Film

411 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İdeolojiye "Yamuk bakmak": Skyfall filminin söylem analizi

Sinema-ideoloji ilişkisine dair yaklaşımlar, her iki kavrama atfedilen anlamlara göre çeşitlilik gösterir. Marksist yaklaşımlardaki hakim paradigmada "ideoloji" kavramı, "yanlış bilinç" olarak ele alınan ve "gerçeği çarpıtıcı" rolüne vurgu yapılan bir kavramdır. Sinema ise büyük ölçüde, bu işleyiş zemininde, ideolojinin üretildiği bir aygıt olarak ele alınır. "İdeoloji" ve "sinema" kavramları, verili olarak bu anlayışla ele alındığında, sinema-ideoloji ilişkisine dair yaklaşımların da inceleme yönü tayin edilmiş olur. Her ne kadar ideolojinin "yanlış bilinç" olarak ele alınması, Marksist yaklaşımları temel alsa da, Slavoj Žižek, yine Marksist yöntem içinde kalarak, fakat "yanlış bilinç" anlayışını redderek, ideolojinin "gerçeğe yaklaştırma" potansiyeline vurgu yapar. Žižek aynı zamanda sinemayı da, ideolojinin üretildiği bir aygıt olarak değil, toplumsal bir "fantezi alanı" olarak görür. Žižek'in bu yaklaşımı temel alındığında, sinema-ideoloji ilişkisinin tekrar ele alınması da bu ilişkide ideolojinin işlevini ve yönünü tartışmaya açabilir. Bu çalışmada, Slavoj Žižek'in ideolojiye olan yaklaşımı temel alınarak, sinemaideoloji ilişkisi ele alınmıştır. Bu yaklaşım altında bir ideolojik çözümleme örneği olarak, Skyfall (Mendes, 2012) filmi eleştirel söylem analizine tabi tutulmuştur. Bunu yaparken, Skyfall filminde aranacak olan ideolojik öğeler, "yanlış bilinç" kavrayışının sınırlarının dışında değerlendirilmiştir. Žižek, ideoloji yaklaşımında Jacques Lacan'ın psikanalitik öğelerinden yararlandığı için çözümleme sırasında da benzer bir destek kullanılmıştır. Böylece Skyfall filmi üzerinden, Žižek'in ideoloji yaklaşımı çerçevesinde, sinema-ideoloji ilişkisine dair bir yaklaşım sağlanmaya çalışılmıştır.

FilmFilm çözümlemeSinema+3
Onurhan Demirkol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir iktidar biçimi olarak devlet kavramı: Erken dönem sovyet sinemasında iktidarın görünümü

Kavramlar, anlamlarını içinde oluştukları toplumsal ilişkiler üzerinden kazanmaktadır. Bu kavramlardan biri olan devletin, anlam kazandığı toplumsal ilişkilerle bağı koparıldığı oranda, nitelediği alanın kapsamı ve kullanım alanı muğlaklaşmaktadır. Bu nedenle, devlete ilişkin yaklaşımlar ve tartışmalar somut zeminle arasındaki mevcut bağ koparılmadan oluşturulmalıdır. Bu çalışmada, devlet kavramının nitelediği iktidar biçiminin çerçevesi ve kavramın kullanım alanı tartışılmaktadır. Kavramın çerçevesi devletin kökeni, devleti ortaya çıkaran koşullar ve devletin ele alınma biçimlerine referansla tanımlanmıştır. Kullanım alanı ise, literatüre dayanarak çizilmeye çalışılan kavramsal çerçevenin, iki temel üzerinden değerlendirilmesi yoluyla tartışılmıştır. İlk olarak, Marksist kuramın temel kavramları ve somut bir zemin sunması adına Sovyet Rusya tarihine referansla, sosyalist devlet kavramı üzerine bir tartışma yürütülmeye çalışılmıştır. İkinci olarak, iktidar-sinema ilişkisi ve Sovyet Rusya tarihinde sinemaya verilen önem dolayısıyla, kültür ve eğitim politikaları üzerinden, erken dönem Sovyet sineması değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, kuramsal tartışmaların somut bir zeminde yürütülmesi adına, Sovyet sinemasının erken döneminden yedi film, çalışmada devlet kavramı için çizilen çerçeve üzerinden analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Devlet, sosyalist devlet, sinema sosyolojisi, Sovyet Rusya, Sovyet sineması

DevletDevlet kuramıFilm+5
Aslı Ağcaoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyonda korkunun temsili ve örnek bir uygulama filmi

Korku insanlık tarihi boyunca en güçlü duygulanım durumlarından biri olmuştur. En başta ölüm korkusu olmak üzere bütün korkuların temelinde var olan bilinmezlik, korku yerine kaygı durumu yaratmaktadır. İnsanoğlu bilinmezliğin getirdiği kaygıyla baş edebilmek için, bilinmeyen her şeyi bir biçime ve içeriğe kavuşturarak onu simgeleştirmiştir. Bilinmeyen olaylar ve nesneler hortlak, cin, hayalet gibi biçimlerle öncelikle sözlü ve yazılı edebiyatta simgeleşerek mitoloji ve dinlerin temel konularından biri haline gelmiştir. Sinemanın icadıyla birlikte korku simgeleri yeni bir alan kazanmış ve geçmişten gelen biçim ve anlamlarına yenilerini eklemiş ya da onları dönüştürmüştür. Sinemadan çok daha önce korku simgelerini kullanmaya başlayan animasyon ortamı, bilinmeyenleri belirli bir forma ve içeriğe kavuşturmada yapısı itibariyle sınırsız bir dünya sunabilmiştir. Böylece korkunun simgeleri ve animasyon arasında güçlü bir ilişki günümüze kadar gelmiştir. Bu araştırmada sözü edilen korku simgelerinin ve uylaşımlarının animasyon ortamıyla geçmişte nasıl bir ilişki kurduğu incelenmiş ve günümüzde geniş kitlelerin beğenisini ve takdirini kazanmış animasyon filmlerde nasıl işlendiği çözümlenmeye çalışılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar, korkunun günümüzde animasyon filmlerde nasıl temsil edildiğini ortaya koymuş ve belirli şablonlar sunarak korkunun animasyon sineması için önemi vurgulanmıştır. Bunun yanında araştırmanın sonuçlarına dayanarak bir uygulama filmi yapılmıştır.

