Fiscal policies

132 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Vergilerin kooperatifler bağlamında yorumu Türkiye için bir değerlendirme

Bireylerin günlük yaşamı için ihtiyaç duyduğu yiyecek, giyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını, daha verimli ve rasyonel şekilde sağlamak için oluşturulan işbirlikleri kooperatifçiliğin temellerini oluşturmuştur. Endüstri devrimi 19. Yüzyılda modern kooperatifçilik hareketinin doğmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Türkiye'de kooperatifçilik hareketi Osmanlı Devleti döneminde Mithat Paşa'nın "Memleket Sandıkları" ve Cumhuriyet döneminde Atatürk'ün bir numaralı üyesi olduğu "Ankara Memurin Erzak Kooperatifi" ile gerçekleşmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kooperatiflerin ekonomi içerisinde istenilen seviyede aktif hale gelmesi için kooperatifçilik ilke ve hedefleri de dikkate alınarak, mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Söz konusu mevzuat düzenlemeleri, başta vergi hukuku olmak üzere pek çok konuda tartışmalı ve yoruma açık hususlar ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, kooperatiflerin muafiyet şartlarına ilişkin olarak, ortak dışı işlemlerin neler olduğu, ortak içi sayılan işlemler ve iktisadi işletme müessesinin nasıl uygulanacağıyla ilgili görüş ve öneriler bulunulacaktır. Yine kooperatif özel kanunları, katma değer vergisi ile diğer vergi ve harç kanunlarında kooperatiflere yönelik düzenlemelere ilişkin uygulamada karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri açıklanmıştır.

KooperatiflerMaliye politikalarıVergilendirme+1
Mehmet Ağbal
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Maliye politikasının gelir dağılımına etkisi: OECD ülkeleri üzerine bir araştırma

Gelir dağılımında adaletin sağlanması tarih boyunca tüm dünyanın en önemli sorunlarından biri olmuştur. Gelir dağılımının sadece ekonomik gösterge olmaması aynı zamanda sosyal barışın ve toplumsal refahın temel taşı olması gelir dağılımını oldukça önemli hale getirmektedir. Vergiler ve kamu harcamaları gelir dağılımının iyileştirilmesinde oldukça etkili maliye politikası araçlarıdır. Bu çalışmada vergiler ve kamu harcamalarının gelir dağılımı üzerindeki etkileri incelenmektedir. OECD üyesi 24 ülkenin 2004-2017 dönemi verileri kullanılarak, gelir dağılımı adaletsizliği ile vergiler ve kamu harcamaları arasındaki ilişki panel veri analiz yöntemleri aracılığıyla araştırılmıştır. Panel regresyon modelinde, Gini endeksi bağımlı değişken; dolaylı vergiler, kamu harcamaları, gelir vergisi, kurumlar vergisi, servet vergileri ile birlikte çeşitli makro iktisadi değişkenler bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ekonometrik analiz sonuçlarına göre; gelir vergisi, servet vergileri, kamu harcamaları ve büyüme değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca varılamamış, dolaylı vergilerin ise gelir dağılımı üzerinde bozucu etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, enflasyon, işsizlik ve nüfus artış hızındaki artışın gelir dağılımını bozucu etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gelir Dağılımı, Maliye Politikası, Panel Veri Analizi, Gini Endeksi, OECD Ülkeleri

Ekonometrik analizGelir dağılımıMaliye politikaları+2
Meryem Genç Tüsün
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The role of fiscal and monetary policies in achieving economic stability in Turkey and Brazil during the period 2000-2015

This purpose of this study is to clarifying the impact and relationships between some macroeconomic variables in the field of fiscal and monetary policies and achieving economic stability away from the external shocks that affect both the aggregate supply and the demand of Turkey and Brazil during the period 2000-2015. However, economic stability policies include controlling both consumer price index, and unemployment to certain limits, as well as achieving the goal of continuously reducing inflation and reducing the unemployment rate to normal. A stable environment is fundamental to the efficiency of an economy. While the issue of stability can divide into three specific economic objectives: real output growth, full employment, and price stability. These objectives are interrelated and interdependent. Without full employment, the potential output in an economy will not fully realize. However, price fluctuations may lead to uncertainties. The research hypothesis is that developing countries that have reached rates of economic growth and maintain an acceptable level of economic stability, which is characterized by a low rate of inflation or close to the regular rate of unemployment. The most significant findings of the study, the fiscal and monetary policies impact on achieving economic stability in Turkey and Brazil, However, fiscal and monetary policies can use to achieve long-term economic stability if the increase in the money supply is equal to the growth of net national product without the use of policies based on expansion and contraction.

BrazilEconomic stabilityFiscal policies+2
Alı Sabrı Taher Taher
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of taxation in Afghanistan in comparison to Turkey

Tax is an effective way for influencing the behaviours of buyers. This is both an advantage, on account of utilizing Taxes to discourage, or encourage to support the utilization of some goods, additionally a disadvantage as a consequence of the negative motivation impacts that redistributive taxes creates. The support for Tax may be absolutely powerful, when taxation is welfare making strides. Anyway, when the support for tax strategy is in light of contemplation of correspondence countries, the optimal of such tax gets to be more an issue of qualities. It is a also well-established fact that the government bureaucracy in many developing countries is large, difficult to understand, non-transparent and time-conamounting, Afghanistan is also among those countries which experiments a huge bureaucracy, especially in collecting taxes however, procedures sometimes have little to do with how firms or individuals actually go about when dealing with the government bureaucracy. Also a comparison between two countries at different stages of development is always a difficult task. Indeed, drawing lessons from one country does not mean a simple application of procedures that have proved to be successful in a foreign land. In fact, taxation may play the central role in building and sustaining the power of states, and shaping their ties to society. However, is not to claim that taxation is an unambiguously and universally positive activity; much depends on the way in which states and the societies either achieve or fail to negotiate revenue generation. There are only a very limited number of instruments at a government's disposal when it tries to stimulate long-run growth, and one of these instruments is tax system. That is why it's very important to analyze the way in which taxation influence economic growth. This problem is especially vital for the countries suffering very low growth (Afghanistan is among them). Unfortunately, there was no significant change in Afghanistan tax system during past 30 years but the present system needs changing badly, because it lacks both economic efficiency and social equity. Keywords: Taxation, Afghanistan Taxation Policy,Turkey Taxation Policy,Income and Expense Evaulation,GDP and Tax effection in Income.

AfghanistanIncomesFiscal policies+3
Walid Ahmad Salehzada
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Katma değer vergisi tevkifatına tabi işlemlerde iade, yaşanan sorunlar ve bir uygulama

Ülkemiz 1985 yılından itibaren büyük bir reform olarak nitelendirilebilecek bir uygulama ile KDV'ni yürürlüğe koymuştur. 1985 yılına kadar yürürlükte olan 8 ayrı dolaylı vergi kaldırılmış, bunların yerine 01.01.1985 tarihinden itibaren KDV yürürlüğe girmiştir. Tevkifat, KDV'nin vergi sorumlusu başlıklı 9. maddesini temel alan, verginin vergi sorumlularınca kesilmesini ve mükellef adına alacaklı vergi dairesine ödenmesini ifade eden bir müessesedir. KDV tevkifatıyla ilgili bugüne kadar Maliye Bakanlığı çok sayıda genel tebliğ yayınlamıştır. 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 'KDV Genel Uygulama Tebliği' kendisinden önce yayınlanan bütün genel tebliğleri kaldırarak tek bir tebliğ altında birleştirmiştir ve KDV tevkifatının nasıl ve hangi oranlarda uygulanacağını geniş bir biçimde ele almıştır. Çalışmamızda KDV ile ilgili geniş bir bilgilendirmeden sonra KDV'de vergi sorumluluğu, tevkifatın vergi hukukumuzdaki yeri, tevkifat uygulamasının lehinde ve aleyhinde olan görüşlerle birlikte KDV'ndeki tam ve kısmi tevkifat müesseseleri pek çok açıdan değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kısmi tevkifata tabi olan işlemlerle ilgili KDV iadesine konu olan örnekler olayda incelenerek konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.

Katma değerKatma değer vergisiMaliye politikaları+2
Duygu Kurt Erol
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizlerde uygulanan maliye politikalarının etkinliği

Ekonomi sistemi içinde iktisat düşüncelerinin farklı gruplandırılmasına yol açan ve iktisat literatürünün dallara ayrılmasında pay sahibi olan iktisat politikaları ekonomi konjonktüründeki dalgalanma devrelerinde uygulanma alanı elde etmiştir. İktisat politikalarından küresel piyasada en fazla müdahale aracı olarak kullanılan maliye politikaları Büyük Buhran ve sonrasındaki süreçte kullanılmaya başlayan doktrinleri Vietnam Savaşı ve Petrol Krizlerinin ardı ardına gelmesiyle sorgulanmaya başlamıştır. 2008 Krizine kadar büyük şüpheyle yaklaşılan maliye politikaları, küresel krizin sosyal devlet gerekliliğini göstermesi ile birçok ülke ekonomisinde günümüze kadar yaygın olarak kullanılmaktadır. Finansal krizin sonuçlarının ülkelerin mali ve finansal yapısı, ekonomide yer alan bireylerin tüketim alışkanlıkları, üretimde ve tüketimde yer alan aktörlerin beklentileri, sektörlerin risk yönetimi gibi birçok faktörden ötürü maliye politikasının etkin olabilmesine verdiği cevaplar farklılık göstermektedir. Etkin maliye politikası aracının kamu harcamaları politikası mı yoksa vergi gelirleri politikası mı olduğu literatürde her ülke örnekleminde farklılık gösterdiği tespit edilerek; çalışmada ülke örneklemi olarak Türkiye'nin 2006:1-2019:4 döneminin reel GSYİH, toplam kamu harcamaları ve toplam vergi gelirleri verilerinden yararlanarak maliye politikası test edilmiştir. Yapılan analizde hem kriz etkisinin göz ardı edildiği modelde hem de kriz etkisinin dahil edildiği modelde maliye politikasının etkin olduğu ve örneklem ülke Türkiye için en etkili maliye politika aracının kamu harcamaları politikası olduğu saptanmıştır.

Ekonometrik analizFinansal krizKriz+2
Simge Elverici
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil binek otomobillerin vergilendirilmesi: Türkiye örneği

Otomotiv endüstrisinde meydana gelen teknolojik gelişim ile birlikte küresel düzeyde çevrenin korunmasına yönelik gösterilen çabaların ortak bir sonucu olarak konvansiyonel fosil yakıtlı içten yanmalı motorlu binek taşıtlar yerini yeni nesil binek taşıt olarak ifade edilen elektrikli ve hibrit elektrikli taşıtlara bırakmaktadır. Bu ikame sürecinde birçok ülke ve şehir fosil yakıtlı otomobillerin kullanımının sınırlandırılması veya tamamen yasaklanmasına yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda, otomotiv pazarında kendisine yer bulmaya başlayan yeni nesil taşıtların yaygınlaştırılması ve konvansiyonel taşıtların yerini alması amacıyla bu tip taşıtlara yönelik çeşitli teşviklere ihtiyaç duyulmaktadır. Yeni nesil otomobillerin kullanımında tüketici tercihlerinin yeni nesil binek taşıtlar lehine değişmesi, çeşitli teşvik unsurlarının vergilendirme sürecinde dikkate alınmasına ve vergi tekniğinin bu amaca göre kurgulanmasına bağlıdır. Çalışmada yeni nesil taşıtların yaygınlaşmasına yönelik dönüşüm sürecinde, Türkiye'de binek taşıtlara yönelik uygulanmakta olan özel tüketim vergisi ve motorlu taşıtlar vergisinin, yeni nesil taşıtlara nihai tüketicilerin talebinin artmasına katkı sağlayacak şekilde revize edilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Öneriler genel olarak bu tip taşıtlardaki vergi yüklerinin azaltılmasını ve diğer teşvik unsurlarını ihtiva etmektedir. Bu çerçevede, yeni nesil binek otomobillerin kullanımının yaygın olduğu ülkelerdeki binek otomobil vergilendirme süreci ve teşvikleri incelenmiş, politika değişikliklerinin binek otomobil satışları ve sektörel etkileri üzerinde durulmuştur.

Maliye politikalarıMotorlu taşıtlar vergisiOtomobil+3
Eren Özkan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto paraların vergilendirilmesi

2009 yılında ödeme araçlarına alternatif olarak ortaya çıkan Bitcoin, 10 yıl içerisinde hızla büyüyerek yeni bir ekosistemi inşa etmiştir. Bu yeni yöntemle aracıların ortadan kalkması sayesinde çok büyük finansal hareketler oldukça ucuz ve kolay hale gelmiştir. Fakat sonrasında ortaya çıkan birtakım iktisadi ve sosyal tehditler para otoritelerinin ve devletlerin pek de hoşuna gitmediğinden bu ekosistem hızlı bir şekilde düzenlemelere maruz kalmıştır. Bu düzenlemelerde en çok zorluk yaratan kısım vergiler olmuştur. Çünkü kripto paraların hangi kategoriye gireceğini ve nasıl vergilendirileceğini belirlemek oldukça güçtür. Bu konuda birbirinden farklı dünya görüşleri ortaya çıkmış ve ülkeler birbirlerinden farklı uygulamaları benimsemeyi seçmişlerdir. Bu da beraberinde başka sorunlara zemin hazırlamıştır. Gene de pek çok ülke bir karara varmış olsa da kullanıcı sayısı itibariyle öne çıkan ülkelerden birisi olan Türkiye'de ise düzenlemeler için hala somut bir adım atılmamıştır. Son yıllarda kripto paralar konusunda çalışmalar artmaya başlasa bile kripto paraların vergilendirilmesi konusu üzerinde yeterince durulmamış, bu konuyu ele alan çalışmalar ise oldukça dar kapsamlı olmaktan öteye geçememiştir. Konuyla ilgili ilk detaylı ve kapsamlı bilgilerin yer aldığı bu tezin temel amacı bu konuda yapılacak çalışmalar için yol gösterici bir kaynak oluşturmaktır. Bu maksatla birinci bölümde kripto paraların gelişim süreci incelenecek ve konunun iktisadi yönleri de ele alınacaktır. İkinci bölümde, kripto paraların ne tür vergi sorunlarını ortaya çıkardığından bahsedilecek ve ülkelerin attığı adımlar incelenecektir. Tezin son bölümünde ise Türkiye için uygun vergileme yönteminin nasıl olabileceği tartışılacaktır. Sonuç kısmında da tüm bulgular birlikte değerlendirilecektir

Kamu maliyesiKripto para birimiMaliye politikaları+3
Gökhan Ünalan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi türlerinin gelir dağılımı üzerindeki etkisi

Maliye politikasının en önemli araçlarından olan vergilerin gelir, servet ve mal ve hizmetler üzerinden alınmasının çeşitli etkileri vardır. Makroekonomik hedefler için vergilendirmenin gelir dağılımı üzerinde belirleyici etkileri bulunmaktadır. Bu çalışma vergi türlerinin gelir dağılımına nasıl etki ettiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda 38 ülkeden oluşan seçilmiş ülke grubu ile 2003-2019 yıllarını kapsayan panel veri analizi yapılmış, ülkelerin gelir, servet ve harcamalar üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımına etkisi ölçülmüştür. Sonuç olarak seçilen ülkelerde harcamalar üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını bozduğu, gelir ve servet üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını iyileştirdiğine ulaşılmıştır. Türkiye için 2014-2020 yıllarını kapsayan analiz İBBS 1. Düzey ve 2. Düzey olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. 1. Düzeyde anlamlı sonuçlar bulunamamıştır. 2. Düzeyde ise teoriyle uyumlu olarak seçili ülke grubuyla oluşturulan model ile benzer sonuçlar bulunmuştur. Harcamalar üzerinden alınan vergiler gelir dağılımını bozarken, gelir ve servet üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını düzelttiği görülmüştür.

Gelir dağılımıKamu maliyesiMaliye politikaları+2
Elif Yalçın
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Politik konjonktür hareketleri teorisi: Türkiye incelemesi

Demokratik sürecin bir gereği olarak uygulanan seçim dönemlerinde siyasi otoritenin seçimleri kazanmak amacıyla ekonomi politikaları uygulaması "Politik Konjonktürel Dalgalanmalar Teorileri" literatürünü oluşturmaktadır. Bu tezde, politik konjonktürel dalgalanmalar teorilerinin varsayımlarının Türkiye'de 1980-2025 yılları arasında yapılan genel seçim dönemlerinde geçerli olup olmadığını ortaya koymak için bazı ekonomik değişkenler FNARDL analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular Türkiye'de ilgili dönemde politik konjonktürel dalgalanmaların olmadığı yönündedir.

Kamu ekonomisiMaliye politikalarıSiyasal Bilgiler Fakültesi
Seda Atalay Özer
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The relative efficiency of monetary and fiscal policy in Turkey

There are specific macroeconomic objectives that every country economy would like to achieve. To reach these objectives, mostly used instruments are monetary and fiscal policy. It is a controversial issue which of these policies is relatively more efficient. On the other hand, it is vitally important to detect efficient policy tools in terms of being used the source of country efficiently, achieving macroeconomic objectives faster, and dealing with economic crises. In this study, which of monetary and fiscal policy is more efficient on the Turkish economy has been tried to detect with the help of an econometric analysis. Therefore, the relationship between the rate of non-interest expenditures, budget revenues, and broad money supply (M2) to GDP and GDP growth rate has been analysed by the Ordinary Least Squares (OLS) method with a data set spanning from 2003:q2 to 2016:q1. According to the analysis results, it has been concluded that monetary policy is an efficient policy while fiscal policy is non-efficient policy for Turkish economy.

Budgetary revenuesEconometric analysisLeast squares method+6
Ümit Acar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan vergi sisteminin ekonomik analizi

Vergi, ülke içi dengeli gelir dağılımını sağlamak amacıyla transfer ödemeler yapıp alt ve üstyapı çalışmaları yürüterek, en önemli gelir kaynağı olup ve bu gelirlerle sağlık, eğitim, hukuk ve güvenlik hizmetleri gibi alanlarda devletlerin birçok ihtiyacına katkıda bulunur. Toplumsal gelişimin her aşamasında, devletin kendi vergi politikası formları ve işlevleri vardır. Devlet, vergi sistemini hem ekonomik hem de sosyal yaşam alanı üzerinde olumlu bir etki oluşturarak toplumun tüm üyelerine fayda sağlayacak biçimde düzenlemelidir. Aynı zamanda, vergiler bütçe gelirlerinde önemli bir rol oynamakla birlikte uyarıcı, düzenleyici bir işlevi de yerine yetirmektedir. Vergi oranlarındaki değişiklikler, yeni vergilendirme biçimlerinin getirilmesi yoluyla devletin ekonomik faaliyetini güçlendirebilir veya zayıflatabilir. Bu bağlamda vergiler, modern zamanlarda milli gelirin yeniden dağıtılması için en önemli araç olma özelliğine sahip bireysel ve sosyal çıkarlar arasında optimal bir denge oluşturmaya yardımcı olan bir sistemdir. Araştırmanın evreni Azerbaycan vergi sistemidir. Azerbaycan'da vergi sistemi dört gelişim sürecini kapsamaktadır ki, bunlara, XIX yüzyılın sonu XX yüzyılın başlarındaki vergiler, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti zamanındaki vergiler, Sovyet hakimiyeti dönemindeki vergiler ve Azerbaycan bağımsızlık dönemi sonrası vergilerdir. 1991 yılında Sovyetler birliğinin dağılması ve Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilan etmesi Azerbaycan tarihi için önemli bir adım olsa da sosyalist ekonomiden kapitalist ekonomiye geçişin ilk yılları ülke ekonomisi için zorluklu ve ağrılı süreci arkasıysa getirmiştir. Diğer taraftan ise Ermenistan'la siyasi istikrarın bozulması ve ülke topraklarının %20 işgal olunması, ekonomik durumu daha da kötüleştirerek, sosyal-ekonomik ve demografik yapının bozulmasına neden olmuştur. Ülkede 1991-1992 döneminde, çağdaş vergi sisteminin oluşturulması aynı anda esaslı iktisadi değişiklikler ve piyasa ekonomisine geçiş süreci başlamıştır. Azerbaycan vergi sistemi ile bağlı daha önce birtakım araştırmalar yapılsa da, vergi sistemin ekonomik analizi, onun ekonomik büyüme, milli gelir, istihdam üzerindeki payı araştırılmamıştır. Bu araştırma, gelecekte vergi sisteminin gelişmesi ve ekonomideki payının yükseltilmesi için önemli kaynak olma özelliği taşımaktadır. Araştırmanın temel amacı, Azerbaycan vergi sistemini inceleyerek yıllar içinde değişen vergi oranlarının hangi minval de hareket ettiğini belirlemek, onun ekonomik büyümeye ve milli gelirlere etkisini tespit ederek şu anki durumunu ortaya koymaktır. Çalışmada temel olarak nitel yöntem kullanılsa da, tezin bazı bölümlerinde istatistik ve sayısal veriler de kullanıldığından zaman zaman nicel yönteme de başvurulacaktır. Araştırmada yaygın kullanılan veri/doküman analizinde Azerbaycan vergi sistemi incelenecek ve istatistik veriler toplanarak karşılaştırmalı analizler yapılacak ve bu değişmenin ekonomik büyümeyi ne kadar etkilediği ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Ekonomisi, Azerbaycan Vergi Sistemi, Vergi Oranları, Ekonomik Büyüme

AzerbaycanEkonomik analizMaliye politikaları+2
Zabita Mammadzada
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Fiyat istikrarının sağlanmasında para ve maliye politikaları ve fiyat düzeyi mali teorisi

Makro ekonomik politikaların amaçları arasında fiyat istikrarını gerçekleştirmek son yıllarda üzerinde fikir birliğine varılan amaç olarak dikkat çekmektedir. Bu amacı gerçekleştirmek için, merkez bankalarına her türlü hükümet baskısından ve müdahalesinden uzak kalabilmesi için araç ve amaç bağımsızlığı verilmektedir. Geleneksel bir bakış açısıyla değerlendirilen bu amaç doğrultusunda uygulanan para politikası uygulamaları parasalcı yaklaşımın bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir.Diğer yandan maliye politikasının fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi son yıllarda yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Para politikası uygulamalarının tek başına fiyat istikrarının sağlanabilmesi için yetersiz kalacağını ve maliye politikası ile uyumlu bir para politikası uygulanması gerekliliği üzerine vurgu yapılmaktadır. Maliye politikalarının fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisini kamu borç stoğuna bağlayan ve maliyeci yaklaşım olarak adlandırılan Fiyat Düzeyi Mali Teorisi, geleneksel yaklaşımın tersine ekonomik rejimin Ricardocu olmayan bir yapı sergilediği durumlarda maliye politikalarının ve özellikle kamu açıklarının enflasyonun belirleyicisi olacağını savunmaktadır.Çalışmada 1989?2007 dönemine ait üçer aylık veriler kullanılarak Türkiye Ekonomisinde iktisadi rejimin Ricardocu mu yoksa Ricardocu olmayan özellikler mi gösterdiği VAR modeli ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, özellikle 2000 dönemi sonrasında maliye politikası baskın (dominant) bir rejimin varlığını desteklemektedir.

FiyatFiyat düzeyiFiyat istikrarı+6
F. Zişan Kara
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gelir eşitsizliğinin giderilmesinde maliye politikasının sosyal yönü: Negatif gelir vergisi uygulaması

Bu çalışma, sosyal refah kavramını ve refah devleti perspektifini, maliye politikalarının sosyal yönü ve gelir eşitsizliği kavramını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Birinci bölümde, sosyal refah ve refah devleti kavramlarının tarihsel gelişimi ve temel özellikleri açıklanmıştır. Refah devletinin birey, ekonomik sistem ve düzen üzerindeki etkileri incelenmiş; liberal, Benthamcı ve Rawlscu yaklaşımlar gibi sosyal refah teorileri karşılaştırılmıştır. Ayrıca Pigou optimumu, Pareto optimumu ve Bergson'un sosyal refah fonksiyonu gibi kriterler değerlendirilmiş ve muhafazakâr, sosyal demokrat ve liberal refah devleti modelleri analiz edilmiştir. İkinci bölüm, maliye politikalarının sosyal işlevleri ve gelir dağılımı adaletine odaklanmaktadır. Gelir dağılımı kavramı, fonksiyonel, sektörel, bölgesel ve kişisel gelir dağılımı bağlamında ele alınmış; eşitsizliklerin ölçümünde kullanılan Gini katsayısı, Lorenz eğrisi ve yüzde payları gibi araçlar tartışılmıştır. Ayrıca, gelir vergisi, servet vergileri ve sosyal güvenlik vergilerinin gelir eşitsizliği üzerindeki etkileri detaylandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise negatif gelir vergisi teorisi ve Türkiye'deki uygulamaları incelenmiştir. Bu sistem, düşük gelirli bireylere doğrudan destek sağlama hedefiyle yoksullukla mücadelede etkili bir araç olarak ele alınmıştır. Friedman, Tobin ve Ripon gibi ekonomistlerin teorik yaklaşımlarına dayanarak negatif gelir vergisinin avantaj ve dezavantajları değerlendirilmiş; Türkiye özelinde eğitim yardımları, sağlık yardımları, engelli ve yaşlı yardımları gibi uygulamalar detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Sonuç olarak, çalışma, sosyal refah ve refah devleti politikalarının teorik çerçevesini negatif gelir vergisi uygulamalarıyla birleştirerek, sosyal adaletin ve ekonomik eşitliğin sağlanmasında bu politikaların kritik rolüne dikkat çekmektedir.

Gelir eşitsizliğiMaliye politikalarıNegatif gelir vergisi+1
Osman Oğuz Çayköylü
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumlar vergisinin genişletici maliye politikası ile ilişkisi: Türkiye ile OECD ülkelerinin mali ve ekonomik büyümelerinin analizi

Bu çalışmanın amacı, Kurumlar Vergisi ile Ekonomik Büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tez kapsamında maliye politikasının gelişim süreci, amaç, araç ve ilkelerinden bahsedilmiştir. Kurumlar vergisinin gelişim süreci ve teorisi hakkında bilgiler verilip OECD ülkelerinde oran ve toplam vergi gelirleri içindeki yüzde payı incelenmiştir. Kurumlar vergisi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki ve ekonomik büyüme modelleri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Türkiye ve OECD ülkeleri ekonomilerinin 2002-2016 yılları arasındaki verileri kullanılarak sırasıyla yatay kesit bağımlılık testi, birim kök testi (Pesaran(2007)) ve son olarak Swamy(1970) modeli kullanılarak rassal katsayılar regresyon analizi yapılmıştır. Çıkan sonuçlar yakınsama hipotezine göre her bir ülke için ayrı ayrı incelenerek OECD ülkeleri ile Türkiye karşılaştırması yapılmıştır. Sonuçlara göre; Türkiye'de kurumlar vergisi gelirlerinde meydana gelen %1'lik artış ekonomik büyüme üzerindeki değişmeyi %0,12 birim artırdığı ve ekonomik büyümede meydana gelen %1'lik artışın kurumlar vergisindeki değişmeyi %1,67 birim oranında artırmaktadır. OECD ülkelerinde, kurumlar vergisi gelirlerinde meydana gelen %1'lik artış ekonomik büyüme üzerindeki değişmeyi yüzde olarak 0,04 - 0,17 birim aralığında artırdığı, ekonomik büyümede meydana gelecek %1'lik artış kurumlar vergisindeki değişmeyi yüzde 1,15 - 5,38 birim aralığında artırdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Maliye Politikası, Vergi Politikası, Türkiye, OECD, Ekonomik Büyüme, Kurumlar Vergisi, Panel Veri Analizi, Birim Kök, Yatay Kesit Bağımlılığı, Rassal Katsayılar Regresyon Analizi

BüyümeEkonomik büyümeFinans+7
Murat Kılıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin gelirlerinde vergilerin yeri

Yıllardır devletlerin en önemli gelir kaynağı olan vergi, kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde devamlılığının sağlanması için düşünülmüş ve geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yüzden vergi, ekonomik ve sosyal hayatın düzenlenmesinde geçmişten günümüze önemli bir yere sahip olmaktadır. Diğer devletlerde olduğu gibi, asırlarca üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı Devleti de vergi toplamakla yükümlüydü. Devletin diğer gelirlerinin yanı sıra vergi, devletin sürekliliği için önemli ve zorunlu bir yere sahipti. Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu toprakları dâhilinde kurulmuş olan ve hızlıca büyüyerek yüzyıllar boyunca geniş topraklar üzerinde hâkimiyet kurmuş çok güçlü bir devletti. Bu kadar uzun yıllar boyunca ayakta kalmasında vergi sisteminin de önemi büyüktü. Halkının farklı din, örf ve adetlerini göz önüne alarak esnek ve herkesi memnun ederek kapsaya bir sistem geliştirmişti. Devletin fethettiği topraklardaki hoşgörülü politikası, adil bir hukuksal düzen kurması ve bunlara göre bir ekonomik sistem geliştirmesi de yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmesinde etkili olmuştur. Vergi devletin milletten, millete geri hizmet olarak ve millet için harcamak amacıyla topladığı paradır. Tüm devletlerde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu'nda vergi, devletin gelirleri içerisinde en büyük yere sahipti. Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu'nda uygulanmış olan şeri ve örfi gibi vergi sistemleri, bu sistemleri oluşturan ve etkileyen faktörler değerlendirilmiştir. Ayrıca, Osmanlı Devleti'nin idari ve mali yapısının yanı sıra ekonomik ve toplumsal yapısı ve bunların ilişkisi doğrultusunda bünyesinde barındırdığı çeşitli halktan insanlardan nasıl vergi topladığı ve kendi halkını da nasıl vergilendirdiğini hukuki acıdan incelemek amacıyla bu tez yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Osmanlı Maliyesi, Örfi Vergiler, Şeri Vergiler, Osmanlı Ekonomisi, Vergi Sistemi, Vergi, Gelir Kaynakları

Bütçe gelirleriEkonomi tarihiGelirler+7
Özgenur Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

H.1095/1684 tarihli Ahkam Defteri (Mad 2931) s. 168-332 (Metin ve değerlendirme)

Osmanlı Devleti'nde genellikle maliyeye ait hükümlerin toplandığı defterlere ahkam defteri denir. Ahkam hükmün çoğulu olup, hükümler demektir. Ahkam defterleri padişah adına divandan çıkan hükümleri ihtiva etmektedir. Defterdarlıktan çıkan Maliye Ahkam Defterleri'ndeki hükümler Osmanlı maliyesi hakkında mühim bilgiler vermektedir. Üzerinde çalıştığımız MAD 2931 numaralı ahkam defteri II. Viyana Kuşatması'ndan hemen sonra 1684 yılında tutulmuştur. Bu tarih Kutsal İttifak Savaşları'nın başlangıcına denk gelmektedir. Dönemin atmosferi, mâlî kayıtlara net olarak yansımış olup; sefer organizasyonu, mühimmat, mukataa, ticaret, anlaşmazlıklar gibi çok farklı konularda hükümler bulunmaktadır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm defterin tutulduğu dönem olan IV. Mehmed döneminin bir değerlendirmesi şeklindedir. İkinci bölüm hükümlerin transkripsiyonudur. Üçüncü bölüm ise tespit edilen 515 adet hükmün konu dağılımı yapılarak değerlendirildiği bölümdür.

Ahkam DefterleriDefterlerMaliye politikaları+3
Muhittin Akbaş
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de akıllı maliye politikasının değerlendirmesi

Maliye politikalarını farklı bir bakış açısıyla yorumlayan akıllı maliye politikası, küresel krizden bu yana yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmelerin yansımalarını daha yenilikçi ve değişimi yapısal sorun odaklı ele alan bir politik tutumdur. IMF tarafından şekillendirilen içeriğe sahip olan bu politikalar ile maliye politikalarının konjonktür karşıtı, büyüme dostu, kapsayıcı büyüme, güçlü bir vergi kapasitesi ve ihtiyatlı bir yapıda yürütülmesi tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de 2009-2020 dönemi süresince uygulanan maliye politikalarının, akıllı maliye politikasına ne kadar uzak ne kadar yakın olduğunu değerlendirmek ve akıllı maliye politikasına yönelik bir yol haritası sunmaktır. İlgili dönem içerisinde Türkiye'de uygulanan maliye politikalarının bazı yönlerden akıllı maliye politikasına yakın bazı yönlerden ise uzak olduğu tespit edilmiş ve bu kapsamda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Maliye politikalarıTürkiye
Nurbanu Tarım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kişisel gelir vergisinin gelir dağılımı üzerine etkileri

Gerek Türkiye'de gerekse dünya genelinde, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere bakıldığında gelir dağılımı eşitsizliği görülmektedir. Türkiye'de hemen her dönem gelir dağılımındaki düzensizlik sorunu; uygulanan yanlış politikalar, ekonomik ve politik istikrarsızlık sebebiyle, üzerinde önemle durulması gereken bir sorun halini almıştır. Bu çalışmada gelir ve gelir dağılımı kavramları teorik olarak açıklanmaya çalışılmış, iktisat ve maliye biliminin önemli temsilcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Türkiye'deki kişisel gelir vergisinin gelir dağılımına etkileri incelenmiştir. Çalışmada Türkiye'deki gelir dağılımının eşit olmadığı, düşük gelirli nüfusun milli gelirden aldığı payın çok düşük, yüksek gelirli nüfusun ise aldığı payın çok yüksek olduğu görülmüştür. Gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payının düşük olması ve gelir vergisinin önemli bir kısmının stopaj yoluyla ücretlilerden alınması gelir dağılımını olumsuz yönde etkilemiştir. Ayrıca, vergi gelirlerinin büyük bir bölümünün gelir dağılımına olumsuz etki eden dolaylı vergilerden karşılanması da vergi politikasının gelir dağılımına olumsuz yönde etki ettiğinin kanıtıdır.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGelir vergisi+2
Hande Karakaş
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gayrimenkullerin vergilendirilmesinde ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri

Gayrimenkuller dünya ekonomilerinin her döneminde ihtiyaç duyulan ve tercih edilen en önemli iktisadi kaynak ve yatırım aracı özelliğindedir. Ülkelerin gayrimenkul sektöründeki başarıları ya da başarısızlıkları ülke ekonomilerinin aynası niteliğindedir. Gayrimenkul sektöründe var olan canlılık ülke ekonomileri ve ticari döngünün kilit noktasını oluşturmaktadır. Gayrimenkul sektörüne şeklini veren inşaat sektöründen başlayarak gayrimenkul sektörünün hammaddesini sağlayan sektörlerden; gayrimenkullerin pazara sürülmesi, kredilendirilmesi ve yönetimi gibi görevlerini üstlenen bankacılık sektörüne kadar ekonominin birçok alanında gayrimenkul sektörünün rolü olduğu görülmektedir. Bu sebeple Türk Vergi Sistemi içerisinde var olan birçok vergi kanunları nezdinde gayrimenkullere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Gayrimenkullerin ülkemiz ekonomisindeki önemine orantılı olarak vergilendirilmesi de bir o kadar önem taşımaktadır. Gayrimenkullerin vergilendirilme sürecini gayrimenkulün muhatap olduğu işlemler başlatmaktadır. Sözü edilen bu işlemler; gayrimenkullerin kiralanması ve gayrimenkullerin elden çıkarılmasıdır. Bu iki farklı işlemler doğrultusunda gayrimenkullerin vergilendirme boyutu şekil almaktadır. Türkiye'de gayrimenkullerin vergilendirilme aşamasında pek çok sorun bulunmaktadır. Bu sorunların başlangıç noktasını gayrimenkullerin değerlerinin takdir aşaması oluşturmaktadır. Zira ülkemizde taşınmazların değerlerinin olması gerektiği gibi, gayrimenkulün hak ettiği değerde doğru ve tarafsız bir şekilde tespit edildiği konusu tartışmaya açık bir konudur. Gayrimenkullerin değerlemesinde var olan bazı kilit noktaların mevzuatta yoksunluğu, gayrimenkuller üzerinde yetkili olan idareler arasındaki iletişim kopukluğu, gayrimenkullerin değerleme alanında çalışan kişilerin taşınmaz değerlerinin takdir edilmesinde yeterli bilgiye olmaması gibi pek çok unsur gayrimenkullerin vergilendirilmesindeki sorunları oluşturmaktadır. Bu sorunların çözüm noktasının başlangıcı ise gayrimenkullerin vergilendirilmesini kapsayan mevzuatlarda yapılması gereken düzenlemeler oluşturmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gayrimenkul, Gayrimenkullerin Vergilendirilmesi, Gayrimenkullerin Vergilendirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Çözüm Önerileri, Türkiye.

GayrimenkullerMaliye politikalarıVergi Usul Kanunu+3
Deniz Kartal
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinin para ve maliye politikalarına etkileri ve Türkiye

ÖZET Yüzyılımızın en belirgin oluşumlarından biri olan "Küreselleşme", dünya üzerinde iletişim ağının hızlı bir teknolojiyle ilerlemesiyle birlikte, ülkeler arasında sınırlan ortadan kaldırabilecek kadar etkili olabilmektedir. Böylelikle, gerek çokuluslu büyük şirketler, gerekse ticari veya parasal uluslararası anlaşmalar, kuruluşlar, ekonomik alanda küreselleşmeyi oluşturur. Bu küreselleşme olgusunun, Türkiye'de para ve maliye politikaları gibi makro ekonomik yönetim enstrümanlarını nasıl etkiledikleri bu tez çalışmasında konu alınacaktır. Küreselleşmenin ne anlama geldiği, boyutları, küreselleşmeyi sağlayan birtakım ekonomik unsurların neler olduğu bu çalışmada irdelenmektedir. Türkiye benzeri gelişmekte olan ülkelerin bu olgudan nasıl etkilendikleri önem taşımaktadır. Nihayetinde Türkiye'nin para ve maliye politikalarında ne gibi etkilerinin söz konusu olduğunu saptayıp, ileriye yönelik nasıl bir etki doğurabileceğini ve ne gibi önlemler alınması gerektiğini yorumlamak bu tez çalışmasının amacıdır. Günümüzde, sosyal, politik, kültürel tüm gelişmeler; küreselleşmenin bir sonucu olarak yorumlanabilmektedir. Ekonomi de bunların arasındadır. Dolayısıyla, küreselleşme olumlu gelişmelerin yanı sıra sorunları da beraberinde getirmektedir. Kökeninde küreselleşme olduğu kabul edilen sorunlara yaklaşabilmek için de önemle üzerinde durulması gereken nokta küreselleşme olmaktadır. Yine ülkemiz açısından neler getirip neler götürdüğü makro ekonomi politikaları açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Ekonomi politikalarıEkonomik etkiKüreselleşme+3
Özgür Manap
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel krizlerin önlenmesinde maliye politikalarının rolü: 2008 küresel krizi Türkiye analizi

Bu tez çalışmasında temel amaç, 2008 küresel krizinde uygulanan maliye politikaları ve bu politika sonuçlarının değerlendirilmesidir. Bu bağlamda, birinci bölümde ekonomik kriz kavramı, teorik altyapısı ve küreselleşme sürecinde gelişmekte olan ülkelerde yaşanan uluslararası mali krizler değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise, 1980-2007 tarihleri arasında Türkiye ekonomisinde yaşanan krizler kronolojik olarak incelenmiştir. Son bölümde 2008 küresel ekonomik kriz, bu krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri, uygulanan maliye politikaları ve sonuçları ele alınmıştır. Ayrıca 2002-2011 yılları arasında kamu harcamaları, vergi ve borç stoklarına en küçük kareler yöntemi uygulanarak tahminler yapılmıştır. Analizler sonucunda zaman serilerinde yapısal kırılma ve birim kök sorunlarıyla karşılaşılmıştır. Bu sorunları giderebilmek için gölge değişkenlere başvurulmuştur. Uygulanan modellere sonucunda, 2008 krizi ile mücadelede kamu harcamalarının vergi ve borçlanma kalemlerine göre daha etkin bir politika olduğu söylenebilir.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizKriz+5
Günay Özdemir
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yoksullar lehine maliye politikası: Türkiye'de 2002 sonrası döneme ilişkin bir inceleme

Yoksulluk, insan onuruna yakışır bir yaşam hakkını sınırlandıran ekonomik ve sosyal bir sorundur. Yoksullukla mücadelede ciddi görevler üstlenen hükümetlerin kamu kaynaklarını toplum refahını arttırıcı yönde kullanması esastır. Ancak bu kaynakların sınırlı olduğu ve yoksulların sürekli olarak sosyal yardımlarla desteklenmesinin sürdürülebilir olmadığı da acı bir gerçektir. Yoksulluğu azaltmayı hedefleyen ve bireylerin daha yüksek bir refah seviyesinde yaşamasını temin edecek politikaların uygulayıcısı konumunda olan hükümetler, maliye politikası araçlarını yoksulların varlık ve olanaklarını iyileştirici bir yönde etki oluşturacak biçimde kullanmaları halinde yoksullar lehine olumlu sonuçlar sağlayabilirler. Yoksullar lehine maliye politikası, sürdürülebilir ve geniş çaplı bir iktisadi büyümenin sağlanması, beşeri sermayenin geliştirilmesi ve yoksulluğa yol açan risk ve tehditlerin azaltılması için bir dizi etkin tedbirleri içeren ve yoksulluğu azaltmada hükümetler tarafından yürütülen en kapsamlı ve en etkili ekonomi politikası aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Literatürde yoksullukla mücadeleye yönelik çalışmalar genelde sosyal yardımlar acısından ele alınmakta ve bu eksende politika önerileri sunulmaktadır. Bu çalışmada ise yoksullar lehine maliye politikasının teorik altyapısı oluşturularak yoksulluğu azaltmaya yönelik politikalar makroekonomik açıdan maliye politikası temelinde bir bütün olarak ele alınmış ve Türkiye özelinde yoksullar lehine maliye politikasının önemi, başarı şansı ve uygulama sonuçları incelenmiştir. Tezin son kısmında yoksullukla mücadelede alınması gerekli tedbirler ışığında Türkiye'nin 2023 ve 2030 yılları hedefleri ile uyumlu olan yoksullar lehine alternatif bir politika stratejisi geliştirilmiştir. Yoksullukla mücadele kapsamında son 15 yıllık süreçte Türkiye uygulaması incelendiğinde yoksullar lehine olumlu gelişmelerin yaşandığı ancak hala alınması gereken bazı tedbirlerin olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan değerlendirme sonucunda Türkiye'de yoksullar lehine maliye politikasının başarı şansını belirleyen en önemli faktörün güçlü bir siyasi istikrarın varlığı ve beraberinde mali disiplinin sağlanarak sürdürülebilir ekonomik büyüme ve makroekonomik istikrarı tahsis edici politika uygulamalarından geçtiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Türkiye'de yoksullar lehine maliye politikası uygulamalarında daha etkili sonuçlar elde edilebilmesi için dolaylı yaklaşım temelinde ekonomik büyümenin sağlanması ile dolaysız yaklaşım temelinde beslenme, barınma, sağlık, eğitim vb. sosyal içerikli politikaların eşgüdümlü bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Ancak yoksulları doğrudan hedef alan sosyal politikaların yoksullar üzerindeki olumsuz etkisi düşünüldüğünde önceliğin makroekonomik istikrara ve ekonomik büyümeye verilmesi, hem yoksulluğa yol açan faktörlerin ortadan kaldırılmasına hem de mevcut yoksulların durumunun iyileştirilmesine katkı sunarak yoksullar lehine maliye politikasının başarı şansını arttırması kuvvetle muhtemeldir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Sosyal Koruma, Kapsayıcı Büyüme, Yoksullar Lehine Maliye Politikası.

Ekonomi politikalarıMaliye politikalarıRefah devlet+3
Kemal Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolü

Vergilerin en eski ve temel amacı kamu harcamalarına finansman sağlamaktır. Ayrıca vergiler; tüketim, tasarruf ve yatırım kararları üzerinde etki yarattıkları için, makroekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla, maliye politikası aracı olarak da kullanılmaktadır. Bu makroekonomik hedeflerden biri de ekonomik büyümenin sağlanmasıdır. Bununla birlikte vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğu konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Bu etkinin yönünü belirleyen faktörlerden biri devlet kapasitesidir. Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerde vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü incelemektir. Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü ampirik olarak incelemek için, verilerine ulaşılabilen 51 düşük ve orta gelirli ülkeye ait 2012-2019 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak, dinamik panel veri analizi yapılmıştır. Sistem genelleştirilmiş momentler metoduyla yapılan tahminlerden elde edilen bulgulara göre; gelişmekte olan ülkelerde vergi gelirlerinde ve devlet kapasitesindeki artışın ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği, ancak devlet kapasitesi arttıkça vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki olumlu etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

DevletDinamik panel teknikleriEkonomik büyüme+3
Çağlayan Tabar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

Related subjects