Secondary education students

180 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin okul terki risklerinin çeşitli değişkenlere göre belirlenmesi (Edirne ili örneği)

Okul terki günümüzde tüm devletlerin çözüme ulaştırmak için büyük çabalar harcadığı bir sorundur. Okul terkinin kısa ve uzun vadede hem bireylere hem de devletlere büyük kayıplar yaşattığı bilinen bir gerçektir. Özellikle bireyleri birçok açıdan iş dünyasına hazırlama noktasında en büyük kazanımların verildiği ortaöğretim kademesinin tamamlanmaması bu noktada büyük sorunlara sebep olmaktadır. Bu çalışmada da lise öğrencilerinin okul terki risklerinin olup olmadığı, bu riskin belirli değişkenler kapsamında nasıl farklılık gösterdiğini Edirne İli dahilinde saptamak amaçlanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, istatistiksel paket program ile çözümlenmiştir. Öğrencilerin okul terki risklerinin, cinsiyet ve anne-babalarının sağ olma değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek için Mann-Whitney U Testi uygulanmıştır. Mann Whitney U analiz yöntemi, birbirleriyle ilişkisi bulunmayan iki gruba yönelik ölçüm sonuçlarının arasında manidar bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek için kullanılır (Field, 2009). Sınıf, kardeş sayısı, okuyan kardeş sayısı, anne-baba eğitim durumu, aile geliri ve okul türü değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek için ise Kruskal Wallis analizi yapılmıştır. Kruskal Wallis analiz yöntemi, birbiri ile ilişki bulundurmayan ikiden fazla gruba yönelik ölçümlerin arasında manidar bir farklılaşma bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla kullanılır (Pagano, 2007). Değişkenlerin ölçek üzerindeki etki büyüklüklerini değerlendirmek için Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerine uygun olarak eta kare (μ2) değerleri hesaplanmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular şöyledir: öğrencilerin okul terki riskleri erkek öğrencilerde kız öğrencilere kıyasla daha yüksektir. 12. sınıfta okuyan öğrencilerin okul terki riskleri 11.sınıfta okuyan öğrencilere oranla daha yüksektir. Babası sağ olmayan öğrencilerin okul terki riskleri babası sağ olanlara kıyasla daha yüksektir. Aynı şekilde babasının eğitim durumu daha yüksek olan öğrenciler daha az okul terki riski taşımaktadır. Okul terki riski Spor lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi ve İmam Hatip lisesinde okuyan öğrencilerde daha yüksektir.

Lise öğrencileriOkul terkiOrtaöğretim öğrencileri+3
Melis Kavak
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi (Isparta ili örneği)

Yapılan bu çalışmanın hedef kazanımı; okul sporları faaliyetlerine katılımın ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkilerine farklı değişkenler açısından (düzenli spor yapma, sportif müsabakalara katılma, derse yönelik yeterlilik, soğuk havada spor yapma, spor malzemesi kullanımı) bakılarak sonuçlarının karşılaştırmasını yapmaktır. Bu araştırma tarama modelli betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evreni Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesinde okuyan ortaöğretim öğrencileri, örneklem grubu ise beş farklı ortaöğretim kurumunda okuyan ve okul sporları faaliyetlerine katılan ve katılmayan 300 (137 erkek 163 kadın) öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Riggio (1989) tarafından geliştirilen ve Yüksel (1997) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan sosyal beceri envanteri öğrenci grubuna uygulanmıştır. Bununla beraber, çalışmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak gayesiyle araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilks testi kullanılarak incelenmiş ve yapılan analiz sonucunda alt boyut ve toplam ölçek puanına ilişkin verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir (p<0,05). Bu nedenle non-parametrik analiz yöntemleri tercih edilmiştir. Yapılan analizlerde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak gerek yapılan literatür taraması gerekse de istatistiksel analiz sonucunda okul sporları ve sosyalleşme üzerine yapılan çalışmalar ile araştırmalar ışığında, okul sporlarının ortaöğretim öğrencileri üzerinde önemli bir etken olduğu saptanmıştır.

Beden eğitimiIspartaOrtaöğretim öğrencileri+3
Barış Mat
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İş yeri beceri eğitimi bağlamında ortaöğretim kurumları ulaştırma hizmetleri alanı lojistik dalı öğrencilerinin verimlilikleri ve karşılaşılan sorunlar üzerine bir uygulama

Ekonomik kalkınma sürecindeki hızlı değişimler birçok yeniliği ve gelişmeyi beraberinde getirmektedir. Bu süreçte ülkelerin değişimlere uyum sağlayabilmesi lojistik sektörünün ekonomiye verdiği destek ve yarattığı katma değer stratejileri ile mümkün olmaktadır. Küresel ekonomide artan gelişmeler ve yenilikler nedeniyle ticari pazarda üstünlüğü yakalamak ve lojistik üs olmak isteyen Türkiye, sektörünün ihtiyaç duyduğu eğitim, alt yapı ve teknolojik gelişmelere yatırım yapmaktadır. Bu yatırımlardan bir tanesi; lojistik sektörüne yeterli düzeyde bilgi ve beceriye sahip nitelikli iş gücü kazandırmak amacıyla mesleki eğitim ile ortaöğretim okullarında öğrencilere ''Lojistik'' eğitimi verilmesidir. Öğrenciler mesleki eğitim sayesinde hem teorik eğitim almakta hem de işletmelerde beceri eğitimi uygulamasına katılarak meslek alanlarıyla uyumlu iş yerlerinde sektör stajı yapmaktadır. Bu uygulama esnasında öğrencilerin karşılaştığı olumlu veya olumsuz durumlar öğrencilerin, sektör stajından duyduğu memnuniyet düzeyini, sektöre bakış açılarını ve okulda almış oldukları mesleki eğitimin uygulanmasını etkileyebilmektedir. Bu araştırmada, iş yeri beceri eğitimi bağlamında orta öğretim kurumları ulaştırma hizmetleri alanı lojistik dalı öğrencilerinin verimlilikleri ve karşılaştıkları sorunların incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2019-2020 eğitim öğretim yılında mesleki eğitim verilen resmi ortaöğretim okullarında, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na göre işletmelerde beceri eğitimine katılan Ulaştırma Hizmetleri alanı ve Lojistik dalı 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Türkiye'deki 7 coğrafi bölge dikkate alınarak her bölgeden en az bir okulun katılacağı şekilde araştırmanın yapılması hedeflenmiştir. Araştırmada veriler anket tekniği yöntemi ile toplanmış ve sonuç olarak 513 anket formu analiz edilmiştir. Araştırmanın analiz bölümünde yüzde ve frekans dağılımları, faktör analizi, T testi ve ANOVA uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin memnuniyet düzeyleri ile okulun bulunduğu coğrafi bölge arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin sektöre bakış açıları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin okulda almış oldukları mesleki eğitimin katkısı ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

Beceri eğitimiLise öğrencileriLojistik+6
Ümit Örnek
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişliği ve öğrenme sürecinde yardım istemeleri ile genel akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Betimsel tarama modelindeki bu araştırma, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişliği ve öğrenme sürecinde yardım istemeleri ile genel akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Uygulanan 1132 ölçekten yapılan tasnif sonucu 990 öğrenciye ait verinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi aşamasında Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paket [Statistical Packagefor Social Sciences (SPSS 21)] programı kullanılmıştır. Analiz kapsamından güvenirlik analizi, Pearson korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Post Hoc test Tukey HSD analizleri uygulanmıştır. Ayrıca analizlerin normallik varsayımları için çarpıklık ve basıklık katsayı değerleri incelenmiştir. Araştırmada, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul tükenmişlikleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde, okul tükenmişliği ve okul etkinliklerinden kaynaklı tükenmişlik, aileden kaynaklı tükenmişlik ile ilgi kaybı alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde ise öğrenme sürecinde yardım isteme ve alt boyutları olan etkili yardım isteme ile yüzeysel yardım isteme alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin okul tükenmişlikleri sınıf değişkenine göre incelendiğinde okul tükenmişliği ve bütün alt boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Aynı şekilde öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri sınıf değişkenine göre incelendiğinde etkili yardım isteme alt boyutunda anlamlı bir farklılık görülmüştür. Araştırmada öğrencilerin okul tükenmişliği ve tüm alt boyutları ile akademik başarı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme ve bütün alt boyutları ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Son olarak öğrencilerin okul tükenmişlik ve tüm alt boyutları ile öğrenme sürecinde yardım isteme ve tüm alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Tükenmişliği, Öğrenme Süreci, Yardım İsteme, Akademik Başarı.

Aile yardımlarıAkademik başarıOkul tükenmişliği+5
Abdulaziz Çelik
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fotosentez konusunda animasyon geliştirilmesi ve animasyon kullanımının öğrenci başarısına etkisi

Bu çalışmada, fotosentez konusunda 3 boyutlu animasyon geliştirmek, geliştirilen bu animasyonun 12. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerine etkisini incelemek ve animasyon kullanımı hakkında öğrenci görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Animasyon, Autodesk Maya 2023 ve Adobe After Effects 2022 programları kullanılarak, 3 boyutlu eğitsel bir materyal olarak geliştirilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı, Kayseri ilinde öğrenim gören 108 12. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma deseni olarak ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda 54 kontrol grubunda 54 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda animasyon destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise Biyoloji Öğretim Programında yer alan şekliyle dersler işlenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin akademik başarıları, fotosentez konusunda geliştirilen başarı testi ile ölçülmüştür. Bu test kontrol ve deney gruplarında ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin üç boyutlu fotosentez animasyonuna ilişkin düşüncelerini belirlemek amacıyla "3B Fotosentez Animasyonuna Yönelik Açık Uçlu Sorular" bu gruba uygulanmıştır. Verilerin analizi için "Python 3.10" programlama dilindeki "Statistical functions (scipy.stats)" fonksiyonundan yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için Kolmogorov-Smirnov benzerlik testi, Cohen's d etki büyüklüğü testi, Shapiro-Wilk normal dağılım testi ve Non-Parametrik Mann Whitney-U anlamlılık testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, deney grubunun kontrol grubuna göre, istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek bir başarı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, geliştirilen animasyonun fotosentez konusunda öğrenci başarısı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Derslerde animasyonların kullanımına yönelik olarak olumlu görüşler ifade edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, animasyonun öğrenci başarısı üzerindeki etkisini araştıran başka çalışmaların yapılması önerilmiştir.

Akademik başarıAnimasyon destekli öğretimBiyoloji eğitimi+7
Ersen Aktaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'da yaşayan Türk çocuklarının yazma becerileri: Rhein-Main Bölgesi örneği

Bu çalışmanın amacı Almanya'da 6., 7., 8., 9. ve 10. (13-16 yaş) sınıflarda öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe yazım ve noktalama becerilerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini Almanya'nın Rhein-Main Bölgesinde yaşayan Türk çocukları oluşturmaktadır. Çalışmanın evrenine giren bütün çocuklardan veri toplanamayacağı için örneklem alınmıştır. Çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Hanau, Kriftel ve Frankfurt'ta ortaöğretimde olan 52 öğrenciden oluşmaktadır. Bu nitel araştırmada kullanılan veriler, durum çalışmasıyla elde edilmiştir. Veri toplama aşamasında, Şen'in (2011) oluşturduğu açık uçlu yorumlama soruları kullanılmıştır. Öğrencilerin ürettikleri metinler, temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde betimsel içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, Hanau, Kriftel ve Frankfurt'ta yaşayan Türk öğrencilerinin yazılı anlatımlarında Türkçe ve Almanca alfabelerin farklılığından kaynaklanan yanlışlar, büyük- küçük harf kullanımından kaynaklanan yanlışlar, ayrı ve bitişik yazımdan kaynaklanan yanlışlar, bağlaç olan da/de'nin yanlış yazımından kaynaklanan yanlışlar, isim çekim eklerinin yanlış veya eksik yazımından kaynaklanan yanlışlar bulunduğu ve noktalama yanlışlarından oluştuğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler sunulmuştur.

AlmanyaOrtaokul öğrencileriOrtaöğretim öğrencileri+6
Bahar Akar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziğine giriş konularında kavramsal anlama güçlüklerinin belirlenmesi ve giderilmesi

Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziği giriş konularında yaşadıkları güçlüklerin nedeni araştırmak ve Tahmin-Gözlem-Açıklama (TGA), simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarı ile kavramsal anlamalarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Kuantum fiziği giriş konuları olarak siyah cisim ışıması, fotoelektrik olay, Compton saçılması, ışığın ikili doğası ve madde dalgaları (de Broglie) konuları belirlenmiştir. Bu konular kuantum başlangıcı, ışığın kuantum teorisi ve madde dalgaları başlıkları altında toplanmıştır. Çalışmada kullanılmak üzere dört aşamalı Kuantum Fiziği Kavramsal Anlama Testi (KuFKAT) geliştirilmiş ve geçerlik ile güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Ardından Van il merkezinde bulunan bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan ve seçmeli fizik 12 dersini seçen 45 öğrenci deney grubu ve başka bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan 40 kişi kontrol grubu seçilerek uygulama yapılmıştır. Deney grubunda TGA, simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modeli uygulanmıştır. Çizgi romanlar araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Uygulamaya katılan kontrol ve deney grubu öğrencilerinin kuantum fiziği konularındaki kavramsal anlama düzeyleri, anlamakta yaşadıkları güçlükler ve bu güçlüklerin nedenleri araştırılmıştır. Araştırmada KuFKAT'ın yanı sıra deney grubu öğrencileri ile görüşmeler de yapılmıştır. Çalışma sonunda kontrol grubu öğrencilerinin kuantum fiziği kavramsal anlama düzeyi düşük ve deney grubunun orta bulunmuştur. Öğrencilerin kuantum fiziğini kavramada yaşadıkları güçlüklerin klasik fizik konularındaki bilgi eksikliği ve kavram yanılgılarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca deney grubuna uygulanan öğretim modelinin hem akademik başarıyı hem de kavramsal anlamayı anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: kuantum fiziği, TGA, simülasyon, çizgi roman, 5E öğrenme modeli, ortaöğretim öğrencileri

5E ModeliBenzetimFizik eğitimi+7
Ömer Ensari
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel liselerdeki amatör müzik topluluklarının öğrencilere sosyal kazanımları

Bu çalışmada müziğin farklı tanımları eski gelenekten günümüze sıralanmış, müziğin insanlar üzerinde ne tür etkilerinin olduğu anne karnından itibaren araştırılmıştır. Farklı üniversitelerde yapılan araştırma örnekleri ile anlatılmıştır. Çalıştığım okulda amatör müzik topluluğu olarak sahnelenen müzikal tiyatro örneğinin tanımı yapılıp, öğrencilerin zamanlarını kaliteli geçirmeleri, özgüvenlerinin gelişmesi, kendilerini daha rahat ifade edip girişken birer birey olmaları anket çalışmasıyla incelenmiştir. Lise ve daha sonraki eğitim kurumlarında yapılacak kolektif çalışmaların birlikte uyum, dostluk ve paylaşım niteliklerini geliştirmesi üzerine yapılan uygulama tez çalışmasında ayrıntılarıyla belirtilmiştir.

MüzikMüzikalOrtaöğretim okulları+3
Oğuz Yaşar Özzeren
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin sayıların ondalık gösterimi konusundaki kavram yanılgılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin sayıların ondalık gösterimi konusundaki bilgi düzeylerini ve kavram yanılgılarını belirlemektir. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili, Esenler ilçesinde bulunan üç farklı ortaokulda 6. sınıfta öğrenim gören toplam 200 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından oluşturulan ve yazılı cevap gerektiren "Sayıların Ondalık Gösterimine İlişkin Kavram Yanılgısı Teşhis Testi" ile toplanmıştır. Ölçme aracının güvenirlik katsayısı 0.92 olarak hesaplanmıştır. Veriler, betimsel ve içerik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin sayıların ondalık gösterimini okuma ve yazma, sayıları karşılaştırma, ondalık gösterim ile kesir ilişkisini kurma ve sayı doğrusunda göstermede kavram yanılgılarının olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu araştırma bazı öğrencilerin ondalık sayılarda toplama, çıkarma, çarpma, bölme, işlem sonucunu tahmin etme konularında kavram yanılgısına sahip olduklarını ve işlem hataları yaptıklarını göstermiştir.

Kavram yanılgısıOndalık sayılarOrtaöğretim öğrencileri+1
Rabia Kaya
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin dijital ayak izi farkındalıkları ve bilgi güvenliği farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik olarak dijital ayak izi farkındalık ölçeği geliştirmek ve dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Dijital ayak izi, bireyin çevrimiçi ortamlardaki davranışlarının tamamının kayıt altına alınması ile birey adına oluşan sanal bir kimliktir. Bilinçsiz internet kullanımı ile olumsuz bir sanal kimlik oluşmakta ve bireyin hayatını farklı dönemlerde olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. Olumlu sanal kimlik oluşmasın da farkındalığın artmasının önemi büyüktür fakat bu farkındalık düzeyinin ne seviyede olduğunun da bilinmesi de önem arz etmektedir. Bu kapsamda ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik bir DAFÖ (dijital ayak izi farkındalık ölçeği) geliştirilmiştir. Ölçek kişisel veri paylaşımı farkındalığı, kişisel veri paylaşımı uygulaması, sosyal medya kullanım farkındalığı ve sosyal medya kullanım uygulaması olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci boyutu olan dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için Güldüren, Çetinkaya ve Keser (2016) tarafından geliştirilen ve gerekli izinleri alınan Ortaöğretim Öğrencilerine Yönelik Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Ayak İzi Farkındalık Ölçeği farklı bir gruba birlikte uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında dijital ayak izi farkındalığı ve bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal medya kullanımı ve veri paylaşımı konularında farkındalığa sahip olan katılımcıların bunu uygulama oranları da yüksektir. Araştırma sonuçları arasında en düşük sayılabilecek ilişkinin saldırı ve tehditler ile mahremiyet arasında olduğu görülmüştür.

Bilgi güvenliğiBilgisayar destekli eğitimFarkındalık+3
Eda Sanin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin özerklik algısının ortaöğretim öğrencilerinin dönem sonu başarı puanını yordama gücü

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin özerklik algısının ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin dönem sonu başarı puanını yordama gücünün ve öğretmenlerin özerklik algısının okul türü ve alan türüne göre farklılaşma durumunun incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden yordayıcı desen ve tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma gruplarını, Malatya ilinin Battalgazi ve Yeşilyurt merkez ilçelerinde MEB'e bağlı ortaöğretim kurumlarının 11. sınıfında öğrenim gören 3005 öğrenci ve bu okullarda görev yapan 230 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öğretmenlere ilişkin veriler, tez danışmanı ve araştırmacı tarafından geliştirilen Öğretmen Özerkliği Algı Ölçeği'nden elde edilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları ve madde-toplam puan korelasyon değerlerinin hesaplanmasıyla ölçek, 11 madde ve üç faktörden (sınıfta özerklik, okulda özerklik, mesleki özerklik) oluşmuştur. Ölçeğin faktörlere göre Cronbach Alpha katsayıları 0.70-0.79 ile 0.68-0.78 arasında; madde-toplam puan korelasyon değerleri ise 0.41-0.74 ile 0.35-0.72 arasındadır. Öğrencilerin verilerini ise 2020-2021 Öğretim Yılı birinci dönem sonu başarı puanı oluşturmuştur. Çoklu regresyon analizine göre Sınıfta Özerklik, Okulda Özerklik, Mesleki Özerklik değişkenleri birlikte öğrencilerin dönem sonu başarı puanındaki değişimin %7'sini açıklamıştır. Okulda Özerklik değişkeni öğrencilerin dönem sonu başarı puanını yordarken; Sınıfta Özerklik ve Mesleki Özerklik değişkenleri yordamamıştır. Kruskall-Wallis H testi bulgularına göre öğretmenlerin Okulda Özerklik algılarında okul türüne göre anlamlı farklılık varken; Sınıfta Özerklik ve Mesleki Özerklik algılarında anlamlı farklılık yoktur. MANOVA testi bulgularına göre öğretmenlerin Sınıfta Özerklik algılarında alan türüne göre anlamlı farklılık varken; Okulda Özerklik ve Mesleki Özerklik algılarında anlamlı farklılık yoktur. Araştırma bulgularının araştırmacılara, program geliştirme uzmanlarına, politikacılara, öğretmen yetiştiren kurumlardaki eğitimcilere ve ilgili paydaşlara ışık tutması beklenmektedir.

AlgıBaşarıMalatya+5
Derya Karadeniz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin liderlik ve özerk - bağımlı kişilik özelliklerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı Büyükçekmece İlçesinde bulunan Nezihe Hasan Kılıç Anadolu Lisesinde öğrenim gören öğrencilerin liderlik ve özerk-bağımlı kişilik özelliklerinin incelenmesidir. Bu araştırmanın evrenini İstanbul/Büyükçekmece İlçesinde öğrenim gören ortaöğretim öğrencileri, örneklemini ise Nezihe Hasan Kılıç Anadolu Lisesinde 2020-2021 Eğitim- Öğretim yılında öğrenim gören tesadüfi yöntemle seçilen öğrenciler oluşturmaktadır. Gönüllülük esasına dayalı yüz yüze ve online olarak anket (survey) tekniği uygulanarak veriler elde edilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda araştırma modeli olan ilişkisel tarama yöntemi ve nedensel karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak için kişisel bilgi formu, ''Liderlik Ölçeği'' ve ''Sosyotropi-Otonomi Ölçeği'' araç olarak kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizleri IBM SPSS 25.0 paket programı kullanılarak elde edilmiştir. Katılımcılara ilişkin sosyo-demografik bilgiler, ölçek ortalamaları ve faktör puanları frekans (f) ve yüzde (%) değerleri saptanarak, puanların normal dağılım durumlarına; normal dağılım eğrileri, çarpıklık-basıklık (skewness-kurtosis) değerleri, histogramlar aracılığı ile normal dağılım düzeyleri değerlendirilmiştir. Ölçeklerin genelinin ve alt boyutlarının güvenirlik seviyelerinin tespit edilmesi amacıyla güvenirlik analizi yapılmış ve "Chronbach Alfa Katsayısı" elde edilmiştir. Belirlen hipotezlerin test edilmesi için Independent Sample T test, One-way ANOVA testi ve Pearson Korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analizler sonucunda katılımcıların liderlik özelliklerinden problem çözme ve sorumluluk boyutlarının otonomi boyutu ile çok zayıf pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Liderlik özelliklerinin diğer tüm alt boyutları ile sosyotropi ve otonomi boyutları arasında pozitif bir ilişki olmadığı görülmüştür. Katılımcıların liderlik özellikleri alt boyutları olan özgüven, grupla çalışabilme, güvenilir olma, ikna yeteneği, problem çözme ve sorumluluk boyutları arasındaki ilişki yüksek düzeyde pozitif yönde olduğu görülmektedir. Katılımcıların cinsiyetlerine göre güvenilir olma alt boyutunda, sınıf düzeyine göre özgüven, grupla çalışabilme ve güvenilir olma alt boyutlarında, gelir düzeyine göre özgüven ve ikna yeteneği alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Katılımcıların lisanslı spor yapma durumuna göre özgüven ve ikna yeteneği alt boyutlarında, aileden birinin sporla ilgilenme durumuna göre özgüven, grupla çalışabilme, güvenilir olma ve ikna yeteneği alt boyutlarında, anne eğitim durumuna göre sosyotropi (özerk) alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir.

KişilikKişilik özellikleriLiderlik+1
Serhat Topçu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klonlama ile ilgili öğrenci düşünceleri

Öğrencilerin öğretim öncesinde konulara ilişkin sahip oldukları bilgiler ve düşünceler, ders içerikleri oluşturmada önemli rol oynamaktadır. Klonlama, genetik okur-yazarlık bakımından biyoloji eğitimi alanında önem arz eden konulardan biridir. Biyoloji eğitiminin temel amaçlarından biri, biyoloji okuryazarı bireyler yetiştirmektir. Dolayısıyla öğrencilerin bilişsel seviyelerine, ihtiyaçlarına uygun, biyoloji eğitiminin hedeflerini karşılayan içerik oluşturmak gerekmektedir. Bu bağlamda öğrencilerin biyoloji konuları ile ilgili sahip oldukları düşüncelerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin klonlama ile ilgili düşüncelerini belirlemektir. Öğrenci düşünceleri, nitel araştırma yaklaşımı kullanılarak belirlenmiştir. Bu amaçla öğrencilerle probleme dayalı, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda klonlama ile ilgili birçok düşünce tespit edilmiştir. Genel olarak öğrenciler klonlamanın canlıları kopyalamak anlamına geldiğini düşünmektedirler. Öğrenciler "genlerin tek başına fenotipi belirlediği" düşüncesine sahiptir. Ayrıca "Genlerin ve çevrenin birlikte fenotipi belirlediği" düşüncesi de tespit edilmiştir. Bazı öğrenciler klonlamayı üreme teknolojisi, bazıları da genetik mühendisliği olarak görmektedir. Ayrıca bazı öğrenciler, klonların insan yapımı olduğunu ve doğal olarak oluşmadığını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçları biyoloji eğitimi açısından yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: klonlama, ortaöğretim öğrencileri, düşünceler, fikirler, düşünce figürleri

Biyoloji eğitimiKlonlamaOrtaöğretim okulları+2
Fatma Nur Turan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin kuvvet ve hareket konusuna yönelik grafik kullanma becerilerinin incelenmesi

Araştırmada, kuvvet ve hareket konusuna yönelik ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin grafik okuma ve yorumlama ile grafik çizme becerilerini incelemek ve bu becerilerle ilgili karşılaşılan sorunlar varsa, bu sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Tarama modeli ile yürütülen çalışma, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında, Ankara il merkezinde yer alan Anadolu Liselerinde öğrenim gören toplam 209, 11. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak 13 maddeden oluşan çoktan seçmeli Grafik Okuma ve Yorumlama Beceri Testi (GOYBT) ve 5 maddeden oluşan açık uçlu Grafik Çizme Beceri Formu (GÇBF) kullanılmıştır. GOYBT'nde yer alan çoktan seçmeli sorular için, pilot çalışma sonucunda Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0.83 olarak bulunmuştur. GÇBF'nda yer alan açık uçlu soruların analizi için ise rubrik kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, parametrik testler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ayrıca veri toplama araçları ile elde edilen bulguların desteklenmesi amacıyla, öğrencilerin %20'si ile de yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmanın sonunda, öğrencilerin grafik okuma ve yorumlamada orta düzeyde, grafik çizmede ise düşük düzeyde başarı gösterdikleri sonucuna varılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin grafik okuma ve yorumlama becerileri ile grafik çizme becerileri birbirini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda ayrıca öğrencilerinin grafik eksenleri etiketleme, veri girişi, nokta oluşturma ve grafik çizmede, grafikleri anlama ve yorumlama konularında zorlandıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin GOYBT, GÇBF puanlarının cinsiyete göre karşılaştırılması sonucunda kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: grafik okuma-yorumlama, grafik çizme, kuvvet ve hareket, çizgi grafiği, fizik eğitimi

Fizik eğitimiFizik öğretimiGrafik hazırlama+5
Betül Şeyma Yeltekin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9.sınıf İngilizce dersi öğretim programına yönelik öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın temel amacı, 2017 yılında yenilenen ortaöğretim 9.Sınıf İngilizce dersi öğretim programının genel özellikleri, kazanım ve davranışları, temaları, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme boyutlarına yönelik İngilizce öğretmenlerinden bilgi toplamaktır. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı bu araştırma, Kastamonu ili merkez ilçelerinde görev yapan 54 İngilizce öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma yöntem desenlerinden kısmi karma eş zamanlı eşit statülü tasarım modelinin kullanıldığı bu çalışmada, veri toplama aracı olarak anket ve görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre öğretmenler, her okul türüne farklı öğretim programı hazırlanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anket ve görüşme formlarından elde edilen sonuçlara göre öğretmenler, temaların yoğun olduğunu planda sunulan sürenin tema sunumu için yeterli olmadığını ancak planda sunulan temaların güncel olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenler, öğretme-öğrenme sürecinde sunulan etkinliklerin yeterli ve temaların uygun olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler, öğretim programına yönelik hazırlanmış kaynakların yeterli olmadığını, materyallerin içeriğinin düzenlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin, Ortaöğretim 9.Sınıf İngilizce Dersi Öğretim Programından memnun olduğunu ancak programın geliştirilerek uygulanılması gerektiğini belirttikleri görülmüştür.

OrtaöğretimOrtaöğretim okullarıOrtaöğretim öğrencileri+5
Esra Civriz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden Eğitimi ve Spor Derslerinde uygulanan life kinetik antrenman programının ortaöğretim öğrencilerinde denge, reaksiyon zamanı ve dikkat parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışma, Beden Eğitimi ve Spor derslerinde uygulanan Life Kinetik antrenman programının ortaöğretim öğrencilerinde denge, reaksiyon zamanı ve dikkat parametreleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 8 hafta boyunca haftada 2 saat düzenli olarak beden eğitimi ve spor derslerine uygulamalı olarak katılan ortaöğretim kademesinde 10. sınıflarda öğrenim gören 132 öğrenci (kız=68, erkek=64) gönüllü olarak katılmıştır. Deney grubuna haftada 2 saat beden eğitimi ve spor derslerinde Life Kinetik antrenman programı uygulanırken, kontrol grubunda ortaöğretim kademesinde uygulanan beden eğitimi ve spor dersi müfredatına bağlı kalınmıştır. Deney ve kontrol gruplarının denge, reaksiyon zamanı ve dikkat skorları 8 haftalık Life Kinetik antrenman programı dahilinde belirtilen parametrelerde dönem başında ön testlerle yapılırken dönem sonunda aynı parametrelerde son test değerleri alınarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında değerlendirilmiştir. Life Kinetik antrenmanlarının denge, dikkat ve reaksiyon zamanı performansları üzerine etkisi olup olmadığını araştırmak için Üç Faktörlü Karma ANOVA analizi uygulanmıştır. Karma ANOVA'nın birincil amacı, bağımlı değişken üzerinde denekler-içi faktörler ile denekler-arası faktörler arasında bir etkileşim olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmada "zaman ( ön test-son test) " değişkeni "denekler-içi" faktör, "grup ( kontrol-deney)" değişkeni ve "cinsiyet (kız-erkek) değişkeni " denekler-arası" faktörlerdir. Ön-test ve son-test sonuçlarında farkın kaynağını belirlemek için Bonferroni Çoklu Karşılaştırna Testi kullanılmıştır. Varyansların homojenlik testleri Levene testi ile kontrol edilmiştir. Ölçümlerde varyans homojenliklerinin sağlanamadığı durumlarda karma ANOVA modellerinde Pillai's Trace test sonuçları verilmiştir. P değerinin 0,05'ten küçük olması durumunda cinsiyet grupları arası fark ve değişkenler arası ilişki anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor derslerinde uygulanan 8 haftalık Life Kinetik antrenman programının ortaöğretim kademesindeki öğrencilerin denge, reaksiyon zamanı ve dikkat parametreleri üzerindeki etkileri incelendiğinde; Denge sol ayak erkekler, reaksiyon sağ el erkekler, sol el kızlar, reaksiyon sağ ve sol ayak hem erkekler hem kızlarda kontrol ve deney grupları arasında anlamlı bir fark görülürken; Dikkat testinde deney grubunun kontrol grubuna göre öğrenme güçlüğü hariç tüm parametrelerde gelişim gösterdiği görülmektedir. Dolayısıyla Life Kinetik antrenman programının denge, reaksiyon zamanı ve dikkat üzerinde belirtilen parametrelerde doğrudan etkisi olduğu söylenebilir.

AntrenmanBeden eğitimiDenge+5
Ünal Umut Benlikara
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığı ile akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, ortaokul seviyesinde öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı ile akademik erteleme davranışlarını farklı demografik değişkenlerle irdelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın örneklemini Niğde ilindeki merkez ilçelerde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda eğitim gören 515 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma çerçevesinde veriler, Kişisel Bilgi Formu, Akademik Erteleme Ölçeği-AEÖ ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği-SMBÖ aracılığıyla toplanmıştır. Ölçekler öğrencilere uygulanmış ve veriler SPSS programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde öncelikle betimsel istatistiklerden, sonrasında araştırma sorularına uygun olan ANOVA ile bağımsız örneklem t-testinden faydalanılmıştır. SMB seviyeleriyle AED arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını anlamak için Pearson Basit Korelasyon ve yordama düzeylerini incelemek adına Çoklu Regresyon Analizleri yapılmıştır. Araştırmadaki verilerin sonuçlarına göre, ortaokulda öğrenim gören kız öğrenciler, erkek öğrencilere göre daha az SMB sahiptir. Sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim seviyesi değişkenleri anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. SMB düzeylerinde üyelik durumu, kullanma süresi, kullanma sıklığı, sosyal medyada günlük ortalama geçirilen süre, İnternet'e bağlandığında harcadığı süre değişkenleri anlamlı bir farklılık oluşturmuştur. AED cinsiyet, sınıf düzeyleri, üyelik durumu, kullanma sıklığı, sosyal medyada günlük geçirilen süre, sosyal medya kullanma süreleri, İnternet'e bağlandığında harcadığı süre değişkenleri anlamlı bir farklılık oluştururken, anne ve baba eğitim durumu anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. SMB ile AED arasındaki sonuca göre orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Demografik bilgiler ve SMB ile AED yordanmasına ilişkin standart çoklu regresyon analizi sonuçlarında; AED ile cinsiyet arasındaki pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki ortaya çıkmıştır. AED ile İnternet'e bağlandığı ortalama süre arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki vardır. SMB ile cinsiyet, İnternet'e bağlandığı süre arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde ise SMB ortalaması AED üzerinde anlamlı bir yordayıcıdır.

Akademik başarıAkademik ertelemeGenel erteleme+5
İlayda Ören
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafya öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları: Bir eylem araştırması

Coğrafya öğretiminde materyal kullanımının öğrenmenin hızına, kalıcılığına ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkilere yönelik birçok çalışma yapıldığı görülmüş ve materyal kullanımının çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Coğrafya öğretiminde kullanılan geleneksel materyallerin yanı sıra son yıllarda teknoloji tabanlı olmak üzere yeni materyal türleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yeni materyallerden birini de pek çok alanda kullanılmaya başlanan ve eğitimin çeşitli alanlarında kullanımının olumlu katkıları tespit edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretiminde kullanılabilirliği tespit edilemeye çalışılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada geliştirilen örnek artırılmış gerçeklik uygulamaları toplam sekiz hafta süreyle sınıflarda uygulanmıştır. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya dersleri ile eş zamanlı olarak kontrol gruplarında da normal ders akışı devam ettirilmiştir. Uygulamanın bir ders öncesinde ön test, uygulama sona erdikten sonraki ilk derste son test ve uygulama sona erdikten 4 hafta sonra kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve tutum ölçeği gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin yanında uygulamaya yönelik nitel verilerin de elde edilerek orijinal görüşlerin ortaya çıkarılması için öğrencilerden artırılmış gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirilen coğrafya dersleriyle ilgili günlükler yazması istenmiştir. Uygulama esnasında uygulamayı gerçekleştiren araştırmacı kendi gözlem ve günlüklerini not etmiştir. Uygulama sonrasında deney grubunda yer alan ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen öğrencilerle yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek öğrenci görüşme formunda yer alan soruların cevapları alınmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programında analiz edilmiş ve sonuçları araştırmacı yorumları ile desteklenmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından içerik analizi yapılarak sonuçları araştırmacının yorumlarıyla harmanlanmış ve nicel sonuçlarla da birleştirilerek genel sonuca ulaşılmıştır. Bunun sonucunda artırılmış gerçeklik uygulamaları ile içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına deney ve kontrol gruplarında küçük farklar dışında anlamlı bir etkisi görülmemişken coğrafya tutumuna yönelik olumlu tutum artışının deney gruplarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlükleri, öğrenci görüşme formları ve araştırmacı gözlemleri ve günlüklerini içeren verilerin sonuçlarından da aynı yönde bulgulara ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerini genel anlamda çok sevdikleri ve dersleri sabırsızlıkla bekledikleri, ders esnasında ve sonrasında coğrafyaya karşı ilgilerinin arttığı, bu uygulamaların coğrafyaya olan bakış açısını olumlu yönde değiştirerek coğrafya öğretimine önemli ölçüde katkı sunduğu görülmüştür. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretimi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarak bu uygulamaların daha profesyonel şekilde ve genele yayılacak şekilde merkezi sistemle bütün coğrafya derslerinde uygulanması gerektiği çalışma sonucu olarak önerilmiştir.

Artırılmış gerçeklikCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+6
Tahir Tuncer
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2001-2020 yılları arasında Türkiye'de yapılan ortaöğretim matematik eğitimindeki kavram yanılgıları çalışmalarının betimsel içerik analizi

Bu araştırmanın amacı 2001-2020 yılları arasında Türkiye'de ortaöğretim matematik eğitiminde kavram yanılgıları ile ilgili yapılan çalışmaları sistematik olarak derleyerek bu alanda yapılan çalışmaların eğilimini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada 2001-2020 (2001 ve 2020 dahil) yılları arasında yapılmış ve araştırmanın sınırlandırmalarına uyan 62 çalışmaya erişilmiştir. Erişilen bu 62 çalışmanın 28 tanesi tezden (%45) ve 34 tanesi makaleden (%55) oluşmuştur. Yapılan çalışmalara erişim sağlanırken Google Akademik arama motoru, YÖK Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin, Web of Science (WOS), Education Resources Information Center (ERIC) ve Dergi Park'tan yararlanılmıştır. Erişilen çalışmalar öğrenme alanlarına, alt öğrenme alanlarına, yıllarına, çalışma türlerine, kullanılan veri toplama araçlarına ve örneklem büyüklüklerine göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Ayrıca çalışmaların sonucunda elde edilen kavram yanılgılarından bazıları da bulgular kısmında sunulmuştur. Verilerin çözümlenmesinde veri analiz yöntemlerinden betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, çalışmaların büyük çoğunluğunun "Sayılar ve Cebir" öğrenme alanında yapıldığı görülmüştür. Yapılan araştırmalar alt öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ortaöğretim kavram yanılgıları ile ilgili yapılan araştırmaların çoktan aza doğru sırasıyla "Sayılar", "Fonksiyonlar" ve "Limit ve Süreklilik" alt öğrenme alanlarında yapıldığı, "İntegral ve Uygulamaları" ve "Polinomlar" alt öğrenme alanlarında ise araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmalar en çok 2013 yılında yapılırken 2002, 2003 ve 2020 yıllarında araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Ayrıca, 2001-2020 yılları arasında ortaöğretim matematik eğitiminde yapılan kavram yanılgıları çalışmalarının sayılarının giderek arttığı görülmektedir. Ulaşılan çalışmalar çalışma türlerine göre yüksek lisans tezi, doktora tezi, TR Dizin makalesi ve diğer makale olmak üzere 4 başlık altında incelenmiştir. Yapılan çalışmaların çoktan aza doğru sırasıyla yüksek lisans tezin (f=24, %39), diğer makale (f=19, %31), TR Dizin makalesi (f=15, %24) ve doktora tezi (f=4, %6) türünde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışmaların birçoğunda birden fazla veri toplama aracının kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, veri toplama aracı olarak en çok açık uçlu sorular ve görüşme kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar katılımcı sayıları bakımından incelendiğinde, kavram yanılgıları çalışmalarının büyük çoğunluğunun 0-50 arasındaki katılımcı sayısı ile gerçekleştirildiği görülmüştür. Ancak, 251+ örneklemini tercih eden çalışmaların sayısı oldukça fazladır. İncelenen çalışmalardaki örneklem büyüklüğüne çalışmalarda kullanılan veri toplama araçlarının etki ettiği düşünülmektedir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmanın, bu alanda çalışma yapacak kişilere katkıda bulunacağı düşünülmüştür. Çalışmanın sonunda bu alanda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, betimsel içerik analizi, sistematik derleme

Betimsel analizKavram yanılgısıMatematik eğitimi+4
Mehmet Tutar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin okula uyumunda okul yönetimi ve öğretmenlerden beklentileri: Hopa ilçesi örneği

Yapılan bu çalışmanın amacı, değişen eğitim sistemiyle beraber daha küçük yaşlarda ortaokula başlayan öğrencilerin okuldan, okul yönetiminden, öğretmenlerinden ve arkadaşlarından beklentilerini belirleyerek okulda yaşadıkları uyum problemlerine çözüm bulmaktır. Araştırma okul yöneticisi ve öğretmenlerin öğrencilerin gözünden nasıl algıladığını ortaya koyması açısından önem arz etmektedir. Bu konuyla ilgili yeterli çalışmanın olmayışı da araştırmaya bu konuda yapılacak çalışmalar için yol gösterici bir nitelik kazandırmıştır. Ekolojik sistemler kuramının bir basamağı olan mikrosistem, aileyi, okulu ve arkadaş gruplarını kapsayan, bireyin gelişiminde en büyük etkiye sahip olan sistemdir. Bundan dolayı çocukların okul değişimleri, akranlarıyla, öğretmenleriyle ve okul müdürleriyle olan ilişkileri okula uyumun önemli öğelerindendir. Bu göz önüne alındığında ekolojik yaklaşım, öğrencilerin okula uyum probleminin incelenmesi için güzel bir yol haritası çizmektedir.

Artvin-HopaEğitim yönetimiOkula uyum+6
Pelin Ustabaş
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin iyonize olmayan radyasyona yönelik farkındalık ve algılarının incelenmesi

Her ne kadar iyonlaştırıcı radyasyona yönelik bilgi ve riski ile öğrencilerin bu konudaki bilgi ve farkındalığına çok fazla vurgu yapılsa da, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon ve öğrencilerin farkındalığı hakkındaki bilgiler ya eksik ya da fazla vurgulanmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonlar yüksek enerji radyasyonları iken, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon, atomları veya molekülleri iyonize etmek için yeterli enerjiye sahip olmayan nispeten düşük enerjili radyasyonlardır. Modern toplumda, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon önemli bir role sahiptir. Cep telefonu kullanımı ve kablosuz iletişim teknolojisinin hızla büyümesi ile günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmişlerdir. İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun, iyonlaştırıcı radyasyondan daha az tehlikeli olduğu düşünülse de, iyonlaştırıcı olmayan radyasyona aşırı maruz kalma, bazı sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu çalışmada ortaöğretim 9, 10, 11, ve 12. Sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin iyonize olmayan radyasyona yönelik algıları, farkındalıkları ve bilgileri incelenmiştir. Bu amaçla çalışmada ilk olarak iki pilot çalışma yürütülmesi ile bir ölçek geliştirilmiştir. Daha sonra bu ölçek 951 öğrenciye uygulanarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda öğrencilerin iyonize radyasyon ve radyoaktif radyasyon arasındaki farkı bilmedikleri, cep telefonları ve baz istasyonlarının radyoaktif radyasyon yaydığını düşündükleri belirlenmiştir. Cep telefonu kullanımı konusunda öğrencilerin çok dikkatli olmadığı ve uzun saatler cep telefonu ile zaman geçirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonunda ortaöğretim öğrencilerinin elektromanyetik radyasyon konusunda bilgilerinin geliştirilmesi konusunda önerilere yer vermiştir.

Baz istasyonlarıCep telefonuFarkındalık+7
Ümran Ölmez
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin yükseltgenme ve indirgenme ile ilgili yanlış kavramalarının belirlenmesi

12. sınıf kimya dersi ilk ünitesi olan "Kimya ve elektrik" ünitesinin ilk konusu, indirgenme ve yükseltgenme tepkimelerdir. Bu konunun anlamlı bir şekilde öğrenimi ünitenin diğer konularının kavranmasına ve daha sonra gelen organik kimya ile ilgili ünitelerdeki tepkimelerin daha iyi anlaşılmasında yardımcı olacaktır. Diğer taraftan öğrencilerin indirgenme-yükseltgenme tepkimeleri ile ilgili önemli yanlış kavramalara sahip olduğu bilinmektedir.Brandriet ve Bretz (2014a) öğrencilerin indirgenme-yükseltgenme konusu ile ilgili kavramalarını sembolik ve mikroskopik seviyesinde ölçen bir test geliştirmişlerdir. Bu testin kullanıldığı bu çalışmada, İndirgenme Yükseltgenme Kavram Testinin (İYKT) Türkçeye uyarlamasının yapılması, 12.sınıfta öğrenim gören öğrencilerin yükseltgenme-indirgenme tepkimelerine yönelik başarı düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve öğrencilerin konu ile ilgili yanlış kavramalarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Testin kullanımına yönelik izinlerin alınmasının ardından Türkçe uyarlama çalışması gerçekleştirilmiştir. Uyarlama çalışması sonunda, İYKT'nin güvenirlik değerleri orijinal test ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. Testin uygulaması, 347 kadın ve 253 erkek toplam 600 12. sınıf öğrencisine yapılmıştır. 18 sorudan oluşan ve her bir sorunun sonuna güven düzeyi kısmı ekli olan teste ilişkin Cronbach α değerleri ilk kısım için 0,56 ve ikinci kısım için 0,92 olarak bulunuştur. Öğrencilerin testin ilk kısmına yönelik başarıları ile cinsiyet arasında anlamı bir fark olmadığı, ancak okul-1, okul-2, okul-3 de öğrenim gören öğrencilerin başarıları ile okul-7 ve okul-8'de öğrenim gören öğrenci başarıları arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. 12. Sınıf öğrencilerinin yükseltgenme sayısı, kimyasal tepkimelerin yüzey özellikleri, elektron transferi, seyirci iyonun rolü, dinamik tepkime süreci, elektrostatik etkileşimler ve bağlanma temalarına yönelik yanlış kavramalarının olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma sonunda indirgenme ve yükseltgenme konusunun öğretimine yönelik önerilere yer verilmiştir.

Kavram yanılgısıKimya eğitimiKimya öğretimi+4
Betül Kızmaz
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin engelli akranlarını sosyal kabul düzeylerinin belirlenmesi

ÖZET Araştırma ilköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin, engelli akranlarını sosyal kabul düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Balıkesir İli Bandırma İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim düzeyinde eğitim veren okullarda öğrenim gören ve çalışmaya katılmayı kabul eden 580 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı anket formu ve 'Sosyal Kabul Ölçeği' ile toplanmıştır. Ölçekten yüksek puan alan öğrencilerin engelli akranlarını kabul düzeyleri yüksek, düşük puan alanların kabul düzeyi düşük olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmede ortanca, ki-kare, yüzde, Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin %50.2'sinin kız, %50.3'ü ilköğretim ikinci kademe, %49.7'sinin ortaöğretim düzeyinde eğitim gördüğü, %9.1'inin ailesinde engelli birey olduğu, %4.5'inin sınıflarında engelli öğrenci olduğu, %53.7'sinin ailesi dışında tanıdığı engelli birey bulunduğu belirlenmiştir. Yaş, cinsiyet, engelli bireylerle aynı sınıfta öğrenim görmenin, sosyal kabulü etkilediği (p<0.05) belirlenmiştir. Yaş arttıkça sosyal kabul ölçeğinde alınan puanların arttığı, kız öğrencilerin ölçek puanlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve sınıfında engelli birey bulunan öğrencilerin ölçek puanlarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin engelli akranlarına yönelik kabul düzeylerinin artırılmasında engellilik eğitimlerinin verilmesi ve okul sağlığı ekibi içinde hemşirelerin işbirliğini arttıran çalışmaların yer alması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Akran, engelli, sosyal kabul

AkranAkran ilişkileriEngelli çocuklar+5
Elif Koyuncuoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 uygulamalarına dayalı gazlar ve çözeltiler ünitesi öğretiminin 11. sınıf öğrencilerinin akademik başarısı ile kimya dersi tutumuna etkisi

Bu araştırma, Kimya Dersi 11. Sınıf "Gazlar ve Çözeltiler" ünitelerinin, Web 2.0 araçları ile işlenmesi sonucunda, öğrencilerin akademik başarılarına ve Kimya Dersine ilişkin tutumlarına etkisinin olup olmadığını anlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, deney ve kontrol grupları seçkisiz atamayla belirlenmiş olduğu için gerçek deneysel desenlerden ön-test son-test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Aydın/Kuşadası İlçesi'nde araştırmacının görevini sürdürmekte olduğu bir devlet okulunun, 11. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın deney ve kontrol grupları seçkisiz atama yolu ile belirlenen iki ayrı şubede öğrenimlerini sürdürmekte olan 20'şer kişilik 11. Sınıflardan oluşmaktadır. Deneysel süreçte, Gazlar ünitesinin tamamı ve Çözeltiler ünitesinin Koligatif Özelliklere kadar olan konular, deney grubunda sözü edilen Web 2.0 araçları ile işlenmiştir. Kontrol grubunda ise aynı ünite ve konular, düz anlatım yöntemi ve soru-cevap gibi öğretim teknikleriyle işlenmiştir. Deneysel sürecin Web 2.0 uygulamaları, 2022-2023 eğitim öğretim yılı birinci döneminde, sekiz (8) hafta ve 32 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Web 2.0 araçlarından olan Dijidemi, Quizizz, Phet Colorado ve Edpuzzle, deney grubunda hem öğretmen hem de öğrenciler tarafından ders öncesi ödevlendirmelerde hem de derslerin işleniş aşamasında, öğretim tekniği olarak kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, iki ayrı ölçme aracı ile elde edilmiştir. Geban ve arkadaşları (1994) tarafından geliştirilen "Kimya Dersi Tutum Ölçeği" ön ve son-test olarak kullanılmıştır. Aynı zamanda, araştırmacı tarafından geliştirilen ve güçlük indeksi orta düzeyde olan "Kimya Dersi Gazlar ve Çözeltiler Ünitesi Başarı Testi" de yine ön ve son-test olarak kullanılmıştır. Testlerden elde edilen verilerin analizinde, ilişkili örneklem t- testi, tekrarlı ölçümler Anova testi ile Post-Hoc testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, deney ve kontrol gruplarının Kimya Dersi 'ne yönelik tutumlarında ön ve son testlere göre anlamlı bir değişim olmadığı görülmüştür. Aynı zamanda, tekrarlı ölçümler Anova testi sonuçlarına göre; deney ve kontrol gruplarının, Kimya Dersi Gazlar ve Çözeltiler Ünitesi ön-test ve son-test Akademik Başarı puanlarında, kontrol grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu anlaşılmıştır. Böylece "Gazlar ve Çözeltiler" üniteleri için Web 2.0 araçlarından olan; Dijidemi, Quizizz, Phet Colorado ve Edpuzzle araçlarının, 11. Sınıf öğrencilerinin Kimya dersine ilişkin tutum ve akademik başarılarında etkili olmadığı anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar, araştırmanın sonuç ve tartışma bölümünde ele alınmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kimya Öğretimi, Kimya Dersine İlişkin Akademik Başarı, Çözeltiler, Gazlar, Web 2.0 Araçları, Kimya Dersine İlişkin Tutum.

Akademik başarıGazlarKimya dersi+7
Emrah Savrık
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects