Learning methods

508 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kimyasalların gen düzenleyici etkilerinin tahmini için transfer öğrenimi

Kemogenomik, ilaç tasarımına ve taramaya yardımcı olmak amacıyla biyolojik hedeflerin kimyasal bileşiklere genomik ve/veya proteomik reaksiyonunun incelenmesidir. Kemogenomikteki birçok zorluktan biri, gerçek yaşam deney verilerine bağımlılıktan kaynaklanmaktadır; farklı kimyasal bileşiklerin ve ilaç hedeflerinin kombinasyonu, gerçekçi olmayan sayıda olası deney yaratır ve bu da belirli kimyasallara ve hedeflere yönelik önyargılı veri kümeleriyle sonuçlanmaktadır. Yapay öğrenmedeki son gelişmeler, bu veri kümelerinin sınırlarını kolayca zorlayan güçlü modellerin aşırı doygunluğuyla sonuçlanmıştır. Bu yatkınlıkların etkilerini nötrlemek için, benzer problemlerden bilgi edinme yöntemi olan transfer öğrenmeyi kullanmaktayız. Kemogenomik veri setlerindeki en önemli yanlılık, ilaç hedeflerine yönelik olandır. Bazı hücre dizilerinin erişebilirliği ve önemi, bu deneyler için bir ilaç hedefi olarak kullanılma şansını büyük ölçüde artırırken, diğerlerinin yapay öğrenme modellerini eğitmek için ancak yeterli verisi vardır. Derin Bileşik Profil Oluşturucu (DeepCOP) üzerinde yapılan çalışmayı temel olarak kullanırken, transfer öğreniminin, çeşitli ilaç hedeflerinin eğitilebilirliğini büyük ölçüde artırdığını deneysel olarak göstermekteyiz. Deneyler için kullanılan model yapısı değiştirilmemiştir. DeepCOP'da kullanılan veri bölme yöntemine ek olarak iki yöntem daha eklenmiştir. Deneylerimiz transfer öğrenmenin basit yöntemlerinden biri olan parametre tabanlı transfer öğrenimine odaklanırken, ROC eğrisi altında kalan alan puanlarında \%22,81'e varan ve ortalama \%9,00 iyileşme göstermiştir; bununla birlikte hiperparametre optimizasyonu uygulandığı ve transfer kaynağı olarak doğru hücre hattı seçildiğinde bu iyileşmelerin arttırılabileceğine yönelik potansiyel göstermiştir.

Doz-cevap ilişkisi-ilaçMakine öğrenmesiOptogenetik+1
Bahattin Can Maral
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde işbirlikli öğrenme-öğretme yaklaşımının uygulanması (Isparta örneği)

ÖZET Bu araştırmanın temel amacı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin işbirlikli öğrenme yöntemine dair deneyimlerini derinlemesine analiz etmektir. Araştırma, bu yöntemin DKAB derslerindeki uygulanma potansiyelini, sağladığı katkıları ve uygulama sürecindeki güçlükleri ortaya koymayı hedeflemektedir. İşbirlikli öğrenme; öğrencilerin aktif katılımını, öğrenmeyi anlamlı ve eğlenceli kılmayı, sosyal becerilerin gelişimini ve farklı öğrenme stillerine uyumunu desteklemektedir. Araştırma bulgularıyla da desteklenen yöntemin bu yapısı özellikle DKAB derslerinin yapılandırmacılığa uygun muhtevası, yöntemin tercih edilme nedenleri arasında yer almaktadır. Ancak yöntemin uygulanmasını zorlaştıran etkenler de vardır. Sınav sistemi, müfredat yoğunluğu, ders saati yetersizliği ve kalabalık sınıflar gibi sistemsel ve dış etmenlerle öğrenci isteksizliği ve öğretmenin bilgi, tecrübe eksikliği bu etmenler arasındadır. Araştırmanın yönteminde nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma, Isparta'da görev yapan 25 DKAB öğretmeni ve Isparta'daki bir ortaokulda öğrenim gören 42 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler, öğretmen ve öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler, MAXQDA analiz programı kullanılarak tematik analizden geçirilmiştir. Bulgular, dört ana tema 'öğretmen deneyimleri' ve altı ana tema 'öğrenci deneyimleri' çerçevesinde yapılandırılmıştır. Öğretmen deneyimleri işbirlikli öğrenme yönteminin tanımı, yöntemi uygulama ve uygulamama sebepleri, yöntemin olumlu-olumsuz yönleri ile öğretmen önerilerinden oluşmuştur. Öğrenci deneyimleri ise; yöntemin tanımı, öğrencilere katkısı, yöntemin olumlu-olumsuz yönleri, yönteme dair öğrenci hisleri ve öğrenci önerilerinden müteşekkildir. Öğretmen ve öğrenci deneyimlerinin çok boyutlu olarak betimlendiği araştırmada, işbirlikli öğrenme yönteminin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli perspektifinde DKAB derslerinde etkin bir şekilde uygulanabilmesi için, öğretmenlere yönelik yeterli eğitim verilmesi ve müfredat ile sınav sisteminin yöntemin felsefesiyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

DeneyimDin eğitimiÖğrenme+5
Mehmet Yıldırım
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sunum-uygulama-üretim (PPP) tekniğinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı PPP(Sunum-Uygulama-Üretim) tekniğinin İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisini inceleyerek bu yöntemin üstün ve sınırlı yanlarını ortaya koymaktır. Araştırma karma araştırma modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda PPP tekniğinin akademik başarı, kalıcılık ve İngilizce dersine yönelik tutum üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 'ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen' kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcıların PPP tekniğinin etkililiğine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim yöntemi kullanılarak açık uçlu anket yoluyla katılımcıların dersin işlenişi ve uygulamalara yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini İlkokul 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Doluharman İlkokulu 4. sınıfa devam eden 14 kontrol grubu ve 14 deney grubu olmak üzere toplam 28 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Başarı Testi 1, Başarı Testi 2 ve İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeğinin uygulanmıştır ve elde edilen nicel verilerin analizinde parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarından elde edilen ön test, son test, kalıcılık testi, ön ve son tutum verilerinin grup içi karşılaştırmalarında eşleştirilmiş gruplar Wilcoxon Signed-Rank testi, gruplar arası karşılaştırmalarında ise bağımsız gruplar Mann-Whitney-U testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, görüşme formlarından elde edilen verilerin analizinde ise nitel veri çözümlemelerinde ve metin analizlerinde sıkça kullanılan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda PPP tekniğine dayalı dil öğretiminin İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmede öğrenci ders kitabında yer alan etkinliklere göre planlanan dil öğretimine kıyasla daha etkili olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgular ise katılımcıların tamamının PPP tekniği ve bu teknik kapsamındaki etkinliklere yönelik olarak olumlu tutum içerisinde olduklarını, PPP tekniğinin katılımcıların İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimler: PPP, sunum, uygulama, üretim, yabancı dil, öğretim yöntem ve teknikleri

Bilişsel öğrenmeDil öğrenimiDuyuşsal öğrenme+7
Ayşe Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf matematik dersinde kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejilerine ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu tezin amacı ortaokul 7. sınıf matematik dersinde kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejilerine ve problem çözme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma, 2015 – 2016 eğitim - öğretim yılı ikinci döneminde Siirt İli Gazi Ortaokulu 7/A ve 7/B sınıflarında okuyan toplam 48 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desenlerden ön test- son test eşleştirilmiş kontrol gruplu model uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ayrıca deneysel işlem sürecine ait öğrenci günlükleri ve etkinlik ürünlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sürecinde dersler, deney grubunda kuantum öğrenme modeline, kontrol grubunda ise mevcut matematik öğretim programına göre işlenmiştir. Veri toplamak için Gürcan (2004) tarafından geliştirilen "Biliş Ötesi Öğrenme Stratejileri Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen ve 5 sorudan oluşan "Problem Çözme Beceri Testi", deneysel işlem sürecine ait öğrenci günlükleri ve etkinlik ürünleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda kuantum öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejileri ve problem çözme becerilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür.

Bilişüstü stratejilerKuantum öğretim modeliMatematik+6
Bahar Bakır
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Basamaklı öğretim programının 9. sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmada, basamaklı öğretim programının 9.sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutta yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda nicel verileri desteklemek amacıyla durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Araştırma 2016-2017 öğretim yılında Siirt ilinde bulunan Atatürk Anadolu Lisesinde yürütülmüştür. Araştırmaya 9/C ve 9/D sınıflarında okuyan toplam 67 öğrenci katılmıştır. Araştırmada 9/C deney ve 9/D kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Basamaklı öğretim programı doğrultusunda yapılacak uygulamalar Seven Wonders (Dünyanın 7 Harikası) ünitesi kapsamında hazırlanmıştır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve araştırmacı tarafından geliştirilen İngilizce Dersi Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise sözlü savunmalar, yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci etkinliklerinden yararlanılmıştır. Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve İngilizce Dersi Akademik Başarı Testinin analizinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Ki-Kare uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol gruplarının öntest ve son test İngilizce dersi akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test öğrenme stilleri arasında anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen yapılan uygulamalar sonucunda öğrencilerin öğrenme stillerinde değişiklikler olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen veriler ışığında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: • Öğrenciler basamaklı öğretim programının sunduğu etkinliklerin eğlenceli, güdüleyici olduğunu ifade etmişlerdir. Kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu aldıkları için öğrenme ortamında aktif olmuşlardır. • Basamaklı öğretim programının araştırma, sunum yapma gibi temel becerilerin yanında okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil becerilerinin gelişmesinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. • Öğrenciler etkinlikleri yerine getirirken araştırma, görsellerden yararlanma, okuma vb. öğrenme stillerini kullandıklarını belirtmişlerdir. • Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarına da katkısı olduğu görülmüştür. Öğrenciler, basamaklı öğretim programının yazılı ve uygulama sınavlarında başarılarını artırdığını ifade etmişlerdir.

Basamaklı öğretim yöntemiDil öğrenme yöntemleriDil öğretimi+7
Burhan Üzüm
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf ingilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi

5. sınıf İngilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin, öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemeye yönelik bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, yarı deneysel desenlerden öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen; araştırmanın nitel boyutunda ise nicel bulguları daha anlaşılır kılmak amacıyla, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Siirt merkez Sancaklar Ortaokulu'nun 5/A ve 5/B sınıflarında öğrenim gören toplam 106 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubunda bulunan 53 katılımcıdan 45 katılımcı " gönüllülük esasına" göre belirlenmiştir. Araştırmanın verilerine nicel boyutta, Demircioğlu (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği" kullanılarak nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ulaşılmıştır. Nicel verilerin istatistiksel analizinde bilgisayar paket programı ve dağılımın normal olduğu grupların ön test-son test puanlarını karşılaştırmak için bağımsız gruplarda t-testi; deney ve kontrol grubunun kendi içinde ön test-son test puanlarını karşılaştırmak üzere bağımlı gruplarda t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünden elde edilen bulgulara göre, 5.sınıf İngilizce Ders Programında var olan önerilerden hareketle işlenen dersin, kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olmadığı görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubunun ön test ve son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney ve allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modeli uygulamasının, deney grubundaki öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli etkinliklerinin öğrenci merkezli etkinliklerden oluştuğu ve bu etkinliklerin dersi eğlenceli hale getirdiği ve önceki derslerin daha çok öğretmen merkezli olduğu ve anlatım yöntemi yapılarak anlatıldığı görülmüştür. Öğrencilerin, allosterik öğrenme modeli etkinliklerini seçerken, eğlenceli ve yapabilecekleri etkinlikler olmasına dikkat ettiği ve daha iyi ve kalıcı öğrenme sağladıkları; en sevdikleri etkinliklerin grup olarak drama, bireysel olarak video hazırlama ve öğrencilerin grupça çalışarak öğrenmeleri ile bu etkinlikleri yaparken eğlenmeleri ve günlük hayatla ilişkilendirmeleri bu etkinlikleri sevme nedenleri olarak görülmüştür. Öğrencilerin bilgilerin düzenlenmesinde ve kaynaklara ulaşma konusunda sorunlar yaşadıkları ve problemleri yakın çevrelerinden yardım alarak ve farklı kaynakları araştırarak çözdükleri görülmüştür.

Allosterik öğrenmeEleştirel düşünceProblem çözme+7
Hatice Melike Babaoğlu
Siirt University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması

Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.

5E ModeliEtki büyüklüğüMatematik başarısı+5
Mehmet Fatih Çelapkulu
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisi: Ayın değeri örneği

Bu araştırmanın amacı, hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisini incelemektir. Bu amaçla ortaöğretim kurumlarında uygulamada olan ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımı kullanılmış olup bu yolla çevre bilinci ve sorumluluk değerleri kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicel verileri desteklemek amacıyla araçsal durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında Batman ilinde bulunan Fatih Anadolu Lisesi'nde yürütülmüştür. Araştırmaya 9,10,11. ve 12. Sınıfta öğrenim gören 82 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği" ile "Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılan görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımının öğrencilerin sorumluluk ve çevre bilincinde artış sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen nitel bulgular sonucunda öğrencilerin çevre sorunlarının farkına vardıkları, çevre sorunlarına yönelik sorumluluklarını öğrendikleri, sorumluluklarını yerine getirdikleri ve bu konuda doyum sağladıkları tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiHizmet ederek öğrenme+6
Merve Öktüren
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Başa takılan görüntüleyiciler için geliştirilmiş sanal gerçeklik ortamlarının öğrenme ve buradalık algısı üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada başa takılı görüntüleyiciler için geliştirilmiş sanal gerçeklik uygulamalarının etkili bir ders destek materyali olma potansiyeli incelenmiştir. Çalışmada biçimlendirici araştırma yönteminin tasarım vakası alt yöntemi kullanılmıştır. Çalışma iki pilot uygulama ve bir nihai uygulama olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci pilot uygulamada Oculus Rift DK2, ikinci pilot uygulamada Samsung Gear VR SM-R323, nihai uygulamada ise Oculus Rift DK2 ve VR Box 2.0 sanal gerçeklik gözlükleri kullanılmıştır. Her birine beş olmak üzere pilot uygulamalara toplam 10 öğrenci katılmıştır. İki deney (deney 1 ve deney 2) ve bir karşılaştırma grubunun her birine 32 olmak üzere nihai uygulamaya toplam 96 öğrenci katılmıştır. Bunun yanında ilk pilot uygulamaya bir, nihai uygulamaya üç öğretim elemanı dâhil olmuştur. Deney 1 grubu kuramsal ders anlatımı ve sanal gerçeklik uygulamalarına, deney 2 grubu sadece sanal gerçeklik uygulamalarına, karşılaştırma grubu ise sadece kuramsal ders anlatımına katılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası bütün öğrencilere yangın bilgi testi uygulanmıştır. Uygulama sonrası ise deney gruplarında ek olarak sanal ortamda buradalık ölçeği ve üç boyutlu sanal öğrenme ortamları değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla öğrenci ve öğretim elemanlarından sanal gerçeklik uygulamalarına yönelik görüşleri alınmıştır. Uygulama sonrası deney ve karşılaştırma gruplarının ders başarıları istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmıştır. En yüksek artış deney 1, en düşük artış ise karşılaştırma grubunda bulunmuştur. Sanal gerçeklik uygulamaları, deney gruplarında bulunan öğrencilerin tamamında yüksek seviyede buradalık algısı yaratmıştır. Katılımcılar genel olarak sanal gerçeklik uygulamalarına yönelik olumlu görüş bildirmiştir. Bulgular incelendiğinde sanal gerçeklik uygulamalarının sınıf ortamında etkili bir ders destek materyali olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+7
Tansel Tepe
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öz-güdümlü öğrenmelere yönelik değerlendirmeler için bilgisayarlı sınıflama test sistemine katılım profillerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin kendi öğrenmelerini yönetebilmelerine olanak sağlayacak öz-güdümlü öğrenmelere yönelik bilgisayarlı sınıflama test sistemi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin geliştirilen bu e-değerlendirme sistemine katılımları ile güdülenme stratejileri arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sisteme yönelik yarar algıları ile sistemi ileride kullanma niyetleri arasındaki ilişki de incelenerek bir profil analizi ortaya konulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu 2199 ortaokul beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu öğrenciler Ankara ve İzmir'de bulunan ikişer ortaokul ve Konya'da bulunan üç ortaokul olmak üzere toplamda yedi okulda öğrenimlerini sürdürmektedirler. Geliştirilen sistemde öğrencilerin kendi öğrenmelerini değerlendirebildikleri ve matematik dersinde yer alan kazanımlara sahip olup olmama durumlarını (kazanım bazlı yetkinliklerini) öğrenebilmeleri sağlanmıştır. Bu kapsamda ortaokul 5. sınıf öğretim programı matematik dersi kazanımları incelenmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı ve alan uzmanları desteği ile bu kazanımlara yönelik sorular hazırlanmıştır. Sistemin en önemli özelliklerinden biri de uyarlanabilir test yapısında olmasıdır. Öğrenciler sistemi üç hafta boyunca kullanmıştır. Uygulamanın sonunda öğrencilerden veriler araştırmanın amacına yönelik olarak öz-bildirime dayalı ölçekler ile toplanmıştır. Öğrencilerin sistem kullanımlarının sonucunda etkileşim verileri katılım yapısı ortaya konmuştur. Araştırmada öğrencilerin katılım durumları ile güdülenme stratejileri arasındaki ilişki irdelenmiştir. Katılım düzeyleri ile sınav kaygısı, öz yeterlik ve görev değeri ile aralarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin sisteme yönelik yarar algıları ile sistemi ileride kullanma niyetleri arasında da pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin e-değerlendirme sistemini kullanma niyetlerinin ise güdülenme stratejileri ve sisteme ilişkin tasarım özelliklerinden etkilendiği bulgusuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra üstbilişsel farkındalığı yüksek olan öğrencilerin sistemi ileride kullanma niyetinde olduğu görülmüştür.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli değerlendirmeBilgisayar destekli ölçme+7
Ömer Oral
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

On the effectof mind mapping to improve reading comprehension skill of iraqi ESP learners

Over the last two decades using visual organizers such as mind mapping in teaching and learning English language has become one of the wide spread used techniques. The current study concentrated on the impact of using mind mapping as a meaningful learning technique in teaching reading comprehension among the ESP learners. The participants of the study consisted of forty Iraqi students at Erbil Polytechnic University who randomly selected in Technical College-Erbil /Department of Business Management. They were divided into two different groups; experimental group which taught by mind mapping and controlling group which exposed to the traditional methods of teaching reading comprehension, 20 students for each group. Their ages were ranged between (18-19) years. The participants are nineteen males and twenty-one females. At the beginning of the study they were given a pretest to measure their reading comprehension ability. Then, they were given the treatment for twelve weeks. After that, they were tested in the posttest to know whether the experimental groups' knowledge increased comparing to the pretest or not. Finally, the findings illustrated a statistically significance difference between experimental group and the controlling group in terms of posttest achievement in reading comprehension scores. Thus, the mind mapping proved to be beneficial in teaching reading comprehension.

UnderstandingSkill performanceStudy of languages+7
Hasan Anwar Hasan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Raising pragmatic competence in foreign language classrooms

Second language pragmatics has recently been a prevailing topic in the field of second language teaching. While many studies have been conducted about why, how and what to incorporate regarding the teaching of pragmatic competence, there are still unsolved issues about them. This study addresses the possibility of developing pragmatic competence in EFL classrooms through well-designed curricular courses. The study also examined the impact of proficiency in expediting pragmatic production in English L2 learners. Fifty senior university students (25 males; 25 females) with English high proficiency attended the course, participating in a pre-test before instruction began and a post-test upon course completion. The study addresses several significant questions, namely the relationship of proficiency and development of pragmatic competence, the impact of class-based explicit instruction in raising competence, and the role of gender as an influencing factor affecting competence. Unlike previous studies, this study covered more than one aspect of pragmatic production, including inference, implicatures, structural errors in meaning and interpretation, and speech act (requests, refusals, apology and offer). The study produced key findings that can help inform and improve the incorporating of pragmatic competence in language study; proficiency level significantly impacts pragmatic competence; pragmatic-based curricula are supportive in constructing competence; gender factor does not affect learning pragmatics, as both genders performed similarly in the tests. Eventually pragmatic competence can expectedly be raised via classrooms-based courses.

Gender identityCurriculumPragmatics+7
Nadhim Othman Najmalddın Najmalddın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat eğitimiyle harmanlanmış sosyal duygusal öğrenmeye ilişkin görüşlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilkokul düzeyindeki öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerilerini geliştirmede sanat eğitiminin rolünü öğretmen, veli ve öğrenci görüşlerini alarak tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yaklaşımı ile desenlenen araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye ilçesinde bir özel okulda görev yapan beş ilkokul sınıf ve branş öğretmeni, beş ilkokulda öğrencisi olan veli, beş ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Görüşmelerin bir kısmı yüz yüze yapılabilmişken bir kısmı pandemi dolayısıyla telefon görüşmesi ve mail yoluyla yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemine tabii tutularak incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların sanat eğitiminin, çocuklarda sosyal duygusal öğrenme becerilerinin gelişmesine pozitif yönde katkı sağladığı görüşü çıkmıştır. Sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir.

Sanat eğitimiSosyal-duygusal öğrenmeÖğrenme yöntemleri+1
Gülden Kantarcı
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâ tanısı almış çocukların sosyal ve duygusal öğrenmelerinin tanı almamış çocuklarla karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı doğrultusunda, üstün zekâ tanısı almış ve tanı almamış öğrencilerin sosyal ve duygusal öğrenme skorları karşılaştırılarak; sosyal ve duygusal öğrenmenin zekâ ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Üsküdar ilçesinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Üsküdar ilçesinde özel bir kurumda 5., 6. ve 7. sınıfa giden 201 üstün zekâ tanısı almış ve Üsküdar ilçesinde bir devlet okulunda 5., 6. ve 7. sınıfa giden 199 tanı almamış öğrenciler oluşturmaktadır. Üstün zekâ tanısı almış çocukların sosyal ve duygusal öğrenme becerileri ile tanı almamış çocukların sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin demografik değişkenlerin de göz önüne alınarak karşılaştırıldığı çalışmada nicel bir yöntem olarak anket ve ölçek uygulanmış,veriler toplanmış ve sonrasında uygulanan anketler ve ölçekler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan her bir katılımcıya Kişisel Bilgi Formuyla beraber, Sosyal ve Duygusal Öğrenme (CASEL, 2003) ölçeği uygulanmış, velilerinden Gönüllü Bilgilendirme ve Onay Formu alınmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir çalışma olup, tanımlayıcıdır. Araştırmanın bulgularında üstün zekâ tanısı almış öğrencilerin sosyal ve duygusal öğrenme ölçeği; öz-farkındalık, sosyal farkındalık, sorumlu bir şekilde karar verme ve ilişki kurma becerileri skorları tanı almamışlara kıyasla daha yüksek olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Zekâ, Üstün zekâ, Sosyal ve duygusal öğrenme

Duygusal öğrenmeSosyal öğrenmeÖğrenme+3
Seda Temelli
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

FeTeMM destekli araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve bilimsel yaratıcılıkları üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, FeTeMM Destekli Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı'nın, 7. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve bilimsel yaratıcılıkları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada, kontrol gruplu ön test ve son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Van İlinin Erciş İlçesinde bulunan bir ortaokulda 35' deney ve 29'u kontrol grubunda olmak üzere toplam 64 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Kavramsal Anlama Testi (KAT), Bilimsel Yaratıcılık Testi (BİYAT) ve Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U Testi, Bağımlı ve Bağımsız T-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına bakıldığında, deney ve kontrol gruplarının KAT ve BİYAT son test puanları arasında deney grubu lehinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Aynı zamanda BİYAT orijinallik, esneklik ve akıcılık alt boyutları ayrı ayrı incelendiğinde, deney grubunun son testi lehinde anlamlı bir farkın olduğu tespit edilirken, kontrol grubunun ön-son test puanları arasında ise anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan deney grubu ile yapılan görüşmelerde öğrenciler, etkinliklerin eğlenceli olduğunu, heyecan oluşturduğunu, mutlu hissettirdiğini, iş birliğini ve takım ruhunu aşıladığını, bilgileri yaparak yaşayarak öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Dolayısıyla FeTeMM etkinliklerinin öğrenciler üzerinde olumlu yönde etki gösterdiği görülmüştür. Sonuç olarak, FeTeMM destekli Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı'nın 7. sınıf öğrencilerinin deney grubunda, kavramsal anlamalarında ve bilimsel yaratıcılık kabiliyetlerinde artış sağlamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak, ortaokul ve lise düzeyine uygun Mühendislik Tasarım Süreci basamaklarının belirlenerek, FeTeMM destekli öğretim yapılması önerilmektedir. Ayrıca okulöncesi öğretim kademesinde FeTeMM etkinliklerinin sınırlı olması nedeniyle bu alanda çalışmalar yapılabilir. Anahtar sözcükler: araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı, bilimsel yaratıcılık, FeTeMM, kavramsal anlama, 7. sınıf öğrencileri

Araştırma-inceleme yoluyla öğretimBilimsel yaratıcılıkFeTeMM+7
Merve Gül Kırıcı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital ve etkileşimli İngilizce öykülerin 5. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisinin araştırılması

Bu araştırma, İngilizce öyküleyici metinlerin okuma ortamlarının (basılı veya etkileşimli) anlamaya etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın problem cümlesi; "Dijital ve etkileşimli İngilizce öykülerin 5. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisi nedir?" şeklinde belirlenmiştir. Araştırmada betimsel nitelikli tarama modeli kullanılmıştır. Birinci çalışma grubu olarak Kütahya ili Simav İlçesi Darıcı Ortaokulu, Kestel Ortaokulu ve Kınık Ortaokulu'nda 2014-2015 eğitim-öğretim yılında 5. sınıfta okuyan 57 öğrenci belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci çalışma grubunu ise birinci çalışma grubu içerisinden rastgele örneklemle seçilen 20 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öncelikle içerik olarak birbirine en yakın 6 adet İngilizce öykü kitabı, 3 İngilizce öğretmeni ve 1 alan uzmanı ile belirlenmiştir. Metinlerle ilgili basit ve derin anlamaya dayalı 5 açık uçlu soru oluşturulmuştur. Öncelikle öğrencilere içerik bakımından benzer 3 farklı basılı öykü kitabı okutulmuştur. Metin okutulduktan sonra metinle ilgili hazırlanan anlama soruları, öğrencilere verilmiş ve öğrencilerden bu sorulara yazılı olarak cevap vermeleri istenmiştir. Daha sonra, yapılan bu uygulama içerik bakımından benzer 3 adet farklı etkileşimli öykü kitabı ile tekrarlanmıştır. Araştırmanın son kısmında öğrenciler ile görüşme yapılmış ve görüşmede öğrencilere 6 farklı soru sorulmuştur. Bu sorularla öğrencilerin etkileşimli kitaplara yönelik düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür: Öğrencilerin etkileşimli kitaptan okuduğunu anlama puanları, basılı kitaptan okuduğunu anlama puanlarından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğunu göstermektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin etkileşimli kitaplar ile ilgili düşünceleri temasına yönelik bulgular belirlenirken, "genel bakış açısı, tercihleri, dikkat çeken yönü ve sağlık açısı" ile ilgili kodlar ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğu etkileşimli kitapları beğendiğini belirtmektedir. Ayrıca öğrencilerin önemli bir çoğunluğu kitapların tamamının etkileşimli kitap olmasını istediğini belirtmektedir. Etkileşimli kitaplarda görseller, ses, tablete dokunmak, görsellerin hareket etmesi gibi özelliklerin dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğu etkileşimli kitap okurken sağlık açısından herhangi bir problem yaşamadığını belirtmektedir. Fakat gözünün veya elinin ağrıdığını belirten öğrenciler bulunmaktadır.

Ders kitaplarıEtkileşimli elektronik kitapHikaye kitapları+6
Nesime Ertan Özen
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler derslerinde bir öğrenme ve öğretme yöntemi olarak sözlü tarih

Türkiye'de 1990'lı yıllardan itibaren tanınmaya başlamıştır. Ayrıca dünyada eğitim alanında yoğun bir şekilde kullanılmasına rağmen Türkiye'de 2005 yılında öğretim programlarının yapılandırmacı yaklaşıma göre düzenlenmesinden sonra eğitim alanında çalışmalar yapılmıştır. Öte yandan 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda sözlü tarih bir yöntem olarak önerilmiş ve faydalarından bahsedilmiştir. Ancak sözlü tarih çalışmalarının nasıl yapılacağına dair örneklere, yönerge ya da kılavuza yer verilmemiş, aynı zamanda herhangi bir kaynağa da atıfta bulunulmamıştır. Benzer şekilde konuyla ilgili yapılan çalışmalarda da sözlü tarihin yararlarına, önemine ve özelliklerine değinilmesine rağmen öğretmenlere rehber olacak bir yönerge, kılavuz ya da sözlü tarihin kullanımına dair örnek uygulamaların önerilmediği görülmüştür. Buradan hareketle bu tezin amacı, sosyal bilgiler derslerinde bir öğrenme ve öğretme yöntemi olarak sözlü tarihin uygulamasını yapmak, uygulama ilkelerini belirlemek, yapılan çalışmalarla ilgili olarak öğrencilerin ve sosyal bilgiler öğretmeninin görüşlerini ortaya çıkarmak ve bu tecrübelerden yararlanarak sosyal bilgiler ve tarih öğretmenlerinin kullanabileceği bir Sözlü Tarih Uygulama Kılavuzu hazırlamak olarak tayin edilmiştir. Pilot Uygulama ve Asıl Uygulama aşamalarını içeren bu tez çalışması kapsamında öğrenciler, Asıl Uygulama sürecinde 2005 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan Elektronik Yüzyıl ünitesinin "İlerlemenin Sonu Yok" adlı konu üzerine sözlü tarih çalışmaları yapmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden keşfedici araştırma modeline göre yapılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden kolay ulaşılabilir örneklem tekniğine göre seçilen çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Uşak ili Merkez İlçesi Karaağaç Ortaokulu'nda öğrenim gören 20 (13 kız, 7 erkek) 6. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri üretmek için tamamı araştırmacı tarafından hazırlanan Veli Bilgilendirme Formu, Odak Grup Görüşme Formu, Öğretmen Görüşmesi Formu, Öğrencilerin Sözlü Tarih Raporları, Öğrencilerin Sözlü Tarih Çalışmasını Değerlendirme Formu ve Araştırmacı (Gözlem) Notları kullanılmıştır. Toplanan veriler hem betimsel olarak değerlendirilmiş hem de içerik analizine tabii tutulmuştur. Değerlendirmeler sonunda öğrencilerin görüşme tekniklerini öğrendikleri, görüşmelerini analiz etmeyi, yorumlamayı, sözlü tarih raporu yazmayı öğrendikleri ve sorumluluk bilinçlerinin geliştiği görülmüştür. Bununla birlikte hem öğrenciler hem de sosyal bilgiler öğretmeni sözlü tarihi yararlı bir öğrenme ve öğretme yöntemi olduğunu gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan öğrenciler, sözlü tarih çalışmasında bulunmaktan keyif almalarına rağmen sürecin daha kısa olması gerektiğine vurgu yapmışlardır. Bunlarla birlikte sözlü tarih çalışması, öğrencilerin iletişim becerilerini geliştirmekle birlikte sözlü tarih raporu yazma, kaygıları yenme ve özgüven kazanma, değişim ve sürekliliği algılama yaşanılan şehrin yerel tarihin öğrenme gibi önemli katkıları olmuştur. Benzer şekilde sosyal bilgiler öğretmeni de sözlü tarihin etkili bir yöntem olduğunu, öğrencilerin iletişim becerilerini, bilimsel araştırma yapma, sorumluluk alma, birlikte öğrenme ve proje yapma gibi becerileri kazandıklarını gözlemiştir. Bunun yanı sıra sözlü tarihin öğretimi sırasında öğretmenlerin öğrencilere sürekli olarak rehberlik etmesi ve ailelerle iyi bir iletişim kurmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak bu tecrübeler ve görüşler birleştirilerek sosyal bilgiler ve tarih öğretmenleri için "Sözlü Tarih Uygulama Kılavuzu" hazırlanmış ve ekte sunulmuştur.

KonstrüktivizmSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler öğretimi+5
İlker Dere
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenme yönteminin sosyal bilgiler dersi akademik başarısına ve öğrenci tutumlarına etkisi

Sosyal bilgiler eğitimi, ülkemizde ve dünyada birçok önemli hedef davranışın kazandırılmasında, oldukça önemli bir yere sahiptir. Değişen ve gelişen dünyada ortaya çıkan yeni paradigmalar, eğitim sistemlerinde ve öğrenme ortamlarında, birçok yeni düzenlemeyi beraberinde getirmiştir. Yenilikçi öğrenme yaklaşımlarındaki amaç; ezberden uzak, üretici, problem çözme becerilerini kazanan, öğrendiklerini gerçek hayata transfer edebilen bireyler yetiştirmektir. Belirtilen hedefler doğrultusunda bu araştırma; problem dayalı öğrenme yönteminin, 6.sınıf sosyal bilgiler dersi konularındaki akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, ön test – son test deney kontrol gruplu deney deseni kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması amacıyla, öğrencilerin akademik başarılarını ölçecek başarı testi, sosyal bilgiler tutum ölçeği, öğrenci görüşleri anket formu, probleme dayalı öğrenme yöntemine dayalı senaryolar ve sınıf ortamına uygun öğretim materyalleri geliştirilerek uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak bağımsız gruplar t-testi, bağımlı örneklem t-testi ve frekans analizi yapılmıştır. Ön ölçümlere dayalı, ön test ve tutum ölçeği uygulamasındaki verilere ilişkin, istatistiksel analizlerden elde edilen bulgular doğrultusunda deney grubunda yer alan öğrencilerle kontrol grubundaki öğrenciler arasında, istatistiksel anlamlı bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Araştırmada; probleme dayalı öğrenme yöntemi uygulamaları ile işlenen dersin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan, öğretim programı kılavuz kitabı yönergelerine dayalı olarak işlenen derslere kıyasla; öğrencilerin başarı düzeylerinin ve sosyal bilgiler dersine tutumları açısından; istatistiksel anlamlı fark oluşturacak düzeyde, olumlu etki gerçekleştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelime: Akademik başarı, probleme dayalı öğrenme yöntemi, sosyal bilgiler, tutum.

Akademik başarıProbleme dayalı öğrenmeSosyal bilgiler dersi+4
Serdal Günay
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler ders başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisini belirlemektir. Araştırmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı Erzurum ili Hınıs ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören toplam 26 adet 7. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. 7-A sınıfı deney grubu, 7-B sınıfı kontrol grubu intact olarak belirlenmiştir. Uygulama sürecinde "Ülkemizde Nüfus" ünitesi deney grubunda Kuantum öğrenme modeline uygun olarak işlenmiş; kontrol grubunda ise MEB'in öngördüğü öğretim yöntemine uygun öğretime uygun olarak işlenmiştir. Uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerine günlük tutturulmuş ve öğrenciler süreçle ilgili görüşlerini dile getirmişlerdir. Araştırma haftalık 3 ders saati olmak üzere toplam 5 haftada 15 saatlik zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; 33 Soruluk Sosyal Bilgiler Başarı Testi (SBBT), Sosyal Bilgiler Dersi Kaygı Ölçeği, Sosyal Bilgiler Odaklı Akademik Risk Alma Ölçeği (SAORAÖ) ve Çocuklar İçin Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) B formu kullanılarak toplanmıştır. Ölçekler ve başarı testi öğrencilere uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Uygulama bitiminde toplanan veriler SPSS 22.0 veri programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını ve akademik risk alma eğilimlerini artırdığı; öğrencilerin kaygı düzeyleri ve üst bilişsel farkındalık düzeylerinde anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuantum Öğrenme, Akademik Başarı, Kaygı, Üst Bilişsel Farkındalık, Akademik Risk Alma

Bilişüstü farkındalıkKuantumKuantum öğretim modeli+7
Abdullah İsmet Ünal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf elektrik enerjisi ünitesinde FeTeMM yaklaşımına dayalı tasarlanan öğrenme ortamının fen bilimleri eğitimine etkileri

Bu çalışmanın amacı, 7. sınıf elektrik enerjisi ünitesinde Fen Bilgisi, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına dayalı tasarlanan öğrenme ortamının fen bilimleri eğitimi üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu bağlamda araştırma, fen öğrencilerinin başarısına, fen öğrenmeye yönelik motivasyona ve fen bilgisinde sorgulama öğrenme becerileri algısına odaklanmıştır. Ayrıca araştırma sürecini yansıtacak şekilde öğrencilerin görüşleri belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemini 2017-2018 eğitim yılında Manisa'nın Kula ilçesinde iki ayrı sınıfta öğrenin gören toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli yarı deneysel desenlerden olan eşleştirilmiş desendir. İlk olarak deney grubuna FeTeMM semineri eğitimi verilmiş ve altı hafta boyunca FeTeMM yaklaşımına dayalı etkinliklerle öğrenme öğretme süreci gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise öğretim programına uygun olarak öğretim gerçekleştirilmiştir. Ölçme aracı olarak Elektrik Enerjisi Başarı Testi, Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği, Fene Yönelik Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algısı Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 17.00 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda gönüllü olan öğrenciler ile görüşmeler yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre FeTeMM yaklaşımı ile işlenen Fen Bilimleri dersinde deney grubu öğrencilerinin Fen Bilimleri dersi akademik başarılarının ve Fene Yönelik Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algılarının kontrol grubu öğrencilerine göre istatiksel açıdan anlamlı olarak arttığı tespit edilmiştir. Deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencileri arasında Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon bakımından istatiksel açıdan bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Uygulama sonrası öğrencilerle yapılan görüşmelerde FeTeMM yaklaşımı ile işlenen Fen Bilimleri dersi hakkında öğrencilerin çoğunun olumlu görüşlere sahip olduğu tespit edilmiştir.

Elektrik enerjisiFeTeMMFen bilgisi+6
Nihat Şen
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hikaye destekli örnek olaya dayalı öğrenme ortamlarının fen öğrenme üzerindeki etkisi

Fen öğretiminde üzerinde odaklanılan önemli konulardan birisi de sınıfta öğrenilen bilgilerle gerçek yaşam ilişkisinin kurulması ve öğrenenlerin öğrendikleri bilgileri gerçek yaşama transfer etme becerilerinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bu bağlamda gerçek yaşamın içerisinde yer alan örnek olayların öğrenme ortamında kullanılması üzerine şekillenmiş örnek olaya dayalı öğrenme yaklaşımı ön plana çıkmıştır. Bu noktada örnek olayların sunum biçimleri, hem öğrencilerin dikkatini çekme ve hem de uygulamanın diğer aşamaları için önem taşımaktadır. Bu çalışmada, örnek olayların sunumu için, dijital resimler, grafikler, ses, müzik ve video gibi multimedya(çoklu ortam) araçlarını kullanarak oluşturulan dijital hikayelerin kullanılması önerilmektedir. Bu araştırmada ortaokul 7. sınıf " Kuvvet ve Hareket" ünitesi kapsamında yer alan basınç konusunun öğretiminde; dijital hikayelerle desteklenmiş örnek olaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile oluşturulan öğrenme ortamlarının öğrencilerin akademik başarılarına, fen bilimleri dersine yönelik motivasyonlarına etkisini belirlemek ve öğrencilerin oluşturulan öğrenme ortamına dair görüşlerini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili Kula ilçesindeki bir ortaokulda iki farklı şubede öğrenim gören 42 öğrenci oluşturmaktadır. Bu kapsamda, araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen çerçevesinde gerçekleşmiştir. Araştırma sonunda 7. sınıf basınç konusunda dijital hikaye destekli örnek olaya dayalı geliştirilen öğrenme ortamının öğrencilerin başarısı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, fen bilimleri dersine yönelik motivasyonu artırmadığı fakat kız öğrencilerin motivasyonu üzerinde erkek öğrencilere göre olumlu etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bulgular, çoğu öğrencinin dijital hikaye destekli örnek olaya dayalı öğrenme ortamlarının fen bilimleri derslerinde oluşturulması hakkında olumlu düşüncelere sahip olduğunu göstermektedir.

Bilgisayar destekli eğitimFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Seren Ulusoy
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde simülasyon tabanlı deneyimsel öğrenme uygulamalarının tasarlanması uygulanması ve incelenmesi

Bu çalışmada 7. sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Dersi Birey ve Toplum Öğrenme Alanı "Yaşayan Demokrasi" temasının simülasyon tabanlı deneyimsel öğrenme yöntemine göre tasarlanması, öğrencilere uygulanması ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda programdaki kazanımlara yönelik 3 farklı simülasyon geliştirilmiştir ve uygulanmıştır. Araştırma deneysel modelde tasarlanmış olup ilgili tema için programda bulunan problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutum nicel olarak incelenmiştir. Katılımcıların simülasyon tabanlı deneyimsel öğrenmeye yönelik görüşleri nitel olarak ele alınmış ve incelenmiştir. Bununla birlikte bazı sosyal ve demografik değişkenlerin söz konusu becerilere etki edip etmediğine bakılmıştır. Araştırma, 2016 yılı bahar döneminde Uşak İli Karahallı İlçesi'ndeki Cumhuriyet Ortaokulu' nda yapılmıştır. 21 deney grubunda ve 21 kontrol grubunda olmak üzere 42 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler, Spearman Rho korelasyon analizi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H testi uygulanarak değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu katılımcılara uygulanmış ve nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel kısımdaki sonuçlarına göre deneyimsel öğrenme kuramı temelinde simülasyon tabanlı olarak Sosyal Bilgiler Dersi'nin işlenmesi deney grubundaki öğrencilerin sosyal bilgiler dersine olan tutumlarını, problem çözme becerilerini ve karar verme becerilerini olumlu yönde ve anlamlı şekilde artırmaktadır. Deney grubu problem çözme becerileri grup ortalaması uygulama sonrası %12,2 artış göstermesine rağmen kontrol grubunda %2,6 ile istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir azalış meydana gelmiştir. Deney grubu karar verme becerileri grup ortalaması uygulama sonrası %15,1 artış göstermesine rağmen kontrol grubunda %0,2 ile istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir artış meydana gelmiştir. Deney grubunda sosyal bilgiler tutumu grup ortalaması uygulama sonrası %5,4 artış göstermiş; kontrol grubunda ise %1,9 ile istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir azalış göstermiştir. Araştırmanın nitel kısımdaki sonuçlarına göre katılımcılar, Simülasyon Tabanlı Deneyimsel Öğrenme uygulamalarını, yaparak yaşayarak öğrendikleri, herkesin eşit olduğu, demokratik bir öğrenme ortamının var olduğu, eğlenceli ve zevkli bir yöntem olarak değerlendirmişlerdir. Bazı öğrenciler bu yöntemle işlenilen dersin ara ara sıkıcı olduğunu ve bazı bilgileri öğrenemediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerden bazıları derslerde tarihsel olarak o dönemdeymiş gibi canlandırma ve rol yaparak öğrendiklerini; kendini o dönemdeymiş gibi hissettiğini belirtmiştir.

Benzetim yöntemiDeneysel öğrenmeKarar verme+3
Ceyhun Uzun
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen C1 seviyesi öğrencilerinin dinleme metinlerinde özetleme stratejilerini kullanma becerileri

Çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen C1 seviyesindeki öğrencilerin dinlediği metinleri özetleme becerileri araştırılmak istenmiştir. Araştırma, Uşak Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi 2020-2021 Akademik Yılı Bahar Döneminde C1 seviyesinde öğrenim gören 22 yabancı uyruklu öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere bilgilendirici ve öyküleyici anlatım biçimiyle oluşturulmuş altı metin dinletilmiştir. Öğrencilerden dinledikleri metinlerden hareketle özet yazmaları istenmiştir. Bu özetler, Özçakmak (2015) tarafından geliştirilen "Özetleme Stratejileri Puanlama Ölçeği" kullanılarak puanlanmıştır. Bu ölçekte öğrenci özetleri; "başlık yazma, bakış açısını doğru kullanma, anlatım kipini doğru kullanma, önemli bilgiyi seçme, önemsiz bilgiyi silme, metin dışı bilgiye yer vermeme, tutarlı yazma ve kısaltma" olmak üzere toplam sekiz maddede incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin özetleri; anlatım biçimi, cinsiyet, yaş ve uyruk değişkenleri açısından da ele alınmıştır. Araştırma sonucunda yabancı uyruklu 22 öğrencinin, dinledikleri metinlerde özetleme stratejilerini kullanmada başarısız olduğu görülmüştür. Anlatım biçimi ile öğrencilerin özetleme becerileri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Yaş değişkeninin de özetleme stratejilerini kullanmada anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Özetler, cinsiyet değişkeni açısından değerlendirildiğinde kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha başarılı oldukları görülmektedir. Öğrencilerin özetleme becerileri uyruk değişkeni açısından incelendiğinde, en başarılı öğrencilerin Kazakistan uyruklu, en başarısız öğrencilerin ise Mısır uyruklu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin özetleme stratejilerini kullanırken yaptıkları hataların frekansları da ayrıca hesaplanmıştır. Elde edilen sonuca göre, öğrencilerin en çok "başlık yazma, kısaltma, önemli bilgiyi seçme ve anlatım kipini doğru kullanma" stratejilerinde sorun yaşadıkları görülmektedir.

Dil öğretimiDinlemeTürkçe+7
Elif Nur İnce
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarını ve yaşam boyu öğrenmeye yönelik algılarını etkileyen değişkenlerin belirlenmesi

Fen öğrenmeye yönelik motivasyon ve yaşam boyu öğrenme kavramları öğrencilerin hem örgün öğretim dönemlerinde hem de günlük hayatlarında karşılaşabilecekleri pek çok sorunun çözümü ve eğitim süreçlerindeki başarıları için önemli bir role sahiptir. Fen öğretimini etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştiren toplumların bireysel ve toplumsal refaha erişme konusunda önemli bir eşiği aşacaklarını söylemek mümkündür. Yaşam boyu öğrenme felsefesi de bireyleri hayatlarının her döneminde zaman ve mekandan bağımsız olarak öğrenme halini devam ettirmeye yönlendiren yapısı ile öğretim süreçlerinin başarıya ulaşması ve bireysel gelişimin devam etmesi açısından çok önemlidir. Bu bilgilerin ışığında gerçekleştirilen bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarını ve yaşam boyu öğrenmeye yönelik algılarını etkileyen faktörlerin incelenmesi ve bu değişkenler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma 2021-2022 öğretim yılında Uşak ilinde 5 farklı ortaokulda öğrenim görmekte olan 715 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin cinsiyetlerinin fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ve yaşam boyu öğrenme becerilerine yönelik algıları üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı, öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıf düzeyinin, anne ve babalarının eğitim durumlarının ise anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin ebeveynlerinin eğitim seviyeleri yükseldikçe hem fen öğrenme motivasyonlarının hem de yaşam boyu öğrenme becerilerinin arttığı görülmüştür. Öğrencilerin sınıf düzeyleri arttığında ise fen öğrenme motivasyonlarının ve yaşam boyu öğrenme becerilerine yönelik algılarının düştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışmada öğrencilerin fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ve yaşam boyu öğrenme becerilerine yönelik algıları arasında orta düzeyde ve olumlu bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Nilay Erkünt
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects