Price

154 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faaliyet gösteren mobil operatörlerin pazar paylarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Küreselleşmenin getirdiği değişim ile insanların yaşam biçiminin yanında iletişim biçimlerinde de değişiklikler görülmektedir. Müşterilerin yeni teknolojilere ilgi ve taleplerinin her geçen gün artmasıyla mobil iletişim sektöründe hızlı bir değişim ve günden güne artan ihtiyaca yönelik gelişmeler yaşanmaya başlanmıştır. Telekomünikasyon sektöründe hizmet veren operatörler, gün geçtikçe büyüyen bu pazardan mümkün olduğunca fazla pay almaya çalışmaktadır. Türkiye'de mobil ses hizmetleri yaygın olarak birçok tüketici tarafından kullanılmaktadır. Türkiye'deki toplam GSM operatörü abone sayısı 15-64 yaş arası nüfustan fazladır ve ses hizmetlerinin penetrasyonu %90 seviyelerindedir. Bu çalışmada, Ocak 2008 ile Aralık 2012 arasındaki dönemde açıklanmış olan halka açık pazar verilerinden faydalanılmıştır. Veri setinde; abonelik düzeyleri, kullanıcı başına ortalama gelir (ARPU), ortalama sesli iletişim dakikası (MOU), müşteri kayıp oranları ve yatırım seviyeleri yer almaktadır. Çalışmada amaç mobil ses hizmetlerine olan talebi etkileyen faktörleri incelemektir. Daha farklı ülkelerde yapılmış çalışmalara benzer olarak 1994 yılında Berry`nin kullandığı Discrete-Choice Model'den faydalanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Mobil telekomünikasyon; Pazar payı tahmini, Fiyat elastikiyeti; Ağ etkisi; Panel veri; Berry (1994) model

Cep telefonuFiyatMobil pazarlama+4
Merve Güven
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik talep modellemesi ile fiyat manipülasyonlarının saat kırılımında kârlılığa etkisi

Türkiye'de havacılık sektörü günden güne gelişmekte ve rekabetçi hale gelmektedir. Son günlerde internet üzerinden alışverişin müşteriler açısından tercih edilir ve erişilebilir hale gelmesi ile online satış kanalı, havayolları açısından maliyet avantajı ve gelir fırsatı oluşturmaktadır. Böylelikle havayolları tarafından A noktasından B noktasına online bilet satın almak isteyen müşteri talebinin doğru tahminlenerek en uygun zamanda müşterinin ödemeye razı olduğu fiyatın gösterilmesi gerekliliği ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu çalışmada rekabetçi ve monopol pazarlar için online satış kanalından gelen talebin gelişimi gün, saat ve dakika kırılımında zaman serisi analizi ile incelenmiştir. Aynı zamanda talebin uçuşa ne kadar zaman kala geldiğini etkileyen faktörlerin neler olduğunu regresyon analizi yöntemi ile tartışılmıştır. Analize geçilmeden önce verinin nasıl oluşturulduğu detaylandırılarak açıklanmıştır. Analiz sonucunda, pazara ve zamana göre bölümlendirilerek yapılan talep tahmini için en düşük hata ile veri ile en uyumlu sonucu Basit üssel düzeltme (SES) modeli vermiştir. Regresyon analizinde ise monopol ve oligopol piyasalar için yolcunun bilet alımında uçuşa kalan zamanını etkileyen faktörler arasında yolcunun gördüğü ücret, uçuş süresi, bilet özelliği gibi ortak değişkenler olmakla beraber havayolunun sefer sayısı, rezervasyon yapılan seferin bulunduğu saat aralığı gibi farklılaşan faktörlerin de bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar doğrultusunda havayolu şirketine önerilecek tahmin yönteminin şirketin gelirini artıracağı öngörülmektedir.

Bilet satışıDinamik fiyatlandırmaFiyat+6
Zeliha Bağcı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Bertrand-cournot mixed duopoly with private and public information

In this thesis, we characterize the private and social value of demand information in a Bertrand-Cournot mixed duopoly setup in which a price-setting firm competes with a quantity-setting firm. We show that the expected equilibrium profit of each firm increases with the precision of its own private signal. Moreover, the expected consumer and total surpluses decrease (increase) after the private signal of the price-setting (quantity-setting) firm becomes more precise. The expected total surplus increases (decreases) in the precision of the public signal about demand if the price-setting firm is weakly better (sufficiently lower) informed than the quantity-setting firm. Lastly, we show that when the choice of strategic variable (prices vs. quantities) is endogenous for firms, Bertrand-Cournot mixed duopoly occurs for a wide range of parameter values.

Bertrand ModelCournot ModelEconomic models+5
Gökhan Can
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol fiyatları ile seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Türkiye gibi gelişmekte olan ve aynı zamanda petrol ithal eden ülkeler enerji sektöründe büyük payı bulunan petrole dolaylı ya da doğrudan bağımlıdır. Bir ülkenin kalkınması ve sürdürülebilirliği için enerji sektörünün önemi çok büyüktür. Sanayileşme ile birlikte ülkelerin ekonomilerinde enerji kaynakları giderek daha önemli bir yer tutmaktadır. Birincil enerji kaynaklarından olan petrol, tüketicilerin günlük hayatında kullandığı birçok malın içerisinde yer almakta ve üretim sektörü için önemli bir girdi olarak kullanılmaktadır. Özellikle petrol ithal eden ülkelerdeki petrol fiyatlarındaki artış yani şoklar enflasyon ve girdi maliyetlerinde yükselişe sebep olurken kamu harcamaları, vergi gelirleri, bütçe, faiz oranları, cari açık ve ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu amaçla bu çalışmanın temel amacı, petrol fiyatları ile seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkileri analiz etmektir. Bu çerçevede, 1980-2019 dönemi verileri ile Türkiye ekonomisi için zaman serisi tekniklerinden olan birim kök testleri (ADF, PP ve Zivot Andrews) ile eşbütünleşme testi (ARDL sınır testi) kullanılarak değişkenler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Analiz sonuçları, Türkiye ekonomisinde petrol fiyatları ile makroekonomik değişkenler arasında güçlü ilişkiler bulunduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, Türkiye ekonomisiyle ilgili önemli bazı politika önerileri sunabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Petrol fiyatları, Türkiye ekonomisi, Makroekonomik değişkenler, ARDL sınır testi.

ARDL Sınır TestiEkonomik etkiEnerji fiyatları+6
Kübra Mülayim
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gıda enflasyonunu etkileyen faktörler

Ülkemizde son dönemlerde gıda fiyat hareketleri tartışılan önemli konulardan biridir. Çünkü gıda ürünleri insan ihtiyaç hiyerarşisinde ilk sırada olması ve TÜFE içinde en fazla ağırlığa sahip alt gruptur. Bundan dolayı artan gıda fiyatları hane halklarının gelir ve refah düzeyini etkilemektedir. Ek olarak gıda fiyatları enflasyonun nedeni olarak görülmesi sonucunda enflasyonla mücadelede önem arz etmektedir. Sonuç olarak hem sosyal hem de ekonomik problem olan gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi önemlidir. Bu noktadan hareketle, bu tez çalışmasında Türkiye ekonomisi bağlamında gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Çalışmada ürün ve dış piyasa dengesi olmak üzere iki model kullanılmıştır. Analiz çalışmasında zaman aralığı olarak 2010:1-2019-12 kullanılmıştır. Nedensellik ilişkisinin araştırılmasında ürün piyasa dengesi için Toda Yamamoto testi kullanılırken, dış piyasa modeli için Granger testi kullanılmıştır. Uygulanan nedensellik testleri sonucunda gıda enflasyonu ile döviz kuru arasında çift yönlü ilişki bulunmuştur. Motorin fiyatlarından gıda enflasyonu doğru istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Ek olarak gıda enflasyonundan gıda ithalatına doğru bir nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Kurulan modellerdeki eşbütünleşme ilişkisi Johansen ve ARDL Sınır testi yaklaşımlarıyla araştırılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi sonucunda dış piyasa dengesi değişkenleri ile gıda enflasyonu arasında uzun dönemli bir denge ilişkisine ulaşılmıştır. Normalize edilmiş eş bütünleşme vektörü tahmin sonuçlarına göre uzun dönemde gıda ithalatı ve döviz kuru ile gıda enflasyonu arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, girdi maliyetlerinin azaltılması, tarımsal üretimin desteklenmesi ve gelişmesine yönelik çalışmalar, ithalat bağımlılığının azaltılması, kooperatifleşme ve aracıların azaltılması gibi politikalar geliştirilmelidir.

Döviz kuruEnflasyonFiyat+6
Emine Oral
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz dönemlerinde (COVID-19 pandemisi) değişen satın alma davranışı- fiyat hassasiyeti ve algılanan kalite

31 Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaletine bağlı Wuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19 kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Bunun sonucunda pandeminin ilan edilmesi ile birlikte getirilen kısıtlamalar panik satın alma davranışına yol açmış ve online alışverişlerde artış gözlemlenmiştir. Bir sağlık krizi olarak bu dönemde tüketiciler virüsün olumsuz etkilerinden korunmak ve karantina durumlarında ürün ulaşılabilirliğinin kısıtlanacağı düşüncesi ile belirli gıda ürünlerine yönelmişlerdir. Pandemi döneminde tüketiciler tarafından özellikle talebi artan gıda ürün grupları bağışıklık sistemini güçlendirmek adına meyve - sebze ve raf ömrünün uzun olması ve besleyicilik yönüyle bakliyat-makarna olmuştur. Geçmiş araştırmalara bakıldığında ise tüketicilerin satın alma sürecinde en önemli iki faktörün fiyat ve kalite olduğu ve aynı şekilde kriz dönemlerinde fiyat duyarlılığı ve gıda ürünlerinin algılanan kalitesinin tüketici tarafından arttığı tespit edilmiştir. Bu sebeple bu çalışmanın temel amacı COVID-19 döneminde tüketicilerin satın alma davranışlarının fiyat duyarlılığı ve algılanan kalite bağlamında iki gıda ürün grubu olan meyve-sebze ve bakliyat-makarna açısından değişim gösterip göstermediğini tespit etmektedir. Bu nedenle araştırma kapsamında çevrimiçi anket yöntemiyle 447 veri elde edilmiştir. Veriler frekans analizleri, tanımlayıcı istatistikler, faktör ve güvenilirlik analizleri, Student t Testi ve One-Way Anova Testi ile incelenmiştir. Bunun sonucunda COVID-19 döneminde tüketici davranışlarının iki gıda ürün grubu için fiyat duyarlılığı ve algılanan kalite bağlamında değiştiği sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan kaliteCOVID 19Fiyat+5
Bahar Şentürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effeect of oil price on economic growth of Iraq for time period (1995 – 2017)

Iraq represents a good case study to examine the effect of oil price, because most of its earning dependence on exporting crude oil. Iraq is one of the major oil exporting countries. Generally, the national income depends on crude oil. Oil revenue in Iraq covers 90 percent of Iraqi government's budget and also Iraqi economy could be effect by would economic during economic problems. Thus, increasing oil crude oil price can effect on economic growth in Iraq. So it is crucial to use other resource instead of oil revenue as a new strategy to gain national revenue. The main objective of this study is to examine the effects of oil price and oil production value on economic growth. Annual growth rate, compound growth rate and correlation coefficient can be used to estimate of the data. The data is annual data which were converting a period of 21 years from 1995-2017. As a result, Economic growth is one of the most important sources of economic transformation because it reflects the community's ability to increase productive capacity and optimal investment and also sustainability requirement includes a diversified economy on the face of shocks, dynamically adopts technology and head accumulation human money, competitively can gain relative advantages compared to the other. Thus, it operates within stable, stable economic policies and economic development and there were positively statistically significance between oil price and GDP, oil production value and GDP.

Economic growthEconomic effectEconomic development+4
Hawar Rafaat Star Star
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye mobil iletişim sektöründe fiyat rekabetinin oyun teorisi ile incelenmesi

1897 yılında Guglielmo Marco tarafından kablosuz telgrafın icat edilmesiyle başlayan mobil iletişim serüveni günümüze kadar hızla evrilmiş; yaşanan gelişmeler bugün nesnelerin interneti, akıllı ulaşım hizmetleri, akıllı fabrikalar gibi beşinci nesil hücresel sistem (5G) temelli teknolojiler hakkında çalışmayı mümkün kılmıştır. İçinde bulunduğumuz Bilişim Çağı, mobil iletişim teknolojileri sayesinde toplumları, sosyal ve ekonomik her türlü faaliyeti bir araya getirirken bir ağ toplumu yaratmıştır. Ortaya çıkan yeni toplumsal yapı, mobil iletişim teknolojilerine olan ilgi ve ihtiyacın artmasına sebep olurken arz ve talebin niteliğini de değiştirmektedir. Bu değişim, hızlı, kesintisiz ve ekonomik hizmetlerin tercih edildiği mobil iletişim piyasasında, sektör paydaşları arasındaki rekabeti hızla artırmaktadır. Rekabetin olmadığı ilk aşamalarda devlet tekelinde yürütülen telekomünikasyon hizmetleri düşük hizmet kalitesi, düşük verimlilik ve yüksek maliyet gibi problemler nedeniyle liberalleşmeyi mecbur kılmıştır. Özelleştirmeler ile sektördeki kamu varlığı azalırken monopol ya da oligopol piyasalar oluşmaya başlamıştır. Günümüzde halen monopol özellikte mobil iletişim piyasaları mevcutken telekomünikasyon sektörüne genellikle oligopol piyasa yapısı hakimdir. Türkiye'de ise mobil iletişim piyasası oligopol yapıda olup, abonelere Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. olmak üzere üç mobil şebeke işletmecisi hizmet vermektedir. Bu çalışma, her 100 kişiden 92'sinin mobil iletişim abonesi olduğu Türkiye mobil iletişim piyasasında, firmaların fiyat stratejileri Oyun Teorisi yaklaşımı ile incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Turkcell, Vodafone ve TT Mobil firmalarına ait talep fonksiyonları, 2008:1-2020:4 dönemleri arası çeyreklik frekanstaki veriler kullanılarak ARDL metodu ile tahmin edilmiştir. İkinci aşamada ise belirlenen fiyat stratejileri ve tahmin edilen talep fonksiyonları kullanılarak oyun matrisleri kurulmuştur. Tam bilgili statik oyun varsayımı altında oyunun Nash dengesinin, her üç firmanın da en düşük hizmet fiyatını belirlediği strateji profilinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.

FiyatFiyat düzeyiHareketli iletişim+3
Behzat Ecem Koç
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm pazarlamasında çevrimiçi sitelerindeki müşteri yorumları ve puanlama sisteminin otel satış fiyat tercihlerine etkisi

Son yıllarda, internetin gelişmesi ile birlikte turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler bu gelişmeyi değerlendirerek internet üzerinde hizmet veren çevrimiçi rezervasyon siteleri kurmuşlardır. Bu sayede yerel konaklama işletmeleri, uluslararası otel zincirleri ile rekabet etme fırsatı elde etmiştir. Ama konaklama işletmelerinin bu rekabet ortamında turizm müşterilerine ulaşmaları için, rakiplerinden bir adım önde olmaları zorunlu hale gelmiştir. Bu sebeple, çevrimiçi rezervasyon sitelerinde, konaklama işletmeleri ürünlerini pazarlamalarında satış fiyatının uygun olması yanı sıra, sitedeki puanlama sistemi ve önceden aynı konaklama işletmesinde konaklamış müşterilerin çevrimiçi sitelerde, otel hakkındaki yorum paylaşımları, yani müşteri yorumları da diğer turizm müşterilerinin kararlarını etkilemekte büyük etken oluşturmuştur. Tez araştırmamız kapsamında ise literatür aşaması iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde turizm kavramı, turizmin gelişimi, turizm pazarlaması kavramı araştırılmıştır. İkinci bölümde internet kavramı ve gelişimi, internet pazarlaması, e-ticaret ve e-turizm kavramları, gelişimleri incelenmiş ve bunun sonucunda turizm pazarlamasında çevrimiçi rezervasyon sitelerinin gelişimi, konaklama işletmeleri için avantajları açıklanmıştır. Tez araştırmasının analiz kısmında yapılan anket çalışması sonucunda, çevrimiçi rezervasyon sitelerindeki müşteri yorumları ve puanlama sisteminin otel satış fiyat tercihlerine nasıl bir etkisi olduğu analizi yapılarak, sonuç kısmında yorumlanmıştır.

Elektronik pazarlamaFiyatMüşteriler+7
Onur Tunçalp
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dönemsel halka arzlarda şirket büyüklüğü ve halka arz yönteminin kısa ve uzun dönem hisse senedi fiyat performansına etkisi: Borsa İstanbul uygulaması

Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul'da 2010 – 2015 döneminde dönemsel halka arzı gerçekleştirmiş firmaların hisse senetlerinin halka arz sonrası kısa ve uzun dönem fiyat performansını tespit etmek ve söz konusu performans üzerinde başta şirket büyüklüğü ve halka arz yöntemi olmak üzere etkili olan diğer belirleyici faktörlerin analizini gerçekleştirmektir. Çalışmada hisse senetlerinin fiyat performansı ile ilgili olarak, kısa dönem düşük fiyatlama (underpricing) ve uzun dönem düşük performans (underperformance) anomalilerin varlığı incelenmiştir. Hisse senetlerinin düzeltmiş getirileri baz alınarak yapılan t-testi sonuçlarına göre; inceleme döneminde Borsa İstanbul'da kısa dönem düşük fiyatlama anomalisi tam olarak teyit edilememiştir. Sadece yıl bazında 2011 ile 2015 yıllarında ve sektör bazında ise sanayi sektörü hisse senetlerinde düşük fiyatlama anomalisi istatistiki açıdan teyit edilebilmiştir. Diğer bir ifadeyle yatırımcıların, sanayi sektöründe yer alan firmalar tarafından gerçekleştirilen 2011 ve 2015 yıllarına ait dönemsel halka arzlardan hisse senedi almaları durumunda, kısa dönemde anormal getiri elde etmeleri mümkündür. Uzun dönem düşük performans anomalisi ise inceleme dönemindeki tüm yıllar ve sektör bazında teyit edilmiştir. Dönemsel halka arzın gerçekleştiği tarihte hisse senedini alıp, arzdan sonraki ilk 36 ay boyunca elinde tutan bir yatırımcının getirisi; piyasanın (Bist 100 Ulusal Endeksi) ve benzer firmaların (şirket büyüklüğü ile PD / DD çarpanına göre örneklemdeki firmalarla eşleşen dönemsel halka arzı gerçekleştirmemiş firmalar) hisse senedi getirileriyle kıyaslandığında çok daha düşük kalmaktadır. Hatta yapılan uzun dönem için yapılan analizlerde yatırımcının ham, anormal ve kümülatif anormal getirilerinin sürekli negatif çıktığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular istatistiki açıdan anlamlı olup, literatürde yer alan önceki çalışmaların sonuçlarıyla da uyumludur. Çalışmada ayrıca hisse senetlerinin kısa ve uzun dönem fiyat performansı üzerinde etkili olan faktörler incelenmiştir. Panel regresyon analizi yapılarak hisse senedi fiyat belirleyicileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Hisse senetlerinin kısa ve uzun dönem fiyat belirleyicileri olarak; Hisse Senedi Fiyatı, Halka Arz Adedi, Firma Büyüklüğü, Halka Arz Yöntemi, İşlem Hacmi, Fark, Kaldıraç Oranı, Sermaye Artırım Oranı, PD / DD ve Volatilite olmak üzere 9 bağımsız değişkenin etkisi analiz edilmiştir. Kaldıraç oranı, sermaye artırım oranı ve bedelli sermaye artırım yöntemi değişkenlerinin kısa dönem içindeki tüm zaman dilimlerinde hisse senedi fiyat performansına etkisi pozitif olarak tespit edilirken, PD / DD ve tahsisli sermaye artırım yöntemi değişkenlerinin ise negatif olarak tespit edilmiştir. Diğer değişkenlerin ise seçilen kısa dönem zaman dilimine bağlı olarak hisse senedi fiyat performansı üzerindeki etkisi pozitif veya negatif olmaktadır. Uzun dönemde ise kaldıraç oranındaki değişim, halka arzın tahsisli sermaye artırımı şeklinde yapılması ve işlem hacmi değişkenlerinin hisse fiyat performansı üzerindeki etkisi pozitif iken diğer tüm değişkenlerin hisse senedi fiyat performansına etkisi negatif olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Halka Arz, Dönemsel Halka Arz, Düşük Fiyatlama, Düşük Performans, Fiyat Anomalileri.

Birincil halka arzBorsaBorsa İstanbul+6
Mustafa Özyeşil
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Süpermarketlerin fiyat politikası uygulamalarının müşteri bağlılığı üzerindeki etkisi üzerine bir uygulama

Süpermarket işletmeleri, günümüzde her ilde her ilçede ve hatta her mahallede bulunan işletmeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum temel olarak, tüketicilerin süpermarket işletmelerine göstermiş olduğu talep ile açıklanabilmektedir. Ayrıca süpermarketler pek çok ürün grubunun bir arada satışının gerçekleştiği perakende mağazaları olması nedeniyle tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Özellikle büyükşehirlerde kadınların da iş hayatına katılmasıyla çok sayıda tüketici için zaman kavramı büyük önem kazanmıştır. Buna bağlı olarak tüketiciler, pek çok ürün grubuna tek mağazada ulaşabilmenin sağladığı avantaj nedeniyle süpermarketleri tercih etmektedir. Tüketicilerin talep gösterdiği süpermarket işletmelerinin, her geçen gün sayısının artması süpermarket işletmeleri arasında rekabetin artmasına da neden olmuştur. Bu bakımdan süpermarket işletmelerinin müşteri kazanmak için doğru pazarlama stratejilerini uygulamaları gerekmektedir. Süpermarket işletmeleri, aynı zamanda pazarlama sürecinde müşteriyi elde tutmak için müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları da gerçekleştirmelidir. İşletmeler, müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları ile mevcut müşterilerini tanıyabilmektedir. Müşterilerini tanıyan işletmeler, onların ihtiyaçlarını analiz edebilecek verilere sahip olarak doğru satış politikaları yaratabilme olanaklarını artırabilirler. Tüketicilerin satın alma davranışını etkileyen en önemli unsurlardan bir tanesi de tüketicilerin gelir seviyesidir. Tüketiciler, satın alma gücü oranında tercihlerini gerçekleştirir. Bu bakımdan pazarlanan mal veya hizmetin fiyatı, o mal veya hizmetin tüketiciler tarafından satın alınıp alınmayacağı konusunda belirleyici bir husustur. Süpermarket işletmeleri hem sürekliliğini sağlamak hem de kar maksimizasyonu sağlamak için tüketicilerin satın alma davranışı üzerinde bu denli etkiye sahip olan fiyat ve fiyatlandırma konusunda doğru politikaları belirlemek zorundadır. Araştırmanın analiz kısmında, süpermarketlerin uygulamış oldukları fiyat politikalarına göre, tüketicilerin süpermarketleri tercih etme eğilimleri değerlendirilmiştir.

FiyatFiyat politikasıFiyatlandırma+7
Mert Abakuş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kitapbox kent kültürü projesi: Kitap otomatlarının kitap satışlarına etkisi

Sürekli gelişen ve değişen, teknolojinin hayatımızın her alanında hakim olduğu bir dönem olarak bilinen 21. yüzyıl, aynı zamanda, dijital dünyaya geçiş olarak görülmektedir. Günümüzde özellikle internet ve sosyal medyanın hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu dikkate alırsak, bu durumu daha açık bir şekilde görebiliriz. Giderek herşeyin en kolayına kaçan ve sabırsızlaşan insanoğlu artık kitap okuma alışkanlığını da bırakmaktadır. Özellikle son zamanlarda akıllı telefonların da hayatımıza girmesiyle, geleneksel kitap bir nevi yerini dijital kitaplara bırakmaktadır. Teknolojik çağ bir yana, kitap okumama nedenlerinden birisi de ekonomik şartlardır diyebiliriz; ayrıca kapitalizm dünyası olduğu dikkate alındığında, maddi sıkıntılarını gidermek amacıyla sürekli çalışmak zorunda kalan insanlar, kütüphanelere gitme gibi bir zaman ve zorunlulukları olmadıklarından bu durum giderek daha da yaygınlaşmaktadır. Yapılan araştırmalar da konuyu net bir şekilde ortaya koymaktadır; neden kitap okumuyorsunuz sorusuna verilen iki temel cevapla karşılaşılmaktadır. Birincisi kitaplara erişim zor ve ikincisi kitaplar pahalı. Bu çalışmanın amacı, KitapBox projesinin kitaplara ulaşımın daha demokratikleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da kültür hayatımızın genişlemesine yardımcı olacak, bilginin, eğitimin ve edebiyatın önünü açacak bir proje olmasını ve bu nitelikleriyle toplumsal bir ihtiyaca karşılık vermekte olduğunu ortaya çıkarmaktır.

Elektronik kitapFiyatFiyat düzeyi+4
Orhan Öztel
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of world gold prices on the stock market indices of emerging markets: A panel data analysis

The integration of international financial markets and linkages between financial and economic variables have instigated policymakers to try to influence and exercise control over the behavior of some of these variables through policies and investors to make informed investment decisions. Among such variables are stocks that are traded on stock markets. It performs a vital function in the economy and is easily tradeable. It is therefore prudent that its relationship with other economic and financial variables be known for making informed decisions. This research employed monthly data on gold, exchange, inflation, interest rates, and stock market indexes of 19 emerging economy countries for the period 01/2004-12/2019 to scrutinize the relationship between them with stock as a dependent variable. The dynamic panel ARDL model is employed for the research. The results showed the presence of a long-term relationship between stock indices, gold, exchange, inflation, and interest rates. In the long-term, inflation and interest rates are having highly significant coefficients. Both inflation and interest rates have a negative relationship with stock prices. Gold and exchange rate do not have any significant impact on stock indices in the long-term. However, in the short term, with the exception of inflation, all the variables are significant. Traditional theory holds in the long-term whilst in the short-term, portfolio theory holds. Gold does not serve as a hedge nor a diversifier in the long-term but serves as a diversifier for stocks in the short-term, inflation only has an impact on stock prices in the long-term and interest-bearing assets serve as an alternative investment hub to stocks both in the short and long-term.

Autoregressive Distributed Lag Bounds TestGoldCommodity prices+7
Murtala Mustapha Baba
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Factors influencing the customer purchase decision in B2B markets: A survey

This thesis aims to understand the factors influencing customer purchase decision in B2B markets. Particularly, the mechanisms ensuring the continuity of business relationship between two types of companies namely: the producers of the corrugated box companies and the business buyers will be researched. In this analysis, factors were both investigated in the literature and verified by the authors own expertise in the industrial packaging industry. Three main factors were put into consideration for influencing the customer purchase decision in B2B, namely price, corporation image, and salesperson's commitment and expertise. This exploratory research attempts to find evidence based on a survey analysis conducted on 129 respondents of corrugated box suppliers. The survey has been taking a place within the firms where their headquarters located in the Marmara Region of Turkey. These firms generally, produce and operate on Paper/Wood products, Metal, Electric and Electronic, Energy, Food, Automotive, Chemistry, Petroleum, Rubber and Plastic Industries. Propositions were developed and it was found that price, corporate image, and salesperson commitment are the most important factors that influence customer purchase decisions in B2B markets; besides COVID-19 pandemic is found as an moderating factor in this relationship. The findings demonstrate that salesperson commitment is especially an important factor to ensure the continuity of a business relationship between two companies. Key words: B2B Market, Customer Purchase Decision, Salesperson's Commitment, Corrugated Box, Coronavirus (Covid-19)

COVID 19FirmsPrice+6
Çağdaş Oral
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yumurta tavukçuluğu üretim ve tüketim yapısının analizi

Bu çalışmada, Türkiye'de yumurta tavukçuluğu sektörünün üretim ve tüketim yapısı analiz edilmiştir. Bu çerçevede yumurta tavukçuluğu işletmelerinin üretim yapıları ekonomik yönden değerlendirilmiş, etkinlikleri araştırılmış, piyasa durumu analiz edilmiştir. Tüketim yapısında da yumurta tüketimi, tüketici algıları, davranışları ve tercihleri irdelenmiştir. Araştırma verileri, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemine göre 68 yumurta üreten işletme, oransal örnekleme yöntemine göre ise 1076 tüketiciden yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışmada, işletme ortalaması olarak toplam masrafın %67.05'ini yem masrafı, %10.14'ünü pazarlama masrafı ve %8.45'ini yarka amortismanı oluşturmuştur. Birim (adet) yumurta üretim maliyeti 1.27 TL, nispi kar 1.21 olarak bulunmuştur. İşletmelerin teknik etkinlik skorları, ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında (crste) 0.86, ölçeğe göre değişen getiri varsayımı altında (vrste) 0.94 ve ölçek verimliliği (scale) 0.91 olarak hesaplanmıştır. Yumurta üretim süresi 66 hafta, kapasite kullanım oranı 0.88, tavuk başına yumurta verimi 290 adet/yıl olarak tespit edilmiştir. Tüketici hanelerinde ortalama birey sayısı 3.14 kişi, haftalık yumurta tüketimi 28.14 adet, ortalama gelir 21.149 TL ve aylık ortalama yumurta harcaması 237 TL olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, artan yem maliyetlerinin önüne geçilebilmesi için yem hammadde temininde ithalat eğiliminden çok, iç pazarda üretim potansiyelinin artırılmasına ağırlık verilmesi önemlidir. Yumurta piyasasında süreklilik sağlanarak iç ve dış piyasada fiyat dengesinin oluşmasına katkıda bulunulması, yumurtanın raf ömrünün uzatılması ve katma değeri daha yüksek ürünlerde değerlendirmesine olanak sağlanması amacıyla yumurtayı sıvı ya da kuru şekilde daha uzun süre muhafaza edecek teknolojik alt yapıya ulaşmaları için işletmelerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi önem arz etmektedir.

EtkinlikFiyatKarlılık+3
Mehmet Işık
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Forecasting electricity prices in Turkey: A comparison of classical econometrics and machine learning techniques

Liberalization of electricity markets trends has been widening in the world since 1990s and the process is still continuing in many countries. As a result of liberalization, the private retailer and distribution companies role has increased in the markets. Like other countries, government enterprises was operating the Turkish Electricity market before 2000s. However, Turkish Government enacted a electricity market law for deregulation of the market in 2001. Accordingly, Turkish Electricity Trading and Contracting (TETAS) was established in 2001 with the aim of sustaining the energy trade and reach a competitive electricity market. Afterwards, Day-Ahead market and Intra-Day markets are established in the following years. As a result of the liberalization process, forecasting electricity prices has become an important requirement in energy companies' decision-making process to maximize profits by offering competitive bid and ask rates. On the contrary to other time series, electiricity prices have complex structures and dynamic determinants which makes difficult to forecast prices. For examle, one of the determinants of the electricity is demand and it is known that demand is highly related with temperatures. In summer, electricity demand expeced to increase due to cooling needs. However, it may change accordingly with tempetures. Futhermore, electiricty demand is also changing according to hour of the day or day of the week and so on. Another thing is that, generation source and type and the amount may also affect the prices. Consequently, electiricty prices are generally representing complex non-linear structures. There are many methods for forecasting electricity prices. However, artificial neural networks are known to be good forecasting method for covering non-linear effect of the prices. On the other hand, time series methods are easy to forecast and interpret the relationships. Lastly, quantile regressions are capturing the different conditional distributions and may be useful for capturing spkies. Therefore, artificial neural networks, time series and quantile regression is used. First, non-linear autoregressive network with exogenous inputs (NARX) is used with Levenberg-Marquardt learning algorithm. It is a two-layer feedforward network with sigmoid activation function. It is known that load is one of the most important factor affecting the prices, thus it is taken as inputs. Furthermore, to take seasonality in account, hour of the day, day of the week, season of the year, previous prices and other inputs are considered. The next day's prices are forecasted in out-of-sample data with multi-step ahead method and rolling window mechanism. Second, autoressive moving average (ARMA) models with different AR(p) and MA(q) orders are applied. To estimate a model and forecasts series in the model, series should be stationary and stable. Ng-Perron test is applied for testing whether series is stationary. Price series is found to be stationary. Next day's prices are forecasted in out-of-sample data with multi-step ahead method and rolling window mechanism. Furhermore, Optimal (p,q) are chosen after trial and error proces. Thirdly, ARMA models with exogenous variables are applied to see whether exogenous variables are affacting the performance of the autoregressive model. As in the ARMA model, series should be stationary. As in the NARX model, load is taken as inputs. Besides, hour of the day, day of the week and other variables are considered. Next day's prices are forecasted in out-of-sample data with multi-step ahead method and rolling window mechanism. Finally, quantile regression is applied. Different comibations of exogenous variables applied for different quantiles. Next day's prices are forecasted separetly for each quantile with multi-step ahead forecast methods and rolling windows mechanism. All methods with different combinations of the models are evaluted with mean absolute percentage error(MAPE) in out-of-sample data. According to findings, the NARX method outperformed the other models and forecast the electricity prices in TEM with lowest errors.

Econometric estimateElectricityPrice+2
Yunus Emre Karagülle
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye elektrik piyasasını modellemede arz-talep bazında modeller ile zaman serileri modellerinin karşılaştırılması

Enerji piyasalarında fiyat tahminlemesi problemi, enerji santralleri için yatırım kararı alınmasından başlayarak kurulu bir santralin saatlik optimizasyonunun gerçekleştirilmesine kadar geniş bir kapsamda profesyonellere destek olmaktadır. Bu kararlar alınırken piyasada oluşacak fiyatların tahminlemesi, en önemli girdiyi oluşturmaktadır. Türkiye elektrik piyasasındaki elektrik fiyat tahminlemesi probleminin çözümü için iki farklı model önerilmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. İlk modelde ardışık ay çiftleri üzerinden zaman serileri modelleri oluşturulmuş, birinci ay seri ile eğitilmiş ve ikinci ay tahminlenerek gerçekleşen fiyatlar ile karşılaştırılmıştır. Arz-talep bazlı modeller ise piyasa özelindeki arzı santral kırılımında detaylandırmakta, aylık talep ile ekonomik sıralama sonucu kesiştirmektedir. Buna göre belirli varsayımlar çerçevesinde emreamade kapasiteleri aylık olarak oluşturulan santraller, yakıt maliyetlerine uygun olarak kısa vadeli marjinal maliyet prensibi çerçevesinde dizilmiş ve talep ile kesiştiği noktada fiyat oluşmuştur. İki modelin sonuçları karşılaştırılmış, zaman serileri modelinin mutlak hata oranları karşılaştırıldığında daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.

ArzElektrik piyasasıElektrik santralleri+5
Sinan Doğusoy
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

GSM operatörlerinde hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti, algılanan değer ve fiyatın ilişkilendirilmesi

Araştırmanın amacı, Türkiye'de iletişim sektöründe hizmet veren GSM operatörlerinin hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti, müşteri bağlılığı, algılanan değer, değiştirme maliyeti, imaj ve fiyat değişkenleri üzerindeki etkisini incelemek ve değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkilerini ifade etmektir.Çalışma Uşak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerini kapsamaktadır. Çalışmada anket yöntemi kullanılarak 660 adet anket formu dağıtılmıştır. Bunun 623 tanesi analizlerde kullanılması açısından uygun görülmüştür. Çalışmada güvenilirlik analizi, faktör analizi, varyans analizi ve regresyon analizi yapılmıştır.Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, hizmet kalitesi, imajı, algılanan değeri ve müşteri memnuniyetini doğrudan etkilemekte, müşteri bağlılığını ise dolaylı olarak etkilemektedir. Müşteri bağlılığını diğer değişkenlerinde etkilediği görülmektedir. Algılanan değer, imaj ve müşteri memnuniyeti, bağlılığı aynı yönlü ve doğrusal olarak etkilerken, fiyat ve değiştirme maliyetinin bağlılık üzerinde doğrusal etkisi bulunamamıştır.

Değer algısıFiyatGSM+8
Sultan Işık
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyetini etkileyen faktörler: Materyalizm ve fiyat hassasiyetinin düzenleyici rolü

Bu çalışmanın amacı, Planlı Davranış Teorisi ve Değer-İnanç-Norm Kuramı ışığında, özgecilik, çevresel bilgi ve tutum değişkenlerinin yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Buna ek olarak; çalışmada tutum ve davranışsal niyet arasındaki boşluk, materyalizm ve fiyat hassasiyeti üzerinden açıklanmaya çalışılmış ve bu kavramların düzenleyicilik rolü incelenmiştir. Çalışmada tanımlayıcı araştırma yöntemi kullanılmış olup birincil verilerden faydalanılmıştır. Çalışmada kullanılan veri, 18 yaş ve üzeri 401 bireysel tüketiciden çevrimiçi anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Process Bootstrap yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, özgecilik değerinin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumu üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumun, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik satın alma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ancak çevresel bilginin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumları üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra; fiyat hassasiyetinin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve sayın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın; materyalizmin ise yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle, çalışmanın katkıları ve yöneticiler için birtakım öneriler sunulmuş ve çalışmanın kısıtları ile gelecek çalışmalar için önerilerden bahsedilerek çalışma sonlandırılmıştır.

AmbalajlamaFiyatFiyat duyarlılığı+6
İrem Zeynep Apaydın
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Trading strategy based classification on cryptocurrency price prediction

These days, the price prediction of cryptocurrencies, which is one of the main topics discussed in the media, is considered as a difficult problem when the volatility and high risk is taken into account. In this study, classification and regression algorithms have been developed and compared with the time series model on the question of whether it will increase more than different threshold values in the next 24 hours by using different indicators as support and resistance levels, highest low opening and closing prices or not. One of the most important results obtained is that the use of limited data to cover a certain period, rather than the use of all data, gives better metric results.

Sale and purchaseBitcoinPrice+7
Mehmet Ali Atçeken
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fiyat algılamasının müşteri sadakatine etkisi: Havayolu kargo taşımacılığı üzerine bir araştırma

Teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte müşteri istekleri çok hızlı değişmiş ve ürünlerin ömrü kısalmaya başlamıştır. Küreselleşen dünya ile birlikte ticari sınırların ortadan kalkması, havayolu kargo taşımacılığının önem kazanmasını sağlamıştır. Havayolu kargo taşımacılığı günümüzde en hızlı taşıma yolu olarak tercih edilen taşıma sistemidir. Ancak yüksek maliyetler, fiyatların da yüksek olmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı fiyatlandırma, işletmelerin planlama yaparken en çok dikkat etmesi gereken konulardan biridir. Fiyat üzerinden rekabet, her ne kadar işletmelerin girmek istemediği bir rekabet faktörü olsa da yaşanan rekabetin yoğunluğu nedeniyle, bu durum kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu durumla baş edebilmek adına işletmelerin, müşterilerin fiyat algısını sürekli ölçme ve değerlendirmelerinden fayda bulunmaktadır. Ayrıca dinamik bir piyasada ayakta kalmak isteyen havayolu kargo işletmeleri için her bir müşteri için çok büyük önem taşımaktadır. Havayolu kargo taşımacılığı yapan işletmeler için koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamak ve bu müşterileri sadık birer müşteri haline getirmek, sürdürülebilir başarının anahtarıdır. Buraya kadar anlatılanlara dayanarak, bu çalışmanın temel amacını; fiyat algılamasının müşteri sadakati üzerine etkisini araştırmak şeklinde ifade etmek mümkündür. Araştırmaya havayolu kargo taşımacılığını kullanan işletmeler dahil edilmiş ve bu doğrultuda, Marmara Bölgesi içerisinde faaliyet gösteren ve İstanbul'daki havalimanlarını kullanan 33 işletme ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmış ve toplanan verilerin analizi için SPSS programından yararlanılmıştır. Araştırmada havayolu kargo fiyat algılamasının havayolu kargo müşteri sadakati üzerinde istatistiki olarak bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak konuyla ilgilenenlere önerilerde bulunulmuştur.

FiyatFiyat duyarlılığıHava yolu işletmeleri+5
Erkut Artık
İstanbul Gelişim University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Piyasa değeri en yüksek kripto paraların fiyatlarında balonların varlığı üzerine bir çalışma

Her geçen gün gelişen teknoloji ile beraber metalarda dijital bir hal almaya başlamıştır. Bu değişimden paralarda etkilenmiş, sanal para olarak kripto paralar ortaya çıkmıştır. Kripto paralar her geçen gün adından daha fazla söz ettirmektedir. Fiyat balonu ise, bir varlığın fiyatının gerçek değerinden uzaklaşması olarak tanımlanmaktadır. Gerçek değerinden uzaklaşan fiyat balonu yatırımcılar için cazip hale gelmekte ve varlığın fiyatı hızlı bir şekilde yükselmektedir. Ancak balon oluşumu en tepe noktasına geldiğinde, adeta balonun patlaması gibi fiyatlar da bir anda düşüş eğilimine girmektedir. Fiyatların daha da düşeceğine inanan yatırımcılar, bu kez de ellerindeki varlığı satmaya yönelmektedir. Fiyat balonları, yapılan akademik çalışmalarda ekonomik krizlerin en önemli sebeplerinden birisi olarak gösterilmektedir. Kripto paraların fiyatlarında ise son yıllarda oldukça hızlı bir artış dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, son yılların en önemli olgularından bir tanesi olarak öne çıkan kripto para fiyatlarında balon olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlk bölümde paranın teorik çerçevesi incelenmiş olup paranın tarihsel gelişimi açıklanmış, paranın geçirdiği evreler anlatılmıştır. Akabinde kripto paranın teorik çerçevesi irdelenmiştir. Kripto para piyasasına ilişkin araştırmalar yer almıştır. Kriptoloji ve blockchain kavramları ortaya konulmuştur. Nihayetinde, son bölümde fiyat balonunun teorik çerçevesi araştırmaya konu olmuştur. Tarihte yaşanan önemli fiyat balonları incelenmiş ve sonuçları açıklanmıştır. Son olarak seçilen kripto paralarda fiyat balonu olup olmadığına dair ampirik bulgular ortaya konmuştur. Tez çalışmasında seçilmiş kripo paralarda fiyat balonu olup olmadığı SADF ve GSADF testleri kullanılarak test edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar tez çalışmasında detaylarına yer verildiği üzere SADF test grafikleri ile GSADF test grafikleri yardımıyla yorumlanmıştır. Piyasa değeri en yüksek on kripto para fiyatında Tether dışında balon oluştuğu tespit edilmiştir. Balonların süresi, büyüklüğü ve aralıkları çalışmada detaylandırılmıştır.

BalonFiyatFiyat hareketi+3
Arda Doğan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Petrol fiyatlarının makroekonomik etkileri üzerine üç makale

Bu tezde petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerine olan etkileri birbiriyle ilişkili üç farklı ampirik çalışmada ele alınmaktadır. Bu çalışmalarda ilgili yazının öncü araştırmalarında işaret edilen yapısal istikrarsızlıklardan yola çıkılarak, doğrusal olmayan ilişkilerin modellenmesine olanak tanıyan ampirik yöntemler uygulanmıştır. Bölüm 1'de 1990:01-2018:04 dönemi çeyreklik verileri ile, petrol fiyatlarının reel ekonomik aktivite üzerindeki etkilerini çevrimsel asimetriyi dikkate alarak araştırmak amacıyla Markov rejim değişimi VAR modeli kullanılmıştır. Elde edilen temel bulgular, reel ekonomik aktivitenin tepkilerinin iş çevrimi evrelerine bağlı olarak değiştiğini göstermektedir: petrol fiyatları çıktıya yalnızca daralma dönemlerinde Granger nedeni olmaktadır. Bölüm 2'de, petrol fiyatı şoklarının ayçiçeği, buğday, mısır, pamuk ve soyadan oluşan tarımsal ürün fiyatlarındaki değişimlere, doğrudan ya da döviz kurları üzerinden dolaylı olarak Granger nedeni olup olmadığı Toda-Yamamoto, Diks-Panchenko ve Diks-Wolski yöntemleri ile araştırılmaktadır. 1994:01-2016:12 dönemi aylık verileri kullanılarak elde edilen bulgular petrol fiyatlarının ayçiçeği fiyatları üzerinde doğrudan ve doğrusal, buğday ve mısır fiyatları üzerinde döviz kuru üzerinden ve doğrusal olmayan etkilerinin olduğunu göstermektedir. Bölüm 3'de, hisse senedi ve petrol fiyatları arasındaki dinamik ilişkiler NARDL modeli çerçevesinde sektörel ve asimetrik bir perspektiften ele alınmıştır. Çalışmada 2007:06-2018:12 dönemi aylık verileri ile, sanayi sektörü hisse senedi fiyatlarının petrol fiyatı ve belirsizliğindeki değişimlere olan tepkilerinde güçlü bir asimetri bulgusuna rastlanmıştır. Buna göre yalnızca petrol fiyatı artışları ve yalnızca petrol fiyatı belirsizliği düşüşleri sektörel hisse senedi fiyatlarını (negatif yönlü olarak) etkilemektedir.

Enerji fiyatlarıFiyatHisse senedi değeri+5
Ayşegül Güllü Altun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fiyat esnekliğinin firma kârlılığı üzerine etkisi: Gıda sektöründe bir simülasyon uygulaması

Sürekli büyüme ve gelişmenin söz konusu olduğu ve küresel rekabetin yoğunlaştığı günümüz şartlarında işletmelerin yer edinebilmesi, edindiği yeri koruyabilmesi ve geliştirilebilmesi için kaliteli ürün üretmek, yüksek verimle çalışmak, maliyeti azaltmak, kârı arttırmak vb. hedefleri bulunmaktadır. Bütün bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için iyi bir üretim planlaması yapmak oldukça önemlidir. Üretim planlama maliyet minimizasyonu ve kâr maksimizasyonu için karar verilmesi gereken bir süreci ifade ettiğinden şirketler için çözülmesi gereken bir problemi temsil etmektedir. Üretim planlama, kaynakların ve kısıtların belirlendiği, maliyetler gibi farklı parametrelerin tahmin edildiği bir eylemdir. Ancak ortaya çıkan problemin büyüklüğü ve karmaşıklığı günümüz koşullarında her geçen gün artmakta ve mevcut analitik yöntemler problem çözümünde yetersiz kalmaktadır. Hazırlanacak üretim planı, belirsizliğin ve rassallığın ön planda olduğu durumlarda değişkenler arasındaki tüm ilişkiyi içeren bir yapıya sahip olmalıdır. Bu amaçla işletmelere önerilecek üretim planlama tekniklerinden biri simülasyondur. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, simülasyon tekniğini kullanarak üretim süreçlerinde senaryo analizi yapmak, satış fiyatındaki esnekliğin kârlılık üzerindeki etkisini incelemek ve geleceğe yönelik üretim planlamasına ilişkin bir yapı oluşturmaktır. Bu amaçla çalışmada, temel olarak üretim planlama ve simülasyon tekniği anlatılarak, meyve suyu konsantresi üretimi yapan bir işletmenin verilerinden yararlanmak suretiyle simülasyon tekniğiyle farklı varsayımlar altında elde edilen kâr miktarlarını hesaplamaya ve alternatif üretim planları oluşturmaya yönelik bir yapı sunulmuştur.

BenzetimFiyatFiyat esnekliği+4
Elif Selin Karagöz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects