Financing methods
59 theses under this subject heading
Mikro finansman ve mikro kredinin kadın yoksulluğunu azaltmadaki rolü ve Afganistan uygulaması
Çoğu kişiye göre, mikrofinans, çok yoksul ailelerin üretici faaliyetlere girişmelerine veya çok küçük işletmelerini büyütmelerine yardımcı olmak amacıyla onlara çok küçük meblağlarda kredi (mikrokredi) açılması ve verilmesi anlamına gelir. Bu çalışmada Afganistan'da mikro finansman sistemi ve mikro kredi alan kadınlar üzerinde nitel uygulamaya yer verilmektedir. Kadınların mikro kredi aldıktan sonra yaşadıkları ekonomik, sosyal, psikolojik değişimleri anlamaya yönelik olan uygulamada görüşme tekniği kullanılmaktadır. Nitel araştırma, Afganistan'da faaliyet gören MISFA'dan kredi kullanan kadınlar ile yapılmıştır. Araştırmada görülmüştür ki mikro kredi kullanan kadınlar kredi kullanmaya başladıktan sonra sosyal ve ekonomik olarak hayatlarında olumlu bir yönde değişiklik algılamaktadır. 10 kadın da mikro kredi kullanımının özgüven, değer artışı, psikolojik yoksulluktan kurtulmak, eşlerinden bağımsız hareket edebilmesi, temel ihtiyaçlar dışındaki istek ve ihtiyaçların karşılanması, psikolojik olarak kendisini iyi hissetmek, aile bütçesine katkıda bulunabilmeleri, ekonomik olarak eşlerinden bağımsız hareket edebilmeleri ve kimseye muhtaç olmadan yaşam sürebilmeleri gibi sebeplerden dolayı aldığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluğun Azaltılması, Mikro Finansman, Mikrofinans Prensipleri, Mikro Kredi
Yenilenebilir enerji kaynaklarının finansmanında kurumsal yatırımcıların rolü
Dünya genelinde artan enerji ihtiyacı ve hali hazırda kullanılan enerji kaynaklarının sınırlı oluşu birçok ülkeyi ileriki dönemlerde enerji alternatifi bulmaya itmiştir. Bu doğrultuda artan ihtiyaçları karşılamak ve maliyetleri düşürmek amacıyla birçok ülke yeşil enerji olarak bilinen yenilenebilir enerjiye yönelmiştir. Bu durum, yenilenebilir enerji yatırımlarına ve bu yatırımların finansmanını sağlayan mekanizmalara duyulan ilgiyi artırmıştır. Öyle ki yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı için, finansal araçlar ve kurumlar itibariyle uluslararası ve ulusal düzenlemeler yapılmaktadır. Bu çalışmada, yenilenebilir enerjiye ilişkin düzenlemeler ve yatırımlarda kurumsal aracıların rolü hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında aracılık rolü üstlenen bankaların ne seviyede etkin olduklarını belirlemek için Sürdürülebilirlik raporları ve Entegre faaliyet raporları incelenmiştir. Buna göre, Türkiye finansal sisteminde bankalar, önemi gün geçtikçe artan yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı konusunda daha fazla kaynak aktarmaktadırlar.
Bir finansman aracı olarak finansal kiralama ve Konya Organize Sanayi Bölgesinde bir araştırma
Günümüzde ĠĢletmeler, küreselleĢen dünyada yatırımlarının finansmanında yaygın olarak kullandıkları yöntem finansal kiralama yöntemidir. Finansal kiralama, "zenginlik; bir varlığa sahip olmaktan çok onu kullanmakta yatar" mantığına dayanan, iĢletme sermayesine dokunulmadan ihtiyaçların karĢılandığı alternatif bir yatırım finansmanı yöntemidir. Finansal kiralama; belirli bir süreç için kiralayan ve kiracı arasında düzenlenen, üreticiden kiracı tarafından seçilerek, kiralayan tarafından satın alınan malın mülkiyetini kiralayanda, kullanımını ise kiracıda bırakan bir anlaĢmadır. Ülkelerdeki ekonomik durumun göstergelerinden en iyisi sayılan finansal kiralama yöntemi, ülkemizde 1985 yılında kullanılmaya baĢlamıĢ yıllar itibariyle kullanımı artmıĢtır. Türkiye‟deki bu finansman yönteminin iĢlem hacminde göreceli olarak bir yükselme söz konusu olsa da gerçekleĢtirilen finansal kiralama iĢlemlerinin mali sektör içerisindeki payı geliĢmiĢ ülkelerle göre gerilerde kalmıĢ ve istenilen seviyeye ulaĢamamıĢtır. Türkiye‟de gerçekleĢen finansal kiralama iĢlemlerindeki artıĢ eğilimi son yıllarda azalmaya baĢlamıĢtır. YapmıĢ olduğumuz bu çalıĢmada amacımız ĠĢletmelerin finansman aracı olarak kullandıkları finansal kiralama yönteminin genel özelliklerini bütün hatlarıyla ortaya koymaktır. ÇalıĢmamızın uygulama bölümünde Konya ilindeki Konya Organize Sanayi Bölgesindeki iĢletmelere anket çalıĢması uygulanarak iĢletmelerin finansal kiralama (leasing) finansman yöntemine bakıĢ açıları tespit edilmeye çalıĢılmıĢtır. Anahtar Kelimeler: Finansal Kiralama, Finansman Yöntemleri, ĠĢlem Hacmi, Konya Organize Sanayi Bölgesi
Türkiye'de seçilmiş bazı sektörlerde altyapı hizmetlerine özelleştirme yoluyla özel sektör katılımı
Altyapı, bir yatırımın yapılabileceği yerde aranan ulaştırma, iletişim, enerji, su gibi maddi olanakları içermektedir. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın en temel unsuru, iyi bir altyapı oluşumunun gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bir anlamda altyapı, kalkınmanın ve refahın en önemli unsurudur. Bu hizmetlerin sunumu ve finansmanı kamu tarafından üstlenilmiştir. Ancak günümüzde farklı nedenlerden dolayı, altyapı hizmetleri sunum ve finansmanında özel sektöre başvurulmaktadır. Özelleştirme ile bütçe yükünün hafifletilmesi, ekonomide etkinlik ve verimliliğin arttırılması düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Altyapı, Özelleştirme, Altyapı Yatırımları.
Yükseköğretimin finansmanı; Türkiye'deki yükseköğretimde eğitim harcamalarının etkinliğini arttırmaya yönelik bir model önerisi
Bu çalışmada, yükseköğretimin arz yönü olan üniversiteler ile talep yönü olan yükseköğretim öğrencilerinin finansman kaynakları incelenmiş ve dünya genelinde kullanılan özel kaynaklarla finansman yöntemlerinden, "Gelire Dayalı Borçlanma" yöntemi ve uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir. Türkiye'de, yükseköğretimin finansman sorunlarının çözümlenebilmesi için öğrencilerin öğrenim ve yaşam maliyetlerini kendilerinin karşılaması bakımından bir borçlanma programı önerisi sunulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, yükseköğretim hizmetinin genel işleyişi ve yapısı, yükseköğretim kurumları, yükseköğretimin küresel anlamda değişme ve gelişmesine katkı sağlayan kurum ve organizasyonlar, yükseköğretimin niteliği bakımından kamu ekonomisi içerisindeki yeri ve önemi hakkında temel ve teorik bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, yükseköğretim sistemlerinde kullanılan finansman yöntemleri ile Türkiye'deki yükseköğretim sistemi ve finansmanı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, özel finansman kaynakları içerisinde kullanılan borçlanma yöntemleri ve bu yöntemleri kullanan çeşitli ülkelerdeki uygulama örnekleri hakkında güncel bilgiler verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise, Türk yükseköğretimin finansmanında etkin kaynak kullanımının sağlanabilmesi açısından, devlet üniversitelerinde öğrenim gören öğrencilerin, öğrenim ve yaşam maliyetlerini karşılamaları için gelire dayalı borçlanma yöntemi esas alınarak oluşturulan bir borçlanma programı önerisi sunulmuştur.
The relationship between financing structure and some financial performance indicators
Having sufficient financial resources is essential for companies to practice their activities effectively. They are the key factors for companies' survival and continuity in the market. The subject of the financial structure and its effect on financial performance has been paid more attention recently. The optimal mix of financial structure has become one of the most important issues of companies' operating systems. This study is applied to some companies in Iraq. The study tested the effect of financial structure on financial performance in a sample of Iraqi companies. The importance of this study is to provide pieces of evidence about the effectiveness of the financial structure in these companies. The study hypothesis is that the financial structure of Iraqi companies has a positive and significant effect on their financial performance. The study used monthly time series data from 2003-2020 that was taken from the Ministry of Industry and Minerals in Iraq. The SSPS programming was used to run five linear regression models. The models test the effect of financial structure on the financial performance of each company and of all companies together. The results of these models indicate that the financial structure has a very limited effect on the financial performance of Iraqi companies. These results support the study hypothesis.
Ortaokullarda finansman ve finansman yönetiminin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmada; ortaokulda görev yapan yöneticilerin görüşleri doğrultusunda ortaokullarda finansman ve finansman yönetiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma; eğitimde finansman yönetiminde yaşanan sorunları tespit etmesi ve sorunlara yönelik çözüm önerisi sunmasından dolayı önemlidir. Bu çalışma; nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep İli merkez ilçelerinde görev yapan 30 ortaokul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden "küme" ve "sistematik" örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel, içerik, frekans ve yüzde analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ortaokullara finansman sağlamada sorunların olduğu ve sorunların çözümünde ortaokulların finansmanın çeşitlilik göstermesi gerektiği tespit edilmiştir. Araştırmada; okul merkezli bütçe yönetiminin okul yönetimine bırakılmasının okul yönetimi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada devletin; velilere çocuklarının eğitimi için verdiği öğrenim ücretini kullanmasının; eğitim kalitesi, akademik başarı, okulları seçme özgürlüğü, yönetici çalışkanlığı ve öğretmeni ve personeli seçme şansı gibi olumlu yönlerinin olduğu tespit edilmiştir. Devletin; velilere çocuklarının eğitimi için verdiği öğrenim ücretini kullanmasının olumsuz yönlerinin ise; akademik başarısı yüksek olan okullara yığılma, velinin bilgisizliği, adam kayırma ve dedikodu ve iş garantisinin kalkması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Ekonomi, Eğitimin Finansmanı, Ortaokulların Finansmanı, Eğitim Yönetimi
Türkiye'de dış ticaretin finansmanı ve bankaların rolü
Bu çalışma, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışmanın konusunda dış ticaretin finansmanında bankaların rolü ele alınmış ve dış ticarette uyguladıkları finansman yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çalışma giriş ve sonuç dahil beş bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde; dış ticaretin finansmanı teorik bir çerçevede ele alınmıştır. Bankacılığın geçmişi, bankacılığın sınıflandırılması ve dış ticaretin finansmanında bankaların rolü incelenmiştir. Üçüncü bölümde; dış ticarette bankaların nasıl uluslararasılaştığı, dış ticarette bankaların hangi finansman yöntemleri uyguladıkları ve dış ticarette bankaların ödeme yöntemleri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde; Türkiye'deki dış ticaret 1980-2013 dönemi, gümrük birliği ve gümrük birliği sonrası dönem şeklinde ayrılarak, ithalat ve ihracat verileri TÜİK'ten alınan verilerle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Sonuç kısmında ise; geçmişi çok eski tarihlere dayanan bankacılığın, geçmişten günümüze ekonominin vazgeçilmez bir öğesi olduğu belirtilmiş, dışa açılma politikalarının benimsenmesiyle birlikte bankacılık sektörü de dışa açılmış ve muhabir bankacılık anlayışı ile dış ticaret işlemlerinin arttığı görülmüştür. Türkiye'deki dış ticaret incelenmiş ve ithalat işlemlerinde peşin ödeme, ihracatta ise mal mukabili ödeme yöntemi ağırlıklı olarak kullanıldığı, bankaların dış ticaretin finansmanında hep riski üstlenen taraf olduğu sonucuna varılmıştır.
Girişimciliğin ilk aşamasında finansman temin yolları ve finansman temininde karşılaşılan sorunlar: Gaziantep ilinde bir uygulama
Bugün işletmeler gelişen dünya pazarlarında rekabette bulunarak ekonomik ve finansal açıdan avantaj sağlamaktadırlar. İşletmeler, girişimcilerin temel özellikleri ile teknolojiyi kullanan ve geliştiren işletmeler olarak ülkelerin kalkınmasında önemli rol oynamaktadır. Teknolojik yeniliklerin yanında inovasyona da yatırım yaparak gelişimlerini tamamlarlar. Ancak her alanda olduğu gibi, girişimciler finansal açıdan da sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Dolayısıyla işletme sayısının artarak ülkeye katkıda bulunabilmesi için finansman teminindeki sorunları farklı olan girişimcilerin desteklenmeleri ve yönlendirilmeleri gerekmektedir. Bu noktada, girişimcileri desteklemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ve diğer kuruluşlar faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, girişimciliğin ilk aşamasında finans temin yollarının belirlenerek finansman temin yönteminde karşılaşılan sorunları ortaya koymaktır. Bununla birlikte, bu çalışmada Türkiye'de girişimciliğin temel özellikleri, girişimcilik finansman türleri ve finansman temininde karşılaşılan sorunlara yönelik önerilerin sunulması amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında nitel ve nicel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Nicel araştırma kapsamında, 408 girişimciye anket uygulanmış, nitel araştırma kapsamında ise 180 girişimciyle yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Araştırma yöntemlerinden elde edilen veriler, çeşitli istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Girişimciliğin ilk aşamasında, girişimcilerin finansman temininde karşılaştıkları sorunlar belirlenerek, bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Bu araştırmanın sonucunda, girişimciliğin ilk aşamasında, girişimcilerin finansman temin yöntemi konusunda yeterli derecede bilgi sahibi olmadıkları ve kendi kaynaklarını daha çok kullandıkları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Girişimciliğin ilk aşaması, finansman temini, finansman temin sorunları
Terör finansmanıyla mücadele ve mali önlemler
Terör 11 Eylül saldırılarıyla birlikte dünya gündeminde önemli bir yer edinmiş ve uluslararası hukukun tartışmalı kavramlarından olmayı devam ettirmiştir. Son yıllarda bu alanda mücadelede öne çıkan yöntem finansman ayağının engellenmeye çalışılmasıdır. Tüm ülkelere sorun teşkil eden terör olgusunun en önemli dayanağı olan finansman kısmının incelenip, finansman için kullanılan yöntemlerin değerlendirilmesi ve önlenmesinde kullanılacak olan mali yöntemlerin ele alınması önem arz etmektedir. Terör örgütleri finansman sağlarken dernek vakıf gibi yasal veya uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı gibi yasadışı yöntemler kullanmaktadırlar. Kullanılan yöntemlere göre kazancın kaynağını gizleme ya da transferini gizleme eğilimi görülmektedir. Bu eğilim karapara aklama faaliyetlerini ve vergi cennetlerini gündeme getirmektedir. Karapara aklama ve vergi kaçırma gibi faaliyetler vergi cennetlerinin kullanılması suretiyle terörist gruplara ve bu gruplara kaynak desteği sağlayanlara, aktarılan kaynakların kökeninin gizlenebilmesi ve kökeni gizlenen kaynağın transfer noktasının saklanabilmesi için büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu sebeple finans kaynaklarının oluşumu ve transferi bağlamında karapara aklama, yolsuzluk, vergi terörü ve vergi cennetleri gibi kavramlar terör finansmanı açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada söz konusu kavramlar ve terör finansmanı ile ilişkileri incelenmiş olup, terör finansmanına etkileri ortaya konmuştur. Buna ek olarak mücadele kapsamında hukuki ve mali önlemler belirtilmiştir.
Kadın girişimciliğinde kullanılan finansman temin yolları ve karşılaşılan sorunlar Gaziantep ili örneği
Günümüz rekabet dünyasında ülkeler refah seviyelere yükselme adına tüm gelişim faktörlerini bir araya getirmeye çalışmaktadırlar. Ülkeler olarak bu gelişimin gösterilmesinin en önemli adımlarından biri aktif kadın girişimci sayısının arttırılmasından geçmektedir. Devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve diğer topluma yön veren kurumların kadın girişimcilere gerekli maddi ve manevi desteği sağlaması kişilerin ve toplumun ilerlemesi açısından oldukça önem taşımaktadır. Ancak her alanda olduğu gibi kadın girişimciler, finansman temin yollarında da sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Çalışmada, bu sorunlar açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Kadın girişimcilerin hangi kaynaklardan finansman temin ettiklerini, finansman temin ederken karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya koymak amacıyla; inşaat sektöründe ve hizmet sektöründe işveren toplam 26 kadın girişimciyle nitel bir araştırma yapılmıştır. Görüşmelerde elde edilen verilerin analizinde MAXQDA programından yararlanılmıştır.
Hatay ili'nde faaliyet gösteren dış ticaret firmalarının dış ticarette kullandıkları finansman yöntemlerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Hatay ilinde dış ticaret alanında faaliyet gösteren firmaların, dış ticaret finansman yöntemlerine ilişkin algı düzeyi tespiti amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma literatür taraması ve Hatay ilinde dış ticaret faaliyetleri gerçekleştiren firmalarla anket yöntemi kullanılarak elde edilen verilerin istatistiki olarak yorumlanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni Hatay ilinde kayıtlı ve tescilli olarak aynı ilde dış ticaret faaliyetleri gösteren firmalarıdır. Araştırmaya Hatay ilinde kayıt ver tescilli olarak değişik sektörlerde dış ticaret faaliyetleri gerçekleştiren 297 firma katılmıştır. Anketler, çoktan seçmeli ve likert ölçeği kullanılarak iki bölümden ve toplam 86 sorudan oluşmuştur. Araştırma sonucunda işletmelerin dış ticaret finansmanında %79,8 oranı ile peşin ödemeler, %74,1 oranı ile öz kaynaklar, %74,1 oranı ile banka avansları, %71 oranı ile akreditifli ödeme, %65 oran ile devlet teşvikleri, %63 oranı ile alıcı kredileri, %60,3 oranı ile Türk Eximbank kredileri en çok kullandıkları buna karşılık kliring yöntemini hiç kullanmadıkları tespit edilmiştir. Dış ticaret finansman yöntemlerinin kullanımına ilişkin algı düzeyini belirleyen en önemli faktör çalışan ve yöneticilerin eğitim düzeyidir. Anahtar kelimeler: Finansman, Dış Ticaret, Dış Ticaret Finansmanı.
Gaziantep'te faaliyet gösteren ISO 500 firmalarının halka açılmaya karşı tutumları ve etkileyen faktörler
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki firmaların da ekonomiye katkısı çok büyük bir önem arz etmektedir. Firmaların gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda rekabetin yoğun olarak yaşandığı bir ortamda hayatta kalabilmeleri sağlam bir öz kaynak yapısına sahip olmalarına, mali yapılarının güçlü olmalarına bağlıdır. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde sıkça yaşanan ekonomik krizler bunu zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede ülkemizdeki firmaların yaşadığı finansman sorunlarının temelinde ekonomik istikrarsızlık, teşvik politikalarının yetersizliği ve sermaye ihtiyacının yeteri kadar temin edilememesi gibi sebepler yatmaktadır. Firmaların verimli ve etkin olarak çalışabilmesi de kaynak ihtiyacının temin edilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Ülkemizdeki firmalar da bu ihtiyacını genellikle kendi öz kaynaklarından ve sermaye piyasalarından karşılama yoluna gitmektedir. Gaziantep ilini örneklem olarak ele aldığımız bu çalışmada ISO 500 firmaları içinde yer alan yirmi firmanın halka açılmaya karşı tutumları ve etkileyen faktörler incelenmiştir. Veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmış, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis test sonuçlarına göre analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerde bazı demografik özelliklerin, halka açılma konusunda anlamlı farklılıklara neden olduğu gözlemlenmiştir.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) halka arz yoluyla finansmanı: Gelişen işletmeler piyasası (GİP)
Bu tez çalışmasının amacı, KOBİ'lerin uzun vadeli fon ihtiyacının halka arz yoluyla karşılanmasında KOBİ borsası işlevi gören İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Gelişen İşletmeler Piyasası'nın (GİP) rolünü ve önemini ortaya koymaktır. KOBİ'lerin uzun vadeli finansman sorunu kapsamında halka arz yoluyla finansman, Türkiye ve dünyada KOBİ borsası uygulamaları ve İMKB GİP gibi konular bu tez çalışmasının belli başlı araştırma alanlarını oluşturmaktadır. Bu tez çalışması bir durum tespiti ortaya koymayı amaçlamadığı için bu çalışmanın oluşturulmasında herhangi bir veri toplama aracına başvurulmamıştır. Bu tez çalışmasında kullanılan veriler; kütüphane ve ev ortamındaki kitaplar, ulusal ve uluslararası alanda yayınlanmış akademik makaleler, yasal düzenlemeler, kurum ve kuruluşlara ait internet siteleri ve yüksek lisans ve doktora tezleri kullanılarak oluşturulmuştur. Bu tez çalışmasında öncelikle KOBİ'lerin tanımı, özellikleri ve ülke ekonomileri içindeki yeri ve önemi, ardından KOBİ'lerce yaşanan finansman sorunları ve bunların çözümünde kullanılan finansman yöntemleri ele alınıp incelenmiştir. Bu incelemeler ışığında KOBİ'lerin uzun vadeli fon ihtiyacının karşılanmasında halka arz yoluna gidilmesinin uygun bir tercih olacağı ve bu konuda KOBİ borsasının önemli rol oynadığı ortaya konmuştur. Bu bağlamda öncelikle dünya KOBİ borsaları ele alınmış ardından Türkiye'deki İMKB GİP uygulaması çeşitli boyutlarıyla ele alınıp incelenmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)2.KOBİ'lerin Uzun Vadeli Finansal Sorunu3.Sermaye Piyasaları4.Halka Arz Yoluyla Finansman5.Gelişen İşletmeler Piyasası (GİP)
Turizm sektörünün ve finansmanının analizi sağlık turizmi üzerine bir uygulama
Bu çalışmada, turizm sektörünün iktisadi ve finansal açıdan analizi yapılarak, en önemli alternatif turizm türü kabul edilen sağlık turizmi gelirlerini etkileyen faktörlerin uzun ve kısa dönemde etkileri incelenmiştir. Bu amaçla sağlık turizmi gelirlerini etkileyen yatırımlar, dolar kuru, sağlık harcamaları, sağlık turisti sayıları, kişi başına gelir gibi nicel faktörler üzerinden analiz yapılmıştır. Sağlık turizmi geçmişinin çok eskilere dayanmaması ve verilerin yıllık tutulması nedeniyle analize uygun olarak Engle-Granger ve Johansen testleri ve hata düzeltme modelleri alınmıştır. 1999-2019 yılları arasındaki yıllık veriler alınmış ve uzun dönem ilişkiler incelendikten sonra kısa dönem modeller oluşturulmuştur. Çalışmada, özellikle sağlık turizmi geliri üzerindeki yatırım ve harcama etkisi gözlemlenmeye çalışılmıştır. Yatırımların ve harcamaların sağlık turizmi üzerinde etkisi belirlendikten sonra, kamu ve özel kesim ayrımları yapılmış; özel yatırımların ve özel harcamaların sağlık turizmi geliri üzerinde daha etkili olduğu sonucu gözlenmiştir. Özel sağlık yatırımları hem kısa hem de uzun dönemde, sağlık turizmi gelirleri üzerinde olumlu etki yaratmaktadır. Sağlık harcamalarında da özel harcamaların sağlık turizmi geliri üzerinde olumlu etki yaratmaktadır. Sağlık turizmi geliri üzerinde özel kesim harcamalarının daha olumlu sonuçlar vermesi, tasarruf açığı olan ekonomide yatırımların özel kesim tarafından yapılmasının hem kısa hem de uzun vadede daha verimli olacağı sonucundan yola çıkarak; kamunun özel yatırımları teşvik edici rol üstlenmesini, sektörde bir rakip gibi hareket etmemesinin olumlu sonuçlar vereceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Sağlık Turizmi, Engle Granger, Johansen, Eşbütünleşme Testi
İpotek teminatlı konut finansman sözleşmesinin hukuki niteliği
5582 sayılı yasa ile bir çok kanunda değişiklikler ve eklemeler yapılarak ülkemizdeki konut finansman sistemine ilişkin esaslı düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelere ile bir taraftan konut finansmanına kaynak sağlamak için ipotek teminatlarıyla bir havuz oluşturulmak suretiyle özel amaçlı fonun (ipotek teminatlı menkul kıymetler ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler) oluşumuna ve yatırımcının korunmasına ilişkin düzenlemeler getirilirken, diğer taraftan ise konut finansman sözleşmesinin tarafı olan finans kurumu ile tüketici arasındaki ilişki düzenlenmiştir.
Türkiye'de muhafazakârlık ve tasarruf finansman sistemi ilişkisi
Çalışmanın amacı Türkiye'de muhafazakârlık ve tasarruf finansman sistemi arasında bir ilişki olup olmadığını incelemektir. Öncelikle bir ideoloji olarak muhafazakârlık incelenerek muhafazakârlık ve dindarlık ilişkisi araştırılmıştır. Sonrasında Türkiye'de bir ideoloji olarak muhafazakârlığın dindarlık olarak algılanış şekli katılımcı görüşlerine yer verilerek açıklanmıştır. Daha sonra bu ilişkinin bir tüketim tercihi olarak tasarruf finansman sistemine yansıyıp yansımadığı araştırılmıştır. Çalışma Türkiye'de muhafazakârlık ile tasarruf finansman sistemi arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada tasarruf finans sisteminin aktörlerine yer verilmiştir. Sistemin aktörleri seçilirken hem sektör çalışanları hem de sektör müşterilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmanın yöntemi yüz yüze görüşme yöntemidir. Çalışmada kartopu örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu seçilirken rastgele örneklem tercih edilmiştir. Gönüllü katılımcılara yer verilirken hem çalışmanın güvenilirliği hem de katılımcıların güvenliği için açık onay alınmasına dikkat edilmiştir. Sektörde çalışan ve daha önce çalışmış olan çalışma grubu seçilirken 25 kişiye ulaşılmış, ulaşılan kişiler arasından çeşitli kişisel nedenlerden dolayı 5 kişi katılımcı olmayı açık onay ile kabul etmiştir. Tasarruf finansman sistemi müşterileri arasından seçilen çalışma gurubu için 60 kişiye ulaşılmış, ulaşılan kişiler arasından 21 kişi açık onay ile araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışma sonucuna göre Türkiye'de muhafazakârlık ve tasarruf finansman sistemi arasında doğrudan bir ilişki olmadığı, bu ilişkinin sadece muhafazakârlık ile açıklanamayacağı, ekonomik nedenlerin de ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Muhafazakârlık ve tasarruf finansman sistemi arasında dolaylı bir ilişki olduğu söylenebilir.
Paya dayalı kitle fonlaması faaliyetlerine katılımın belirleyici unsurları: Türkiye örneği
Bu çalışmanın amacı, yatırımcıların paya dayalı kitle fonlamasına katılım niyetleri üzerine etkili olan unsurların belirlenmesidir. Gelişmekte olan ekonomilerde oldukça yakın tarihi bulunan kitle fonlamasının sürdürülebilirliği için yatırımcıların motivasyon kaynaklarını anlamak oldukça önemlidir. Bu çerçevede paya dayalı kitle fonlaması yatırımcılarının, finansal ve finansal olmayan motivasyon kaynakları incelenmiştir. Kitle fonlamasına katılma niyetinde cinsiyet, gelir düzeyi ve yatırımcı türü gibi demografik değişkenlerin de etkisi araştırılmıştır. Yatırımcılarının kitle fonlamasına katılma niyetinin belirleyicileri araştırmanın ana teması olup, girişimciliğin doğası ve kitle fonlaması yönteminin detayları genel olarak sergilenmiştir. Belirlenen çerçeve kapsamında çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Girişimciliğin finansmanında kullanılan modellerin açıklanmasının ardından ulusal ve küresel olarak kitle fonlaması yöntemine ilişkin teorik bilgiler açıklanmıştır. Araştırma yöntemi kapsamında paya dayalı kitle fonlaması yatırımcıları evren olarak belirlenmiş ve anket çalışması 01 Temmuz-30 Ağustos 2024 tarihleri arasında uygulanmıştır. Yatırımcılardan elde edilen 488 yanıtı içeren veri seti ile ön test ve analizler yapılarak varsayımlar sınanmıştır. Paya dayalı kitle fonlaması faaliyetlerinde; yatırımcıların öz yeterliliği, yenilikçi düzeyleri ve duygusal motivasyonları yüksek olduğunda katılım niyetlerinin de pozitif olduğu tespit edilmiştir. Kampanyalara ilişkin değerlendirmeler incelendiğinde; kampanya özelliklerinin tatmin edici olması ve platformların efektif rol alması katılımı pozitif olarak etkilemektedir. Girişim ekibine fonların kullanılmasında duyulan güven düzeyi ile girişimin finansal ve ticari avantajlarının, katılma niyeti üzerinde en etkili faktörler olduğu görülmüştür. Kitle fonlamasının parasal faydası ile topluluğa ait olma duygusunun ise herhangi bir etkisi bulunamamıştır. Katılma niyetinde cinsiyetin düzenleyici etkisi görülmezken gelir düzeyinin; duygusal motivasyon, güven düzeyi, kampanya özelliklerinde; yatırımcı türünün ise platformların rolünde düzenleyici etkisi bulunmuştur.
İlköğretim okullarında toplanan bütçe dışı kaynaklarla ilgili okul müdürlerinin görüşleri
ÖZET Amaç.Ankara ili Etimesgut İlçesindeki İlköğretim okullarındaki parasal kaynak türlerini belirleyerek, mevcut uygulamaların ilköğretim okullarında parasal kaynak sorununu çözme noktasında ne derecede etkili olduğunu,parasal kaynakların toplanması.harcanması ve etkili ve verimli kullanılıp kullanılmadığı konularında uygulamaların başında bulunan okul müdürlerinin görüşlerini alarak konu ile ilgili yeni çözüm önerileri oluşturmaktır. Araştırmanın evrenini; Ankara ili Etimesgut ilçesindeki 20 okul müdüründen oluşmaktadır. Okul müdürlerine beşli likert ölçeğine göre hazırlanan ve iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları şunlardır: 1 -Araştırmaya katılan İlköğretim okullarının bütçe dışı gelir kaynaklarının önem sıralamasına göre dağılımı 1. sırada Milli Eğitim Vakfı gelirleri (katkı payları),2. sırada okul koruma derneği gelirleri, 3. sırada Ana sınıfı gelirleri,4. sırada kantin kira gelirleri ve beşinci sırada ise okul spor kolu gelirlerinden oluşmaktadır. 2-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı Devletin ilköğretim okulları için bütçeden ayırdığı payı yetersiz bulmaktadırlar. 3-İlköğretim okulu müdürleri okullarına bütçe dışı gelir sağlayan mevcut uygulamaları kaynak sorununu çözmede yetersiz bulmaktadırlar. 4-İlköğretim okulu müdürleri okullarında öğrencilerden "katkı payı" toplanmasında sorunlar yaşandığını belirtmişlerdir. 5-Araştırmaya katılan İlköğretim okulu müdürlerinin %85'i okullarda toplanan bütçe dışı kaynakların etkili ve verimli kullanıldığını belirtmişlerdir. 6-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %70'i bütçe dışı kaynakların toplanması ve harcanması ile ilgili denetimleri yeterli bulmakta iken,%25'i kısmen yeterli bulmakta, %5'i ise yetersiz bulmaktadır. 7- Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı bütçe dışı kaynakların harcanıldığı yerler hakkında okul personelinin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 8-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı bütçe dışı kaynakların harcanıldığı yerler hakkında öğrenci velilerinin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 9-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %95'i okullarda mali işleri yürütecek bir birimin kurulması gerektiğini belirtmişlerdir.10-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %85'i İlköğretimde bağış ve katkı payı adı altında toplanan ücretlerin zorunlu hale getirilmesini ifade ederken,%15!i ise bu görüşe kısmen katıldıklarını ifade etmişlerdir. 11 -Araştırmaya katılan okul müdürlerinin "ilköğretimin finansmanı tamamen devlet tarafından karşılanmalıdır" sorusuna %70İ katılmadığını, %30'u ise kısmen katıldığını belirtmişlerdir. 12-Araştırmaya katılan okullarda harcama(gider) kalemleri önem sıralamasına göre;birinci sırada sözleşmeli persone! ücretleri; ikinci sırada eğitim araç-gerecî alım giderleri; üçüncü sırada Ksrtasiye basılı evrak giderleri;dördüncü sırada temizlik malzemeleri giderleri; beşinci sırada küçük bakım onarım giderleri;altıncı sırada telefonsfaks,internet ücreti giderleri ve yedinci sırada bilgisayar ve sarf malzemeleri giderleri oluşturmaktadır.
Türk bankacılık sektöründe tarımsal finansman uygulamaları
Tarım sektörü stratejik bir öneme sahiptir. Bu stratejik önem, insanoğlunun beslenme ihtiyacını, girdilerini karşılayan faaliyetleri icra etmesinden kaynaklanmaktadır. Tarım ve gıda kesiminde yaşanan teknolojik gelişmelerle, artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacı karşılanmak istense de karşılanamamakta ve karşılanamayacağı beklenmektedir. Bu durum da tarımı, dünya ekonomilerinin gözünde korunmaya ve desteklenmeye ihtiyaç duyulan bir sektör konumuna getirmiştir. Son yılların en önemli gündem konularından olan gıda güvenliğinin sağlanması için tarım sektörünün gelişimi ve büyümesi önem kazanmaktadır. Bu sektörün büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri, sektörden gelir elde edebilmek için hasat döneminin beklenmesinden kaynaklanan finansman eksikliğidir. Ekonomiler çeşitli yöntemlerle tarımsal finansman eksikliğini gidermeye çalışmaktadırlar. Türkiye‟de ise tarımsal finansman yöntemleri yetersiz olmakla birlikte kaynaklarına göre de farklılık göstermektedir. Türkiye‟de tarımsal finansman kaynakları; devletin sağlamış olduğu teşvik ve hibeler, uluslararası kurum ve kuruluşların sağlamış oldukları tarımsal hibeler, tarım sigortaları, tarım borsalarından sağlanan varantlar, factoring işlemleri vb. finansal yöntemlerdir. Tarımda dış kaynak denilince akla ilk gelen yöntemlerden biri de tarımsal kredilerdir. Tarımsal krediler diğer birçok ülkede bankacılık işlemlerinde ticari kredilerle aynı şekilde görülerek yorumlanmış olsa da Türk bankacılık sektöründe tarım bankacılığı başlığı altında ele alınmaktadır. Türkiye‟de tarımsal kredi denilince akla ilk gelen banka Ziraat Bankası olsa da son yıllarda tarımsal bankacılıkla özdeşleşen diğer bir banka ise Denizbank‟tır. Bu bankanın tarımsal bankacılık faaliyetleriyle birlikte yapmış olduğu yenilikler onu tarım bankacılığında bir marka haline getirmiştir. Diğer özel bankaların da bu alana ilgisi son dönemde artmaya başlamış ve tarımsal bankacılık faaliyetlerindeki çoğalma, tarımsal finansmanda yeni yöntemlerin gelişmesine ve tarım sektörünün finansman eksikliğinin çözülmesi yolunda önemli adımlar atılmasına katkıda bulunmaktadır.
Yatırım ve kalkınma bankalarının finansman modelleri
Dünya ekonomisindeki finansal yerini, eski çağlardan günümüze kadar değişip gelişerek sürdüren bankacılık sektörü ve sektör faaliyetleri, bankaların kuruluş ve hukuki statülerine göre sınıflandırılmaktadırlar. Yatırım ve kalkınma bankaları, ülke ekonomileri üzerindeki etkileri bakımından ayrı konumda bulunmaktadır. Bu çalışmada, yatırım ve kalkınma bankalarının finansman modelleri incelenerek, yatırım ve kalkınma bankalarının fon talep edenlere uyguladıkları istihbarat ve analiz yöntemleri belirtilmiş, önemli finansman modelleri örneklendirilerek açıklanmıştır. "Veri Zarflama Analizi" VZA ile uluslararası ve Türkiye'de faaliyette bulunan seçilmiş beş yatırım ve kalkınma bankasının 2011-2017 yılları arasında göreli etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmada analizler veri zarflama analiz bilgisayar programı DEA Solver ile gerçekleştirilmiştir.
Yenilenebilir enerji kaynakları finansman modelleri ve ekonomiye etkileri: Seçilmiş ülke örnekleri
Çalışmanın amacı, yenilenebilir enerji alanında en çok kullanılan finansman modellerinin, seçilmiş ülkeler düzeyinde ne derecede başarılı veya başarısız olduğu incelenerek ve Türkiye için önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın yöntemi; gözleme dayalı yazılı kaynaklardan ve raporlardan yararlanılarak analiz yapmaktır. Ülkelerde yayınlanan yenilenebilir enerji raporları ve konuyla ilgili bilgi içeren resmi kurumların raporları, bilimsel makaleler ve konuya bilgi katabilecek yazılı kaynaklardan nicel ve nitel olarak bilgi temin edilmiştir. Seçilmiş ülkelerde kullanılan finansman modellerinin güncel durumları, ekonomi alanındaki etkileri ve yenilenebilir enerji kaynak kullanım kapasitelerinde ne kadarlık artışa neden olduğu analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; elde edilen bulgular ışığında en çok tercih edilen finansman modellerinin, sabit tarife garantisi modeli, ihale yöntemi ve net ölçüm modeli olduğu, finansman modellerinin yenilenebilir enerji artışında olumlu yönde etki gösterdiği, yenilenebilir enerji artışının da ekonomik olarak istihdamda artış ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmada önemli etken olduğu sonucuna varılmıştır. Finansman modellerinin karşılaştırılması sonucunda, en uygun finansman modelleri değerlendirilmiş, Türkiye'de uygulanabilecek finansman modeli olarak, yeşil tahvil, yeşil kredi, yenilenebilir enerji portföy standardı veya kota sistemi finansman modelleri önerilmiştir.
Yeni finansman yöntemi kitle fonlaması: Paya dayalı modelde kalite sinyalleri ve diğer başarı faktörleri
Kitle fonlaması, yeni bir finansman yöntemi olarak 2000'li yılların başlarında ortaya çıkmıştır. Kitle fonlamasının ödüle, bağışa, paya ve borçlanmaya dayalı vb. çeşitli modelleri bulunmaktadır. Girişimciliğin finansmanı literatüründe en önemli problemlerden biri olarak görülen taraflar arasındaki bilgi asimetrisine kitle fonlaması alanında yapılan birçok çalışmada da işaret edilmektedir. Bununla birlikte bilgi asimetrisini azaltarak kampanya başarısını artıran kalite sinyallerinin ve diğer başarı faktörlerinin tespitine yönelik çalışmaların ödüle dayalı model ile sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Tez'de paya dayalı modelde kampanya başarı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla ampirik bir çalışma yapılmıştır. Çalışma kapsamında ilk olarak başarı faktörleri konusunda ödüle dayalı modele ilişkin geniş literatür ve paya dayalı modelde yapılmış az sayıda çalışma detaylı olarak incelenmiştir. Daha sonra paya dayalı bir kitle fonlaması platformu olan Crowdcube vasıtasıyla yatırımcıya sunulan kampanya bilgilerinden hangilerinin kalite sinyali veya diğer başarı faktörleri kapsamında görev görebileceği araştırılmıştır. Araştırma gerçekleştirilirken Crowdcube'da Ocak 2017 - Mayıs 2018 arasında tamamlanmış 209 adet paya dayalı kitle fonlaması kampanyasına ilişkin olarak, platformun ilgili kampanya sayfalarında yer verilmiş bilgiler derlenmiş ve elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ve yol analizi vasıtasıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde yatırım öncesi şirket değeri, hedef fon tutarı, kampanya sayfası takipçi sayısı ve yatırımcı yorum ve sorularının sayısı değişkenlerinin toplanan toplam fon tutarı üzerinde dolaylı olarak etkisi olduğu tespit edilmiştir. Böylelikle toplanan toplam fon tutarında artışın yatırım öncesi şirket değeri ve kampanya sayfası takipçi sayısı öncül değişkenleri ile gerçekleştirilebileceği anlaşılmıştır. Diğer taraftan toplam yatırımcı sayısı ve en yüksek yatırım tutarı değişkenlerinin toplanan toplam fon tutarı üzerinde direkt etkisi olduğu; toplam yatırımcı sayısı ve en yüksek yatırım tutarındaki artışın toplanan toplam fon tutarında artış sağlayacağı belirlenmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen aracılık analizi sonucunda hedef fon tutarının toplanan toplam fon tutarı üzerindeki etkisinde en yüksek yatırım tutarının; yatırımcı yorum ve sorularının sayısının toplanan toplam fon tutarı üzerindeki etkisinde ise toplam yatırımcı sayısının aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Buna göre toplanan toplam fon tutarındaki artışın hedef fon tutarı ve yatırımcı yorum ve sorularının sayısı değişkenlerine bağlı olduğu, bu artışta sırasıyla en yüksek yatırım tutarı ve toplam yatırımcı sayısı değişkenlerinin aracılık etkisi olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre paya dayalı modelde kalite sinyallerinin kampanya başarısı açısından diğer başarı faktörlerinden daha önemli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırma bulgularından yapılan çok önemli bir çıkarım ise, yeni girişimin gelişim düzeyi ve yaratılmış katma değerinin yatırım öncesi şirket değerine yansımasının kitle fonlaması başarısında oldukça önem arz ettiği olmuştur. Anahtar Kelimeler: Girişimciliğin finansmanı, kalite sinyalleri, kitle fonlaması başarı faktörleri, paya dayalı kitle fonlaması, yapısal eşitlik modellemesi
Muhafazakar finansman politikasının benimsenmesinde etkili olan faktörler: BİST'e kayıtlı şirketler üzerine bir inceleme
Ülkemizde modern anlamda menkul kıymetler borsasının kuruluşundan itibaren neredeyse kırk yıl geçmiş olmasına rağmen; menkul kıymetler piyasası hala sınırlı sayıda şirketin hisselerinin işlem gördüğü, gelişmekte olan bir piyasadır. Hisseleri piyasada işlem gören şirketlerse, genellikle, belirli aileler veya bu ailelerin ana hissedar olduğu şirket grupları tarafından kontrol edilmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye ekonomisi 1980'lerden beri periyodik krizler ve ardından gelen toparlanma dönemlerinden oluşan sürekli bir döngü içerisindedir. Son onbeş yıllık dönemde hisseleri kesintisiz olarak Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan şirketlerin finansman tercihlerine yönelik analizler, bu şirketlerin genel olarak borç kullanmaya gönülsüz olduklarını ve önemli bir bölümünün de muhafazakar bir finansman politikası takip etme eğiliminde olduklarını göstermektedir. Bununla birlikte; Türk şirketlerinin finansman tercihlerine yönelik araştırmalar genel olarak sermaye yapısı tercihleri ve bunun bileşenlerine odaklandığından, önceki çalışmalarda bu eğilimin gözden kaçırıldığı görülmektedir. Bu eğilime ve nedenlerine odaklanan bu çalışma, ülkemizdeki geleneksel sermaye yapısı tartışmalarına yeni bir boyut getirmektedir. Diğer taraftan; muhafazakar finansman politikasına yönelik çalışmalar da genellikle gelişmiş ülkelerde, özellikle de Birleşik Krallık ve Amerika'da faaliyet gösteren şirketler üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu durum dikkate alındığında; sürekli ekonomik krizler yaşayan, gelişmekte olan bir ülkeden bulgular ortaya koyması nedeniyle çalışmanın muhafazakar finansman politikasıyla ilgili tartışmalara da katkı sağlaması beklenmektedir. Zira ulaşılan sonuçlar önceki çalışmaların, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde yapılanların bulgularıyla büyük ölçüde paralellik göstermekle birlikte, farklı ve dikkat çekici bulgular da ortaya koymaktadır.