Kimya

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ag-N-heterosiklik karben kompleksleri ve katalitik özellikleri

N-heterosiklik karbenler (NHC'ler), modern koordinasyon kimyasında güçlü ve çok yönlü ligandlar olarak öne çıkmaktadır. Elektronca zengin yapıları sayesinde metal merkezine güçlü σ-donör etkileşimleri sunar, bu da komplekslerin hem kararlılığını hem de katalitik etkinliğini artırır. Gümüş-NHC kompleksleri, NHC ligandlarının güçlü σ-donör özelliklerini gümüşün yumuşak Lewis asidik karakteriyle birleştirerek benzersiz bir kimyasal profil ortaya koyar. Bu kompleksler, özellikle kararlı öncül katalizörler olarak dikkat çeker. Son yıllarda Ag-NHC kompleksleri; aldehit, amin ve alkinlerin üçlü birleşme tepkimesi olan A3 eşleşme tepkimelerinde de kulllanılmaya başlanmıştır. A3 eşleşme tepkimeleri propargilaminlerin sentezi için kullanılan güçlü bir yöntemdir. Propargilaminler; çeşitli azot içeren bileşiklerin hazırlanmasında kullanılan çok yönlü ara maddelerdir. Bu alanda hem Ag-NHC komplekslerinin kullanımı kısıtlı olduğundan hem de reaksiyon kapsamı sınırlı substartlarla incelenmiş olmasından dolayı yeni katalizörler geliştirilmesi ve substrat çeşitliliğinin artırılması amacıyla bu tez çalışmasında; • Azot üzerine 2,2-dietoksietil ve 2,2-dimetoksietil grubu içeren benzimidiazolyum tuzları sentezlendi ve yapıları uygun spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. • Sentezlenen benzimidiazolyum tuzlarının Ag-NHC kompleklsleri sentezlendi ve yapıları uygun spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. • Sentezlenen Ag-benzimidiazol-2-iliden komplekslerinin A3 eşleşme tepkimelerindeki katalitik aktiviteleri incelendi.

GümüşKatalitik aktiviteKatalitik özellikler+2
Belgin Önder
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Kanamisin tayini için moleküler baskılanmış sensör hazırlanması ve uygulaması

Bu tez çalışmasında kanamisin (KAN) tayini için moleküler baskılanmış polimer elektrot üzerinde elektrokimyasal impedans spektroskopisi tekniği kullanılarak yeni bir yöntem geliştirilmiştir. İlk olarak, camsı karbon elektrot grafen oksitle kaplandıktan sonra KAN içeren pirol çözeltisiyle modifiye edilerek polimerleştirilmiştir. Daha sonra ise, KAN molekülleri, KAN baskılanmış polimer yüzeyden asit yardımıyla sökülerek KAN'a özgü moleküler izler elde edilmiştir. Hazırlanan elektrotlar ve elektrot malzemeleri; taramalı elektron mikroskopu (SEM), X-Işınları fotoelektron spektroskopisi (XPS), dönüşümlü voltametri (CV), ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleriyle karakterize edilmiştir. KAN baskılı elektrotun hazırlanma aşaması farklı parametreler için optimize edilmiştir. Geliştirilen elektrotlar üzerine inkübe edilen farklı KAN konsantrasyonlarına karşılık kullanılan redoks probun yük aktarım dirençleri belirlenerek kalibrasyon çalışması yapılmıştır. Yapılan çalışmanın doğrusal tayin aralığı 5 nM-1000 nM ve belirlenen kalibrasyon eşitliği de Rct=0,21118+0,00057[KAN] olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, geliştirilen yöntemin alt tayin sınırı (LOD) 5 nM olarak belirlenmiştir. Geliştirilen yöntemin doğruluk ve kesinlik değerleri, gün içi ve ardışık beş gün için günler-arası olmak üzere %4'ün altında değer verdiği için doğruluğu ve kesinliği yüksek bulunmuştur. Kanamisin ile girişim yapması muhtemel tobramisin (TOB), gentamisin (GEN), penisilin (PEN) ve amoksilin ile birlikte 1 mM Na+, 1 mM NH4+ gruplarının girişim etkileri incelenmiştir. KAN tayin yönteminin gerçek numune performansını belirlemek için çeşme suyu ve süt numuneleri kullanılmış ve bu numuınelerde KAN tayin uygulaması başarıyla yapılmıştır.

Kimya
Deniz Işık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyah hardal tohumundan ( Brassica nigra) lipaz enziminin saflaştırılması ve karakterizasyonu

Lipazlar yapıları incelendiğinde yağ asitlerinden ve gliserolden oluşturulan esterlerin su ile etkileşimi sonucunda ikiye ayrılan veya lipit yapılarında bulunan ester bağlarının oluşumunda katalizör görevini üstlenen enzimler olarak bilinirler. Çalışma ile lipaz saflaştırılan bitkisel kaynaklara bir alternatif oluşturulmuş ve ilk defa hardal tohumundan lipaz enziminin eldesi gerçekleşmiştir. Hardal tohumundan lipaz eldesi konusunda hardal tohumunun yapısında bulunan proteinlerin yağsızlaştırılması ile başlanmıştır. Jel filtrasyon kromotografisi prosesleri kullanılarak hardal tohumu lipazı saflaştırılmıştır. Bütün saflaştırma yöntemlerinde Bradford metoduna göre protein tayini yapılmış ve titrasyon işlemleri ile lipaz aktivitesi tayini gerçekleştirilmiştir. Buna bağlı olarak spesifik aktivitelerin hesaplanması yapılmıştır. İşlemler sonucunda hardal tohumu lipazının 37,89 kat saflaştırıldığı tespit edilmiştir. Saflaştırılan lipaz enzimi SDS-PAGE ile karakterizasyonu yapılmıştır. Enzim en yüksek aktiviteyi pH 5,6 ve 60 derecede göstermiş, ayrıca stabil pH ve stabil sıcaklık seviyeleri de 6,8 ve 4 ˚C olarak tespit edilmiştir. Lipaz enziminin depolanma kararlılığını belirlemek amacıyla iki hafta boyunca stabil şartlarda +4 ˚C derecede aktivitesini koruduğu tespit edilmiştir. Lipaz enzimleri için önemli parametrelerden olan Km ve Vmax değerleri hesaplanmış, substrat olarak da triolein kullanılmıştır. Km değeri 0,1222 mM ve Vmax değeri ise yaklaşık 1,0195 U/dk.mg enzim olarak bulunmuştur.

BiyokimyaKimya
Mustafa Tırancıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kaju fıstığından (Anacardium occidentale) lipaz enziminin saflaştırılması ve karakterizasyonu

Lipazlar, su-yağ ara yüzeyinde gerçekleşen trigliseridlerin hidroliz reaksiyonunda katalizör olarak görev alan enzimlerdir. Organik yapıların sentezi, ilaç Ar-Ge departmanlarında, deterjan üretim proseslerinde, peynir üretiminde ve süt ürünleri endüstrisi gibi geniş bir yelpazeye sahip biyoteknolojik uygulamalarda kullanılmaktadır. Bu çalışmada kaju fıstığından lipaz enziminin saf olarak eldesi ve karakterizasyon işlemleri yapılmıştır. Bu çalışmada sanayi alanlarında kullanımı oldukça yaygın olan lipaz enzimi kaynaklarına yeni bir alternatif oluşturacak, kaju fıstığından lipaz enziminin saflaştırılması amaçlanmıştır. Kaju fıstığından lipaz enzimi saflaştırması sırasında ilk basamak olarak; kaju fıstığı proteinlerinin yağsızlaştırılması ile başlanmış, yağsızlaştırma işleminden sonra amonyum sülfat çöktürmesi, enzimi saf olarak elde edebilmek adına jel filtrasyon kromotagrafisi metodları kullanılarak kaju fıstığı lipazının saf olarak eldesi gerçekleştirilmiştir. Saflaştırma basamaklarında Bradford metodu kullanılarak protein tayini yapılmış ve titrimetrik analiz yöntemi kullanılarak lipaz enziminin aktivite ölçümleri ve spesifik aktivite hesaplamaları yapılmıştır. Yapılan ölçüm ve analizler sonucunda kaju fıstığı lipazının 66,45 kat saflaştırıldığı bulunmuştur. Kaju fıstığı lipazının karakterizasyon işlemleri SDS-PAGE ile yapılmıştır. Enzimin optimum şartları belirlenmiş ve bu şartlar altında enzimin maksimum düzeyde depo kararlılığı belirlenmiştir. Saflaştırılan lipaz enziminin en yüksek aktiviteyi pH 6,8 ve 60°C derece sıcaklıkta gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca enzimin stabil olarak kaldığı pH ve sıcaklık değeri ölçümlerinde stabil pH'ı 6,8 stabil sıcaklığının 40°C derece olduğu belirlenmiştir. Depo kararlılığını belirlemek amacıyla, on gün süreyle aktivite ölçümleri yapılmıştır. Enzim aktivitesinin on günün sonunda 4°C'de korunduğu gözlenmiştir. Substrat olarak triolein kullanılarak kaju fıstığı lipazının Km ve Vmax değerleri hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda Km= 0,3355 mM ve Vmax= 0,936 U/dk. mg enzim olarak hesaplanmıştır.

BiyokimyaKimya
Gülnur Kalkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Benzotiyazol türevlerinin ve metal komplekslerinin insan eritrosit karbonik anhidraz enzimleri üzerine etkilerinin incelenmesi

Karbonik anhidraz (CA) (E.C. 4.2.1.1.), karbondioksitin HCO3 ve H+ iyonlarına iki basamakta dönüşümlü hidratasyonu reaksiyonunu katalizleyen, aktif bölgesinde çinko iyonu bulunduran bir metaloenzimdir. İnsan göz dokusunda CA I, CA II ve CA IV izoenzimleri bulunur. Bunlardan CA I ve CA II izoenzimleri sitozolik iken, CA IV izoenzimi membrana bağlıdır. Karbonik anhidraz inhibitörleri, aköz humorun fazla salgılanmasıyla oluşan yüksek göz içi basıncını (IOP) düşürdükleri için glokom tedavisinde kullanılırlar. Bu çalışmada glokom hastalığı tedavisinde kullanılmaya aday yeni karbonik anhidraz inhibitörlerinin bu enzim üzerindeki inhibisyon etkileri in vitro olarak araştırılmıştır. Öncelikle insan eritrositlerinden hCA I ve hCA II izoenzimleri afinite jeli (Sepharose-4B-L-tirozin-sülfanilamid) kullanılarak saflaştırıldı. hCA I 1108,21 EU/mg protein spesifik aktivite ve %16,82 verimle, hCA II 2399,80 EU/mg protein spesifik aktivite ve %23,97 verimle saflaştırılmıştır. Kalitatif ve kantitatif protein tayini yapıldı ve SDS-PAGE elektroforezi ile enzimlerin saflığı kontrol edildi. Enzim aktiviteleri kinetik çalışmalarla belirlendi. Daha sonra sentezlenen bileşiklerin insan eritrosit hCA I ve hCA II izoenzimleri üzerindeki inhibisyon etkileri incelendi. Bileşiklerin inhibisyon etkisini belirlemek için karbonik anhidraz enziminin hidrataz ve esteraz aktiviteleri ölçüldü. İnhibisyon etkisi gösteren bileşikler için %Aktivite-[I] grafikleri çizilerek IC50 değerleri belirlendi. Lineweaver-Burk grafikleri çizilerek Ki sabitleri hesaplandı. Hidrataz IC50 değerleri hCA I için 2,55-84,07 µM arasında, hCA II için 1,91-56,48 µM arasında bulundu. Esteraz IC50 değerleri hCA I için 0,15-890 µM arasında, hCA II için ise 0,09-820 µM arasında bulundu. Ki değerleri ise hCA I için 0,06-4,38 µM arasında, hCA II için ise 0,04-3,5 µM arasında bulundu.

BiyokimyaKimya
Yasemin Kaygısız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında v-diyagramı kullanımının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve genel kimya laboratuvar algılarına etkisi

Çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında V-diyagramı kullanımının 1. Sınıf Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve Genel Kimya Laboratuvar algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada zenginleştirilmiş karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 yılı güz döneminde yürütülmüştür. Genel Kimya dersinde rehberli sorgulama ve açık sorgulama düzeylerine göre V-diyagramları kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinde, deney tasarlama, gözlem, ölçme, verilerin toplanması, elde edilen verilerin işlenmesi ile yorum ve değerlendirme boyutlarında anlamlı farklılık bulunurken, problemin belirlenmesi boyutunda bulunmamıştır. Genel Kimya Laboratuvar algılarında, açık uçluluk boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, bütünleşme boyutunda bulunmamıştır. Durum çalışmasında 3 farklı algı düzeyine sahip (yüksek, orta, düşük) öğretmen adaylarının açık uçluluk boyutunda algıları değişirken bütünleşme boyutunda değişmemiştir. Sonuç olarak V-diyagramlarının Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği ve Genel Kimya Laboratuvar algısının açık uçluluk boyutunu etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerindeki ve algılarındaki değişimin nedenleri bilimsel sorgulamanın doğasına yönelik anlayışları ve sosyobilişsel öğrenme kuramı dikkate alınarak açıklanmıştır.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Aysun Ceylan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Projesi kapsamında pilot okul olarak belirlenen ortaöğretim kurumlarında çalışan kimya öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterlikleri

FATİH projesi kapsamında pilot olarak belirlenen okullardaki kimya öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterlik düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada hem nicel hem de nitel veri toplamaya olanak veren karma yöntemler kullanılmıştır. 2012 yılında Fatih Projesinin pilot olarak uygulandığı 17 farklı ilde (Ankara, Balıkesir, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Rize, Samsun, Uşak, Yozgat illerinde) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet liselerinde görev yapan 103 kimya öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada nicel veriler TPAB anketi ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise Ankara ilinde görev yapan dört öğretmen ile odak grup görüşmesi yapılarak elde edilmiştir. Araştırmada nicel veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 18.0 istatistik paket programında betimsel istatistikler, kay kare ve bağımsız örneklem t-testi kullanılarak analiz edilirken nitel veriler betimsel analiz yöntemine uygun olarak kodlanmış ve temalar oluşturularak sunulmuştur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinden kimya öğretmenlerinin eğitim teknolojilerindeki yenilikleri çok fazla takip etmedikleri; Wiki, yazıcı, CD, eğitim yazılımları ve elektronik tablolama teknolojileri hariç diğer eğitim teknolojilerini kadın ve erkek öğretmenlerin kullanma sıklıklarının aynı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kimya öğretmenlerinin TPAB öz yeterlik düzeylerinin yeterince yüksek olmadığı, özyeterlik düzeylerinin cinsiyete göre farklılık göstermediği, teknolojik pedagojik alan bilgisi boyutunda lisans mezunlarına göre yüksek lisans mezunlarının, pedagojik bilgi boyutunda hizmet öncesi eğitim almayanlara göre alanların kendilerine daha fazla iii güvendikleri belirlenmiştir. Diğer taraftan araştırmamızda kişisel bilgisayara sahip olmanın TPAB öz yeterlik düzeylerine etki etmediği gözlenmiştir. Kimya Öğretmenlerinin TPAB öz-yeterlik düzeylerinin kıdem yılına göre değişimi incelendiğinde PB, AB, PAB alt boyutlarına alınan puanlar ile kıdem yılı arasında pozitif yönde, TB, TAB, TPB, TPAB alt boyutları ile toplamda alınan puanlar ile kıdem yılı arasında ise negatif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırmanın nitel verilerinden ise öğretmenlerin sistemi tam olarak çalıştıramama, tabletler nedeniyle öğrencilerin ilgisini derse çekememe, tabletlere veri girişi yapamama, tabletlerde bazen verilerin kaybolması, akıllı tahtaların sık sık arızalanması, teknik donanımla ilgili yeterli destek alamama, yazılımların ilgi çekici olmaması, yeterli teknolojik bilgiye sahip olmama gibi sorunlar yaşadıkları anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisine Yönelik Öz-Yeterlik, Kimya öğretmeni, FATİH projesi

Fatih ProjesiKimyaKimya dersi+6
Çiğdem Karakaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri ders kitabında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi

Bu araştırmada, 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu soruları yenilenmiş Bloom taksonomisine göre irdelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Toplam 239 soru, yenilenmiş Bloom taksonomisinin bilişsel süreç boyutu esas alınarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler yüzde ve frekans olarak tablolarda sunulmuştur. Araştırma sonucunda şu hususlar tespit edilmilmiştir: Üst düzey becerileri ölçen soruların yüzdesi, alt düzey becerileri ölçen soruların yüzdesinden oldukça düşüktür. Alt düzey bilişsel alan basamaklarında bulunan sorular genellikle hatırlama basamağına ait sorulardır. Uygulama basamağına ait soru oranı çok düşüktür. Üstbilişsel basamaklarda ise en fazla soru çözümleme basamağına ait sorulardır. Yaratma basamağına ait soruların yüzdesi oldukça düşüktür. Değerlendirme basamağına ait soru bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Soru Analizi

Bloom taksonomisiDers kitaplarıFen bilgisi dersi+5
Burhan Sincar
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı kimya konularındaki akıl yürütmelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı Kimya Konularındaki Akıl Yürütmelerini (KKAY) incelemektir. Bununla birlikte fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'leri cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü değişkenleri açısından incelenmiştir. Bu sebeple araştırma kesitsel tarama türündedir. Çalışmaya Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 210 (180 Bayan, 30 Erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmada Cloonan ve Hutchinson (2011) tarafından geliştirilmiş olan "Kimya Konuları Akıl Yürütme Testi" (KKAYT) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. KKAYT 38 maddeden oluşmaktadır. KKAYT atom-molekül teorisi, atomun yapısı, kimyasal bağlar, kimyasal denge, kimyasal kinetik, kimyasal reaksiyonlar, kinetik molekül teorisi, faz dengeleri, termokimya ve termodinamik konularını içermektedir. Katılımcıların KKAY'nin cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği t-testi ve ANOVA yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının çoğunun bu çalışmada incelenen kimya konuları ile ilgili olarak doğru olmayan akıl yürütmelere sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırma verileri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde öğretmen adaylarının KKAY'nin anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık görülmediği belirlenmiştir. Ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin mezun olduğu lise türü değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ancak bu farklılık mezun olduğu lise türü bazında teker teker incelendiğinde sadece düz lise-anadolu lisesi türleri arasında anlamlı farklılığın olduğu, diğer lise türleri arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcıların KKAY'nin düşük olduğu ve bu çalışma grubu için KKAYT'nin zor olduğu sonucunda ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAkıl yürütmeFen bilgisi+6
Gülay İlhan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf öğrencilerinin kimyasal türler arası etkileşim ünitesi ile ilgili akademik başarı ve kimya dersine ilişkin tutumlarına geleneksel ve takımla öğrenme yönteminin etkisinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, kimyasal türler arası etkileşim ünitesinin öğrenilmesinde yapılandırıcı yaklaşıma dayalı takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak öğrencilerin akademik başarılarında ve kimya dersine ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmada, araştırma yöntemi olarak nicel araştırma, araştırma metodu olarak ise yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Ankara İli Sincan İlçesine bağlı Sincan Lisesi'nde dört farklı 10. sınıf fen şubelerinde okumakta olan 144 öğrenci ile yapılmıştır. Bu şubelerden ikisi deney ikisi kontrol grubu olarak seçilmiştir. Kontrol gruplarında Kimyasal Türler Arası Etkileşim ünitesi geleneksel öğretim yöntemi ile işlenirken, deney gruplarında yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına dayalı takımla öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Uygulamadan önce deney gruplarına ve kontrol gruplarına ön bilgilerini kontrol altına almak için ön bilgi testi uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarından birer tanesine ise uygulamadan önce kimya dersine ilişkin tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi uygulanmıştır. Uygulama tamamlandıktan sonra bütün gruplara kimyaya karşı tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi yeniden uygulanmıştır. Böylece, takımla öğrenmenin öğrencilerin kimyaya karşı tutumlarında bir değişikliğe neden olup olmadığı araştırılmıştır. İki ay sonra bütün şubelere kalıcılık testi uygulanarak takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak kimyasal türler arası etkileşimi öğrenmede bilginin kalıcılığı bakımından anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır.Araştırmada normal dağılım gösteren veriler t- testi, ANCOVA; normal dağılım göstermeyen veriler ise Mann Whitney-U testi ile analiz edilmiştir. D2 ve K2 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen verilerine göre hazır bulunuşluk düzeyleri arasında fark bulunmuş ve bu nedenle çalışmada ANCOVA analizi tercih edilmiştir. Ön bilgi testine göre K2 grubunun hazır bulunuşluk düzeyi D2 grubundan yüksek bulunmuştur. D2 ve K2 gruplarında başarıları ve tutumları karşılaştırıldığında yapılan istatistiksel sonuçlara göre anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Aynı gruplar bilginin kalıcılığı açısından karşılaştırıldığında ise K2 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum; öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin farklı olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlanmıştır. D1 ve K1 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen bilgilere göre hazır bulunuşluk düzeyleri açısından bir fark yoktur. D1 ve K1 grupları başarıları ve kalıcılıkları açısından karşılaştırıldığında ise D1 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Ancak tutumları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç olarak; takımla öğrenme yönteminin öğrenci başarısını ve bilginin kalıcılığını artırdığı söylenebilir. Çalışma sonucu elde edilen bulgular literatürdeki benzer çalışmalardan elde edilen verilerle benzerlik içerisindedir. Bu çalışma, öğrenci merkezli eğitime verilen önemin arttığı günümüz kimya eğitiminde kimya öğretmenlerine alternatif bir öğretme tekniği sunması açısından önemlidir.

Ankara-SincanBaşarıKimya+9
Emine Düzen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenliği 1. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenmeleri üzerine fenomenografik bir çalışma

Bu tez çalışmasının amacı, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamaları konusundaki öğrenme yaklaşımlarını detaylı bir şekilde incelemektir. Çalışmada ayrıca kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunda öğrencilerin sahip olduğu kavram yanılgılarının açığa çıkarılması da amaçlanmıştır. Böylelikle öğrenciler tarafından genellikle zor olarak kabul edilen bir kimya konusunda öğrencilerin öğrenme yaklaşımları daha iyi anlaşılabilecektir. Bu tezin ana araştırma sorusu "Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenme süreçlerinde hangi kategorileri tanımlanabilir" şeklindedir. Bu amaçla fenomenografik araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında kimya derslerinde zorluk çeken ve kimya sınavlarında düşük not alan öğrenciler ile mülakatların yapılması hedeflenmiştir. Çünkü Kimya dersinde başarılı olamayan öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını inceleyerek başarısızlıklarının nedenlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Ana Bilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalında Genel Kimya-I dersi vize notları sınıf ortalamasının altında olan 15 öğrenci ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar iki basamaktan oluşmaktadır. İlk basamakta, katılımcılara kimya ve bazı kimyasal kavramlarla ilgili bir dizi soru sorulmuştur. Mülakatların ikinci basamağında ise, katılımcılara üzerinde ayrıntılı bir şekilde düşünmeleri ve çözmeleri için kimyasal denklem ve hesaplamalarla ilgili sınırlayıcı reaktifin olduğu bir kimya problemi verilmiştir. Araştırmaya katılan Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilen mülakatların ses kayıtları, mülakatların yazıya geçirildiği dokümanlar ve öğrencilerin mülakatlar esnasında yazmış oldukları yazılar analiz edilmiştir. Tüm bu analizlerden sonra betimleme kategorileri oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada katılımcıların "sınırlayıcı bileşen" kavramından ne anladıkları ve sınırlayıcı bileşeni belirleme yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Katılımcılardan elde edilen cevapların analizi sonucu "Sınırlayıcı bileşen" kavramı ile ilgili olarak 5 farklı betimleme kategorisi, "Sınırlayıcı bileşeni belirleme yaklaşımları" ile ilgili 6 farklı betimleme kategorisi, "Oluşan madde miktarını belirleme yaklaşımları" ile ilgili 3 farklı betimleme kategorisi ve "Artan bileşen" kavramı ile ilgili olarak 6 farklı betimleme kategorisi oluşturulmuştur. Çalışma sonucu, Fen Bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim gören I. sınıf öğrencilerinin sevmediği dersler arasında fizik ve matematik derslerinin ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal reaksiyonlar ve hesaplamalar konusunda farklı kavram yanılgılarının olduğu da tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Başak Yaşar Çetin
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Metallerin korozyonu konusunda fen ve teknoloji, fizik ve kimya öğretmenleri üzerine tarama çalışması

Bu çalışmanın amacı, metallerin korozyonu ile ilgili olarak araştırmaya katılan Fen ve Teknoloji, Kimya ve Fizik branşlarındaki öğretmenlerin korozyon olayının neden olduğu olaylar ve sonuçlarına ilişkin farkındalığını değerlendirmek, yanlış kavramaları tespit etmek ve çözüm yolları önermektir. Yapılan araştırma ile metallerin korozyonu konusunda öğretmenlerin korozyon olayının neden olduğu olaylar ve sonuçlarına ilişkin farkındalığını ölçebilmek için öncelikle 16 sorudan oluşan bir test ve öğretmenlerin korozyon eğitimi hakkındaki düşüncelerini değerlendiren 3'ü test öncesi, 2'si test sonrası olmak üzere 5 sorudan oluşan bir anket geliştirilmiştir. Araştırma 2010 ? 2011 öğretim yılında Ankara İli Çankaya İlçesi'ndeki 18 okulda farklı sınıf seviyelerinde görev yapan 10'u Fen ve Teknoloji öğretmeni, 24'ü Kimya öğretmeni ve 17'si Fizik öğretmeni olmak üzere toplam 51 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Bulgular genel olarak öğretmenlerin metallerin korozyonu konusunda yeterli bilgiye sahip olduklarını zannetmelerine rağmen yeterli bilgiye sahip olmadıkları yönündedir.

Branş öğretmenleriFen ve teknoloji dersiFizik+6
Mustafa Şahin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı tasarımı ve etkililiğinin değerlendirilmesi

Günümüzde, öğrenme evde, okulda, işyerinde ve mümkün olan her yerde ve her fırsatta, bütünleşerek yaşam boyunca devam eden bir sürece dönüşmüştür. Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ile elde edilen yeni bilgilerin topluma kolay, anlaşılır ve zevkli bir biçimde kazandırılmasında yeni ortamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Okul dışındaki ortamlarda gerçekleştirilen etkinlikler, öğrencilerin öğrenme yaşantılarını zenginleştirmesi, öğrencileri sosyalleştirmesi ve kalıcı öğrenmeler sağlaması ile önem arz etmektedir. Bu önem göz önüne alınarak bu çalışmanın amacı, günlük yaşamdan eğlenceli ve etkileşimli etkinliklerin yer aldığı bir etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı tasarımının öğrencilerin kimyayı günlük hayatla ilişkilendirme düzeyleri ve kimya tutumları üzerine olan etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda; araştırmada hem nitel hem de nicel veriler toplandığı için karma desenlerden iç içe gömülmüş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında yarı deneysel desenlerin bir çeşidi olan tek gruplu ön test ve son test deseni kullanıldı. Çalışma grubunu; Trabzon İli' nin Akçaabat İlçesi'nde bulunan özel bir lisede öğrenim görmekte olan 19 lise 1,2 ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından etkileşimli sınıf dışı kimya ortamında yer alan etkinliklere yönelik olan çalışma kağıtları geliştirilmiştir. Aynı zamanda bu ortamın öğrencilerin kimyaya yönelik tutumları üzerine olan etkisini belirlemek amacıyla "Kimya Tutum Ölçeği" (KTÖ) ve etkinlikler ile öğrenciler arasındaki etkileşim düzeyini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Deneyi ve Kendini Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın nitel kısmında; etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı gezisi sonrası öğrencilerin deneyimlerini belirlemek amacıyla Deneyim Belirleme Testi (DBT) ve yarı-yapılandırılmış mülakatlar kullanıldı. Her sınıf düzeyinden iki öğrenci olmak üzere toplamda altı öğrenci ile yaklaşık 10 dk süren mülakatlar yapılmıştır. Ayrıca deneyim Belirleme Testi çalışmaya katılan tüm öğrencilere uygulanmıştır. Mülakat verileri, içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Deneyim Belirleme Testi' nden elde edilen sonuçlar ise frekans tablosu oluşturularak yorumlanmıştır. Uygulama sonrasında; öğrencilerin kimyaya yönelik tutumlarında son test lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür (z=2,18, p ˂0,05). Öğrencilerin ölçeğin birinci alt boyutu olan kimya dersinden eğlenme durumuna yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık gözlenmiştir (z=-2,57, p< 0,05). Ölçeğin alt boyutlarından olan kariyer planlarında kimyanın yer alma durumuna göre ise anlamlı bir farklılık (z=-,92, p>.05) tespit edilmemiştir. Ayrıca, çalışma kağıtlarının son testleri incelendiğinde sabun yapma deneyi dışındaki diğer deneylerde son testler lehine anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin deneylerle olan etkileşiminin farklılık gösterdiği, etkileşim düzeyi ile günlük hayatla ilişkilendirme düzeyi arasında bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin sınıf seviyesine göre kimyaya yönelik tutumlarında herhangi bir farklılaşmanın olmadığı, bunun yanı sıra günlük hayatla ilişkilendirme düzeyinde sınıf seviyesine göre bazı çalışma kağıtlarının yalnızca ön-testinde farklılaşmaların olduğu görülmüştür. Sınıf seviyelerine göre son-testlerde herhangi bir farklılaşmanın olmaması, sınıf dışında yapılan etkinliklerin öğrencilerin kimyayı günlük hayatla ilişkilendirme düzeyleri üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Öğrencilerle gerçekleştirilen mülakatlardan elde edilen verilerin de bu sonuçları destekler nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin kimya derslerinde ele alınan konuları günlük hayatla daha iyi ilişkilendirebilmeleri ve kimyaya yönelik olumlu tutum geliştirebilmeleri için yıl içerisinde konularla ilgili olarak yapılacak sınıf dışı bilimsel etkinliklere önem verilmesinin etkili olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kimya Öğretimi, Etkileşimli Sınıf Dışı Kimya Ortamı, Okul Dışı Öğrenme, İnformal Öğrenme

Etkileşimli öğretim teknikleriEtkileşimsel yöntemEğitim+5
Ayşegül Aslan
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kimya eğitimi öğrencilerinin kimyasal bağlar konusundaki zihinsel modelleri ve bilişsel haritaları

Bu araştırmanın amacı, kimyasal bağlar konusu ile ilgili kimya eğitimi öğrencilerinin zihinsel modellerine ulaşmak, ortaya çıkan görüşleri bir analiz metodu olan bilişsel haritalar ile görsel bir şekilde sunmaktır.Bu araştırmada, nitel araştırma metotlarından durum çalışması yöntemi kullanıldı. Nitel veriler her katılımcı için ayrı ayrı incelendi, analiz edildi ve elde edilen sonuçlar bir araya getirildi. Nitel verilerin analizi için içerik analizi metodu kullanıldı.Araştırma, pilot ve asıl olmak üzere iki basamakta gerçekleştirildi. Pilot araştırma, 2008 ? 2009 eğitim-öğretim yılında kimya eğitimi öğrencileri (N= 5) ile yürütüldü. Asıl araştırma ise kimya eğitimi öğretmen adayları (N= 12) ile yürütüldü. Araştırmada kimyasal bağlar konusu ile ilgili hazırlanan görüşme formu kullanıldı. Görüşme formu 8 ana başlık, 24 hedef kavram ve 56 adet sorudan oluşmaktadır.Görüşme formundan elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin zihinsel modelleri ortaya konuldu ve bilişsel haritaları oluşturuldu. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların iyonik bağ ile ilgili zihinsel modelleri, elektrostatik model ile uyuşmaktadır. İyonik bağı atomların oktet kuralına uymak için elektron alışverişi sonucu oluşturdukları (+) ve (-) yüklerin birbirini çekmesi olarak açıklamaktadırlar. Katılımcıların kovalent bağ ile ilgili zihinsel modelleri, atomların daha kararlı olabilmek için ya da soygaz düzenine benzemek için elektronlarını ortaklaşa kullandıkları bir modeldir. Katılımcılar metalik bağ ile ilgili zihinsel modellerini sunarken elektron denizi modelini kullanmaktadırlar.

Bilişsel haritalarKimyaKimya eğitimi+7
Burcu Ulutaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin korozyon konusuyla ilgili bilgi düzeylerinin saptanması

Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin korozyon konusu hakkındaki görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin literatürdeki görüşlerle uygunluğunu test etmektir.Kimya, fizik ve biyoloji bilim dallarında önemli olan konulardan biri de korozyon konusudur. Korozyon; metallerin çevreleri ile reaksiyona girerek doğadaki durumlarına dönmesi olarak tanımlanabilir. Sanayileşmenin getirdiği yeniliklerle önemi daha da artan bu konunun güncel sonuçlarını öğrencilere öğretmek önem arz etmektedir. Orta öğretim müfredat programında korozyon başlığı altında konu bulunmamaktadır.Lise öğrencilerine korozyon olayının neden olduğu olaylar ve sonuçlarına ait bilgilerini ölçen 12 soruluk test ve 2 soruluk bir anket hazırlanmıştır. Anket toplam 194 kişiye uygulanmıştır.Değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin çevrelerinde meydana gelen güncel olayların sebeplerini hemen hemen bildikleri fakat olayların korozyonla ilişkisini bilemedikleri ortaya çıkmıştır. Bu amaçla korozyon konusunun ortaöğretim müfredat programında hangi çerçevede anlatılması gerektiği araştırılmış ve konu ile ilgili öneriler hazırlanmıştır.

BilgiBilgi yapısıBiyoloji+7
Ahmet Salih Akkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

IX. ve X. sınıf kimya ders kitaplarındaki ve kimya sınavlarındaki soruların Bloom Taksonomisi'ne göre analizi ve öğrencilerin bilişsel düzeyleriyle ilişkisinin tespit edilmesi

Günümüzde eğitim-öğretimde öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini kazanmaları hedeflenmektedir. Düşünme becerisinin geliştirilmesinde öğrencilere yöneltilen soruların önemi çok büyüktür.Çalışma, 2008-2009 öğretim yılında Ankara ilinin 8 ilçesinde bulunan 58 ortaöğretim okulunda görev yapmakta olan 112 kimya öğretmeni ve 9. ve 10. sınıf düzeyinde 1249 öğrenciyle yapıldı. Araştırmada; i) Ortaöğretim 9. ve 10. sınıf kimya ders kitaplarında yer alan soruların bilişsel düzeyleri Bloom Taksonomisi'ne göre incelendi. ii) Kimya öğretmenlerinin kendi uyguladıkları sınavlarda kullandıkları soruların bilişsel düzeyleri belirlendi. iii) Öğretmenlerin Bloom Taksonomisi ile ilgili bilgi düzeylerini belirlemek için öğretmenlere anket uygulandı. iv) Ortaöğretim öğrencilerinin hangi bilişsel düzeydeki sorulara daha çok cevap verebildiği tespit edildi. v) Öğretmenlerin sınav soruları ve ders kitaplarında bulunan soruların bilişsel düzeyi ile öğrencilerin bilişsel düzeyleri arasındaki ilişki ortaya konuldu.0,05 anlamlılık seviyesinde Kay-kare testi analiz sonuçlarına göre; i) 9. ve 10. sınıf öğrencilerinin sorulara verdikleri doğru cevaplar ile 9. ve 10. sınıf kimya ders kitabındaki konu sonu sorularının bilişsel düzeylerinin dağılımı arasında anlamlı bir fark vardır. ii) 9. ve 10. sınıf öğrencilerinin sorulara verdikleri doğru cevaplar ile sınav sorularının bilişsel düzeylerinin dağılımı arasında anlamlı bir fark vardır. iii) 9. sınıf için kimya ders kitabındaki konu sonu soruları ile sınav sorularının bilişsel düzeylerinin dağılımı arasında anlamlı bir fark varken; 10. sınıf için ise bu dağılımlar arasında anlamlı bir fark yoktur.

Bilişsel düzey basamaklarıBloom taksonomisiDers kitapları+7
Sinem Üner
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilimsel tartışma (argümantasyon) esaslı öğretim yaklaşımının lise öğrencilerinin kavramsal anlamaları, kimya dersine karşı tutumları, tartışma isteklilikleri ve kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, aynı öğrenci grubu ile 9.sınıfta ?Maddenin Yapısı? ve 10.sınıfta ?Gazlar? ünitesinin öğretiminde bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımının uygulanması halinde öğrencilerin kavramsal algılama, kimya dersine karşı tutum ve tartışma istekliliklerindeki değişimin, geleneksel öğretim yaklaşımıyla bu konuları öğrenen öğrenci grubuna göre farkını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Buna ilave olarak, öğrencilerin yazılı tartışma etkinliklerindeki tartışma seviyesi, kullanılan öğeler ve puanlama yoluyla tartışma kalitesinin belirlenmesi, bireysel ve grup çalışmalarındaki tartışma seviyelerinin karşılaştırılması ve tartışma kalitesine cinsiyetin etkisinin de tespiti amaçlanmıştır.Çalışma Çankırı İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir lisenin 2 şubesinde gerçekleştirilmiştir. Dersler, deney grubunda (N=26) bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımı ve kontrol grubunda (N=27) ise geleneksel öğretim yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulamalar 9. sınıfta 13 ve 10. sınıfta 8 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubuna kavram ve kimya dersine karşı tutum ölçeği ile deney grubuna ayrıca tartışmaya isteklilik ölçeği de uygulanmıştır. Ünitelerin sonunda deney ve kontrol grubundan 6'şar öğrenci ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna tartışma çalışmaları sırasında yazılı tartışma etkinlikleri verilmiş ve bunların önce bireysel, sonra da 5'şer kişilik gruplar halinde tamamlanmaları sağlanmıştır.Hipotezleri test etmek amacıyla t-testi, kovaryans analizi (ANCOVA), Kay-Kare analizi ve Mann Whitney U-testi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, deney grubu öğrencilerinin kavramsal algılama ve kimya dersine karşı tutumlarının, kontrol grubu öğrencilerinden anlamlı derecede farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca, deney grubu öğrencilerinin uygulamaların başlangıcından sonuna kadar tartışmaya karşı isteklilikleri anlamlı bir şekilde değişiklik göstermiştir.Araştırma sonuçlarına göre, grup çalışmaları ile tamamlanan yazılı tartışma etkinliklerinin ve 10. sınıfta gerçekleştirilen tartışmaların seviyelerinin daha yüksek olduğu, daha fazla sayıda öğe kullanıldığı ve bu öğelerin kalitesinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak, kız ve erkek öğrencilerin tartışma kaliteleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeKavram algılama+6
Ayşe Yalçın Çelik
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kimya eğitimi öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşleri ile ilgili boylamsal bir çalışma

Bu çalışmanın amacı Gazi Üniversitesi Kimya Eğitiminde okuyan öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin literatürdeki görüşlerle uygunluğunu test etmektir. Ayrıca bu çalışmada her sınıf düzeyine göre öğretmen adaylarının bilimin doğası kavramlarının nasıl değiştiği araştırılmıştır.Bu çalışma 2008-2009 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kimya Eğitimi bölümünde okuyan 131 öğretmen adayı (79 kız, 52 erkek) ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmen adayların bilimin doğası kavramlarını belirleyebilmek için Rubba ve Anderson (1978) tarafından geliştirilen ?Nature of Scientific Knowlenge Scale? anketi uygulanmıştır. Bu anketten elde edilen sonuçlara göre her sınıftan en yüksek ve en düşük puan alan öğretmen adayı belirlenerek toplam 10 öğretmen adayı (5 kız 5 erkek) ile görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşme soruları Lederman, Abd-El-Khalick, Bell ve Schwartz (2002) tarafından geliştirilen ?Views of The Nature of Science? (Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler) anketinin uyarlanmasıyla oluşturulmuştur.Anket ve görüşmelerin sonuçları, ilk üç sınıfta okuyan öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkında son sınıfta okuyan öğretmen adaylarına göre daha geleneksel bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.Öğretmen adaylarının transkriplerinin incelenmesi sonucu başarı puanlarının bilimin doğası kavramlarına etkisi olmadığı fakat beşinci sınıftaki öğrencilerin almış oldukları bilimin doğası ile ilgili derslerin öğrencilerin bilimin doğası kavramlarına etkisi olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilimin doğası, bilimsel bilgi, kimya öğretmen adayları

Aday öğretmenlerBilimin doğasıBilimsel bilgi+4
Emine Kapancık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Maddenin değişimi ve tanınması ünitesinde bulunan konularla ilgili etkinliklerin, gösteri deneyi ve grup deneyi halinde uygulanmasının ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi

Bu çalışmada Maddenin Değişimi ve Tanınması Ünitesinde bulunan konularla ilgili etkinliklerin, gösteri deneyi ve grup deneyi halinde uygulanmasının ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi araştırıldı.Araştırma, Ankara'nın Polatlı ilçesi'ndeki Yavuz Selim İlköğretim Okulu iki 5. sınıf şubesinde, toplam 62 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Çalışma, 2008-2009 öğretim yılı l. yarıyıl döneminde uygulandı. Çalışmanın başlangıcında her iki sınıfa da madde konusuyla ilgili ön bilgilerini saptamak için Maddenin Değişimi ve Tanınması Kavram Testi, ön test olarak uygulandı. Bu testin uygulanmasındaki amaç; araştırma kapsamındaki öğrenciler arasında testlerin ölçtükleri nitelikler açısından fark olup olmadığını tespit etmektir.Maddenin Değişimi ve Tanınması Ünitesinin öğretiminde, aktivitelerin gösteri deneyi olarak uygulandığı sınıf kontrol grubu, aktivitelerin gruplar halinde uygulandığı sınıf deney grubu olarak alındı. Maddenin Değişimi ve Tanınması Kavram Testi, ünitenin öğretiminden sonra her iki gruba son test olarak uygulandı.Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler, SPSS (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programı kullanılarak değerlendirildi. Araştırmanın hipotezleri; t testi kullanılarak test edildi. Sonuçların değerlendirilmesi 0,05 anlamlılık düzeyinde yapıldı. Araştırma sonucunda; gruplar halinde etkinliklerin yapıldığı deney grubundaki öğrencilerin ünite ile ilgili başarılarının, aktivitelerin gösteri deneyi olarak yapıldığı kontrol grubundaki öğrencilere göre daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü. Ayrıca aktivitelerin grup çalışması olarak yapıldığı sınıftaki öğrencilerin, Fen ve Teknoloji dersine karşı olan ilgilerinin, kontrol grubundaki öğrencilere göre daha pozitif olduğu araştırmacı tarafından gözlendi.Anahtar Kelimeler: Grup deneyi, gösteri(demonstrasyon) deneyi, maddenin değişimi ve tanınması, fen ve teknoloji eğitimi.

Akademik başarıBaşarıDeneyler+8
Şeyda Felek Olgun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Argümantasyon odaklı kimya öğretimi

Bu nitel durum çalışmasının temel amacı, araştırmacı tarafından geliştirilen ve bilimde ve bilim eğitiminde argümantasyonun rolünü vurgulayarak kimya eğitiminde bir öğrenme ve öğretme yaklaşımı olarak argümantasyonun uygulanmasını desteklemeye odaklanan ?Argümantasyon Odaklı Kimya Öğretimi? dersi bağlamında kimya öğretmen adaylarının bilimde ve bilim eğitiminde argümantasyon hakkında gelişen anlayışlarını ayrıntılı bir şekilde incelemekti. Araştırmanın katılımcıları Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2006-2007 öğretim yılında 5. sınıfta öğrenim gören 23 kimya öğretmen adayı idi.Çalışmada ön ve son açık uçlu soru formu, katılımcıların günlükleri, yarı-yapılandırılmış görüşmeler, çalışma kâğıtları, derslerin video kayıtları ve araştırmacının günlüğü veri kaynakları olarak kullanıldı. 16 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapıldı. Verilerin analizi ve değerlendirilmesinde ise temellendirilmiş kuram veri çözümleme metodolojisi kullanıldı.Çalışmanın bağlamını oluşturan ?Argümantasyon Odaklı Kimya Öğretimi? dersi haftada 3 saat olmak üzere 10 hafta sürdü. Ders beş oturum şeklinde düzenlendi:1-Bilimde ve Bilim Eğitiminde Argümantasyon,2-Argümantasyonda Küçük Grup Tartışmaları,3-Bilim Eğitiminde Argümantasyonu Uygulama Stratejileri,4-Argümantasyonu Modelleme ve Yazılı Argümantasyonu Destekleme, ve5-Argümantasyonu DeğerlendirmeAraştırmanın bulguları, katılımcıların ?Argümantasyon Odaklı Kimya Öğretimi? dersine katıldıktan sonra bilimde ve bilim eğitiminde argümantasyon hakkındaki anlayışlarında önemli değişmeler ve gelişmeler olduğunu ortaya koydu. Öğretmen adayları ?Argümantasyon Odaklı Kimya Öğretimi? dersine katıldıktan sonra argümantasyonu bilimin temel bir bileşeni olarak gördüler ve bilimde argümantasyonun rolünü daha iyi kavradılar. Öğretmen adayları bir öğrenme ve öğretme yaklaşımı olarak argümantasyonun kavramsal anlamayı, bilimin doğası ile ilgili anlayışları, kimyaya ve bilime karşı pozitif tutumları ve düşünme becerilerini geliştirmenin etkin bir yolu olduğunu düşündüler. Öğretmen adayları ayrıca gelecekte kendi sınıflarında argümantasyonu uygulama konusunda istekliydiler.Anahtar Kelimeler: Bilim Eğitimi, Kimya Eğitimi, Öğretmen Eğitimi, Argümantasyon

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeKimya+3
Halil Tümay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavramsal metin değişim metinlerinin kimyasal denge başarısı üzerine etkisi

11 ÖZET KAVRAMSAL DEĞİŞİM METİNLERİNİN KİMYASAL DENGE BAŞARISI ÜZERİNE ETKİSİ (Doktora Tezi) Hüseyin AKKUŞ GAZI ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Aralık 2004 Bu çalışmanın amacı; öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili kavramları anlamalarını kolaylaştıracak ve yanlış kavramaların oluşmasını azaltacak kavramsal değişim metinleri hazırlamak ve öğrencilerin ÖBT, MDGT, KDKT-i ve TT puanlan kontrol altına alındığında, lise 2. sınıf öğrencilerinin kimyasal denge ile ilgili kavramsal başarıları üzerine kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımın ve ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımının etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışma 2003-2004 öğretim yılının ikinci döneminde Ankara'nın Mamak ilçesindeki Çağnbey Anadolu Lisesinde iki farklı fen sınıfında öğrenim gören 44 lise II. sımf öğrencisinin katılımı ile yapıldı. Sınıflardan biri deneysel grup diğeri ise kontrol grubu olarak seçildi. Kimyasal denge konusu deneysel grupta kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımla, kontrol grubunda ise ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımıyla sunuldu. Uygulamadanm önce öğrencilerin ön bilgilerini, mantıksal düşünme yeteneklerini, kimyasal denge ile ilgili önbilgilerini ve kimya dersine olan tutumlarını kontrol altına almak amacıyla her iki gruba da ÖBT, MDGT, KDKT-i ve TT uygulandı. Uygulama sonrasında KDKT-s olarak tekrar uygulandı. Öğrencilerin kavramsal basan, tutum ve algoritmik başarıları arasındaki ilişkiyi ölçmek için basan testi uygulandı. Ayrıca hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kimyasal dengeyle ilgili yanlış kavramalarım belirlemek amacıyla çoğunluğu öğrencilerin yanlış kavramalanndan oluşan doğru yanlış formatında bir test uygulandı. Çalışmanın sonunda kimyasal denge ile ilgili kavram testinden aldıklan puanlara göre kontrol ve deney grubundan seçilen (yüksek 3, orta 3 ve düşük 3 öğrenci) toplam 18 öğrenciyle her biri 20-25 dakika süren mülakatlar yapıldı. Mülakatlardaki amaç, öğrencilerin kimyasal dengeyle ilgili kavramsal algılamalannı derinlemesine incelemekti. Mülakata, öğrenciler gönüllü olarak katıldı ve ses kaydı Öğrencinin izniyle yapıldı. Mülakatların sonucunda öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili episodlan, dizgeleri, önermeleri ve öğrenim sonrasında devam eden yanlış kavramaları belirlendi. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için t-testi, korelasyon ve ANCOVA analizi kullanıldı. Analiz sonuçlan; kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımın öğrencilerin kimyasal dengeyle ilgili kavramsal başanlan üzerine, ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımına göre daha etkili olduğunu gösterdi. Öğrencilerin kimya dersine olan tutumlanmn ve kimyasal denge ile ilgili önbilgilerinin kimyasal denge kavramlarının anlaşılması üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmamasına rağmen, mantıksal düşünme yeteneklerinin ve önbilgilerinin kimyasal denge ile ilgili kavramsal başanlan üzerine etkisi istatistiksel olarak anlamlıdır ve öğrencilerin kimya dersine olan tutumlan ile kavramsal başarılan arsında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır.

Kavram öğretimiKavramsal bilgiKimya+3
Hüseyin Akkuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin çevre ile ilgili kavramları algılamaları, yanlış kavramları ve nedenleri

ÖZET ÖĞRENCİLERİN ÇEVRE İLE İLGİLİ KAVRAMLARI ALGILAMALARI, YANLIŞ KAVRAMALARI VE NEDENLERİ (Yüksek Lisans Tezi) Uçal ÖZEL GAZI ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Haziran 2004 Bu çalışmanın amacı, her geçen yıl ağırlaşan çevre sorunları karşısında Lise 1. sımf öğrencilerinin çevre kimyasının temel kavramlanndan olan sera etkisi, asit yağmurları ve ozon tabakası ile küresel ısınma, çevreyi en fazla tahrip eden etmenler, ormanların önemi gibi genel konulardaki fikirlerini ve yanlış kavramalarını belirlemektir. Ayrıca, bu çalışmada, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Dünyamızın kendini yenileyip yenileyemeyeceği, bu çevre sorunlarının gelecek kuşaklar için ne derecede önem arz edeceği konusunda öğrencilerin düşüncelerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışma, Ankara İli Yenimahalle İlçesi Prof. Dr. Şevket Raşit Hatipoğlu Lisesi'nde, 340 lise 1. sınıf öğrencisi üzerinde 2003-2004 Ders Yılı 2. döneminde yürütüldü. Öğrencilerin üç temel kavram ve genel çevre konularıyla ilgili düşüncelerini tespit etmek amacıyla;VI. 27 sorudan oluşan Likert anket tipinde (tamamen katılıyorum, katılıyorum, kararsızım, katılmıyorum, hiç katılmıyorum) tutum anketi uygulandı.. Beşer seçenekli 20 sorudan oluşan çoktan seçmeli test uygulandı.. Artan sera etkisi, küresel ısınma, ozon tabakasındaki incelme ve asit yağmurları neticesinde Dünya' daki canlı yaşamın hangi oranda etkileneceği, Dünya'nın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kendini yenileyip yenileyemeyeceği ve atmosferde normal olarak bulunan gazlardan başka hangi kirleticilerin bulunduğunu düşündüklerini öğrenmek üzere iki açık uçlu soru soruldu. Öğrencilerin yaklaşık %28'i sera etkisi, %32'si asit yağmurları ve %18'i de ozon tabakası konularındaki sorulara "kararsızım" cevabım verdiler. Sera etkisinin artması halinde küresel ısınmanın da artacağı genel kavramına sahip olmalarına rağmen, sera etkisi konusundaki kavramalarının çok dağımk olduğu ve artan sera etkisi neticesinde Dünya' da ne gibi olayların olacağını değerlendiremedikleri tespit edildi. Ozon tabakası ile öğrencilerin sadece ozonun Güneş'ten gelen UV ışınları tuttuğu ve canlı yaşam için gerekli olduğu düşüncesine sahip oldukları görüldü. Ozon tabakasının delinmesi veya incelmesi neticesinde nelerin olacağım değerlendiremedikleri, sera etkisi ve asit yağmurlarıyla ilgili konularda bilimsel gerçeklerle uyuşmayan dağınık bilgilere sahip oldukları belirlendi. Öğrencilerin asit yağmurlarının insan aktiviteleriyle ilgili olduğunu bilmeleri ve bazı kömür çeşitlerinin kullanılmasının asit yağmurlarının oluşumunu artıracağını belirtmelerine rağmen, normal yağmur suyunun asidik olduğu ve sera etkisi ile ilgisinin bulunmadığım bilmedikleri tespit edildi.vıı Çoktan seçmeli sorulara verilen cevaplar değerlendirildiğinde; öğrencilerin genel çevre konularıyla ilgili önemli sayılabilecek oranda doğru kavramsal algılamalara sahip olmadıkları görüldü. Genel olarak, Dünya'nın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kendini yenileyeceği ve bahsedilen çevre sorunlarının abartılı olarak işlendiği kanaatine sahip oldukları görüldü. Öğrencilerin genel yaklaşımının asit yağmurları, sera etkisi ve ozon tabakasının incelmesinin istenmeyen bir durum olduğu ve bunun neticesinde de çevre ile ilgili bütün olumsuzlukların nedeni olduğunu düşündükleri gözlendi. Örneğin, "Sera etkisi kötüdür, asit yağmurlarına neden olur." gibi. Programda müstakil bir ünite olmadığından, bu çalışmada çevre konularının öğretimiyle ilgili geleneksel yöntem ve yapılandırmacı yaklaşımın etkinliği karşılaştmlamamıştır. Ancak, yapılandırmacı yaklaşıma göre, 2 saatlik bir ders neticesi 15 gün sonra uygulanan testlerde, öğrencilerin kavramlarınm önemli ölçüde bilimsel doğrulara yaklaştığı tespit edilmiştir.

Kavram algılamaKavram yanılgısıKavram öğretimi+7
Uçal Özel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyi kimya kitaplarının elektrokimya kısımlarının, fen okur yazarlığı, yanlış kavramlar ve okunabilirlik yönünden analizi

IV ÖZET LİSE DÜZEYİ KİMYA KİTAPLARININ ELEKTROKİMYA KISIMLARININ FEN OKURYAZARLIĞI, YANLIŞ KAVRAMLAR VE OKUNABİLİRLİK YÖNÜNDEN ANALİZİ (Yüksek Lisans Tezi) Emel GÜNHAN GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Mayıs 2004 Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınlan lise düzeyi kimya ders kitapları ile Kanada, Fransa ve Amerika'da okutulan lise düzeyi kimya ders kitaplarının elektrokimya ile ilgili bölümlerini okunabilirlik, fen okur yazarlığı ve yanlış kavranılan açısından analiz etmektir. Bu ders kitapları üzerine yapılan analizlerimizin tamamı kitapların elektrokimya ile ilgili kısımlan üzerinde yapılmıştır. Kitaplar okutulduktan ülkelerde lise düzeyinde okutulan genel kitaplardır. Amerika'dan temin edilen kitap dışındakiler seçilirken belli bir kriter aranmamıştır. Amerika'dan temin edilen kitap, yapılandırıcı öğretim yaklaşımına göre yazıldığı ileri sürüldüğü için özellikle seçilen tek kitaptır.Çalışmanın nihai amacı ise ders kitabı yazarlarına ders kitabı yazımı sırasında, öğretmenlere ise ders kitabı seçme konularında önerilerde bulunmaktır. Çalışmadaki amaç asla bu ülkelerin ders kitaplarının bir kıyaslaması değildir. Okunabilirlik düzeyini belirlemek için yapılan analizde FOG Testi kullanılmıştır. Fen okur yazarlığım sağlama açısından yapılan analizde bir ders kitabının fen okur yazarlığım sağlayabilmesi için içermesi gereken beş hedef belirlenmiştir. Daha sonra bölümün başından itibaren her dördüncü cümle işaretlenmiş ve fen okur yazarlığının bu hedeflerinden hangisine dahil edilebileceği belirlenmiştir. Son olarak bulunan değerlerden yaralanarak her ders kitabının bu beş hedefi yüzde kaçar içerdikleri hesaplanmıştır. Böylece her ders kitabının elektrokimya ile ilgili kısımlarının %25'i analiz edilmiştir. Yanlış kavramlar ile ilgili yapılan analizde, daha önce Sanger (1996)' in doktora tezi olarak sunduğu çalışması örnek alınarak yapılmıştır. Öncelikle daha önceki çalışmalarda tespit edilen elektrokimya ile ilgili yanlış kavramlar belirlenmiştir. Sonra, bu ders kitaplarının belirlenen yanlış kavramların oluşmasında etkili olup olmadığını belirlemek için şekiller, örnekler ve ifadeler analiz edilmiştir.

Ders kitaplarıElektrokimyaKavramlar+6
Emel Günhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kimya öğretmen adaylarının sulu çözeltiler konusundaki kavramsal değişim, başarı, tutum ve algılamalarına yeni bir yaklaşım; Öğrenme modelinden öğretme modeline yapılandırıcı metot

Bu çalışmanın amacı, kimya öğretmen adaylarının, sulu çözelti kimyası konusundaki başarıları, kavramsal değişimleri, fen ve kimyaya karşı tutumları ile bilimi ve bilim öğrenme yollarım algılamaları üzerine yapılandırıcı (constructivist) metodun etkisini, geleneksel metot ile karşılaştırarak test etmektir. Bu çalışmanın bir diğer amacı ise, geleneksel metoda kıyasla, yapılandırıcı metotla verilen eğitim sonucunda öğrencilerin başarılarının ve kavramsal bilgilerinin kalıcılıklarını test etmektir. Bu çalışmanın örneklemini, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören ve 2002-2003 öğretim yılının güz döneminde Analitik Kimya-I dersini alan 34 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada ön test - son test kontrol grubu tasarımı kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, her iki grupta da 17 öğrenci bulunacak şekilde, deneysel grup ve kontroliii grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubuna geleneksel metotla, deneysel gruba ise yapılandırıcı metotla eğitim verilmiştir. Her iki gruba da, sulu çözelti kimyası başlığı altoda; çözeltilerin elektrik iletkenliği, kimyasal denge, çöktürme reaksiyonları ile asitler ve bazlar konusunda eğitim verilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler, SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hipotezleri test etmek için ANCOVA, regresyon, t-testi ve chi-square analizi kullanılmıştır. Hipotezler 0,95 güvenirlik aralığında test edilmiştir. Analiz sonuçlan, ön test puanlarında, deneysel grup ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark olmadığını; başka bir deyişle, grupların tesadüfi oluşturulduğunu göstermiştir. SOA'nın chi-square analizi sonucunda, deneysel gruptaki öğrencilerin, kontrol grubundaki öğrencilere kıyasla, yapılandırıcı yaklaşımın özelliklerini yansıtan maddelerde belirtilen olayların daha sık olduğunu ifade ettikleri gözlenmiştir. Analiz sonuçlan, yapılandırıcı metotla eğitim gören öğrencilerle, geleneksel metotla eğitim gören öğrencilerin başarıları arasında anlamlı bir fark olmadığım; buna karşılık yapılandırıcı metotla eğitim gören öğrencilerin kavramsal değişimlerinin, geleneksel metotla eğitim gören öğrencilerinkinden anlamlı olarak daha yüksek olduğunu göstermiştir. Deneysel grup ve kontrol grubundaki öğrencilerin fen ve kimyaya karşı tutumları ile bilimi ve bilim öğrenme yollarını algılamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin mantıksal düşünme yeteneklerinin, başarıları ve kavramsal değişimleri üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığı; öğrencilerin kimya ön bilgilerinin, kavramsal değişimleri üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığı, fakat başarıları üzerine anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca mülakatlara göre, öğrencilerdeki bazı yanlış kavramalar yorumlanmıştır. Analiz sonuçlan, deneysel gruptaki öğrencilerin basanlarının ve kavramsal bilgilerinin, kontrol grubuna kıyasla daha kalıcı olduğunu göstermiştir.

EğitimKimyaKimya eğitimi+5
Deniz Sarıbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00

Related subjects