CanlandırmaFilmKorku+2
Halim Yentür
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Süperkahraman filmlerinde modernite ve postmodernite ilişkisinin ikili karşıtlıklar yöntemiyle çözümlenmesi

İlk defa ortaya çıktıkları tarihsel dönemler, dünyaya bakışları ve yaptıkları seçimlerle modernitenin birer ürünü ve örneği olan süperkahramanlar, popüler sinema aracılığıyla günümüzün postmodern dünyasına taşınmıştır. Sinema, gerek bir sanat, gerekse bir anlatı biçimi olarak her zaman toplumsal, kültürel ve ideolojik süreçlerle bir arada bulunmuş, özellikle popüler sinema filmleri araştırmacıya verili bir çağa bakmanın, onu anlamanın ve çözümlemenin farklı ve yaratıcı bir yolunu sunmuştur. Popüler sinemada süperkahramanlar ve bu süperkahramanların çevreleriyle olan ilişkilerinin modernite ve postmoderniteyle bağlantılı olarak hangi değerleri, ya da bu değerlerde yaşanan hangi değişim ve dönüşümleri temsil ettiklerinin ortaya konulmasını amaçlayan bu çalışma kapsamında, Batman Begins (2005), The Dark Knight (2008), The Dark Knight Rises (2012), Captain America: The First Avenger (2011), Captain America: The Winter Soldier (2014) ve Man of Steel (2013) filmleri, Lévi-Strauss'un İkili Karşıtlıklar yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu çözümleme sonucunda ulaşılan ikili karşıtlıklar bağlamında, süperkahramanların temsil ettiği modernite; seçim, özgür irade, düzen, denge, kontrol, üstün insan, adalet, inanç, gerçek, inşa, eski ve umut kavramlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkarken, postmodernite ise; kader, kaos ve kontrol kaybı, yozlaşmış hukuk sistemleri, inanç kaybı, yalan ya da korku, yapıbozumu, yeni, çaresizlik ve yıkım kavramlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkmış, filmlerde bilhassa modern inşa ve postmodern yapısökümü arasındaki ilişki yoğun biçimde gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hollywood Sineması, Modernite, Postmodernite, Süperkahramanlar, İkili Karşıtlıklar

FilmHollywoodKahramanlar+7
Göral Erinç Yılmaz Ercan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Film yapımlarında yapım sonrası (Post production) aşamaları ve uygulama örneği

Bu çalışmada; film yapımlarının yapım sonrası (postproduction) aşamalarının incelenmesi amaç edinilmiştir. Bu amaca bağlı olarak film yapımı sonrası, bir filmin yapımına katkısı olan kişileri ve rollerinin ortaya konulması ile yapımcıların yapım sonrası ekiple uyumlu bir işbirliği içinde olmalarının gerekliliği üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda örnek bir kısa film hazırlanmıştır. Araştırma sürecinde sinema filmlerinin yapım aşamaları genel olarak tanıtılmış, "film yapım" kavramı üzerinde durularak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Film yapımlarında digital teknolojinin kullanılmasının, masaüstü çalışmalarıyla seyirciyi etkileme ve izlenebilirlik derecesi kazandırılmasında yapımcılara sağladığı kolaylıklara değinilmiştir. Filmin senaryosuna uygun mekân, zaman ve süreç açısından etkin çözümler sağlanabildiğine işaret edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, filmin izlenebilirlik kalitesi yapım sonrası ekibinin kendi aralarındaki ve yönetmenle olan iş birliktelikleriyle ilgili olmaktadır. Masaüstü ekibinin yazılımları kullanmadaki becerilerinin önemine değinilerek, buna uyulmadığı takdirde tuhaf görüntülere ve emek israfına yol açacak sorunların yaşanabileceği belirtilmiştir. Elde edilen verilere göre örnek bir kısa film hazırlanmış ve film yapımcıları ile tasarımcılara bu yönde önerilerde bulunulmuştur.

FilmFilm yapımcılığıKısa film+3
Alperen Tonyukuk Ayhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Darbeler sorgulanıyor: Filmler ve diziler

Son on yıldır Türk siyasi tarihindeki askeri darbeleri konu alan sinema filmleri ve televizyon dizileri çoğalmıştır. 2000'lerden itibaren, 27 Mayıs 1960 darbesini, 12 Mart 1971 muhtırasını ve 12 Eylül 1980 darbesini konu alarak yapılan televizyon dizilerine, izleyicilerin gösterdiği yoğun ilgi, yine aynı konuyu içeren yeni sinema filmlerinin yapımında etkili olmuştur. Televizyon dizilerine olduğu gibi, sinema filmlerine de ilgi oldukça fazladır.Sinema filmleri ve televizyon dizilerinde, darbeler sırasında ve sonrasında oluşan baskıcı düzen, darbeler sırasındaki sorgulamalarda ağır psikolojik ve fiziksel tahribe uğramış insanların hayatları eleştirel bakış açısıyla sunulmaktadır.Sinema filmleri ve televizyon dizilerine ilginin yoğun olmasının nedeni de bu eleştirel bakış açıdır. Ayrıca yakın siyasi tarih öğreniminin eksikliğinden kaynaklanan toplumsal belleğin oluşturulması işlevini üstlenmesi, sinema filmleri ve televizyon dizilerine olan ilginin artmasını sağlamıştır. Genç kuşak, yakın siyasi tarihimizde yapılan askeri darbeleri ve darbelere zemin hazırlayan siyasal, sosyal ve ekonomik koşulları, bu filmler ve diziler aracılığıyla öğrenmektedirler.Anahtar Kelimeler: Askeri Darbe, Politika, Filmler ve Diziler, Toplumsal Hafıza.

12 Eylül müdahalesiAskeri müdahaleDiziler+4
Sevim Bal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Joker filminin lacancı analizi

Bu çalışma joker filmi örneklemi üzerinden, insanın özneye dönüşme sürecinde ötekinin varlığının zorunluluğunu Lacancı kavramlarla göstererek, öznenin Lacancı söylem türleri üzerinden ötekilerle bağ kurduğunu göstermeye çalışır. Çalışma bu analizi yaparken Fransız düşünür Jacques Lacan'ın Arzu grafiği, Nevroz, Psikoz, Babanın Adları, İmgesel, Simgesel ve söylem kavramlarıyla özne ve ötekiyi tanımlamaktadır. Metinde Lacan'ın kavramları Oyun kavramı ile ilişkilendirilip gündelik yaşamın analizi yapılmaktadır. Foucault'dan Huizinga'ya, Heidegger'den Erving Goffman'a gündelik yaşamın oyun-gerçekliği irdelenerek, film ile postmodern toplum paralelliğinde analizler yapılmaktadır. Bu çalışma ile psikanalitik film çözümlemesinin olabilirliği sınanmış olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Arzu Grafiği, Dasein, Söylem, Oyun, Psikanaliz, Jacques Lacan

FelsefeFelsefecilerFilm+2
Habibullah Hocaoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim mesleki okullarda ders envanteri olarak film gösteriminin eğitim-öğretimdeki etkisi

Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada ekonomik alanda yaşanan değişim ve gelişmeler sonucu nitelikli işgücüne ihtiyaç artmıştır. Ortaöğretimde üniversite sınavlarına hazırlanan genç nüfusun artması, üniversite mezunu işsizlerin çoğalması Milli Eğitim Bakanlığını farklı arayışlara itmiştir. Bunun sonucunda teknik ve mesleki liselere ağırlık verilmiş, öğrencilere meslek kazandırılmaya çalışılmıştır. Öte yandan sanayi ve iş sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücü de sağlanmıştır. Bununla birlikte mesleki ve teknik okullarda uygulamalı verilen derslerde istenen başarının sağlanması yolunda çeşitli yöntemler aranmıştır. Bunlardan biri de internet, akıllı tahta, projeksiyon ve televizyonların sunduğu olanaklardan yararlanarak film gösterimiyle eğitim yapmaktır. Bu çalışmada; film gösterimiyle eğitim ve öğretimin öğrencilere daha kalıcı bilgiler sunduğu ve eğitimlerini geliştirdiği iddiasına yanıt aranmaktadır. Ortaöğretimde öğrencilerin sosyal medyaya fazla zaman ayırıp ilgi göstermeleri öğrenmenin ve kendini geliştirmenin önünde bir engel gibi durmaktadır. Bu açıdan görsel ve sanal olanın öne çıkarılmasıyla tekniki ve mesleki okullarda köklü bir eğitim ve öğretim verilebilir mi sorusuna yanıt aranmaktadır. 20. yüzyılın başlarından itibaren sinema filmlerinin başta askeri alanlar olmak üzere birçok alanda eğitim amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Türkiye'de filmle eğitimin tarihsel gelişimi, günümüzdeki uygulamaları ve filmde temsil-ideoloji etkisi de mesleki liseler bağlamında irdelenmektedir. Bu çalışmanın sonunda kısa film yapımıyla ilgili de kısaca yapım süreçleri sunulmaktadır. Çalışmada literatür ve arşiv araştırması yapılmış, meslek liselerindeki öğrencilerinin anketleri nitel ve nicel analize tabii tutulmuştur. Film yapımı süreçleri ile ilgili yönetmen, senarist, yapımcılar ve çekim ekiplerinde yer alan uzmanlarla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır.

EğitimFilmFilmle eğitim+5
Abdürrahim Kılıç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sinema filmlerinde ürün yerleştirme uygulamalarının etkinliğinin film türlerine göre karşılaştırılması

Ürün yerleştirme, geleneksel reklamcılığın yükselen maliyetler, azalan etki gücü gibi nedenlerle etkinliğinin düşüş gösterdiği bir durumda, pazarlamacıların hedef kitlelerine ulaşmak için kullandıkları yeni ve değerli bir alternetif olarak öne çıkmaktadır. Başarıyla gerçekleştirilmiş bir ürün yerleştirme uygulamasının, marka bilinirliği, marka imajının yükseltilmesi ve satış rakamları konularında olumlu etki yapacağı bilinmektedir. Bu şartlar altında ürün yerleştirmenin, yakın gelecekte daha da önem kazanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle, işletmelere bu denli olumlu katkı sağlayacak bu uygulamaların, nasıl daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebileceği konusu önem kazanmaktadır. Çünkü, geleneksel reklama kıyasla ürün yerleştirme, yoğun rekabet ortamında daha az maliyetle, hedef kitlelerine daha etkili bir biçimde ulaşma olanağı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında, ürün yerleştirme kavramı hakkında detaylı bilgiler verilip, sonrasında 50 kişilik bir katılımcı grubuna deneysel bir çalışma uygulanmıştır. Bu çalışmada marka hatırlanabilirliği baz alınarak, komedi ve aksiyon-macera filmlerindeki ürün yerleştirme uygulamalarının etkinliği karşılaştırılmıştır. Çalışma, bu özelliğiyle bilimsel araştırmalara yapacağı katkının yanında, işletmelere daha etkili ürün yerleştirme uygulamalarının hangi şartlar altında gerçekleştirilebileceği konusunda önemli ipuçları vermektedir. Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Marka Yerleştirme

FilmMarkaMarka hatırlanabilirliği+7
Güvenç Atsüren
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti döneminde haber filmlerinde propaganda

Propaganda bireyin ve toplumun gelişimi ve değişimi sürdükçe birçok alanda farklı biçimlerde yer almıştır. Öyle ki propagandanın tarihsel gelişimi teknolojinin gelişimiyle bağlantılıdır. Kitle iletişim araçlarının toplumsal yaşamın bir parçası olması propagandanın kullanımını etkilemiştir. Propaganda hem bir kitle iletişim aracı hem de sanatsal yaratım olan sinemanın gücünü fark etmiştir. Kitleleri etkileme ve yönlendirme sürecinde sinema propaganda için önemli bir yer teşkil etmiştir. Sinema ve propaganda ilişkisinin konu edindiği bu çalışmada propaganda kavramı ve kitle iletişim aracı olan sinemanın kullanım biçimi incelenmiştir. Propaganda bağlamında Dünya sinemasının ve Türk sinemasının propaganda ile ilişkisi incelendikten sonra DP döneminde haber filmleri propaganda kurallarına göre incelenmiştir. Çalışma kuramsal kısımda propaganda kavramı, tarihsel, biçimsel özellikleri, teknikleri, kuralları ve propaganda bağlamında DP dönemi Türk siyasetindeki gelişmelere paralel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünde yer alan haber filmleri ele alınmıştır. Propagandanın kurallarına uygun olarak incelenen haber filmlerin kitleye/kamuoyuna verdiği mesajlarda propaganda unsurlarının işlendiği tespit edilmiştir.

FilmPropagandaPropaganda araçları+4
Elanur Karaaslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2010 sonrası Türk sinemasında kadın yönetmenlerin kadına yönelik şiddeti anlatım biçimleri

Şiddet, bireyin bir durum karşısında akılcı çözümler bulamayıp kendisini ya da başka bir bireyi ruhen veya bedenen örselediği eylemlerin tümüdür. Araştırma kapsamında; doğru iletişim kurma sürecini sekteye uğratan "şiddet" olgusunun tanımlamalarından yola çıkılarak, kadına yönelik şiddet, sinema ve gerçeklik kavramları ile ilişkilendirilmiş ve 2010 sonrası Türk sinemasında kadın yönetmenlerin filmleri üzerinden ele alınmıştır. 2010 sonrası Türk sinemasında sinema dili oluşturmuş kadın yönetmenlerin sayılarının artmaya başlaması, toplumsal ve politik filmlerin nicel olarak artış göstermesi, çalışmanın odak noktasını oluşturan kadına yönelik şiddeti kadın yönetmenlerin nasıl ele aldıklarını anlamak açısından önemlidir. Bu bağlamda eril öznenin ve ataerkilitenin izlerini taşıyan sinema sektörü içerisinde var olmaya çalışan kadın yönetmenlerin, hemcinslerinin yaşadığı sorunları toplumsal düzen, toplumsal cinsiyet ve kültürel değerler üzerinden beyaz perdeye yansıtma biçimleri analiz edilmiştir. Sinemada kadın sorunlarını ele alan filmlerin, çoğunlukla erkek yönetmenler tarafından eril bakış açısı ile anlatılmış olması ve Türk sinemasının son dönem filmlerinde konunun daha da sınırlandırılarak, kadına yönelik şiddetin kadın yönetmenler tarafından nasıl ele alındığını inceleyen bir çalışmanın olmadığı saptanmıştır. Bu çerçevede; çalışmanın literatürdeki bu boşluğu doldurması ve bu alanda yapılacak diğer çalışmalara ışık tutması açısından önemlidir.

FilmFilm yapımcılığıKadın yönetmenler+5
Funda Öz Zeğerek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarkovski'nin Stalker ve Kaplanoğlu'nun Buğday filmlerinde anlatı ve görüntü estetiği

Sanatta güzel ve estetik olan üzerine düşünceler antik dönemlere tarihlenmiştir. Başlangıçta güzel, sayılarla ifade edilmeye çalışılırken daha sonraki dönemlerde duyularla algılanan bir varlık olarak ele alınmıştır. Estetiğin bir bilim olarak kabul edilmesi ise 18. yüzyılda Alexander G. Baumgarten ile olmuştur. Onun estetik bilimine katkıları yadsınamamakla birlikte, ondan sonra gelen pek çok düşünür de estetik biliminin gelişmesini sağlamıştır. Duyuların bilimi olarak değerlendirilen estetik günümüzde, sanat eseri bağlamında genellikle insanın etkilenmesi ve etkilemesine odaklanmıştır. Sinema felsefecisi Gilles Deleuze, dünyaya gelmenin etkilenmek olduğunu belirtmiştir. Estetik bilimi de sanat, sanatçı, sanat eseri ve izleyicilerin oluşturduğu bu geniş ve derinlikli çerçeve içerisinde duyuların çok yönlü etkileyiş ve etkilenişini incelemektedir. Bu kapsamda sinema sanatı da estetik biliminin inceleme alanı içerisine girmektedir. Yönetmenin meydana getirdiği bir sanatsal ürün olarak film, izleyiciler tarafından izlenir, daha sonra ise bir yargı ortaya konulur. Bir filmin estetik bir obje olarak ele alınabilmesinin çeşitli kriterleri de, sinemanın tarihsel süreci içerisinde tartışılmaya devam etmiştir. Türk yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun "pîrim" olarak adlandırdığı Rus yönetmen Andrey Tarkovski, filmleriyle ve kitaplarıyla dünyada kabul görmüş bir sanatçıdır. Kaplanoğlu, son filmi Buğday'ı, Tarkovski'nin Stalker filminden esinlenerek çekmiştir. Bu çalışmada, estetiğin tarihsel olarak geçirdiği süreç ele alınmakta, resim ve fotoğraf sanatlarının sinemayla olan karşılıklı ilişkileri değerlendirilmekte böylelikle kuramsal çerçeve çizilmektedir. Ardından da Tarkovski ve Kaplanoğlu'nun bahsi geçen filmleri görüntü estetiği yönüyle karşılaştırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kaplanoğlu sineması üzerindeki bilinen Tarkovski etkisini daha somut olarak ortaya koymaktır. Alanda benzer bir çalışmanın olmaması da çalışmanın gerçekleştirilmesinde etkilidir. Filmlerin anlatı, öykü, olay örgüsü, mizansen ve sinematografik olarak analizi, Bordwell'in "Biçem Analizi" olarak bilinen yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.

AnlatıEstetikFilm+7
Ahmet Fatih Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türk dizi ve filmlerinde görsel efektin gelişimi

Erken sinema döneminde filmlerde yapılması zor sahneler set ortamında tamamen kameranın kayıtta olduğu esnada yapılmaktaydı. Bu yönteme özel efekt (special effects) denilmektedir. Kamera kayda girdiğinde özel hazırlanan dinamitler, maket arabalar, minyatür şehirlerdeki yıkımlar, patlamalar, araba kazaları, bina yıkımları gibi birçok efekt sahneye uygun bir biçimde o an yapılıyor. Teknolojinin gelişiminden sonra dizi ve sinema sektöründeki görsel efekt alanı oldukça gelişmiştir ve gelişmeye devam etmektedir. Özellikle Hollywood'da bu etkiler gözle görülmektedir. Türkiye'deki sinema sektörü de bu gelişimden payını almış ve batı sinemasından etkilenerek görsel efekt alanında birçok filme imza atmıştır. Bu nedenle görsel efekt Türk sinemasında oldukça önemli bir alanı kapsamaktadır. Çalışma kapsamında birinci bölümde Türk Dizi ve Sinema Tarihi başlığı altında tarihi süreci işlenerek örneklerle anlatılmıştır. Erken sinema döneminden örnekler verilmiş ve Türk sinema sektörünün öncülerinden Muhsin Ertuğrul gibi yönetmenlere değinilmiştir. Bu başlık altında Türkiye'de ki ilk animasyon örneğinden bahsedilmiş ve bu sürecin işleyişine değinilmiştir. Daha sonra ikinci bölüm olan Görsel Efekt konusu tarihi ve örnekleriyle anlatılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türk sinema ve dizi sektöründe görsel efekt örnekleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise örnek uygulamalar yapılarak çalışmaya eklenmiştir.

Dizi filmEfektFilm+5
Önder Aydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Olağanüstü masal örneği olarak Terry Gilliam sineması: Masalsı bir anlatım sunan filmlerin Propp yöntemine göre analizi

Çocukluktan ileri gelen bir hayalle, masal kahramanlarının bir parçası olmak isteyen Terry Gilliam, kasaba ve şehir hayatına dair pek çok şeyi deneyimleme fırsatı bulmuştur. Masallarla çıktığı bu yolculuk, film kariyerine etki eden animasyonlarla da desteklenir. Filmlerinde masalların yer alması, karakterinin bir parçasıdır. Bu durum bir tür imza niteliği taşımaktadır. Zaman Haydutları filminde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Tideland filminde Alice Harikalar Diyarı, The Wholly Family filminde masalsı etkiler, Grimm Kardeşler filminde ise Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel, Uyuyan Güzel, Rapunzel masallarının etkilerini görmek mümkündür. Filmleri incelerken Vladimir Propp'tan yararlanılmıştır. Propp, olağanüstü masalların otuz bir işleve sahip olduğunu tespit etmiştir. Buradan hareketle "Olağanüstü Masal Örneği Olarak Terry Gilliam Sineması: Masalsı Bir Anlatım Sunan Filmlerin Propp Yöntemine Göre Analizi" başlıklı tez üç bölümden oluşmaktadır. Bu çalışma kapsamında olağanüstü masallar bağlamında Terry Gilliam filmleri Propp yöntemine göre incelenmiştir. İncelenen filmlerin, Proop'un olağanüstü masallar üzerine yapmış olduğu 31 işleve uygun olup olmadığını tespit etmek amacı taşıyan bu çalışmaya senaryo aşamaları da dahil edilerek çözümlenmeye ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Masallar, geçmiş kültürlere dair yaşam pratikleri sunan özgün yapısıyla önemli bir yere sahiptir; halk anlatısının yazıya geçirilmesi ile kulaktan kulağa dolaşan masalların, kayıt altına alınarak değişim ve gelişimi gözlenebilmiştir. Bununla beraber masallar, insan ve toplum üzerindeki bakış açısını değiştirmekte önemli bir yere sahiptir. Çocuklara uyku amacıyla okunan masalların aslında gelecek yaşam dönemlerine etki ettiğinin göz ardı edilmesi ve eğlenme amacı olarak görülmesi ile ilgili çeşitli görüşlere yer verilmiştir. Gilliam filmlerinde, çocuklar ve ebeveynleri arasındaki ilişki, masallarda var olan karakterler vasıtasıyla askıya alınmış ve çocuğun gözünden yaşam, izleyene sunulmuştur. Terry Gilliam filmlerinde kurgunun ana elemanların çocuklar olması ve filmlerin masalsı özellikler taşıması nedeniyle, "Zaman Haydutları", "Tideland", "The Wholly Family" ve "Grimm Kardeşler" filmleri ele alınmıştır. Bu çalışmada literatür taraması yapılmış, belirlenen filmler Propp yöntemine göre incelenmiştir.

FilmGilliam, TerryGrimm Kardeşler+3
Sümeyye Güman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Grafen takviyeli polimer kompozit üretimi

Bu tez çalışması kapsamında, grafen oksit (GO) ve indirgenmiş grafen oksit (rGO) içeren polivinil alkol (PVA) nanokompozit filmler ve grafen içeren epoksi nanokompozitler üretilmiştir. Önce, grafen oksit, geliştirilmiş Hummers metodu ile üretilmiş ve ardından ağırlıkça %0,05, %0,1, %0,25, %0,5 ve %1 oranlarında ağırlıkça %5'lik PVA ile karıştırılarak GO/PVA çözeltisi elde edilmiştir. Ardından, elde edilen GO/PVA çözeltisi film haline getirilmiştir. rGO/PVA nanokompozitler ise, hazırlanmış olan GO/PVA çözeltisinin askorbik asit ile indirgenmesi ile elde edilmiştir. Grafen/epoksi nanokompozitleri de ağırlıkça %0,05, % 0,1, %0,25, %0,5 ve %1 oranlarında grafenin, epoksiye ilave edilip homojen bir dağılımın elde edilmesinin ardından, sertleştiricinin katılarak kürlenmesi ile elde edilmiştir. Üretilen bütün nanokompozit filmlerin özellikleri, fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR), termogravimetrik analiz (TGA), mekanik test, taramalı elektron mikroskobu (SEM), UV-VIS-NIR spektrofotometre ve elektriksel iletkenlik ölçümleri yapılarak incelenmiştir. Elektriksel özellikler açısından değerlendirildiğinde, %1 oranında GO ve rGO katkısı, PVA filmlerin hacimsel direncinde sırasıyla %36 ve %45'lik; yüzeysel direncinde ise %24,5 ve %34,9'lük azalmaya neden olmuştur. %1 oranında grafen katkısı ise, epoksi filmlerin hacimsel direnç değerinde %28,2 ve yüzeysel direncinde %9,7'lik bir azalmaya sebep olmuştur. Mekanik özellikler açısından, grafen/epoksi nanokompozitlerin maksimum gerilme değeri, %1'lik grafen katkısında, saf epoksiye göre %33,84 oranında artarak ~20 MPa olarak elde edilmiştir. Ortalama elastisite modülü değeri, %6,5'lik bir artışla, 1061 MPa'dan 1130 MPa' a çıkmıştır. GO ve rGO takviyeli PVA nanokompozitlerin maksimum gerilme değerleri, %1'lik grafen katkısında, saf PVA filme göre, sırasıyla %20 ve %38 oranında artarak ~59 MPa ve ~68 MPa olarak elde edilmiştir. Ortalama elastisite modülü değeri, sırasıyla %37'lik ve %65' lik bir artışla, 2561 MPa'dan 3515 MPa'a ve 4219 MPa' a çıkmıştır. Analiz ve testler sonucunda, GO ve rGO'in PVA ve grafenin epoksiye ilave edilmesi ile, nanokompozit filmlerin elektriksel iletkenliğinin, elastisite modülünün, maksimum gerilme değerlerinin, ışık absorpsiyonunun arttığı ve termal özelliklerinin iyileştiği gözlenmiştir.

EpoksiFilmGrafen oksit+2
Hazal Yılmaz
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessDE

Bertolt Brecht'in "Kafkas Tebeşir Dairesi" adlı eseri ile Atıf Yılmaz'ın "Selvi Boylum Al Yazmalım" adlı filminin karşılaştırmalı yazınbilim çerçevesinde medyalararasılık/sanatlararasılık bağlamında uygulayıcı bir çalışma

Intermedialität und Intertextualität sind die Unterbegriffe der Komparatistik. In unserer Arbeit, laut unseren Forschungen stellten wir fest, dass es sehr wenige Arbeiten und Analysen gibt, die im Rahmen der Intermedialität geschrieben wurden. In diesem Zusammenhang haben wir in unserer Arbeit das Theaterstück `Der kaukasische Kreidekreis? von Bertolt Brecht und den Film `Selvi Boylum Al Yazmalım? von Atıf Yılmaz, der von dem kirgisischen Schriftsteller Cengiz Aytmatov als Buch geschrieben wurde, im Rahmen der Komparatistik und deren Arbeitsbereiche Intertextualität und Intermedialität untersucht, indem wir in beiden Werken die Begriffe `Mühe?und `Gerechtigkeit? detailliert zur Hand genommen haben.Wie schon bewußt, `Mühe? und `Gerechtigkeit? sind die Begriffe, die sowohl in literarischen Werken, als auch in wissenschaftlichen Arbeiten, als Themen behandelt wurden. Der Grund, warum sie häufig als Themen behandelt wurden, ist es, dass sie auch im Leben einen wichtigen Platz haben. Was bedeutet Liebe? Warum verdient jemand die Liebe oder geliebt werden, wenn man jemandem Mühe gibt? Und überschlägt die Liebe zu einem anderen? Wo die Mühe nicht belohnt wird, gibt es keine Gerechtigkeit und, wo es keine Gerechtigkeit gibt, gibt es keine Ordnung mehr. Wir haben in unserer Arbeit diese Begriffe im Buch `Selvi Boylum Al Yazmalım? von Cengiz Aytmatov, das von Atıf Yılmaz im türkischen Kino als Film präsentiert wurde und im Theaterstück `Der kaukasische Kreidekreis? von Bertolt Brecht, das auf einer chinesischen Geschichte basiert, detailliert untersucht, weil mit dem Ziel einen großen Beitrag zu den Arbeiten im Rahmen der Intermedialität zu leisten und zu fördern.Da wir denken, dass die Lebenserfahrungen bei der Interkultureliät ähnlich sein könnten, hoffen wir, dass die Arbeiten sowohl theoretisch als auch didaktisch, im Rahmen der Intermedialität erweitert werden sollten. Da unsere Arbeit eine interkulturelle Forschung umfasst und seine eigene und fremde Kulturen umrahmt, hoffen wir darauf, dass unsere Arbeit die folgenden Arbeiten, die im Rahmen der Komparatistik geschrieben sind, zugleich auch fördern kann.

Bahar Kahya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of subtitled animation movies on the listening skills of EFL students

This study was conducted in order to identify the effects of using subtitled animation movies on EFL students' listening skills and motivation. It was conducted throughout 10 weeks during the 2015-2016 Spring semesters at the School of Foreign Languages of Osmaniye Korkut Ata University. To this end, fifty-one elementary level learners were selected according to random cluster sampling method. These students were divided into two separate groups as experimental (25) and control groups (26). The experimental group was introduced to animation movies, and they got listening strategy training including four basic listening strategies which are 'note taking, listening for specific information, making inference, and activating background knowledge'. While the experimental group watched and made use of close-captioned animated movies during the research period, the control group went on their usual flow of listening courses. At the same time, the experimental group did pre-watch, while watching and post watch activities as well as listening strategy training for the target strategies both individually and as a group. The data collection instruments of this study consisted of an achievement test, a motivation questionnaire with Likert Scale, a listening strategy awareness questionnaire with Likert Scale, a retrospective interview, and participants' diaries. The achievement test taken from Big Picture Elementary and Pre-Intermediate Teachers' Books was used to track possible alterations in participants' listening proficiency levels. The collected data was analyzed by using SPSS 22 statistical package. An independent Samples T-test and a Paired Samples T-test were used to analyze the data obtained from the pre- and post-tests. To determine the alteration in participants' motivation level, a motivation questionnaire with Likert scale adapted from Gardner's 'Attitude/Motivation Test Battery' was used in the study both as pre-questionnaire (at the beginning of the term) and post-questionnaire (at the end of the term). The data was analyzed with the help of SPSS 22 statistical package, and the results were compared by using an Independent Samples T-test and a Paired Samples T-test. In order to find out the variations in participants' listening strategy recognition and use before and after the study, a strategy awareness scale adapted from Vandergrift's (2006) Metacognitive Awareness Listening Questionnaire was used in accordance with the objectives of this study. The data was analyzed by using SPSS 22 statistical package, and comparisons of the results were made by the researcher. To perceive participants' perceptions about the use of 'subtitled animation movies' to improve their listening skills and strategies, a retrospective interview was conducted at the end of the study. At the same time, the participants were asked to keep a diary consisting of their feelings about the use of subtitled animation movies to improve their listening skills and strategies. For both interview and diary analysis, two different stages of coding systems as open coding and axial coding were applied and categories were created by using different themes. Finally, percentages and means were compared descriptively by the researcher. The findings of the study indicated that using subtitled animated movies in the classroom improved the motivation and achievement levels of the EFL students at the Preparatory Program of Osmaniye Korkut Ata University. Key Words: Subtitled animation movies, motivation, captioning, use of audio-visual materials, listening strategies.

SubtitleAnimationStudy of languages+7
Mithat Ekinci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ve güvenlik: Türk sinemasında güvenliği okumak

Popüler kültürün Uluslararası İlişkiler (Uİ) çalışmalarında önemli bir alan olarak ele alınması özellikle 2000'li yıllardan itibaren görülmektedir. Bununla birlikte, özellikle Güvenlik Çalışmalarında popüler kültür konuları yeteri kadar ilgi görmemekte ve göz ardı edilmektedir. Bu çalışma, güvenliği etkileyen ve güvenlikten etkilenen popüler kültürün, güvenlik çalışmaları için önemli bir çalışma sahası olduğunu öne sürmekte ve popüler kültür-güvenlik ilişkisini, Türk popüler kültüründe önemi yadsınamayan Türk Sineması çerçevesinde ele almaktadır. Bu çerçevede, 2000'li yıllar Türk Sineması'ndan seçilen film örnekleri üzerinden bir güvenlik okuması yapılarak, Türk Sineması'nın güvenlikle ilgili belli sorulara (kimin güvenliği, hangi tehditler) nasıl cevaplar verdiği ve güvenlikleştirme süreçlerinde nasıl bir rol oynadığı incelenmiştir. Bu çalışma, hem popüler kültür ve uluslararası ilişkiler çalışma sahasına güvenliği ekleyerek mevcut literatüre katkı sağlamayı hedeflemekte hem de Türk popüler kültürü ve güvenlik arasındaki ilişkiyi değerlendirerek bu konuda önemli bir eksikliği ortaya çıkarmaktadır.

FilmGüvenlikKültür+5
Necmettin İşik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Korku filmlerinde kullanılan Hıristiyanlıkla ilgili dini ögeler

Bu çalışma, özellikle yaşadığımız yüzyılda insanlar için en önemli eğlence araçlarından biri olan korku sinemasının izleyicileri korkutmak amacıyla Hıristiyanlıkta bulunan bazı dini ögeleri kullandığı tezini konu almaktadır. İnsanlığın başlangıcından itibaren var olan din, bazı ögeleriyle bilinmeyenle ilgili merakımızı giderdiği kadar, bazı ögeleriyle de korkmamıza neden olmuştur. Yine insanlığın başlangıcından itibaren bizlerle birlikte olan korku da sinemanın gelişimiyle birlikte beyazperdeye aktarılmıştır. İnsanlar yapıları itibariyle var olduğuna inandığı şeylerden daha fazla korkmaktadır. Şeytan, şeytan işgali, cadı, büyü, günah gibi insanların varlığına inandığı kavramlar "din" içerisinde, Kutsal Kitaplarda, peygamberlerin sözlerinde ya da otorite sayılan kişilerin söylencelerinde yer aldığı ölçüde daha da korkutucu olmuştur. Korku sineması ilk örneklerini vermeye başladığından itibaren bu durumun farkında olmuş ve bu ögeleri teknolojinin de getirdiği imkânlarla en korkutucu şekilde izleyicilerine sunmuştur. Bu çalışma korku kavramı ve korku sinemasının tanımlanması ile başlamış, korku ve korku sinemasının din ile arasındaki ilişkilerin açıklanması ile devam etmiştir. Bu bağlamda Hıristiyanlık içerisinde yer alan, gerek geçmişte gerekse günümüzde korku unsuru olarak kabul edilen şeytan, şeytan çıkarma, cadı, büyü ve günah kavramları incelenmiş, her bölümün sonunda o konu ile ilgili örnek olarak seçilen filmler Hıristiyanlık açısından değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Korku Sineması, Hıristiyanlık, Şeytan, Cadı, Günah.

CadıDini davranışlarDini değerler+7
Belgin Mete
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Film dilinin tamamlayıcısı olarak afişler: Minimalist sinema ve Semih Kaplanoğlu örneği

Türkiye'nin minimalist sinema alanında en önemli temsilcisi Semih Kaplanoğlu bu filmlerle ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok ödül almış ve hatta Oscar'a aday gösterilmiştir. Bu çalışmada Semih Kaplanoğlu'nun yönetmenliğini yürüttüğü, Herkes Kendi Evinde (2001), Meleğin Düşüşü (2005), Yusuf Üçlemesi; Yumurta (2007), Süt (2008) ve Bal (2010), Buğday (2017) ve Bağlılık Aslı (2019) isimli filmlerinin afişleri analiz edilmiştir. Daha sonradan ilgili filmlerin afişleri göstergebilimsel yöntemle analize tabi tutulmuş ve film dilini ne kadar yansıttıkları değerlendirilmiştir. Yönetmenin sinema dilinin minimalist sanat akımıyla paralel olması sebebiyle, ilgili yedi film için minimalist tasarım ilkelerine dayanarak, film dilinin tamamlayıcısı olması hedeflenen yirmi film afişi tasarım önerisi olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Minimalizm, Semih Kaplanoğlu, film afişi, minimalist film afişi.

AfişlerFilmFilm afişleri+4
Mehmet Fırat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç kullanımında Hollywood filmlerinin rekreatif karate özelinde incelenmesi

Çalışmanın amacı, Amerika Birleşik Devletleri'nin yumuşak gücü Hollywood filmlerini rekreatif etkinlik olarak karate-do sporunun tercih edilmesinde/edilmemesinde bir yumuşak güç unsuru olarak kullanıp kullanmadığının tespiti ve analizidir. Nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseninde tasarlanan bu araştırmada verilerin elde edilmesinde doküman incelemesi, verilerin analiz edilmesinde betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde yumuşak güç ve sinema arasındaki bağlantıyı temellendirmek amacıyla özellikle Hollywood yapımı, karate-do konulu filmler analiz edilmiştir. Araştırmaya konu olan kitap ve makalelerde esas kaynaklara ulaşılmıştır. Asıl kaynaklar ile birlikte farklı yorumlara sahip eserler de incelenerek tezin oluşmasında bu kaynaklardan yararlanılmıştır. Rekreatif karate-do konulu Hollywood filmlerinin analiz edilmesiyle elde edilen verilere göre 1950 ve 1980 yılları arasında teknolojik ve birçok alanda ABD'yi de geride bırakarak gelişen Japonya'nın ilerlediği ve ABD için tehdit konusu haline geldiği dönemlerde Çin Halk Cumhuriyeti'nin kültürünün bir sanatı olan kung-fu sporu konulu filmlerin Hollywood tarafından yayınlandığı ve mücadele sporları özelinde rekreatif etkinlik olarak kung-fu sporunun çalışılması gerektiği algısının bireyler üzerinde oluşmasında bu filmlerin planlı ve etkili bir şekilde kullanıldığı; bununla birlikte 1984 yılından itibaren giderek gelişen ve ABD için tehdit unsuru haline gelen Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilerlediği dönemlerde ise, ABD'nin yumuşak gücünün etkili kullanım alanı olan Hollywood filmlerinde Japonya kültürünün bir sanatı olan karate-do konulu filmlerde kullanılan söylemler, müzikler, kıyafetler ve kung-fu karşısında etkili olduğunu gösteren odyovizüel unsurlar aracılığıyla mücadele sporları özelinde rekreatif etkinlik olarak karate-do sporunun çalışılması gerektiği algısının izleyiciler üzerinde oluşmasında bu filmlerin planlı ve etkili bir şekilde kullanıldığı sonucuna varılmıştır.

Amerikan sinemasıFilmFilm yapımcılığı+5
Fuat Gökdere
Manisa Celal Bayar University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Oscar Aday Adayı Türk filmlerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bakışının Bechdel Testi çerçevesinde incelenmesi

Erkeğin karar verici, kadının ise itaatkâr konumda olduğu ataerkil toplumlarda, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortaya çıkması ve kadınları negatif yönde etkilemesi kaçınılmazdır. Bir kitle iletişim alanı olarak sinema, söz konusu eşitsizliği görünür kılmak ve toplumda farkındalık yaratmak adına önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, Türk sinemasının toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bakışını analiz etmektir. Bu bağlamda, Türkiye'nin 1964-2021 yılları arasında Oscar Aday Adayı olarak belirlediği 28 film, Bechdel Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Test filmleri üç kıstasa göre değerlendirmektedir. Filmde adı bilinen en az iki kadın karakter olmalı, bu karakterler birbirleri ile diyalog halinde olmalı ve bu diyaloglardan en az biri erkeklerle bağlantılı olmayan bir konuda gerçekleşmelidir. Test, kadınların bir birey olarak kurgusal anlatılardaki varlığını, kadınların birbirleri ile iletişimlerini ve bu iletişimin odağında erkekler dışında konular olup olmadığını sorgular. Çalışmada Oscar Aday Adayı filmlerin örneklem olarak seçilme nedeni, bu filmlerin Türk sinemasını yurt dışında temsil etmek üzere yetkin bir kurul tarafından belirlenmiş olmalarıdır.

Bechdel TestiCinsiyet eşitsizliğiFilm+4
Büşra Kiraz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türkiye bilim kurgu sinemasında özel efekt ve görsel efekt kullanımları arasındaki ilişkiler: AROG, GORA ve Arif V 216 örneklemleri

Bu çalışmadaki temel amaç, Türkiye Bilim Kurgu Sineması örnek gösterilerek seçilen filmler üzerinden özel efekt ve görsel efekt kavramlarının ayrımını yapmak, kullanımlarını, temel yapı farklılıklarını ve aralarındaki ilişkileri anlatmaktır. Bu amaçla çalışma 4 bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde, sinema, sinemanın ortaya çıkışında yatan hareket yanılsaması, sinema ve hareketli görüntünün tarihi ve gelişimi anlatılmaktadır. İkinci bölümde, Bilim Kurgu Sineması ve özellikleri, Bilim Kurgu Sinemasının bağlantılı olduğu sinema türleri ve Türk Bilim Kurgu Sinemasının tarihi süreci ve gelişimi anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, özel efekt, görsel efekt kavramları, teknikleri, ayrımı ve süreçleri, özellikle bu tekniklerin en çok kullanıldığı Hollywood Sinemasına ait filmlerin sahneleri üzerinden anlatılmıştır. Dördüncü bölümde ise, özellikle kendi döneminde görsel efekt ve özel efekt kullanımları konusunda adından söz ettiren; G.O.R.A., A.R.O.G. ve ARİF V 216 filmlerinde kullanılan özel efekt ve görsel efekt teknikleri detaylı olarak incelenerek, iki efekt türünün yapısındaki farklılıklar, kullanımları arasındaki ilişkiler ve filmlerde bu tekniklerin hangi sahnelerde kullanıldığı incelenmiştir. Bu incelemelerle iki farklı efekt türünün ayrımının yapılabildiği ve karıştırılmaması gerektiği, günümüzde artık özellikle özel efektlerin de dijital ortamda yapılabildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özel Efekt, Görsel Efekt, Bilim-Kurgu Sineması, Film, Sinema

Bilim kurgu sinemasıFilmGörsel efekt+3
Muhammed Yasin Gülbay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dısney Pıxar animasyon film afişlerinin grafik tasarım bağlamında incelenmesi

İnsanoğlunun yazma, çizme ve tasarlama isteğini tarih boyunca içselleştirmesi ve kendini ifade ediş biçimi olarak yansıtması, grafik tasarımın temellerini oluşturmuştur. Zaman içerisinde; iletişim kavramının öneminin artması ile birlikte grafik tasarım alanında da birçok yenilik ortaya çıkmıştır. Grafik tasarımın yapı taşlarını oluşturan, tasarım ilke ve unsurları tasarıma yön vererek tasarımcıya ışık tutmaktadır. Grafik tasarımda; üretme ve çoğaltma isteği matbaanın icadı ile hız kazanmış, tüm sektörlerde olduğu gibi sinema sektörü de bu hızlı gelişimin sonuçlarından olumlu yönde etkilenmiştir. Yapılan filmlerin tanıtımında önemli bir rol üstlenen afiş tasarımları, grafik tasarımın etkili iletişim araçlarından biridir. Bu anlamda sinema endüstrisinde, son yıllarda artan bir ivmeyle varlığını sürdüren animasyon filmleri için yapılan afiş tasarımları da gerek hedef kitlesinin genişliğini gerekse tasarım ve uygulama özellikleri bakımından öne çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı; grafik tasarım bağlamında, Pixar animasyon film afişlerini incelemektir. Literatür taraması çalışmanın nitel verilerini oluşturmak için kullanılmıştır. Araştırmada ele alınan afişler temel tasarım ilkeleri doğrultusunda çözümlenerek, değerlendirilmelerde bulunulmuştur. Buna göre Disney Pixar animasyonları için hazırlanan araştırma kapsamı ve sınırları içerisindeki afiş tasarımları incelendiğinde; genel anlamda tasarım ilke ve elemanları çerçevesinde hazırlanmış olduğu görülmüştür. Animasyon film sahnelerindeki kareler, filmlerin başkahramanları ve filmlerin ana temalarının afişlere yansıtıldığı gözlemlenmiştir. Afişlerde açık kompozisyon kullanılarak derinlik hissi verilmiştir. Afişlerdeki renk kontrastları ile tasarımlar ön plana çıkarılmıştır. Valör kullanımı; tasarıma derinlik, dolgunluk verirken, afişte yer alan nesnelerin ve kahramanlar arasındaki mesafelerin, yakınlık-uzaklık ilişkisi ışık gölge ve renk pigmentleriyle ayarlanmıştır. Afişlerde yakınlık-uzaklık ilişkisi kurularak bir denge sağlandığı görülmektedir. Afişlerdeki boşluk-doluluk oranının doğru ve dengeli kullanımı tasarımı rahatlatmakta, izleyicinin gözünü yormamaktadır.

AfişlerAnimasyon filmlerCanlandırma+5
Aysel İnanç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects