Change

308 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Alman dış politika kimliği ve güç kullanımı (1949 - 2016): Süreklilik ve değişim dinamiklerinin analizi

Bu çalışmada Almanya'nın 1949'dan günümüze, uluslararası çatışmalarda izlediği politikalar ele alınmaktadır. Tezin amacı, Almanya'nın II. Dünya Savaşı sonrası geliştirdiği, güç kullanımına karşı mesafeli ve değer bazlı dış politika kimliğinin, birleşme ve Soğuk Savaş'ın bitişinin getirdiği değişimlere rağmen sürekliliğini koruyup korumadığının anlaşılmasıdır. Bu doğrultuda özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında geliştirilen kimlik ve bu kimliğin öne çıkan değer ve politikaları ele alınmıştır. Sonrasında Almanya'nın, hem Soğuk Savaş hem de Soğuk Savaş sonrası dönemin çatışmalarına yönelik politikalarında, bu değerlerin görünürlükleri incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, Almanya'nın çok taraflılık gibi değerleri gözeterek de olsa uluslararası müdahalelere katılımının açık şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Ancak bu müdahalelerin nadiren doğrudan ama genellikle barış gücü gibi misyonlar bağlamında olması dolayısıyla, II. Dünya Savaşı sonrası değerlerin ufak değişimlerle devam ettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Alman dış politikası, güç kullanımı, süreklilik, değişim, dış politika kimliği

AlmanyaDeğişimKimlik+3
Mahmut Mazlum
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve egzersiz algılarının egzersiz davranışlarına göre incelenmesi

Bireylerin çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yaşlılığa kadar düzenli spor ve egzersiz yapması, beden sağlığını koruması açısından büyük önem taşımaktadır. Egzersiz yapmak kadar, bireylerin egzersize ilişkin algıları da yaşam doyumlarını etkilemektedir. Bu çalışma üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve egzersiz algılarının egzersiz davranış değişim basamaklarına göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden birisi olan genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencileri oluştururken, örneklem grubunu ise merkez kampüste bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören ve olasılıklı tabakalama yöntemi ve basit tesadüfi teknik kullanılarak belirlenen 726 kadın, 588 erkek toplam 1314 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcılara sırasıyla; Egzersiz Engel/Yarar Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Egzersiz Davranış Değişim Anketi uygulanmıştır. Ayrıca katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu uygulanarak, yaş, cinsiyet, sigara kullanma durumu, ailede spor yapma durumu ve aylık harcama ile ilgili bilgiler elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 18 paket programı kullanılmış, Non-parametrik verilerin analizinde Mann Whitney-U, çoklu karşılaştırmalar için ise Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Çalışmanın Cronbach-Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,89 olarak bulunmuştur. Bulgularımıza göre; egzersiz algısının toplam puanları ile egzersiz davranış değişim basamakları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir. Egzersiz algısı toplam puanlar üzerinden bakıldığında "Eğilim, Hazırlık, Hareket, Devamlılık" ile "Eğilim öncesi" faktörleri arasında "Eğilim, Hazırlık, Hareket, Devamlılık" lehine olmaktadır. Bunun yanında yaşam doyumu ile egzersiz davranış değişim basamağı arasında da anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Yaşam Doyumu, Egzersiz Algısı, Egzersiz Davranış Değişim Basamağı, Üniversite Öğrencisi.

AlgıDavranışDeğişim+3
Nihal Ata
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The shift in global political economy and international relations education in Turkey

As political and economic systems of the world become increasingly globalized, IR education is also influenced from this trend. In this study, I look at the institutions of IR education and the curricula to analyse the impact of globalization on IR education patterns. IR education trains the experts who will protect the interests of his/her nation in international affairs and the future scholars. As the world becomes increasingly interconnected, the IR curriculums should become standardized. So this study asks "Can IR education be seen as a tool for global governance?" The patterns in IR education can be examined by three types of sources: textbooks, curricula and journals. This study focuses on the curricula. In order to see the influence of globalization I look at the top 5 universities in the Anglophone tradition as listed in the Times Higher Education university rankings. I analyse their curriculums and derive their main characteristics. Then I look at the curriculums of the top 4 universities from Turkey and determine their main characteristics. Then I will compare them with the Anglophone universities. The findings suggest that undergraduate IR curricula in the analysed Turkish universities are similar to that of the analysed Anglophone universities. This can be interpreted as the influence of globalization on IR education in Turkey. The results are important for the discussions on the degree of how IR education should be structured to pursue national interests.

CurriculumChangeEconomy+5
Emel Yılmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde değişim yönetimi: Kullanıcı ve personel önceliklerinin değerlendirilmesi

Üniversite kütüphaneleri, diğer birçok kurum ve kuruluş gibi, değişen teknolojinin gerektirdiği dönüşümü yakalamak durumundadır. Değişim hızına ayak uydurmak için zamanla farklılaşan kullanıcı gereksinimleri ve beklentilerinin karşılanabilmesi önemlidir. Bu çalışmada, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kütüphanesi kullanıcıları ve personelinin kütüphane söz konusu olduğunda değişimden etkilenebilecek kriterlere yönelik önceliklerinin belirlenmesi amaçlanmış, bunun için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yönteminden yararlanılmıştır. Bu kriterler, literatürden ve uzman görüşlerinden yararlanılarak, Hizmetler, Kurum İdari Yapısı, Personel, Derme, Mekân ve Bilgi Sistemi olarak belirlenmiştir. AHS'ye yönelik bulgular elde edilirken açık uçlu sorular aracılığıyla kullanıcı görüşlerine de başvurulmuş ve bulgular bu yorumların değerlendirilmesine göre detaylandırılmıştır. Değerlendiriciler, kütüphane kullanıcıları (Lisans Öğrencileri, Lisansüstü Öğrenciler ve Akademik Personel) ve kütüphane personeli olmak üzere toplam 28 kişidir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, tüm kullanıcı grupları, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter olarak Dermeyi öne çıkarmıştır. Kütüphane personeline göre ise, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter Personeldir. Bulguların, literatür ekseninde değerlendirilmesi sonucunda, çok yönlü bir dönüşümü gerçekleştirmek durumunda olan kütüphanelerin yalnızca kullanıcı ve personelinin önceliklerini ortaya koyarak değişim sürecinde izleyecekleri yolu belirleyemeyecekleri tespit edilmiştir. Kullanıcı ve personel öncelikleri, bireysel bilgi gereksinimi, algı ve kütüphane deneyimleriyle sınırlı kaldığından, kütüphanelerin kullanıcılarının ifade ettiği beklenti ve isteklerinin ötesinde düşünerek hareket etmesi ve proaktif hizmetler geliştirmesi gerektiği görülmüştür. Çalışmada ayrıca, değişim sürecinde kullanıcı gereksinimlerini belirlemelerinin dışında kütüphanelerin, kendi kurumlarının dinamiklerini de gözetip ihtiyaçlarına uygun farklı yaklaşımlar benimseyerek nasıl bir yol izleyebileceklerine yönelik öneriler sunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciDeğişimDeğişim yönetimi+5
Nilay Cevher
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İktidar ve başkent: Değişim ve süreklilik çerçevesinde Ankara'da şehircilik (1946-1960)

"İktidar ve Başkent: Değişim ve Süreklilik Çerçevesinde Ankara'da Şehircilik (1946- 1960)" başlıklı yüksek lisans tez çalışması kapsamında çok partili hayata geçiş ve sonrasında Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle Ankara'nın şehircilik bakımından geçirdiği değişim ve sürekliliklerin çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıyla mukayeseli bir inceleme yürütülmüştür. Çalışma boyunca iktidarların siyasi karakterlerinin başkentlere yansıdığı ve dolaylı olarak da başkentler üzerinden okunabileceği kabul edilmiştir. Ankara başkent ilan edildiği andan itibaren Cumhuriyet rejiminin başarısının simgesel gösterim alanı olarak kurgulanmıştır. Bu kurgu ülkenin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi tarafından oluşturulmuş ve yıllarca yine aynı iktidar tarafından şekillendirilmiştir. 1950 yılı itibariyle iktidara gelen Demokrat Parti'nin başkent Ankara'ya yaklaşımı çeşitli açılardan CHP yönetimiyle değişiklik göstermiş ya da süreklilik arz etmiştir. Bu kriterler sorgulanırken kentin ana aksı Atatürk Bulvarı temel alınarak özellikle Ulus ve Kızılay merkezlerine yoğunlaşırmıştır. Ayrıca genel literatür içerisinde 1950 öncesi Ankara'sına dair kapsamlı çalışmalar yer almakla birlikte 1950 sonrasına dair çalışmaların görece yetersizliği giderilmeye çalışılmıştır. Değişim ve süreklilikler incelenirken bir taraftan da Demokrat Parti iktidarının Ankara özelinde şehircilik faaliyetlerinin neler olduğunu ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Ankara, Başkent, Ulus, Kızılay, Atatürk Bulvarı, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Değişim, Süreklilik.

AnkaraBaşkentlerCumhuriyet Halk Partisi+6
Zeynep Kılıç
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel düşünce merkezinin kuruluşu ve bir uygulama örneği olarak Esenler Belediyesi

Son yıllarda hızlı bir gelişim ve dönüşüm sürecine girmiş olan dünyada, gerek sosyo-kültürel gerekse ekonomik ve politik alanlardaki yapısal reformlarla birlikte değişen kent dinamikleri kentlerin kimliklerini de değiştirmektedir. Günümüzde küreselleşme ile yaşanan teknik gelişmeler yerel kültürleri de dünyaya açmaktadır. Artık devletlerin yerini kentler ve örgütlenmiş olan kurumlar alırken, kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamdaki önemi de gitgide artmaktadır. Kentsel dönüşüm, bir kentin bütünü veya belli yerleşim bölgelerine yönelik sistemli ve planlı eylemler olmaktadır. Küreselleşme olgusu genel anlamda yeni bir dünya düzeni oluşturma amacıyla ortaya çıktığı için, her kent bu doğrultuda bir kıpırdanış içine girerek yeniden yapılanmalara girişmişlerdir. 1980?li yıllarla birlikte kent dinamiğinde önemli bir yere sahip olan kentsel dönüşüm projeleri yerel yönetimler için önemli bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Bu tür projelerde farklı düşünce merkezlerinin de rolü büyük olmaktadır. ?düşünce fabrikaları? olarak da tanımlanan düşünce üretim merkezleri, belli kesimleri özel gereksinimlerini projelendirmek yerine, ürettikleri stratejiler ile gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde etki yaratmaktadırlar. Özgür ve yenilikçi düşünceler yaratabilmek için hükümet dışı fonlardan beslenen bağımsız düşünce merkezlerinin hedefi olabildiğince çok düşünce üreterek yenilikçi ve yaratıcı politikalar belirlerler. Anahtar kelimeler: kentsel dönüşüm, düşünce merkezi, kentsel kimlik, kent imajı

BelediyelerBilim ve sanat merkezleriDeğişim+7
Emrullah Aydın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin değişime karşı dirençleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Bakırköy ilçesi örneği

Bu araştırmada Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile değişime karşı gösterdikleri direnç düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014–2015 Öğretim Yılı İstanbul ili Bakırköy ilçesinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi statüsündeki devlet okullarında görev yapan müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise, bu kapsamdaki okullar içerisinde bulunan 4 okulda görev yapan ve rastgele seçilmiş olan 183 yönetici ve öğretmenden oluşmaktadır. Tarama ve ilişkisel tarama modeline uygun olarak anket tekniği ile yapılan araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu'yla birlikte iki ölçek (Öğretmenlerin Okullarda Değişime/Yeniliğe Karşı Direnme Nedenleri Ölçeği, Örgütsel Bağlılık Ölçeği) kullanılarak toplanmıştır. Bu çalışmada uygulanan ölçeklerdeki bilgiler SPSS 22 programında çözümlenerek güvenilirlik analizi yapılmıştır ve verilerin ne ölçüde rastlantısal olduğu incelenmiştir. Sosyo-demografik değişkenlere ait yüzde ve frekans dağılımları tablolaştırılarak ölçek sorularının standart sapma ve ortalama bilgilerini içeren betimleyici istatistikleri yorumlanmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği ve değişime direnç nedenleri ölçeğinin alt boyutları ile sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Anova Analizi ve Bağımsız Örneklem t Testi yapılmış, anlamlı farklılığın nedeninin tespiti için Post Hoc Çoklu Karşılaştırma Testleri uygulanmıştır. Ölçek soruları arasındaki ilişkiyi incelemek için Ki-Kare analizi ve Korelasyon Analizi yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda; değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden (BE) kaynaklanan direnişler alt boyutu ile öğrenim düzeyi ve bulunulan okuldaki çalışma süresi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin yeni görev, rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden (RS) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile bulunulan okuldaki çalışma süresi ve hizmetiçi eğitime katılma düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden (DY) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile görev ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan (ZG) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile hizmetiçi eğitime katılma düzeyi değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okulun kapasite eksikliğinden (KE) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile medeni durum, öğrenim durumu ve internet erişim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılanların devam bağlılığı puan ortalamaları ile cinsiyet değişkeni arasında; duygusal bağlılığı ile öğrenim düzeyi ve kitap okuma sıklığı değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Duygusal bağlılık ile devam bağlılığı ve normatif bağlılık arasında; devam bağlılığı ile de duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Dolayısıyla öğretmenlerin tüm örgütsel bağlılık alt boyutlarının birbiriyle pozitif yönde bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Örgütsel bağlılığın duygusal bağlılık ve devam bağlılığı alt boyutları ile bilgi eksikliğinden, öğretmenlerin yeni görev, rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden, öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan, okulun kapasite eksikliğinden, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan (BE, RS, ZG, KE, DY) olmak üzere tüm direniş nedenleri alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Örgütsel bağlılığın normatif bağlılık alt boyutu ile okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden (DY) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu dışındaki diğer BE, RS, ZG, KE direniş nedenleri alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Değişim, Örgütsel Bağlılık, Değişime Karşı Direnç.

DeğişimDeğişime dirençLise öğretmenleri+4
Ayşe Özdemir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde uygulanan değişim stratejisinin çalışanlara etkisi

Küresel ekonomi ve global dünyada işletmelerin rekabete dayanabilmesi için yeni hedeflerin belirlenmesi, yeni uygulamalar ve yeni stratejilerin hayata geçirilmesi ve aynı zamanda işletmenin varlığını koruyabilmesi ve sürdürülebilir büyüme için çok önemli bir hareket noktasıdır. Ancak,işletmelerde uygulanan "değişim stratejilerini" herkes hoşnutlukla karşılamaz ve aynı anlamdadeğerlendiremez. Çalışanlar değişimle ilgili farklı davranışlar gösterir ve farklı tepkiler gösterir. Değişim stratejisinin uygulanması, özellikle çalışanları psikolojik, sosyal, ekonomik ve diğer konularda etkiler ve çoğu zaman onların direncine neden olur.Bu dirençler değişime çok ciddi bir engel yaratabilir ve değişimin başarısız sonuçlanmasına neden olabilir. Değişim stratejisinin başarıyla gerçekleştirilmesi için örgüt çalışanlarını etkileyen faktörlerin bulunması ve değişime olan direncin engellenmesi ya da yok edilmesi gerekmektedir. Yöneticiler ve değişim sürecine katılan personel, yapılacak değişimin sorunlarını, amaçlarını ve önlem planını belirlemek yanısıra,değişim ve yenilenme yolunda ortaya çıkabilecek engelleri de dikkate almak zorundadırlar. Bu doğrultuda tezimizin amacı,örgütlerde uygulanan değişim stratejisinin çalışanlara,sosyal, psikolojik ve ekonomik etkilerinin öğrenilmesini ve bu etkilerin ortadan kaldırılmasına ve değişime karşı dirençlerin önlenmesine yönelik olarak önerilerin sunulmasını kapsamaktadır. Bu amaca yetişmek için sorunlarla ilgili teorik ve literatürdeki yaklaşımlar araştırılmış, sistemlendirilmiş ve bunun sonucunda tezin hazırlanmasındaki pozisyon oluşturulmuş;konu ile ilgili, Azerbeycan ve Türkiye'de bulunan çeşitli faaliyet alanlarındaki işletmelerde "anket tekniği" kullanılarak elde edilen veriler ile araştırmanın,değişimlerin çalışanlar üzerindeki etkileriyle igili hipotezleri test edilmiştir.

DeğişimEkonomik etkiPsikolojik etki+4
Fuad Ismayılzada
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ve teknolojik liderliği

Bu çalışma ilk ve ortaokul okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ile teknolojik liderlik yeterliliklerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmeyip evren üzerinde çalışılmıştır. Çalışma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Manisa ili Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilk ve ortaokullarda görev yapmakta olan 203 okul yöneticileri ile gerçekleşmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış olup elde edilen veriler; "Eğitim Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Yeterlikleri Ölçeği" ve "İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Değişimi Yönetme Yeterlikleri Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüş olup analizlerde aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Anlamlı fark çıkan durumlarda ise LSD testi uygulanmıştır. Okul yöneticilerinin "teknolojik liderlik" ve "değişim yönetimi" yeterlikleri arasındaki ilişki için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterliklerinin "büyük oranda" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; dijital çağ öğrenme kültürünün diğer boyutlara göre en fazla yeterli oldukları boyut olduğu, sistematik gelişimin ise en az yeterli oldukları boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterliklerinin "pek çok" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlikleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; okulda değişimi değerlendirme yeterliliklerinin diğer boyutlara göre en fazla yeterli olduğu, okulda değişim ihtiyacını belirleme yeterlilikleri ise en az yeterli boyut olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik ve değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarının görev yaptıkları okul türü değişkenine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin teknolojik liderlik yeterlik alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemlerine göre anlamlı ölçüde bir farklılaşma görülmemiştir. Okul yöneticilerinin değişim yönetimi yeterlik alt boyutlarından "okulda değişim sürecine hazırlama", okulda değişimi uygulama" ve "okulda değişimi değerlendirme" alt boyutlarının yöneticilikteki kıdemleri bakımından anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Fakat "okulda değişim ihtiyacını belirleme" alt boyutuna göre anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Yöneticilik kıdemi 1-5 yıl olan okul yöneticilerinin kıdemi 11 yıl ve üzeri olana göre değişimi yönetme yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlikleri ve teknolojik liderlik yeterlikleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

DeğişimDeğişim yönetimiLiderlik+5
Nurbanu Sayracı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri yeteneğinin firmanın değişim sürecine ve performansına etkileri ile dönüşümsel liderliğin bu etkideki rolü

Günümüz dünyasında teknoloji alanında yaşanan hızlı ve sürekli değişim, düşüncenin, algının, yaşama ve çalışma tarzının da birlikte değişmesini zorunlu kılmaktadır. Hayatın her alanındaki bu değişimler önce bireyi, ardından da organizasyonları etkilemektedir. Bu değişim, insan için yaşama biçimini, organizasyon için ise rekabet unsurunu belirlemektedir. Sadece bu değişime ayak uydurabilenler ve değişimi yönetenler sektörlerinin lider işletmeleri olabilmektedir. Teknolojideki bu hızlı gelişmeler neticesinde örgütler, yeni teknolojileri elde etmek ve bünyelerine adapte edebilmek için eğitimli ve değişime açık çalışanlara ihtiyaç duymaya başlamışlardır. Söz konusu süreçleri yönetecek ve firmayı ileri boyuta taşıyacak bireyler kadar bu köklü dönüşümü gerçekleştirecek, çalışanlara ortak vizyon verebilecek, risk alabilecek, esinsel motivasyon ile çalışanları harekete geçirecek, onlara rol model olabilecek liderlere de ihtiyaç vardır. Örgütlerin temel kaynaklarından olan bilginin etkin şekilde elde edilmesi, iletilmesi ve örgüt bünyesinde kullanılmasını kolaylaştıran ve destek veren bilişim teknolojileri, örgütsel değişim sürecine de önemli bir destek sağlamaktadır. Bu tez kapsamında, Marmara bölgesindeki firmalar üzerinde ampirik bir çalışma yapılarak, bilişim teknolojileri yeteneğinin firmanın değişim sürecine ve performansına etkileri ile dönüşümsel liderliğin bu etkilerdeki rolü incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri Yeteneği, Örgütsel Değişim,Dönüşümsel Liderlik, Firma Performansı

Bilgi teknolojisiBilişimDeğişim+7
Cengiz Ağ
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık Bakanlığında değişen yönetim yapısının kurumsal kimlik personel motivasyonu ve kurumsal yönetim üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Ülkemizde 1920 yılından beri farklı aralıklarla sağlık yönetimi ve sistemi açısından önemli değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlerin en önemlisi olan ve 2002 yılı itibariyle uygulanmaya başlanan Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP)'dir. SDP ile sağlık sistemleri birçok açıdan köklü ve hızlı bir şekilde değişim süreçlerine girmiştir. 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Sağlık Bakanlığı (SB) merkez ve taşra teşkilatında değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklerin kurumsal kimlik ile kurumsal yönetim üzerindeki etkisi, çalışanların memnuniyet düzeyinin irdelenmesi, teşkilat yapısında gerçekleşen değişimlerin incelenmesi ve sağlık çalışanlarının görüşlerinin istatistiksel olarak değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Anket çalışması İstanbul ili Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar ilçesinde yer alan 4 kamu hastanesinin ilgili personellerine yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlıkta Dönüşüm Programı, 663 sayılı KHK, 694 sayılı KHK, Kamu Hastaneleri.

DeğişimKurumsal kimlikKurumsal yönetim+7
Erdoğan Temelli
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk savaş sonrası dönemde Türk dış politikasında süreklilik ve değişim: Türkiye'nin orta doğu politikası bağlamında bir değerlendirme

Soğuk Savaş'ın sonlanmasının uluslararası politikada yol açtığı gelişmelerin içinde devletlerin dış politikalarındaki değişim dikkate değerdir. Soğuk Savaş süresince iki kutupluluğun ve iç sosyo-ekonomik faktörlerin sınırlamasında belirlenen ve uygulanan Türk dış politikasında da son çeyrek asır, özellikle Ak Parti'nin iktidar olduğu 2002 sonrası 20 yıllık dönem, yaşanan değişimin kapsamı, derecesi ve yönü açısından oldukça tartışmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmasında, "Soğuk Savaş sonrası Türk dış politikasında kapsamlı değişim olup olmadığı, varsa içerik ve derecesinin ne olduğu?" sorusu Orta Doğu'ya yönelik bir incelemeyle yanıtlanmaya çalışılmaktadır. Çalışmada dış politika değişim modellerinden "Kontrol Listesi Modeli" esas alınarak toplanan veriler ve literatür incelemesi bulguları analiz edilerek sonuçlar çıkarılmıştır. İncelemenin bulguları; Soğuk Savaş sonrası dönemde Türk dış politikasında süreklilik ve değişimin bir arada bulunduğunu, Ak Parti'nin iktidar dönemlerinden, 2002-2007 arasında ufak ayarlamaların, 2007-2011 arasında program değişikliğinin, 2011 sonrası ise hedef değişikliğinin belirgin olduğunu, tam anlamıyla bir eksen kayması/uluslararası yönelim değişikliğinin ise gerçekleşmediğini desteklemektedir.

Adalet ve Kalkınma PartisiDeğişimEksen kayması+5
Enes Aydın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetimden yönetişime geçiş süreci: Türkiye'de yönetişimin yerel yönetim alanındaki uygulama örnekleri

Geleneksel yönetim anlayışının, yeterliliğini ve önemini kaybetmesi sonrasında 1980‟li yıllarda kamu yönetimine hakim olmaya başlayan paradigma Yeni Kamu Yönetimi anlayışı olmuştur. Geleneksel yönetim anlayışının uygulamalarına eleştiri niteliğinde ortaya çıkan YKY anlayışı, müdahaleci devlet anlayışını savunan, Weberyan bürokrasi modelinin benimsediği katı, kapalı, hiyerarşik kamu yönetimi anlayışı yerine, minimal devlet yapısını savunan, kamuda esnek, piyasa odaklı, açık ve şeffaf bir yönetim biçimi öngörmüştür. Kamu da etkinlik ve verimliliğin sağlanması için özel sektör yönetim tekniklerinin kamuya uyarlanması gerekliliği üzerine durmuştur. Vatandaşa kaliteli mal ve hizmet sunumu sağlayarak, artan taleplerini karşılamaya çalışmıştır. Yeni kamu yönetimi anlayışının da beklenen talepleri tam manasıyla karşılayamaması ve belli konularda yetersiz kalması, yeni dünya düzeninde vatandaş ile devlet iletişiminin güçlendirilmesi gerekliliğinin anlaşılması, vatandaşın yönetime aktif katılımını esas alan ve yerindeliği ön plana çıkaran bir yaklaşım olarak "Yönetişim" i ortaya çıkartmıştır. Yönetişim, devlet, özel sektör, halk, sivil toplum kuruluşları, meslek grupları vb. gibi çok çeşitli kesimden insanların karşılıklı iletişim ve etkileşim halinde olarak yönetime katılımını amaçlamakta ve böylece çok aktörlü bir yönetim yapısı öngörmektedir. Bu çerçevede kamu da „yönetim‟ den , „yönetişim‟ e doğru bir eğilimin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Yönetişim; birlikte yönetim, karşılıklı yönetim, beraber yönetim gibi anlamlara gelmektedir. GKY anlayışı ile tek etkin yapı devletti. YKY anlayışı ile devletin tek etkin yapısı kırılarak sisteme özel sektör de dâhil edildi. Yönetişimle birlikte de üçüncü bir aktör olarak devlet-özel sektör sistemine vatandaş dâhil edilerek çok aktörlü bir yönetim yapısına geçiş sağlandı. Yönetişim, YKY anlayışının daha kapsamlı ve gelişmiş bir versiyonudur, başka bir deyişle de bir üst model yönetim yaklaşımıdır. Anahtar Kelimeler: Değişim, Geleneksel Kamu Yönetimi, Yeni Kamu Yönetimi, Yönetişim, Yerel Yönetişim

DeğişimKamu yönetimiYeni kamu yönetişimi+3
Sibel Doğan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası Beyoğlu'nda değişim ve kimlik sorunu

İstanbul semtleri, mekânları, kültürel çeşitliliği ve barındırdığı farklı kimlik yapılarıyla kendi iç dinamiklerine sahip bir şehir olup evrensel bir üne sahiptir. Beyoğlu ise tarih boyunca sur içi İstanbul'u kadar önemli bir yer olmuştur. Beyoğlu tarihsel süreç içinde sürekli değişen ve var olan dokusuna yeni yaşam örüntüleri oluşturan bir yerdir. Beyoğlu'nda 1990 sonrası ortaya çıkan değişiklikler küreselleşmenin bir uzantısı olup Beyoğlu'na verilen yeni kimlikle ilişkilidir ve bu durum tartışmalarında nedenidir. Yapılan değişikliler bütünsel bakış açısından uzak, Beyoğlu'nun tarihi uzantısı olmak yerine eklenti şeklindedir. Geçmişte tanımlanan Beyoğlu kimliği ile günümüzde ortaya çıkan toplumsal ve kültürel doku birbiriyle uyumlu değildir. Beyoğlu'nun kimliğine eklemlendirmek istenen değişiklikler daha karmaşık bir durum ortaya çıkardığı gibi emek, para ve zaman israfına neden olmaktadır. Bu problemlerden yola çıkarak 1990 sonrası İstanbul Beyoğlu'ndaki değişiklikleri Beyoğlu'nun kimlik sorunuyla ilişkili olarak ele alarak yeni kimlik özelliklerini Taksim Meydanı üzerinden ortaya koymak mümkündür. Taksim Meydanı ve çevresi eklenti, yama ve bütünlüğü olmayan bir kimliği belirtmektedir. Tezde söz konusu değişimin anlatımını güçlendirmek için fotoğraflara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beyoğlu, Kent, Küreselleşme, Kent Kimliği, Taksim Meydanı, Tarlabaşı

DeğişimKent kimliğiKimlik+4
Meryem Demir
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Revolutionary change versus counter-revolutionary status quo: Tracing the reactions of Qatar and the United Arab Emirates to the Arab Spring

By exceeding traditional molds of small states, Qatar and the United Arab Emirates (UAE), as two small states of the Persian Gulf, have conducted very interventionist and proactive foreign policy in response to the Arab Spring within the two region-wide confrontations between revolutionary and counter-revolutionary blocks. This thesis purposes to find a proper answer to the following question by firstly analyzing their foreign policies responses one by one, then comparing the roots of differences and similarities: Why and how did Qatar and the UAE as similar small states pro-actively take different revolutionary and counter-revolutionary positions as a reaction to the Arab Spring? To this end, this research wields the process-tracing method to identify causal mechanisms driving these policies and indicating manifestation of these policies at the operational level. Then, the results are compared focusing on their unit-level differences within the neo-classical realist framework. In this context, I argue that the systemic forces unleashed by the Arab Spring-led change created powerful incentives for these states' opportunistic power pursuit across the region. However, unit-level features as an intervening variable shaped their power and threat assessments regarding the Arab Spring-led regional change, which eventually produced their opposing revolutionary and counter-revolutionary positions.

The Arab SpringUnited Arab EmiratesRevolutionaries+6
Ahmet Safa Hüdaverdi
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişin çağdaş Türk resmine yansımaları

İnsanoğlu kadar eskidir yazının öyküsü. Mağara duvarlarına resimler çizmekle başlayan serüvene, göstergeler, piktogramlar, ideogramlar eklenir. Kendini keşfeden insan, zihnindekileri aktarma ve varlığının izini bırakma ihtiyacı hissetmiştir. Elbette ki yazı da bu ihtiyacın ürünüdür. Bu tezde de yazının doğuşu genel hatlarıyla ele alınmış ve tezin temel konusu olan ?hat sanatı? na kaynaklık eden Arap yazısı, Osmanlı hat sanatı irdelenmiştir. Çağdaş Türk resminde hat sanatı geleneğinin konumu değerlendirilmiştir. Tezin birinci bölümünde yazının kaynağı, doğuş nedenleri kaba hatlarıyla anlatılmıştır. Tezin temel konusu, hat sanatı olduğu için öncelikle Arap alfabesinin incelenmesi esas alınmıştır. Osmanlı hüsn-ü hat sanatının tarihçesi, hangi teknikle hangi zeminlerde uygulandığına değinilerek hattın temel alfabesi olan Arap harflerinin, anlamsal ve şekilsel varlığı, ontolojik bir değerlendirmeyi gerekli kılmıştır. Bu ontolojik inceleme sırasında harflerin âlimi olan İbn-i Ârabi felsefesinde ?harf? kavramına değinmenin gerekli olduğu düşünülmüştür. Tezin ikinci bölümünde Türk resminin Batılılaşmasına öncülük eden Osman Hamdi Bey?in tabloları ?yazı-okuma-ilim? üçgeninde ele alınarak incelenmiştir. Bu inceleme sırasında tablolardaki batılı resim anlayışının hâkimiyeti vurgulanmış ve Türk resminin modernleşmesi sürecinde, Osman Hamdi Bey?in etkili kişiliği ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, Çağdaş Türk Resminde hat sanatının nasıl konumlandığı, hangi felsefi düşüncelerle nasıl işlendiği, Abidin Elderoğlu, Burhan Doğançay ve Mithat Şen gibi sanatçıların yapıtları referans alınarak incelenmiştir.

AlfabeArapça harflerDeğişim+7
Tuğba Akkavak
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan-doğa ilişkisinde yaşanan değişimler ve sanata yansımaları

Dünyanın 4,5 milyar, canlı hayatının 3,8 milyar yıllık tarihi içinde yaklaşık sadece 300 bin yıllık bir geçmişe sahip insan, günümüzdeki çevre ve iklim krizinin nedeni, Dünyayı yok oluşa götürecek ve yeni bir jeolojik döneme geçilmesini sağlayacak kadar önemli bir etken olarak görülmektedir. 2000'lerin başında, J. Paul Crutzen tarafından öne sürülen Antroposen/Anthropocene (İnsan Çağı) tezine göre, Sanayi Devrimi ile girilen yeni jeolojik dönemde yerküre üzerindeki değişim, kirlenme, çevre ve iklim sorunlarının yaratıcısı insandır. İnsanın doğa üzerindeki dönüştürücü, yıkıcı etkileri, küresel ısınma, iklim krizi, çevre sorunları gibi meseleler, sanatın/sanatçının bu sorunlar karşısında yapabilecekleri Türkiye kültür sanat ortamında yoğun olarak tartışılan bir olgudur. Çalışma günümüzde yaşadığımız çevre ve iklim krizini ortaya çıkaran tarihsel nedenleri, süreçleri, bu süreçlerde insanın doğa düşüncesinde ve algısında yaşanan değişimleri ve sanata yansımalarını araştırmayı amaçlamaktadır. Sadece belirli bir kuramsal teoriye, tarihsel döneme ya da bir sanat akımına bağlı kalmak yerine insanın doğa ile olan ilişkisindeki dönüşüm geriye dönük incelenmeye çalışılmış, jeolojik dönemler ana başlıkları altında toplanmıştır. İnsanın doğaya bakışı, doğa ile olan ilişkisindeki değişimler, onu yorumlama tarzındaki değişimlerin en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta, dönemin sanat formlarına, üretilen biçem ve içeriğe de yansımaktadır. Çalışmada değişen doğa algısının, düşüncesinin sanata nasıl yansıdığı, sanatı ve sanatçıları nasıl etkilediği, insanın/sanatçıların doğayı, çevreyi nasıl yorumladıkları ekoeleştirel bir yaklaşımla incelenmeye çalışılmıştır.

DeğişimEkolojiEkolojik çevre+5
Nagehan Kara
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orman alanlarındaki zamansal değişimlerin izlenmesi: İstanbul örneği

Orman ekosistemlerindeki değişimlerin belirlenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi sürdürülebilir planlama ve yönetim için oldukça ciddi bir görevdir. Değişimlerin büyüklüğü ve değişimin yönü hakkında elde edilen veriler uygulamacılar için önemli bir karar desteği sunar. Bu çalışmada İstanbul ilinin orman alanlarındaki zamansal değişimlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü operasyon alanı içindeki İstanbul il sınırlarını kapsamaktadır. Çalışma alanının büyüklüğü yaklaşık 500 bin hektardır. Bu alanda Çatalca, İstanbul, Bahçeköy, Kanlıca ve Şile Orman İşletme Müdürlükleri bulunmaktadır. Orman alanlarındaki değişimlerin belirlenmesi için CORINE (Coordination of Information on the Environment) arazi örtüsü ve orman amenajman plan verileri kullanılmıştır. ArcGIS'te overlay analizi yapılarak değişim verileri ve değişim matrisleri üretilmiştir. Değişim matrislerinden yıllar arasındaki değişimlerin büyüklüğü ve değişimin yönü belirlenmiştir. Çalışmada yapay yüzeyler, tarım alanları, orman alanları, sulak alanlar ve su kütlesi olmak üzere 5 temel arazi örtüsü sınıfındaki değişimler ortaya konulmuştur. Ayrıca, orman alanı sınıfındaki verilerin değişimleri detaylı olarak tespit edilmiştir. İstanbul ilinde 2000-2018 yılları arasında ana arazi örtüsü sınıflarındaki değişimler incelendiğinde, arazi örtüsü değişimlerinin yaklaşık 24000 hektar ile en çok orman arazi örtüsü sınıfında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde ormanlık alanlar %8.7 oranında azalmıştır. Orman alanlarındaki bu değişimlerin %4.22'sinin yerleşim alanları, %4.45'inin tarım alanları yönünde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak ormanlardaki artım ve büyüme dengesini bozmayacak, sürdürülebilir bir orman ekosistemi planlamasının önemli olduğunu düşünüyoruz. İstanbul ili orman örtüsünde 18 yılda (2000-2018) meydana gelen değişim verileri, bölgedeki planlama ve orman yönetimi konularında çalışma yapan uygulamacılar için altlık veri olarak kullanılabilecektir.

CORINE-Biyotoplar projesiCoğrafi bilgi sistemleriDeğişim+2
Damla Işıl Zorlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Müze mekanları tasarımında yerleşik teorik yaklaşımlarla, güncel pratiğin ayrıştığı noktaları 2000'ler sonrası Türkiye'de tasarlanmış müzeler üzerinden incelenmesi

Kültürel anlamda insanlara katkı sağlayan müzelerin tarihi boyunca sergiledikleri gelişim organizasyonu dönemlere göre farklılık göstermektedir. Her anlayış biçiminin veya üslubunun zaman içerisinde değiştiği gerekçesiyle ve bu değişimlerin yapılara yansıması süreciyle birlikte farklı tarzlar kullanılarak ilerleme kaydedilmiştir. Değişim kelimesi bu çalışmada birçok alanı kapsamaktadır. Değişim, Sadece yeniliklerin uygulandığı güncel sistemler olmamakla birlikte taklit etmek, esinlenmek, eski ile yeniyi bir araya getirmek gibi anlamlar taşımaktadır. Müzelerin eski dönemlere oranla; günümüzde daha geniş kapsamlı kullanım pozisyonlarına sahip olduğu görülmektedir. Günümüzde müze mekânlarına farklı aktivite mekânları olarak kabul edilmiş, etkileşimsel ve kültürel alanlarda işlevselliğini artırarak insanların müzeleri ziyaret etme oranlarını artırmıştır. Bu çalışmanın amacı; ülkemizdeki müze mekânlarının geçmiş yıllardaki anlayış ve sergileme biçimleri ile üslup ve tasarım açısından mimari biçimlerinin, son yüz yıl içinde gelişim ve değişim süreçleri ile bunların ayrışma sebeplerinin incelenmesidir.

DeğişimModern müzecilikMüzeler+2
Seyit Adem Aslan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti Dönemi'nde İstanbul'da sosyo-kültürel değişim

Türkiye'de 1950 seçimleri sonrası Demokrat Parti'nin iktidarda olduğu yeni bir dönem yaşanmıştır. 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti yönetiminde İstanbul, sosyo-kültürel açıdan önemli değişimlere uğramıştır. Siyasi açıdan Amerika ve Batılı ülkelerle yakınlaşma politikasının yaşanması sosyal ve kültürel yönden gelişmelerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Özellikle İstanbul'da bu değişimin oldukça belirgin bir şekilde hayata geçirildiğini görüyoruz. 6-7 Eylül 1955 olayları sonrasında İstanbul sosyo-kültürel anlamda büyük değişimlere uğradı. Gayrimüslim vatandaşlarımızın başka ülkelere gitmesi neticesinde belirgin bir boşluk oluştu. Hükümet, konu ile ilgili önlemler almaya çalışarak, zararların karşılanması için çalışmalar başlattı. Yine de bu vatandaşlarımız özellikle de Rumların bir bölümü olaylardan önemli ölçüde etkilendi. Ellili yıllarda İstanbul moda, sanat ve alışveriş merkezi olarak ön planda yer almaya devam etmiştir. Dünya modasının yakından takip edildiği bu dönemde kadın dergileri belirleyici rol oynadı. Bu dönemde yeme içme kültüründe de bazı değişimler görüldü. Müzik, sinema ve tiyatro gibi alanlarda da İstanbul ellili yıllarda değişimin rahatlıkla gözlenebildiği bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır. Ellili yıllarda sanat dâhil pek çok alanda Batı'nın sanat anlayışından etkilenmiş olmakla birlikte geleneksel değerlerinde muhafaza edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Ellili yıllarda İstanbul'un nüfusunun artması birçok sorunu da beraberinde getirdi. Aynı zamanda şehrin modernleşmesi ve dikkat çekici tarihi eserlerin ön plana çıkarılması için imar faaliyetlerinde bulunuldu Bu dönemde sosyal ve kültürel açıdan Amerika'nın ve Batı kültürünün etkisi değişimde belirleyici rol oynamış olsa da Türk kültürüne ait değerlerin de muhafaza edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Adnan Menderes ve Demokrat Parti iktidarı bazı eksiklikler yaşanmış olsa da modernleşmeyi ve gelişimi büyük ölçüde desteklemiştir. Bu çalışma Demokrat Parti döneminde İstanbul'da sosyo-kültürel açıdan yaşanan değişimleri etkileyen faktörleri, gelişmeleri ve sonuçlarını incelemek üzere hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler :Adnan Menderes, İstanbul, Demokrat Parti Dönemi, 1950-1960.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihiDemokrat Parti+6
Özlem Doğancık
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde 2023 vizyon belgesinin uygulanabilirliği hakkında yönetici ve öğretmen görüşleri

Eğitim sisteminin sorunlarını planlama yöntemi ile çözme eğilimi önemlidir. Planlı dönemde politika ve kararların yaşama geçirilmesi ve hedeflerine ulaşılması, eğitim sorunlarının çözülmesinde önemli nedenler arasındadır. Milli Eğitim Bakanlığı da bu kapsamda beş yıllık planlama çerçevesinde Eğitimde 2023 Vizyon belgesi başlığında çalışmasını tamamlamış ve paydaşlarına açıklamıştır. İyi niyet ve irade beyanı olan, gidilmesi gereken ana yolların belirlenmesi ve eğitimin ana sorunlarını yazılı bir metin olan belgenin sürdürülebilirliği bakımından önemlidir. Belgenin, taşra teşkilatları örgütlerinde yansımaları ve tespiti de sürdürülebilirlik açısından önem arz etmektedir. Bu amaçla illerde ve ilçelerde vizyon belgesine ilişkin paneller ve çalıştaylar düzenlenmeye başlanmıştır. Bu çalışmada da Van ili Tuşba İlçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Eğitimde 2023 vizyon belgesinin kapsamlı değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

2023 hedefleriDeğişimEğitim sistemi+6
Muhlis Ceylani
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının değişime karşı hazır bulunuşluk düzeyleri (Uşak ili örneği)

Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının değişime/yeniliğe hazır bulunuşluk düzeylerini, öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutlarında ne derece yeterli olduklarını, öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evreni, Uşak ili merkez ve beş ilçesinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 66 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu devlet ilköğretim okullarında 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Bunları temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 255 olarak belirlenmiştir. Örneklemi oluşturan öğretmenlere, Helvacı ve Kıcıroğlu (2010) tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarının Değişime Hazır Bulunuşluk Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programında çözümlenmiştir.Öğretmenlerin görüşlerine göre ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk boyutlarındaki yeterlik düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları öğretmenlerin görüşlerine göre, ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk kapsamında; öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ?orta? düzeyde olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Değişim, hazır bulunuşluk.

AileDeğişimHazırbulunuşluk+4
Bilal Kıcıroğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında meydana gelen değişimlere karşı direnişler ve nedenleri (İzmir ili örneği)

Bu araştırma, İzmir ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okullarda değişime karşı direniş kaynaklarını; değişim süreci konusunda bilgi eksikliği, yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliği, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesi, değişimden zarar görme korkusu ve okulun örgüt özellikleri boyutlarında ne düzeyde direniş gösterdiklerini öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca katılımcıların her bir boyuttaki görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni İzmir ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 796 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 18770 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 750'dir. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarında Değişime Karşı Direnişleri Değerlendirme Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Katılımcıların görüşlerine göre öğretmenlerin değişime karşı direniş kaynakları boyutlarında direniş nedenlerinin kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek içinde t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında değişimlere karşı direniş kaynakları boyutunda, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden ve yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direnişlerinin ?orta? düzeyde olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, okulun örgüt özelliklerinden kaynaklanan direnişlerin ?çok?; değişimden zarar görme korkusu ve okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direnişlerin ?az? düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgisizlikten kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir.Öğretmenlerin okulun örgütsel özelliklerinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Anahtar kelimeler:Değişim, Örgütsel Değişim, Değişime Direniş,

DeğişimDirenişÖrgütsel değişim+3
Gizem Gürses
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre değişime karşı direnişi giderme yaklaşımları: Uşak ili örneği

Bu araştırmanın amacı Uşak il ve ilçe merkezlerinde görev yapan ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre değişime karşı direnişi gidermede tercih ettikleri yaklaşımları belirlemek ve bu yaklaşımların cinsiyet, kıdem, alan, okulda çalışma süresi ve mezuniyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Okullarda Değişime Karşı Direnişleri Giderme Yaklaşımları Ölçeği? kullanılmıştır. Bu araştırmaya 182 kadın, 193 erkek olmak üzere toplam 375 öğretmen katılmıştır. Örneklemin seçiminde, tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenlere göre okul müdürleri değişime karşı direnişi gidermede en çok iletişim yaklaşımı kullanmaktadırlar. İletişim, baskı ve zor kullanma yaklaşımları, alan ve okulda çalışma süresine göre farklılık göstermektedir. Katılım ve yer alma yaklaşımında ise okulda çalışma süresine göre farklılık gösterirken eğitim yaklaşımı, kıdem, okulda çalışma süresi ve mezuniyet değişkenine göre farklılık göstermektedir.Anahtar sözcükler: Değişim, Değişime Direnç, Değişime Karşı Direnci Giderme Yaklaşımları

DeğişimDeğişime dirençEğitim yönetimi+5
İlker Yelken
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects