Cultural difference

109 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde kültürel farklılıkların iş performansına etkisinde algılanan dönüşümcü liderliğin aracı rolü

Küresel ekonomi içerisinde kültürel farklılıklar hemen her alanda kendisini göstermektedir. Farklı ülke ve pazarlarda faaliyet gösteren uluslararası işletmelerin çalışanları da farklı coğrafyaları temsil ederek bir araya gelirler ve ortak bir amaç etrafında birleşirler. Liderlik, günümüzde önemini koruyan kavramlardan birisidir. Çünkü örgütler için, liderde bulunması gereken özelliklerin yanı sıra liderin göstermiş olduğu davranışlar da örgütün gelişimine ve verimliliğine önemli bir etkiye sahiptir. Günümüz dünyasında; teknolojinin hızlı ilerlemesi ve bilgilerin çok hızlı bir şekilde yayılması nedeniyle liderlerin örgütte yapılan görevler hakkında gerekli tüm bilgileri bilmeleri neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bu sebeple liderlerin, örgütün gelişmesi ve daha iyi hizmet verebilmesi için çalışanların fikir ve düşünceleri dikkate alma zorunluluğu gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle değişim dönemlerinin vazgeçilmezi olan dönüşümcü liderlerin farklı kültürlerin ortak bir çalışma kültüründe yaşaması ve bu sürecin iş performansına olumlu yansıması beklenmektedir. Bu bağlamda ilgili tez çalışmasında, uluslararası işletmelerde kültürel farklılıkların iş performansına yansımasında dönüşümcü liderlerin aracı rolü konusu değerlendirilecektir.

Dönüşümcü liderlikGörev performansıKültürel farklılık+5
Utku Kanar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gelinlik tasarımı ve aksesuarlarının kültürlerarası gösterdiği farklılıklar üzerine bir inceleme

Türkiye coğrafyası geçmişten günümüze uzanan süreçte çok sayıda topluma ve medeniyete beşiklik etmiş, bunun sonucunda farklı kültürlerin birbirleri ile iletişim kurmasına ve kaynaşmasına, toplumsal yapıda yeni dinamiklerin oluşmasına ve gelişmesine olanak sağlamıştır. Bunun sonucunda günümüz Anadolu coğrafyasında Hitit ve Frigya kültürüne daha sonraki süreçte Doğu Roma Kültürü ile Bizans kültürünün etkilerine rastlamak son derece doğaldır. Sonraki yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı kültürü toplumsal yaşamı önemli ölçüde etkilemiş, yeni bir toplumsal kültürün ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bununla birlikte, hiçbir kültür bir önceki kültürden bağımsız olarak gelişme göstermez. Her bir kültür önceki kültürlerden etkilendiği gibi kendisinden sonraki kültürleri de büyük ölçüde etkileyerek gelişmelerini sağlamıştır. Öte yandan, Anadolu coğrafyası üst kimliklerin yanı sıra farklı alt kültürlerin de varlığına imkân sağlamıştır. Etnik açıdan bakıldığında çok sayıda etnik grup ve kültürün bu topraklarda gelişimini sürdürdüğü görülebilmektedir. Diğer yandan bu etnik kültürler kendi varlıklarını her dönemde sürdürdükleri gibi, diğer kültürlerden de farklı düzeylerde etkilenmişler ve diğer kültürleri de aynı şekilde etkilemişlerdir. Toplumsal yaşamda gözlemlenen gelişmeler günlük yaşama ilişkin birçok faktörü etkileyebilmektedir. Bunlar arasında günlük alışkanlıklar, törenler, toplumsal ritüeller sayılabilmektedir. Bu kapsamda kültür kavramı toplumların ve grupların kıyafetlerine kadar etki edebilmektedir. Özellikle etnik grup ve yapıları kültürel açıdan bir arada tutan evlilik, bayramlar ve cenaze gibi törensel, nitelikli günlerde kullanılan kıyafetler, geçmiş ve içerisinde bulunulan dönemi yansıtabilmekte, bu grupların kültürlerinin bir göstergesi olabilmektedir.

AksesuarGelinlikGiysi tasarımı+6
Selda Önder
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uyarlama dizilerdeki kültürel farkların küyerelleşme ve toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında temsili: Desperate Housewives / Umutsuz Ev Kadınları örneği

21. yüzyılda artık dünya kesin ve keskin tanımların yeri olmaktan çıkmak üzeredir. Birçok kavram ve tanım başka kavramların içinde kendine yer bulmaktadır. Karşıtlarını da içeren kavramlar kullanılması daha uygun görülmektedir. İşte tam da bu nedenle küreselleşme olgusu eski popülerliğini kaybetmeye başlamış gibi görünmektedir. Bu olgu yerine artık daha sıklıkla duyduğumuz bir başka olgu söz konusudur: Küyerelleşme. Bu kavram içinde hem küreselleşmeyi hem de yerelleşmeyi barındırmaktadır. Bu çalışmada, Amerika'da 2004 yılında yayınlanan "Desperate Housewives" adlı dizi ile bu dizinin birebir uyarlaması olan, 2011 yılında da Türkiye'de yayınlanmaya başlanan "Umutsuz Ev Kadınları" dizisi karşılaştırılarak incelenmektedir. Bu analiz; iki farklı kültürün ürünü olan bu iki dizide karşımıza çıkan kültürel farklılıkların ve benzerliklerin tespit edilip, var olan farklılıkların ve benzerliklerin küyerelleşme sürecinde toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesini içermektedir. Dizinin ana karakterlerinin kadın olmasından ve izler kitlesinin de kadınlar olarak hedeflenmiş olmasından yola çıkılarak, çalışmada toplumsal cinsiyet kavramı üzerinde durulacaktır. İki farklı kültürde kadının yeri, kadının rolü, kadının temsili gibi kavramlar üzerinden dizi incelenmeye çalışılacaktır.

Amerika Birleşik DevletleriCinsel kimlikKadınlar+4
Çağla Çavuşoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsili

Kültür ile ilgili birçok tanım vardır. Genel anlamda kültürü tanımlarsak; insanoğluna özgü, insanoğluna ait her şey kültürdür. Kültürü oluşturan önemli faktörlerden biri değerlerdir. Değer ise özetle, toplumda genel kabul gören veya benimsenen her türlü duygu, düşünce, davranış ve kurallardır.Bu tezin amacı, televizyonda kültürel farklar ve değerler bağlamında yapılacak araştırmalar için kaynak olabilmektir. Çalışmanın varsayımı ise televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsil edilmekte olduğudur. Bu varsayımı araştırmalarla somutlaştırmak için çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu bilgilerden hareketle tezin girişinde çalışmanın kapsamına ve tezin yol haritasına yer verilmiş, daha sonra da yöntem anlatılmıştır. Birinci bölüm, kültüre dair tanımları, ikinci bölüm kültürel farklılıkları anlatmak için geliştirilen kuramları içermektedir. Üçünde bölümde ise; temsil, medyada temsil ve televizyonda temsil konuları bulunmaktadır. Çalışmanın sonuç bölümünde televizyonun hızlı tüketilen doğasının bu alanda yapılan akademik çalışmaların güncel kalmasını zorlaştırdığı vurgulanarak bundan sonraki çalışmalar için öneriler yapılmış ve temsilde çeşitliliğin kuramsal olarak mümkün olmasına rağmen uygulamada zorluğu tartışılmıştır.

DeğerlerDizilerKültür+4
Hüsnü Ekim Gayretli
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The influence of cultural comfortability on customer satisfaction: the case of Amman Airport

Cultural differences between airport employees and passengers can have a substantial impact on how those passengers evaluate and judge the quality of services provided to them at airports. In this regard, the purpose of the present study is to investigate whether the differences of cultural backgrounds between customers and national employees effect the comfortability and satisfaction of customers using the example of Amman Airport. The demographic factors such as age, gender and education was also taken into consideration. The questionnaire was distributed to 100 passengers at the Amman Airport. While both cultural comfortability and customer satisfactions differs by education and nationality, they do not show significant differences based on gender and age. On the other hand, there is a significant impact of cultural comfortability of passengers on their satisfaction. The results of the present research are similar with most of the studies that have discussed the culture within the concept of business, and confirmed that a cultural difference effect

AirportsHofstede, GeertCulture+4
Murad Alhmoud
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Orientations to interculturality in a task enhanced virtual exchange setting: A multimodal conversation analysis study

Virtual exchange practices are steadily gaining importance in the academic world. These practices are echoed in foreign language pedagogy along with its merits to interculturality. Through virtual exchange, foreign language learners have had the opportunity to interact with people in their target language and expose to intercultural communication. However, because the majority of the studies have primarily relied on retrospective data, the actual interaction in virtual exchange, which requires closer analysis, remains a gap. In addition, while there is an overemphasis on emerged cultural differences in intercultural communication studies, few studies have investigated the cultural similarities in these interactions. To address these gaps in both fields, the emic perspective of conversation analysis methodology is applied to a task-enhanced virtual exchange setting. It is aimed to document the emergence of interculturality in this video-mediated interaction and how the participants orient to this with which resources while engaging in a series of (intercultural) tasks. The data includes 10 hours of screen recordings of one virtual exchange partner (VEPs) paired as Tunisian – Turkish. The qualitative analyses revealed that the participants display orientations to interculturality. These orientations are mostly displayed through utterances of similarity and/or difference. The findings contribute to growing literature on intercultural communication by (a) maintaining the view that interculturality is a dynamic notion in a virtual exchange setting, too and (b) challenging the overemphasis in these studies related to the cultural differences by documenting mutually constructed cultural similarities. Drawing on the findings, implications are provided for virtual exchange and intercultural education.

SpeechSpeech analysisCultural difference+6
Zeynep Önder
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessDE

Kültürlerarası bağlamda Yüksel Pazarkaya'nın eseri "Ben Aranıyor" ve çevirisi "Ich und die Rose" örneğinde özçeviri

Bi- or multilingualism is a common phenomenon due to increased migration and globalization. It is also possible to see the reflections of this situation in the field of literature. Many multilingual writers use their qualification to express themselves in their literary work. This bilingual writing allows many authors to translate their own literary works for different reasons. Yüksel Pazarkaya not only owes his special position in Contemporary German Literature to his bilingual work, but is also an exception because he works as a self-translator, and he is almost the only one among Turkish-German writers of Turkish origin who writes his work in two languages. This study provides an overview of how Pazarkaya utilizes the translation process as a self-translator. On the basis of first published "Ben Aranıyor" and its translation "Ich und die Rose", it aims to reveal what privileges self-translators have in contrast to conventional translators. The results of the analysis show that Pazarkaya used the self-translation process to improve his work and continued to write the German version in that process.

Mukaddes Öğünmez
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin internet üzerinden alışveriş davranışlarının oluşmasında elektronik ağızdan ağıza iletişim etkisi: Kültürel farklılıkların incelenmesi

Son zamanlarda elektronik ticaretin gelişimden dolayı, tüketiciler internet üzerinde alışveriş yapmayı tercih etmeye başlamışlardır. Bu bağlamda, internet ortamında tüketicilerin davranışları hem akademik hem de yönetimsel açıdan oldukça önemli bir konu haline gelmiştir. Aynı zamanda tüketiciler üzerinde en etkili gayri resmi medyalardan biri olarak kabul edilen elektronik ağızdan ağıza iletişim (EWOM) de hızlı bir şekilde gündemdeki yerini almıştır. Dolaysıyla, elektronik ağızdan ağıza iletişimin çevrimiçi ortamda tüketici davranışları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, farklı kültürlerdeki tüketiciler farklı davranışlar sergileyebildiğnden dolayı farklı kültürler arasında elektronik ağızdan ağıza iletişimin çevrimiçi tüketici davranışları üzerindeki etkilerinin incelenmesine de ihtiyaç duyulmaktadır ancak bu konu ile ilgili yapılan fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Türk ve Vietnamlı tüketici örneklemini oluşturarak çevrimiçi tüketici davranışları üzerinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Anket yöntemi ile 236 Vietnamlı tüketici ve 232 Türk tüketiciden toplam olarak 468 anket toplanmıştır. Çalışma sonucunda, her iki örneklemde elektronik ağızdan ağıza iletişimin, çevrimiçi tüketici davranışlıları üzerinde önemli etkilere sahip oluğunu açıklanmıştır. Bununla beraber, iki örneklemi birbiriyle karşılaştırılıp, genel olarak kültür ile elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online tüketici niyeti aynı zamanda çevrimiçi satın alma davranışını etkilediği sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuca göre, işletmelere tavsiyeler sunulmuş olup gelecekteki çalışmalar için de öneriler getirilmiştir.

Alışveriş davranışlarıAğızdan ağıza iletişimElektronik ağızdan ağıza iletişim+6
Thu Trang Nguyen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası göç sürecinde birlikte yaşama kültürü ve yerel aktörler: Alanya örneği

Çalışmanın problematiğinin temelinde; yerleşik farklı kültür ve tâbiiyetlerdeki nüfus gruplarının, birlikte yaşama kültürünün gelişmesinde, görünürlüklerinde ve farklılıklarının birlikteliği ile demokratik ortak kültür oluşturulabilmesinde, yerel aktörlerin etki ve etkileşimlerine dair sorgulamalar bulunmaktadır. İki ana kısımdan oluşan, bir durum çalışması niteliğinde planlanan araştırmada; kavramsal, tarihsel ve kuramsal zemin altyapı olarak kabul edilmekte ve üst yapı olarak yerel mekânda bir değerlendirme ile yapısal bütünlükle inşa edilmektedir. Öncelikle çalışmanın ana eksenini oluşturan; uluslararası göç, kültür ve kent temelinde, uluslararası ölçekten yerel ölçeğe geçişlerle, kültürötesilik ve küyerel yönetişim odak kavramlarının beraberinde gelen ve ikisini ortak paydada buluşturan birlikte yaşama kavramıyla, bir kavram demeti gibi ele alınarak kavramsal, tarihsel ve kuramsal temelli değerlendirmeler yapılmaktadır. Belirlenen kuramların içerisinden de, sürecin belirlenen temalarıyla ilgili tutulabilecek kısımları süzülerek, rehberlikleri esas alınmaktadır. Politikalar, yasal ve kurumsal yapılanmalar, yereldeki yansımalar ve geçilen süreçler incelenmektedir. Çalışmanın ikinci kısmında, yerelde bir yerleşim örneğinin incelendiği bir saha araştırmasının yapıldığı mekân olarak; geçmişten bugüne gelen yapısıyla, 126 ülkeden yabancı nüfusun, Türkiye'de yerleşmeyi tercih ettiği Alanya ilçesine odaklanılmaktadır. Saha araştırmasının sonucunda, Alanya'da yerleşik farklı kültür ve tâbiiyetlerdeki yabancı nüfus ile yerli nüfusun, birlikte yaşama kültürünün gelişmesinde, kültürötesilik ve küyerel yönetişim bağlamında etkileşimler, yerel aktörlerin etkileri ve nasıl bir etki-etkileşim süreci ile açıklanabileceği cevaplanmaktadır. Bir açıklamaya ulaşabilecek bakış sağlayabilmek, bütünsel bir resim çizebilmek ve derinlemesine bir anlayış sunabilmek hedeflenmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden durum çalışmasına uygun oluşturulan araştırma deseni takip edilmektedir. Saha araştırmasında; üç farklı tâbiiyet ve kültür bölgesi kökeni hâlinde farklılaşan grupların ve ilgili yetkililerden oluşan grubun araştırma kapsamındaki ilgili algıları, tanımlamaları ve anlamlandırmalarının 'nasıl' olduğu görüşmeler ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Çalışmanın sonunda, süreç düşüncesi ve bütün parça ilişkisiyle değerlendirmeler yapılmaktadır. Uluslararası göçte, yerel aktörlerin mekâna içkinlikleri ile mekânda dengenin sağlanabilmesinde etkili oldukları görülmektedir. Alanya'da kültürötesilik ve küyerel yönetişim tanımlarının mekânda iç içe geçmeleriyle, Alanya'da mekânsal karşılıklarına da ulaşılmaktadır. Sonuçta kurulan hipotezin doğruluğuna da ulaşılmaktadır.

Antalya-AlanyaAşkın kültürlülükBirlikte yaşama+7
Tülin Bozoğlu
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde küreselleşme ve kültür faktörünü avantaja çevirmenin bir yolu olarak kültürel farklılıkların yönetimi

Bu araştırmanın amacı, küreselleşme etkisiyle daha da belirgin hale gelen kültürel farklılıkların işletmeler açısından önemini somut bir örnek üzerinden analiz etmektir. Araştırma, uluslararası işletmelerde kültürel farklılıklar yönetimini avantaja çeviren uluslararası bir işletme olan Mc Donald's üzerine ampirik bir araştırmadır. Günümüzde işletmelerin çoğu kültürel farklılıkların yönetimi konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değillerdir. Oysaki günümüzün yönetim anlayışı, işletmelerde kurumsallığın yaygınlaştırması ve etkinliğin arttırılması adına, kültürel farklılıkların dikkatlice analizini gerektirmektedir. Bu çerçevede çalışmada; Mc Donald's restoran zincirinin Trabzon'daki şubelerinin kültürel farklılık yönetimine bakış biçimleri, kültürel farklılık yönetimine ilişkin uygulamaları (farklılık yaratmak adına ne yaptıkları) ve bu yaptırımların Trabzon özelindeki özellikleri ile Trabzon Mc Donald's şubelerinin iş görenlerinin kültürel farklılıkları bir avantaja çevirmek konusuna ilişkin hassasiyetleri incelenmiştir. İşletmelerin artık uluslararası alanda daha fazla faaliyet göstermesini, küreselleşen dünyasının önde gelen getirileri arasında sıralayabilmek mümkündür. Küreselleşme etkisinin doğal bir sonucu olarak ulaşım ve iletişim imkânlarını artırmıştır. Ancak uluslararası işletmeler pazarlama ve tutundurma faaliyetlerini etkin bir biçimde yerine getirebilmek için ticaret faaliyetini gösterdiği bölge, pazar yahut sektörlerin kültürünü iyi kavramak zorundadırlar. Bu bağlamda, pazarı iyice analiz ederek ve müşteri portföyünü bu analizler sonucunda belirleyerek en uygun stratejiyi geliştirmek durumundadırlar. İşletmeler pazarda hayatta kalabilmek, ortalamanın üzerinde kar elde etmek ve sürekliliğini sağlamak için ticari faaliyetlere başlamadan önce gerekli kültür araştırmalarını gerçekleştirmeli ve hatta gelen ticari faaliyetlerini kültürel farklılıklara bağlı olarak bölgesel veya sektörel olarak değiştirme yoluna giderek pazara uyumlu hale getirmelidirler. Bunları yapmayan işletmelerin kaderi kültür uyuşmazlığı sonucu pazarlardan çekilmek zorunda kalan uluslararası firmalardan farklı olmayacaktır. Uluslararası işletmecilik maliyeti yüksek bir iştir. Kültür farklılıkları göz ardı etmek işletmelerde ciddi manada mali zararlara yol açabilir. Bu durumun yaşanmaması için, uluslararası işletmeler piyasa atılımını gerçekleştirmeden önce kültür konulu analiz ve araştırmalarını yeterli düzeyde yapmasının ve eğer ticari faaliyet göstereceği pazar yeni ve daha önce tanımlanmamışsa daha önce bu pazarda faaliyet göstermiş uzman stratejistlerden destek almasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. . Anahtar Kelimeler: Kültür, Kültürel Farklılık, Uluslararası İşletmeler, Yönetim

Farklılıkların yönetimiKültürKültürel farklılık+5
Asena Zengin
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İki din bir mutfak: Midyat örneği

Bu araştırma, Mardin ili Midyat ilçesinde farklı dini inançlara sahip insanların mutfak kültürlerinin etkileşimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada genel olarak komşuluk ilişkileri, sosyal etkileşim ve ikram/yiyecek alışverişi olmak üzere üç ana tema belirlenmiştir. Komşuluk ilişkileri; hoşgörü ve yardımseverlik alt temalarına ayrılırken sosyal etkileşim; saygı ve eşitlikçilik alt temaları altında incelenmiştir. İkram/yiyecek alışverişi ise kültürel zenginlik, hijyen ve sağlık alt temalarıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılanların hoşgörüyle ilgili düşüncelerinin dini inançlara ve yaşam tarzına hoşgörü gösterme şeklinde olduğu, yardımseverlikle ilgili düşüncelerinin ise dini bayramlar ve festivallerde birbirlerine yardımcı olma şeklinde tezahür ettiği belirlenmiştir. Katılımcıların saygı ve eşitlikçilikle ilgili düşünceleri ise dini ritüellerin uygulanmasında birbirlerine saygı gösterdikleri yönünde ortaya çıkmıştır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve sorunları ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve bölümünde gastronomi ve gurme kavramlarıyla birlikte gastronominin semavi dinlerle ilişkisi açıklanmıştır. Ayrıca, Midyat ilçesinin tarihi, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısı, nüfusu, ekonomik yapısı ve farklı inançlara sahip toplumların mutfak kültürleri hakkında bilgi verilmiştir. Yöntem bölümünde ise araştırmada kullanılan yöntem, araştırma sahası ve çalışma grubu, veri toplama araçları, teknikleri ve verilerin analiz süreci açıklanmıştır. Son bölümde ise elde edilen bulgular ve bu bulguların analizleriyle yapılan yorumlar sunulmuştur

Dini farklılıklarGastronomiKültürel etkileşim+6
Sadiye Aslan
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel alt kültürlerin bireysel ve örgütsel temelleri: Bir sanayi firmasında araştırma

Örgütsel alt kültürler, belirli değer ve normların ya da anlayışların örgüt çalışanları arasında sadece belirli bir grup tarafından paylaşılması ve kendi aralarında benimsenmesi ve savunulması ile tanımlanmaktadır. Alt kültürler, çalışanların tecrübelerini, sezgilerini, beklentilerini, tutum ve davranışlarını örgütün bütününe ilişkin kültürel unsurlara nazaran daha derinden etkilemektedir. Örgütsel alt kültürler doğru yönetilemezlerse örgüt içinde ciddi sorunlara yol açabilecek potansiyel taşırlar. Örgütsel alt kültürlerin doğru yönetilebilmesi için onları anlamaya, anlamak içinde örgüt içerisinde hangi faktörler etrafında şekillendiğini belirlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle çalışmada Türkiye'de bir firmada oluşan örgütsel alt kültürlerin hangi faktörler etrafında şekillendiğini belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırmada, bir sanayi firmasında oluşabilecek alt kültürlerin bireysel, örgütsel ve toplumsal temeller bakımından nasıl farklılaştıkları incelenmiştir. Bu amaçla, Osmaniye ilinde büyük bir sanayi firması genelinde, mavi ve beyaz yakalı toplam 469 çalışandan anket yolu ile veriler elde edilmiştir. Analizler sonucunda, rasyonellik eğilimi, hiyerarşi eğilimi, klan eğilimi ve destek eğilimi olmak üzere 4 kültürel boyut belirlenmiştir. Bu boyutlar kümeleme analizine tabi tutularak, örgüt içerisinde rasyonellik, hiyerarşi ve pasif olmak üzere üç farklı alt kültürün bulunduğu saptanmıştır. Bu bağlamda, bulgular Türkiye'nin toplumsal düzeydeki kültürel farklılaşmalarının, iş ile ilgili değer ve anlayışlara yansımak suretiyle firmada oluşan alt kültürlerin oluşumda etkili olabileceği görüşünü destekler niteliktedir. Analiz sonuçlarında belirlenen alt kültürlerin, genel olarak yöneticinin liderlik tarzı etrafında şekillendiği anlaşılmaktadır. Örgütsel alt kültürlerin bireyler etrafında şekillendiğini ve yayıldığını işaret etmektedir. Anahtar kelimeler: Örgütsel alt kültürler, alt kültürler, liderlik, kültürel farklılaşma, Türkiye

AltkültürEndüstri işletmeleriKültürel farklılık+4
Meryem Derya Yeşiltaş
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessDE

Die Interkulturell bedingten verstandnisschwiderigkaiten bei literarischen texten

Misunderstanding Arising From Cultural Differences in literal Texts. Today the close relations among countries has led the knowledge of a foreign language become a crucial need. Learning a foreign language not only means learning language, but it also presents the possibility of acknowledgement of a foreign culture and values, life styles and thoughts of that language users. Particulary the literal textts, written in a foreign language, reflect the life experiences of a society by having cultural characteristics of that society they symbolize. In foreign language instruction a reader/ student who has communication through a literal text receives it depending on his/ her world schemata or culture. Meeting of two different cultures occurs in the communication between the foreign literal text and foreign language learner.If the learner doesn't know about that foreign culture, during the process of text reception, s/he may try to understand the text by his/her own schemata and cultural experiences.Thus this may cause difficulties in comprehension or even misunderstandings. In this research, the reasons of comprehension difficulties and misunderstandings and how to manage with them succesfully were quested. In the beginning it was determined by an experimental study that the reason of difficulties and misunderstandings arouse from the students unawareness of the foreign culture.Afterwards with the aim to compensate for the lack of cultural knowledge that makes students misunderstand or not understand the literal text, cultural knowledge related to the text was given to the students by a communicative-explanatary method. As a conclusion of this method application, by the statistical measures done, it was seen that this method increases success of learners in literal text comprehension. Under the light of these findings it is emphasized that this method has a crucial function in literal text comprehension and so that it is required to use this method in foreign instruction.

Gülsüm Uçar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin online alışveriş davranışlarının Hofstede kültür boyutları ve UTAUT2 modeli ile incelenmesi: Almanya Türkiye örneği

Teknoloji kullanımının günümüzde oldukça kolaylaşması ve hızlanması ve online alışveriş platformlarının daha güvenli bir yer haline gelmesi sonucu artan online satın alma süreçleri, sosyal ve psikolojik faktörler sonucu farklı şekillenebilmektedir. Bu faktörleri oluşturan en önemli unsurlardan biri sayılabilecek kültür boyutu ise tüketicinin düşünce ve davranış biçimlerini şekillendirerek satın alma kararlarını etkileyebilmektedir. Bu araştırmada kültür boyutları ile online satın alma boyutları arasındaki istatistiksel ilişkilerin incelenmesi ve yapısal eşitlik modeli ile nicel bir biçimde ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda kültür boyutları kapsamında "Hofstede 5'li Kültür Modeli" bağımsız değişken, online satın alma boyutlarını içeren "Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Modeli 2" bağımlı değişken olarak değerlendirilmiştir. Araştırma uluslararası kültür farklarını incelemesi sebebiyle veriler Türkiye ve Almanya olmak üzere iki ülkeden toplanmıştır. Ülke başına en az 380 adet anketten oluşan toplam 781 tüketici yanıtı verileri analiz edilmiştir. Araştırmaya dair analizler sonucunda Hofstede Kültür Faktörleri ile Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Modeli 2 faktörleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kültürel faktörlerin, online satın alma davranışlarını etkileyebileceği ortaya konmuştur. Elde edilen diğer demografik verilerin ise, kültür ve online alışveriş davranışlarına yönelik farklılıklara yol açtığı görülmüştür.

AlmanyaElektronik ticaretKültürel farklılık+7
Cahit İncioğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Basın çevirilerinde diller ve kültürlerarası farklılıklar

Bu çalışmanın amacı İngilizcedenTürkçeye yapılan basın çevirileri kapsamında dilsel ve kültürel farklılıklarınhangi biçimlerde ortaya çıktığını ve sonuç olarak ürüne ne gibi etkilerde bulunduğunu değerlendirmektir. Bu kapsamda İngilizceden Türkçeye yapılan basın çevirileri değerlendirilmeye alınmış olup elde dilen verilere diller ve kültürlerarası çeviri ve etkileşim açısından bir analiz yapılmıştır. 2016, 2017 ve 2018 yıllarında sunulmuşBBC (20), Euronews (8) ve Sputnik News (4) haber ajanslarından toplamda 32 adet haber metni ve çevirileri ele alınmıştır. Spor, sağlık, kültür ve sanat, bilim ve teknoloji, politik ve yaşam ve seyahat başlıklı alanlarından metinler derlenmiştir. Bu inceleme nesnelerine dilsel ve kültürel farklılıklar özelinde işlevselci bir yaklaşım modeli olan ve göndergesel, anlatımsal, duyumsal ve ilişkisel işlevden oluşan Christiane Nord'un Dört İşlev Modeliuygulanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, ele alınan bütün metin türleri açısından göndergesel ve ilişkisel işlevlerin çoğu zaman çevirmen tarafından uygun stratejiler doğrultusunda yerine getirildiği ancakanlatımsal ve duyumsal işlevin tam manasıyla gerçekleştirilemediği gözlemlenmiştir. İngilizce ve Türkçe arasındaki dilsel farklılıkların, iki ülke arasındaki coğrafi uzaklığın, kültüre özgü dil kullanımlarının ve evrensel dil kullanımlarının dilsel ve kültürel farklılıklar noktasında en önemli faktörler oldukları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, Türkçeye yapılan basın çeviri metinlerinin çeşitli adaptasyonlarla sunulduğu ve birçok noktanın eksik olarak verildiği de belirlenmiştir. Bu adaptasyonlar içerisinde içermeme, ekleme, açımlama ve yeniden düzenleme süreçleri mevcuttur. Yeni bir bilim dalı olan Çeviribilim kapsamında basın çevirilerinin dünya genelinde 2000li yılların başından itibaren ele alındığı dikkate alınarak Türkiye genelinde oldukça az çalışıldığı gözlemlenmiş ve bu doğrultuda daha fazla çalışma yapılması tavsiye edilmektedir.

BasınKültürel farklılıkKültürlerarası iletişim+4
Emrah Eriş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin kültürel çeşitliliğe dair bakış açıları: Etnografik bir durum çalışması

Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin sınıf ortamındaki kültürel çeşitliliğe yönelik bakış açılarının incelenmesine ve kültürel farklılıkları ele almak için kullandıkları öğretim stratejilerinin ve tekniklerinin belirlenmesine odaklanmıştır. Bu amaçla, devlet, özel ve uluslararası okul öncesi kurumlarında öğretmenlik yapan ve sınıfında yabancı uyruklu öğrencisi ya da öğrencileri bulunan okul öncesi öğretmenlerinin, sınıf içi kültürel çeşitliliğe yönelik bakış açılarını açıklamak ve buna ek olarak, öğretmenlerin kültürel çeşitlilik konusundaki görüşlerinin sınıf içi uygulamalara nasıl yansıdığını anlamak amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, nitel araştırma yöntemlerinden etnografik durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmacı, 2020-2021 eğitim öğretim yılında İstanbul ve Bursa'da üç farklı kurum ve üç farklı sınıfta dört ay boyunca veri toplamıştır. Mevcut araştırma verilerini görüşmeler, gözlemler ve dokümanlar oluşturmaktadır. Toplanan veriler nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre; katılımcı üç öğretmenin, kültürel çeşitliliği farklı düzeylerde algıladıkları görülmüştür. Özellikle etnik çeşitliliğin nispeten yeni bir olgu olduğu okullarda çalışan öğretmenlerin sınıflarında değişen demografik özelliklerin farkında olmadıkları ve kültürel çeşitliliğe yönelik sınırlı bakış açısına sahip oldukları anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin kültürel çeşitliliğe yönelik bakış açısı ile sınıf içi uygulamaları arasında güçlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, katılımcı öğretmenlerin aile geçmişleri ve akademik geçmişlerinin sınıftaki çeşitliliği etkili bir şekilde kabul etme ve destekleme yetenekleri üzerinde önemli bir rolü olduğu anlaşılmıştır.

EtnografyaKültürel duyarlılıkKültürel farklılık+4
İmran Çağlayan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ve kimlik

Kimlik statüleriKimliklendirmeKültür sömürgeciliği+4
Süer Utku Gül
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
40
Master'sOpen AccessTR

Ortak girişim iş modelinde yönetim anlayışı ve başarı faktörleri

Ortak girişim; iki veya daha çok ortağın (tüzel kişinin), kendi faaliyetlerini sürdürürken, belli bir işi görmek üzere sürekli veya geçici olarak bir işletme kurmasına dayanan bir iş modelidir. Çokuluslu işletmeler yerel pazarlarda faaliyette bulunmanın getireceği riskleri azaltmak amacıyla; yerel işletmelerle ortak girişimde bulunurlar. Bu iş modelinin tercih edilmesiyle iki işletmenin kaynaklarının kullanılması sonucu daha büyük çapta üretim yapılarak birim maliyetlerin azaltılması da sağlanabilmektedir.Ortak girişim iş modelinin başarısı farklı kültürlerden gelen bireylerin bir arada uyumlu çalışabilmesi ile ilgilidir. Uyum sürecini pekiştiren unsurların başında doğru bir sistemi (kurumsal yapıyı) kurmak gelir. Bu iş sistemi ortakların etkin iletişim kurmasına olanak tanıması, farklı kültürlerin değerlerini koruması ve performansı farklı göstergelerle ölçebilmesi bakımından gereklidir.Çalışma; ortak girişim iş modelinde yönetim anlayışı ve başarı faktölerinin irdelenerek; işletme başarısının farklı kültürlerin uyumuna ek olarak; geleneksel finansal ölçüm teknikleri dışında; işletme başarı ve performansını tüm boyutlarıyla bütünsel şekilde ele alabilen dengeli başarı göstergesi ile analizini önermesi bakımından önem taşımaktadır.

BaşarıDengeli ölçüm kartıKültürel farklılık+8
Derya Özsaraç
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımaları: Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinin deneyimlerinin belirlenmesi

İnsanoğlu küreselleşmenin etkisiyle yavaş yavaş daha küresel, daha homojen bir kültüre doğru yol alsa bile, ülkeler arasındaki kültürel çeşitlilik daha uzun süre devam edecektir. Kültürün günlük yaşamı ve insanlar arasındaki etkileşimi derinden etkilemesinin ötesinde, işletmelerdeki iş yapma biçimleri üzerinde doğrudan etkisi vardır. Uluslararası işletmelerin başarısı önemli ölçüde iş yaptığı kültürü iyi tanımasına dayanmaktadır. Farklı bir kültürde faaliyet gösteren işletmeler çoğu zaman kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlarla boğuşmaktadır. Bu çalışma, ülkelerarası kültürel benzerlik ve farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımalarını, Somali ve Türk kültürleri örneğinde tespit etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışmadaki veriler, Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinde çalışan 23 personel ile yapılan detaylı görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bulgular, Türk yöneticilerin Somali ile Türkiye arasında hem uluslararası kültürü oluşturan bileşenler hem de Hofstede'in geliştirmiş olduğu ulusal kültür boyutları açısından önemli farklılıklar olduğunu düşündüğünü ortaya koymaktadır. Katılımcılara göre iki ülke arasındaki tek benzerlik aynı dine sahip olmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası işletme, Kültür, Ulusal kültür, Kültürel farklılıklar, Somali, Türkiye

KültürKültürel farklılıkKültürel çeşitlilik+4
Abdullhi Nor Warsame
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çok uluslu işletmelerde örgütsel yapıya dair farklılıklar ve çok uluslu işletmelerin Türkiye'deki yönetim yapıları

İnsanların birlikte yaşama alışkanlıkları ile ortaya çıkmış olan kültür kavramı toplulukların çeşitlenmesi ile anlam kazanmıştır. Çok sayıda unsuru barındıran bu kavram bir arada çalışma alışkanlıkları ile işletmelere taşınmıştır. Ulusların arasında mesafelerin çok olduğu dönemlerde işletmeler daha çok yerel kültürlerden etkilenmişlerdir. Globalleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslar arasındaki mesafeler kısalmıştır. Bu durum çok uluslu işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çok uluslu işletmeler gittikleri her yeni ülkede ya da bünyelerine kattıkları farklı ulustan her çalışanda hakim olan yerel kültürün haricinde farklı kültür boyutları ile karşılaşmışlardır. Ortaya çıkan kültürel farklılıklar yeni bir inceleme alanı olmuş; öyle ki bu farklılıkların işletme başarısına ve devamlılığına doğrudan etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede örgüt kültürünün önemini arttırmış ve örgüt kültürü ile ilgili modellerin ortaya çıkmıştır. Prof. Hofstede öncülük ettiği bu modelleri belirli boyutlar altında toplamış ve aynı işletmenin farklı iştiraklerinde ayrıştırılan boyutları incelemiştir. Çalışmada örgüt kültürü ve Hofstede'nin örgüt kültürü modeli incelenerek Türkiye'de Telekomünikasyon sektöründe yer alan çok uluslu işletmelerde bu kavramlar röportaj yöntemi ile araştırılmıştır. Dikkat edilen unsur doğu kültürü olan Çin kültüründen Huawei ve batı kültürü olan Birleşik Krallık kültüründe Vodafone gibi iki farklı ancak birlikte çalışan işletmenin incelenmesi olmuştur.

Hofstede, GeertKültürel farklılıkTelekomünikasyon+6
Erhan Bayram
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluğun kültürlerarası boyutu: Polonyalı ve Türk yöneticiler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Bir insanın kabullendiği ahlaki değerlerin ve tutumların, yaşamakta olduğu yakın çevresine yansıdığı bilinmektedir. Günümüzde, özellikle küreselleşme sürecinin getirmekte olduğu olumlu ve olumsuz değişimlerin ışığında, bireylerin davranışları ve sorumlulukları insanların etkileşimi açısından daha önce olmadığı kadar önemlidir. Günümüzde işletmelerin misyon ve vizyonlarında kâr maksimizasyonuna ilişkin çabalarının dışında, iş yerindeki sağlam ahlaki standartların ve faaliyet gösterilen çevreye anlamlı katkılar sağlıyor olmanın gerekliliği artık yaygın olarak kabul görmektedir. Bununla birlikte, her iki kavramla ilgili sorunların devam ettiği gözlenmektedir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, farklı kültürlere göre iş ahlakı ve sosyal sorumluluk kavramlarının farklı anlaşılmasıdır. Bunun dışında, genel olarak ana dili İngilizce olan veya Batı kültürüne ait olan ülkelerde etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili konuların çok daha yaygın olarak ele alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili ana dili İngilizce olmayan ülkelerin görüşlerinin arka planda kaldığı akla gelmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, özellikle ulusal kültür boyutları açısından benzerlikler sergileyen Polonya ve Türkiye'nin işletme yöneticilerinin iş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili algılamaları ve bakış açılarının benzerlik ve farklılıklarının tespitidir. Bu amaçla, etik ve sosyal sorumluluk alanında daha önce geliştirilmiş olan bir ölçek, 80 işletmede çalışan 104 Polonyalı ve Türk yönetici üzerinde uygulanmış ve her iki ülke yöneticilerinin sözü edilen kavramlar açısından benzer algılamalara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Karşılaştırmalı analizKurumsal sosyal sorumlulukKültürel farklılık+5
Marta Kamıla Hancyk Başar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Alaca'da Afgan çobanlar: Kültürel farklılık ve uyum

Göç, yıllar boyu savaş ve çatışmanın hâkim olduğu Afganistan için süreklilik arz eden bir olgudur. Tarih boyunca çeşitli ülkelere göç eden Afgan halkının göç ettiği ülkelerin içerisinde Türkiye'de yer almaktadır. Özellikle son dönemde Afgan göçmenlerin Türkiye'yi ilk sırada tercih ettiği görülmektedir. Bu çalışma Afganistan'dan Türkiye'ye yasa dışı yollarla giriş yapmış ve Çorum'un Alaca ilçesine yerleşmiş Afgan çobanların, gelinen bölgedeki yerli halk ile kültürel farklılık ve uyumlarını ortaya koymaktadır. Çalışma, Alaca merkez ve köylerde bulunan 15 Afgan çoban ve 23 Türk katılımcı ile derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Afgan çobanların göç güzergahları ve bu süreçte yaşanılan zorluklar, göç öncesi ve sonrası göçmen dayanışma ağlarının rolü, gelinen yere uyum sağlamada yerli halkın Afgan çobanlara tutumu, Afgan çobanların yapmış olduğu çobanlık mesleğinin uyum sürecine etkisi, kaçak olmalarından dolayı Alaca'da karşılaştıkları zorluklar, dil bilmenin avantajları ve dil sorununa yönelik çözümler, Afgan çobanların Alaca kültürüne bakışı ve yerli halkın Afgan çobanların kültürel değerlerine tutumu analiz edilmiştir. Afgan çobanların birçoğunun gelinen yere kolay uyum sağladıkları ancak kaçak olmalarından kaynaklı sağlık, ulaşım, barınma alanında birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldıkları görülmüştür. Karşılaşılan bu sorunların, Alaca'nın küçük bir yerleşim yeri olması ve yanında çalıştıkları kişilerin nüfuz gücü ile aşılmaya çalışıldığı tespitler arasındadır. Tespitler arasında Türk kültürü ve Afgan kültürünün benzer olmasından kaynaklı Afgan çobanların birçoğunun kendisini Türk kültürüne daha yakın gördüğü ve Türk kültürel değerlerine önem verdikleri ortaya çıkmıştır. Yanı sıra Afgan çobanlar kendi kültürlerini gelinen bölgede yaşatmaya çalışmaktadır. Alaca halkının kültürel farklılıklara olumlu yaklaşımı Afgan çobanlarla kültürel çatışmaların önüne geçmektedir. Bu durum Alaca'nın çok kültürlü yapısından kaynaklanmaktadır. Ayrıca çok kültürlü yapı Afgan çobanların yerel halk ile iletişimini ve kültürleşme süreçlerini kolaylaştırmaktadır.

AfganlılarGöçlerKültür+6
Tansu Aktaş
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim bağlamında "Etnik farklılıklar, kimlik ve ideoloji" sorunları: Iğdır ili üzerine bir inceleme

Kültürlerarası iletişim, farklı etnik ve kültürel özelliklere sahip bireyler arasında, bir anlamın yaratımı, paylaşımı ve müzakeresini içermektedir. Böylece, farklı toplumlar kendi kültürel özelliklerini diğer toplumlara aktarır, bu durum onların kaynaşmalarına ve barış içerisinde yaşamalarına olanak sağlar. Kültürlerarası iletişimin varlığı zorunlu olarak kültürleşmeyi, uyumu beraberinde getirmekte, yokluğu ise bir temassızlık hali olarak içe kapanma sonucunu doğurmaktadır. Burada kültürlerarası iletişimin ve sınırların gözlenebileceği Iğdır'da, farklı "etnik-kimlik-ideolojik" özelliklere sahip üst iki kültür arasında yaşanan iletişim süreçlerine odaklanılmıştır. Nitel araştırma teknikleri olan "derinlemesine mülakat, katılımlı gözlem ve odak grup görüşmesi"nin kullanıldığı bu araştırmada, her iki etnik gruptaki bireylerin, kültürlerarası karşılaşmaları, mekân paylaşımları ve iletişim pratikleri bağlamında toplumsal problemleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada ayrıca etnik farklılıklar arasındaki kültürlerarası iletişim deneyimi açıklanırken kimlik ve ideoloji kavramları birlikte değerlendirilmiştir. Iğdır'daki Azerbaycan Türkleri ve Kürt etnik gruplarının kültürlerarası iletişim süreçlerinde yerel medyanın rolünü ortaya koymak amacıyla, Iğdır yerel basınındaki gazete yazıları içerik analizi ile çözümlenmiştir. 20 kişiyle gerçekleştirilen derinlemesine mülakat ve üç grup halinde 18 kişiyle yapılan odak grup görüşmesinde, ortaya konan veriler belirli temalar halinde kategorize edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, kültürlerarası iletişim bağlamında üst kimliğe sahip iki etnik gruba ait bireylerin kimliklerini tanımlama biçimleri, iletişim pratikleri, kültürlerarası karşılaşmaları ve ilişki niteliklerinde sorunların olduğu bulgulanmıştır. Bu durumun ideolojik ve siyasi söylemlerden kaynaklandığına dair bir söylem hâkimdir. Nihayetinde Azerbaycan Türkleri ve Kürt etnik grupları arasında toplumsal özdeşlik veya ayrıksılık anlamında ayrıksılığın ön plana çıktığı görülmüştür. Iğdır yerel basınında kültürel entegrasyona dair yazı türlerinin ve olumlu anlamda bir imaj ve temsilin oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesi ve çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle şu önerilerde bulunulmuştur: Kültürlerarası iletişim bağlamında 'tahammülden hoşgörüye, mücadeleden kardeşliğe' dair vurgulamaların ön plana çıktığı, 'kirvelik, evlilik' gibi akrabalık bağlarının ve her iki etnik grubun ortaklaşa yürüttüğü kültürel ritüellerin toplumun geneline yayılması sağlanabilir. Böyle bir yaklaşımla bireysel ilişkilerin daha da güçlendirilebileceği düşünülmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin en uç noktasında yer alan ve üç ülkeye tek kara sınırı olan Iğdır'ın, ulusal medyada genelde kavga, cinayet vb olumsuz temsillerle anılmasının söz konusu bu şehre karşı bir ön yargı ile yaklaşılmasına neden olduğu görülmektedir. Toplumsal hassasiyet gerektiren Iğdır gibi farklı etnik grupların yaşadığı şehirlerde kültürel bütünleşmeyi yansıtan medya içeriklerinin daha fazla yer alması gerektiği önerilmektedir. Bu durum Iğdır'ın şehir imajına olumlu katkı sunacağı düşünülmektedir.

Etnik yapıEtnisiteIğdır+7
Recep Altay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

XX. yüzyıl resim sanatında yalnızlık temasının kültürel ve tarihsel kökenleri

İçinde yaşadığımız çağın temel sosyokültürel sorunlarından biri de yalnızlıktır. Modern yaşamda insan, yalnız olduğunun ve doğadan uzaklaştığının bilincindedir. Kapitalizmin yükselmesi ve teknolojik gelişim sürecinde insan bir diğerini nesne gibi algılamaya başlamış ve birbirine giderek yabancılaşmıştır. Bu nedenle tezde incelenen yapıtlar, yalnızlık ile ilgili konuların altında yatan, tarihsel, sosyolojik, psikolojik ve düşünsel temelleri açısından incelenmiştir. Temel bir duygu olan yalnızlık insanlık tarihinde yaşanan değişimlere paralel olarak yeni biçim ve kavramlar ile özdeşleşmiştir. Modernite ile yalnızlık, yabancılaşmanın doğal işareti sayılırken, sanatçının yalnızlığı ise bir içe dönüş ve benliğin derinliklerine inmeyi kolaylaştırması bakımından sanatsal yaratıcılığı olumlu bir katkı sağlayabilmektedir.Kültür tarihi açısından bakıldığında sanatçının bir meydana getirirken yoğunlaştığı estetik sorunların, tarihsel ve sosyal olgulardan bağımsız kalamadığı görülmektedir. Bazı dönemlerde sanat devletin propaganda aracına dahi dönüşmüştür. Bu çalışmanın bazı bölümlerinde sanatçının üretim şartlarını etkileyen tüm bu olgularla ilişkisi tarihsel bilgiler ışığında incelenmiştir.

20. yüzyılKültürel farklılıkResim sanatı+3
Cumhur Okay Özgör
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00

Related subjects