Conceptual learning
69 theses under this subject heading
Ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziğine giriş konularında kavramsal anlama güçlüklerinin belirlenmesi ve giderilmesi
Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziği giriş konularında yaşadıkları güçlüklerin nedeni araştırmak ve Tahmin-Gözlem-Açıklama (TGA), simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarı ile kavramsal anlamalarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Kuantum fiziği giriş konuları olarak siyah cisim ışıması, fotoelektrik olay, Compton saçılması, ışığın ikili doğası ve madde dalgaları (de Broglie) konuları belirlenmiştir. Bu konular kuantum başlangıcı, ışığın kuantum teorisi ve madde dalgaları başlıkları altında toplanmıştır. Çalışmada kullanılmak üzere dört aşamalı Kuantum Fiziği Kavramsal Anlama Testi (KuFKAT) geliştirilmiş ve geçerlik ile güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Ardından Van il merkezinde bulunan bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan ve seçmeli fizik 12 dersini seçen 45 öğrenci deney grubu ve başka bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan 40 kişi kontrol grubu seçilerek uygulama yapılmıştır. Deney grubunda TGA, simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modeli uygulanmıştır. Çizgi romanlar araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Uygulamaya katılan kontrol ve deney grubu öğrencilerinin kuantum fiziği konularındaki kavramsal anlama düzeyleri, anlamakta yaşadıkları güçlükler ve bu güçlüklerin nedenleri araştırılmıştır. Araştırmada KuFKAT'ın yanı sıra deney grubu öğrencileri ile görüşmeler de yapılmıştır. Çalışma sonunda kontrol grubu öğrencilerinin kuantum fiziği kavramsal anlama düzeyi düşük ve deney grubunun orta bulunmuştur. Öğrencilerin kuantum fiziğini kavramada yaşadıkları güçlüklerin klasik fizik konularındaki bilgi eksikliği ve kavram yanılgılarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca deney grubuna uygulanan öğretim modelinin hem akademik başarıyı hem de kavramsal anlamayı anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: kuantum fiziği, TGA, simülasyon, çizgi roman, 5E öğrenme modeli, ortaöğretim öğrencileri
FeTeMM (STEAM) temelli öğretim tekniklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunda kavramsal değişimlerine ve başarılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf matematik dersindeki rasyonel sayılar konusunda FeTeMM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik ve Sanat) tabanlı öğrenim programına uygun olarak hazırlanan öğrenim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına, etkisini incelemek ve öğrencilerin FeTeMM eğitimi konusunda görüşlerini almaktır. Araştırma, Van ilinin merkez ilçelerinden birine bağlı bir devlet okulunda, 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde öğrenim görmekte olan 7. Sınıf, 36 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yarı deneysel desenlerden "ön test- son test gruplu" desen kullanılmıştır. Araştırma başlangıcında "Rasyonel Sayılar Çoktan Seçmeli Başarı Testi" ve "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Seçilmiş olan sınıfların birbiriyle anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Deney grubuna FeTeMM öğrenim etkinliklerine uygun olarak hazırlanan hikâye, çalışma yaprakları, değerlendirme soruları, videolar içeren bir öğretim sunulmuştur. Kontrol grubunda ise mevcut matematik öğretim planına bağlı kalınarak Milli Eğitim Bakanlığına ait matematik dersi kitabı materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubu arasındaki farklılıkları incelemek amacıyla son test olarak "Rasyonel Sayılar Çoktan Seçmeli Başarı Testi", "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" ve sadece deney grubuna " FeTeMM Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.00 paket programı yardımıyla yapılmıştır. FeTeMM öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi ile mevcut matematik öğretim planına bağlı kalınarak Milli Eğitim Bakanlığına ait matematik dersi kitabı materyal olarak kullanılan öğretimin öğrencilerin akademik başarıları etkisi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. FeTeMM etkinlikleri ile yapılan öğretim sonucunda deney grubunun matematiğe yönelik tutumlarında olumlu bir tutum değişikliği vardır. Öğrencilerin FeTeMM alanlarına yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla yapılan "FeTeMM Tutum Ölçeği" sonuçlarında ise, öğrencilerin 21.yy becerilerine sahip olduklarını düşündükleri; matematik, fen ve mühendislik alanlarına yönelik çoğunlukla pozitif bir tutum sergiledikleri fakat öğrencilerin bu alanlara yönelik meslek tercihlerinde ise çoğunlukla kararsız kaldıkları görülmüştür.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi "çağdaş Türkiye yolunda adımlar" ünitesinde geçen bazı kavramları anlama ve edinme durumlarının incelenmesi
İlköğretim ikinci kademede okutulan TC İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük (TCİTA) dersi yoğun bir içeriğe sahiptir. Programda öğrencilere kazandırılması hedeflenen beceri ve değerler açık bir şekilde tek tek belirtilirken, öğretim ve öğrenmenin bilgi boyutunu oluşturan kavramlar net bir şekilde tanımlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin TCİTA dersi öğretim programı kapsamındaki ?Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar? ünitesinin ilk beş kazanımında yer alan kavramları anlama ve edinme durumlarının incelenmesi olarak belirlenmiştir.Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim- öğretim yılında Konya ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarından kolay ulaşılabilir örneklem yöntemiyle seçilen iki okulun birer 8. sınıfında öğrenim gören toplam 75 öğrenci ve bu sınıflarda derse giren iki öğretmen oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ders gözlem formu, odak grup görüşmesi formu ve kavram başarı testi kullanılmıştır. Elde edilen gözlem ve görüşme verileri betimsel içerik analizine tabi tutulmuştur. Kavram başarı testinin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bütün bulgular birlikte değerlendirilmiştir.Sağlanan veriler, öğrencilerin bir kısmının öğretim sürecinin hemen sonrasında araştırma kapsamında incelenen kavramların birçoğunun tanımlarını tam olarak yapamadıklarını, diğer kavramlarla ilişkilerini, benzerlik ve farklılıklarını ayırt edemediklerini göstermektedir. Öğrencilerin kavramları tam olarak kazanamadıkları, kavramlarla ilgili olarak sahip oldukları birtakım bilgilerinin, yanlış ve eksik olduğu görülmüştür.
MTAL öğrencilerinin kesirlerle ilgili işlemsel ve kavramsal bilgisinin tutum, öz yeterlik kaynakları ve kaygı ile ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, MTAL öğrencilerinin kesirlerle ilgili işlemsel, kavramsal bilgisini ve bu bilgilerin tutum, cinsiyet, öz-yeterlik ve kaygı ile ilişkisini incelemektir. Bu araştırma, ilişkisel tarama modellerinden korelasyon türü ilişki kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak ili Merkez ve Eşme ilçesindeki iki MTAL'de öğrenim gören 106 dokuzuncu ve 132 onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplam 238 öğrencinin 127'si erkek, 111'i kızdır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan ''Demografik Bilgi Formu'', Aşkar (1986) tarafından geliştirilen ''Matematik Tutum Ölçeği'', Yurt ve Sünbül (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Matematik Öz-Yeterlik Kaynakları Ölçeği'', Duru (2016) tarafından geliştirilen ''Matematik Kaygı Ölçeği'' ile La Joy (2013) tarafından uygulanan ve araştırmacı tarafından Türkçe'ye çevrilen ''Kesir Başarı Testi'' kullanılmıştır. ''Kesir Başarı Testi''nin yapılan KR-20 güvenirlik testi 0,78 bulunmuştur. Araştırma sonucunda, öğrencilerin işlemsel bilgilerinin, kavramsal bilgilerinden daha iyi olduğu görülmüştür. Ancak her iki bilgi türünde de performansların yeterli olmadığı söylenebilir. Bulgular incelendiğinde işlemsel ve kavramsal bilgi bakımından cinsiyetin anlamlı bir fark oluşturmadığı, buna karşın işlemsel bilgide onuncu sınıf öğrencilerinin daha başarılı oldukları, kavramsal bilgide ise anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Ayrıca işlemsel bilgi ile matematik öz-yeterlik, kaygı ve tutum arasında, kavramsal bilgi ile matematik öz-yeterlik arasında anlamlı bir ilişki vardır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yapılan hatalı çözümler cinsiyet ve sınıf düzeyinde değerlendirildiğinde, aynı hataların yapıldığı ve ilk olarak öğrencilerin yanlış öğrenmelerinin giderilmesi gerektiği görülmüştür. Ayrıca bu araştırma gelecekte MTAL 11. ve 12. sınıflar, diğer liselerin bütün sınıf seviyelerinde kullanılabilir.
Comparing the effect of dynamic and static visualizations on eighth grade students' understanding of plate tectonics and earthquake concepts
The purpose of this study is to investigate whether static or dynamic visualizations are more effective on students' understanding. It compares instruction with static visualizations and instruction with dynamic visualizations which is designed to help teach plate tectonics and earthquake concepts to 8th grade students. A quasi-experimental design is implemented to 42 eighth grade students (control n=22, experimental n=20) in a public primary school in İstanbul. The experimental group received instruction with dynamic animations (animations) while the control group studied the same material with static pictures of the same animations. Student learning was investigated by the quantitative analysis of test measuring conceptual understanding and qualitative analysis of the classroom discourse. Wilcoxon Signed Ranks Test analysis shows that there is a statistical significance between pretest and posttest scores of the students in control and the experimental group. However, Mann-Whitney U Test result shows that there is no difference between the different types of visualizations with respect to students learning. Although there is no significant difference between two groups, qualitative analysis reveals that students in experimental group are more participant and ask more and complex questions during the classroom conversations.
Çoklu gösterimlere dayalı ortaokul 6. sınıf kuvvet ve hareket ünitesi öğretiminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına ve üst bilişsel farkındalıklarına etkisi
Bu çalışmada çoklu gösterimlere dayalı kuvvet ve hareket öğretiminin 6. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlamalarına etkisini ve üst bilişsel farkındalıklarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılı Balıkesir ili Savaştepe ve Bandırma ilçelerindeki birer ortaokulda öğrenim gören 74 ortaokul 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın deseni için nitel ve nicel verileri bir arada bulunduran karma yöntem seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama araçları dört aşamalı kavram testi, üst biliş ölçeği, hazır bulunuşluk ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Araştırmanın dört aşamalı kavram testi araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Dört aşamalı kavram testi ile üst biliş farkındalık testi deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Deney grubu olarak Savaştepe ilçesindeki ortaokulda çoklu gösterimlere dayalı olarak tasarlanan öğretim üç hafta sürmüştür. Araştırma sonucunda dört aşamalı kavram testi verileri incelendiğinde alan yazın araştırmalarına ek olarak bir takım kavram yanılgıları tespit edilmiştir. Çoklu gösterimlere dayalı öğretim sonrası deney grubu öğrencilerindeki kavram yanılgılarının yüzde ve frekanslarında azalma görülmektedir. Öğrencilerin üst bilişsel farkındalıklarına iki grupta uygulanan öğretimlerin etkisi incelendiğinde deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin üst biliş ölçeği ön test ve son test puanlarından elde edilen toplam puanlarının ortalamaları arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak grup ayrımı yapmaksızın çalışmaya katılan öğrencilerin konunun öğretimi öncesinden öğretim sonrasına üst biliş ölçeği puanlarının ortalamaları arasında anlamlı farkın olduğu söylenebilir.
3. sınıf hayat bilgisi dersinde oyun temelli kavram öğretiminin öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Kavramların doğru ve anlamlı bir biçimde öğrenilmesi, öğrencilerin ders süreçlerinde kazandırılması hedeflenen kazanımları etkili şekilde içselleştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kavram öğrenme sürecinin çocukların bilişsel yapılarıyla yakından ilişkili olduğu ve bilişsel gelişimin önemli bir bileşenini oluşturduğu bilinmektedir. Yapılandırmacı öğretim anlayışı doğrultusunda ele alınan kavram öğretimi, bireyin mevcut bilişsel yapıları ile yeni öğrenilen kavramlar arasında anlamlı bağlar kurmasını esas almaktadır. Bu bağlamda, kavram öğretiminde ders kitaplarının tek başına yeterli olmadığı, öğrenciyi merkeze alan ve aktif katılımı esas alan öğrenme ortamlarına ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. Özellikle oyun çağında olan çocuklar için oyun, yalnızca eğitsel gelişimi destekleyen bir araç değil; aynı zamanda sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimi bütüncül biçimde destekleyen temel bir öğrenme yolu olarak öne çıkmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde de öğrenme süreci; öğrencinin aktif katılımını önceleyen, yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi temel alan, beceri temelli ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Bu yönüyle oyun temelli öğretim, TYMM'nin öngördüğü öğrenci merkezli, anlamlı ve kalıcı öğrenmeyi destekleyen öğretim anlayışıyla örtüşmektedir. Bu araştırma, ilkokul 3. sınıf hayat bilgisi dersinde oyun temelli kavram öğretiminin öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma, nicel araştırma yaklaşımlarından deneysel araştırma modeli kapsamında 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen iki resmî ilkokulda öğrenim gören iki ayrı 3. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 3. sınıf hayat bilgisi dersinde yer alan üç öğrenme alanına yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen üç farklı akademik başarı testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 27.0 programından yararlanılmış; yüzde, frekans, standart sapma, Shapiro–Wilk testi, ilişkili ve ilişkisiz örneklem t testleri ile iki faktörlü ANOVA testleri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, oyun temelli kavram öğretimi sürecinin öğrencilerin akademik başarılarını anlamlı düzeyde artırdığını ortaya koymuştur. Ayrıca, oyun temelli öğretim sürecinde cinsiyet değişkeninin akademik başarı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı, ancak uygulanan yöntemlerin kalıcılık düzeyi incelendiğinde oyun temelli kavram öğretiminin öğrenmenin kalıcılığını artırdığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, İlkokul Hayat Bilgisi Öğretim Programları'nda oyun temelli öğretim uygulamalarının güçlendirilmesi, sınıf öğretmenlerinin kavram öğretimi sürecinde oyun temelli yöntemleri ders planlarına entegre etmeleri ve öğrencilerin bireysel farklılıkları ile öğrenme stilleri dikkate alınarak oyun materyallerinin çeşitlendirilmesi önerilmektedir.
Sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapıları
Cebir, matematik dersi öğretim programlarında geniş yer tutan matematiğin en önemli ancak en çok zorlanılan konu alanlarından birisidir. Cebirde yaşanılan zorluğu en aza indirebilmek, ileride cebir çalışmalarının daha çok şekillenmesini sağlayabilmek ve cebirsel düşünmenin gelişimini hızlandırabilmek için cebirin erken yaşlardan itibaren kazandırılması önemlidir. Bu bağlamda öğrencilerde temel cebirsel kavramların oluşumu ve cebirsel düşüncenin gelişimi, ilköğretim çağında verilen sağlam bir kavram ve cebir eğitimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu araştırmayla cebir öğrenme alanında yer alan doğrusal denklemler alt öğrenme alanından doğrusal ilişki ve eğim kavramlarına ilişkin sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Verilerin toplanması aşamasında hazırlanan açık uçlu cebir testinden ve klinik görüşmelerden yararlanılmıştır. Çalışmaya Eskişehir ilindeki iki ilköğretim okulundan seçilen toplam 103 sekizinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere açık uçlu cebir testi uygulanmış ve öğrencilerin verdiği yanıtlar güvenilir olması adına iki uzman tarafından bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonrasında beş orta ve beş yüksek başarı düzeyine sahip toplam 10 öğrenci ile klinik görüşmeler yapılmıştır. Gerçekleştirilen klinik görüşmeler öğretmenlerden, öğrenci velilerinden ve öğrencilerden alınan izinler ile video kamera aracılığıyla kayda alınmıştır. Araştırmada verilerin çözümü ve yorumlanmasında ise nitel araştırma yöntemlerinden biri olan karma yöntem tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin çoğunun doğrusal ilişki, doğrunun grafiği ve eğimi hakkında zorluk yaşadıkları ve kavram yanılgılarına sahip oldukları, kavramları daha çok işlemsel boyutta algıladıkları ve benimsedikleri kavramların çoğunun ise ezber bilgi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında öğrencilerin genel olarak eğim, doğrusallık ve doğrusal ilişki kavramlarına ilişkin yeterli argüman geliştiremedikleri, ortaya attıkları argümanları da yeterince destekleyemedikleri bunlara bağlı olarak da sağlıklı bir cebirsel muhakeme yapamadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Cebir, cebirsel muhakeme, doğrusal ilişki, eğim, sekizinci sınıf,kavramsal anlama.
Sanal laboratuvar destekli öğretimin öğrencilerin elektrik devreleri konusundaki kavramsal anlamalarına ve tutumlarına etkisi
Amaç: Bu araştırmada 7. sınıf öğrencilerinin Elektrik Devreleri ünitesinde yaşa-dıkları kavramsal zorlukları tespit ederek bunlara yönelik geliştirilen ders içi etkinliklerinin sanal laboratuvar destekli gerçek laboratuvar uygulamaları eşliğinde öğretilmesinin öğren-cilerin kavramsal anlamalarına ve derse yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaç-lanmaktadır. Yöntem: Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışmada iç içe karma desen kulla-nılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılırken nitel desen olarak fenomenoloji deseninden faydalanılmıştır. Ağrı ilinin Hamur ilçesindeki Osman Gazi Ortaokulu'nun 7. sınıfında öğrenim gören toplamda 42 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirle-mede kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Ayrıca ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 15 fen bilimleri öğretmenine araştırmanın başında görüşme formu uy-gulanmıştır ve gelen cevaplar doğrultusunda ders içi etkinliklerinin çerçevesi belirlenmiş-tir. Araştırmanın uygulamaları öncesinde gerçekleştirilen "Öğretmen Görüşme Formu", uygulama sonrasında gerçekleştirilen "Öğrencilere Yönelik Mülakat Soruları" ve uygula-malar esnasında yapılan gözlemler, bu çalışmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Araştır-macı tarafından hazırlanan "Elektrik Devreleri Ünitesi Kavram Testi" ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği" ise öntest ve sontest olarak nicel veriler şeklinde değerlendirilmiştir. 7. sınıf fen bilimleri öğretim programında yer alan Elektrik Devreleri ünitesindeki ilk beş kazanım için hazırlanan ders içerikleri deney gru-bunda sanal laboratuvar uygulamaları ile desteklenmiş gerçek laboratuvar uygulamaları eşliğinde işlenirken kontrol grubunda sadece gerçek laboratuvar uygulamaları şeklinde öğretilmiştir. Uygulamaların sonunda iki gruptan da seçilen 7'şer öğrenci ile mülakat ya-pılmıştır. Nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler için SPSS paket programından yararlanılarak betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bulgular: Deney grubu EDÜKT sontest puan ortalaması ile kontrol grubu EDÜKT sontest puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Son test sonucuna göre etki büyüklüğü η2= .20 olarak hesaplanmıştır. Belirtilen değer, sanal laboratuvar destekli gerçek laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca deney grubunun kontrol grubuna göre fen bilimleri dersine yönelik tutumunun daha yük-sek olduğu da tespit edilmiştir. Öğretmenlere uygulanan görüşme formundaki verilere bakıldığında öğrencilere açıklaması zor olan konuların başında akım-gerilim-direnç kav-ramlarının geldiği görülmüştür. Öğretmenlerin bu ünitede yapılması gereken en önemli deneylerin karışık devrelerde seri ve paralel bağlama deneyleri olduğunu ifade ettikleri görülmüştür. Katılımcı öğretmenlerin genel olarak yaygın kavram yanılgılarının farkında oldukları tespit edilmiştir. Son olarak iki gruptan da mülakat için seçilen öğrencilerden bazılarının akım, gerilim ve direnç konularında zorluk yaşadığı tespit edilmiştir. Yine öğ-rencilerin genel olarak karışık verilen devrelerde daha çok zorlandıkları ve lamba yanarken pilin ve kablonun içerisinde ne olduğu konusunda genel olarak yanılgılar içeren cevaplar verdikleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Öğrencilerin en çok zorlandığı kavramların potansiyel fark ve akım olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar farklı uygulamalar denenmiş olsa da bazı öğrencilerin hala kavram yanılgısı yaşadıkları görülmüş ve bunda da kavram yanılgılarının değişime karşı dirençli olmalarının etkisi olduğu düşünülmüştür. Kavramsal anlamada kavram yanılgılarının büyük etkisi olmasından dolayı öğretmenlerin ve öğretmen adayları-nın çeşitli hizmet içi eğitimler alarak ders uygulamalarını güncel tutarak daha donanımlı hale gelmeleri önerilmiştir. Gelecekte yapılacak çalışmalar için farklı örneklemler ile daha uzun süre uygulamalar yapılarak etkilerinin araştırılması tavsiye edilmiştir.
Conceptual transfer of event frames: The case of motion verbs in the L2
This study addresses the motion event conceptualization of Turkish L2 learners in a typologically different L2. English and Turkish belong to two different categories of motion event-framing according to Talmy's typology (1985, 2000): English is a "satellite-framed language" in which the core schema of a motion event (e.g. Path) is expressed through a satellite following the verb (e.g. The airplane is going up/down). Turkish, on the other hand, is "a verb-framed language" in which the core schema is conflated in the verb (e.g. Uçak yükseliyor/alçalıyor). Given this typological difference, it is hypothesized that L1 speakers of Turkish will have to adjust their event-framing strategies when describing motion events in their L2 English. Following Slobin (1996a, 2003), who shows that such typological differences in the event descriptions of various languages belonging to either of these two categories radically differ from one another in the L1, this study aims to find out to what extent event descriptions of Turkish-speaking L2 users of English, with a focus on motion events, differ from those of the native-speakers. Turkish L2 users of English at various proficiency levels (n=50) were asked to describe a set of 29 pictures depicting a children's story, and their descriptions were compared to English native-speaker counterparts (n=12). The descriptions were then analyzed in terms of event-framing strategies. The results show that L2 users' motion event descriptions are different from the descriptions of the native speakers both qualitatively and quantitatively: L2 users mostly rely on their L1 way of thinking, particularly in the domain of manner and thus describe events with heavy uses of bare motion verbs with path satellites, crucially, independent of their proficiency level, while native speakers' descriptions of motion events are characterized by heavy uses manner conflated verbs with path satellites. Furthermore, L2 learners depend on L1 like alternative manner expressions in their L2 English. Conceptual transfer from L1 to L2 is evident in the findings, even in the event descriptions of L2 speakers at advanced levels. The findings support the claim that conceptual domains are "especially resistant to restructure" in adult second language acquisition (Slobin, 1996b). Key Words: conceptual transfer, verb-framing, motion verbs, second language acquisition, L1 influence
İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin -dün, bugün, yarın- temasındaki zaman kavramlarına ilişkin görüşlerinin nitel analizi
Hayat Bilgisi Ders Kitabında yer alan ?Dün, Bugün, Yarın? temasındaki zaman kavramlarını, ilkokul 3. Sınıf öğrencilerinin nasıl algıladıklarını incelemeyi amaçlayan bu araştırma nitel bir çalışmadır.Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma, Kütahya, Altıntaş ilçe merkezinde bulunan üç ilkokulda yapılmıştır. Bu okullara devam eden üçüncü sınıf öğrencileri arasından, öğretmen görüşlerine alınarak akademik başarılarına göre iyi, orta ve düşük düzey olarak sınıflandırılmıştır. Her bir düzeyden ikişer öğrenci olmak üzere her üç okuldan toplam on sekiz öğrenci belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri zaman kavramlarını sınıflarken eylemleri odak noktası olarak kullanmaktadırlar. Öğrenciler zaman kavramalarını karşılaştırırken zıt anlamlı kavramları, yakın ve aynı anlama gelen kavramlarından daha kolay tespit etmişlerdir. Öğrenciler zaman kavramlarını sıralarken zaman şeridinin sol tarafını geçmiş, ortasını şimdi, sağ tarafını ise gelecek olarak göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Zaman, Hayat Bilgisi, Zaman Şeridi, Kavram, Bilişsel Gelişim
Argümantasyon tabanlı fen öğretiminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinde etkililiğinin incelenmesi
Bu araştırmada, 4. Sınıf Fen ve Teknoloji dersi programında yer alan "Maddeyi Tanıyalım" ünitesinin argümantasyon tabanlı öğretiminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına, bilimsel süreç becerilerine, akademik özyeterliliklerine ve deney grubu öğrencilerinin yazılı tartışma etkinliklerinde kullandıkları tartışma öğelerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Uşak İlinde, bir ilkokulun 2 farklı 4. Sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere, deney grubunda (N=29) argümantasyon tabanlı yaklaşım ile eğitim verilirken, kontrol grubunda (N=28) geleneksel öğretim yaklaşımıyla eğitim verilmiştir. Argümantasyon tabanlı ve geleneksel öğretim yaklaşımları kapsamında belirlenen etkinlikler 11 hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırma deseni olarak karma metodun kullanıldığı araştırmada veriler; "Maddeyi Tanıyalım Başarı Testi" (MTBT), "Bilimsel Süreç Becereleri Testi" (BSBT), "Fen ve Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği" (FTTÖ), "Akademik Özyeterlilik Ölçeği" (AÖYÖ), gözlem, video kayıtları, ünite sonunda öğretmen ve öğrencilerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlar, deney grubuna uygulanan tartışma etkinlikleri ve araştırma sonunda deney grubu öğrencilerine uygulanan argümantasyon görüşme formları (AGF) ile elde edilmiştir. Bu araştırmada nicel verileri analiz etmek amacıyla; ortalama, standart sapma, frekans değerleri hesaplanmış ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar için t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi için ise, yarı yapılandırılmış mülakatlar, gözlem ve yazılı tartışma etkinlik kâğıtları alt problemlere göre ele alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, deney grubu öğrencilerinin kavramsal anlamaları, fen ve teknoloji dersine karşı tutumları, bilimsel süreç becerileri ve akademik özyeterlilikleri kontrol grubu öğrencilerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, argümantasyon tabanlı öğretim yaklaşımının; öğrencilerin kavramsal anlamalarının, bilimsel süreç becerilerinin, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının ve akademik özyeterliliklerinin gelişimine olumlu yönde etki ettiği ancak, argüman oluşturma becerilerinde herhangi bir değişime sebebiyet vermediği tespit edilmiştir.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının "yaşamımızdaki elektrik" ünitesinde ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlamalarına ve yazma becerilerine etkisi
Araştırma, İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının Yaşamımızdaki Elektrik ünitesinde öğrencilerin kavramsal anlamaları, metin yazma becerileri, kavramsal yanılgıların giderilmesi üzerine etkisini ölçmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise Sivas ilindeki bir ilkokulun iki farklı dördüncü sınıftaki öğrenciler oluşturmaktadır. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubunda 22,in uygulandığı kontrol grubunda da 22 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada öğrencilerin kavramsal anlamalarını, kavramlar arası ilişki kurabilme düzeyleri ve yanlış kavramalarını belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve güvenirlilik katsayısı .83 olan çoktan seçmeli 35 sorudan oluşan Yaşamımızdaki Elektrik Başarı Testi (YEBT) ve 5 maddelik açık uçlu formatta hazırlanmış Yaşamımızdaki Elektrik Kavram Testi (YEKT) kullanılmıştır. Yine öğrencilerin yazma becerilerini belirlemek amacıyla öğrencilerin "Hidroelektrik santrallerinde üretilen elektriğin evlerimizde ampul tarafından ışığa dönüşümü " hakkında yazdıkları metinler kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında ön test son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın sonucunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamaları, yanlış kavramların giderilmesinde ve yazma becerileri üzerinde geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca proje tabanlı öğrenme yaklaşımında kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Proje tabanlı öğrenme, geleneksel öğretim, kavramsal anlama, misconceptions, science and technology
Scratch programı ile web destekli işbirlikli öğrenme yönteminin ilkokul 5. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama düzeylerine ve eleştirel düşünme becerilerine etkisi
Ülkemizde öğretmen ve öğrencilerin teknolojiyi etkili bir şekilde kullanması amacıyla okullarda gerekli alt yapının sağlanarak, bilişim teknolojileri destekli öğretimin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra, Fen Bilimleri dersi 2018 öğretim programında "Mühendislik ve Tasarım Becerileri" alt alanında öğrencilerin problemlere disiplinler arası bir bakış açısıyla yaklaşarak ürün oluşturmaları hedeflenmektedir. Kodlama becerisi, bilişim teknolojileri aracılığıyla iletişim kurmak için kullanılan bir dil olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, dijital oyun tasarımının kodlama eğitiminde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu alanda yapılan araştırmalarda kodlama eğitimine başlayanlara oyun ve hikâyeler oluşturmayı sağlayan Scratch programının kullanılması önerilmektedir. Bu araştırmanın amacı Scratch Programı ile Web destekli işbirlikli öğrenme yönteminin ilköğretim 5. Sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama düzeylerine ve eleştirel düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma 2018 Bahar döneminde Bursa ilinde bir devlet okulunda iki 5. sınıf şubesi deney, iki 5. sınıf şubesi kontrol grubu olmak üzere toplam 96 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney gruplarına Fen Bilimleri dersinde işlenen kontrol gruplarındaki uygulamalardan farklı olarak, 16 bilgisayar dersi boyunca Scratch programı ile kodlama eğitimi verilmiştir. Kodlama eğitimi alan deney grubu öğrencilerinden işbirlikli öğretim yöntemi ile çalışarak Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri "biyoçeşitlilik" konusu ile ilgili oyunlar tasarlamaları istenmiştir. Öğrencilerin Fen Bilimleri öğretim programında kavramsal anlama düzeyini tespit etmek amacı ile oluşturulan "İnsan ve Çevre" ünitesinde yer alan iki kazanıma yönelik iki aşamalı değerlendirme soruları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmada kapsam geçerliğini sağlamaya yönelik olarak uzman görüşü ve belirtke tablosu kullanılmıştır. Yüz geçerliğini sağlamak amacıyla, konuyu geçen yıl öğrenmiş olan yedi sekizinci sınıf öğrencisi ile sorular hakkında görüşme yapılmıştır. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini tespit etmeye yönelik kullanılan veri toplama aracı olarak ise "Eleştirel Düşünme Anketi" kullanılmıştır. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmış ve veriler ilişkili örneklemler için t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular deney gruplarının kavramsal anlama düzeylerindeki artışın, kontrol gruplarıyla kıyaslandığında, deney grupları lehine anlamlı fark olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, deney grubu öğrencilerinin son test puanlarına bakıldığında, Scratch Programı ile Web Destekli İşbirlikli Öğrenmeye dayalı öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin, eleştirel düşünme becerilerinde artış olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda öğrencilerin Scratch ile kodlamayı öğrenirken akademik bir konuda proje hazırlamaya teşvik edilmelerinin, kavramsal anlamalarını ve eleştirel düşünme becerilerini olumlu etkilediği görülmektedir. Araştırmanın sonucunda Fen Bilimleri öğretmenlerinin Scratch programı ile Web destekli işbirlikli öğrenme yöntemini derslerinde etkin biçimde kullanmaları önerilmektedir. Program geliştiricilerin, eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme becerilerini geliştirebilecek bir müfredat hazırlarken, kişilerin diğer bireylerden farklı olduğunu keşfetmesini sağlamayı dikkate alabilmelerinin yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Scratch, kodlama, kavramsal öğrenme, eleştirel düşünme, web destekli işbirlikli öğrenme
İlköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin buharlaşma kavramıyla ilgili kavramsal gelişimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim öğrencilerinin kavramsal gelişimlerinin nasıl bir süreç olduğunu izlemektir. Buharlaşma kavramıyla birlikte öğrencilerin ön bilgileri ve kavramın verilmesinden sonraki bilgileri izlenmiştir. Araştırma için öğrencilerle mülakatlar gerçekleştirilmiştir. İlköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinden 6, dördüncü sınıf öğrencilerinden 12 öğrenci olmak üzere toplamda 18 öğrenciyle çalışılmıştır. Öğrencilerin başarı düzeyleri karma olarak seçilmiştir. Ön mülakat, konu anlatımı sonrası mülakat, 1. hafta gerçekleştirilen mülakat, 2.hafta gerçekleştirilen mülakat ve yaklaşık 9 ay aradan sonra gerçekleştirilen mülakat olmak üzere yarı yapılandırılmış mülakatlar kaydedilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması için tüm mülakatlar video kayıt cihazıyla kaydedilmiştir. Öğrenci mülakatlarının video kayıtları analiz edilerek araştırma verileri toplanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler buharlaşma kavramıyla ilgili ön bilgilerini tamamen terk etmemiştir. Ön bilgileriyle yeni öğrendiklerini beraber kullanarak buharlaşma olgusunu açıklamaya çalışmışlardır.
İçerik düzenlemesi yapılmış metinlerin öğrencilerin cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını öğrenmelerine etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, öğrencilerin içerik düzenlemesi yapılmış yazılı metinlerin cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını öğrenmelerine etkisini incelemektir. Araştırma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır.Araştırma, 2008-2009 eğitim - öğretim yılı Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30 ve kontrol grubunda 30 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda öğretim, içerik düzenlemesi yapılmış metinler aracılığıyla gerçekleştirilirken, kontrol grubunda öğretim geleneksel yöntemle yapılmıştır.Araştırmada veri toplama araçları olarak; cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının içerik ögeleriyle ilgili olarak hazırlanmış olan üç farklı test kullanılmıştır. Birinci testte, öğrencilere yazılı olarak cevaplamaları için her bir kavramla ilgili üçer soru sorulmuştur. İkinci testte, cumhuriyet kavramıyla ilgili 19 ülke adı verilerek öğrencilerden bu ülkelerin devlet şeklinin ne olduğunu yazmaları istenmiştir, demokrasi kavramıyla ilgili 19 ülke adı verilerek öğrencilerden bu ülkelerin siyasi rejiminin ne olduğunu yazmaları istenmiştir. Üçüncü testte ise, 19 çoktan seçmeli sorudan oluşan kavram başarı testinde cumhuriyet ve demokrasi kavramlarıyla ilgili sorular yer almıştır. Söz konusu üç test, öğretimden önce ön test olarak kullanılmıştır. Deney grubuna yalnızca yazılı metinler verilerek öğretim yapılmış, kontrol grubuna ise dersi sunan öğretim elemanının daha önceki derslerinde kullandığı sunu kullanılarak öğretim yapılmıştır. Öğretim süreci tamamlandıktan sonra aynı testler son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde nitel ve nicel analiz teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular şu şekilde özetlenebilir:Öğrencilerin yaptıkları cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının tanımları, cumhuriyet ve demokrasi kavramına verdikleri örnekler, öğrencilerin verdikleri örneklerin gerekçeleri incelenmiş deney grubunun son test bulguları kontrol grubu ile karşılaştırılmış ve deney grubunun daha başarılı olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin cumhuriyet ve demokrasi kavramları ile ilgili her örneği örnek olarak sınıflamaları ve her örnek olmayanı örnek olmayan olarak sınıflamaları incelenmiştir. Son test sonuçlarına bakıldığında deney grubunun cumhuriyet ve demokrasi kavramının örneklerini ve örnek olmayanlarını ayırmada daha başarılı oldukları bulunmuştur. Öğrencilerin kavram başarı testindeki sonuçları incelendiğinde, deney grubunun son testlerde kontrol grubundan daha başarılı olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Yazılı Metin, Kavram Öğrenme, Kavram Öğretimi, Kavram Analizi, Cumhuriyet, Demokrasi.
Dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde kavramsal anlama becerilerinin geliştirilmesinde bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamaları: bir durum çalışması
Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT), Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT), öğrenci çalışma yaprakları, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), yarı yapılandırılmış görüşme ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler betimsel ve içerik analiziyle, nicel veriler ise Yinelenmiş Ölçümler için ANOVA ve Eşli Gruplar T Testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Nicel analizden elde edilen veriler için anlamlılık düzeyi p≤ .05 olarak alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, kavramın özelliğini bulma, tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olduğunu; ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olmadığını ortaya çıkarmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular öğrenci performanslarında kavramsal anlama açısından bir değişikliğin olup olmadığını belirlemek amacıyla uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki defa uygulanan Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT) ve Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT) sonuçları arasında uygulama sonrası lehine bir farklılığın olduğunu göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan öğrencilerin kavramın özelliklerini bulma ve tanım yapma etkinliklerini farklı buldukları ve sevdikleri tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar öğrencilerin uygulamada zor ve karmaşık görülmesi nedenleriyle bağımsızlık, egemenlik ve devlet kavramlarını beğenmediklerini; eğlenceli görülmesi nedeniyle de ekonomi ve demokrasi kavramlarını beğendiklerini göstermektedir. Ayrıca aynı bulgular uygulamalardaki kavramlardan yönetim biçimi nedeniyle demokrasiyi, ailenin geçim kaynağını içermesi ve tasarruflu olmayı kapsaması nedeniyle de ekonomi kavramlarını gerçek yaşamla ilgili gördüğünü ortaya çıkarmaktadır. Araştırmada kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini destekleyen olumlu ve olumsuz faktörlerin saptanması amacıyla yapılan analizlerden yeterli muhakeme seviyesinin, ön bilginin ve deneyimin, güdülenmenin, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin, ipucunun, derse katılımın, etkinliklerin sevilmesinin, bazı uygulamalardaki kavramların özellik sayısının az olmasının olumlu etki yarattığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yapılan analizler muhakeme seviyesinin yetersiz olmasının, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin düşük olmasının, bazı etkinliklerdeki veri yükünün (soru sayısının fazlalığı), ya da kavramlardaki özellik sayısının fazla olmasının, derse aktif olarak katılım göstermemenin, ilgili kavramların sevilmemesinin, sınıf atmosferindeki gürültünün, uygulamalar arasındaki zaman farkının olumsuz etki yarattığı bulgularını ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak, bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamalarının ön test ve son test kavramsal anlama başarı testi sonuçlarına göre son test lehine anlamlı bir farklılık yarattığını göstermektedir. Bu durumda, uygulamanın kavramsal anlamayı sağladığı anlaşılmaktadır. Aynı bulgulardan farklı disiplinlerin bilgileriyle kurulmuş analojilerin kavramın özelliklerini bulma sürecinin gelişimini olumlu etkilediğini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, tercih edilen yaklaşımın tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini desteklediğini ancak ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme davranışlarının gelişiminde anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretimi, bağlamsal öğrenme ve öğretim yaklaşımı, disiplinler arası öğretim yaklaşımı, analoji, kavramsal anlama, durum çalışması.
Kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre tasarlanan ünitenin otantik değerlendirmesine yönelik bir eylem araştırması
Bu çalışmada, sosyal bilgiler dersinde kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme süreci incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak sınıfta kavram öğretimi, disiplinler arası yaklaşım ve otantik değerlendirmeye ilişkin mevcut durum ortaya konmuştur. Araştırmada genel amaç doğrultusunda, tasarlanan ünitenin uygulamasında karşılan sorunlar ve bu sorunların çözüm önerileri, uygulamanın öğrenme öğretme sürecine etkisi, öğrencilerin otantik değerlendirme sürecine yönelik algıları ve uygulamaların kavramların kazanılmasına etkisi de araştırılmıştır. Kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme sürecinin incelendiği bu araştırma eylem araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırma 2013-2014 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma gurubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş 12'si erkek, yedisi kız toplam 19 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), otantik değerlendirme araçları (rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri), öğrenci çalışma örnekleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve kavram testi ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde uygulama yapılan sınıftaki mevcut durumu ortaya koymak için, bir ünite süresince gözlem ve öğrencilerle ön görüşme yapılmıştır. Uygulama aşamasında Jacobs'ın (1989) ve (2004) önerdiği disiplinler arası program tasarım modeli temel alınarak tasarlanan Çevre ünitesi 32 ders saatinde uygulanmıştır. Uygulamada eylem araştırması süreci döngülere dayalı olarak yürütülmüştür. Her döngüde araştırma öncesi her kavram için hazırlanan ders planının uygulama aşaması izlenmiş, ortaya çıkan sorunları çözmek için eylem planları geliştirilmiş ve sorun çözüldükten sonra bir sonraki döngüye geçilmiştir. Öğrencilerin derslerin kazanımlarını elde edip etmediklerini belirlemek için uygulanan otantik değerlendirme etkinlikleri, rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri yardımıyla incelenmiştir. Araştırma sürecini değerlendirmek için öğrencilerle süreç görüşmeleri yapılmıştır. Uygulamadaki sekiz döngü tamamlandıktan sonra öğrencilere kavram testi uygulanmış ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngüde ders planının uygulamasından sonra süreç kendi içinde incelenmiştir. Uygulama süreci tamamlandıktan sonra tüm veriler bütün olarak değerlendirilip çözümlenmiştir. Araştırmada Kavram testi ile nicel veriler toplanmıştır. Çoktan seçmeli 25 sorudan meydana gelen testte her sorudan sonra öğrenciler verdikleri cevabın nedenini yazılı olarak ifade etmiştir. Test puanlanırken, doğru cevabı bulma 1, nedeni doğru açıklama ise 3 puan ile değerlendirilmiştir. Kavram testi puanlanmasının güvenirliği için ikinci kodlayıcı olarak konu alanı uzmanından yardım alınmıştır. Sonuçta genel olarak, eylem araştırmasının bir öğretim yaklaşımını uygulamak ve değerlendirmek için uygun bir araştırma yöntemi olduğu, bu yöntem ile öğretimin niteliğinin arttırıldığı ve araştırmacının kendi deneyimlerini arttırdığı söylenebilir. Öğrencilerin kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan etkinlikleri önceki etkinliklerden farklı bulmuşlardır. Bu etkinlikler farklı disiplin bilgilerini aynı anda öğrenmeyi, derinlemesine öğrenmeyi, yeni bilgiler öğrenmeyi, derse yönelik olumlu tutum geliştirmeyi, akademik başarıyı arttırmayı, zamandan tasarruf yapmayı ve konu tekrarı yapmayı sağlamakta, öğrencilere araştırma yapma, gözlem yapma ve bilgisayar kullanma becerisi ve gerçek hayatta kullanılabilecek bilgiler de kazandırmaktır. Bu etkinlikler öğrencilerin derse yönelik ilgilerini arttırmış ve olumlu tutum geliştirmeye, işbirliği içinde çalışmaya, karar verme ve eleştirel düşünme becerisine katkı sağlamıştır. Öğrenciler bu etkinlikleri beğenmiş, severek, isteyerek katılmış ve etkinlikleri zevkle yapmışlardır. Uygulanan etkinliklerde sosyal bilgiler dersinde matematik, fen bilimleri, Türkçe, görsel sanatlar, müzik ve İngilizce dersi ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. Öğrenci görüşlerine göre en çok fen bilimleri ve matematik, en az müzik ve İngilizce dersleriyle, gözlem bulgularına göre ise en çok Türkçe dersi, en az da İngilizce ve müzik dersleri ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. İlk döngülerde disiplinler arası bağlantıları araştırmacı vurgularken, döngüler ilerledikçe öğrencilerin disiplinler arası bağlantıları kendi kendilerine fark etmeye başladıkları ve yeni bağlantılar kurdukları araştırma sonuçları arasındadır. Öğrenciler değerlendirme sürecinde kullanılan otantik değerlendirme etkinliklerini, öğrenme sürecine yönelik olması, öğrenci merkezli olması, yürütücü biliş stratejilerini ve farklı disiplinlere ait bilgileri kullanmayı gerektirmesi açısından önceki etkinliklerden farklı bulmuş, bu etkinliklere istekli olarak katılmış ve bu etkinliklerde eğlenmişlerdir. Öğrenciler değerlendirme etkinliklerini sürece yönelik ve öğrenci merkezli olduğunu, farklı disiplinlere ait bilgilerin de kullanılmasını gerektirdiğini algılamışlar, uygulama ve değerlendirme sürecinde disiplinler arası bağlantıları fark etmişlerdir. Değerlendirme sürecinde bazı etkinliklerde zorlandıklarını dile getiren öğrenciler olmasına rağmen, sonuçta öğrenciler bu etkinliklerin daha eğlenceli, daha öğretici olduğu ve diğer derslerde de kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan, uygulanan ve otantik olarak değerlendirilen ünitenin kavramların kazandırılmasına olumlu yönde katkı sağladığı da sonuçlar arasındadır. Anahtar kelimeler: Disiplinler arası yaklaşım, kavram temelli öğretim, otantik değerlendirme, eylem araştırması.
Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin sanat eserini kavrayışında dramanın etkisi
Bu çalışmada, 6.sınıf öğrencilerinin sanat eserlerini kavrayışlarında drama yönteminin etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla uzman görüşü alınarak belli dönemleri de kapsayan toplam dört sanat eseri seçilmiştir. Çalışma, Adana'daki bir ortaokulun 11-12 yaş dönemini kapsayan 6. sınıfa devam eden toplam 32 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deseni yarı deneysel bir yöntem olup biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere iki sınıf seçilmiştir. Çalışmada deney ve kontrol gruplarına ön-test uygulanmadan, her iki grubun sanat eleştirisi yaprağına verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir biçimde farklılaşıp farklılaşmadıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Deney grubuna yedi, kontrol grubuna altı olmak üzere toplamda on üç oturum uygulanmıştır. Bu on üç oturumda konu başlıkları müfredattaki kazanımlara uygun olarak işlenmiştir. Konular deney grubuna drama yöntemi, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemle verilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı "Sanat Eleştirisi Yaprağı" olup verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları her iki grubun son dört oturumda verilen sanat eleştirisi yaprağından elde edilen verilere dayanmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, deney grubunun kontrol grubuna göre sanat eleştirisi betimleme, çözümleme, yorumlama ve yargı basamaklarındaki açık uçlu soru kategorilerine verdikleri cevaplar içerik zenginliği açısından daha detaylı olduğu saptanmıştır. Deney grubunun kapalı uçlu soru kategorilerini cevaplama oranlarında ise kontrol grubuna oranla anlamlı bir farklılaşmanın olduğu görülmüştür. Sanat eserlerini anlama ve kavramada sanat eğitimcilerine düşen en önemli görev, sanat eserine yaklaşma noktasında kullandıkları yöntemin etkili olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında sanat eleştirisinde drama yöntemi kullanıldığında öğrencilerin sanat eserleri ile ilgili yaşantısı canlı kalır ve eserleri kavrayışları ise daha kalıcı olmaları sağlanır. Anahtar Kelimeler: Drama, sanat eğitimi, sanat eseri, sanat eleştirisi
Kazanımlar ve ünite açılımları bakımından genel lise öğretim programlarında değerler eğitimi
Son yıllarda eğitimde ön plana çıkan kavramların başında değer kavramı gelmektedir. Bu kavramın bu denli ön plana çıkmasında şüphesiz yaşadığımız dönemde yaşanan çok hızlı toplumsal dönüşümler etkili olmuştur. Her toplum kendi mevcudiyetini koruyabilmek için yetişen nesillerine öz kültür ve geleneklerini aktarma çabası içerisinde olur. Yaşadığımız dönemde toplumların kültür ve geleneklerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için gösterdikleri çabalarının en somut örneği okullardaki değerler eğitimidir. Bu çabaların yansıması olarak da ülkemizde 2005 yılından sonra hazırlanan öğretim programlarında değer aktarımı Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu hedefler doğrultusunda hazırlanan genel lise öğretim programlarının kazanımlarının değerler eğitimi açısından incelenmesini konu alan çalışmamızda tüm genel lise dersleri öğretim programları incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde çalışmanın konu, kapsam ve önemi üzerinde durduktan sonra değer kavramı açıklanmış ve ikinci bölümde kullanacağımız değer tasnifleri üzerinde durulmuştur. Bunların yanında karakter eğitimi, ailede, okulda ve medyada değerler eğitimi konularında bilgiler verilerek değerler eğitimi yaklaşımları üzerine de durulmuştur. Çalışmamızın ana bölümünü oluşturan ikinci bölümde ise genel lise öğretim programlarının kazanımlarının tamamı değerler eğitimi açısından incelenerek yorumlanmış ve bu programlarda değerler eğitimine uygun olan kazanımlar tablolar şeklinde sunulmuştur. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz bulgular genel olarak yorumlanmış, çıkan sonuçlar üzerinden tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Program, Lise, Müfredat.
İlkokul din kültürü ve ahlak bilgisi kavram öğretiminde oyunun
Günümüzde etkili bir eğitim öğretim için farklı yöntem ve tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Kullanılan yöntem ve teknikler öğrenci seviyesi ve kazanıma uygunluğu göz önünde bulundurularak seçilmelidir. Özellikle kavramların öğrenme sürecinde bu yöntem ve teknikler oldukça önemlidir. Öğrenci kavramlarını anlayamadığı dersi öğrenemeyeceği için derse ait kavramların dikkatli verilmesi oldukça önem arz etmektedir. Özellikle din eğitimi açısından bakıldığında DKAB dersinde somut kavramlarla birlikte pek çok soyut kavramın öğretimi yapılmaktadır. Özellikle ilkokul dönemi öğrencileri DKAB dersinde soyut kavramları öğrenmekte bazı zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorlukları en aza indirmek için öğrencinin ilgisini çeken, dikkat ve motivasyonunu artıran tekniklere yer verilerek öğrencinin derse daha aktif katılımını sağlamak oldukça önemlidir. Bu nedenle din eğitiminde farklı yöntem ve teknikler kullanılmaktadır. Kullanılan tekniklerden biri de oyundur. Bu nedenle bu çalışmamızda ilkokul DKAB dersinde oyunla kavram öğretimi incelenmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde araştırmamızın problemi, amacı, önemi ve hipotezleri açıklanmıştır. Kuramsal çerçeveden bahsettiğimiz ikinci bölümde ise oyun kavramının tanımları verilerek kavramın ortak yönleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra çocukluk döneminin genel özellikleri açıklanarak bu dönemin gelişim özelliklerine değinilmiştir. Oyunun fiziksel, bilişsel ve duyuşşal gelişim alanlarıyla birlikte dini ve ahlaki gelişim yönünden etkisine değinilmiştir. Daha sonra çocuğun oyuna olan ihtiyacı açıklanarak oyunun eğitim ve din eğitimindeki rolü üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise araştırmamızın yöntemi açıklanarak evren örneklem ve ölçme araçlarının neler olduğu açıklanmıştır. Son olarak da araştırmamız neticesinde sınıf içerisinde uyguladığımız oyunlar açıklanarak bulgulara ulaşılmıştır. Bulgular sonucunda ise oyunun İlkokul DKAB dersi açısından kavram öğretimine olan etkisi değerlendirilmiştir.
Dijital dönüşümün yönetimi sürecinde üniversite öğrencilerinin endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeyleri
Bu çalışmanın amacı "Dijital Dönüşümün Yönetimi" sürecinde üniversite öğrencilerinin Endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeylerini belirlemektir. Çalışma, nicel araştırma desenine uygun olarak planlanmış ve tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'de dört farklı coğrafi bölgede bulunan dört üniversitenin Mühendislik ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma örnekleminde, evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 472 üniversite öğrencisi yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği (E4.0-KFÖ) yardımıyla toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışması araştırma örneklemine girmeyen bir mühendislik ve bir de iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. E4.0-KFÖ'nin geliştirilmesi amacıyla literatüre dayalı madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 70 maddelik taslak ölçek, 5 öğretim üyesinin görüşlerine sunulmuş ve 39 maddelik uygulama ölçeğine dönüştürülmüştür. Öğrencilerin cevapları SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı "936" ve Bartlett testi sonucu da 0,001 manidarlık düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısında açıklanan varyans %sinin "39,994" olduğunu göstermiştir. Geliştirilen E4.0-KFÖ ölçeğinin asıl örneklem grubu üzerindeki uygulaması, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı güz yarıyılında dört üniversitede yer alan Mühendislik Fakültelerinin Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencileri ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim bölümünde öğrenim görmekte olan 472 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Toplanan veriler SPSS 24 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, veri seti dağılımının normal dağılım olduğunu göstermemiştir. Bulgular, araştırma kapsamındaki öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık düzeylerinin orta altı düzeyde olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları fakülte türüne göre yapılan t testi sonuçları; erkek öğrencilerin kavramsal farkındalık düzeylerinin kadın öğrencilere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Mühendislik Fakültesi öğrencilerine göre manidar olarak daha yüksek düzeyde bulunduğunu göstermiştir. Tek yönlü varyans analizi sonuçları; öğrencilerin üniversitelere, bölümlere ve genel not ortalamalarına göre görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu gösterirken, sınıf düzeyi ve ortaöğretim mezuniyet kaynağı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olmadığını da ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal farkındalık düzeylerini arttırmak amacıyla çok yönlü ve çeşitli farkındalık arttırıcı çalışmalarının yapılması önerisinde bulunulmuştur.
İşitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve oluşumu konusunda kavram değişimlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda altıncı sınıfta öğrenim gören işitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve evrelerin oluşum sebepleri konusundaki kavramsal anlama düzeylerini belirlemek ve bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim yönteminin işitme engelli öğrencilerin kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılında, Adana ilinde bulunan bir yatılı işitme engelliler devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda dördü kız biri erkek toplamda beş tane altıncı sınıf öğrencisi yer almıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama düzeyini öğrenebilmek için ön görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim ve modellerle öğretimin ardından öğrencilerin kavramsal değişimlerini ortaya çıkarabilmek amacıyla son görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama seviyeleri araştırma süresince elde edilen veriler ışığında belirlenmiş kategorilere göre gruplandırılmıştır. Analizler sonunda Ay'ın Evreleri konusunda sahip olunan kavramsal anlama düzeyleri belirlenmiştir. Öğretim öncesi kavram yanılgıları çoğunlukta iken öğretim sonrasında kavram yanılgılarında azalma, bilimsel kavramalarda artış görülmüştür. İleride yapılacak olan benzer çalışmalarda da daha farklı öğretim yöntemleri denenebilir.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin kavram öğrenme düzeylerinin belirlenmesi ve sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreci hakkındaki görüşleri
Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerinin ve kavramları nasıl sınıfladıklarının belirlenmesi ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme-öğretme sürecine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, nitel ve nicel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemli desenlerden yakınsayan paralel karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kars ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, dördüncü sınıf öğrencilerinin oluşturduğu örneklem tesadüfi örnekleme, dördüncü sınıf öğretmenlerinin oluşturduğu örneklem ise benzeşik örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Çalışmanın verilerini elde edebilmek için üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerini belirlemek için Fen Bilimleri Kavram Başarı Testi (FBKBT), öğrencilerin kavramları nasıl sınıfladıklarını belirlemek için Yapılandırılmış Grid (YG) ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreçlerine ilişkin görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) soruları hazırlanmıştır. FBKBT Kars ilinin Kağızman ilçesinde 216 öğrenciye, YG 170 öğrenciye uygulanmış ve 15 ilkokulda görev yapan toplam 20 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarına ilişkin öğrenilme düzeyi en yüksek olan kavram iskelet kavramı iken, öğrenilme düzeyi en düşük kavram kemik kavramı olduğu, öğrencilerin kas, kemik, eklem ve iskelet kavramlarını sınıflamada hatalar yaptıkları, öğretmenlerin daha çok görsel ve işitsel materyalleri tercih ettiği, soru-cevap tekniğini en fazla kullandıkları, değerlendirme sürecinde en fazla boşluk doldurmalı soruları tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: Fen, kavram, kavram öğretimi, yapılandırılmış grid, sınıflandırma hataları