International enterprises

Bu konu başlığı altında 158 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yetkilendirilmiş yükümlü statüsünün Türkiye'deki firmaların gümrük işlemleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Küreselleşen dünyayla birlikte firmaların da küreselleşmesi ile ülkeler arasındaki dış ticaret hacmi günden güne artma eğilimindedir. Uluslararası ticaretin daha güvenilir ve hızlı hale getirilebilmesini teminen Dünya Gümrük Örgütü'nün (DGÖ) "Framework of Standards to Secure and Facilitate Global Trade" (SAFE) standartları çerçevesinde "Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü" (YYS) uygulaması geliştirilmiş olup, bu statüye sahip olan firmalara belirli kolaylaştırmalar ve basitleştirmeler sağlanmıştır. Bu çalışma ile Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü uygulaması ve statü sahibi olan firmaların faydalanmış oldukları basitleştirmelerden dolayı gümrük işlemlerinde hizmet verdikleri sektör ve dış ticaret hacimlerine göre süre, maliyet ve dış ticaret hacimleri açısından farklılıkları bağımsız T testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre firmaların dış ticaret hacimlerine göre ihracat, ithalat ve transit işlemlerinde gümrük işlemleri sürelerinde azalma olduğu, hizmet verdiği sektör açısından ithalat ve ihracat işlemleri süresinin yine kısaldığı ancak dış ticaret hacmine göre transit işlemleri süresinde farklılık bulunduğu anlaşılmıştır. Firmaların dış ticaret hacimlerine göre gümrük işlemlerindeki maliyetlerinin ihracat ve ithalat işlemlerinde azaldığı ancak transit işlemi maliyetinin azalması konusunda kararsız kaldıkları, hizmet verdikleri sektör açısından ithalat ve ihracat işlemleri maliyetlerinin yine azaldığı ancak transit işlemleri maliyetinin azalması hususunda kararsız kaldıkları anlaşılmıştır. Firmaların dış ticaret hacimlerine göre ihracat ve ithalat hacimlerinde artış olduğu ancak transit hacimlerindeki artış konusunda kararsız kaldıkları, hizmet verdikleri sektör açısından ithalat ve ihracat hacimlerinde artış olduğu ancak transit hacminde sanayi sektöründe artış olmadığı, hizmet sektöründeki artış konusunda ise kararsız oldukları anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ticaretin Kolaylaştırılması, Gümrük işlemleri, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü

FirmalarGümrüklerKolaylaştırma+3
Murat Erarslan
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası fuarların katılımcı işletmelere etkileri: Marmomacc Taş Tasarımı ve Teknolojisi Fuarı katılımcı işletmeleri üzerine bir araştırma

Uluslararası pazarlama karması öğelerinden biri olan tutundurma kavramı, işletmelerin üzerinde durması gereken önemli bir kavramdır. Bir tutundurma aracı olan fuarlar, işletmelerin uluslararasılaşmaları ve hedef pazar seçiminde belirleyicidir. Küreselleşme ile birlikte uluslararası fuarlar özellikle son yıllarda önemli bir yere sahiptir. Uluslararası fuarların işletmeler açısından etkilerini inceleyebilmek için fuarların katılımcı işletmelerle ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bu tür bir ilişkilendirme, uluslararası işletmelerin katılım gösterdikleri uluslararası fuarların avantaj ve dezavantajlarını inceleyebilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada, uluslararası fuarların, katılımcı işletmeler üzerine etkileri literatürdeki kavramlar ve analizlerden yararlanılarak incelenmiş ve uluslararası fuarların işletmeler açısından yarattığı etkiler analiz edilmiştir. Verilen teorik bilgi, İtalya'nın Verona kentindeki 'Marmomacc Taş Tasarımı ve Teknolojisi Fuarı (Marmomacc Stone Design and Technology Fair)' isimli uluslararası mermer/doğaltaş fuarında yapılan nicel araştırma sonuçları ile ilişkilendirilmiş ve uluslararası fuarların katılımcı işletmeler açısından önemli etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

FuarlarPazarlamaTutundurma+6
Avşar Baş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımaları: Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinin deneyimlerinin belirlenmesi

İnsanoğlu küreselleşmenin etkisiyle yavaş yavaş daha küresel, daha homojen bir kültüre doğru yol alsa bile, ülkeler arasındaki kültürel çeşitlilik daha uzun süre devam edecektir. Kültürün günlük yaşamı ve insanlar arasındaki etkileşimi derinden etkilemesinin ötesinde, işletmelerdeki iş yapma biçimleri üzerinde doğrudan etkisi vardır. Uluslararası işletmelerin başarısı önemli ölçüde iş yaptığı kültürü iyi tanımasına dayanmaktadır. Farklı bir kültürde faaliyet gösteren işletmeler çoğu zaman kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlarla boğuşmaktadır. Bu çalışma, ülkelerarası kültürel benzerlik ve farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımalarını, Somali ve Türk kültürleri örneğinde tespit etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışmadaki veriler, Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinde çalışan 23 personel ile yapılan detaylı görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bulgular, Türk yöneticilerin Somali ile Türkiye arasında hem uluslararası kültürü oluşturan bileşenler hem de Hofstede'in geliştirmiş olduğu ulusal kültür boyutları açısından önemli farklılıklar olduğunu düşündüğünü ortaya koymaktadır. Katılımcılara göre iki ülke arasındaki tek benzerlik aynı dine sahip olmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası işletme, Kültür, Ulusal kültür, Kültürel farklılıklar, Somali, Türkiye

KültürKültürel farklılıkKültürel çeşitlilik+4
Abdullhi Nor Warsame
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışma ilişkilerinde çerçeve sözleşmeler

Çerçeve sözleşme, hukukun diğer alanlarında olduğu gibi toplu iş hukuku alanında da tarafların çok düzeyli hukuki işlemlerine ilişkin, genel esasların ve asgari ortak unsurların belirlenmesinde kullanılan kalıp bir sözleşme türüdür. Çok uluslu şirketler nezdinde imzalanan, asgari çalışma standartlarının tespiti ve uygulanması amacına hizmet eden uluslararası çerçeve sözleşmeler ile Avrupa Birliği Hukuku düzeyinde yapılan ve ulusal çalışma ilişkilerinin uyumlaştırılması amacına hizmet eden sektörel ve sektörlararası çerçeve sözleşmeler, uluslararası çalışma ilişkilerinde önemli bir yere sahiptir. Ulusal düzeydeki çalışma ilişkilerinde kullanılan çerçeve sözleşme yapılarının ise her bir ülkeye özgü, farklı içerik ve niteliklere sahip olduğu görülmektedir. Ülkemizde ilk defa 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile yasal düzenlemeye kavuşturulan çerçeve sözleşme de tarafları, içeriği, kuruluşu, şekli ve hukuki niteliği bakımından, kendinden önceki ve diğer ülkelerdeki uygulamalardan oldukça farklıdır. Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana henüz uygulaması görülmeyen bu sözleşme türünün uygulanması halinde, Kanundaki yetersiz ve belirsiz düzenlemeler sebebiyle birtakım sıkıntıların yaşanması muhtemeldir. Çalışmanın özünde çalışma ilişkilerinde çerçeve sözleşme ve bu niteliği haiz uygulamalar, Türk ve yabancı ülkelerin ulusal çalışma ilişkileri sistemi, Avrupa Birliği Hukuku düzeyindeki uygulamalar ve uluslararası çerçeve sözleşmeler göz önünde bulundurulmak suretiyle incelenmiştir. Birinci bölümde genel olarak çerçeve sözleşme kavramı ve uluslararası çalışma ilişkilerinde çerçeve sözleşmelerin yeri ortaya konmuştur. Bu kapsamda başta Borçlar Hukukuna ilişkin kaynaklar da olmak üzere, doktrin görüşleri ve sözleşmelerin uygulanmasını inceleyen araştırma raporlarından yararlanılmıştır. İkinci bölümde ise Türkiye çalışma ilişkilerinde çerçeve sözleşmenin yeri, mevcut düzenlemeler, doktrin tartışmaları, çerçeve niteliğine benzer geçmiş uygulamalar ve ilgili taraflar ile yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında açıklanmıştır.

SözleşmelerTürk iş hukukuUluslararası işletmeler+3
Özlem Keskin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok uluslu işletmelerde örgütsel yapıya dair farklılıklar ve çok uluslu işletmelerin Türkiye'deki yönetim yapıları

İnsanların birlikte yaşama alışkanlıkları ile ortaya çıkmış olan kültür kavramı toplulukların çeşitlenmesi ile anlam kazanmıştır. Çok sayıda unsuru barındıran bu kavram bir arada çalışma alışkanlıkları ile işletmelere taşınmıştır. Ulusların arasında mesafelerin çok olduğu dönemlerde işletmeler daha çok yerel kültürlerden etkilenmişlerdir. Globalleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslar arasındaki mesafeler kısalmıştır. Bu durum çok uluslu işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çok uluslu işletmeler gittikleri her yeni ülkede ya da bünyelerine kattıkları farklı ulustan her çalışanda hakim olan yerel kültürün haricinde farklı kültür boyutları ile karşılaşmışlardır. Ortaya çıkan kültürel farklılıklar yeni bir inceleme alanı olmuş; öyle ki bu farklılıkların işletme başarısına ve devamlılığına doğrudan etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede örgüt kültürünün önemini arttırmış ve örgüt kültürü ile ilgili modellerin ortaya çıkmıştır. Prof. Hofstede öncülük ettiği bu modelleri belirli boyutlar altında toplamış ve aynı işletmenin farklı iştiraklerinde ayrıştırılan boyutları incelemiştir. Çalışmada örgüt kültürü ve Hofstede'nin örgüt kültürü modeli incelenerek Türkiye'de Telekomünikasyon sektöründe yer alan çok uluslu işletmelerde bu kavramlar röportaj yöntemi ile araştırılmıştır. Dikkat edilen unsur doğu kültürü olan Çin kültüründen Huawei ve batı kültürü olan Birleşik Krallık kültüründe Vodafone gibi iki farklı ancak birlikte çalışan işletmenin incelenmesi olmuştur.

Hofstede, GeertKültürel farklılıkTelekomünikasyon+6
Erhan Bayram
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası işletmeleri başarıya götüren faktörler: Kosova'daki Türk işletmeleri

Bu araştırmanın temel amacı Kosova Pazarında faaliyette bulunan Türk firmalarının başarı faktörlerini ortaya koymaktır. Bu ana amacın dışında, aynı zamanda oradaki Türk firmaların özellikleri, Kosova pazarını seçmelerinde etkili olan faktörler, seçtikleri giriş stratejileri ve Kosova pazarında karşı karşıya kaldıkları engellerin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Türkiye ve Kosova arasındaki yakın dostluk ve ortak geçmiş tarihe sahip olmaları aralarında farklı anlaşmaların oluşmasında etkili olmuştur. Bu önemli anlaşmaların gerçekleşmesi, Türk yatırımcıların Kosova pazarında yer almasını teşvik etmiştir. Çok sayıda Türk firmasının Kosova pazarında faaliyete bulunması doğrultusunda bu araştırmanın yapılması gerekli görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre, firmaların çoğu küçük ve orta büyüklüktedir. Aynı zamanda, önemli büyük şirketler de Kosova'da yer almaktadır. Bununla beraber, seçtikleri pazara girme stratejileri ilk olarak doğrudan yeni yatırımlar ve ardından doğrudan ihracattır. Kosova pazarında yer alan Türk firmalar için en önemli başarı faktörleri ise hizmette kalite ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Beraberinde yetenekli personel ile çalışmak, eğitimli personel ile çalışmak ve tüketicilerin beklentilerine uygun ürünler uygulamak gibi ifadeler de önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Başarı faktörleri, Doğrudan yeni yatırım, Anlaşmalar, Türk firmaları,Kosova pazarı

BaşarıKosovaTürkler+3
Onıksa Sllamnıku
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının istihdam üzerine etkisi: 1970-2005 Türkiye üzerine bir uygulama

Günümüzde gelişmekte olan ülkelerin temel hedefi; kendi ekonomik göstergeleri ile kalkınmayı sağlamak, böylece gelişmiş ülkeler seviyesine gelerek varlıklarını sürdürmeyi amaçlamaktır. Kalkınma; düzenli yatırım, istikrarlı enflasyon yapısı ve ülkedeki işsizlik problemlerinin çözülmesiyle, yani istihdam faktörüyle sağlanabilir. Gelişmekte olan ülkelerde yüksek enflasyon, yüksek faiz, mali kaynak sıkıntıları kişileri ve kurumları çözüm arayışlarına yönlendirmiş, dışa açılma ve pazar arayışları ile birlikte yeni ekonomik alanlar bulunmaya, yatırımlar ile birlikte küresel bazda yüksek kazançlar oluşturulmaya yönelmiştir. Küreselleşen dünya düzeninde yerel şirketlerin yerini dünya şirketleri almış, dünya ortak bir Pazar haline gelmiş, şirketlerde bu pazarda yerlerini alma gayretine girmişlerdir. Küreselleşme ile birlikte yabancı sermaye yatırımlarının önemi artmıştır; bununla beraber doğrudan yabancı yatırımlarının avantajları ve dezavantajları tartışılmaya başlanmıştır.Doğrudan yabancı yatırımlarının avantaj ve dezavantajları üzerine tartışmalar yaşansa da yabancı sermaye yatırımları sürekli olarak artmaktadır. Günümüzde, az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkelerde, doğrudan yabancı yatırımları finansal ve ekonomik hayatın önemli bir temel taşı olmuştur. Bu çalışmada doğrudan yabancı yatırımlarının çeşitleri, avantaj ve dezavantajları araştırılmaya çalışılmış, ülke ekonomileri üzerine etkileri özetlenmiştir.Araştırmamızın birinci bölümünde Doğrudan yabancı yatırımları'nın tanımı, kapsamı, teorileri, belirleyicileri ve etkilerinin incelemesi yapılmış, Türkiye'deki Doğrudan yatırımların tarihçesi üzerine kısa olarak değinilmiştir.İkinci bölümde İstihdam kavramı açıklanmaya çalışılmış, istihdam teorilerine ve türlerine değinilmiş, Türkiye'deki gelişimine ve genel görünümüne kısaca yer verilmiştir.Üçüncü bölüm ve son bölümde 1970-2005 yılları arasında Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımlarının istihdam üzerinde her hangi bir etki yaratıp yaratmadığı test edilmiştir. Çalışmada en küçük kareler yöntemi uygulanmıştır. İstihdam ve gayri safi milli hâsıladan, doğrudan yabancı yatırımlara doğru bir pozitif etkiye rastlanmıştır

Uluslararası işletmelerYabancı sermayeYabancı sermaye yatırımları+2
Ömer Gök
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik vergi teşvik politikaları: Türkiye örneği

Dolaysız yabancı sermaye yatırımları, genel olarak yatırım yapılan ülkelerde kalkınma ve gelişme sağlamaktadır. Bu sebeple de ülkeler açısından önemli bir dış kaynak olarak görülmektedir. Bu doğrultuda ev sahibi ülke dolaysız yabancı sermaye yatırımlarını ülkeye çekmek amacıyla çok sayıda teşvik politikası uygulamaktadır. Uygulanan bu politikalar hem ev sahibi ülkenin gelişmesi açısından hem de yatırımcının kazanç sağlaması açısından önemli görülmektedir. Özellikle sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkeler arasında tasarruf-sermaye yetersizliği nedeniyle var olan kalkınmışlık farkı dolaysız yabancı sermaye yatırımları ile giderilmeye çalışılmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkeler genellikle sermaye kıtlığı yaşadıkları için uzun vadede dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına daha çok önem vermektedirler. Bu amaçla da teşvik politikaları uygulamaktadırlar. Son yıllarda ön planda olan teşvik politikası ise vergi teşvik politikasıdır. Bu politika ile sanayileşmekte olan ülkelerde yatırımlar özendirilerek ülkenin gelişmesini sağlamak ve ülkeye teknoloji transferi, yönetim bilgisi götürmek amaçlanmaktadır. Bu tez, Türkiye'nin gelişme sürecinde dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının önemini vurgulamak ve bu gelişmeye katkıda bulunacak şekilde dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik uygulanan vergi teşvik politikalarındaki eksiklikleri tespit etmek ve bu eksiklikleri ortadan kaldıracak çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Yapılan bu araştırmada, dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'de hangi alanlarda daha çok önem arz ettiğinin ve bu yatırımlar için ülke yöneticilerinin yapması gereken uygulamalarının belirlenmesi temel öneme sahiptir. Türkiye'de dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının istenilen düzeyde olmaması ve bu sorunun sonucu olarak dolaysız yabancı sermayeyi çekmek amacıyla uygulanılması gereken politikaların belirlenmesi Türkiye'nin ekonomik gelişimi açısından son derece önemlidir. Türkiye'nin ekonomik gelişimini sağlamak açısından dolaysız yabancı sermaye yatırımlarını ülkeye çekmek amacıyla uygulanan teşvik politikalarının yeterli olup olmadığı, yeterli değilse neler yapılması gerektiği ortaya konulmalıdır. Bu bağlamda yapılan bu çalışmada, Türkiye'nin dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik vergi teşvik politikaları incelenmektedir. Son yıllarda Türkiye uygulamış olduğu politikalarla yabancı yatırım konusunda iyi bir düzeye gelmektedir. Ancak bu durum, istenilen seviyede olmamaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türkiye'nin yabancı yatırımları çekmek amacıyla alması gerektiği önlemleri açıklamaktadır. Ayrıca Türkiye'de dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi de 1980 öncesi ve 1980 ve sonrası şeklinde bir ayrıma gidilerek incelenmektedir.Anahtar Kelimeler: Dolaysız Yabancı Sermaye Yatırımları, Vergi Teşvik Politikaları, Çokuluslu Şirketler

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıTeşviklerTürkiye+5
Özlem Sökmen
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok uluslu şirketlerin finansal tablolarının hazırlanmasında karşılaşılan sorunlar ve bu sorunların çözümü için yapılan çalışmalar

ÖZET Çok uluslu şirketler, birden fazla ülkede faaliyet göstermeleri nedeni ile ülkeler arası ilişkilerde önemli bir yere sahiptir. Ancak, bu şirketler farklı ekonomik, politik, kültürel ve yasal ortamlardaki muhasebe sistemlerine uyum göstermek zorunda kalmaktadırlar. Bu farklılıkların yanında, döviz çevirisi yapılmasında karşılaşılan sorunlar ve enflasyonun yarattığı sorunlar özellikle konsolide finansal tabloların hazırlanmasında önemli güçlüklere neden olmaktadır. Bunların sonucunda, ilgili kişilere güvenilir ve anlaşılır bilgi vermek üzere hazırlanan finansal tablolar amacına ulaşamayabilecektir. Bu çalışmanın amacı, çok uluslu şirketlerin finansal tablolarının hazırlanmasında ve ilgili kişilere sunumunda karşılaşılan sorunları incelemek ve bu sorunların çözümünde etkili olan çalışmalara değinmektir. Zira, uluslararası düzeyde gerçekleştirilen muhasebede uyumlaştırma ve standartlaştırma çalışmaları ile sözü edilen sorunları çözme yönünde önemli adımlar atılmıştır. Araştırmamızın içeriğinde bu konuda yapılan belli başlı çalışmalara yer verilmiş ve Uluslararası Muhasebe Standartları üzerinde durulmuştur. VI

EnflasyonFinansal tablolarKonsolide finansal tablolar+2
Jale Sağlar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşe alım sürecinin ulusal ve uluslararası işletmelerdeki uygulamaları

Teknolojik gelişmelerin hızla yaşandığı, rekabetin de arttığı günümüzde, işletmeler de ayakta durabilmek için kendilerini revizyondan geçirmek zorunda kalmaktadırlar. Özellikle çalışanlarla ilişkileri düzenleyen insan kaynaklan yönetimi, üzerinde önemle durulması gereken ciddi bir birim haline gelmiştir. İnsan kaynaklan yönetiminin ilk fonksiyonu olan işe alma çalışanların sirkülasyonunu belirlediği için kısaca işletmelerin devamlılığım sağlayan fonksiyon olarak adlandınlabilir. Lojistik sektörü adı itibariyle Türkiye'de yeni bir sektör olsa da kısa zamanda adaylar için popüler hale gelmiştir. Tezde bu sektördeki işletmelerin hangi özelliklere sahip oldukları ve işe alma uygulamaları görülebilir. Bu tezin amacı; işe alma ile ilgili araştırma yapanları işe almanın tüm incelikleriyle tanıştırmak, aynca lojistik sektörünü ve bu sektördeki işe alma uygulamalarını da tanımak isteyenlere yardımcı olabilmektir. vı

Lojistik sektörüPersonel seçimiUlusal işletmeler+4
Özder Akın
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dünya ekonomisinde bütünleşme ve çok uluslu şirketler ilişkisinin ekonomik coğrafya açısından değerlendirilmesi

1980 sonrasında yaşanan bütünleşme sürecine rağmen, dünya genelinde iktisadi faaliyetlerin giderek daha fazla belirli merkezlerde toplandığı görülmektedir. Dünya ekonomisi merkez ve çevre biçiminde bir yapı sergilemekte ve iktisadi faaliyetler dünya çapında eşit dağılmamaktadır. İktisadi faaliyetlerin belirli bölgelerde yığılması olgusu iktisadi araştırmalarda ekonomik coğrafyayı göz önüne almayı gerekli kılmaktadır. Ekonomik coğrafya temel olarak iktisadi faaliyetin mekânsal dağılımının ne olduğu sorusuyla ilgilenmektedir. Son yıllarda mekânsal konulara artan ilginin temel kaynağı ise Yeni Ekonomik Coğrafya olarak adlandırılan araştırma programıdır. Yeni Ekonomik Coğrafya yaklaşımıyla birlikte mekânsal konular üzerinde kapsamlı çalışmalar yürütülmektedir. Bunun yanında, ana akım dışında kalan heteredoks coğrafya yaklaşımları da mevcuttur.Bu çalışmanın temel amacı dünya ekonomisinde yaşanan bütünleşme sürecinin mekânsal yansımalarını, süreç içerisinde çokuluslu şirketlerin rolünü ve şirketlerin yerleşim yeri tercihlerini etkileyen faktörleri ekonomik coğrafya yaklaşımlarıyla araştırmaktır. Çalışmamız iki ana bölümden meydana gelmiştir. Dünya ekonomisinde yaşanan bütünleşme süreçlerinin mekânsal yansımalarını ve çokuluslu şirketlerin son dönemlerde artan rolü ilk bölümün konusunu oluşturmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde, iktisadi faaliyetlerin eşitsiz coğrafi dağılımının nedenleri ve çokuluslu şirketlerin yerleşim yeri tercihlerindeki rolü hem teorik hem de deneysel olarak incelenmiştir. Deneysel analizden elde edilen sonuçlar genel olarak Yeni Ekonomik Coğrafya modelinin çıkarsamalarıyla uyumluluk göstermiştir. Ancak, deneysel tahminlerin farklı bir teorik perspektiften de sorgulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada kapitalist dünya ekonomisinin her döneminde neyin nasıl üretileceğinin kararının sermayenin birikmek ve yeniden birikmek için gerekli kâr arayışları doğrultusunda gerçekleştiği, 1970 sonrası dönemde ise sermayenin çokuluslu şirketler olarak somutlaştığı ve küreselleşen dünya pazarında üretim kararlarının çokuluslu şirketlerin kâr maksimizasyonu hesapları ve buna yönelik stratejileri çerçevesinde belirlenmekte olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yeni Ekonomik Coğrafya, Yerel Piyasa Etkisi, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, Çokuluslu Şirketler, Mekânsal Düzenleme

BütünleşmeCoğrafyaEkonomi+6
Selim Çakmaklı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ulusal mesafe ve örgütsel öğrenmenin sınır-ötesi şirket satın almaları üzerine etkisi: 2006-2015 Avrupa örneği

Bu çalışmanın amacı sınır-ötesi gerçekleştirilen satın alma faaliyetlerinde, iki ülke arasındaki ulusal mesafe ile örgütsel öğrenmenin satın alma oranı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ayrıca bu ilişkide örgütsel öğrenmenin moderatör rolü olup olmadığı incelenmektedir. Ulusal mesafe bu çalışmada, ülkeler arası kültürel mesafe, politik mesafe, yetenek geliştirme mesafesi ve finansal mesafeyi ifade ederken, örgütsel öğrenme; hedef ülkede alıcı şirketin daha önce kaç kere yatırım yaptığını belirtmektedir. Bu bağlamda, 2006-2015 yılları arasında taraflardan birinin Avrupalı şirketler olduğu satın alma faaliyetleri incelenmiş ve sıralı lojistik analizi uygulanarak 6092 satın alma işlemi analize dahil edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, iki ülke arasındaki politik mesafe ve yetenek geliştirme mesafesi satın alma oranını negatif etkilerken, finansal mesafe ve kültürel mesafe anlamlı olarak etkilememektedir. Ayrıca örgütsel öğrenme satın alma oranını pozitif etkilemektedir. Buna karşın örgütsel öğrenmenin ulusal mesafe değişkenleri ile satın alma oranı arasındaki ilişkide moderatör etkisine rastlanmamıştır.

Avrupa ülkeleriMesafe koşularıSatın alma+5
Sibel Ayas
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müşteri sermayesi yaratmada ilişkisel pazarlamanın etkisi: Türkiye'deki çok uluslu doğrudan satış şirketlerine yönelik bir uygulama

İlişkisel pazarlama paradigması, pazarlama bilimi içerisinde önemli bir konuma gelmiştir. Bununla birlikte işletmelerin yürüttüğü pazarlama faaliyetleri klasik pazarlama yaklaşımlarından uzaklaşmış ve ilişkisel pazarlama paradigması etrafında şekillenmeye başlamıştır. İlişkisel pazarlamanın yaygınlaşması ile birlikte müşteri ederi ve müşteri sermayesi gibi kavramlar gündeme getirilmiştir. Müşteri ederi (Customer Equity), iç ve dış müşterinin zihninde işletme için biçtiği değeri ifade etmektedir. Entelektüel sermayenin unsuru olan müşteri sermayesi (Customer Capital) ise, işletmenin iç ve dış müşteriler ile ilişkisi sonucu ortaya çıkan mevcut ve gelecekteki getirilerine katkı olarak özetlenmektedir. Bu tez çalışmasında çok uluslu işletmelerin kullandığı doğrudan satış yöntemlerinden olan çok katlı pazarlama modeli ile uyguladıkları ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi yaratma üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için doğrudan satış yapan işletmelerin iç müşterileri olan satış temsilcileri üzerinde bir araştırma yürütülmüştür. Bu araştırma sürecinde kolayda örnekleme yöntemi ile 151 kişiden, 5'li Likert tipi olarak hazırlanmış araştırma ölçeği ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler için ön testler SPSS ve hipotez testleri Smart PLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde işletmelerin ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi (cutomer capital) üzerinde doğrudan etkisi görülmemekle birlikte, ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri ederi (customer equity) üzerinde ve müşteri ederinin müşteri sermayesi üzerinde etkileri olduğu görülmüştür. Son olarak ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri ederi aracılığıyla müşteri sermayesini etkilediği sonucu da ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle işletmelerin ilişkisel pazarlama faliyetleri yürütürken iç müşteriler bağlamında müşteri ederine daha fazla önem vermeleri gerektiği vurgulanmıştır. Müşteri ederi üzerinden müşteri sermayesini artırmaları yönünde işletmelere öneriler sunulmuştur. Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu doğrudan satış şirketlerinin uyguladıkları ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin müşteri sermayesi yaratmadaki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıMüşteri sermayesiPazarlama+3
Çiğdem Eyuboğlu Sarıhan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Transfer fiyatlandırmasında ilişkili kişi

Küreselleşme süreci ile birlikte ortaya çıkan ve üretim süreçlerini farklı ülkelerde oluşturan çokuluslu şirketlerin karlarını artırma çabaları transfer fiyatlandırmasının öneminin daha da artmasına neden olmuştur. Transfer fiyatlaması dünyada olduğu kadar Türkiye'de önemi artan vergisel konulardan birini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, 5520 sayılı yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nun Türk Vergi sistemine getirmiş olduğu en önemli yeniliklerden birisi olan "transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında ilişkili kişi" kavramı ve bu kavramın uygulamasında yaşanan sorunlar incelenmiştir. Bu kapsamda, transfer fiyatlandırması alanında başta OECD olmak üzere, ABD, Avrupa Birliği ve bazı gelişmiş ülkelerin yapmış oldukları çalışmalar incelenmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile getirilen yeni düzenleme sayesinde, Türk vergi mevzuatının uluslararası mevzuata yakınlaştırıldığı ancak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında ilişkili kişi kavramının çok geniş kapsamlı tanımlandığı, bu tanımlamanın da belirsizliklere neden olduğu görülmüştür. Sonuç itibariyle, yapılan bu değişikliğin ilişkili kişi kavramının kapsamını çok genişlettiği ancak çalışmada ileri sürülen öneriler dikkate alındığında, uygulamada yaşanan sorunların birçoğunun yapılacak yasal ve idari düzenlemeler ile çözüme kavuşturulabileceği anlaşılmıştır

FiyatlandırmaKurumlar Vergisi KanunuKurumlar vergisi+5
Tülin Özel Gülbil
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel doğan işletmelerin erken uluslararasılaşmasını etkileyen faktörler

Bu çalışmada Küresel Doğan işletmelerin (KDİ) erken uluslararasılaşmasını etkileyen faktörler incelenmiştir. Bu tür işletmelerin diğer işletmelerden daha hızlı uluslararasılaşmasına etki eden en önemli faktör girişimcilik faktörüdür. Ayrıca bu girişimcilik faktöründe yenilikçilik adında bir fonksiyon vardır. Bu fonksiyon girişimcilik yönelimi açısından KDİ'ler için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bu bağlamda tezde genel olarak işletmelerin uluslararasılaşma süreçleri, geleneksel yaklaşımlar ve KDİ'lerin ortaya çıkışı ve kurulma nedenleri, KDİ'lerle ilgili çeşitli teorik yaklaşımlar ve KDİ'lerin erken uluslararasılaşma sürecine etki eden etmenler ve sebepleri araştırılmıştır. Bu konu ile ilgili yeterli çalışmanın olmaması nedeni ile bu çalışmanın öncü araştırmalardan biri olması beklenmektedir. Çalışmanın analiz bölümünde ihracatta önemli bir yere sahip olan Kütahya, İzmir ve Manisa'da yer alan 10 uluslararasılaşma sürecinde küresel doğan işletme seçilmiş, işletmelerle yüzyüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Mülakat şeklinde yapılan görüşmelerden elde edilen veriler ilgili literatür çerçevesinde kavramsallaştırılarak 10 kategori altında 38 tema ve 65 alt temaya ulaşılmıştır. Oluşturulan temalar MAXQDA programı ile nitel olarak analiz edilmiştir. Çalışmada firmaların uluslararası faaliyetlere katılma nedenlerinin farklılaştığı görülmektedir. Alan araştırması sonucunda verilen cevapları, köken ülkenin itici faktörleri ve hedef ülkenin çekici faktörleri şeklinde gruplandırmak mümkündür. Köken ülkenin jeopolitik durumu ile iç piyasa şartları firmaları baskılarken dışsal faktörlerin ise çekici rol oynadığı görülmektedir.

Küresel doğan şirketlerUluslararası işletmelerUluslararasılaşma+1
Serdar Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası firmaların küyerel stratejileri analizi: Türkiye örneği

1980'lerden sonra küreselleşen dünyada artarak devam eden bir yerelleşme olgusu ve anlayışı yerleşmeye başlamıştır. Yerelleşme ve küreselleşme kavramları yıllar geçtikçe sentez haline gelerek küyerelleşme eğilimini meydana getirmiştir. Bu "küresel düşün, yerel hareket et" stratejisinin amacı kültürel unsurların kullanılmasına ve dolayısıyla yerel bir imaj oluşturulmasına dayanmaktadır. Küresel firmaların rekabet ortamında devamlılıklarını artırmak için doğru stratejileri belirleyip uygulaması gerekmektedir. Bu çalışma, küreselleşen dünyada tüketimin artması ile küresel firmaların ürünlerini daha kolay pazarlamak ve hedef kitlelerine yakınlaşabilmesi amacıyla faaliyet gösterdikleri ülkelerin kültürlerine uyum sağlayarak gerçekleştirdikleri küyerel pazarlama stratejilerini incelemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde küreselleşme kavramı, ikinci bölümde küyerelleşme olgusu ve ilgili hususları, üçüncü bölümde ise küresel firmaların dünyada ve Türkiye'de uyguladığı küyerel stratejiler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Küyerel stratejilere örnek oluşturması adına hem yerel hem küresel hizmet sunan firmalar seçilerek, Coca Cola, Starbucks, Kahve Dünyası, McDonald's ve Simit Sarayı'nın küyerel pazarlama uygulamaları analiz edilmiştir. Bu çalışmanın dış pazara açılmak isteyen ve küyerel pazarlama stratejilerini uygulamayı hedefleyen firmalara ve literatüre katkıda bulunması amaçlanmıştır. Araştırma bulguları firmaların faaliyette bulundukları pazarda küyerel pazarlama stratejilerini "nasıl" kullandıklarını ortaya koymakta ve öneriler sunmaktadır.

Kurumsal stratejiKüreselleşmeKüreyerelleşme+5
Emine Şule Gönülşen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay ili'nde faaliyet gösteren dış ticaret firmalarının dış ticarette kullandıkları finansman yöntemlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Hatay ilinde dış ticaret alanında faaliyet gösteren firmaların, dış ticaret finansman yöntemlerine ilişkin algı düzeyi tespiti amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma literatür taraması ve Hatay ilinde dış ticaret faaliyetleri gerçekleştiren firmalarla anket yöntemi kullanılarak elde edilen verilerin istatistiki olarak yorumlanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni Hatay ilinde kayıtlı ve tescilli olarak aynı ilde dış ticaret faaliyetleri gösteren firmalarıdır. Araştırmaya Hatay ilinde kayıt ver tescilli olarak değişik sektörlerde dış ticaret faaliyetleri gerçekleştiren 297 firma katılmıştır. Anketler, çoktan seçmeli ve likert ölçeği kullanılarak iki bölümden ve toplam 86 sorudan oluşmuştur. Araştırma sonucunda işletmelerin dış ticaret finansmanında %79,8 oranı ile peşin ödemeler, %74,1 oranı ile öz kaynaklar, %74,1 oranı ile banka avansları, %71 oranı ile akreditifli ödeme, %65 oran ile devlet teşvikleri, %63 oranı ile alıcı kredileri, %60,3 oranı ile Türk Eximbank kredileri en çok kullandıkları buna karşılık kliring yöntemini hiç kullanmadıkları tespit edilmiştir. Dış ticaret finansman yöntemlerinin kullanımına ilişkin algı düzeyini belirleyen en önemli faktör çalışan ve yöneticilerin eğitim düzeyidir. Anahtar kelimeler: Finansman, Dış Ticaret, Dış Ticaret Finansmanı.

Dış ticaret sermaye şirketleriFinansmanFinansman yöntemleri+3
Mahir Deniz Canbolant
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesi: Transfer fiyatlaması açısından bir değerlendirme

Küreselleşme süreci ile birlikte uluslararası ekonominin belirleyicisi haline gelen çok uluslu şirketlerin transfer fiyatlandırması manipülasyonuna başvurmaları başka bir ifade ile emsallerine nazaran yüksek veya düşük fiyat belirlemek suretiyle daha az vergi ödeme ya da hiç vergi ödememe yolunu tercih etmeleri ülkelerin vergi tabanlarının aşınmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda ilişkili kişiler arasında gerçekleşen işlemlerin fiyatlandırılması vergiye tabi kazancın doğru bir şekilde tespit edilebilmesi açısından önem arz etmektedir. Vergi gelirleri üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında transfer fiyatlandırması kurallarının düzenlenmesi bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kapsamda gerek uluslararası kuruluşlar tarafından gerekse de ülkelerin vergi mevzuatlarında yer alan düzenlemeler ile bir yasal altyapı oluşturulmaktadır. Devletler vergi matrahı kayıplarını önleyebilmek için yasal alt yapı oluşturmalarına karşın etkin bir vergi denetimin sağlanamaması ve transfer fiyatlandırması manipülasyonları nedeniyle önemli miktarda vergi kayıplarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı; öncelikli olarak çok uluslu şirketlerin vergilendirmesi ve transfer fiyatlaması konusundaki düzenlemeleri güncel gelişmeleri de dikkate alarak irdelemek, sonrasında ise Türkiye'de ve seçilmiş ülkelerdeki transfer fiyatlandırmasına ilişkin vergi denetim süreçleri arasındaki ortak yönleri ve farklılıkları açıklığa kavuşturmaktır. Bu amaçla ülkelerin transfer fiyatlandırması denetimlerine yaklaşımları incelenirken ülkelerin gerek mevzuat farklılıkları gerekse de idari yapıları arasındaki farklılıklar ortaya konulmuştur. Bu noktada en önemli kısıt transfer fiyatlandırması denetim sonuçlarının vergi denetim sonuçları içerisinde yer alması ve ülkelerin mükellef hakları kapsamında bu noktada veri paylaşımında bulunmaya istekli olmamasıdır. Çalışmanın sonucunda ülkemizde transfer fiyatlandırması denetimlerinde karşılaşılan sorunlar ayrıntılı olarak ortaya konulmuş olup transfer fiyatlandırması denetimlerinde etkinliğin sağlanmasına yönelik öneriler çalışma kapsamında ele alınmıştır.

Kurumlar vergisiTransfer fiyatlandırmaUluslararası işletmeler+3
Pelin Mastar Özcan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası girişimciliğin işletmelerin ihracat performansına etkisi: Manisa Organize Sanayi bölgesi örneği

Son yıllarda iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi, küreselleşmeyle birlikte kolaylaşan ve gelişen dünya ticareti, firmaları uluslararası ticarete yöneltmektedir. Buradan hareketle uluslararası girişimcilik kavramı ortaya çıkmaktadır. Firmaların uluslararası girişimcilik eğilimleri, sadece dış pazarda işletme açmalarıyla ilgili olmayıp her türlü sınır ötesi fırsatları keşfedip değerlendirmelerini kapsar. Bu bağlamda çalışmamızda uluslararası girişimcilik ile ihracat performansı arasındaki ilişkiye odaklanılmıştır. Literatüre baktığımızda uluslararası girişimcilik ve ihracat performansı ilişkisini inceleyen çok az çalışma vardır. Bu nedenle bu konunun araştırılmasına önem verilmiştir. Araştırma Manisa OSB'de faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmeler üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın amacı, uluslararası girişimcilik faaliyetlerinin ihracat pazar performansına etkilerinin araştırılmasıdır. Bu bağlamda araştırma firmaların dış ticaret departmanlarında çalışanlara dağıtılan 200 ankete sağlıklı cevap veren 120 kişi üzerinde uygulanmıştır. Anket sonucunda veri setinin faktör analizi için uygun olup olmadığı incelenmiş ve 8 faktör elde edilmiştir. Ancak sekizinci faktör 2 değişkeni içerdiği için oluşturulamamıştır. Elde edilen faktörler: uluslararası girişimcilik yönelimi, uluslararası öğrenme yönelimi, uluslararası isteklendirme, uluslararası pazar yönelimi, rakiplerle işbirliği yönelimi, rakip olmayanlarla işbirliği yönelimi ve ihracat pazar performansı. Veri setine daha sonra tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ihracat pazar performansı ve uluslararası girişimcilik alt boyutları arasında çeşitli yön ve kuvvetlerde ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Uluslararası Girişimcilik, Girişimcilik Yönelimi, İhracat Performansı, Pazara Giriş, Pazar Yönelimi, Proaktiflik, Yenilikçilik.

GirişimcilerGirişimcilikPazar yönelimi+4
İpek Kurt
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Küresel doğan işletmelerin uluslararasılaşma sürecinde örgütsel kabiliyetleri ve bunların ihracat performansına etkileri üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Küresel Doğan İşletmeler (KDİ), Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ), sınırlı kaynak ve uluslararası deneyimlerine rağmen, kurulduktan kısa bir süre sonra uluslararası pazarlarlarda faaliyet gösterebileceklerini anlatmak için kullanılan bir kavram olup, aşamalı/geleneksel uluslararasılaşma modellerine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. KDİ'lerin bu erken ve hızlı uluslararasılaşma süreci, ilgili literatürde, genellikle; girişimci, işletme ve çevresel faktörlerle açıklanmaya çalışılmış, söz konusu faktörleri desteklemeye ve derinleştirmeye yönelik çeşitli teorik yaklaşımlarla değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çalışmada işletme temelli faktörlerden yola çıkılarak, kaynak temelli yaklaşım ve kabiliyetler perspektifinden hareketle, KDİ'lerin dış pazarlara erken ve hızlı açılmalarına etki ettiği düşünülen örgütsel kabiliyetlerin (uluslararası girişimcilik yönelimlilik, uluslararası pazar yönelimlilik, uluslararası pazarlama kabiliyeti, uluslararası ağ bağlantıları kabiliyeti, teknoloji kabiliyeti, örgütsel/yönetsel kabiliyetler, finansman kabiliyeti, bilgi teknolojileri kabiliyeti), Geleneksel İşletme/İhracatçı (Gİ) (yavaş ve aşamalı bir şekilde uluslararasılaşan işletmeler) olarak sınıflandırılan KOBİ'lerden farklılık gösterip göstermediği, işletmelerin KDİ veya Gİ olarak sınıflandırılma ihtimali üzerindeki belirleyicilikleri ile farklı düzeylerde (bütün işletmeler, KDİ'ler ve Gİ'ler) ihracat performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma Ege İhracatçı Birlikleri listesindeki 112 ihracatçı KOBİ (61'i KDİ ve 51'Gİ) ile yapılan bir anket ile yürütülmüştür. Örgütsel kabiliyetlerin öncelikle bir bütün olarak ve daha sonra uluslararası işletmecilik (uluslararası girişimcilik yönelimlilik, uluslararası pazar yönelimlilik-müşteri yönelimlilik, rakip yönelimlilik, fonksiyonel yönelimlilik-, uluslararası pazarlama kabiliyeti, uluslararası ağ bağlantıları kabiliyeti) ve fonksiyonel kabiliyetler (teknoloji kabiliyeti, örgütsel/yönetsel kabiliyetler, finansman kabiliyeti, bilgi teknolojileri kabiliyeti) olarak sınıflandırıldığı ve çeşitli araştırma modellerinin geliştirildiği çalışmada, literatüre katkı sağlayacak pek çok bulguya ulaşılmıştır. Yapılan t-testi, KDİ'lerin; uluslararası girişimcilik yönelimlilik, uluslararası pazar yönelimliliğin alt boyutları, uluslararası pazarlama kabiliyeti, uluslararası ağ bağlantıları kabiliyeti ve teknoloji kabiliyeti açısından Gİ'lerden farklı olduğunu göstermiştir. Lojistik regresyon analizi ile; uluslararası girişimcilik yönelimlilik, uluslararası ağ bağlantıları ve teknoloji kabiliyetlerinin KDİ'leri Gİ'lerden ayıran en önemli özellikleri olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel kabiliyetlerin öncelikle bir bütün olarak ele alındığı ve işletmelerin ihracat performansı üzerindeki etkilerine bakıldığı doğrusal regresyon analizi; uluslararası girişimcilik yönelimlilik, uluslararası ağ bağlantıları ve finansman kabiliyetlerinin, işletmelerin ihracat performansı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye, teknoloji kabiliyetinin ise negatif yönlü ve anlamlı etkiye sahip olduğunu göstermiştir. KDİ'lerde uluslararası pazarlama kabiliyeti ve finansman kabiliyeti, ihracat performansı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, bilgi teknolojileri kabiliyeti açısından negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Gİ'lerde ise hiçbir örgütsel kabiliyetin ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Sadece uluslararası işletmecilik kabiliyetlerinin işletmelerin ihracat performansı üzerindeki etkilerine bakıldığı modellerde; uluslararası girişimcilik yönelimlilik, rakip yönelimlilik ve uluslararası ağ bağlantıları kabiliyetlerinin işletmelerin ihracat performansı üzerinde etkili olduğu, bu örgütsel kabiliyetlerden hiç birinin KDİ'lerin ihracat performansını açıklamazken, sadece rakip yönelimliliğin, Gİ'lerin ihracat performansı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Sadece fonksiyonel kabiliyetlerin işletmelerin ihracat performansı üzerindeki etkilerinin incelendiği modellerde ise, finansman kabiliyetinin her düzeyde incelenen işletmede etkili olduğu, ek olarak KDİ'lerde negatif yönlü olmak üzere bilgi teknolojileri kabiliyetinin, Gİ'lerde ise örgütsel/yönetsel kabiliyetlerin ihracat performansları üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Araştırma, erken ve hızlı uluslararasılaşma literatüründe ele alınmış olan farklı örgütsel kabiliyetleri bütünleştirmesi, hem uluslararası işletmecilik ve fonksiyonel kabiliyetler, hem de farklı uluslararasılaşma düzeylerinde bulunan işletmeler bağlamında bütüncül ve karşılaştırmalı bakış açıları sunması bakımından literatüre önemli katkılar sağlayabilir. Araştırmanın, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde; KOBİ'lerin, erken uluslararasılaşma ve yüksek ihracat performansı sağlayabilmeleri adına geliştirmeleri gereken kabiliyetleri ortaya koyma, bu anlamda verilebilecek devlet desteklerinin nitelikleri hakkında yol gösterme ve gelecekteki çalışmalara ışık tutma noktasında katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

Kaynak kabiliyetiKaynak temelli yaklaşımKüreselleşme+6
Hakan Atlı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1998-2008 yılları arasında İMKB'de gerçekleşmiş olan yabancı şirket ortaklıklarının mali açıdan performanslarının değerlendirilmesi

Günümüzde çok uluslu işletmelerin yaşanan rekabete bağlı olarak gösterdikleri sürekli büyüme çabaları gözlenen bir gerçektir. Bu açıdan bakıldığında küresel ekonomik şartlarda birleşme ve satın almalar çok uluslu işletmelerin yoğun olarak tercih ettikleri bir büyüme stratejisi olarak kabul edilebilir. Bu araştırmada birleşme ve satın alma yoluyla büyümeyi tercih eden uluslar arası işletmelerin ülkemizde gerçekleştirdikleri birleşme ve satın almalar ele alınmıştır.Bu açıklamalar ışığında çalışmada, 1998- 2008 yılları arasında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda gerçekleştirilen yabancı ortaklı birleşme ve satın almalar mali açıdan değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen bu birleşme ve satın almaların işletmelerin mali yapılarına olan farklı etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletmelerde Büyüme, Çok Uluslu İşletmeler, Birleşme ve Satın Almalar.

BirleşmelerHisse senetleriMigros+5
Orhan Şen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Soğuk Savaş sonrası dönemde çokuluslu şirketlerin uluslararası alanda değişen ekonomi politik rolü: Shell örneği

Günümüz koşullarında ülkeler açısından üstünlüklere giden yol fabrikalardan, üretim tesislerinden ve katma değer yaratan yerli ve yabancı şirketlerden geçmektedir. Gelişmekte olan ülkeler ekonomik kalkınmadaki hızlandırıcı etkisinden dolayı yabancı sermaye yatırımlarını ülkelerine çekmek isterler. Çokuluslu şirketler de kendileri açısından diğer rakiplerine karşı rekabet üstünlüğü yaratacak dış yatırımlara ve yeni pazarlara yönelirler. Hükümetler çokuluslu şirketleri ülkelerine çekmek için çeşitli tavizler vermek durumunda kalabilirler. Çünkü küreselleşmeyle birlikte çokuluslu şirketler de kendileri için en uygun şartları oluşturabilecek ülkeler arasında tercih yapabilme seçeneğine sahip olmuşlardır. Bu tavizler devletler için çeşitli riskleri barındırsa da uzun dönemde kalkınmaya hizmet edebilirler. Burada önemli olan devletlerin dengeyi iyi sağlamasıdır. Neoliberal politikalar çerçevesinde oluşan yeni uluslararası sistemde güçlerinin doruklarına ulaşan çokuluslu şirketler varlıklarını ve gelirlerini garantiye almak üzere hükümetler ve toplumlar üzerinde çeşitli stratejiler uygulamaktadırlar. Bu çalışmada çokuluslu şirketlerin soğuk savaş sonrası dönemde devlet, toplum ve kültür üzerindeki stratejik uygulamaları araştırılmıştır. Çalışmada literatür tarama tekniğinden yararlanılarak, çokuluslu şirketlerin kültürel değişim planları, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri, sponsorluk ve lobicilik faaliyetleri çokuluslu bir enerji şirketi olan Shell üzerinden ekonomi politik açıdan değerlendirilmiştir.

Ekonomi politikalarıEnerji şirketleriKüreselleşme+4
Abdullah Yakupoğlu
Düzce University
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı kültürdeki üniversite öğrencilerinin global markalı ürünlerdeki marka bağımlılığının karşılaştırılması: Urumçi-Ankara (Çin-Türkiye) örneği

Farklı kültürdeki üniversite öğrencilerinin Global markalı ürünlere karşı oluşturdukları marka bağımlılığının herhangi bir fark gösterip göstermediğinin ortaya konulması tezin amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini Çin ve Türkiye'de faaliyet gösteren global firmalardan alış veriş yapan tüm üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Ancak gerek Çin'in çok büyük bir nüfusa sahip ve coğrafi olarak çok geniş bir alana sahip olması ve bunun karşısında Türkiye'nin daha küçük bir nüfus ve coğrafi alana sahip olması nedeniyle evren Çin'in Urumçi şehriyle Türkiye'nin Ankara ili üniversite öğrenciyle sınırlandırılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakınca, Çin ve Türk öğrencilerin arasında pek fazla farkı görünmüyorsa da aslında birkaç detay dikkat çekicidir. Yaş, eğitim seviyeden dolayı iki ülke öğrenciler global marka ile ilgili bazı görüşleri benzerlik sağlamakta. Ama yaşam sitili ve sosyo-kültürlerden dolayı global markaya olan tercih ve sadakati Çin uyruklu öğrenciler Türk öğrencilere göre daha çok olumlu.

Küresel üretim ağlarıMarkaMarka bağımlılığı+4
Dilara Tursun
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Küresel doğan işletmelerin uluslararalılaşma sürecine etki eden girişimcilik yönelimi boyutları ve girişimci özellikleri

Uluslararası pazarlama ve uluslararası girişimcilik literatürlerinin ortak kavramı olan küresel doğan işletmeler, geleneksel uluslararasılaşma modellerinin aksine hızlı ve ivmeli uluslararasılaşma gerçekleştirmeleri nedeni ile birçok araştırmaya konu edilmiştir. Küresel doğan işletmelerle ilgili araştırmalar; küresel doğan işletmelerin kuruluşuna endüstrinin, küreselleşmenin, şebekelerin ve girişimcinin etki ettiğini belirtmektedir. Karar verici olması ve uluslararasılaşmanın başlatıcı unsuru olması nedeniyle, girişimci diğer etmenlere nazaran daha ön plana çıkmaktadır. Özellikle küresel doğan işletme girişimcilerinin sahip olduğu girişimcilik yönelimi sayesinde, küresel doğan işletmeler çok daha hızlı uluslarasılaşabilmektedirler. Dolayısıyla, küresel doğan işletme girişimcisinin girişimcilik yöneliminin üç unsurunu taşıması, bir diğer ifade ile risk alması, proaktif ve yenilikçi olması, küresel doğan işletmeyi rekabette üst konuma taşımakta ve uluslararası arenada var olmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla, çalışmada küresel doğan işletmelerin hızlı uluslararasılaşmalarına neden olan girişimcilik yönelimi boyutları ve girişimci özellikleri irdelenmiştir. Küresel doğan işletmelerin uluslararasılaşma süreçlerine etki eden girişimci özelliklerini belirlemek amacıyla Ankara?da yer alan küresel doğan işletmeler üzerinde nitel araştırma yapılmıştır. Yüz yüze görüşmelerde katılımcılardan elde edilen veriler daha sonra kodlanarak analiz edilmiş ve girişimcilerin sahip oldukları özelliklere ulaşılmıştır. Bu özellikler taksonomi ile ağaç diyagramına yerleştirilerek araştırma modeli oluşturulmuştur. 354 Çalışmada küresel doğan işletmelerde praoktiflik, risk alma ve yenilikçilik faktörlerinden oluşan girişimcilik yönelimi üzerinde durulmuştur. Girişimcilerin proaktiflik, risk alma ve yenilikçilik faktörleri ile ilgili sahip oldukları genel özellikler anket çalışması doğrultusunda tespit edilmiştir. Girişimcilerin genel özelliklerinin küresel doğan işletmelerde girişimcilik yönelimine pozitif ve negatif etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır. Küresel doğan işletmelerde girişimcilik yönelimine pozitif yönde etki eden girişimcinin sahip olduğu genel özelliklerden bazıları şunlardır: Rekabet odaklılık, yenilikçi olma, öncü olma, iyimser olma, gözü kara olma, engel tanımama, başarısızlıktan ders çıkarma, kararlılık, özgün olma, azim, yenilikçi olarak tanınma, rasyonel davranış. Küresel doğan işletmelerde girişimcilik yönelimine negatif yönde etki eden girişimcinin sahip olduğu genel özelliklerden bazıları şunlardır: Dar bakış açısı, kadercilik, sağlamcı olma, rasyonel davranış, kanaatkârlık, kopyalama, çok yönlü düşünme. Anahtar Sözcükler: 1. Küresel Doğan İşletmeler 2. Uluslararası Girişimcilik 3. Girişimcilik Yönelimi 4. Girişimcilerin Sahip Oldukları Özellikler 5. Nitel Araştırma

GirişimcilerNitel araştırmaProaktif kişilik+4
Behiye Beğendik
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

İlgili konular