Basketbolcular
87 theses under this subject heading
Erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının performansa etkisi
Bu çalışmanın amacı erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının aerobik ve anaerobik performansa etkisini incelemektir. Çalışmaya toplam 20 basketbolcu (deney:10, yaş:28,10±4,51 yıl; kontrol:10, yaş:18,70±0,95 yıl) katıldı. Deneklerin solunum kas antrenmanı (SKA) öncesi spirometreyle solunum fonksiyonları, respiratuar basınçölçer cihazı ile solunum kas kuvvetleri belirlendi. SKA, POWER breathe Classic (mavi) model ile maksimal inspiratuar basınç (MİP) değerinin % 40'ına eşdeğer olacak şekilde haftalık 1 birim (10 cmH2O) artırım sağlanarak deney grubuna sabah ve akşam günün aynı saatlerinde olmak üzere haftanın 5 günü günde 2 kez tekrarlanmak koşuluyla 4 hafta uygulandı. Her antrenman biriminde sporcu 30 dinamik nefes alıp verme işlemi yaptı ve günde 60 nefes döngüsünü tamamladı. Anaerobik güç parametreleri wingate bisiklet ergometresi ile, aerobik kapasiteleri de Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 test protokolüyle hesaplandı. Gruplar arası tüm parametrelerin ön-son testleri arasındaki karşılaştırması için bağımlı T testi (Paired Sample T Testi), ortalama farkın gruplar arasındaki analizi içinde bağımsız T testi (Independent Sample T Test) kullanıldı. SKA sonrası deney grubunda FVC (lt) ve FEF Max'ta ki (lt/sn) değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Diğer solunum fonksiyon değerlerinde yüzdesel artış görülmesine rağmen anlamlı bir sonuç bulunmamıştır (p>0,05). Yüzdesel olarak en fazla artış İC (% 42,22), FEF Max (% 35,26) ve MİP (% 22,33) değerlerinde görülmüştür. Kontrol grubunda sadece SVC ve MİP'te anlamlı değişim görülmüştür (p<0,05). Deney grubunda anaerobik güç göstergelerinden Mininum Power dışında bütün değerlerde anlamlı farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca Time to Peak'te % 34,03 ve Peak Power da % 5,66 düzeyinde yüzdesel artış meydan gelmiştir. Kontrol grubunda Wingate testi sonrasında tüm parametrelerde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir (p>0,05). SKA sonrası deney grubunda VO2maks ortalama değerinde % 14,74 (p<0,008) ve kontrolde ise % 7,50 oranında artış görülmüştür (p<0,006). Sonuç olarak solunum kas antrenmanının; solunum fonksiyonlarını, solunum kas kuvvetini, anaerobik ve aerobik kapasiteyi düzenli antrenman yapanlara göre pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Kapasite, Anaerobik Güç, Basketbol, Solunum Kas Antrenmanı,
Elitaltı basketbolcularda turnuva döneminde müsabaka öncesi ve sonrası hematolojik değerlerin değişiminin incelenmesi
KESKİN, İ.C. Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2017. Bu çalışmada "Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi" amaçlanmıştır. Çalışmaya 2016-2017 Sezonu Türkiye Basketbol Federasyonu Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'nde mücadele eden 12 (deney) ile 11 (sedanter; kontrol) erkek basketbolcu katılmıştır. Deney grubu (n=12) yaş:23,58 ±1,37 yıl, boy:189,66 ± 9,46 cm, vücut ağırlığı:91,83± 12,14 kg) ve kontrol grubu (n=11) (yaş:22,54 ±1,96 yıl , boy: 189,9 ± 6,75 cm , vücut ağırlığı :90,08± 9,27 kg ) oluşturuldu. Kan parametrelerinden ise Eritrosit (RBC), Lökositler (WBC),Trombositler (PLT),Hemoglobin (HGB),Hematokrit (HTC), Ortalama Eritosit Volümü (MCV), Ortalama Hemoglobin (MCH), Eritrosit Hemoglobin Yoğunluğu (MCHC), lenfosit (LYM) vemonosit (MON) kan değerleri için turnuva döneminde dört gün üst üste olmak üzere müsabaka öncesi ve sonrası toplamda sekiz kez kan alındı. Çalışma sonucunda meydana gelen değişimleri belirlemek için, α=0.05 anlamlılık düzeyinde iki grup arasındaki karşılaştırmalar SPSS 23 paket programında katılımcıların ölçüm değerlerinin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için SPSS'te İki örnek K-S normallik testi uygulandı ve verilerin normal dağılıma sahip olduğu tespit edildi (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun turnuva süresince kan parametrelerindeki değişim α=0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümlerde Varyans Analizi (Two way repeated ANOVA) kullanıldı. Çalışma sonunda maç öncesi ve sonrası HTC; Hematokrit ve HGB; Hemoglobin, maç öncesi MCH; Ortalama Hemoglobin, maç sonu MON ;vemonosit), WBC ;Lökositler) değerlerinde deney ve kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlı değişim gösterdi(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hematolojik kan parametresi
Genç basketbolcularda atletik performansın bilişsel süreç ile genetik çeşitlilik ilişkisinin incelenmesi
Genç basketbol sporcularının atletik performanslarını (kuvvet-sürat dayanıklılık ve esneklik) bilişsel duygu durumları (umutsuzluk, anksiyete, depresyon) ile sahip oldukları genetik yapılarındaki belirteçleri olan 9 genotipin ilişkisi SNP düzeyinde çoklu bir bakış açısı ile karşılaştırılmıştır. Araştırma örneklemini Basketbol gençler liginde oynayan Galatasaray U-15 erkek takımı 14-16 yaş aralığı 17 oyuncu oluşturmuştur. Sporcuların fizyolojik yapılarını (performans) değerlendirmelerini CK-MM (rs1803285), IGF-2 (rs3213221), MCT-1 (rs1049434) ve IL-6 (rs1800795) genotipleri, bilişsel durum; (umutsuzluk, anksiyete ve depresyon) değerlendirmeleri, BDNF (rs6265), 5HTT (rs25531), MAOA (VNTR), sakatlanma durumları GDF-5 (rs143383), IL6R (rs2228145) genotiplerinin gruplandırılmış ikili karşılaştırmalarda (Independent Samples T-Test), üç ve üzeri karşılaştırmalarda (One Way ANOVA), anlamlılık karşılaştırmalar için Post-Hoc, Bonferroni ve Games- Howell ile yapılmıştır. Genç basketbol sporcularında; IL-6 GG genotip (p=0,042) düşük vücut yağ % ortalaması, CK-MM GG (p=0,013), IGF-2 GG (p=0,001) ve IL-6 GG (p=0,018) genotipler düşük BKİ ortalaması ile ilişkili oldukları saptanmıştır. Genç basketbol sporcularının performans değerlerinde; CK-MM AG (p=0,045), IL-6, GG (p=0,001) yüksek dikey sıçrama, CK-MM AA (p=0,038) IL-6 CC (p=0,009) genotipleri düşük dikey sıçrama performansı ile, IL-6 CC (p=0,041), MCT-1 AT (p=0,048) düşük MaxVO2 performansı, IGF-2 GC (p=0,002), MCT-1 AT (p=0,046) genotipleri istatistiksel olarak düşük kan laktik asit birikimi ile ilişkili oldukları tespit edilmiştir. Bilişsel durum karşılaştırmalarında; BDNF AA homozigot, MAOA Warrior genotipler yüksek umutsuzluk ve anksiyete duygu durumu ile (sırasıyla) [(BDNF AA p=0,045, p=<0,001), (MAOA Warrior p=0,001, p=0,014)], BDNF GG homozigot ve G allel ve MAOA Normal genotipler düşük umutsuzluk ve anksiyete duygu durumu, ile (sırasıyla) [(BDNF GG p=0,010, p=0,007), (MAOA Normal (p=0,008, p=0,015)], 5HTT AA homozigot (p=0,037) yüksek, GG homozigot (p=0,027) düşük depresyon duygu durumu ile istatistiksel olarak ilişkili olduğu saptanmıştır. Sakatlanma durumları ile GDF-5 T allel (sakatlanma potansiyeli açısından) riskli allel olduğu doğrulanmıştır. Genç basketbolcuların moleküler belirleyicileri ile ilgili bu araştırma, belirli spor türlerinde başarıya yatkınlığa katkıda bulunan bir dizi potansiyel olarak önemli genetik polimorfizmi vurgulamıştır.
Basketbol antrenmanının 10-12 yaş grubu kız ve erkek sporcuların bazı fiziksel, psikomotor ve antropometrik özellikler üzerine etkisinin araştırılması
ÖZETBu çalışmada ?Basketbol Antrenmanının 10-12 Yaş Grubu Kız Ve Erkek çocukların Bazı Fiziksel, Psikomotor Ve Antropometrik Özellikler Üzerine Etkisinin Araştırılması? amaçlanmıştır.2008 yılında Eskişehir Gençlik ve Spor il Müdürlüğü Yaz Spor Okulunda Basketbol dalında çalışmalara katılan 10-12 yaş grubu kız ve erkek çocuklar ile aynı yaş grubunda spor yapmayan kız ve erkek çocuklara ölçümler uygulandı.Çalışma grubunu basketbol çalışmalarına katılan 25 kız ve 25 erkek çocuk oluştururken, kontrol grubunu ise aynı çevreden düzenli spor yapmayan 10-12 yaş grubunda 25 kız ve 25 erkek çocuk oluşturdu.Basketbol çalı?malarına katılan kız ve erkek çocuklara 12 hafta süreyle haftada 3 gün (günde 1.5 saat) çalışma programı uygulandı. Çalışma ba?ında ilk hafta ve çalı?ma sonunda son hafta çalı?ma ve kontrol grubunda bulunan çocukların Biyomotor Ölçümler (Esneklik, 20 metre koşu, dikey sıçrama), Uzunluk Ölçümleri (büst, toplam kol, kulaç, toplam alt ekstiremite), Genişlik Ölçümleri (omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz, ayak bileği genişlikleri), Çevre Ölçümleri (baş, omuz, bel, kalça, Biceps fleksiyon, biceps ekstansiyon, önkol ekstansiyon, ön kol fleksiyon ve baldır) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (Biceps, Triceps, Abdomen, Supra-iliak) ölçümleri alındı.istatistik yöntem olarak çalışma sonucunda meydana gelen deği?imleri belirlemek için, ? =0.05 anlamlılık düzeyinde tek yönlü varyans analizi (Oneway anova) ve tekrarlı ölçümler varyans analizleri (repeated measure) uygulandı.Test sonuçları, 12 hafta süreyle basketbol çalışmalara katılan kız ve erkek sporcular ile aynı yaş grubunda hiçbir spor uygulamasına katılmayan kız ve erkek çocukların çalışma öncesi ve sonrası Biyomotor Ölçümleri (P<0.05), Uzunluk Ölçümleri (P<0.05), Çevre Ölçümleri (P<0.05) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (P<0.05) arasında önemli bir fark olduğunu gösterdi. Genişlik ölçümleri degerlerinde ise anlamlı bir degişme bulunmamıştır (P>0,05). Bu sonuçlar ergenlik döneminde çalışma ve cinsiyet farklılığının gelişme üzerine olan etkisinin önemini spor bilimcileri için ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler: Gelişme, Psikomotor ve Fiziksel Ölçümler, Basketbol
Genç erkek basketbolcularda pliometrik antrenmanın atletik performans ve oksijen saturasyonu üzerine etkisi
Çalışmanın amacı genç erkek basketbolcularda pliometrik antrenmanın atletik performans ve oksijen saturasyonu üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli basketbol antrenmanı yapan 22 erkek basketbolcu katıldı. Katılımcılar deney grubu (n:11 yaş: 20.41±3.27) ve kontrol grubu (n:11 yaş: 21.78±2.32) grubu olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 3 gün pliometrik antrenman programı uygulandı. Pliometrik antrenmana başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra anaerobik güç, sürat (20 m) esneklik (otur-uzan) ve oksijen saturasyon (SpO2) değerleri ölçüldü. İstatiksel değerlendirme için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin normalitesi için Shapiro-Wilk testi uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak uygulandı. Deney grubunun, anaerobik güç, sürat, esneklik ve SpO2 değerleri değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Kontrol grubunun değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak genç erkek basketbolculara uygulanan 6 haftalık pliometrik antrenman programının atletik performans ve SpO2 değerleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Pliometrik antrenman, Basketbol, Atletik performans, Oksijen saturasyonu.
Basketbol oyuncularında pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, basketbol oyuncularında pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya, 18-36 yaş aralığında düzenli basketbol antrenmanı yapan 24 erkek basketbol oyuncusu gönüllü olarak katıldı. Katılımcılar deney grubu (n=12, yaş: 26,50±4,58) ve kontrol grubu (n=12, yaş: 22,32±0,90) olarak iki farklı gruplara ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 3 gün pliometrik antrenman programı uygulandı. Her iki katılımcı grup normal basketbol sezon içi antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna basketbol antrenmanlarına ek olarak; Lateral jump, Box jump, Squat jump, Nordic hemstring curl, Overhead slam, Pliometrik şınav ve Medicine ball bench press olarak bilinen pliometrik egzersizler uygulandı. Antrenmanlara başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra esneklik, denge, dikey sıçrama, mekik koşusu testi, sürat ve T-testi ölçümleri yapıldı. Verilerin istatiksel olarak analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Normalite test için Shapiro-Wilk testi uygulandı. Gruplar içi karşılaştırmalar için Paired Samples T testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05olarak belirlendi. Deney grubunun esneklik, denge, dikey sıçrama, mekik koşusu, sürat ve T-testi değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak basketbol oyuncularına uygulanan 6 haftalık pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerinde olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, Pliometrik Antrenman, Fiziksel Performans.
İnspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkisi
Bu çalışmanın amacı inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla 18-25 yaş aralığındaki basketbolcu 10 denek çalışmada gönüllü olarak yer almıştır. Deneklere farklı günlerde randomize olarak kontrol, inspiratuar kas ısınma protokolü (IMW), plasebo inspiratuar kas ısınma protokolü (IMWp) ve genel ısınma protokolü (GW) uygulamaları ardından Johnson basketbol beceri testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi uygulamaları yaptırılmıştır. Kontrol uygulamasında deneklere herhangi bir ısınma protokolü yaptırılmadan basketbol beceri testleri uygulanmış olup IMW uygulamasında %40 maksimal inspiratuar basınç şiddetinde 2 tekrarlı 30 nefesten oluşan solunum kası ısınması yaptırılmıştır. IMWp uygulamasında ise maksimal inspiratuar basıncın %5'i şiddetinde 2 kez 30 nefeslik solunum kası ısınması yaptırılmıştır. İnspiratuar kas ısınma protokolü uygulanırken Powerbreathe marka inspiratuar antrenman cihazı kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Uygulamalar arasındaki farkın belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve LSD testleri uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda IMW ve GW uygulamalarında kontrol ve plasebo uygulamalarına göre anlamlı düzeyde IMW ve GW uygulamaları lehine farklılık görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerini olumlu yönde etkilediğini söyleyebiliriz.
Genç erkek basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisi
Bu çalışmanın amacı; basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model kullanılmıştır. Çalışmaya Gaziantep ilinde U16 kategorisinde 7 yıldır basketbol oynayan sporculardan 12 erkek sporcu dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak RAST testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi kullanılmıştır. Üç antrenmana ayrılan çalışma randomize bir şekilde planlanmış olup dinlenme yapılmayan günde sporcular RAST testi sonrasında dinlenme verilmeden AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir. RAST testinde ve şut testinde elde edilen veriler kaydedilmiştir. Aktif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası aktif dinlenme yapan sporcular yine AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir ve veriler kaydedilmiştir. Pasif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası pasif dinleme yaptırılmış ve AAHPERD basketbol hızlı şut testine giren sporcuların verileri kaydedilmiştir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak SPSS 25.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda dinlenmesiz yapılan şut performansı ile aktif ve pasif toparlanma sonrası yapılan şut performansları karşılaştırıldığında aktif ve pasif toparlanma lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p ≤ 0.05). Buna karşın aktif ve pasif toparlanma arasında ise şut performansları açısından anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak yorgunluk sonrası dinlenmesiz güne göre aktif ve pasif toparlanma yapılan günlerde şut performansının arttığı görülmüştür. Ancak aktif ya da pasif toparlanma yapmanın şut performansına akut olarak farklı bir etki göstermediği görülmüştür.
Adana ilindeki 14-17 yaş grubu basketbolcular ile sedanterlerin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Adana ilindeki 14-17 yaş grubu Basketbolcular ile Sedanterlerin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Katılımcıların atılganlık düzeyleri, sporculuk durumu, cinsiyet, spor yaşı, anne-baba eğitim durumu ve aile gelir düzeyine göre ele alınmıştır.Veri toplama aracı olarak Rathus tarafından geliştirilen Rathus Atılganlık Envanteri kullanılmıştır. Çalışmada Adana İli Seyhan, Yüreğir ve Çukurova ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı 12 okul yer almaktadır. Tesadüfi yöntemle bu okullardan seçilen 250 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmacı ve beden eğitimi öğretmenleri tarafından uygulanan bu anketlerden 200 tanesi değerlendirmeye uygun bulunmuştur.Araştırma sonucunda, cinsiyet, spor yaşı, anne-baba eğitim durumu ve aile gelir düzeyi ile atılganlık düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, basketbol oynayan öğrenciler ile sedanter öğrencilerin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. ( p<0.01) Basketbolcuların atılganlık düzeyleri sedanterlerin atılganlık düzeylerine göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Sporcu, Atılganlık, Sedanter
Farklı liglerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların dikey sıçrama reaktif çeviklik ve müsabaka performanslarının incelenmesi
Amaç: Çalışmanın amacı, farklı seviyelerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların reaktif çeviklik [RÇ] ve dikey sıçrama performansı ile müsabaka performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gerekçe ve Yöntem: Çalışmaya, Basketbol Süper Ligi'nden [BSL] 20, Türkiye Basketbol Ligi'nden [TBL] 22 ve Basketbol Gençler Ligi'nden [BGL] 35 olmak üzere toplam 77 sporcu katılmıştır. Sporcuların vücut yağ yüzdelerini tespit etmek için Tanita marka biyoelektrik empedans analizi yapan cihaz kullanılmıştır. RÇ testi SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka ışıklı, kablosuz fotosel sistemi ile uygulanmıştır. Countermovement Jump [CMJ] Testi ve Squat Jump [SJ] testi yine SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka kuvvet platformu kullanılarak uygulanmıştır. Sporcuların müsabaka istatistikleri, TBF resmi çevrimiçi sisteminden takip edilip anonimleştirilerek işlenmiştir. Bulgular: Tüm oyuncularda, TBL oyuncularında, tüm oyun kurucularda ve tüm forvetlerde RÇ testi ile maç sayısı istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. BSL forvetlerinde CMJ testi ile blok istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Tüm pivotlarda CMJ istatistiği ile süre istatistiği arasında, BSL pivotlarında CMJ testi ile asist istatistiği, SJ testi ile maç sayısı istatistiği ve yine SJ testi ile verimlilik istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Ölçülen diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilememiştir. (p<0,05) Sonuçlar: BSL forvetleri ve tüm pivotlar kategorilerinde iyi dikey sıçrama becerisinin oyuna istatistiksel olarak da pozitif etki ettiği görülmüştür. Çalışmamız sonuçlarına göre, oyuncuların dikey sıçrama yüksekliklerinin ve RÇ becerilerinin bazı durumlarda müsabaka istatistiklerinde karşılığının olmadığı söylenebilir.
Zihinse antrenman tekniklerinin 15-16 yaş arası erkek basketbolcularda kolektif yeterlik ve bireysel performansa etkisinin incelenmesi
Özellikle son dönemlerde zihinsel antrenmana olan ilgi giderek artmaktadır. Bu teknik sporcuların performansını arttırmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı; sporculara zihinsel antrenman becerilerini benimsetmek, zihinsel antrenmanın sporcuların kolektif yeterlik ve bireysel performansı üzerine olumlu etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Zihinsel antrenman teknikleri genellikle fiziksel antrenmanla beraber kullanılmakta olup, özellikle üst yaş gruplarında yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Zihinsel antrenman teknikleri fiziksel bir efor gerektirmemektedir. Son yıllarda bu tekniklerin özellikle takım sporlarında oyuncunun bireysel performansına etkili olup olmadığını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışma ligde oynayan 15-16 yaş aralığında bulunan 5 oyuncu ile yapıldı. Bu oyuncuların yaş ortalaması x̄=15,4±1 yıl olarak tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcılara kolektif yeterlik ölçeği ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Çalışma süresince toplanan verileri analiz etmek için SPSS programı kullanılmıştır. Bununla birlikte, katılımcılara 5 haftalık bir zihinsel antrenman programı uygulanmıştır. Yapılan zihinsel antrenman egzersizi sonucunda, zihinsel antrenman teknikleri uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra oyuncuların performans parametreleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunamamıştır. Buna ilaveten, uygulanan kolektif yeterlik ölçeği puanlarının ön-test ve son-test değerleri arasında çıkan fark da istatistiksel açıdan anlamlı bulunamamıştır (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Kolektif Yeterlik, Performans, Zihinsel Antrenman
Basketbol maçında yarış öncesi ve sonrası gevşemenin kaygı ve performans etkinliğine etkisi
Genel olarak sporda ve özel olarak basketbolda spor psikolojisi uzmanlarının kullanılmamasının yanı sıra deneysel (laboratuvar) psikolojinin kullanılmamasının yanı sıra araştırmanın ve probleminin girişini ve önemini içerir. Başka bir deyişle spor psikolojisi cihazlarının ve modern tıbbi cihazların kullanımı ve Modern teknolojilerin (kas gevşetme, derin nefes alma, zihinsel görselleştirme, yoga, masaj, ... vb.) kullanılmaması. Fiziksel hazırlığın yanı sıra maç öncesi oyuncunun maruz kaldığı kaygı ve psikolojik baskıyı azaltmak için yapılan psikolojik hazırlıkta olmuştur. Araştırma hedefleri şunları içeriyordu: 1- Bazı fizyolojik değişkenleri (ter bezi aktivitesi ve uzuv sıcaklığı (el)) ölçmek için önerilen bir cihaz tasarlamaktır. 2- Birinci sınıf basketbolcuların maç öncesi bazı fizyolojik değişkenlerini (kan basıncı, nabız, ter bezi aktivitesi ve ekstremite (el) sıcaklığı) ölçerek kaygılarını tanımaktır. 3- Birinci sınıf basketbolcularda kaygıyı azaltmak için gevşeme programı hazırlamak ve uygulamak. 4- Birinci sınıf basketbolcularda uygulanan gevşeme programının kaygıyı azaltmadaki etkisini belirlemek. 4- Birinci sınıf basketbolcularda uygulanan gevşeme programının kaygıyı azaltmadaki etkisini belirlemek. Araştırma hipotezleri şunları içeriyordu: 1- Fizyolojik değişkenlerin (kan basıncı hızı, nabız hızı, ter bezi aktivitesi, ekstremitelerin (el) sıcaklığı) ölçümünde normal durum arasında anlamlı fark yoktur ve ayrıca iki deney ve kontrol grubu için oyuncunun maç öncesi durumu kontrol etmek. 2- Maç öncesi deney grubu örnekleminde gevşeme programı uygulanmadan önce ve sonra masaj değişkenlerinin (kan basıncı hızı, kalp hızı, ter bezi aktivitesi, uzuv sıcaklığı (el) ölçümü) ölçümlerinde anlamlı fark görülmemiştir. 3- İki grup arasında (deneysel, kontrol, ön fasilitasyon) ve psikolojik sedasyon programı uygulandıktan sonra fizyolojik değişkenlerin (kan basıncı hızı, kalp hızı, ter bezleri aktivitesi, uzuv sıcaklığı (el) ölçümü) ölçümlerinde anlamlı farklılık görülmemiştir. Araştırmacı deneysel yöntemi kullanmış olup, araştırmanın örneklemini Peşmerge Spor Kulübü ve Erbil Spor Kulübü'nden (34) sporcu oluşturmuştur. Erbil Kulübü'nden (5) oyuncu birinci sınıf basketbol turnuvasına katılmadığı için, Peşmerge Kulübü'nden (7) oyuncu ise çıkarıldı. Sporcu keşif deneyinin örneklemini temsil etmiş, daha sonra kalan örneklem iki gruba (deney ve kontrol) ayrılmış, aralarında denklik yapıldığı için eşit olduklarını göstermişlerdir. Her grupta (11) oyuncu vardı. Araştırmacı kaygıyı azaltmak için bir takım modern teknikleri içeren bir gevşeme programı hazırlamış ve uygulamıştır, kas gevşetme, derin nefes alma, zihinsel görselleştirme, yoga, masaj), bu fizyolojik değişkenleri doğal durumda ve maç öncesi koşulda oyuncular üzerinde ölçmenin etkinliğini ve mekânsal performansın kapsamını bilmek için birkaç keşif deneyi yapılmasını gerektirdi
Basketbol temel becerilerinin kazanılmasında kullanılan öğretim stillerinin motor becerilerde öz düzenlemeli öğrenme stratejilerine etkisi
Amaç: Beden Eğitimi ve Spor dersinde basketbol teknik becerilerinin öğretimi için uygulanan farklı öğretim stillerinin motor becerilerde öz düzenlemeli öğrenme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışma ön test- son test kontrol gruplu deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, 6.sınıf, 26 deney ve 26 kontrol olmak üzere 52 ortaokul öğrencisi gönülü olarak katılmıştır. Ön test- son testte veri elde etmede 'Motor Becerilerde Öz Düzenlemeli Öğrenme Stratejileri Ölçeği' kullanılmıştır. Deney grubu öğrencilerine farklı öğretim stilleri (A-E) ile kontrol grubuna ise komut stiliyle (A) basketbol temel becerileri kazandırılmaya çalışılmıştır. Verilerin analizinde, bağımsız gruplar için t test, tekrarlı ölçümler için t test, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskall Wallis testleri, ayrica Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre ön testler arasında fark tespit edilmemiştir. Deney grubunun motivasyonel inançlar alt ölçeği ortalama puanları ve görev değeri alt boyutu puanları, aynı zamanda, öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanları ve metabilişsel öz düzenleme ve akran işbirliği alt boyutları son test puanları kontrol grubuna göre yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Bu bulgu fark (erişi) puanlarında da aynı değerde bulunmuştur. Deney grubu son test öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanları ve yardım arama ve akran işbirliği alt boyutları ön test puanlarına göre yüksek ve istatistiksel olarak farklı bulunmuştur. Cinsiyet faktörüne göre deney grubu erkekleri kontrol grubu erkelerden öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanlarından yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuçlar: Uygulanan öğretim stilleri motivasyonel inançlar ve öğrenme stratejilerinin önemli bir ayırt edicisidir ve cinsiyetin de öğrenme stratejilerine etki eden bir faktör olarak belirlenmiştir.
Tekerlekli sandalye basketbol oyuncularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine etkisi
Tekerlekli sandalye basketbol sporcularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine olan etkisinin araştırılması amacı ile yapılan çalışmamıza, çalışma grubuna yaş ortalaması 28,3±9 yıl olan 15 sporcu ve kontrol grubuna yaş ortalaması 32,7±8,2 yıl olan 10 sporcu dahil edildi. Her iki grubun sporcuları; sekiz haftalık egzersiz eğitimi öncesinde ve sonrasında, omuz normal eklem hareket açıklıkları, omuz ağrı, skapular pozisyon, omuz eklemi internal ve eksternal rotatörleri esneklik değerlendirmeleri ile birlikte omuz fonksiyonları değerlendirildi. Çalışma grubundaki sporculara rutin antrenman programları ile birlikte sekiz hafta boyunca ve haftada iki gün fizyoterapist eşliğinde bir gün ise ev programı şeklinde skapular stabilizasyon egzersizleri uygulandı. Çalışma grubuna verilen skapular stabilizasyon egzersizleri dirençli egzersiz bandı ve top ile yapılan skapular stabilizasyon egzersizlerden (W egzersizi, bilateral omuz eksternal rotasyonu, kürek çekme, duvarda top kaydırma vb. gibi) oluşmaktadır. Araştırmamız sonucunda; sporcuların sezon içi antrenman programları ile birlikte verdiğimiz skapular stabilizasyon egzersizlerinin tekerlekli sandalye basketbol sporcularında omuz eklemi abdüksiyon yönündeki eklem hareket açıklığında ve omuz fonksiyonelliğinde artma gözlenirken(p<0,05), skapular pozisyon ölçüm değerlerinde azalma gözlemlendi (p<0,05). Sonuç olarak tekerlekli sandalye basketbol sporcularına uygulanan skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonelliğinde artış sağladığı için sporcuların rutin antrenman programlarına eklenmesinin sporculara yarar sağlayacağını düşünmekteyiz.
Rekreasyonel basketbolda ciddi boş zaman algısı ve optimum performans duygu durumu ilişkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı Ciddi Boş Zaman Ölçeğinin (CBZÖ) rekreasyonel basketbolcularda Türkçe geçerlik ve güvenliğini test edilmesi ve CBZÖ ile Sürekli Optimum Performans Duygu Durumu Ölçeği-2'ye (SOPDDÖ-2) ilişkin bulguların demografik değişkenler ile karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Geçerliği ve güvenirliği bu araştırma kapsamında kanıtlanan CBZÖ ve buna ek olarak SOPDDÖ-2 veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de rekreasyonel amaçlı basketbol oynayan sporculardır. Örneklemi ise; Çalışma I'de CBZÖ'nün Türkçe geçerli ve güvenilirliği için 315, çalışma II'de ise (602 erkek ve 125 kadın) 727 gönüllü katılımcıdan oluşmuştur. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle elde edilen verilerin analizlerinde DFA, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; parametrik dağılım sergileyen bağımsız örneklemlerde t testi ve ANOVA testleri; non-parametrik dağılım sergileyen bağımsız örneklemlerde Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H-Testlerinin yanı sıra, ölçekler arasındaki ilişki ve etkiyi belirlemek için ise Sperman Korelasyon ve Regresyon testlerinden yararlanılmıştır. Ölçüm araçlarının iç tutarlıkların incelemesi için Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Bulgular: CBZÖ Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda CBZÖ'nün cinsiyet, yaş, basketbola katılım düzeyi, kariyer, lisans yılı ve haftalık boş zaman süresi değişkenine göre; SOPDDÖ-2'nin ise cinsiyet, basketbola katılım düzeyi ve lisans yılı değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. CBZÖ ile SOPDDÖ-2'nin tüm alt boyutları arasında pozitif bir ilişki ve etki tespit edilmiştir. Sonuçlar: CBZÖ 18 boyutu nedeniyle ayrıntılı bir boş zaman etkinliği analiz aracı olarak adlandırılabilir. Amatör basketbol katılımcıları, Ciddi Boş Zaman özelliklerinin çoğuna sahiptir ve katılım düzeylerine göre değişen seviyelerde Optimum Performans Duygu Durumu (Akış) yaşarlar.
12-14 yaş erkek basketbolcularda ip atlama egzersizlerinin güç ve esnekliğe etkisi
Amaç: 12-14 yaş erkek basketbolcularda ip atlama eğitiminin güç ve esnekliğe etkisinin olup olmadığını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya yaşları 12-14 arasında değişen toplamda 24 sporcu katılmıştır. Katılımcılar 12 deney (Xyaş=12,92; ss=,79), 12 kontrol (Xyaş =12,92; ss=,79) grubu olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu rutin Basketbol antrenmanlarına devam ederken deney grubu ise sekiz haftalık ip atlama eğitimi programına dâhil edilmiştir. İki grubunda ön test ve son test olmak üzere boy uzunluğu-vücut ağırlığı, 30 m Sprint testi ve Otur-eriş esneklik test verileri kaydedilmiştir. Bulgular: Deney grubunda 10 m. sprint (z = -2,49, p < 0,05), 10-30 m. sprint (z = -2,39, p < 0,05) ve Total 30 m. sprint (z = -3,06, p < 0,01) değerleri üzerinde artış meydana gelmiştir. Kontrol grubunda sadece 10 m sprint (z = -2,35, p < 0,05) de biraz artış görülmüş 10-30 m ve total 30 m sprint değerlerinde ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubunun Otur-eriş (z = -2,58, p < 0,05), Esneklik-sağ (z = -2,98, p < 0,01) ve Esneklik-sol (z = -3,13, p < 0,01) verilerinde öntest verilerine göre azalma meydana gelmiştir. Kontrol grubunda ise Otur-eriş (z = -,85 p > 0,05) ve Esneklik-sağ (z = -1,18, p > 0,05) ölçümlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Esneklik-sol verilerinde ise kontrol grubunun öntest ve sontest ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır (z = -2,44, p < 0,05). Sonuç: İp atlayan grubun, ip atlamayan basketbolculara göre güç değerlerinde artış, esneklik değerlerinde ise düşüş olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda genel olarak güç ve esneklik değerlerinde artış veya azalma saptanmamıştır. Fakat 10 m sprint degerindeki artışın ve esneklik-sol değerindeki azalmanın araştırma süresince basketbola özgü yapılan antrenman içeriğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Erkek Çocuk, Basketbol, İp atlama, Güç, Esneklik
14-16 yaş basketbolcularda pediatrik rast testi ve wingate anaerobik bisiklet testinin karşılaştırılarak incelenmesi
Bu araştırmada 14-16 yaş basketbolcularda PRAST testi ve Wingate anaerobik bisiklet testinin karşılaştırılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Kastamonu İli Merkez ilçesinde üç farklı spor kulübünde lisanslı olarak basketbol oynayan 40 erkek sporcu araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak PRAST testi, Wingate testi ve antropometrik ölçümler kullanılmıştır. Veriler SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların WanT testi ortalama güç değerlerinin ortalamasının 415,88±110,12 watt , pediatrik RAST testi ortalama güç değerlerinin ortalamasının 600,11±125,84 watt olduğu bulunmuştur. Bunun yanı sıra PRAST testi ve Wingate testi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile yapılan Pearson Korelasyon Analizi sonucunda iki değişken arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Bu bulgular sonucunda PRAST testinin Wingate testi yerine kullanılabileceği söylenebilir.
Bazı spor branşlarında el kavrama kuvvetinin el becerisi üzerine etkisi
Bu çalışmada, elin yoğun olarak kullanıldığı basketbol, voleybol ve hentbol sporcularında el kavrama kuvvetinin el becerisi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde okuyan 18-25 yaş arasındaki; 15 hentbol, 15 basketbol ve 15 voleybol sporu yapan toplam 45 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya dâhil edilen sporcuların demografik bilgileri (yaş, boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra vücut yağ yüzdesi ölçümü için Biyoelektrik impedans analizi (BİA) Tanita-BC 418 MA cihazı, el kavrama kuvveti ölçümü için Jamar marka el dinamometresi, el becerisinin ölçümü için ise Dokuz Delikli Çivi Testi kullanılmıştır. El kavrama kuvveti ölçümleri her iki elden üç kez alınarak ortalaması değerlendirilmiş, el becerisi ölçümleri ise her iki elden iki kez alınmış ve ortalaması değerlendirilmiştir. Tüm branşlarda el kavrama kuvveti ile el becerisi arasındaki ilişkinin araştırılmasında Pearson korelasyon katsayısından yararlanılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda, basketbol sporcularının el kavrama kuvvetleri ile el becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin bulunmadığı, buna karşın hentbol sporcularında sağ el kavrama kuvveti ile sol el becerileri arasında (r=-0.505; p=0.050), voleybol oyuncularında ise sağ el kavrama kuvvetleri ile sağ el becerileri arasında (r=-0.549; p=0.034) negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla; basketbol sporcularının el kavrama kuvvetleri ile el becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin bulunmadığı, hentbolcularda sağ el kavrama kuvveti fazla olan sporcuların sol el becerilerinin, voleybolcularda ise sağ el kavrama kuvveti fazla olan sporcuların sağ el becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir.
İşitme engelli elit erkek sporcuların statik denge değerlerinin karşılaştırılması
Bu araştırmaya; Türkiye işitme engelli olimpiyatlara hazırlanan basketbol erkek milli takımından 11, taekwondo takımından 11 ile Ankara Kemal Yurtbilir Özel Eğitim Meslek Lisesinden 10 erkek sedanterden oluşan, İşitme engelli milli taekwondocuların, Y , ? = 24,64 ± 6,407, İşitme engelli milli basketbolcuların, Y, ?= 22,36 ± 3,722, ve sedanterlerin Y, ?= 18,00 ± 0,66 olan toplamda 32 erkek gönüllü katılmıştır. Araştırmamızda denekler arasındaki esneklik ölçümü otur uzan testi, çeviklik özelliğinin (yeteneğinin) belirlenmesi amacıyla İllinois Çeviklik Testi (IÇT) uygulanarak yapılmıştır. Statik Postural denge testi ise, Biodex Stability System cihazında yapılan testler ile değerlendirildi. Statik denge testinde test günü herhangi bir rahatsızlıklarının, antrenman yorgunluklarının olmamasına (48 saat önce antrenman yapmış olmalarına) ve dinlenik durumda olmalarına dikkat edildi. Analizler SPSS 19 paket programında yapılmıştır. İstatiksel anlamlılık düzeyi olarak 0.05 kabul edilmiştir. Çalışmaya katılan deneklere ait veriler, gruplara göre normal dağılım ve varyans homojenliği göstermemiş, bu yüzden nonparametrik test yöntemleri kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalar Kruskal-Wallis test yöntemi ile yapılmış, anlamlı sonuçlar Mann Whitney-U testi ile ikili olarak karşılaştırılmıştır. Sağ sol ayak denge değerleri yine nonparametrik Mann Whitney-U testi ile yapılmıştır. Sonuç olarak; incelenen diğer çalışmalarla, yapılan çalışmada elde edilen değerler bir paralellik göstermektedir. Bu bağlamda uzun süreli yapılan düzenli egzersizler işitme engellilerde sedanterlere göre denge kontrolünün olumlu yönde gelişmesine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İşitme engelli, statik denge, taekwondo, basketbol
Çabuk kuvvet ve kuvvette devamlılık antrenman metodlarının erkek basketbolculardaki bazı teknik, motorik özelliklere ve kas hasarına etkisi
Bu araştırma, çabuk kuvvet ve kuvvette devamlılık antrenman metodlarının erkek basketbolculardaki bazı teknik, motorik özelliklere ve kas hasarına etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 32 erkek basketbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Denekler çabuk kuvvet antrenmanı yapan deney grubu (ÇKD, N=8, 15,12±1,25 yıl), çabuk kuvvet antrenmanı yapan grubunun kontrol grubu (ÇKK, N=8, 15,25±0,71 yıl), kuvvette devamlılık antrenmanı yapan deney grubu (KDD, N=8, 16,00±0,92 yıl) ve kuvvette devamlılık antrenmanı yapan grubun kontrol grubu (KDK, N=8, 16,25±0,89 yıl) olmak üzere rastgele yöntemle 4 gruba ayrılmıştır. Başlangıçta tüm gruplardan egzersiz öncesi 5 ml venöz kan örnekleri alınmış, ardından sırasıyla motorik ve teknik testler uygulanmıştır. ÇKD ve ÇKK gruplarına 3 set, 10 istasyondan oluşan çabuk kuvvet antrenman programı, KDD ve KDK gruplarına 3 set, 10 istasyondan oluşan kuvvette devamlılık antrenman programı uygulanmıştır. Kuvvet antrenmanlarının ardından tekrar tüm gruplardan venöz kan örnekleri alınmıştır. Alınan kan örneklerinden Kreatin Kinaz (CK) enzim aktivitesi değerlendirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizinde Wilcoxon Testi ve Kruskal-Wallis testi kullanılmış, 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre antrenman sonrası ÇKD grubunun nabız, sistolik ve diastolik kan basıncı, vücut yağ yüzdesi, sol el ışığa karşı reaksiyon zamanı ve çeviklik değerlerinde, ÇKK grubunun sol el pençe kuvveti değerlerinde, KDD grubunun nabız, çeviklik, sistolik ve diastolik kan basıncı değerlerinde, KDK grubunun itme kuvveti değerlerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. ÇKD grubunun boy uzunluğu, durarak uzun atlama, mekik, sağ el pençe, bacak ve sırt kuvveti değerlerinde, ÇKK grubunun boy, vücut yağ yüzdesi, durarak uzun atlama, 5x10 m surat değerlerinde, KDD grubunun boy uzunluğu, anaerobik güç, durarak uzun atlama, 5x10 m sürat, sağ el pençe, bacak ve sırt kuvveti değerlerinde, KDK grubun boy uzunluğu, vücut ağırlığı, durarak uzun atlama, mekik, 10 m ve 5x10 m sürat değerlerinde anlamı artış olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma da çabuk kuvvet antrenmanının kas hasarını tolere ettiği, kuvvette devamlılık antrenmanının ise kas hasarını önleme de etki etmediği tespit edilmiştir.
14-16 yaş grubu erkek basketbolcularda uygulanan 8 haftalık direnç antrenmanlarının bazı kuvvet parametrelerine etkisi
Bu çalışmada 14-16 yaş erkek basketbolculara uygulanan 8 haftalık direnç antrenmanının bazı kuvvet parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlandı. Çalışmamıza Arnavutköy Belediyespor basketbolcularından (yaş 14.272±0,4671yıl, boy 168.09±12,05cm, vücut ağırlığı 58.14±11,49 kg) 22'si gönüllü olarak katıldı. Sporcular antrenman protokollerine göre rastgele kontrol ve direnç antrenman grubu olarak 2 gruba ayrıldı. 8 hafta süresince haftada 5 gün, kontrol grubu sadece klasik basketbol antrenmanı yaparken, direnç antrenman grubu klasik basketbol antrenmanına ek olarak haftada 3 gün 3 gün direnç antrenman programını uyguladı. Tüm sporcuların bacak kuvvet, dikey sıçrama, anaerobik güç, 30 m sürat, T-test, İllinois(toplu), İllinois(topsuz) performans testleri antrenman programının başında ve sonunda yapıldı. Direnç antrenman ve kontrol grubunun kendi içinde ön ve son test değerleri arasındaki farkı belirleyebilmek için Wilcoxon testi, gruplar arasındaki farkın belirlenmesinde ise Mann- Whitney U testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi, p<0.05 olarak kabul edildi. Çalışmamız sonucunda direnç antrenman grubu ön test-son test değerleri incelendiğinde tüm testlerde istatiksel olarak (p<0.05) anlamlı bir iyileşme olduğu tespit edildi. Kontrol grubu ön test-son test değerleri incelendiğinde, istatiksel olarak (p<0.05) anlamlı bir iyileşme sadece mekik, şınav ve sağ el kavrama test sonuçlarında tespit edildi (p<0,05). Anahtar sözcükler: Basketbol, Çeviklik, Denge, Güç, Sürat
12-14 yaş grubu basketbolcularda uygulanan 8 haftalık core antrenmanın bazı motorik özellikler üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 12-14 yaş aralığındaki erkek basketbolcularda 8 hafta düzenli olarak yapılan core antrenmanın bazı motorik özellikler üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmaya, Akçakoca Spor Kulübü'nde basketbol oynayan 26 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcular rastlantısal yöntem ile kontrol grubu (n=13) ve çalışma grubu (n=13) olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Araştırmada çalışma grubuna basketbol antrenmanlarına ilave olarak 8 hafta boyunca haftada 3 gün, 30 dk süre ile core antrenmanı uygulanmış, kontrol grubu ise herhangi bir ek yapılmadan rutin basketbol antrenmanlarına devam etmiştir. Sporcuların vücut kompozisyonlarını belirleyebilmek için boy, kilo ve Beden Kütle İndeksi (BKI), sürat ve çabukluk özelliklerindeki gelişimi belirleyebilmek için 20m sürat, T-Testi ve İllionis testi, kuvvet özelliğindeki gelişimi belirleyebilmek için dikey sıçrama, mekik ve şınav testi, denge özelliğinindeki gelişimi belirlemek içinde filamingo testi yapılmıştır. Çalışmamızda istatistiksel analizler için SPSS programı kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımlarını ve uygulanacak olan istatistiği belirlemek için Shapiro Wilkes W-testi kullanılarak, verilerin normal dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Tüm değişkenlerin aritmetik ortalamaları ve standart sapma değerleri tanımlayıcı istatistik ile hesaplanmıştır. Grup içi ön test ve son test arasındaki farkı belirleyebilmek amacı ile paired samples t test, gruplar arası ön test ve son test arasındaki farkı ve gruplar arasındaki gelişim farklarını belirleyebilmek amacı ile de independent samples t test kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda kontrol grubunda, T-Testi, İllionis, dikey sıçrama, şınav, mekik, filamingo sağ ayak denge ön-son test değerleri arasında p<0.01 düzeyinde, filamingo sol ayak denge ön-son test değerleri arasında ise p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Çalışma grubunda, 20m sürat, T-Testi ve İllionis testi dikey sıçrama, şınav ve mekik testi, filamingo sağ ayak ve sol ayak denge ön-son test değerleri arasında p<0.01 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Çalışma ve kontrol grubunun gelişim farklarına bakıldığında sürat, t-testi, illinois, dikey sıçrama, şınav, mekik ve filamingo sağ ayak denge testi açısından gruplar arasında p<0,01 düzeyinde, filamingo sağ ayak denge testi gelişim farklarında ise istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0,01). Bu gelişim farkları uygulanan core antrenman programının seçilen parametreler üzerinde olumlu etki oluşturduğunu göstermektedir. Sonuç olarak; genel kuvvet durumunun korunabilmesi ve arttırılabilmesi için core antrenmanların yıllık antrenman planlaması içerisine yerleştirilmesi gerektiği kanısına varılmıştır. Anahtar sözcükler: Core, Kuvvet, Antrenman, Motor Özellikler, Basketbol
Kadınlar basketbol liginde oynayan sporcuların bedeni beğenme ve algılanan esenlik durumlarının incelenmesi
Bedeni beğenme kişinin vücudunun çeşitli bölümleri hakkında bütüncül bir değerlendirme yaparak herhangi yargıya varmasıdır. Günümüzde kadın bedenine atfedilen beklentiler çeşitli değişkenliklerle değişmektedir. Bu bağlamda insanın daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşama kavuşması için hayatın tamamına bir bütün olarak bakabilme sanatı wellness (esenlik) olarak tanımlanır. Bedeni beğenme, bedene karşı olumlu duygulara sahip olunması ve bedenin olduğu gibi kabul görmesi anlamına gelmektedir. Kadınlar basketbol liginde oynayan sporcuların bedeni beğenme ve algılanan esenlik durumları değişmektedir genel hipotezinden yola çıkılarak geliştirilen çalışma; 2019-2020 Kadınlar Basketbol Süper Liginde yer alan 14 takım ve bu takımlar da oynayan 162 kadın basketbolcuların bedeni beğenme ve algılanan düzeylerini tespit etmek, demografik değişkenlerin bu düzeyler üzerinde etkili olup olmadığını belirlemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi incelemektir Araştırmaya katılan sporcuların; eğitim değişkenine göre yüksek lisans eğitim düzeyine sahip sporcuların (x2: 9,083; p<0,05), 6-10 ve 11 ve üstü spor yılına sahi, fiziksel görünümleri incelendiğinde kendini normal olarak gören (x2: 7,475; p<0,05), güzellik algılarına göre kendini çok güzel gören sporcuların (x2: 5,137; p<0,05), duygu durumuna göre kendini kötü hisseden sporcuların (x2: 17,126; p<0,05) beden beğenilerinin ve algılanan esenlik düzeylerinin yüksek olduğu ve anlamlı bir farklılık oluşturduğu görülmüştür. Katılımcıların algılanan esenlik ve bedeni beğenme algılarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür (r:0,526; p<0.001).
Ampute futbol ve tekerlekli sandalye basketbol sporcularının kişilik özellikleri ve karar verme stillerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada; Şanlıurfa, Malatya ve Gaziantep illerindeki ampute futbol ve tekerlekli sandalye basketbol sporuyla ilgilenen sporcuların kişilik özellikleri ve karar verme stillerinin bazı değişkenlere (Engel sebepleri, engel yaşı, kişinin; konuşkan olması, karamsar hüzünlü olması, içine kapanık olması, dikkatli karar vermesi, kaçıngan karar vermesi, erteleyici karar vermesi, panik karar vermesi) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 40 ampute futbol, 40 tekerlekli sandalye basketbol ve 30 spor yapmayan sedanter (110) bireye ulaşıldı. Araştırma grubunu 2018-2019 sezonunda Şanlıurfa, Malatya ve Gaziantep illerinde bulunan 5 ampute futbol ve 7 tekerlekli sandalye basketbol takımlarında (Süper lig, 1.lig, 2.lig ve bölgesel lig) oynayan ve bu takımlardaki toplam sporcu sayısının % 70'ine tekabül eden ortalama 80 erkek sporcu ve 30 bedensel engelli sedanter erkek bireye anket uygulanmıştır. Araştırma kapsamında bireylere geçerlilik ve güvenirliği onaylanmış olan Melborne Karar Verme ve Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler kapsamında verilerin normallik dağılımı için Shapiro – Wilk ve Kolmogorow-Smirnov normallik testleri kullanılırken bağımsız gruplar arası farklılıklar da tek yönlü varyans analizi (One- Way- ANOVA- LSD, Bonferroni, Post Hoc Tests) ve bağımsız örneklem t-testi (Independent Samples T- Test) yapıldı. Sonuç olarak; ampute futbol, tekerlekli sandalye basketbol ve sedanter bedensel engelli bireylerin kişilik özelliklerinin ve karar verme stillerinin çeşitli demografik değişkenlere ve spor yapma durumu ile birlikte ilgili spor branşının lig seviyesine göre anlamlı bir şekilde farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimler: Ampute Futbol, Tekerlekli Sandalye Basketbol,