German

Bu konu başlığı altında 157 tez

Yüksek LisansAçık ErişimDE

Eine kulturspezifische übersetzungsanalyse: Vergleichende analyse des romans huzur von Ahmet Hamdi̇ Tanpınar

Çalışmada Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur romanın Almancaya yapılan çevirisi karşılaştırmalı bir analiz prensibi ile çeviri eleştirisi ilkeleri bağlamında incelenmiştir. Romandan seçilen, kültür spesifik bağlamda örnekleyici özetler sağlayan, kesitler yolu ile çeviri eleştirileri yöneltilmiştir. Bu çalışma ile varılmak istenen nokta özgün metindeki dil yolu ile aktarılan kültürel öğelerin, Alman diline nasıl aktarıldığını ve bu aktarımların erek kültürdeki alımlanabilirliğini belirlemektir. Çalışmanın ilk bölümü çeviri işlemi, çeviri bilim, çeviri kuramları, çeviri eleştirisi ve kültür konuları ile ilgili teorik bilgileri içermektedir. İkinci bölüm ise ilk bölümde elde edilen bilimsel bilgiler doğrultusunda yapılan karşılaştırmalı analizlerden oluşmaktadır. Örnekleri yorumlayıp, eleştiriye dönüştürürken temel alınan düşünce bir 'kültür okuması' yapıldığıdır. Bu bağlamda oluşturulan yorumlar eserin yapısal özelliklerinin aktarımından çok içeriğiyle ilgilidir. Anahtar Sözcükler: Çeviri, Eşdeğerlik, Yazınsal Çeviri, Yazınsal Çeviri Eleştirisi, Kültür, Analiz, Metinötesi Anlamlar

Çağla Karabayır
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Yabancı dil öğretim yöntemlerinin Türkiye'nin yabancı dil olarak Almanca ders kitaplarına yansıması

Yabancı dil öğreniminin tarihçesine baktığımız zaman, çeşitli faktörlerin rol oynamasıyla birçok yeni yöntemin geliştirildiğini görebiliriz. Bu çalışmanın amacı, Almanca Öğretiminde yabancı dil yöntemlerinin Türkiye'deki yabancı dil ders kitaplarında ne ölçüde kullanıldığını tespit etmektir. Ders kitabı analizinde kullanılacak kitaplar Milli Eğitim Müdürlüğünün izniyle Tebliğler Dergisinde yayınlanan ve Türkiye'de basılan kitaplardan seçilmiştir. Kitapları şu şekilde sıralayabiliriz. „Almanca Ders Kitabı II basım yılı 1940, Almanca Ders Kitabı III basım yılı 1940, Almanca Ders Kitabı I basım yılı 1957, Almanca Ders Kitabı basım yılı 1963, Texte und Situationen I basım yılı 1974 ve Texte und Situationen basım yılı 2006. Analiz esnasında özellikle şu yöntemlere odaklanılmıştır: dilbilgisi-çeviri yöntemi, doğrudan yöntem, işitsel-dilsel yöntem, işitsel-görsel yöntem, aracı yöntem, iletişimsel yöntem ve kültürlerarası yöntem. Bahse geçen yöntemler kronolojik sıraya göre işlenmiştir. Yöntemlerin tarihsel gelişimlerini aktaran kısa giriş metinlerinden sonra her bir yönteme özgü özellikler, alıştırmalar ve metodolojik prensipler sıralanmıştır. Anahtar Sözcükler: Ders kitabı, Ders kitabı inceleme, Yabancı dil öğretim metotları, Yabancı dil olarak Almanca, Yabancı dil öğretim metotlarının tarihsel gelişimi.

Pınar Sarı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Michael Ende'nin "Die Unendliche Geschichte" adlı romanının Türkçe çevirileri üzerine bir çeviri eleştirisi incelemesi

Çeviribilim çalışmaları çerçevesinde çocuk ve gençlik edebiyatı ürünleri çevirisinin özel bir konuma sahip olduğu ve çok sayıda sorunlar içerdiği bilinmektedir. Bununla beraber çocuk ve gençlik edebiyatı çevirisi alanında yapılan çeviri eleştirisi incelemeleri sınırlı sayıdadır. Çalışmanın amacı, Alman yazar Michael Ende'nin birçok yabancı dile çevrilen Die unendliche Geschichte (1979) adlı ünlü fantastik çocuk ve gençlik romanının Türkçe çevirileri örneğinde çocuk ve gençlik edebiyatı çevirisi alanına katkı sağlamaktır. Romanın ilk Türkçe çevirisi 1986 yılında Saadet Özkal tarafından yapılmış, Ren Yayınevi tarafından Bitmeyecek Öykü adıyla yayımlanmıştır. Eserin ikinci çevirisi ise Saffet Günersel tarafından yapılmış ve 1996 yılında Kabalcı Yayınevi tarafından yine Bitmeyecek Öykü adıyla yayımlanmıştır. 1999 yılında ise Saadet Özkal'ın ikinci bir çevirisi bir kez daha aynı çeviri eser adıyla Kabalcı Yayınevi tarafından basılmıştır. Die unendliche Geschichte adlı çocuk fantastik romanı çok sayıda kendine özgü görsel, dilsel ve biçemsel öğeler içerdiği için çevirmenler birçok çeviri sorunu ile karşılaşmaktadır. Çalışmanın amacı, anılan çevirmenlerin söz konusu çeviri sorunlarını çözmek için kullandıkları farklı çeviri tekniklerini işlevsel ve çocuk/genç okur odaklı çeviri kuramı ışığında (C. Nord ve E. O'Sullivan) ele almak, çeviribilimsel açıdan tartışmak ve seçilen çeviri tekniklerinin çevirilerin niteliğini ne yönde etkilediğini tespit etmektir. Çevirilerin incelenmesinde ilk önce yan metinler üzerinden çevirilerin 'amacı' (skopos) saptanmaya çalışılmıştır. Daha sonra özgün metnin belirgin özelliklerini yansıtan ve çeviri sorunu oluşturan örnek kesitler ele alınmış; çevirmenlerin ilgili çeviri sorunlarını aşmak için yararlandıkları çeviri teknikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Buna göre Özkal'ın (Ende, 1986; 1999) çeviride daha çok kaynak metin odaklı, Günersel'in (Ende, 1996) ise daha çok çevirinin işlevini dikkate alarak erek okur odaklı bir yaklaşımı benimsediği saptanmıştır.

Gülsüm Uğuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Almanca öğrenenlerin Alman diline karşı geliştirdikleri metaforik algılarının çok dillik çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışma, Almanca öğrenenlerin Alman diline karşı geliştirdikleri metaforik algıları çok dillilik bağlamında ele almaktadır. Teorik temelden sonra bir liseden 503 katılımcının yer aldığı araştırmanın yapısı sunulmuştur. Sonuçlar 14 farklı kategoriye ayrılmış ve diller için ortaya çıkan kategorinin burada açık ara farkla ilk sıraya yerleştiği görülmüştür. Katılımcıların yaklaşık % 80'i çarpıcı bir şekilde Almanca ile İngilizce arasındaki benzerliklere dikkat çekmiştir. Buna ilişkin argümanlarını, iki dilin fonolojik, semantik ve sözdizimsel düzeyine kadar inen gerekçelerle desteklemişlerdir. Araştırmada, öğrenicilerin Almanca dersine deneyimsiz ve boş zihinle gelmedikleri, aksine çok dillilik ilkeleri doğrultusunda sürekli teşvik edilmesi gereken, bu derse daha önceki deneyim ve bilgilerini yanlarında getiren kişiler olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Suat Akan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

A1 seviyesinde Almanca öğrenenlerin kelime dağarcığı gelişimini desteklemek için motivasyon faktörü olarak sözcük yapımının ve kelime oluşturma alıştırmalarının kullanılması / The use of word formation and word formation exercises as a motivational factor to encourage vocabulary development of German learners at the A-1 level

Sözcük yapımı becerileri yabancı dil ediniminde büyük önem taşır, bu nedenle bir kelime oluşturma alıştırması öğrencilerin belirli becerilerini geliştirmeye veya dil gelişimlerini desteklemeye hizmet eder. Sözcük yapımı, kelime dağarcığı gelişiminin bileşenlerinden biridir, bu bağlamda öğrenciler sözcük bilgilerini geliştirmeye teşvik edilebilir. Bu çalışmanın nihai amacı, kelime dağarcığı gelişimine katkıda bulunan kelime oluşturma alıştırmalarının motive edici yönünü yakalamaktır. Bu bağlamda, bu çalışma, sözcük yapımı kullanımının Almanca öğrenenleri yeni kelimeler edinme ve bunun sonucunda kelime hazinelerini geliştirme konusunda ne kadar motive ettiğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma kapsamında A1 düzeyinde Almanca kursuna katılan öğrenciler ile bir (1) dönem boyunca kelime oluşturma çalışmaları yapılmıştır. Öğrencilerin kelime hazinesinin gelişiminde sözcük yapımı çalışmalarının motive edici bir faktör olup olmadığını belirlemek için, dönem sonunda 33 kurs katılımcısının katkı sağladığı bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonucunda, öğrencilerin öznel ifadelerine dayanarak, kelime oluşturma alıştırmalarının kelime hazinesi gelişimi için motive edici bulunması konusunda farklı şekillerde etkisi olan çok sayıda geri bildirim kaydedilmiştir. Sonuç olarak, kelime oluşturma alıştırmalarının sözcüğün öğretilmesi ve pekiştirilmesi, kelime dağarcığının geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi ile ilgili olarak ciddi bir öneme sahip olmasının yanı sıra, sözcük öğrenimine motive ettiği ve kelime dağarcığı gelişimi üzerinde teşvik edici bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Sözcük yapımının kelime dağarcığını daha kolay hatırlamaya yardımcı olduğu ve bu nedenle motive edici bir etkiye sahip olduğu açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, dilin yapısal olarak tanınması ve öğrenme sırasındaki kolaylaştırma, kelime oluşumunun motive edici karakteri üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Elde edilen veriler açıkça göstermektedir ki, kelime oluşturma alıştırmaları hızlı, etkili ve aktif öğrenmeye yol açtığında, öğrenci verimliliğini artırdığında ve öğrencilerin kendilerini yetkin hissetmelerini sağladığında ve onları daha fazla öğrenmeye teşvik ettiğinde, öğrenenler için bir motivasyon kaynağı oluşturmaktadır. Anahtar sözcükler: Kelime dağarcığı gelişimi, sözcük yapımı, kelime oluşturma alıştırmaları, motivasyon, yabancı dil olarak Almanca

Yaren Türkoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

10.Sınıf Almanca dersinde şarkıların kelime hazinesine olumlu etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amaçı, 10. Sınıf öğrencilerin Almanca dersinde Almanca şarkıların derse dahil ederek kelime hazinelerine olan katkısını tespit edebilmektir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı, 2. Dönem, Bursa Hürriyet Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Uygulama 16 hafta sürmüştür. Bu çalışma için uygun şarkı seçimi yapılıp,dersde işlenebilecek hale getirilerek işlenmiştir. Öğrencilere şarkıların dersde kullanılmasına yönelik düşüncelerini belirlemek amacıyla anket uygulanmıştır ve kelime hazinesine yönelik ön test - son test kontrol gruplu, yarı deneysel desenli bir araştırma yöntemi uygulanmıştır. Nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, şarkıların öğrencilerin kelime hazinesinin gelişmesine ve sağlamlaştırmasına yardımcı olduğu görülmüştür. Akabinde benzer uygulamalara yönelik öneriler ve tavsiyeler verilmiştir.

Fatma Sülün
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Almanca ve Türkçenin yazım kuralları ve noktalama işaretleri

ÖZET ALMANCA VE TÜRKÇENÎN YAZIM KURALLARI VE NOKTALAMA İŞARETLERİ Cafer BOZKURT Yüksek Lisans Tezi, Alman Dili Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Tahir BALCI Eylül 2001, 208 sayfa Yalnız okullardaki Almanca dersleri değil; Almanca konuşulan ülkelerden dönen kişileri de göz önünde bulundurduğumuzda Almancanm Türkiyede en çok konuşulan yabancı dillerden biri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Almanca, Türkiyede bu denli yaygın olmasına karşın daha iyi öğretimi için gerekli temel araştırmalar halen tamamlanamamış, eksik kalmıştır. Temel araştırmalardan kastım, karşılaştırmalı dilbilim araştınnalan ve bunların sonucunun uygulamalı dilbilime; diğer bir deyişle Almanca derslerine entegrasyonudur. Türkiyedeki Almanca derslerine ve Almanca öğrenen Türklerin çalışmalarına bir göz atıldığında; bu derslerin ve çalışmaların transferlerle dolu olduğu anlaşılacaktır. Bu derslerin ve öğrenirlerin çalışmalarının transferle dolu olmasının nedeni, öğrenirlerin yabancı dili anadili temelinde öğrenmesi yatmaktır; başka bir deyişle öğrenir kendini ifade edebilecek ve düşünebilecek bir dili ve öğelerini zaten bilmektedir. Bu transferlere dil ediniminin her alanında ve aşamasında rastlamak olanaklıdır. Bu çalışmada bu alandaki yanlışların tahmininde yalnız teoriden hareket etmenin amaca uygun olmayacağını düşünerek ampirik bir yol izlemeyi tercih ettim.Ük bölümde dilin iletişim aracı olarak önemini vurgulayıp dilbilimin tarihini kısaca özetledim. Karşılaştırmalı dilbilimin terminolojisi, alanı ve yöntemlerini de bu bölümde ele aldım. Ayrıca yine aynı böîümde her iki dilin yazım ve noktalama kurallarının tarihi gelişimim sundum. İkinci bölümde ise Almancanın ve Türkçenin yazım kurallarının ve noktalama işaretlerinin karşılaştırmasını yaptım. Üçüncü bölümde bu alandaki transferleri tahmin ve tespit etmeye ve didaktik açıdan sebeplendirmeye çalıştım. Son bölümde elde edilen verileri değerlendirdim. Bu çalışmanın sonucunda Almancanın ve Türkçenin yazım kuralları ve noktalama işaretleri alanında benzerlikler ve farklılıklar gösterdiğini ve bu özelliklerin Almanca öğrenimini yerine göre kolaylaştırdığını veya zorlaştırdığını tespit ettim. Ayrıca bazı noktalama işaretlerinin yalnız Türkçede ya da yalnız Almancada bulunduğunu saptadım. Bu çalışmayla Almancanın yazım ve noktalama kurallarının Türkçeninkine göre kararlı bir yapıda olduğunu; Türkçede ise bu kuralların kullanımının kişilerin dil beğenilerine göre değişiklik gösterdiğini, bunun sebebinin de Türkiyede dil beğenileri farklı dil kurumlarının bulunmasına bağlı olduğunu tespit ettim. Ayrıca dillerin dil tipolojisi açısından bağlı bulundukları dil grubunun da transferlerin diğer bir nedeni olduğunu saptadım.Bu arada noktalama işaretleri alanındaki transferlerin yazım kurallarına göre daha az olduğunu gördüm. Bunun nedeni ise Türkçenin noktalama işaretlerinin Fransızcamn noktalama işaretlerinden etkilenmesi olarak açıklayabiliriz. v Anahtar Kelimeler: Yazım Kuralları, Noktalama İşaretleri, Almancanın Yazım Kuralları Reformu, Karşılaştırılmalı Dilbilim

Cafer Bozkurt
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimDE

Ubersetzbarkeit und vermittlungsmöglichkeiten der Deutschen linguistrschen Fachsprache (Substantiv-und Adjektivkomposita) eine Deutsch-Türkische kontrastive und didaktische studie

Mehmet Gündoğdu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1994
00
DoktoraAçık ErişimDE

Schwierigkenten und möglichkeiten des übersetzens von fachsprachlichen texten (Aus dem deutschen ins Turkische) und ihre bedeutung für den übersetzungsunterricht (2.Cilt)

H. Osman Aslan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sözlük kullanma eğitiminin yabancı dil olarak Almanca öğrenimine etkisi

Bu çalışmada öğrencilerin yabancı dil olarak Almanca öğrenirken sözlüğü doğru ve etkili kullanabilmeleri için Sözlük Kullanma Eğitimi almalarının etkisi araştırılmıştır. Çalışma, sözlüğün tarihsel gelişimi ve ortaya çıkışı, önemi ve karşılaşılan sorunlar hakkında giriş niteliğinde bilgilerin sunulması ve sözlük üzerine yapılmış çalışmaların gözden geçirilmesiyle başlamaktadır.Sözlüğün kullanımı ile ilgili olarak ciddi sorunlar bulunmaktadır. Öğrencilerin sözlüğü ancak gerektiğinde ele aldıkları bir başvuru kaynağı olarak görmeleri sorunun temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, üçüncü sınıf (3A / 3B) öğrencilerinden biri deney diğeri karşılaştırma olmak üzere iki grup ele alınarak Sözlük Kullanma Eğitimi sayesinde öğrencinin sözlük türleriyle birlikte nerede, hangi sözlüğün daha yararlı ve etkili olduğunu öğrenmesiyle çok verimli bir süreç yakalayacağının uygulamalı olarak ortaya konması amaçlanmaktadır. Deney grubunda 12 kız, 6 erkek ve karşılaştırma grubunda 10 kız, 8 erkek, toplamda ise 22 kız, 14 erkek olmak üzere 36 öğrenci yer almıştır.Sözlük kullanma alışkanlığı kazandırmak, üzerinde önemle durulan konulardan biri olup, sözlüğün okuma kitabı olarak da görülebilmesine katkı sağlamaya çalışılmaktadır. Metin okuma ve incelemede, metin yazımı ve sunumunda doğru ve etkili sözlük kullanımının yeri ve önemini araştırmak ve tartışmaya açmak da çalışmanın amaçlarındandır.Çalışmanın sonucunda Sözlük Kullanma Eğitiminin yabancı dil olarak Almanca öğrenimine katkı sağladığı görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Sözlük, Sözlük Türleri ve Seçimi, Sözlük Kullanma Tutumu, Sözlük Kullanma Eğitimi

AlmancaDil eğitimiEğitim+5
Ahmet Dönger
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimDE

Anadilin bir motivasyon faktörü olarak yabancı dil öğrenimine ve başarısına etkisi

Bu çalışmada yabancı dil öğrenim ve öğretim sürecinde anadilin yabancı dil dersine bilinçli ve sistematik olarak dahil edilmesi teorik ve deneysel bağlamda incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerde var olan anadil sisteminin başka dilleri öğrenmek için güçlü bir temel oluşturduğunu savunmakta ve anadilin yabancı dil dersine katkısıyla, yabancı dili öğrenme motivasyonuna ve başarısına yarar sağladığı ortaya koymaktadır. Böylece anadilin ders içeriğine bilinçli bir şekilde katkısıyla yabancı dil öğrenme başarısını ve öğrenme motivasyonunu olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anadilin yabancı dil dersinde yer almasına karşı çıkılmasının temelinde, anadilin yabancı dil dersine ve öğrenmeye olumsuz bir etkisi olacağı yatmaktadır. Yapılan deneysel araştırma sonucunda anadilin yabancı dil dersini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Almanca başarı testlerinin analizleri sonucunda deney grubunun sonuçlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Başarı testinin varyans analizi sonucu [F(1-98) = 141, 442, p< 0.1]dir. Araştırmada kontrol ve deney grubunun final sınavı puanları arasında arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür (t= 9,66; p< 0.05). Motivasyon anketinin toplam faktörlerinin (4 Faktör) varyans analizi sonucu [F(1-98) = 334,347, p< 0.1]dir. Bu değerlerle anadil kullanımının deney grubunun öğrenme başarısı ve motivasyonu olumlu etkilediği tespit edilmiştir ve anadilin yabancı dil dersinde öğrenme motivasyonuna ve öğrenme başarısına ulaşmada önemli faktörlerden biri olduğu yönündedir. Bu nedenle anadil, yabancı dili öğrenirken olumsuz etki eden bir engel olarak değil, aksine öğrenme başarısına ve motivasyonuna ulaşmada etkili bir araç olarak benimsenmelidir.

Bahar İşigüzel
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimDE

Alman dilinde yazılmış Türk göçmen edebiyatının kültür-dönüşümsel boyutları ve yabancı dil olarak Almanca derslerinde kullanımı

Bu çalışmada, Almanya'da yaşayan Türk göçmenlerinin Almanca metinlerinin yabancı dil olarak Almanca derslerinde kullanımı sınanmaktadır. Çünkü göçmen edebiyatı olarak anılan bu metinlerle ilgili Türkiye'de birçok bilimsel çalışma yapılmasına karşın, bunların kültürlerarası eğitim bağlamında ele alınışı ihmal edilen bir konu olmuştur.Beş bölümden oluşan bu çalışmada Almanya'ya göç ve bu göç çerçevesinde ortaya çıkan göçmen edebiyatı farklı açılardan ele alınmaktadır.Göçmen edebiyatının Alman dil eğitimi derslerinde kullanılmasını amaçlayan bu çalışmada, farklı öğrenim/öğretim teknikleri göz önünde bulundurulmuştur. Çalışmanın amacı, Türk göçmen yazarlara ait metinlerin, yabancı dil olarak Almanca derslerinde kullanılmasının kültürlerarası eğitim bağlamında büyük bir önem taşıyacağını göstermektir. Çünkü bu metinler Almanya'da yaşayan Türklerin sosyal, kültürel ve siyasi yaşantılarına dair bilgiler içermekte; ayrıca benlik, çok kültürlülük, uyum gibi sosyal ve sosyolojik sorunları farklı bakış açılarıyla konu edinmektedir.Almancayı Türkiye'de öğrenen Türk öğrencilerin bu dili öğrenirken karşılaştıkları zorluklar dikkate alındığında, bu metinlerin dil öğretiminde kullanımının öğrencilerin ilgisini arttıracağı düşünülmektedir. Çünkü bu metinler çoğunlukla Alman yazarların edebi metinlerine göre daha basit bir dil yapısına sahip olup hem Türk hem de Almanların yaşantılarından kültürel öğeler içermektedir.Anahtar Sözcükler: Göçmen Edebiyatı, Yabancı Dil Öğretimi, Kültürlerarası Eğitim.

Umut Balcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

İşlevsel dilbilgisi açısından tarz eylemlerinin öğretimi üzerine

Bu çalışmada ?işlevsel dilbilgisi? nin öğretim üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Öğretim alanının konusu çok kapsamlı olduğu için sadece ?tarz eylemler? üzerine bir çalışma yapılmıştır. Derslerdeki deneyimler ve Yabancı dil eğitimdeki iletişim ortamına bakıldığında, öğrencilerin tarz eylemlerinin nesnel kullanımında zorluk çekmediği ancak öznel kullanımlarda çektikleri görülmektedir. Bunun nedeni ise tarz eylemlerinin nesnel ve öznel kullanımı arasındaki farkı yapı benzerliğinden kavrayamamış olmalarıdır.Çalışmanın içeriği ikiye ayrılmaktadır. İlk bölümde işlevsel dilbilgisi kuramsal olarak ele alınmıştır. İkinci bölümünde de tarz eylemlerinin etkin bir şekilde öğretilmesine ve öğrenilmesine yönelik bazı yöntemler sunulmuştur. Böylece tarz eylemlerinin nesnel ve öznel kullanımdaki farkına dil bilinçlendirmesi yoluyla değinilmiştir.Anahtar Kelimeler: işlevsel dilbilgisi, iletişim, nesnel, öznel, tarz eylemler.

Ensa Filazi
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Almanya yeni göç yasası çerçevesinde Türkiye'de uygulanan Almanca dil kurslarının öğretbilimsel açıdan çözümlenmesi

Türklerin en çok göç ettiği dış ülke Almanya'dır. Günümüzde Almanya'ya göç edebilme şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme ?yeni göç yasası? adı altında 2005 yılında Almanya tarafından yapılmıştır. Bu yasa değişikliği ile Almanya'ya göç etmek isteyen bireyler ?Start Deutsch 1? (A1 sınavı) sınavına katılarak bu sınavdan yeterli puanı almak zorundadır.Sınav zorunluluğunun getirilmesi ile Türkiye'deki dil kurslarında hızla A1 sınavı hazırlık kursları açılmaya başlanmıştır. Bu kursların temel kaynağını Almanca ders kitapları oluşturmaktadır.Yeni göç yasası ile Almanya uyum sorununu ortadan kaldıracağını söylemektedir. Ancak sınav zorunluluğu ile uyum sorununun ortadan kalkacağını söylemek olanaksızdır. Bunun yerine kültürlerarası etkileşim sağlanmalı ve varsa bireylerin karşıt kültür hakkında önyargıları ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca göç etmek isteyen bireyler uyum sorunu olduğu düşünülen alanlarda bilgilendirilmelidir.

AlmancaAlmanyaDil bilim+7
Adem Albayrak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Almancanın yabancı dil olarak öğretilmesinde çocuk ve gençlik yazınının yeri ve öneminin okuma dersleri bağlamında irdelenmesi

Bu çalışmada Almancanın yabancı dil olarak öğretilmesinde ÇGY'nin Alman dili eğitimindeki yeri ve öneminin okuma dersindeki kullanımı sınanıp belirlenecektir. Çünkü ÇGY derslerde ve müfredatta çok sıkça ele alınmayan bir yazın türüdür ve öğrencilerin gerek dilsel, gerek anlamsal bağlamda güncel yaşantılarına yakın olan bu alanın özellikle yabancı dil eğitiminde ihmal edildiği savunulmaktadır.Çalışmamız ÇGY'nin yanı sıra Kanon yazınının da okuma ve yazma yöntemleri bağlamında değişik bakış açıları ile konulaştırılıp aktarıldığı yedi bölümlük bir çalışmadan ibarettir.Çalışmanın amacı, ÇGY'nin dil derslerinde yalın dil kullanımı sayesinde yabancı dilde okumayı sevdirme de önemli olduğunu göstermektir. ÇGY'de ele aldığımız metin aynı zamanda Almanya'da yaşayan Türkleri de konu edindiğinden kültürlerarasılığı ve onu belirleyen ön yargı, stereotip, arkadaşlık gibi kavramları da yansıtmaktadır.ÇGY'nin gerek kolay okunduğu, gerekse okuru okumaya motive ettiği ve yabancı dil edinimini hızlandırdığı hakkındaki savımızı desteklemek amacıyla bu türün karşısına dili ağır ve metin bağlamı karmaşık olan Kanon yazınından sekiz ayrı metin benzer yöntem ve uygulamalarla okuma dersinde irdelenmiştir. Bu çalışmada, özellikle eğitim kurumlarında fazla ele alınmayan okuma günlüklerinin uygulanması gerek ÇGY metninde, gerekse Kanon yazını metinlerinde gerçekleştirilmiştir. Okuma günlüklerinin metni okuma-anlama ve yazmadaki olumlu katkısı gözler önüne serilmiştir. Nitel çalışmada öğrencilerin uygulamaları Türk diline çevrilmiş ve anlamsal eşdeğerlilik sağlanmaya çalışılmıştır.Çalışmanın sonunda ise ölçme değerlendirme yöntemi çerçevesinde ÇGY' nin yabancı dil edinimine katkısında doğru kaynak olduğu Kanon yazını çalışmaları ile de karşılaştırılarak, eldeki veriler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Uygulanan anketlerle nicel sonuçlar elde edilmiştir.

AlmancaDış TürklerGençlik edebiyatı+7
İlker Çöltü
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Almanca öğretmenliği bölümlerinde verilen formasyon ve alan derslerinin ilk ve ortaöğretime uygunluğu

ürkiye'de Cumhuriyet sonrasında gerek ilk ve ortaöğretim gerekse yüksek öğretim kurumlarının yapılandırılması hususunda pek çok değişiklik gerçekleştirilmiştir. Ancak reformların uygulamaya alınması sırasında bazen birtakım eksiklikler ve aksaklıklar ortaya çıkmıştır.Çalışmada, lisans öğrencisinin eğitimi süresince almış olduğu derslere ve yabancı dil öğretmeninde bulunması gereken kendi alanına özgü yetilere değinilmiştir. Ayrıca Eğitim Fakülteleri bünyesinde bulunan Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalları eğitim programlarında zaman içerisinde ne tür değişiklikler yapılmış ve yapılan değişikliklerin söz konusu lisans eğitim alanına ne ölçüde katkı sağladığı irdelenmiştir.Öğretim kurumlarında yabancı dil öğretimi ilköğretim kademesinin 4. sınıfından itibaren öğretilmeye başlanmaktadır. Yabancı dil öğretmenliği lisans programları öğretim kurumlarındaki kademe ayrımını dikkate almaksızın öğretmen yetiştirmeyi sürdürmektedirler. Değişimin çok hızlı gerçekleştiği çağımız koşullarında daha nitelikli ve beklentiyi karşılayabilecek bireyler yetiştirmek adına eğitim programlarında gerekli değişikliklerin yapılması öngörülmektedir. Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalında kademe ayrımı gözetilmeksizin sürdürülmekte olan eğitim sorununa öğretmen adaylarında bu hususta farkındalık yaratabilecek çocuk ve ergen psikolojisi dersi ve mikro öğretim tekniği çözüm önerisi olarak sunulmuştur. Ayrıca hedef kitlenin daha aktif ve yaratıcı olmasını sağlayacak alternatif öğretim yöntemleri, öğrencinin sadece alan bilgisi anlamında değil kişilik olarak da gelişimlerine katkı sağlayacak drama ve özellikle çocuklara yabancı dil öğretiminde fayda sağlayacağı düşünülen oyun önerilmiştir. Etkilerini insan karakteri üzerinde dahi yoğun biçimde gösteren bilgisayarın, yabancı dil öğretiminde çok duyulu öğretim, zaman ve mekandan bağımsız öğrenme ve etkili sunum olanağı sunması çözüm önerilerine dahil edilmesi için kuşkusuz yeterli bir gerekçe olmaktadır. Söz konusu anabilim dalında yapılan dilbilgisi derslerinin de hitap edilecek gruba uygun olarak öğretiminin sağlanabilmesi için ise dilbilgisi öğretim tekniklerinin lisans eğitim sürecine dahil edilmesi uygun görülmüştür.Söz konusu derslerin lisans eğitiminde uygulanması ile öğretmen adayları gelecekteki mesleklerinde daha bilinçli, donanımlı, başarılı ve etkin olacaklardır.Anahtar Sözcükler: Çocuk ve Ergen Psikolojisi, Mikro Öğretim Tekniği, Yabancı Dil Öğretiminde Drama ve Oyun, Alternatif Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri, Dilbilgisi Öğretim Teknikleri

Aday öğretmenlerAlmancaAlmanca dersi+5
Derya Uslu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Satire in den Werken von Şinasi Dikmen und Osman Engin

Bu çalışmada Almanya'da yaşayan Türk asıllı yazarlardan olan Şinasi Dikmen ve Osman Enginin eserlerinde görülen hiciv sanatı konu edilmiştir. Her iki yazarda Almanya'da yaşamakta ve eserlerini Alman dilinde yazmaktalar. Hiciv gibi çok önemli ve zor sayılabilecek bir sanatı, kendilerine yabancı olan bir dilde nasıl uyguladıkları ön planda tutulmakla birlikte, ele aldıkları konular üzerine bir çalışma yapılmıştır. Genel hatlarıyla Almanların hangi koşullardan ötürü yabancı işçi alımını başlattıklarını ve Türklerin Almanya'ya neden sebep göç ettikleri hususunda bilgilendirmeler yapılmıştır. Ayrıca bu göç sürecinin ortaya çıkardığı sosyo - kültürel manzarada, bu çalışmanın içerisinde konu edilmiştir. Göçmenlerin içinde bulundukları bu yeni yaşam alanı, yaşadıkları sorunların ve de yeni yaşam koşulları irdelenmiş ve bu oluşumun edebiyata nasıl yansıdığından bahsedilmiştir. Yazarların çeşitli alanlarda ortaya koydukları eserlerde nelerden esinlendikleri ve bu konuları eserlerine nasıl yansıttıkları da irdelenmiştir. Öncellikli olarak Şinasi Dikmen ve Osman Engin'inin eserlerinde özellikle hiciv sanatını dikkate alarak inceleme yapılmıştır. Bu önemli yazın türünü farklı bir toplumun üyeleri haline gelmiş yabancı uyruklu insanların, kendilerine yabancı bir dilde ne denli ustaca yansıttıkları gözler önüne serilmiştir. Yazarların belli başlı eserleri tek tek incelenerek, konu edilen temalar irdelenmiştir ve yapılan alıntılarla desteklenerek çalışmaya yansıtılmıştır.Anahtar Kelimeler: Hiciv, Şinasi DİKMEN, Osman ENGİN, Göçmen edebiyatı,İşçi göçü

AlmancaDikmen, ŞinasiDış Türkler+6
Hava Hale İnce
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Almanca öğrenenlerin motivasyon problemleri ve bunların aşılmasına yönelik etkili öğrenme stratejileri

Bu çalışmanın amacı, "Motivasyon ve yabancı dil öğrenme" konusu çerçevesinde Almanca öğrenenlerdeki güdülenme problemlerini araştırmak ve Almanca öğrenenlerin doğru stratejiler kullanarak güdülenmelerini olumlu yönde etkileyebileceklerini ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle teorik olarak Güdülenme kavramı ve güdülenmenin öğrenme sürecindeki rolü ele alınmış, daha sonra motivasyonu sağlayan farklı güdülere değinilmiştir. Motivasyonun yabancı dil derslerindeki yeri ve bu konudaki önemli güdülenme kaynakları incelenmiştir. Bunun yanı sıra öğrenicilerin güdülenmesinde öğreticinin rolüne değinilmiştir. Çalışmanın problem cümlelerine cevap aranması koşuluyla güdülenmenin yabancı dil öğrenmede önemli ölçüde bir etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Yabancı Dil Öğrenme, Motivasyon Türleri, Motivasyon Problemleri.

Rıdvan Gül
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanayi kenti Gaziantep'te özel okullara devam etmekte olan ortaokul ve lise öğrencilerinin Alman dilini öğrenme tutumlarının farklı değişkenlere göre analizi

Sanayi kenti Gaziantep'te Özel Okullara devam etmekte olan ortaokul ve lise öğrencilerinin Alman dilini öğrenme tutumlarının farklı değişkenlere göre analizi konusu üzerinde çalışmak istememin en önemli nedeni sanayi ve ticaretteki öne çıkan rolüyle tanınan Gaziantep şehrinde özel okullarda öğrencilerin Almancayı ders olarak öğrenme motivasyonlarının ve tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve babanın eğitim durumları, anne ve babanın mesleği gibi farklı değişkenlerin o dili tercih etmesinde ve öğrenmesinde önemli ölçüde bir etkiye sahip olup olmadığını ortaya çıkarma ve bu okullarda çalışan Almanca öğretmenlerinin de bu konudaki görüşlerini öğrenme isteğimdir. Çalışmanın ilk bölümünde ülkemizde Almancanın ikinci yabancı dil olarak öğretilmesi ve bu konuda yapılan araştırmalar, yabancı dil öğrenme motivasyonu, yabancı dil öğretiminde kullanılan yöntemler, okullarda uygulanan projeler gibi teorik konulara değinilmiştir. İkinci bölümde ise araştırma bulgularına ve sonuçlarına yer verilmiştir. Araştırmada 328'i kız ve 341'i erkek olmak üzere toplam 669 ortaokul ve lise öğrencisi ve 7 öğretmen yer almıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin ikinci yabancı dil Almancayı öğrenmeye yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin motivasyonlarının lise öğrencilerine göre daha yüksek olduğu, kız öğrencilerinin motivasyonları ile korku ve endişelerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu, 5. sınıf öğrencilerinin motivasyonlarının diğer bütün sınıflara göre daha yüksek olduğu, babası işçi olan çocukların motivasyonlarının babası esnaf ve sanayici olan çocuklara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkarken anne ve babanın eğitim düzeyinin Almanca öğrenme tutumları üzerinde anlamlı bir farka neden olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İkinci Yabancı Dil, Özel Okullarda Almanca Öğretimi, Tutumların Almanca Öğrenmeye Etkisi.

AlmancaDil öğrenimiGaziantep+3
Erdal Kaçar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimDE

Yabancı dil olarak Almanca dersinde dilbilgisinin dört beceriye aktarımı ve kullanımına yönelik ders modeli önerileri

Bu çalışmada öğrencilerin öğrenmiş oldukları dilbilgisel yapıyı nasıl işlevsel hale getireceği, pasif halde bulunan dilbilgisel yapının nasıl aktif hale getirileceği teorik ve deneysel bağlamda incelenmiştir. Tek tip pasif alıştırmaların yerine aktif alıştırma tiplerinden çok sayıda seçenek sunularak öğrencilerin bu bilgiyi, dört beceriye aktarımı mümkün kılınmaya çalışılmıştır. Çalışmada dört beceri birbirinden soyutlanmış biçimde değil bütünleştirici şekilde ele alınmıştır. Bu çalışmada deneysel yöntemin "Kontrol Gruplu Ön-test Son-test Deney" deseni kullanılmıştır. Hem nitel hem de nicel boyutları içeren karma bir çalışmadır. Çalışmada eylemsel ve üretimsel yöntemlerin kullanıldığı deney grubundaki öntest ve sontest puanları arasındaki başarı farkının; geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubundaki başarı farkından anlamlı derecede fazla olduğu görülmüştür (F(1,48)=111,582; p<0,001). Buradan hareketle deney grubundaki öğrencilerin daha fazla ilerleme gösterdiği ve başarılı oldukları görülmüştür. Bağımsız örneklem "t-Testi" sonuçlarına göre deney grubu vize puanları ile kontrol grubu vize puanları arasında anlamlı bir fark görülmüştür (t(48)=6.674; p<0.001). Bunun yanında deney grubu final puanları ile kontrol grubu final puanları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür (t(48)=6.804; p<0.001). Dilbilgisi dersinin iletişimsel yetinin geliştirilmesi için bir araç olduğu görüşü deneysel ve uygulamalı olarak araştırılmıştır. Yaratıcı, eyleme ve öğrencilerin üretimine dayalı bir dilbilgisi dersi geliştirilerek geleneksel dilbilgisi dersine alternatif ders modelleri geliştirilmiştir.

Fatma Karaman
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Kausation im Türkischen und im Deutschen. dargestellt am beispiel von Pınar Kürs erzählung „Yaz Gecelerinde Keman" und ihrer Deutschen übersetzung

Dilin en önemli kategrilerinden birisi, Almancada Diathese veya Genus verbi diye adlandırdığımız çatı kategorisidir. Bu anlamda eylemin kök ya da gövdesine yapım ekleri getirilerek edilgen, işteş, dönüşlü, oldurgan, ettirgen gibi yeni eylem çatıları oluşturulabilir. İşte çalışmamızın amacı, Türkçede neredeyse bütün eylemlerden oluşturulabilen ettirgen çatının niteliğini ve Almancadaki görünümlerini Pınar Kür'ün "Yaz Gecelerinde Keman" adlı öyküsü ve Almanca çevirisi "Die Violine in den Sommernächten" örneğinde incelemektir. Nicel değil, nitel bir değerlendirme hedeflemediğimiz için öyküdeki ettirgen eylem – ettirgen olmayan eylem oranlarına bakmadık, yalnızca kaç ettirgen eylem kullanıldığını saptadık. Bu çerçevede toplam 80 tümcede yapım ekiyle (benzetmek, yaptırmak, yatırmak, koparmak) ettirgenlik oluşturulduğunu görmüş olduk. "Kesmek-ölmek" gibi özü itibarıyla anlamsal ettirgenlik ifade eden, ancak ettirgenlik eki içermeyen örnekleri çalışmamızın dışında tuttuk. Ettirgenliği değişik gruplara ayıran görüşler vardır. Biz bu çalışmamızda a) morfolojik (biçimbirimsel) ettirgenlik, b) sözcüksel ettirgenlik ve c) edimsel ettirgenlik ayrımı yaptık. Sözcüksel ve edimsel ettirgenliğin belli bir dile özgü olmadığını ve bu anlamın her dilde faklı yollarla ifade edilebileceğini kabul edersek, konumuz olan biçimbirimsel ettirgenliğin – Almanca açısından önekler ne ise - Türkçe açısından son derece önemli ve üretken bir kategori olduğunu, ancak tam tersine Almanca ettirgenliğin hiç işlek olmadığını ve sadece sınırlı sayıdaki birkaç eylemde (sitzen – setzen, sinken – senken, fallen – fällen, fahren – führen…) varlığını sürdürdüğünü görmek şaşırtıcı olmuştur. Nitekim Türkçe tümcelerdeki ettirgen eylemlerin karşılıklarına baktığımızda ya yalın eylemler ya da önekli eylemlemler karşımıza çıkmaktadır. Almancanın bu bağlamda yararlandığı başka bir yapı türü de Funktionsverbgefüge diye adlandırılan yapıların ettirgenlik ifade eden türüdür (Einfluss ausüben, den/einen Versuch unternehmen, in Angst versetzen, die/eine Korrektur vornehmen, Kritik üben, Nachsicht üben, Rücksicht üben, Verrat üben, Zurückhaltung üben, die/eine Abmachung treffen, die/eine Anordnung treffen). Ettirgenlik ekleri, eklendikleri köklerde anlamsal değişimle birlikte genellikle dilbilgisel özelliklerin değişmesine de neden olurlar. Nitekim oldurgan diye nitelediğimiz eylemlerin tümü, ekleme sonucu geçişsizken geçişli olan eylemlerdir (uyumak – uyutmak, benzemek – benzetmek). Yani ettirgenlik, eylemlerin birleşim değerine (Valenz) doğruda etki edebilmektedir. Örneğin "Ülger arabayı sattı" tümcesinde "Ülger" eylemi yapan kişi iken, ""Ülger arabayı sattırdı" tümcesinde satma eylemini yapan başka bir kişi vardır, "Ülger" eyleme neden olan kişidir. Öyleyse eylemin birleşim değeri artmıştır. Ettirgenlik eylemin birleşim değerini yükseltirken, edilgenlik ve dönüşlülük çatıları tam tersine azaltır. Bu çalışmadan elde edilen verilerin özellikle yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Almanlara yönelik hazırlanan öğretim materyalleri için yararlı olacağını düşünmekteyim. Çünkü saptadığımız örnekler Türkçe ve Almancada ettirgenliğin ne kadar farklı olduğunu, ancak Türkçe ettirgenliğin çok sistematik olması nedeniyle kolayca kavranabileceğini göstermektedir.

Ülger Panzer
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapılandırmacı öğrenme kuramına göre Almanca derslerinde materyal hazırlanması

Uzun yıllar davranışçı yaklaşıma göre şekillendirilen eğitim programları son birkaç yıl içinde yerini hızlı bir şekilde yapılandırmacı yaklaşıma bırakmıştır. Bu yaklaşım öğrencinin daha önce öğrenmiş olduğu eski bilgiler ile yeni öğrendiği bilgiler arasındaki bütünleyici ilişkiye dayanmaktadır. Yapılandırmacı yaklaşımın eğitim merkezli değil de öğrenim merkezli olması bu kuramın diğer bir ayırt edici özelliğidir. Bu çalışmada öğrenci merkezli öğrenmeyi benimseyen yapılandırmacı yaklaşımının Anadolu Liselerinde okutulan ikinci yabancı dil olarak Almanca derslerinde ne kadar uygulanabildiği ve yapılandırmacı öğrenme kuramının çeşitli materyallerle desteklenmesinin öğrenci üzerindeki olumlu etkileri araştırılmıştır. Bundan hareketle araştırmanın amacını, Anadolu Liselerinde okutulan İkinci Yabancı Dil olarak Almanca derslerinde yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı örneğinde dil eğitimine yönelik materyallerin hazırlanması oluşturmuştur. Öğretmen öğrenci işbirliği ile hazırlanan materyaller analiz edildikten sonra yapılandırmacı kurama göre hazırlanan bu materyallerin hazırlık aşamasında öğrencilerde oluşturduğu dil öğrenmeye ve ortak çalışmaya yönelik olumlu davranışlar tespit edilmiş, böylece bu kuramın olumlu ve olumsuz yanları nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel araştırma modeline göre somut verilerle ortaya konmuştur.

AlmancaAlmanca dersiAnadolu liseleri+4
İpek Bozlar Balcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimDE

Yabancı dil olarak Almanca öğrenenlerin Almancaya karşı duyuşsal tutumu: Bir durum çalışması

Bu çalışmada tutumun ve duyuşsallığın önce psikolojideki, nörobiyolojideki daha sonra yabancı dil öğretimindeki yeri vurgulanarak „duyuşsal tutum" adı altında yabancı dil öğretimine yeni bütünsel bir tanım sunulmuştur. Daha sonra Akdeniz Üniversitesinde yabancı diller yüksekokulunda almanca hazırlık okuyan öğrencilerin Alman diline karşı olan duyuşsal tutumları belirlenmeye çalışılmış, bir farklılık ve/veya bir ortak nokta varsa nedeni gerekçeleri ile açıklanmıştır. Bu çalışmada farklı nitel yöntemler kullanılarak ortak bir sonuca ulaşılmıştır. Sonuç olarak yabancı dil olarak alman dilinin öğretiminde nasıl bir duyuşsal tutum ile bir öğrenci hazırlık kursuna başlıyor ise süreç için de bu tutum negative veya positive doğru bir yaklaşımda bulunurken en önemli faktörlerden birisi öğretmenlik kurumu olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır. Empirik bölümde ise belli kriterler sonucunda Akdeniz Üniversitesi yabancı diller yüksekokulu almanca hazırlık bölümünden şeçilen öğrenciler ile biri dönemin başında diğer ikisi dönemin sonunda olmak üzere üç görüşme, aynı dönemlerde iki çağrışım ve iki bipolar anketler yapılmıştır. Bu görüşmelerin sonucunda Deneklerin genel olarak Alman Kültürü ve Almanya hakkında negativ bir Tutumları olmadığı görülmekte olup Alman dili ile ilgili olumsuz tutumları bulunmaktadır. Bipolar anketlere baktığımızda da aynı sonuç çıkmaktadır. Dönemin başındaki ankette deneklerin çoğunluğu yaklaşık % 80'ni Alman dilini „zor" ve „kaba" bir dil olarak nitelerken yıl sonundaki ankette bütün deneklerde Alman dili ile ilgili „zor" ve „kaba" nitelemelerinde positiv tutuma doğru bir yönelme olmuştur. Metafor analizleri incelendiğinde yıl içindeki positiv veya

Kemal Demir
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu liselerindeki Almanca derslerinde ilgeçlerin öğrenilmesinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu tez çalışması Adana Ticaret Odası Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencilerinin Almancadaki für, gegen, ab, um, bei, aus, nach, zu, bis, von, mit, in, an, auf, neben, vor, zwischen, über, unter, hinter gibi ilgeçlerin kullanımında yaptıkları hataları ve bu hatalara neden olan faktörleri analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma ile ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi alan Anadolu Lisesi öğrencilerinin ilgeç içeren yapıları Türkçeden Almancaya veya Almancadan Türkçeye aktarabilme yeterliklerinin ne düzeyde olduğunun ortaya konması amaçlanmıştır. Denek olarak altı 10. sınıfın tüm öğrencileri seçilmiştir. Veri toplamak için öğrencilere çoktan seçmeli, boşluk doldurma, çeviri ve en az 50 sözcüklük kompozisyon yazma olmak üzere dört tür alıştırma verilmiştir. Sonuçları irdelediğimizde bazı ilgeçlerin (gegen, von, aus, zu, nach, hinter, unter, seit, ab, für, bei, bis, mit, an, auf, neben, vor, zwischen, über) çok az veya hiç kullanılmadığı ya da öğrenciler tarafından yanlış algılanarak hatalı kullandıkları görülmektedir. Bunun yanında um, aus, mit, in, für, nach, hinter, unter, neben gibi ilgeçlerin diğerlerine göre daha sık ve doğru kullanıldığı tespit edilmiştir. Bunun nedeni öğrenciler tarafından bu ilgeçlerin 1. yabancı dil İngilizcede kullanılan ve aynı işlevi gören ilgeçlerle ilişkilendirmeleri ve bunlarla benzerlik kurarak kolaylıkla hatırlamaları olabilir. İlgeçlerin kolay öğrenilememesinin diğer nedenlerini şöyle sıralayabiliriz: • Öğretmenlerin eğitimde yeterince üzerinde durmamaları ya da yeterince açıklayıcı örneklendirme yapamamaları olabilir. • Anlam ve işlevleri bakımındahn ilgeçler, Almanca dilbilgisinin en belirsiz alanıdır; neyi anlattığını öğrencinin belleğinde canlandırması oldukça zordur. Bu sorunları aşmak için tümdengelim yoluyla hareket edip ilgeçleri kalıpsal tümcelerle öğretmek gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin in die Schule gehen - okula gitmek, nach Hause gehen - eve gitmek gibi. Diğer yandan öğrencilerin İngilizce derslerinde öğrendiği ilgeçlerle bağdaştırdığı Almanca ilgeçleri daha kolay öğrenmesi dikkate alınarak Almanca ilgeçleri İngilizce ilgeçlerle karşılaştırmalı olarak fayda sağlayabilir.

AlmancaAlmanca dersiAnadolu liseleri+4
Azime Türkan Göçmen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00

İlgili konular