Physics teaching
82 theses under this subject heading
Ortaöğretim öğrencilerinin kuvvet ve hareket konusuna yönelik grafik kullanma becerilerinin incelenmesi
Araştırmada, kuvvet ve hareket konusuna yönelik ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin grafik okuma ve yorumlama ile grafik çizme becerilerini incelemek ve bu becerilerle ilgili karşılaşılan sorunlar varsa, bu sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Tarama modeli ile yürütülen çalışma, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında, Ankara il merkezinde yer alan Anadolu Liselerinde öğrenim gören toplam 209, 11. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak 13 maddeden oluşan çoktan seçmeli Grafik Okuma ve Yorumlama Beceri Testi (GOYBT) ve 5 maddeden oluşan açık uçlu Grafik Çizme Beceri Formu (GÇBF) kullanılmıştır. GOYBT'nde yer alan çoktan seçmeli sorular için, pilot çalışma sonucunda Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0.83 olarak bulunmuştur. GÇBF'nda yer alan açık uçlu soruların analizi için ise rubrik kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, parametrik testler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ayrıca veri toplama araçları ile elde edilen bulguların desteklenmesi amacıyla, öğrencilerin %20'si ile de yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmanın sonunda, öğrencilerin grafik okuma ve yorumlamada orta düzeyde, grafik çizmede ise düşük düzeyde başarı gösterdikleri sonucuna varılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin grafik okuma ve yorumlama becerileri ile grafik çizme becerileri birbirini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda ayrıca öğrencilerinin grafik eksenleri etiketleme, veri girişi, nokta oluşturma ve grafik çizmede, grafikleri anlama ve yorumlama konularında zorlandıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin GOYBT, GÇBF puanlarının cinsiyete göre karşılaştırılması sonucunda kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: grafik okuma-yorumlama, grafik çizme, kuvvet ve hareket, çizgi grafiği, fizik eğitimi
Fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan fizik problemleri kurarken kullandıkları üstbilişsel stratejiler
İçinde bulunduğumuz yüzyılda yaratıcı düşünme ve problem çözme becerileri oldukça önem kazanmıştır. Aktif öğrenmenin gerçekleşmesi ve üst bilişsel stratejilerin kullanılarak problem çözmede başarı sağlanmasında problem kurma becerilerinin de etkisi vardır. Bu araştırmanın amacı fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan problem kurma becerilerini inceleyerek hangi üst bilişsel stratejileri kullandıklarını belirlemektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerine göre yürütülmüştür. Verilerin içerik analizleri yapılarak bulgulara ulaşılmıştır. Sınıf düzeylerine göre problem kurma ve rutin olmayan problem kurma üzerine 1, 2, 3 ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 40 öğretmen adayının bilgi ve görüşleri hakkındaki veriler araştırmanın başında toplanmıştır. Daha sonra araştırmacı tarafından geliştirilen rutin olmayan problem kurma etkinliği 40 öğretmen adayından öğretmen rastgele seçilen 20 adaya uygulanmıştır. Bu şekilde rastgele seçilen 20 öğretmen adayının problem kurma becerileri ve rutin olmayan problemler kurarken kullandıkları üst bilişsel stratejileri hakkında veriler toplanmıştır. Rutin olmayan problem kurma becerileri değerlendirilirken araştırmacı tarafından belirlenen rubriğe göre puanlamalar yapılmıştır. Değerlendirme sonuçları ile üst bilişe yönelik form verileri birlikte yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan problemler ve problem kurma yaklaşımı hakkında bilgileri olduğu ancak fizik öğretiminde problem kurma yaklaşımına dair deneyimleri olmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının rutin olmayan problem kurma becerilerinin genel olarak düşük olmakla birlikte, öğrenim gördükleri sınıf bazında beceri farklılıklarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayların rutin olmayan problem durumları kurarken üst bilişsel olarak aktif olmuşlardır. Öğretmen adayları problem kurma yaklaşımının fizik eğitiminde kullanılmasına dair olumlu görüşler belirtmişlerdir. Sonuçlar doğrultusunda fizik öğretiminde problem kurma etkinliklerine yer verilmesine ve üniversitelerde fizik öğretimi branşında da akademik çalışmalar yapılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: fizik öğretmen adayları, yaratıcı düşünme, problem çözme, rutin olmayan problem kurma, üst bilişsel stratejiler
Gerçek yaşamla bağlantılı etkinliklerin öğrencilerin tutum ve başarısına etkisi: Enerji ünitesi
Bu araştırmanın temel amacı Fizik Öğretim Programında yer alan enerji ünitesine gerçek yaşam ile bağlantılı etkinliklerin öğrencilerin başarısı ve tutumuna etkisini incelenmesidir.Çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesindeki ve sonrasındaki seviyelerini ölçmek amacıyla ilgili üniteye yönelik "Enerji Başarı Testi (EBT)" ve "Fizik Dersi Tutum Ölçeği' (FDTÖ) kullanılmıştır. Çalışmada uygulanan başarı testi daha önce enerji ünitesini işlemiş olan 323 lise öğrencisine uygulanmıştır ve uygulanan testin güvenirliği ve geçerliği hesaplanmış çalışmayan yada az çalışan maddeler çıkarıldıktan sonra güvenirlik ve geçerlikleri 0,86 ve 0.57 çıkmıştır. Sonuçlar doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Uygulamada bir kontrol bir deney grubu oluşturulmuştur. Deney gruplarına rehber materyal uygulanırken kontrol grupları normal öğretimlerine devam etmişlerdir. Ön test ve son test dahil olmak üzere yaklaşık 7 hafta sürmüştür. Her bir ölçme aracı örneklem gruplarına uygulanarak elde edilen verilerin analizi SPSS istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Uygulama öncesinde deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin başlangıç seviyeleri aynı iken uygulama sonrasında elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin başarıları deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, uygulama sonrasında tutumları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney ve kontrol grubunun başarı testi kalıcılık puanları karşılaştırıldığında, deney grubundaki öğretim yönteminin kontrol grubundaki öğretim yöntemine göre bilgi kalıcılığında daha başarılı olduğu söylenebilir. Araştırma sonunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Yapılan çalışmanın bu alanda yapılacak diğer araştırmalara yardımcı olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: 5E öğrenme döngüsü, kavram yanılgısı, anlamlı öğrenme, enerji kavramı , Basit Malzemelerle Deneyler
Fen ders kitaplarındaki değişimin terim frekansı-ters doküman frekansı (TF-IDF) analizi ile incelenmesi
Gerçekleştirilen bu tez çalışmasının amacı 2000 yılından günümüze kadar olan süreç içerisinde fen bilimleri ders kitapları fizik konu alanında meydana gelen değişikliği otomatik metin analizi yöntemleri ile analiz etmeye dayanmaktadır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinde sıklıkla kullanılan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitabı olarak kabul edilen 2000, 2005, 2013 ve 2018 yılı fen bilimleri dersi öğretim programına göre hazırlanmış her sınıf düzeyinden bir ders kitabı oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 2018 fen programına ait altı (6) ders kitabına Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Bilişim Ağı üzerinden PDF formatında ulaşılmış, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Ankara Ferit Ragıp Tuncor Bakanlık Arşiv ve Dokümantasyon Kütüphanesinden dört (4) kitaba (2000 programı 6, 7, 8. sınıf ve 2005 programı 8. sınıf) ulaşılmış, kalan on iki (12) kitap ise sahaflardan temin edilmiştir. Örnekleme dahil edilen kitapların da öğretim programlarına uygunluğu kontrol edildikten sonra araştırmanın örneklemine dahil edilmiştir. Elde edilen bu kitaplar farklı uygulamalar kullanılarak düz metin belgesine dönüştürülmüş ve olası yazım hatalarından arındırılmıştır. NKod yazılımı yardımıyla düz metin dosyalarından kelime frekans listeleri elde edilmiştir. Kelime frekans listeleri R programlama dili ve RStudio yazılımında otomatik metin analizlerinde kullanılan kütüphaneler yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan ders kitapları ait olduğu dört öğretim programına (2000, 2005, 2013 ve 2018) göre dört farklı doküman (D2000, D2005, D2013 ve D2018) olarak kabul edilmiştir. Araştırma verilerini ise bu dört farklı doküman içerisindeki metinlerden elde edilen isim frekans listeleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 109877 isimden oluşan veriler analizler edilmiştir. Yapılan analizlerde ilk olarak on terime ilişkin ham frekans listesi elde edilmiş ve bu on terimin fizik konu alanının doğasını yansıttığı sonucuna varılmıştır. İkinci olarak otomatik metin analizinde sıklıkla uygulanan Terim Frekansı-Ters Doküman Frekansı (TF-IDF) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem doküman içerisindeki terimlerin frekansını dokümanlar arasında kullanım sıklığına bağlı olarak ağırlıklandırmaktadır. Bu yöntem sayesinde dokümanlar arası ortak kelimeler ve dokümanlara özgü ayırt edici kelimeler tespit edilmiştir. Ortak terimlere ilişkin analizlerde D2000 dokümanının diğer üç dokümandan farklılaştığı, ikili ve üçlü karşılaştırmalarda D2000 dokümanının dahil edilmesiyle ortak kelime oranının düştüğü gözlenmiştir. D2013 ile D2018 dokümanlarının karşılaştırılması ise ortak kelime oranının en yüksek olduğu karşılaştırma olduğu saptanmıştır. Üçüncü olarak elde edilen TF-IDF grafiğinde D2000 dokümanının fiziğe özgü kelimelerden oluştuğu, D2005 ve sonraki dokümanlarda tasarım, mühendislik, sebep, problem gibi kelimelerin ayırt ediciliğe sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Buna sebep olarak D2000 dokümanı sonrası dokümanlarda fizik ünitelerinden manyetizma, elektrik gibi kazanımların kaldırılması veya değiştirilmesi gösterilebilir. Ayrıca bilimsel süreç becerilerine ilişkin kazanım sayısının D2005 ve sonraki dokümanlarda artması başka bir neden olarak söylenebilir. Gerçekleştirilen araştırma Türkçe doğal dil işleme ve TF-IDF yöntemleri ile programlar arası meydana gelen değişimlerin büyük verilerle fen eğitiminde ders kitap analizleri ile ortaya konulabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Ders Kitapları, Fen Bilimleri, Fizik Eğitimi, Otomatik Metin Analizleri, Kelime Frekans Listesi, TF-IDF İstatistiği, Büyük Veri.
Fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışma, fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi amacıyla 2021-2022 eğitim-öğretim yılında yapılmıştır. Bu amaçla Ağır, Gür ve Okçu (2007) tarafından geliştirilen „„Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği‟‟ veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Online anket formuna dönüştürülen „„Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği‟‟ öncelikle geçerlik ve güvenirlik analizleri için farklı branşlardan 52 öğretmene uygulanmıştır. Geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda ortaya çıkan son ölçek 57‟si kadın, 43‟ü erkek toplam 100 fizik öğretmenine ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim görmekte olan 28‟i kadın, 15‟i erkek toplam 43 fizik öğretmen adayına online olarak uygulanmıştır. Veri analizi için SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları; cinsiyet, çalışılan kurum, mesleki kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre incelenirken, fizik öğretmen adaylarının tutumları; cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre fizik öğretmenlerinin cinsiyet ve öğrenim durumu ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmamış fakat fizik öğretmenlerinin çalıştıkları kurum ve mesleki kıdemleri ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Özel okullarda görev yapan fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum puanlarının devlet okullarında görev yapan fizik öğretmenlerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mesleki kıdemi 6-10 yıl olan fizik öğretmenlerinin uzaktan eğitimin avantajlarına yönelik tutum puanlarının mesleki kıdemi 11-15 yıl olan fizik öğretmenlerine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan fizik öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Fizik Eğitimi, Tutum, Fizik Öğretmeni, Fizik Öğretmen Adayı
Fizik öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımının akademik başarıya etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu çalışmanın amacı aktif öğrenme yaklaşımının kullanıldığı çalışmaların fizik başarısına etkisini meta analiz yöntemi ile incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda 6 alt probleme cevap aranmıştır. Araştırmaya dahil edilecek çalışmalar, 2004-2023(Nisan) yılları arasında ulusal ve uluslararası veri tabanlarında ''aktif öğrenme'' ile ilgili bilimsel dergilerde yayınlanmış makaleler ile Türkiye'de yapılmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinden oluşmaktadır. Literatür taramasında ERIC, DergiPark, Science Direct, YÖK Ulusal Tez Merkezi, Google Akademik ve ULAKBİM veri tabanları kullanılmıştır. 12 tane yüksek lisans tezi, 2 doktora tezi ve 26 makale olmak üzere toplam 40 araştırmanın verileri bu çalışmaya dâhil edilmiştir. Comprehensive Meta-Analysis (CMA) programının kullanıldığı bu çalışmada meta analiz yapılmadan önce çalışmaların yayın yanlılığı olup olmadığı kontrol edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda en yüksek genel etki büyüklüğü Türkiye'de yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde görülmüştür. 1.094 olarak bulunan bu etki büyüklüğü geniş düzeyde etki olarak tanımlanmaktadır. Bütün çalışmaların dâhil edildiği ve fizik eğitiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisinin araştırıldığı son araştırma probleminde genel etki 0.478 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bu etki büyüklüğü orta düzey etki olarak tanımlanmaktadır. Araştırma sonucunda fizik eğitiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarını pozitif yönde değiştirdiği tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada fizik eğitimi ile ilgili meta analiz çalışmalarının oldukça az olduğu görülmüştür. Bu sebeple daha sonra bu alanda çalışacak olan araştırmacıların 5E modeli, bilgisayar destekli öğretim gibi ya da tutum, motivasyon gibi çeşitli değişkenlerin fizik başarısına genel etkisi üzerine çalışabilecekleri düşünülmektedir.
İşitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesi
İBu araştırmanın amacı işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, üç fizik dersi öğretmeni, iki rehber öğretmen, bir okul yöneticisi, işitme yetersizliği olan üç öğrenci ve ebeveynleri, üç normal işiten öğrenci ve ikisinin ebeveynidir. Araştırma verileri saha gözlemleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve belge inceleme ile toplanmıştır. Veriler araştırma süreci sonunda çeşitli analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiş olup, meslek lisesinin özellikleri, meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimi, meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimi ve meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanması temalarına ulaşılmıştır. Meslek lisesinin özelliklerine ilişkin bulgular incelendiğinde, sınıflarda işitme yetersizliği olan öğrencilere uygun fiziksel ortamların sağlanamadığı, okula TEOG sınavı sonrasında daha çok akademik düzeyi düşük öğrencilerin geldiği, işitme yetersizliği olan öğrencilerin de buna dahil oldukları, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşayan öğrencilerin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak lise sonrasında özellikle işitme yetersizliği olan öğrencilere ilişkin işletmelerde özel gereksinimli personel çalıştırma zorunluluğu, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ve E-KPSS ile devlet memurluğuna girme haklarının bulunduğu ifade edilmektedir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin derslerini yönetmeliklere uygun biçimde planladıkları ve haftalık ders saati sayısının düşük olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca derslerini çoğunlukla doğrudan anlatım yöntemi, soru-cevap ve ödev verme stratejileri kullanarak ve problem çözme etkinliği desenleyerek yürüttükleri sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan okulda laboratuvar bulunmadığı, derslerde deney yapılmadığı, öğretim materyali olarak çoğunlukla resmi ders kitabından yararlandıkları ifade edilmektedir. Değerlendirme sürecinde ise yine yönetmeliklerde yazılı olan sayıda sınav yaptıkları ve sınavlarda farklı türde sorular sordukları belirlenmiştir. Son olarak öğretmenler tarafından özellikle normal işiten öğrencilerin akademik düzeylerinin çok düşük olduğu ifade edilmiştir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların genel olarak kaynaştırma eğitimine ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda belirli düzeyde kaynaştırma ekibi oluşturulduğu belirlenmiştir. Ancak katılımcılar teorik olarak kriterlerin belirlenmiş olmasına rağmen özellikle sınıflardaki özel gereksinimli öğrenci mevcudu, cihaz kontrolü ve bakımı, özel gereksinime yönelik ortam düzenlenmesine ilişkin sorunlar yaşandığını vurgulamışlar ve önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcıların üzerinde durduğu diğer sorunlar kriterlerine uygun BEP desenlenmediği ve destek eğitim hizmetlerinin ise hiç sağlanmadığı olmuştur. Ayrıca hem rehber hem de fizik öğretmenlerinin işitme yetersizliği olan çocukların eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve konuya ilişkin hizmetiçi eğitim çalışması yapılmadığı belirlenmiştir. Meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanmasına ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde fizik öğretiminin planlanma, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde işitme yetersizliği olan öğrencilere özel bir çalışmanın yapılmadığı, zaten öğretmenlerin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığı, öğrencilerin derse katılımının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilere göre ise özellikle öğretmenlerin sözel anlatımları sırasında dersi takip etme konusunda zorluk yaşadıkları, zaman zaman gürültü nedeniyle duymakta zorlandıkları, sadece tahtaya yazılan bilgileri defterlerine geçirebildikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan akranları ile iletişim kurdukları ve özellikle derste kaçırdıkları konulara ilişkin işbirliği yaptıkları belirlenmiştir Anahtar Sözcükler: İşitme yetersizliği, Fizik öğretimi, Kaynaştırma, Mesleki eğitim, Durum çalışması.
Kavram haritası yönteminin fizik öğretiminde öğrencilerin öğrenme düzeyine etkisi
Kavram haritaları; öğrenme, öğretme etkinliklerinde geniş kullanım alanına sahip olan görsel bir yöntemdir. Bu önemli yöntemi Ausubel'in öğrenme kuramı ışığında ilk defa Joseph Novak tanıtmıştır. İnsanlar iletişim için çeşitli yollar kullanmaktadırlar; doğal diller (konuşma-yazma), müzik, resimler - şemalar gibi. Kavram haritaları ise bilgi iletişiminin grafiksel bir yoludur. Öğrenme-öğretme yöntemi olarak geniş kullanım alanı bulan kavram haritaları, kavram yanılgılarını belirlemede de kullanılabilir. Araştırmanın problem cümlesini?kavram haritaları yönteminin fizik öğretiminde öğrencilerin öğrenme düzeyine etkisi var mıdır?? oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı bu problem cümlesine dayandırılarak, bu araştırmada kavram haritası yönteminin fizik öğretiminde öğrencilerin öğrenme düzeyine etkisi araştırılmıştır. Araştırma, İstanbul İli, Şişli İlçesi, Mecidiyeköy Lisesinde 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Lise-3'de öğrenim gören 50 öğrenciyle yapılmıştır. Araştırmada 11-FEN- A sınıfı öğrencilerine optik_küresel aynalar konusu geleneksel yöntem yanında kavram haritaları yöntemiyle, 11-FEN-B sınıfı öğrencilerine geleneksel yöntemle(düz anlatım yöntemi) ders anlatılmıştır. Araştırmada verilerin değerlendirilmesi bilgisayar ortamında SPSS istatistik programında T-Test, Paired Sample T-Test uygulanarak yapılmıştır. Araştırma sonunda geleneksel yöntem yanında kavram haritası yöntemiyle konular öğretilen öğrencilerin akademik başarılarının, geleneksel yöntemle öğretilen öğrencilerin başarılarından daha yüksek olduğu görülmüştür.
Bilgisayar destekli fizik öğretiminin öğrenci başarısına ve öğrencilerin tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; öğrencilerin başarılarını ve Fizik dersine ilişkin tutumlarını artırmada bilgisayar destekli öğretim ile geleneksel öğretim yöntemini karşılaştırmaktır.Bu çalışma 2008?2009 eğitim öğretim yılının kış döneminde yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğrenci sayısı 62'dir. Bu çalışmanın örneklemini İstanbul ili Sarıyer ilçesindeki Sarıyer Kız Teknik ve Meslek Lisesi dokuzuncu sınıf öğrencileri oluşturmuştur.Çalışmanın örneklemi deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubuna geleneksel anlatım yöntemiyle, deneysel gruba ise Crocodile Physics 6.05 programı ile hazırlanan bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle ders anlatılmıştır.Çalışmada ön test-son test kontrol grubu araştırma deseni kullanılmıştır. Öğrencilere, fizik başarı seviyelerini belirleyen fizik başarı testi ve fizik dersine karşı tutumlarını ölçen fiziğe karşı tutum ölçeği kullanılmıştır.Uygulamadan sonra, ?Kuvvet ve Hareket? konusundaki bilgisayar destekli öğretim ve geleneksel yöntemle öğretimin, öğrenci başarısına ve Fizik dersine karşı tutumlarına etkisini görmek için fizik başarı testi ve Fizik dersine karşı tutum ölçeği son test olarak uygulanmıştır.Bu çalışmanın hipotezlerini test etmek için istatistik biliminden yararlanılmıştır. İki grup arasında fizik tutumları ve ön bilgilerinin arasında anlamlı farkların olmadığı görülmüştür.Analiz sonuçlarından bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin ve geleneksel anlatım yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin çalışmanın başlangıcında Fizik başarılarında anlamlı bir fark olmamasına karşın çalışmanın sonucunda aralarında anlamlı fark oluştuğu ve bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin başarılarının önemli bir oranda arttığı görülmüştür.Yine analiz sonuçlarından çalışma sonrasında bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin Fizik dersine ilişkin tutumları ile geleneksel anlatım yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin Fizik dersine ilişkin tutumları arasında anlamlı bir oluşmasa da Fizik dersine ilişkin tutumlarını önemli bir oranda arttırdığı görülmüştür. Sonuçlar, bilgisayar ortamında işlenen konuların öğrencilerin başarılarında geleneksel anlatım yöntemiyle birlikte etkili olduğunu göstermiştir. Bütün bu bulgulardan bilgisayar destekli öğretimin sınıf ortamlarında kullanılarak verimli sonuçlar alınabileceği ve öğrencilerin derslere olan tutumlarını olumlu yönde değiştirebileceği sonuçlarına varılabilir.
Literatürdeki tasarım ilkelerine uygun olarak hazırlanmış multimedya ders yazılımının, lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmada literatürde yer alan on altı kuramsal tasarım ilkesine uygun olarak hazırlanmış bilgisayar yazılımının lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi incelenmiştir. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci döneminde Mersin 75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi'nde yapılmıştır. Araştırma örneklemi iki gruba bölünmüş, deney grubu 24 ve kontrol grubu 24 öğrenciden oluşmuştur. Araştırma sonucunda deney grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılan ve kalıcılık düzeylerinin kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öğretimsel tasarım, fizik eğitimi, kuramsal ilkeler, elektrik, yazılım
Fizik dersi optik ünitesinin bilgisayar destekli öğretiminde kullanılan animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve akılda kalıcılığa etkisinin incelenmesi
Bu araştırma ortaöğretim dokuzuncu sınıf fizik dersi ?optik? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve kalıcılığa etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana ili merkez Sarıçam ilçesindeki bir devlet ortaöğretim okulunda öğrenim görmekte olan toplam 79 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için 2007-2008 öğretim yılı ikinci döneminde, yaklaşık olarak on saatlik bir çalışma yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ortaöğretim 9. sınıf fizik dersinin ?optik? ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından hazırlanan fizik akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest ve uygulamadan 12 hafta sonra da kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Araştırmada iki deney ve bir kontrol grubu kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların, öğrencilerin akademik başarılarını ve bilgilerin kalıcılıklarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Animasyonlar ve simülasyonlarla yapılan öğretim ile kontrol grubunun etkisi birbiriyle kıyaslandığında, öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı bir farklılığın olduğu ortaya çıkmış olup, bilginin akılda kalıcılığında gruplar arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Fizik Öğretimi, Bilgisayar Destekli Eğitim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Bilgisayar Animasyonları, Bilgisayar Simülasyonları, Optik.
Ortaöğretim öğrencilerinin modern fizik konularını günlük hayata transfer düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, ortaöğretim on birinci sınıf öğrencilerinin fizik dersi kapsamındaki modern fizik ünitesindeki konularını günlük hayata transfer edebilme düzeylerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Betimsel tarama şeklinde desenlenen araştırmanın örneklemini küme örneklemi yöntemiyle seçilen 314 on birinci sınıf öğrencisiyle oluşturulmuştur. Araştırmada verilerin toplanması için Modern Fizik Başarı Testi (MFBT) ve Modern Fizik Transfer Testi (MFTT) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler nicel ve nitel olarak ele alınmış, nicel kısımda öğrencilerin başarı testi ve transfer testi puanları arasındaki ilişkiye bakılmış, nitel kısımda ise öğrencilerin modern fizik konularını günlük hayata transfer edebilme düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulguların analizleri sonucunda öğrencilerin başarı testi ve transfer testinde aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, anlamlı ve zayıf düzeyde ilişki bulunmuştur. Araştırma kapsamında transfer düzeyleri sıfır transfer, eksik transfer ve tam transfer olarak kategorize edilmiştir. On birinci sınıf öğrencilerin modern fizik konularının günlük hayata tam transfer seviyelerinin oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. On birinci sınıf öğrencilerinde en fazla tam transfer seviyesi olan konular"fotoelektrik olay" ve "kara cisim ışıması" olurken, en az tam transfer seviyesinin olduğu konular ise"madde dalgaları" ve "pauli dışarlama ilkesi" konuları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırma da öğrencilerde konulara göre sıfır transfer ve eksik transferler seviyelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Modern fizik, fizik eğitimi, bilgi transferi, ortaöğretim
Bilgisayar destekli animasyonla öğretim yönteminin fen bilgisi öğretmenliği fizik 4 (modern fizik) dersi ile ortaöğretim 11.sınıf modern fizik dersindeki akademik başarıya etkisi
Bu araştırma ortaöğretim önbirinci sınıf ve üniversite ikinci sınıf fen bilgisi öğretmenliğinde öğrenim gören öğrencilerin "modern fizik (Kuantum)" dersi öğretiminde, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların akademik başarıya etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana ilinde toplam 152 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için 2013-2014 öğretim yılı ikinci döneminde, bir çalışma yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ortaöğretim onbirinci Sınıf ve üniversite ikinci sınıf fen bilgisi öğretmenliğinde modern fizik (kuantum) dersinin beş ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, bir yüksek lisans tezinden alınan modern fizik akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır. Araştırmada üç deney ve üç kontrol grubu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların, öğrencilerin akademik başarılarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Animasyon kullanımı öğrencilere öğretilmek istenen özellikle fizik konularında çoğunlukla karşılaştığımız soyut olayları somutlaştırma ve zihinde canlandırma güçlüklerini ortadan kaldırılabilmektedir. Böylece öğrenciler için zengin bir öğrenme ortamı yaratmak mümkün olabilmektedir ve bu öğrencilerin akademik başarılarını artırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar destekli eğitim, bilgisayar destekli öğretim, bilgisayar animasyonları, modern fizik (kuantum).
Disiplinlerarası bağlam temelli öğrenme yaklaşımına dayalı fizik öğretim programının uygulanma süreci ile öğrencilerde bilişsel ve duyuşsal açıdan yarattığı değişimin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı; disiplinler arası bağlam temelli öğrenme yaklaşımına dayalı fizik öğretim programının uygulanma süreci ile öğrencilerde bilişsel ve duyuşsal açıdan yarattığı değişimi incelemektir. Araştırma bir durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın gerçekleştiği okulun ve sınıfın belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın katılımcıları, Adana ili Yüreğir İlçesinde bulunan bir Anadolu lisesinin 10. sınıf şubelerinden birinde, 2017-2018 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde öğrenim göre 33 öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin 23'ü kadın, 10'u erkektir. Araştırmada; araştırmacı tarafından disiplinler arası bağlam temelli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak "Elektrik ve Manyetizma" konusunda geliştirilen fizik öğretim programı uygulanmıştır. Öğretim programının geliştirilme sürecinde ilgili literatür incelenmiş, öğretmen, öğrenci ve alan uzmanlarının görüşlerine başvurularak ihtiyaç analizi yapılmıştır. Disiplinler arası bağlam temelli öğretim programı tasarlanırken Elektrik ve Manyetizma ünitesi üç modüle ayrılmış (Elektrostatik, Elektik akımı ve Manyetizma), öğretim programının kazanım, içerik ve öğretme-öğrenme süreci on disiplin ile ilişkilendirilmiştir. Ortaöğretim fizik öğretim programında Elektrik ve Manyetizma ünitesinin sekiz haftalık öğretim sürecine uygun olarak sekiz ders planı hazırlanmıştır. Planlar disiplinlerarası bağlam temelli REACT modeline göre hazırlanmış, daha sonra hazırlanan program ve ders planları uzman görüşlerine sunulmuştur. Gelen öneriler doğrultusunda gerekli düzeltmeleri yapılan öğretim programının pilot uygulaması üç hafta, asıl uygulaması sekiz haftada gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde, uygulama sırasında ve uygulama sonrasında nicel veriler; Anket, Bilgileri Günlük Yaşamla İlişkilendirme Testi, Disiplinler arası Problem Çözme Beceri Formu, Fizikte Problem Çözmeye Yönelik Tutum Ölçeği ve Fizikte Seçilmiş Duyuşsal Özellikler Ölçeği ile toplanmıştır. Nitel verileri toplamak için görüşme formları uygulanmış, doküman incelemesi yapılmış, araştırmacı ve öğrenciler uygulama boyunca günlük tutmuş ve sekiz hafta devam eden uygulama süreci kamera kaydına alınmıştır. Anket ve ölçeklerden verilerin analizinde betimsel istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde değerleri) yapılmış, sonrasında verilerin normal dağılım koşulları test edilerek bağımlı gruplar t-testi uygulanmıştır. Bilgileri Günlük Yaşam İlişkilendirme Testi, Disiplinler arası Problem Çözme Beceri Formu ve Öğrenci Çalışma Yapraklarının incelenmesinde uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilen dereceli puanlama anahtarları kullanılmıştır. Görüşme, kamera kayıtları ve dokümanlardan elde edilen nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin güvenirlik ve geçerlik çalışmalarında; çeşitleme, uzman incelemesi, uzun süreli etkileşim, araştırmacının duruşu göz önünde bulundurulurken, nicel veriler için Kendall'ın uyum katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bilgileri günlük yaşamla ilişkilendirme durumlarının %6'dan %61'e; disiplinler arası problem çözme beceri düzeylerinin "başlangıç" ve "kabul edilebilir" düzeyden "iyi" ve "çok iyi" düzeye yükseldiği belirlenmiştir. Fizik dersine ve fizikte problem çözmeye yönelik olumsuz duygu ve düşünceler de uygulama sonrasında olumlu yönde değişmiştir. Süreç içinde öğrencilerin çoğunlukla sayısal işlem yapma, konunun kavramlarını/formüllerini hatırlama ve açıklama grup çalışmaları sırasında da ortak karar verme, derse katılma, etkinliklere odaklanma ve disiplinler arası problemleri problem çözme basamaklarını izleyerek çözme konusunda zorlandıkları belirlenmiştir. Öğrenciler bu zorluklarla genellikle bireysel çabalarıyla (derse daha çok katılmaya çalışma, ders notlarını tekrar gözden geçirme, daha fazla ve farklı örnek vermeye ve derse daha çok odaklanmaya çalışma) baş etmeye çalışmışlardır. Arkadaşlarıyla fikir alışverişi yapma, öğretmene konuyu tekrar anlattırma, farklı örnekler vermesini isteme öğrencilerin güçlüklerle baş etmede izlediği diğer stratejiler olmuştur. Araştırmacının yaşadığı zorluklar genellikle bazı öğrencileri grup çalışmalarına dâhil etme, problem çözmenin "sağlama yapma" basamağını öğretme, konunun anlaşılmasını ve öğrencilerin birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlama konusuyla ilgili olmuştur. Araştırmacının bu zorluklarla baş etmek için izlediği stratejiler ise; ders planını güncelleme, öğrencilerin odaklanmasına rehberlik etme, problem çözme sürecinde farklılık yaratma, öğrenme-öğretme sürecini kontrol etme, davranış yönetimi ve okul yönetiminden destek istemedir. Uygulamanın öğrencilerde yarattığı bilişsel değişimler; bilgiler arasında disiplinler arası ilişki kurma, bilgileri günlük yaşamla daha çok ilişkilendirme, kalıcı öğrenme ve düşünme becerilerinin gelişimidir. Duyuşsal değişimler ise fizik dersinden korkmama, derse ilgi duymaya başlama, fiziğin günlük yaşamda olduğunu fark etme, derse daha çok odaklanma, başarabileceğine inanmadır. Öğrenciler uygulamanın diğer fizik derslerinden farklılıklarını; disiplinler arası düşünme, bilgileri günlük yaşamla ilişkilendirme, daha hızlı problem çözme, düşüncelerini serbestçe ifade etme, derse daha çok katılmayı isteme, başkalarının düşüncelerine önem verme, ilgi çekici ve eğlenceli olarak ifade etmişlerdir. Bazı öğrenciler uygulama sürecinde yapılanların yeterli olduğunu düşünürken bazıları; daha fazla deney yapılması, video gösterilmesi, problem çözülmesi, grup çalışması yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Gruplardaki kişi sayısının azaltması, her ders sonunda değerlendirme yapılması, ortamın daha sessiz olması, laboratuvarda daha çok zaman geçirme ve görseller materyallerin sayısının arttırılması öğrencilerin diğer önerileri olmuştur. Anahtar kelimeler: Disiplinler arası öğretim, Bağlam temelli öğrenme, REACT, Elektrik ve manyetizma ünitesi, Ortaöğretim
Web sayfalarında bilgi gezilerinin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin fizik öğrenimindeki başarısına etkisi: Öğrencilerin hatırlama, anlama ve uygulama seviyeleri
Bu çalışma, fizik öğretiminde web sayfaları üzerinden yapılan bilgi gezilerinin, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin hatırlama, anlama ve uygulama düzeyi açısından başarılarına etkisi üzerine yapılmıştır. Çalışma, araştırma kanıt örneğinin yanı sıra yanıtların değerlendirilmesine ilişkin yarı-deneysel yönteme dayanmaktadır. Bu çalışma örneği, Libya okullarından dokuzuncu sınıf Libyalı 62 öğrenciden oluşmuş ve iki gruba ayrılmıştır. Bir deney grubu, web üzerinden bilgi gezileri stratejisini kullanarak dokuzuncu sınıf fizik dersinden ışık birimini inceleyen 31 öğrenciden ve bir kontrol grubu, normal yöntem stratejisini kullanarak öğrenim gören 31 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmacı, çalışma verilerini toplamak için bir araç olarak fizikte bir başarı testi ve bir öğretmen rehberi hazırlamıştır. Bu çalışmada, deney ve kontrol grupları arasındaki farkları belirlemek için iki bağımsız grup için t testi ve etki büyüklüğünü ölçmek için ETA-Kare denklemi kullanılmıştır. Bu pratik çalışmanın istatistiksel sonuçları, deney ve kontrol gruplarının hatırlama, anlama ve uygulama düzeylerindeki araçları ile deney grubu yönündeki toplam puanlar ile deney grubu için test öncesi ve sonrası toplam puanlar arasında farklılıklar olduğunu göstermiştir.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) fizik sorularının öğretim programı, ders kitabı ve öğrenme-öğretme süreciyle karşılaştırılması
Bu araştırmanın genel amacı, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) fizik sorularının öğretim programı, ders kitabı ve öğrenme - öğretme sürecine ne derece uygun olduğunu belirlenmesidir. Yapılan literatür taramalarında fizik dersi için ülkemizde yapılan merkezi sınavlarda ve uluslararası sınavlarda istenilen başarıya ulaşılamadığı görülmektedir. Bu araştırmada hedeflenen başarıdan daha düşük düzeyde olmamızın nedenleri irdelenmeye çalışılmıştır. Gerçekleştirilen araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması olup alt desenlerinden çoklu durum çalışması yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda; Düzce ilinde orta öğretim kurumunda çalışan 35 fizik öğretmeni, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde Fizik Eğitimi Bölümünde görev yapan 6 öğretim üyesi, 2018 Ortaöğretim Fizik Dersi Öğretim Programı, MEB Fizik Ders Kitapları, 2019 – 2020 yılında gerçekleşen TYT (toplam 14 soru) ve AYT (toplam 28 soru) sınav soruları yer almaktadır. Çalışmada; dört adet veri toplama aracı oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak öğretmenlerin ders işleniş durumlarını belirlemek amacıyla oluşturulan "Öğretmen Görüş Alma Formu", TYT ve AYT sınavlarındaki soruların gerektirdiği becerileri belirlemek amacıyla 2019 ve 2020 YKS soru ve becerilerinin yer aldığı "YKS Soruları İçin Görüş Alma Formu", YKS fizik sorularının öğretim programındaki kazanımları karşılama durumu için "Kazanım – Soru Çizelgesi", YKS fizik sorularının çözümü için gerekli bilgilerin ders kitaplarında bulunma durumu için "Sınav Sorularının Gerektirdiği Bilgileri MEB Kitabında İnceleme Formu" kullanılmıştır. Verilerin toplanması aşamasında doküman inceleme ve görüşme kullanılmıştır. Kazanım – Soru Çizelgesi kullanılarak YKS fizik sorularının çözümü için gerekli kazanımlar belirlenmiştir. Sınav Sorularının Gerektirdiği Bilgileri MEB Kitabında İnceleme Formu kullanılarak YKS fizik sorularının çözümü için gerekli kazanımlara kitaplarda yer verilme durumu incelenmiştir. YKS Soruları İçin Görüş Alma Formu kullanılarak fizik sorularının çözümünde hangi becerilerin kullanıldığı belirlenmiştir. Öğretmen Görüş Alma Formu kullanılarak ders işleniş sürecinde hangi becerilere yer verildiği belirlenmiştir. Elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Kazanım – Soru Çizelgesi ve Sınav Sorularının Gerektirdiği Bilgileri MEB Kitabında İnceleme Formu için içerik analizi uygulanmıştır. YKS Soruları İçin Görüş Alma Formu ve Öğretmen Görüş Alma Formu için içerik ve betimsel analiz iç içe uygulanmıştır. Ders işleniş süreci için yapılan içerik analizi kodlamaları için google forms belgelerinde uyuşum yüzdesi %92, yüz yüze görüşmelerin içerik analizi kodlamaları için uyuşum yüzdesi %91 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak öğretim programında yer alan beceriler belirlemiş, YKS fizik sorularının çözümü için gerekli bilgilerin MEB ders kitapları tarafından karşılandığı, YKS fizik sorularının çözümü için hangi becerilerin gerektiği ve ders işlenişi esnasında bu becerilere yer verilme durumu karşılaştırılmıştır. "Bilgi ve Metodolojiden Yararlanma", "Bilgiyi Hayatta İşlevsel Olarak Kullanma", "Mantıksal Düşünme", "Okuma (Terimsel)", "Sayı ve İşlem Becerisi" ve "Yorumlama" becerileri hem 2019-2020 yıllarında gerçekleşen TYT ve AYT sınavlarındaki fizik sorularının çözümünde hem de görüşme verilerine göre ders işleniş sürecinde gerekli beceriler arasında ortak olarak yer almıştır. "Problem Çözme", "Sunma (Bağıntısal) ve "Uzamsal Düşünme" becerileri 2019-2020 yıllarında gerçekleşen TYT ve AYT sınavlarındaki fizik soruların çözümünde gerekli olarak karşımıza çıkarken ders işleniş süreçlerinde bu becerilere yer verilmemiştir. "Teknoloji Kullanımı", "Bilgi ve Metodolojiyi Uygulama", "Sosyal ve Vatandaşlıkla İlgili Yetkinlikler", "Sistemler ve Bireyler Arası İşbirliği ve Liderlik" ve "İletişim" becerileri ders işleniş süreçlerinde kullanılırken 2019-2020 yıllarında gerçekleşen TYT ve AYT fizik sorularının çözümü için gerekli beceriler arasında yer almamıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretim programı, ders kitabı, beceri, fizik eğitimi, YKS
Probleme dayalı öğrenme sürecinde ısı ve sıcaklık kavramlarının gelişimi üzerine bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PDÖ'nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PDÖ'nün duyuşsal etkileri olumludur.
Bağlam temelli yaklaşımla yapılan fizik eğitiminde kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisini belirlemektir. Bunun için hazırlanan metinler dokuzuncu sınıf öğrencilerine bağlam temelli yaklaşımla 5E modelinde işlenilen sekiz haftalık Kuvvet ve Hareket Ünitesi sürecinde sunulmuştur. Kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi klasik metinlerle karşılaştırarak belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada karma metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu eşleştirilmiş kontrol gruplu ön test ? son test deseni kullanılarak Giresun'da bulunan bir genel lise ve bir Anadolu lisesinden ikişer sınıftan 116 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Öğrenci erişisini belirlemek için üç adet çoktan seçmeli test geliştirilmiştir. Bu testlerden biri klasik (bağlam temelli olmayan), ikincisi ve üçüncüsü ise sırasıyla oryantiring ve Formula 1 bağlamındadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise örneklem grubunu oluşturan sınıflardaki öğrenciler erişi testlerindeki erişilerine göre üç gruba ayrılmış ve her gruptan iki olmak üzere toplamda 24 gönüllü öğrenciyle oluşturulan çalışma grubuyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Erişi testlerinden elde edilen veriler nicel veri analizi teknikleriyle incelenirken, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır.Çalışmada bağlam temelli testlerde öğrenci başarısının klasik testlere göre daha yüksek olduğu, ancak testte kullanılan bağlamın sonuçları etkilemediği; çoktan seçmeli testlerden faydalanarak öğrenciler erişilerine göre sıralanmak istenildiğinde ise klasik ve bağlam temelli testler arasında okullara göre farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Sekiz haftalık uygulama süreci sonunda öğrencilerin testlerdeki başarılarında artış gözlenmiştir. Ancak öğrenci başarısı metinlere göre incelendiğinde bağlam temelli testlerde okunulan metin türüne göre anlamlı bir farklılık çıkmazken, klasik teste göre kavramsal değişim metinleri okuyan öğrencilerin klasik metin okuyan öğrencilere göre başarılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Üç farklı erişi testinden elde edilen bulguların birbiriyle özdeş olmaması nedeniyle bu testlerdeki metinlerle ilgili sorulara konsantrasyon analizi yapılmıştır. Konsantrasyon analizinde de sonuçlar metinlere ve okullara göre farklılaştığı için görüşmeler yardımıyla daha ayrıntılı inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ancak görüşmelerde de sonuçların metinlere ve okullara göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle nihai sonuca konsantrasyon analizinin ve içerik analizinin sonuçlarından özdeş olanlardan faydalanarak ulaşılmıştır.Çalışmanın sonucunda dokuzuncu sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesinde bağlam temelli yaklaşımla hazırlanmış 5E modelindeki bir öğretim sürecinde kullanılan kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine olumlu etkisi olduğu bulunurken; kavramsal değişim metinleri klasik metinlerle karşılaştırılarak incelendiğinde hangi metin türünün daha etkili olduğu konusunda kesin yargıya varılamamıştır.
Fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin fizik dersine karşı tutumlarındaki gelişmeler
Bu çalışmanın amacı, fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin, fizik dersine yönelik tutumlarındaki gelişmeleri, nitel araştırma metotları temelinde araştırmaktır. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ili Altındağ ilçesindeki özel bir okulda öğrenim gören 9,10 ve 11.sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Çalışmada, öğrencilerle, sekiz ay süren, proje tabanlı öğretimi temel alan fizik projeleri üretilmiştir.Araştırmada nitel araştırmalar için çeşitleme metodu kullanılmıştır. Öğrencilerle beraber bir çalışma alanı oluşturulmuş ve kişi- alan gözlemi yapılmıştır. Araştırmada, katılımlı ve katılımsız gözlemde bulunulmuştur. Fizik proje çalışmaları öncesinde öğrencilere, fizik dersine yönelik tutum ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Uygulamadan sonra ise aynı test, süreç sonunda, kamera kayıtlı grup-odak görüşmeden önce yeniden uygulanmıştır. Fizik dersine yönelik tutum anketinden elde edilen veriler SPSS veri analiz programıyla yorumlanmıştır. Proje çalışmalarının ortalarında öğrencilere, nitel araştırma temelli, yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorular içeren el yazılı mülakat formu uygulanmıştır. Proje çalışmalarının bitiminde, öğrencilerle, kamera kayıtlı, yarı yapılandırılmış, açık-uçlu sorular yoluyla grup-odak görüşme yapılmıştır. Çalışma sürecinde gözlemlenen durumlar yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla irdelenmiştir.Çalışma sonunda görülmüştür ki, fizik proje çalışmaları, öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fizik dersine yönelik kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve fizik kaygısı ile başa çıkma yaklaşımları
Bu araştırmada, Fen bilgisi öğretmen adaylarının kaygı düzeyleri ile çeşitli değişkenler (cinsiyet, mezun olunan lise türü, öğrenim gördüğü üniversite, ailenin eğitim durumu ve akademik başarı puanı) arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca Fen bilgisi öğretmen adaylarının fizik dersinde kaygı nedenlerini belirlemek ve fizik dersine yönelik kaygılarını azaltmak için görüşlerinin araştırılması da amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırmada nicel ve nitel veriler toplanmış, araştırma problemlerine cevap aramak için karma bir desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Fırat Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi'nde Eğitim fakültesinde öğrenim gören 349 Fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerini elde etmek için Şahin, Çalışkan ve Dilek (2015) tarafından geliştirilen "Fizik Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde değişkenler ile kaygı puanı arasındaki ilişkiyi analiz etmek için standart sapma, aritmetik ortalama, yüzde, bağımsız t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İstatistiksel analiz SPSS 22.0 paket programı ile yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Fen bilgisi öğretmen adaylarının cinsiyet değişkenine göre fizik kaygı puanları istatistiksel olarak anlamlıdır. Ayrıca, fizik kaygı puanı ile fizik dersi akademik başarı puanı arasında başarılı Fen bilgisi öğretmen adayları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının fizik kaygı puanları arasında üniversite, lise türüne ve ebeveyn eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Bununla birlikte, Fen bilgisi öğretmen adayları fizik kaygısının nedenlerini öğretmenlerine, fizik formüllerine, fizik konularına, kişisel algılarına, kendi kaygı düzeylerine ve temel bilgi eksikliğine bağlamışlardır. Araştırmanın nitel bölümünde, öğretmen adaylarının fizik dersine yönelik kaygıları ile başa çıkma yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini almak için Fırat Üniversitesi'nde öğrenim gören 19 Fen bilgisi öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Fen bilgisi öğretmen adaylarının fizik dersine yönelik kaygıları ile başa çıkmak için kullandıkları yöntemlerin (düzenli çalışmak, olumsuz konuşan arkadaşlardan uzaklaşmak, öğretmenden destek almak) kaygılarını azaltmada etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Fizik, Kaygı, Fizik Kaygısı
Kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi
Bu çalışmada kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi araştırılmıştır. Öğretimin etkisini ölçebilmek amacıyla kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır.Deney grubuna deney videoları içeren öğretim uygulanmıştır. Bu videolar giriş ve sonuç kısmı olarak iki parçadan oluşmaktadır. Giriş kısmı deneyde kullanılan materyalleri ve deneyin hazırlanışını içerirken, sonuç kısmında deneyden elde edilen bulgular yer almaktadır.Öğretim birçok aşama içermektedir. Bu aşamaların sayısı öğrencilerin kavram yanılgısına sahip olup olmamasına göre değişmektedir. Eğer öğrenci tüm kavram yanılgılarına sahipse aşama sayısı maksimum olacaktır. Öğrenci hiçbir kavram yanılgısına sahip değilse aşama sayısı minimum olacaktır. Bu aşamaların sırası şu şekildedir: 1. Aşamada; öğrenciler deney videosunu yalnızca giriş kısmını izlerler ve deneyin sonucunu çoktan seçmeli soruya yanıt vererek tahmin etmeye çalışırlar. 2. aşamada; öğrenciler tahminlerinin sebeplerini çoktan seçmeli şıklar arasından seçerler. Bu aşamadan sonra öğretimin etkileşimli olan kısmı başlar. 3. aşamada (tahmin ve sebebi doğru ise); öğrenciler videonun sonuç kısmını izlerler ve ekranda tebrikler mesajı görünür. Eğer 3. aşamada tahmin ve/veya sebebi yanlışsa; öğrenciler yine deney videosunun sonuç bölümünü izlerler ve cevaplarının yanlış olduğunu fark ederler. Bu aşamadan sonra kavram yanılgılarını gidermek için hazırlanan metinler ekranda görünür. Kavram yanılgılarına göre bazı küçük sorulara da cevap vermeleri istenir. Bu aşamalar tüm kavram yanılgıları için bilgisayar üzerinden takip edilir.Isı ve Sıcaklık Kavram Testinden 11 tane üç aşamalı soru seçilmiş ve çalışmanın amacına göre düzenlenmiştir Güvenilirliği analiz edildikten sonra ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Ön çalışmada 40 öğretmen adayıyla çalışılmıştır 9 kavram yanılgısı incelenmiştir. Öğretim düzenlendikten sonra 35 (21'i kontrol grubu, 14' deney grubu) öğretmen adayıyla çalışılmıştır. Ön test-son test sonuçları arasındaki fark çoğunlukla anlamlı çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, kavramsal değişim, ısı ve sıcaklık, etkileşimli ve web tabanlı
Sezgiye dayalı fizik soruları ve deneylerinin, öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırma, ortaöğretim seviyesinde verilen fizik dersinde sezgiye dayalı fizik (SDF) soruları ve deneylerinin kullanılmasının öğrenci başarısı ve tutumuna etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Bu çalışma, kontrol gruplu ön test-son test modeline uygun yarı deneysel bir çalışmadır.Üç öğrenci grubu ile yapılan bu araştırma, Ankara'da bulunan bir özel lisede yürütülmüştür. 60 öğrenci ile yapılan 5 haftalık çalışma süresinde bir deney grubu, iki de kontrol grubu oluşturulmuştur. Sınıflar tesadüfi örneklem yöntemiyle, 11 sınıflardan 3 şube deney ve kontrol gruplarına atanmıştır.Araştırmada iki farklı öğretim yöntemi kullanılmıştır. Bunlar; (1) sezgiye dayalı fizik (SDF) soruları ve deneyleri eşliğinde ders anlatımı ve (2) geleneksel öğretim yöntemi. Çalışmada ilk olarak, elektrik akımı konusu ile ilgili başarı testi ve sezgiye dayalı fizik soruları geliştirildi. Daha sonra ilgili deneyler tasarlandı ve Taşlıdere (2002) tarafından hazırlanan tutum ölçeği elektrik konusuna uyarlandı. Başarı testinin oluşturulmasında, Milli Eğitim Bakanlığının lise müfredatı ve okutulan kitaplar göz önüne alındı.Başarı testi, 2009-2010 öğretim yılı ilkbahar döneminde Ankara'daki bir özel okulda okuyan ve konuyu bilen 50 öğrenciye pilot çalışma olarak uygulandı. Tez danışmanının fikirleri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapıldı. Deneysel çalışmaya başlamadan önce yapılan fizik başarı testi (FBT)'ine verilen cevaplardan, testin güvenirliği 0,80 olarak hesaplandı. Deney ve kontrol grupları, son testten toplanan verilerle karşılaştırıldı. SDF soruları ve deneyleri eşliğinde yürütülen derslerin daha fazla ilgi çektiği, öğrenci başarısını artırmada ve tutumlarını olumlu değişiklik yapmada etkili olduğu görüldü.
Öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarının repertuvar çizelge ve kavram haritasıyla belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarını repertuvar çizelge tekniği ve kavram haritaları ile ortaya çıkarmaktır. Araştırma üç yüksek lisans öğrencisinin katılımı ile yapılmıştır. Her öğrenci ile bireysel olarak iki oturum gerçekleştirilmiştir. İlk oturumda öğrenciler kavram haritası oluşturmuşlardır. Kavram haritası oluşturulmasında öğrencilere yardımcı olmak için yirmi bir kavram verilmiştir. İkinci oturumda, öğrenciler ile repertuvar çizelgeleri oluşturulmuş ve ardından öğrenciler ile bireysel yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Repertuvar çizelgesinde, basit elektrik devreleriyle ilgili on iki madde öğrenciler tarafından derecelendirme yöntemiyle doldurulmuştur. Öğrencilerden, yapıları maddelere göre 1 ile 5 arasında derecelendirmeleri istenmiştir. Repertuvar çizelgelerinin analizinde Gridsuite4 bilgisayar programı ve nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bireysel görüşmeler ise betimsel analiz metoduyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, basit elektrik devrelerinde, repertuvar çizelge tekniğinin öğrencilerin kavram yapılarını ortaya çıkardığı bulunmuştur. Elektrik konusunda, öğrencilerin ?Potansiyel fark devrede akar, dolaşır?, ?Kısa devre durumunda üretecin enerjisi değişmez?, ?Akım potansiyel fark oluşturur?, ?Devre açık ise üretecin uçlarında potansiyel fark yoktur? şeklinde kavram yanılgılarına sahip oldukları bulunmuştur.Anahtar kelimeler: repertuvar çizelge tekniği, kavram haritası, fizik eğitimi, basit elektrik devreleri
Ankara'daki liselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumu ve öğrenci başarısına etkisinin değerlendirilmesi (Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, 2009?2010 eğitim?öğretim yılında, Ankara'dakiliselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumunu ve öğrencibaşarısına etkisini, öğretmen görüşlerine dayanarak değerlendirmektir.Araştırmadaki veriler, öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2009?2010 öğretim yılında Ankara ilinde görev yapan 103fizik öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmen görüşlerini elde etmek için 103 fiziköğretmenine toplam 71 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verilerininanalizinde istatistiksel teknikler kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, liselerde fizik derslerinde kullanılaneğitim materyallerinin, yardımcı elemanın, okulların donanımının ve ders saati içinayrılan sürenin yeterliliği konusunda olumsuz görüş belirtmişlerdir. Eğitimteknolojilerinin kullanımının, öğrenci başarıları üzerindeki etkisine ise olumlu görüşbelirtmişlerdir