Lise giriş sınavları

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarına geçiş sınavının ortaokul matematik dersi bilişsel-duyuşsal kazanım ve uygulamaları ile uyumunun incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınavın ortaokul matematik dersi kazanımları ve uygulamaları arasındaki uyumun öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Alt amaçlardan birinde ise programın duyuşsal hedeflerine ulaşma konusunda öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleri alınmıştır. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığının hedeflerini açıkladıkları belgeler ile öğretim programının kazanımları ve merkezi sınavların uyumu incelenmiştir. Araştırma betimsel tarama yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Muğla ili resmi ortaokullarında görev yapan 86 ilköğretim matematik öğretmeni ve bu eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 470 8.sınıf öğrencisi ve velileri (470 yetişkin) oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan 3 anket formu ile elde edilmiştir. Ayrıca doküman analizi ile veriler toplanmıştır. Anket formları ile elde edilen nicel verilerin frekans, yüzde gibi istatistiksel analizleri yapılırken, diğer nitel veriler betimsel analiz yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenler genel olarak LGS sorularını kazanımlar ve uygulamaları ile uyumlu buldukları yönünde görüş belirtmektedir. Programın kazanımları ve sınav soruları, Bakanlığın genel hedefleri ile uyumlu bulunmuş, gerekli öneriler sunulmuştur. Duyuşsal hedeflere ulaşma konusunda ise öğretmenler genelde yeterli olmadığı yönünde belirtirken, öğrenci ve veliler daha olumlu düşündüklerini belirtmektedir. Son olarak, bu sonuçlar tartışılıp, bazı öneriler sunulmuştur.

Bilişsel hedefDuyuşsal hedeflerEğitim programları+6
Çağatay Çoşkun
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim 8. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri

Bu çalışmada beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim sekizinci sınıf matematik öğretmenlerinin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruların kullanılmasına yönelik olarak, eğitim programlarının kazanımları, içerik materyalleri, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirmede kullanımına ilişkin görüşleri alınmıştır. Öğretmenlere görüşme formu elektronik ortamda iletilmiş ve görüşme formunu bu elektronik ortamda doldurmaları istenmiştir. Elde dilen verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda öğretmenlerin beceri temelli soruları matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da LGS (2020)'de yer alan Beceri Temelli Soruların matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin içerik materyallerinin Beceri temelli sorular ile uyumluluğuna ilişkin görüşleri incelendiğinde ise, öğretmenlerin ders kitabı ve EBA'da yer alan ders içeriklerinin Beceri Temelli Sorular ile uyumlu bulmadıkları görülmüştür. Ders kitapları ve EBA'da yeteri kadar beceri temelli soru bulunmadığı, ders kitapları ve EBA'da daha çok alt düzey düşünme becerilerine yönelik soruların bulunduğu ve Beceri Temelli Sorular için yetersiz bulduğu görülmüş bu nedenle öğretmenlerin büyük bir kısmının derslerinde başka basılı/dijital kaynaklara ihtiyaç duyup kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri incelendiğinde kendi düzenledikleri etkinliklerde de beceri temelli sorulara yer verdiği bu sayede üst düzey düşünme becerileri kazandırmaya çalıştıkları görülmüştür. Ancak öğretmenlerin ölçme değerlendirme etkinliklerinde (yazılı, sözlü, performans, proje vb.) beceri temelli sorulara yer vermediği daha çok alt düzey düşünme becerilerine ve kazanımları ölçmeye yönelik sorular kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda beceri temelli sorularla en çok karşılaştıkları kaynağın yardımcı/diğer kaynaklar olduğu görülürken en az karşılaşılan kaynağın ise ders kitapları olduğu görülmüştür. Ayrıca ders kitaplarındaki yeteri kadar beceri temelli soru olmadığı ve bu yüzden öğretmenlerin beceri temelli soruların ders kitaplarında dengeli bir dağılıma sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler LGS (2020)'de yer alan beceri temelli soruların 8. sınıf matematik dersi öğretim programındaki konulara dağılımını dengeli bulmuşlardır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+6
Hilal Kamile Gün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere geçiş sistemi (LGS) matematik soruları ile 8. sınıf matematik ders kitapları ünite değerlendirme sorularının "İlişkilendirme becerisi" çerçevesinde karşılaştırmalı incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim kurumlarına geçiş için yapılan merkezi sınavlardan Liselere Geçiş Sistemi (LGS)'nde yer alan matematik soruları ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dağıtılan 8. sınıf matematik ders kitabı ve öğretmenler tarafından sıklıkla kullanılan özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabındaki soruları karşılaştırarak, benzerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaçla ele alınan soruların hangi türde ve hangi sıklıkla ilişkilendirmeler içerdiğini tespit etmek amacıyla 'ilişkilendirme becerisi' çerçevesinde analiz edilmiştir. Araştırma modeli olarak doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynağı LGS soruları, 8. sınıf Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yayınlarına ait ders kitabı ve özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabındaki ünite değerlendirme sorularıdır. Çalışmadan elde edilen verilere göre özel yayınevine ait sorularda daha fazla oranda ilişkilendirme becerisi türlerine yer verilmiş, LGS soruları ile benzer oranda olduğu görülmüştür. MEB yayınlarına ait ders kitabında ise diğerlerine oranla daha az ilişkilendirmeye rastlanmıştır. Her üç durumda en çok ilişkilendirmenin 'gerçek hayatla ilişkilendirme' olduğu görülürken en az ilişkilendirmenin 'farklı disiplinlerle ilişkilendirme' olduğu tespit edilmiştir. LGS'de 'farklı disiplinlerle ilişkilendirme' kategorisine rastlanmamışken her iki ders kitabında tüm kategorilerde ilişkilendirmeye yer verilmiştir. Özel yayınevine ait ders kitabında her soruda ilişkilendirme becerisi görülürken, LGS'de yalnızca 47 sorunun 1'inde, MEB yayınlarına ait ders kitabında ise 104 sorunun 43'ünde herhangi bir ilişkilendirme becerisine rastlanmamıştır. Sonuç olarak, bulgular LGS ile özel yayınevine ait ders kitabının (B) ilişkilendirme sıklığı yönünden benzer düzeyde olduğunu ancak MEB yayınevine ait ders kitabının (A) yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır.

BağlantıBağlantıcı öğrenme kuramıDers kitapları+7
Ayşe Sıcak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) matematik soruları ile PISA matematik sorularının karşılaştırmalı incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilköğretimden ortaöğretime geçişte uygulanan LGS sınavında yer alan matematik soruları ile uluslararası karşılaştırma çalışması olan PISA sınavında yer alan matematik soruları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu amaç ile ele alınan sorular Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilgi birikimi boyutu ve bilişsel süreç boyutlarında analiz edilmiştir. Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın modeli doküman incelemesidir. Araştırmanın veri setini 2017-2018, 2018-2019, 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik soruları ile 2000, 2003, 2006 ve 2012 yıllarında uygulanan ve yayımlanmış PISA matematik soruları oluşturmaktadır. LGS'den 80 ve PISA'dan 67 olmak üzere toplam 147 soru analiz edilmiştir. Sorular literatür ışığında ve uzman görüşleri alınarak oluşturulan kuramsal çerçeveye göre betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre LGS ve PISA matematik sorularının tümü bilgi birikimi boyutunda kavramsal ve işlemsel bilgi boyutlarında olması ile benzerlik gösterirken bu boyutlara dağılım oranları bakımından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bilişsel süreç boyutunda ise LGS ve PISA matematik sorularının tümü anlama, uygulama ve çözümleme basamaklarında olması ve her iki sınavda da en çok sorunun uygulama basamağında olması yönü ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Soruların anlama ve çözümleme basamaklarına dağılım oranları bakımından farklılık gösterdiği, LGS sınavının daha çok çözümleme basamağına PISA sınavının ise daha çok anlama basamağına ait sorulara yer verdiği tespit edilmiştir. LGS sınavının öğrencilerin yönelmesi gereken bilgi ve bilişi etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, küreselleşen dünya düzeninde bireylerin matematik okuryazarı olabilmesi için ulusal çapta uygulanan sınavların niteliklerinin bu yönde geliştirilmesi önerilmektedir.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+4
Melike Özbal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

LGS matematik sorularının PISA matematik okuryazarlığı açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de uygulanan 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 LGS sınavları matematik sorularının matematik okuryazarlığı kriterlerini ne derece sağladığını incelemektir. Yapılan araştırma temel olarak LGS sınavını bir PISA sınavı gibi göstermeyi değil, teorik çerçevede PISA "Matematik Okuryazarlığı" kriterleri ile değerlendirmenin yapılmasını amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma paradigması çerçevesinde doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Bunun için PISA matematik okuryazarlığı değerlendirme kriterleri (içerik alanları, gerçek yaşam bağlamları ve matematiksel süreçler) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre matematik sorularının uzay ve şekil öğrenme alanını sorgulayan birçok soruya yer verildiği ve LGS sınavı matematik sorularının PISA uygulamasındaki gibi eşit derecede dağıtılmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda LGS sınavı matematik soruları gerçek yaşam bağlamı üzerine değerlendirildiğinde öğrencilerin gerçek hayata geçişi yordayabileceği gerçek yaşam becerilerine dayanan soruların yeterli derecede sorulmadığı tespit edilmiştir. Matematiksel süreçler olarak ise ağırlıklı olarak akıl yürütme ve değerlendirme sürecini ifade eden sorulara yer verildiği görülmüştür. Sonuç olarak LGS sınavı matematik sorularının PISA sınavı gibi dengeli bir dağılıma sahip olmadığı söylenebilir. Bu durumun önlenebilmesi için LGS sınavı matematik sorularının, PISA sınavı matematik okuryazarlığı değerlendirme çerçevesi ile örtüşecek şekilde dengeli ve uyumlu dağıtılması önerilmektedir. Dolaysıyla matematik okuryazarlığı ayırt ediciliğini olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+4
Celal Ertan Aydına
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soru kavramına ilişkin görüşleri ve öğretim sürecinde kullanım durumları

Bu çalışmanın amacı, MEB'de görev yapan ilköğretim matematik öğretmenlerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini ve kullanım durumlarını incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alan yazında yer alan beceri temelli sorular ile ilgili çalışmalardan esinlenerek, beceri temelli soru kavramının önemi, LGS' de yer alan soru tarzları, matematik eğitimi ve temel beceriler, matematik okuryazarlığı, merkezi sınavlar ele alınmış olup bu çerçevede oluşturulmuştur. Katılımcıların beceri temelli sorulara ilişkin görüş ve kullanım durumlarının incelenmesi nedeniyle bu araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde, MEB' e bağlı resmi orta okullarda görev yapan 115 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlere yönelik yapılan görüşme formunda (Google Forms) elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analiz edilirken, frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beceri temelli sorulara ilişkin eğitimcilerin görüşlerinde sınav sisteminin etkili olduğu, LGS grubunda kullanım oranının diğer kademelere göre daha fazla olduğu, katılımcıların beceri temelli soruları derse entegre ederken zorluk yaşadıkları bulgularına rastlanırken bu konuda hizmet içi eğitim veya çeşitli rehberlik hizmetleri verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+7
Yusuf Hançer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere Geçiş Sistemi sınavları İngilizce sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi ve öğretim programına göre değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, 2018, 2019 ve 2020 LGS İngilizce sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre hangi bilişsel basamaklarda olduğunun ve 8.sınıf İngilizce dersi öğretim programındaki kazanımları ne derece ölçtüğünün belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın ilk kısmında detaylı bir doküman incelemesi yapılmış ve Yenilenmiş Bloom Taksonomisine yönelik araştırmalar detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında sorular ve kazanımlar uzman görüşleri doğrultusunda eşleştirilmiş ve içerik analizi yapılarak taksonomi tablosuna yerleştirilmiştir. Çalışmanın üçüncü kısmında LGS İngilizce sorularının 8.sınıf İngilizce dersi öğretim programında yer alan 20 kazanımı ne derece ölçtüğü hakkında anket yoluyla Çankırı ili sınırları içerisinde görev yapan 90 öğretmenin görüşleri alınmıştır. Elde edilen verilere göre kazanımlar bilgi boyutu olarak kavramsal ve işlemsel bilgi türünde yoğunlaşırken, bilişsel süreç bakımından yalnızca anlamak ve uygulamak basamağında bulunmaktadır. Üstbilişsel bilgi türüne ait ve bilişsel süreç açısından da çözümlemek, değerlendirmek ve yaratmak basamaklarına ait kazanım bulunmamaktadır. 2018 LGS'de sorulan İngilizce sorularının hiçbiri üst düzey bilişsel bir süreci ölçmemektedir. 2019 ve 2020 yılında sorulan soruların ise üçte biri çözümlemek ve değerlendirmek gibi üst düzey bilişsel süreç basamaklarında yer almaktadır. Araştırma anketine katılan öğretmenlerin büyük çoğunluğu soruların kazanımları ölçtüğü yönünde görüş bildirmiştir. Araştırma sonucuna göre LGS İngilizce sorularının öğretim programındaki kazanımlara uygun olduğu ancak tüm kazanımları ölçmediği görülmüştür.

