Okuma
Bu konu başlığı altında 288 tez
Almanca öğretmen adaylarının okuma becerilerine yönelik çok modlu etkileşimli dijital kitap: tasarım, geliştirme ve uygulama
Bu araştırmanın amacı Almanca öğretmen adaylarının yabancı dil olarak Almanca okuma yetilerinin gelişimini destekleyecek çok modlu etkileşimli dijital kitap materyali tasarlamak, geliştirmek ve uygulamaktır. Araştırma, tasarım ve geliştirme araştırması yöntemini temel alarak desenlenmiştir. Çok modlu etkileşimli dijital kitabın tasarlanmasında, geliştirilmesi ve uygulanmasında ADDIE öğretim tasarım modeli ile hızlı prototipleme yöntemi birlikte kullanılmıştır. Toplamda üç yarıyıldan oluşan çalışma, üç aşama ve bir son uygulamada tamamlanmıştır. Birinci aşama, 2023/2024 güz ve bahar yarıyılları ile 2024/2025 güz yarıyılını kapsamaktadır. İkinci ve üçüncü aşamalar 2024/2025 bahar yarıyılını kapsamaktadır. Son uygulama ise 2024/2025 bahar döneminde Mart-Mayıs aylarındaki uygulamalarını içermektedir. Araştırmada hem nitel hem nicel veriler toplanmıştır. Nitel veriler; yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem formu, öğrenci anekdot formu, araştırmacı günlüğü, uygulama sürecine ilişkin video kayıtları aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi, Kutu ve Sözbilir (2011) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan öğretim materyalleri motivasyon anketi (ÖMMA) aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri ise istatistiksel olarak bağımlı örneklemler t-Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen nitel ve nicel veriler; çok modlu etkileşimli dijital kitabın Almanca öğretmenliği programında öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiğini, öğrenme motivasyonlarını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Almanca öğretmen adaylarının görüşleri; materyalin dikkat çekici ve öğrenmeyi teşvik edici olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca içeriklerin kelime hazinesi gelişimine katkısı ve okuma becerilerinin yanı sıra diğer dil becerilerine katkısı olumlu olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Almanca, Almanca öğretmen adayları, Okuma yetisi, Çok modlu etkileşimli dijital kitap, Tasarım tabanlı araştırma
Ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bingöl ili örneği)
Bu araştırma öğrencilerin okuma motivasyonu ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Bingöl iline bağlı Sultan Abdulhamid Han Ortaokulu öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarıları ile okuma motivasyonları arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntemlerden biri olan tarama ile yürütülen bu araştırma Sultan Abdulhamid Han Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarının A/B/C şubelerinde eğitim gören 395 öğrenciden elde edilen verilere dayanmaktadır. Öğrencilerden veri elde edilirken 29 maddeden oluşan dört seçenekli likert tipi Türkçeye uyarlanan okuma motivasyonu ölçeğinin analiz sonuçları, öğrencilerin 2018-2019 yılı sonunda elde ettikleri Türkçe dersi ortalamaları ile karşılaştırılmıştır. Araştırma alt problemleri kapsamında öğrencilerin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasında; cinsiyete, sınıf düzeyine, anne ve baba eğitim düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerin cinsiyete, anne ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiş; sınıf düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle araştırmaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, Motivasyon, Akademik Başarı, Bingöl, Türkçe Dersi.
5. sınıf Türkçe ders kitabında bağlaçların anlamsal görünümleri ve metinsel işlevleri
Okuma, metin alıcısının pek çok algısal, duyuşsal ve bilişsel işlemini içeren etkileşimsel bir süreçtir. Bir metni anlamlandırma ise metin alıcısının metin bölümleri arasındaki anlamsal ve dilbilgisel bağlantıları çözümleyerek metni tutarlı kılabilmesine bağlıdır. Metin bölümleri arasındaki anlamsal ilişkileri metin yüzeyinde belirginleştirerek metnin, metin alıcısı tarafından anlamsal bir bütün olarak algılanmasını destekleyen dilsel yapılardan biri de bağlaçlardır. Bağlaçlar, sözcük öbeklerini birleştirmelerinin yanı sıra, önermeler arasındaki ilişkileri belirginleştirdikleri için çeşitli anlamsal; metin üreticisinin kullanım amacına göre ise pragmatik/kullanımsal özellikler üstlenmektedir. Bu özellikleriyle bağlaçlar, okuma sürecinde bilgi akışını düzenlemeleri ile konu yapısının belirlenmesi, metin yapısının saptanması, metin üreticisinin niyetinin çözümlenmesi vb. gibi süreçleri destekleyen ipuçları olarak çeşitli metinsel işlevler kazanabilmektedir. Bu çalışma, bağlaçların anlamsal, kullanımsal ve metinsel özelliklerine odaklanarak 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan bağlaçları okuma süreci açısından betimlemeyi hedeflemektedir. Bu amaçla 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler araştırma kapsamında hazırlanan veri toplama aracı "Bağlaçların Anlamsal ve Kullanımsal Özelliklerine Yönelik Sınıflama" ile çözümlenmiştir. Bağlaçların üstlendikleri metinsel işlevlerin okuduğunu anlama etkinliklerindeki görünümleri ise araştırmanın diğer veri toplama aracı olan "Okuduğunu Anlama Etkinliklerinde Bağlaçların Özelliklerine Yönelik Dereceli Puanlama Anahtarı" ile elde edilmiştir. Araştırma sonuçları, 5. sınıf Türkçe ders kitabı metinlerinde bağlaçların birden fazla anlamsal ve kullanımsal ulamda, dolayısıyla çok işlevli bir görünüm sunduğunu, ancak bu yapıların metinsel işlevlerinin okuduğunu anlama etkinliklerine oldukça sınırlı bir biçimde yansıtıldığı (𝑿̅ = 1.06) ve ders kitaplarındaki okuduğunu anlamaya yönelik tasarlanan süreçte bağlaçların bu türden özelliklerinin dikkate alınmadığı belirlenmiştir.
The effects of L2 reading practice of storybooks on enhancing young learners' vocabulary knowledge
This case study intends to investigate young learners' L2 vocabulary learning through reading storybooks, particularly focusing on their target word recognition. It also aims to find out the possible gains and effects of using interactive digital materials in an online reading program. The research was conducted with a class composed of thirteen 5th-grade students at a private school in Kayseri. They were involved in an online extensive reading program where they were instructed to complete reading and activities individually, then study with their teacher and friends on a platform where they could view interactive activities. A pre-test was implemented to identify unknown words and create a list of target words. After ten reading sessions, students were required to take a post-test. Moreover, the research journals were regularly logged into and focus group interviews along with an interview with the practitioner teacher were implemented. While the numerical data obtained represents that students' vocabulary recognition levels were quite high, qualitative data materials have brought many other details to light, and the findings were evaluated by using content analysis. The findings indicated that the process had contributed mainly on supporting L2 learning which helped to discover positive effects on learners' willingness, motivation and curiosity, variety in resources, opportunities for vocabulary retention, and increase in reading pace. On the other hand, the findings also demonstrated contributions on supporting learner autonomy which were explored as independent learning, a habit of reading in L2, effective note taking and having a sense of responsibility in learning.
The role of extensive reading on vocabulary development
The main purpose of this study is, to reveal whether extensive reading has any role on vocabulary development of elementary level ESL (English as a Second Language) students. To this respect, a small-scale classroom research was carried out at a private university in the fall term of 2010-2011 academic year. 100 elementary level students were chosen and they were divided into experimental and control groups. With experimental group the materials for extensive reading were selected. Those materials were four graded readers. Control group was not exposed to any extensive reading during the fall term whereas students of the experimental group were asked to read those graded until the end of the fall term. However, both groups were responsible from the syllabus which was designed by school administration and it involved studying three units of a main course book until the end of the fall term. Then both groups took a pretest at the beginning of the term to display that they were at elementary level and a posttest at the end of the term to present whether any improvements were observed in their vocabulary or not. Finally the results were analyzed and compared to find out whether any difference occurred between two groups in terms of vocabulary development.
Turkish EFL teachers' beliefs regarding reading strategies
The present study aimed to explore EFL teachers? beliefs regarding reading strategies. In order to identify teachers? beliefs on reading strategies, a questionnaire and semi-structured interviews were used. The study was carried out with 50 participants working at English preparatory school of Istanbul Aydın University. The obtained data was analyzed by utilizing both qualitative and quantitative analysis to investigate whether there is a relationship between teachers? use of strategies and such variables as gender, degree,?.etc. The results of the study revealed that there aren?t any statistical relationships between the teachers? gender, degree,years of teaching reading and the strategies they use in the classroom.On the other hand,there is a statistical relationship between the teachers? experiences in teaching and the pre-reading strategies they use. Key Words:Reading strategies, Teachers? beliefs
Annelere uygulanan okuma projesinin etkilerinin incelenmesi: Bağcılar örneği
Okula başlama, bireylerin hayatında, doğumdan sonraki en önemli aşamalardan biridir. İlkokul ile birlikte okumayı öğrenen birey, okuduklarından çıkarımlar yaparak çevresinde olup biten olayları anlamaya başlamaktadır. Okuyan birey, hayatı sorgulamaya başlayarak, etrafında yaşanan olayları merak etmektedir. Merak ise, bireyi araştırmaya yönlendirmektedir. Okuma becerisi, bu şekilde bir döngüye dönüşerek devam etmektedir. Akademik dönemlerdeki başarılar ile okuma arasında paralel bir ilişki olduğu göz ardı edilmemelidir. İlkokulda kazanılan okuma becerisi, bireyin okul başarısında da, sonraki aşamalarda da daima ön plana çıkmaktadır. Türkiye'de okuma alışkanlığı ile ilgili az kitap okunduğuna yönelik bir algı bulunmaktadır. Türkiye'deki kitap okuma oranları ile farklı ülkelerdeki kitap okuma oranları karşılaştırıldığında bu algının doğruluğu ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de okuma alışkanlığı ile ilgili oluşan olumsuz algıyı ortadan kaldırmak için, değişik kurumlar tarafından okuma projeleri düzenlenmektedir. Böylece bireylerin çevrelerindeki rol model insanlardan etkilenerek, kitap okumaları hedeflenmektedir. Çocukların en fazla zaman geçirdiği kişi, en iyi rol modeli annesidir. Anneleri okuyan bir toplum içinde, çocuklarda kitap sevgisi görülmesi kaçınılmazdır. Bu yüzden okuma projelerinde annelerin yer alması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, annelerin okuma kültürlerini incelemek ve okuma kültürlerinin geliştirilebilmesine yönelik öneriler ortaya koyabilmektir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında tarama modellerinden, genel tarama modeli tercih edilmiştir. Nitel araştırma kapsamında 27 sorudan oluşan likert tipi ölçek geliştirilerek, uygulanmıştır. Nitel araştırma kapsamında ise 3 açık uçlu sorudan oluşan, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi ile yorumlanmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul ili, örneklemi ise Bağcılar ilçesidir. Bağcılar ilçesinde projeye katılan 24 ilkokul, 42 ortaokul ve 14 liseden rastgele seçilen 399 katılımcı (anne) araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre, okuma projesini faydalı bulan katılımcıların, çocuklarının yanında kitap okumalarının, rol model olmaları bakımından, olumlu olduğu; ders başarısı ile kitap okuma arasında doğru bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar kitap fiyatlarını yüksek bulmakla birlikte, ücretsiz kitap alabilecekleri yerlerin sayısının da az olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına göre, katılımcılar okuma kültürünün gelişmesinde büyük katkısı bulunan elektronik kitap ve teknolojik olanaklar konusunda yeterli bilgiye sahip bulunmamaktadır. Araştırma bulgularına göre; toplumda okuma kültürünün gelişmesine katkı sağlayabilmek amacıyla, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), ders müfredatlarını ailenin de içinde bulunduğu, okuma ile ilgili etkinliklerle zenginleştirebilir. Kitap ihtiyacını gidermek ve boş geçen zamanı değerlendirmek için otobüs ve metro duraklarına, parklara, kahvehanelere, taşıtlara kitaplıklar yapılabilir. Ayrıca toplumda okuma kültürünün yaygınlaşması için basılı yayımlar elektronik ortamda elektronik kitap (e-kitap) olarak öğretmen, öğrenci ve velilere ücretsiz olarak sunulabilir. Okuma kültürünün yaygınlaşması amacıyla okullarda okuma saatleri daha etkin hale getirilebilir. Kitapların basılı ve elektronik ortamda paylaşılmasını sağlayacak ulusal düzeyde kampanyalar düzenlenebilir.
The effect of reading novels on Iraqi EFL learners, vocabulary knowledge and reading comprehension ability
The study investigated the effect of reading novels in learning English as a foreign language(EFL)among sixty-five students at the Department English Language and literature/ Sulaimani University. The participators were intwo groups (control and experimental groups) including both sexes (39 male and 21 female). All of them were third-year students; they had already studied literature for two years prior to their participation. order to determine the effect of reading novels on language learning, it was necessary to measure placement test, vocabulary and reading comprehension tests, Rosetta Stone software for vocabulary knowledge and Tell Me More software for reading comprehension. The findings showed that control and experimental groups both reported higher than vocabulary in language learning with the mean score of pre-test 15.16, and that for post-test being 17.03. The findings also revealed that there was no statistically significant difference between both groups' vocabulary knowledge, while a statistically significant difference was found to exist in the post-test. The findings showed that reading comprehension reported higher than control and experimental groups in pre-test with mean 14.30 while in post-test, control and experimental groups scored higher than Reading comprehension with mean 17.03. Again, there was no statically significant difference in the mean of the scores of the pre-test of reading comprehension of both groups, while statistically significant difference in the mean of the scores of the post-test of reading comprehension of both groups existed. Correlation analysis was carried out to determine the relationship between reading comprehension and vocabulary knowledge, adhering to the administration of tests. In both groups, the results demonstrated that there was appositive relationship between the students' reading comprehension and vocabulary knowledge in their learning of English as a foreign language.
Okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin gelişiminde bilişsel ve psikososyal etkenlerin rolü
Problemin tanımı: Bu çalışmada, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde, okuma ve okuduğunu anlama becerisini kazanmada etkili olan bilişsel ve psikososyal değişkenlerin rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul iline bağlı, sosyoekonomik ve kültürel düzeyleri benzer 3 okul, 8 birinci sınıf ve bu okullarda öğrenim görmekte olan, öğretmen değerlendirmesine göre seçilmiş, okumada güçlük yaşayan 18 öğrenci ve onlarla aynı sınıfta öğrenim görmekte olan sınıf ortalaması düzeyinde okuyan 20 öğrenci, bu öğrencilerin velileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Cinsiyet, anne eğitimi, sosyoekonomik ve kültürel düzey okul öncesi eğitim alma süresi, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar psikososyal değişkenleri sesbilgisel farkındalık, hızlı otomatik adlandırma becerileri ise bilişsel değişkenleri oluşturmaktadır. Yöntem: Araştırmada veri toplamak amacıyla, öğrenci ebeveynlerinden, "Sosyodemografik Bilgi Formu", "6-18 Yaş Çocuk ve Ergenler için Davranış Değerlendirme Ölçeği", "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi"; sınıf öğretmenlerinden, "Öğrenme Bozukluğu Belirti Tarama Testi" ve "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi" formlarını doldurmaları istenmiştir. Öğrencilere ise, "Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği", "Hızlı Otomatik Adlandırma Testi‟, "Türkçe'de Kelime Okuma Bilgisi Testi", "Bir Metni Okuma ve Okunan Metni Anlama" testleri uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, SPSS Sosyal Bilimler için istatistik Programı) 21.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, bağımsız örneklem T-testi, Ki-kare, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Okumada güçlük yaşayan öğrenciler, okuma becerisi sınıf ortalamasında olan arkadaşları ile karşılaştırıldığında; anne ve babalarının anlamlı bir şekilde daha genç oldukları ve eğitim düzeylerinin daha düşük olduğu; okul öncesi eğitim sürelerinin daha az olduğu; daha fazla, dikkat, hareketlilik sorunları yaşadıkları; sosyal alanda daha yetersiz oldukları; davranışsal olarak dikkat sorunlarının yanısıra duygusal alandada zorluklarının olduğu ve ağır kognitif tempo yaşadıkları izlenmiştir. Hızlı otomatik adlandırma ve sesbilgisel farkındalık becerilerinin okuma becerilerini akıcılık, doğruluk ve anlama) %62.9, %70, %74 oranlarında açıkladığı görülmektedir. Sesbilgisel duyarlılığın yordayıcı etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak, araştırma, okuma becerilerinin kazanımında psikososyal değişkenlerin katkısının yanısıra öğrencilerin sesbilgisel duyarlılıklarının okul öncesi eğitim süreçlerinde geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
8. sınıf öğrencilerinin okuduğu ve dinlediği farklı türdeki metinleri özetleme becerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı öğrencilerin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerilerinin öğrenme alanına, metin türüne, okul başarı seviyesine, cinsiyete, aylık okunan kitap sayısına, anne eğitim durumuna, baba eğitim durumuna, ailenin aylık gelir durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini Muş ili Merkez ilçesindeki 8. sınıf öğrencileri, örneklemini ise aynı yerdeki dört ortaokulda öğrenim görmekte olan 190 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Merkez ilçedeki okullar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan "Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavı"nın başarı sonuçlarına göre başarı seviyesi yüksek, başarı seviyesi orta, başarı seviyesi düşük olarak üç seviyeye ayrılmıştır. Sayısal yakınlığı sağlamak için başarı seviyesi düşük ortaokullardan iki, diğer iki seviyeden birer okul belirlenmiştir. Dinleme öğrenme alanından bir hikâye edici, bir bilgilendirici; okuma öğrenme alanından da bir hikâye edici, bir bilgilendirici metin olmak üzere toplamda dört metin kullanılmıştır. Öğrencilerin bu metinlerden hareketle (dinleyerek/okuyarak) özet çıkarmaları istenmiştir. Söz konusu bu özetler çalışmanın verilerini oluşturmaktadır. Elde edilen özetler Okur (2011) tarafından geliştirilen "Özet Metinleri Değerlendirme Ölçeği"ne göre değerlendirilmiş, bunun sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik testlerden t-testi, One Way ANOVA kullanılmış; ayrıca frekans (f), aritmetik ortalama (X), standart sapma (S) vb.ne de bakılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçlarına göre öğrencilerin metinleri özetleme becerilerine bakıldığında; öğrenme alanına göre dinleme becerisinin, okul başarı seviyesine göre başarı seviyesi iyi olan okulların, cinsiyete göre kız öğrencilerin, aylık okuduğu kitap sayısına göre 4 ve üzeri kitap okuyan öğrencilerin, anne eğitim durumuna göre annesi ortaokul ve lise mezunu olan öğrencilerin, baba eğitim durumuna göre babası okuryazar, lise ve üniversite mezunu olan öğrencilerin, ailenin aylık gelir durumuna göre aylık gelir durumu orta düzey olan öğrencilerin özetleme becerilerinin daha iyi olduğu ve diğerlerine göre anlamlı farklılık arz ettiği görülmüştür. Metin türüne göre ise öğrencilerin özetleme becerileri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu sonuçlardan hareketle tartışma kısmında, araştırmanın bulguları benzer çalışmaların bulgularıyla karşılaştırılmış ve çeşitli değerlendirmeler yapılarak tartışılmıştır. Daha sonra Millî Eğitim Bakanlığına, öğretim programı hazırlayıcılarına, başta öğretmenler olmak üzere uygulayıcılara ve öğretmen adaylarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: 8. sınıf öğrencileri, farklı türde metinler, özetleme becerisi.
İlköğretim birinci sınıf Türkçe kitaplarındaki görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşleri
Bu araştırmada ilköğretim birinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşlerini belirlenmesi amacıyla uygulanmıştır.Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modelindedir. Tarama modeli, geçmişte ya da günümüzde mevcut olan bir durumu olduğu şekli ile betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Tarama modellerinde araştırma konusu olan olay, kişi veya nesne içinde bulunduğu koşul içerisinde olduğu gibi tanımlanır. Tarama modellerinde önemli olan var olanı değiştirmeden uygun bir biçimde gözlemleyip belirlemektir (Karasar, 2005).Araştırma, Sakarya il merkezinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerine(100 öğretmene) uygulanmıştır. Araştırmada ilköğretim birinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amacıyla, oluşturulmuş olan 10 adet anket maddesi öğretmenlere uygulanmıştır. Ayrıca öğretmenlere, anket maddelerinin açık uçlu soruları da yöneltilerek görüşleri alınmıştır.Örneklem dahilinde bulunan okullara gönderilen 150 anketten toplam 100 tanesi geri dönmüş olup değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Anket sonucunda elde edilen veriler SPSS istatistik programında değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İlk Okuma Yazma Öğretimi, Görsel okuma, Görsel Okuryazarlık, Ses Temelli Cümle Yöntemi.
İlkokullarda eleştirel okuma eğitiminin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma beceri düzeylerini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli tekniklerinden olan betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim - öğretim yılında öğrenim gören, Kırıkkale ili merkez okullarından rastgele örneklem seçme tekniğiyle seçilen, 109 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler toplanırken kazanımların ve okuma metinlerinin belirlenmesi için Türkçe Dersi (1-4) öğretim programı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe Ders Kitabı, Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı (MEB Yayınları) incelenmiştir. Ayrıca öğrencilere çalışma kâğıtları, öğretmenlere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Çalışma kâğıtları, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından incelenmiş ve kullanılmakta olan kitaplar içerisinden seçilen etkinliklerle oluşturulmuştur. Verilerin analizinde "minimum", "maksimum" ve "aritmetik ortalama" puanları hesaplanarak betimsel istatistikler kullanılmıştır. Ortalamaların yorumlanmasında MEB'in sınav yönetmeliğindeki beşlik sistemin not derecelendirmesi dikkate alınmıştır. Görüşme formu ise araştırmacı tarafından geliştirilen ve dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma beceri düzeylerinin incelenmesiyle ilgili öğretmenlerin görüşlerini almak için hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşme formuyla toplanan veriler, içerik analizine uygun olarak kodlanıp yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, mevcut etkinliklerin ve eleştirel okuma kazanımlarının öğrencilerin eleştirel okuma becerisini edinmesine katkı sağladığı söylenebilir. Ancak sayısal verilere bakıldığında, öğrencilerin orta düzeyde bir eleştirel okuma becerisine sahip olduğu görülmüştür. Aynı zamanda öğrencilerin tamamına yakınının, kazanımın birini hiç kazanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Eleştirel okuma kazanımlarının ikinci sınıftan itibaren verilmeye başlandığı göz önünde bulundurulduğunda, öğrencilerin dördüncü sınıfta orta düzeyde bir eleştirel okuma becerisine sahip olmaları ya da bazı eleştirel okuma kazanımlarını hâlâ edinememiş olmaları sorgulanmalıdır. Araştırmanın bu yönleriyle alana ve uygulamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre önerilere de yer verilmiştir. Bu Yüksek Lisans Tezi, Uşak Üniversitesi BAP Birimi tarafından proje olarak desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuma, Anlama, Eleştirel Okuma
Ortaokul öğrencilerinin okuma anlama düzeylerine etki eden faktörler
Bu araştırma, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma anlama düzeyleri ve okuma anlama düzeylerinde yaş, cinsiyet, aile gelir durumu, anne-baba eğitim durumlarına göre farklılaşma olup olmadığının ortaya konulması amacıyla yapılmıştır. Araştırma genel tarama modelinde betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırma 2010-2011 yılında Bolu ilinde 6, 7 ve 8. sınıflarda eğitim görmekte olan 5 okuldan tesadüfî küme örnekleme yoluyla seçilmiş 301 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin ailesi ve kendisi ile ilgili bilgiler edinmek amacıyla kişisel bilgilerin işaretleyecekleri optik form ve öğrencilerin okuduğunu ne derecede anladıklarını ölçmek amacıyla "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Öğrenciler okuma anlama testine verdikleri cevapları da optik forma işaretlemişlerdir. Optik formlar okutulmuş, veriler SPSS istatistik programından yararlanılarak değerlendirilmiştir. Okuma anlamaya cinsiyet faktörünün etkisini ortaya koymak için t testi, anne baba eğitim durumunun ve aile gelir durumunun okuma anlamaya etkisini ortaya koymak için tek yönlü varyans analizi, yaşın; okuma anlamaya etkisini ortaya koymak için pearson korelasyonu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin genel okuma anlama düzeyleri 7,8 bulunmuş, okuma anlama düzeylerinin yaş, anne eğitim durumu, ailenin ekonomik gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Baba eğitim durumu ve cinsiyet değişkenlerinin ise okuma anlama düzeyinde anlamlı şekilde farklılaşmaya neden olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma Anlama
Altı dakika yönteminin akıcı okumaya etkisi
Bu çalışma, Altı Dakika Yönteminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sesli okuma hatalarının giderilmesine, akıcı okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Türkiye'de Altı Dakika Yöntemi ile ilgili daha önce yapılan bir çalışmaya rastlanılmaması nedeniyle önemlidir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden "eylem araştırması" ile desenlenmiştir. Eylem araştırması türlerinden ise "teknik/bilimsel/işbirlikçi" eylem araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulması için amaçlı örnekleme yöntemlerinden "benzeşik (homojen) örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde "içerik analizi" yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Konya ili merkez Selçuklu ilçesinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören, altı ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Seçilen öğrenciler fiziksel ve zihinsel herhangi bir sorunu olmamasına rağmen sesli okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerdir. Seçilen öğrencilere, Türkçe ders kitaplarında yer alan 4. sınıf "Uçurtma Yarışı", 3. sınıf "Eşek Arısının Başına Gelenler", 2. sınıf "Suya Düşen Su" ve 1. sınıf "Bizim Aile" isimli okuma metinleri okutturulmuştur. Öğrencilerin okumaları Yanlış Analizi Envanterine göre değerlendirilmiş ve okumadaki seviyelerinin 1. sınıf endişe düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Okuma seviyeleri tespit edilen öğrencilere günde 2, haftada 6 saat olmak üzere toplam 72 saat "Altı Dakika Yöntemi" kullanılarak öğretim yapılmıştır. Öğretim 40 dakikalık dersler halinde, günlük 2 ders saati olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Öğretim 3 ay devam etmiş ve 72 saat sonucunda tamamlanmıştır. Öğretim için Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Bakanlığı Türkçe ders kitaplarından seçilen, 10 adet metin kullanılmıştır. Çalışmanın uygulamaları çalışma grubunda yer alan öğrencilerin öğrenim gördükleri ilkokula yakın özel bir etüt merkezinde yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin sesli okuma hatalarında önemli oranda azalma olduğu ve tüm öğrencilerin ilerleme kaydettikleri belirlenmiştir. Akıcı okumada öğrencilerin yüksek oranda endişe düzeyinden öğretim düzeyine ilerlediği hatta bazılarının serbest okuma düzeyine oldukça yaklaştığı tespit edilmiştir. Okuduğunu anlama becerilerinde ise endişe düzeyinden öğretim düzeyine ilerledikleri, birçok kez de serbest okuma düzeyine ulaştıkları görülmüştür. Altı Dakika Yönteminin öğrencilerin sesli okuma hatalarının sıklığını azalttığı, akıcı okuma becerilerini geliştirdiği ve anlama becerilerine de katkı yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sesli Okuma, Sesli Okuma Hataları, Akıcı Okuma, Okuduğunu Anlama, Altı Dakika Yöntemi
Türkçe öğretim programlarının işlevsel okuma açısından incelenmesi (1924-2015)
Bu çalışmanın amacı, 1924-2015 yılları arasında uygulanan ortaokul Türkçe öğretim programlarının işlevsel okuma açısından incelenmesidir. Ayrıca her program kendi içinde sınıflar bazında ve diğer programlarla da işlevsel okuma açısından karşılaştırılmıştır. Araştırma evrenini 1340 (1924) Lise Birinci Devre Müfredat Programı, 1929 Orta Mektep Türkçe Programı, 1931-1932 Ders Senesi Tadilatı Türkçe Programı, 1938 Ortaokul Türkçe Programı, 1949 Ortaokul Türkçe Programı, 1962 Ortaokul Türkçe Programı, 1981 Temel Eğitim Okulları Türkçe Eğitim Programı, 2005 Türkçe 6-8. Sınıflar Öğretim Programı, 2015 Türkçe 1-8. Sınıflar Öğretim Programı oluşturmaktadır. Öğretim programlarını işlevsel okuma açısından inceleyebilmek amacıyla uzman görüşü alınarak işlevsel okuma listesi hazırlanmış, programlar bu liste baz alınarak incelenmiştir. Programlar işlevsel okuma açısından incelenirken programlardaki kazanımların işlevsel okuma becerisiyle aynı olmasına değil işlevsel okuma becerisini kazandırabilecek özellikte olmasına dikkat edilmiştir. Araştırmanın sonucunda programların işlevsel okumaya yer verme açısından yıllar içinde değişkenlik gösterdiği, bir program içinde yer verilen işlevsel okuma becerisi ile ilgili kazanımların ise farklı sınıflarda tekrar edilmediği görülmüştür. İşlevsel okuma açısından en güçlü program 1949 Ortaokul Türkçe Programı, en zayıf program ise 1340 (1924) Lise Birinci Devre Müfredat Programı'dır. Anahtar kelimeler: Okuma, okuma eğitimi, işlevsel okuma, öğretim programı.
Empatik okumanın ortaokul 7. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlama düzeyine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuyucunun kendini kahramanın yerine koyarak okuması olan empatik okuma tekniğinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisini araştırmaktır. Araştırmada nicel ve nitel model birlikte kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarından, görüşme ve açık uçlu sorularla elde edilen nitel veriler nicel verilere dönüştürülerek SPSS veri tabanına girilmiş ve ölçümler yapılmıştır. Araştırmada kullanılacak öykü metinleri üç uzman ve üç Türkçe öğretmeninin görüşleri alınarak tespit edilmiştir. Okuduğunu anlamaya yönelik açık uçlu sorular uzman görüşü alınarak yenilenmiş Bloom taksonomisine göre hazırlanmıştır. Çalışma grubunu Uşak Merkez İmam Hatip Ortaokulu 7.sınıf öğrencilerinden 20 kız ve 20 erkek öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu rastgele olarak eşit sayıda kız ve erkek öğrenci içerecek şekilde deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilere kişisel bilgi formu dağıtılmıştır. İki hafta boyunca deney grubu öğrencilerine okul rehber öğretmeni gözetiminde empati etkinlikleri yaptırılmıştır. Deney ve kontrol grubuna eş zamanlı olarak uygulama metinleri okutturulmuş ve sorularının cevaplanması istenmiştir. Elde edilen veriler üç farklı puanlamacı tarafından puanlanmış, ortalamaları alınmıştır. SPSS veri tabanına girilen sonuçlar deney grubu verilerinin, kontrol grubu verilerinden anlamlı biçimde yüksek olduğu görülmüştür. Son olarak deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmede öğrencilerin empatik okuma tekniğini sevdikleri, uzun süre sıkılmadan okumalarına yardımcı olacak bir teknik olarak gördükleri ve sonraki okumalarında da kullanmak istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin okuma alışkanlıklarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve öğretmenlerin kişisel değişkenlere göre okuma alışkanlıklarının incelenmesidir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak ilinde çalışmakta olan 890 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 345 öğretmenden toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve "Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, 30 madde ve 6 boyuttan oluşan 5'li Likert tipi bir ölçektir. Sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin bazı kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için gerçekleştirilen bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Bu çalışmada elde edilen güvenirlik katsayısı değerleri alan yazında belirtilen 0,70 değerinin üstündedir. Bu sonuca göre çalışmada kullanılan ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğu söylenebilir. Okumaya ilişkin ölçekten elde edilen puanlara göre okuma isteklerine ait puan ortalamalarının diğer boyutlara göre biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Cinsiyete göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okuma alışkanlıklarının daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Medeni durum, mesleki kıdem ve öğretmenlerin çalıştıkları okulların yerleşim yerlerine göre öğretmenlerin okuma alışkanlıkları değişkenlik göstermemektedir. 1-2 çocuğu olanların, hiç çocuğu olmayanlara göre okumayı daha gerekli görmekte olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette günlük zaman geçirme süresinin okuma alışkanlığını etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette kalma süresi arttıkça okuma alışkanlığı azalmaktadır. Bu çalışma ile farklı değişkenlerin öğretmenlerin okuma alışkanlığını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma alışkanlığı, Sınıf Öğretmeni
Grafik düzenleyicilerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine katkısı
Bu araştırma, "Grafik düzenleyicilerin okuduğunu anlama becerisinin gelişimine katkısı nedir?" sorusuna cevap aramaktır. Araştırmada karma model ve eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Uşak il merkezindeki ilkokul dördüncü sınıfa devam eden 28 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklem seçim tekniği olarak kolay ulaşılabilir örneklem tekniği belirlenmiştir. Nicel veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan çalışma kâğıtları ile elde edilmiştir. Hazırlanan bu çalışma kâğıtları, ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Nitel veriler ise "Grafik Düzenleyicileri İlköğretim Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Becerilerine Katkısı" adlı görüşme formu ile toplanmıştır. Uygulama, haftada iki saat olmak üzere, 10 hafta sürmüştür. Araştırmanın birinci alt problemi için elde edilen veriler, bağımlı gruplar t-testi ile ikinci alt problemi için elde edilen veriler ise içerik analizi ve tematik kodlama yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmanın ön test ve son test puanları arasında, 29,64 puanlık bir atış görülmektedir. Bu artış manidar bir artıştır. 10 haftalık bir uygulama sonunda, çalışma grubunun puanın düşük düzeyden, iyi düzeye çıkması, grafik düzenleyicilerle okuduğunu anlama çalışması uygulamasının, anlama becerilerine katkı sağlamıştır demek yanlış olmaz. Uygulamanın kalıcı yönünün yüksek olduğu söylenebilir. Çalışma grubundakilerin tamamına yakını uygulamayı beğendiklerini ve faydalı bulduklarını; bu uygulamaların Türkçe derslerinde kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Çoğu, okumaya ilişkin olumlu tutum değişikliğine sahip olduklarını söylemişlerdir. Anahtar kelimeler: Okuma, okuma stratejileri, anlama, grafik düzenleyiciler, ilkokul
Sosyo-ekonomik düzeyin çocukların okuma alışkanlıkları üzerine etkisi: Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencileri üzerine bir araştırma
Okuma, çocukluk yıllarında kazanılan bir beceri olarak yıllar içinde geliştirilen, düzenli ve sürekli yapıldığında alışkanlık haline gelen bir beceridir. Bireysel ve toplumsal gelişim açısından çok önemli olduğu bilinen okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli unsurların başta aile, okul öğretmen, kütüphaneler olduğu söylenebilir. Sosyo-ekonomik etkenler ise bu sürecin unsurları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Çocuğun anne babasının eğitim ve gelir düzeyi, mesleği gibi sosyo-ekonomik özellikleri, eğitim alınan okulların özellikleri ve içinde yaşanılan çevre gibi faktörler sosyo-ekonomik düzeye göre değişebilmekte ve tüm bunlar okuma alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu açıdan çocukların okuma alışkanlıklarının sosyo-ekonomik etkenler bağlamında araştırılması ve ortaya çıkan sonuçlar okuma alışkanlığı sorununun çözümüne yönelik uygulamalara büyük katkı sağlayacaktır. Bu araştırmada, Ankara'da farklı sosyo-ekonomik koşullarda yaşayan sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ailenin gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyleri, meslekleri ve coğrafik köken gibi sosyo-ekonomik özellikler temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezi sınırları içinde yer alan 3 ilçede bulunan ortaokullardaki 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 3 ilçe, 8 ortaokul, 256 öğrenci ile örneklenen araştırma betimleme yöntemi ile gerçekleştirilmiş, verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyi ve mesleği, coğrafik köken olarak belirlediğimiz sosyo-ekonomik özellikler ile öğrencilerin okuma alışkanlıkları arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Güçlü okuma alışkanlığına sahip olanlar daha çok orta ve alt orta gelir düzeyindeki öğrenciler, orta düzey okuyucular üst ve üst orta gelir düzeyindeki öğrenciler ve zayıf düzey okuyucular ise daha çok alt ve alt orta gelir düzeyindeki öğrencilerdir. Öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile arasında en güçlü ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik, vi "gelir düzeyi", "eğitim" ve "meslek", en zayıf ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik ise "coğrafik köken"dir. Elde edilen sonuçlara göre, "Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının düzeyi, sahip oldukları sosyoekonomik özelliklere göre değişmektedir" biçiminde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır. Anahtar Sözcükler İlköğretim öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyo-ekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.
Okuma eğitimine diyalojik bir bakış
Bu çalışmada filozof, kültür kuramcısı ve dil bilimci Bakhtin'in görüşlerinin okuma eğitimine uyarlanabilirliği sorgulanmıştır. Kendisi de uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapan ve Mordovya Pedagoji Üniversitesinde ders veren Bakhtin'in, edebiyat eğitiminde biçem bilimi (stilistik) ve diyaloğun önemine vurgu yapan, İngilizceye Dialogic Origin and Dialogic Pedagogy of Grammar şeklinde çevrilen, muhtelif notlarının derleminden oluşan çalışması, bu araştırmanın temel dayanak noktasını oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikle temel çerçeveyi sunmak, Bakhtin'in görüşlerinin eğitim alanındaki yerini belirtmek adına diyalojik pedagojinin tarihî ve kuramsal art alanı diğer eğitim felsefeleri ile birlikte verilmiş, ardından diyalojik pedagoji; Freire, Bakhtin ve Buber ekseninde ele alınmış ve Bakhtin'in eğitime dair görüşleri incelenmiştir. Akabinde Bakhtinyan perspektifte önemli yer kaplayan metin, metnin yapılanışı ve metinler arasılık gibi kavramlar ele alınmış, bu kavramların okuma eğitimiyle ilişkilendirilebilirliği okuma kuramları perspektifinden sorgulanmıştır. Daha sonra okuma eğitimiyle de iç içe olacak biçimde Bakhtin'in dil bilimine, estetiğe ve dil öğretimine dair görüşleri irdelenmiştir. Son olarak "diyalojik okuma" modeli açımlanmaya çalışılmış, bu minvalde Refik Halid Karay'ın "Eskici" adlı hikâyesi Bakhtinci bir bakışla analiz edilerek bir ders işleyiş ve etkinlik dizesi örnekçesi de ayrıca takdim edilmiştir. Bu bağlamda ilgili araştırmada nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma kullanılmış, veriler toplanırken kaynak tarama tekniğinden yararlanılmış ve toplanan veriler doküman incelemesi yöntemi ile analiz edilmiş, böylece mevcut çalışmaların eklektik bir derlemi sunulmuş, ilgili alanyazın kapsamında özgün bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.
Okuma becerilerine yönelik yanıt doğruluğu ve yanıt sürelerinin hiyerarşik modellenmesi
Bu çalışmayla öğrencilerin okuma becerilerine yönelik yetenek ve hızlarına ilişkin kişi ve madde parametrelerinin kestirilerek yorumlanması ve öğrencilerin sergiledikleri davranışların uyum düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu PISA 2015 uygulamasına katılan 42 farklı ülkeden 5232 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri bilgisayar tabanlı (computer based) olarak uygulanan PISA 2015 uygulamasında yer alan 36. kitapçığın bir formundaki okuma becerileri ile ilgili maddeleri aynı sırada yanıtlayan öğrenci verileri kullanılarak oluşturulmuştur. Bu formu yanıtlayan 9396 öğrenciye ilişkin kullanılan tüm değişkenlerin bir araya getirildiği veri setindeki kayıp veriler liste bazlı veri silme tekniğiyle temizlenmiş ve kalan 5232 öğrenci verisi kullanılarak araştırma verileri sağlanmıştır. Verilerin çözümlenmesindeki ilk adım doğruluk ve süre düzeylerini yordayan değişkenlerin seçiminin regresyon tekniğine dayalı olarak genetik algoritmalar yöntemiyle gerçekleştirilmesi olmuştur. Genetik algoritmalar yöntemiyle analiz edilen regresyon modelleriyle doğruluk ve süre düzeylerini yordadığı anlaşılan değişkenler yetenek ve hız parametrelerinin açıklayıcı değişkenleri olarak hiyerarşik modele ilave edilmiştir. İkinci adımda yanıt örüntüleri, yanıt süreleri ve açıklayıcı değişkenlere ilişkin veriler düzenlenerek hiyerarşik modelin çözümlenmesi sağlanmıştır. Üçüncü adımda ise bireylerin hız ve yeteneklerini yansıtan davranışların uyum düzeyleri kişi uyum istatistikleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre hız ve yetenek parametreleri arasında zayıf düzeyde negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Yanıt örüntülerine ilişkin anormal davranış sergileyen öğrenci sayısı 496 (% 9.48); süre örüntülerine ilişkin anormal davranış sergileyen öğrenci sayısı 99 (% 1.87); yanıt ve süre örüntüleri için ortak anormal davranış sergileyen öğrenci sayısı 14 (% .27) olmuştur.
Metinlerarası okuma ile bütünleştirilen Analitik Yazma ve Değerlendirme Modelinin özel yeteneklilerin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modeli'nin [AYDM] özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma desenlerinden dört gruplu yarı deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 28 özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın deneysel süreci 6+1 AYDM'nin alt boyutlarına uygun bir şekilde 7 hafta sürmüştür. Çalışmanın verileri Metinlerarası Okuduğunu Anlama Testi ve 6+1 AYD Rubriği ile toplanmıştır. Araştırmada özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisine yönelik elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM'nin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca özel yetenekli öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinde ön test etkisi görülmüşken, yazma becerilerinde ön test etkisine rastlanılmamıştır. Deneysel sürecin 6+1 AYDM'nin alt boyutlarında ise fikirler, kelime seçimi ile imlâ ve noktalama alt boyutlarında deney ve kontrol grubunda anlamlı farklılaşmanın olmadığı, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılığın olduğu ortaya çıkmıştır. Yine metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM ile gerçekleştirilen deneysel etkinliklerin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma düzeylerinde kalıcılığı olumlu yönde etkilediği çalışmada ulaşılan bir diğer sonuçtur.
How do the factors of testing, in-class discussion, and extra-mural reading affect L2 reading motivation levels of Turkish university students?
Reading is an important part of learning any new language and thus, being motivated to read in a new language is also an important factor in that process. In this study, two extrinsic motivating factors, the effect of testing and in-class discussion, were examined to see their effect on English reading motivation levels in Turkish university students. Also, intrinsic motivation was examined as the study sought to examine what sources students are reading in English outside of class, why they go to those particular sites, and how often they go to them. 100 students from a university in Turkey's English Preparatory program submitted the questionnaire that was made for this study. Data was then collected from these results. These students were at B1 English level or above at the time of the study, based on the Common European Framework (CEFR). L2 reading motivation research is still limited in Turkey, and the research varies on how motivated students are to read in English outside of class. Since reading motivation is an important part of the L2 reading and learning process, this study sought to evaluate the data on particular motivational constructs. It was found that testing and in-class discussion based on outside reading were motivating factors for the majority of students, but they were not often the sole base of that motivation. In examining the sources students were reading outside of class for non-academic reasons, those cited by the majority of students were books, articles and essays, and entertainment resources. News and magazines, language learning specific, and video content websites were those online resources that students reported they practiced reading in English the most. Entertainment, news and magazine, and interestspecific websites were those most cited by students as the ones they use the most to read in English for enjoyment. The study also found that the highest intrinsic motivational factors that motivated students to use the websites they listed were: interest and curiosity, self-development, learning news and vocabulary, providing fun and enjoyment and providing information on topics of interest. Other intrinsic factors and sources were noted by participants to a lesser degree. The findings of this study revealed that testing and in-class discussion do affect levels of motivation to read outside of class, but they are not the only motivation for students. Students can still be positively motivated to read outside of class without these variables. Moreover, given what sources the students noted they use, how often they use them, and why they use them, two conclusions may be made. One, teachers and curriculum developers can be encouraged that test and in-class discussions do positively motivate students to read in English outside of class, but they do not have to depend on these solely to motivate their students to do outside reading. Finally, teachers and curriculum development members should use the resources, websites, and reasons for motivation to read found in this study to continue to develop higher quality, and more interesting reading materials for students, that they may be more motivated to read in English outside of class. Keywords: L2 reading motivation, testing, in-class discussion, extrinsic and intrinsic reading motivation, extra-mural reading, L2 reading frequency
PISA-2018 Türkiye verisinde okuma becerilerini etkileyen faktörlerin çok düzeyli yapısal eşitlik modellemesiyle incelenmesi
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), OECD tarafından uluslararası yürütülen bir araştırmadır. PISA uygulaması her üç yılda bir 15-16 yaş aralığındaki öğrencilerin eğitim kalitesini ölçmek ve değerlendirmek için 2000 yılından beri yapılan bir araştırmadır. Bu çalışmanın amacı PISA 2018 araştırmasındaki 15 yaşındaki öğrencilerin okuma becerileri ile öğrencilerin ekonomik, sosyal ve kültürel durumları, okumaktan keyif alma, okul türü gizil değişkenleri arasındaki çok düzeyli yapısal ilişkinin ne düzeyde olduğunu incelemektir. Bu araştırmanın örneklemini kayıp veriler silindikten sonra kalan 6596 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında öğrenci anketinden belirlenen değişkenler; ekonomik, sosyal ve kültürel durumları, okumaktan keyif alma ve okul anketinden belirlenen değişkenler ise okul türüdür. Bu değişkenler kullanılarak grup içi (öğrenci düzeyi) ve gruplar arası (okul düzeyi) düzey olacak şekilde çok düzeyli yapısal eşitlik modeli kurulmuştur. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin okuma becerilerinde meydana gelen farklılıkların %61'i okullar arası farklılıklardan kaynaklandığı görülmüştür. Daha sonra araştırma kapsamında seçilen değişkenlerle öğrencilerin okuma becerileri başarıları arasındaki ilişki çok düzeyli yapısal eşitlik modeli kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrenci düzeyinde ekonomik, sosyal ve kültürel durum okumaktan keyif alma değişkenleri ile öğrencilerin okuma becerileri başarıları arasındaki ilişki anlamlı bulunurken; okul düzeyindeki okul türü değişkeni ile öğrencilerin okuma becerileri başarıları arasındaki ilişki anlamlı bulunmamıştır. Ekonomik, sosyal ve kültürel durum değişkeni okul düzeyine taşındığında okuma becerileri başarısını güçlü bir şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Okul düzeyindeki ekonomik sosyal ve kültürel durum değişkeninin okul türü değişkeni aracılığıyla okulların okuma becerileri başarıları üzerinde negatif yönde orta düzeyde dolaylı bir etkisi olduğu görülmüştür.