Effectiveness

95 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere temel çarpma işleminin öğretiminde iki öğretim uygulamasının etkililik ve verimlilik yönünden karşılaştırılması

Matematik becerileri, zihin yetersizliği olan öğrencilerin gerek akademik, gerekse günlük yaşamlarında bağımsız şekilde yaşayabilmelerinin ön koşul becerilerinden biridir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin de matematik becerilerinde zorlandığı düşünüldüğünde; zihin yetersizliği olan öğrencilere matematik becerilerini öğretirken, öğretmenlerin öğretimi uyarlamaları ve çok duyulu öğretim yöntemlerini kullanmaları çok önemlidir. Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniği, öğrenciye somut - yarı somut - soyut aşamalarını kullanarak aşamalı bir şekilde dört işlem becerilerini öğretmeyi hedefleyen bilimsel dayanaklı, çok duyulu modeller arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı zihin yetersizliği olan öğrencilere temel çarpma işlemini öğretmede Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniği kullanımının etkililik ve verimlilik yönünden farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Çalışmaya 12-13 yaşlarında, hafif düzeyde zihin yetersizliği olan dört öğrenci katılmıştır. Çalışmanın bağımsız değişkenleri Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniğidir. Bağımlı değişkenleri ise mantık analizi ve deneysel analizi yapılmış, birbirinden bağımsız, birbirine benzer ve eş zorlukta hazırlanmış temel çarpma işlemlerinden oluşan iki öğretim setidir. Çalışmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Çalışmanın etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, her iki öğretim yöntemi de dört katılımcıya temel çarpma işleminin öğretiminde etkili olduğu bulunmuştur. Her iki yönteminin etkililik düzeyi karşılaştırıldığında ise dört katılımcı için önemli bir fark bulunamamıştır. Araştırmada ayrıca dört katılımcının da temel çarpma işlemini genelleyebildikleri ve korudukları görülmüştür. İki öğretim yönteminin gerçekleşen öğretim oturumu ve aralıklı yoklama oturumu sayısı bakımından verimlilikleri karşılaştırıldığında; iki katılımcıda verimlilik yönünden önemli bir fark bulunamamış, iki katılımcıda ise Nokta Belirleme Tekniği daha verimli bulunmuştur. Öğretim oturumlarının toplam süresi, öğretim oturumlarının ortalama süresi ve aralıklı yoklama oturumlarında gösterilen toplam yanlış sayısı bakımından ise Nokta Belirleme Tekniği dört katılımcı için de daha verimli bulunmuştur. Çalışmada ayrıca katılımcıların temel çarpma işlemini farklı ortama, farklı materyallere ve farklı temel çarpma işlemlerine genelleyebildikleri ve yedi hafta sonra temel çarpma işlemi becerisini korudukları gözlenmiştir. Çalışmada elde edilen sosyal geçerlik bulgularına göre ise katılımcılar, ebeveynler ve öğretmenler çalışma hakkında olumlu görüşler bildirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim, Zihin Yetersizliği, Matematik Öğretimi, Temel çarpma İşlemi, Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi, Nokta Belirleme Tekniği

EtkililikMatematikMatematik öğretimi+7
Tamer Aydemir
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir gerilla pazarlama uygulaması olarak ambient reklamcılık: Geleneksel ve ambient reklamın etkililik açısından karşılaştırılması

Değişen pazar şartları ve tüketici tercihleri işletmeleri daha etkili pazarlama faaliyetleri yürütmeye zorlamaktadır. Bu bağlamda geleneksel yöntemlerin etkilerini yitirmeye başlamasıyla birlikte hem maliyet açısından daha etkili hem de yürütülen iletişim faaliyeti açısından daha verimli pazarlama yöntemleri ortaya çıkmıştır. Bu yöntemlerden bir tanesi gerilla pazarlamadır. Gerilla pazarlama geleneksel olmayan pazarlama tekniklerini kullanan, maliyeti çok düşük, tüketiciyi şaşırtma yeteneğine sahip, yaratıcı ve sıra dışı olan her türlü pazarlama faaliyetini kapsayan şemsiye bir terimdir. Bu çalışmada gerilla pazarlamanın uygulama alanlarından biri olan ambient (ortam) reklamcılık kavramı incelenmiştir. Ambient reklamcılık tüketicilerin etkileşim içerisinde oldukları çevresel elemanları reklam mesajlarını iletmek için kullanan ve bu elemanları reklam açısından anlamlı hale getiren yaratıcı ve sıra dışı bir reklamcılık formudur. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Çalışmada geleneksel bir mecrada yayınlanan yaratıcı bir reklam ile ambient reklamın etkililik açısından karşılaştırması yapılmış ve tüketicilerin bu reklamlara yönelik tutumları cinsiyet ve reklamlara yönelik genel inanış değişkeni açısından incelenmiştir. Sonuç olarak geleneksel ve ambient reklam arasında etkililik açısından bazı farklılıklar bulunmuştur.

Ambient reklamcılıkEtkililikGerilla pazarlama+3
Serhat Özer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürleri ve öğretmenlerin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algıları: Zeytinburnu-Bakırköy örneği

Bu araştırmanın amacı okul yöneticileri ve öğretmenlerin algılarına göre, öğrenci başarısı üzerinde etkili olan öğretmen niteliklerini belirlemektir. Ayrıca, bu araştırmayla bazı demografik faktörler göz önünde bulundurularak müdür ve öğretmenlerin algıları arasındaki farka bakılmıştır. Bu amaçlara ulaşmak için, İstanbul'un Zeytinburnu ve Bakırköy ilçelerinde yer alan okullardan 349 öğretmen ve 52 okul yöneticisi örnekleme alınmıştır. Araştırmada, William (2010)'ın ?Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algıları? adlı anketi ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA ), T-Testi ve LSD analizi kullanılmıştır.Araştırma bulguları, okul müdürleri ve öğretmelerin, öğrenci başarısı üzerinde etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algılarının birbirine benzer olduğu bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin ve okul müdürlerinin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algılarının bazı demografik özelliklerine göre nasıl değiştiği incelenmiş, okul müdürlerinin algılarında cinsiyetlerine göre, öğretmenlerinse cinsiyetleri, kıdemleri ve çalıştıkları okul türüne göre bazı noktalarda anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur.

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim yönetimi+7
Tuğba Olcay Özdemir Şerbet
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin ilköğretim okullarındaki pdr servislerine ilişkin etkililik algılamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında çalışan sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanların psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) servisinin etkililiğine ilişkin algılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ilinde ilköğretim okullarında çalışan 211 sınıf rehber öğretmeni, 90 psikolojik danışman ve mezuniyet değişkeni için 31 alan dışı bölümlerden mezun rehber öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin PDR servisinin etkililiğine ait algılarına ilişkin veriler "PDR Servisi Değerlendirme Ölçeği" (Selen, 2008) ile, psikolojik danışmanların denetim odağı "Rotter Denetim Odağı Ölçeği" (Rotter, 1996) ile, bireylerin kişisel bilgileri ise araştırmacı tarafından (psikolojik danışmanlara ve sınıf rehber öğretmenlerine 2 ayrı formda olmak üzere) oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi, anlamlı farklılıkları incelemek için de Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark bulunamazken mezuniyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Psikolojik danışmanların denetim odağına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaştığı, psikolojik danışman olarak çalışma sürelerine göre ve bulundukları okuldaki çalışma sürelerine göre ise anlamlı bir fark oluşmadığı belirlenmiştir. Çalıştıkları okuldaki PDR servisinin algılanan fiziki şartlarına göre psikolojik danışmanların algıladığı etkililik anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalıştıkları okuldaki psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayısına göre ve psikolojik danışman sayısına göre de anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise, cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark görülemezken, öğretmen olarak çalışma sürelerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmeninin bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre ve okulunda bulunan psikolojik danışman sayısına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Çalıştığı okulda psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayılarına göre PDR servisine ilişkin algılarının anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca, PDR servisine ilişkin olumlu algıya sahip psikolojik danışmanların hangi hizmet alanlarında PDR servisini etkili bulduklarına bakıldığında sırasıyla bilgi verme, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, konsültasyon, koordinasyon, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise sırasıyla konsültasyon, koordinasyon, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, bilgi verme, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İlköğretim okullarında psikolojik danışma, ilköğretimde PDR servisi, PDR servisi, etkililik

AlgıEtkililikPsikolojik danışma+7
Tuba Penbegül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerinin perspektifinden etkili çocuk hakları eğitimi: Anlayışlar ve uygulamalar

Bu çalışmada, çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerin (ÇHUÖ'lerin) perspektifinden etkili çocuk hakları eğitiminin (EÇHE'nin) incelenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim araştırması olarak desenlenen çalışmada veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik örnekleme yöntemiyle seçilmiş çocuk hakları eğitiminde uzman olan altı sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, etkili çocuk hakları eğitiminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili beş farklı anlayışın önerildiği belirlenmiştir. Bu anlayışlar kapsamında, etkili çocuk hakları eğitimi için ön görülen uygulama şekli, bu sürecin nerelerde ve kimlerle gerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, araştırmada etkili çocuk hakları eğitimi için ÇHUÖ'lerin sınıf ve okul düzeyinde gerçekleştirdikleri düzenlemelerle ile ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, sınıf düzeyinde çocuklara haklarını ve sorumluluklarını öğretmeye ve yaşatmaya yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Okul düzeyinde ise çocuk hakları ve sorumlulukları için öğretim uygulamaları, çocuklara hak ve sorumluluklarını yaşatma etkinlikleri ve çocukların katılım hakkı için düzenlemeler yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma Türkiye'de EÇHE için taşınan anlayışlar ve EÇHE için okullarda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, uzman öğretmenler, ilkokul eğitimi, sınıf öğretmenleri

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim+6
Gülay Özdemir Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin çocuk sevme ile mesleki etkililik düzeylerinin karşılaştırılması

Amaç: Beden eğitimi ve spor öğretmenlerin çocuk sevme durumlarının meslekte etkili olmalarını etkileyip etkilemediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Manisa ilinde 2021–2022 eğitim-öğretim yılında ortaokul, lise okullarında görev yapan 201 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli ve kolayda örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu, Barnett Çocuk Sevme Ölçeği ve Beden Eğitiminde Öğretmen Etkililiği Öz-Değerlendirme Ölçeği (BEÖE-ÖD) kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların çocuk sevme ve mesleki etkililik özdeğerlendirme ölçek puanları yüksek bulunmuştur. Çocuk sevme düzeyleri ile cinsiyet ve çocuk sayısı degişkenleri arasında fark tespit edilmiştir. Mesleki etkililik ile çocuk sayısı değişkeni arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Çocuk sevme ile mesleki etkililik arasında pozitif fakat düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Sonuçlar: Çocuk sevme düzeyini etkileyen özelliklerden cinsiyet ve çocuk sayısı dışında diğer değişkenlerde anlamlılık tespit edilmemiştir. Bu farklılık kadın öğretmenler ve çocuğu olan öğretmenlerin lehinedir. Mesleki etkililik öz değerlendirme düzeyini etkileyen özelliklerden çocuk sayısı dışında diğer değişkenlerde anlamlılık tespit edilmemiştir. Öğrenci-öğretmen değerlendirmesi alt boyutunda bir çocuğu olan öğretmenlerin iki veya daha fazla çocuğu olan öğretmenlerden kendilerini daha fazla etkili gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretmenlik, Spor, Çocuk Sevme, Sevgi, Mesleki Etkililik

Beden eğitimiEtkililikÇocuk sevgisi+2
Harun Aslan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özellik ve davranışlarının incelenmesi

Öğretmenlerin etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenlik özellik ve davranışlarını incelemek amacıyla yapılan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Mersin ili merkez ilçelerindeki (Toroslar, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli) okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini oluşturmak için küme örnekleme yöntemi izlenmiş, her merkez ilçedeki farklı eğitim kademelerinden (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) random yöntemiyle beşer okul seçilmiştir. Araştırmaya bu okullarda görev yapan öğretmenlerden gönüllü olarak toplam 413 öğretmen katılmıştır. Veri toplamada Mesleki Etik İlkeler Ölçeği, Etkili Öğretmen Özellikleri ve Davranışları Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmış, veriler 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 21 istatistik programı kullanılarak betimsel istatistiklerin yanı sıra (frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma) Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman korelasyon testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin topluma, okula, mesleğe, meslektaşlara, öğrencilere ve velilere yönelik mesleki etik ilkeleri tamamen benimsedikleri tespit edilmiştir. Çocuk sahibi olma, devlet veya özel okulda görev yapma, derse girilen sınıflardaki öğrenci sayısı ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi öğretmenlerin mesleki etik ilkeleri benimsenme durumlarında anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Öğrencilere yönelik mesleki etik ilkelerin kadın ve bekâr öğretmenler tarafından benimsenme düzeyi daha yüksek olmuştur. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin topluma yönelik etik ilkeleri; okul öncesi öğretmenlerinin meslektaşlara ve öğrencilere yönelik etik ilkeleri diğer kademelerdeki ve branşlardaki öğretmenlerden daha fazla benimsedikleri görülmüştür. Sonuçlar araştırmaya katılan öğretmenlerin etkili öğretmenlerin kişisel özellikleri, öğretmenlik uygulamaları ve kişiler arası ilişkiler alanlarındaki özelliklerine büyük ölçüde sahip olduklarını göstermiş, cinsiyet, derse girilen sınıf düzeyi ve görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyine bu algılarda anlamlı farklılıklar yaratmamıştır. Araştırma, öğretmenlerin topluma ve mesleğe yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmen özelliklerine sahip olma durumları arasında orta düzeyde ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin öğrencilere ve velilere yönelik etik ilkeleri benimseme düzeyleri ile etkili öğretmenin öğretim uygulamaları alanındaki özelliklere sahip olma durumları arasındaki ilişki ise düşük düzeyde olmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik, meslek etiği, öğretmenlik meslek etiği, etkili öğretmen özellikleri

EtikEtkililikEğitim ilkeleri+4
Cihan Tezuçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetimsel açıdan sınıf öğretmenlerinin çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olmalarının etkililiği üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin, çocuk haklarını bilmelerinin yönetimsel açıdan etkisini tespit etmektir. Araştırma sonucunda anket uygulamasına katılan 434 öğretmene ve görüşme yapılan 37 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan çalışma grubu rastgele seçilmiştir. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak anket tekniği uygulanırken, nitel veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sözleşmeyi bilme durumunun cinsiyet, yaş, medeni durum, statü, çocuğu olma durumu, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre değiştiği ve aralarında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda sınıf öğretmelerinin Çocuk Hakları Sözleşmesini okudukları, bildikleri ancak uygulamada (birçok alanda) sözleşmeye uymadıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sözleşmeye uymama nedenleri kendilerinden kaynaklandığı gibi kendilerini de aşan durumların varlığından kaynaklandığı görülmüştür. Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni bilmenin (yönetici, öğretmen, öğrenci, diğer personel) yönetimsel açıdan çok olumlu sonuçlar doğuracağı saptanmıştır. Bu olumluluğun bilinmesine rağmen okullarda katılım hakkının kullanımı konusunda ciddi yetersizlikler görülmüştür. Ayrıca okulların fiziki yapısının çocuğun gelişimsel dönemine uygun olmadığı gibi öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkinin de istenilen seviyede olmadığı tespit edilmiştir. Bu araştırma sadece ilkokullar da çalışan sınıf öğretmenlerine yönelik bir uygulamadır. Bu açıdan yönetici-öğrenci- branş öğretmenleri-veli vd. ayağı eksik kalmıştır. Benzer bir araştırma ile bu konuda yöneticilerin, öğrencilerin, diğer branş öğretmenlerinin ve ailelerin görüşleri alınabilir. Anahtar Sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Yönetim, Sınıf Öğretmenleri

Bilgi kullanımıEtkililikMesleki yeterlilik+7
Ali Ateş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul paydaşlarının görüşlerine göre etkili okul geliştirme

Bu çalışmanın amacı, okul paydaşlarının görüşlerine dayanılarak etkili okulu tanımlamak ve etkili okulu geliştirmede yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Eğitimin ve öğretimin faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için "Okul Paydaşlarından Öğretmen, Yönetici, Veli ve Öğrenciye göre ''Etkili Okul Oluşturmak'' konusu ele alınmış ve okul paydaşlarından öğretmen, yönetici, veli ve öğrenciye göre etkili okulu oluşturmayı amaçlamıştır.

EtkililikEğitim yönetimiOkul etkililiği+5
Seydi Gündüz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokulların etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; öğretmen görüşlerine göre Diyarbakır il merkezinde bulunan ilkokulların yönetici, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarında etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre okulların etkililiklerinin dair algılarının farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkezinde okul dönüşümleri kapsamında müstakil ilkokula dönüştürülen 40 okul ile bu okullarda görev yapan 1072 sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 29 ilkokul ve bu okullarda görev yapan 301 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla Mehmet Şişman (1996) tarafından geliştirilen "Etkili Okul Ölçeği" kullanılmıştır. 5'li Likert tipindeki bu anket 56 maddeden ve okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular frekans, yüzde, aritmetik, ortalama, standart sapma tekniklerinden yararlanılarak SPSS programıyla çözümlenmiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular: 1. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul boyutları yönünden en etkili boyut okul programı ve eğitim-öğretim süreci iken en az etkili olan boyut ise öğrenci boyutudur. 2. Etkili okulun okul yöneticisi dışında tüm boyutlarında öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre farklılıklar bulunmuştur. İlkokullarda etkili okulun öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarındaki özelliklere sahip olma düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri kıdemlerine göre farklılık göstermektedir. Araştırmanın sonuç bölümünde literatür çalışması ve yapılan uygulama sonucunda elde edilen veriler neticesinde çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Etkililik, Etkili Okul

EtkililikOkul etkililiğiÖğretmen görüşleri+1
Muhammed Said Yagız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tezsiz yüksek lisans programlarının etkililiğinin ve kalitesinin değerlendirilmesi (ATÜ İş Sağlığı ve Güvenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı örneği)

Bu araştırmanın amacı, tezsiz yüksek lisans programlarının etkililiğinin ve kalitesinin Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde İş Sağlığı ve Güvenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrencilerin görüşleri ile değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Bu çalışmada, iş sağlığı ve güvenliği tezsiz yüksek lisans programı üzerinde; programın etkililiği ve kalitesini belirlemek için öğrencilerin, eğitim sürecinde ve sonrasında kişisel ve mesleki kazanımlarına dair programa devam eden 195 öğrenciden 168'inin görüşleri doğrultusunda anket yöntemi ile bilgiler toplanmış ve analiz edilmiştir. Öğrencilere, programın kalitesini belirlemek için 25 soruluk; etkililiğini belirlemek için 13 soruluk anket yapılmıştır. Elde edilen bilgiler tablolar halinde öğrencilerin görüşlerini ortaya koymak amacıyla frekans ve yüzdelik olarak verilmiştir. Sonuçlara göre incelenen eğitim programın kalitesinin ve etkililiğinin ankete katılan öğrenciler tarafından yeterli bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Lisansüstü eğitim, etkililik, iş sağlığı ve güvenliği, hizmet, kalite.

AdanaEtkililikEğitim kalitesi+7
Mehmet Sari
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Liderin sosyal güç kaynakları ile çalışan performansı ve liderin etkililiği arasındaki ilişkiler: Cinsiyet perspektifinden bir araştırma

Rol uyuşmazlığı kuramına göre liderlik rollerine ve güce erişim, feminen liderliği yadsıyan toplumsal cinsiyet temelli algılar dolayısıyla kadınlar için göreli olarak daha güçtür. Çalışmada, kadın ve erkek liderlerin sosyal güç uygulamalarının yaratacağı olası rol uyuşmazlıkları ve bunların örgütsel sonuçlara nasıl yansıyacağı sorun edilmektedir. Spesifik olarak, kadın bir lider yumuşak ya da sert güç tatbik ettiğinde çalışanların etkili lider algısı ve performansı nasıl şekillenmektedir? Çalışanların perspektifinden bakıldığında, kadınlar daha az etkili liderler midir? Nihayetinde, kadınların yönetsel pozisyonlarda temsiliyet oranlarının halen arzulanan düzeylerde olmamasını daha az etkili liderlik ile açıklayabilir miyiz? Bu çalışmada, Türkiye bağlamında hangi sosyal güç kaynaklarının liderlerce daha sık kullanıldığına ilişkin algının belirlenmesi ve cinsiyet değişkeni açısından liderin etkisinin ne derece "sosyal" ya da "homo-sosyal" bir nitelik arz ettiğinin ortaya koyulması hedeflenmektedir. Ayrıca, liderlerin ve çalışanların cinsiyetleri veri iken, "hangi sosyal güç kaynakları daha etkin sonuçlar doğuracaktır?" sorusuna yanıt aranmaktadır. Çalışanların liderlerinde algıladıkları farklı sosyal güç kaynakları çalışan performansını nasıl etkileyecektir? Yumuşak güç kaynakları kullanımını kadınlara, sert güç kaynakları kullanımını ise erkeklere atfeden kalıpyargısal rol farklılıkları Türkiye bağlamı için geçerlilik arz etmekte midir? Türkiye bağlamında çalışmakta olan bir örneklem üzerinden toplanan veri ışığında ve liderin kullandığı güç kaynaklarının tarafların cinsiyetleri ile etkileşimi dikkate alındığında çalışanların iş performansları ile algıladıkları etkili liderlik düzeyinin nasıl gerçekleştiği çalışmanın temel sorunsalıdır. Araştırmadan edinilen bulgulara göre, liderin algılanan güç kaynakları ve çalışanların liderlerinin etkililiğine ilişkin algıları ile çalışanların görev ve bağlamsal performansları arasında farklılaşan ilişkiler söz konusudur ve bu ilişkilerin doğası hem liderin hem de çalışanların cinsiyet kompozisyonlarına göre farklılık göstermektedir. Anahtar kelimeler: Yumuşak güç, sert güç, liderin etkililiği, performans, toplumsal cinsiyet, Türkiye, beyaz yakalılar

CinsiyetEtkililikGüç kaynakları+7
Deniz Dirik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi işlemsel düşünme becerisine yönelik program tasarımının geliştirilmesi ve etkililiğinin değerlendirilmesi

21. yüzyıl becerileri arasında yer alan bilgi işlemsel düşünme her bireyin sahip olması gereken bir beceri olarak tanımlanmakta ve önemi çeşitli çalışmalarla ifade edilmektedir. Bu beceri, öğrencilere kazandırılması için öğretim programlarında yerini almaya başlamıştır; ancak bu eğitimi verecek öğretmenlerin de bu beceriye ve bu beceriyi aktarma yetkinliğine sahip olması gerekmektedir. Literatürde bilgi işlemsel düşünme becerisini kazandırmak üzere hazırlanmış ve sadece bilişim teknolojileri alanında olmayan program tasarımına rastlanmamıştır. Bu araştırma ilgili alandaki eksikliğe katkıda bulunmak için öğretmen adaylarına bilgi işlemsel düşünme becerisini kazandırmayı amaçlamıştır. Bunun için bilgi işlemsel düşünme becerisinin kazandırılmasına ilişkin program tasarımının hazırlanması, uygulanması ve etkililiğinin değerlendirilmesi planlanmıştır. Bu çalışmada yeni ürünler tasarlamayı amaçlayan, yenilikçi bakış açısına sahip, değişikliklerin yer aldığı döngüleri içeren tasarım tabanlı araştırma yöntemi seçilmiştir. Tasarım tabanlı araştırmaya göre arzulanan sonuç elde edilene kadar araştırma sürecine devam edilir. Bu çalışmada bilgi işlemsel düşünme becerisi için program geriye dönük model ile tasarlanmış ve ilk çalışma grubuna uygulanmıştır. Uygulama sonunda elde edilen veriler değerlendirilerek program tasarımı güncellenmiş ve başka bir çalışma grubuna uygulanmıştır. İkinci uygulamadan elde edilen veriler de değerlendirilerek program tasarımına son hali verilmiştir. Çalışma grubu vakıf üniversitesinde öğrenim gören sınıf öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencilerinden gönüllü olan 11 öğrenciden oluşmaktadır. İlk uygulamada beş öğretmen adayı, ikinci uygulamada altı öğretmen adayı yer almıştır. İlk uygulama hafta içi her gün olmak üzere toplamda dokuz gün boyunca 40 saat sürerken, ikinci uygulama hafta sonları toplamda sekiz gün-dört hafta sonu olmak üzere toplamda 52 saat devam etmiştir. Programdaki etkinlikler sınıf öğretmenliği göz önünde bulundurularak çeşitli konu alanlarında olmasına ve günlük yaşamdan örneklerin yer almasına özen gösterilmiştir. Bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmek için bilgi işlemsel düşünmenin boyutlarını içeren beceri testi eğitim öncesi ve sonrasında uygulanmış, değerlendirilmesi için analitik rubrik geliştirilmiştir. Ayrıca eğitimi bitirme koşulu olarak öğretmen adaylarından bilgi işlemsel düşünmenin iki ana boyutu için bitirme projeleri istenmiştir. Bu projeleri de değerlendirebilmek için yine analitik rubrik geliştirilmiştir. Programın değerlendirilmesine ilişkin eğitim süresince etkinlik değerlendirme formları kullanılırken, eğitim sonunda öğretmen adaylarıyla görüşme yapılmıştır. Ayrıca program tasarımı için farklı alanlardan uzman görüşü alınarak da değerlendirilmiştir. Tüm sürecin içinde yer alması ve tasarım tabanlı araştırmanın doğası gereği araştırmacının aynı zamanda uygulayıcı olması nedeniyle araştırmacı günlüğü tüm süreci betimlemek için kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre katılımcıların bilgi işlemsel düşünme becerilerinde eğitim sonrasında artış olmuştur. Problem çözme, sorgulama, analitik düşünme becerilerinde gelişme olduğunu, meslek yaşamlarında bilgi işlemsel düşünmeyi kullanabileceklerini, buna ilişkin etkinlikler hazırlayabileceklerini, bu alanda çalışanlarla işbirliği yapabileceklerini ifade etmişlerdir. Katılımcılar, aldıkları eğitimi anaokulundan başlamak üzere her eğitim düzeyinden bireyin alması gerektiğini, günlük yaşamdan örnekleri içermesi yönüyle anlaşılır olduğunu, ancak algoritmalarda zorlandıklarını belirtmişlerdir. Tüm elde edilen verilere göre bilgi işlemsel düşünme becerisi için iki aşamada hazırlanan program tasarımının çalışma grubunda etkili olduğu görülmüş ve bu tür eğitimlerin yaygınlaşmasına ilişkin öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerBilgi işlemsel düşünmeEtkililik+4
Özlem Üzümcü
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Benzerlikler ve farklılıklar stratejisinin sosyal bilgiler dersinde öğrenci başarısı üzerinde etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı Marzano'nun etkili öğretim stratejilerinden benzerlik ve farklıkları belirleme stratejisinin 2017-2018 eğitim öğretim yılı Sosyal Bilgiler dersi ünitelendirilmiş yıllık planına göre 6. Sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde öğrencilerin başarısına etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada çalışmanın amaçlarına ulaşmak için yöntem olarak deneysel model belirlenmiştir. Çalışma, Gaziantep'te bulunan bir özel okulda uygulanmıştır. Çalışma grubunu 6. sınıflardan deney ve kontrol grubu öğrencileri olarak iki şube oluşturmaktadır. 5 hafta olmak üzere planlanan "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde eğitim öncesi ön-test, eğitim sonrası son-test ve eğitimden 6 hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin SOLO taksonomi düzeyine göre değişimlerinin belirlemek için eğitim öncesi ve sonrası açık uçlu sınav uygulanmıştır. Çalışma için bir deney ve bir kontrol grubu bulunmaktadır. Başarı ölçümleri de dikkate alındığında 2x3 deneysel tasarım kullanılmıştır. Ön-test, son-test ve kalıcılık sınav puanları karşılaştırmak için tekrarlı ölçümler testi kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre Deney ve kontrol gruplarının ön-test puanlarına göre son-test ve kalıcılık testlerindeki gelişimleri istatistiksek olarak anlamlılık düzeyindedir. Deney ve kontrol grubun arasındaki farklılaşma ise istatistiksel olarak anlamlılık düzeyinde değildir. Açık uçlu sınav analizlerine göre ise öğrencilerin cevapları SOLO taksonomiye göre farklı düzeylerdedir. Tek yönlü yapı ve çoklu yönlü yapıda daha fazla cevap bulunmaktadır. Öğrencilerin ön sınav ve son sınav cevaplarının değişimi incelendiğinde ise daha üst yapılara geçiş olmakla birlikte daha alt yapılara da geçişler gözlemlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarındaki aynı kalma ve değişme oranlarına göre kontrol grubunda değişkenlik daha az iken deney grubunda değişkenlik daha fazla olmuştur. Yapılan etkinlikler öğrencilerin bilişsel farkındalık düzeylerini artırdığı söylenebilir.

BenzerlikEtkili öğrenme yöntemleriEtkililik+7
Cevahir Duman
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of lesson observation through peer-coaching in a continuing professional development program: Teachers' perceptions of professional development, efficiency and feedback

Teachers' continuing professional development is one of the significant factors both in terms of their job satisfaction and students' academic progress. At this point, it cannot be denied that being responsible for their own learning process during their professional life and managing their perceptions in a proper way have determining roles in achieving the predetermined goals for teachers. In this respect, the purpose of present study was to investigate the teachers' perceptions of continuing professional development and observe to what extend peer-coaching effects their perceptions of professional development. A qualitative research case study design was applied for the present study in accordance with its purpose. 16 instructors (9 female and 6 male) working at the School of Foreign Languages in a private university took part in this study as participants. Collected data was analyzed with Creswell's (2012) inductive content analysis. The findings reached as a result of the study revealed that teachers' perceptions of continuing professional development before peer-coaching process were categorized under four headings. They were (1) lifelong learning, (2) staying up to date, (3) skills development, and (4) team-building process. As a result of the peer-coaching process, a new concept as self-leadership emerged. It was also observed that while the number of participants perceiving the CPD as staying up to date, skills development and team-building process increased, the number of participants perceiving the CPD as lifelong learning remained the same. It was observed that the most meaningful change occurred in perceptions was team-building process with the highest increase followed by skills development with the second highest increase. Additionally, according to the findings, the majority of the participants stated that peer-coaching model was efficient on their professional development processes. Keywords: Continuing Professional Development, Peer-coaching, Professionalism, Efficiency

Peer coachingEffectivenessCoaching+6
Mehmet Salih Yoğun
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2024 yılları arası etkili okul konusunda yapılan araştırmaların sistematik analizi

Bu tezin amacı etkili okul konusunda 2000-2024 yılları arası ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan tez ve makaleleri sistematik analiz yöntemiyle incelemektir. İncelenen bu tez ve makalelere ulusal ve uluslararası veri tabanlarından ulaşılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yıl, örneklem, yöntem, eğitim kademeleri, düzeyleri, sonuç ve önerilerine göre sistematik analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem ulusal hem uluslararası alanda yapılan çalışmalarda en çok kullanılan kavram olarak liderlik ön plana çıkmaktadır. Tezlerin büyük çoğunluğunda nitel yöntem kullanılmıştır. Makalelerde örneklem grubu olarak çoğunlukla öğretmenlerle çalışılmıştır. Hem makale hem tez sayılarında son 10 yılda dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Uluslararası yayınlanan makalelerde en çok etkili okul ortamından bahsedilmiştir. 2000 yılından günümüze kadar yapılan ulaşılabilir olan bütün araştırmalar teze veri sağlamıştır. Söz konusu bu tez ve makalelerin incelenerek analizinin yapılmasının alanyazına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Gelecekte bu alanda çalışma yapacak araştırmacılar, etkili okul konusundaki çalışmalara bu tezde derli toplu bir biçimde ulaşabileceklerdir. Birçok araştırmacı yaptığı çalışmalarda etkili okulun farklı özellikleri üzerine yoğunlaşmış ve farklı boyutlarına değinmiştir. Etkili okul ile ilgili birçok tez ve makale yazılmasına karşın tam olarak ortak bir tanım yapılamamıştır. En yaygın olarak etkili okul için, hedeflerine ulaşabilmiş okuldur şeklinde tanım yapılabilmektedir.

Etkililik
Satı Odabaş
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlere yönelik hazırlanan bir mesleki gelişim programının etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlere sınıf içinde öğretmen-öğrenci rolleri ile ilgili formatör öğretmenler tarafından verilen Mesleki gelişim programının etkililiğini değerlendirerek öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarına ve öğrenci ürünlerine katkısını belirlemektir. Bu çalışma 2009-2011 yılları arasında ?fen ve matematik öğretmenlerinin mesleki gelişim modeli ve bu modelin yaygınlaştırılması? adlı TUBİTAK projesi desteği ile yürütülmüştür. Bu çalışma bir vaka incelemesidir ve iki formatör öğretmen ile üç katılımcı fen ve teknoloji öğretmeninin sınıf-içi uygulamaları bu çalışmanın araştırma konusudur. Bu çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın birinci aşamasında akademisyenler tarafından formatör öğretmenler yetiştirilmiş; ikinci aşamasında ise formatörler katılımcı öğretmenlere sınıf içerisinde hangi tür beklentileri oluşturmaları gerektiği ile ilgili yaklaşık 3 hafta süren bir eğitim vermiştir. Bu eğitimde öğretmenler sınıf-içi normlar ile ilgili teorik ve uygulamaların yer aldığı derslere katılmışlardır. Sonrasında öğretmenler kendi sınıflarında uygulama yapmışlar ve bu sınıf-içi uygulamalar bir video kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde tümdengelim (Patton, 2002:453-455) ve söylem analiz (Blumer, 1969) yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin eğitimden önce genelde öğretmen-merkezli inançlara sahip oldukları, eğitimden sonra ise sınıflarında öğrenci-merkezli inançlar oluşturmaya çalıştıkları gözlenmiştir. Eğitim öncesi ve sonrası öğretmen söylevleri incelendiğinde, eğitim öncesi otoriter söylemin sınıf ortamında yoğun bir şekilde kullanıldığı, eğitim sonrasında ise diyalojik söylemlerin daha sıklıkla kullanıldığı gözlenmiştir. Bununla birlikte, diyalojik söylemin yoğun olduğu sınıf ortamında, öğrencilerin derslere bireysel olarak katılmayı tercih ettikleri, fikirlerini gerekçelendirdikleri ve alternatif cevaplar verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca bu sınıflarda, öğrenci konuşma sürelerinde bir artışın ve buna paralel olarak öğretmen konuşma süresinde ise bir azalmanın olduğu gözlenmiştir.

DiyalogDiyalojik iletişimEtkililik+7
Sedat Kanadlı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış fen bilimleri dersinin etkililiğinin incelenmesi

Teknolojideki gelişmelerin günümüzde eğitim ortamlarını etkilediği görülmektedir. Eğitim alanında kullanılan teknolojiler eğitimi daha etkili ve verimli hale getirmeye çalışmaktadır. Bu çalışmanın amacı web 2.0 uygulamaları kullanılarak geliştirilen Fen Bilimleri dersinin öğrencilerin iletişim ve etkileşim becerileri, Fen Bilimleri dersi ve teknolojiye karşı tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu çalışma, geleneksel sınıf ortamı ile web 2.0 uygulamaları ile tasarlanan eğitim ortamının öğrencilerin gözlenen sınıf içi etkileşim düzeylerinin, ders ve teknolojiye karşı tutumlarının karşılaştırılması açısından eğitimcilere ve eğitim materyali geliştiricilere yol gösterici niteliktedir. Tek gruplu ön test ve son test deneysel desenin kullanıldığı çalışmada web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış dersler altıncı sınıf düzeyinde 39 öğrenciye dokuz haftalık süre boyunca uygulanmış ve derslerle ilgili belirli zamanlarda video kayıtları alınmıştır. Ayrıca uygulama öncesinde dersler araştırmacı tarafından gözlenmiş iki hafta boyunca video kaydına alınmıştır. Böylece, önceki geleneksel ortamda işlenen derslerdeki sınıf içi etkileşimin, web 2.0 uygulamaları gerçekleştirilen sınıf ortamındaki etkileşimin kıyaslanması sağlanmıştır. Web 2.0 araçları olmadan iki hafta boyunca kayıt altına alınarak işlenen dersler ön izleme olarak tanımlanmış, web 2.0 araçları kullanılarak işlenen derslerden 8 ve 9. haftalarından elde edilen kayıtlar da son izleme olarak isimlendirilmiştir. Verilerin analizinde sınıf içi etkileşimin içeriğinin analizi için Ober Etkileşim Analizi yöntemi, Fen Bilimleri dersine yönelik tutumu ölçmek için Fen ve Teknoloji Tutum Ölçeği, teknolojiye yönelik tutumu ölçmek için Teknoloji Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Sınıf içi etkileşimin analiz sonuçlarına göre, son izlemede öğretmenin pekiştireç verme davranışında artış olduğu, öğretmenin açığa çıkarma miktarının arttığı ancak öğrencilerin ve öğretmenin cevap verme oranının azaldığı gözlenmiştir. Bu durum kullanılan yöntem gereği öğrencilerin merak ettikleri soruların cevaplarını, interneti kullanarak araştırma yapması olarak açıklanabilir. Ayrıca etkileşim kategorilerinden öğretmenin sunum yapması kategorisinde artış gözlenmiştir. Videoların ayrıntılı incelenmesiyle bu artışın sebebinin, öğretmenin teknolojik araçlar üzerinden yapılan sunumlar ile ders işlemesi olduğu tespit edilmiştir. Son izlemede öğrencilerin konuyu sunması kategorisinde düşüş gözlenmektedir. Bu durumun nedeni olarak da öğrencilerin sunumlarının e-portfolyo haline getirilmesidir. Öğretmen kategorilerinden öğretmenin yöneltme ve düzeltme davranışlarında artış gözlenmiştir. Bu durumu web 2.0 araçlarla işlenen Fen Bilimleri dersiyle ilk kez karşılaşan öğrencilerin, yapılması istenen görevlerin ve uyulması beklenen kuralların artması olarak açıklayabiliriz. Uygulamaların açılması ve işlemlerin sıralı bir şekilde yapılması öğretmen tarafından verilen komutlarla yönlendirilmiş ve düzeltilmiştir. Son izlemede sessizlik ve gürültü kategorilerinde artış gözlenmiştir. Sessizlik ve gürültü kategorisi ayrıntılı analiz edildiğinde öğrencilerin aktif halde oldukları verilen performans etkinliklerini tamamlamaya çalıştıkları, öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluğunu aldığı, daha etkin iş birlikçi çalıştığı gözlenmiştir. Sonuç olarak web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin etkinlikleri tamamlamakta hevesli olduğu ve öğretmenin her öğrenci ile ilgilenmesinin sonucunda birebir dönüt verme düzeltme davranışında artış olduğu gözlenmiştir. Bu uygulama ile öğrenciler ve öğretmen daha aktif hale gelmiş, öğrencilerin sorumluluk alma ve işbirliği yapma davranışlarında artış olduğu gözlenmiştir. Sınıf içi etkileşim analizi bulguları doğrultusunda elde edilen verilerin Fen Bilimleri Tutum Ölçeği ve Teknoloji Tutum Ölçeğinden elde edilen sonuçlarla desteklendiği ve hem derse hem de teknolojiye yönelik tutumun olumlu yönde değiştiği gözlenmiştir.

Bilgisayar destekli eğitimEtkileşimsel analizEtkililik+6
Emine Sarı
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkili matematik öğretmeni'ne ilişkin ortaöğretim öğrencileri ve ortaöğretim matematik öğretmenlerinin görüşleri (Ankara ili örneği)

Bu ara?tırmanın temel amacı ?Etkili matematik öğretmeni? ne ili?kin ortaöğretim matematik öğretmenleri ve öğrencilerin görü?lerine dayalı bir betimleme yapmaktır. Bu ara?tırmada 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı devlet ortaöğretim okullarında görev yapan 73 matematik öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören 670 öğrenciden veri toplanmı?tır. Matematik öğretmenlerinin görü?lerini belirlemek amacıyla açık uçlu soruların yer aldığı bir anket formu kullanılmı?tır. Anket ki?isel bilgiler ve diğer bilgiler olmak üzere iki bölümden olu?maktadır. Orta öğretim öğrencileri içinse anket formu kullanılmı?tır. Ara?tırmanın nicel sonuçları, matematik öğretmenleri ve öğrencilerinin ?etkili matematik öğretmeni? ni benzer bir biçimde tanımladıklarını göstermi?tir. Öğrencilerin etkili bir matematik öğretmeni ile ilgili verilen maddeler içerisinde en çok katılım gösterdikleri ifadeler ?önceki çalı?maları sıklıkla gözden geçirmesi?, ?konu alanında derin bilgiye sahip olması? ve ?kendinden emin ve rahat olması? iken; matematik öğretmenlerinin en çok katılım gösterdiği ifadeler ?öğrencinin düzeyinde ve net açıklamalar yapması?, ?kendinden emin ve rahat olması? ve ?konu alanında derin bilgiye sahip olması? olduğu saptanmı?tır. Diğer taraftan öğrenci görü?lerine göre en az katılım gösterilen ifadeler ?öğrencileri motive etmek için sıklıkla ele?tiriyi kullanması?, ?ders süresince düzenli olarak test uygulaması? ve ?sınıf disiplini konusunda katı olması? iken; matematik öğretmenlerinin görü?lerine göre ?öğrencileri motive etmek için sıklıkla ele?tiriyi kullanması?, ?daima sınavları göz önünde bulundurarak öğretimini planlaması? ve ?ders süresince düzenli olarak test uygulaması? ?eklinde gözlenmi?tir. Ara?tırmada, matematik öğretmenlerinin açık uçlu sorulara verdikleri cevaplara göre ortaöğretim matematik öğretmenlerinin etkili bir matematik öğretmeninde bulunması gereken özellikleri ?ileti?im?, ?alanına hakim olmak? ve ?öğretim ilke ve yöntemleri bilgisi? temaları çerçevesinde belirlenmi?tir.Ara?tırmanın sonuçları doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle bu temel kavramlar çerçevesinde daha kapsamlı ve geni? örneklemli yeni çalı?malar yapılmasının matematik eğitimine katkı sunacağı öngörülmektedir.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Etkili Öğretmen, Matematik Öğretmeni, Öğrenci

EtkililikMatematikMatematik öğretimi+6
Mustafa Gök
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessAR

Fiillerin ve isimlerin lugavi farklılıkların açıklanmasında Kur'ân bağlamının etkisi - The context of the Qur'an in dectecting linguistic differences in verbs and nouns

This study concludes the effect of Quran's context in revealing the Language difference in verbs and nouns. It focused on words meaning which cams in the Holly Quran. There are two different meaning of a word in Quran: Lexical meaning and contextual meaning, the context is effected by its text, or what is presented in it. Because the context which is surround a word gives it its meaning. And it is concerned with linguistic differences for the Quran's words. The effect of its context that is surrounded with, as a word is found in two different situations. Any context hides its meaning on itself. So a word meaning changes according to the context that it occurred in it. Key Words: Language, The Holly Quran, context, effect, Difference, meaning تتضمن هذه الدراسة أتثري السياق القرآين يف كشف الفروق اللغوية ألفعال وأمساء، فتت كز على معىن الكلمة ما جاء يف القرآن الكرمي، فالكلمة يف القرآن الكرمي معنيان: املعىن املعجمي، واملعىن السياقي، أي: ما ه الوارد فيه. ألن السياق احمل ُ حيكم عليه السياق يف مجلته أو يف نص يط بكلمة مينحها معناها، و ين ع ابلفروق اللغوية لكلمات قرآنية أتثري سياقه احمليط هبا كأن ترد كلمة يف سياقني خمتلفني، ف سيا في ٍق كل خي معناه عليها، لذلك ختتلف معىن كلمة واحدة حبسب السياقات اليت ترد فيها. الكلمات املفتاحية: اللغة، القرآن الكرمي، السياق، األثر، الفروق، املعىن.

Raad Salahaddın Noraddın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The analysis on the teachers' views about the efficiency of the acquisitions in 2013 pre-school education programs on the application

The aim of this study is to evaluate the teachers' views about the assessment of the efficiency in the application of Pre-School education program implemented by Ministry of National Education in the Academic Year of 2013-2014. In this sense, 78 teachers who are employed in public schools with nursery class and in the independent nursery schools in Batman that are connected to the Ministry of National Education were interviewed. Within the scope of the interview, the attendants are directed semi-structured questions and efficiency of the program is evaluated. In the study, qualitative research design is used. The research data are collected with interview forms, and N-VIVO-8 program is used in the data analysis. A theme is created for every question, and totally seven themes are composed. When these themes are analyzed, it is possible to see the differences caused by daily education flow, the impact of activity plan on the acquisitions, the role of activity types on the acquisition, the sufficiency and contribution of acquisitions and indications, the difficulties faced in the program, the problems encountered in the application process, solution proposals and the differences between the old and new program. When the conclusions are evaluated under these themes, it is understood that there are changes in the size of the activities, and the plan provides flexibility to the teacher in the course of teaching as well as being useful, neat, understandable and applicable. Besides, it is seen that the dimensions of the plan preparation and evaluation have changed. It has been determined that the activity plan contributes in a positive way and it conforms to the acquisitions and makes the teaching process more systematic. While most of the attendants have found the activity types as being satisfactory and combining the activities contributes the child's improvement, few of them have maintained that they are not adequate. When the conclusions about the acquisitions and indications are analyzed, it is concluded that the acquisitions are satisfactory, clear, understandable and detailed, and they are suitable for the children's ages. The difficult parts of the program are the low levels of ages, unsuitable class design, having a lot of evaluations and the difficulty of planning process. The problems encountered in the course of the implementation process are the lack of materials, not informing the teachers, long process of preparing a plan and the mixed aged groups. When the solution proposals are mentioned, the attention is mostly drawn to the fact that teachers should be informed of the plan and asked for their opinions, they should also be trained before the application. In addition to these, organizing a good class environment and renewing the evaluation part are the other important issues addressed. The main difference of the new program from the old one is that it is generally more detailed, student-centered, more flexible and more applicable.

EffectivenessEducationEducation programs+4
Mehmet Akif Kay
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Benlik imajı ve reklam sunucusu imajı uyumunun reklam etkililiğindeki rolü

Reklamcılığın tarihsel gelişimine bakıldığında, ürün odaklı bilgisel reklamcılıktan kişilik, imaj ve yaşam biçimi odaklı bir reklamcılığa doğru değişim yaşandığı görülmektedir. İşte bu noktada reklamların içeriğiyle ilgili tartışmalar ortaya çıkmaktadır. Bazı çevrelere göre, reklam dünyası tamamen bilgilendirici olma amacından saparak, daha imaj ağırlıklı ve duygusal içerikli özelliğe sahip olmayı tercih etmektedir. Bu değişimin nedeni olarak hem pazarlama iletişimi hem de tüketicilerin toplumsal, kültürel ve psikolojik özelliklerinde yaşanan değişimler gösterilmektedir. İnsanların günde ortalama on bin mesajın içinde boğuldukları pazarlama ortamında, satış yapmak günümüzde kolay değildir. İnsanların ilgi, istek ve ihtiyaçlarını gerçekten anlamak konusunda geleneksel araştırmaların ve günümüz markalaşmasında geleneksel pazarlama yöntemlerinin zaman zaman yetersiz kaldığını görülmektedir. Satın alma kararlarının tekrarlanabilmesi ve sürekli hale getirilebilmesi için de duyguların harekete geçirilmesini sağlayacak uyarıcıların işin içine katılması gerekmektedir. Bireylerin, tüketim davranışlarını belirleyen önemli etmenlerden biri de benlik kavramıdır. Benlik kişinin kendini algılayış biçimidir. Kişinin kendini nasıl gördüğü, kişiliğine ilişkin neler düşündüğüdür. Birey nasıl biri olduğunu gerçek benlik ve ideal benlik olmak üzere iki boyutu ile ifade eder. Gerçek benlik sahip olduğu özellikleriyle, yani kim olduğu ile ilgilidir. İdeal benliği ise kim olmak istediği ile ilgilidir. Bu çalışmanın temel sorunu tüketicilerin kendilerine dair gerçek ve ideal benlik imajı ile reklamdaki sunucu oyuncuya dair algıladıkları benlik imajı arasındaki uyum ve bu iki tür benlik imajı uyumunun bazı değişkenlerde belirleyiciliği olup olmadığıdır. "Benlik İmajı ve Reklam Sunucusu İmajı Uyumunun Reklam Etkililiğindeki Rolü" adını taşıyan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; değişen tüketici davranışı, kişilik, kimlik ve benlik kavramları ile birlikte tüketim davranışında benliğin rolü üzerine yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında, benlik kavramı ışığında yaratıcı düşüncede kullanılan temel yaklaşımlar, reklam çekicilikleri ve taktikler incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde, uygulanan alan araştırmasının sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Reklam üretiminde önemli tercihlerden birini oluşturan oyuncu seçiminde, oyuncunun tanınmış ya da tanınmamış olmasının tüketicinin tercihleri üzerine etkileri ve seçilen oyuncunun tüketicilerin ideal benliklerini ifade etmedeki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca, araştırmanın dayandığı kavramlara yer verilerek araştırma konusu, amacı, kapsamı ve kısıtları, modeli, değişkenleri, örnekleme süreci, veri ve bilgi toplama yöntemlerinden bahsedilerek hipotezin hangi analiz teknikleri ile test edileceklerine ilişkin açıklamalarda da bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gerçek Benlik İmajı, İdeal Benlik İmajı, Benlik İmajı Uyumu, Reklam Tutumu, Marka Tutumu, Satın Alma Niyeti, Reklam Sunucusu, Reklamda Ünlü Kullanımı.

Benlik imajıEtkililikReklam etkinliği+3
Özlem Işıklar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezleri'nin etkililiği ve işlevselliğine ilişkin öğretmen, öğrenci, yönetici ve uzman psikolojik danışmanların görüşleri

Gelişimin hayatın her alanında hızla gerçekleştiği bir çağda devletler politikalarını bu hıza ayak uydurabilmeye yönelik yapmaktadırlar. Yönetici potansiyeline sahip, geleceğin lideri olan bireyleri yetiştirmek bir devletin geleceğine yapabileceği en büyük yatırım olacaktır. Buna yönelik olan eğitim politikaları üstün yetenekliler eğitimine büyük yer vermektedir. Türkiye'de Bilim ve Sanat Merkezleri üstün yetenekli bireylerin eğitimi için kurulmuş olan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kurumdur. Çalışmanın amacı, Elazığ Bilim ve Sanat merkezlerinin etkililiği ve işlevselliğinin belirlenmesidir. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezinde Bilim ve Sanat Merkez'ine devam eden öğrenciler, aynı dönemde merkezde görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenler ile Elazığ Rehberlik ve Araştırma Merkezinde görev yapmakta olan uzman psikolojik danışmanlar üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise N-Vivo 11 programından yararlanılmıştır. Yapılan analizlere göre üstün yetenekli öğrencileri tanılama sürecinde eksik yönler olduğu, uygulanan eğitim programlarına ilişkin etkinliklerin bazı yönlerle geliştirilmesi gerektiği, öğrencilerin örgün eğitimle beraber BİLSEM'e devam etmelerinin sıkıntı oluşturduğu ve devamsızlık problemlerinin yaşandığı, BİLSEM'in fiziki şartlarının bazı yönlerden yetersiz olduğu, BİLSEM ile veliler arasındaki iletişimde problemler yaşandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenek, Üstün zeka, Bilim Sanat Merkezi, Zeka, Yetenek

Bilim ve sanat merkezleriEtkililikEğitim programları+3
Taha Kaan Bulut
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim fen ve teknoloji dersinde alternatif bir değerlendirme aracı olarak posterlerin etkililiğinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı posterlerin alternatif ölçme ve değerlendirme aracı olarak kullanılabilirliğini ve öğrencilerin akademik başarılarına etkisini belirlemek, ayrıca öğrencilerin bu konudaki görüşlerini incelemektir.Araştırma, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Yozgat ilinin, Şefaatli ilçesi, Sarıkent İlköğretim Okulu ve Şehit Suat Altuntaş İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 6. sınıftaki 36 öğrenciyle yürütülmüştür. Nicel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı bu araştırmada deney grubu öğrencileri (N=16) ve kontrol grubu öğrencileri (N=20) rastgele belirlenmiştir.Araştırma ?Maddenin Tanecikli Yapısı?, ?Yaşamımızdaki Elektrik? ve ?Vücudumuzda Sitemler? ünitelerinde yapılmıştır. Araştırma haftada 4 ders saati olmak üzere 16 hafta boyunca sürdürülmüştür. Ünite başlarında, her iki gruptaki öğrencilerin ön bilgilerini kontrol altına almak ve ayrıca iki grup arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla ön bilgi testleri uygulanmıştır. Ünite sonlarında da iki farklı değerlendirme yönteminin (Geleneksel Ölçme ve Değerlendirme ve Poster Sınavı) öğrencilerin başarıları üzerindeki etkisini tespit etmek için başarı testleri uygulanmış; ayrıca deney grubu öğrencilerinin Poster Sınavı ile ilgili görüşlerini almak için Poster Günlükleri kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçları SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Alternatif ölçme ve değerlendirme aracı olarak posterlerin, geleneksel ölçme ve değerlendirme yöntemlerine göre öğrencilerin akademik başarılarına olumlu katkı sağladığı belirlenmiştir.

AfişlerAkademik başarıEtkililik+5
Didar Yılmaz Köseoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00

Related subjects