Gıda ürünleri

54 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Determination, evaluation, and additive detection of imported wheat flour and comparison with produced local flour

The study was conducted on March 27, 2022, to examine and evaluate 12 types of imported flour from several countries and compare it with local flour (from governmental mills) in Anbar province, Iraq. The findings revealed that the F8 type had the highest average score (91.40), while the F11 type recorded the lowest average score (85.37). The results also indicated significant differences between the types in terms of protein content, where the F7 type had the highest average score (14.06) and the F5 type had the lowest average protein content (11.23). As for the moisture content, the results indicated significant differences between the types, where the F1, F7, and F10 types had the highest average scores (12.83, 12.96, and 13.06, respectively) and the F6 type had the lowest average score (10.96). The F5 type had the highest average score (99.83) in terms of flour permeability through the sieve (8XX), while the F11 type recorded the lowest level of permeability (66.46). The F11 type had the highest average ash content (1.80), while the F8 type had the lowest average score (0.58). The results of the examination of additives and bleaching agents showed the presence of the compound (Azodi Carbon Amide) in types F3, F5, F6, and F7. Additionally, types F2, F4, F8, F9, and F10 were found to contain the compound (Benzoyl Peroxid). The compound (Potassium Bromate) was found in type F1, while the compound (Calcium Peroxide) was found in type F12. The study revealed significant differences in sensory evaluation attributes of the produced loaf bread. The results of the analysis showed that the F7 treatment had the highest mean score (9.80) for crust color, while the lowest mean score (7.70) was recorded for the F6 treatment. No significant differences were recorded for crumb texture uniformity among the treatments. However, there were significant differences in crumb tenderness between the different types of bread. F1 treatment had the highest mean score (9.50), while F9 treatment had the lowest mean score (8.20). For crumb color, the analysis indicated clear and significant differences among the treatments. F6 and F7 treatments had the highest mean score (9.60), while F3 and F9 treatments had the lowest mean score (8.30). Regarding crumb structure, the F10 treatment had the highest mean score (9.20), while the F4 treatment had the lowest mean score (7.80). The results of the taste and flavor examination showed that the F7 treatment had the highest mean score (18.80), while the F4 and F5 treatments had the lowest mean score (16.70 and 17, respectively).

Food additivesFood engineeringFood products
Abdalqadır Muayad Abdaljabar Al Kubaısı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tavuk derisinden ohmik sistem yardımıyla jelatin eldesi ve geleneksel yöntemle karşılaştırılması

Hayvansal dokularda bulunan kolajen, kısmi hidrolizasyon ile jelatine dönüştürülmektedir. Isıtma ve soğutma işlemleri ile çözelti ve jel formlarına dönüşebilen jelatin, bu özelliği sayesinde gıda, kozmetik, ilaç, boya ve fotoğrafçılık gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Jelatin üretiminde en yaygın kullanılan hayvansal kaynaklar domuz derisi, sığır derisi ve kemikleri ve balık derisidir. Kolajen yönünden zengin hayvansal kaynaklar safsızlıklarından arındırıldıktan sonra kolajen harici proteinlerin uzaklaştırılması için alkali ortamda bekletilmektedir. Kullanılan hammaddeye (deri veya kemik) göre asit veya alkali ortamda yıkama işlemi yapılarak kolajenin şişmesi sağlanmaktadır. Daha sonra kolajen 60-85 °C arasında değişen sıcaklıklardaki su ortamında bekletilmekte ve böylelikle jelatin ekstrakte edilmektedir. Ekstraksiyon ortam sıcaklığına erişebilmek için buhar ile ısıtma gerçekleştirilmekte ve bu süreç üretim miktarına bağlı olarak 3-10 saat arasında değişim göstermektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte farklı tekniklerin jelatin üretiminde kullanılabileceği ve böylelikle jelatin üretim sürecinin hızlanmasının yanı sıra, üretilecek jelatinlerin fonksiyonel özelliklerinin de geliştirilebileceği düşünülmektedir. Bu amaçla yüksek hidrostatik basınç ve ultrason gibi tekniklerin jelatin ekstraksiyonunda kullanımını inceleyen bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Ancak, jelatin ekstraksiyonunda ohmik ısıtma destekli sisteminin kullanımı ile ilgili her hangi bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Jelatin üretiminde ekstraksiyon ortamının ısıtılmasında buharlı sistemler kullanılmakta, ısınma ve ekstraksiyon oldukça uzun sürmektedir. Proje kapsamında sığır derisi ve tavuk kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretiminde ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sisteminin kullanımı incelenecektir. Bu amaçla ohmik sistem, jelatinin sıcak su ortamında ekstraksiyonu esnasında uygulanacak ve böylelikle hızlı ve etkin bir ısınma sağlanarak jelatin ekstraksiyon süresi kısaltılabilecektir. Aynı zamanda elektriksel alan uygulama işlemi ile ekstraksiyon veriminde de önemli artış sağlanabilecektir. Kullanılacak sığır derileri ön işlemlerden geçirilmiş ve ekstraksiyona hazır halde olacak şekilde Bursa Jelatin A.Ş firmasından temin edilecektir. Tavuk kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretimine uygun olanları hidroksiprolin miktarlarına göre tespit edilecek ve yan ürünler Hastavuk A.Ş firmasından temin edilecektir. Hayvansal kaynaklardan jelatin ekstraksiyonu hem geleneksel yöntemle hem de ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sistemi ile gerçekleştirilecektir. Ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sistem kullanılarak üretilecek jelatinler fiziksel, kimyasal ve termal özellikler açısından geleneksel yöntemle üretilen ve ticari olarak satılan (sığır, domuz ve balık; yaklaşık 200 bloom değerinde) jelatinler ile kıyaslanacaktır. Proje fikri ile alakalı vakum ohmik sistem yardımıyla tavuk ve sığır derilerinden jelatin üretimi ile ilgili ön denemeler gerçekleştirilmiştir. Ekstraksiyon ortamı 70 °C'de sabit tutulmuş ve 15 V/cm şiddetinde 1 saat süreyle elektrik alan uygulanmıştır. Geleneksel yönteme kıyasla jelatin verimi %20 oranında artmış ve ekstraksiyon işlemi daha kısa sürede gerçekleşmiştir. Bu yönleriyle projenin hem endüstriyel ölçekte, hem de ticari olarak son derece önemli katkılar sunacağı açıktır. Jelatin üretiminde ohmik ısıtma destekli sistemin kullanımı ile alakalı bilimsel bir çalışmanın bulunmaması ve jelatin üretiminin daha kısa sürede ve daha etkin bir teknikle gerçekleştirilecek olması projenin özgün yönünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, tavuk kesimhane yan ürünlerinin katma değeri daha yüksek bir ürüne işlenmesinin daha hızlı ve daha verimli gerçekleştirilecek olması, projenin özgünlüğünü arttırmaktadır

Gıda teknolojisiGıda ürünleriGıdalar+3
Çiğdem Işık
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerde genetiği değiştirilmiş gıda ürünleriyle ilgili algılanan risk türlerinin kulaktan kulağa iletişim ve satın alma isteğiyle ilişkisi

Yaşam kalitesini arttırma isteği ve gıda sektöründe yaşanan olumsuzluklar, tüketicilerin gıda tüketimlerinde daha hassas davranmalarına neden olmuştur. Artan gıda hassasiyeti yanında, bilimsel kanıtların net biçimde ortaya konamaması, pazarda yeni ve karmaşık bir ürün olması, bilgi kaynakları arasında itilafın olması gibi sebepler, tüketicilerde GDO'lu gıdalarla ilgili algılanan risklerin doğmasına neden olabilmektedir. Gelecek çalışmalara ışık tutabilmek ve uygulamaya mevcut durumu yansıtabilmek üzere bu tez çalışmasında; nitel ve nicel verilerden yola çıkılarak tüketiciler tarafından, GDO'lu gıdalara yönelik algılanan risk türleri tespit edilmiş ve bu algılanan risk türlerinin, kulaktan kulağa iletişim ve GDO'lu gıda satın alma istekliliği ile ilişkisi incelenmiştir. Çalışma sonuçları; GDO'lu gıdalara yönelik olarak fiziksel risk, performans riski, finansal risk ve psikolojik riskin algılanıldığını göstermiştir. Bununla birlikte, kulaktan kulağa iletişim arttıkça fiziksel riskin, performans riskinin ve psikolojik riskin arttığı ve fiziksel risk, performans riski, finansal risk ve psikolojik risk arttıkça GDO'lu gıdaları satın alma istekliliğinin azaldığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarının tartışılıp yorumlanmasının ardından, uygulamacılara ve gelecekteki çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Genetiği değiştirilmiş organizmalarGıda ürünleriRisk+6
Ceyda Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvan sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalara etkisinin incelenmesi

Evcil hayvan sahipliği asırlardır varlığını sürdüren büyük bir tarihe sahiptir. Tarih boyunca bu roller değişmiş ve günümüzde evcil hayvanlar ailemizin bir parçası haline gelmiştir. Değişen bu rollerle birlikte evcil hayvanlara yapılan harcamalar da değişiklik göstermiştir. Bu çalışmada, evcil hayvan sahiplik rolünün gıda, sağlık ve üründen oluşan evcil hayvanlar için yapılan harcamalar üzerinde oluşturduğu etkiyi araştırmak için kedi ve/veya köpek sahiplerine anket uygulanmıştır. Ayrıca hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan harcamalar arasındaki ilişki ve evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde yarattığı farklılık da incelenmiştir. Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre, beş ayrı sahiplik rolü (arkadaş, genişletilmiş benlik, meta, çocuk ve sorun) bulunmuştur. İleri araştırmalar evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde farklılık yarattığını göstermiştir. Sonuçlar ayrıca sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalar üzerinde fark oluşturmadığını göstermiştir. Hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan sağlık ve ürün harcamaları arasında ilişki bulunmuştur. Fakat gelirle gıda harcamasına yönelik bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar kelimeler: Evcil hayvan, evcil hayvan sahiplik rolü, evcil hayvan ürünleri,evcil hayvanlara yapılan harcamalar

Evcil hayvanlarGelirlerGıda ürünleri+7
Ayşe Karayılan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'nin gıda ve tarım ürünleri dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi

Bu çalışmada Somali'de tarımın önemi ve dış ticarete etkisi ele alınmıştır. Bu konuyla ilgili literatürde gerekli çalışmaların yapılmamış olmasından hareketle çalışmamız gerçekleştırmıştır. Çalışma bu açıdan önemli olduğu gibi çalışma ile getirilmiş önerilerin bu alanda politika geliştirenlere önemli ipuçları vereceği de düşünülmektedir. Çalışmada ikincil verilerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda yayınlanmış makaleler, kitaplar ve Birleşmiş Milletler raporları değerlendirilerek analiz edilmiştir. Somali dış ticaretinde, ithalat ve ihracat ekonomik büyümede etkisi vardır ve gayrı safı yurtiçi hasılasının üretimini ve halkın yaşam kalitesini artırmaktadır. Çalışmada Swot analizi yapılmıştır. Somali konum olarak jeopolitik öneme sahiptir ve ihracat yapmak için güçlü bir potansiyeli vardır. Fakat dış ticaretin gelişmesi için en büyük engellerden biri güvenlik sorunu ve tarım için yetersiz malzeme olduğu bu çalışmada ortaya konmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Somali'nin genel tanımı verilmekte, ikinci bölüm Somali ekonomisine genel bir bakış sunulmakta, üçüncü bölümde ise tarımın durumu ölçülmekte ve dördüncü bölümde Somali'nin gıda ve tarım ürünlerinin dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın sonunda, Somali'nin bazı sorunlarının üstesinden gelmesi için, Somali'de tarımın gelişmesi ve Somali dış ticaretinin gelecekte daha iyi olmasına yönelik sonuç ve öneriler ortaya konulmaktadır. Anahtar kelimeler: Somali, Dış ticaret, Tarım, Somali'de tarım, İhracat ve Ekonomi.

Ekonomik etkiGıda ürünleriSomali+4
Mohamoud Ahmed Mohamoud
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya'da ve Türkiye'de obezite ile mücadelede vergi: Karşılaştırmalı analiz

Küresel olarak sağlık sorunu olan obezite, erkeklerde, kadınlarda ve çocuklarda yaygın hale gelmiştir. Özellikle, ergenlik ve gençlikte artan obezite oranı ve/veya aşırı kilo alımı vücutta meydana gelen hastalıklara ve psikolojik hastalıklara yol açmasından dolayı tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu doğrultuda ülkeler obeziteyi önlemeye yönelik politikalar geliştirmiştir. Kamusal finansmanın en önemli kaynağı olan vergiler, sağlık politikasında araç olarak da kullanılabilirler. Birçok ülke yakın zamanda alkolsüz içecekler, tatlılar, çikolata, dondurma ve diğer sağlıksız ürünler gibi belirli gıda maddelerine vergi getirmek veya genellikle mali ve sağlık yararlarını birleştirmeyi amaçlayan gıdaları artırmak için yasalar çıkarmıştır. Bu yasalardan olan gıda vergilerinin tüketimi etkileyebileceği düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, Dünyada ve Türkiye'de obezite sorunu ile mücadelede genel kabul gören obezite vergisinin etkisini incelemektir. Çalışma sonucunda ülkelerin, obezite vergilerinin obeziteyi azaltmada etkili olduğuna ancak yeterli olmadığına ve obezite vergi oranı arttırıldığında daha fazla başarılı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Gıda ürünleriObeziteObezite-morbid+7
Seda Gülgör
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de işlenmiş gıda ürünlerinin ithalatı ve dağıtımı

ÖZET 2 İnci yüzyılda bulunduğumuz bugünlerde, Dünya' da küreselleşme süreci yaşanırken, ülkeler arasındaki bölgesel entegrasyonlar da hız kazanmıştır. Bu süreç içerisinde Türkiye; sınırları ötesine taşan nüfusu, ekonomik, sosyal, coğrafik ve tarımsal yapısı, gelişmiş üretim sektörleri ile bölgesel entegrasyonlar açısından önem taşıyan bir ülke konumundadır. Türk ekonomisine yön veren sektörlerden birisi de gıda sektörüdür. Ancak, Türk gıda sanayiinin en büyük dezavantajlarından birisi sektördeki işletmelerin %99'unun Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) olmasıdır. Bu da sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Gıda sektörüne hammadde sağlayan tarım sektöründe uygulanan hatalı üretim politikaları da sektörü olumsuz etkilemektedir. Bu araştırmada, Türk Gıda Sanayii ele alınmıştır. Özellikle küreselleşme sürecinde işlenmiş gıda ürünlerinin üretim, tüketim ve ithalat miktarları araştırılarak, yıllara göre aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Türk tüketicisinin ithal gıda tüketim alışkanlıkları, tüketim sıklıkları, ithal gıda tüketen tüketici profili ve tüketicilerin hazır gıda ile işlenmiş ithal gıda ürünleri tüketimini etkileyen etkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Türk tüketicisinin ithal ürünlere olan talebi işlenmiş gıda ürünlerine Türk pazarında yerli ürünlere göre rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Ancak tüketicilerin gelir düzeyi bu üstünlüğü olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye'de işlenmiş gıda ürünleri sektörünü korurken, işlenmiş ithal gıda ürünlerinin pazardaki payını ve rekabet gücünü artırmak için istikrarlı hükümet politikaları gerekmektedir. Bunun için, Türkiye'de bulunmayan veya talepten daha az bulunan ürünlerin ithaline izin verilmeli, tarım politikaları günümüz koşullarına göre düzenlenmeli, gıda sanayiinin gelişebilmesi için gerekli destekler verilmeli, KOBİ'lerin rekabet güçlerim artırmak için teşvik sağlanmalıdır. Bütün bunların yanı sıra tüketiciler de eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir.

DağıtımGıda işlemeGıda işletmeleri+5
Ece Nüket Öndoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Besin etiketlerinin tüketici talebine etkisi: İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde bir çalışma

Besin etiketleri, üreticiler ile tüketiciler arasında bilgi asimetrisinin yüksek olduğu gıda piyasasında tüketicilerin gıda ürünlerinin sağlıklılık derecesi hakkındaki bilgiye ulaşım maliyetlerini düşüren verimli bir gıda politikası aracıdır. Besin etiketlerinin tüketici tercihlerini daha sağlıklı hale getirmedeki etkisinin arttırılması maksadıyla yapılan çalışmalar, son yıllarda besin etiketlerinin ürün paketlerinin ön yüzüne yerleştirilmesi fikrini yaygınlaştırmıştır. Paket ön yüzü etiketleri (front-of-pack labels) olarak adlandırılan etiketlere dair tüketici algısı üzerine yapılmış olan çalışmalar, bu etiketlerin tüketicilerce daha faydalı bulunduğunu göstermektedir.Çalışma, paket ön yüzü etiketlerinin tüketicileri daha sağlıklı gıda satın alımlarına yönlendirmedeki etkisini araştırmaktadır. İstanbul, Ankara ve İzmir'de gerçekleştirilmiş bir koşullu değerleme anket çalışmasından elde edilmiş verilerle, Tobit modeli kullanılarak bir yoğurt talep fonksiyonu oluşturulmuştur. Bu fonksiyon; devletin, gıda ürünleri üzerinde paket ön yüzü etiketlerinin bulunmasını zorunlu kılan bir düzenlemeyi yürürlüğe koyması ve bunun sonucunda üzerinde paket ön yüzü besin etiketi olan ürünlerin fiyatının bir miktar yükselmesine dayanan hipotetik bir senaryo kapsamında, yoğurt ürün talebinin ne yönde değişeceğini tahminlemektedir. Bulgular, yoğurt üzerinde etiketin bulunması durumunda ürün talebinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, tüketicilerin yoğurt ürününe dair lezzet, sağlık ve fiyat algıları ile açıklanmıştır. Çalışma bulguları, besin etiketleri literatüründe oluşmuş bulgular ile uyumludur.

BeslenmeEtiketGıda endüstrisi+7
Seçkin Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe üç boyutlu gıda baskısı ve gıda ürünlerinin pazarlanması

Günümüzde turizm sektöründe üç boyutlu baskı üretimi ile turistik pekçok ürün yazdırılmaktadır. Bu çalışmada da üç boyutlu gıda baskısının turizm sektöründeki yeri incelenmektedir. Çalışmanın amacı gıda baskısının ve gıda ürünlerinin pazarlama faaliyetleri boyutunda turizm sektöründe çalışanların üç boyutlu gıda baskısına yönelik algıları üzerine araştırmayı kapsamaktadır. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemlerinden çevrimiçi olarak düzenlenen anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda katılımcıların bilgi sahibi oldukları zaman üç boyutlu gıda baskısına ait ürünleri daha fazla deneme, satın alma, tavsiye etme eğiliminde oldukları ve bu ürünleri daha az riskli buldukları anlaşılmaktadır. Katılımcılar bu teknolojinin hammadde fiyatlarını düşüreceğini, tüketicilerin bu yazıcılarla üretilen ürünleri fiyatına bakmaksızın satın alacağını, fiyatlarının diğer ürünlere göre daha ucuz olacağını, üreticiden bağımsız olarak fiyatlarının belirlenebileceğini, tutundurmasının kişisel olarakda yapılabileceğini, insanların kolaylıkla kendi markalarını yaratabileceklerini ve kitlesel dağıtımın sona ereceğini düşünmektedirler. Ayrıca 3B gıda yazıcıları Bulut Teknoloji, Nesnelerin İnterneti ve Robot Teknolojiler gibi diğer Endüstri 4.0 araçları ile uyumlu hale getirildiğinde yenilikler ve fırsatlar yaratabilir.

3-D teknolojisiBaskı teknolojileriGıda sektörü+5
Özge Yiğitbaşı
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici etnosentrizmi ve dini tutumun gıda ürünleri satın alma davranışı üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı, tüketici etnosentrizmi ve dini tutumun gıda ürünleri satın alma davranışı üzerindeki etkisinin belirlenmesine yöneliktir. Araştırmanın anakütlesini Türkiye'de Doğu Marmara Kalkınma Bölgesi (Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce ve Yalova) illerinde yaşayan 18 yaşından büyük kişiler oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi niceldir, veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Kolayda örneklem yöntemi ile 552 kişiden alınan veriler SPSS Paket Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada Tüketici Etnosentrizmi Ölçeği, Dini Tutum Ölçeği ve Gıda Ürünleri Satın Alma Davranışı Ölçeği olmak üç ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda tüketici etnosentrizmi ve gıda ürünleri satın alma davranışı arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; yerli ürün tercihi ve milliyetçilik boyutlarının içselleştirilmiş dini inanç duygusuyla hareket eden bireyler üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu görülürken, yerli ürün tercihi ve menşe ülke etkisi boyutlarının sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Dini tutum ve gıda ürünleri satın alma davranışı arasındaki ilişki değerlendirildiğinde ise; ibadet duygusuyla hareket eden bireyler, manevi bir güce dayanma duygusuyla hareket eden bireyler ve sosyalleştirilmiş dini inanç duygusuyla hareket eden bireyler boyutlarının içselleştirilmiş dini İnanç duygusuyla hareket eden bireyler üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu, ibadet duygusuyla hareket eden bireyler ve maddi konuları ön plana alarak hareket eden bireyler boyutlarının sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etnosentrizm, Tüketici Etnosentrizmi, Dini Tutum, Satın Alma Davranışı ve Gıda Ürünleri Satın Alma Davranışı

Dini imanDini tutumlarDini yapı+7
Nebahat Tuğçe Gümüş
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel ürünlerin sosyo-kültürel yapıya etkisi bağlamında kiraz yetiştiriciliği: Yeşilyurt örneği

Üretim faaliyetleri, üretimin yapısı ve üretim şekline bağlı olarak bulunduğu sosyal yapıyı çeşitli açılardan etkilemektedir. Bölgesel ürünler üretildiği bölgenin farklı alanlarına tesir ederek toplum yapısını şekillendirmektedir. Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesinde kiraz yetiştiriciliği büyük bir öneme sahip olup sosyal yapının öğeleri arasında yer alarak yöreyi temsil eden simge halini almıştır. "Bölgesel Ürünlerin Sosyo-Kültürel Yapıya Etkisi Bağlamında Kiraz Yetiştiriciliği: Yeşilyurt Örneği"adlı çalışmada öncelikle üretim sürecinin toplumsal yapı boyutlarıyla kültüre etkileri ele alınmaktadır. Kiraz üretiminin toplumu değiştirme ve dönüştürme sürecinde etkilerinin yanı sıra manevi olarak büyük bir değere sahip olması irdelenmiştir. Çalışmanın temel amacı bölgesel ürünlerin sosyo-kültürel yapıya etkisinin sosyolojik açıdan ele alınması ve bu bağlamda Yeşilyurt'ta kiraz yetiştiricilerinin sosyo-kültürel açıdan değerlendirilmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konunun amacına ve yapısına uygun veri elde etmek amacıyla derinlemesine mülakat tekniği seçilmiş olup, evreni temsil eden örneklem grubundaki görüşmecilerle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Bu kapsamda 20 kadın ve 20 erkek bireyden oluşan toplamda 40 görüşmeci ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, görüşmelerin ses kayıtları sonraki bir süreçte yazıya dökülerek, betimsel analiz yöntemiyle veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular; kiraz yetiştiriciliğinin yörede ekonomik, sosyal siyasi, kültürel, iş ve çalışma şekli gibi gündelik hayattaki pratiklere etkisinin yanı sıra sosyo-kültürel yapıya tezahürlerinin olduğu görülmüştür. Bulgulardan hareketle, Yeşilyurt yöresinde kiraz meyvesinin farklı anlamlar içerdiği, kirazın meyve dışındaki kullanım alanlarının yaygın olduğu, kirazın yöreye olumlu ve olumsuz açıdan katkılarının yanı sıra yöreye sosyal açıdan dinamizm kattığı sonucuna varılabilir. Temelde sosyal yapı içerisinde kiraz yetiştiricilerinin kirazı işleme ve kirazdan ürün elde etme süreçlerinin yanı sıra birçok kültürel ve sosyal tezahürlerinde kiraza rastlanmıştır. Bireylerin kiraz yetiştirme sürecinde kimlik oluşumunda, sosyo-kültürel yaşamlarında özellikle de yeme-içme kılık-kıyafet, süs ve takı eşyaları, çeyiz eşyaları ve el işlemelerinde, sosyal ilişki biçimlerinde dayanışma birlik ve. beraberlik özellikle de yöreye farklı alanlarda katkıları açısından önem taşımaktadır. Kiraz meyvesinin yöredeki bireyler için farklı anlamlar taşıdığı ve sosyal hayatta yer edinen bir öğe durumunda olduğu bulgular arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Ürün, Kiraz Yetiştiriciliği, Üretim, Tüketim, Kiraz Üreticiliği, Sosyal yapı, Kültür.

Bölgesel faktörlerBölgesel özellikGıda ürünleri+7
Esra Aktürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyonda yer alan gıda reklamlarının hedonik güdüleme bağlamında incelenmesi

Modern dönemde reklâmlar daha çok ürün hakkında bilgilendirme amacı taşımakta, ürünün özellikleri, fiyatı ve nereden temin edileceği ile ilgili bilgiler vermekteyken, postmodern dönemde reklâmların daha çok bireylerin duygularına seslendiği görülmektedir. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, bu iki dönemde"tüketim"e yüklenen anlamların birbirinden farklı olmasıdır. Postmodern dönemde tüketim toplumu ile birlikte bireyler hedonizme yönlendirilmektedir. Bu yönlendirmede en etkin rol alan araçlardan biri medyadır. Medyada üretilen içeriklerle tüketim olgusuyla birlikte hedonizmi topluma aşılanmaktadır. Bunun en belirgin örnekleri tüketimi arttırmayı sağlayan reklâmlarda görülür. Reklâmlar, ağırlıklı olarak hedef kitlelerine tüketerek mutlu olabileceklerini öğütler. Bu çalışmada 2017 -2018 yılında televizyonda yer alan gıda reklâmlarının içerdiği hedonik iletiler incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Hedonizm, İhtiyaç, Televizyon, Gıda

Gıda ürünleriHedonizmMedya+3
Neşe Bayazıt
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Organik tarım ve gıda piyasaları üzerine sosyolojik bir araştırma

Nüfusun giderek artması ve üretilen besin maddelerinin artan nüfusun beslenme ihtiyacını karşılayamaması sonucu küresel şirketler tarafından GDO'lu ürünler üretilmeye başlanmıştır. Ancak kısa sürede daha çok ürün elde etmeye dayalı olan bu sistem beslenme konusunda çözüm üretmiş fakat toprağı ve insanları kendilerine bağımlı hale getirmiştir. Eğitim seviyesinin yükselmesi ile birlikte GDO'lu ürünlerin insan sağlığına zararları konusunda bilinçlenme artmakta böylece organik ürünlere yönelmede artış yaşanmaktadır. Bu çalışmada toplumu organik tarıma götüren süreçler üzerinde durulmuş ve toplumu doğal ürün kullanmaya yönelten etmenler açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda küreselleşmenin etkisi ile ortaya çıkan organik tarım piyasasının toplumdaki yeri incelenmiş organik tarım ve organik gıda piyasalarının konumu üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarım,organik tarım, organik tarım toplumu, GDO, GDO ve toplum

Genetiği değiştirilmiş organizmalarGıda güvenliğiGıda sektörü+4
Zübeyde Deveci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli gıda ürünlerinden izole edilen Pseudomonas türlerinde siderofor varlığı, serum direnci, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi ve antibiyotik direncinin belirlenmesi

Araştırmamızda Mart 2008-Aralık 2009 tarihleri arasında Ankara'nın çeşitli köylerinden toplanan 20 çiğ süt örneği, çeşitli satış noktalarında tüketime sunulan 20 beyaz peynir, 20 dondurma, 20 dana kıyma, 20 dana kuşbaşı ve 20 tavuk göğüs eti örneği materyal olarak kullanılmıştır. Çalışılan 120 örnekten Pseudomonas izolasyonu gerçekleştirilerek, tür seviyesindeki tanımlamaları Becton Dickinson (BD) BBL Crystal Identification Systems ve Enteric/Nonfermenter ID Kit ile yapılmıştır. Tanımlamaları yapılan Pseudomonas türlerinde; siderofor varlığı, serum direnci, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi, indüklenebilir beta-laktamaz (İBL) üretimi ve antibiyotik duyarlılıkları araştırılmıştır. Gıda örneklerinden izole edilen 154 Pseudomonas izolatının 57'si (%37,0) P.aeruginosa, 52'si (%33,8) P.fluorescens, 43'ü (%27,9) P.putida, 2'si P. stutzeri (%1,3) olarak tanımlanmıştır. Gıda örneklerinden izole edilen 154 Pseudomonas izolatının tamamında siderofor üretimi tespit edilmiştir. İnsan serumuna dirençliliğini araştırdığımız 154 Pseudomonas izolatının 117'si (%76,0) seruma dirençli, 28'i (%18,2) duyarlı, 9'u (%5,8) orta duyarlı bulunmuştur. Çift disk sinerji yöntemiyle, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimini araştırdığımız 154 Pseudomonas izolatının hiçbirinde GSBL üretimi tespit edilmemiştir. Disk indüksiyon yöntemine göre indüklenebilir beta-laktamaz (İBL) üretimini araştırdığımızda 154 Pseudomonas izolatının 35'inde (%22,7) İBL üretimi tespit edilmiştir. Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemine göre antibiyotik dirençliliklerini araştırdığımız 154 Pseudomonas'ın 89'u (%57,8) cefotaxime, 87'si (%56,5) azteronam, 58'i (%37,7) ceftriaxone, 41'i (%26,6) ticarcillin/clavulonic acid, 4'ü (%2,6) colistin, 4'ü (%2,6) ceftazidime antibiyotiğine dirençli olduğu tespit edilmiştir. İzole edilen Pseudomonas'ların tamamının ciprofloxacin, gentamicin ve piperacillin antibiyotiklerine duyarlı olduğu tespit edilmiştir.

Gıda ürünleriPseudomonas
Gülcan Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye et sektöründeki gıda güvenliği uygulamalarının karşılaştırılması üzerine bir araştırma

Bu araştırma et sektöründeki işletmeleri gıda güvenliği uygulamalarını değerlendirmek, bu değerlendirme kapsamında sektörleri birbiri ile kıyaslamak amacıyla planlanıp yürütülmüştür.Araştırma evreni olarak Türkiye et sektöründe uluslar arası market zincirlerine üretim yapan kırmızı et sektöründen 17, beyaz et sektöründen 10, ileri işlem sektöründen 12, balık sektöründen 8 ve sakatat sektöründen 4 olmak üzere toplamda 51 işletme belirlenmiştir. Örneklem olarak ise evrenin %60'ını temsil edecek sayıda ve araştırmayı gönüllü olarak kabul edecek kırmızı et sektöründen 10, beyaz et sektöründen 7, ileri işlem sektöründen 8, balık sektöründen 6 ve sakatat sektöründen 2 işletme seçilmiştir.Araştırmanın verileri toplanırken ISO 22000:2005 Standardı doğrultusunda hazırlanmış denetim soru listeleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 for Windows (Statistical Program for Socal Sciences) paket programı kullanılarak anova analizi ile test edilmiştir.Araştırma bulgularına göre; sektörler arasında küçük, büyük ve kritik uygunsuzlar açısından sırayla sektör liderinin 35,35, 2, 0 ortalama ile tavuk kesim sektörü olduğu, onu 67,31, 3,05, 5,8, 6,2, 10,5 ortalama ile ileri işlem, 95,6, 5,8, 6,2, 10,5 ortalama ile sakatat, 104,2, 6,2, 1,48 ortalama ile kesim-parçalama, 191, 10,5, 1,66 ile balık işleme ve/veya toptan satış sektörlerinin izlediği görülmektedir.

Et endüstrisiEt sektörüGıda endüstrisi+6
Sibel Taşhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda perakende sektöründe özel markalı ürünlerin mağaza sadakatine etki eden faktörlerin belirlenmesi: İndirim mağazaları örneği

Perakende sektörü, ekonomi ve lojistik gibi birçok alana etki eden organize bir yapıdır. Tüketici ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılayan ve kapsayan perakende sektörü, değişime ve gelişime sürekli açık olan, ekonomik krizlerden en çok etkilenen sektör olarak görülmektedir. Perakende sektöründeki rekabetin her geçen gün artması, sektöre yeni oyuncuların girmesi firmalar için müşteri sadakatini önemli hale getirmiştir. Müşteri sadakatini sağlayan ve arttıran firmaların, rakip işletmelere karşı avantajlar kazandığı görülmüştür. Özel markalı ürünlerin pazar paylarının artması, özel markalı ürün sahibi işletmelerin rakip işletmelerden farklılaşmasında ve rekabet avantajı sağlamasında önemli bir unsur olmuştur. Bu çalışmada, gıda perakende sektöründe, indirim mağazaları çerçevesinde, özel markalı ürünlere duyulan sadakate etki eden özel markalı ürünlerin özellikleri ile ekonomik faktörlerin mağaza sadakatine etkileri ve özel markalı ürünlere duyulan sadakatin mağaza sadakatine etkisi incelenmiştir. Çalışmada veriler, çevrim içi anket yöntemiyle, gönüllülük esasıyla 170'i kadın, 250'si erkek olmak üzere 420 kişiden toplanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizleri SPSS programı ile yapılmıştır. Analizler sonucunda; ekonomik faktörlerin mağaza sadakatini pozitif etkilediği, özel markalı ürün özelliklerinin, özel markalı ürün sadakatine pozitif etkide bulunduğu ve özel markalı ürünlere duyulan sadakatinde mağaza sadakatine pozitif yönde etkisi olduğunu bulgularına ulaşılmıştır.

Gıda sektörüGıda ürünleriMarka+6
Musa Uçgun
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin gıda harcamalarında reklamın etkileri: Ankara ve Ardabil örneği

Günümüzde oldukça yaygın bir tutundurma aracı olan reklam; hem işletmelere hem de tüketicilere büyük faydalar sağlamaktadır. Reklamlar sayesinde tüketiciler bilgilenmekte, eğlenmekte; satıcı ve üretici işletmelerse ürünlerini tanıtabilmekte veya tüketicilere ürünlerini hatırlatabilmektedir.Ankara merkezde ve Ardabil merkezde okuyan üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bu araştırma, reklamların öğrencilerin satın alma davranışlarında etkili olup olmadığını ve iki ülke öğrencilerinin karşılaştırılıp hangi ülkede reklamların daha çok göz önünde bulundurulduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma kapsamında 800 üniversite öğrencisine anket uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin bulundukları topluma ve kültüre göre farklılıklar göstereceği ve bunun da satın alma davranışlarını etkileyeceği düşüncesiyle tabakalı örnekleme yapılmış ve üniversiteler Ankara ve Ardabil üniversiteleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Ankara'da araştırma kapsamına alınan üniversiteler; Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'dir, İran Ardabil'de ise; Ardabil Üniversitesi, Meşkin Üniversitesi, Mazenderan Üniversitesi, Özel Azad Üniversitesi'dirAraştırmada; Ankara'da 16 soru ve Ardabil'de 15 sorudan oluşan bir anket kullanılmıştır, elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak tasnif ve analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ki-kare ilişki analizi uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Reklam, Üniversite Öğrencileri, Ardabil, Satın Alma Davranışları,Gıda Harcamaları.

Gıda tüketimiGıda ürünleriGıdalar+5
Bahar Gürdin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Mutfakta karar yetkisine sahip kadınların güvenilir ve adil gıdaya erişiminde Covid-19 etkilerinin nitel analizi

Gıda, insanların varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları besini sağlamanın yanında insanın insanla ve insanın doğayla ilişkisine dair sosyolojik pek çok örüntüyü de içinde barındırır. Bu nedenle toplumsalın inşasında gıda etrafında şekillenen toplumsal roller, kadının gıdaya erişimi ve mutfak üzerinden kurulan kadınlık, gıda üretim ve tüketiminde izlenen yolların ne denli sürdürülebilir olduğu gıda güvencesi sağlamada büyük öneme sahiptir. Bu araştırmanın amacı adil ve güvenilir yollarla üretilen gıdaların, gıda seçim sürecinde karar yetkisine sahip olan kadınlar için nerede konumlandığı anlamak, kadınların mutfakla olan ilişkilerini görünür kılmak ve kadınların gıdaya erişim süreçlerinde COVID-19 pandemisinin etkilerini keşfetmektir. Araştırma kapsamında 12 kadın ile derinlemesine görüşmeler sağlanmış, sürdürülebilir gıdanın kadınların yaşamındaki yeri ve önemi araştırılmıştır. Kadınların gıdayla olan bağları hala oldukça kuvvetli görünmektedir. Bu nedenle gıda güvencesinin sağlanmasında önemli bir yere sahip olan kadınların adil, güvenilir, temiz gıdaya erişimleri veriler ile analize tabii tutulmuştur. Araştırma boyunca kadınların hangi süreçleri izleyerek gıdaya eriştikleri ve gıda seçimlerini etkileyen değerlerin neler olduğu, pandeminin bu süreci nasıl etkilediği ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

COVID 19Gıda güvencesiGıda güvenliği+6
Emine Bağcı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarım ürünleri ihtisas borsası ve bu sisteme bağlı antrepo işletmeciliği

Bu gün Türkiye her yıl gıda talebindeki artışa rağmen sanayileşme, kentleşme, erozyon, sel baskınları, yangınlar, depremler, küresel ısınma gibi nedenler yüzünden 30 milyon hektar tarım alanı arazisini kaybetmektedir. Ayrıca enerji ihtiyacının önemli bir kısmı tarım alanlarından karşılanmaktadır. Tarım Ürünlerinin işlem gördüğü ürün ihtisas borsaları, bu ürünlerin fiyatlarının belirlendiği, mal, hizmet üretim faktörleri ve alıcı ile satıcıların karşı karşıya geldiği, iktisadi kararların alınabildiği piyasa kavramının en yaygın bir örneğidir. Ürün İhtisas Borsaları ve Lisanslı Antrepoların birlikte işletildiği Lisanslı Antrepolarda ürünler sertifikalandırılır, kalite-kontrol standartları ölçülür ve depolarda 12 ay'a kadar saklanır. İlk adımların 2003 yılında İZMİR 'de atıldığı Lisanslı Antrepo ve bağlı ürün borsaları şimdilik sadece seçilen pilot bölgelerde açılmıştır. Her geçen gün daha geniş bir alana yayılarak ilerleyen bu Lisanslı Antrepo ve bağlı ürün borsaları bizi hak ettiğimiz yere taşıyacaktır. Bu hak ettiğimiz yer, tarım ihracında en üst sıralara geldiğimiz, çiftçilerin yüzünün güldüğü, her tür ürünü GDO endişesi taşımadan, güvenle ve ekonomik olarak tüketeceğimiz yerdir.

AntrepoBorsaGıda endüstrisi+4
Saadet Dinç
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir'de organik gıdalara ilişkin tüketici davranışlarını belirlemeye yönelik bir araştırma

Dünyada gittikçe artan sanayileşme ve bunu kazanca çevirme hızı, insan sağlığı ve çevre üzerinde büyük ölçüde sorun teşkil etmeye başlamıştır. Tarımsal alanda üretim artışını sağlamak ve talebi karşılamak için gün geçtikçe daha çok tarımsal yöntem denenmektedir. Bu yöntemler doğal olmayan yollardan uygulanmakta ve keşfedilemeye çalışılmaktadır. Tarımsal olarak birim alandan daha çok verim elde etmek amacıyla çeşitli yöntemler denenmektedir. Bu anlamda artan talebi karşılamak esastır. Ancak bu yöntemleri uygularken, yararlanılan kimyasal girdiler ya da yapay gübreler insan sağlığını tehdit etmekte, çevresel bir tehlikeye yol açmaktadır. Bu noktada organik tarım kavramı oluşmuştur.Organik tarım, kimyasal madde kullanmamak koşuluyla gerçekleşen bir üretim sistemidir. Üretimin her aşaması kontrollü ve sertifikalıdır. Üretim yöntemi olarak birçok avantajının yanında dezavantaja da sahiptir. Bu dezavantajlar tüketici talebine yansımakta ve bu doğrultuda satın alma davranışını etkilemektedir. Çalışmada tüketicilerin organik gıdalara yönelik satın alma davranışları incelenmiştir. Satın alma davranışlarını incelerken, tüketicilerin organik tarıma, organik ürünlere ve gıdalara olan yaklaşımları da araştırılmıştır. Bu sorulara cevap almak adına anket yolunu seçmeye gidilmiştir. Bu yolu seçmekteki amaç, araştırma konusunun tüketicilere yönelik olması ve hedef kitleye bu yöntemle ulaşmanın daha sağlıklı olacağı düşüncesidir.Sağlıklı ve güvenli gıda maddelerine olan talep gelecek yıllarda daha da artacaktır. Tüketicilerin gıda tercihi konusundaki bilgilenmenin bilinç doğrultusunda yeni çözüm ve yöntemlerle desteklenmesi yararlı olacaktır. Buna ek olarak organik gıdaların fiyatlarından çok bu ürünlerin kalitesi, sağlığa olan faydası ve besin değeri vurgulanmalıdır.Bu öneriler ışığında tüketicilerin satın alma davranışlarının daha anlaşılır ve yönlendirilebilir olması beklenmektedir. Böylelikle organik pazar canlanacak, sağlık problemleri azalacak, çevre, bitki ve hayvan sağlığı büyük ölçüde korunacaktır.

Gıda tüketimiGıda ürünleriGıdalar+6
Selin Lüleci
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Prebiyotik ilaveli diyabetik ürünün glisemik indeks üzerine etkisinin incelenmesi

Günümüzde prebiyotikler, gıda takviyeleri arasında yer almakta ve biliyoruz ki güvenilir kaynaklardan alındığında, sağlığın korunması, geliştirilmesi ve tedavisine destek olarak kullanılabilirler. Artan tip-2 diyabet ve son dönemde sağlıklı kişilerin de daha fazla sağlıklı besin satın alma davranışları, bu ürünlerin geliştirilmesini teşvik etmektedir. Piyasada ve raflarda yer alan, fonksiyonel gıda olarak da ifade edilebilen, faydalı ve sağlıklı olduğu bilinen fakat bu faydanın etkinliği ve mekanızması somut verilerle yeterince açıklanamayan çok fazla ürün bulunmaktadır. Çalışmada hem yeni bir ürün geliştirmek, hem de sağlık üzerine etkinliğinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma üç aşamada tamamlanmış olup, birinci aşamada farklı reçetelerde prebiyotik ilaveli diyabetik ürün geliştirilip, ürünün, görünüş, koku, doku ve lezzet profilleri eğitimli panelist grup tarafından duyusal analiz tekniği ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan ürün çalışmada kullanılmak üzere seçilmiş ve diğer aşamarda bu ürün kullanılmıştır. İkinci aşamada ürünün genel beğeni düzeyi belirlenmiştir. Son aşamada ise, standart diyabetik ürüne göre glisemik kontrolü sağlamadaki etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın biyokimyasal değerlendirme kısmında açlık kan glukozu, açlık insülin ve 2. saat insülin değeri, prebiyotik ilaveli ürün kullanılan güne göre anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Prebiyotikli ürün kullanılan gün ölçülen 30, 60 ve 90. Dakikalarda ölçülen kan glukozu değeri prebiyotik kullanılmayan gün ölçülen değere göre anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak geliştirilen prebiyotik ilaveli diyabetik gıda, standart diyabetik ürüne göre glisemik kontrolü sağlamada daha etkindir.

Diabetik ürünGlisemik indeksGıda ürünleri+2
Burçak Zerrin Bulun
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını süreci ile tüketicilerin çevrim içi gıda alışverişini etkileyen unsurlar

Çin'in Wuhan kentinde 2019 yılının son aylarında patlak verip herkesi etkisi altına alan Covid-19 salgını; tüm dünyayı ve sektörleri etkilediği gibi gıda sektörünü de etkilemiştir. Covid-19 salgınının sonuçları olan karantina uygulamaları, sokağa çıkma yasakları, fiziki mağazaların çoğunun geçici olarak kapatılması ve bulaş riski sebebiyle çevrim içi alışverişe olan talep daha da ön plana çıkmış ve tercih sebebi olmuştur. Bu durumu göz önüne alan gıda satıcıları değişen ve talebi artan çevrim içi gıda alışverişi için teknolojik gelişmelerin ve ilerlemelerin sayesiyle pazardaki yerlerini koruyabilmek ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevrim içi gıda alışverişi konusunda harekete geçmişlerdir. Tüketicilerin çevrim içi gıda alışverişini tercih etmeleri ile birlikte bu yönelimlerini etkileyen unsurlar oluşmuştur. Tüketicilerin çevrim içi gıda alışverişi tercih etme sebepleri arasında çeşitlilik, esneklik, rahatlık, çok yönlülük ve haz gibi unsurlar dikkate alındığında satın alma kararını etkileyen çeşitli seçenekler göz önüne çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı tüketicilerin Covid-19 salgını sürecinde çevrim içi gıda satın alma davranışlarını etkileyen unsurları diğer bir değişle tercih etmelerine sebep olan etkenleri belirleyebilmektir. Veri toplama yöntemi olarak çevrim içi anket yapılmış ve araştırmaya 406 kişi katılmıştır. Araştırmanın evrenini 18 yaşından büyük, anketi cevaplamaya gönüllü ve daha önce çevrim içi gıda alışverişi yapmış olan tüketiciler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş ve güvenirlik analizi için Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda 5 hipotezden 3'ü kabul edilmiş, 2'si reddedilmiştir. Covid-19 salgını süreci ile çevrim içi gıda alışverişinde tekrardan satın alma niyeti üzerinde; haz, rahatlık ve esnekliğin etkisi olduğu desteklenirken, çeşitlilik ve çok yönlülüğünün etkilerinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevrim İçi Gıda Alışverişi, Covid-19, Salgın, Tüketici Davranışı

AlışverişAlışveriş davranışlarıCOVID 19+7
İrem Akandır
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Dönem yazarlarının (MÖ. 6.yy-MS 1.yy) eserlerinde adı geçen gastronomik ürünler, ürünlerin Anadolu bağlantıları ve günümüz gastronomisi açısından değerlendirilme olanakları

Bu araştırmanın amacı Antik dönem (MÖ. 6.yy- MS 1.yy) yazarları tarafından yazılmış çeşitli temel eserlerde Anadolu topraklarında o dönemde yetiştirilmiş ürünlerin tespit edilmesi, bunların öneminin vurgulanması ve sıklıkla bahsedilmiş olan 13 tarım ürününün günümüz Türkiye topraklarındaki ihracat, ithalat, üretim, tüketim miktarları ve alanlarının ve üretim potansiyellerinin incelenmesi ve bu resmi bilgiler ışığında yorumlanmasıdır. Bu ürünler buğday, arpa, zeytin ve zeytinyağı, fındık, incir, kiraz, soğan, sarımsak, nohut, fasulye, susam ve mısırdır. Anadolu toprakları, yüzyıllardan beri polikültür tarımsal üretimin yapılabildiği nadir kara parçalarından biridir. Bu coğrafya, pek çok hayvansal temelli gıda ürünü de dahil olmak üzere birçok bitki türü yetiştiriciliği için uygun bir ortam sağlamaktadır. Anadolu, Türkiye Cumhuriyeti'nin de yurt olduğu ve tarihi bir öneme sahip olan "Uygarlıklar Beşiği" olarak bilinmektedir. Araştırmada bir diğer odak noktası ise antik dönemde beslenme olgusu üzerinden sürdürülmüştür. Antik dönemde yiyecek ve içecek kültürü modern gastronomi kavramından farklı olsa da yemek pişirme ve sunma sanatı büyük bir önem taşımaktadır. Beslenme alışkanlıkları, antik dönemde zaman ve bölgeye göre değişiklik göstermektedir. Bu durum günümüzde olduğu gibi büyük ölçüde tarımın ve hayvancılığın gelişimine bağlıdır. Bu araştırmanın tarım üzerine yoğunlaşmış olmasının temel nedeni ise tarım olmadığı sürece gastronominin de olamayacağı gerçeğidir.

AnadoluAntik ÇağGastronomi+6
Hatice Merve Engiz Korucu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım ve gıda ürünleri fiyatlarındaki dalgalanmalar ile enflasyon arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Tarım ve gıda ürünlerinin ekonomide önemli bir role sahip olduğu bilinmektedir. Son yıllarda tarım ve gıda ürünlerinin, ekonomiyi etkileyen fiyat değişimleri araştırmacıların ve politikacıların daha çok dikkatini çekmeye başlamış ve çalışmalar yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışmalarda, tarım ve gıda ürünleri fiyatlarında artışa sebep olan birçok etken belirlenmiştir. Bu etkenlerden en önemlileri; enflasyon, reel efektif döviz kuru ve petrol fiyatlarıdır. Çalışmamızda ele alınan fiyat üzerinde etkili faktörler değişmediği sürece, uzun vadede tarım ve gıda ürünleri fiyatlarında reel artış olması yönünde bir beklentinin olması ihtimali oldukça yüksektir. Bu anlamda, tarım ve gıda ürünleri fiyatları ile bu fiyatları etkileyen değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi ve takibi önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye ekonomisi için tarım ve gıda ürünleri fiyatlarındaki dalgalanmalar ile enflasyon arasındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Analizde kullanılan veriler; enflasyon ve gıda ürünleri tüketici fiyat endeksi, petrol fiyatları, reel efektif döviz kuru (tüfe bazlı) ve tarım ürünleri üretici fiyat endeksidir. Öncelikle ele alınan değişkenlerin durağanlık seviyeleri incelenmiş ve birinci farkında durağan oldukları tespit edilmiştir. Buradan hareketle değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkinin incelenmesi için ARDL sınır testi yaklaşımı uygulanmıştır. Sınır testi yaklaşımında eş bütünleşme ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Sonrasında değişkenler arasındaki etkileşimi ölçmek için VAR analizi uygulanmıştır. Değişkenlerin her birinin varyanslarında meydana gelen değişimlerin yüzde kaçının kendi gecikmesi ve yüzde kaçının diğer değişkenler tarafından açıklandığını ölçmek için her bir değişken için ayrı olarak varyans ayrıştırma yöntemi ve bir içsel değişkenin hata terimlerindeki şoklara karşı verdiği etkiyi ölçmek için etki-tepki analizi uygulanmıştır. Analize göre, Tufe'ye verilen %1 standart sapmalık şokun kendisi üzerindeki etkisi ilk 3 dönemde azalma eğilimi gösterirken, daha sonraki dönemlerde giderek ortadan kaybolmuştur. Son olarak çalışmada değişkenlerin birbirleriyle etkileşimini ölçmek için Granger nedensellik analizi yapılmış ve sonuçta petrol fiyatlarından tüketici fiyat endeksine, döviz kurundan tüketici fiyat endeksine, tüketici fiyat endeksinden tarım ürünleri fiyatına, gıda ürünleri fiyatlarından tarım ürünleri fiyatlarına ve petrol fiyatlarından tarım ürünleri fiyatına doğru nedensellik ilişkisi saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: ARDL Sınır Testi, VAR Analizi, Varyans Ayrıştırma, Etki – Tepki Analizi, Granger Nedensellik Testi

EkonometriEkonometrik analizEnflasyon+4
Zeynep Kınalı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects