Kadın hareketleri

54 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Feminist yaklaşımın kadınların gözünden değerlendirilmesi Bursa örneği

Feminizm en genel anlamıyla tanımlandığında kadın ve erkeğin eğitim, hukuk, ekonomi, siyaset, sosyal yaşam gibi alanlarda eşit olması gerektiğini savunan akımdır. Bir toplumun gelişmesi ve ilerlemesi o toplumda yaşayan insanların özgürlüğü ve haklarıyla ilişkilidir. Bu nedenle feminizm kadınların da erkeklerle eşit sosyal ve siyasal haklara sahip olmasını savunarak toplumların gelişimine katkı sağlamaktadır. Feminizm ilk kez bu gelişme için çaba gösteren bir toplum olan Fransa'da 18.yy da ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak feminist tartışma etkisini her dönemde sürdürmeyi başarmıştır. 21.yüzyılda yaşadığımız bu dönemlerde kadın haklarının hala konuşuluyor olmasının ve erkeklerin kadınlar üzerinde oluşturmuş olduğu tahakkümün tartışılıyor olmasının yanında kadınların da bu konuda ne düşündüğü ve feminizm hakkında ne kadar bilgi sahibi oldukları araştırılmak istenmiştir. Bu çalışmada Türk kadınının feminizm kavramından haberdar olup olmadığı, feminizm kavramından ne anladığı, kendi hakları üzerinde ne kadar durduğu araştırmaya çalışılmıştır. Çalışma Bursa örneği üzerinden yürütülmüştür. Bursa ilinde kadınların feminizme bakış açısını değerlendirmek adına Bursa ilinin tarihi, eğitim durumu, demografik durumu, ekonomik durumu gibi bilgilere yer vererek Bursa ili genel bir bakışla değerlendirilmiştir. Bu kısım anket verilerinin değerlendirilmesi ile devam ettiğinden Bursa ilinin genel durumu ele alınmak durumunda kalınmıştır. Araştırmanın uygulamalı kısmı olan anket verilerinin değerlenmesiyle sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuçta Bursa'da yaşayan kadınların feminizm kavramından uzak olmadığı ve kadınların kendi haklarının savunuculuğunu yaptığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kadın, Feminizm, Feminist Teori, Toplumsal Cinsiyet, Özel Alan, Kamusal Alan, Erkek Tahakkümü, Eril Egemenlik. Ataerkillik.

BursaFeminist kuramFeminizm+4
Filiz Acur Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de İslamcı kadın hareketinin tarihsel dönüşümü

Tarihsel süreç içerisinde insan ve toplum yaşamlarını etkileyen değişim ve dönüşümlere neden olmuş pek çok düşünce akımı var olmuştur. Bu akımlardan birisi olarak değerlendirilebilecek İslamcılık da, geniş bir etkileşim alanına ve uzun bir geçmişe sahiptir. Bu çalışmada İslamcı kavramı üzerinde durulmuş ve İslamcılık düşüncesinin fikri sahipleri kökeni ve toplumdaki tezahürleri de irdelenmeye çalışılmıştır. Türkiye'de Osmanlı son döneminden itibaren tartışılmaya başlanan İslamcılık, Osmanlıdan günümüze kadar her dönemin atmosferinden etkilendiği ve etkilediği bu bağlamda kendince düşünce ve çözümler üreten bir hareket olmuştur. Türkiye'deki İslamcı kadına tarihsel olarak bakıldığında; genel anlamda İslamcı kadın, kapalı kapılar ardında ve ataerkil yapı içerisinde bir oluşum göstermiştir ve var olmaya çalışmıştır. Özellikle 1960'lardan sonra gerek rol model diyebileceğimiz şahsiyetlerin çalışmaları, gerek kentlileşmenin gereği olarak İslamcı kadının topluma katılımı söz konusu olmuştur. Çünkü 1960'lı yıllar öncesine bakıldığında İslamcı kadın figürünün toplumda ya da kamusal alanda görünürlüğü söz konusu değildir. İslamcı kadın; gerek ev ortamında, gerek kendi habituslarında sınırlı kalarak ve topluma katılım söz konusu olamamıştır. Fakat bugün İslamcı kadın toplumun bir üyesi olarak artık daha da göz önündedir. Bu süreç içerisinde İslamcı kadının bir dönüşümü söz konusudur. Bu sürecin oluşmasında etkili olan çeşitli faktörler vardır. Modernleşme, kentlileşme, eğitim hayatına katılım gibi faktörler önem derecesi yüksek olanların başında gelmektedir. İslamcı kadın artık geçmişte olmadığı kadar toplumun her alanında var olma iddiasındadır. Özellikle 1980 sonrası bu durum daha da görünürlük kazandığı söylenebilir. Bu görünürlüğü sağlayan etmenlerin başında sivil dayanışma örnekleri, dönemin siyasi parti konjonktürü ve başörtüsü mücadelesinin getirmiş olduğu gruplaşma gelmektedir. Bu arada İslamcı kadın hızlı bir şekilde kamuoyunda toplumsal bir bilinç oluşturmuş ve toplumda bir aktör olma çabası içerisinde olduğu gözlenmektedir. Bu çalışma da yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden literatür tarama ve sonrasında derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda farklı başlıklar altında çeşitli tartışma konuları açılmış ve bu tartışmalar neticesinde farklı cevaplar alınmıştır. Bu cevaplar ışığında çalışmanın uygulama bölümünde konuyla ilgili fikirlerin karşılaştırması yapılmış ve sonuç olarak Türkiye özelinde söz konusu olan bir toplumsal dönüşümün evrelerini anlama çabası içerisinde olunmuştur. Anahtar Kelimeler: İslamcılık, Din, Kadın, Modernleşme, Kentlileşme, Eğitim, Feminizm, İslam, Toplumsal Dönüşüm.

DinDönüşümFeminizm+7
Feyzeddin Aytepe
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cinsel tacize karşı mücadelede "Mor iğne Kampanyası"

Bu çalışma, Türkiye'de cinsel tacize karşı feminist kadınlar tarafından 2 Kasım 1989 tarihinde başlatılan Mor İğne Kampanyası'nı incelemektedir. Birinci bölümde, araştırmanın kapsamı ve çerçevesi doğrultusunda kadın hareketi için büyük önem arz eden Fransız Devrimi ve dönemin alt yapısının temel dinamikleri hakkında bilgilere yer verilmiş, devrim öncesi kadın durumu ve haklar elde etmek için verdikleri mücadele anlatılmıştır. Amerika ve İngiltere özelinde de kadın hakları için verilen mücadele incelenmiştir. İkinci bölümde, kadın hareketlerinin zirvede olduğu 1980 Türkiye'sinde cinsel taciz, kadına şiddet ve tecavüze karşı kampanyalar anlatılmıştır. O yıllardaki politik ortamın, askeri darbenin kadın hareketine etkisi irdelenmiştir. Feminist yayınların oluşumu ve gelişiminin kadın hareketine etkisine değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde 1990'lı yıllarda Türkiye'de kadın hareketinin geldiği nokta, 1980'lerdeki hareketliliğin 1990'lara yansıması, ortaya çıkan kazanımlar ve kurumsallaşma açısından atılan adımlar ele alınmıştır. Dördüncü bölümde 1980 ve 1990'larda yasal reformlar için yapılan kampanyalara yer verilmiş, Dünya ve Türkiye özelinde kadınların verdikleri mücadele anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise çalışmanın ana konusunu oluşturan Mor İğne Kampanyası tüm yönleriyle incelenmiştir. Kampanya fikrinin ortaya çıkışı, kampanya için seçilen mekânlar, uygulanış biçimi, kamuoyu çalışmaları ve basın yansımaları etraflıca irdelenmiştir.

Cinsel tacizFeminizmKadın hareketleri+6
Nihan Kaynak
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın haklarında geleneksel bakış aşısının etkinliğinin Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarındaki kadın olgusuna yansıması

Tez konusu problemin sınırlarının belirlenebilmesi için; öncelikle ataerkil (geleneksel) bakış açışım oluşturan ve karşıtı eşitlikçi haklan hazırladığı düşünülen olgular kısaca ele alınmış ve bu kapsamda; Kadım erkeğe bağımlı kılan ataerkil bakış açısının oluşumu ve devamında etken olan, tarım toplumu yaşam koşullan, din öğesi ve Tek Tann'lı üç dinin şeriat kurallarındaki erkek lıakimiyeti ve kadının ikinciliği olgusu vurgulanmıştır. Sanayi toplumu yaşam biçimine geçişle; kadınların ücret karşılığı üretime kaülmalannın, kamusal alanda çalışmalarının getirdiği özgürleşme sonucu eşitlikçi haklara kavuşmalarının, geleneksel rollerin değişimindeki etkisi üzerinde durulmuştur. Türkiye yönünden tarihsel sürece bakıldığında: Hukuk normlanyla kadın haklan arasındaki bire bir bağlantı nedeniyle, Osmanlı Dönemi teokratik hukuk sistemi içerisinde kalan kadın ve aile ilişkileri ele alınarak n.Meşrutiyet sonrası kadınlara tanınan haklar belirtilmiştir. Ardından geleneksel bakış açısmda köktenci değişimi sağlayan Atatürk îlke ve Devrimleri içinde son derece önem taşıyan ve eşitlikçi haklan içeren kanunlara değinilmiştir. Laik Pozitif Hukuk Sistemi'nin, kadının özgürleşmesinde ve sosyo-ekonomik hayata katılımındaki etkisinin geleneksel bakış açısının değişimindeki önemi vurgulanmıştır. n.Dünya Savaşı'nda yaşananlar sonucu; İHEB'in düzenlendiği ancak; buna rağmen fiili eşitliğin sağlanamaması üzerine BM'ce KKHAÖS'nin oluşturulduğu, Türkiye'nin de kabul ettiği bu sözleşme gereği, geleneksel rollerdeki değişim için ulusal mahkeme kararlan da içinde olmak koşuluyla, her türlü önlemin alınması yolundaki yükümlülükler üzerinde durulmuştur. VIAncak eşitlikçi haklara bu konudaki taahhütlere karşın, halen Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarına yansıyan geleneksel bakış açısının, fiili eşitliğin önünde duran hukuksal engeller içinde olduğu düşünüldüğünden bu bağlamda, tez konusuna ilişkin kararlardaki geleneksel bakış açısını içeren gerekçeler; eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar kapsamında irdelenmiştir. Sonuç olarak; toplum yaşamında fiili eşitliğin uygulanırlığını sağladığı düşünülen eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar doğrultusunda verilecek Yargı Kararlarının, geleneksel rollerin değişiminde en az eşitlikçi haklar kadar önemli olabileceği hususu vurgulanmaya çalışılmıştır. vn

Atatürk DönemiBoşanmaDeğişim+7
Saliha Esen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Fransız devrimi dönemi devrimci kadın kimliği

Dünyadaki tüm kadınlar haklardan yararlanmak ve özgürleşmek için önemli mücadeleler vermiş, kanlı çarpışmalar içinde bulunmuşlardır. Toplumdaki cinsiyetçi anlayışın değişmesi, kadın ve çocukların uğradığı haksızlıkların düzenlenmesi ve duyarlılığın sağlanması için birtakım düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır ve çalışılmaktadır. Tamamıyla eşitlikçi toplumsal teşkilatlanmaya yönelik atılması gereken daha birçok adım bulunmaktadır. Geçmişten başlayıp XX. yüzyıla gelene dek çok az insan dışında kimse kadınların da erkeklerle aynı özgürlüğü ve eşitliği yaşamaları gerektiğine inanmamıştır. Devrim sürecinde de kadınlar bu talepleriyle gündeme gelmişler fakat yine tüm talepleri geri çevrilmiştir. "Öteki cins" olmayı kabul etmeyip kendi benlikleriyle var olma mücadelesi vermişlerdir. Bu çalışma geçmişten günümüze yok sayılan, göz ardı edilen, arka plana itilen özgürlük ve varoluş mücadelesinin Fransız Devrimi dönemindeki yansımalarını gün yüzüne çıkartması ve hatta asıl motivasyon kaynağının kadın oluşunu ortaya koyması yönüyle önem arz etmektedir. Fitilini ateşlediği bu özgürlük mücadelesini topluma mal etmeyi başarmasına karşın kadın, mücadelesinin sonunda insan bile kabul edilmemiş ve yok sayılmıştır. Tarihi açıdan kadının Fransız Devrimi'ndeki rolünü ortaya koyan bu araştırmayla, kadın çalışmalarına katkıda bulunulması arzulanmaktadır.

DevrimcilerFransız İhtilaliKadın hareketleri+3
Esra Ericekli
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler bağlamında Türkiye'de postmodern kadın hareketleri (Doğu Karadeniz örneği)

Türkiye'de Doğu Karadeniz Bölgesinde çevre hareketleri içerisinde yer alan kadın aktörlerin kimliklerini konu alan tezin amacı, çevre mücadelesine katılan çok kimlikli kadın aktörlerin kimliklerinin nasıl bir yakınsama içerisinde bulunarak toplumsal bir harekete dâhil olduğunu ve toplumsal hareketi nasıl meydana getirdiğini ortaya koymaktır. Postmodern durumun yaratmış olduğu toplumsal ve siyasal değişim, aktörlerin rolü ve konumunu da değiştirmiştir. Postmodern düşünürler siyasal teorilerini geliştirirken özellikle farklılığa, çoğulculuğa ve heterejon bir yapıya göndermede bulunarak yola çıkmışlardır. Bu yüzden kimlik ve yerellik gibi problemler sürekli gündeme gelmektedir. Sonuçta postmodern siyaset, yeni toplumsal hareketler üzerinden bir siyaseti onaylamaktadır. Bu siyaset yaklaşımı, postmodern ortamın yaratmış olduğu kültürel çoğulcu bir anlayış ile yeni toplumsal hareketlerin kendi taleplerini özgürce dile getirmelerini ve örgütlenmelerine izin veren bir anlayışı vurgulamaktadır. Kolektif bir yeni toplumsal hareketi meydana getiren her bir özne konumu üzerine odaklanan postmodern düşünce, yeni bir özne algısı geliştirerek, öznenin parçalanarak bireye dönüştüğünü ve yeni bir kimlik kurgusu içerisinde çok parçalı, esnek karakterli ve akışkan bir halde aynı bireyin içerisinde yer aldığını belirtmektedir. Postmodern düşüncenin ortaya koyduğu özne algısından hareket ederek ve Doğu Karadeniz çevre mücadelesini yeni toplumsal hareketler paradigmasından değerlendiren bu tezde, kadın aktörler postmodern feminizm içerisinden incelenmektedir. Postmodern karakterli kadın aktörlerin çok kimlikli durumları, onların çevre mücadelesi boyutunda farklı noktalarda yakınsama içerisinde bulunarak, karşı hegemonik bir politik alanı oluşturduğunu göstermektedir.

Doğu Karadeniz bölgesiFeminizmKadın hareketleri+5
Pelin Güngör Şerbetçi
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arap Baharı ve Ortadoğu'da kadın hareketi: Tunus örneği

Bu tez, kadın hareketlerini mevcut değerler, normlar ve kimlik yapılarında değişim talep eden birer toplumsal hareket olarak değerlendirerek bu hareketlerin kadınların eşit yurttaşlık taleplerine ne şekilde etki ettiğini incelemiştir. Bu noktada toplumsal dinamiklerin değiştiği süreçler önemlidir ve bu çalışma Ortadoğu'daki üç önemli kırılmayı dönemsel olarak inceleyecektir: Kolonileşme sonrası dönem, 11 Eylül sonrası dönem ve Arap Baharı sonrası dönem. Çalışma, Ortadoğu'daki kadın hareketlerini, Tunus özelinde, incelemiş ve özellikle "Arap Baharı" gibi önemli, toplumsal ve siyasal dönüşüm yaratan olayın, Tunus Kadın Hareketi üzerindeki etkisini göstererek alana katkı sağlamıştır. Ayrıca çalışma, kadınların haklarına erişimleri ve kadın haklarının iyileştirilmesi noktasında, Tunus'da, kolonileşme sonrası milliyetçi hareketler ve Arap Baharı sonrası dönem arasında paralellikler kurarak öngörüde bulunmaya çalışmıştır. Kurulan paralellikler sonucunda ise mücadeleler boyunca ön saflarda olan kadınların, masaya oturulduktan sonra da haklarını elde etmek için mücadele etmek zorunda kaldıklarına, dünya standartlarında olmasa dahi büyük ölçüde kadın hakları noktasında iyileştirmelerin sağlandığına ve bu iyileştirmelerin toplum tarafindan kabullenilişinin zaman alacağı varsayımlarına/ sonucuna ulaşılmıştır.

Arap BaharıKadın hareketleriKadınlar+5
Selin Gürboğa Yazıcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet dönemi kadın hareketleri ve Kastamonu örneği

Tanzimat döneminde temelleri atılan kadın tartışmaları ve kadın konusu, II. Meşrutiyet Dönemi'nde meyvelerini vermeye başlamıştır. II. Meşrutiyet dönemi fikir akımlarına paralel olarak Batıcılar, Türkçüler ve İslâmcılar kadının eğitiminden, giyimine, tesettürden evlenme ve boşanmaya kadar her konuda tartışmışlardır. Bu tartışmalar mecliste de gündem ve önemini korumuştur.II. Meşrutiyet döneminde kızların eğitimine ağırlık verilmesi ile kadın hareketleri hız kazanmıştır. Bu gelişmeler Osmanlı topraklarındaki vilâyetlere de yansımıştır. Bu dönemde Kastamonu Vilâyeti'nde kız ibtidâîyesi ve karma okul sayısı artmış; kız rüştiyeleri ve kız öğretmen okulu açılmıştır.Nasıl ki II. Meşrutiyet Dönemi'nin zeminini Tanzimat dönemi hazırlamış ise Cumhuriyet döneminde kadın hakları, kadının eğitimi, çalışma alanları, kadınların sosyal ve kültürel alanlarda gelişimlerinin temeli de II. Meşrutiyet döneminde atılmıştır.

EğitimKadın hareketleriKadınlar+4
Sühendan Arıkan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kadın örgütleri ve bu örgütlerin çalışmaları üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'de kadın hareketlerinin tarihini ve sivil toplum alanına katkılarını konu edinmektedir.Sivil toplum kavramı ilk olarak Batı dünyasında ortaya çıkmıştır.60'lı yıllardan sonra yükselişe geçen sivil toplum anlayışının içinde kadın hareketleri önemli bir yer tutar. Batı'da kadın hareketleri sanayileşme döneminde başlamıştır. Osmanlı'da da aynı dönemler de başlayan kadın hareketlerine Tanzimat'ın etkisi büyük olmuştur.Ataerkil toplum yapısı içinde kadınların konumunu her zaman erkek belirlemiştir. Yasalar ve toplum kuralları da kadını aile içinde konumlandırmıştır. Başlangıçta sivil toplumun olanaklarından yararlanma hakkını da erkekler eliyle kullanan kadın, değişen toplumsal şartlar sonrasında bu hakkı eline almıştır.Türkiye'de kadın hareketleri sivil toplum oluşumunun en önemli ayağıdır.Araştırmada, yukarıda bahsedilen teorik tartışmaların ardından, dünya genelinde ve Türkiye'de kadın hareketleri hakkında bilgi verilmiştir.Türkiye'de bugüne kadar kurulmuş kadın örgütleri oluşum sebepleri bakımından incelenmiştir. Son olarak devlet eksenli kuruluşlar ve feminist eksenli örgütler incelenerek bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Sözcükler1.Kadın Hareketleri2.Sivil Toplum3.Kadın Sivil Toplum Örgütleri

Kadın dernekleriKadın hareketleriSivil toplum örgütleri
Hediye Şirin Zorba
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın hareketleri ve İslami düşünceye mensup kadınların feminizme yaklaşımı

Osmanlı Devleti'nin eski gücüne kavuşmak umuduyla yüzünü Avrupa'ya çevirdiği modernleşme süreci, kültürel alanda Batı taklitçiliğini getirmiş, Osmanlı erkekleri kadar kadınlar da bu süreçten etkilenmiştir. Fransız İhtilali sonunda Avrupa'daki yaşantılarına isyan eden kadınlar, kadın hareketlerini başlatmış ve bu hareketler Osmanlı kadınlarına da tesir etmiştir. Bu hareketlerin etkisi ile Osmanlı kadınları İslam'daki yerlerini sorgulamaya başlamış ve Osmanlı'da kadın hareketleri ortaya çıkmıştır. II. Meşrutiyet dönemi ile belirginleşen bu tavır Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla daha görünür hale gelmiş, Batıyı taklit ile modernleşen kadınlar feminist bir kesim meydana getirmiştir. 1980'li yıllarda kamusal alanda görünür olmaya başlayan "İslamcı Kadınlar" ile birlikte "İslamcı feminizm" kavramı gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda feminist harekete yakın duran veya feminizmin İslam ile asla bağdaşmadığını savunan farklı tutumlar gelişmiştir. Çalışma esas itibariyle Türkiye'de kadın hareketlerine, bakış açılarını İslam'a dayandıran kadın düşünürlerin feminizme ve bu düşüncenin ortaya çıkardığı kavram, tanım ve olaylara yaklaşımını ele almaktadır. Anahtar Kelimeler: Feminizm, İslamcı feminizm, Kadın Hareketleri, Modernleşme.

FeminizmKadın hareketleriKadın sorunları+6
Gülşah Bilen
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhafazakâr demokrasi ve kadın sorunu

Bu tez, muhafazakârlık ve demokrasi kavramları çerçevesinde kadın sorununu irdelemiştir. Özellikle bu iki kavramın üzerinde durulmasının sebebi demokrasinin her zaman modernizmi hatırlatmamasına rağmen Türkiye'de Osmanlı Devleti'nin yıkılmasıyla kabul edilen Cumhuriyet'in beraberinde demokrasiyi ve yenilikleri getirmiş olmasıdır. Muhafazakârlığın ise gelenekseli yansıttığı düşüncesidir. Sonrasında kadın hakları hareketlerinin Batı'da ve Türkiye'deki tarihsel süreçleri incelenmiştir. Böylece kadın haklarına toplumların nasıl baktığı ve hangi iyileştirilmelerin yapıldığı konusu aydınlatılmak istenmiştir. Ayrıca Türkiye'de kadın hakları mücadelesinin tarihsel süreçleri bölümünde hükümetlerin kadın hakları politikalarına yer verilmiştir. Bu sayede, son bölümde muhafazakâr demokrasinin kadına bakışı tartışılırken aradaki tarihsel ve toplumsal bağlantıların daha iyi fark edilmesi amaçlanmıştır. Nitekim muhafazakâr demokrasi bölümünde kadın sorunu bağlamında muhafazakârların, liberal feminist grupların ve sol tandanslı söylemlerin dışında kalan hükümet politikaları ve söylemlerine değinilerek bir karşılaştırma ve tartışma zemini aranmıştır. Ayrıca son bölümde kadın sorunu kapsamında İstanbul Sözleşmesinin neden feshedildiğine değinilmiştir. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında bu araştırmadan çıkarılan sonuçların ilki, muhafazakârlığın bu coğrafyada farklı biçimlere bürünerek de olsa devam ettiğidir. İkincisi ise kadın sorununun siyasettin pragmatist doğasına uygun bir şekilde yeniden ele alındığıdır.

DemokrasiKadın haklarıKadın hareketleri+4
Tuba Kalkan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Seray Şahiner'in yapıtlarında toplumsal cinsiyet

Kadın hareketinin amacı, kadınların karşılaştıkları temel sorunların nelere dayandığını ortaya koymak ve bunları çözüme ulaştırmaktır. Bu sorunlardan en önemlisi, kadın ve erkeğin farklı toplumsallaşma süreçlerinden geçmek durumunda kalmalarıdır. Bu süreçte kültür aracılığıyla aktarılarak öğrenilen kadınlık ve erkeklik ayrımları, biyolojik cinsiyete değil toplumsal cinsiyete işaret eder. Dolayısıyla kadınlar bu roller aracılığıyla baskılanır ve belli sınırlar içinde tutulurlar. Feminist hareketin bir uzantısı olarak ortaya çıkan feminist edebiyat eleştirisi, kadınların içinde bulundukları sınırların aşılabilmesi için, feminist bir bakış açısı geliştirilmesine aracılık eder. Edebiyat eserlerine bu bakış açısıyla yaklaşmak, kadınların kendilerine özgü bir edebiyatlarının olduğu gerçeğinin ortaya çıkarılmasına ve toplumsal cinsiyet rollerinin aşınmasına katkı sağlar. Dolayısıyla edebi metinlerde çizilen bu rollerin açığa çıkarılması, kadınların özgürleşmeleri yolunda atılan önemli bir adımdır. İlk eserleri 2000'li yıllarda yayımlanan genç bir yazar olan Seray Şahiner'in yapıtlarında en belirgin izlek kadınlık meselesidir. Dolayısıyla yazarın yapıtlarını feminist bir yaklaşımla değerlendirmek, cinsiyet rollerinin kadınlar üzerindeki baskılayıcı etkisinin görünür olmasına ve azalmasına katkı sağlar. Şahiner'in yapıtlarında toplumsal cinsiyet rolleri, yaratılan kadın karakterler aracılığıyla işlenmiştir. Kadınlık, cinsellik ve annelik gibi meseleler etrafında tartışılan bu roller, toplumsal yaşamda karşılaşılan zorlukların kurmaca alanına taşınması ve çözümlenmesine yarar. Yazarın yapıtları, içselleştirilmiş tutum ve davranışların değişimine katkı sağlayacağı düşünülerek, yapıtlar feminist kuram ışığında incelenmiştir.

Edebi eleştiriFeminist Edebi KuramFeminizm+3
Duygu Uysal Koç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de radikal demokrasi pratiği üzerine: Kadın hareketi karşı-hegemonya kurabilir mi

Bu çalışma, Türkiye'de bir karşı hegemonyanın olabilirliği sorusundan hareket etmekte ve bu bağlamda Türkiye'de farklı toplumsal talepler arasında agonistik eklemlenmenin kurulmasıyla ilgilenmektedir. Daha özel olarak ise Türkiye'deki kadın hareketinin böyle bir (potansiyel) eklemlenmeye bakış açısını ve böyle bir eklemlenmede kendine biçtiği rolü anlamaya çalışmaktadır. Araştırma "bugün bulunduğu konumda güçlü bir tepki mekanizması oluşturabilen kadın hareketi karşı hegemonyanın kurucu aktörü olabilir mi?" sorusu temelinde tartışılmıştır. Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau'nun radikal demokrasi perspektifinden Türkiye'de kadın hareketinin bugün bulunduğu noktaya ve gelişimine bakarak gelecekteki konumuna dair değerlendirmelerle birlikte, mevcut hegemonyayı oluşturan iktidar ilişkileri ve kadın hareketinin bu ilişkiler ağı içerisindeki konumu ve onları kavramsallaştırma biçimi/biçimleri incelenmiştir.

DemokrasiFeminizmHegemonya+3
Melisa Gündüz
Başkent University · Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte kadın sivil toplum örğütlerinin oluşması: Aydında kurulan kadın sivil toplum örğütleri ve çalışma alanları

Bu çalışmamda ilk olarak sivil toplum kavramının tarih içerisinde bir kavram olarak ortaya çıkışı ve geçirdiği değişiklikler ele alınmıştır. Sivil toplum kavramını tartışırken Batı'daki karşılığı ile Türkiye'de karşılığı yerine Türk tarihi ve toplumsal gerçeğinden hareketle sivil toplum unsurlarının işlevselliğini ve özelliklerini göz önünde bulundurmak çalışmaya yön verilmiştir. Sivil toplumda kadına biçilen rol ve özel /kamusal alan ayrımında anlamını bulan sivil toplum teorilerinde nasıl bir değişim meydana getirdiğine değinilmiştir. Tarih boyunca kadının toplumsal statüsü modernleşmedeki rolü, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde kadın STK'ların ın siyasal iktidar karşısındaki konumu gibi konulara değinilmeye çalışılmıştır. Son olarak da Aydın'da bulunan kadın STK'larınn tüzükleri incelenip yaptıkları çalışmalar incelenmiştir . Aydın ilinde 12 dernek tüzüğü incelenmiş, tüzüklerinde yer alan konular değerlendirilmiştir. Derneklerin amaç ve faaliyetleri kadın sorunlarını içermekle birlikte, faaliyetlerinde amaçlarıyla örtüşen girişimlere rastlanmamıştır. Kadının toplumsal cinsel eşitliğini savunmak ve bu konuda toplumsal farkındalığı yükseltmek adına yapılan faaliyetler tespit edilememiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sivil Toplum, Kadın, Feminizm, Aydın

AydınFeminizmKadın dernekleri+4
Semra Kahraman
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal hareketlerin coğrafya ile ilişkisi: İran, Mısır, Macaristan ve Fransa örneklerinin eleştirel jeopolitik analizi

Bu tez çalışması, toplumsal hareketlerin iktidar yapılarıyla kurduğu çok katmanlı ilişkiyi eleştirel jeopolitik perspektif çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Söz konusu ilişki incelenirken çalışmanın sınırlarının belirlenmesi amacıyla 2000 yılı ve sonrasında İran, Mısır, Macaristan ve Fransa'da ortaya çıkmış olan kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketler örnek olarak belirlenmiştir. Devletlerin uluslararası sistemdeki jeopolitik konumları ve dış politika yönelimleri, yalnızca uluslararası ilişkileri değil, aynı zamanda iç politik yapılarını ve toplumsal dinamikleri de belirlemektedir. Bu bağlamda kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketler, iktidarın iç ve dış politikalarla ürettiği hegemonik söylemlere karşı geliştirdikleri karşı söylemler ve alternatif politik vizyonlar aracılığıyla bir direniş alanı oluşturmakta ve iç politikada güç/iktidar mücadelesinin önemli aktörleri hâline gelmektedir. Tezin teorik temelini eleştirel jeopolitik, feminist jeopolitik ve Marksist jeopolitik yaklaşımlar oluşturmaktadır. Bu yaklaşımlar, toplumsal hareketlerin mekânsal yerleşimini, sembolik mücadele biçimlerini ve iktidarla kurdukları çatışma ilişkilerini analiz etmek için kuramsal bir zemin sunmaktadır. Çalışmada örnek ülke olarak seçilen İran, Mısır, Macaristan ve Fransa farklı siyasal rejim tiplerine, toplumsal yapı özelliklerine ve kültürel kodlara sahip ülkeler olmaları nedeniyle kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketlerin çeşitli bağlamlardaki benzerlik ve farklılıklarını karşılaştırmalı olarak inceleme olanağı sunmaktadır. Söz konusu hareketler ele alınırken ortaya çıktıkları ülkelerde etkili olan toplumsal, siyasi, ekonomik, kültürel yapının hem hareketlerin aktivizminin imkân ve kısıtlılıklarını hem de iktidarların hareketlere karşı tutumlarını nasıl şekillendirdiği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Böylelikle yer ve mekânın toplumsal hareketler ile iktidar yapısı arasındaki ilişkiye etkisinin eleştirel jeopolitik tarafından ortaya koyulmuş olan perspektif bağlamında anlaşılması amaçlanmıştır.

Eleştirel jeopolitikFransaKadın hareketleri+5
Şeyma Merve Tandoğan
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2025
10
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Döneminde tesettür tartışmaları (1908-1918)

Tarih boyunca insanların örtünme ihtiyacı kimi zaman tabiat şartları kimi zaman da inanç dünyaları etrafında şekillenmiştir. Bazı dönemler, bu tür yaşamsal alışkanlıkların oluşması ve değişmesinde belli özellikler sergilemektedir. II. Meşrutiyet dönemi de gerek politik gerekse kültürel manada kendisine özgü karakteristikler barındırır. Bu dönemde ortaya çıkan tesettür tartışmaları birçok yönü ile ilgi çekici özellikler taşımaktadır. "II. Meşrutiyet Döneminde Tesettür Tartışmaları (1908-1918)" başlıklı tez çalışması ile dönemin örtünme kültürü ve bunun etrafında gelişen fikir hayatının incelenmesi amaçlanmaktadır. Tarihsel süreçte kadının sosyal hayatta var olabilmek için sürdürdüğü çaba öncelikle giyimine sonra düşüncesine yansımıştı. Bu süreçte feminizm ve moda Osmanlı kadınının düşünce iklimini temellendirmişti. Özellikle kadın giyimindeki köklü değişim tesettür tartışmalarını başlatmıştı. Osmanlı kadını için tesettür bu noktada kendini farklı bir yol üzerinden ifade etme sürecini başlatmıştı. Bu bağlamda tesettür tartışmalarının belli başlı kadın hareketlerine sebep olmuştu. Bu noktada kadının fikri anlamda bu mücadelesini destekleyen araç ise basın olmuştu. Bu çalışmada, Batı menşeli moda ve feminizm kavramları üzerinden, batılı ve muhafazakâr gazetelerdeki tesettür tartışmaları tetkik edilmiştir. Bu çalışma İstanbul gazeteleri üzerinden incelenmiştir. Ortaya çıkan tablo toplumsal açıdan birçok sorunsalı göstermektedir. Yapılan çalışma bu sorunsalın cevaplarını aramaktadır. Bu konuda "II. Meşrutiyet Döneminde Tesettür Tartışmaları (1908-1918)" başlığından bir akademik çalışma bulunmadığı görülmüştür. Tesettür tartışmaları doğu-batı çatışmasının en derin göstergelerden biri olmuştur. Bu tartışma Osmanlı toplumun bilinçaltının yansıması olarak günümüzde halen tazeliğini korumaktadır.

BasınKadın hareketleriMeşrutiyet II+4
Mine Topçu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

70'lerin beden sanatında özne olarak kadın

Tarih öncesinden günümüze ataerkil düzen ile birlikte kadın kimliği birçok toplumda ikinci bir cins olarak kabul edilmiştir. Kadın kimliğinin 'özne' olarak kendisini arayışı ve tanımlanışı bu ataerkil düzenin izin vermiş olduğu sınırlar dâhilinde, erkeğin gölgesinde yaşamını sürdürmeye çalışmış ve oluşmuştur. 18. Yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın başında gelişen kentler, Sanayi devrimi ile birlikte yaşanan sosyal hareketlerle kadın kimliğinin sorgulanması ve savunusunu destekleyen eylemler dönemin farklı sosyal kesimlerinden kadın öncüler tarafından geliştirilmiş ve feminist hareket oluşmuştur. Kadınların özgürleşebilmeleri adına, eğitim ve cinsiyet eşitliği adı altında boy göstermeye başlayan sosyal, siyasi eylemlerle feminist hareket gelişmiştir. Çağdaş sanatta 'feminizm' kavramı ve feminist hareket' modern dönemden günümüze kadın sanatçıların çalışmalarına ve üretimlerine yansımıştır. Feminist hareketin içerisinde yer alan birçok kadın sanatçı, kendi kimliklerini oluşturabilmek ve bedenlerini özgürleştirebilmek adına, çalışmaları aracılığı ile kendi varlıklarını ortaya koymaya çalışmışlardır. 70'li yıllarda gerçekleşmeye başlayan performans sanatı ile birlikte birçok kadın sanatçı, kendi bedenlerini sanatın nesnesi olarak kullanmışlardır. Gerçekleşen performanslarda kendi bedenlerini kullanmaları ve aynı zamanda bedenleri aracılığı ile kadın kimliğinin yeniden sorgulanması ve eyleme dönüşen beden üzerinden gerçekleşen özneleşme süreci, performans örnekleri eşliğinde incelenmeye çalışılacaktır.

BedenFeminist sanatFeminizm+6
Sibel Alemdar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Haber medyasında kadın gazetecilerin konumu: Azerbaycan ve Türkiye'de kadın gazeteciler

Medya insanın günlük yaşantısında her geçen gün daha fazla yer almaktadır. 20 ve 21 yüzyılda teknolojik yeniliklerle bu alan neredeyse yaşamımızın tamamını kapladı. Gazeteler, radyo, televizyon, sosyal medya günümüz toplumunda önemli konumdadır. İletişim araçları toplumda sağlıklı bir düzen sağlamaya yardımcı olmaktadır. Günümüz toplumunun düzeninin sağlanmasında ve gelişiminde iletişim araçlarının yanı sıra bu alanda çalışan gazetecilerin de büyük katkıları vardır. Bu çalışmada haber medyasında çalışan kadın gazetecilerin konumu, haber konuları, yöneticilik ve kadın temsillerine etki durumları incelenmektedir. Aynı zamanda da Feminizmde medyanın kadın haklarıyla, kadınlarla ilgili konumunu tartışılmaktadır. Kadın gazetecilerin kültürel, ekonomik, toplumsal özelliklerinin yanında Azerbaycan ve Türkiye kadın gazetecilerinin çalışma kültürü araştırmalarla kıyaslanmıştır. Çalışmada haber medyasında 10 Azerbaycanlı,10 Türk kadın gazeteci ile görüşmeler yapılmış ve görüşmeler yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: Medya, Kadın gazeteciler, Haber, iletişim

AzerbaycanFeminizmHaber kanalları+7
Gülara Zeynalova
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde resimli öykülerle kadın tarihi öğretimi

Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler dersi içerisinde yer alan tarih konularının öğretiminde eril merkezli bakış açısının dışına çıkmak ve tarihsel süreçte kadın öznelere de yer vermektir. Bu sayede öğrencilerin toplumsal hayatta kadınların varlığını ve tarihte kadın öznelerinde yer aldığını görmeleri sağlanacaktır. Öğrenciler görecekleri kadın özneler sayesinde kadınların yaşam tarzlarını ve kadın haklarının kazanılma aşamalarını-tarihi süreç içerisinde takip edebileceklerdir. Böylece öğrencilerde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik olumlu düşüncelerin oluşması hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda, Sosyal Bilgiler dersi altıncı sınıfta yer alan; "Türk tarihinden ve güncel örneklerden yola çıkarak toplumsal hayatta kadına verilen değeri fark eder. Pozitif ayrımcılık ekonomik, siyasal ve toplumsal temsili gibi olumlu kadına şiddet gibi olumsuz konular üzerinde durulur" kazanımına yönelik çalışmalar yapılmıştır. Kazanım ile öğrencilerde yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak anlamlı öğrenmeyi sağlamak ve kendi bilgilerini oluşturmalarına olanak tanımak amacıyla resimli öykü tekniği kullanılması uygun görülmüştür. Sekiz tane resimli öykünün yer aldığı bu çalışmada öğrencilerin, kadın perspektifinde dönemi hikâyeleştiren yazılarla düş güçlerini canlandıracak ve resimler sayesinde zihinsel olarak geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bağ kurma yetilerini geliştirebilecekleri düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Resimli öykü, toplumsal cinsiyet, kadın tarihi, kadın hakları, kadın özneler

Hikaye kitaplarıKadın haklarıKadın hareketleri+7
Ayşe Yaylı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih/tarih öğretimi web sitelerinde kadın tarihi öğretimi: İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye örnekleri

Bu araştırmanın amacı üç farklı ülkede yayında olan ve kadın tarihi öğretimine yönelik içerikler sunan bir dizi web sitesini, çeşitli boyutlarıyla incelemek ve ulaşılan bulguların benzer web sitelerinin tasarımına kaynaklık etmesini sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda incelenmek üzere İngiltere ("The National Archives"), Amerika Birleşik Devletleri ("National Women's History Museum") ve Türkiye'ye ("Kadınlar da Oradaydı!") ait web sitesi örnekleri seçilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımı kapsamında yer alan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleriyle çözümlenmiştir. Araştırma kapsamında İngiltere daha ağırlıklı olmak üzere her üç web sitesinin kaynak/kanıt temelli öğrenme yaklaşımını benimsediği; içeriklerinin kadın bakış açısı ve feminist yaklaşımlardan beslendiği, kadın tarihi öğretimi özelinde hazırlanmış öğretim materyallerinin sunulduğu ve öğrenci merkezli bir yaklaşımın varlığı bulgulanmıştır. İngiliz web sitesi birincil kaynak niteliğindeki arşiv belgelerinin kullanıldığı kaynak/kanıt temelli öğrenmeyi merkeze alarak kadınları ilgili tarihsel-toplumsal bağlamlarla ilişkilendirerek sunma eğilimindeyken; Amerika Birleşik Devletleri web sitesinin bireyselci ve liberalist bir yaklaşımı yansıtır şekilde kadın biyografilerinin öğretimine ağırlık verdiği; Türkiye web sitesinin ise kaynak temelli öğrenmenin yanı sıra, -pragmatik bir yaklaşımla- eğlenerek öğrenmeye odaklanan ürünler aracılığıyla kadın geçmişinin öğretimini hedefleyen bir içerik tasarımı sunduğu bulgulanmıştır. İngiliz ve ABD web sitelerinin öğretmen kılavuzları, öğretmen notları, ders planları, ders kılavuzları gibi öğretmene rehberlik edecek materyallere yer vermiş olması sürecin kolaylaştırılması ve yönetilmesi bakımından verimli bulunmuştur. Her üç web sitesi de sunduğu yaklaşım, içerik ve fiziksel tasarımları ile kadın tarihi öğretimine yönelik kurulabilecek olası web sitelerine kaynaklık edebilecek niteliktedir. Kadın tarihi öğretimine yönelik benzer web sitesi tasarımlarında bu üç web sitesi içerik ve fiziksel tasarımlarından bir rehber olarak yararlanılabileceği/ilham alınabileceği; öğrenci, öğretmen ve araştırmacıların kadın tarihi öğretiminde bir kaynak olarak da bu web sitelerinden faydalanabileceği bu araştırmanın önerileri arasındadır.

Amerika Birleşik DevletleriKadın haklarıKadın hareketleri+6
Arzu Akbulut
Sinop University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan hakları boyutuyla sosyal medya ve iran kadın hakları mücadelesinin sosyal medya yansımaları

İnternet teknolojilerin gelişiminin getirisi olarak sosyal medya siyasi farkındalığını artırırken toplumsal olaylarıda bünyesine dahil etmiştir. Dünyanın her yerinden insanlar artık her yerde meydana gelen sorunların ve olayları daha fazla görüp ve daha fazla takip etmektedir. Bu yaşam standartları ile siyasi ve sosyal haklar ve özgürlüklerdeki küresel eşitsizliklere ilişkin farkındalığı büyük ölçüde artırmıştır. Sosyal medyanın en etkin ve en hacimli çalışma alanlarından biri de insan haklarıdır. Son yıllarda, sosyal medya, bir taraftan halkla iletişiminin ana akım medyası haline gelmiştir ve konuyu daha fazla açıcak olursak diğer bir taraftan da insan hakları konularında da iletişim, etkileşim ve savunuculuk kalıplarını etkilediğini ve değiştirdiğini görmekteyiz. Kadın Haklarının hareket noktası insan haklarıdır. Kadın insan hakları, insan haklarından ayrı bir kategoriyi ya da insan haklarının alt kategorisini kesinlikle oluşturmaz. Bu çalışmanın değinildiği nokta İran' da sosyal medya ve çevrimiçi mecraların kadın hakları mücadelesinde etkili olmasıdır. Bu çalışmanın örnekleri iletişim alanında içerik analiz yöntemi kullanılarak yapılan İran kadın hakları mücadelesi sosyal medya yansımaları belirlenmiştir. Bu nedenle İnkılap Meydanı kızlarının Instagram'daki protesto hareketinin fotoğrafları, 27 Aralık 2017 ve 22 Şubat 2018 arası içerik analiz yöntemi ile ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: İnternet, Sosyal media, İnsan haklari, Kadın haklari, Iran sosyal medyasi, İran kadın haklari

Kadın haklarıKadın hareketleriKadınlar+6
Solmaz Kheırkhah
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Büyük Savaşta aktif rol alan Rus kadınları

This thesis attempts to inquire the active participation of the Russian women in the war effort during the First World War. Its origins can be traced back in the Sisters of Mercy which had been established during the Crimean War in 1854-1856 as well as in the general movements of women's rights in Russia. An examination of the activities of pioneer women who worked as volunteer nurses and soldiers in the battlefronts, not to mention their critical role in the economy, clearly demonstrates that Russian women were by no means passive bystanders during the First World War. While the Sisters of Mercy did contribute to the medical treatment of the wounded and sick soldiers, the Women's Battalion of Death constituted an unprecedented example of a female combat unit in the Russian military history. Apart from a number of secondary sources and monographs, the diaries and letters of several Russian and English women have been utilized in order to inquire their motives and experiences.

Military activitiesWorld War IWomen movements+3
Cansu Çakır
İhsan Doğramacı Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın hareketinde feminist alternatif medyanın rolü: Türkiye ve Tunus örnekleri

Çağımızda hızla gelişen dijital teknolojilerin katkıları ile farklı coğrafyaları aynı hızla etkileyebilen küreselleşme hareketleri, yeni örgütlenme biçimlerinin ve yeni kavramların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Son dönem farklı coğrafyalarda yaşanan Arap Baharı, Gezi Direnişi, Sarı Yelekliler gibi yeni toplumsal olaylarda kadınlar hem büyük roller üstlenmişler, hem de interneti kullanarak yeni iletişim mecraları geliştirmişlerdir. Ana akım medyada sorunlarına ve itirazlarına yer bulamayan kadınlar, alternatif medya ve sosyal medya yapıları aracılığıyla seslerini duyurabilmekte, sorunlarını dile getirebilmekte ve bu paylaşımlarla oluşan sanal kamusal alanda yeni bir kimlik kazanmaktadırlar. Sanal kamusal alan ve feminist alternatif medya kamusal alanda ataerkil otoriteyi yoğun yaşayan Müslüman ülkelerde kadın hareketleri için daha önemlidir. Bu ülkelerdeki kadın hareketlerinin ülke içinde ve küresel boyutta seslerini duyurabildikleri tek seçeneğe dönüşmüş durumdadır. Bu bağlamda, kadın hareketlerinin konvansiyonel iletişim araçlarında seslerini duyuramamaları veya daha etkin iletişim mecraları bulma arayışları alternatif medyayı, sosyal medyayı öne çıkarmıştır. Tunus ve Türkiye örneği ise küresel kadın hareketleri açısından alternatif medyayı, sosyal medyayı, otorite ve ataerkil ilişkiler karşısında kadın hareketlerinin seslendirildiği kamusal alanlara dönüştürmeye başlamıştır. Kadın örgütlenmelerinde kullanılan feminist alternatif medya yayın organlarına ait internet siteleri, bloglar, e-dergiler ve sosyal medya yayın organları kapsamlı bir şekilde incelenmiş, yayın organlarının üreticileri ile nitel araştırma kapsamında doğal ortamlarında araştırmaya dâhil edilen kişilerin algılarının ve tecrübelerinin ortaya konmasını sağlayabilmek için derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Feminist alternatif medya gerek Tunus ve gerekse Türkiye için kadınların kolay ve özgürce nitelenebilecek düzeyde örgütlenebilecekleri bir alan olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Feminizm, küreselleşme, feminist alternatif medya, sanal kamusal alan

Alternatif medyaFeminist yayıncılıkFeminizm+7
Zeynep Banu Dalaman
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın hareketinin kurumsallaşması: Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı

Feminist bakış açısıyla ele alınan "Türkiye'de Kadın Hareketinin Kurumsallaşması: Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı" başlıklı tez çalışmasında feminist hareketin Türkiye'de dönemlere ayrılış biçimi ve arasındaki farklar üzerine bir inceleme yapılacaktır. Ardından günümüzde kadın hareketinin durumu üzerine bir değerlendirme yazısı yazılacaktır. Tezin ikinci bölümünde ise; Türkiye'deki kadın hareketinin bir sonucu olarak ortaya çıkan kurumlar ele alınmıştır. Özellikle istihdam, şiddet, bilgi ve siyaset alanında kadınların başlattıkları hareketin daha örgütlü bir yapıya dönüştüğünü gözler önüne sermek amaçlanmıştır. Son bölümde ise tezin asıl araştırma konusu olan "Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı üzerine derinlemesine bir araştırma yapılacaktır. Kuruluş sürecinden idari yapısına, faaliyetleri, yayınları, koleksiyonları hakkında detaylı bir bilgi vermeye çalışılarak, kurumun kadın hareketi açısından önemi üzerinde durulacaktır. Bu tezin en büyük amacı; kadın tarihine ait belgeleri bünyesinde barındırmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak olan bir kurumun, kurum tarihini görünür hale getirmektir. Tez çalışması, yöntem olarak arşiv taraması, sözlü tarih görüşmesi, yüksek lisans ve doktora tezlerine ve ikinci el literatürün taranmasına dayandırılmıştır. Eski Genel Kurul Üyesi Ceylan Orhun, Vakıf Gönüllüsü Burçin Topal Midilli, Genel Kurul Üyesi Sönmez Taner ve Vakıf Kurucu Üyesi Şirin Tekeli ile sözlü tarih görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Her bir farklı alanda Vakfa destek sağlamış ve sağlamaya devam etmekte olan farklı dört kişi seçilerek deneyim ve bilgi birikimleri aktarılmaya çalışılmıştır. Bu kişiler ile sözlü tarih görüşmelerinin gerçekleştirilmesinin sebebi ise kolay erişebilir ve planlama yapabilir olmalarıdır. Aynı zamanda gazete ve dergilerde yayımlanmış olan KEKBMV hakkındaki çeşitli haberlerin taraması da gerçekleştirilmiştir. Bununla beraber Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgisi Merkezi Vakfı'nın ürettiği yazılı kaynaklar, KEKBMV'ye ait kurum arşivi çalışmanın kaynakları arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kadın Hareketinin Kurumsallaşması, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, Birinci Dalga Feminizm, İkinci Dalga Feminizm, Osmanlı Dönemi Kadın Hareketi, KA-DER, KEİG, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği.

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi VakfıKadın hareketleriKurumsallaşma+3
Nazlıcan Bayraktar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects