Risk değerlendirmesi

161 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Metal sektöründe çalışan işçilerin iş kazası risk değerlerinin hesaplanması ve bu değerleri etkileyen faktörler

Metal sektörü en çok iş kazası yaşanan sektörlerden biridir. Bu nedenle literatürde metal sektöründeki iş kazası sayıları ve iş kazası sayılarını etkileyen faktörler üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte, literatürde iş kazası risk değerlerini ortaya koyan bir çalışma yoktur. Literatürdeki risk analizleri ve risk yönetimi çalışmalarının tamamı iş yeri ortamı üzerinden risk hesaplamasına dayalıdır. Yeni bir yaklaşım olarak ilk kez metal sektöründe çalışan işçilerin iş kazası risk değerleri, iş kazası sayıları ve iş gücü kayıplarına dayalı olarak hesaplanmış, çalışanların iş kazası risk değerlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre eğitim düzeyi, gelir düzeyi, fazla mesai yapma, sigara veya alkol kullanımı, stres, uykusuzluk gibi çalışanların demografik özelliklerine, iş ile ilgili özelliklerine, sağlıkları ile ilgili özelliklerine ve iş memnuniyeti ile ilgili özelliklerine dayalı birçok faktörün iş kazası risk değerlerini artırdığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre iş kazası risk değerlerini azaltmaya yönelik önlemler ayrıntılı olarak tartışılmıştır.

Metal sektörüRisk değerlendirmesiÇalışanlar+2
Orhan Polat
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çeltik üretiminde kullanılan geleneksel ve modern yöntemlerin risk değerlendirme yöntemi ile değerlendirilmesi

Yaklaşık 5000 yıldır temel besin maddelerinden biri olan çeltiğin nüfus artış hızıda dikkate alındığında önemini artıracağı düşünülmektedir. Çeltik üretimi geleneksel yöntemlerle insan gücüne dayanan çalışılması zor bir sektördür. Artan nüfus ve çalışma zorlukları göz önüne alındığında birim alanda verimi artıracak ve insan emeğini azaltacak teknolojik gelişmeleri çeltik üretiminde kullanmak önemli hale gelmiştir. Bu araştırmada, çalışma bölgemiz olan Kargı ve Osmancık ilçelerinde çeltik üretiminde modern yöntemleri kullanan üreticiler olduğu kadar hala geleneksel yöntemlerle üretim yapan üreticilerin olduğu da gözlemlenmiştir. Bu yöntemler arasında üretim kalitesi, verimlilik gibi konularda farklılık olabileceği gibi sektördeki çiftçilerin yaşayabileceği meslek hastalığı ve iş kazaları konularında da farklılıklar olabileceği düşünülmüş ve bu farklıklar risk değerlendirme yöntemi yardımıyla tespit edilip çiftçilere hangi yöntemin İş Sağlığı ve Güvenliği açısından daha iyi bir çalışma ortamı sağladığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken çiftçilerin üretim aşamaları yerinde gözlemlenmiştir. Konuyla alakalı farklı tarım alanlarında yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği konularındaki ve çeltik üretim süreciyle alakalı konularda yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Bu konularda yapılan literatür çalışmalarına araştırma içerinde yer verilmiştir. Yapılan çalışma gerek bölgesel olarak çeltiğin önemi ve çiftçilere sağlayabileceği yararlar gerekse özgün bir çalışma olması açısından önemlidir.

Risk analiziRisk değerlendirmesiÇeltik+4
Ahmet Doğan Çakır
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarında yapay sinir ağları yöntemi ile risk değerlemesi

Risk sigortanın temelini oluşturan sigorta sözleşmesinin konusudur. Riskin meydana gelmesi ile oluşacak zarar sigorta ile teminat altına alınmaktadır. Sigortanın önemi gün geçtikçe artmakta ve branşlar bazında gelişme göstermektedir. Mesleki faaliyetlerde bulunan meslek mensuplarının taşıdıkları riskleri güvence altına alan mesleki sorumluluk sigortaları önem kazanmaktadır. Mesleki sorumluluk sigortaları hızla gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Türkiye'de Mayıs 2007'de muhasebe mesleği sorumluluk sigortası klozu yürürlüğe girmiştir. Muhasebe mesleği sorumluluk sigortaları meslek mensuplarının hukuki risklerini teminat altına alan yeni bir sigorta branşıdır.Araştırmada muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarının hukuki risk faktörleri belirlenerek, hukuki risklerini değerlendiren yapay sinir ağı modeli geliştirilmiştir. Araştırmada yapay sinir ağı yöntemi uygulanmıştır. Yapay sinir ağı yöntemi ile elde edilen bulgular, lojistik regresyon ve ayırma analizi yöntemleri ile elde edilen sonuçlarla ile karşılaştırılmıştır. Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarında gerçekleşen hukuki riskle, yapay sinir ağı yönteminin öngördüğü hukuki risk mukayese edildiğinde sonuçların oldukça uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleşen sonuçlar ile yapay sinir ağı modelinden elde edilen sonuçların gerçek değerlere çok yakın çıktılar verdiği ve yapay sinir ağı modelinin %99 başarı oranında Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarının hukuki risklerinde doğru öngörüde bulunduğu tespit edilmiştir.

Muhasebeci mali müşavirlik mesleki sorumluluk sigortasıRisk değerlendirmesiYapay sinir ağları
Nilüfer Dalkılıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Fine-Kinney-based occupational risk assessment using Pythagorean fuzzy AHP-COPRAS for the lifting equipment in the energy distribution and investment sector

The initial risk assessment, especially when using a risk score system, is the main step in a risk assessment process that comes after determining the scope of the risks and assessment. The Fine-Kinney method, a thorough approach to quantitative assessments to help keep risks under control, is commonly used in risk assessment. A risk score (RS) is determined using the standard version of Fine-Kinney by mathematically multiplication of probability (P), exposure (E), and consequence (C) parameters. The Fine-Kinney-based risk evaluation approach has the disadvantage of not accounting for the relationships among the risk parameters' interaction and determining the risk precedence of work-related hazards. Hence, a new hazard evaluation method for occupational health and safety (OHS) is required to lessen the adverse effects of rising dangers. In this thesis, a novel approach is proposed for integrating Fine–Kinney-based occupational hazard evaluation and AHP-COPRAS for the energy distribution and investment sector under the Pythagorean fuzzy environment. A lifting equipment case study is used to demonstrate practicality and efficacy of the suggested integrated approach. To verify the method, a comparative study and sensitivity analysis are also applied. As a result, the integrated approach, which uses the benefit of Pythagorean fuzzy sets to express uncertainty more effectively, gives more logical results for the assessment of occupational hazards.

COPRAS methodsEnergy distribution systemsFine Kinney method+3
Süleyman Recep Satıcı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Kızılırmak havzasının kuraklık risk değerlendirmesi

In this study, it is aimed to calculate the standardized precipitation index (SPI), which is one of the meteorological drought indexes, which is the first stage, by using the data obtained from 39 meteorological precipitation observation stations in the Kızılırmak Basin. Monthly total precipitation data were used and the drought index was calculated. Drought data were determined according to 1-3 and 12-month time periods of each station. Univariate marginal distributions of drought duration and drought severity data obtained separately for each station were determined as Lognormal, Gamma, Exp, Weibull, Normal and Logistic distributions. Each was determined according to the results of KS, CvM, AD, AIC, BIC and MLE tests.. Drought parameters were determined in accordance with these distributions and CDF graphs were prepared for the drought duration and drought severity of the most appropriate distribution. To determine the optimal multivariate copula function using R-studio software, ten copula families (Gaussian, Student-t, Clayton, Gumbel, Frank, Joe, BB1, BB6, BB7 and BB8) were determined by MLE, AIC and BIC methods. The close relationship between Kendall-Tau value and upper tail dependence was taken into account when determining the copula family. After defining the multivariate copula family, graphs were created for each station and each time period. Finally, the common return times of drought parameters (drought duration and drought severity) were calculated and separate tables were created for all stations according to 1-3 and 12- month time intervals.

CopulaDroughtKızılırmak Basin+2
Abdulselam Şimşek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde Ankara'da evsel atık içeriği değişimi ve çevre sağlığı açsından riskler

Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisi birçok alanda yarattığı etkiler yanında tüketim alışkanlıklarımızı, buna bağlı olarak ortaya çıkan evsel atık içeriği ve miktarını da değiştirmiştir. Tüm dünyada uygulanan karantina tedbirleri nedeniyle evde geçirilen zamanın artması, alışveriş seçeneklerinin kısıtlanması veya değiştirilmeye zorlanması dolayısıyla çevrimiçi alışverişlerin arttığı gözlenmiştir. Evde geçen zamanın artması ve ev dışı aktivite seçeneklerinin kısıtlanması nedeniyle artan gıda alışverişleri yanında çevrimiçi alışverişin sonucu olarak paketleme malzemelerinin evsel atıklar için de aldığı pay da hızla yükselmiştir. Bunun yanında kullanılan eldiven, maske ve dezenfektan gibi hijyen sağlayıcı ürünlere bağlı atık miktarı da katlanarak artmıştır. Tüm bu değişiklikler çevre sağlığını da etkilemiştir. Yapılan bu araştırma ile pandemi öncesi ve sonrasındaki tüketim değişikliklerine bağlı olarak evsel atık içeriği ve miktarı incelenmiştir. Bunun için 500 kişiye anket uygulaması yapılmış ve 406 sonuç değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen veriler ışığında çevrimiçi alışverişin arttığı, evsel atık içeriğinde gıdanın oranı düşerken paketleme ürünleri ve özellikle plastiğin yükseldiği tespit edilmiştir. Artan tek kullanımlık eldiven, maske, dezenfektan kabı ve paketleme malzemeleri kentsel geri dönüşüm merkezlerinin kapasitelerini zorlamakta, hem elimine edilememeleri hem de işlenmeleri için gerekli enerji ihtiyacının artması nedeniyle çevre üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.

AnkaraAtıklarCOVID 19+5
Anıl Çaydam
Çankırı Karatekin Üniversitesi
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Improving new method to manage geotechnical risks of infrastructure projects

The infrastructure project risks represent an essential areas in engineering field due to the importance of this types of project to the comunity. For that, the present research developed an approach to assess the geotechnical project risks in Iraq. The thesis specify the north of Iraq as a case study and the risks were specified and evaluated through previous studies, questionnaires, and interviews with experts to built a geotechnical risks database for infrastructure projects. The geotechnical hazards were established using the Delphi technique, based on relevant research and expert views, in the first stage of this chapter, which was to designate the study region, which was the north of Iraq. In the second step, the researcher calculated the RII of dangers based on the region regions. In the third phase, the AHP was created which evaluates the collected data to discover and assess dangers as well as determine the risk rating. The RII and the AHP findings can be compared. The system performance was tested and the results were significant, and the risk prognosis was excellent, according to expert opinion. Keywords: Geotechnical risk assessment, AHP, RII, Infrastructure projects

Infrastructure projectsAnalytical hierarchy processRisk assesment
Abdulazız Kamıl Ahmed Al-hadıthe
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

El yatırma yöntemi ile lif takviyeli kompozit üreten bir işyerinde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesi

Kompozitler, otomotiv, havacılık, gemi yapımı gibi endüstrilerde bunların yanında rüzgar türbini kanat üretiminde yenilenebilir enerji sektöründe, oltalar, beyzbol sopaları, yüzme havuzu panelleri ve depolama tankları dahil olmak üzere birçok endüstriyel uygulamada kullanılmıştır. Lif takviyeli kompozitler güçlü mukavemet ve rijitlik özellikleri nedeniyle çok değerlidir. Matris malzemesi olarak kullanılan vinilester, fenolik, epoksiler, polyester, metil etil keton peroksit, benzoil peroksit, sertleştiriciler ve çözücüler ile takviye malzemeleri olarak kullanılan Kevlar lifleri, cam ve karbon, petek ve köpükler insan vücudu için oldukça toksik olabilir. Lif takviyeli malzemeler kontrolsüz bir şekilde atıldığında çevre için çok toksik olabilir ve gelecekte büyük sağlık ve çevre sorunlarına neden olabilir. Üretim süresince çalışanlar havadaki sıvı matrisin, sertleştiricilerin ve çözücülerin / incelticilerin yanı sıra doğranmış lifler ve parçacıklar buharlarına maruz kalırlar. Kompozitlerin kesilmesi ve işlenmesi havadaki kompozit partiküllerin toksik inhalasyonlarını daha da artırarak büyük döküntüler, tahriş, cilt bozuklukları, öksürük, ciddi göz ve akciğer hasarı ve diğer ciddi hastalıklara neden olabilir. Bu tehlikeli maddelerin büyük kısmı, kompozit imalat ve işlemede kullanılan kimyasallar ve malzemeler için uygun kişisel koruyucu ekipman kullanılarak kontrol edilebilir. Kişisel koruyucu donanım kullanılmaması, el aletlerinin güvenlik donanımlarının kullanılmaması ve yönetimin yasal mevzuatlar çerçevesinde gerekli önlemleri almaması da ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu çalışma, el yatırma yöntemi ile lif takviyeli kompozit üreten bir işyerinde çalışanlar için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır. Çalışma esnasında riskler tespit edilmiş ve bu risklere karşı hangi tür önlemlerin alınabileceğinin belirlenmiştir. Yapılan araştırmalardan sonra risklerin belirlenmesi için 5x5 Tipi (L Tipi) Karar Matrisi Metoduna başvurularak risk değerlendirme çalışması uygulanmıştır.

Kalıplama yöntemleriKompozit malzemelerRisk+3
Yasin Aytepe
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ormancılıkta mekanik üretim çalışmalarında makine kaynaklı başlıca risk faktörlerinin değerlendirilmesi

Ormancılık, çalışma koşulları nedeniyle tehlikeli iş sınıfları arasında yer almaktadır. Özellikle üretim faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek ölümcül kazalar bu konuda önemli bir yer almaktadır. Ormancılıkta iş kazaları üzerine çalışmalar bulunmakta olup, kazaların önlenmesi için çözümler aranmaktadır. Bununla birlikte iş kazalarının yanı sıra çoğunlukla dikkate alınmayan ve sürekli tekrarlanması halinde uzun süreçlerde ciddi sağlık problemlerine yol açabilecek riskler (fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik vb.) bulunmaktadır. Özellikle ormancılık alanındaki artan makineleşme, beraberinde çeşitli riskleri de getirmiştir. Diğer taraftan, bu konuda yürütülen bilimsel araştıralar ve çalışmaların sayısı sınırlıdır. Odun hammaddesi üretimi sırasında kullanılan mekanik araçlar üretim hızı ve verimlilik üzerinde olumlu etkiler sağlasa da çalışma ortamında yol açtığı potansiyel riskler nedeniyle operatör ve işçi sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Makineye dayalı üretim işlerinin temelinde motor gücünden yararlanılması söz konusudur. Motor gücü ise büyük oranda fosil yakıtlardan elde edilmektedir. Dolayısıyla çalışma sırasında atık gazların ortama salınması gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Buna ek olarak, motor hareketlerinden kaynaklı gürültü ve makineli üretimde odun hammaddesi veya zemin etkileşiminden kaynaklı partikül madde maruziyeti önemli bir durumdur. Bu konuda yapılan çalışmalar da dikkate alındığında temel risk faktörleri, gaz, gürültü ve partikül madde olarak sınıflandırılabilir. Kısa süreli operasyonlarda bu faktörlerin insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmamakla birlikte, uzun süreli çalışmalarda özellikle makine operatörleri üzerinde ciddi sağlık sorunları doğurmaktadır. Bu açıdan, iş sağlığı ve güvenliği açısından bu risk faktörlerinin incelenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, ormancılık faaliyetleri sırasında kullanılan üretim makinelerine bağlı bazı risk faktörlerinin (gürültü ve partikül madde) ölçülmesi, açık kaynaklı Arduino platformu kullanılarak çoklu ölçüm cihazı (TriSensor 4.0) geliştirilmesi ve ilgili faktörlerin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle (Fine Kinney ve Bulanık Fine Kinney) risk değerlendirmelerinin yapılması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında çeşitli bölgelerde yürütülen ormancılık çalışmalarında kullanılan mekanik araçlar (hasatçı, yükleyici, hava hattı, tarım traktörü, tomruk kamyonu) üzerinde gürültü ve partikül madde ölçümleri yapılmıştır. Ölçümler endüstriyel ölçüm cihazları ve çalışmada geliştirilen TriSensor 4.0 çoklu ölçüm cihazıyla yapılmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. GPS ünitesine sahip TriSensor 4.0 cihazı aynı anda gürültü, partikül madde ve CO ölçümleri yapabilmekte ve ölçüm değerleriyle birlikte konum bilgilerini de kaydetmektedir. Risk değerlendirme çalışmaları pek çok alanda yaygın olarak yapılmaktadır. Özellikle tehlikeli iş kollarında bu çalışmaların yapılması ölümcül kazaların engellenmesi açısından kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu çalışmada ise kısa vadede ölümcül riskleri bulunmayan ancak uzun vadede önemli sağlık problemlerine neden olabilecek makine kaynaklı gürültü ve partikül faktörlerinin risk değerlendirmesinin yapılması planlanmıştır. Risk değerlendirme çalışmaları pek çok iş kolunda uygulanmakta ve oldukça farklı risk değerlendirme yöntemleri bulunmaktadır. Buna bağlı olarak risk değerlendirme yöntemi çalışma ortamı, yapılan iş vb. durumlar gözden geçirilerek seçilmektedir. Bu çalışmada, temel olarak Fine Kinney Yöntemi ve bununla birlikte Bulanık Mantık Yönteminin entegre edilerek risk değerlendirme çalışmasının yapılmıştır. Sonuçlara göre her iki cihazda da üretim makinelerinden elde edilen ortalama gürültü değerlerinin insan sağlığına 2. derecede etkili olan 66-90 dBA aralığında yer aldığı görülmektedir. Sonuçlara bakıldığında en düşük ortalama değerler MOZ500 kablolu hava hattından elde edilirken en yüksek değerler ise URUS MIII kablolu hava hattından kaynaklıdır. Diğer üretim araçlarının çalışma ortamı koşullarının benzerliği ve operatör kabinlerinin bulunması gibi durumlardan dolayı değerler daha düşük ve birbirlerine yakın çıkmıştır. Partikül madde riski (PM2.5) açısından değerlendirildiğinde, en yüksek maruziyet değeri (>200 µg/m3) New Holland TT55B model tarım traktörü ölçümlerinde elde edildiği ve çalışma ortamının partikül madde açısından çok sağlıksız olduğu belirlenmiştir. MAN TGA tomruk kamyonu, URUS MIII kablolu hava hattı ve Türk-FIAT 80-66 tarım traktörünün kullanıldığı çalışmalarda operatörlerin maruziyet değerlerinin sağlıksız (65,5-150,4 µg/m3) kategorisinde yer aldığı bulunmuştur. Diğer mekanik üretim araçlarında ise PM2.5 maruziyet değerleri insan sağlığı açısından önemli tehlikeler taşımayan ve hassas gruplar için sağlıksız olarak değerlendirilen grupta yer almıştır. Çalışmada geliştirilen TriSensor 4.0 çoklu ölçüm cihazı ile endüstriyel ölçüm cihazları ölçüm değerleri karşılaştırıldığında, gürültü ve partikül madde ölçüm değerleri arasında büyük oranda önemli bir fark olmadığı, geliştirilen cihazın kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. Gürültü ve partikül verileri ile yapılan risk değerlendirme çalışmalarından elde edilen risk skorları karşılaştırıldığında, Fine Kinney risk değerlendirme sonuçlarının genel olarak Bulanık Fine Kinney sonuçlarından düşük olduğu görülmüştür.

Bulanık mantıkFine Kinney yöntemiOrmancılık+3
İnanç Taş
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

P,p'-DDT ve metabolitleriyle kirlenmiş bir saha için ekolojik risk değerlendirilmesi

Diklorodifeniltrikloroetan (DDT); pestisit olarak kullanımı yasaklanmış olsa da, geçmişte uygulanmış olduğu tarım arazilerinin topraklarında ve bu topraklarda yetişen tarımsal ürünlerde halen önemli miktarlarda gözlemlenebilen kalıcı bir kirleticidir. Bu tez çalışması, p,p'-DDT ve metabolitleri (DDX) ile kirlenmiş tarım arazisi topraklarının neden olabileceği ekolojik riskleri tahmin etmeyi amaçlayan bir ekolojik risk değerlendirmesi çalışmasıdır. Çalışma, halen önemli miktarda tarımsal üretim faaliyeti yapılan Sakarya ilindeki tarım arazisi topraklarına odaklanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada değerlendirmeye alınmış olan söz konusu topraklardaki kirletici konsantrasyonları, in-situ ve ex-situ şeklinde 2 farklı biçimde gerçekleştirilen bir sebze üretimi sonrasında elde edilmiş olan 53 toprak numunesindeki DDX analizlerinin sonuçlarıdır (94 – 2,608 ng DDX/gr kuru toprak). Bu analiz sonuçları kullanılarak, ilk olarak, söz konusu alanlarda yaşaması muhtemel 14 farklı memeli (kısa kuyruklu fare, tarla faresi, beyaz ayaklı fare, pamuk kuyruklu tavşan, kızıl tilki, ak kuyruklu geyik, Kanada vaşağı, maskeli kır faresi, Amerika tavşanı, orman ren geyiği, siyah kuyruklu çayır köpeği, beyaz kuyruklu çayır köpeği, keseli sıçan ve rakun) ve 10 farklı kuş türünün (Amerikan ardıç kuşu, Amerikan çulluğu, vahşi hindi, kızıl kuyruklu şahin, kır baykuşu, ladin tavuğu, Kanada kazı, uzun bacaklı kumkuşu, kumkuşu ve perdeli kumkuşu), söz konusu toprağa ağız yoluyla maruz kalması sonucunda gerçekleşebilecek DDX alımları hesaplanmıştır. Hesaplanan bu olası alımlar, bu çalışma için özel olarak yapılandırılmış olan bir Monte Carlo simülasyonunu temel alan stokastik bir yaklaşımla düzenlenen senaryolara adapte edilmişir. Simülasyonlar sonucunda da olası akut toksisite ve üreme toksisitesi risk değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen nihai bulgular; çalışmada referans alınan memeli ve kuş türleri için herhangi bir akut riske işaret etmemektedir. Öte yandan bulgular, hem kuş hem de memeliler için önemli bir üreme toksisitesi riski olduğuna işaret etmektedir. Çalışmada yapılan hesaplamalarda ilgili bölgelerdeki kirlenmiş topraklara yeme haricindeki farklı biçimlerde maruz kalma yollarının ve ilgili bölgelerde yetişen tarımsal ürünlerin tüketiminin dikkate alınmamış olması da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bulgulardan hareketle, ülkemizde yalnızca insan sağlığı açısından yapılan risk değerlendirmesi çalışmaları ve uygulanan yasal sınırlamaların, diğer canlı türleri için de dikkate alınması ve araştırmaların genişletilmesi önerilmektedir.

DiklorodifeniltrikloroetanPestisitlerRisk değerlendirmesi+1
Buket Arıkan
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarının toplam ve sistematik risklerinin değerlendirilmesi

Uluslararası finansal piyasalar, son çeyrek yüzyılda küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle yeniden şekillenmiştir. 1990'ların başında gelişmiş ülkelerdeki düşük oranlı büyüme nedeniyle, uluslararası yatırımcılar, yatırım yapmak için, gelişmekte olan ekonomileri tercih etmeye başlamışlardır.Toplam risk (Standart sapma) ve sistematik risk (Beta) katsayısının tahmin edilmesi, modern portföy teorisinin belkemiğini oluşturur. Finans literatüründe yer alan araştırmalar, bir varlık için hesaplanan standart sapma ve betanın, getirilerin hesaplanma şekli, hangi endeksin pazarı temsil edeceği, ele alınan tahmin süresi ve benzeri değişkenlere bağlı olarak farklı değerler alabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarının değişkenliği ölçülmüştür. Değişkenliğin ölçümünde toplam riskin ölçütü olarak standart sapma, sistematik riskin ölçütü olarakta beta katsayısı hesaplanmıştır. Haziran 2002 ? Mayıs 2005, Haziran 2005 ? Mayıs 2008 ve Haziran 2008 - Mayıs 2009 dönemlerinde Morgan Stanley Capital International (MSCI)'de aynı getiri aralığında, farklı dönemlerin etkisinin görülüp görülmediği araştırılmıştır; standart sapma ve beta katsayılarının değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BetaFiyat hareketiGelişmekte olan piyasalar+4
Beytullah Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Park Elektrik Siirt Madenköy Bakır İşletmesindeki iş güvenliği uygulamaları ve risk değerlendirmesi

İş sağlığı ve iş güvenliği çalışmalarının amacı, iş kazalarından çalışanları koruma ve daha sağlıklı bir ortamda çalışmalarını sağlamanın yanı sıra risklerin öngörülmesi, değerlendirilmesi ve bu riskleri tamamen ortadan kaldırabilmek ya da zararlarını en aza indirebilmektir. Risklerin değerlendirilmesi; işletme dahilinde tüm faaliyetlerinde, ekipman kullanımının sağlık ve güvenlik üzerindeki etkilerinin sistematik olarak incelenmesini içerir.Bu çalışmada, Park Elektrik Siirt Madenköy Bakır İşletmesindeki iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına yer verilmiş olup olası riskler değerlendirilmiştir

Kaza analiziRisk değerlendirmesiİş güvenliği+1
Mehmet Ali Dağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessEN

Enterprise risk management: An application example for universities

Risks are generally considered as a situation that prevents or disrupts the achievement of goals and objectives. Corporate risk Management is defined as a process that involves identifying and evaluating the risks and opportunities and threats of the institutions and reporting the results by implementing control activities against the risks. Although the history of CRM goes back a long time, many problems posed by the risks encountered in some institutions operating in the 2000s have led to a new perspective on increasing the importance of CRM. In our country, it has started to gain application area in public institutions within the framework of Public Financial Management and Control Law No. 5018 and related regulations, and it continues its development in integration with the internal control system. In this context, with the thesis titled "Institutional Risk Management: An Application Example for Universities", brief information about internal control and internal audit, which is directly related to corporate risk management, was given and then various concepts were analyzed by discussing them with corporate risk management details. In the last part of the study, a case study was conducted for universities, and a study was presented to them who want to work on this subject within the framework of their own capacities and practices. With this study, it was aimed to help institutional risk management to build an efficient and systematic management structure where they can spread best in universities and achieve the best achievements with the least risk. With the best implementation of corporate risk management, all institutions and universities will be ensured to achieve their goals and objectives and to sustain all business processes by minimizing the rate of disruption and error. Keywords: Corporate Risk Management, CRM, Internal Control, Risk Management, Internal Audit Page. Risk Assessment, Action Plan

Enterprise risk managementRisk assesmentRisk management+2
Fatih Bozdağ
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Yozgat il merkezinde ortaokul öğrencilerinde internet kötüye kullanım risk değerlendirilmesi ve obezite ilişkisi

Yozgat İl Merkezinde Ortaokul Öğrencilerinde İnternet Kötüye Kullanım Risk Değerlendirilmesi ve Obezite İlişkisi İnternetin kontrolsüz kullanımı, internet bağımlılığına neden olarak sedanter yaşamı yaygınlaştırmaktadır ve obeziteye zemin hazırlamaktadır. Bu araştırma, Yozgat il merkezindeki ortaokul öğrencilerinde internet kullanımı ve obezite arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı-kesitsel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evren ve örneklemini, Yozgat il merkezindeki ortaokul öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma, Mart 2020-Kasım 2020 tarihleri arasında Yozgat il merkezinde okuyan 450 ortaokul öğrencisi ile tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri, Aileye Yönelik Soru Formu, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği (YİBÖ), Beslenme Davranış Ölçeği (BDÖ) ve Çocuklar için Fiziksel Aktivite Soru Formu (FAS) ile elde edilmiştir. Veriler SPSS 23.0 programında tanımlayıcı istatistik testleri, bağımsız gruplar t testi, ANOVA varyans analizi, Pearson Korelasyon analizi ve Lineer Regresyon ile değerlendirilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin %83.3'ü 8. Sınıfta, %61.6'sı devlet ortaokulda öğrenim görmekte, %55.8'i kız, ortalama 12.73±0.87 yaşındaydı. Ortaokul öğrencileri ortalama 50.45±11.95 kiloda, ortalama 157.90±9.27 cm boy uzunluğunda, ortalama 20.03±3.60 beden kitle indeksinde ve %22.2'si 50-75 persentil arasındaydı. Ortaokul öğrencilerinin YİBÖ'nden aldıkları 28.25±16.55 puan ile internet bağımlığı düzeyinin düşük oranda olduğu, BDÖ'nden aldıkları 0.76±4.76 puan ile çok düşük düzeyde sağlıklı beslenme davranışlarının olduğu ve FAS'nden aldıkları 15.06±7.70 puan ile düşük fiziksel aktivite düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin annesi ve babasının beden kitle indeksi ile öğrencilerin beden kitle indeksi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin internet bağımlılığı ile beslenme davranışları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken; internet bağımlılığı ile fiziksel aktivite düzeyi arasında negatif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır. Ortaokul öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyi ile obezite arasında arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, ortaokul öğrencilerinin internet bağımlığının sağlıklı beslenme davranışlarını azalttığı, internet bağımlılığı ile annesi ve babasının beden kitle indeksindeki artışın ise öğrencilerde obeziteyi artırdığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet bağımlılığı, fiziksel aktivite, beslenme davranışı, çocuk obezitesi, ortaokul öğrencisi.

BağımlılıkBeslenme davranışıFiziksel aktivite+5
Fatma Nur Taş
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Döküm atölyelerinde tehlike kaynakları ve risk değerlendirilmesi

Dökümhaneler; çalışanların, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psikososyal pek çok riskle karşı karşıya kaldığı çok tehlikeli sektörlerin başında gelmektedir. Döküm yapılan yerlerde, sıcaklık, toz, gürültü ve radyasyona bağlı olarak iş kazaları ve meslek hastalıkları meydana gelmektedir. 2000 0C dereceye kadar çıkan erimiş metaller, zehirli ve aşındırıcı maddeler, solunum sisteminin maruz kaldığı toz, duman, kokular, sıcak, nem, termal konfor şartları, hijyen, gürültü, ağır yük kaldırma ve ergonmik olmayan çalışma koşulları vb. iş sağlığı ve güvenliği açısından en önemli riskleri oluşturmaktadır. Dökümhanelerde, gürültüye bağlı işitme kaybı, mekanik titreşime maruz kalmaktan kaynaklanan; damar, sinir, kas ve eklemlerde oluşan, rahatsızlıklar, yüksek sıcaklık sonucu; ısı yorgunluğu, ısı krampı ve sıcak çarpması, mesleki astım, silikoz, asbestoz, sideroz, talkoz gibi toza bağlı akciğer hastalıkları (pnömokoyozlar), çeşitli metallerin maruziyetine bağlı etkilenme; maruz kalma süre, doz, etkenin türü, alınma yoluna bağlı olarak, bulantı, kusma, kanama, uyuklama, baş ağrısı gibi belirtiler, ilerleyen dönemde; karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi meslek hastalıkları görülmektedir. Bu çalışmada, dökümhanelerde gözüken fiziksel, kimyasal ve biyoljik risk etmenlerine bağlı olarak, tehlike kaynakları tespit edildi, L tipi matris metodu, Fine Kinney metodu ve HTEA metodu ile risk analizi yapıldı.

AtölyeDöküm endüstrisiDökümhane+7
Ali Gültekin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Atıksu arıtma tesislerinde risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı evsel nitelikli atıksu arıtma tesislerindeki oluşabilecek iş kazalarını ve meslek hastalıklarını belirlemek ve oluşabilecek iş kazası ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırabilmektir. Çalışma sırasında Mersin ilinin Anamur, Bozyazı ve Mut ilçelerinde bulunan farklı teknoloji ve proseslerden oluşan arıtma tesislerinden yararlanılmıştır. Aktif olarak görev aldığım 3 tesiste 9 aylık izleme sonucu gözlemlenen ve ortadan kaldırılan risk faktörleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda 3 tesiste de belirlenen bölümlerde 3T yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirme öncesi ve sonrasında elektriksel ve biyolojik risklerin daha az olduğu görülmüştür. Tesislerde incelenen bölüm ve ekipmanlar da büyük risklerin sırasıyla geri devir ünitesi, çamur susuzlaştırma ünitesi, giriş terfi ünitesi, havalandırma havuzları, çökeltme havuzları, laboratuvarlar, atölyeler, blower binası, kum ve yağ tutucu ünitesi, kaba ızgara, ince ızgara ve idari binalardır. Sonuç olarak incelemeler dahilinde riskler belirlenerek ve önlemler alınarak iş kazaları ve ölümler ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Arıtma tesisleriAtık suMeslek hastalıkları+5
Serkan Gök
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Metal şekillendirme ve kaynak sektörlerinde risk analizi yöntemlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, metal şekillendirme ve kaynak sektörlerinde kullanılan risk analizi yöntemleri karşılaştırılacaktır. Öncelikle iş sağlığı ve güvenliği kanununda tanımlanan, kullanılacak materyal ve metotlar tanıtılacaktır. Ardından iş güvenliği ve risk analizi kavramları detaylı bir biçimde incelenecektir. İş kazaları, güvenli ve tehlikeli durumlar ile risk analizi gerektiren koşulların etraflıca tartışılmasının ardından işin hukuki boyutuna değinilerek İSG ile ilgili yasal düzenlemeler aktarılacaktır. Çalışmada kullanılacak olan dört temel risk analizi yöntemi tanıtılarak bu yöntemler doğrultusunda bir karşılaştırma yapılacaktır. Son olarak çalışmanın bulguları incelenecek ve önceki çalışmaların bulgularıyla tutarlı olup olmadığı tartışılacaktır. Oluşturulan kavramsal çerçevenin ardından, söz konusu karşılaştırmada kullanılacak başlıca risk analizi yöntemleri olan L tipi matris analizi, Fine-Kinney Yöntemi, Hata Türleri ve Etki Analizi (FMEA) ve son olarak da Tehlike ve İşletebilme Analizi (HAZOP) yöntemleri, metal ve kaynak sektörünün başlıca faaliyet alanları olan eritme ve arıtma işlemi, kaynak ve kesme, talaşlı imalat, endüstriyel yağlar ve metal işleme sıvıları, zımparalama ve parlatma, dökümcülük, dövme ve presleme, metallerin yüzeyleri ve metali yeniden kazanma işlemleri özelinde değerlendirilecektir.

KaynakKaynakçılıkMetal şekillendirme+3
Hakan Boncuk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Belediye çalışanlarında diyabet riski ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu çalışmanın amacı; non-invaziv diyabet risk skoru olan FINDRISC kullanılarak Büyükşehir Belediyesi ofis çalışanlarında diyabet riskinin belirlenmesi ve yüksek diyabet riski ile ilişkili faktörlerin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki araştırma Manisa Büyükşehir Belediyesi Merkez Binası'nda ofis çalışanında yürütülmüş, Mayıs-Haziran aylarında veri toplanması tamamlanmıştır. Araştırmanın evrenini 451 ofis çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş, çalışmayı kabul eden ve dahil olma kriterlerini karşılayan 449 kişiyle görüşülmüş, 437 kişiden veri toplanmıştır. Çalışmaya katılım oranı %97.2'dir. Çalışmanın bağımlı değişkeni FINDRISC ile değerlendirilen diyabet riskidir; ≥15 puan alanlar diyabet açısından yüksek/çok yüksek riskli kabul edilmiştir. Çalışmanın bağımsız değişkenleri sosyodemografik değişkenler, yaşam biçimi özellikleri, beslenme özellikleri, beden algısı, ko-morbid durumlar, sağlık hizmeti kullanımı, çalışma ortamı özellikleri, antropometrik ölçümler ve beslenme okuryazarlığıdır. Veriler SPSS 23.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sayı, yüzde, ortalama, standart sapma ile değerlendirilmiştir. Tek değişkenli analizlerde, Ki kare ve Fischer'ın kesin testi, çok değişkenli analizlerde lojistik regresyon kullanılmıştır. Çözümleyici analizlerde tip 1 hata <0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Ofis çalışanlarının yaş ortalaması 37.9±7.4 yaştır ve çalışanların %17.1'inin diyabet riski yüksek/çok yüksektir. YBOYDA'ya göre katılımcıların %79.4'ünün beslenme okuryazarlığı yeterli düzeydedir. Çok değişkenli analizde diyabet riski, evlilerde (OR=2.4, %95 GA=1.1-5.2), ara öğün tüketmeyenlerde (OR=2.3, %95 GA=1.3-4.0), akşam yemeğini uyku saatine yakın yiyenlerde (OR=2.3, %95 GA=1.1-4.9), gece açlık süresi <8 saatten kısa olanlarda (OR=2.4, %95 GA=1.3-4.6), iş yerinde ≥2 saat yerinden hiç kalkmadan oturanlarda (OR=2.2, %95 GA=1.2-4.0), iş stresi düzeyi yüksek olanlarda (OR=2.5, %95 GA=1.2-5.5), beslenme okuryazarlığı düzeyi sınırda/yetersiz olanlarda (OR=2.3, %95 GA=1.2-4.2) daha yüksek saptanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırmamızda yaklaşık her beş ofis çalışanlarından birinin diyabet riski yüksek/çok yüksek olması çalışmanın genç yaş ortalaması göz önüne alındığında dikkat çekicidir. Sağlıklı beslenme ve beslenme zamanının yönetimi, uzamış oturma süresinin kısaltılması, işyerinde algılanan stres yönetimi bireysel düzeyde ve işyerinde sağlığı geliştirme bakış açısıyla diyabet riskini azaltmada etkili olacaktır. Ofis çalışanlarına beslenme okuryazarlığını geliştirecek, uzamış oturma süresinin molalarla bölünmesini hatırlatacak bilgisayar uygulamaları, merdiven kullanımının teşviki gibi davranış değişikliği ve stres yönetimi eğitimleri hayata geçirilmelidir.

BelediyelerBeslenme okuryazarlığıDiabetes mellitus+6
Zeynep Ceyda Buran
Manisa Celal Bayar University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Adana il merkezi sağlık kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirme durumunun araştırılması

Giriş ve Amaç: Sağlık sektörü, farklı alanlarda uzmanlaşmış işletmelerden oluşan, emek yoğun süreçleri içeren, birçok riskle karşılaşılan, gün boyu kesintisiz sunulması gerekli hizmetler bütünüdür. Bu sektör, hem benzer riskler taşıyan hem de içerisinde her kurumun kendine özgü risklerini barındıran bir hizmet sektörüdür. 2012 de "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu" ile birlikte işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için "Risk Değerlendirme" yapılması yasal yükümlülük haline getirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Adana il merkezi sağlık kurumlarında İş Sağlığı ve Güvenliği için yapılan risk değerlendirme çalışmalarını ve özelliklerini belirlemek, kurumlarda risklere karşı alınan önlemlerin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Adana ilindeki; İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı ve bu kurumlara bağlı birimleri kapsayan tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Araştırmaya katılım gönüllülük esasına dayalı olup toplamda 210 kurum Ocak-Mayıs 2018 tarihleri arasında yüz yüze görüşme yapılarak anketler uygulanmıştır. Anketle katılan birimlerin işyeri bilgileri, İSG hizmetleri bilgileri, risk değerlendirme durumları sorgulanmıştır. İstatistiksel analiz olarak tanımlayıcı dağılımlar için frekans tabloları ve ki-kare testi kullanılmıştır. p˂0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Sağlık kurumlarının %58,7'sinin taşeron hizmet aldığı, %75,7'sinin çalışan temsilcisi bulundurduğu, %24,8'inin sendika örgütlenmesi olduğu, %12,9'unun İSG birimi olduğu saptanmıştır. Çalışmaya katılan kurumların %97,6'sının iş kazası, ramak kala olaylar ve meslek hastalıkları bildirimi yaptığı, %97,6'sının kesici delici alet yaralanmaları ile kan-vücut sıvıları ile temasları bildirdiği tespit edilmiştir. Adana ili sağlık kurumlarının %95,2'sinin risk değerlendirmesi çalışması yaptığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılan kurumların risk değerlendirmesi açısından özel ve kamuya bağlı kuruluşlar arasında fark olmadığı bulunmuştur. (p=0,96) Risk değerlendirmesi yapılan kurumlardan %70'inde bir kez, %27'sinde iki kez, %3'ünde ikiden fazla risk değerlendirme uygulamaları yapıldığı saptanmıştır. Bununla birlikte risk değerlendirmesi sonucunda eksiklerini tamamlayan sağlık kurumlarının oranı ise %43'tür. Sonuç: Araştırmamızda, iş sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye'de yasal mevzuat çok yeni olmasına rağmen kurumlar ve uygulayıcıların bu yeni duruma uyum sağladıkları ve Adana genelinde yüksek oranda risk değerlendirmesi yapıldığı ama yarısından azının eksiklerini düzelttiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, risk değerlendirme, sağlık kurumları

AdanaRisk değerlendirmesiSağlık kuruluşları+2
Sertap Atcı Döğüş
Çukurova University
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gözlemsel sağlık araştırmalarında yan tutma (bias) kontrolü aracı geliştirme: Metodolojik bir çalışma

Amaç ve hipotez: Bu araştırmanın amacı, gözlemsel sağlık araştırmalarında kullanımı kolay, kapsamlı, maliyet ve zaman etkin bir yan tutma kontrol aracı geliştirmektir. Yöntem: Araştırma, metodolojik bir çalışma olup Haziran 2018 – Haziran 2020 tarihleri arasında yürütüldü. Araştırmanın; literatür taraması, madde havuzu oluşturulması, uzman görüşlerinin alınması, Delphi oturumu ve sonrasında yan tutma aracının son şeklinin verilerek istatistiksel analiz ve raporlama basamaklarından oluşmaktaydı. Uzman görüşlerinin değerlendirilmesinde, "Uzman Değerlendirme Formu" kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler; ortalama (standart sapma) veya ortanca (minimum - maksimum), frekans ve yüzde olarak sunuldu. Uzman görüşlerinin alınmasından sonra, Kapsam Geçerlilik Oranı (KGO) değeri sıfır ve altında olan maddeler ile maddelerle ilgili diğer öneriler Delphi oturumlarında değerlendirildi. Kapsam geçerliliği çalışması, uzman görüşüne dayalı olarak yapıldı. Geliştirilen aracın isminin Bias Risk Değerlendirme Aracı (BiRDA) olmasına karar verildi. Kesitsel araştırmalar için BiRDA-Ke, vaka kontrol araştırmaları için BiRDA-VK ve kohort araştırmalar için BiRDA-Ko kısaltmaları kullanılmasına karar verildi. İstatistiksel analizler, SPSS 26.0 (for MacOS) paket programı ile yapıldı. Bulgular: 67 uzmana toplam 71 uzman değerlendirme formu gönderildi. Toplam 44 adet geri dönüş formu alındı. Geri gönüş yapan uzmanların 17'si (%38,6) e-posta yolu ile, 14'ü (%31,8) posta (kargo) yolu ile, 11'i (%25,0) elden teslim ederek, ikisi (%4,6) whatsapp uygulaması ile görüşlerini iletti. BiRDA-Ke, BiRDA-VK ve BiRDA-Ko için geri dönüş yapan uzman sayıları sırasıla 15, 18 ve 11'dir. BiRDA-Ke'de yer alan uzmanların %46,7'si kadındı ve uzmanlık alanında toplam çalışma süresinin ortanca değeri 232,0 (111,0 – 355,0) ay idi. BiRDA-VK'de yer alan uzmanların %61,1'i kadındı ve uzmanlık alanında toplam çalışma süresinin ortanca değeri 236,0 (137,0 – 354,0) ay idi. BiRDA-Ko'da yer alan uzmanların %63,6'sı kadındı ve uzmanlık alanında toplam çalışma süresinin ortanca değeri 232,0 (132,0 – 360,0) ay idi. Kesitsel araştırma için uzmanların değerlendirmesi için toplam 77 madde oluşturulmuş olup yedi maddenin (%9,1) kapsam geçerliliği yetersiz olarak değerlendirildi. Vaka kontrol araştırması için uzmanların değerlendirmesi için toplam 80 madde oluşturulmuş olup 14 maddenin (%17,5) kapsam geçerliliği yetersiz olarak değerlendirildi. Kohort araştırması için uzmanların değerlendirmesi için toplam 82 madde oluşturulmuş olup 12 maddenin (%14,5) kapsam geçerliliği yetersiz olarak değerlendirildi. Delphi oturumları sonrasında yapılan değerlendirmeler sonucunda; 68 maddelik BiRDA-Ke, 69 maddelik BiRDA-VK, 70 maddelik BiRDA-Ko yan tutma araçları geliştirildi. Sonuç: BiRDA, gözlemsel araştırmalardaki (kesitsel, vaka kontrol ve kohort) yanlılığın değerlendirilmesinde kullanılabilir. Yan tutmayı değerlendirme araçlarının kullanımının genel olarak pratik olmamasından dolayı, daha kolay kullanım ve daha fazla geliştirilebilmesi için mobil / online uygulamalarla veya yapay zeka teknolojileri ile kullanılması gereklidir.

Gözlem yöntemleriKötüye kullanmaRisk değerlendirmesi+3
Ferhat Yıldız
Aydın Adnan Menderes University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil işletmesinde iş güvenliği açısından ortam ölçümlerinin ve L -tipi matris metodu ile risk değerlendirmesinin yapılması

İş sağlığı ve güvenliğinin kavramsal anlamı, işyerlerinde tehlikelerin yok edilmesi, risklerin öngörülerek değerlendirilmesi, risklerin tamamen ortadan kaldırılması ya da zararların en aza seviyeye indirebilmesi için yapılacak çalışmaları içermektedir. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliğinin ne kadar önemli olduğu ve risk değerlendirmesinin amacı ele alınmıştır. Gerçekleştirilen risk değerlendirmesi tekstil sektöründe yer alan bir iş yerinde gerçekleşmiştir. Bu çalışmada işletmedeki olası tehlikeler belirlenerek L Tipi (5x5) Matris Metodu ile risk değerlendirmesi yapılmıştır.

RiskRisk değerlendirmesiTekstil işletmeleri+3
Türker Karaman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi pozisyona bağlı gelişen yaralanmalar için Risk Değerlendirme Ölçeği'nin Türkçe geçerlilik ve güvenirliği

Amaç: Araştırma, Cerrahi Pozisyona Bağlı Gelişen Yaralanmalar için Risk Değerlendirme Ölçeği'nin Türkçe geçerlik–güvenirliğini belirlenmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Metodolojik tipte yürütülen araştırma, bir üniversitesi hastanesi ameliyat edilen 207 hasta ile gerçekleştirildi. Moraes Lopes ve ark (2016) tarafından geliştirilen ölçek, beş risk kategorisi ile cerrahi pozisyon şekli, ameliyat süresi, anestezi türü, destek yüzeyleri, pozisyonlama sırasındaki ekstremite pozisyonu, hastanın yaşı ve ek hastalığının varlığı gibi yedi değişkeni içermektedir. Ölçek skoru 7-35 puan arasında değişmektedir. Ölçekten elde edilen toplam puan arttıkça hastada pozisyona bağlı yaralanma riski artmaktadır. Ölçeğin dil geçerliliği, kapsam geçerliliği, ölçüt bağımlı geçerlilik, "Braden Risk Değerlendirme Ölçeği" ile eş değer ölçek geçerliliği, toplanabilirlik analizi, madde toplam puan korelasyonu, gözlemciler arası tutarlılık ve ölçek tepki yanlılığı testleri yapıldı. Bulgular: Ölçeğin, kapsam geçerlilik indeksi 0,961 olarak bulundu. Araştırmada, kişilerin ölçek maddelerine verdikleri tepkilerin eşit olup olmadığı durumu Hotelling's T2 testi ile değerlendirildi (T²: 110,813, p=0,000). Maddelerin toplam puan korelasyonları 0,044-0,664 arasında bulundu. Yordama geçerliliğinin sınanmasında ameliyat sırasında destekleyici yüzey kullanımı (t: 4,691, p: 0,000), ameliyat masasında hastanın masaya temas noktalarının ıslak olma durumu (z: -4,094, p: 0,000) vb. ölçütler kullanıldı ve ölçeğin yüksek düzeyde yordama geçerliliği olduğu saptandı. Ölçeğin Eş Değer Ölçek Geçerliliğini sınamak için kullanılan "Braden Risk Değerlendirme Ölçeği" ile aralarında negatif korelarasyon olduğu (ameliyat sonrası sıfırıncı gün r=-0,419, p<0,001; ikinci gün r=-0,375;p<0,001) saptandı. Sonuç: Cerrahi Pozisyona Bağlı Gelişen Yaralanmalar için Risk Değerlendirme Ölçeği'nin Türkçe formunun yeterli geçerlilik ve güvenilirlik düzeyine sahip olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: Cerrahi, Pozisyon, Yaralanma, Risk, Geçerlilik- güvenilirlik

CerrahiGüvenilirlik ve geçerlilikPozisyonlama+4
Özlem Oğuz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil sanayisinde iş güvenliği yönetimi ve OHSAS TS 18001 uygulaması

Üretim, istihdam ve ihracat itibari ile Türkiye ekonomisinin en önemli sektörlerinden biri olan tekstil sektöründe iş kazaları sıklıkla görülmektedir. 2015 yılı SGK istatistiklerine göre 12,041 iş kazası gerçekleşmiş olup, bunların 15'i ölümle sonuçlanmış ayrıca 7 meslek hastalığı kayıtlara geçmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin çok önemli olduğu sektörde firmalar, iş sağlığı ve güvenliği politikalarını oluşturarak üretim kalitelerini arttırmak ve rekabet üstünlüğü elde etmek için OHSAS TS 18001 İSG standardını kullanmaktadır. Ancak, sektör KOBİ-yoğun bir sektör olup, gönüllü olan bu enstrüman birçok firma tarafından kullanılmamaktadır. Çalışma sonucunda, OHSAS TS 18001'in kullanıldığı firmalarda en temel sıkıntının dokümantasyon problemi olduğu gözlenmiştir.

Risk değerlendirmesiTekstil sektörüİş güvenliği
Gerçek Emre Uğur
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı montajında iş güvenliği bakımından risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı; Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı yapım işinde elektrik ark kaynağı uygulamalarında iş güvenliği bakımından risk analizini yaparak alınması gereken önlemlerin bu riskleri matematiksel olarak hangi ölçekte minimize edeceğini göstermektir. Toplamda 60 km boyunca ve iki buçuk yıl süresince yapımı devam eden projenin en önemli aktivitesi olan kaynak aktivitesinin insan sağlığına etkileri ve yapım aşamasında yaşanan iş kazaları, iş kayıpları ve çalışmaların durdurulmasının nedenleri incelenmiştir. Bu kapsamda yıl ve ay bazında kaza olma ihtimalleri değerlendirilmiş ve çözüm önerilerinin bu durumları sayısal olarak hangi boyutta düşürebildiği izah edilmiştir.

Boru hatlarıDoğal gazDoğal gaz boruları+4
Veysel Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00

Related subjects