Bloom taksonomisiGiriş sınavlarıLise giriş sınavları+6
Hasan Emin Çelik
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emzirme süresinin ve anne-baba tutumunun lise giriş sınavı'na (LGS) etkisi

Emzirme ve emzirme süresi ile bebeğin sonraki gelişimi, bilişsel, eğitimsel, zihinsel, psikomotor ve davranışsal işleyişi arasında ilişkiler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin akademik başarısı ile emzirme süresi, anne baba tutumu ve diğer değişkenlerle olan ilişkisini ortaya koymaktır. Bu çalışma kesitsel tipte olup, 2019 yılında Yozgat il merkezindeki lise 9.sınıfta okuyan öğrenciler arasında yapılmıştır. Araştırmaya katılmaya ailesi ve kendisi tarafından yazılı onam veren ve liselere giriş sınavına (LGS) giren, 238'i sınavla öğrenci alan okullardan olmak üzere toplam 501 öğrenci ve ailesi araştırmaya katılmıştır. Veriler, emzirme, bebek beslenmesi ve gelişimi, anne-baba tutum ölçeği (ABTÖ) ve babanın bebek bakımına katılım ölçeği (BBKÖ) ile toplanmıştır. Veriler, ki-kare, t testi, Anova, lineer ve çok multinominal regresyon ile değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocukların %11,6'sın 6 aydan daha kısa süre, %66,9'unun 12 ay ve daha uzun süre emzirildiği, ortalama emzirme süresinin 16,2 ay olduğu saptanmıştır. Doğumda ilk olarak anne sütünün verilmesi, ilk 4 ay ve daha fazla sadece anne sütü ile besleme emzirme süresinin 12 ay ve daha olmasını olumlu etkilerken (p<0,05), ilk emzirmeye başlama zamanı, emzirme sıklığı, babanın bebek bakımına katılım düzeyi ve annenin emzirme konusunda eğitim alması, aile ve doğumla ilgili diğer faktörler önemli bulunmamıştır. Akademik başarıyı çok değişkenli doğrusal regresyon analizinde önem sırasına göre, baba eğitim düzeyinin yükselmesi (β=0,204), sınava hazırlanma (β=0,199), koruyucu (β=0,179) ve demokratik (β=0,097) anne-baba tutumunun artması, ilk yürümeye başlama yaşının kısalması (β= -0,121) ve anne yaşının artması (β=0,091) LGS puanını artırmaktadır. Bu değişkenler LGS başarısının %19,7 (R2=0,197)'nı açıklamaktadır. Emzirme süresi, ek gıdaya başlama zamanı, otoriter ana-baba tutumu ve diğer faktörler istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Emzirme süresinin akademik başarı üzerine etkisi önemli bulunmazken, anne-baba tutumunun koruyucu ve demokratik olması, baba öğretim düzeyin yüksek olması ve erken yürüme olumlu yönde etkilemektedir.

Ana-babaAna-baba tutumuBaşarı+4
Tuğba Uçak Ozan
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavının (2014-kasım) Rasch modeline göre cinsiyet açısından yanlılığının incelenmesi

Eğitimde kullanılan testlerin ve maddelerinin, aynı yetenek düzeyinde olan fakat farklı gruplardan gelen bireylerin cevapları açısından farklı özellikler göstermemesi beklenmektedir. Bu gereklilikten hareketle araştırmada; TEOG sınavının Türkçe, matematik, fen ve teknoloji ve T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testlerinin cinsiyete göre madde yanlılığı gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Var olan bir durumun var olduğu biçimiyle, herhangi bir değişiklik yapmaksızın betimlenmesi amaçlandığından araştırma, tarama modelinde betimsel türde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni, 2014 yılı Kasım ayında uygulanan TEOG sınavına giren bütün öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemini ise sınava giren öğrenciler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş 40.000 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemdeki öğrencilerin %52,14'ü erkek ve % 47,86'sı kızdır. Maddelerin Değişen Madde Fonksiyonu (DMF) içerip içermediği Winsteps paket programı aracılığıyla Rasch modeli ile tespit edilmiştir. Maddelerin DMF tespitine geçilmeden önce yapılan analiz işlemlerinin Rasch modelinin sayıltılarını karşılayabilmesi için Türkçe, matematik, fen ve teknoloji ve T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testlerinin normal dağılım, tek boyutluluk ve test maddelerinin yerel bağımsızlık özelliklerini sağlayıp sağlamadığı incelenmiştir. Testler için yapılan analizlerde hiçbir testin maddesinde DMF için uygun kontrast değer bulunmamıştır. Diğer bir anlatımla testlerde cinsiyet bakımından farklı işleyen herhangi bir maddeye rastlanmamıştır. Yapılan analizler sonucunda 2014 yılı Kasım ayında uygulanan TEOG sınavı maddelerinin cinsiyete göre yanlılık içermediği görülmüştür. Bu sonuç sınavın cinsiyet açısından farklı grup öğrencilerin lehine ya da aleyhine çalışan maddenin olmadığının göstergesidir. Anahtar Kelimeler: TEOG, Rasch analizi, madde yanlılığı, değişen madde fonksiyonu, cinsiyet.

Cinsiyet farklarıDeğişen madde fonksiyonuLise giriş sınavları+4
Duriye Kübra Satıcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilimleri sorularının TIMMS-2019 bilişsel alanlarına göre incelenmesi

Uluslararası uygulanan TIMSS, PISA ve PIRLS çalışmaları, uluslararası ölçütler kapsamında değerlendirilerek ülkemiz ve diğer ülkelerin akademik performanslarını belirleyen aynı zamanda uluslararası akademik başarı sıralamamızı gösteren, geçerliliği kabul edilmiş çalışmalardır. Ülkemizde lise eğitiminin zorunlu olması ile ilköğretimin sonunda yapılan Ortaöğretime Geçiş Sınavları (OGS), kaliteli/nitelikli ortaöğretim öğrenimi almak isteyen öğrenci ve velileri için önem teşkil etmektedir. Ulusal düzeyde yapılan sınavların uluslararası yapılan sınavlarla benzerlik ve farklılıklarını belirlemek, ulusal sınavlarda sorulan sorulara yansıması olan öğretim programlarımızı da gözden geçirmemizi teşvik edecek dolayısıyla programların yenilenmesine yönelik çalışmalar yapılarak öğretim kalitesinin artmasını sağlayacaktır. Bu çalışmada, 1998-2020 yılları arası ilköğretimden ortaöğretime geçişte 8. sınıf öğrencilerine sorulan 593 OGS Fen Bilimleri sorusu, TIMSS-2019 bilişsel alan ve alt bilişsel alanlarına göre sınıflandırılıp yıllara göre karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada 1992, 2000, 2005, 2013 ve 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programlarının OGS soru analizlerine yansıması da incelenmiştir. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme yöntemiyle elde edilmiştir. İncelenen soruların sınıflandırılması, araştırmacı ve iki uzman tarafından TIMSS-2019 tanıtım kitapçığında yer alan bilişsel alanlar Türkçe' ye çevrilerek TIMSS-2019 bilişsel alan ölçütlerine göre yapılmıştır. Elde edilen bulguların sınavlar bazında değerlendirilmesi yüzde ve frekans değerleri alınarak yapılmıştır. Bulgulara göre 1998-2020 yılları arasında 8. sınıf öğrencilerine sorulan Fen Bilimleri sorularının %31,2'si "bilme" bilişsel alanında iken, %54,3'ü "uygulama", %14,5'i ise "akıl yürütme" bilişsel alanında yer almıştır. Son yıllarda yapılan sınavlarda "akıl yürütme" bilişsel alanına yönelik sorularda artış olduğu tespit edilmiştir. 2008 yılına ait Ortaöğretim Kurumlar Sınavı (OKS) sınavı, TIMSS 2019 bilişsel alan dağılımıyla uyumun en düşük olduğu sınav olarak tespit edilmiştir. TIMSS-2019 hedeflenen yüzdeliklerle en çok örtüşen Fen Bilimleri sorularının 1999 LGS, 2009 SBS, 2016 Nisan TEOG ve 2020 LGS sınavlarında yer aldığı söylenebilir. 1992, 2000, 2005, 2013 ve 2018 Fen Öğretim Programlarının TIMSS-2019 bilişsel alan sınıflandırılmasında, 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nı kapsayan sınavların TIMSS-2019 hedef yüzdeliklerine en yakın değerlere, 2000 Fen Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nı kapsayan sınavların ise en uzak değerlere sahip olduğu görülmüştür. Analiz sonuçları Türkiye'de geçmiş yıllarda TIMSS ve OGS ile ilgili yapılan araştırmalar bazında değerlendirilmiş, Türkiye TIMSS bilişsel başarı düzeyinin artırılmasına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.

Bilişsel alan taksonomisiFen bilgisiLise giriş sınavları+4
Burcu Şengül Yapar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezî sınavlara hazırlıkta dil bilgisi öğretimi

Merkezî sınavlarda adaylara en fazla sayıda sorunun sorulduğu derslerden biri Türkçedir. Türkçe dersinin konuları içerisinde dil bilgisi önemli bir yer tutmaktadır. Üniversiteye giriş sınavlarında adaylara ortalama 10, liselere giriş sınavlarında ise ortalama 5 dil bilgisi sorulmaktadır. Bu nedenle sınav hazırlık sürecinde ve sınav hazırlık kaynaklarında dil bilgisine geniş yer ayrılmaktadır. Bununla birlikte dil bilgisi konularının anlatımı esnasında birtakım ikilemli durumlarla ve tutarsızlıklarla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada akademik kaynaklardan yararlanarak söz konusu ikilem ve tutarsızlıkların tespiti ve değerlendirilmesinin yanı sıra kavramların adlandırılması ve tasnifinde de çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmada dil bilgisi konularının yanı sıra sınavlarda önemli yer tutan yazım kuralları ve noktalama işaretleri konuları üzerinde de durulmuştur.

Ders kitaplarıDil bilgisiHazırlık kitapları+6
Murat Aktürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

TEOG ve LGS Fen Bilimleri test sorularının 8. sınıf öğretim programlarındaki ilgili kazanımların yenilenmiş Bloom taksonomisine göre incelenmesi

Bu araştırmada, 2013-2017 TEOG ile 2018-2020 LGS Fen ve Teknoloji (FT)/Fen Bilimleri (FB) dersi sınav soruları ile 8. sınıf FT/FB dersi öğretim programındaki ilgili kazanımların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne (YBT) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Veriler nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Bu amaçla 2013-2020 TEOG/LGS sınavlarının FT/FB testlerine ait 220 soru ve bu soruların 8. sınıf FT/FB dersi öğretim program kazanımlarıyla ilişkili olduğu toplam 254 kazanım incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında incelenen soruların sınıflandırılması, verilen ölçütler ve uzman görüşleri dikkate alınarak yapılmıştır. Güvenirlik katsayısı 0,86 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulguların yüzde ve frekansları alınarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, 2013-2020 TEOG/LGS FT/FB sorularının (220 soru) çoğunlukla kavramsal bilgi boyutunda (164 soru, %74,55) olduğu, bilişsel boyutta ise çoğunlukla anlama basamağında (173 soru, %78,64) yer aldığı gözlenmiştir. TEOG/ LGS FT/FB sınavının her ikisinde de yaratma basamağını ölçen soruya yer verilmediği gözlenmiştir. Bununla birlikte 2018 LGS sınavında üstbilişsel bilgiyi ölçen 1 (%0,45) soru bulunduğu tespit edilmiştir. Soruların büyük oranda (213 soru, %96,82) alt düzey düşünme becerilerini ölçtüğü (ADDB), 7 sorunun ise (%3,18) üst düzey düşünme becerilerini (ÜDDB) ölçtüğü bulgusuna ulaşılmıştır. 2013-2020 TEOG/LGS FT/FB sınav sorularının, FT/FB dersi öğretim programı ile ilişkili 254 kazanım YBT'ye göre değerlendirilmiştir. Analiz bulgularına göre kazanımların ağırlıklı olarak kavramsal bilgi boyutunda (157 kazanım, %61,81) olduğu, bilişsel boyutta ise büyük oranda anlama basamağında (150 kazanım, %59,06) yer aldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üstbilişsel bilgi boyutunda 11 kazanım (%4,33) bulunmaktadır. Kazanımların çoğunlukla (226 kazanım, %88,98) ADDB, 28 kazanımın (%11,02) ÜDDB'ni ölçtüğü bulgusuna ulaşılmıştır. Soruların ve soruları ölçen kazanımların alt düzey bilişsel basamaklarda yığıldığı, üst düzey bilişsel süreç boyutlara yeteri kadar yer verilmediği saptanmıştır. Kazanımların sınav sorularıyla uyumlu olduğu, sınavda sadece programda yer alan bazı kazanımlara ağırlık verildiği ve diğer kazanımlarla ilgili soru sorulmadığı tespit edilmiştir. Merkezi Sistem Ortak Sınavlarında (TEOG, LGS vb.) yer alan soruların ilişkili olduğu ünite ve kazanımlarına bakıldığında dengeli bir dağılımından söz edilemez. Bu bağlamda hazırlanacak soruların, ünite ve kazanımlara göre dağılımın bir dengeyi gözetmesi çalışmanın verilerine dayanılarak önerilmiştir. Öğrencilerin üst düzey bilişsel becerilerini geliştirmek ve değerlendirebilmek için öğretim programlarının ve Merkezi Sistem Ortak Sınavların YBT'nin niteliklerine dikkat edilerek düzenlenmesi önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: LGS, TEOG, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Fen Öğretim Programı, Fen Eğitimi.

Bloom taksonomisiFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+6
Elif Bilen
Manisa Celal Bayar University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere Geçiş Sistemi sınavının okul ve öğrenci özelliklerine etkisine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Sınavı'nın okuldaki iletişime, öğretim ve ölçme değerlendirme uygulamalarına; öğrencilerin başarılarına, sosyal ve psikolojik durumlarına etkisini ortaokul sekizinci sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerine göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden betimleyici durum çalışması yöntemi kullanılmış, etkisi incelenen tek durum LGS olduğundan yöntem tekli durum deseni olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey İlçesi'ndeki amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 3 ortaokulun 8.sınıf öğretmenleri ile 8. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış, elde edilen veriler MAXQDA2022 programı aracılığıyla tema ve kodlar oluşturularak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda LGS'nin öğrencilerin öğretmenleri, aileleri ve arkadaşları ile iletişimlerini sınırladığı, öğretmenlerin öğretim ve ölçme değerlendirme uygulamalarını LGS'ye yönelik şekillendirdiği, merkezi sınavın öğrencilere çalışma alışkanlığı kazandırdığı, öğrencilerin sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerine katılımları ve öğrenci psikolojisi üzerinde olumsuz etkisinin olduğu görüşlerine ulaşılmıştır. Ayrıca öğrenci ve öğretmenlerin ortak görüşleri arasında sınavla yerleştirme yerine öğrenci ilgi ve yeteneklerinin dikkate alındığı yeni bir sistem önerisi yer almaktadır.

Lise giriş sınavlarıPsikolojik durumSınav+4
Demet Keçeci
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

LGS ve yazılı sınavlardaki matematik sorularının bilişsel istem düzeyi ve bilgi türlerine göre karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada 8.sınıf matematik yazılı sınav kağıtları ile 2018-2023 yılları arasında uygulanan LGS matematik sınavında yer alan soruların bilişsel istem düzeyleri ve matematiksel bilgi türlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında, LGS matematik sınavındaki soruların yakın oranda ilişkilendirmeye dayalı ve dayanmayan bilişsel istem düzeyinde yer aldığı, matematiksel bilgi türünde işlemsel ve kavramsal bilgiyi birlikte kullanılan kategoride yer aldığı tespit edilmiştir. Yazılı sınav kağıtlarında yer alan sorular ise bilişsel istem düzeyinde ilişkilendirmeye dayanmayan matematiksel yöntem düzeyinde, matematiksel bilgi türünde ise daha çok işlemsel bilgi türünde dağılım göstermektedir. Her iki sınav türünde de matematik yapma bilişsel istem düzeyinde çok az soru dağılımına sahip olduğu belirlenmiştir. LGS ve yazılı sınav kağıtlarında yer alan soruların bilişsel istem düzeylerine ve matematiksel bilgi türlerine göre dengeli bir dağılım göstermediği tespit edilmiştir.

Lise giriş sınavlarıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+1
Hediye Demir
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Son 10 yılda yapılan liselere giriş sınavlarında (SBS, TEOG ve LGS) yer alan Türkçe dersi sorularının yenilenmiş Bloom Taksonomisi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma 2010- 2020 yılları arasında liseye geçiş sınavlarında (SBS, TEOG, LGS) yer alan Türkçe dersi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin bilgi alanı ve bilişsel süreç boyutuna göre sınıflandırmasını yapmayı amaçlamıştır. Araştırma kapsamında 373 soru nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi ile çözümlenmiştir. Sorular araştırmacı tarafından Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin bilişsel düzeylerine uygun olarak hazırlanan ölçütler doğrultusunda sınıflandırılmış ardından uzman görüşüne başvurularak yeniden gözden geçirilmiştir. Araştırmada incelenen soruların genellikle bilgi alanı boyutunda kavramsal bilgi; bilişsel alan basamaklarında ise anımsama düzeyinde olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca SBS, TEOG ve LGS sınavlarında yer alan sorular sınıflandırma sonrasında birbiri ile karşılaştırılmış ve yapılan karşılaştırma sonucunda sınav sistemleri arasında bilişsel düzey açısından bir fark olmadığı ortaya çıkmıştır. Her üç sınav türünde de değerlendirme ve yaratma basamağına yer verilmediği görülmüştür. Bu durum sınav sorularının öğrencilerin üst düzey becerilerini ölçmede eksik ve yetersiz kaldığını göstermektedir. Araştırmanın sonucunda liselere geçiş sınavlarında yer alan soruların üst düzey bilişsel düzeyleri de kapsayacak nitelikte olmasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Türkiye'deki liselere giriş sınavları (TEOG, SBS, LGS), Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, ölçme

Bloom taksonomisiLise giriş sınavlarıSeviye Belirleme Sınavı+4
Cansu Vural
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersi TEOG sınavları ile öğretmen sınavlarının bazı değişkenler açısından karışılaştırılması

Bu araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığının 2013-2014 Eğitim Öğretim yılında ilk defa uygulamaya başladığı Ortaöğretim Geçiş Sistemi kapsamındaki TEOG ve öğretmen sınavlarının, kapsam geçerliklerini belirleyip birbiriyle karşılaştırılması, bu sınavlardan alınan puanlarının birbiriyle ilişkisi, öğretmenlerin cinsiyet ve hizmet yılı faktörünün TEOG ve öğretmen sınavı puanları ve öğretmen sınavları kapsam geçerlikleri üzerindeki etkisi, öğretmen sınavları kapsam geçerliklerinin TEOG ve öğretmen sınav puanları üzerinde yordayıcı bir etkisinin olup olmadığı durumlarını analiz etmek amaçlanmıştır. Araştırma betimsel bir çalışma olup nicel ve nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya, Düzce ili genelindeki okullardan maksimum çeşitliliği sağlamak için bir önceki yılın SBS puanları dikkate alınarak tabakalı örneklem yoluyla 40 okul seçilmiş, bu okullar dahilinde nitel çalışma için 40 öğretmenin matematik dersi 1. sınav örneği, nicel çalışma için 1848 öğrencinin TEOG ve öğretmen sınavı puanları ile öğretmenlerinin cinsiyet ve hizmet yılı bilgileri dahil edilmiştir. Bu betimsel araştırmanın verileri, hazırlanan belirtke tablosu, soru-kazanım tablosu, sınav kazanım tablosu, kişisel bilgi formu ve not çizelgesi veri toplama araçları ile toplanmış, nitel veriler için doküman incelemesi tekniği ile durum çalışması yapılmış, nicel veriler için keşfedici korelasyon yöntemi ile Spearman Korelasyonu, Doğrusal Regresyon, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, • Öğretmen sınavlarının, kapsamı geçerlikleri ortalama %72 iken TEOG sınavının kapsamı karşılama düzeyinin %73 olduğu, • Öğretmen sınavlarında ve TEOG sınavında en çok dikkate alınan kazanımın 'Üslü Sayılarda Çarpma Yapar' iken en az dikkate alınan kazanımın 'Histogram Oluşturur' olduğu, • Matematik Dersi Ortaöğretim Programının geliştirmek istediği becerilerden TEOG sınavında ve öğretmen sınavlarında en çok dikkate alınanın 'problem çözme' becerisi olduğu, • Öğretmen sınav puanları ile TEOG sınav puanları arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu, • Öğretmen cinsiyet faktörünün, öğretmen sınavları kapsam geçerlikleri ve TEOG sınav puanları üzerinde anlamlı bir fark göstermediği ancak öğretmen sınav puanları üzerinde fark oluşturduğu ve bu farkın erkek öğretmenlerin hazırladıkları sınav puanlarında daha yüksek olduğu görüldüğü, • Öğretmen hizmet yılı faktörünün, öğretmen sınavları kapsam geçerlikleri üzerinde anlamlı bir fark gösterip, farkın yönü 11-22 yıl kıdeme sahip öğretmenler şeklinde iken, TEOG sınavı ve öğretmen sınavları üzerindeki anlamlı farkı 6-10 yıl kıdeme sahip öğretmenler yönünde olduğu • Öğretmen sınavları kapsam geçerliklerinin, TEOG sınavı ve öğretmenlerin sınav puanları üzerinde yordayıcı bir etkisinin olmadığı sonuçlarına varılmıştır. Çalışma sonuçlarına dayanarak, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme alanında özellikle kapsam geçerliği konusunda yeterlikleri artırılmalı, ortaöğretim matematik programı dahilinde geliştirilmek istenen beceriler ve kazandırılmak istenen kazanımları ölçmede çoktan seçmeli testlerin yeterliği incelenmeli, daha etkili ölçme araçları kullanılmalı, öğretmenlerde ortaöğretim matematik programının geliştirmek istediği beceriler hakkında yeterlikler artırılmalı, öğretmenlere yaptıkları sınavların kapsam geçerlikleri ve TEOG sınavı ile tutarlıkları hakkında dönütler verilip öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri istenmelidir. Anahtar Kelimeler: TEOG, SBS, Kapsam Geçerliği, Sınav Puanları

Giriş sınavlarıLise giriş sınavlarıSBS
Mücahit Çağlar
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf matematik öğretim programının 2019 liselere geçiş sınavı sorularıyla uyumunun öğretmen görüşleri açısından incelenmesi

Bu çalışmada amaç, 8. sınıfta okutulan Matematik dersinin Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının kararı ile kabul edilen Matematik öğretim programında yer alan kazanımlar ile 2019 Liselere Geçiş Sınavı sorularının bu kazanımlara uygunluğuna ilişkin öğretmen görüşlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Çalışma örneklemi olarak Gaziantep il merkezindeki ortaokullardan seçilen 6 okulda görev yapan 30 matematik öğretmeni belirlenmiştir. LGS sınav sorularının 8. sınıf Matematik öğretim programında yer alan kazanımlara uygunluğuna ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlendiği bu araştırma durum çalışmasıdır. Araştırmada açık uçlu sorulardan oluşan formlar kullanıldığından ulaşılan verilerin çözümlenmesi sürecinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Betimsel nitelikteki bu araştırmanın verileri 8. sınıf matematik öğretim programı, 2019 LGS matematik soruları, 10 soruluk görüşme formu ve katılımcı demografik özellikler formundan elde edilmiştir. Araştırmada ilk olarak öğretmenlerin 8. sınıf matematik dersi öğretim programındaki kazanımlara ait araştırmacı tarafından seçilen "Kazanımların Nitelikleri", "Öğrenci Düzeyine Uygunluğu", "Becerileri Gerçekleştirilebilme" ve "Yeterlik ve Ölçülebilme" temaları altındaki görüşleri belirlenmiştir. Daha sonra ise 1 Haziran 2019'da uygulanan merkezi 8. sınıflar LGS sınavındaki 20 soru hakkındaki görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda öğretmenler, yenilenen sınav sistemiyle ezbercilikten uzak, yorum yapabilen ve bilgiyi kullanabilen öğrenciler yetiştirilebileceğini söylemişlerdir. Ancak bu değişimin hızlı bir şekilde olmasının, öğrenci ve velide kaygı düzeyini yükselttiğini, motivasyon kaybı oluşturduğunu, orta ve düşük seviyedeki öğrencileri umutsuzluğa sevk ettiğini belirtmişlerdir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, öğretmenlere, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini geliştirmek ve derse olan ilgilerini artırmak amacıyla derslerde ve kurslarda farklı etkinlikler uygulamaları tavsiye edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin üst düzey düşünme becerilerini ölçme ve değerlendirme becerilerini geliştirmek amacıyla hizmet içi faaliyetler düzenlenebileceği düşünülmektedir.

Lise giriş sınavlarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
İbrahim Kemik
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2017-2018 ve 2018-2019 öğrenim yıllarında yapılan sekizinci sınıf lise geçiş sistemindeki matematik soruları ile ders kitaplarındaki matematik sorularının MATH Taksonomisine göre karşılaştırmalı analizi

Bu araştırma, 2018 yılında uygulanmaya başlayan ve 2019 yılında da uygulanan Liseye Geçiş Sistemi (LGS) matematik sorularının öğrenme alanları ve bilişsel süreçler bağlamında incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çalışmada 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim-öğretim yıllarında ortaokullarda matematik ders kitabı olarak kullanılan kitaplarda yer alan ünite değerlendirme sorularının da öğrenme alanları ve bilişsel süreçleri belirlenmiş ve merkezi sınav sorularıyla ders kitaplarında yer alan sorular karşılaştırılmıştır. Bilişsel süreçlerin ortaya konulmasında MATH taksonomisinin grup ve kategorilerinden yararlanılmıştır. MATH taksonomisi öğrencilerin matematiksel bilgilerini geliştirme amacıyla hazırlanan soruların sınıflandırılmasında kullanılmaktadır. Taksonominin son grubu olan C-Doğrulama ve Yorumlama, Çıkarımlar, Tahminler ve Karşılaştırmalar ve Değerlendirme grubundan sorularla karşılaşan öğrencilerde derin ve stratejik düşünme becerileri gelişme göstermektedir. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan verilerin analizinde ise doküman analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre,merkezi sınav ve ders kitaplarında yer alan matematik sorularının öğrenme alanları bakımından yüzdelik olarak benzer sonuca sahip oldukları söylenebilir. Hem merkezi sınavlarda hem de ders kitaplarında en çok soru "Geometri ve Ölçme" alanından, en az soru ise "Veri işleme" alanından sorulmuştur. Bilişsel süreçler olarak MATH taksonomisinin grup ve kategorilerine göre karşılaştırıldıklarında ise 2018-LGS'nin en çok C2-Çıkarımlar, Tahminler ve Karşılaştırmalar, 2019-LGS'nin B2- Yeni Durumlara Uygulama; 2017-2018 matematik ders kitabının A1- Bilgi ve Bilgi Sistemi ve 2018-2019 matematik ders kitabının A3- Rutin İşlemlerin Kullanımı kategorilerinden sorular içerdikleri elde edilen bulgular arasındadır. Bu bağlamda, LGS matematik sorularının ders kitaplarında yer alan sorulara göre daha üst düzey düşünme becerilerini ölçmeye yönelik sorular olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Matematik ders kitabı, MATH taksonomi, Matematik soruları, LGS (Liseye Geçiş Sistemi), Sekizinci sınıf, Taksonomiler

Ders kitaplarıKarşılaştırmalı analizLise giriş sınavları+6
Halime Farımaz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

LGS'ye hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin sınav kaygısı düzeyleri ile beden eğitimi dersi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Burdur ili örneği)

Bu araştırmada, Lgs'na hazırlanan 8.sınıf öğrencilerinin sınav kaygısı düzeyleri ile beden eğitimi ve spor dersi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel analiz tekniğine dayalı betimsel bir araştırmadır. Bu kapsamda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında MEB'e bağlı Burdur İl merkezinde öğrenim görmekte olan Lgs'na girecek öğrenciler bu araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 445 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Driscoll (2007) tarafından geliştirilen, Totan ve Yavuz (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan "Westside Sınav Kaygısı Ölçeği" ve Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizi için SPSS 21.0 programından yararlanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve bu sebeple parametrik testler uygulanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda ikili karşılaştırmalar için bağımsız örneklem T testi, çoklu karşılaştırmalar için Tek Yönlü Anova testi ve post hoc testi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, cinsiyet, aktif lisanslı sporcu olma, aile aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre, öğrencilerin sınav kaygısı düzeyleri ile beden eğitimi tutum düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Lgs'na girip girmeme durumu, yerleşim yeri değişkenlerine göre, öğrencilerin sınav kaygısı düzeyleri ile beden eğitimi tutum düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Sınav kaygıları ile beden eğitimi dersine olan tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan Pearson korelasyon katsayısına bakılmış, elde edilen sonuçlara göre araştırmaya katılan öğrencilerin sınav kaygı düzeyleri ile beden eğitim dersine olan tutumları arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Sonuç olarak mevcut araştırmaya göre, cinsiyet, aktif lisanslı sporcu olma durumu ve aile aylık gelir durumu değişkenlerinin, öğrencilerin sınav kaygısı ve beden eğitimi dersi tutumları düzeylerinin bir belirleyicisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sınav Kaygısı, Beden Eğitimi, Tutum, Öğrenci

Beden eğitimi ve spor dersiKaygı düzeyiLise giriş sınavları+6
Muhammet Balgamış
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişki:Ankara ili Elmadağ ilçesi örneği

Bu araştırmanın amacı, Anadolu Lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişkinin yönünün ve düzeyinin ne olduğunu incelemektir.Çalışma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Ankara ili Elmadağ ilçesindeki Gazi Şahin Anadolu lisesinde öğrenim görmekte olan toplam 122 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını ölçebilmek için 36 maddeden oluşan beşli Likert tipi fizik tutum ölçeği , bilimsel süreç beceri düzeylerini belirlemek için 16 sorudan oluşan bilimsel süreç becerileri testi , fizik dersindeki akademik başarılarını belirlemek için ölçeğin uygulandığı dönem olan 2009-2010 eğitim öğretim yılının 1. dönemine ait fizik dersi not çizelgeleri ve liseye giriş sınavındaki fen netleri için ise öğrencilerin sınav sonuç belgeleri kullanılmıştır.Araştırmanın alt problemlerine cevap bulabilmek için ise SPSS 10.0 programı kullanılmıştır.Yapılan istatistiksel çalışmalar liseye giriş sınavındaki fen netleri yüksek olan 9.sınıf öğrencilerinin fizik dersinde akademik olarak daha başarılı olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan aynı istatistiksel çalışmalar 9,10 ve 11. sınıf öğrencilerin fen netlerinin fizik dersine yönelik tutumlarıyla bir ilişkisi olmadığını ortaya koymaktadır.Bu durum fen netlerinin fizik dersine yönelik tutuma etkisinin olmadığını göstermektedir. Beşinci ve altıncı alt problemlerde 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin BSB ve Fizik dersine yönelik tutumlarında MF lehine anlamlı düzeyde farklılık gözlenmiştir.Bu durum öğrencilerin doğru alan seçimi yaptıklarını gösteriyor.Aynı zamanda 10. ve 11. sınıf MF ve TM öğrencilerinin fen netlerinde bir farklılık gözlenmemiştir.Bu durum ise fen netlerinin öğrencilerin alan seçiminde etkisi olmadığını gösteriyor.Bu şekilde eğitimde önemli kararlara dayanak olan liseye giriş sınavındaki, fen bilimleri netlerine dayanarak öğrencilerin yeteneklerini kestirme ve bu netlerin öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ,fizik dersine yönelik tutumları ve fizik dersi akademik başarıları üzerindeki etki derecelerinin incelenmesi sınavın niteliklerini arttırma çalışmalarına katkı getirecektir.

Akademik başarıAnkara-ElmadağBaşarı+8
Figen Topkara
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularının MEB kazanımlarına, pısa yeterlik seviyelerine ve yenilenmiş bloom taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularının MEB kazanımlarına, PISA yeterlik seviyelerine ve Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2010-2020 yılları arasında uygulanan ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi soruları ile bu soruları karşılayan 2004, 2013 ve 2018 fen bilgisi öğretim programında yer alan 6.,7., ve 8. sınıf fen bilgisi kazanımları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 352 fen bilgisi sorusu ve bu soruları karşılayan 360 kazanım nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ile çözümlenmiştir. Seviye Belirleme Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 6 soru, kavramsal boyutta 80 soru ve işlemsel boyutta 46 sorunun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üstbilişsel bilgi boyutuna ait sorulara rastlanmamıştır. Hatırlama basamağında 5 soru, anlama basamağında 71 soru, uygulama basamağında 44 soru ve çözümleme basamağında 12 soru olduğu belirlenmiştir. Değerlendirme ve yaratma basamaklarına ait soru bulunmamaktadır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3, seviye 4 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 17 soru, kavramsal boyutta 88 soru, işlemsel boyutta 55 soru bulunmaktadır. Üstbilişsel bilgi boyutunda sorulara rastlanmamıştır. 17 soru hatırlama, 65 soru anlama, 50 soru uygulama, 28 soru çözümleme basamağındadır. Değerlendirme ve yaratma basamağında soru bulunmamaktadır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3 ve seviye 4 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Liseye Geçiş Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 7 soru, kavramsal boyutta 37 soru, işlemsel boyutta 15 soru ve üstbilişsel boyutta 1 soru bulunmaktadır. 7 soru hatırlama, 27 soru anlama, 15 soru uygulama, 9 soru çözümleme ve 2 soru değerlendirme basamağındadır. Yaratma basamağına ait sorulara rastlanmamıştır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3, seviye 4 ve seviye 5 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularını karşılayan MEB kazanımları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi bakımından olgusal, kavramsal, işlemsel ve üstbilişsel boyutta olup hatırlama, anlama, uygulama, çözümleme, değerlendirme ve yaratma basamağındadır. Liseye geçiş sınavlarındaki fen bilgisi soruları ve MEB kazanımları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi üstbilişsel boyuta göre tekrar gözden geçirilebilir. Seviye 5, seviye 6 düzeyleri ve yaratma basamağında açık uçlu sorulara daha fazla ağırlık verilmesi önerilir. Anahtar Kelimeler: Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, PISA Yeterlik Seviyeleri, Fen Bilgisi, Kazanım

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Handan İz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere giriş sınavlarında (1990-2009) cümleyle ilgili soruların öğretim programları ve ders kitaplarıyla uygunluğunun incelenmesi

Tezimizin konusu ?Liselere Giriş Sınavlarında (1990-2009) Cümleyle İlgili Soruların Öğretim Programları ve Ders Kitaplarıyla Uygunluğunun İncelenmesi?dir. Çalışmamızda 1990-2009 yılları arasında çıkmış sınav sorularının başta öğretim programları olmak üzere ders kitapları ve akademik yayınlarla uyumu ve bu kaynakların birbirleriyle ilişkisini inceledik. Tezimiz temel olarak giriş, araştırma ve sonuç olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, belirtilen öğretim kademesinde dil eğitiminin önemine değindik, araştırmayı kısıtlayan etkenler, araştırmanın önemi, araştırmayla birlikte ortaya çıkan alt problemleri açıkladık. Tezin ?araştırma? bölümünde ?cümle? konusunu ?sözcük öbekleri, cümlenin ögeleri ve cümle çeşitleri (yapısına göre cümleler, yüklemin yerine göre cümleler, yüklemin türüne göre cümleler, anlamına göre cümleler) olmak üzere üç ana başlıkta inceledik. Bu başlıklarda kaynakları akademik yayınlar-öğretim programları-ders kitapları-çıkmış sınav soruları sıralamasıyla, karşılaştırmalı olarak ele aldık. ?Sonuç? bölümünde ise elde edilen verilerin yorumlanmasına yer verdik, karşılaştığımız olumsuzluklar için çözüm önerileri sunmaya çalıştık.

CümleDers kitaplarıDers programları+5
Gökçe Doğan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere giriş sınavlarında (1990-2009) ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının öğretim programları, ders kitaplarıyla uygunluğunun incelenmesi

Bu çalışma, 1990-2009 yılları arasında uygulamada olan Türkçe öğretim programları ve 6, 7, 8. sınıf Türkçe ders kitapları ile bu yıllar arasında yapılan Liselere Giriş Sınavları'ndaki ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının uygunluğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Tez, beş ayrı bölümden oluşmaktadır:I. bölümde (Giriş), Liselere Giriş Sınav sistemi hakkında bilgiler ayrıca ana dili eğitiminin önemi, nitelikleri, amaçları ve sorunları ile araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları üzerinde durulmuştur.II. bölümde, tez konusu ile ilgili yayınlar araştırılmıştır.III. bölümde, araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur.IV. bölümde, Liselere Giriş Sınavları'ndaki (1990-2009) ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının konu alanlarına göre ilköğretim ikinci kademe 1981 ve 2005 tarihli Türkçe Öğretim Programları, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları ile karşılaştırılması yapılmıştır.V. bölümde (Sonuç), genel bir değerlendirme yapılmıştır ve eksikliklerin çözümü için önerilerde bulunulmuştur.Çalışmamız sonunda ulaştığımız verilere göre Türkçe öğretim programları ile sorular arasında kapsam geçerliliği bakımından uyumsuzluklar görülmüştür. Ayrıca Türkçe ders kitaplarındaki konuların büyük bölümünün sınav sorularına uygun hazırlandığı ancak kimi konularda yetersizlikler olduğu gözlemlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Biçim bilgisi, dil bilgisi öğretimi, liselere giriş sınavları, ses bilgisi, Türkçe öğretim programları.

BiçimbilimDers kitaplarıDers programları+6
Utku Oryaşın
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

2014-2015 TEOG sınavına ilişkin paydaş görüşleri ile öğretmen yapımı testlerle olan ilişkisi

Bu çalışmanın amacı MEB tarafından belirlenen amaçlar doğrultusunda merkezi olarak uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Sınavının amaçlarına ne derece ulaştığını ortaya çıkarmaktır. MEB'in TEOG ile birlikte özellikle sınav kaygısını azaltmak, okul dışı kurumlara olan ihtiyacı azaltmak ve öğrencileri sportif faaliyetlere yönlendirmek amaçları üzerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bu amaçlar ve MEB'in amaçlarını sıraladığı rapor, çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Buradan hareketle sınav sistemindeki değişiklikten etkilenen ve aynı zamanda sınav paydaşları olan öğrenci, veli, öğretmen ve yöneticilerden oluşan 51 kişilik örneklem grubu ile görüşmeler yapıldığından ve çalışmaya dâhil olan okulların 8.sınıf öğrencilerinin tamamının TEOG puanları ile öğretmen yapımı sınav puanları arasındaki ilişki incelendiğinden araştırma da karma yöntem kullanılmıştır. Diğer taraftan çalışmanın 51 kişilik amaçsal ölçüt örneklemini devlet başarılı, devlet başarısız ve özel ortaöğretim okullarında bulunan toplam 15 öğrenci, 15 veli, 18 branş öğretmeni ve 3 yönetici oluşturmaktadır. Okullardan eşit sayılarda seçilen örneklemlerden yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel analiz, öğretmen yapımı sınavlar ile TEOG sınavına ait nicel verilerin arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelason analizi kullanılmıştır. Bulgular genel olarak değerlendirildiğinde sınav sisteminin kaygıya neden olduğu sınav sayısının iki defa oluşunun iki defa kaygıya neden olduğu ancak ikinci sınavın varlığından dolayı stresin biraz azaldığı, telafi sınavının varlığının olumlu olduğu ancak sınav paydaşlarına göre asıl sınav ve telafi sınavının eşit güçlükte olmadığı ve telafi sınavına giren öğrencilerin daha avantajlı olduğu, okul dışı kurumlara olan ihtiyacın sınav müfredatının yetişmesi zorunluluğu, sınıfların kalabalık olması ve okul dışı kurumlara yönelik algının varlığından dolayı arttığı, okul-veli arasındaki ilişkinin değişmediği, öğrencilerin ders çalışmaktan kendilerini tanıma fırsatı bulamadığı bundan dolayı sportif faaliyetlere vakit ayıramadığı ve son olarak hesaplanan yerleştirme puanının adil hesaplanmadığını ve sınavın adiliyetine güvenmedikleri görülmüştür. Ayrıca öğrenciler dışındaki paydaşlar merkezi yapılan iki sınavın 3 sınavlı derslerin 2. sınavı olması ile öğrencilerin 3. sınava olan motivasyonun azalttığını bu yüzden derslere motive olmadıklarını dile getirmiştir. Başarılı devlet okulunda öğretmen yapımı birinci sınavlar ile TEOG arasındaki ilişkinin daha yüksek çıkması bu bulguyu desteklemektedir. Başarısız devlet okulunda son sınavların TEOG ile daha yüksek korelasyon göstermesi son sınav notlarının TEOG'a benzetildiğini bu durumunda birinci sınavın TEOG'tan uzak olduğunu ve son sınav notlarının TEOG'a benzetildiğini göstermektedir. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, TEOG sistemi bazı amaçlarına ulaşırken bazı amaçlarına ulaşamamıştır. Bu durumda amaçlar ve uygulamalar yeniden gözden geçirilerek paydaşların tamamında olmasa bile çoğunluğunda bu amaçlara ulaşılması sağlanabilir.

Lise giriş sınavlarıSınavTEOG+1
Rasim Önder
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2016
00

Related subjects