Otistik çocuklar
161 theses under this subject heading
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara ortak dikkate tepki verme becerisinin öğretimi
Bu çalışmada ipucunun giderek artırılmasıyla öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan okulöncesi çocuklara ortak dikkate tepki verme becerisini öğretme üzerindeki etkileri edinim, izleme ve genelleme açısından değerlendirilmiştir. Çalışma başlama düzeyi, uygulama, aralıklı yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmuştur. Çalışmada pilot uygulama gerçekleştirilerek uygulama süreci şekillendirilmiştir. İzleme oturumları öğretim sona erdikten 4 ve 6 hafta sonra düzenlenmiştir. Genelleme oturumları ise öntest-sontest yoklama oturumları biçiminde düzenlenmiş olup kişiler arası genelleme etkisi sınanmıştır. Ayrıca, çalışmanın sosyal geçerliği sosyal karşılaştırma analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Uygulama Birimi'nde eğitimine devam eden, 5-7 yaş arası, otizm spektrum bozukluğu tanısı bulunan dört erkek çocuk katılmıştır. Araştırmada katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların tümünün, ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretimi yapılan ortak dikkate tepki verme becerisini edindiklerini, bu beceriyi kişiler arası genellediklerini ve uygulama sona erdikten 4-6 hafta sonra da sürdürdüklerini göstermektedir. Ayrıca, araştırmanın sosyal karşılaştırma ile toplanan sosyal geçerlik verileri, katılımcıların uygulama sona erdikten sonra ortak dikkate tepki verme becerisinde normal gelişim gösteren akranları ile benzer performans sergilediklerini göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında uygulama ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ortak dikkat, otizm spektrum bozukluğu, ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretim, sosyal karşılaştırma
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği
Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.
Akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara sosyal tepki davranışlarının öğretimindeki etkililiği
Bu çalışmada, otizmli çocuklara yüz ifadesi, jest (kullanımı) ve sözel ifadeden oluşan sosyal tepki davranışlarının öğretiminde akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim yönteminin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmış, izleme ve genelleme açısından da değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocuklara, elinden bir nesne ya da oyuncak alındığında kızma ile etkinlik sonunda başarılı olma durumunda mutlu olma durumlarına ilişkin altı farklı sosyal bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (jest, yüz ifadesi ve sözel ifade) gerçekleştirebilmelerinin öğretimi yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi, Engelliler Araştırma Enstitüsü, Gelişimsel Destek Birimi'ne devam eden, yaşları 3 yaş 9 ay ve 5 yaş 5 ay arasında değişen otizm tanılı 4 erkek denek katılmıştır. Ayrıca araştırmaya, videoyla model olma öğretimi için hazırlanmış olan video görüntülerinde yer alan üç kişi katılmıştır. Araştırmada etkililik verileri, başlama düzeyi, günlük yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından toplanmıştır. Aynı zamanda araştırmada, sosyal geçerlik ve güvenirlik verileri de toplanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen etkililik verileri, grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Sosyal geçerlilik verileri ise araştırmaya katılan deneklerin ailelerinden ve öğretmenlerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, araştırmaya katılan dört deneğin de akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim uygulamasıyla bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (yüz ifadesi, jest ve sözel ifade) öğrendiğini ve farklı ortam ve kişilerle genelleyebildiğini göstermiştir. Ayrıca deneklerin öğretim sona erdikten iki, dört ve altı hafta sonra düzenlenen kalıcılık oturumlarında da öğrenilen davranışların kalıcılığını koruduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik bulguları, çocukların anneleri ve öğretmenlerinin araştırma hakkında olumlu görüşlerinin olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda araştırmanın uygulama güvenirliği bulguları da araştırmanın yüksek uygulama güvenirliği (%98,6) ile uygulandığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Sosyal Tepki Davranışları, Yüz İfadesi, Jest, Sözel İfade,Video Model, Akıllı Tahta Aracılığıyla Öğretim
Otizm spektrum bozukluğu tanılı öğrencilerin stereotip davranışlarına ilişkin öğretmen deneyimleri
Otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış bireyler sözel ve sözel olmayan iletişimde yetersizlik, bir takım sosyal sınırlılıklar ile sınırlı ve tekrarlayan davranışlar gibi belli başlı bir takım özelliklere sahiptirler. Tekrarlayan, diğer bir adıyla stereotip davranışlar ise OSB ilk kez 1943 yılında Amerikalı psikiyatrist Leo Kanner tarafından tanımlandığından beri bu bozukluğun değişmeyen temel tanı ölçütlerinden biri olmuştur. Bu nedenle, OSB tanısı almış bireylerle çalışan öğretmenlerin stereotip davranışlarla karşılaşması neredeyse kaçınılmaz bir durum olmaktadır. İlgili alanyazın incelendiğinde ise OSB tanılı bireylerle çalışan öğretmenlerin bu davranışları ne kadar tanıdıkları, nasıl müdahale ettikleri gibi bilgiler sunan bir araştırma olmadığı dikkat çekmektedir. Bu gerekçe ile bu araştırmanın genel amacı, OSB tanılı öğrencilerle çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları stereotip davranışlarla ilgili deneyimlerinin derinlemesine incelenmesidir. Bu bağlamda, araştırmanın katılımcıları, uygulamalı davranış analizi (UDA) temelli eğitim veren bir kurumda OSB tanılı öğrencilerle çalışan 20 öğretmendir. Fenomenolojik olarak desenlenen bu araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda elde edilen beş tema araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Bulgular, görüşme yapılan öğretmenlerin çalıştıkları kurumun sistemi nedeniyle stereotip davranışları, bu davranışlara müdahale yöntemlerini tanıdıklarını göstermiştir. Öğretmenler ayrıca stereotip davranışların hem stereotip davranışı sergileyen öğrencinin kendisini, hem sınıftaki diğer öğrencileri hem de öğretmeni olumsuz yönden etkilediğini ve müdahale edilmesi gereken davranışlar olduğunu ifade ederken, stereotip davranış problem davranış mıdır, değil midir? ikilemi yaşamaktadırlar. Araştırmanın bulguları öğretmenlerin müdahale etmekte ve azaltmakta zorlandıkları için sözel stereotip davranışlarla baş etmede diğer davranışlara göre daha çok zorlandıklarını göstermiştir. Öğretmenlerin bu davranışlarla baş etmede ayrımlı pekiştirme, izlerlik sözleşmesi, tepkiyi kesme ve yeniden yönlendirme gibi bir takım davranışsal müdahale yöntemleri kullandıkları belirlenmiş, içlerinde en etkili buldukları yöntemin ise ayrımlı pekiştirme olduğu tespit edilmiştir. Bir eğitim koordinatörü ve süpervizör eşliğinde bu davranışlarla baş eden ve sürekli eğitim gören öğretmenler sağlanan bu destekden çok memnunken; konu ile ilgili daha çok araştırma yapılması, eğitim ve seminerler düzenlenmesi, kendi kurumları gibi kurumların çoğalması, ailelerle işbirliği yapılması gibi çeşitli görüş ve önerilerini belirtmişlerdir.
Otizmli bireylere sosyal öykülerin tekli sunumuyla çoklu sunumunun karşılaştırılması
Karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olan Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) bireylerin sosyal iletişim ve sosyal etkileşim yetersizliği yaşayabileceği, sınırlı ve yineleyici davranışlar sergileyebileceği, arkadaşlık kurmakta ve akranlarla etkileşim kurmakta zorluklar yaşayabileceği, günlük yaşam becerilerinde sorunlar yaşayabilecekleri bir yaygın gelişimsel bozukluktur. Alan yazın incelendiğinde OSB tanılı bireylerin sosyal becerileri ve diğer bağımsız yaşam becerilerini kazanmalarını ve bu alanlarda yaşayabilecekleri sorunları aşmak için bu bireylere yönelik çok sayıda uygulamanın geliştirildiği görülmektedir. Bu uygulamalardan birisi de sosyal öykülerdir. Bu araştırmanın amacı OSB tanılı bireylere sosyal becerilerden teşekkür etme ve davet edilen etkinliğe katılma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin tekli ve çoklu sunumunun etkililik ve verimlilik açısında farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını 9-17 yaş aralığında OSB tanılı 4 erkek birey oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara öğretilen hedef davranışlar teşekkür etme ve davet edilen etkinliğe katılma becerisidir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenlerini davet edilen etkinliğe katılma ve teşekkür etme becerisi oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini ise bir hedef davranış için bir öykünün yazılıp sunulduğu tekli sosyal öykü uygulaması ve bir hedef davranış için biden fazla sosyal öykünün yazılıp sunulduğu çoklu sosyal öykü uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın etkililik bulguları OSB tanılı olan 4 katılımcının tamamının teşekkür etme ve davet edilen etkinliğe katılma becerilerini tekli ve çoklu sosyal öykü uygulamaları ile ölçüt karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermektedir. Katılımcıların tamamı her iki uygulamada da kazandıkları becerileri belirli süreler sonra korumuş, farklı koşullara genellemiştir. Öğretim uygulamaların kalıcılık ve genelleme etkilerinin farklılaşmadığı görülmüştür. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında bulguların tüm katılımcılarda tutarlı bir biçimde yinelenmediği belirlenmiştir. Çalışmaya katılan iki katılımcı da sosyal öykülerin tekli sunumu ile gerçekleştirilen öğretim uygulamasının daha verimli, bir katılımcı için sosyal öykülerin çoklu sunumu ile gerçekleştirilen uygulamanın daha verimli olduğu görülmüştür. Bir katılımcıda ise her iki öğretim uygulamasının verimlilik parametreleri açısından eşit düzeyde verimli olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmada katılımcıların kendilerinden, anne, baba ve öğretmenlerinden sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Sosyal geçerlik bulguları katılımcıların, anne, baba ve öğretmenlerin çalışma hakkında olumlu görüş ifade ettiklerini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Çoklu sosyal öykü, Tekli sosyal öykü, Otizm, Sosyal beceri
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde video ile kendine model olmanın etkililiğinin belirlenmesi
Video ile kendine model olma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara farklı becerileri öğretmede etkili olduğu kanıtlanmış video modelle öğretim yönteminin bir uygulama türüdür. Araştırma bulguları, video ile kendine model olma yönteminin iletişim becerileri, sosyal beceriler, akademik beceriler gibi farklı alanlardan becerilerin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Alan yazında video ile kendine model olma yönteminin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, OSB'li çocuklara çeşitli alanlardan becerilerin öğretiminde video ile kendine model olma yönteminin kullanıldığı çalışmaların artmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, video ile kendine model olmanın OSB'li çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde etkililiğini belirlemektir. Çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlanmış yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, yaşları 7-9 arasında değişen dört OSB'li çocuğun izleme ve kalıcılık performansları da değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada yer alan OSB'li çocukların ebeveynlerinden sosyal geçerlilik verisi toplanmıştır. Çalışma sonuçları, katılımcıların öğretim, izleme ve kalıcılık evrelerinde video oyun becerileri sergileyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verileri, çalışma sonuçlarına ve bu öğretilen becerilere ilişkin ebeveynlerin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Anahtar kelimeler: Video ile kendine model olma, video oyunu oynama, otizm spektrum bozukluğu, serbest zaman becerisi.
Otizmli bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla video modelle birlikte sunulmasının karşılaştırılması
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) sosyal etkileşim sorunları ve sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışlarla ya da çoğunlukla olduğu gibi bu sorunların yanı sıra, dil ve iletişim becerilerinde gözlenen sınırlılıklarla ortaya çıkan ileri derecede ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik türüdür. Alan yazında OSB olan bireylerin toplumda bağımsız bireyler olarak yaşayabilmeleri için gereksinim duydukları davranış ve becerilerin öğretiminde kullanılmak üzere çeşitli öğretim uygulamaları geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Sosyal öyküler ve video modelle öğretim de bu uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu araştırmanın amacı, OSB olan bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla, video modelle birlikte sunumunun etkililik ve verimlilik açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma 10 – 13 yaş aralığında OSB tanılı dört çocukla yürütülmüştür. Araştırmada katılımcılara öğretilen hedef davranışlar yabancı kişilerin kaçırma girişimlerinden korunma ve kapıyı çalan yabancı kişilerden korunma becerileridir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik bulguları, OSB olan dört katılımcıdan üçünün yabancı kişilerden korunma becerilerini her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü katılımcı için sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimin daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü katılımcıda sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimle üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Katılımcıların üçünde iki uygulama arasında kalıcılık etkisi bakımından bir farklılık olmadığı görülmüştür. Katılımcıların her iki yöntemle de öğrendikleri yabancı kişilerden korunma becerilerini korudukları gözlenmiştir. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında, elde edilen bulguların tüm katılımcılarda tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasının üç katılımcıda daha verimli olduğu görülmüştür. Çalışmada yer alan katılımcıların birinde ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı, deneme sayısı, toplam öğretim süresi ve hatalı öğrenci tepkilerinin yüzdesi açısından sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Katılımcıların bir diğerinde ise tüm parametreler açısından sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Diğer bir katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunumuyla gerçekleştirilen öğretimin sosyal öykülerin video modelle sunulduğu öğretime kıyasla sadece toplam öğretim süresi açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Son katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunulduğu uygulama etkili olurken sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamasıyla ölçüt karşılanamamıştır. Bu araştırmada hem katılımcıların annelerinden hem de kendilerinden sosyal geçerlik verisi çalışma sırasında hazırlanan sosyal geçerlik soru formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, katılımcıların kendilerinin ve annelerinin çalışma hakkında olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Güvenlik becerileri, Otizm, Sosyal öyküler, Video modelle öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ve babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar ve babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesidir. Araştırma, OSB olan çocuklar ile babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesine yönelik betimsel ve ilişkisel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 30 OSB olan çocuk-baba çifti oluşturmaktadır. Çalışmada baba ve çocuklara ilişkin demografik veriler, bilgi formu ile toplanmıştır. Baba-çocukların etkileşimleri ise 15-25 dakikalık serbest oyun bağlamında video kaydına alınmıştır. OSB olan çocuk ve babalarının etkileşimsel davranışlarını analiz etmek amacıyla Ebeveyn Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (EDDÖ-TV; Diken, 2009) ile Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (ÇDDÖ-TV; Diken, 2009) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları; hem babaların OSB olan çocuklarıyla olan etkileşimlerinde, ortadan düşük düzeye doğru etkileşimsel davranışlar sergilediklerini ortaya koymuştur. Babaların duyarlı-yanıtlayıcı olma ve duygusal ifade edici olma davranışları arttıkça, çocukların etkileşimsel davranışları olumlu yönde artarken, babaların başarı odaklı-yönlendirici olma davranışları arttıkça çocukların etkileşimsel davranışları azalmıştır. Ayrıca araştırmada babaların eğitim ve yaş gibi demografik özellikleri ile çocukların etkileşimsel davranışları arasında ilişki bulunmuştur.
Siblings of individuals with autism and their thoughts and feelings about their family
This study aimes to investigate the feelings and thoughts of elder siblings of children with autism spectrum disorder (ASD) about their family members. Participants were 3 non-disabled (ND) siblings of children with ASD, aged 15-16 years. Narrative inquiry were adopted to conduct the study. The ND siblings of children with ASD were given cameras and asked to introduce their family by 10 photographs within four days. The data were collected through semi-structured interviews via those photos and analyzed through narrative analysis. In the study, three main titles were given to all participants' stories. The first main title is about the participant's thoughts about themselves; the second main title is about the participant's thoughts about his/her sibling with ASD and the third main title is the participant's thoughts about his/her family. We can infer the following results from the words of the three adolescents who have siblings with ASD: The male sibling feel embarrassment about behaviors of his sibling with ASD; siblings feel nervous about their sibling's future; all three seem to have lack of information about ASD; they are not satisfied about the time they spend with their parents; besides female siblings seemed acquiescent and protective towards the child with ASD. Implications and future research needs were discussed according to the findings of the study. Keywords: autism spectrum disorder, sibling, family, photo elicitation, narrative, qualitative research
Otizmli spektrum bozukluğu olan çocuklara mesleklerin öğretiminde küçük grupta sunulan sabit bekleme süreli öğretimin etkililiği
Bu araştırmanın amacı, OSB olan çocuklara mesleklerin öğretiminde küçük grupta sunulan sabit bekleme süreli öğretimin etkililiğini incelemektir. Araştırma, yaşları 5-6 arasında değişen OSB olan biri kızı ikisi erkek üç çocuk ve onların normal gelişim gösteren altı akranı ile yürütülmüştür. Araştırmada bütün çocuklara hedeflenen mesleklere ilişkin beş farklı soru kalıbını (Kim, nerede, ne iş yapar, (İlgili eylemi) kim yapar, (Mesleğin gerçekleştiği ortamda kim çalışır?) sözel olarak yanıtlama becerisi öğretilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma bulguları, çalışmaya katılan tüm katılımcıların hedeflenen meslekleri öğrendiklerini, farklı ortam ve araç-gerece genellediklerini, bu becerileri 1, 2 ve 4 hafta sonra da koruduklarını göstermektedir. OSB olan katılımcıların akranları için hedeflenen becerilerin bazılarını edindikleri görülmektedir. Araştırman sosyal karşılaştırma yoluyla toplanan sosyal geçerlik bulgularında, OSB' li katılımcıların normal gelişim gösteren akranları ile aynı düzeyde performans sergilediğini göstermektedir. Katılımcıların ailelerinden ve öğretmenlerinden alınan sosyal geçerlik verileri ise çalışmanın olumlu olduğunu göstermektedir.
The effectiveness of audio scripts and script fading procedure to increase vocal communication of children with autism spectrum disorders
This study aims to investigate the effectiveness of audio script and script fading procedure on acquiring, maintaining and generalizing of verbal communication skills of individuals with Autism Spectrum Disorders (ASD). In addition, which language level (level of elaboration) was used by participants was examine during audio script and script fading procedure. Furthermore the opinions of the parents, whose children participated the research, were assessed on the study. Participants' interactions with communication partner, who were their mothers or fathers, were targeted by way of preffered toys in the study. During this procedure, the scripts were taught by small round audio recorder, the Go Talk Button, attached to each toys, after then those scripts were faded gradually. Once the participants initiated vocally, the communication partners provided vocal responses, If participants elaborated with any statments after conversation partners' statements they were reinforced. Although verbal initiations skills were mainly dependent variable, data of elaborations were also gathered and analyzed. Three children with ASD, whose ages were between four and six, as subjects and one of their parents as communication partner participated in the study. A nonconcurrent multiple baseline design across participants, one of single subject design, was used. The effectiveness data were gathered from baseline, intermittent probes, instervention, generalization and maintanence sessions. Additionally, social validity and reliability data were also collected. At the end of the study, the effectiveness data were analyzed graphically. The social validity data gathered from the parents, were analyzed qualitatively. The results of the study has shown that the verbal initiations emitted by subjects were increased during audio script and script fading procedure. Also participants have generalized targeted verbal initiations across different setttings and people. In addition, the participants have maintained the acquired skills during one, two and four weeks after intervention was completed. The data of elaborations has showed that one of the subjects increased the elaborations more than the others. The social validity findings has showed that parents opinions regarding audio script and script fading procedure were positive.
Otizmli bireylere çok basamaklı talep etme becerisinin öğretiminde dokunmatik ekranlı konuşma üreten cihaz kullanımının etkililiği
Araştırmada otizmli bireylere çok basamaklı talep etme becerisinin öğretiminde araştırma sürecinde hazırlanan mobil uygulamanın ve bu uygulamayı kullanmayı öğretmek amacıyla hazırlanan öğretim paketinin etkililiği incelenmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan çocukların anne/babalarının ve öğretmenlerinin araştırma hakkındaki görüşlerine dayalı olarak araştırmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir. Araştırma, otizmli 4-5 yaşları arasındaki üç erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik bulguları, dokunmatik ekranlı konuşma üreten cihazın ve cihazı kullanmayı öğretmek amacıyla hazırlanan öğretim paketinin otizmli bireylere çok basamaklı talep etme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca deneklerin öğretim oturumlarının sona erdikten 1, 2, 4 ve 12 hafta sonra hedef beceriyi korudukları, farklı araç ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları deneklerin annelerinin ve öğretmenlerinin araştırmaya ilişkin olumlu görüşler ifade ettiğini gösterirken, deneklerden birinin babasının tablet bilgisayar kullanımının olumsuz etkilerine ilişkin kaygılarının olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda bulgular tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Küçük grup içinde akıllı tahtada aşamalı yardımla öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların dijital oyun ve gözleyerek öğrenme becerileri üzerindeki etkililiği
Bu araştırmanın amacı; Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklara küçük grup düzenlemesi içerisinde akıllı tahtada aşamalı yardımla öğretim yöntemini kullanılarak dijital oyun ve gözleyerek öğrenmenin öğretilmesi ve çalışmaya katılan çocukların ailelerinin gerçekleştirilen öğretim süreci hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Destek Birimi'nden eğitim alan ve OSB tanısı bulunan 4 öğrenciyle çalışılmıştır. Bu araştırmada küçük grup içinde akıllı tahtada sunulacak aşamalı yardımla öğretimin, OSB olan çocuklara dijital oyun becerilerinin öğretilmesi üzerindeki etkililiğini değerlendirmek üzere; tek denekli araştırma yöntemlerinden "davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modelinin katılımcılarla yinelenmesi modeli" kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan öğretim paketinin OSB olan katılımcıların dijital oyun ve gözleyerek öğrenme becerileri üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik etkililik verilerinin yanı sıra; güvenirlik ve sosyal geçerlik verileri de toplanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler tartışılmış ve uygulamaya/ileri araştırmalar yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Nesne göstererek ortak dikkat başlatmanın otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği
Araştırmada nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisinin otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkiliği incelenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan deneklerin video modelle öğretim uygulamaları öncesi ve sonrasındaki performansları ölçülmüş ve normal gelişim gösteren akran grubu ile karşılaştırılarak sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma, otizmli 4-4,5 yaşları arasındaki üç erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır Araştırmanın etkililik bulguları, video modelle öğretim uygulamasının deneklerin nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisini edinmelerinde etkili olduğunu, deneklerin becerinin öğretimi bittikten 7, 14 ve 28 gün sonra beceriyi koruduklarını, farklı ortam ve kişilere genellediklerini göstermiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları video model ile sunulan öğretim ile birlikte deneklerin hedef beceriye ilişkin performanslarının akranları ile benzer düzeye ulaştığını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm, Ortak dikkat, Ortak dikkat girişiminde bulunma, Video modelle öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan çocukların fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkililiğini incelemektir. Ayrıca, öğretim tamamlandıktan sonra katılımcıların edindikleri beceriyi koruma düzeyi ve farklı kişilere genelleyebilme düzeyi üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, yaşları 7-9 arasında değişen otizm spektrum bozukluğu olan iki erkek bir kız olmak üzere üç çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Her katılımcının sohbet konusu ilgi duyduğu etkinlikler arasından seçilmiştir ve her katılımcı için dört replik hazırlanmıştır. Katılımcıların 4-5 sözcükten oluşan repliklerle sıra alarak sohbet etmesi amaçlanmıştır. Araştırmada sesli replikler kullanılmıştır. Replikler ve fotoğraflar iPhone aracılığıyla sunulmuştur. Araştırmada, tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Ayrıca araştırmanın her aşamasında gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Bulgular: Etkililik bulguları replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan üç bireyin fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede ve bu becerileri öğretim tamamlandıktan 1, 3, 4 ve 20 hafta sonrasında koruyup farklı kişilere genellemelerinde oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Sosyal geçerlik bulgularına göre özel eğitim öğretmenleri replikli öğretimin ilgi çekici olduğu, iletişim kurmaya teşvik edici özellik taşıdığı, sosyal becerilerdeki eksikliğin kapatılmasında yardımcı olabileceği, zaman ve maliyet açısından ekonomik olduğu yönünde olumlu görüşler bildirmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede etkili olduğu belirlenmiştir. Replikli öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere, ortak dikkat, duyguları ayırt etme, etkileşim başlatma ve sohbet etme gibi pek çok farklı becerinin öğretiminde kullanılmaktadır. İleri araştırmalarda replikli öğretimin doğal bağlamlarda otizm spektrum bozukluğu olan bireylere farklı iletişim becerilerinin kazandırılmasındaki etkisi incelenebilir. Anahtar sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu, replikli öğretim, sohbet etme, iPhone.
Otizmli çocukların yaşam kalitesinde hippoterapinin etkisinin incelenmesi: Terapötik rekreasyon uygulaması
Bu araştırma, otizmli çocukların yaşam kalitesinde hippoterapinin etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, otizm spektrum bozukluğu tanısına sahip 40 çalışma ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 otizmli çocuk katılmıştır. Araştırma ön test/son test çalışma-kontrol gruplu karşılaştırmalı deneysel tipte yapılmıştır. Otizmli çocuklara haftada iki gün ve günde bir saat olmak üzere toplam 8 haftalık terapötik rekreatif etkinlik olan hippoterapi uygulaması yapılmıştır. Çalışmada çocukların yaşam kalitesini belirlemek amacıyla "Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ)" kullanılmıştır. Analiz aşamasında; yüzdelik dağılım, paired t testi ve indepentend t testi yapılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise; hippoterapi uygulama sürecine katılan eğitmenlerin duruma yönelik tespitlerini belirlemek için araştırmacı tarafından "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" geliştirilmiş ve soruların oluşmasında uzman görüşü alınmıştır. Görüşme formu 11 eğitmene uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocukların "ÇİYKÖ" ön test, son test puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Çalışma grubundaki çocukların "ÇİYKÖ" ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak fark tespit edilmiştir (p<0,05). Çocuklara uygulanan hippoterapi uygulamasının çocukların fiziksel sağlık, psikososyal sağlık düzeylerini arttırdığı, çocukların yaşam kalitesinde hippoterapi etkinliğinin önemli bir yere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Terapötik rekreasyon uygulaması olan hippoterapi yardımcı tedavi olarak yaygınlaştırılabilir. Anahtar Kelimeler: Hippoterapi, Otizm, Terapötik Rekreasyon, Yaşam Kalitesi
Oyunlaştırılmış fiziksel aktivitenin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların otizm semptomları ve temel motor becerilerine etkisi
Bu araştırma, oyunlaştırılmış fiziksel aktivitenin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların otizm semptomları ve temel motor becerileri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Etik kurul izni alındıktan sonra Bilgilendirilmiş Veli-Vasi Onam formu imzalanan katılımcıların OSB düzeyleri GOBDÖ-2-TV ile değerlendirilmiş çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 30 katılımcı eşit sayıda olacak şekilde uygulama ve kontrol gruplarına rastgele atanmış ve araştırma zaman dizisi modeline dayalı kontrol gruplu ön test-son test yarı deneysel araştırma olarak desenlenmiştir. Uygulama grubunda yer alan OSB tanısı almış ve yaş ortalamaları 11.2±2.17 olan 15 erkek çocuğa, 14 gün boyunca 8. günde dinlenme olmak üzere günde 5 saat oyunlaştırılmış fiziksel aktivite programı (OFA) uygulanmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerde OSB olan öğrencilerin Otistik bozukluk düzeyleri, sosyal etkileşim düzeyleri, tekrarlayıcı davranış düzeyleri ve temel motor becerileri değerlendirilmiştir. Uygulama sonrasında 15. ve 45. günlerde ise aynı ölçümler tekrarlanarak katılımcıların durumu takip edilmiştir. Yapılan tekrarlı ölçümlerden elde edilen veriler IBM SPSS istatistik programında p= .05 anlamlılık düzeyine göre tek yönlü ANOVA testi kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre oyunlaştırılmış fiziksel aktivitenin uygulama grubunda yer alan çocukların otistik bozukluk düzeyi, tekrarlayıcı davranışları ve temel motor becerilerine olumlu yönde etkisi olduğu saptanmış, ancak gerçekleştirilen takip ölçümlerinde bu etkinin uygulama sonrasında ölçülen seviyelere kadar gerilediği sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan OFA programının sonrasında ve 15. ve 45. günlerde gerçekleştirilen takip ölçümlerinden elde edilen verilere göre OSB olan öğrencilerin sosyal etkileşim düzeylerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 14 gün boyunca uygulanan OFA programının OSB'li çocukların otistik bozukluk düzeyleri, tekrarlayıcı davranışları ve temel motor becerileri üzerine olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Otizmli bireylerin fiziksel aktivite programlarına katılım nedenleri ve beklentileri: Aile ve eğitimci üzerine nitel bir araştırma
Bu araştırma, otizmli bireylerin fiziksel aktivite ile rehabilitasyon programlarına katılarak fiziksel gelişim, motor beceri, bilişsel ve zihinsel gelişim, sosyalleşme, günlük yaşam becerileri ve yaşam kalitelerinde olan değişimleri incelemek ayrıca, bu tarz programlara katılmanın maddi karşılığı ve devlet politikası olarak ne kadar önemsendiğini saptamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya gönüllü olarak 16 otizmli çocuk sahibi ebeveyn ve 15 fiziksel aktivite eğitmeni katılmıştır. Çalışmamız, olayların akışına duygusallık katılmasına müsaade etmeyen, içinde açık uçlu sorular bulundurup kişinin hikâyesini olduğu gibi aktarmasını sağlayan yarı yapılandırılmış gözlem formu hazırlanarak, aileler ve eğitmenlerle görüşme yapılarak yapılmıştır. Görüşmeler pandemi dolayısıyla telefon ile yapılmış ve kayıt altına alınmıştır. Veriler kaydedilerek yazıya dökülmüş ve manuel analiz yöntemi kullanılarak ayrıştırılmıştır. Analizler sonucunda araştırmada beklenti içinde olunan parametrelerin, fiziksel aktivite ile rehabilitasyon sonucunda olumlu geliştiği ve otizmli bireyin yaşam kalitesini arttırdığı görülmüştür. Devlet yatırımlarının son derece eksik olduğu, katılım göstermek isteyenlerin özel programlara katılması gerektiği ve ekonomik olarak zorlayıcı bir süreç olduğu katılımcılarından alınan veriler ışığında çalışmamızda belirtilmiştir. Çalışmamız sayesinde otizmli bireyin yaşam standartlarının arttırılmasının mümkün olduğu ve her birinin bu tarz rehabilitasyon programlarına katılma noktasında eşit şartlara sahip olmasının önemli olduğu görülmüş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Otizm, Fiziksel Aktivite, Yaşam Standartı, Politika
Knowledge and attitudes of primary school teachers regarding autism of school age children
Aim: Autism is a neurodevelopmental disorder characterized by difficulty or weakness in social communication and restrictive behavior patterns. Autism Spectrum Disorders (ASD) were first described in 1943. In addition to early diagnosis and intervention, teachers play a substantial and essential role in the early social environment of a child with ASD. This study aims to find out what classroom teachers know and how they feel about students with autism, as well as how they see those students. Methods: A cross-sectional descriptive study was conducted from April to November 2022 in 20 Samawah, southern Iraq primary schools. The study included a suitable sample of 218 teachers using the G.Power program, with the ages of the majority of the participants between 25 and 35 years old, males and females. A specially designed questionnaire was used to collect data, which included teachers' sociodemographic characteristics and other questions related to knowledge and teachers' attitudes toward children with autism in elementary school. Face-to-face questioning was used to collect data, and SPSS (25) software was used for data entry and analysis. Results: The results showed that the study included 153 males and 65 females, and among 218 teachers, 41.7 percent had a medium knowledge degree, and 40.8 percent had high levels of awareness of autism. However, there was no statistically significant correlation between degrees of awareness and demographic information, p-value = greater than 0.05, except for the type of exposure to exceptional children, which found a significant p-value = 0.001. This study showed that only 45.4 percent of the teachers have average attitudes, while 43.6 percent have good attitudes toward dealing with children with autism. Conclusion: Teachers have a moderate to excellent understanding and attitude toward children with autism in their classrooms. There is no statistically significant relationship between trainers' expertise and demographic data. Training programs for teachers before and during their service can help them learn more about autism and change how they feel about it.
Dezavantajlı kullanıcılar olarak otizmli çocuklara yönelik kütüphane hizmetleri ve beklentiler
Bu çalışmada, OSB'li çocukların kütüphane kullanım sıklıklarını, bu süreçte karşılaştıkları sorunları, ailelerinin, eğitmenlerinin ve kütüphane personelinin bu konuda ki sorumluluklarını ortaya koymak ve soruna ilişkin çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda yürütülen çalışmanın örneklemini, İstanbul ilinin Başakşehir ve Sultangazi ilçelerinde bulunan belediye kütüphanelerinde görev alan 15 kütüphane personeli, 17 rehabilitasyon merkezi eğitmeni, 15 otizmli bireylerin aileleri ve 10 otizmli çocuk olmak üzere toplam 57 kişi oluşturmaktadır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmış olup, ortaya konan mevcut durumun tezin amacı ile ilişkilendirilmesi noktasında ise kapsamı gözeterek yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilere göre sosyo-demografik bilgiler SPSS 20 bilgisayar programı kullanılarak sayı ve yüzdelik değerler hesaplanmıştır. Çalışmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın sonunda, dezavantajlı grup olarak otizmli kullanıcıların kütüphane kullanımına ilişkin özellikli yanları, başta kütüphane çalışanları olmak üzere, sürecin tüm paydaşları tarafından yeterince bilinir durumda olmadığı ve bu durum kullanıcıların hizmet talepleri ile kütüphanenin hizmet yeterliliklerine olumsuz etki ettiği yargısına varılmıştır.
Comparison of quality of life of parents of typically children with autism spectrum disorder
Autism spectrum disorder (ASD) is a neurological and developmental disorder characterized by social interaction and communication problems. The primary purpose of this research is to examine the quality of life levels of parents of children with Autism and compare them with the quality of life of parents of children with typical development. A comparative study was carried out in Paediatric Teaching Hospital (Autism center) and schools in Baghdad, Iraq, from 8 February 2022 to 1 June 2022. According to the research findings, except for general health perception (p<0.05), the quality of life of parents of children with ASD was found to be lower in all domains of the whole-brief scale than those of parents of children with typical development (p<0.05). When the quality of life of mothers and fathers of children with ASD was compared, no statistically significant difference was found between them (p>0.05). Similarly, there was no statistically significant difference between the quality of life of mothers and fathers with typical development children (p>0.05). This study shows a difference between parents of children with ASD and typically developing children's quality of life of parents of children with ASD is lower. These results also show how important it is to help families so that they can live better lives. Keywords: Autism spectrum disorder, Children, Parents, Quality of life.
Özel eğitim sınıflarındaki otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerde istenmeyen davranışların incelenmesi
Bu araştırma, özel eğitim sınıflarında eğitim gören otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan öğrencilerin, sergiledikleri istenmeyen davranışları derinlemesine incelemek amacıyla bütüncül tek durum desenine göre planlanan bir durum (örnek olay) çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubu, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında İzmir ili Konak ilçesine bağlı bir devlet ortaokulunun özel eğitim sınıfında öğrenim gören otizm spektrum bozukluğu tanısı olan 8 öğrenci ile bu öğrencilerin velileri (8 veli) ve özel eğitim öğretmenlerinden (3öğretmen) oluşturmuştur. Bu çalışmada otizm spektrum bozukluğu yaşayan öğrencilerin sınıf içerisindeki istenmeyen davranışlarının incelenmesinde gözlemler yapılmış, bu çocukların gösterdiği davranışların nedenleri ve sonuçları irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın verileri; yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci gözlemleri yapılarak toplanmıştır. Çalışmada gözlem ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Bunun için öncelikle elde edilen tüm veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve ham veri metinleri elde edilmiştir. Ardından bu metinler üzerinde kodlama çalışması yapılmıştır. Araştırmada ulaşılan bulgulara göre; OSB olan öğrencilerin sergiledikleri istenmeyen davranışlar, isteklerinde ısrarcı olma, öğretmeni umursamama, dersten kaçma, sürekli bahaneler uydurma, öğretimin akışını engelleme, öğretmeni taklit etme ve saldırgan davranışlar sergileme olarak belirlenmiştir. Öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilere göre OSB'li öğrencilerin sergiledikleri istenmeyen davranışlar şu şekilde sıralanmıştır; öğretmenin verdiği komutları yerine getirmeme, sırasında oturmama, öğretmeni dinlememe, okuldan kaçma, ödevlerini yapmama, öfke nöbetleri geçirme, ağlama, arkadaşlarına ve öğretmenine şiddet içeren sözler söyleme, şiddet uygulama, arkadaşları ile alay etme ve yalan söyleme davranışlarıdır. Velilerle yapılan görüşmeler sonucunda OSB'li öğrencilerin göstermiş oldukları istenmeyen davranışlar; anne babayı duymazdan gelme, umursamama, sorumluluklarını yerine getirmeme, ağlama, arkadaşlarına, kardeşlerine ve aileye şiddet içeren sözler söyleme, fiziksel şiddet uygulama, ödevlerini yapmama, isteklerinde ısrarcı olma, yalan söyleme ve arkadaşları ile dalga geçme şeklinde sıralanmıştır. OSB'li öğrencilerin istenmeyen davranışlarını artıran faktörlere yönelik olarak öğretmen ve velilerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğrencinin özel eğitim uygulamalarından yeteri kadar faydalanamadığı, öğrenciyle alay edilmesi, ergenlik dönemi, aile ortamındaki baskı, okul ortamının fiziksel yetersizliği (spor, müzik vb etkinlikler için uygun ortamların olmaması) ve ailelerin çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenmemeleri, otorite boşluğu, parçalanmış aile yapısı ve anksiyete, isteklerinin yerine getirilmemesi, öğrenciye kötü davranılması ve olumsuz eleştirilmesi nedeniyle öğrencinin yanlış yapmaktan korkması şeklinde sıralanmıştır. Sonuç olarak öğretmen ve velilerin OSB'li öğrencilerin istenmeyen davranışlarına yönelik olarak kullandıkları stratejiler; öğretmen, aile, okul idaresi, yakın çevredeki kişilerle (yardımcı personel, diğer sınıf öğretmenleri, okul kantini çalışanları, vb.) işbirliği içinde olmak, aile bireylerinden yardım almak, ortam ve materyal değiştirmek, sınıf ve öğrenme ortamında problem davranışa sebep olan değişkenleri kaldırmak, davranışı analiz ederek altında yatan sebebe yönelik yöntem geliştirmek, çocuğa kurallar koymak, davranışı görmezden gelmek, tepki vermeden davranışın sönmesini beklemek, uzmanlardan(psikiyatrist, psikolog vb) yardım almak ve öğrenciyi spor-müzik vb faaliyetlere yönlendirmek şeklinde sıralanmıştır. Anahtar kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, istenmeyen (problem) davranışlar, özel eğitim sınıfı
Otizimli çocuğu olan annelerin depresyon anksiyite ve stres düzeylerine yönelik bir araştırma
Otizm Spektrum Bozukluğu bir çocuğun yaşamını değiştiren ve çocuk kadar aile, özellikle de bakım veren anneler üzerine etkileri bulunan bir hastalıktır. Bu tanımlayıcı araştırma Irak'ta bir otizm merkezine kayıtlı çocukların annelerinin depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Eylül 2022 ile Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleşmiş, Irak'ın Nasiriye şehrinde bulunan Dhi Qar Otizm Merkezi'ne kayıtlı 218 çocuğun annesi katılmıştır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmanın sonucunda katılımcıların çoğunluğunun 40 yaş ve üstü olduğu, iki çocuk sahibi olduğu, okuma ve yazma bildiği ve gelirlerinin giderlerini karşılamadığı ortaya çıkmıştır. Annelerin ileri düzeyde depresyon, çok ileri düzeyde anksiyete ve orta düzeyde strese sahip oldukları görülmüştür. Anksiyete için çocuğun zeka düzeyinin anlamlı bir fark yarattığı, sınırda veya düşük zeka düzeyine sahip annelerde anksiyete düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca depresyon ile anksiyete arasında güçlü bir pozitif korelasyon (r=0,647, p<0,001) ve depresyon ile stres arasında zayıf bir pozitif korelasyon olduğu (r=0,219, p=0,001) bulunmuştur. Bütün bu sonuçlara dayanılarak sağlık ekibinin annelere yönelik tedavi edici, önleyici ve ruh sağlığını geliştirici destek sağlaması önerilmektedir. Kasım 2023, 68 sayfa. Anahtar kelimeler: Anksiyete, Anne, Depresyon, Otizm, Stres
Dünyada ve Türkiye'de otistik sporcular kapsamlı ulusal ve uluslararası organizasyonların incelenmesi
Araştırmanın amacı, Dünyada ve Türkiye' de otistik sporcular kapsamlı düzenlenen ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarının incelenmesidir. Araştırmada 2010 ve 2018 yıllarında otistik sporcuların katılım gösterdiği Ulusal ve Uluslararası organizasyonlar cinsiyet, sporcu sayısı, yaş aralığı, spor branşlarındaki çeşitlilik, organizasyonun sürekliliği ve program içeriği ile Türkiye'yi temsil eden sporcuların başarı durumu ele alınmıştır. Çalışmada nitel bir yaklaşım olan doküman analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma doküman analizinin çeşitli bilgi ve belgelerine dayandırılarak yapılmıştır. Veri toplama, kaynaklarından yazı temelli kaynaklar, görüntü temelli kaynaklar ve yayımlanan tezler, makaleler, gazeteler, dergi ve arşiv bilgileri kullanılmıştır. Dünya organizasyonlarına bakıldığında sürekliliği göz önünde tutulduğunda otistik sporcular kapsamlı yapılan organizasyonların beş ana başlık altında toplandığı görülmüştür. Bunlar; IPC, INAS organizasyonları, Özel olimpiyatlar, Popüler sporlar ve Gösteri sporlarıdır. Dünya organizasyonlarının mevsimsel olarak çeşitliliğin yaşandığı yerlerde spor branşlarının da çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Olimpiyata katılan otistik sporcuların azlığı ve bu bağlamda kazanılan madalya sayısının da azlığı dikkat çekmektedir. Türkiye'de yapılan otistik sporcular kapsamlı organizasyonlara bakıldığında ise, dört organizasyon sürekliliği açısından göze çarpmaktadır. Bunlar; Özel olimpiyatlar, TÖSSED organizasyonları, Bölgesel oyunlar ve Ulusal oyunlardır. Yapılan bu organizasyonlarda otizmli sporcuların mental engel gruplarından ayrılmadığı görülmüş ve özel sporcu adı altında yarışıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, otizimli sporcuların performanslarının olumsuz etkilediği ve haksız rekabete yol açtığı tespit edilmiştir. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda otizmin diğer mental bozukluk gruplarından ayrıştırılarak kendi özelinde müsabakalarda katılabileceği organizasyonların düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Otizm, Otistik sporcu, Ulusal ve Uluslararası organiza