Food products

71 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hububat ürünlerinin satış ve pazarlama sürecinde karşılaşılan sorunlar

Bu çalışmanın amacı Hububat üretimi yapan çiftçilerin ne tür satış ve pazarlama sorunları yaşadıklarını tespit etmektir. Bu araştırmanın bir diğer amacı ise nitel ve nicel analizlerle ortaya çıkan mevcut sorunlara yönelik olası pratik çözümleri ve çiftçilerin beklentilerini ilgililerin dikkatlerine sunmaktır. Bu çalışma tarama modeli tipinde olup; keşifsel bir özellik taşımaktadır. Araştırmanın evrenini Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesindeki Çiftçi Kayıt Sistemine üye olan çiftçiler oluşturmaktadır. Nitel veri toplamada Yargısal örnekleme, nicel veri toplamada Kolayda örnekleme ve Kota örnekleme yöntemleri uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış mülakat formu ile anket formu kullanılmıştır. 19 kişi ile mülakat yapılmıştır. Toplanan geçerli anket sayısı ise 363'dür. Katılımcıların en önemli maliyetleri sırasıyla mazot, gübre ve tohumdur. İşçilik ve nakliye giderleri yükselmektedir. Çiftçilerin satışta en önemli sorunları devlet tarafından ton başına açıklanan rakamın yetersiz olması ve tüccarın hububatı ucuza almasıdır. Çiftçiler ürünlerini en çok TMO, Kooperatifler ve tüccar vasıtası ile satmaktadırlar. Hububat üreticileri hasat sonrası mahsüllerini bekletmeden değerinin altında satmak zorunda kalmaktadırlar. Üreticiler depolarda böceklenme ve havalandırma sorunu ile ambalaj ve saklama konusunda da sorun yaşamaktadırlar. Çiftçiler yıllar geçtikçe tecrübelendikçe yıllık ortalama elde ettikleri hasılat miktarı da artmaktadır. Hububat fiyatlarında rekabet yoktur. Peşin ve vadeli alımlar arasında bir fark yoktur. Anahtar Kelimeler: Hububat, Satış, Pazarlama, Tekirdağ.

Gıda sektörüGıda ürünleriPazarlama+4
Mehmet Balcı
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gıda enflasyonunu etkileyen faktörler

Ülkemizde son dönemlerde gıda fiyat hareketleri tartışılan önemli konulardan biridir. Çünkü gıda ürünleri insan ihtiyaç hiyerarşisinde ilk sırada olması ve TÜFE içinde en fazla ağırlığa sahip alt gruptur. Bundan dolayı artan gıda fiyatları hane halklarının gelir ve refah düzeyini etkilemektedir. Ek olarak gıda fiyatları enflasyonun nedeni olarak görülmesi sonucunda enflasyonla mücadelede önem arz etmektedir. Sonuç olarak hem sosyal hem de ekonomik problem olan gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi önemlidir. Bu noktadan hareketle, bu tez çalışmasında Türkiye ekonomisi bağlamında gıda enflasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Çalışmada ürün ve dış piyasa dengesi olmak üzere iki model kullanılmıştır. Analiz çalışmasında zaman aralığı olarak 2010:1-2019-12 kullanılmıştır. Nedensellik ilişkisinin araştırılmasında ürün piyasa dengesi için Toda Yamamoto testi kullanılırken, dış piyasa modeli için Granger testi kullanılmıştır. Uygulanan nedensellik testleri sonucunda gıda enflasyonu ile döviz kuru arasında çift yönlü ilişki bulunmuştur. Motorin fiyatlarından gıda enflasyonu doğru istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Ek olarak gıda enflasyonundan gıda ithalatına doğru bir nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Kurulan modellerdeki eşbütünleşme ilişkisi Johansen ve ARDL Sınır testi yaklaşımlarıyla araştırılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi sonucunda dış piyasa dengesi değişkenleri ile gıda enflasyonu arasında uzun dönemli bir denge ilişkisine ulaşılmıştır. Normalize edilmiş eş bütünleşme vektörü tahmin sonuçlarına göre uzun dönemde gıda ithalatı ve döviz kuru ile gıda enflasyonu arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, girdi maliyetlerinin azaltılması, tarımsal üretimin desteklenmesi ve gelişmesine yönelik çalışmalar, ithalat bağımlılığının azaltılması, kooperatifleşme ve aracıların azaltılması gibi politikalar geliştirilmelidir.

Döviz kuruEnflasyonFiyat+6
Emine Oral
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz dönemlerinde (COVID-19 pandemisi) değişen satın alma davranışı- fiyat hassasiyeti ve algılanan kalite

31 Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaletine bağlı Wuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19 kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Bunun sonucunda pandeminin ilan edilmesi ile birlikte getirilen kısıtlamalar panik satın alma davranışına yol açmış ve online alışverişlerde artış gözlemlenmiştir. Bir sağlık krizi olarak bu dönemde tüketiciler virüsün olumsuz etkilerinden korunmak ve karantina durumlarında ürün ulaşılabilirliğinin kısıtlanacağı düşüncesi ile belirli gıda ürünlerine yönelmişlerdir. Pandemi döneminde tüketiciler tarafından özellikle talebi artan gıda ürün grupları bağışıklık sistemini güçlendirmek adına meyve - sebze ve raf ömrünün uzun olması ve besleyicilik yönüyle bakliyat-makarna olmuştur. Geçmiş araştırmalara bakıldığında ise tüketicilerin satın alma sürecinde en önemli iki faktörün fiyat ve kalite olduğu ve aynı şekilde kriz dönemlerinde fiyat duyarlılığı ve gıda ürünlerinin algılanan kalitesinin tüketici tarafından arttığı tespit edilmiştir. Bu sebeple bu çalışmanın temel amacı COVID-19 döneminde tüketicilerin satın alma davranışlarının fiyat duyarlılığı ve algılanan kalite bağlamında iki gıda ürün grubu olan meyve-sebze ve bakliyat-makarna açısından değişim gösterip göstermediğini tespit etmektedir. Bu nedenle araştırma kapsamında çevrimiçi anket yöntemiyle 447 veri elde edilmiştir. Veriler frekans analizleri, tanımlayıcı istatistikler, faktör ve güvenilirlik analizleri, Student t Testi ve One-Way Anova Testi ile incelenmiştir. Bunun sonucunda COVID-19 döneminde tüketici davranışlarının iki gıda ürün grubu için fiyat duyarlılığı ve algılanan kalite bağlamında değiştiği sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan kaliteCOVID 19Fiyat+5
Bahar Şentürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of social media on marketing efforts of African food manufacturers

The research work consists of three main parts, with four chapters that's the introduction and conceptual part of social media networking. The introduction part explain what social media is about or the definition of social media and the marketing effort that is surrounded and connected to social media networking including the benefits in which users get in using the network, and the effort and impact that social media network has. The first chapter also explain and described what African marketing is about and it conceptual meaning of African marketing, how investment is evaluated in African marketing, I ended the first chapter with how African food manufacturers uses social media networking. The next part of the Thesis, is the empirical part and the theoretical research which gives information and understanding of the literature review on what social media marketing is about and its definition as well as its benefits to customers and sellers at large, and what marketing mix is about and how buyers and sellers respond to the market and it ends with customer behavior and customer relationship. The empirical research dealt with the research methodology. The research questionnaires, research problem, research strategy, and it end with the research questionnaires results as well as conclusions. I then concluded with how the respondent of the questionnaire responded to the research questionnaires. The last chapter conclude with the research background on what the thesis aim and ambition of the of the researcher has in mind, the problem discussion of the thesis work, the scope of the thesis work, the abstract which explain the strategy and how the research was contracted and it finishes with recommendation, references and conclusion of the writers. My Aim and ambition of this thesis is to present a strategy on how food manufacturers can use social media in their marketing communication. I also explain the issues of social media marketing in which the marketer needs to target the right and potential clients and customers, in other to get detailed information and clear answers from respondents for the consumers. The main objective of this thesis work is to understand and have a broad idea and knowledge about the benefit of social media networks channels to businesses and organization in Africa. To know the important of social media network to customers and consumers as well as the benefits that they get in buying a product online. To know and understand why companies in Africa like to use social media channels in selling their products to consumers. In my research, I realized that social media help most businesses in Africa to get their targeting and potential audiences through the use of online social media channels such as e-bay, Facebook, skycanners websites, e-dreams website ( which most people uses it to buy their flight ticket). Keywords: Social Marketing, Product Marketing, Service Marketing, Social Media

AfricaFood productionFood products+6
Mary Nyarkoa
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda sektöründe ithalat süreçlerinin incelenmesi ve Duru Trade örneği

Günümüzde dünyanın hızla büyüyen sektörlerinden biri olan gıda sektörü küreselleşmenin etkisi ile birlikte büyük bir gelişme kaydetmiştir. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sektöre katkısı dünya genelinde büyük bir pazarın oluşmasına yardım etmiştir. Bu bağlamda gıda sektörünün ithalat ve ihracat faaliyetlerinin gelişimi konusunda da önemli bir katkısı olduğu görülmektedir. Fakat sektörün gıda sağlığı konusunda karşılaştığı sorunlar sektörün geleceği için çeşitli tehditler yaratmaktadır. Bu konu, sektörün önemli sorunlarından biridir ve sürekli olarak sektörün aktörleri bir çözüm arayışı içerisindedirler. Benzer sorunlar bürokratik süreçler için de geçerlidir. Özellikle ithalat konusunda yaşanan engellemeler sektörün gelişmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle de sektör, dünya genelinde ithalat konusunda bir değişiklik talep etmektedir. Türkiye gıda sektöründe önemli role sahip ülkelerden biridir. Aynı zamanda Türkiye gıda ürünleri ithalatı konusunda aktif bir pazara da sahiptir. Böylelikle Türkiye'nin de kendi pazarında uygulamaları ve özellikle de ithalat süreçlerinde bürokratik bir süreci bulunmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak gıda sektörü ve gıda sektöründeki ithalat süreçleri daha sonra dünya ve Türkiye pazarlarının durumu açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gıda sektöründeki Duru Trade şirketinin altı yetkilisi ile ithalat sürecinde şirketlerinin karşılaştığı sorunlar tespit edilmeye çalışılmış ve sağlıklı operasyon süreci ve etkinlik kriterleri hakkında bilgi alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Gıda, İthalat, Küreselleşme, Sektör, Ürün

Bedelsiz ithalatBitkisel ürünlerDondurulmuş gıdalar+6
Sevgi Alacalı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de temel gıda maddelerinin ambalaj tasarımlarının incelenmesi (süt, yumurta, sıvı yağ)

Bu çalışmada, temel gıda maddelerinin ambalaj incelemesi ve geleceğe yönelik ambalajlama önerilerinin verilmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu amaç çerçevesinde temel gıda maddeleri içerisinden öncelikli olarak süt, yumurta ve sıvı yağ seçimi gerçekleştirilmiş ve örneklem grubu olarak belirlenmiş olan bu ürünlerin ambalaj tasarımları incelenmiştir. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında var olan sınırlılıklar öncelikle temel gıda maddelerinin ambalaj tasarımlarının üzerinden gerçekleştirilmiştir. Sebze, meyve, un, tuz gibi temel gıda maddelerinin ambalaj tasarımlarının sığ oluşlarının çalışma kapsamında incelemeye alınamamasına sebep olmuş ve eleme işlemi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada belirlenmiş olan ve çalışma kapsamında temel gıda maddesi kavramı adı altında incelenecek olan maddelerin günümüze kadar var olan markaların ambalajları değerlendirilecektir. Ambalajlama yöntemleri ve incelemesi piyasa da yer alan markalar ve bu markaların üretimleri ile sınırlandırılmaktadır. Ambalajlama yöntemlerinin ve ambalaj türlerinin incelenmesi ve tasarım gibi hususlarda önerilerde bulunulması temel gıda maddelerinin taşınması, saklanması ve tüketiciye tazeliğini koruyarak sunulması aşamasında değer katacağı düşünülmektedir. Firmalar içinde büyük bir gider kalemi olan ambalaj giderinin sunulan öneriler sonrasında daha akılcı kullanılacağı düşünülmektedir.

Ambalaj tasarımAmbalajlamaGıda ambalajı+5
Ekrem Yılmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda ambalajında tasarım sorunları ve estetik değerlerin önemi

Günümüz dünya ekonomisinde neredeyse her sektörün değişmez bir unsuru olan ambalaj 5000 yıllık tarihsel gelişimi boyunca, başlangıçtaki ürünü muhafaza etme fonksiyonundan çok daha geniş kullanım amaçları üstlenmiş, birçok ürün imalatında neredeyse ürün kadar, bazen de üründen daha çok önem kazanmıştır. Bugüne geldiğimizde ambalaj; üretici için; depoda az yer kaplayan, hızlı ve kolay dolumu sağlayan, malı tüketiciye zarar görmeden ulaştırabilen ve ekonomik olan, pazarlamacı için; ürünün diğer ürünler arasında öne çıkmasını sağlayan, satışını artıran, ambalaj üreticisi penceresinden baktığımızda; mevcut kolay bulunabilen piyasa hammadde ve malzemelerine ve makina parkuruna uygun, kolay üretilebilen, dağıtıcı açısından bakarsak; malı en iyi şekilde koruyan, depolama ve nakliyeye uygun olan, ürünün satıcısı açısından; satışı kolaylaştıran, içindeki malı iyi koruyan ve teşhir eden, tüketici açısından bakarsak; ilgisini çeken, içindeki ürünle ilgili bilgi veren, kullanımı, taşıması, saklaması ve hatta yok edilmesi kolay olan önemli bir unsurdur. Bu kadar geniş bir fonksiyon alanı üstlenen ambalajın tasarımı da o derece önem kazanmaktadır. Tüm bu beklentiler göz önünde bulundurularak yapılan tasarımlar başarılı olurken, bu beklenti ve ihtiyaçlardan bir veya birkaçı tasarım aşamasında göz ardı edilirse bu durumda ürünün de ekonomik olarak başarısız olmasına sebep olacak sorunlar ortaya çıkması riski bulunmaktadır. Günümüzde her yıl binlerce yeni ürünün raflarda yerini aldığını ve ürün çeşitliliğinin arttığını düşünürsek bu noktada benzer nitelik ve fonksiyonellikteki ürünlerin tüketici nezdinde farklı algılanması için de ambalaj etkeni oldukça önem kazanmaktadır. Bu nedenle de ürünün piyasada tutuna bilmesi ürüne bağlı olduğu kadar, yukarıda sayılan beklenti ve ihtiyaçların tamamını karşılayacak bir ambalaj tasarımına da bağlıdır. Bu çalışmada ambalaj kavramı, çeşitleri ve ambalajın önemi incelenirken, özellikle yukarıda belirtilen çerçevede ambalajın üstlenmiş olduğu fonksiyonlar açısından başarılı bir ambalaj tasarımının nasıl olması gerektiği gıda sektörü özelinde detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde ambalaj tanımı, dünyada ve Türkiye'de tarihçesi, ambalaj tipleri ve ambalajın fonksiyonları ele alınırken ambalaj kavramına açıklık getirilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde ambalajın kullanıldığı sektörler arasında "gıda sektörü" detaylı incelenmiş, gıda sektöründe kullanılan ambalaj çeşitlerine ve gıda ambalajında öne çıkan önemli bir unsur olan hijyene gıda yönetmelikleri çerçevesinde değinilmiştir. Son bölümde ise tasarım konusu kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Ürünün başarılı olması ürünü piyasaya süren her firmanın, iyi ve doğru tasarımı yapmak da her ambalaj tasarımcısının amacıdır. Bu çalışma ile bir ürünün yoğun rekabet şartlarında başarılı olabilmesi için ambalajın üstlendiği fonksiyonlar çerçevesinde ambalaj tasarımında nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklığa kavuşturmaya çalışırken, hem ürün üreticisine hem de ambalaj tasarımcısına yol gösteren bir kaynak ortaya koymayı hedefledim. Çünkü büyük emek, özveri ve kısıtlı sermaye ve kaynak yapısı ile ortaya konulan ürünlerin başarısının bağlı olduğu en önemli unsurlardan biri olan ambalajın tasarımında yapılan hatalar ürünün başarısızlığı ile şirket karlılığını olumsuz etkilemekle birlikte bu aynı zamanda milli servet ve kaynak kaybı ve israfı olmaktadır. Dileğim ve amacım bu çalışma ile Türk sanayi ve tarım işletmeleri üreticileri ile ambalaj tasarımcılarına ambalajın anlam ve önemini ortaya koymak; özellikle gelişmekte olan ekonomilerde, kıt olan kaynaklarla meydana getirilen ürünlerin değer ve miktar kaybına uğramadan başarılı ürün geliştirme çalışmaları çerçevesinde en doğru ürünlerin tüketici yararına sunulmasını sağlamaktır.

Ambalaj tasarımAmbalajlamaGıda ambalajı+5
Ebru Sermin Karasu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Blockchain's utilization in food supply chain

In this thesis, we aim to propose the use of Blockchain technology thoroughly to solve the challenges of today's food supply chain management. Blockchain technology, which will be used primarily to produce solutions for a good understanding of the proposed model, has been explained. After explaining the Bitcoin technology that led to the emergence of blockchain technology, information was given about Cryptography, which is used to provide high security. The method that ensures that the data recorded with Blockchain technology, an innovative data recording method, is irrevocable. A 51 % attack (A successful 51 % attack means that one group or individual controls the majority of the processing power), a vulnerability in blockchain technology, and efforts to take precautions have been addressed. Information about Ethereum technology and decentralized, self-running organizations (DAOs) and smart contracts are provided, which enables possibilities beyond just making value transfer records possible using blockchain technology. After providing insights into the 50 sectors that are likely to be transformed by the help of Blockchain which reveals innovative ways of working; the challenges experienced by focusing on one of these sectors supply chain management sector, and the solutions that can be brought to these challenges with Blockchain are explained. Research includes a proposed utilization of Blockchain in the Food Supply Chain and observes all aspects of the industry from logistics, supply chain, food supply chain and Blockchain, furthermore, these terms are thoroughly explained to facilitate the convention of this innovative research purpose. The transaction from the traditional set of processes within enterprises to the innovative technology which is believed to change the way we do business, is expressed. A SWOT analysis is conducted to provide a better understanding on the current standards of the food supply chain in Turkey and the potential it possesses. The findings suggest that Turkey's food supply chain management has various issues in the fields of transportation intermediaries, inefficient cold chain systems, to name a few. Companies such as Amazon and Migros have begun integrating blockchain technology in their food supply chains as this method enhances and makes the supply chain more transparent, agile, and manageable. Keywords: Blockchain, Smart Contract, Supply Chain Management, Food Waste.

Smart contractsBlockchainFood waste+5
Sandra Hurmuze
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hibiskus (Sabdariffa L.) ile zenginleştirilmiş pandispanya kekinin fizikokimyasal ve duyusal özelliklerin incelenmesi

Hibiskusun (Sabdariffa L.) polifenol, antosiyanin ve antioksidan özellikleri bakımından iyi bir kaynak oluşturduğu pek çok çalışmada ifade edilmektedir. Geleneksel tıpta; ateş, karaciğer hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi çeşitli hastalıklara karşı bitkiden elde edilen çeşitli ekstraktlar kullanılabilmektedir. Bu özelliklerinden dolayı hibiskusun beslenme açısında önemi farkedilerek kullanımı artış göstermektedir. Hibiskus, tıbbi ve günlük kullanım için oldukça iyi potansiyele sahip olan fakat kullanımı çok sık olmayan bir üründür. Hibiskus ile hazırlanan çayın sağlığa faydaları vardır ve organik maddelerce zengindir. Ayrıca hibiskus ekstratı ile yapılan ekmek gibi unlu mamullerin duyusal skorları yüksek seyirlidir. Tüketicilerin talepleri, beslenme alışkanlıklarının sağlıkları üzerinde önemli etkiler oluşturması ve bu durumun giderek farkına varılması ile sağlığı koruyabilecek ürünlere olan ilgi de artmıştır. Birçok unlu mamül gibi pandispanya keki de gastronomi de ilgi gören ürünlerdendir. Zaman içerisinde artarak ilgi duyulan pastacılık ürünlerinin üretimine ait teknolojik eksikliklerin giderilmesi, sağlığa faydalı yeni ürünler elde etmek, çeşitliliği arttırarak ürün raf ömürlerini uzatmak, çeşitli kek niteliklerini geliştirmek amacıyla birçok katkı maddesi kullanılmaktadır. Günümüzde tüketiciler doğal ürünlere yönelen bir talep oluşturmaktadır. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı, hibiskus çayının pandispanya keki hamuruna çeşitli oranlarda ilave edilerek nihai ürün elde edilmesi ve hibiskus takviyesi sonucunda pandispanya kalitesi ve fonksiyonel bileşen içeriği üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Araştırma esnasında dört farklı hibiskus katkısı ile zenginleştirilen pandispanya keki laboratuvar ortamında pH testi, kuru madde tayini, renk analizi, fenolik madde analizi, duyusal analiz ve değerlendirmeleri yapılarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Değerlendirme sonucunda pandispanya örneklerinde kullanılan hibiskusun konsantrasyonu arttıkça toplam fenolik madde içeriği de artmıştır. Duyusal analiz sonuçları değerlendirildiğinde ise genel beğeniyi en yüksek skorla %15 hibiskus katkılı kek almıştır. Böylelikle gastronomide önemli bir konuma sahip pastacılık alanında renklendirici ve sağlığa faydalı olması sebebi ile hibiskusun kullanım olanağı değerlendirilmiş yeni bir ar-ge ürünü oluşturulmuştur.

Bitki fenolikleriDuyusal analizFizikokimyasal yöntemler+6
Emel Yıldız
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of food import on Somali economic growth

This study investigates the relationship between food import and economic growth in Somalia over the period 2010Q1-2021Q1. The research employs data from the World Bank, which covers key macroeconomic indicators and food import statistics. The analysis is conducted using SPSS version 24, employing appropriate statistical techniques to assess the significance of the relationship. The study reveals a positive and significant impact of food import on Somali economic growth. By examining the time series data, this research identifies the crucial role played by food import in driving economic growth in Somalia. The findings emphasize the importance of assessing the impact of external factors, such as food import, on a nation's economic development. The study contributes to the existing literature by providing empirical evidence on the relationship between food import and economic growth in Somalia. The positive significance of food import implies that strategic policies aimed at enhancing the efficiency and sustainability of food imports can have a substantial impact on the country's economic growth trajectory. These results have significant policy implications for Somalia, as they highlight the need for effective strategies and measures to enhance the food import sector. Policymakers and stakeholders can utilize these findings to develop and implement policies that foster a conducive environment for food import, ensuring a sustainable and positive impact on economic growth. Overall, this research underscores the importance of analysing the impact of food import on economic growth in the specific context of Somalia. It provides insights into the potential benefits of prioritizing and strengthening the food import sector as a catalyst for economic development, thereby informing policymakers, researchers, and other stakeholders in their decision-making processes.

External deficitEconomic growthEconomic effect+7
Abdınur Jıbrıl Alı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Politics of food security: Foreign agro investments

Food is one of the primary needs of human beings, if not the most important one. History witnessed numerous conflicts, wars, catastrophes derived from food. Therefore, food is power and the natural subject of politics and international relations. In mid-20th century, over-population and problem of feeding this increasing population became obvious. In order to increase the food production and solve hunger problem, a major leap called Green Revolution has started. In a result agricultural production significantly increased world-wide in a few decades. Even though, increasing food production provides hope to feed ever-increasing world population, major food crises display that supply is not adequate for hunger problem. Major food crises and hunger problems present a new concept to politics and international relations; food security which is a complex phenomenon that has many dimensions. Especially after the 2008 food crisis, foreign agro investments gained more importance and interest in foreign agricultural land boomed. It is estimated that almost eighty million hectares of land is subjected to foreign agro investments. However, when the recent trends, situation and implications of projects are analysed it appears that foreign agro investments turn into a powerful tool for neo-colonial land grabbing.

SecurityFood safetyFood products+7
Onur Çelik
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The supermarketization and the rise of private agri-food governance: Gap certification in Antalya

This study examines the rise of supermarket-driven private agri-food governance and its effects on agricultural producers in Turkey. The neoliberal restructuring of Turkish agriculture operates through private food standards and third-party certification schemes driven by supermarkets. In this respect, supermarketization and third-party GlobalGAP (ITU) certification are two parallel processes transforming the agricultural production and rural livelihoods in Turkey. This study examines these processes through an analysis of supermarket expansion, facilitative legal regulations, government subsidy policies and their overall effects on fresh fruit and vegetable (FFV) producers in Antalya. The main argument is that supermarket- driven third-party certification has differentiating impacts of different scales on agricultural producers. It also argues that the social differentiating mechanisms of third-party ITU certification work through and as the result of changing agricultural policies in Turkey. This study is based on field research and in-depth interviews with agricultural producers, agri-food companies, government officials, Migros's Mediterranean region procurement center officers and engineers, agricultural cooperatives and third-party certification body auditors and certifiers in the Serik, Muratpaşa, Finike and Demre districts of Antalya. Apart from that, government statistics, agricultural law and regulation texts have been sources for this study.

Food productsSupermarketsAgricultural products+3
Sercan Taş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Konfor gıda tüketimi üzerine Trabzon ilinde bir araştırma

Bireylerin yiyecek tüketim davranışlarını etkileyen önemli faktörlerden biri psikolojik faktörledir. Bireylerin farklı duygu durumlarında kendilerini rahatlatan, iyi hissettiren gıdalara konfor gıda denilmektedir. Bu tez çalışması Trabzon'da yaşayan bireylerin farklı duygu durumlarında tükettikleri konfor gıdaları belirlemeyi ve çeşitli demografik özelliklerle konfor gıda tüketimi arasında ilişki olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemleri üzerine kurulu bu çalışmanın verileri, yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 01 Haziran 2022 - 15 Aralık 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Katılımcılar cinsiyet, kuşak ve ilçelere göre kota örnekleme yöntemi ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Yapılan görüşmeler sonucu 268 geçerli görüşme formu analiz edilmiştir. Veri analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Konfor gıdaların demografik değişkenlerle ilişkisinin var olup olmadığını incelemek amacıyla ise ki-kare analizleri yapılmıştır. Bireyler pozitif duygu durumlarında en çok çay, çikolata, et ızgara ve pasta tükettikleri; negatif duygu durumlarında en çok çikolata, çay, su ve cips tükettikleri; nostaljik ve anma yiyecekler olarak karalahana, mısır, balık ve patates yemeklerini tükettiklerini ve hastalık durumunda ise çorba, ıhlamur ve nane-limon tükettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Konfor gıda tercihlerinin yaş ve cinsiyetten etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Bireylerin cinsiyetleri ile negatif duygu durumdaki iştah arasında ilişki olduğu, kadınların iştahlarının erkeklere göre daha fazla etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıDuygusal yeme+7
Esra Şahin
Mersin University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kalıp içi etiketleme (IML) teknolojisi ve gıda ambalajlarında kullanımı

Ambalaj her yönüyle geçmişten günümüze insanın yaşamı ile bağını bizlere sunmaktadır. İnsanlar avcılık ve toprağı verimli kullanma gelişimi içerisinde elde ettiği fazla ürünleri depolama ya da saklama gereksiniminde bulunmuştur. Bu durum beraberinde ambalaj kavramını gündeme getirmiştir. Etrafımızda gördüğümüz her ürün bizlere sahip olduğu ambalaj içerisinde sunulmaktadır. Ambalaj; ürünlerin üretimden tüketiciye ulaşma aşamasında içinde bulunan malzemeyi dış etkenlere karşı koruyan, zarar görmesini engelleyen ve muhafaza eden malzemelere verilen genel bir isimdir. Teknolojinin hızla ilerlemesi, her alanda olduğu gibi ambalaj sektöründe de yeni gelişmeler meydana getirmektedir. Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; araştırmanın amacı ve önemi, problem durumu, sayıltılar ve sınırlılıklar, yöntem, evren ve örneklem, veri toplama araçları ve verilerin toplanması, ikinci bölümde; ambalaj başlığı altında ambalaj gelişimi ve ambalajın tarihsel süreci, ambalaj tipleri, ambalajın fonksiyonları ve ambalaj malzemeleri, ambalaj baskı teknikleri ve ambalajda etiket kullanımı, üçüncü bölümde; kalıp içi etiketleme, kalıp içi etiketleme yöntemleri, IML etiket tasarımı, etiketleme üretim aşamaları, IML uygulamaları ve IML avantajları, dördüncü bölümde ise; ambalaj tasarım değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu çalışmada varılan nokta kalıp içi etiketleme teknolojisi tasarım ve uygulama, üretim çalışmalarının nasıl gerçekleştiği, süreçlerinin nasıl ilerlediği ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ambalaj, etiket, kalıp içi etiketleme, baskı, ürün, in-mold.

AmbalajlamaBaskıBesin etiketi+5
Ayşe Nur Barın
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of instagrammers on customers behaviours on food product purchasing

In the 21st century, businesses utilize various strategies to attract the attention of prospective customers. Of the various communication methods available, social media has emerged as a prominent approach. In particular, the utilization of Instagrammers has gained widespread popularity in marketing campaigns across diverse industries. The food industry has adopted the practice of utilizing social media platforms to advertise products and interact with customers. However, assessing the effectiveness of influencer marketing, especially in the context of the food industry, presents significant challenges. This thesis aims to explore the efficacy of instagram influencer marketing within the food sector by analyzing its impact on consumer behavior. In order to carry out a comprehensive study, a sample of 4081 participants were collected, facilitating an in-depth analysis of the variables that underlie the impact of influencers on Instagram on the decision-making behaviors of consumers. The findings suggest that while Instagram influencers possess the ability to exert influence on consumer behavior, their tangible impact may be limited. This suggests that consumers' purchasing decisions may not be solely determined by influencers. The manifestation of consumer skepticism and distrust indicates that there are various determinants that impact their purchasing decisions. Therefore, it is advisable for businesses to not exclusively rely on influencer endorsements. Instead, they should take into account various marketing techniques and factors that are in line with customer preferences and values, in order to improve sales and promote interaction with the intended audience. Key Words: Digital Marketing, Social Media, Influencer Marketing, Instagrammers, Food Marketing

Food consumptionFood productsCustomer behavior+6
Jıhad Ben Allouch
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Food export and virtual water trade of Türkiye in the context of climate change

Although Turkiye is already experiencing water scarcity, the water resources are decreasing even more due to the impact of climate change. To meet the growing demand, there is a need for more effective water management by making use of the WF and virtual water trade concepts. When we look at the virtual water trade of Turkiye, besides the crops with low WF, the water-thirsty crops are also being exported because their economic return is high. With the export of agricultural products, Türkiye also exports water virtually. When the virtual water exports of the selected crops examined, it can be perceived that the exported virtual water is equivalent to the domestic water needs of Istanbul for almost 7 years. To use water resources more efficiently, attention should be given to the concept of WF in exported agricultural products. The WF of the production of apricots in Malatya, which has an important place in exports and economic value, has been examined as a case study. According to the calculations, while the global green WF is 694 (m3/ton), Malatya's long-term average green WF is 311 (m3/ton). Besides, the blue WF is 502 (m3/ton) globally and 3283 (m3/ton) in Malatya. It has been seen that the blue WF of apricot production in Malatya is very high when compared to the global WF. The fact that apricot production is highly dependent on irrigation water has a negative impact on the water resources in the region. For this reason, more efficient irrigation methods should be used to reduce irrigation water in production and the blue WF should be minimized for the sustainability of water resources.

Food productsFoodsVirtual water+3
Buse Uçar Islam
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşmenin yerel gıda sistemi ve köylülük üzerindeki etkileri üzerine yapılan niteliksel bir araştırma

Bu tezin amacı, Antalya bölgesi bazında küreselleşmenin yerel gıda sistemi üzerindeki etkilerine bakarken Küçük Meta Üretiminin rolünü anlamaya çalışmak olacaktır. Öncelikle mekân kavramı incelenecek ve bu bağlamda Türkiye'de tarımda mekânın gelişimini şekillendiren süreçlerin neler olduğu anlaşılmaya çalışılacaktır. Tarımsal süreçler, yeni insan göç hareketleri, yeni kentsel-kırsal ilişkisinde çiftçilerin küreselleşme koşullarından etkilendikleri üretim durumlarına bakılarak, son olarak Covid-19 pandemisinin tüm bu süreçler üzerindeki etkisi araştırılacak ve analiz edilecektir. Çalışmanın birinci bölümünde araştırmanın sorunu/sorunsalı belirlenmiştir. Bu bağlamda yapılan literatür taramasıyla kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmanın amacı ve önemi bu bölümde ortaya koyulmuştur. Araştırmanın ikinci bölümünde katılımcılar hakkında temel bilgiler verilmiştir. Araştırmanın yönteminin belirlenmesi, verilerin toplanması ve analizi, uygulanan derinlemesine görüşme yöntemi detaylı olarak bu bölümde anlatılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde bulgular sunulmaktadır. Bulguların ham kaynağı olan önemli katılımcı ifadeleri ise orijinal cümlelerle sunulmuştur. Araştırmanın dördüncü bölümünde çiftçinin küçük meta üretimini etkileyen küreselleşme, iklim, göçler, teknik kullanım hakkındaki bulgular eşliğinde sonuçlara ulaşılmış, sonuçları burada literatürle tartışılarak anlatılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yerel gıda üretimi, Küreselleşme, İklim Değişikliği, Sürdürülebilirlik, Küçük Meta Üretimi, Gıda güvencesi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları.

Gıda güvencesiGıda üretimiGıda ürünleri+7
Nazan Didem Samurkaş
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Determination, evaluation, and additive detection of imported wheat flour and comparison with produced local flour

The study was conducted on March 27, 2022, to examine and evaluate 12 types of imported flour from several countries and compare it with local flour (from governmental mills) in Anbar province, Iraq. The findings revealed that the F8 type had the highest average score (91.40), while the F11 type recorded the lowest average score (85.37). The results also indicated significant differences between the types in terms of protein content, where the F7 type had the highest average score (14.06) and the F5 type had the lowest average protein content (11.23). As for the moisture content, the results indicated significant differences between the types, where the F1, F7, and F10 types had the highest average scores (12.83, 12.96, and 13.06, respectively) and the F6 type had the lowest average score (10.96). The F5 type had the highest average score (99.83) in terms of flour permeability through the sieve (8XX), while the F11 type recorded the lowest level of permeability (66.46). The F11 type had the highest average ash content (1.80), while the F8 type had the lowest average score (0.58). The results of the examination of additives and bleaching agents showed the presence of the compound (Azodi Carbon Amide) in types F3, F5, F6, and F7. Additionally, types F2, F4, F8, F9, and F10 were found to contain the compound (Benzoyl Peroxid). The compound (Potassium Bromate) was found in type F1, while the compound (Calcium Peroxide) was found in type F12. The study revealed significant differences in sensory evaluation attributes of the produced loaf bread. The results of the analysis showed that the F7 treatment had the highest mean score (9.80) for crust color, while the lowest mean score (7.70) was recorded for the F6 treatment. No significant differences were recorded for crumb texture uniformity among the treatments. However, there were significant differences in crumb tenderness between the different types of bread. F1 treatment had the highest mean score (9.50), while F9 treatment had the lowest mean score (8.20). For crumb color, the analysis indicated clear and significant differences among the treatments. F6 and F7 treatments had the highest mean score (9.60), while F3 and F9 treatments had the lowest mean score (8.30). Regarding crumb structure, the F10 treatment had the highest mean score (9.20), while the F4 treatment had the lowest mean score (7.80). The results of the taste and flavor examination showed that the F7 treatment had the highest mean score (18.80), while the F4 and F5 treatments had the lowest mean score (16.70 and 17, respectively).

Food additivesFood engineeringFood products
Abdalqadır Muayad Abdaljabar Al Kubaısı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tavuk derisinden ohmik sistem yardımıyla jelatin eldesi ve geleneksel yöntemle karşılaştırılması

Hayvansal dokularda bulunan kolajen, kısmi hidrolizasyon ile jelatine dönüştürülmektedir. Isıtma ve soğutma işlemleri ile çözelti ve jel formlarına dönüşebilen jelatin, bu özelliği sayesinde gıda, kozmetik, ilaç, boya ve fotoğrafçılık gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Jelatin üretiminde en yaygın kullanılan hayvansal kaynaklar domuz derisi, sığır derisi ve kemikleri ve balık derisidir. Kolajen yönünden zengin hayvansal kaynaklar safsızlıklarından arındırıldıktan sonra kolajen harici proteinlerin uzaklaştırılması için alkali ortamda bekletilmektedir. Kullanılan hammaddeye (deri veya kemik) göre asit veya alkali ortamda yıkama işlemi yapılarak kolajenin şişmesi sağlanmaktadır. Daha sonra kolajen 60-85 °C arasında değişen sıcaklıklardaki su ortamında bekletilmekte ve böylelikle jelatin ekstrakte edilmektedir. Ekstraksiyon ortam sıcaklığına erişebilmek için buhar ile ısıtma gerçekleştirilmekte ve bu süreç üretim miktarına bağlı olarak 3-10 saat arasında değişim göstermektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte farklı tekniklerin jelatin üretiminde kullanılabileceği ve böylelikle jelatin üretim sürecinin hızlanmasının yanı sıra, üretilecek jelatinlerin fonksiyonel özelliklerinin de geliştirilebileceği düşünülmektedir. Bu amaçla yüksek hidrostatik basınç ve ultrason gibi tekniklerin jelatin ekstraksiyonunda kullanımını inceleyen bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Ancak, jelatin ekstraksiyonunda ohmik ısıtma destekli sisteminin kullanımı ile ilgili her hangi bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Jelatin üretiminde ekstraksiyon ortamının ısıtılmasında buharlı sistemler kullanılmakta, ısınma ve ekstraksiyon oldukça uzun sürmektedir. Proje kapsamında sığır derisi ve tavuk kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretiminde ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sisteminin kullanımı incelenecektir. Bu amaçla ohmik sistem, jelatinin sıcak su ortamında ekstraksiyonu esnasında uygulanacak ve böylelikle hızlı ve etkin bir ısınma sağlanarak jelatin ekstraksiyon süresi kısaltılabilecektir. Aynı zamanda elektriksel alan uygulama işlemi ile ekstraksiyon veriminde de önemli artış sağlanabilecektir. Kullanılacak sığır derileri ön işlemlerden geçirilmiş ve ekstraksiyona hazır halde olacak şekilde Bursa Jelatin A.Ş firmasından temin edilecektir. Tavuk kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretimine uygun olanları hidroksiprolin miktarlarına göre tespit edilecek ve yan ürünler Hastavuk A.Ş firmasından temin edilecektir. Hayvansal kaynaklardan jelatin ekstraksiyonu hem geleneksel yöntemle hem de ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sistemi ile gerçekleştirilecektir. Ohmik ısıtma destekli ekstraksiyon sistem kullanılarak üretilecek jelatinler fiziksel, kimyasal ve termal özellikler açısından geleneksel yöntemle üretilen ve ticari olarak satılan (sığır, domuz ve balık; yaklaşık 200 bloom değerinde) jelatinler ile kıyaslanacaktır. Proje fikri ile alakalı vakum ohmik sistem yardımıyla tavuk ve sığır derilerinden jelatin üretimi ile ilgili ön denemeler gerçekleştirilmiştir. Ekstraksiyon ortamı 70 °C'de sabit tutulmuş ve 15 V/cm şiddetinde 1 saat süreyle elektrik alan uygulanmıştır. Geleneksel yönteme kıyasla jelatin verimi %20 oranında artmış ve ekstraksiyon işlemi daha kısa sürede gerçekleşmiştir. Bu yönleriyle projenin hem endüstriyel ölçekte, hem de ticari olarak son derece önemli katkılar sunacağı açıktır. Jelatin üretiminde ohmik ısıtma destekli sistemin kullanımı ile alakalı bilimsel bir çalışmanın bulunmaması ve jelatin üretiminin daha kısa sürede ve daha etkin bir teknikle gerçekleştirilecek olması projenin özgün yönünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, tavuk kesimhane yan ürünlerinin katma değeri daha yüksek bir ürüne işlenmesinin daha hızlı ve daha verimli gerçekleştirilecek olması, projenin özgünlüğünü arttırmaktadır

Gıda teknolojisiGıda ürünleriGıdalar+3
Çiğdem Işık
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerde genetiği değiştirilmiş gıda ürünleriyle ilgili algılanan risk türlerinin kulaktan kulağa iletişim ve satın alma isteğiyle ilişkisi

Yaşam kalitesini arttırma isteği ve gıda sektöründe yaşanan olumsuzluklar, tüketicilerin gıda tüketimlerinde daha hassas davranmalarına neden olmuştur. Artan gıda hassasiyeti yanında, bilimsel kanıtların net biçimde ortaya konamaması, pazarda yeni ve karmaşık bir ürün olması, bilgi kaynakları arasında itilafın olması gibi sebepler, tüketicilerde GDO'lu gıdalarla ilgili algılanan risklerin doğmasına neden olabilmektedir. Gelecek çalışmalara ışık tutabilmek ve uygulamaya mevcut durumu yansıtabilmek üzere bu tez çalışmasında; nitel ve nicel verilerden yola çıkılarak tüketiciler tarafından, GDO'lu gıdalara yönelik algılanan risk türleri tespit edilmiş ve bu algılanan risk türlerinin, kulaktan kulağa iletişim ve GDO'lu gıda satın alma istekliliği ile ilişkisi incelenmiştir. Çalışma sonuçları; GDO'lu gıdalara yönelik olarak fiziksel risk, performans riski, finansal risk ve psikolojik riskin algılanıldığını göstermiştir. Bununla birlikte, kulaktan kulağa iletişim arttıkça fiziksel riskin, performans riskinin ve psikolojik riskin arttığı ve fiziksel risk, performans riski, finansal risk ve psikolojik risk arttıkça GDO'lu gıdaları satın alma istekliliğinin azaldığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarının tartışılıp yorumlanmasının ardından, uygulamacılara ve gelecekteki çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Genetiği değiştirilmiş organizmalarGıda ürünleriRisk+6
Ceyda Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvan sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalara etkisinin incelenmesi

Evcil hayvan sahipliği asırlardır varlığını sürdüren büyük bir tarihe sahiptir. Tarih boyunca bu roller değişmiş ve günümüzde evcil hayvanlar ailemizin bir parçası haline gelmiştir. Değişen bu rollerle birlikte evcil hayvanlara yapılan harcamalar da değişiklik göstermiştir. Bu çalışmada, evcil hayvan sahiplik rolünün gıda, sağlık ve üründen oluşan evcil hayvanlar için yapılan harcamalar üzerinde oluşturduğu etkiyi araştırmak için kedi ve/veya köpek sahiplerine anket uygulanmıştır. Ayrıca hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan harcamalar arasındaki ilişki ve evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde yarattığı farklılık da incelenmiştir. Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre, beş ayrı sahiplik rolü (arkadaş, genişletilmiş benlik, meta, çocuk ve sorun) bulunmuştur. İleri araştırmalar evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde farklılık yarattığını göstermiştir. Sonuçlar ayrıca sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalar üzerinde fark oluşturmadığını göstermiştir. Hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan sağlık ve ürün harcamaları arasında ilişki bulunmuştur. Fakat gelirle gıda harcamasına yönelik bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar kelimeler: Evcil hayvan, evcil hayvan sahiplik rolü, evcil hayvan ürünleri,evcil hayvanlara yapılan harcamalar

Evcil hayvanlarGelirlerGıda ürünleri+7
Ayşe Karayılan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'nin gıda ve tarım ürünleri dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi

Bu çalışmada Somali'de tarımın önemi ve dış ticarete etkisi ele alınmıştır. Bu konuyla ilgili literatürde gerekli çalışmaların yapılmamış olmasından hareketle çalışmamız gerçekleştırmıştır. Çalışma bu açıdan önemli olduğu gibi çalışma ile getirilmiş önerilerin bu alanda politika geliştirenlere önemli ipuçları vereceği de düşünülmektedir. Çalışmada ikincil verilerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda yayınlanmış makaleler, kitaplar ve Birleşmiş Milletler raporları değerlendirilerek analiz edilmiştir. Somali dış ticaretinde, ithalat ve ihracat ekonomik büyümede etkisi vardır ve gayrı safı yurtiçi hasılasının üretimini ve halkın yaşam kalitesini artırmaktadır. Çalışmada Swot analizi yapılmıştır. Somali konum olarak jeopolitik öneme sahiptir ve ihracat yapmak için güçlü bir potansiyeli vardır. Fakat dış ticaretin gelişmesi için en büyük engellerden biri güvenlik sorunu ve tarım için yetersiz malzeme olduğu bu çalışmada ortaya konmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Somali'nin genel tanımı verilmekte, ikinci bölüm Somali ekonomisine genel bir bakış sunulmakta, üçüncü bölümde ise tarımın durumu ölçülmekte ve dördüncü bölümde Somali'nin gıda ve tarım ürünlerinin dış ticaretinin ülke ekonomisine etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın sonunda, Somali'nin bazı sorunlarının üstesinden gelmesi için, Somali'de tarımın gelişmesi ve Somali dış ticaretinin gelecekte daha iyi olmasına yönelik sonuç ve öneriler ortaya konulmaktadır. Anahtar kelimeler: Somali, Dış ticaret, Tarım, Somali'de tarım, İhracat ve Ekonomi.

Ekonomik etkiGıda ürünleriSomali+4
Mohamoud Ahmed Mohamoud
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya'da ve Türkiye'de obezite ile mücadelede vergi: Karşılaştırmalı analiz

Küresel olarak sağlık sorunu olan obezite, erkeklerde, kadınlarda ve çocuklarda yaygın hale gelmiştir. Özellikle, ergenlik ve gençlikte artan obezite oranı ve/veya aşırı kilo alımı vücutta meydana gelen hastalıklara ve psikolojik hastalıklara yol açmasından dolayı tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu doğrultuda ülkeler obeziteyi önlemeye yönelik politikalar geliştirmiştir. Kamusal finansmanın en önemli kaynağı olan vergiler, sağlık politikasında araç olarak da kullanılabilirler. Birçok ülke yakın zamanda alkolsüz içecekler, tatlılar, çikolata, dondurma ve diğer sağlıksız ürünler gibi belirli gıda maddelerine vergi getirmek veya genellikle mali ve sağlık yararlarını birleştirmeyi amaçlayan gıdaları artırmak için yasalar çıkarmıştır. Bu yasalardan olan gıda vergilerinin tüketimi etkileyebileceği düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, Dünyada ve Türkiye'de obezite sorunu ile mücadelede genel kabul gören obezite vergisinin etkisini incelemektir. Çalışma sonucunda ülkelerin, obezite vergilerinin obeziteyi azaltmada etkili olduğuna ancak yeterli olmadığına ve obezite vergi oranı arttırıldığında daha fazla başarılı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Gıda ürünleriObeziteObezite-morbid+7
Seda Gülgör
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de işlenmiş gıda ürünlerinin ithalatı ve dağıtımı

ÖZET 2 İnci yüzyılda bulunduğumuz bugünlerde, Dünya' da küreselleşme süreci yaşanırken, ülkeler arasındaki bölgesel entegrasyonlar da hız kazanmıştır. Bu süreç içerisinde Türkiye; sınırları ötesine taşan nüfusu, ekonomik, sosyal, coğrafik ve tarımsal yapısı, gelişmiş üretim sektörleri ile bölgesel entegrasyonlar açısından önem taşıyan bir ülke konumundadır. Türk ekonomisine yön veren sektörlerden birisi de gıda sektörüdür. Ancak, Türk gıda sanayiinin en büyük dezavantajlarından birisi sektördeki işletmelerin %99'unun Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) olmasıdır. Bu da sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Gıda sektörüne hammadde sağlayan tarım sektöründe uygulanan hatalı üretim politikaları da sektörü olumsuz etkilemektedir. Bu araştırmada, Türk Gıda Sanayii ele alınmıştır. Özellikle küreselleşme sürecinde işlenmiş gıda ürünlerinin üretim, tüketim ve ithalat miktarları araştırılarak, yıllara göre aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Türk tüketicisinin ithal gıda tüketim alışkanlıkları, tüketim sıklıkları, ithal gıda tüketen tüketici profili ve tüketicilerin hazır gıda ile işlenmiş ithal gıda ürünleri tüketimini etkileyen etkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Türk tüketicisinin ithal ürünlere olan talebi işlenmiş gıda ürünlerine Türk pazarında yerli ürünlere göre rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Ancak tüketicilerin gelir düzeyi bu üstünlüğü olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye'de işlenmiş gıda ürünleri sektörünü korurken, işlenmiş ithal gıda ürünlerinin pazardaki payını ve rekabet gücünü artırmak için istikrarlı hükümet politikaları gerekmektedir. Bunun için, Türkiye'de bulunmayan veya talepten daha az bulunan ürünlerin ithaline izin verilmeli, tarım politikaları günümüz koşullarına göre düzenlenmeli, gıda sanayiinin gelişebilmesi için gerekli destekler verilmeli, KOBİ'lerin rekabet güçlerim artırmak için teşvik sağlanmalıdır. Bütün bunların yanı sıra tüketiciler de eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir.

DağıtımGıda işlemeGıda işletmeleri+5
Ece Nüket Öndoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects