Rainbow trout
68 theses under this subject heading
Alabalık yemlerine yapılan DL-alanin ve betadin katkısının Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss, W. 1972) fingerliklerinin gelişme ve karkas kompozisyonu üzerine etkileri
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ Alabalık Yemlerine Yapılan DL-Alanin ve Betain Katkısının Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss, W. 1972) Fingerliklerinin Gelişme ve Karkas Kompozisyonu Üzerine Etkileri Gülsün BEKLEVİK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Abdurrahman POLAT Yıl 1999, Sayfa 40 Jüri: Doç Dr. Abdurrahman POLAT Doç. Dr. Metin KUMLU Yrd. Doç. Dr. Mehmet ÇELİK Bu çalışmada, ülkemizde ve dünyada yetiştiriciliği yaygın olarak yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) fingerliklerinin, yemlerine cezbedici madde olarak DL-alanin ve betain ilavesinin balıkların gelişimine ve karkas besin madde bileşenleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, % 1.5 oranında DL-alanin ve % 1.5 oranında betain ilave edilen yemlerle beslenen balıklarda (sırasıyla 35.36+1.81 g ve 38.47±3.02 g) kontrol rasyonuyla beslenen balıklara göre (28.32±0.31 g) daha yüksek canlı ağırlık artışı olduğu saptanmıştır (p<0.05). Cezbedici madde ilaveli yemlerle beslenen grupların yem değerlendirme ve protein oranlarının da kontrol grubuna göre daha iyi olduğu bulunmuştur (p<0.05). Araştırma gruplarına ait tüm vücut kuru madde, karkas ve tüm vücut ham kül ve protein oranları benzer bulunmuştur (p>0.05). DL-alanin ilaveli yemlerle beslenen grupta karkas kuru madde oranı diğer gruplardan daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Betain ilaveli yemlerle beslenen grupta ise tüm vücut lipit oranı kontrol grubundan düşük bulunurken (p<0.05), karkas lipit oranlan bakımından tüm gruplar benzer bulunmuştur (p>0.05). Anahtar kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, DL-alanin, Betain, Cezbedici madde.
Seyhan baraj gölü'nde yüzer kafeslerde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve ikinci ürün olarak tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanaklarının araştırılması
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ SEYHAN BARAJ GÖLÜNDE YÜZER KAFESLERDE GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorhynchus mykiss) VE İKİNCİ ÜRÜN OLARAK TİLAPİA (Oreochromis aureus)YETİŞTİRME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mustafa Vedat ALEV ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yıl 2002, Sayfa 39 Jüri: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd.Doç.Dr. Murat BİLGÜVEN Bu çalışmada Seyhan baraj gölünde yüzer ağ kafeslerde kış döneminde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve yaz döneminde de tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanakları araştırılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde başlangıç ortalama boylan 16,34±1,45 cm ve ortalama ağırlıkları 56,45±6,10 g olan alabalık yavruları kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 27,75±0,89 cm ve 277,54±18,50 g 'lık bireyler elde edilmiştin Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 2,95 g, yem değerlendirme oram 1:1,15 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 13,5 kg ürün elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde başlangıç ortalama boylan 3,89±0,34 cm ve ortalama ağirlıkları 0,95±0,27 g olan tilapya yavrulan kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 17,25±2,98 cm ve 131,58±7,12 g 'lık bireyler elde edilmiştir. Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 1,45 g, yem değerlendirme oram 1:1,21 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 6,5 kg ürün elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Yüzer kafesler, Tilapya
Su ve balıklarda aroma maddeleri bileşimine yöre ve mevsimlerin etkisi ve kötü kokulu bileşiklerin mıspe tekniğiyle uzaklaştırılması
Bu çalışmada, 2018-2020 yıllarında Adana, Kahramanmaraş ve Mersin illerinde bulunan gökkuşağı alabalık çiftliklerinden dört farklı mevsimde alınan yetiştirme suyu ve gökkuşağı alabalık (Oncorhynchus mykiss) örneklerinin aroma maddeleri HS-SPME-GC-MS yardımı ile belirlenmiş; bölge ve mevsim farklılığının bu bileşikler üzerine etkileri saptanmıştır. Su ve balık örneklerinde genel olarak aldehit bileşiklerinin baskın aroma maddeleri olduğu tespit edilmiştir. Su örneklerinin aroma maddeleri bileşimine mevsimlerin etkisi olurken, bölgenin bu bileşikler üzerine belirgin bir etkisinin olmadığı; farklı mevsim ve bölgenin balık örneklerinin aroma maddeleri bileşimi üzerine ise etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca, balık örneklerinin kokusundan sorumlu aroma-aktif bileşikleri GC-MS-Olfaktometri tekniği ile belirlenmiştir. Su ve balık örneklerinde koku kusuruna neden olan asetofenon bileşiği için moleküler baskılı polimer sentezlenmiştir. Polimerin karakterizasyon çalışmaları FTIR ve SEM cihazları ile yapılmıştır. Asetofenon bileşiği moleküler baskılı katı faz ekstraksiyonu (MISPE) tekniği ile başarılı bir şekilde uzaklaştırılmıştır. MISPE sonucunda asetofenon bileşiği için %86.5'luk bir geri kazanım elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Aroma-aktif bileşenler, HS-SPME-GC-MS, MISPE
Üç farklı çiftlikte kullanılmakta olan erkek ve dişi alabalık (Oncorhynchus mykiss) anaçlarından alınan sperm ve yumurtalarda bazı kalite parametrelerinin karşılaştırılması
Çalışma Adana İli çevresinde bulunan üç küçük ölçekli gökkuşağı alabalığı yetiştiricilik işletmesinden alınan erkek ve dişi anaçlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Balıklarda boy ve ağırlık ölçümleri yapıldıktan sonra alınan sperm ve yumurta örneklerinden, bazı sperm ve yumurta kalite parametrelerine bakılmıştır. İstatistiksel olarak farklı olmayan ortalama ağırlıklar her bir işletme için 350,30±41,88; 320,33±15,31 ve 226,27±35,89 olarak saptanmıştır (P<0,05). Yumurta kalite parametrelerinden ortalama yumurta ağırlıkları (42.53 mg ve 51,32mg) ve çapları bakımından da (4.25 mm ve 4,65 mm) işletmeler arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yumurtaların yağ asitleri içerikleri incelendiğinde, ΣMUFA, ΣPUFA, n3 v3 n6 yağ asitleri bakımından bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Ancak sperm kalite parametreleri söz konusu olduğunda Sperma miktarı (5,71±0,64 ml) tespit edilen toplam spermatozoa (182,40 ± 173,3 x109) ve hareketli sperm yüzdesi (77,99±12,46 %) gibi parametrelerde farklılık önemli bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, sperm kalitesi, yumurta kalitesi, Oncorhynchus mykiss
Sodyum bikarbonatlı yemlerle beslemenin gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) soğukta depolama sürecinde kimyasal kalitesine etkisi
Bu araştırmada balık yemlerine sodyum bikarbonat (SB) ilavesinin gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) hasat sonrası soğuk depolama koşullarında kimyasal ve duyusal özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Hasattan önce 21 gün boyunca 0, 1M, 2M ve 3M SB katkılı yemlerle beslenen gökkuşağı alabalığı 4oC'de depolanmış, raf ömrü sonuna kadar kimyasal ve duyusal değerlendirmeler yapılmıştır. Hasat sonrası en yüksek pH düzeyi 2M ve 3M sodyum bikarbonat katkılı yemlerle beslenen gruplarda gözlenmiştir. TVB-N değeri 1M, 2M ve 3M SB katkılı yemlerle beslenen gökkuşağı alabalıklarında 14,88-15,68 mg/100g arasında bulunurken, kontrol grubunda 20,14 mg/100g olarak belirlenmiştir. Depolamanın 13. gününde 3M SB katkılı yemlerle beslenen grubun TVB-N değeri (29.10mg/100g) kontrol grubundan (37,21mg/100g) önemli derecede düşük bulunmuştur. Depolamanın başlangıcında tüm gruplarda benzer TBARs değerleri gözlenmiş; ancak SB katkılı yemlerle beslenen gruplarda TBARs artışının kontrole göre daha yavaş olduğu görülmüştür. Depolama başlangıcında, SB katkılı yemlerle beslenen alabalıkların görünüm, koku, tekstür, renk ve genel kabul edilebilirlikpuanları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Ancak raf ömrü (13 gün) açısından gruplar arasında fark gözlenmemiştir. Tüm depolama süresi boyunca en iyi doku skorları 3M grubunda gözlemlenmiştir. Bu nedenle hasat öncesi gökkuşağı alabalığı yemlerine SB ilavesinin et kalitesini artırmak amacıyla yem katkı maddesi olarak kullanılabileceği sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Sodyum bikarbonat, gökkuşağı alabalığı, pH, soğuk depolama, hasat sonrası kalite
Bazı odun dışı orman ürünlerinin gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliğinde bağışıklık güçlendirici etkilerinin araştırılması
Bu çalışmada, kayın mantarı ve ısırgan otunun immünostimulant etkisi ve gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) Aeromonas hydrophila hastalık etmenine direnci araştırılmıştır. % 0,1 ve % 0,5 dozlarında farklı ısırgan otu ve kayın mantarı yeme eklenmiş ve alabalıklar bu yemle dört hafta boyunca beslenmiştir. Dört haftanın sonunda gökkuşağı alabalıklarına A. hydrophila enjekte edilmiştir. Çalışma sonunda balıklarda, kontrol grubuna oranla önemli derecede ağırlık artışı görülmüştür. Yem değerlendirme oranı, kontrol grubuna göre deneme gruplarında azalış gösterirken, en az yem değerlendirme oranı % 0,1 dozda kayın mantarı uygulanan grupta gözlenmiştir. Nitroblue tetrazolium (NBT) ve fagozitik aktivite tüm deneme gruplarında kontrol grubuna göre artış göstermiştir. Lizozim aktivitesinde kontrol grubuna göre önemli derecede artış tespit edilmiştir (P<0,05). % 0,5 ısırgan otu dozunun lizozim aktivitesinde en fazla artışı sağladığı tespit edilmiştir. Myeloperoksidaz aktivitesinde kontrol grubuna oranla artış gözlenirken, en fazla artış ısırgan otu ile beslenen grupta gözlenmiş ve ısırgan otu dozları farklılık göstermemiştir. Bu çalışma sonuçları 0,1 kg-1 ve 0,5 kg-1 ısırgan otu gruplarında canlı A. hydrophila ile kontrol testi yapıldığında en yüksek yaşama oranını ortaya koymuştur. Çalışma sonucunda, kayın mantarı ve ısırgan otunun gökkuşağı alabalığı bağışıklık sisteminde etkili bir immünostimulant olduğu belirlenmiştir.
Çemen otu (Trigonella foenum-graecum L.) ve siyah hardal (Brassica nigra) tohumları ile defne (Laurus nobilis) yaprağı özütlerinin gökkuşağı alabalığında (Oncorhynchus mykiss) bağışıklık yanıtı ve büyüme performansı üzerine etkileri
Bu çalışmada, çemen otu (Trigonella foenum-graecum L.) ve siyah hardal (Brassica nigra) tohumları ile defne (Laurus nobilis) yaprağının sulu metanolik özütlerinin gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) büyüme performansına etkileri, bazı bağışıklık sistemi parametrelerine etkileri ile IL-1β, IFN-1, TGF-β ve TNF-α gen ekspresyon seviyelerine olan tesirleri ile Vibrio anguillarum, Yersinia ruckeri ve Aeromonas salmonicida patojenlerine maruz bırakıldıklarında yaşama oranına etkileri araştırılmıştır. Çalışmada her bir tanka 25 adet balık stoklanmış ve her bir doz için 3 ayrı tekerrür kullanılmıştır. Çalışma süresince balıklar spreyleme yoluyla yeme ilave edilmiş olan her bitki özütü için 3 ayrı doz içeren yem grubu (0,1 g/kg; 1 g/kg; 5 g/kg) ve kontrol (0 g/kg) ile 45 gün boyunca günde 3 defa doyana kadar beslenmişlerdir. Her 15 günde bir örnekleme yapılarak öncelikle tüketilen yemler ile balık ağırlık tartımları yapılmış ve yem değerlendirme oranı (YDO), spesifik büyüme oranı (SBO) ve ağırlık kazanımları (AK) tespit edilmiştir. Akabinde kan ve doku örnekleri alınarak süperoksit radikal salınımları (NBT), lizozim (LYS) ve myelopreksidaz (MPO) aktiviteleri gibi humoral bağışıklık yanıtları ile sitokin gen ekspresyonları araştırılmıştır. Çalışmanın sonunda balıklara intraperitonal olarak Vibrio anguillarum, Yersinia ruckeri ve Aeromonas salmonicida enjekte edilmiş ve 10 gün boyunca balıkların hayatta kalma oranları (HKO) tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kontrole grubuna kıyasla özüt içeren grupların tümünde büyüme performansı parametrelerinde önemli ölçüde farklılık görülmemiştir (P>0,05). NBT sonuçlarına bakıldığında 15. günde en fazla artış D5 grubunda görülmüş fakat sadece Ç0,1 grubu ile önemli istatistiksel fark bulunmuştur (P<0,05). Bununla birlikte 30. günde SH5 gruplarında en yüksek artış görüldüğü (P<0,05) fakat 45. günde kontrole kıyasla hiçbir grupta artış görülmediği belirlenmiştir (P>0,05). Lizozim aktivitesinde tüm örnekleme zamanlarında gruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (P>0,05). Myeloperoksidaz aktivitesinde ise 15. günde SH1 grubu sadece SH5 ve D5 gruplarıyla benzerlik gösterirken diğer gruplara kıyasla önemli derecede artış göstermiş (P<0,05) ve diğer örnekleme günlerinde ise gruplar arasında farklılık tespit edilmemiştir (P>0,05). IL-1β, IFN-1, TGF-β ve TNF-α gen ekspresyon seviyelerine bakıldığında böbrek ve dalaklarda farklı örnekleme günlerinde farklı gruplarda kontrole kıyasla dikkat çekici artış tespit edilirken yine farklı örnekleme günlerinde farklı gruplarda kontrol grubuna kıyasla gen ekspresyon seviyelerinin kayda değer şekilde daha düşük çıktığı belirlenmiştir (P<0,05). Kontrol testleri sonuçlarına bakıldığında Aeromonas salmonicida patojenine karşı en yüksek hayatta kalma oranını SH0,1 grubu gösterirken, SH1 ve SH5 grupları da SH0,1 grubuyla benzer sonuçlar vermiştir (P>0,05). En düşük hayatta kalma oranı ise diğer gruplardan önemli derecede farklı şekilde D0,1 grubunda tespit edilmiştir (P<0,05). Vibrio anguillarum ile yapılan kontrol testlerinde en yüksek hayatta kalma oranını diğer gruplardan önemli derecede farklı olarak Ç1 ve SH5 grupları göstermiştir (P<0,05). En düşük hayatta kalma oranını ise kayda değer farkla yine D0,1 grubu göstermiştir. Yersinia ruckeri patojenine karşı ise en yüksek hayatta kalma oranı ciddi derecede farkla Ç5 grubunda tespit edilmiştir (P<0,05). En düşük hayatta kalma oranı ise SH1 ve SH5 gruplarında görülmüş ve bu gruplar kontrol grubu ile karşılaştırıldığında farklılık tespit edilmemiştir (P>0,05). Tüm bu sonuçlara bakıldığında defne yaprağının (Laurus nobilis) metanolik özütünün yeme 0,1 g/kg oranında eklenmesinin bağışıklık uyarıcı olarak etkili olmadığı saptanmıştır. Bununla birlikte farklı oranlarda kullanılan bazı bitki özütlerinin bağışıklık uyarıcı olarak kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. Gen ekspresyon seviyelerinin yüksek olarak bulunmasıyla birlikte düşük ölüm oranları göstermesi çemen tohumunun metanolik özütünün 1 g/kg ve 5 g/kg oranlarında yemlere ilave edilmesinin bağışıklığı artırdığı sonuçlarına varılabilir.
Akhardal (Sinapis alba) ve keten tohumu (Linum usitatissimum) yağlarının gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) büyüme performansı, bağışıklık yanıtı, kan parametreleri, sindirim enzimleri ve antioksidan enzim aktivitelerine etkileri
Bu çalışmada akhardal tohumu ile keten tohumu yağlarının gökkuşağı alabalığında yem katkı maddesi olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla 3 tekerrürlü deney düzeneği kurulmuş ve ortalama ağırlıkları 25,77±0.13 g olan 1470 adet gökkuşağı alabalığı tank başına 35 adet balık olacak şekilde 21 adet tanka rastgele yerleştirilmiştir. Yedi adet grup oluşturulmuş, kontrol grubu katkısız yem ile beslenirken diğer gruplar % 0,5; 1 ve 1,5 oranlarında akhardal tohumu yağı (AKH) ve keten tohumu yağı (KT) katkılı yemler ile 63 gün boyunca beslenmişlerdir. Balıkların 21, 42 ve 63. günde doğal bağışıklık yanıtları, bazı sitokin gen ifade düzeyleri, kan değerleri, sindirim enzim aktiviteleri ve antioksidan enzim aktiviteleri belirlenmiş; deneme sonunda ise büyüme performansı parametreleri hesaplanmış ve balıkların histopatolojik muayeneleri gerçekleştirilmiştir. Balıklar yine deneme sonunda ayrı ayrı Yersinia ruckeri ve Aeromonas hydrophila patojenleri ile deneysel enfeksiyona tabi tutulmuşlardır. Elde edilen sonuçlara göre 63 günlük besleme çalışması sonunda tüm deneme gruplarının büyüme performansında iyileşme gözlemlenmiştir (P<0,05). Doğal bağışıklık yanıtlar, sitokin gen ifade düzeyleri, sindirim enzim aktiviteleri ve antioksidan enzim aktiviteleri her iki bitki yağı gruplarında da artış göstermiştir (P<0,05). Ayrıca hem akhardal tohumu ve hem de keten tohumu yağı ilavesi balıkların Y. ruckeri enfeksiyonuna karşı daha dirençli hale gelmesine neden olmuş ve yaşama oranlarını arttırmıştır (P<0,05). Öte yandan A. hydrophila enfeksiyonunda deneme grupları ile kontrol grubunun yaşama oranları arasında fark tespit edilmemiştir (P>0,05). Ayrıca histopatolojik bir etki görülmemiştir. Tüm bu sonuçlar ışığında gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinde akhardal tohumu ve keten tohumu yağlarının büyüme teşvik edici, immün uyarıcı ve stres giderici olarak kullanılabileceği söylenebilir. Önerilen doz; akhardal tohumu yağı için %1,5; keten tohumu yağı için ise %1-1,5'dir. Her iki bitki de 42-63 gün arasında yeme ilave edilerek balıklara verilebilir.
Zeytinyağı ile özütlenen propolisin alabalıklarda (Oncorhynchus mykiss) immunostimulant etkisinin belirlenmesi
Bu çalışmada, gökkuşağı alabalığında (Oncorhynchus mykiss) zeytinyağı ile ekstrakte edilen propolisin immün sistemi uyarıcı etkisini belirlemek için 21 günlük bir besleme denemesi yapılmıştır. Başlangıç vücut ağırlığı 5,21±0,13 g olan yavru gökkuşağı alabalıklarında, zeytinyağı ile ekstrakte edilmiş farklı miktarlarda propolis içeren diyet denenmiştir. Çalışmada kullanılan dozlar %0 (kontrol) %0,1 (P01), %0,3 (P03), %0,5 (P05) olarak belirlenmiştir. Deneme balıkları, çalışmanın 7., 14. ve 21. günlerde rastgele örneklenmiştir. Besleme denemesinin sonunda, enjeksiyon yoluyla Yersinia ruckeri ile enfekte edilen balıkların deney gruplarına göre yaşama oranları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda hematolojik değerler karşılaştırıldığında kırmızı kan hücreleri (RBC), hemoglobin (HGB), hematokrit (HCT), ortalama korpüsküler hemoglobin (MCH) ve ortalama korpüsküler hemoglobin konsantrasyonu (MCHC) değerlerinin gruplar arasında sadece 21. gün anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Örneklemelerde alınan, bağırsak, böbrek, dalak ve karaciğer dokuları histopatolojik olarak gruplar arasında farklılık göstermemiştir. Ayrıca tüm deney gruplarında oksidatif radikal üretiminde de herhangibir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Balıkların bağırsak, böbrek ve dalak dokularından yapılan gen ekspresyon analizleri neticesinde; IFN, IL-1β, TNF-α ve TGF-β sitokinlerinin dokulara göre değişen ekspresyon seviyelerinde, kontrol grubuna göre farklı dozlarda artışların olduğu tespit edilmiştir. Yersinia ruckeri bakterisi ile yapılan kontrol testi sonuncunda yaşama oranlarının kontrol grubuna kıyasla P01 grubunda en çok arttığı tespit edilmiştir (p<0.05). Tüm bu veriler ışığında, zeytinyağı ile ekstrakte edilen propolisin bağışıklık sistemini iyileştirdiği ve Y. ruckeri'ye karşı bağışıklık direncini arttırdığı sonucuna varılmıştır.
Bakır sülfat uygulanan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum,1792)'nda bazı immun ve antioksidan parametrelere Spirulina'nın etkisinin araştırılması
Tıbbi bitkiler veya bitki ekstraktlarının balık hastalıklarının kontrolü için kullanımı yeni bir akım olarak düşünülebilir, antibiyotik direnç problemlerinin üstesinden gelinebilir ve antibiyotiklerin kullanımındaki aynı sonuçlar elde edilebilir. Bu çalışmada gökkuşağı alabalığında antioksidan ve immun sistem üzerine spirulinanın etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada; ortalama 99,20 g ± 9,71 g (89-120 g) olan yaklaşık 1500 adet gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) kullanıldı. Balıklara toksisite testleriyle belirlenen sublethal dozda (0,2 mg/ml) bakır sülfat 21 gün boyunca banyo şeklinde uygulandı. Bu balıklara hem oral yolla (200-400-800 mg/kg yem) hem de enjeksiyon yoluyla (200-400-800 mg/kg balık) saf halde spirulina verildi. Balıklardan kan ve doku örnekleri alınarak bazı immunolojik (kan glikozu, hemoglobin miktarı, nötrofillerin toplam oksidatif radikal üretimi (NBT) aktivitesi, seruloplazmin seviyesi, toplam plazma proteini ve toplam immunoglobulin düzeyleri) ve antioksidan parametrelere (Malondialdehit düzeyleri, Süperoksit Dismutaz, Katalaz ve Glutatyon S-Transferaz aktiviteleri) bakıldı. Yapılan çalışma sonucunda sublethal dozda bakır sülfata maruz bırakılarak stres oluşturularak spirulina uygulanan balıklarda immun sistemin bazı parametrelerinin önemli ölçüde değiştirdiği belirlendi. (p<0,05) Sadece bakır sülfat uygulanan grupta NBT, protein ve toplam immunoglobülin düzeylerinin düştüğü, fakat kontrol ve spirulinanın her üç dozunun uygulandığı balıklarda ise bu parametrelerin yükseldiği tespit edildi (p<0,05). Dokulardaki stres indikatörü olan MDA düzeyi spirulina uygulanan gruplarda önemli ölçüde düşük bulunurken (p<0,05), enzim aktivite sonuçları dikkate alındığında katalaz, süperoksit dismutaz ve glutatyon S- transferaz aktivitelerinin kontrol gruplarına göre önemli derecede arttığı belirlendi (p<0,05). Gökkuşağı alabalığında bakır sülfat ile oluşturulan stresi azaltma yönünde enjeksiyon ile uygulamada daha fazla görülmekle birlikte oral yolla da uygulanan spirulinanın immun ve antioksidan mekanizmada olumlu etkilerinin olması, bu maddenin balık yetiştiriciliğinde güvenli bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir.
Gökkuşağı alabalığı, Oncorhynchus mykiss (Walbaum, 1792)'de ağır metal birikimi
Bu çalışma Şubat 2013–Şubat 2014 tarihleri arasında Keban ve Karakaya Baraj göllerindeki alabalık tesislerinde üretimi yapılan gökkuşağı alabalığı örnekleri üzerinde yapıldı. Çalışma süresince Keban Baraj Gölü'nden 20 adet balık örneği Karakaya Baraj Gölü'nden 20 adet balık örneği temin edildi. Çalışma Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Su Ürünleri Araştırma İstasyonu ve Çevre Mühendisliği bölümü laboratuvarlarında gerçekleşti. Keban ve Karakaya Baraj göllerindeki alabalık tesislerinden alınan balıklar laboratuvara getirilerek total boy, çatal boy, standart boy, cinsiyet ile ağırlıkları belirlendikten sonra; ağır metal birikiminin tespiti için gerekli olan kas dokusu pens, makas ve bistirü yardım ile dorsal yüzgecin yaklaşık 2 cm alt kısmından 5 g alınıp örneklerin alındığı yer ve tarih yazılıp, kilitli poşetlere konuldu. Balık numuneleri analiz aşamasına gelene kadar derin dondurucuda beklemeye alındı. Derin dondurucudaki örnekler asitle yakılarak sıvı hale getirmek için Su Ürünleri Araştırma İstasyonu laboratuvarına getirildi. Laboratuvarda 5 g örneğe 5 ml % 65 'lik nitrik asit ile 5 ml konsatre nitrik asit tüplere konulmuş örneklerin üzerine ilave edilerek mineralisazyon işlemine tabi tutuldu. Analize hazır duruma getirilen numuneler Çevre mühendisliği laboratuvarına getirilerek numunelerdeki demir (Fe), bakır (Cu), çinko (Zn),kurşun (Pb),mangan (Mn) analizleri Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi (perkin Elmer Model 370) ile uygun standartları hazırlanarak gerçekleştirildi. Araştırma süresince elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesi Minitab Versiyon 16 programı kullanılarak yapıldı ve elde edilen bulgulara yıl bazında student T-testi, mevsimsel olarak ki-kare testi uygulandı. Keban ve Karakaya baraj göllerinden alınan örneklerdeki bakır (Cu) ve kurşun (Pb) miktarları tespit değerlerinin altında bulundu. Keban ve Karakaya baraj göllerinden alınan örneklerin ağır metal miktarları karşılaştırıldığında demir (Fe) ve mangan (Mn) miktarları arasında fark olmadığı, çinko (Zn) miktarları arasında ise fark olduğu görüldü. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar dikkate alındığında, ağır metal değerlerinin Zn>Fe>Mn>Cu=Pb şeklinde sıralandığı görülmektedir. Ayrıca bu ağır metallerin miktarlarının çeşitli standartlarda önerilen miktarların çok altında olduğu belirlendi. Bu nedenle Keban baraj gölü ve Karakaya baraj gölünde yetiştiriciliği yapılan alabalıklarda Fe, Cu, Zn, Mn ve Pb düzeyleri bugünkü değerlerinde kaldığı sürece çevre ve halk sağlığı açısından bir sorun teşkil etmeyeceği kanısına varıldı. Anahtar Kelimeler: Keban, Karakaya, Gökkuşağı Alabalığı, Ağır metal
Elazığ yöresinde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliği yapan farklı kapasitedeki işletmelerin yapısal, teknolojik, verimlilik ve çalışanlarının sosyo-ekonomik analizleri
Bu çalışmada, Elazığ ilinde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliği yapan farklı kapasitelerdeki işletmelerin yapısal, teknolojik, verimlilik ve çalışanların sosyo-ekonomik yapıları incelenmiştir. Aktif olarak çalışan, 72 adet küçük (≤25 ton/yıl), 50 adet orta (25,01-250 ton/yıl) ve 37 adet büyük (≥250,01 ton/yıl) kapasiteli olmak üzere; 159 adet kafes ve havuz işletmesi ile biri kamuya ait 3 adet yavru üretimi yapan işletmelerden anket yolu ile elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre; Elazığ ilinde gökkuşağı alabalığı işletmelerin yönetim yapısının % 64,42'si şahıs-aile, % 34,97'si şirket-ortaklık, %0,61'inin kamu kuruluşu olduğu; işletmelerin kuruluş finansmanı olarak % 9,43'ünün özkaynak, % 74,21'inin özkaynak+kredi kullandığı belirlenmiştir. İşletmelerin % 3,14'ü kombine, %96,86'sı büyütme; ortalama proje kapasitesi 204,91 ton/yıl, fiili kapasitesi 94,69 ton/yıl ve kapasite kullanım oranı % 46,21 olarak bulunmuştur. İşletmelerin ürün deseni % 94,48 porsiyonluk balık, % 2,45 yavru ve % 3,07 porsiyonluk balık+yavrudur. İşletmelerin % 60,74'ü ürünleni toptan olarak işleme tesisine verirken geriye kalanlar taze+perakende+pişirilmiş olarak değerlendirmektedir. Farklı kapasitelere sahip işletmelerdeki (25, 25,01-250 ve 250,01 ve üzeri ton/yıl) verimlilikler karşılaştırılmış, üç grupta verimlilik ortalamaları arası farklar önemli (p<0,01); çoklu karşılaştırmada ise 25 ton/yıl kapasiteli işletmelerin diğer iki işletmeden istatistiki olarak önemli derecede daha yüksek verimliliğe sahip olduğu (p<0,05), işletmelerin yönetim yapısı yönünden verimlilikleri arası farklılık istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (p<0,01). İşletme sahipleri ve işletmelerde çalışanlara yönelik yapılan sosyo-ekonomik analizler sonucunda, 731 kişinin işletmelerde istihdam edildiği, % 55,40'nın işsizlikten dolayı bu işi seçtikleri belirlenmiştir. İşletmelerde 1-20 arasında personel çalıştırılırken, %58,90'lık bir yüksek oranla 1-3 arasında personel çalıştırıldığı, yaş dağılımlarının 19-50 arasında olduğu, % 43,37'lik oranla 20-29 yaş grubunda oldukları ve çalışanların % 94,66'sının erkek % 5,34'ünün kadın olduğu tespit edilmiştir. İşletme başına 2,67 EİB işgücü düştüğü belirlenmiştir. Çalışanların % 71,14'ünün evli olduğu, eğitim durumları incelendiğinde % 46,37'lik oranla en yüksek grubu ortaöğretim mezunlarının oluşturduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Elazığ ili, gökkuşağı alabalığı işletmeleri, yapısal özellikler, verimlilik, sosyo-ekonomik analizler.
Yersinia Ruckeri ile enfekte edilen gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus Mykiss)'nın tedavisinde propolisin kullanılması
Bu çalışmada; ortalama ağırlıkları 103,90 g (86,3-124,2 g) olan 1600 adet gökkuşağı alabalığı Yersinia ruckeri' nin LD50 ve LD75' ini içeren inokülatlarıyla deneysel olarak enfekte edildi. Enfeksiyondan 24 saat sonra balıklara günlük 2.5, 5 ve 10 mg/kg balık oranlarında 21 günlük süreyle propolis oral, enjeksiyon ve banyo yöntemleriyle uygulandı. Propolis uygulanan deneme ve kontrol balıklarından araştırmanın 3., 4., 5., 9., 15. ve 21. günlerinde kan, karaciğer, böbrek, dalak ve solungaç örnekleri alındı. Bu doku ve organlarda nitroblue tetrazolium (NBT) ve katalaz aktivitesi, protein, total immunoglobulin, lipid peroksidasyon (MDA) ve redükte glutatyon (GSH) düzeyleri tespit edildi. Enfekte balıklara uygulanan propolisin mortalite etkisine bakıldı. Bununla beraber tedavi sırasında balıkların organlarından bakteriyolojik muayene için besi yerlerine ekimler yapılarak Yersinia ruckeri yönünden incelendi.LD50 oranında bakteri verilerek enfeksiyon oluşturulduktan sonra oral olarak yemle ve enjeksiyonla intraperitoneal olarak 2.5, 5 ve 10 mg/kg balık oranında propolis uygulaması ile Yersiniosis'e karşı tedavide başarılı sonuçlar alındı. LD75 oranında bakteri içeren inökulatlarla enfekte balıklarda ise aynı başarı sadece 10 mg/kg dozunda propolis uygulaması ile elde edildi. Ayrıca intraperitoneal enjeksiyonla tedavideki etkinlik oral uygulamadan daha yüksek ve hızlı bulundu. Propolisin banyo yöntemi ile uygulanmasında başarı elde edilemedi.İmmunolojik parametreler değerlendirildiğinde enfekte balıklarda NBT, protein ve toplam immunoglobülin düzeylerinin düştüğü, fakat propolisin her üç dozunun uygulandığı balıklarda ise bu parametrelerin yükseldiği tespit edildi (p<0,05). Enfekte balıkların kan, plazma ve dokularında enfeksiyon süresince stres indikatörü olan MDA düzeyinin yükseldiği, katalaz aktivitesi ile GSH düzeylerinin düştüğü saptandı. Fakat enfekte balıklara propolis uygulaması ile stresin azaldığı, katalaz aktivitesi ve GSH düzeylerinin arttığı belirlendi (p<0,05).
Saprodegnia parasitica ile enfekte edilen gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nın histopatolojisi
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ Saprolegnia parasitica İLE ENFEKTE EDİLEN GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorhynchus mykissym'NIN HİSTOPATOLOJİSİ Başar ALTINTERİM Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Su Ürünleri Yetiştiricilik Anabilim Dalı 2003, Sayfa: 20 Bu çalışma da Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Akvaryum Laboratuvarındaki akvaryumlarda stoklanan alabalıklar, (Oncorhynchus mykiss) Saprolegnia parasitica mantarı ile enfekte edilerek histopatolojileri incelendi. Araştırmada; ortalama ağırlığı: 41,2 ± 7,lg (34,1-48, 3g) ve boyu: 16,7 ± 2,6cm (14,l-19,3cm) olan toplam 60 adet gökkuşağı alabalığı kullanıldı. S. parasitica stok kültüründen, 0,001 gr/ml chloramphenicol ilaveli Corn Meal Agar (CMA)'da etüvde üretildi. S. parasitica zoosporları, alabalıkların dorso-ventral bölgeleri ile solungaçlarına sürme ve su ortamına karıştırma bırakma yolları ile bulaşma sağlandı. Makroskobik olarak deri, solungaç ve gözler üzerinde pamuğumsu oluşumlar görüldü. Alabalıkların yem alımında ve vitalitelerinde azalma, solunum hareketlerinde artma tespit edildi. Mantar üremesinin görüldüğü deri, kas ve solungaç dokularından histolojik kesitler alındı. Dejenere dokuların mikroskop altında fotoğrafları çekilerek incelendiğinde; deride erozyonların, kas tabakasında nekroz ve ödemlerin, solungaç lamellalarında ise hemoraji ve konjesyonun oluştuğu tespit edildi. Anahtar kelimeler: Sucul mantarlar, Gökkuşağı alabalığı, Saprolegnia, histopatoloji. ~JSST^ EASYQ» Ba-3»»*- - - III
Vakum ambalajlı gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss walbaum,1792) havyarının üretimi ve muhafazası sırasında duyusal ile kimyasal kalitesinde meydana gelen değişimler
Bu araştırmada, gökkuşağı alabalığı yumurtalarından elde edilen havyarın muhafazasısırasında meydana gelen duyusal ve kimyasal değişimleri incelenmiştir. Bu amaçla, anaçalabalıklardan sağım yöntemi ile alınan yumurtalar %5 lik NaCI ile yıkanarak temizlenmiş ve40ºC'deki %25 NaCI ile salamura işlemine tabi tutulmuştur. Sızdırma, alkol ilavesi ve kuru tuzlamaaşamalarından sonra 100'er gramlık paketler halinde vakumda ambalajlanan örnekler 84 gün süreylebuzdolabı sıcaklığında (4±1 ºC) muhafazaya alınmıştır.Ham yumurtadan başlamak üzere üretilen havyar örnekleri, muhafazanın 0., 7., 14., 21., 28.,42., 56., 70. ve 84. günlerinde kimyasal (rutubet, yağ, protein, kül, tuz, TVB-N ve pH) yönündenanaliz edilmiştir. Ayrıca örnekler, 10 kişilik panelist grup tarafından yukarıda belirtilen muhafazagünlerinde çiğ ve kızartılmış olarak duyusal açıdan test edilmiştir.Ham yumurtada ortalama olarak %63,90 oranında olan rutubet değeri, uygulanan işlemlerneticesinde hızla azalarak elde edilen havyarda %42,57 oranına düşmüştür. Muhafazanın 7. günündenispeten artan rutubet değeri (%49,17), 14.-84. günlerde hemen hemen aynı seviyede (%48,75-50,74)kalmıştır. Ham yumurtada yağ ve protein oranı sırasıyla %11,07 ve %23,23 iken, işlenen yumurtada(0. gün) bu oran bir miktar artarak yine sırasıyla %11,81 ve %25,48 değerlerine ulaşmıştır. Hamyumurtada kül miktarı %2,01 iken işlenen yumurtada tuzlamanın etkisiyle bu oran %12,47' yeyükselmiş ve muhafaza süresince bu oran değişmemiştir. Ham yumurtada ortalama tuz %1,43oranında saptanmasına karşın, havyar olarak işlendikten sonra bu oran %14,03 olarak belirlenmiştir.Muhafaza süresince tuz oranı bakımından bariz bir değişim görülmemiştir. Ham yumurtada TVB-Ndüzeyi ortalama olarak 6,19 mg/100g değerinde tespit edilmiştir. Bu değer, işlenen yumurtadanispeten artarak 6,54 mg/100g seviyesine çıkmıştır ve muhafaza süresince kayda değer bir değişimgöstermemiştir. Muhafazanın 84. gününde ise TVB-N değeri 6,99 mg/100g olarak tespit edilmiştir.Ham yumurtada 7,77 olarak belirlenen pH değeri, 0. günde 5,99 değerine düşmüş, sonraki günlerde iseaynı düzeyde seyrederek muhafazanın sonunda 6,02 değerinde saptanmıştır.Duyusal değerlendirme sonucunda, deneysel havyar örneklerinin 84 günlük muhafazasısırasında tüketilebilirlik özelliklerini koruduğu ve kızartılarak test edilen örneklerin çiğ örneklere göredaha fazla puan aldıkları görülmüştür.Sonuç olarak, gökkuşağı alabalığı yumurtalarından işlenerek elde edilen havyarın,vakumlanarak ambalajlanması suretiyle, buzdolabı şartlarında yaklaşık üç ay süreyle bozulmadanmuhafaza edilebileceği kanaatine varılmıştır.Anahtar kelimeler: Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss W.), Havyar, Kimyasal,Duyusal Kalite, Vakum Paketleme.
Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss W.) rasyonlarında balık unu, çökelek, karaciğer ve bunların kombinasyonlarının kullanılması üzerine araştırmalar
Bu çalışma, yavru alabalık rasyonlarında balık ununun tamamı veya bir kısmının yerine çökelek, sığır karaciğeri ve bunların kombinasyonlarının kullanılmasıyla; balıkların canlı ağırlık artısı, yem tüketimi ve yem değerlendirme oranını incelemek amacıyla yapıldı. Kontrol ve deneme rasyonlarının ham protein (SS40) ve metabolize enerji (3354 kkal/kg) düzeyleri eşitlendi. Alabalık rasyonlarında balık ununun %100'ü yerine sığır karaciğerinin kullanılması canlı ağırlık artısı ve yem değerlendirme oram bakımından balık ununa eşdeğer bulundu. Balık unu yerine çökelek kullanılması ise; çökeleğin alabalıklar tarafından iyi sindi inlememesi nedeniyle, balık ununa yöre daha düşük sonuç verdi. ANAHTAR KELİMELER: Gökkuşağı alabalığı, Rasyon, Balık unu. Çökelek, Sığır karaciğeri. Canlı ağırlık artısı, Yem tüketimi, Yem değerlendime oranı
Cip Balık üretim ve Yetiştirme Tesisi'nde yetiştirilen gökkuşağı alabalığının kimyasal kalitesi ve et verimi
Bu çalışmada, Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Cip Balık Üretim ve Yetiştirime Tesisinde üretilen oncorhynchus mykiss' in kimyasal kalitesinin ve et veriminin belirlenmesinde çalışıldı. Araştırma Mart 1994veŞubat 1995 tarihleri arasında yapıldı 36 dişi ve 37 erkek olmak Özere toplam 73 balık kullanıldı. Çalışmasa oncorhynchus mykiss in su, protein, yağ ve kül değerleri ila et verimi tespit adildi. Bulunan bu sonuçların, yaşa, mevsimlere ve aylara göre değişimleri incelendi. Oncorhynchus mykiss in etinde yapılan kimyasal analizler sonucunda SS76.76 su, 1 8.55 protein, H3.28 yağ ve %.41 kül olduğu görüldü. Et verimi ortalama olarak %60.73bulundu. Ayrıca tesisin su analizleri de yapılmıştır.ANAHTAR KELİMELER: oncorhynchus mykiss.Su,Protein Yağ,Kül, Et Verimi
Gökkuşağı alabalığı'nda sindirim kanalının histolojik olarak incelenmesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi GÖKKUŞA?I ALABALI?I (Oncorhynhus mykiss,W.)'NDA SİNDİRİM KANALININ HİSTOLOJİK OLARAK İNCELENMESİ Sibel ŞİMŞEK Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Su Ürünleri Yetiştiriciliği Anabilim Dalı 1995, Sayfa: 41 Bu çalışmada; F.Ü. Su Ürünleri Fakültesi Cip Balık üretim ve Yetiştirme tesisinden sağlanan 40 adet Gökkuşağı Alabalığı {Oncorhyncus mykiss,W.)'nin özefagus, mide ve bağırsaklarının histolojik yapısı ışık mikroskobunda incelendi. Gökkuşağı alabalığı'nın özefagus epitelyumunun çok kıvrımlı olduğu ve mukozasında tad alma tomurcukları ve tenten hücrelerim ihtiva ettiği görüldü. Muskularis tabakasında; çizgili kas fibrillerinden meydana gelen dışta longitufinal, içte sirküler tabakalarından oluştuğu belirlendi. En dışta ise ince bir seroza tabakası bulunmaktadır. Midenin, kardiyak ve pilorik bölümleri incelendiğinde her iki bölümün de mukozasının kıvrımlı ve kolumnar hücrelerden oluştuğu görüldü. Kardiyak midede kısa patrik pitler ve saröz kardiyak bezler, pilorik midede ise uzun gastrik pitler ve bazı kesitlerinde de pilorik bezlere rastlandı. Pilorik midenin sirküler kas katmanının, kardiyak midedekinden daha kalın olduğu tespit edildi. Bağırsakların mukozası da kıvrımlı ve prizmatik hücrelerden meydana gelmekte ve aralarında bol miktarda kadeh hücreleri bulunmaktadır. İnce bağırsakta kalın bağırsağa göre hücrelerin sayısının daha fazla olduğu tespit edildi. Özefagus ve bağırsaktaki kadeh hücreleri alsiyan mavizi-karnechtrot boyası ile maviye,P.A.S boyası ile de kırmızı -pembe renge boyandı.Bu da kadeh hücrelerinin glikozaminoglikan içerdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler:Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss),Sindirim kanalı, Histoloji.
Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, W.) rasyonlarına farklı oranlarda sentetik esansiyel amino asitlerin katılmasının büyüme performansına etkisi
Bu çalışmada, gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) rasyonlarına farklı oranlarda sentetik esansiyel amino asitlerin katılmasının; balıkların canlı ağırlık, total boy, canlı ağırlık artışı, oransal büyüme, spesifik büyüme oram, kondisyon faktörü, aylık yem tüketimi, canlı ağırlığa göre günlük yem tüketimi, yem dönüşüm oram, protein etkinlik oranı, protein değerlendirme indeksi, karkas verimi, fileto verimi, balık etinin kimyasal yapısı (ham protein, ham yağ, ham küL azotsuz öz madde, su, esansiyel ve esansiyel olmayan amino asitler) ve pazarlama ağırlığına ulaşma süresine olan etkilerinin ortaya konulması amaçlandı. Bu amaçla, bir kontrol ve iki adet deneme rasyonu hazırlandı. Kontrol rasyonundaki bazı esansiyel amino asitlerin (rasyonun yüzdesi olarak; lisin % 3.1, izolösin % 1.9, arjinin % 2.3, fenilalanin % 1.9, valin % 2.0, treonin % 1.4, metiyonin % 0.9) düzeyleri bir nolu deneme rasyonu için % 10 ve iki nolu deneme rasyonu için de % 20 oranında arttırıldı. Çalışma ikişer tekerrür halinde gerçekleştirildi. Canlı ağırlığın yüzdesi oranında hesaplanan yem miktarı gökkuşağı alabalıklarına günde üç öğün halinde verildi.m Sonuç olarak, iki nolu deneme rasyonuyla beslenen balıklardan sağlanan; canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, oransal büyüme ve aylık yem tüketimi değerleri kontrol rasyonuyla beslenen gökkuşağı alabalıklarından sağlanan değerlerden önemli derecede yüksek (sırasıyla; pO.001, p<0.01, p<0.01 ve p<0.001) bulundu. Buna ilave olarak iki nolu deneme rasyonuyla beslenen balıkların; canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı ve aylık yem tüketimi değerleri bir nolu deneme rasyonuyla beslenen balıklara ait değerlerden de önemli derecede yüksek (sırasıyla; p<0.01, p<0.05 ve p<0.01) bulundu. Kontrol, bir ve iki nolu deneme gruplarına ait diğer parametreler arasındaki farklılıkların ise istatistiksel olarak önem taşımadığı (p>0.05 her bir durum için) tespit edildi. Ayrıca kontrol, bir ve iki nolu deneme gruplarındaki balıkların sırasıyla; 9, 8 ve 7 ayda pazarlama ağırlığına ulaştıkları belirlendi. İncelenen parametrelere ait değerlerden görüleceği gibi, en başarılı sonuç iki nolu deneme rasyonundan elde edildi. Bu nedenle, gökkuşağı alabalıklarının büyütme yeminde; lisin % 3.72, izolösin % 2.28, arjinin % 2.76, fenilalanin % 2.28 valin % 2.40, treonin % 1.68, metiyonin % 1.08, histidin % 1.09, lösin %1.80 ve triptofan ise yemin %0.54'ü oranında bulunmalıdır. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Oncorhynchus mykiss, esansiyel amino asit, ihtiyaç, büyüme performansı.
Levamisol'ün gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) immun sistemine etkisinin araştırılması
Bu çalışmada; levamisolün gökkuşağı alabalığının (Oncorhyncus mykiss, Walbaum) spesifik ve non spesifik savunma mekanizmalarına olan etkileri incelendi. Araştırmada; ağırlıkları 99.35 - 215.95 g olan 60 adet gökkuşağı alabalığı kullanıldı. Balıklara 5 mg kg"1 levamisolün intraperitoneal uygulamasından sonra kalpten alınan kan da Hematokrit, Lökokrit, Glass-adherent NBT pozitif hücre aktivasyonu, Lökosit düzeyi, NBT aktivitesi, Nötrofil ve Monositlerin potansiyel öldürme aktiviteleri, Fagositik aktivite, Myeloperoksidaz üretimi, İmmunoglobulin, Lizozim ve Seroluplazmin aktiviteleri tespit edildi. Çalışmada; Hematokrit, Lökokrit ve İmmunoglobulin düzeylerinde, kontrol ve deneme grubu arasında farklılığın olmadığı (p>0.05), ancak diğer immun parametrelerde artışın yüksek olduğu ve kontrol grubu ile deney grubu arasında anlamlı farklılık olduğu görüldü (p<0.05). Anahtar kelimeler: İmmunomodulasyon, Levamisol, Gökkuşağı alabalığı
Aeromonas hydrophila ile gökkuşağı alabalığında (Oncorhynchus mykiss walbaum, 1792) oluşturulan enfeksiyonunun patolojik yönden araştırılması
Bu araştırmada, toplam 80 adet gökkuşağı alabalığı {Oncorhynchus mykiss) kullanıldı. Bir kontrol ve üç deney grubu oluşturuldu. Deney gruplarındaki balıklar Aeromonas hydraphila ile solungaçlarına sürme, intraperitoneal ve intramüsküler enjeksiyon yollarıyla enfekte edildi. Histopatolojik olarak, üç deney grubunda da solungaçlarda hiperemi ve hemoraji; böbreklerde parankim dejenerasyonu, nekroz, bowman kapsülü epitelyumunda desquamasyon; karaciğerde yağ dejenerasyonu, nekroz ve kupp fer hücre aktivasyonu; kaslarda ödem, dermişte hiperemi ve kollagen bandlarda lökosit infilteasyonu: ve konjesyon belirlendi. Mide, bağırsaklar ve pankreasta ise histopatolojik herhangi bir bulguya rastlanılmadı. İmmunohistokimyasal olarak, kontrol ve deney gruplarında farklılık gözlenmedi. Glukagon immunoreaktivitesi pankreas ve ince bağırsakta; insülin immunoreaktivitesi pankreasta; substans P imrnunoreaktivitesi pilorik mide ve ince bağırsakta; gastrinIll immunoreaktiyitesi. pilorik midede tespit edildi. Gaibindin immunoreaktivitesi ise incelenen hiçbir organda belirlenemedi Elektron mikroskobik incelemelerinde ise, karaciğer hepatositierinde büyük yağ damlacıkları, endoplazmik retikulumda dejenerasyon, membransal yapılar ve organelden yoksun aşık boyanmış, alanlar, iskelet kaslarında. miyofıbriller arasında ayrılmalar, sarkolemma altında miyofibrillerden yoksun alanlar, yer yer belirgin, olmayan A,1 ve Z bantları; böbrek tubulus epitel hücrelerinde büyük inklüzyonlar, membransal yapılar ve hücrenin bazal kısmında vakuol benzeri yapılar gözlemlendi. Aaahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı (Oftcorhynchus mykiss},...Aeromonas hydrophila,- histopataloji, in mmunohistokimya, elektron mikroskop.
Sulfamerazinin gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss, W. ) immun sistemine etkisinin araştırılması
Bu çalışmada; sulfamerazinin gökkuşağı alabalığının (O. mykiss) immun sistemine olan etkisi incelendi. Araştırmada; ortalama ağırlığı 193,90 ± 40,09 g (124,2-280,3 g) ve boyu 25,51 ± 1,95 cm (21,4-28,2 cm) olan toplam 320 adet gökkuşağı alabalığı kullanıldı. Sulfamerazinin 100 mg, 200 mg ve 400 mg miktarları kg balık ağırlığına göre yeme karıştırılarak balıklara verildi. Sulfamerazinli yemle beslenen balıkların kalbinden 3., 7., 14. ve 21. günlerde kan örnekleri alınıp, Hematokrit ve Lökokrit düzeyleri, Eritrosit ve Lökosit sayılan, Hemoglobin düzeyi, Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV), Ortalama Eritrosit Hemoglobini (MHC) ve Ortalama Eritrosit Hemoglobin Konsantrasyonu (MCHC), Fagositik oran ve indeks, Glass-adherent NBT Pozitif Hücre Aktivasyonu, Protein ve Toplam immunoglobulin düzeyleri belirlendi. Sulfamerazin uygulanan balıkların Hematokrit, Lökokrit, Hemoglobin, Protein ve Toplam immunoglobulin düzeylerinde, Eritrosit ve Lökosit sayıları ile MHC ve MCHC değerlerinde kontrol balıklarına göre bir azalmanın olduğu tespit edildi (p<0,05). MCV ile fagositik oran ve indekste ise artış belirlendi. MCV değerindeki artışın önemli olduğu (p<0,05), fakat fagositik oran ve indeksteki artışın önemli olmadığı (p>0,05) saptandı. Anahtar kelimeler: İmmunomodulasyon, Sulfamerazin, Gökkuşağı alabalığı
Determination of antioxidant system and xenobiotic metabolizing enzyme activities in rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) treated with mifepristone
Mifepristone is a drug used in the treatment of optional medical abortion, Cushing's syndrome, and some types of tumors. It is widely used in some countries. For this reason, it is transported to aquatic environments via sewers. The effect of mifepristone on aquatic organisms is not known exactly. In this study, our aim was to determine the effect of mifepristone on CYP1A-associated 7-ethoxyresorufin O-deethylase (EROD), CYP3A-associated erythromycin N-demethylase (ERND), glutathione S-transferase (GST) and antioxidant enzyme activities, catalase (CAT) and glutathione reductase (GR) activities in rainbow trout (Oncorhynchus mykiss). For this purpose, 32 rainbow trout were divided into four groups as control, solvent control (DMSO), 100 ng/L treatment group, and 500 ng/L treatment group. Fish were treated with mifepristone at the indicated doses for 96 hours. Microsomes and cytosols were prepared from liver tissues. EROD and ERND activities were measured in microsomes. GST, CAT and GR activities were measured in cytosols. There was no difference between control and solvent control in enzyme activities and mifepristone used at two different doses. The results of this study showed that mifepristone has no acute effect on CYP1A, CYP3A, GST, catalase, and glutathione reductase enzyme activities. Mifepristone has no toxic effect on antioxidant system and xenobiotic metabolizing enzyme activities in fish at these doses and within this administration period.
Doğu Karadeniz koşullarında gökkuşağı alabalığının fileto ağırlığına getirilmesinde uygulanabilecek yetiştirme sistemleri üzerine araştırmalar
ÖZET Bu çalışmada, Doğu Karadeniz şartlarında gökkuşağı alabalığının {Onchorynchus mykiss, Walbaum 1792) fileto büyüklüğüne getirilmesinde uygulanabilecek yetiştirme sistemlerinden, deniz suyu sıcaklığının yükseldiği yaz aylarında geçici olarak içsu havuzlarına taşıma ve tekrar deniz kafeslerine yerleştirme sistemi araştırılmıştır. Araştırma, Kasım 1995'de ortalama 17.7±0.25 cm boy ve 85.0±3.73 g ağırlıktaki 1630 adet balığın, Trabzon- Yomra balıkçı barınağındaki deniz kafeslerine yerleştirilmesi ile başlamıştır. Sıcak yaz aylarını içsu havuzlarında geçiren balıkların erkekleri 46.5±0.23 cm, 1583.0±28.99 g; sağılmış olan dişileri 51.0±0.40 cm, 2257.0±57.78 g ve sağılmayan dişiler 49.5±0.37 cm boy ve 2057.0±41.46 g büyüklüğe ulaştığı Mayıs 1997'de hasat edilmişlerdir. Cinsiyet ve sağımın gelişmeye etkisini belirlemek için, cinsi olgunluğa gelen mevcut populasyondan 20 Ocak 1997'de tesadüfi olarak 19 adet erkek ve 43 adet dişi balık alınarak cinsiyet gruplarına ayrılmıştır. Dişi balıklardan iki grup oluşturularak, bir grubun sağımı yapılarak yumurtaları alınmış (20 adet), diğer gruptaki balıklar (23 adet) sağılmadan yumurtalı olarak bırakılmıştır. Araştırma süresince balıklar doyuncaya kadar el ile serbest yemleme yöntemi ile yenilenmiştir. Spesifik büyüme oranı, yem değerlendirme oranı, mutlak ağırlık artışı ve yaşama oram sıra ile birinci aşamada (deniz kafesi) 1.10, 1.77, 739 g, % 80; ikinci aşamada (içsu havuzu) 0.18, 1.94, 263 g, % 95; üçüncü aşamada, erkek bireylerde 0.24, 5.10, 415 g, % 58; sağılmış dişilerde 0.54, 1.91, 1018 g, % 75 ve sağılmamış dişilerde 0.36, 2.38, 753 g, % 100 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Doğu Karadeniz şartlarında gökkuşağı alabalığının, yaz aylarında geçici olarak içsu havuzlarına taşınması ile 26-27 ayda fileto ağırlığına getirilebileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Onchorynchus mykiss, Büyüme, Fileto, Kafes, İçsu Havuzu, Cinsiyet, Sağım, Karadeniz IV