bölümünde, katılım bankalarında bireysel emeklilik sistemin incelenerek işleyişi hakkında araştırma yapılmıştır. Öncelikle bireysel emeklilik sisteminin gerekliliği, doğuşu ve özellikleri ile ilgili araştırma yapılmıştır. Diğer aşamada ise katılım bankalarındaki bireysel emeklilik sisteminin özellikleri ve ticari bankalardaki bireysel emeklilik sistemindeki farklılıklarla ilgili değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca katılım bankalarında BES' in oluşabilmesi için faizsiz emeklilik yatırım fonlarının doğuşu ve özellikleri araştırılmıştır. Faizsiz emeklilik yatırım fonlarının içerisindeki faizsiz enstrümanların neler olduğu bu emeklilik fonlarını içerisindeki oranları % olarak payı araştırılmıştır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, katılım bankaları ile mevduat bankalarında sunulan BES'nin karşılaştırılması yapılmıştır. Benzer yönleri ile farklı olan yönler araştırılmıştır. Ayrıca faizsiz emeklilik yatırım fonlarının son yıllardaki performansları araştırılmıştır. Katılım bankalarında bireysel emekliliğin daha verimli ve performanslı olabilmesi için faizsiz sabit getirisi olan yatırım araçlarına yönelinmesi gerektiği vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Banka, katılım bankası, bireysel emeklilik sistemi, faizsiz enstrümanlar.
Bireysel emeklilik sistemi : Libya'da emeklilik sistemine ait bir değerlendirme
Bireyler Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki kazanca bağlı olarak hesaplanan bir ödeme planı ile finanse edilen emeklilik planlarını kullanmaktadırlar. Çoğu durumda planlar bugün bildiğimiz şekli ile başlamayan bir finansal sistemle idare edilmektedir. 20 yüzyılın ikinci çeyreğinden sonra başlayan Arap baharı ile birlikte emeklilik fonları ve sağlık sigortası ile ilgili kavramlar sekteye uğramıştır. Bunun yanında kapsamlı bir emeklilik fonu ve emeklilik sigortası kavramı 2000li yıllardan sonra tekrar ivme kazanmış tartışmalar kurumsal organizasyonlar ve sistemleri ile emeklilik haklarına ait olan bildirimleri nasıl yapılacağı üzerine olmuştur. Mevcut yapılar içerisinde kişilere ait olan faydalar ve yapılanma türü sistemleri ile teşvikler bunu koşulları açısından çok fazla çalışmaya konu olmamıştır. Finansal sürdürülebilirlik ekseninde konular ele alınırken ilgili ülkelerin finansal yetenekleri ve emeklilik sistemlerinin maliyet etkileri doğrusallık arz etmektedir. Özellikle dini kurumlar için emeklilik sistemi kullananların sayısı oldukça düşüktür. Çoğunluk devlet için çalıştığından dolayı özel emeklilik fonlarının sayısı serbest meslek sahipleri ile işçiler yani devlet dışında çalışanlarda yoğunlaşmaktadır. Emeklilik fonlarını ve hayat sigortalarını bağımsız şirketlere yaptırmaktadırlar. Bu çalışmada Öncelikle Türkiye'deki örneklerinden hareket edilerek Bireysel Emeklilik Sistemi kavramsal olarak ele alınmıştır. Sonrasında Arap dünyasında emeklilik sistemleri ile Libya için emeklilik sistemleri konusunda değinilmiştir. Son olarak öneriler ile çalışma bitirilmiştir.
Davranışsal finans açısından bireysel emeklilik sistemine yönelik tutum ve davranışlar Kayseri organize sanayi örneği
Bireyler aktif çalışma hayatları boyunca sahip oldukları refah düzeyini emeklilik döneminde de sürdürebilmek için kamu emeklilik sistemine ek olarak özel bireysel emeklilik şirketlerine yatırım yaparak bu amaca ulaşabilmektedir. Bu bireysel emeklilik sistemi gönüllülük esasına dayanmakta olup bir çeşit fonlama veya yapılan tasarrufların değerlendirilmesi biçimindedir. Bireyler bu değerlendirme sırasında birçok faktörden etkilenebilmekte ve bu etkilenmeler sonucunda alınan kararlar zaman zaman irrasyonel olabilmektedir. Bu durumda bireysel emeklilik sisteminin davranışsal finansla olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Davranışsal finans, bize yatırımcıların yatırımda bulundukları dönemde ne gibi faktörlerden etkilendiklerini ve ne türde hatalarda bulunduklarını araştırarak sonuçlarını ortaya koymaktadır. Bu çalışmada Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Fabrikalarında çalışanların birikime yatkınlıkları, Bireysel emeklilik sistemi temel bilgi düzeyleri, BES'e olan yaklaşımları ile bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri arasındaki ilişki; öncelikle güvenilirlik analizi ve faktör analiz ile araştırılmıştır.. Sonrasında Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin dağılımı (kruskal wallis, ki-kare, doğrusal regresyon analizi) ile incelenmiştir. Bu analizlerin sonucu olarak çalışma hayatı içindeki insanların birikime olan yatkınlıkları, çalışanların bireysel emeklilik sistemine olan yaklaşımlarını; birikim yapmaya olan yatkınlıklarını, bireysel emeklilik sistemi hakkındaki temel bilgi seviyelerinin ölçülmesi, hangi sistem türlerinin tercih edildiği (otamatik katılım,isteğe bağlı BES) belirlenmektedir. Bu tercihlerin yanı sıra kayıp ile kazanç arasındaki olasılık olan finansal risk alabilme arzusu ölçülmekte ve son olarak yatırım aracı tercihlerini (altın,döviz,hisse senedi,türev araçlar,araba ve gayrimenkul)ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. BES temel bilgi düzeyleri ve BES'e olan yaklaşımları bireysel emekliliğe yönelik göstermiş oldukları davranışsal finans eğilimleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.
Bireysel emeklilik sistemi (Elazığ örneği)
Bireysel emeklilik sistemi, rahat bir emeklilik süreci ve vergi avantajı ile gündeme gelmiş bir devlet politikasıdır. Biliyoruz ki bir ülkelerin sigortacılık sektörünün boyutu ile ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle tezimizin konusunu "Bireysel Emeklilik Sistemi (Elazığ Örneği)" oluşturmaktadır. Bu çalışmada öncelikle sigortacılığın Dünyada ve Türkiye'deki tarihsel gelişimi, sigorta kavramı ve bireysel emeklilik sistemi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler (teorik) doğrultusunda, sigortanın avantajından, dezavantajından bahsedilmiş ve bireysel emeklilik sistemine giriş-çıkış konusunda ki mevzuatlarla ilgili bilgiler de paylaşılmıştır. Öte yandan yapılan çalışma ile Elazığ'da çalışan ve çalışmayan kadın ve erkeklerin, çeşitli bağımlı ve bağımsız değişkenler üzerinden bireysel emeklilik sistemine bakışları ve algıları ölçülmüştür.
Elazığ ilinde bireysel emeklilik sistemine yönelik tutumların değerlendirilmesi
Beklenmeyen krizler ve gelecekte olması muhtemel sorunlar, ülkelerin sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Genel bir ifade ile toplumu oluşturan bireylerin herhangi bir farklılık gözetilmeksizin bugünlerinin ve geleceklerinin sosyoekonomik açıdan güvence altına alınması sosyal güvenlik olarak tanımlanmaktadır. Sosyal güvenlik birçok farklı unsuru içerisinde barındırmaktadır. Bu unsurlar arasında hastalık, yoksulluk, emeklilik, iş kazaları yer almaktadır. Bu bağlamda belirtilen unsurlar ile bireylerin karşılaşması durumunda zararlarının telafi edilmesine yönelik sistemler geliştirilmiş ve bu sistemler bütün haliyle sosyal güvenlik sistemi olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda yaşanan sağlık şartlarının gelişmesi nüfus içerisinde yaşlı nüfus oranının yükselmesine neden olmuştur. Bu gelişme sosyal güvenlik kurumlarında sürdürülebilir mali dengenin sağlanabilmesi adına sistemi tehdit eden bir unsur olarak kabul edilmiş ve sistemin reform ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu nedenle ülkeler sosyal güvenlik sistemlerinde reformlara giderek çok ayaklı sosyal güvenlik sistemlerini geliştirmişlerdir. Çok basamaklı sosyal güvenlik sistemleri üçayaktan oluşmaktadır. Birinci ayak; devlet tarafından yürütülen zorunlu katılımın esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. İkinci ayak ise kamu ve özel sektörün işbirliğinde zorunlu ya da gönüllü katılımı esas alan sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Son ve üçüncü ayak ise tamamen özel sektör tarafından gönüllülük ilkesinin esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Çok ayaklı sosyal güvenlik sistemi olarak adlandırılan sistemin geleneksel ve tek ayaklı sosyal güvenlik sisteminden farkı ise sadece devletin değil, aynı zamanda özel sektöründe sisteme dâhil edildiği bir sistem anlayışıdır. Çok ayaklı yapı ile beraber emeklilik sistemlerinde özel sektörün payı ciddi oranlarda artış göstermiştir. Bu dönüşüm sürecinde çok ayaklı yapı içerisinde BES sistemi de yer almakta olup sosyal güvenlik sistemlerinin önemli ayağını oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacını BES sisteminin Elazığ ili genelinde etkinliğinin değerlendirilmesi ve ampirik olarak ölçülmesi oluşturmaktadır. BES konusu üzerine yapılan birçok farklı çalışmaların literatürde yer almaktadır. Ancak Elazığ ili kapsamında yapılan Bireysel Emeklilik Sistemi'nin değerlendirildiği bir çalışma olmaması çalışmanın özgün yönünü oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü hesaplanırken sadece Merkez ilçe nüfusu dikkate alınmış, basit rassal örnekleme yöntemi kullanılmış ve örneklem sayısı Elazığ merkez için % 5'lik kabul edilebilir hata oranı ve % 95'lik güven seviyesi varsayımı altında hesaplanarak 384 kişi olarak belirlenmiştir. Ancak yapılan anketlerden bazılarında eksik veri olması nedeniyle 366 kişinin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular ile Elazığ ilinde BES sisteminin mevcut durumu ortaya konmuş, Elazığ ili için sistemin görünümü daha net ifade edilmiştir. Bunlara ilave olarak çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda BES sistemine yönelik oluşturulan hipotezler oluşturularak Kikare testi ile ilişkinin varlığı test edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Elazığ ilinde BES sisteminin temel belirleyicisinin gelir durumu ve katılımcıların çalıştığı sektör olarak belirlenmiştir.
Bireysel emeklilik şirketlerinde etkinlik analizi (2011-2016)
Bireysel emeklilik sistemi, katılımcıların gönüllülük esasına göre yatırmış olduğu fonların yönetilmesini kapsar. Yatırılan bu fonlar ülkenin tasarruf oranını arttırırken fonların sermaye piyasasında yatırımlara dönüşmesiyle birlikte bireylerin ve ülkenin refah seviyesini arttırması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki bireysel emeklilik şirketlerinin 2011-2016 yılları arasındaki etkinliklerini veri zarflama analizi ve Malmquist toplam faktör verimliliği endeksi yöntemiyle ölçmektir. Veri zarflama analizinde çıktıya yönelik CCR modeli kullanılmıştır. Çıktıya yönelik CCR girdi seviyesini değiştirmeden bu girdi düzeyi ile işletmeyi en etkin hale getirebilmek için çıktı bileşenin ne kadar arttırılması gerektiğini araştıran bir modeldir. Malmquist yönteminde ise bireysel emeklilik şirketlerinin yıllar arasındaki karşılaştırılması yapılmıştır. Analiz ile ilgili dönemde aralıksız hizmet veren 10 bireysel emeklilik şirketi dâhil edilmiştir. Modellerde, katkı payı tutarı, toplam varlık ve öz sermaye olmak üzere girdi ve prim üretimleri, yatırım gelirleri olmak üzere çıktı kalemi kullanılmıştır. VZA sonucuna göre her yıl Ziraat emeklilik şirketinin etkinliğini koruduğu diğer şirketlerin ise etkinlik skorlarında değişkenlik tespit edilmiştir. Genel olarak ise 2013 yılından sonra etkin olan şirket sayısının arttığı görülmektedir. Malmquist toplam faktör verimliliği analizine göre ise Ziraat emeklilik dışındaki tüm bireysel emeklilik şirketlerinin verimliliklerinde artış görüldüğü tespit edilmiştir.
Bireysel emeklilik sisteminin seçilmiş makro ekonomik değişkenler üzerine etkisinin analizi: Türkiye örneği
Günümüz dünyasında birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde, kalkınma sürecinde kullanılan sermaye birikimlerinin önemli bir kaynağı sosyal güvenlik kurumlarının oluşturduğu fonlardır. Bu fonlar içerisinde de bireysel emeklilik sistemine ait olan fonlar büyük öneme sahiptir. Toplanan fonlar ekonomi içerisinde değerlendirilerek; alt yapı yatırımlarına kaynak oluşturulur, yatırımların finansmanında uzun vadeli kaynak sağlanır ve söz konusu yatırımlar ile yeni iş ve istihdam olanakları ortaya çıkarılmaktadır. Ülkedeki finans ve mali sektöre uzun vadeli fon aktararak sermaye piyasalarının daha sağlıklı işlemesine, fiyat istikrarına ve pozitif büyümeye olumlu katkı sağlamak gibi ekonomik sonuçları, sistemin önemini göstermektedir. Bu doğrultuda araştırmada bireysel emeklilik sistemi ile makro ekonomik değişkenlerden seçilen ekonomik büyüme, cari açık ve sermaye piyasası arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. 2009:1 - 2018:4 dönemine ilişkin üçer aylık verilerin kullanıldığı çalışmada, Autoregressive Distributed Lag (ARDL) sınır testi yaklaşımı ile uzun dönemli ve kısa dönemli ilişki incelenirken, Toda-Yamamoto nedensellik testi ile kısa dönemli ilişkinin yönü analiz edilmektedir. Bulunan sonuçlar incelendiğinde, bireysel emeklilik sistemi ile ekonomik büyüme ve sermaye piyasası arasında uzun dönemli ilişki söz konusu iken cari açıkla arasında ilişki bulunamamıştır. Ayrıca kısa dönemli sonuçlarda ise her üç bağımlı değişkenin de bireysel emeklilik sistemi ile ilişkisinin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.
Finansal okuryazarlığın bireysel emeklilik sistemi tercihlerine etkisi: Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde bir araştırma
Küreselleşme ile finansal piyasaların giderek karmaşık hale gelmesi, teknolojinin gelişmesi, yeni finansal ürünlerin ve hizmetlerin ortaya çıkması sonucunda bireyler finansal anlamda birtakım risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bireylerin finansal alanda bu risklerden kaçınması için finansal okuryazar olmaları gerekmektedir. Finansal okuryazarlık tüketicilere finansal konularda gerekli bilgileri edinmesini sağlayarak bu bilgiler sayesinde onlara bilinçli ve doğru karar vermelerine yardımcı olmaktadır. Bireysel emeklilik, bireylerin emeklilik döneminde ek gelir elde ederek rahat bir yaşam sürmelerini sağlayan sistemdir. Ülkemizde yeni gelişmekte olan bireysel emeklilik sistemi ilk olarak bireyler açısından oldukça önemli bir yere sahip olmasına rağmen sisteme katılım ve sistemin bilinirliği istenilen düzeyde değildir. Sisteme katılım ve sistemin bilinirliğinin arttırılması konusunda finansal okuryazarlık oldukça önemli katkılar sağlamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyleri ile bireysel emeklilik sistemi farkındalıkları arasındaki ilişkiyi ve etkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan öğrenciler üzerinde araştırma yapılmıştır. Araştırmaya 511 öğrenci katılmıştır. Nicel analiz yöntemleri uygulanan araştırma Aralık/2020-Ocak/2021 döneminde uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS-25 programında analiz edilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde finansal okuryazarlık, ikinci bölümde bireysel emeklilik sistemi ve üçüncü bölümde uygulama kısmı olacak şekilde tamamlanmıştır.