Biçim

Bu konu başlığı altında 87 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yüzyılın ilk yarısında yüzey kurgulamada soyut resmin geometrik dönüşümleri

20. yüzyıl sanat ortamında teknolojinin baş döndürücü bir hızla insan hayatına girmesi ve toplumun hızlı bir değişim içinde olması dikkat çekicidir. Bu değişim sonucunda sanatın kendisinden önce devraldığı sanat biçimlerinden koparak farklı düşünceler ve anlatım biçimleriyle yeni bir oluşum içine girdiği görülmektedir. Özellikle 20. yüzyılın sanat ortamı içerisinde yer alan onlarca sanat akımının çağın gerekleri doğrultusunda yeni ifade biçimleri arayışında olmaları ve toplumsal yaşamın ivme kazanması, çoğu sanat ürünlerini ortak arayış noktasında birleştirmiştir. Bu doğrultuda, soyutlama ve soyut resme yöneliş sanatta meydana gelen yeni ifade biçimleri arasında en dikkat çekenler arasındadır. Nesnelerin soyut-düşünsel varlığının ön planda olduğu bu sanatsal ifade biçimlerinde sezgi-bilgi ikiliğinin yanı sıra geometri de ön plandadır. 1900–1950 yılları arasındaki süreçte soyut resmin ortaya çıkışına etki eden dönem ve sanat akımlarını irdelemeyi amaçlayan bu çalışma, soyut resim sanatının öncüsü olarak tanınan sanatçılar ve eserlerinin tarihsel akış içerisindeki değişimlerini, yüzeylerin kurgulanması ve geometrik olarak düzenlenmesi esasları üzerinden incelemiştir. Doğanın temsilinden giderek uzaklaşmayla başlayan yeni dönem sanat hareketi kısa sürede çağın sorunlarına ve sanat ortamına yeni kavramlar ve soluk getirmiştir.

20. yüzyılBatı resim sanatıBiçim+4
Ahmet Polat
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hukukta madde ve form dikotomisi

Çalışmamızda hukukta önemli derecede kullanım sıklığına sahip form ve madde kavramlarının belirlenmesi, bu iki kavram arasında form lehine olan hiyerarşik ilişkinin tespiti, bu üstünlüğün sebepleri ve yerindeliğinin analizi amaçlanmıştır. İlk bölümde kavramsal bir analiz yapılarak form ve madde unsurlarının içine hangi özelliklerin girdiğini tespit edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda belirlilik ve kesinlik; kavramsallık ve sistemsellik; yazılılık ve kodifikasyon; yöntemsellik ve bilimsellik hukukun formunu oluşturan unsurlar olarak ele alınmıştır. Hukukun maddesinin ise amaç, toplumsal olgu, anlam ve içerik unsurlarından oluştuğu belirtilmiştir. İkinci bölümde, form unsuru olarak tespit ettiğimiz kriterler göz önünde bulundurularak, Roma Hukukunda ve Common Lawda form analizi yapılmıştır. Bu tartışmanın akabinde modern dönemle birlikte form ve madde dikotomisinin oluşmaya başladığı, bir başka deyişle bu düalitede, form kavramın maddeye nazaran üstün kabul edildiği gösterilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümün sonunda, teorik tartışmaların pratik örnekler üzerinden gösterilmesi amacıyla madde yerine forma önem veren bir Yargıtay kararı ve genel olarak tebligat hukukuna ilişkin form ve madde analizi yapılarak, hukukta form unsurunun madde unsuruna üstün olduğuna ilişkin temel tezin desteklenmesi amaçlanmıştır. Üçüncü bölümde ise hukukta form olarak kabul ettiğimiz belirlilik, kesinlik, kavramsallık ve yöntemsellik gibi niteliklerin, çağdaş bilim felsefesi görüşleri doğrultusunda eleştirel analizi konu edinmiştir. Böylece, belirliliğin, kesinliğin ve bilimselliğin sağlanması uğruna madde unsurunun ikinci plana atılmasına rağmen; belirliliğin, kesinliğin ve bilimselliğin ne kadar sağlandığı ya da sağlanamadığı gösterilemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Amerika ve Avrupa'da ortaya çıkan, hukukun formel özelliklerini azaltmaya yönelik gelişmelere değinilmiştir. Ancak bu gelişmeler "alternatif" olma niteliği sebebiyle asıl olan hukuki çözüm mekanizmalarının formel niteliğinde bir değişim sağlamamıştır. Dolayısıyla, anti-formel hukuk hareketlerinin, modern hukukun form unsuruna öncelik veren niteliğinde önemli ölçüde bir değişim yaratmadığı ifade edilebilecektir. Anahtar Kelimeler: Esas, form, madde, usul.

BiçimDikotomiHukuk+3
Neslihan Özeler Sezici
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya çini sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar ile Kütahya'daki çini sanatının gelişiminin değerlendirilmesi

Bu araştırmada Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişim süreci ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca tasarımları ile Kütahya Çini Sanatı'nda önemli yere sahip olan sanatçılara ilişkin bilgiler toplanmış ve ulaşılabilinen sanatçılarla görüşmeler yapılarak Çini Sanatı ile ilgili görüşlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişimine ve konuya uygun görsellere yer verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümündeki veriler kaynak taraması yapılarak toplanmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılara ve ulaşılabilinen eserlerine yer verilmiştir. Kütahya Çini Sanatında önemli bir yere sahip olan ve ulaşılabilinen 19 sanatçı örneklem olarak belirlenmiş ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kütahya Çini Sanatı ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılar araştırma konusunun sınırlılığındadır. Bu bölümdeki veriler, yarı yapılandırılmış sorularla yapılan görüşmeler ile toplanmıştır.Kütahya çiniciliğinin eskiye oranla geliştiği ve standartlaşmaya gittiği fakat tasarım sorunlarının devam ettiği görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öneriler de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kütahya Çini Sanatı, Çini Tasarımcıları, Form, Desen.

BiçimDesenKütahya+5
Aslı Oflaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Biçim ve anlam odaklı derslerde yabancı dil öğretmenlerinin kullandıkları yanlış düzeltme yolları ve öğrencilerin verdikleri karşılıklar

Bu çalışmada sınıf söylemi içinde öğretmen-öğrenci konuşması incelenmiş, biçim odaklılık ve anlam odaklıhk çerçevesinde öğretmenlerin kullandıkları yanlış düzeltme yollan ve yanlış yapan öğrencilerin düzeltili geribildirimlere verdikleri karşılıklar sınıflandırılmış ve sınıf içi örneklerle öğretmen ve öğrenci konuşması yanlış düzeltimine ve öğrencilerin verdikleri karşılıklara dayalı olarak betimlenmiştir. İstanbul'da Yıldız Teknik Üniversitesi 'nin Temel İngilizce hazırlık sınıfı C (başlangıç) kurunda, 14 farklı öğretmen tarafından yapılan 45 dakikalık 14 ders, sınıfın işitsel kaydı yapılarak araştırmacı tarafından gözlemlenmiştir. Araştırmada kullanılan veri tabanı, bu ders kayıtlarının çeviri yazı haline getirilmiş biçiminden oluşmaktadır. Sonuç olarak öğretmenlerin biçim ve anlam odaklı derslerde ayrı düzeltme yollarını kullandıkları ve öğretmenlerin kullandıkları düzeltme yollarını dersin amacının belirlediği saptanmıştır.

AnlamBiçimDil öğretimi+7
Bahar Helvacı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faik Baysal'ın romancılığı

Faik Baysal'ın RomancılığıBu çalışmada 1940'lı yıllardan itibaren Türk edebiyatında çeşitli edebi türlerde eser veren Faik Baysal'ın romancı yönü değerlendirilmiştir. İncelemeye konu olan romanların biçim ve içerik özellikleri belirlenmeye çalışılmış, yazarın Türk romancılığındaki yeri değerlendirilmiştir.`Faik Baysal'ın Romancılığı' başlıklı çalışma Sonuç bölümü dışında iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Faik Baysal'ın yaşamı, yazarlık serüveni ve yapıtları hakkında bilgi verilmiştir. Baysal'ın yaşamının yapıtlarındaki etkileri üzerinde durulmuştur.`Faik Baysal'ın Romancılığı' başlıklı ikinci bölümde ise incelememizin temel malzemesini oluşturan altı roman `biçim' ve `içerik' açısından incelenmiştir. Romanlar `biçim' başlığı altında olay örgüsü, zaman, mekan, bakış açısı, anlatım teknikleri, kişiler ve üslup açısından incelenmiştir. `İçerik' başlığı altında ise romanlarda işlenen temalar ele alınmıştır.Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular ışığında yazarın romanlarının ortak özellikleri ortaya konularak Faik Baysal'ın Türk romanındaki yeri değerlendirilmiştir.

Baysal, FaikBiçimRoman+4
Emine Kurt
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Architectural form design and structural analysis of tensile structures

This thesis deals with architectural form design and structural analysis of tensile structures. The literature survey of tensile structures about historical references, form findings and analysis methods are given. The design of tensile membrane structures is carried out in four steps. These are conceptual design, form finding, structural analysis and cutting pattern. The design procedure and numerical methods are given. Two tensile membrane structures such as, university main entrance and open sunshade lodge hall are designed. At the end, brief conclusions are presented together with some suggestions for future studies on the design of tensile structures.

FormTensionDesign methods
Derya Bakbak
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik torna formlarında disiplinler arası etkileşimlerin yansımaları

Geleneksel seramik sanatında oldukça önemli bir yere sahip olan seramik torna formlar, günümüzün sanat anlayışı içinde disiplinler arası çalışmalar olarak çağdaş seramik sanatında zengin ifade olanakları yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı, seramik torna formlarına disiplinler arası sanat etkileşimlerin yansımalarını betimlemektir. Bu bağlamda araştırmanın kavramsal çerçevesini: seramik sanatı, seramik sanatına disiplinler arası etkileşimlerin yansımaları, seramik sanatında torna, ,tornada şekillendirilmiş seramik formlara disiplinler arası etkileşimlerin yansımaları başlıklarıyla oluşturulmuştur. Çağın sanat anlayışını oluşturan disiplinler arası etkileşimlerin seramik torna formlara yansımalarını: Klasik-modern sentezleyici yönelimin seramik torna formlara yansımaları, Seramik-heykel yöneliminin seramik torna formla yansımaları, Soyut-özgün form yöneliminin seramik torna formlara yansımaları başlıklarıyla sınıflandırılarak seramik torna formlar da disiplinler arası etkileşimlerin yansımalarını içeren sanat eserleriyle örnekler verilmiştir.Bu araştırmanın son bölümünde, konuyla ilgili yapılan araştırmaların ışığı altında uygulanan seramik çalışmalarının görselleri yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Seramik torna formlar, disiplinler arası seramik sanatı, çanak-çömlek

BiçimDisiplinlerarasıSeramik sanatı+2
Nur Uyanık
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geometrik formların logolar üzerinde etkisi: Atıştırmalık sektörü örneği

Günümüzde hızlı tüketim ürünlerinin satışı ve tüketimi gün geçtikçe artmakta ve bu sektörün içerisinde yer alan markalar rakiplerine göre bir adım öne geçebilmek adına reklam yatırımlarını arttırmaktadır. Hızlı tüketim ürünlerinin başında atıştırmalık sektörü yer almaktadır. Atıştırmalık sektöründe markalar yeni ve farklı lezzetlerde ürünleri ile pazarda yer almaktadır. Satış oranlarını arttırmak isteyen markalar ürünlerinin sunumlarına ve paketlemelerine özen göstermektedir. Ürün ambalajlarının tüketicinin ilgisini çekecek nitelikte olmasına ve ürün içeriğini anlatmasına özen gösteren markalar ambalajlarında kullandıkları görsel ögeleri hedef kitlelerinin ilgisi doğrultusunda tasarlamaktadır. Ambalaj tasarımın önemli etkeni markanın da birincil iletişim aracı olan amblem ve logolardır. Bu etkeni destekleyici unsurlarla beraber ürün içeriğine bağlı görsel ögeler kullanılarak ambalaj tasarımı yapılmaktadır. Amblem ve logolar markanın görünen ve tanıtım materyallerinde kullandıkları en önemli görsel ögedir. Reklam çalışmalarının tamamında markanın imzası niteliğinde olan bu ögeler kurum kimlikleri tasarlanırken belirlenen hedef kitle doğrultusunda tasarlanmaktadır. Amblem ve logo tercihlerini etkileyen faktörler; renk, yazı stili, şekil/biçim/form gibi üç temel unsurdur. Renkler sektörlere göre belirlenmiş, kabul görmüş belirli tasarım tercihleri çerçevesinde devam etmektedir. Yazı stilleri de kurumların vizyonuna ve marka yaklaşımlarına göre belirlenmiş bir düzlemde devam etmektedir. Logolarda kullanılan formlar ise farklı değişkenler göz önünde bulundurularak kullanılmaktadır. Geometrik formların logolar üzerindeki etkisinin hedef kitlenin tercih durumu ve bu durumu etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi adına yapılan bu çalışma atıştırmalık sektörü örneği üzerinden anket yönetimi kullanılarak yapılmıştır. Anket çalışmasında katılımcılara demografik bilgileri ile birlikte atıştırmalık alım sıklığı, atıştırmalık ürün tercihleri, atıştırmalık ürün alırken nelere dikkat edildiği, atıştırmalık ürün ambalajlarını inceler misiniz?, ürün ambalajlarında ilginizi çeken ögeler neler?, logolara dikkat eder misiniz?, logolarda dikkat ettiğiniz özellikler gibi sorular ile birlikte atıştırmalık sektöründe yer alan satış payları ve ürün yelpazelerine göre 13 markanın güncel olarak kullandığı logolarındaki geometrik formlarının dışında araştırmacı tarafından farklı iki form uygulaması yapılarak görsel tercih durumları sorulmuştur. Verilen cevaplar doğrultusunda atıştırmalık sektöründe hedef kitlenin tercih ettiği geometrik formun belirgin bir tercih oranıyla yuvarlak formlar olduğu tespit edilmiştir.

AmbalajlamaAmblemBiçim+5
Mehmet El
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Makam, usûl ve form özellikleriyle Türk mûsikîsinde ilâhiler

İlâhîler, Türk mûsikîsinin câmî ve tekke mûsikîsi türleri altında, ibâdet ve zikir amaçlı vücuda getirilen, köklü bir tarihe, kültüre, geleneğe sahip mûsikîmizin en önemli beste formlarındandır. Yüzyıllar boyunca, mutasavvıf şâirlerin ilâhî aşk ile gönüllerinden süzülen nutk-i şerifler, bestekârlarımız tarafından ibâdete neş'e katma, zikir ve tevhîd inancını pekiştirmeye yönelik nağmeler ile bestelenmiş, bu yolla mûsikî hazinemize eşsiz eserler kazandırılmıştır. Bu çalışmada, devlet korosu arşivinde tespit edilen ilâhilerin; makam, usûl, güftekâr, güfte yapısı, bestekâr, beste yapısı yönü ile ortaya konması amaçlanmıştır. Arşivdeki İlâhîlerin incelemeleri yapılarak, elde dilen bulgular tablolar ve grafiklerle yorumlanmıştır. Çalışma, eser nüshalarının mukayeseli olarak irdelenmesi sebebi ve arşivdeki eserlerin künyeleri ve form yapıları hakkında bazı tespitlerin ortaya konması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışma ayrıca, Tarih, Edebiyat, Kültür, Sosyoloji, İlâhîyat, Matematik ve İstatistik gibi bilim ve ilim alanlarını kapsaması bakımından multi-disipliner bir çalışmadır. Bu çalışmada; arşiv taraması, kaynak tarama, alanında uzman kişiler ile görüşme, doküman ve içerik analizleri yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada, ilahîlerde en çok tercih edilen makamların, usûllerin neler olduğu, ilâhî repertuvarına en çok katkısı bulunan güftekâr ve bestekârların kimler olduğu tesbit edilmiştir. Çalışmanın ulaşılabilir evrenini Devlet korosu arşivindeki İlâhiler oluşturmaktadır. İlâhî repertuvarında yer alan eserlerdeki güfte ve beste yapıları nota nüshaları üzerinden tek tek incelenerek ulaşılan bulgular bütün asarı kapsayan bir tablo çalışmamız ekinde sunulmuştur. Bulgularda elde edilen veriler üzerinde yapılan değerlendirmeler ile, devlet korosu arşivinde yer alan ilâhî formundaki eserlerde en çok tercih edilen makamlar, usûller, repertuvara katkısı bulunan bestekârlar, güftekârlar, ilâhîlerdeki güfte ve beste yapıları konusunda somut sonuçlara ulaşılmıştır.

BiçimDini motiflerDini müzik+5
Çağlar Toptaş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Münir Nureddin Selçuk'un gazel icrâcılığı

Bu çalışmada, Münir Nureddin Selçuk'un Klâsik Türk Mûsikîsi Gazel formunda icrâ ettiği eserler konu alınmış ve erişebilinen bütün Gazelleri; makam, form, süsleme teknikleri ve mânâ prozodisi yönünden analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin Klâsik Türk Mûsikîsi ses eğitiminde kullanılabilmesi ve Gazel icrâcılığıyla ilgili bireylere katkı sağlaması amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde; Klâsik Türk Mûsikîsi'nin işitsel icrâ verilerinin önemine ve içeriklerine, Gazel formu hakkında genel bilgilere, Münir Nureddin Selçuk'un kısaca mûsikî eğitimine, sanat hayatına ve Gazel icrâcılığı açısından taşıdığı öneme yer verilmiştir. İkinci bölümde; Selçuk'a âit erişebildiğimiz bütün Gazel icrâlarının dijital ortamda dikte edilen notaları; form, makam, süsleme teknikleri ve mânâ prozodisi yönünden analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise bulgulardan elde edilen veriler doğrultusunda, tespitlere ve önerilere ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada; Münir Nureddin Selçuk'un icrâ ettiği Gazellerde standart bir form yapısının bulunmadığı, makam uygulamalarında belirli bir seyir düzeninin olduğu, icrâ sırasında kullanılan mordan, tril gibi süsleme elemanlarının ortak amaçlar için kullanıldığı ve bazı Gazellerde mânâ prozodisinin varlığı tespit edilmiştir.

BiçimGazellerKlasik Türk müziği+4
Adil Uğur Latifoğlu
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRT repertuvarında yer alan Adana türkülerinin tür ve biçim yönünden incelenmesi

Çukurova Bölgesi, Anadolu'nun diğer bölgeleri gibi pek çok kültürel ögeyi bünyesinde bulunduran bir alanı teşkil etmektedir. Bölgenin merkezinde yer alan Adana şehri de, Çukurova'nın sahip olduğu bütün kültürel unsurların görülebildiği oldukça zengin bir kültürel geçmişe sahip, son derece değerli bir yöredir. Hiç şüphesiz Adana Türküleri bu zengin kültürün önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. Yörede, ağıtlar ve âşıklık geleneği ile zenginleşmiş olan türkü dağarcığı, Türk Halk Müziği içerisinde önemli bir yere sahiptir. Adana yöresinin kültürel yapısının daha iyi anlaşılıp değerlendirilebilmesinde oldukça önemli bir rol oynayan Adana Türkülerini konu alan bu çalışmamızda, ilk önce Adana ili hakkında genel bilgiler verilmiş, daha sonra Adana'da türkü söyleme geleneği konusuna değinilmiştir. Son olarak da TRT Repertuvarında, yöresi Adana olarak tespit edilen toplam elli adet eser, tür ve biçim yönünden ele alınarak incelemeye tabi tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tür, Biçim, Müzik, Türkü, Çukurova, Adana.

AdanaBiçimMüzik+6
Nazmiye Tuğba Öztürk
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yavuz Bülent Bakiler'in Harman adlı eserinin biçim ve içerik açısından incelenmesi

23 Nisan 1936 tarihinde Sivas'ta doğan Yavuz Bülent Bakiler; şiirle, sanatla iç içe geçireceği bir hayatının olacağının belirtilerini ilkokul yıllarında verir. Ev hanımı olan annesinin her gece anlattığı masallar, söylediği türküler, devlet memuru babasının kendisine okuttuğu ?Büyük Doğu? dergileri, Sivas'ta halk sairlerinin meydanlarda yaptığı atışmalar ve ilkokul öğretmeninin teşvik edişi Bakiler'in sanatlı söyleyişe ilgi duymasına vesile olur. Şiire olan ilgiyle birlikte eğitimine devam eden Bakiler, 1960 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olur. Bir süre Sivas'ta avukatlık mesleğini yapan sanatçı, farklı devlet kurumlarında çalıştıktan sonra emekliye ayrılır. Şiir kitaplarıyla ve diğer türlerde yazdığı eserleriyle Türk edebiyatına katkılarda bulunan Bakiler'in çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanır. Bir süre televizyon kanallarında Türk cumhuriyetleri ve Türkçeyle ilgili programlar hazırlar. Şiir kitapları, antolojiler ve nesir kitapları kaleme alan Bakiler'e kitapları ve televizyon programları dolayısıyla ödüller verilir. Hisar dergisi sairleri arasında yer alan Bakiler, günümüzde özel bir gazetede köse yazıları yazmaktadır.Yavuz Bülent Bakiler'in ?Harman? adlı eserinin biçim ve içerik açısından incelendiği bu çalışmada, yedi bölüm halinde tasnif edilen yüz yirmi şiir çeşitli yönlerden değerlendirilmiştir. Biçim ve içerik ana baslıkları altında belirtilen alt baslıklar, şiirler için değerlendirme unsurlarını oluşturmuştur. Bu değerlendirme neticesinde Bakiler'in şiire bakısı, şairliği; tema olarak hangi duygular, hangi kavramlar, hangi konular üzerinde durduğu ortaya koyulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yavuz Bülent Bakiler, Harman, Şiir, Biçim, İçerik, İnceleme

Bakiler, Yavuz BülentBiçimDil eğitimi+5
Betül Batur
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kürsübaşı uygulamalarında yer alan müziklerin tür ve biçim yönünden incelenmesi

Anadolu coğrafyasının genel anlamda içinde barındırdığı kültürel unsurların tamamı incelemeye değer zenginliktedir. Her bir özelliği, önemle üstünde durulması gereken bu kültür beşiği coğrafyası içinde, kendine has özellikleri ile büyük ve köklü bir yapıyı bünyesinde bulunduran Harput yöresi, içinde barındırdığı kültürel unsurları açısından son derece değerlidir. Harput'un vazgeçilmez uygulamalarından birisi olarak karşımıza çıkan ve Kürsübaşı/Kayabaşı/Havuzbaşı adıyla anılan toplantılarda icra edilen eserler, sahip olunan kültürel yapının anlaşılması ve değerlendirilmesi açısından önemlidir. Çalışmamızda, genel özelikleri ile Harput ve müzik kültürü hakkında bilgiler verildikten sonra, Harput'a ait bu uygulamalarda icra edilen, yörede Muhalif ve Kürdi adıyla bilinen makamlardan toplam yirmi eser, tür ve biçim yönünden incelemeye tabi tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzik, Harput, Kürsübaşı, Tür, Biçim,

BiçimElazığ-HarputHalk müziği+3
Burak Koçer
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitabı resimlemelerinin biçim ve içerik açısından 11 yaş grubuna uygunluğu ve aynı yaş grubu öğrencilerin yaptığı resimlemelerle karşılaştırılması

Bu araştırmada, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen ilköğretim Türkçe ders kitaplarındaki (11 yaş grubu) resimlemeler açısından, çocukların yaş grubuna uygun olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışması başta ilköğretimde çalışan öğretmenler olmak üzere ders kitabı seçme ve değerlendirme görevini üstlenecek öğretmenlere örnek oluşturacağı düşünülmektedir.Örneklemi oluşturan Türkçe Ders Kitabı'nda kullanılan resimlemelerden 10 tanesi şans yolu ile seçilerek, her bir görselin metinle ilişkisi ve plastik problemleri incelenmiştir. Kitapta bulunan parçaların resimlemelerine karşılık olarak, Ankara 4, Çankırı 1, Afyon 2, Erzurum 1, Ağrı 1 ve Van 1 olmak üzere 6 ilde, 10 farklı ilköğretim okulunda çocukların her bir parçayı okuyarak yaptığı resimlerler karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yaptırılan resimlemeler uzmanlar eşliğinde seçilerek 50 adet resimleme, değerlendirmeye alınarak, kitaptaki mevcut resimlemelerle, plastik ve anlatımsal olarak karşılaştırılmıştır.Ders kitabı resimlemeleri belirli estetik kaygılar dikkate alınarak çocukların zihinsel ve resimsel gelişim düzeylerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Araştırmada incelenen Türkçe 5. sınıf ders kitabında baskı kalitesinin çok düşük olduğu ve resimlemelerle fotoğrafların bir arada kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca figürlerdeki anatomik bozukluklar çocukların sanatsal gelişimlerinde olumsuzluklara neden olacak boyuttadır. Çocukların yaptığı resimlerde görmüş olduğumuz duyarlılık, hassasiyet, samimiyet, renk ve kompozisyon başarısının kullanılan resimlemelerden daha başarılı olduğu görülmüştür.

BiçimDers kitaplarıEğitim+7
Yavuz Ayhan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şeffaflık kavramı üzerine görsel çözümlemeler

Bu çalışmam, kendini gösteren şeffaflık kavramının, tüm kompozisyonu nasıl etkilediği, resime nasıl derinlik kazandırdığı ve ilk bakışta görülemeyen bir dinamizmin, plastik biçimlemeler ile resmi nasıl bambaşka bir deneyime dönüştürdüğü üzerinedir.Şeffaflık kavramının, tinsel ve felsefi anlamından çok görsel çözümlemelere dayalı tekniklerle, resmin kendine özgü niteliğinin, algı boyutunda nasıl farklılıklara neden olabileceği üzerinde durulmuştur.Biçimin, rengin ve çizginin kompozisyonda sağladığı çeşitlilik ve bu kavramların, doğanın karşıtlıkları anlatılırken yüklendikleri roller üzerinde durulmuştur. Şeffaflık olgusunun hangi tekniklerle oluşturulabileceği ve tuvaldeki boşluk ve doluluk arasındaki dengenin resmi nasıl bir bütün olarak tuttuğu veya tutamadığı hakkında ipuçları verilmiş, türlü ışık oyunlarıyla resimde zaman, hareket, ritm ve kompozisyon bütünlüğünün nasıl kurulacağı sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır.Uygulama çalışmalarımı anlatırken ise, kompozisyonlarımda renk ve çizgilerle resimlerimin hikayelerini nasıl etkilemek istediğim anlatılmıştır. Her resmin bazen pastel, bazen coşkulu müdahalelerle sabırla ve hislerimi dışavurucak şekilde nasıl oluşturulduğu üzerinde durulmuştur.Anahtar Sözcükler1.Şeffaflık2.Biçim3.Renk4.Çizgi5.Boşluk

BiçimBoşlukRenkler+4
Handan Özaslan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstriyel tasarım eğitimi proje derslerinde stil ve form kavramları üzerine bir inceleme: Türkiye Örneği

Günümüzde, iyi tasarım, kullanıcı ile ilişki kurmalı, doğru mesajı iletmeli, çekici olmalı ve pazar yarışında fark yaratmalıdır. Kullanıcıların satın alma kararlarında, ürünlerin kullanıcılar üzerinde bıraktığı duyumsal ve duygusal etkiler, estetik ve görsel özelliklerine odaklanma konuları etkili olmaya başlamış ve ürünlerin dış görünümü, diğer unsurlar kadar önemli olmaya başlamıştır. Bu durum endüstriyel tasarım alanında stil ve form kavramlarının daha iyi anlaşılması konusunda motivasyonu arttırmıştır. Stil kavramı, genel anlamıyla belirli bir ifade tarzı olarak tanımlanır; ancak tasarım ve endüstriyel tasarım literatüründe stil kavramına ait net bir tanım bulunmamaktadır. Form kavramı ise içeriğin görsel şekli olarak tanımlanmasına rağmen tasarım alanında 'stil' ve 'form' kelimelerini birbirlerinin yerine kullanılması üzerine yapılan gözlem bu çalışmanın temel motivasyonu olmuştur. Literatürde konunun önemine sıklıkla vurgu yapılmasına rağmen stil ve form kavramlarının, endüstriyel tasarım eğitimindeki yeri konusundaki çalışmaların kısıtlı olduğu görülmüştür. Bu çalışmada, sanatın ve tasarımın çeşitli alanlarından stil ve form kavramlarına yönelik tanımlar ve yorumlar derlenmiş, bu iki kavram arasındaki benzerlikler ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ilerleyen aşamalarında, endüstriyel tasarım alanında Türkiye ölçeğinde stil ve form kavramlarına yönelik algıyı ölçmek amacıyla, akademisyenler, öğrenciler ve tasarımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Ortaya çıkan veriler, Türkiye'deki endüstriyel tasarım eğitiminde form ve stil kavramlarının eğitimdeki yeri ve algılanma şekilleri konusunda bilgiler ortaya koymuştur.

BiçimEndüstriyel tasarımStiller+1
Gizem Arpacı
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yönetimde haberleşme aracı olarak form ve rapor

BiçimRaporlarYönetim+2
Hüseyin Demirtola
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1987
00
DoktoraAçık ErişimTR

21. yüzyılda mimari formu anlamak

Geçmişten bugüne mimari formun değişim süreci izlendiğinde, yapıların görsel ve işlevsel yükümlülüklerinin, süreçle birlikte ne denli değiştiği gözlemlenmektedir. Mimari form ise bu süreçte değişimini herkesin rahatlıkla izleyebileceği bir öğedir. Teknoloji, sosyal etkenler, mimari uygulama ortamındaki yenilikler, interdisipliner etkileşimler, görsel talepler, popüler kültür ve kentsel politikalara kadar pek çok etkenin, mimari ortamda ne denli söz sahibi olduğu bilinmektedir. 20.yy ile mimarlıkta artık yeni bir dil kendini göstermeye başlamış, mimari tasarım ortamı da tüm bu etkenlerden beslenerek güçlü bir değişime uğramıştır. Bununla birlikte mimari, her geçen gün değişmiş, dönüşmüş, yeniden yapılanmış ve kendine yeni ifade biçimleri edinmiştir. Çalışma, mimari formun bu yolculuğunda, değişip dönüşmesinde etken olan ve aynı zamanda üst okumalara imkan veren kavramları yorumlayarak sürece ışık tutmayı hedeflemiştir. Aynı zamanda form-kavram ilişkisini yakından ele alarak, süreçle ilgili yeni okumalara fırsat tanımış, mimari formun kendisinin bu kavramlara bir gösterge oluşturduğunu da ortaya koymayı hedeflemiştir. Bu bağlamda çalışmada; Giriş, Yapılan Çalışmalar, Kavramsal Bağlamda Mekan, Kavramsal Bağlamda Form, Bulgular ve İrdeleme, Sonuçlar ve Tartışmalar gibi bölümlerden oluşmaktadır. Sonuçlar ve Tartışmalar bölümünde sunulan öneriler yeni çalışmalara ışık tutması açısından değerlidir.

AkışkanlıkBedenBiçim+2
Tülay Şamlıoğlu
İstanbul Beykent University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gerçek ve sanal gerçeklik ortamında mekân algısının deneyimlenmesi

Yaşanılabilir iç mekanlar tasarlamak, öncelikle insan ve mekân ilişkisi, algı ve deneyim konularıyla bütünleşmiş konulardır. Mekân, insanın ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap verdiği gibi tasarlanan iç mekanların bireylerin davranışlarını, psikolojisini ve fizyolojisini etkilediği görülmektedir. Bireylerin iç mekân içerisinde kendilerini nasıl hissettikleri ve yaşamlarında bunun ne ifade ettiği konusu ele alındığında, iç mekânı oluşturan bileşenler algılanma kriterleri kapsamında büyük önem taşımaktadır. Algı, bireyin zihninde oluşturduğu deneyimlerdir. Bu bağlamda mekânsal algı, kişisel deneyimlerimiz doğrultusunda oluşur. İnsan ve mekân bir bütün olarak algılanmalıdır. Birçok öğenin bir araya gelmesiyle oluşan iç mekân tasarımları, kullanıcı ya da tasarımcı tarafından yalnızca fonksiyonel veya yalnızca estetik bir şekilde düzenlenmemelidir. Bu sebeple mevcut iç mekânda yaşayacak olan insanların mekân tasarımları yapılırken, algısal tepkilerinin ölçülmesi veya algısal farklılıkların göz önüne alınması gerekmektedir. Yapılacak olan tasarımlarda, biçim, renk, malzeme, doku veya aydınlatma gibi unsurların doğru kullanımının, iç mekanların anlamlandırılması ve algılanması konusunda büyük bir rol oynadığı görülmektedir. Bu çalışmada algısal farklılıkları test etmek adına günümüz teknolojilerinden biri olan sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle kullanılmıştır. Biçim, renk, malzeme, doku ve aydınlatma gibi kullanıcının algısını ve mekân tasarımını etkileyen faktörler, sanal bir iç mekân kurgusu oluşturularak test edilip oluşan algısal farklılıklar tespit edilmiştir. İç mekânların algısal değişkenlere göre tasarlanmasının önemi vurgulanmıştır

AlgıAydınlatmaBiçim+4
Selen Yüntem
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

16.yy çini kandillerin form, desen özellikleri ve yeni kandil formu önerileri

16. yy Osmanlı çini ve seramik sanatında cami kandilleri önemli bir yere sahiptir. Dönemin dini yapıları için özel olarak üretilmişlerdir. 16.yüzyıldan günümüze ulaşan tüm çini ve seramikler Saray'a, dini yapılara veya diğer önemli binalara aittir. Bu yapıların yangın ve doğal afetlere dayanıklı olmaları çini kandillerin önemli bir kısmının da günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Bunların haricinde geçmişte bir şekilde yurt dışına çıkarılarak yabancı müzelere götürülen Osmanlı dönemi çini ve seramikleri mevcuttur ki aralarında cami kandilleri sayıca önemli yer tutar.Bu araştırmanın amacı; 16. yy da Osmanlı devrinde üretilmiş çini cami kandillerinin tarihsel gelişiminin ortaya konulması, desen, form özelliklerinin araştırılması ve yeni kandil formu önerileri sunmaktır.Günümüzde birçok İznik seramik formu gibi kandillerinde birebir üretimleri süs eşyası olarak yapılmaktadır. İşte bu aşamada geçmişte sadece dini mimaride kullanılan, günümüzde ise süs eşyası olarak üretilen çini kandilleri, çağın sosyal- kültürel ihtiyaç ve beğenisine hitap eden daha geniş bir kullanım alanına sahip gelenekselden ilham alan işlevsel ve dekoratif tasarımlar ortaya koymak amacıyla yeni kandil formları tasarlanarak üretilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Cami Kandilleri 2- Çini 3- Çömlek 4- Türk Çini Sanatı 5- Seramik

16. yüzyılAydınlatma ekipmanlarıBiçim+7
Emre Atırcıoğlu
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatsal form olarak oyuncak tasarımı

?Sanatsal Form Olarak Oyuncak Tasarımı? başlıklı bu araştırmada oyun-oyun nesnesi oyuncak ve sanat ilişkisi üzerinde durulmuştur.Çalışmanın ?Oyuncak Formu? isimli birinci bölümde oyuncağın tarihsel değişimi Antik dönemden 21. yüzyıla dek ele alınmıştır. Antik dönemde oyuncakları ikonlardan ya da yaşamdan sonra ölüme eşlik etmesi istenmiş nesnelerden ayırt etmek güçtür. Ritüel amaçlı kullanılan adak nesneleri önce dinsel törenlerde hizmet görür daha sonra oynamaları için çocuklara verilirdi. Bu dönemde oyuncaklarda genellikle kil, taş, kemik, kurutulmuş meyve, tahta gibi malzemeler kullanılmıştır.Antik dönemden ortaçağa doğru gelindiğinde oyuncakların daha çok kil, ahşap ve balmumundan el yapımı ürünler olarak ortaya konduğu, dövme demirden hayvanların ve tahta bebeklerin üretilmesinden sonra ortaçağ sonuna kadar oyuncak sanayinde gelişme görülmediği saptanmıştır (Onur, 2002, 35).Ortaçağ'da ticaretin artmasına bağlı olarak zanaat tekniği ile aynı ürünün tekrar tekrar üretilmesinden, makine üretimine geçiş Sanayi Devrimiyle gerçekleşmiş daha sonra tüm Avrupa'ya yayılmıştır.20. yüzyılda çocuğun gelişiminde oyuncağa büyük roller yüklenmeye başlanmıştı. Eğitsel ve Yaratıcı oyuncaklar adıyla yeni tasarım ürünleri pazarda yerini almaya başladı.21. yüzyılda elektronik ve dijital oyuncaklar dikkat çekmiştir.Oyuncak formunun tarihsel değişimi bebek formu üzerinden örneklendirilmiştir. Bebekler her zaman istisnai oyuncaklar oldu. Zengin ya da yoksul her çocuğun bir bebeği vardı. Bebek formu antik dönemden günümüze oyuncağın izini sürmek açısından bize yol gösterecek evrensel oyuncaklardan biridir.Kuşkusuz, insanın kendi imgesiyle uğraşmasından çok önceleri de insan imgesi çocuğun oyuncağını etkiledi. İlk bilinçli insan imgeleri doğadan kopya edilen bebek gibi figürlerdi. Sanatsal heykellerle karşılaştırıldığında bunların özel bir konumu vardır. Çocukların ellerine geçmeden önce bunlar büyük olasılıkla tapınma nesneleri hizmetini görüyordu.Bebek gibi formlar Paleotik Taş Devri kil heykelciklerinde zaten vardı. Bunlar abartılmış bir tarzda kadın bedeninin özelliklerini göstermektedir. Bunların majik-mistik kadın simgeleri sonuç olarak da doğurganlığın simgeleri olduğu sonucu çıkarılabilir.Antik çağda az çok değerli malzemenin kullanımı farklılığı yaratırken, Ortaçağ bireysel düzeylere göre oldukça özel bebek tipleri ortaya koymaktadır. 19. yüzyılın ortalarına kadar bebekler yetişkinler gibi görünüyordu. 20. yüzyılın başlarında, çocuk pedagojisinin yeniden gözden geçirilmeye başlanması ve Fröbel ile Montessori'nin görüşlerinin yaygınlık kazanmasıyla bebek formları da değişime uğradı (Nieman, 56-57). 21. yüzyıl ise tasarım bebeklerin ortaya çıkışına sahne oldu.?Oyuncak Formundan Sanatsal Forma? başlıklı ikinci bölümde ise oyun- sanat ilişkisi, tarih boyunca çeşitli düşünürlerin görüşlerine yer verilerek kavramsal çerçevede incelenmiş; oyun etkisiyle sanat üretmiş akımlarla somut bir şekilde ele alınmıştır. Oyun tavrıyla sanat yapan sanatçıların heykellerinden örnekler verilerek oyuncaklarla benzer olan noktalar vurgulanmış; Tasarım oyuncak adı altında oyuncağın tasarım yönü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1. Sanat 2. Oyun 3. Oyuncak4. Form 5. Tasarım

BiçimOyuncakOyunlar+2
Ebru Arslan
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

L. V. Beethoven'in Op.13 patetik piyano sonatının armoni, form bilgisi ve çözümleme teknikleri derslerine katkılarının incelenmesi

Bu araştırmada, klasik dönemin ünlü Alman bestecisi olan L.v. Beethoven?in Op. 13 ?Patetik? piyano sonatı armonik ve formsal analizi yapılmış ve bu eserin armoni, form bilgisi ve çözümleme teknikleri derslerine katkılarını ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda eser hakkında bir takım bulgulara ulaşılmıştır. Form yönünden, yazılmış olan ağır tempolu giriş kısmı ile oluşan farklılık dikkat çekicidir. Ayrıca eserin son bölümü rondo formu açısından iyi bir örnektir. Eserdeki armonik yapılar, armoni konularının kurallı ve kural dışı kullanımlarına net örnekler vermektedir. Bu eser; eser çözümleme çalışmaları sırasında, müzik eğitimi içerisinde alınan armoni ve form bilgileri ile ilgili kapsamlı örnekler barındırmaktadır.Bu araştırmada literatür tarama ve betimleme yöntemi uygulanmıştır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Müzik Eğitimi 2- Müzik teorisi 3- Patetik Sonat

ArmoniBeethoven, Ludwig vanBiçim+4
Suna Yoldaş Santepe
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mimarlıkta analojiler üzerine estetik ağırlıklı bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, literatür araştırması sonucu bulunan analojik mimari tasarım örneklerinin hangi tür analojiler içinde yer aldığım ve estetik değer taşıyıp taşımadığını tespit etmektir. Bu bağlamda çalışma beş ana bölüm, kaynaklar ve eklerden oluşmaktadır. Birinci bölümde, problemin tanımı ve çalışmanın amacı belirlenmiş, biçim ve biçimlendirme, estetik, beğeni, metafor vb. konular hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, sorunun belirlenmesi, çalışmada izlenen yöntemler ve gerekçeleri, sunulmakta; mimarlıktaki analojilerin örnekleri ile aktarılması, konu ile ilgili yapılan birinci ve ikinci anket çalışmasının tanıtımı yer almaktadır. Üçüncü bölüm, kuramsal çalışmadan ve bilgisayar ortamına aktarılan ikinci anket verilerine göre, SPSS programında gerçekleştirilen, Korelesyon, Regresyon, Ki-kare, Varyans ve Cluster Analizlerinden elde edilen bulgular ve irdelemeleri, Dördüncü bölüm varılan sonuçlan, Beşinci bölüm, konu ile ilgili ilerideki çalışmalara referans olabilecek önerileri, Altıncı bölüm kaynaklan, Yedinci bölüm, birinci ve İkinci ankette kullanılan formlan, gösterilen fotoğraf örneklerini ve gerçekleştirilen analiz tekniklerinin tanımlannı içermektedir.Anahtar Kelimeler: Analoji, Mimari Analoji, Estetik, Metafor, Biçim

AnalojiBiçimEstetik+1
Sonay Ayyıldız
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mimari formun kavramsal analizi

Broadbent (1973, 1988), mimann formu tasarlarken izlediği yollan; "pragmatik, tipolojik, analojik, sentaktik" olarak tanımlamaktadır. Bu çalışmada söz konusu tasarlama yaklaşımları ya da yollan, mimari formun analizinde başvurulan yaklaşımlardır. Bu çalışmada söz konusu form tasarlama ya da üretme yaklaşımlanna "ikonik tasarım" adı ile bir yenisi ilave edilmiştir. Söz konusu tasanm yaklaşımlan, mimann üç boyutlu formu oluştururken izlediği süreci açıklamakta yeterli fakat onu yorumlarken kullandığımız "kavramlan" açıklama da yetersizdir. Bu nedenle bu çalışmada; söz konusu yaklaşımlar, alt kavram kümelerine aynlmış ve mimari form eleştirel metinler aracılığı ile kavramsal olarak analiz edilmiştir. Böylece formun salt görünüşte kalan fiziksel özelliklerinin yanında anlamına ilişkin simgesel değerini de ortaya çıkarmak mümkün olmuştur. Bu anlamda çalışma, mimari formun anlatım olanaklarından yararlanılarak, kavramlar aracılığı ile analizine dayalı bir "yöntem" önerisidir. Yöntemi "kavramsallaştırmadır". Çalışmanın uygulama alanını, Cumhuriyet Dönemi Türk mimarlığı'nın son 50 yıllık periyodu içinden seçilen örnekler oluşturmaktadır. Çalışma 6 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; giriş ve konuya yaklaşım, çalışmanın amacı ve bu çalışmanın uygulama alam olarak belirlenen Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı'nın son elli yıllık periyodunun on' ar yıllık dönemler açısından incelenmesi ye almaktadır. Mimarlıkta form olgusunu; fiziksel özellikleri ve anlam değerleri açısından tanıtma, mimari formu oluşturan yaklaşımlara açıklık getirme ve mimari formun çözümlenmesine ilişkin literatüre dayalı bilgiler de bu bölüm içinde yer almaktadır. İkinci bölümde; yapılan çalışmalar yer almaktadır. Bu bölümde ilk olarak mimari formun kavramsal analizi üzerinde durulmaktadır. Sonraki bölümler ise yöntemin kurgulanması, örneklerin belirlenmesi ve analizine aynlmıştır. Üçüncü bölümde; bulgular yer almaktadır. Bu bölüm aynı zamanda yöntemin üçüncü aşamasını oluşturan değerlendirme aşamasıdır. Dördüncü bölümde; kavramlann, göstergebilim (semiology) kaynaklı değerlendirmesi yer almaktadır. Beşinci bölümde; sonuçlar ve öneriler yer almaktadır. Key words: form, form analizi, tasarlama yaklaşımlan, kavram, kavramsallaştırma VI

BiçimKavram analiziKavramsallaştırma+2
Özge Cordan
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00

İlgili konular