Organizasyon

59 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin çocuklarının boş zamanlarını organize etme tutumları üzerine sosyolojik bir inceleme: İstanbul'da bir saha çalışması

Bu çalışmanın amacı, İstanbul'daki farklı gelir gruplarından ebeveynlerin ortaokul çağındaki çocuklarının boş zamanlarını organize etme davranışları ile sahip oldukları sosyal, kültürel ve ekonomik sermayeleri arasındaki ilişkiyi sosyolojik olarak analiz etmektir. Ebeveynlerin çocuklarının hane içi ve hane dışı sosyalizasyonlarına yönelik tutumları çocukların eylemde bulunabilme kapasitesi (agency) odağında ele alınmaktadır. Çalışmanın örneklemi, 2016-2017 akademik yılında İstanbul'a bağlı Üsküdar ilçesinin farklı mahallelerindeki iki ortaokula giden çocukların ebeveynleridir. Nitel yöntemin benimsendiği bu çalışma kapsamında, amaçlı örnekleme tekniğiyle belirlenen 365 ebeveyne anket uygulaması yapılmış ve kota örnekleme tekniğiyle belirlenen 37 ebeveyn, öğretmen ve idareciyle yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmasından elde edilen veriler ışığında orta gelirli ailelerinin çocuklarının sosyalizasyon ortamlarının büyük ölçüde sokak gibi kurguya açık alanlardan kapalı mekânlara dönüştüğü ifade edilebilir. Sürekli hedef koyan pragmatist eğilimlere sahip ebeveynler, çocukların meşgul oldukları faaliyetleri daha yoğun ve çok yönlü biçimde gözetim altına almaktadır. Çocukların kendilerine özgü akran kültürü oluşturma süreçlerinin ebeveynlerin otoritesine doğrudan bağımlı olduğu tespit edilmiştir. Yeni medya araçlarının, ebeveynlerin evde ve dışarıda çocuklar üzerindeki denetim ve tahakküm alanlarını genişleterek bir süper gözetim aygıtı haline geldiği bulgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk, Boş zaman, Ebeveyn Otoritesi, Çocukluk Sosyolojisi,İstanbul.

Aile tutumuAna-baba tutumuBoş zamanları değerlendirme+6
Hamide Elif Üzümcü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenen bireyden öğrenen organizasyona ulaşmaya motivasyonun etkisi ve bir işletme uygulaması

ÖZET Öğrenen organizasyonlar bilgi çağında organizasyonların olması gereken özellik ve karakteristiklerini yansıtmaktadırlar. Bilgi çağının bilgiye, öğrenmeye ve insanın değeri üzerine odaklanan anlayışı, öğrenen organizasyon felsefesinde ve uygulamalarında görülmektedir. İnsan unsuruna verilen önemin artması, insanı tanımanın, onu anlamanın ve onu belirlenen hedeflere yöneltmenin çarelerini de bulmaya yöneltmiştir. İnsan ve motivasyon konusunun incelenmesi çok eskilere dayanmakla birlikte bilgi çağı organizasyonlarında motivasyonun önemi daha da artmıştır. Sadece önemi artmakla kalmayıp motivasyon faktörlerinde de önemli değişiklikler olmuş ve sosyo- psikolojik faktörlerin önemi üzerinde daha çok durulmaya başlanmıştır. Bu çalışmamızda öğrenen bireyden öğrenen organizasyona ulaşmada motivasyonun etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bilgi çağında yönetim ve organizasyon anlayışındaki yeni yaklaşımlar genel hatlarıyla incelenerek öğrenen organizasyona getiren süreç açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise motivasyon konusu önce genel olarak daha sonra da bilgi çağında motivasyonun artan önemi üzerinde durularak açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde öğrenen organizasyon konusu, öğrenme kavramından başlayarak, öğrenememe hastalıklarına, öğrenen organizasyonun özelliklerine ve öğrenen organizasyonda liderlik anlayışına kadar ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise motivasyonun öğrenen organizasyona ulaşmaya etkisini incelemek amacıyla bir işletmede uygulama yapılmıştır. Uygulamada anket yöntemi kullanılmış ve toplanan veriler istatistik programında değerlendirilerek yorumlanmıştır.

Bilgi çağıMotivasyonOrganizasyon+4
Ahmet Canoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerde organizasyonel öğrenme, etkin karar alma ve yeniliğe etkisi

Bu çalışmanın en temel amacı işletmelerde bilgi teknolojilerinin kullanımının örgütsel yenilik üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Ancak bu çalışmada bilgi teknolojilerinin kullanımının öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar alma konuları üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Yenilik yaratma çabaları ise bu konular temel alınarak incelenmiştir. Çalışmanın verileri bir anket yolu ile ülkemizde özel sektörde üretim alanında faaliyet gösteren ve en çok tanınan 51 işletmeden toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon, /-testi ve çoklu regresyon testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bilgi teknolojilerinin etkin kullanımının üretim sektöründeki işletmelerde öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Buna bağlı olarak bilgi tabanlı organizasyonel öğrenme ve etkin karar almanın ise yenilik yaratma çabalan ve örgütsel performans ile anlamlı bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Sadece sesli posta ve e-ticaret uygulamalarının organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumu olarak desteklemediğini ancak yenilik çabalarını kısmi olarak desteklediği çalışmanın başka bir bulgusudur. Bu bulgular ışığında, salt teknoloji transferinin bir işletme için tek başına hiç bir şey ifade etmediği görülmektedir. Ancak, bilgi teknolojilerinin sağladığı imkanlardan faydalanarak örgüt içinde organizasyonel öğrenme ortamı yaratan ve yine bilgi temelli bir ortamdan yararlanarak etkin ve hızlı karar alabilen işletmeler bu teknoloji transferini yeniliğe dönüştürebilecektir.VI ABSTRACT The principal aim of this study is to research the effects of the use of information technology on organizational innovation. However, in this study, the effects of the use of information technology on organizational learning and decision making are mainly put forth for consideration. Efforts to achieve in innovations are studied by taking these issues into consideration. Data for the study has been picked up from the most known 5 1 businesses to have activity in private sector and production. To analyse the hypoteses of the study; correlation, t-test and poly regression tests have been used. The findings of this study indicate that the active use of information technologies has a beneficial influence mainly on organizational learning and effective decision making in the businesses being active in production. In relation to this, it is brought up that information based organizational learning and decision making are meaningly in touch with the efforts to supply innovations and organizational performance. Another finding of the study is that by only itself, vocalic mail and e- business applications can not support organizational learning and decision making,but can partially support the efforts to supply innovations. In the light of these findings, it can easily be seen that only technology transfer itself isn't worth for the business, but, by utilizing the benefits obtained from opportunities provided by information techologies, the businesses that may be able to create organizational learning atmosphere in the organization and, by utilizing an environment of information based, those that may be able to make decisions effectively and rapidly will be succeed in transforming the technology transfer into innovation.

Bilgi teknolojisiEtkinlikKarar verme+7
Abdullah Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim (bilgi) sistemleri üzerine sektörel bir araştırma

Günümüzde hızlı teknolojik değişim, rekabet ve küreselleşme sonucunda bilginin ve elde edilme hızının işletmelerin ihtiyaç duyduğu en önemli girdi haline gelmesine neden olmuştur. İşletmelerde yönetimler karar almada doğru, eksiksiz, tam zamanında ve istedikleri miktarda bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bu bilgiyi sağlamalarına yardımcı olacak elektronik iletişim teknolojilerinden destek alan bir yönetim bilişim sisteminin kurulması gereklidir. Kurulan yönetim bilişim sisteminin, yöneticiler tarafından etkin bir biçimde kullanımını sağlamak son derece önem taşımaktadır.Yönetim Bilişim Sistemleri işletmelerin her kademesinin ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşılmasını, değerlendirilmesini ve doğru kararlar verebilmesini sağlayabilmek için, işletmeler açısından vazgeçilmez sistemler haline gelmişlerdir.Araştırmada inşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim sistemlerinin kullanılması incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca gelişmekte olan teknoloji ile inşaat şirketlerinde bilişim sistemlerinin yeri ve önemi belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, yönetim, bilişim sistemleri, organizasyon, yönetim bilişim sistemleri, inşaat bilişimi.

BilgiBilişim sistemleriOrganizasyon+2
Hakan Şirin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara Depremi sonrası konut üretimi organizasyonu ve Kocaeli - Bahçecik örneği

Ülkemizde doğal afetlerle çok sık karşılaşılmakta ve sonucunda yüksek bedeller ödenmektedir. Gerekli yasal, idari ve teknik koşulların yeterince sağlanmaması ve bilinç eksikliği, afet zararlarını daha da arttırmaktadır. Afet sonrasında ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri de, barınma sorunudur. Barınma sorunu, sadece konut projelerinin yapımı ile çözülememektedir. Amaç, toplumsal ihtiyaçlara cevap veren bir yerleşim birimi yaratmaktır. Nitelikli konut ve yerleşim birimlerinin oluşumu ise, bu süreçte yeralan katılımcıların koordinasyonuna bağlıdır.. Bu çalışmada, afet sonrası yapılan kalıcı konut uygulamaları ve yapılan bu çalışmaların toplu konut modeline uygunluğu incelenmiştir. Birinci bölümde; çalışmanın amacına ve kapsamına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; afet ve afet sonrası barınma sorununa yaklaşımlar ve yaklaşım aşamaları irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; 17 Ağustos 1999 depreminden sonra ortaya çıkan konut sorunu, konut sorununa çadır, prefabrik konut ve kalıcı konut uygulamalarıyla çözüm bulma girişimleri yeralmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde; kalıcı konutların yapımında görev alan kuruluşlar, müşavirlik- mühendislik- kontrollük hizmetlerini yürüten firmalar ve müteahhitlerin bu aşamalarda nasıl bir görev aldıklarına değinilmiştir. Konutların yapımını üstlenen kuruluşların verdikleri bilgilere göre, konutların özelliklerine, ilgili teknik şartname ve mahal listelerine yer verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde; kalıcı konutların yapımına karar verilmesinden bugüne kadar yaşanan idari, yasal, teknik ve sosyal sorunlara değinilmiştir. Çalışmanın altıncı bölümünde; konutların teslimine başlanacak olan bir kalıcı konut bölgesi örnek olarak seçilmiştir. Örnek bölgedeki; konut tiplerinin ve yerleşiminin, toplu konut ölçeğine uygunluğu çeşitli açılardan incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise; afet sonrası konut sorunu ve çözümü için varılan sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Deprem, afet, konut, toplu konut, organizasyon. Vli

Afet konutlarıDepremKocaeli-Bahçecik+4
Sumru Kaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin yönetim sistemlerinde yeniden yapılanma modelindeki temel yaklaşımlar ve Türkiye'deki uygulanma koşullarına yönelik bir model tasarımı

Gelişen teknoloji, uluslararası pazarlardaki şuurların kalkmasına ve eskisine göre çok daha fazla seçeneğe sahip olan müşteri beklentilerinde değişikliğe neden olmuştur. Böylece, klasik işletmelerdeki amaç, yöntem ve temel organizasyon ilkelerinin güncelliği kaybolmuştur. İşletmeler, rekabet gücünü arttırarak hayatta kalabilmek, daha fazla kar etmek, sürekli gelişme temposunu sağlayabilmek ve hızla değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için işletmenin kendisini tüm yönleriyle yemlemesi gerekmektedir.İşletmeler rekabet yeteneklerini geliştirmeleri, elemanlarının daha fazla çalışmalarım sağlamakla değil, daha farklı bir şekilde çalışmayı öğrenmeleriyle mümkün olacaktır. Bu da, işletmelerin ve elemanlarının, bu zamana kadar başarılı olmalarını sağlayan geleneksel yaklaşımları terk edip, alışılagelmiş operasyonel ve organizasyonel prensiplerini tamamen yenilemeleri ile mümkün olacaktır. İşletmelerin bunları yapabilmesi için, değişen dünya koşullarında işleri kısa, orta ve uzun vadede izleyebilmesi, geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilmesi, yani bir vizyon belirlemesi, belirlenen bu vizyona göre yeni geliştirme stratejilerini tayin ederek fonksiyonel organizasyonu ve işletmeyi yeniden düzenleyebilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmanın giriş bölümünde, yönetim ve yönetim sistemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir ve yönetim sisteminin tarihsel gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde, yönetim sisteminde yeniden yapılanma kavramı ayrıntılı olarak açıklanmış ve yeniden yapılanmanın uygulanma afimlan belirtilmiştir Üçüncü bölümde, yönetim sistemlerinde değişim yönetimi konusu ele alınmıştır, yönetim ve organizasyonda değiştirme ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, organizasyonlarda değişim ve yönetimi konusu incelenmiş ve değişimin oprganizasyon üzerine olan etkileri incelenmiştir. Beşinci bölümde ise, uygulamaya yönelik bir model tasarımı yapılmış ve bu model tasarımı ile hizmet sektöründe yer alan bir işletmenin yönetim sistemi yeniden tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeniden yapılanma, organizasyonel değişim, süreç, müşteri odaklılık

Hizmet sektörüOrganizasyonYeniden yapılanma+2
Utku Sağlam
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumlar, yönetişim ve ekonomik gelişme

Sosyal bilimlerin birçok alanında kullanılan, disiplinler arası bir kavram olan kurumlar, iktisat yazınında önemli bir yer tutmaya başlamıştır. North'un kavramsallaştırması ile oyunun kuralları olarak tanımlanan kurumlar, bireylerin davranış kalıplarını belirleyen kısıtları koymaktadır. Bu kısıtlar resmi veya gayri resmi nitelikte olabilir. İnsan davranışları üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla kabul gören kurumlar, iktisadi ve siyasi olarak sistemin işleyişini, sistemin kazan ve kaybedenlerini de belirleme gücüne sahiptir. Bu işleyiş birçok araştırmacı tarafından farklı yönleri ile alınarak kavramsallaştırılmıştır. Kurumların gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini ele alan birçok kuram geliştirilmiştir. Kurumlar literatürüne bu anlamda katkı sunan önemli isimlerden biri de Daron Acemoğlu'dur. Kurumların kapsayıcı veya dışlayıcı niteliğe sahip olmasını toplumsal atışma teorisi temelinde ele alan Acemoğlu'na göre kapsayıcı kurumlara sahip ülkeler gelişme gösterebilmektedir. Çünkü bu ülkeler farklı sosyal gruplar arasında uzlaştırıcı bir iktisadi ve siyasi sistem kurgulayarak siyasi gücün tek bir kişi veya grup elinde toplanmasını engellemektedir. Böylelikle yatırım ve yenilik yapma isteği, kendi kazancına ve mülkiyetine sahip çıkabileceğini bilen bireylerin oluşturduğu toplumlarda gelişmiş olmaktadır. Gelişme probleminin önündeki en önemli sorun, elindeki siyasi gücü kaybetme kaygısı taşıyan seçkinlerin toplumun elindeki kaynakları sadece kendileri için kullanmasıdır. Siyasi kaybedenler hipotezi olarak ifade edilen bu yaklaşım, siyasi gücün ve siyasi kurumların önemine de vurgu yapar. Bu çalışmada siyasi kaybedenler hipotezi Türkiye özelinde de ele alınarak değerlendirilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar farklı sosyal gruplar arasındaki çatışmaları uzlaştırıcı kapsayıcı kurumların oluşturulamaması, yönetişim başarısızlıklarının temel sonucu olarak görülmektedir. Ayrıca yapılan panel veri analizi ile resmi kurumların özellikle gelişmekte olan ülkelerde etkisinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Kurumlar, Yeni Kurumsal İktisat, siyasi kaybedenler hipotezi,iktisadi ve siyasi kurumlar, panel veri analizi

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomik gelişmeler+6
Pınar Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa il merkezi hastanelerinde görev yapan yönetici hemşirelerin organizasyona bağlılık ve güven durumlarının incelenmesi

Amaç: Bu çalışma Manisa il merkezinde yer alan hastanelerde çalışan yönetici hemşirelerin kurumsal bağlılık ve güven düzeylerini tespit etmek için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapıldı. Çalışmanın evrenini, Manisa il merkezindeki kamu ve özel hastanelerde çalışan yönetici hemşireler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, araştırmaya katılmayı kabul eden yönetici hemşireler oluşturdu (n=86). Veri toplama aracı olarak; Hemşire Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği (ÖBÖ) ve Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı yüzde, ortalama, standart sapma, ölçek puan ortalamaları arasındaki farkları belirlemek için; çeyrekler arası aralık, Student T Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi, Spearman Korelasyon ve ölçeklerin iç tutarlılığı için Cronbach alfa katsayılarına bakıldı. Bulgular: Yönetici hemşirelerin çoğu üniversite hastanesinde %40,7 çalışmakta, %98,8'i kadın, %76,7'si evli, %57,0'si lisans mezunu, %59,3'ü yöneticilik deneyimine sahip ve %66,3'ü kliniklerde yöneticilik yapmaktadır. Hemşirelerin örgütsel bağlılık algılarının ortalaması 3,32±0,49 ve örgütsel güven algısının ortalaması 4,32±0,83 olarak bulundu. Örgütsel güven ile çalıştıkları kurum, eğitim durumu ve kurumun sağladığı imkânlar arasında anlamlı bir fark saptandı (p<0,05). ÖBÖ ve ÖGÖ alt boyutları arasında en yüksek ilişki normatif bağlılık ve kuruma güven arasında bulundu (r=,605, p=,000). Sonuç: Yönetici hemşirelerin ÖBÖ ve ÖGÖ alt boyutları puan ortalamalarından en yüksek korelasyon normatif bağlılık ve kuruma güven arasında bulundu. Kurumsal bağlılık ve kurumsal güven açısından yönetici hemşirelere destek programları planlanmalıdır.

GüvenmekHastanelerHemşireler+7
Nilüfer Karabağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin belediyelerin yönetim ve organizasyon yapısına ve hizmet sunumuna etkilerinin incelenmesi: Manisa Şehzadeler Belediyesi örneği

Günümüzde teknoloji hayatımızın her alanında kendine yer bulmaya başlamıştır. Bu bağlamda kamu kurumlarının bu gelişim ve değişime ayak uydurması beklenmektedir. Vatandaşlara ve merkezi yönetime karşı hesap verilebilir, şeffaf olunması ve hizmetlerin doğru olması adına bilişim teknolojilerinin kullanımı ve bu sistemlerin ürettiği doğru ve hızlı veriye ihtiyaç vardır. Belediyelerin günlük çalışmalarında bilişim teknolojileri yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Bu durum belediyelerin alışmış olduğu yönetim ve organizasyon yapısında değişimleri de beraberinde getirmiştir. Personel verimliliği artık nitel olarak ölçülebilmekte ve gerekli değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu ölçümler sayesinde performans ve verimlilikte değişimler yaşanmıştır. Belediyeler tarafından verilen hizmetler de artık dijitale kaymış ve yönetim bilgi sistemleri üzerinden yapılmaktadır. Vatandaşlar da işlerinin hızlı ve sorunsuz bir biçimde sonuçlanmasını beklemekte ve bu bağlamda dijitale geçmenin önemi yadsınamamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kamu kurumları, yerel yönetimler ile ilgili temel kavramlardan oluşan teorik kısım oluşturulmuştur. İkinci bölümde bilişim ve bilişim sistemleri ile Manisa Şehzadeler Belediyesinin sahip olduğu bilişim sistemleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde yöntemle ilgili bilgiler, araştırmayla ilgili uygulamalar verilmiş ve anket çalışması ile personelin bilişim sistemlerine bakışı ve bilişim sistemlerinin hizmet kalitesi, yönetim ve organizasyon yapısına etkileri hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Dördüncü bölümde; hipotezimiz bağlamında alt hipotezlerle ilgili yapılan istatistiksel analizlerle elde edilen bulgular irdelenerek tartışılmış ve elde edilen sonuçların temel hipotezimiz olan; bilişim sistemlerinin belediyelerde verimlilik ve hizmet kalitesine etkisi irdelenmiştir ve hipotezimizi doğrulayıcı bulgular elde edilmiştir.

Belediye hizmetleriBelediyelerBilişim teknolojisi+7
İbrahim Çağrı Arusan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Expo organizasyonları değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma

Mega etkinlikler; ev sahibi ülke ve düzenlendikleri kentlerin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtma imkânı sunan büyük ölçekli organizasyonlardır. Uluslararası Olimpiyatlar ve Dünya Kupası gibi organizasyonlardan sonra düzenlenen en geniş kapsamlı etkinliklerden biri olan Expo organizasyonları hem ziyaretçi sayısı hem de süresi bakımından mega etkinlikler kategorisine girmektedir. Expo organizasyonları; Sanayi Devrimi'nin meydana getirdiği teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmelerin sergilenmesi talebiyle ortaya çıkmış ve tüm Dünya'dan gelen ülke temsilcileri ve ziyaretçilerine bir araya gelerek kültürel etkileşim ortamı fırsatı sunan uluslararası bir etkinlik türüdür. Çalışma ile Expo organizasyonlarının başarısını artırmaya yönelik değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi ve Lizbon, Antalya, Kahramanmaraş örnekleri üzerinden yapılan analiz çalışmasıyla Expo organizasyonlarının başarısına yönelik bulguların elde edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan analiz çalışmasıyla, belirlenen örneklerin Expo değerlendirme kriterlerine uygunlukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Expo organizasyonlarının başarısının birçok parametreye bağlı olduğu, ancak çalışma kapsamında belirlenen ana ve alt kriterlerin ana ölçütler sınıfına girebileceği öngörülmüştür.

AntalyaExpoKahramanmaraş+1
Ayşe Merve Rızaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İç girişimcilik olgusunun yenilik yapabilme becerisine etkisi: Gaziantep'te faaliyet gösteren yenilikçi örgütlerde bir uygulama

Örgüt içindeki girişimcilik olarak tanımlanan iç girişimcilik kavramı son yıllarda üzerinde oldukça durulan ve yönetim alanında ilgi gören konuların başında gelmektedir. İç girişimcilik yenilik çalışmaları için oldukça önemli bir unsurdur. Yenilikle iç girişimciliğin ilişkisini vurgulamak için iç girişimcilik olgusu `yeni ürünler ve yeni pazarlar geliştirme süreci' olarak ifade edilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı örgütlerdeki iç girişimcilik düzeyinin yenilik yapabilme becerisine olan etkisini tespit etmek ve iç girişimcilik düzeyi ile yenilik arasındaki ilişkinin boyutlarını ortaya koymaktır.Araştırmada iç girişimcilik ile yenilik arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve iç girişimciliğin yenilik üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca iç girişimcilik olgusunun alt faktörleri olan yönetim ve organizasyon teşviki, bireysel motivasyon, yapıcı iş çevresi ve yeniliğe teşvik ile yenilik arasında olumlu bir ilişkinin olduğu, şeffaflık ve açıklık, bireysel yetkinlik ve gelişme faktörleri ile yenilik arasında ise olumsuz bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

GaziantepGirişimcilikOrganizasyon+3
Mehmet Kızıloğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerde yönetim ve organizasyon sorunlarının yaşanma düzeyi: Ankara KOBİ örneği

Bu araştırmanın amacı, Ankara Ostim Organize Sanayinde iş makinaları yedek parça imalatı yapan işletmelerde yönetsel ve örgütsel problemlerin ne düzeyde yaşandığının bilimsel bir araştırma ile ortaya konulmasıdır. Bu araştırma beş bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, araştırmanın problemi açıklanarak, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve konu ile ilgili tanımlar hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde KOBİ'lerin, Türkiye, Avrupa Birliği (AB), AB üyeleri ve bazı ülkelerdeki tanımları, KOBİ'lerin tanımlanmasında kullanılan nicel ve nitel ölçütler, avantajları ve dezavantajları ile ülkemiz ekonomisi içerisindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuş, dünya ekonomileri içindeki payları ve önemleri belirtilmiştir. İşletmelerin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konusunda karşılaştıkları yönetim ve organizasyon sorunları ile pazarlama, insan kaynakları, Ar-ge, muhasebe, üretim, tedarik, finansman, ihracat, teknoloji, kurumsallaşma konularındaki sorunlarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde, araştırma ile ilgili genel bilgiler yanında araştırmanın yöntemi, örneklemi ve ölçüm araçları verilmiştir. Araştırmada, alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Betimsel araştırma da denilen alan araştırmaları insanların herhangi bir konudaki görüşlerini ve değerlendirmelerini içermektedir.Dördüncü bölümde ise, Ankara ili Ostim Organize Sanayi Bölgesinde İş Makinaları Yedek Parça İmalatı yapan 106 işletme sahip/yöneticisi üzerinde gerçekleştirilen ve iki bölümden oluşan bir anket formu ile araştırma yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak benzer amaçlarla yapılan araştırmalardan hareketle hazırlanan anket formunun birinci bölümünde, araştırmaya katılan işletme ve işletme yöneticilerinin temel özelliklerini belirlemeye yönelik demografik sorular sorulmuştur. İkinci bölümde ise KOBİ sahip/yöneticilerinin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konuları dikkate alınarak oluşturulan 30 soru ifadesine katılım düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anketlerden elde edilen bulgular yüzde(%) ve frekans(f) üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan faktör analizi neticesinde, personel-personel eğitimi- uyumluluk, organizasyon yapısı, profesyonel yöneticiye güvensizlik, tecrübe ve sezgilerle hareket etme, nitelikli eleman istihdamı, yetki ve sorumluluk devri, karar alma, uzmanlaşma, insan kaynakları bölümünün işleyişi olmak üzere adlandırılan dokuz faktöre ait ortalama, standart sapma ve varyans değerleri hesaplanmıştır. Hipotezlerin analizi ise Ki-Kare bağımsızlık testi ile test edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Oluşturulan hipotezlerin analizleri sonucunda; yaş, eğitim durumu, deneyim süresi ve çalışan sayısı değişkenleri ile yönetim ve organizasyon sorunları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak, profesyonel yöneticilere yetki devrinde deneyim süresi değişkeninin etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bulgular, anket kapsamındaki işletmelerin genel bir KOBİ niteliği sergilediğini, işletme sahiplerinin yönetimdeki paylarının çok yüksek olduğunu, profesyonel yöneticiye yetki devrinden kaçındıklarını ve nitelikli eleman istihdamı sorununu açıkça ortaya koymaktadır.Beşinci olan son bölümde ise, araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında KOBİ'lerin yönetim ve organizasyon becerilerini nasıl daha etkin ve verimli bir hale getirebileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: KOBİ, Yönetim ve Organizasyon Sorunları, Yönetici.

AnkaraKOBİOrganizasyon+3
Derya Kulakoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-Ge merkezlerinin yönetimi ve organizasyonu

Ar-Ge Merkezlerinde geçmişten günümüze kadar süregelen Ar-Ge çalışmaları geleceği şekillendirmek için önemi bir çalışma alanı olarak devam etmektedir. İnsanların, hayvanların ve doğanın ihtiyaçlarını karşılamak için insanların arayışları bitmeyecektir. Araştırmalarla yeni buluşlar için çabalanmakta, var olanların ise daha etkin ve daha verimli hale getirilmesine yönelik nasıl olabileceği araştırılmaktadır. Ar- Ge Merkezlerinde yeni bir şeyler ortaya çıkarılması için daha sistemli bir yol izlemesine yönelik stratejiler belirlenmektedir. Böylece geleceğe fayda sağlayacak fikirlerin hayata geçirmesinde, bulguların uygulamaya dönüştürülmesinde ve yeni teknolojilerin üretilmesinde, yeni ürünlerin üretilmesinde, var olanın iyileştirilmesinde verimlilik ve etkinliği arttırıcı stratejiler belirlenmektedir. Bu çalışmada Ar-Ge Merkezlerinin Yönetim ve Organizasyonu ele alınmakta ve faaliyetlerinin geliştirilmesi için yönetim ve organizasyon stratejileri ortaya konulmaktadır. Gerek bireyler ve gerekse kurumsal yapıdaki Ar-Ge Merkezleri için Yönetim ve Organizasyon dünya kurulduğundan beri en önemli konulardan biri olmuştur. Kişinin kendini yönetmesi, ilişkilerini, işini ve çevresini yönetmesi kadar ülke ve dünyanın yönetim sisteminde yer almasında yürütülen Ar-Ge faaliyetleri etkili olmaktadır. Bu nedenle yönetim sistemi zaman çarkında sürekli değişim halinde olmaktadır. Yönetimdeki amaç, insanların adil şekilde dünyadaki nimetlerden payını almasıdır. Ancak bu konu Ar-Ge ile yeni ürünler ortaya konulmadığında zorlaşmaktadır. Ar-Ge faaliyetlerindeki amaç, sürdürülebilir bir yaşam için iyiliklerin ve güzelliklerin araştırılması, yaşanılan dünyaya, topluma değer katılmasıdır. Ar-Ge yönetiminin esası ise Yunus'un "İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmesen ya nice okumaktır" sözünde gizlidir. Yani, önce insan kendini bilecek, kendine değer katacak, geliştirecek ve gelişimin beraberinde getirdiği bilgileri faydalı şekilde bireylere, topluma aktaracak. Çalışmada Ar-Ge Merkezlerinin yönetim ve organizasyonu için stratejiler olarak; mevzuat, eğitim ve örgütlenme üçlüsü ön plana çıkmıştır. Bunlardan eğitim faaliyetleri talim-terbiye ile başlamıştır. İnsanlara iyiyi, doğruyu ve güzeli öğretmek için başlayan eğitim zamanla kanun ve kontrol şeklindeki düzenlemelerle toplam kalite yönetimi aşamasına taşınarak devam etmiştir. Eğitimin yetersiz kaldığı kısımlarda Mevzuat ön plana çıkmış ve örgütlenme ise sistem yönetimi açısından önemli olmuştur. Böylece Ar-Ge Merkezlerinin yönetim ve organizasyonu için strateji olarak; mevzuat, eğitim ve örgütlenme üçlüsünü kapsayacak şekilde işletmecilik fonksiyonları (insan kaynakları, pazarlama, stratejik plan, muhasebe, finansman, üretim ve örgütlenme) için ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir yenilikçi girişimcilik ekosistemi oluşturulması önerilmiştir. Böylece, Ar-Ge ve İnovasyon sürecinin kültür, kültürel çeşitlilik, bilgi, bilim, teknoloji, yenilik ve yenilikle kalkınma şeklinde verimliliğinin artacağı öngörülmüştür.

Araştırma merkeziAraştırma-geliştirmeBilgi yönetimi+2
Gülşen Acar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of ted talks on presentation skills of esp learners: The example of Antalya Bilim University

The importance of English cannot be denied in today's global world. Besides, the significance of English for Specific Purposes classes, along with General English courses, is also increasing in higher education institutions. Engineering students are indispensable stakeholders of these classes with their public speaking or presentation skills abilities. In these courses, there has been a shift from using conventional materials into adopting more authentic materials. The purpose of this study was to investigate the effect of Ted Talks on presentation skills of ESP learners. It also aimed to reveal participants thoughts regarding the effect of watching Ted Talks on improving their presentation skills. Accordingly, 126 participants took part in the study. Among these participants 71 of them were in experimental group and 55 of them constituted the control group. The study lasted one semester. The participants were taking the same course as well as subjected to the same assessment tools. In the study, control group participants read reading texts and carried out oral presentations at week 7 and week 14. However, experimental group participants were exposed to Ted Talks besides reading texts and conducted oral presentations at week 7 and week 14. Moreover, experimental group participants wrote a reflection form after each oral presentation. Mixed methods research design was applied in the study. Quantitative data was gathered through oral examinations, and qualitative data was collected via reflection forms. The results of the quantitative strand of the study demonstrated that there was no statistically significant difference in overall scores of two groups. However, experimental group participants surpassed the participants of the control group in terms of organization and delivery at week 7. The same statistically significant difference was also observed at week 14. Furthermore, the findings of the qualitative part indicated that more than 90% of the experimental group participants asserted that watching Ted Talks improved their presentation skills. Regarded participants believed that Ted Talks mostly improved their body language, self-confidence, sense of humour and presentation skills in general. This study explored the effect of Ted Talks on presentation skills of ESP learners and disclosed participants' perceptions.

LanguageSpeechOrganization+6
Hande Akdeğirmen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik işletmelerinin organizasyon yapılarının incelenmesi: Mersin bölgesi örneği

Bu çalışmada lojistik sektörünün gelişimi açısından ülkemiz ve dünyada ortaya çıkan lojistik eğilimler araştırılmış ve lojistik işletmelerin organizasyon yapıları incelenmiştir. Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yürütmekte olan lojistik işletmelerinin organizasyon yapıları saha araştırmasıyla incelenmiş, lojistik işletme organizasyonu açısından önerilerde bulunulmuştur.Tezin birinci bölümünde lojistiğin temel kavramları ele alınarak tarihsel gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde, işletme organizasyonu kavramı ve işletme organizasyon modelleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, lojistik işletme organizasyon kavramı ele alınmış, lojistik işletme organizasyonu ilke ve modelleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yerine getirmekte olan lojistik işletmelerin organizasyon yapılarına yönelik bölgesel bir saha çalışması yapılmış ve Mersin bölgesi lojistik durumu ele alınmıştır.Son bölümde ise, Mersin Bölgesi lojistik işletmelerin organizasyon yapılarının incelenmesine yönelik saha çalışmasının sonucunda elde edilen veriler SSPS programıyla istatistiksel analizlere tabi tutulmuş ve tanımlayıcı ve keşfedici bulgular ortaya konmuştur. Ayrıca işletmelerin yararlanabileceği öneriler geliştirilmiştir.

LojistikLojistik sektörüOrganizasyon+1
Umut Güloğlu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik dönem Osmanlı Ülkesi'nde endüstriyel üretim organizasyonu (Osmanlı kanunnameleri ve mühimme kayıtlarına göre)

Bu yüksek lisans tez çalışması klasik dönem Osmanlı ülkesinde endüstriyel üretim organizasyonu üzerine bazı önemli bilgi ve tespitleri ihtiva etmektedir. Bu çalışma giriş ve sonuç bölümleri hariç üç ana bölümden oluşmaktadır.Birinci Bölüm, Osmanlı endüstriyel üretim organizasyonunda hammadde temini hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Özellikle gemi inşası için ihtiyaç duyulan kereste, top ve gülle dökümü için gerekli demir ve barut üretimi için gerekli güherçile ne suretle temin edilir bu bölümde değerlendirilmiştir.İkinci Bölüm, endüstriyel üretimde işgücü organizasyonu hakkında bilgi sunmaktadır. Bu bölümde özellikle teknik işgücü, askeri işgücü ve mesleki işgücü üzerinde durulmaktadır.Üçüncü Bölüm, hammadde veya mamul maddenin ilgili alanlara nakledilmesiyle ilgilidir. Bu bölümde özellikle kara taşımacılığı, deniz taşımacılığı, göl ve ırmak taşımacılığı üzerinde durulmuştur.Bu çalışma birebir Osmanlı Arşiv vesikalarından (Mühimme kayıtları ve Kanunnamelerden) istifade ile hazırlanmış kaynak bir çalışma niteliğindedir.Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, endüstri, işgücü, hammadde, nakliye.

EndüstrileşmeHammaddeKanunname+8
Yüksel Durmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma hayatı ve organizasyonlarda değişim, değişim yönetimi ve değişim yönetimi üzerine örnek bir uygulama - Lafarge Türkiye Çimento Grubu-

Değişimi yönetmek, değişime etki ederek onu amaçlarınız doğrultusunda kullanmaktır. Değişimin tanımı ve çalışma hayatı ve organizasyonlarda değişimi ele aldığımız ilk bölümden sonra, değişimin nasıl yönetildiğini benim bakış açımla ele aldık. Burada genel olarak, etkili bir değişim yönetimi için planlama, geliştirerek değiştirme, ihtiyaçları belirleme, yeni vizyonu oluşturma, değişim yöneticileri, etkili iletişim, uyum ve cesaretlendirme kavramları etrafında değişim yönetimini açıkladık. Daha sonra, değişimin neden olabileceği problemlere de değinerek bir alan araştırması ve bunun analiz edilmesiyle de sürecimizi tamaladık. Değişim, yetenekleriniz etrafında gelişmektir.

DeğişimDeğişim yönetimiGelişim+1
Ahmet Bilge Elalmış
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantiring sporunda kent içi organizasyonlar üzerine bir inceleme

Kent içi oryantiring organizasyonları Ankara örneğinin incelenmesi araştırmasında, öncelikle tezimize ışık tutması bakımından Dünyadaki oryantiring organizasyonlarının gelişim seyrine bakılmış, konunun daha iyi anlaşılabilirliği bakımından Kent ve Rekreasyon kavramları incelenmiş ve Türkiye'deki kent içi oryantiring etkinlikleri irdelenerek Ankara ili ele alınmıştırBu araştırmada, kent içinde düzenlenen oryantiring etkinlikleri (Park, Kampus, Şehir, Show v.b) ele alınarak, oryantiringin tanıtım konusunda park oryantiringin ne denli etkin olduğu, oryantiringin ilk eğitim aşamasında en uygun yerlerin parklar olduğu, eğlenceli ve katılımcılar tarafından zevkle yapılan bir tür olduğu ve kent içinde yapılacak yeni bir rekreatif etkinliliğin ortaya çıktığını vurgulamak amaçlanmıştır. Ayrıca park oryantiring etkinliklerinin Türkiye'deki ve Ankara'daki gelişimleri incelenmiş, klasik oryantiringe göre katılımcı sayılarında ne kadar fark olduğu ele alınmış, organizasyonel olarak daha kısa sürelerde ve daha görsel niteliklerde olduğuna değinilmiş ve şehirden uzaklaşmadan gerek bireysel gerekse ailecek kent içerisinde rekreatif bir etkinlik olarak oryantiringinde yer alabileceği yapılan literatür taramasından edinilen bilgiler ışığında vurgulanmıştırOryantiringin sivillerde yaygınlaşmaya başlamasıyla kent içi oryantiring etkinlikleri de düzenlenmeye başlanmış olup ilk etkinlikler Ankara da olmak üzere Türkiye'nin değişik illerinde park oryantiring yarışmaları düzenlenmiş ve o illerde de oryantiringin tanıtım ve gelişimine katkıda bulunması sağlanmıştır. Yapılan bu tanıtım etkinlikleri genellikle üniversitelerin önderliğinde başlamış daha sonraları federasyon bünyesinde hızla devam etmiştirPark oryantiring etkinlikleri rekreatif etkinlik olarak herkes tarafından uygulanabilir olmasından öte, olimpiyatlara dahil olamayan her spor branşının hayali olan olimpiyatlara girebilmek, oryantiring sporunun da birincil arzularından biridir. Park oryantiring etkinlikleri olimpiyat oyunlarına girebilmek adına sportif niteliklerin birçoğunu barındırmakta olup uygulanabilirlik bakımından olimpiyatlara girecek ilk oryantiring türü olması düşünülmektedirOryantiringin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kaliteli organizasyon hizmetinin incelenerek detaylı bir oryantiring organizasyon modeli geliştirilmiştirAnahtar Kelimeler: Oryantiring, Park, Organizasyon, Spor

OrganizasyonSpor
Kenan Aksın
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Holding organizasyonunun merkezi yapısı, stratejilerinin ve ilişkilerinin incelenmesi: Bir örnek uygulama

Bu çalışmayla holding organizasyonlarına yapıları, stratejileri,amaçları, yönetim ve organizasyonları incelendikten sonra Bulgaristan da şuan faaliyette bulunan bir örnek holding organizasyonu ele alınmıştır.Holding organizasyonu dikkate alınarak Erato Holding organizasyonunbaşarılı çalışmaları öne sürülmüştür. Çalışmanın amacı holding yapısınıinceleyerek, ekonomiye, katkıları ve küçük şirketlerin büyük bir ana şirketbünyesi altında büyüyüp gelişmeleri ve ekonomik kriz dönemlerindekorunabilmeleri anlatılmıştır. Holding organizasyonlarından bahsedilirkenbu dev organizasyonların faaliyet gösterdikleri ülke ekonomilerinhayatlarındaki yeri dikkate alınmıştır.Holding sadece büyük bir şirket gibi değil aynı zamandainnovasiyon ve kültürü hedefleyerek başarılı yönetim modelini bulmaklaekonomiye ve ülkelerin ekonomik gelişmelerine yararlı olmaya çalışılmıştır,Bulgar ekonomisindeki değişiklikler takip edilerek organizasyondaki gelişmelerproblemler ve sorunlar aydınlatılmıştır.Ekonomik katkıları dışında holding organizasyonların büyük maddigüce sahip olmaları bilim ve AR-GE ye katkıları ülke ekonomilerinefaydaları ve yaraları örnek uygulamayla anlatılmıştır.Bu çalışmada Eratoholding şirketin bünyesinde çalışan mühendislerin bilimsel çalışması vepiyasaya sürmüş oldukları ürünlerle şirket ekonomisinden ülkeekonomisine ve bilime katkıları faydaları detaylı anlatılmıştır.Anahtar Kelimeler1. Holding2. Şirketler3. Organizasyon4. Strateji

Holding işletmeleriHoldinglerMerkezi yönetim+2
Aylın Nechad Mumun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra 1938'e kadar Türk emniyet teşkilatının yapılandırılması

KanunlarOrganizasyonPolis
Mehmet Ali Coşkun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yapıların restorasyon çalışmalarında çağdaş eklerin mekân organizasyon türleri bakımından değerlendirilmesi

Geçmişten günümüze bütün insanların ortak değerlerini, tarihi birikimlerini ortaya koyan farklı yüzyıllara ait çok çeşitli yapı malzemesi ve yapım sistemi ile inşa edilmiş önemli bir miras bulunmaktadır. Bu miras geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmaktadır. Zamanla birçok değişime uğrayan tarihi yapılar günümüz koşullarına uyum sağlayabildikleri sürece ayakta kalabilmektedirler. Bu nedenle hem günümüz toplumları hem de gelecek nesiller için doğru yöntemlerle korunup yaşatılması sağlanmalıdır. Tarihi yapıların yok olma tehlikesini önlemek amacıyla korumanın ilk adımı, yasal koruma altına almaktır. Koruma altına alınmayan yapılar, yanlış müdahalelere maruz kalmakta, terk edilmekte veya yok olmaktadır. Tarihi yapıların günümüz konfor koşullarını sağlamak, doğal afetlere karşı güvenli kılmak amacıyla sürekli bakımı yapılmalı ve gerekli müdahaleler hasar ilerlemeden yapılmalıdır. Bu çalışma kapsamında tarihi yapıların koruma ve restorasyon sürecinde yapılan müdahale türlerinden biri olan çağdaş ek kavramı incelenmiştir. Çağdaş ek uygulamalarının yapılmış olduğu dünyadan 50, Türkiye'den 35 örnekten oluşan örneklem grubu belirlenmiştir. Bu örneklem grupları konut, kamusal, ticari, kültür, eğitim, endüstriyel miras, arkeoloji alanları ve dini yapılardan seçilmiştir. Tarihi yapıların mekân ve organizasyon ihtiyaçları doğrultusunda eklemlenen çağdaş ekler çalışmanın temelini oluşturmakta ve tarihi yapılarda çağdaş ek uygulamalarında referans olarak kullanabilecek bir kaynak oluşturma hedeflenmektedir. Bu çalışma kapsamında koruma ve restorasyon kavramı, tarihsel gelişimleri, yapılara uygulanan müdahale yöntemleri, tarihi yapılara çağdaş ek yapımı ile ilgili kavramlar araştırılmış, uluslararası düzenlemelerde nasıl ele alınması gerektiği konusunda detaylı incelemeler yapılmıştır. Tarihi yapılara eklemlenen çağdaş eklerin, bulunduğu kentin dokusuna, tarihi yapısına zarar vermeden nasıl tasarlanabileceği, yaklaşım kararları, tasarım kriterleri detaylı olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak 1800'lü yıllarda ortaya çıkan çağdaş ek kavramı ile ilgili genel kriterler günümüzde de hala geçerliliğini korumaktadır. Çağdaş eklerin kolay anlaşılır şekilde, yapının mevcut üslubundan farklı ve geleneksel yapının önemli bir özelliğini geri planda bırakmayacak biçimde modern malzeme ve teknolojisiyle inşa edilmelidir. Tarihi yapı ve çevresi detaylı bir biçimde analiz edilerek tasarlanmalıdır. Çağdaş ekler mevcut yapıya göre şekillenmeli, yapıya ek yük getirmemeli ve hafif olmalıdır. Gerektiğinde sökülebilir takılabilir olmalı, mevcut yapının en, boy, yükseklik ölçüleri referans alınarak tarihi yapıya egemen olmayacak biçimde bulunduğu çağın anlayışına uygun bir biçimde tasarlanmalıdır. Cam ve çelik malzeme tercih edilmeli, görsel bütünlüğü bozmamak için şeffaflık tercih edilmelidir.

KorumaOrganizasyonRestorasyon+1
Büşra Erkoç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde matriks organizasyon ve matriks organizasyon yapısının takım başarısına etkisi üzerine bir araştırma

95 ÖZET Matriks organizasyon ve takım çalışması, ülkemizde yönetim sistemlerinde son yıllarda uygulanmaya başlayan yeni kavramlardır. Bu araştırmada, matriks yapı ile örgütlenmiş bir işletmede takım çalışmasının kullanılmasından ne gibi olumlu ya da olumsuz sonuçların ortaya çıktığı hakkında açıklayıcı bilgiler vermek amaçlanmıştır. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, konuyu kavramak ve konu ile ilgili genel bilgi vermek için organizasyonun tanımı ve organizasyon yapılan açıklanmış ve matriks organizasyon yapısı hakkında daha detaylı bilgi verilip matriks organizasyon yapısına geçiş nedenleri ve aşamaları anlatılmıştır. Daha sonra da matriks yapıyı daha iyi irdeleyebilmek için bu yapının özelliklerine, sağladığı avantajlara ve neden olduğu dezavantajlara değinilmiştir. İkinci bölümde, matriks yapının takım başarısına etkisini ölçmeden önce takımın tanımı yapılmış, takım çalışmasına geçiş nedenleri anlatılmış, takım ve grup arasındaki farklar incelenmiş, takım çalışması türleri açıklanmış ve yüksek performanslı takımların özelliklerine değinilmiştir. Son bölümde yani uygulama bölümünde ise, ilk olarak; matriks organizasyon prensibine göre yapılanan TAI (Tusaş Havacılık ve Uzay SanAŞ.)'nin organizasyon yapısına ait genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra matriks organizasyon yapısının takım başarısına etkilerini konusundaki görüş ayrılıklarını saptamak için şirkette çalışanlara anket uygulaması yapılmıştır ve anket sonuçları değerlendirilerek çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

BaşarıMatris örgütüOrganizasyon+3
Saadet Ebru Ergünay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Sportif organizasyonların düzenlenmesinde proje yönetimi tekniklerinin kullanımı: Uluslararası bir atletizm pist yarışması örneği

ÖZET Bu çalışmada, uluslararası sportif organizasyonların düzenlenmesinde proje yönetimi tekniklerinin kullanımına yönelik bir planlama modeli önerilmektedir. Modele veri tabanı oluşturmak amacıyla, sportif organizasyonlarda görev alan 41 yönetici ile uygulama yapılan 2 uluslararası yarışmada yer alan 102 sporcuya anket uygulanmış ve ayrıca 20 ülkenin atletizm federasyonları ve ilgili kuruluşlarına konuya ilişkin anket gönderilmiştir. Elde edilen bulgularda, yöneticilerin sportif organizasyonların düzenlenmesinde %51.22 oranında hiç bir planlama tekniğinden yararlanmadıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan, sporcu anketi bulgularından, uygulama yapılan yarışmalara ilişkin değerlendirmelerde, sporcuların yapılan düzenlemelere ait bir dizi sorun yaşadıkları gözlenmiştir. Elde edilen veriler ışığında, bu çalışmada, matris tipi organizasyon çerçevesinde oluşturulacak bir organizasyon komitesinin, proje yönetimi tekniklerinden yararlanılarak hazırlanacak planları hayata geçirmesiyle ve komiteler tarafından belirlenecek etkin bir izleme ve kontrol sistemi ile, düzenlenecek uluslararası yarışma organizasyonlarında daha başarılı olunabileceği önerilmektedir. Bu amaçla, örnek olmak üzere uluslararası bir atletizm pist yarışması için, yarışma öncesi ve sonrasında gerçekleştirilmesi gerekli faaliyetler, toplam 123 işlem paketi ile ifade edilmiş, her işlem için öncelikler ve süreler belirlenmiş, ardından bir işlemin başlaması için daha önce-220- tamamlanması gereken işlem veya işlemler, her işlemden sorumlu olması düşünülen birim (komite, federasyon, organizasyon sekreteri, vb.) belirlenmiştir. Daha sonra yapılan bir dizi işlemle, iş akışının pürüzsüz bir şekilde oluşturulması sağlanmıştır. Bu işlemlerden sonra organizasyon şeması hazırlanmış ve ilgili komitelerin ayrıntılı iş tanımları yapılmıştır. Proje yönetiminde önemli aşamalardan biri olan "proje yapı planı" oluşturularak projenin parçalarının bir bütün halinde aynı şemada görülmesi sağlanmış; projeye ilişkin "sorumluluklar matrisi", diğer bir deyişle "iş dağılım cetveli" çıkartılmış; en çok kullanılan klasik tekniklerden biri olan "Gantt şeması" elde edilmiş; son olarak, üzerinde her bir işlemin süresinin, başlangıç ve bitiş tarihlerinin, her işlemden önce ve sonra gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin, projenin kilometre taşlarının, hangi işlemlerin kritik işlem olduğunun ve buna bağlı olarak kritik yolun belirlendiği "proje ağplanf (network) oluşturularak model önerisi tamamlanmıştır. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde MINITAB istatistik programıyla, istatistik olarak yüzde dağılımlan ve oranlar arası fark değerlendirmesinde Z testi kullanılmıştır. Aynca proje ağplanının ve Gantt şemasının belirlenmesinde MS Project for Windows 4.0 paket programı kullanılmıştır.

OrganizasyonPlanlamaProje yönetimi
Velittin Balcı
Gazi University · Institute of Health Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kuşak farklılığının organizasyon yapısına etkisi ve işveren markası olma yönündeki etkileri

İşletmelerin varlıklarındaki en büyük tehdit faktörü, değişen dünya düzenine uyum sağlayamamasıdır. İşletmelerin bu değişikliklerle tam bir uyum sağlaması gerektiği bir ortamda insan ve yetenek faktörü önem kazanmıştır. Bu faktörler; şirketlere pazarda sürekli kar marjı sağlama, rekabet unsurlarını yönetme becerileri ile doğru orantılıdır. Bu noktada, işletmelerin rakiplerini geçebilmek adına en güncel yönetim yaklaşımı, yetenek yönetimi açısından işveren markasıdır. Zincirleme etkileşimde olan, işveren ile çalışanın uyumu adına birbiriyle irtibat kurabilmenin ve fikir alışverişi yapabilmenin önemi inkar edilemez. İşveren markası; Ürün ve hizmetlerde temel kaynak olan insana yatırım yapmak, enerjisini ve dikkatini markalamak ve onu en iyi şekilde temsil etmek çalışanları motive etmek ve bir arada tutmak için önemli bir olgudur. Güçlü bir işveren markası olmak; daha fazla seçenek, talep, dikkat, ilgi ve daha fazlasını işletmeye ve personele katar. Ayrıca yetenek yönetimi de gerektirir. Kuşak farklılıklarının etkisini de göz ardı etmek yanlış olacaktır. Kuşak farklılıkları yöneticiler arasında önemli faktörlerden birisidir. Bakış açısı ve yönetim tarzının eğilimini de belirleyen bu fark kurumsallaşma yolunda olan ya da kurumsallaşmış şirketlerde işveren markası olgusu üzerinde de etkiye sahiptir. İşletmelerde kuşak farklılıkları ve bunları yönetmeye çalışmak gerçekten günümüzde üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bu çalışmada, İşletmelerde X, Y kuşakları arası kuşak farklılıkları ele alınmış, örgüte olan bakış açıları ve beklentileriyle birlikte işveren markası üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, X ve Y kuşakları birbirlerinden farklı dinamiklere sahiptir. Kuşakların her ikisini de aynı ortamda yüksek motivasyon ve bağlılıkla çalıştırabilmek için işletmelerdeki İnsan Kaynakları bölümü başta olmak üzere tüm bölümlerdeki yönetim kademesine büyük görevler düşmektedir. Çalışma kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda işletmelerde işveren markası olgusu üzerinde kuşak farklılıklarının etkisinin göz ardı edilemez oluğu tespit edilmiştir.

Kuşak çatışmasıKuşaklarKuşaklararası iklim+4
Umut Ceyhan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects