Conflict resolution

113 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çalışanlarda çatışma çözme yöntemlerinin tükenmişlik üzerine etkisi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı örgütlerde aynı statüde çalışan bireyler arasındaki oluşan çatışmalarda bireylerin uygulayacağı çatışma çözümü yöntemlerinin, çalışanlarda tükenmişlik duygusu üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Birinci bölümde çatışma tanımı, türleri, çatışma sebepleri, olası sonuçları çatışmanın çözümü konuları ele alınmıştır.İkinci bölümde tükenmişlik tanımı ve önemi, tükenmişliğin temel nedenleri, tükenmişliği önlemek için yapılması gerekenler ve bu faktörlerin kişi ve örgütsel sonuçları, tükenmişlik modelleri konuları açıklanmıştır.Üçüncü bölümde örgütsel çatışma çözümü yöntemleri ile tükenmişlik ilişkisi incelenmiştir.Dördüncü bölümde ise çatışma çözümü yöntemlerinin tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemek amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde yapılan araştırma bulunmaktadır. Bu bölümde demografik özelliklerin durumu ve hipotezlere ilişkin bulgular yer almaktadır. Çatışma çözümü yöntemlerinden bütünleştirme, uyma, hükmetme, uzlaşma, kaçınma değişkenleri ile tükenmişlik düzeyinin alt boyutları arasında analizler yapılarak anlamlılık ilişkileri üzerinde saptamalar açıklanmıştır. Son olarak çatışma çözümü davranışlarının tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenerek, çatışmanın çözümü davranışlarının ne oranda tükenmişlik üzerine etkisi olduğu açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Demografik yapı, bireylerarası çatışmalar, çatışma çözme yöntemleri, tükenmişlik sendromu.

TükenmişlikÇalışanlarÇatışma+4
Bülent Arslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Birleşmiş Milletler barış misyonlarının uluslararası çatışmaların çözümündeki rolü: UNFICYP, UNIIMOG ve UNSMISörnekleri

BM örgütünün en temel görevi; uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumaktır. Bu görevi doğrultusunda, uluslararası güvenliği tehdit eden durumlarda çeşitli yöntemlerle soruna müdahale etmektedir. BM barış gücü misyonları, BM'nin çatışma çözümü yöntemleri arasında önemli bir yere sahiptir. BM Güvenlik Konseyi'nce görevlendirilen barış gücü misyonları, çatışan taraflar arasında konuşlandırılan çok taraflı güçlerdir. Fakat her çatışma alanında faaliyetleri ve sorunun çözümüne etkileri aynı olmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; BM barış gücü misyonlarının uluslararası çatışmaların çözümündeki rolünü araştırmaktır. Çalışmada, BM barış güçlerinin uluslararası çatışmaların çözümündeki rolü, üç örnek olay çerçevesinde incelenmiştir. UNFICYP, UNIIMOG ve UNSMIS örneklerinin karşılaştırılarak BM barış gücü misyonlarının hangi durumlarda daha etkin olduğu açıklanmıştır. Çalışmada varılan sonuç ise bir barış gücü misyonunun başarısını etkileyen en önemli unsurların, uluslararası toplumun ve çatışan tarafların desteğine sahip olmasıdır. Nitekim UNIIMOG, uluslararası toplumun ve çatışan tarafların ortak barış isteği ile oluşturulmuş, bahsi geçen diğer örneklere kıyasla daha başarılı olmuştur.

BarışBarış gücüBarışçı çözüm+5
Simge Kıvıl
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin çatışma çözme yaklaşımlarının bağlanma stilleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin çatışma çözme yaklaşımlarının bağlanma stilleri ve bazı sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın problemleri sunulurken öncelikle bağlanma stillerinin çatışma çözme yaklaşımları üzerindeki rolü ele alınmıştır. Ayrıca demografik özelliklerin, bireysel ve aileye ilişkin özelliklerin çatışma çözme yaklaşımlarını ne ölçüde yordadığı da araştırılmıştır. Araştırma; nedensel karşılaştırma ve ilişkisel yönteme dayanmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2013-2014 eğitim öğretim yılında Hatay ili Antakya Büyük Şehir Belediyesi sınırları içerisinden seçilen Anadolu liselerinden random küme örnekleme yoluyla seçilmiş 9, 10, 11 ve 12. Sınıfa devam eden 617 kız ve erkek öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında; araştırmacı tarafından oluşturulan, sosyo-demografik bilgilerin yer aldığı "Kişisel Bilgi Formu", "İlişki Ölçekleri Anketi" ve "Çatışma İletişim Tarzı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel analizinde, ergenlerin çatışma çözme yaklaşımları ile bağlanma stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Sıra Sayıları korelasyonu kullanılmıştır. Gruplararası farlılıkların olup olmadığını incelemek için ikili gruplarda Mann-Whitney U; üç ve daha fazla gruplarda ise Kruskal Wallis tekniği kullanılmıştır. Analizlerde parametrik olmayan istatistiklerin kullanılmasının nedeni; örneklemede yer alan ergenlerin çatışma iletişim tarzları ölçeği ve ilişki ölçekleri anketinden aldıkları puanların normal dağlımı yansıtmaması sonucunda parametrik analizler için gerekli olan "normallik" varsayımının karşılanmamış olmasıdır. Elde edilen veriler üzerinde yapılan analiz sonuçlarında; güvenli bağlanma stiline sahip ergenlerin çatışmalarda daha fazla kendini anlatma, kendini açma eğiliminde olduğu, çatışmalardan daha az kaçındıkları ve çatışma yaşadığı yere göre çatışma davranışları arasında fark olmadığı bir başka deyişle genel davranış sergiledikleri sonucu elde edilmiştir. Kayıtsız bağlanma stili ile kendini açma ve duygularını ifade etme arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Korkulu bağlanma stili ile kendini açma, genel özel davranış sergileme ve duygularını ifade etme yaklaşımları arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Son olarak saplantılı bağlanma ile kendini açma ve duygularını ifade etme arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Bazı sosyo-demografik özelliklerle bağlanma stilleri ve çatışma çözme yaklaşımları ilişkili bulunmuştur. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bağlanma stilleri, çatışma çözme yaklaşımları ve ergenlik dönemi.

BağlanmaBağlanma stilleriEğitim psikolojisi+4
Fetanet Dede
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis ve yoğun bakımda çalışan hemşirelerin çatışma çözüm becerilerinin tükenmişlik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Çatışma, zıtlık, uyuşmazlık ya da müdahaleler sonucu ortaya çıkan, algılanan ve fark edilen uyumsuz davranışlardır. Tükenmişlik ise çalışma şartlarından doğan fiziksel ve duygusal çöküş olarak tanımlanabilir. Sağlık kurumları çalışanları ve çalışanlar içinde özellikle hemşireler, çatışma ve tükenmişliğin görülmesi yönünden riskli gruplardır. Sağlık kurumları içerisinde de çatışma ve tükenmişliği en yoğun yaşayan yoğun bakım ve acil servis üniteleri, özel olarak incelenmesi gereken birimlerdir. Bu çalışma, Adana'da üç farklı statüdeki hastanenin, yoğun bakım ve acil birimlerinde çalışan hemşirelerin çatışma çözüm becerileri ile tükenmişlik düzeylerini saptayarak aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın verileri 01.01.2014 / 30.01.2014 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmaya başlamadan önce kurum ve etik kurul izinleri alınmıştır. Araştırmanın örneklemini yoğun bakım ve acil birimlerinde çalışan 283 hemşire oluşturmuştur. Çalışmada hemşirelerin demografik özelliklerini belirleyen tanıtıcı bilgiler formu, Rahim Örgütsel Çatısma Ölçegi-2 ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 19.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, hemşirelerin yaş ortalamasının 29.8±6.2 olduğu, %81' inin kadın ve haftalık ortalama çalışma saatlerinin 48 saat olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin, çatışma çözüm yöntemlerinden en çok bütünleştirme yöntemini kullandıkları belirlenmiştir. Araştırmada erkek hemşirelerin, kadın hemşirelere göre uyma yöntemini daha çok tercih ettikleri (p=0,016), kadrolu olan hemşirelerin uzlaşma yöntemini, sözleşmeli olan hemşirelere göre daha çok kullandıkları (p=0,034) saptanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde tükenmişlik yaşadığı, yoğun bakımda çalışan hemşirelerin ise acilde çalışan hemşirelere göre daha fazla kişisel başarıda azalma hissettikleri (p=0,001) görülmüştür. Hemşirelerin kullandıkları çatışma çözüm yöntemleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında zayıf bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çalışmanın sonunda hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin azaltılması ve çatışma çözüm becerilerinin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çatışma, Çatışma Çözme, Hemşire, Tükenmişlik

Acil hemşirelikAcil servis-hastaneHemşirelik+7
Suzan Saha
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Devletlerarası kriz süreçleri üzerine mukayeseli analiz: Türkiye-Yunanistan örneği

Dünya üzerinde artan savaşlar sonunda insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu olgu barış olmuştur. Çatışmaların sona ermesi ve insanların nihai barış ortamında yaşamlarına devam etmesi için tarafların birbirlerinin varlığını kabul ederek şiddet eylemlerini sonlandırması gerekmektedir. Uluslararası sistemin varlığı ve güç unsurları göz önünde bulundurularak taraflar arasında dengeler kurulması krizlerin çözümüne yönelik önemli adımlardan biri olabilmektedir. Türk-Yunan ilişkileri inançlara, yaşam şekillerine, tarihi ve kültürel geçmişe ve ulusal çıkarlara dayalı nedenlerle zaman zaman gerilme noktasına gelmiştir. Atatürk-Venizelos Dönemi, 1988'de Davos'ta Turgut Özal-Andreas Papandreou'nun bir araya gelmesi ve 1990'ların sonunda Dışişleri Bakanlığı görevleri esnasında İsmail Cem-George Papandreou arasında geliştirilen dostluk ilişkileri hariç olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkiler hassas dengeler üzerine kurulmuştur. 15. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı İmparatorluğunun yönetimi altında yaşayan bu iki toplum, Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması ile birlikte sınır çatışmaları ve azınlık meseleleri nedeniyle ilişkilerinde sorun yaşamaya başlamıştır. Bağımsızlığın ardından yaşanan ikinci önemli olay ise 1920-1923 Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunanlıların "Küçük Asya Felaketi" olarak adlandırdıkları Yunanistan'ın İzmir ve çevresini işgali sırasında uğradığı yenilgidir. Bu olayların ardından ise Kıbrıs sorunun yaşanmaya başlaması ilişkileri kırılma noktasına getirmiştir. Devlet içi aktörler ve lider algılarının ön plana çıktığı bu çalışma da barışçıl yöntemlerin kullanılarak kalıcı barışın sağlanması hedeflenmektedir. Dünya barışının sağlanması ve temel ve hak özgürlükler kapsamında insanların yaşamlarına devam etmesine yönelik atılan adımlar bazı dönemlerde farklı olaylara yol açmaktadır. Devletler arasında yaşanan krizlerin hangi değişkenlerden etkilendiğini tespit ederek bu değişkenlere ilişkin anlamlı açıklamalar bulmanın amaçlandığı bu çalışma kapsamında Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yaşanan krizlerin hangi değişkenler sonucunda ülkeleri başarı ya da başarısızlığa götürdüğüne dair yorum yapmaktır. Teorik açıdan ise uluslararası ilişkiler disiplininin en temel uygulama alanlarından birisi olan ve dış politika analizi konusunda yeni ve bütüncül bir yöntem ortaya koyan Neoklasik realizmden faydalanılacaktır. Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan krizler, Neoklasik Realist bir bakış açısıyla değerlendirilerek ülkelerin bu krizlerin çözümüne yönelik hangi adımları attığı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çatışma Çözümü, Kriz, Neoklasik Realizm, Türkiye, Yunanistan

KrizNeo-klasik realistTürk dış politikası+7
Ayşegül Saylan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çatışma çözme davranışlarının incelenmesi

Amaç: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan hemşirelerin çatışma çözme davranışlarını saptamak için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 423 hemşire alındı. Veriler, hemşirelerle yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Çalışmada, veri toplama aracı olarak 'Hemşireler için Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Çatışma Çözme Ölçeği-ÇAÇÖ' kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlerle ölçek ve alt boyut puan ortalamalarının karşılaştırılmasında, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi ve Mann Whitney U testleri yapıldı. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 29,54±5,84' dür. Hemşirelerin %87,4'ü kadın, %54,6'sı evli ve %56,2'si lisans mezundur. Hemşirelerin ÇAÇÖ alt boyutları puan ortalamaları; çatışma yaşadığı kişiyi anlamaya çalışma 38,74±6,30, dinleme becerileri 18,35±5,68, her iki tarafın gereksinimlerine odaklaşma 18,35±5,68, sosyal uyum 27,50±3,37, öfke kontrolü 11,87±3,04 ve ÇAÇÖ toplam puanı 23,16 ± 4,81 olarak bulundu. Hemşirelerin cinsiyet, medeni durum ve haftalık çalışma süreleri ile çatışma yaşadığı kişiyi anlama ve dinleme becerileri ve öfke kontrolü alt boyutları arasında anlamlı farklar tespit edildi. Mesleki konum, çalıştığı birim, nöbet durumları ile öfke kontrolü arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar belirlendi. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; hemşirelerin çatışma çözme davranışları Çatışma Çözme Ölçeği puanları ortanın üstünde bulundu. Hemşirelerin çatışma çözümleme davranışlarını geliştirmeye yönelik farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılması önerilir. Anahtar kelimeler: Hemşire; çatışma; çatışma çözme.

Hastane yönetimiHemşirelerHemşirelik+3
Nimet Petek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde ilişki doyumu ve yatırımı: Çatışma çözme ve öz-duyarlığın rolü

Bu araştırmada romantik ilişkilerde çatışma çözme ve öz-duyarlık ile ilişki doyumu ve yatırımı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim gören ve hali hazırda romantik ilişkisi olan 300 kız, 189 erkek olmak üzere toplam 489 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada üniversite öğrencilerinin çatışma çözme stillerine ilişkin veriler 'Romantik İlişkilerde Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği' (Özen, Salman-Engin ve Sakallı-Uğurlu, 2016), ilişki doyumu ve yatırımına ilişkin veriler 'İlişki İstikrar Ölçeği' (Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005) ve öz-duyarlığına ilişkin veriler 'Öz-Duyarlık Ölçeği' (Akın, Akın ve Abacı, 2007) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler çoklu regresyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre ilişki doyumu değişkeni ilişki yatırımı, romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından olan öz sevecenlik, paylaşım bilincinde olma, bilinçlilik ve öz-duyarlık (toplam puan) ile pozitif ilişkiliyken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olumsuz çatışma çözme ile negatif ilişkilidir. İlişki yatırımı romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından öz yargılama, izolasyon, aşırı özdeşleşme değişkenleriyle pozitif, öz-duyarlık toplam puanı ile negatif ilişkilidir. Ayrıca öz-duyarlık toplam puanının olumlu çatışma çözme stili ile pozitif, olumsuz çatışma çözme stili ile negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumlu çatışma çözme stili ilişki doyumunu yordamada önemli etkisi olan değişken olarak belirlenmiştir. Ayrıca kadınlarda ilişki doyumunu olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşmenin pozitif yönde anlamlı yordarken, olumsuz çatışma çözme stilinin ise negatif yönde anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözmenin boyutlarından boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stilinin ilişki doyumunu pozitif yönde anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumsuz çatışma çözme stili, boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stili ilişki yatırımını pozitif yordarken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından geri çekilmenin ilişki yatırımını negatif yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca yine regresyon sonuçlarına göre öz-duyarlığın alt boyutlarından aşırı özdeşleşme ilişki yatırımını pozitif yordamıştır. Kadınlarda ilişki doyumunu boyun eğme, olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşme pozitif anlamlı yordarken geri çekilme alt boyutunun negatif anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından olumsuz çatışma çözme stili ve boyun eğmenin ilişki yatırımını pozitif anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Romantik ilişkilerde çatışma çözme, ilişki doyumu, ilişki yatırımı, öz-duyarlık

Duygusal ilişkiÇatışma çözmeÖlçekler+3
Kübra Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyaset teorisinde çifte okuma kuramı: Türkiye'de 1980-1990 dönemi enine çatışmalar

Yapısökümün yakın okuma pratiğini içeren çifte okuma, ikili karşıtlıklarda (gösteren-gösterilen, varlık/yokluk) birincinin diğerine üstün kılındığını iddia eder. İlk okuma, metindeki protokollere bağlı kalarak hakim yorumun tekrarını içerir. İkinci okuma ise metnin kapattığı imkanları ortaya çıkararak yasalarını ihlal eder. Derrida'ya ait olan bu analiz Richard Ashley tarafından uluslararası siyaset teorisine uyarlanmıştır. Ashley, egemenlik/anarşi dikotomisi temelindeki çalışmasında egemen devletlerin bünyesinde anarşiye dair hiçbir emare bırakmamak durumunda olduğunu öne sürer. Böylece egemen kimliği tehdit eden enine çatışmalar olarak tabir ettiği iç çekişmeler sürekli bastırılır.Bu çalışmada da 1980-1990 dönemindeki enine çatışmaların iki örneği olan Türk/Kürt, Eril/Dişil kimliği temelinde iki dikotomi araştırılmıştır. Çifte okuma yöntemi kullanılarak bu karşıtlıklarda egemen söylemde birincinin diğerine üstün kılındığı tespit edilmiştir. Etnik ve ataerkil temelde oluşturulan egemen kimliğin altı oyularak yapısöküme uğratılmıştır.

12 Eylül müdahalesiAnarşiDerrida, Jacques+7
Serdar Çapa
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde yaşanan çatışma ve affetme durumlarının evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma eşler arası yaşanan çatışma ve algılanan affetme durumunun evlilik doyumu ile ilişkisini incelemektedir. Araştırma grubu 369 kadın ve 306 erkek olmak üzere toplamda 675 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcıların evlilik ilişkisinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek amacıyla Evlilik Yaşam Ölçeği, eşleri/partnerleri tarafından affedildiklerini hissetme durumlarını ölçmek amacı ile Öznel Eş/Partner Affediciliği Ölçeği, evlilikte yaşanan çatışmaların sıklığını ölçmek için Evlilik Çatışma Alanları Belirleme Ölçeği ve demografik bilgileri elde edilmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizinde SPSS 22 istatistik programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda evlilik doyumu, affetme ve evlilikte çatışma sıklığı arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu gözlenmiştir. Evlilik doyumu ve affetme arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki, evlilik doyumu ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki ve affetme ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç bölümünde araştırma bulgularına yönelik önerilere detaylı olarak yer verilmiştir.

BağışlamaEvli çiftlerEvlilik doyumu+3
Sevim Gülgün
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Evli çiftlere yönelik ilişkisel-kültürel kurama dayalı ilişkisel yılmazlık programının geliştirilmesi

Bu araştırma Yılmazlığı Güçlendirme Programının (YGP) deney grubundaki altı evli çiftin çatışma sıklığına ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya lise ve üstü eğitime sahip, en az bir çocuğu olan 12 evli çift katılmıştır. Deney grubundaki altı evli çifte on oturumluk YGP, çift danışmanlığı şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise on oturumluk grup rehberliği çalışması yapılmıştır. Nicel veriler, "Çatışma Alanları Ölçeği" ve "Çatışma Stilleri Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Bu ölçekler; ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Deney grubuna uygulanan müdahale programının çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek için karışık deneysel desende kullanılan iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda; uygulanan programın çiftlerin "Çatışma Alanları Ölçeği"nin ön testinden aldıkları puanların son testte anlamlı düzeyde düştüğü, "Çatışma Stilleri Ölçeği" aktif boyutu son test puanlarının ön teste göre anlamlı düzeyde olumlu yönde yükseldiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif ve yıkıcı boyutta da çiftlerin puanlarında son testte, ön teste göre düşüş olduğu ve yıkıcı boyutta ön test-son test puanları arasında bu düşüşün anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Oturumlar tamamlandıktan bir ay sonra uygulanan izleme testi puanlarında da program etkisinin devam ettiği görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar programın çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stillerini kullanmada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak YGP'nin deney grubundaki evli çiftlerin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stilleri geliştirmelerinde olumlu etkilerinin olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İlişkisel yılmazlık, çatışma sıklığı, çatışma çözme stilleri, İlişkisel Kültürel Kuram, çift danışmanlığı

Evli çiftlerEvlilikEvlilik çatışması+4
Habibe Yıldız Yüksel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyet gösteren uluslararası stratejik işbirliklerinin başarısını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki sanayi sektöründe faaliyet gösterenişletmelerin uluslararası stratejik işbirlikleri yapmasının nedenlerininbelirlenmesi, stratejik işbirliklerinin başarısını belirleyen faktörlerin ortayaçıkarılması ve işbirliklerinin başarı (performans) düzeyinin belirlenmesidir.Bu çalışmanın evreninin belirlenmesi ve örneklemin elde ediliş yöntemi;Ekonomi ve Çalışma Bakanlığından elde edilen liste ile belirlenen 1000 adetkayıtlı firma; İSO listelerinde olan ancak Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı'ndanalınan listede ismi olmayan firmaların internet ortamında araştırılarak ortaklığınınolup olmayışının tespiti şeklindedir.Bu çalışmanın sonucunda 109 adet uluslararası stratejik işbirliği yapan firmayöneticisinden anket yoluyla toplanan verilerin analizi en çok ortaklık kurulanülkelerin 1. sırada Almanya, 2.sırada İngiltere ve 3. sırada Çin ve İspanyaolduğunu göstermektedir. En çok kurulan stratejik işbirliği türü ise ortakgirişimdir. 2. sırada pazarlama işbirliği ve 3. sırada teknoloji işbirliği yeralmaktadır.Stratejik işbirliklerinin oluşturulma nedenleri sırasıyla rekabetçilik, yenilikçilikve öğrenme, pazarı genişletme ve finansal nedenlerdir. Stratejik işbirliklerininbaşarısını belirleyen unsurlar 6 boyut olarak bulunmuştur. Bunlar bilgi paylaşımıuyum-koordinasyon, birbirine bağımlılık, bağlılık ve bilgi paylaşımı, çatışmaçözümü, güven ve koordinasyon olarak ortaya çıkmıştır.Stratejik işbirliklerinin, işbirliği nedenleri ve işbirliği başarısı faktörlerindenbüyüme potansiyeli üzerine en çok koordinasyonun etkisi olmuştur. İşbirliğindengenel memnuniyet üzerinde ise birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü boyutlarıaçıklayıcı olmuştur. İşbirliği başarısı (performansı) üzerinde ise yenilikçilik veöğrenme, birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü etkili olmuştur.

EndüstriEndüstri sektörüPerformans+5
Afet Ayçe Başalp
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Akran arabuluculuk eğitiminin özyeterlik, denetim odağı ve çatışma çözme becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı akran arabuluculuk eğitiminin özyeterlik, denetim odağı ve çatışma çözme üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmada öntest-sontest-izleme testi yarı deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde bulunan iki ortaokulun altıncı sınıf düzeyinde eğitim gören öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada 12'si deney, 12'si de kontrol grubu olmak üzere toplam 24 öğrenciden oluşan iki çalışma grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarına "Çatışma Çözme Ölçeği", "Kontrol Odağı Ölçeği" ve "Çocuklar İçin Öz-Yeterlik Ölçeği" ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Akran arabuluculuk eğitiminin deney grubu öğrencilerine uygulanmasının ardından öğrenciler akran arabuluculuk uygulamalarını gerçekleştirmeye başlamışlardır Araştırmanın veri analizinde Mann-Whitney U ve Wilxocon İşaretli Sıralar Testi yöntemiyle istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları arabuluculuk eğitimi sonrasında öğrencilerin özyeterlik düzeylerinin arttığı, iç denetim odaklarının yükseldiği ve çatışma çözme becerilerinin arttığını göstermiştir. Sonuç olarak akran arabuluculuk eğitiminin okullarda uygulanabilecek etkili bir yöntem olduğu söylenebilir.

Akran aracılı öğretim yöntemiArabuluculukDenetim odağı+6
Ümmügülsüm Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 4-6 yaş çocukların kişilerarası problem çözme becerileri ve bakış açısı alma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 4- 6 yaş grubu çocuklarının Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri (OKPÇ) ve Bakış Açısı Alma Becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2010- 2011 eğitim- öğretim yılı Ankara ili alt- orta- üst sosyo ekonomik düzeyde bulunan, 4, 5 ve 6 yaş grubundaki 180 çocuk oluşturmuştur. Her yaş grubundan 20 şer, her sosyo ekonomik düzeyden ise 60 ar çocuk ile çalışılmıştır. Çalışmada, Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri (OKPÇ) (Dinçer, 1995) ve Bakış Açısı Alma Becerisi (Şener, 1996) ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde, çocukların OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi için, Pearson Korelasyon kullanılmıştır. Çocukların yaş ve sosyoekonomik düzeylerinin, OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri ile ilişkisine, tek yönlü varyans analizi ile bakılmıştır. Çocukların cinsiyet ve kardeşi olma durumlarının, OKPÇ Becerileri ve Bakış Açısı Alma Becerileri ile ilişkisi ise T Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, çocukların Okul Öncesi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri ile Bakış Açısı Alma Becerileri (Algısal, Bilişsel, Duygusal) puanları arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür (p<.05).

Bakış açısı alma becerisiEmpatiOkul öncesi çocuklar+5
Özlem Bal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

The implementations of Aman (Peaceful coexistence and mutual respect) theory and model in first Muslim Fatih of IslamicJerusalem (634–644 CE)

The world in the 21st century witnesses conflict, war, ethnic cleansing, and occupation as part of everyday life. Until now, the most common frameworks in conflict resolution have been dominated by the Western perspective. However, it is difficult to apply an outsider's perspective to resolving problems in circumstances involving different cultures, characteristics, and challenges. Therefore, a new dimension to conflict prevention and resolution is urgently required, especially provided by a non-Western perspective. El- Awaisi has founded a newly developed theory and model named Aman (peaceful coexistence and mutual respect) as an answer to this need; it represents a Muslim vision to establish Aman in a multicultural and multi-religious society. Nevertheless, this theory and model still requires further investigation regarding the application in a crucial historical period. Dedicated research on the theory and model on a region which has a history full of conflict such as Islamicjerusalem (Bayt al-Maqdis/Beytulmakdis) would demonstrate the applicability of the theory. The first Muslim Fatih lead by Umar Ibn al- Khattab marked the historical and monumental change of Islamicjerusalem, thus it is important to examine whether Umar Ibn al-Khattab had successfully established Aman in the region as a multicultural society. The investigation and analysis of this research proves that the Aman theory and model were successfully applied by Umar Ibn al-Khattab in Islamicjerusalem during the first Muslim Fatih. Umar Ibn al-Khattab implemented the foundations of Aman based on the Quran and Sunnah and applied all the elements of Aman theory such as the Concept of Justice, Principle of Non-Exclusion, Methodology of Tadafu, Constructive Argumentation Methodology, and Preserving Human Dignity. The elements of the Aman model were also implemented in the era of Umar's caliphate in the form of Umar's vision, policy, and system in the region. Keywords: Islamicjerusalem, Muslim Fatih, Aman Theory, Aman Model, Multiculturalism, Conflict Resolution

Aman TheoryIslamicjerusalemConflict+2
Azka Madıhah
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Conflict transformation through peace education: The case of West African network for peace building- Ghana (WANEP-Ghana)

Peace education is recognized as one of the effective ways to promote peace. Peace education as a concept and practice has emerged as central force in peacebuilding and conflict transformation. This study focuses on the West Africa Network for Peacebuilding-Ghana WANEP- Ghana, and its quest to promote peace and transform conflict through peace education in the Ghanaian context. The study seeks to answer the research question: "How peace education at WANEP-Ghana is operationalized and applied as part of conflict transformation approach and peacebuilding mechanism in Ghana? 'To answer this question, qualitative research approach is applied to gather both primary and secondary data. Semi-structured interviews were practiced/applied to ascertain the perception and perspective of key informants of the organisation understudy. The study highlights specific programs and activities as peace education approaches with which the network used to promote peace in Ghana. The findings of the study indicate that peace education at WANEP-Ghana is largely focused on the non-formal aspect, thus the educational initiatives and programs of the organisation that occurs outside formal school system and structure. The study gathered that the delay of court cases at the law courts of Ghana awaiting final determinations and the problems of funding are mainly the challenges militating against the organisation and its quest to transforming conflict. The study also maintains that despite the challenges confronting the organisation, it continues to play active role in the area of conflict transformation and peace promotion in Ghana. Keywords: Peacebuilding, Education, Peace Education, Conflict Resolution, Civil Society Organisation

AfricaPeacePeace education+5
Alhassan Tahıru
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The philosophy of Yunus Emre; his contribution to peace education area in Turkey

The field of Peace Education is relatively new in Turkey. Peace Education has generally been a field dominated by the Eurocentric Ideas. Recently, the need for the field of Peace Education in Turkey has increased. Peace education seeks to identify the underlying causes of events and to prevent conflicts from escalating. This study concentrated on Yunus Emre's philosophy and the creation of an inclusive peace model based on his principles. The study's overarching goal is to determine whether or not a Turkish-specific peace model can be developed. The following research issue is addressed in this thesis: Can a Turkish-specific inclusive peace education approach based on Yunus Emre's Philosophy be suggested? In this study, a qualitative research method was used to collect primary and secondary data. Studies were carried out in accordance with this method. The study evaluates Yunus Emre's Philosophy and Principles based on his own works. The findings of the study revealed that Yunus Emre's philosophy has applicable principles and that a Turkey-specific peace education model can be built. Furthermore, this study underlined the acceptance and application of the peace education model that NGOs could also put forward. This study also suggests actions that can be taken to adopt this model. Keywords: Peace Education, Peace Building, Yunus Emre's Philosophy, Peace, Tolerance

PeacePeace educationPhilosophy+5
Neslihan Kayalı
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişki tarzları ve çatışma çözme eğilimleri arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişki tarzları ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini , başkalarını ve durumu affetmenin aracı rolünü incelemektedir.Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesinde lisans düzeyinde çeşitli bölümlerde öğrenim görmekte olan 409 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak "Çatışma Çözme Eğilimi Ölçeği", "Heartland Affetme Ölçeği", "Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanmıştır.Araştırmada yapılan analizler besleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı olduğu görülmüştür.Çatışma çözme eğilimi ile kendini affetme, başkalarını affetme ve durumu affetme arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.Kendini affetme, başkalarını affetme ve durumu affetmenin besleyici ilişki tarzı ile anlamlı pozitif yönde olduğu bulunmuştur.Zehirleyici ilişki tarzının çatışma çözme ve affetme ile ilişkisi negatif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kişilerarası ilişki tarzları ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolünün incelendiği modelde ise, durumu affetmenin aracılık etkisinin olmadığı; besleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini affetme ve başkalarını affetmenin; zehirleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini affetmenin kısmi aracı etkisi olduğu bulunmuştur. Bu araştırmanın sonuçlarından besleyici ilişki tarzına sahip yani olumlu ilişkiler kurma ve ilişkileri sürdürme yönünde eğilimi olan bireylerin kendisini inciten kişiyi ya da kendilerini affederek ilişkisinde çatışmaları çözme eğilimi sergileyebilecekleri ve böylece ilişkisini sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayabilecekleri belirlenmiştir.Bu araştırma bireyin kişilerarası ilişkilerde karşılaştığı olumsuz durumlarla baş etmesinde ve kişilerarası ilişkilerini düzenlemesinde affetme önemli bir kavram olarak karşımıza çıktığı söylenebilir.

BağışlamaEğitim psikolojisiKendini affetme+7
Yasemin Kaygas
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda aile içi huzursuzluklar ve çözümü (Diyarbakır Şer'iyye Sicilleri örneği)

İnsanlık tarihinin her döneminde, aile içi huzursuzlukların hangi şekillerde vuku bulduğunu anlamak, çözüm sunmak için önemlidir. Nüşûz, İslam aile düzeninde karı-koca arasında yaşanabilecek huzursuzluk ve sorunları ifade eden bir kavram olarak kullanılmıştır. Nüşûz ve diğer ilişkili kavramların Kur'an-ı Kerim'de zikredilmiş olması meselenin ehemmiyetini göstermektedir. Bu çalışmada aile içi huzursuzluklara neden olabilecek durumlar tespit edilmeye çalışılmış; nüşûz, şikâk, irâz kavramları incelenmiş ve bu kavramların hangi durumları tanımlamada kullanıldığı ve hukuki alana yansımaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Kavramların pratikte nasıl işlendiği ve yansımalarının Diyarbakır Şer'iyye Sicilleri'nde yer alıp almadığı araştırılmıştır. Karı-koca arasında nüşûz vuku bulduğu zaman sunulan çözüm önerileri ve hukuki sonuçları incelenmiştir. Tezde sırasıyla; İslam'da Aile içi hak ve sorumluluklar, Aile içi huzursuzluk olarak tabir edilen nüşûz ve ilgili kavramlar araştırılmış, varsa şer'iyye sicillerinden elde edilen veriler sunulmuştur. Ayrıca günümüz türkçesi ile daha kolay anlaşılması için çaba sarf edilmiştir. Karı-kocanın nüşûzunun çözümü ve hukuki sonuçları incelenmiş bu bağlamda Şer'iyye sicillerinden örneklendirme yapılmıştır.

Aile hukukuAile içi ilişkilerAile içi mutluluk+7
Ümmügülsüm Çiçek Kale
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uyuşmazlıkların online çözüm yöntemleri

Uyuşmazlıklar insan ilişkilerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Gelişen teknoloji karşında uyuşmazlıklar elektronik ortamda gerçekleşmeye başlamıştır. Elektronik ortamda meydana gelen uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmada geleneksel uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yetersiz kalmaya başlamasıyla dünyada yeni bir arayış başlamıştır. Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yöntemleri online ortamda veya online ortam dışında meydana gelen uyuşmazlıkları yine online ortamda çözmek için geliştirilen bir sistemdir.Yukarıda değinilen gelişmeler çerçevesinde iki bölümden oluşan tezimizin ilk bölümünde, Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yollarına İlişkin Temel Meseleler ve Genel Açıklamalar başlığı altında, elektronik ticaret ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri hakkında genel bilgilere yer verildikten sonra uyuşmazlıkların online çözüm yöntemlerine ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Elektronik ticaret hakkında açıklama yapılırken elektronik ticaretin tanımına, taraflarına ve türlerine ilişkin bilgiler verilmiş ve elektronik ticaret sırasında karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemine ilişkin açıklamalarda ise, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi kavramına, çeşitlerine ve alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin devlet yargısı ile olan ilişkisine yer verilmiştir. Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yöntemleri başlığı altında ise, uyuşmazlıkların online çözüm yöntemlerine ilişkin genel bir bilgi verildikten sonra online uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tarihçesi incelenmiştir. Tarihçeye ilişkin bilgileri, Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yöntemlerinin Olumlu ve Olumsuz Yönleri ile Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yöntemleri Alanında Yapılan Muhtelif Çalışmalara ilişkin bilgiler takip etmektedir. Söz konusu çalışmalarda, Uyuşmazlıkların Online Çözüm Yöntemlerine ilişkin olarak tartışılan konular üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda Milletlerarası Ticaret Odası, Elektronik Toplumda Küresel İş Diyalogu, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, Online Tüketici Uyuşmazlık Çözümü, Avrupa Yargı Dışı Ağı, Federal Ticaret Komisyonu, Amerikan Barosu Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Komitesi, Cenevre Üniversitesi Online Uyuşmazlıkları Çözüm Uzman Semineri inceleme konusu yapılmıştır.Tezimizin ikinci bölümünde, uyuşmazlıkların online çözüm süreçleri inceleme konusu yapılmıştır. Bu kapsamda, uyuşmazlıkların online çözüm yöntemleri, online müzakere, online arabuluculuk ve online tahkim olarak üç ayrı sınıfta incelenmiştir. Online müzakere, otomatik müzakere ve destekle müzakere olmak üzere iki ayrı alt başlıkta incelenmiştir. Otomatik müzakerenin tanımı yapıtlıktan sonra bu müzakere türüne örnek olan Cybersettle ve Smartsettle sistemleri incelenmiştir. Destekle müzakere başlığı altında ise bu müzakere türü tanımlanmış; SquareTrade sistemi ve süreçleri hakkında bilgi verilmiştir. Online Arabuluculuk hakkında kısa bir açıklama yapıldıktan sonra online tahkim inceleme konusu yapılmış olup Alan Adı Uyuşmazlıklarının İnternet Sayılar ve İsimler Tahsis Birliği Tarafından Tahkim Usulü ile Çözümlenmesi yöntemi incelenmiştir.Anahtar Sözcükler1. Online Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri (ODR)2. İnternet ve Uyuşmazlıklar3. Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri (ADR)4. Elektronik Ticaret5. Tüketici Uyuşmazlıklar ve ODR

ElektronikElektronik ticaretElektronik şikayet+5
Melis Ercan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Nur İçözü'nün çocuk kitaplarındaki kişilerarası çatışmalar ve çatışma çözme süreçleri

İnsan ilişkilerinde birçok sebepten kaynaklanan çatışma sürecine çocuk edebiyatı ürünlerinde de rastlanılmaktadır. Çatışma süreciyle kitapta karşılaşan çocuk için çatışmanın sebebi, çözme biçim ve sonucu da önemlidir. Çocuğun edebi ürünlerde karşılaştığı çatışma süreçlerini iletişim halinde bulunduğu bireylere aktarması ve uygulaması da olasıdır. Bu bağlamda araştırmada; Nur İçözü'nün kaleme aldığı eserlerdeki kişilerarası çatışma çözme süreçlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ilkeleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, Nur İçözü'nün çocuklar için yazdığı eserler bütününden oluşmaktadır. Nur İçözü'nün eserleri, çocuk edebiyatının temel ilkelerine göre ele alınıp Johnson ve Johnson'ın çatışma çözüm biçimlerine göre incelenmiştir. İncelenen eserlerde çatışmaya ilişkin algıların ve çatışma çözme becerisinin oluşma süreçleri değerlendirilmiştir. Değerlendirilme sürecinde ulaşılan bulgular, çocuk yazını ölçütleri ışığında bilimsel bir nedenselliğe dayandırılarak belirtilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre; Nur İçözü'nün kaleme aldığı 57 eser incelenmiş, incelenen eserlerden 46'sında kişilerarası çatışmaya rastlanılmıştır. Kişilerarası çatışmaya rastlanılan eserlerde daha sık olarak çatışmaların "karşılanmayan psikolojik gereksinimler" den kaynaklandığı, iş birliği ve güç kullanma çözüm biçimi kullanıldığı ve çatışma çözme sonuçlarının (ilkokul düzeyi eserlerde=%65,9 kazan-kazan; ortaokul düzeyi eserlerde=%41,4 kazan-kazan) kazan-kazan ile sonuçlandığına ulaşılmıştır. Eserlerdeki kişilerarası çatışmaların kazan-kazan ile sonuçlanması, bireylerde istenilen yapıcı çatışma çözme yaklaşımına uygun olarak işlendiğini göstermektedir. Eserlerde yer alan çatışmaların yoğunluğu ve çözüm süreci bu eserlerin bireyde bilişsel ve duyuşsal gelişimine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır.

Türk edebiyatıTürkçeTürkçe eğitimi+6
Emre Büyükışık
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Teachers' perceptions of Secondary school students' discipline problems and techniques to deal with these problems

Classroom management is the basic step of educational administration and is one of the challenging tasks. Foreign language teachers come up against different types of classroom management problems everday. The purpose of this study is to investigate the secondary school English teachers' opinions regarding the most frequently encountered discipline problems in the classrooms and the most common discipline techniques used to deal with these problems. This research was a survey study. 63 teachers of English in state and private schools from 4 different parts of Adana (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sariçam) participated in this study. Both qualitative and quantitative research design were employed. The data was collected through a questionnaire. The questionnaire consisted of three parts. The first part consisted of two parts of questionnaire entitled as "Student Discipline Problems in the Classroom" and "Discipline Techniques Used to Deal with Discipline Problems" was adapted from Aksoy (1999). Also, there were two open-ended questions asked to the teachers about any other discipline problems and discipline techniques that were not mentioned in questionnaires. The second part consisted of an open-ended question inquired if students' negative attitudes on learning English might cause undisciplined behaviors in the classroom and teachers' suggestions about this issue. In the third part, there were questions about demographic information. For questionnaires the data was analyzed by employing a descriptive data analysis procedures including frequencies, percentages and mean scores. For open-ended questions, the data was analyzed through the use of content analysis method. The results indicated that the most frequently encountered discipline problems to be identified were "Talking without permission", "Interrupting others while talking" and " Not doing homework assignments". The most frequently used three techniques to deal with students' problems identified were "Encouraging them to join pair/group activities", "Encouraging them to speak English", "Talking with the student after class" and "Using grading stickers or other kinds of rewards according to their behavior".

DisciplineDisciplinary offensesSecondary education+7
Didem Öge
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesinde görev yapan öğretim üyelerinin çatışma çözme becerileri

Bu araştırmanın amacı, tıp fakültesi'nde görev yapan öğretim üyelerinin çatışmayı çözme becerilerini saptamak ve bazı demografik değişkenlere dayalı olarak incelemektir. Bu amaçla Robt. E. Quin tarafından geliştirilen `'Çatışma Yönetimi Stratejileri'' anketi uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini 2007-2008 eğitim-öğretim yılında ülkemizdeki tıp fakültelerinde görevli profesör, doçent, yardımcı doçentler ve öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmaya örneklem teşkil eden grup yığın içinden tesadüfi olarak seçilmiştir. Analiz ve değerlendirmelerde sıklık dağılımları, merkezi ve yaygınlık ölçüleri ile bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:Tıp Fakültelerinde eğitici olarak görev yapan öğretim üyeleri karşılaştıkları çatışma durumlarında en sık çözüme yönelik stratejiyi seçtikleri; erkek öğretim üyeleri, kadın öğretim üyelerine göre çatışma istemeyen bir tutum içerisinde olduğu; katılımcıların yaşı ilerledikçe çözüme yönelik stratejinin daha çok tercih edildiği; akademik statü yükseldikçe, daha çatışmacı stratejilerin kullanıldığı; görev süresi uzadıkça kontrollü stratejinin daha az seçildiği; öğretim üyelerinin yönetsel görevlerinin türü çatışma yönetimi stratejisini belirlemede etkili olduğu; dahili bölümler daha çok çözüme yönelik stratejiyi kullanırken, cerrahi bölümler kontrollü stratejiyi tercih ettiği; öğretim üyelerinin akademik yaşamları süresince çatışma yaşamış olmaları seçtikleri stratejiyi belirlemede etkili olduğu ve çatışma yaşamayan ile yaşayan ve kısmen yaşayan arasında kontrollü strateji açısından farklılıklar bulunduğu; daha önce çatışma yönetimiyle ilgili eğitim almış olmaları seçilen çatışma yönetimi stratejisini etkilediği; eğitim almak isteyenler ile kısmen isteyen ve istemeyenlerden kontrollü strateji açısından fark görüldüğü; öğretim üyelerinin motivasyonunu ve performansını etkilemesine göre çatışma yönetimi stratejilerinin de farklılaştığı; ?Çatışma Yönetimi? ya da ?Eğitim Yönetimi? konularında eğitim alma ihtiyacı duyan öğretim üyelerinin daha çok kontrollü stratejiyi seçtikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

Çatışma çözme
Hülya Türkan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam yakıt tüketiminin enküçüklenmesi ve pist kapasitesinin en etkin şekilde kullanımı için bir yaklaşma sıralama modeli

Bu çalışmada, terminal hava sahaları içerisinde tek piste sahip bir havalimanına gelen ve giden uçakların sıralanması problemi ele alınmıştır. Bu doğrultuda, pist kapasitesinin etkin kullanımı için hem hava ve yerdeki toplam gecikmenin hem de toplam yakıt tüketiminin enküçüklendiği çok amaçlı karma tamsayılı doğrusal olmayan bir programlama (MINLP) modeli geliştirilmiştir. Modelde kullanılan yakıt tüketim fonksiyonları hava hızı, irtifa, yatış açısı ve uçağın aerodinamik özelliklerini içermektedir. Bu fonksiyonlar ile uçakların uçuş profilleri ve vektör manevralarının daha doğru bir şekilde temsil edilmesi sağlanmıştır. Geliştirilen model Sabiha Gökçen Havalimanı (LTFJ) trafik verilerine dayalı farklı operasyon senaryoları ve zaman pencereleri için GAMS/DICOPT kullanılarak çözülmüştür. Uçakların hedeflenen zamanından önce operasyonlarına izin verilmeden zaman penceresinin genişletilmesi durumunda mevcut ilk gelen ilk hizmet alır (FCFS) prensibine kıyasla toplam gecikmede %26,8 ve toplam yakıt tüketiminde %9,2 oranlarında iyileştirmelerin olduğu görülmüştür. Kalkış operasyonlarına öncelik verilmesi durumunda ise bu iyileşme oranlarının toplam gecikmede %81,6 ve toplam yakıt tüketiminde %5,7'ye ulaştığı saptanmıştır.

Doğrusal olmayan tam sayılı programlamaHava trafik sistemiHava trafik yönetimi+2
Zekeriya Kaplan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma çözümleme teorisi açısından Lübnan sorunu

İnsanoğlu tarihsel süreç boyunca barıştan çok savaşı konuşmuştur. Savaşın üzerine yazılan eserler milattan öncesine kadar uzanırken buna mukabil barışa yönelik çalışmaların geçmişi çok geriye gidememektedir. Tarihsel süreç içerisinde yaşanan çatışmaların tarihleri tutulup, nedenleri sonuçları araştırılmışsa da çatışmanın nedenlerine inilmemiştir. Bu eksikliğin farkına varan bir grup bilim insanı 20. yüzyılın başlarında çatışma çözümünü bir bilim dalı olarak ele almışlardır. Kısa sürede dünyanın pek çok yerinde çatışmaların araştırılmasına yönelik merkezler kurulmuştur. Bununla ilgili olarak da literatüre birçok yeni kavram kazandırılmıştır. Tarih boyunca pek çok devletin hâkimiyetine girmişse de Lübnan, kendine özgü yapısını korumayı başarmıştır. Lübnan'ı değerli kılan en önemli unsur bir kültür mozaiğini andırması sebebiyle her dinin, mezhebin, devletin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yer olmasıdır. Ayrıca Lübnan, konumu ve Hristiyan nüfusu ile "Ortadoğu'nun Batı'ya açılan penceresi"; başkent Beyrut ise modernliği ve gelişmişliği sebebiyle uzun yıllar "Ortadoğu'nun Paris'i" olarak görülmüştür. Ancak Lübnan'ın kendisine özgü mezhep temelli siyasi yapısı, tarafların güç mücadelelerine ve bitmeyen iç çatışmalara sebep olmuştur. Bunun yanında Filistinli ve Suriyeli göçmenlere kapılarını açması, iç savaş döneminde Hristiyan nüfusun göç etmesi ile demografik yapısı önemli oranda değişmiştir. Bu çalışma ile hem çatışma çözümlemenin ve Lübnan'ın tarihsel süreci ele alınmış hem de çatışma çözümlemenin önemli araçlarından biri olan çatışma çarkı ile Lübnan çatışması incelenmiştir.

Dini çatışmalarHristiyanlarLübnan+5
Abdullah Arslan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects