Hasta bakımı-hastane sonrası

Bu konu başlığı altında 77 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evde bakılan bireylerin roy adaptasyon modeline temellenen hemşirelik bakımının bakıcıların bakım yüküne etkisi

Bu çalışma, evde bakılan bireylerin Roy Adaptasyon Modeline temellenen hemşirelik bakımının bakıcıların bakım yüküne etkisini belirlemek amacıyla kesitsel ve yarı deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma, Ağustos 2020 - Ağustos 2021 tarihleri arasında Muğla Büyükşehir Belediyesi Menteşe Evde Bakım Birimden hizmet alan gönüllü yaşlı ve bakım veren bireyler ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 20 müdahale, 20 kontrol grubu yaşlı birey ile 40 bakım veren bireyden oluşmuştur. Her iki grubun yaş, cinsiyet ve algı durumları eşitlenmiştir. Veriler, sosyo-demografik özelliklerini içeren anket formu, Standadize Mini Mental Test, Yaşlılarda Uyum Güçlüğünü Değerlendirme Ölçeği, Roy Adaptasyon Modeli Tanılama ve Hemşirelik Bakım Planı Formu ve Bakım Veren Yükü Envanteri ile toplanmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizi Statistical Package For The Social Sciences 24.0 versiyonu ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık p < 0.05 olarak kabul edilmiştir. Normal dağılım göstermeyen değişkenlerimiz, Mann Whitney U Testi, Wilcoxan İşaretli Sıralar Testi ve Ki-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Kontrol ve müdahale grubundaki yaşlı ve bakım veren bireylerin bireysel özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Müdahale grubu yaşlı bireylerin uygulama öncesi ve sonrasında Yaşlılarda Uyum Güçlüğünü Değerlendirme Ölçeği puan ortalamalarında ve Standadize Mini Mental Test puanları arasında anlamlı fark olduğu (p<0.05), kontrol grubunda fark olmadığı (p>0.05) saptanmıştır. Müdahale grubu bakım verenlerin uygulama öncesi ve sonrasında Bakım Veren Yükü Envanteri puanları arasında anlamlı fark olduğu (p<0.05); kontrol grubunda fark olmadığı (p>0.05) bulunmuştur. Evde bakılan yaşlı bireylerin yaşlılarda bilişsel değişikliğe uyumunu sağlamada RAM'nin etkin olduğu ve bakım vericilerin bakım yükünün azaltılması amaçlı kullanılabilir olduğu saptanmıştır. Daha geniş örneklem gruplarında modelin test edilmesi etkinliğin arttırılması önemli bir gösterge olacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yaşlı, bakım veren, RAM, hemşire, hemşirelik bakımı

Bakım verenlerBakım verme yüküEvde bakım hizmetleri+7
Dilek Onaran
Muğla Sıtkı Kocman University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğum sonu dönemde bakım gereksinimleri hakkında annelerin bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Doğum sonu dönem doğumdan sonraki altı haftalık süreyi kapsar. Bu altı haftalık süre anne, bebek ve aile açısından uyum sağlanması gereken yeni ve karmaşık dönemdir. Bu dönemde birçok kadın ve bebeği yaşamını yitirmektedir. Pospartum periyotta meydana gelen anne ölümlerinin çoğu uygun pospartum bakım ile önlenebilir.Araştırma, Kasım 2009 - Ocak 2010 tarihleri arasında; Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisinde pospartum dönemde olan annelerin bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu (Ek-1) kullanılarak veriler elde edilmiştir.Bulgular, araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 29,1± 5,8, ilk gebelik yaş ortalaması 22,8±5,1, toplam gebelik sayısı 2,76±1,7 dır. Kadınların %22,9 `u geçirdikleri gebelik yaşı açısından riskli grupta yer almaktadır (18 yaş ?-35 yaş ? ). Kadınların geçirdikleri gebelik sayısı açısından %24,5' i riskli grupta yer almaktadır (4 ? gebelik sayısı). Kadınların %23,9'u gebeliği istememektedir ve gebeliği istemeyen kadınların %30,3' ü geleneksel bir aile planlama yöntemi kullanmaktadır. Kadınların postpartum dönemde kendilerine yönelik bakım gerektiren konularda doğru bilme yüzde ortalamaları; doğum sonu dönemde cinsel ilişkiye girme zamanını bilme yüzde ortalaması %85,4, meme bakımını bilme yüzde ortalaması %75,69 ve kanama/enfeksiyon ile ilgili soruları bilme ortalaması %65,20' dir. Kadınların postpartum dönemde bebeklerine yönelik konularda doğru bilme sıralamasına bakıldığında doğum sonu dönemde ek gıdaya geçme zamanını bilme yüzde ortalaması %82,8, emzirme/sarılık bilme yüzde ortalaması %63,2 ve dışkılama/idrar ile ilgili soruları bilme yüzde ortalama %28,3'dir. Araştırmaya katılan kadınların bilgiyi kimden aldıkları ve ``doğru anne ve doğru bebek'' ile ilgili bulgular dağılımına bakıldığında; sağlık personellerinden, ailem, yakınlarım/çevrem ve kitle iletişim araçlarından bilgi alan kadınların, bebekleri ile ilgili sorulan sorulara kendileri ile ilgili sorulan sorulardan daha fazla doğru cevap vermişlerdir. Araştırmaya katılan kadınların verdikleri cevaplar aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Kadınların kendileri ile ilgili sorulan sorulara verdikleri cevaplar ile bilgiyi kimden aldıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Kadınların bilgiyi kimden aldıklarına bakıldığında %37,5'i (n=36) ailem, %34,4'ü (n=33) sağlık personelleri, %13,5'i (n=13) yakınlarım, %9,4'ü (n=9) kitle iletişim araçları ve %5,2'si (n=5) geleneksel uygulamalardan almıştır. Araştırmaya katılan kadınların postpartum dönemde bebeklerine yönelik yaptıkları uygulamalara bakıldığında kadınların %27,1'i göz, %26,0'sı pamukçuk, %26,2'si pişik, %27,7'si konak, %31,4'ünün göbek bakımı ile ilgili duymadıkları herhangi bir uygulamayı yapacakların ifade etmişlerdir.Bu çalışmada araştırmaya katılan kadınların kendilerinden çok eşlerine ve çocuklarına önem verdiklerini aynı zamanda kadınların yaptıkları uygulamalarda daha çok ailelerinden bilgi aldıkları gözlenmiştir ve yaptıkları uygulamalarda doğruluğunu bilmeseler de benzer bir durum ile karşılaşırlarsa bu yöntemlere başvuracaklarını ifade etmişlerdir.Anahtar Kelimeler; pospartum dönem, geleneksel uygulamalar, anne ölüm nedenleri

AnnelerHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+2
Emine Bakır
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Alzheimer hastalarına bakım veren bireylerde hastalık bakım yükünün değerlendirilmesi

Amaç: Alzheimer hastalarının büyük bir çoğunluğunun evlerinde yaşadığı ve aile bireyleri tarafından bakım verildiği gösterilmiştir. Çalışmamızda, Alzheimer hastalarına bakım veren bireylerde hastalık bakım yükünü saptamak ve bakım yükünün sosyo-demografik özellikler, bakım özellikleri, hasta ve hastalık özellikleri ile ilişkisini ortaya koymak, aynı zamanda hastalık bakım yükü hakkında farkındalık sağlamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma evrenini Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Nöroloji Polikliniği takibinde olan 150 Alzheimer hastasının bakımından birinci derecede sorumlu olan ve ücretsiz bakım veren yakınları oluşturmaktadır. Veriler, bakım verenin sosyo-demografik ve bakım verme özelliklerini incelemek amacıyla oluşturduğumuz anket, Zarit Bakım Yükü Ölçeği ve Klinik Global İzlenim Ölçeği ile toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya alınan 150 bakım verenin yaş ortalaması 47,8±12,2 yıldı. Bakım verenlerin %78'i (n:117) kadın ve çoğunluğu (%60,7) (n:91) ev kadınıydı. %52'si (n:78) hastanın kızı, %16,7'si (n:25) hastanın oğlu, % 16'sı (n:24) hastanın geliniydi. Bakım verenlerin %86'sında (n:129) çeşitli derecelerde bakım yükü saptanmıştır. Bunların %14'ünde (n:21) yük saptanmamış, % 49,3'ünde (n:74) hafif-orta yük, %27,3'ünde (n:41) orta-ciddi yük ve %9,3'ünde (n:14) ciddi yük saptanmıştır. Çalışmamızda, bakım verme ile ilgili eğitim ihtiyacı olduğunu düşünen bakım verenlerin diğerlerine göre daha ağır yük altında oldukları belirlenmiştir (p:0,039). Hastasının bakımını yakınlarına devredebilen bakım verenlerin, diğerlerine göre daha az yük altında oldukları saptanmıştır (p:0,034). Sonuç: Alzheimer hastalarına bakım veren bireylerde hastalık bakım yükünün yüksek olması, birinci basamak sağlık çalışanlarının liderliğinde bakım verenlere yönelik bakım verme ile ilgili eğitimler düzenlenip, sağlık çalışanlarında ve ailenin diğer bireylerinde bakım yükü ile ilgili farkındalık oluşturularak bakım verme sorumluluğunun paylaşılmasıyla, bakım verende hissedilen bakım yükünü hafifletecek olup hasta ve bakım verenin iyilik durumlarının ve yaşam kalitelerinin artmasına olanak sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Aile hekimliği, Alzheimer hastalığı, bakım yükü, bakım verme, farkındalık.

Aile hekimliğiAlzheimer hastalığıHasta bakımı+5
Özge Aydın
Çukurova University
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Epilepsi hastalarına bakım verenlerin bakım verme yükünün incelenmesi

Bakım verme yükü; Kronik hastalığı, fiziksel veya ruhsal yetersizliği olan çocuk, genç, yaşlı aile üyesine ya da bir başkasına bakım veren kişinin zorlanması, anksiyete yaşaması, kendini yük ve baskı altında hissetmesi olarak tanımlanabilir. Epilepsi hastaları da bakım vericiler için yük oluşturabilmektedir. Bu araştırma epilepsi hastalarına bakım verenlerin bakım verme yükünün incelenmesi amacı ile tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi nöroloji polikliniğinde Haziran-Kasım 2016 tarihleri arasında ayaktan tedavi görmekte olan epilepsi tanılı tüm hastaların yakınları oluşturmuştur. Örneklemi ise araştırma kriterlerine uyan ve gönüllü olan 122 hasta yakını oluşturmuştur. Veriler literatür taranarak araştırmacı tarafından oluşturulmuş "Hasta ve Hasta Yakını Tanılama Formu" ile Bakım verme yükü ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmamızda epilepsi hastalarına bakım verenlerin ZARİT Bakım Verme Yükü ölçeğinden aldıkları puan ortalaması 27,19±13,70 olarak bulunmuştur. Epilepsi süresi (yıl) arttıkça, bakım verme yükü ölçek puan ortalaması artmaktadır (X2=13,753, p=0,003). Ailede başka bir epilepsi hastasının daha olması bakım yükünü artırmaktadır (Z=-1,995;p=0,046). Bakım verenlerin bakım verme yükü ölçeğinden aldıkları puan ortalamasının yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu arasında anlamlı fark bulunmamaktadır. (p>0,05) Araştırmamızın sonucunda epilepsi hastalarının tanı alma sürelerinin artması ve ailesinde başka bir epilepsi hastası daha olmasının bakım yükünü arttırdığı belirlenmiştir. Hemşirelerin, epilepsi hatalarına bakım verenlerin bakım yükünü değerlendirerek, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinde bakım verenlerin sorunlarının belirlenmesi, bu sorunlarla baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve bakım vericilerinin desteklenmesi gerektiği konusunda farkındalık yaratılması önerilebilir.

Bakım verenlerBakım verme yüküEpilepsi+4
Nesibe Neşe Sedef
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Total kalça protezi uygulanan hastaların ameliyat sonrası yaşam kalitesi ve evde yaşam koşullarının belirlenmesi

Bu çalışma total kalça protezi uygulanan hastaların ameliyat sonrası yaşam kalitesi ve evde yaşam koşullarının belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma 1 Şubat 2015-30 Nisan 2015 tarihleri arasında Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve Malatya Özel Hayat Hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 1 Şubat-30 Nisan 2015 tarihleri arasında Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Malatya Özel Hayat Hastanesinde total kalça protezi uygulanan tüm hastalar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dahil edilme ölçütlerini sağlayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü hastalar oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Hasta Tanıtım Formu" , "Evde Yaşam Koşulları Formu" ve "SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler olasılıksız raslantısal örnekleme yöntemi ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 50 hastada toplanmıştır. Total kalça protezi uygulanan hastaların yasam kalitesi ölçeği alt grup puan ortalamalarının; Fiziksel İşlev için; 74.40±14.12, Fiziksel Rol için; 56.10±12.91, Ağrı için; 52.14±23.81, Genel Sağlık Algısı için; 76.00±10.92, Yaşamsallık için; 61.80±16.40, Sosyal İşlev için; 69.08±13.15, Mental Rol için; 73.60±23.08, Mental İşlev için; 80.60±16.30 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, büyük bir cerrahi girişim olan total kalça protezi uygulamasının, birçok cerrahi girişimde olduğu gibi bireyi sosyal, psikolojik ve fizyolojik anlamda etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Total Kalça Protezi, Yaşam kalitesi, Evde bakım.

Cerrahi tedaviHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+7
Nurhayat İşbilir
Hasan Kalyoncu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evde bakım hastalarının yaşam kaliteleri ve bakım verenlerin yükünün değerlendirilmesi

Ülkemizde evde bakım hastaları ile yapılan araştırmalar sınırlı olup, hastaların yaşam kalitesi ile onlara bakım veren bireylerin yükü arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırma evde sağlık biriminden hizmet alan hastaların yaşam kalitesi ve onlara birincil bakım veren kişilerin bakım yükünü değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Adana ili Kozan Devlet Hastanesinde evde sağlık hizmeti alan ilçe merkezinde kayıtlı 120 hasta oluşturmaktadır. Evrenin tamamı örnekleme alınmış 105 hasta ve hastaya bakım veren 105 birey ile araştırma tamamlanmıştır. Araştırma, Adana İl Sağlık Müdürlüğü kurum izni, ve Çukurova Üniversitesi Etik Kurul izni alındıktan sonra Kasım 2018- Mart 2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, bakım verenin yükü ölçeği, yaşam kalitesi WHOQOL-Bref ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, standart sapma, ortalama, ANOVA TEST(Ki kare, Chi square) testi kullanılmıştır. Araştırmada, hastaların %67.6'sının kadın olduğu ve yaşam kalitesi puan ortalamasının 68.15±9.9 olduğu saptandı. Hastaların yaşam kalitesinin en yüksek 53.72±13.39 puan ortalaması ile çevresel alanda, en düşük 10.04±1.42 puan ortalaması ile fiziksel alanda olduğu belirlenmiştir. Bunun yanısıra hastalara bakım veren bireylerin %90.5'inin kadın olduğu ve bakım yükünün 53.72±13.3 puan ortalaması ile orta/ileri düzeyde yük hissettikleri saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda hastaların yaşam kalitesi ile bakım veren bireylerin yükü arasında negatif yönde, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir(p<0.01). Bakım veren bireylerin bakım yükü azaldıkça hastaların yaşam kalitesi yükselmektedir. Hastaların beklenen yaşam kalitesi düzeyini artırmak, bakım verenin yükünü azaltma noktasında sağlık destek sistemlerinin geliştirilmesi, evde sağlık hizmetlerinin yalnızca hasta odaklı değil bakım veren odaklı da olması için çalışmalar yapılması ve sağlık hizmeti sunan personelin bu konuda eğitilmesi önerilebilir.

Bakım verenlerBakım verme yüküEvde bakım hizmetleri+3
Sümeyye Akçoban
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Şizofreni hastalarında ihtiyaç analizi

Amaç Hastaların kurum dışına çıkarılma süreci, şizofrenide hasta ihtiyaçlarının değerlendirilmesini oldukça önemli bir hale getirmiştir. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada birincil amacımız; Şizofreni hastalarının ihtiyaçlarını tanımlamak, bu ihtiyaçların hasta ve bakımverenler tarafından değerlendirilirken ne gibi farklılıklar gösterdiklerini belirlemekti.Bu ihtiyaçların ne kadarının karşılanıp ne kadarının karşılanmadığını değerlendirip, aile ve yerel yönetimlerin bu alandaki rolünü aydınlatmaktı.İkincil amacımız; bu ihtiyaçlar ile sosyo-demografik veriler ve klinik belirtiler arasında bağlantılar kurarak, ihtiyaçların kestirimini, öngörüsünü yapabilmekti. Materyal Method Çalışmamız DSM-IV- TR? ye göre şizofreni tanısı olan, düzelme sürecindeki hastaları içeriyordu. Çalışmamız, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi psikoz polikliniği, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi psikiyatri polikliniği ve Manisa Toplum Ruh Sağlığı Merkezinden, 94 hasta ve birincil bakıcı konumundaki 94 hasta yakınıyla yürütüldü. Hasta yakınlarına Algılanan Aile Yükü Ölçeği (AAYÖ) uygulandı.Camberwell İhtiyaçları Değerlendirme Ölçeği hem hasta hem de hasta yakınlarına uygulandı. Ayrıca hastalara Pozitif ve Negatif Belirtiler Ölçeği (PNBÖ), Bireysel ve Sosyal Performans Ölçeği (BSPÖ), Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CŞDÖ), Şizofreni Hastaları için Yaşam Niteliği Ölçeği (ŞHYNÖ) ve Sosyodemografik veri formu uygulandı. Toplam ve karşılanmamış ihtiyaç sayıları ile sosyodemografik ve klinik değişkenler arasındaki ilişki için aşamalı doğrusal regresyon analizi; her bir ihtiyaç alanı ile, sosyodemografik ve klinik değişkenler arasındaki ilişki için lojistik regresyon analizi uygulandı. Bulgular Hasta ve bakımverenlerin belirlediği ihtiyaç sayısı benzerlik göstermekteydi. Hastaların belirlediği ortalama ihtiyaç sayısı 6,22±2,38, bakımverenlerin ise 6,29±2,32?di.Bu farklılık, istatistiksel açıdan anlamlı değildi(p> 0,05).Bununla birlikte hastaların belirlediği karşılanmamış ihtiyaç sayısı, 2,02±1,86; bakımverenlerin ise 1,63±1,89?du.Bu farklılıksa, istatistiksel açıdan anlamlıydı. (p< 0,0001). Çalışmamızda hastaların en sık belirlediği ihtiyaç alanları??Psikotik belirtiler, ev işleri ile ilgili beceriler, ilişkiler, günlük aktivite-uğraşı-iş, psikolojik sorunlar?? olarak belirlendi.En sık belirlenen ihtiyaç alanları açısından bakımverenlerle hastaların görüşleri benzerlik göstermekteydi.Sosyal ve kişilerarası ilişkilerle ilgili ihtiyaç alanları, karşılanmayan ihtiyaçların en yoğun olduğu alanlardı.İhtiyaç alanlarının büyük bir kısmında, hastalar resmi kurumlardan daha fazla yardım almaktaydı.Sosyal ilişkilerle ilgili alanlarda ise ailelerin de ciddi bir desteği sözkonusuydu. Regresyon analizinde yaşam alanı ve cinsiyet kontrol değişkenleri ile, Calgary depresyon,PANSS-pozitif belirtiler, Aile yükü ölçekleri hastaların algıladığı ihtiyaçları belirleme de varyansın %45?ini öngörebildi.Hastaların belirlediği karşılanmayan ihtiyaçlarıysa Aile Yükü ve PANSS-genel psikopatoloji ölçekleri öngörebildi.Karşılanmayan ihtiyaçlarda varyansın%23?ü açıklanabildi. Sonuç Ruh Sağlığı Hizmetleri, bazı alanlarda ihtiyaçları karşılamakta başarılı, bazı alanlarda ise başarısız görünmekteydi.Aileler ve Ruh Sağlığı hizmetleri arasındaki işbirliği güçlendirilerek, hastaların ihtiyaç durumu doğru bir şekilde analiz edilebilirse, hastaların karşılanmayan ihtiyaçları da en aza inecektir. Hastaların ihtiyaç durumunun belirlenmesi hem klinik değerlendirmenin önemli bir tamamlayıcısı olmakta hem de toplum ruh sağlığı hizmetlerinin planlanmasına katkı sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Şizofreni, ihtiyaç analizi, toplum ruh sağlığı hizmetleri, bakımveren yükü, yordayıcı

Halk sağlığıHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+7
Burak Uykur
Manisa Celal Bayar University
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Demans bakım ve destek programı' nın bakım verici yüküne, hasta ve bakım vericinin nöropsikiyatrik semptomları ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada, demans hastalarının bakım vericilerine uygulanan Demans Bakım ve Destek Programı'nın bakım vericilerin yüküne, hasta ve bakım vericilerin nöro-psikiyatrik semptomlarına ve yaşam kalitelerine etkisinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma; randomize, kontrollü ön test-son test düzeninde prospektif deneysel tipte bir araştırmadır. Çalışmaya 70 hasta ve 70 bakım verici alındı. Girişim grubuna (n=36) dört aylık yapılandırılmış program uygulanırken kontrol grubuna (n=34) standart bakım uygulandı. Araştırma Temmuz-Kasım 2016 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Nöroloji Polikliniği'ne bağlı Demans Polikliniği'nde yürütüldü. Çalışma 62 hasta ve bakım vericiyle (girişim grubu n=32; kontrol grubu n=30) tamamlandı. Veriler bakım vericiler için Bakım Yükü Ölçeği, Yaşam Kalitesi SF 36 Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ile toplandı. Hastaların verileri ise Alzheimer Hastalığı Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Nöropsikiyatrik Envanter ile toplandı. Hastaların ve bakım vericilerin tanıtıcı bilgilerinin sayı-yüzde dağılımları yapıldı. Verilerin analizinde ki-kare, t testleri, Wilcoxon işaretli sıra testi, Mann Withney U testleri kullanıldı. Bulgular: Girişim grubundaki bakım vericilerin grup içi puanları karşılaştırıldığında bakım yükü ve anksiyete ölçek puanlarında anlamlı azalma, yaşam kalitesi puanlarında anlamlı artma görüldü (bakım verici yükü p=0,003; yaşam kalitesi fiziksel özet puanı p=0,003; yaşam kalitesi mental özet puanı p=0,016; anksiyete p=0,003). Kontrol grubu bakım vericilerin grup içi puanları değerlendirildiğinde, depresyon puanlarında anlamlı artma saptandı (p=0,047). Girişim grubundaki hastaların grup içi puanlarına bakıldığında; yaşam kalitesi puanlarında artma, nöropsikiyatrik envanter puanlarında azalma görülse de aradaki fark anlamlı değildi (yaşam kalitesi p=0,483; NPI p=0,067). Kontrol grubu hastaların grup içi puanlarında ise yaşam kalitesi puanlarında anlamlı azalma, nöropsikiyatrik semptom puanlarında ise anlamlı artma saptandı (yaşam kalitesi p=0,037; NPI p=0,001). Girişim ve kontrol gruplarındaki bakım vericilerin gruplar arası karşılaştırılmasında son testte bakım yükü, yaşam kalitesi, depresyon ve anksiyete puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (bakım verici yükü p=0,024; yaşam kalitesi fiziksel özet puanı p=0,010; yaşam kalitesi mental özet puanı p=0,001; depresyon p=0,000; anksiyete p=0,001). Sonuçlar: Bu çalışma sonucunda Demans Bakım ve Destek Programı'nın hem hasta hem de bakım verici bireyler üzerinde etkili olduğu görüldü.

Belirti ve semptomlarDemansDestek programları+5
Fatma Uyar
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Obsesif kompulsif bozukluk hastalarıyla birlikte yaşayan kişilerde yaşam kalitesi ve ilişkili risk etkenleri

Giriş:Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) bilişsel, duygusal ve davranışsal yönleri ile kişinin aile, akademik, meslek ve sosyal işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen süregen bir rahatsızlıktır. Bu hastalık sadece hastayı değil, birlikte yaşadığı aile bireylerini, arkadaşlarını ve toplumu da olumsuz etkileyebilmektedir. OKB'li hasta yakınlarındaki hastalık yükü ve yaşam kalitesindeki bozulma, diğer psikiyatrik hasta yakınlarıyla kıyaslanarak daha önceki çalışmalarda gösterilmiştir. Ancak OKB'li hasta yakınlarının yaşam kalitesinin nedenselliğini araştıran kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Amaç:Bu araştırmada obsesif kompulsif bozukluk tanısı almış hastalarla birlikte yaşayan kişilerde yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, başta hasta yakının algıladığı hastalık yükü olmak üzere, hasta yakınının yaşam kalitesinde, ait olumsuzluğa yol açabilecek hasta ve hasta yakınına etkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 68 Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanılı hasta ve bu hastalarla birlikte yaşayan 68 hasta yakını çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya katılan hastalara SCID-I/CV psikiyatrik tanı değerlendirilmesi yapıldıktan sonra Sosyodemografik Veri Formu, Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOKÖ) - YBOKÖ Belirti Kontrol Listesi, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF TR) uygulanmıştır. Çalışmaya katılan hasta yakınlarına ise SCID-I/CV psikiyatrik tanı değerlendirilmesi yapıldıktan sonra Sosyodemografik Veri Formu, Hastalık Yükü Değerlendirme Ölçeği(HYDÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF TR) uygulanmıştır. Farklı nedensellik modellerinde kullanılan, araştırmanın bağımlı değişkenleri "hasta yakını yaşam kalitesi" ve "hasta yakınının hastalık yükü" dür. Tek değişkenli çözümlemelerde parametrik durumlarda Student's t testi; ANOVA ve Pearson korelasyonu; parametrik olmayan durumlarda Kruskal Wallis ANOVA ve Mann Whitney U önemlilik testleri ve Spearman's Rho korelasyonu kullanılmıştır. Çok değişkenli çözümlemelerde ise doğrusal çoklu regresyon kullanılmıştır. Bulgular:Yapılan doğrusal regresyon analizi sonucunda OKB hastalarıyla birlikte yaşayan kişilerin yaşam kalitesi boyutları kendi eğitim düzeyinden, cinsiyetinden, hastanın çalışma durumundan, hastanın yaşam kalitesinden, hastalığın şiddetinden ve kompulsiyon çeşitlerinden farklı düzeylerde etkilenebilmektedir. Ancak hasta yakınının yaşam kalitesinin dört ayrı boyutunu da etkileyen ortak ve en önemli değişken hastalık yüküdür. Ayrıca hastalık yükünün hastaya ait özellikler üzerinden bir ara değişken olarak hasta yakınının yaşam kalitesini etkilediği gözlenmiştir. Tedavi süresi, kompulsiyon şiddeti (YBOKÖ kompulsiyon alt puanı), hastanın içgörüsü, kaçınma davranışı, kararsızlık derecesi gibi dışarıdan gözlenebilen hastaya ait özellikler, birlikte yaşadığı kişi üzerinde yük yaratarak yakınının yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Tüm bunların yanında hastalık yükünü en yüksek düzeyde etkileyen faktörler sosyoekonomik düzey göstergesi olan hastanın çalışma durumu ve çevresel yaşam kalitesidir; sosyoekonomik düzey azaldıkça, hastalık yükü artmaktadır. Sonuç: OKB'li hastalarla birlikte yaşayan kişilerde yaşam kalitesini etkileyen ve adeta ara değişken olarak davranan en önemli etken hastalık yüküdür. Hasta yakınının algıladığı hastalık yükü ise en çok hastanın kompulsiyonlarından ve çalışamaması sonucu sosyoekonomik düzeyin azalmasından etkilenmektedir. Tüm bu bulgular ışığında OKB hastalığının sadece hastayı değil hasta yakınını da etkilediği aşikardır. Buna göre hastayı değerlendirirken hasta ve hastalığın klinik belirtileri yanında, hasta yakınının da bilgilendirilmesinde, tedaviye ortak edilmesinde ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesinde fayda vardır. Koruyucu ruh sağlığı açısından hasta yakınlarının yaşam kalitesinde etkilenmeyi azaltabilecek en önemli faktör hastalık yükünü azaltabilmektir. Anahtarkelimeler:Obsesif kompulsif bozukluk; hasta yakını, yaşam kalitesi, hastalık yükü

AileHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+3
Didem Sücüllüoğlu Dikici
Manisa Celal Bayar University
2015
10
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Meme kanseri hastalarının yakınlarında yaşam kalitesinin ve bakım yükünün değerlendirilmesi

Kanser, tüm dünyada ve ülkemizde en önemli sağlık sorunlarından biridir. Meme kanseri ise Türkiye'de ve dünyada kadınlarda en sık görülen kanser olması nedeniyle önemlidir. Literatürde meme kanserinin ailenin hastalığı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi tanı ve tedavi aşaması göz önüne alındığında meme kanserli hasta ve ailesi için rol değişimleri ve aile dinamiğinde etkilenmeler olabilmektedir. Bu çalışmada, meme kanserli hasta yakınlarının sosyodemografik özellikleri ile bakım yükleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Kesitsel özellikteki çalışmamıza, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji ve Radyasyon Onkolojisi polikliniklerine Kasım 2016-Mart 2017 tarihleri arasında başvuran 100 meme kanserli hastanın öncelikli yakını dahil edilmiştir. Etik kurul onayından sonraki 6 aylık dönemde bu polikliniklere başvuran meme kanserli hastaların bakım veren yakınları evrenimizi oluşturmaktadır. Örneklem hesabı yapılmamış olup belirlenen sürede belirtilen polikliniklere başvuran çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden tüm hastaların yakınlarına ulaşılması hedeflenmiştir. Veri toplama aracı olarak sosyodemografik form, Zarit Bakıcı Yükü Ölçeği, WHOQOL BREF-TR (Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği – Türkçe Ulusal Kısa Sürümü) kullanılmıştır. Anketler yüz yüze görüşme tekniği ile araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Meme kanserli hasta yakınlarının %68 oranında erkek ve %54 oranında hastanın eşi olduğu, %56 oranında ilköğretim eğitim seviyesinde, %53 oranında gelir düzeylerinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam kalitesi sosyal alan puanının erkek cinsiyette ve hastaya yakınlığa göre eşlerde daha düşük olduğu, bakım verenin yaş ortalaması arttıkça sosyal alanda yaşam kalitesinin azaldığı, gelir seviyesi arttıkça çevresel, ulusal çevresel ve sosyal alanda yaşam kalitesinin arttığı, eğitim seviyesi arttıkça çevresel ve ulusal çevresel alanda yaşam kalitesinin arttığı, bakım verme süresi açısından ilk 6 ay sosyal alan yaşam kalitesi puanlarının en yüksek düzeyde olduğu ve bakım yükü arttıkça çevresel, ulusal çevresel ve sosyal alanda yaşam kalitesinin azaldığı, bakım yükünün ise gelir seviyesi azaldıkça arttığı, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi süreçlerini tamamladıktan sonraki süreçte daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda; meme kanserli hasta yakınlarının bakım yükleri ve yaşam kaliteleri periyodik aralıklarla değerlendirilmeli, meme kanserli hastalar kadar onlara bakım veren hasta yakınları; sosyoekonomik durumları göz önünde bulundurularak sosyal açıdan, özellikle hastanın eşi eğitim açısından desteklenmelidir. Bakım verenlerin eğitim alanında, sosyal ve ekonomik alanda gereksinimlerinin belirlenmesi ve karşılanması, sorunlarının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Böylece bakım verenlerin bakım yüklerinin azaltılması ve yaşam kalitelerinin iyileşmesi, meme kanseri tedavisi alan hastaların tedavi süreçlerini ve hastalıkla başa çıkabilme çabalarını da olumlu etkileyecektir.

Bakım verenlerBakım verme yüküHasta bakımı+5
Hesna Gül Çeler
Manisa Celal Bayar University
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kalp yetersizliği olan hastalara bakım verenlerin bakım verme yükünün incelenmesi

Kalp yetersizliği hastalarına bakım verenler birçok sorunla karşılaşmakta ve bu durum bakım verenlerin yaşamını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle araştırma, kalp yetersizliği olan hastalara bakım verenlerin bakım verme yükünün incelenmesi amacıyla İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Polikliniğine ve servisine kalp yetersizliği tanısıyla başvuran 110 hasta ve hasta yakını ile yapıldı. Araştırmaya başlamadan önce İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'ndan ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulundan yazılı izin alındı. Veriler sosyo ? demografik değişkenler ve hastalık ile ilgili soruları içeren anket formu ve Bakım Verme Yükü Ölçeği (BVYÖ) ile toplandı. Ölçekten en az 0, en fazla 88 puan alınabilmektedir, ölçek puanının yüksek olması, bakım yükünün yüksek olduğunu göstermektedir Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı verilerde sayı yüzde dağılımları, karşılaştırmalı verilerde Kruskal Wallis, Mann Whitney-U, t testi ve ANOVA'dan yararlanıldı. Bakım veren bireylerin % 40.0'ının 33-47 yaş grubunda, % 52.7'sinin kadın, %71.8'inin evli, % 42.7'sinin ilköğretimi bitirdiği, BVYÖ puan ortalamasının 29.84±12.86 olduğu ve bakım verenlerin yaşı ile BVYÖ puan ortalaması arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlendi. Kalp yetmezliğine eşlik eden başka bir hastalığı olanlara, kalp yetmezliği ile birlikte hipertansiyonu olan hastalara ve daha önce hastaneye yatanlara bakım verenlerin BVYÖ puan ortalamasının daha yüksek olduğu (p<0.05) saptandı. Bakım verenlerin yaşı arttıkça BVYÖ puan ortalamasının da arttığı, kalp yetersizliği dışında başka bir hastalık varlığının ve hastaneye yatışların da bakım yükünü arttırdığı, bu nedenle özellikle ileri yaşta olan bakım vericilerinin ve bakıma daha fazla ihtiyaç duyan kalp yetersizlikli hastalara bakım verenlerin sağlık ekibi üyeleri tarafından desteklenmeleri ve bakım veren bireylerin baş etme mekanizmalarını geliştirmeleri konusunda rehberlik yapılması büyük önem taşımaktadır.

Hasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrasıHasta bakımının örgütlenmesi+2
Derya Tülüce
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemodiyaliz hastalarına bakım verenlerin semptom kontrolünde yaptıkları girişimler ve yaşadıları sorunlar

Diyaliz sürecinde hastalar oldukça fazla semptom yaşamakta ve bu semptomların kontrol altına alınmasında hastalara ve bakım verenlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu nedenle bu araştırma hemodiyaliz hastalarına bakım verenlerin semptom kontrolüne ilişkin yaptıkları girişimler ve yaşadıkları sorunları belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Çalışma Mart-Mayıs 2012 tarihleri arasında Bitlis il ve ilçelerinde bulunan dört farklı hemodiyaliz merkezinde 71 hasta ve 71 bakım veren ile yapıldı. Araştırmaya başlamadan önce çalışmanın yapıldığı kurumlardan ve etik kuruldan yazılı izin, bakım verenlerden izin alındı. Veriler hasta ve bakım verenlere ilişkin tanıtıcı bilgileri, hastalarda gelişebilecek semptomları, bakım verenlerin bakım verme nedeniyle yaşayabileceği sorunları ve hastaların yaşadığı semptomların kontrolüne ilişkin yaptıkları girişimleri sorgulayan anket formu ile toplandı. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında sayı, yüzde ve ki-kare ile değerlendirildi. Bakım verenlerin çoğunluğunun 40 yaş ve üzeri, kadın, evli ve işsiz olduğu, okuma-yazma bilmediği, bakım verme rolü nedeniyle yorgunluk, uykusuzluk, ağlama isteği yaşadığı, sosyal aktivitelerinde kısıtlanma olduğu saptandı. Özellikle kadınların, her saat bakım verenlerin, bakımda bilgi ve desteğe gereksinim duyanların bu sorunları daha yoğun yaşadığı tespit edildi. Bakım verenlerin hastaların yaşadığı semptomların kontrolüne ilişkin birçok soruyu yanıtsız bıraktığı, bazı semptomlarda yaptıkları girişimlerin yetersiz olduğu belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda sağlık ekibinin bakım verenlerin yaşadığı fiziksel ve ruhsal sorunların azaltılmasında destekleyici rol oynaması, hastaların semptomlarının kontrolünde bakım verenlerin eğitilmesi önerilebilir.

Hasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrasıHastalar+2
Mehtap Özel
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bariatrik cerrahi uygulanan bireylerin ameliyat sonrası yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi

ÖZETAydın E., Bariatrik Cerrahi Uygulanan Bireylerin Ameliyat Sonrası Yaşadıkları Güçlüklerin Belirlenmesi, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2012.Araştırma, Bariatrik cerrahi geçiren hastaların ameliyat sonrası yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma 1.3.2011 ve 30.08.2011 tarihleri arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde; Bariatrik cerrahi geçiren 32 hasta üzerinde uygulanmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından literatürden yararlanılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan soru formu hastalara ameliyat olmadan önce, ameliyattan sonraki 2. ve 4. haftalarda uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik metotları (sayı, yüzde ortalama, standart sapma) ve Mc Nemar testi kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, 2. haftanın sonunda hastaların % 78.'inin yara yerinde ağrı, % 62.5'inin bulantı, % 53.1'inin kabızlık, % 40.6'sının gece sık uyanma, % 46.9'unun ağrı nedeniyle yürümede zorlanma, % 59.4'ünün tek başına banyo yapamama ve % 34.3'ünün işe başlamada gecikme ile ilgili güçlükler yaşadıkları saptanmıştır. Hastaların çoğunun 4. haftanın sonunda yaşadıkları bu güçlüklerin azaldığı ya da çözümlediği belirlenmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, hastaların ameliyat sonrası 1 aylık dönemde ilk 2 haftasında yoğun güçlüklerle karşılaştıkları ve bu güçlüklerin giderek azaldığı belirlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda ameliyat sonrası hastalara ve yakınlarına planlı bir hasta eğitimi ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bariatrik Cerrahi, Güçlük, Hemşirelik Bakımı

CerrahiCerrahi-sindirim sistemiHasta bakımı+5
Emine Aydın
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetli yaşlıların diyabetin bakım ve tedavisine yönelik sağlık inançları

Diyabetli Yaşlıların Diyabetin Bakım ve Tedavisine YönelikSağlık İnançlarıBu çalışma; diyabetli yaşlıların diyabetin bakım ve tedavisine yönelik sağlık inançlarının belirlenmesi amacı ile yapılmış tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini Mersin ilinin Mezitli ilçesine bağlı Aile Sağlığı Merkezlerinde kaydı olan 1176 diyabetli yaşlı birey arasından kendilerine ulaşılabilen 280 diyabetli yaşlı birey oluşturmuştur.Veriler Tanıtıcı Bilgi Formu, Diyabet Hastalarında Sağlık İnanç Modeli Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Shapiro-Wilk testi, Student t testi, Mann Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır.Sağlık İnanç Modeli Ölçeği genel olarak değerlendirildiğinde diyabetli yaşlıların negatif sağlık inancına (3.99 ± 0.33) sahip oldukları görülmüştür. Öğrenim düzeyi ve hastalıkla ilgili bilgi almanın SİMÖ toplam puan ve alt boyut puan ortalamaları ile pozitif olarak ilişkili faktörler olduğu saptanmıştır. Düzenli şeker takibi yaptığını ifade eden yaşlıların SİMÖ toplam puan ve algılanan yararlar, algılanan engeller puan ortalamalarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Beslenme tedavisine uyum gösterdiğini ifade eden yaşlıların algılanan engeller ve sağlıkla ilgili önerilen aktiviteler puan ortalamalarının, periyodik kontrollere düzenli olarak gittiğini ifade eden yaşlıların algılanan engeller puan ortalamalarının, düzenli olarak egzersiz yaptığını ifade eden yaşlıların ise algılanan yararlar puan ortalamasının daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05).Çalışma sonucunda diyabetli yaşlıların sağlık inançlarının ve dolaylı olarak diyabet tedavisine uyumlarının artırılması için diyabet öz yönetim eğitimine önem verilmesi, eğitim gereksinimlerinin saptanmasında SİMÖ'nin kullanılması ve sağlık inançlarını etkileyen faktörlerin niteliksel çalışmalarla incelenmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Diyabetes Mellitus, Yaşlı, Sağlık İnancı, Sağlık İnanç Modeli.

Diabetes mellitusHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+4
Şenay Şermet
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spinal kord yaralanmalı bireye bakım verenlerin bakım verme yükü, stresle baş etme durumları ve algıladıkları sosyal desteğin belirlenmesi.

Çalışma, spinal kord yaralanmalı bireylere bakım verenlerin bakım verme yükünü, stresle baş etme durumlarını ve algıladıkları sosyal desteği belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Aralık 2010-Nisan 2011 tarihleri arasında, TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'nde Omurilik Hasarı Rehabilitasyon Ünitesi'nde yatarak tedavi gören, parapleji ve tetrapleji tanısı almış hastalara, bakım vermekte olan 129 bakım veren oluşturmuştur. Veriler spinal kord yaralanmalı bireylerin ve bakım verenlerin demografik özelliklerine ilişkin veri formu, Barthel İndeksi, Bakım Verenlerin Reaksiyon Tanılama Ölçeği, Stresle Baş etme Tarzları Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için GATA Etik Kurulu'ndan, GATA Anket Kurulu'ndan ve TSK Rehabilitasyon Merkezi Bilimsel Çalışma İnceleme ve Müsaade Kurulu'ndan izin alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 16.0 programı kullanılmıştır.Bakım verenlerin yaş ortalaması 41.19 ±13.82 olup, %72.9'ünün evli, %76.7'si bayandır. Spinal kord yaralanmalı bireylerin yaş ortalaması 34.45 ±15.27 olup, %82.9'u erkektir. En fazla travma nedeni ise trafik kazasıdır (%36.4). Bakım alanın bağımlılık derecesine göre, orta bağımlı bireye bakım verenlerin daha az finansal sorun yaşadıkları saptanmıştır. Bakım verme süresine göre, 5 ay ve altı bakım verenlerin daha az sağlık sorunu yaşadıkları saptanmıştır. Yaralanma derecesi komplet-A olan bireye bakım verenlerin aile desteği puanlarının düşük olduğu belirlenmiştir. Günde 8 saatin üzerinde bakım verenlerin daha fazla sağlık sorunları yaşadıkları belirlenmiştir.Çalışmamızın bulguları bakım verenlerin bakım yükünü, sağlık ve finansal sorunları belirlemekle birlikte, bakım verenlerin algıladıkları sosyal destekleri gösterdiğinden multidisipliner evde bakım hizmetlerine duyulan gereksinimi açıkça ortaya koymaktadır. Ailelerle birlikte çalışan Halk sağlığı hemşireleri sağlık eğitimi, toplum destek hizmet danışmanlığı yapma ve bakım verenlerin bakım yükünü azaltmada önemli görevlere sahiptirler.

Hasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrasıHemşirelik bakımı+4
Elif Ateş
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baş boyun kanserli hastalarda fonksiyonel durum ve sosyal desteğin belirlenmesi

Araştırma, baş boyun kanserli hastalarda fonksiyonel durum ve sosyal desteğin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma evrenini Dr. Abdurrahman Yurtarslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi medikal onkoloji ve radyasyon onkoloji bölümlerine başvuran 145 hasta oluşturmuştur. Araştırmada veriler, Fonksiyonel Yaşam Ölçeği(Kanser), Kanser Hastası Sosyal Destek Ölçeği ve araştırmacı tarafından literatür taranarak hazırlanan tanıtıcı özellikler anket formu kullanılarak toplanmıştır.Baş boyun kanserli hastaların fonksiyonel yaşam ölçeği ortalama puanları düşük (88.24±19.8), algıladıkları sosyal destek ortalama puanları yüksek bulunmuştur(132.27±14.8). Hastaların fonksiyonel yaşam alanları cinsiyet, medeni durum, yerleşim yeri, gelir durumu, bilgi alma durumu, tanı süresi, evresi, tedavisi, cerrahi tedavi, son cerrahi uygulanma zamanı, başka kronik hastalık varlığı ve baş etme düzeyinden , algılanan sosyal desteklerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yerleşim yeri, gelir durumu, yardım alma durumu, bilgi alma durumu, tanı süresi, evresi, tedavisi, başka kronik hastalık, cerrahi tedavi, son cerrahi uygulanma zamanı ve baş etme düzeyinden etkilendiği saptanmıştır.(p<0.05) Her bir fonksiyonel yaşam ölçeği alt boyutu her bir sosyal destek alt boyutları ile anlamlı derecede ilişkili bulunmuştur(p<0.01).Araştırmadan elde edilen bulgulara göre baş boyun kanserli hastalarda sosyal destek fonksiyonel durumun iyileşmesine katkı sağlamaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Baş boyun kanseri, fonksiyonel durum, sosyal destek, hemşirelik, eğitim.

FonksiyonlarHasta bakımı-hastane sonrasıHastalar+4
Neşe Uysal
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Onkoloji hastalarına bakım verenlerin bakım verme yükü ve algıladıkları sosyal desteğin incelenmesi

Bu araştırma, kanser hastalarına bakım veren aile yakınlarının bakım verme yükü ve etkileyen faktörleri belirlemek ve bakım verenlerin algıladıkları sosyal desteğin bakım verme yüklerine etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırmaya Ekim 2010-Haziran 2011 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi ve Onkoloji Servisine başvuran kanser hastalarına bakım veren 200 hasta yakını alınmıştır. Veri toplama aracı olarak soru formu, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği ve Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASD-AL) kullanılmıştır.Verilerin değerlendirilmesinde ortalama, yüzdelik dağılımlar, Independent-Samples t Test, One-Way ANOVA, Pearson korelasyon analizi ve Cronbach alfa analizi kullanılmıştır.Bakım verenlerin aile içindeki rol ve sorumlulukları, başka bir hastalığının olup olmaması, sağlık giderlerini karşılamada güçlük yaşama durumu ve bakımla ilgili destek alma durumu bakım yükü ortalama puanında istatistiksel olarak anlamlı olarak fark oluşturmuştur. Araştırmada başka bir hastalığı olan bakım verenlerin, bakım vermede ve sağlık giderlerini karşılamada güçlük yaşayanların, aile içindeki rol ve sorumlulukları etkilenenlerin ve bakım verirken destek almayanların bakım yükü puan ortalamaları yüksek bulunmuştur.Bakım verme yükü ile algılanan sosyal destek arasında negatif ilişki bulunmuştur (r =0.199 ve p=0.005). Bakım verenlerde sosyal destek azaldıkça bakım verme yükü artmıştır.Anahtar Kelimeler: Onkoloji, bakım verme yükü, algılanan sosyal destek

AileHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+5
Özlem İkde Öner
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kronik hastalığı olan hastalar ile bakım verenleri arasındaki yük algısının incelenmesi

Bu çalışmada kronik hastalığı olan hastalar ile bakım verenleri arasındaki yük algısının incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve kolerasyonel özellikteki bu çalışma, Ocak 2019-Haziran 2019 tarihleri arasında Burdur Devlet Hastanesine başvuran, çalışmaya katılmayı kabul eden 400 hasta ve bakım vereni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği (Zarit Caregiver Burden Scale) ve Kendini Yük Olarak Algılama Ölçeği (Self-Perceived Burden Scale) ile yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen zarit bakım verme yükü ölçeği ortalama toplam puanı 23,91±17,24, bakım verenlerin yükünün hafif düzeyde olduğu bulunmuştur. Hastaların kendini yük olarak algılama ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalaması ise 23,06±10,29, hastaların kendilerini bakım verenlerine karşı yük olarak algıladıkları bulunmuştur. Hastaların kendini yük olarak algılama ölçeği ile bakım verenlerin zarit bakım verme yükü ölçeği puan ortalamaları arasında pozitif yönde çok güçlü düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (r=.850 p=.000). Sonuç olarak çalışmamız, kronik hastalığı olan hastalar ve bakım verenleri arasındaki yük algısını ölçmek, bakım verme ve bakım alma kavramları hakkında farkındalık yaratmak, bakım alma ile bakım verme sürecinde gelişebilecek yükün azaltılmasına yönelik girişimlerin planlanması ve geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

AlgıBakım verenlerBakım verenler+7
Büşra Arıkan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evde tüple enteral beslenen hastaların yaşadıkları sorunlar ve sorunlara yönelik yapılan girişimlerin belirlenmesi

Araştırma, evde tüple enteral beslenen hastaların yaşadıkları sorunları ve sorunlara yönelik yapılan girişimleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma, Ankara İli sınırlarında yaşayan, üç aydan uzun süredir evde tüple enteral beslenen ve evde bakım hizmeti sunan özel bir şirkete kayıtlı olan yetişkin hastalar üzerinde yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş olup araştırma kapsamına alınan hasta sayısı 50'dir.Araştırmada veriler, araştırmacının deneyimine ve literatüre dayanarak hazırladığı soru formu aracılığı ile, araştırmaya katılmayı kabul eden hasta ve yakınlarıyla yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir.Veri toplama formunda; hastaların tanıtıcı özelliklerini, enteral beslenmeye ilişkin özelliklerini ve hastaların evde enteral beslenirken yaşadıkları sorunlar ve sorunlara yönelik yapılan girişimleri sorgulayan toplam 46 soru bulunmaktadır.Verilerin kodlama ve değerlendirme işlemleri SPSS 15.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesapları kullanılmıştır.Araştırma kapsamına alınan hastaların yaş ortalaması; = 69.08 ± 9.25' yıldır. Hastaların tamamına yakınının kronik nörolojik bir hastalığı bulunduğu, % 46.0'ının bilinç durumunun değişik düzeylerde etkilenmiş olduğu ve tamamına yakınının günlük yaşam aktivitelerinde kısmen ya da tam bağımlı oldukları belirlenmiştir. Hastaların aspirasyon pnömonisi (n=6), tüp enfeksiyonu (n=9), kusma (n=29), konstipasyon (n=22), diyare (n=19), tüpün tıkanması (n=15), enterostomal tüpün çıkması (n=14) ve anksiyete (n=29) gibi fizyolojik, mekanik ve psikososyal sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Hasta ve yakınları araç-gereç temini (n=47), evde sağlık hizmetine bütçe ayıramama (n=40) ve hastanın transferi ile ilgili (n=22) ekonomik sorunları ifade etmişlerdir.Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Enteral Beslenme, Evde Bakım, Hemşirelik, Hasta Eğitimi.

Enteral beslenmeHasta bakımı-hastane sonrasıHasta eğitimi
R. Dilek Boz Ciğeroğlu
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Boşaltım amaçlı bağırsak stomalarında hasta sonuçlarına ilişkin fenomenolojik bir çalışma

Amaç: Boşaltım amaçlı bağırsak stoması olan bireylerde, Stoma ve Yara Bakım Hemşireleri, cerrahlar, stomalı birey ve bakım vereni tarafından bildirilen hasta sonuçlarını belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, niteliksel fenomoloji araştırma deseni kullanılarak Türkiye'de 9 Stomaterapi Ünitesi'nde çalışan Stoma ve Yara Bakım Hemşireleri (n=9) ve bu ünitelerde takip edilen stomalı bireyler (n=9), stomalı bireyin bakım verenleri (n=9) ve cerrahları (n=9) ile yapılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Etik Kurulu'ndan yazılı izin, katılımcılardan ise sözlü izin alınmıştır. Görüşmeler 19 Haziran 2020 ve 23 Haziran 2021 tarihleri arasında araştımracı tarafından, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak, internet üzerinden çevrimiçi ve bireysel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri için tanımlayıcı istatistikler, nitel verileri ise içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Hemşirelerin Stoma ve Yara Bakım Hemşiresi olarak çalışma süre ortalamaları 9,6 ± 5,7 yıl, cerrahların kolorektal kanser ameliyatı yapma yılı ortalaması 14,6 ± 8,7 yıldır. Stomalı bireylerin %66,7'si geçici ileostomiye sahip olup, stomalı yaşam süreleri ortalaması 32,1 (ortanca:8) aydır. Stomalı bireylerin sadece %22,2'si stoma bakımını kendisi yapmaktadır. Bakım verenlerin %33,4'ü stomalı bireyin eşidir, tamamı stoma bakımına ilişkin bir eğitim almış ve bunların %66,7'si eğitimini SYBH'den almıştır. Bireyselleştirilmiş derinlemesine görüşmelerin analizi sonucunda stomalı bireylerin iyileşme göstergeleri; "genel sağlık durumuna ilişkin göstergeler", "yaşam aktivitelerine ilişkin göstergeler", "sosyal yaşam ve uyum ilişkilerine yönelik göstergeler", "psikolojik iyilik hali göstergeleri", "stoma yönetimi" ve "bireyi güçlendirme" temaları altında gruplandırılmıştır. Sonuçlar: Bakım hizmeti alan ve bakım hizmeti sunan tüm tarafların ortak görüşlerine dayalı olarak geliştirilen hasta sonuçları, birey merkezli bakım sunmada, stomalı bireyin ameliyat öncesi döneminden başlanarak verilecek eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin planlanmasına kurumların bakım stratejilerini ve algoritmalarını geliştirmelerine ve literatürde ilgili rehberlerin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Bağırsak stoması, hasta sonuçları, bireyselleştirilmiş bakım, stoma ve yara bakım hemşireliği

Cerrahi stomalarFenomenolojiHasta bakımı+5
Gözde Türkmenoğlu Küçükakça
Koç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatağa bağımlı olan hastalara bakım veren kişilerin depresyon düzeyi, bakım yükü ve bakım yükünü etkileyen faktörler

Bu çalışmanın amacı, yatağa bağımlı olan hasta yakınlarının depresyon düzeyleri, bakım yükleri ve bakım yüklerini etkileyen faktörlerin kişiler üzerinde nekadar etki ettiğinin araştırılması açısından önem arz etmektedir. Ek olarak, bakım veren kişinin cinsiyeti, bakım yükü ile depresyon düzeyi, bakım veren kişilerin eğitim durumu, medeni hali gibi faktörlerin etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul Anadolu yakasında yaşamakta olan 100 yatağa bağımlı hasta ile hastaya bakım vereni alınmıştır. Veri toplama araçları olarak Beck Depresyon Ölçeği, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği, Rivermead Mobilite İndeksi kullanılmıştır. Aynı zamanda hastaların ve yakınlarının sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. Araştırmada sosyo-demografik özelliklere göre bakıldığında; kadınların erkeklere oranla, boşanmış/dul bireylerin diğer bireylere oranla, çalışmayan bireylerin diğer bireylere oranla depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bireylerin bakım yükü ölçeğinden aldıkları puan arttıkça bireylerin depresyon ölçeğinden aldıkları puan da artmaktadır.

BakımBakıma muhtaç kişilerDepresyon+6
Şule Demirlek
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatalak hastalara bakım veren kişilerin öfke kontrolü ve depresyon düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Yatalak hastalara bakım veren kişilerin öfke kontrolü ile depresyon düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Ek olarak, araştırmada bireylerin cinsiyeti, yaşı, medeni durumu, eğitim düzeyi, çalışma durumu ve gelir düzeyinin öfke kontrolü ve depresyon üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul İlinde Üsküdar ilçesinde bulunan Evde Sağlık Merkezinde psikolojik destek alan yatalak hastasına bakım veren 100 birey alınmıştır. Veri toplama araçları olarak Beck Depresyon Ölçeği ve Öfke Kontrolü Envanteri kullanılmıştır. Aynı zamanda bireylerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. Araştırmada sosyo-demografik özelliklere göre bakıldığında; yatalak hastasına bakan kadınların erkeklere oranla öfke kontrolü düzeylerinin daha yüksek olduğu, erkeklerin kadınlara oranla dışa vurulan öfke düzeylerinin daha yüksek olduğu, çalışan bireylerin çalışmayan bireylere oranla öfke kontrolü düzeylerinin daha yüksek olduğu, çalışmayan bireylerin çalışan bireylere oranla depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada yer alan eğitim düzeyi, medeni durum, çocuk durumu ve eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik özelliklere göre de anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir. Araştırmada grubun sürekli öfke düzeyleri ile depresyon düzeyleri arasında da pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın sonunda yer alan tartışma bölümünde bulgulara dayalı olarak araştırmacılara, alanda çalışan psikolojik danışmanlara ve ailelere yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Bakım verenlerDepresyonHasta bakımı-hastane sonrası+3
Gökçen Sevgi Bayır
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alzheimer hastalarına bakım veren bireylerin bakım yükü ve tükenmişlik durumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı, Alzheimer hastalarına bakım verenlerin yaşadıkları güçlükleri belirlemektir. Araştırmaya katılan bakım verenlerin bakım yükü ve tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak bakım yükünü ölçmek için geliştirilen 22 maddeden oluşan Zarit Bakım Yükü Ölçeği, tükenmişlik düzeyini ölçmek için geliştirilen 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve örneklem grubuna ait sosyo-demografik veri elde edilmesine yönelik bir 6 maddeden oluşan "kişisel bilgiler" formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bakım verenlerin "bakım verme yükü" düzeyi düşük (35,300 ± 9,926); "duygusal tükenme" düzeyi zayıf (2,365 ± 0,802); "duyarsızlaşma" düzeyi zayıf (1,930 ± 0,675); "düşük kişisel başarı hissi" düzeyi zayıf (2,542 ± 0,874); "tükenmişlik genel" düzeyi zayıf (2,330 ± 0,578) olarak saptanmıştır. Sadece Alzheimer hastalarını değil, etkileşimde bulunduğu diğer insanları da etkileyen Alzheimer hastalığına ilişkin daha geniş kapsamlı çalışmaların yapılması yerinde olacaktır.

Alzheimer hastalığıBakıcılıkBakım verenler+4
Nesibe Ören
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık bakım hizmetleri, evde bakım ve hasta memnuniyeti

hasta bakım hizmetleri hızlı ve etkili gelişmekte olan bir sağlık hizmetidir.hastanın iyileşmesini hızlandırma, enfeksiyonları önleme, stresi azaltma, maliyeti azaltma ve yaşam kalitesini yükseltme gibi birçok yararı olan evde bakım sağlık hizmetlerinin sağlık sektöründe önemli bir yere sahiptir. Evde bakım hizmetinin kimler tarafından verildiğini,alınan sağlık hizmeti sonrasında memnuniyet derecesini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler. Hizmetleri, Evde Bakım, Hasta Memnuniyeti, Bakım Hizmetleri

Evde bakım hizmetleriHasta bakımıHasta bakımı-hastane sonrası+2
Sultan Arlı Olpak
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00

İlgili konular