Parents perception

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Karakter özelliklerinin kazanılmasında okul öncesi dönemdeki yaşların temel olduğu bilinen bir gerçektir. Karakter gelişimi ailede başlamakta olup okul ile resmi bir boyut kazanmaktadır, bu nedenle velilerin ve okulun birbirini destekleyecek nitelikte olması son derece önemlidir. Bu desteğin belirlenmesi için velilerin ve öğretmenlerin bu konudaki fikirlerini bilinmesi gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Karma araştırma yöntemi ile hazırlanan bu araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında Adıyaman ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yedi bağımsız anaokulu, bir özel anaokulu ve dokuz ilkokula bağlı anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenler (n=78) ve bunların sınıflarında bulunan çocukların velileri (n=79) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri Mann- Whitney U-testi ve Kruskal Wallis H testi ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, okul öncesi öğretmenleri ve velilerin çocukların karakter özelliklerine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak karakter kavramı ile ilgili görüşlerinde farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, karakter özellikleri bakımından çocuklarda gözlemledikleri ve beklentileri konusunda da velilerin ve öğretmenlerin farkı görüşler belirttikleri ortaya çıkmıştır. Bulgular sonucunda, velilerin çocuklarının karakter özelliklerinin gelişiminde öncelikli sorumluluğu kendilerinde gördükleri ortaya çıkmıştır. Bununla beraber, öğretmenler çocukların karakter özelliklerinin gelişiminde velilerin rolü hakkında farklı görüşler dile getirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Karakter ve karakter özellikleri, okul öncesi eğitim, veli, öğretmen

Ana-baba algısıKarakterKişilik özellikleri+5
Ayşe Duran
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çağındaki çocukların teknoloji kullanımı hakkında ebeveyn görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma ebeveynlerin okul öncesi dönem çocuklarının teknoloji kullanımına yönelik görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda ebeveynlerin okul öncesi dönem çocuklarının teknoloji kullanımına yönelik düşüncelerinde ebeveynlerin cinsiyetine, çocukların devam ettikleri okul türü, ebeveynlerin yaş aralığı, ebeveyn öğrenim durumu, evde internet bağlantısı, ebeveynlerin bilgisayar kullanım sıklığı ve çocukların bilgisayar kullanım sıklığı değişkenlerine göre farklılaşma olup olmadığı incelenmiştir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini okul öncesi dönemde çocukları olan ebeveynler oluşturmaktadır. Bu çalışmada verilerin toplanması için örneklem, Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile irtibata geçilerek şehir merkezindeki anaokulları ve anasınıflarından olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden rastlantısal kümeleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini 314 ebeveyn oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Okul Öncesi Çağındaki Çocukların Teknoloji Kullanımı Hakkında Ebeveyn Görüşleri Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda ebeveynlerin okul öncesi dönemde teknoloji kullanımında aile rehberliğine önem verdikleri, çocukların sıklıkla teknolojik aletler kullanmalarının onların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerini olumsuz etkilediklerini düşündükleri tespit edilmiştir. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarının teknolojik alet kullanma becerilerinin iyi olduğunu ifade ettikleri görülmüştür. Ebeveynlerin görüşlerinin teknoloji kullanım alanları alt boyutunda erkek ebeveynler lehine farklılık gösterdiği, teknolojinin faydaları alt boyutunda özel anaokullarına giden çocukların ebeveynleri lehine farklılık gösterdiği, ebeveynlerin yaş aralığı değişkenine göre herhangi bir anlamlı farklılığın olmadığı, internet bağlantısı değişkenine göre teknoloji kullanım alanları alt boyutunda internet bağlantısı olanlar lehine farklılık gösterdiği, ebeveynlerin bilgisayar kullanma değişkenine göre öneriler alt boyutu dışındaki diğer beş alt boyutta farklılık gösterdiği ve çocukların bilgisayar kullanımı değişkenine göre sadece teknoloji kullanım alanları alt boyutunda farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi dönem, teknoloji kullanımı, ebeveyn görüşleri

Ana-baba algısıAna-baba tutumuEbeveynler+5
Seray Kılınç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

60 - 72 ay arasındaki okul öncesi dönem çocuklarının aile algılarının incelenmesi üzerine bir durum çalışması

60-72 ay arasındaki okul öncesi dönem çocuklarının aile algılarının incelenmesi üzerine bir durum çalışması Okul öncesi dönemde çocukların çevrelerini keşfetme sürecindeki en yakın kurum ailedir. Bu küçük birim, temel alışkanlıkların kazanıldığı ve öğrenmenin en yoğun olduğu bu dönemde çocuk için çok önemlidir. Bu nedenle çocukların aile algılarının bilinmesi, sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmelerinde faydalı olacak etmenlerden biridir. Bu araştırmada, 60-72 aylık okul öncesi dönem çocuklarının ailelerine ilişkin düşünce ve algılarının; cinsiyet, kardeş durumu, anne-baba eğitim seviyesi, aile yapısı ve okul öncesi eğitim kurumundaki yılına göre nasıl farklılaştığı, çizimler ve çizimlere yüklenen anlamlar arasındaki ilişkiler ortaya konmaya çalışılarak incelenmiştir. Araştırma nitel bir araştırma olup durum çalışması yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın çalışma grubu 2014-2015 eğitim öğretim yılında Trabzon'da 3 okul öncesi eğitim kurumunda öğrenim görmekte olan 40 çocuk oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, anne-baba-çocuk ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve çocuklara çizdirilen aile konulu resimler ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde, kız çocuklarının erkek çocuklarına göre, kardeşi olmayan çocukların kardeşi olan çocuklara göre, anne-baba eğitim seviyesi yüksek ve ortaöğretim olan çocukların anne-baba eğitim seviyesi ilköğretim olan çocuklara göre, tam aileye sahip çocukların parçalanmış aileye sahip çocuklara göre ve okul öncesi eğitim kurumunda 1. yılı olan çocukların 2 ve üzeri yılı olan çocuklara göre aile algılarının daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Aile resmi, aile algısı, okul öncesi dönem.

AileAlgıAna-baba algısı+5
Ümmühan Akpınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin ve farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip anne-babaların cinsiyet rolleri algısının 60-72 ay arası çocukların oyuncak tercihleri ve akran etkileşimleri ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, anne- babaların ve öğretmenlerin cinsiyet rolleri algısı ile 60-72 aylık okul öncesi çocuklarının akranları ile olan etkileşimleri ve oyuncak tercihleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada tabakalı amaçsal örnekleme yöntemi doğrultusunda Adana il merkezinde anasınıfları bulunan ilköğretim okulları; sosyo-ekonomik düzey (üst, orta, alt) göz önüne alınarak üç gruba ayrılmıştır. Çalışmanın örneklemini, yansız numaralar kullanılarak seçilen okullardan gelen; üst sosyo-ekonomik düzeyden 50 (15 anne; 16 baba; 19 öğretmen), orta sosyo-ekonomik düzeyden 33 (12 anne; 10 baba; 11 öğretmen), alt sosyo-ekonomik düzeyden 34 katılımcı (13 anne; 12 baba; 9 öğretmen) olmak üzere toplam 117 katılımcı (N=117) ve 61 çocuk (N=61) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formları, Cinsiyet Rolleri Davranış Ölçeği (CRDÖ), Grup Gözlem Formu ve Bireysel Gözlem Formu, Anne-Baba Görüşme Formu kullanılmıştır. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin cinsiyet rolleri algısı Cinsiyet Rolleri Davranış Ölçeği (CRDÖ) ile ölçülmüş, çocuklara ilişkin veriler grup gözlemi, bireysel gözlem ve ebeveynlerle yapılan kısa görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Bu çalışmada yararlanılan CRDÖ uyarlaması Gökkaya'nın (1994) tezinin ek bölümünden alınmıştır. Araştırmada verileri analizde tek yönlü varyans analizleri (ANOVA), t-testi ve pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır.Araştırma bulguları, babaların erillik cinsiyet rol algısının sosyo-ekonomik düzeye göre farklılaştığını ortaya koymuştur. Gözlem sonuçları kız ve erkek çocuklarının farklı etkinlikleri tercih ettiklerini ve bu etkinliklerde harcadıkları zamanın anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir. Erkekler güç, hız ve dayanıklılık gerektiren oyunları tercih ederken, kızlar bakım vermeyi, ebeveyn rolünde olmayı ve grup içi etkileşimleri gerektiren etkinlikleri tercih etmişlerdir. Erkek çocuklar daha büyük gruplarla geniş alanlarda yapılan etkinlikleri tercih ederken, kız çocuklar daha küçük gruplarla dar alanlarda oynanabilen oyunları tercih etmişlerdir. Ayrıca bu yaş grubundaki çocukların genellikle kendi hemcinsleri ile oynamayı tercih ettikleri, karşı cinsten arkadaşları ile sınırlı düzeyde etkileşime geçtikleri gözlenmiştir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin dişil ve eril cinsiyet rol algısı ile çocukların tercih ettikleri bazı etkinlikler arasında anlamlı ilişki olduğu bulgular arasındadır.

Akran etkileşimiAna-baba algısıCinsiyet rolleri+7
Münire Aydilek Çiftçi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessEN

Examination of adolescents with different levels of internet addiction in terms of psychological needs according to gender, social anxieties and perception of parental attitudes

The purpose of this study is to reveal about whether or not adolescents' psychological needs according to gender, social anxieties and perception of parental attitudes vary with high and low levels of internet addiction and adolescents' views about the use of the internet. The research is conducted with a survey on 644 high school students, 344 girls and 300 boys who attend 9th, 10th and 11th grades. "Scale of Internet Addiction" (Young, 1996), "Scale of Instinctual Psychological Needs" (Deci and Ryan, 2000), "Scale of Social Avoidance and Distress" (Watson and Friend, 1969) and "Scale of Parental Attitude" (Sümer and Güngör, 1999) are used to obtain data for the research. Additionally, seven students who scored high and eight students who scored low in the "Scale of Internet Addiction" were interviewed using "Semi-Structured Interview Form" developed by the researcher. In the research, whether the psychological needs according to gender, social anxiety levels and perception of parental attitute in different levels of internet addict adolescents vary in a significant degree is examined using two factor variance analysis. The data obtained from high and low level internet addict adolescents by semi-structured interview is used for context analysis. The research showed that adolescents' internet addiction levels and psyhcological needs according to gender (relationship, competence, autonomy) and perception of parental attitudes (acceptance/attention and strict supervision/control) did not differ in a significant degree but there was a differentiation from the point of internet addiction level. Adolescents with low levels of addiction had more autonomy, competence and relationship needs compared to adolescents with high levels of addiction. Moreover, adolescents with low levels of addiction perceived their parents to be more accepting/attending while adolescents with high levels of addiction perceived their parents to be authoritarian. According to their internet addiction levels and gender, there was also significant difference in the social anxiety levels of adolescents. Adolescent girls with low levels of addiction compared to adolescent girls with high levels of addiction and adolescent boys with high levels of addiction compared to adolescent boys with low levels of addiction was observed to be socially more anxious. According to the results of the analysis of interview data, adolescents with high levels of internet addiction were observed to use the internet in earlier ages and more frequently, increasing the time they spend on the internet correspondingly to the technological improvements compared to adolescents with low levels of addiction. Also, while adolescents with high levels of internet addiction was use the internet for social networking and gaming websites, adolescents with low levels of addiction used the internet for doing homework and research. It was observed that adolescents with high levels of addiction had trouble limiting the time they spend and controlling their behaviour, feeling angry and bored when they are not on the internet. Furthermore, they could not detach from the internet in social occasions they encounter. On the other hand, adolescents with low levels of addiction were observed to be better able to restrain themselves about internet and had hobbies and pursuits beside the internet.

Parents perceptionParents attitudeDependency+5
Özge Canoğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Oyuncak seçiminde ebeveynlerin cinsiyet algısı ve kişiliğin satın alma niyeti üzerindeki etkisi

Oyuncak; çocuğun fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişiminde rol oynayan oldukça önemli ve işlevsel bir tüketim nesnesidir. Bir oyun nesnesi olmakla beraber ek olarak, toplumsal cinsiyet rollerinin yansıtıldığı ve toplumsal normlardan izler taşıyan bir ürün niteliği taşımaktadır. Son yıllarda oldukça çeşitlenen ve talep gören bu nesne aynı zamanda çocuk- ebeveyn- toplum üçgeni arasında cinsiyete dair toplumsal algının da aktarımını sağlayan bir araç mahiyetindedir. Mevcut toplumsal algı ebeveynlerin oyuncak konusundaki tüketim pratiklerini de önemli ölçüde etkileyerek yön vermektedir Günümüzde markaların birçoğu oyuncakları renk, şekil, içerik, fonksiyon gibi açılardan farklılaştırıp toplumsal cinsiyet kazandırarak tüketicilere sunmaktadırlar. Reklam, animasyon film, çizgi film, youtube çocuk kanalı, gibi tutundurma faaliyetleriyle ürünün toplumsal cinsiyetini vurgulayarak pekiştirmektedirler. Kullanılan tüm bu cinsiyet göstergelerine karşın ebeveynin farkındalığı ve tutumu önem teşkil etmektedir. Bu kapsamda bu çalışmanın amacı, firmaların oyuncaklarda kullanmış oldukları renk, şekil ve içerik gibi cinsiyet göstergelerine karşı ebeveynlerin tutumlarını incelemek ve bu tutumlar üzerinde etkisi olan toplumsal cinsiyet algısını ve kültürel kodları belirlemektir. Bu kapsamda çalışma, nitel ve nicel araştırma metotları kullanılarak karma yöntemle tasarlanmıştır. Nicel araştırma kısmında veri toplama aracı olarak; satın alma niyeti ölçeği, cinsiyet rolleri tutum ölçeği, kişilik ölçeği kullanılmıştır. Anket çalışması, 0-6 yaş grubu çocuğu olan ebeveynlere online şekilde uygulanmıştır. Veri analizi SPSS programı ile yapılarak yorumlanmıştır. Toplumsal cinsiyet algısının oyuncak satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ebeveynlerin oyuncak seçiminde cinsiyet algıları demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ebeveynlerin satın alma niyetlerinin demografik özelliklerine ve eğitim durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Nitel araştırma kısmında, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ebeveynlerle derinlemesine görüşme yapılmıştır. Veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak ATLAS.ti programı ile yorumlanmıştır. 7 adet tema belirlenmiştir. Bu temalar; aile-çocuk ilişkisi, ebeveynin cinsiyetsiz çocukluğu, oyun-oyuncak ilişkisi, oyuncak satın alma davranışı, oyuncak tercih kriteri, toplumsal cinsiyet algısı, renklerin cinsiyet algısına etkisi olarak nitelendirilmiştir.

Ana-baba algısıCinsiyet rolleriEbeveynler+3
Öznur Özer
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anne, baba ve çocuk tarafından algılanan ebeveyn kabul-red ve kontrolünün çocuğun duygu düzenleme becerisi ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı Ebeveyn Kabul-Red Teorisi'ne göre çocuğun anne ve babasından algıladığı ebeveyn kabul-red ve kontrolü ile anne ve babanın çocuğuna gösterdiği kabul-red/kontrolün çocuğun duygu düzenleme becerisi ile ilişkisini araştırmaktır. Bu araştırma ile anne babaların beyan ettikleri ebeveyn tutumlarının çocuklar tarafından ne şekilde algılandığının ortaya konulması hedeflenmiştir. Öte yandan çocuğun cinsiyeti, anne-babanın eğitim düzeyi ve ailenin gelir düzeyi gibi demografik değişkenlerin çocuğun duygu düzenleme becerisi ve algılanan ebeveyn kabul-red/kontrol puanları ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıfa devam eden 93 çocuk (41 kız, 52 erkek) ve anne-babaları ile yürütülmüştür. Veriler; Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Kabul-Red/Kontrol Ölçeği (EKRÖ/K), Çocuk EKRÖ/K: Anne, Çocuk EKRÖ/K: Baba ve Duygu Ayarlama Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda çocuğun anne ve babasından algıladığı kabul-red ve kontrol ile çocuğun duygu düzenleme becerisi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Anne ve babanın kabul-red ve kontrolü ile çocuğun duygu düzenleme becerisi arasında negatif yönlü ve zayıf bir ilişki saptanmıştır. Anne, baba ve çocuk tarafından algılanan ebeveyn kabul-red ve kontrol puanları arasındaki uyum incelendiğinde anne-çocuk, baba-çocuk ve anne-baba puanları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki saptanırken çocuğun anne ve babasından algıladığı ebeveyn kabul-red/kontrol puanları arasında pozitif yönlü ve kuvvetli bir ilişki bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış; araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiş ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Algılanan ebeveyn tutumları, ebeveyn kabul-reddi, ebeveyn kontrolü, duygu düzenleme becerisi

Aile kabul-red kuramıAlgılanan ebeveynlik biçimleriAlgılanan kontrol+4
Fatma Zehra Gelgör
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan ebeveyn affediciliği ile umut ve iyimserlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin umut ve iyimserlik puanları ile algılanan ebeveyn affediciliği puanları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığına bakılmıştır. Amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak ulaşılan çalışma grubu, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Gaziantep'te MEB'e bağlı okullardaki (321'i kız, 341'i erkek, 1'i belirtmeyen) toplam 663 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Ebeveyn Affediciliği Ölçeği, Umut Ölçeği, İyimserlik Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. İlişkisel Tarama Modeline dayanarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Pearson Korelasyon Tekniği, Tek Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma için Games-Howell post-hoc testi kullanılmıştır. Algılanan ebeveyn affediciliği ile umut arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, algılanan ebeveyn affediciliği ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, umut ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Umut ve iyimserlik puanları algılanan ebeveyn affediciliğinin her düzeyinde farklılaşmaktadır. Sonuçlar, algılanan ebeveyn affediciliğinin çocukların iyilik hallerine etkisi açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan ebeveyn affediciliği, umut, iyimserlik

Ana-baba algısıAna-baba tutumuBağışlama+6
Makbule Cevher Fincan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Boşanmış ebeveynlerin ortak ebeveynliğe yönelik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, boşanmış ebeveynlerin, eski eşleri ile ortak ebeveynlik konusundaki deneyimleri hakkındaki görüşlerini betimlemek, ortak ebeveynliğe ilişkin yeterlik algılarını ortaya çıkarmak ve bu konuda ihtiyaç hissedilen çalışmalara yönelik önerileri belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşmenin kullanıldığı çalışmada farklı illerden farklı sosyo-ekonomik ve eğitim düzeylerine sahip 19 kadın, 7 erkek olmak üzere 26 katılımcı yer almıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanan verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, boşanma sonrasında ortak dil oluşturabilen boşanmış ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili ortak karar alabildikleri, etkili iletişim kurabildikleri, çocuk yetiştirmede ortak amaçlarda buluşabildikleri, görev ve sorumluluk paylaşımında işbölümü yapabildikleri, birbirlerinin ebeveynlik becerilerini onaylayarak destekledikleri, kişisel ve kültürel farklılıklara rağmen çocuğun faydasını gözeterek ortak kararda buluşabildikleri görülmüştür. Ortak karar almalarının kendileri, çocukları ve ebeveynlik ilişkileri üzerinde olumlu psikolojik yansımalarının olduğu görülmüştür. Boşanma sonrasında ortak dil oluşturamayan boşanmış ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili ortak karar almada zorlandıkları, çatışmalı iletişim içinde oldukları, çocuk yetiştirmede farklı tutum ve önceliklerinin olduğu, görev ve sorumluluk paylaşımının olmadığını, birbirlerinin ebeveynlik becerilerini onaylamayıp zayıflatarak ortak karar alamadıkları görülmüştür. Boşanma öncesi ortak dil oluşturmayı başaramayan ebeveynlerin boşanma sonrasında da ortak dil oluşturamadıkları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Ortak Ebeveynlik, Boşanma, İşbirliği, Ebeveyn-çocuk ilişkisi, aile sistemi

Ana-baba algısıBoşanmış ailelerDeneyim+2
Emel Örnek Topcu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Anne çocuk oyun etkileşimine bağlı olarak annelik algısının incelenmesi

Bu çalışmada 3-6 yaş aralığındaki çocukları ile beş dakikalık serbest oyun etkileşiminde, çoğunlukla istendik ifadeleri kullanan ve çoğunlukla istenmedik ifadeleri kullanan annelerin, anneliği bilişlerinde nasıl temsil ettiklerinin yarı yapılandırılmış görüşme tekniği olan repertuar ağı tekniği ile incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma çoklu nicel vaka analizi çalışmasıdır. Serbest oyun etkileşimleri ev ortamında video kayıt altına alınmıştır. Ardından annelerin oyun esnasında kullandıkları ifadeler Anababa Çocuk Oyun Kayıt Kodlama Formu'na kodlanmış ve çoğunlukla istendik ve çoğunlukla istenmedik/uygunsuz ifadeleri kullanan anneler belirlenmiştir. Repertuar ağı tekniğinde elementler; "bir anne olarak ben", "çocuğuma göre bir anne olarak ben", "eşime göre bir anne olarak ben", "anneme göre bir anne olarak ben", "kayınvalideme göre bir anne olarak ben", "ideal anne", "ideal olmayan anne", "ne yazık ki nasıl bir anne olmak durumunda bırakıldım", "tanıdığım örnek-iyi bir anne" ve "tanıdığım örnek olmayan bir anne" olarak belirlenmiştir. Elementler üçlü karşılaştırılarak annelerin kişisel yapılarına ulaşılmıştır. Son olarak her element, kişisel yapılara dayalı olarak 1 ve 5 arasında derecelendirilmiştir. Veriler idiogrid 2.4 programına girilerek analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde annelerin serbest oyun etkileşimlerinde çoğunlukla istenmedik/uygunsuz ifadeler kullandıkları görülmüştür. En çok kullanılan istendik ifade "çocuğun isteklerine uyma", en sık kullanılan istenmedik/uygunsuz ifade "emir verme"dir. Elde edilen diğer bir bulgu "ideal anne" ve "bir anne olarak ben" elementleri arasındaki uzaklık katsayısından ulaşılan özdeğerdir. Oyun etkileşiminde istendik ifadeleri daha sık kullanan annelerin, istenmedik ifadeleri daha sık kullanan annelere göre çoğunlukla özdeğerlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Yine oyun etkileşiminde istendik ifadeleri daha sık kullanan annelerin, istenmedik ifadeleri daha sık kullananlara göre kendilerini daha çok olumlu yapılarla ilişkilendirdikleri görülmüştür. Her iki grupta bulunan anneler; "ne yazık ki nasıl bir anne olmak durumunda bırakıldım", "çocuğuma göre bir anne olarak ben", "eşime göre bir anne olarak ben", "anneme göre bir anne olarak ben" ve "kayınvalideme göre bir anne olarak ben" elementlerini çoğunlukla kendileriyle yakın ilişkilendirmişlerdir. Oyun etkileşimlerinde istendik ifadeleri daha sık kullanan anneler "ideal olmayan anne" elementine kendilerini uzak konumlandırırken, çoğunlukla istenmedik/uygunsuz ifadeleri kullanan anneler kendilerini bu elemente uzak ve orta derecede konumlandırmışlardır. "Tanıdığım örnek-iyi bir anne" elementine ise istendik ifadeleri çoğunlukla kullanan anneler kendilerini yakın ve orta derecede konumlandırırken, "tanıdığım örnek olmayan bir anne" elementine uzak ve orta derecede; istenmedik ifadeleri çoğunlukta kullananlar, "tanıdığım örnek bir anne" elementine kendilerini orta ve uzak derecede konumlandırmışlardır ve "tanıdığım örnek olmayan bir anne" elementine ise kendilerini uzak, orta ve yakın konumlandırmışlardır.

Ana-baba algısıAnnelikAnnelik temsilleri+7
Cansu Safsoylu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli olan ve olmayan çocukların anne babalarının ebeveynliğe ilişkin yeterlik algıları ile stres düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı üstün yetenekli çocuğu olan ve olmayan anne babaların ebeveynliğe yönelik yeterlik algıları ve stres düzeylerini karşılaştırmaktır. Bu amaçla çalışmaya Batman Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden 106 üstün yetenekli çocuğun ebeveyni ile resmi okullara devam eden 145 normal gelişim gösteren çocuğun ebeveyni katılmıştır. Araştırmada katılımcıların sosyo-demografik bilgilerini almak için Kişisel Bilgi Formu, ebeveynlik konusundaki yeterlik algılarını ölçmek için Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği (EÖYÖ) ve ebeveynlik streslerini ölçmek için AnneBaba Stres Ölçeği (ABSÖ) kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel analizler SPSS 22.0 For Windows paket programı ile yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistiklerle birlikte grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi, ilişki katsayılarının hesaplanmasında Spearman Sıra Farklar Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, üstün yetenekli olan ve olmayan çocukların anne ve babalarında ebeveyn öz yeterlik algısı ile ebeveynlik stresi arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu ilişkinin üstün yetenekli çocuğu olan ebeveynlerde daha güçlü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca üstün yetenekli çocuğu olan ve olmayan anne babaların ebeveyn yeterlik algıları ve stres düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenekli çocuklar, Ebeveyn Yeterlik Algısı, Ebeveynlik Stresi

Ana-babaAna-baba algısıEbeveynler+5
Rıdvan Söğüt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin algıladıkları ebeveyn tutumları ile çocuklarının ruhsal sorunları arasındaki ilişkide çocuk yetiştirme tutumlarının aracı rolünün incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, annelerin algıladığı anne-baba tutumları ile çocuklarının ruhsal sorunları arasındaki ilişkide çocuk yetiştirme tutumlarının aracı rolünün incelenmesidir. Aynı zamanda çocuklarda görülen ruhsal sorunlar anne ve çocuğa ait demografik değişkenler açısından da incelenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 7-13 yaş arasında çocuğa sahip 1123 anne oluşturmaktadır. Veriler seçkisiz olmayan uygun örnekleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veriler Demografik Bilgi Formu, Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (PARI), Anne Baba Tutum Envanteri ve Güçler ve Güçlükler Anketi ile toplanmıştır. Verilerin analizi Mplus sürüm 7 ve SPSS 21.0 paket programı ile yapılmıştır. Çocuklarda görülen ruhsal sorunlar üzerinde annelerin algıladığı anne-baba tutumu ile çocuk yetiştirme tutumlarının yordayıcı etkisine bakabilmek ve annenin çocuk yetiştirme tutumlarının, algılanan anne-baba tutumları ve çocuklarda görülen ruhsal sorunlar üzerindeki aracı rolünü test etmek için yol (path) analizi yapılmıştır. Araştırmadaki değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla yeniden örnekleme yöntemi (bootstrapping) kullanılmış olup 5.000 tekrarlı (iteration) denemeyle test edilmiştir. Annenin algıladığı demokratik anne-baba tutumu, çocuklarda görülen davranım sorunları, hiperaktivite ve akran sorunları üzerinde negatif, annenin çocuk yetiştirme tutumlarından aşırı koruyucu annelik, demokratik davranma, sıkı disiplin ve sosyal davranış üzerinde pozitif yönde yordamıştır. Çocuk yetiştirme tutumlarından aşırı koruyucu annelik, algılanan demokratik tutum ile davranım sorunları ile arasındaki ilişkide tam aracı, çocuk yetiştirme tutumlarından demokratik davranma ise algılanan demokratik tutum ile sosyal davranışlar arasındaki ilişkide kısmi aracı rol üstlenmiştir. Annenin algıladığı koruyucu anne-baba tutumu, çocuklarda görülen hiperaktivite, duygusal sorunlar ve akran sorunları ile pozitif, davranım sorunları ve sosyal davranışlar üzerinde negatif yönde yordamıştır. Annenin algıladığı koruyucu tutum, çocuk yetiştirme tutumlarından aşırı koruyucu annelik, ev kadınlığını reddetme, aile içi çatışma ve sıkı disiplin ile pozitif, demokratik davranma ile negatif yönde yordamıştır. Çocuk yetiştirme tutumlarından aşırı koruyucu annelik, algılanan koruyucu tutum ile davranım sorunları arasındaki ilişkide, demokratik davranma tutumu ise algılanan koruyucu tutum ile davranım sorunları, hiperaktivite ve akran sorunları üzerinde, ev kadınlığını reddetme tutumu ise algılanan koruyucu tutum ile davranım sorunları, hiperaktivite ve duygusal sorunlar arasındaki ilişkide tam aracı rol üstlenmiştir. Ayrıca demokratik davranma tutumu, algılanan koruyucu tutum ile sosyal davranışlar arasında kısmi aracı rol oynamaktadır. Annenin algıladığı otoriter tutum, çocuklarda görülen davranım sorunları, hiperaktivite ve duygusal sorunlar üzerinde pozitif, çocuk yetiştirme tutumlarından sıkı disiplin ile negatif yönde yordamıştır. Ayrıca çocuk yetiştirme tutumlarından hiçbiri, algılanan otoriter tutum ile çocuklarda görülen ruhsal sorunlar arasında aracı rol üstlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Algılanan anne-baba tutumu, Çocuklarda görülen ruhsal sorunları, Çocuk yetiştirme tutumları.

Ana-baba algısıAna-baba tutumuAnneler+6
Merve Akyıldız
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolü

Araştırmanın amacı, ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolünün incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel ve betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma katılımcılarını Gaziantep ilinin Şehitkamil ilçesinde fen, anadolu ve meslek liselerinde öğrenim gören 444' ü erkek, 519' u kadın toplam 963 ergen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında 'Akran İlişkileri Ölçeği', 'Leuven Algılanan Ana Babalık/Ergen Sürümü Ölçeği' ve 'Ergen Özerklik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 paket programı ve AMOS 22.0 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amaçlarını test etmek üzere Pearson Momentlar Çarpımı Korelasyonu ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anne ve baba davranışları ile akran ilişkileri arasında özerkliğin kısmi aracı rol oynadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları alanyazındaki başka araştırma sonuçlarıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Ergen, Algılanan Anne Baba Davranışları, Özerklik, Akran İlişkisi

Akran ilişkileriAna-baba algısıEbeveyn davranışı+5
Fatma Akın Gökalp
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 öğretim yılı bahar döneminde Isparta ili Merkez ilçesi Bağımsız Devlet Anaokullarına devam eden dört-altı yaş grubu 204 çocuk ve annesi oluşturmaktadır. Çocuklara ait veriler için Atabey (2014) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Sosyal Değerler Kazanımı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Çocuk Kişisel Bilgi Formu"; annelerden toplanan veriler için ise Dilmaç, Arıcak ve Cesur (2014) tarafından geliştirilen "Değerler Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Anne Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 22 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, Mann Whitney U-testi, Kruskal Wallis H-testi ve Spearman's Rank Order Korelasyon testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik çalışmaları için Cronbach alfa ve KR-20 güvenirlik katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada annelerin en çok önem verdiği değerlerin; "beden sağlığı", "yaşam hakkı", en az önem verdiği değerlerin ise "mal-mülk", "aşk" değerleri olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrenim durumu ve toplam gelir durumu değişkenlerine göre annelerin değer algılarının anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların değer algılarının annelerin yaşlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, farklılaşmanın ise anneleri 31-35 yaş grubunda olan çocuklar yönünde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasında p<.05 düzeyinde pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Eğitimi, Okul Öncesi Eğitim, Anne, Değerler

Ana-baba algısıAnnelerDeğer algısı+6
Merve Altun
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Genç futbolcuların algıladıkları ebeveyn tarzlarının sporda antisosyal ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; genç futbolcuların algıladıkları ebeveynlik tarzlarının (stillerinin) sporda antisosyal ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu yaşları 14 ile 19 arasında değişen toplamda 605 alt yapı futbolcusu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri ''Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranışlar Ölçeği'' ve ''Ebeveynlik Algısı Ölçeği'' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler 25.0 SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlere geçilmeden önce verilerin çarpıklık ve basıklık diğer bir değişle skewness ve kurtosis değerlerine bakılarak normal dağılımları kontrol edilmiştir. Analiz sonuçlarında göre verilerin normal dağlım gösterdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerini, ölçeklerden ve alt faktörlerden aldıkları puanların ortalamalarını, standart sapmalarını ifade etmek için betimleyici istatistiki teknikler kullanılmıştır. İki farklı grubun ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olup olmadığını test etmek için ilişkisiz örneklemler için t testi (Independent Samples t Testi), ikiden fazla grubun ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olup olmadığını test etmek için ilişkisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (Tek Yönlü ANOVA) ve iki değişken arasındaki ilişkinin miktarını ve yönünü test etmek için ise basit doğrusal korelasyon (Pearson moment çarpım korelasyonu) testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; genç futbolcuların prososyal ve antisosyal davranış sergileme düzeylerine bakıldığında hem takım arkadaşlarına hem de rakip takıma prososyal davranış sergileme ortalamaları, antisosyal davranış sergileme ortalamalarından daha yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan genç futbolcuların anne-baba algılarının yüksek olduğu görülmektedir. Genç futbolcuların rakiplerine ve takım arkadaşlarına yönelik prososyal davranışlar sergilemeleri ile anne ve baba algıları arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki söz konusu iken; rakiplerine ve takım arkadaşlarına yönelik antisosyal davranışlar sergilemeleri ile onların anne ve baba algıları arasında anlamlı fakat negatif yönlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

Ana-baba algısıAntisosyal davranışlarFutbol+3
Ulaş Sadık Bardakçı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının anne baba tutum algısı, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmadaki amaç: Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Anne Baba Tutumları, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişkinin incelenmesidir. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden birer üniversite belirlenerek ve bu üniversitelerin eğitim fakültelerinin okul öncesi öğretmenliği son sınıfında öğrenim gören 277 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının kişisel özelliklerini belirlemek için "Kişisel Bilgi Formu", diğer değişkenler için "Problem Çözme Envanteri", "Eleştirel Düşünme Ölçeği" ve "Anne Baba Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişki, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve lineer regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre okul öncesi öğretmen adaylarının anne baba tutum algıları: Cinsiyet ve baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermezken, annenin eğitim düzeyi, öğretmen adaylarının yaşı ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Eleştirel düşünme, hiçbir demografik özelliğe göre farklılık göstermemektedir. Problem çözme becerileri: Cinsiyet ve baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermezken; öğretmen adaylarının yaşı, anne eğitim düzeyi ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Eleştirel düşünme, anne baba tutumları ve problem çözme becerileri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri ile anne babanın demokratik tutum algıları arasında pozitif yönde, problem çözme becerilerinin geneli ve tüm alt boyutları ile anne babanın demokratik tutum algıları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yine problem çözme becerilerinin geneli ve aceleci yaklaşım, düşünen yaklaşım, kaçıngan yaklaşım, kendine güvenli yaklaşım ve planlı yaklaşım alt boyutları ile koruyucu ve otoriter anne baba tutum algıları arasında negatif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu bulgulara dayalı olarak uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAna-baba algısıAna-baba tutumu+5
Özgün Zincirli
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Suça sürüklenen çocuklarda algılanan ana baba tutumlarının empati kurma becerisi ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmamız, yaşları 13 ile 18 arasında değişmekte olan göstermekte olan 140 suça sürüklenmiş çocuğun algıladıkları anne ve baba tutumlarının benlik saygısı ve empati kurma becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ortaya konulmuştur. Son zamanlarda suça sürüklenen çocuklarda artış olduğu görülmesine rağmen bu konuyla ilintili olarak sınırlı sayıda çalışmanın yapılmış olması göz önünde bulundurulduğunda çalışmamız suça sürüklenen çocukların profillerinin oluşturularak erken müdahale edilmesine olanak sağlaması açısından önem arz etmektedir. Araştırma, ilişkisel veri analizlerini kapsayan nicel bir çalışmadır. Çalışmada elde edilen sonuçlar neticesinde, anne baba tutumlarının suça sürüklenen çocukların benlik saygıları ve emaptik gelişim düzeyleri üzerine tesiri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kocaeli Adliyesinde hakimler tarafından uzmanlarca sosyal inceleme raporu hazırlanması talebinde bulunulmuş olan suça sürüklenen 140 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada 'KA-Sİ Empati Eğilim Ölçeği Ergen Formu', ' Ana-Baba Tutum Ölçeği ' ve ' Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılmıştır. Çocukların algıladığı ebeveyn tutumunun ölçülmesi amaç olduğundan dolayı anne- baba tutum ölçeğindeki bilgiler çocuktan alınmıştır. Araştırma bulgularında; çocukların algıladığı otoriter ana-baba tutumu artıkça çocuğun benlik saygısının düştüğü, annelerinin demokratik tutuma sahip olduğu algısına sahip olan suça sürüklenen çocukların empati kurma düzeyinin anlamlı olarak yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken algıladıkları baba tutumları ile empati toplam puanı arasında anlamlı bir farklılaşmanın söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Suça sürüklenen çocuk, benlik saygısı, empati, ana-baba tutumu

Ana-babaAna-baba algısıAna-baba tutumu+5
Emre Alpaslan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin anne babadan algılanan psikolojik istismar ve öz yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Ergenlik dönemi sorunları yıllardır var olan bir problem olmasına rağmen bu döneme araştırmacıların, öğretmenlerin ve anne babanın ilgisi son yıllarda artmıştır. Bütün yaşam dönemlerinde görülebildiği gibi ergenlik döneminde de bireyler istismara maruz kalabilir. En yaygın ve en az bildirilen istismar türü olan psikolojik istismara ergenler anne babaları tarafından maruz kalabilirler. Sosyal öğrenme kuramından temel alan öz yeterlik bireylerin yaşamlarını ve hayat kalitelerini olumlu olarak etkileyen ancak oluşum aşamasında pek çok farklı faktörden etkilenen bir kavramdır. Bu araştırmanın amacı ergenlik dönemindeki bireylerin çeşitli değişkenlere göre anne babadan algılanan psikolojik istismar ve öz yeterlik düzeylerinin farklılaşıp, farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma Konya ilinde yer alan Bosna Hersek Anadolu İmam Hatip Lisesi, Buhari Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Selçuklu Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Selçuklu Öztekinler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okullarında öğrenci olan veli izinleri alınmış araştırmaya gönüllü katılımcılar ile yürütülmüştür. Araştırma örneklemini kolayda örneklem yoluyla seçilmiş 245 kadın, 163 erkek olmak üzere toplam 408 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Telef ve Karaca (2012) tarafından geliştirilen Çocuklar İçin Öz Yeterlik Ölçeği ve Arslan (2015a) tarafından geliştirilen Algılanan Psikolojik İstismar Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ergenlerin öz yeterlik ve anne babadan algılanan psikolojik istismar düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşma gösterip göstermediğini incelemek için T-testi' den; öz yeterlik ve anne babadan algılanan psikolojik istismar düzeylerinin okul türü, yaş grubu ve gelir grubuna göre farklılaşma gösterip göstermediğini incelemek için ANOVA' dan yararlanılmıştır. Ergenlerin öz yeterlik ve anne babadan algılanan psikolojik istismar düzeyleri arasındaki ilişki Pearson Korelasyon Analizi kullanılarak hesaplanmıştır. Veri analizinde SPSS 20 paket program kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; ergenlerin anne babadan algılanan psikolojik istismar ve öz yeterlik düzeyleri arasında anlamlı ve negatif yönde ilişki bulunmuştur. Ayrıca anne babadan algılanan psikolojik istismar ve akademik öz yeterlik, sosyal öz yeterlik ve duygusal öz yeterlik arasında da negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre ergenlik dönemindeki bireylerin anne babalarından algıladıkları psikolojik istismar düzeyi arttıkça genel öz yeterlik, akademik öz yeterlik, sosyal öz yeterlik ve duygusal öz yeterlik düzeylerinin düştüğü tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına göre erkek katılımcıların genel öz yeterlik ve duygusal öz yeterlik düzeyleri kadınlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu; akademik öz yeterlik, duygusal öz yeterlik ve yıldırma/ aşağılama alt boyut puanlarının okul türüne göre farklılık gösterdiği; 18 yaş ve üzeri gruptaki öğrencilerin akademik öz yeterlik alt boyutu puan ortalamalarının 14-15 yaş grubundaki öğrencilerinden yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırma bulguları göz önüne alınarak ergenlerin öz yeterlik düzeylerini artırıp psikolojik istismara yönelik koruyucu faktör oluşturmak için okul rehberlik servisi tarafından atılganlık eğitimi verilebilir; ergenlerin sosyal ve duygusal öz yeterliklerini geliştirici faaliyetler okul içerisinde yaygınlaştırılabilir, okullarda ergenlerin yetenek ve becerilerini fark etmelerini sağlayacak faaliyetler yapılabilir.

Ana-baba algısıErgenlerErgenlik+4
Firdevs Ergin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between early maladaptive schemas, perceived maternal parenting style, emotion regulation difficulties and psyhological well-being

Although many studies have elaborated the relationships between early maladaptive schemas, perceived maternal parenting style and psychopathology regarding Young's Schema Theory, few researches examined the relations of these dynamics with emotion regulation difficulties. Therefore, the purpose of the present study was (1) to examine possible effects of demographic variables on schema domains, maternal parenting style, emotion regulation difficulties and psychological symptoms; (2) to investigate the relationships between perceived maternal parenting style, schema domains, difficulties in emotion regulatory processes and psychological distress level; (3) to determine predictive factors of schema domains, emotion regulation difficulties and psychopathology. The sample of the study consisted of 372 individuals who were mostly recruited from the Doğuş University (285). Young Schema Questionnaire- Short Form 3 (YSQ-SF3), Young Parenting Inventory (YPI), Difficulties in Emotion Regulation Scale (DERS) and Brief Symptom Inventory (BSI) were administered to participants. In order to investigate the research question, a separate set of MANOVAs, ANOVAs, t- tests, bivariate correlation and hierarchical regression analyses were conducted. Results of MANOVA yielded that females had lower scores in Disconnection schema domains while they obtained higher score in Clarity subscale of DERS than males. Besides, younger participants had higher scores in this Clarity subscale, compared to older ones. The zero order correlations indicated a number of significant correlations between measures of the study, which was consistent with the previous findings. The hierarchical analyses revealed that negative maternal parenting behaviors were significant predictor of all schema domains. Regarding Goal subscale of DERS, the negative maternal parenting and Impaired Autonomy positively predicted difficulties in engaging goal-directed behaviors during negative emotional state, whereas Disconnection was negatively predicted difficulties in engaging goal-directed behaviors. In terms of Strategy and Impulse subscales of DERS, the negative maternal parenting and Impaired Autonomy were positively associated with difficulties in using effective strategies and controlling impulsive behaviors when experiencing negative affect, Impaired Limits appeared as negatively associated factor for Strategy and Impulse subscale. The significant predictor of Non-Acceptance subscale of DERS was found as Impaired Autonomy. Regarding Clarity and Awareness subscales, Disconnection was positively predicted difficulties in being clear and aware of negative emotions, whereas Other-Directedness was negatively predicted difficulties in Clarity and Awareness subscales. Finally, perceived negative maternal parenting style, Impaired Autonomy and Disconnection schema domains were positively associated with psychological symptoms, while Impaired Limits was negatively associated with psychological distress level. On the contrary of expectations, emotion regulation difficulties were not appeared as significant predictors of general psychological disturbances in spite of the fact that the zero-order correlation analyses found significant association between them. These results were discussed regarding potential limitations and future suggestions. Keywords: Early maladaptive schemas, perceived maternal parenting styles, emotion regulation difficulties, psychological symptoms.

Parents perceptionMotherhoodEmotion regulation+5
Buket Çalışkan
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The mediator role of emotion regulation difficulties in the relationship between parental acceptance-rejection and test anxiety

This study aims to examine how dimensions of perceived parental acceptance-rejection correlates with test anxiety, and what mediating role emotion regulation difficulties (awareness, clarity, non-acceptance, strategies, goals, and impulse) play in this relationship. The study sample was composed of a total of 284 high school students from two basic high schools in the province of Kocaeli. Participants were applied Demographical Information Form, Parental Acceptance-Rejection Questionnaire Child Short Form Mother and Father Version, Difficulties in Emotion Regulation Scale and Test Anxiety Inventory. Correlation analyses, independent samples t-tests, One-Way analysis of variances (ANOVA), Multivariate analysis of variances (MANOVA) and mediation analyses were performed through the aim of the present study. The findings of the present study revealed that both perceived parental rejection and test anxiety positively correlated with emotion regulation difficulties in addition to positive correlations between some subdimensions of parental rejection, test anxiety, and emotion regulation difficulties. Furthermore, gender, participants' father and mother education level differences were detected in the same measures. Lastly, the mediation analyses carried out showed that the relationship between maternal and paternal acceptance-rejection and test anxiety were mediated by clarity, nonacceptance, goals subdimensions of emotion regulation difficulties, but not awareness, strategies and impulse subdimension. The results of the study were evaluated in the light of the related literature, implications of the study were discussed and limitations of the study and recommendations for future research were explained.

Family acceptance and rejection theoryParents perceptionEmotion regulation+6
Neşe Soysal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan ebeveynlik yaklaşımlarının, annelerin akılcı olmayan inançları ve kendi çocuklarına karşı gösterdikleri ebeveynlik tutumlarıyla ilişkisi

Bu araştırmada, annelerin algıladıkları ebeveynlik yaklaşımları ile kendi çocuklarına karşı olan ebeveynlik tutumları ve akılcı olmayan inançları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019 yılı içinde Türkiye'de yaşayan, 2-6 yaş aralığında çocuğu olan ve sosyal medyaya erişimi bulunan toplam 490 anne oluşturmaktadır. Çalışmada, katılımcıların algıladıkları ebeveynlik yaklaşımlarını belirlemek için Young Ebeveynlik Ölçeği, ebeveyn tutumlarını değerlendirmek için Ebeveyn Tutum Ölçeği ve akılcı olmayan inançlarını belirlemek amacıyla Anne-Babaların Akılcı Olmayan İnançları Ölçeğinden faydalanılmıştır. Ayrıca, araştırmaya katılan annelerin demografik özellikleri araştırmacı tarafından hazırlanan "Sosyodemografik Bilgi Formu" ile değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, demokratik ebeveynlik ile otoriter ebeveynlik arasında ve demokratik ebeveynlik ile beklentiler arasında negatif yönlü anlamlı ilişki vardır. Otoriter ebeveynlik ile duygusal bakımdan yoksun bırakan ve cezalandırıcı anne arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki vardır. Kuralcı/kalıplayıcı baba ile kusur bulucu/küçümseyici baba arasında ve cezalandırıcı baba ile değişime kapalı/duygularını bastıran baba arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki vardır. Analiz sonuçlarına göre, çalışmayan anneler, kendi annelerini duygusal bakımdan yoksun bırakan ve değişime kapalı / duygularını bastıran kimseler olarak algılamaktadırlar. Yine çalışmayan anneler, kendi babalarını duygusal bakımdan yoksun bırakan olarak değerlendirmektedir. Ebeveyn tutum ölçeği ile ebeveynlerin akılcı olmayan inançları ölçek puanlarında çocuğun sahip olduğu kardeş sayısına göre anlamlı farklılık vardır. Kardeş sayısı arttıkça demokratik ebeveynlik eğilimi puanları ve izin verici ebeveynlik eğilimi puanları düşmektedir. Kardeş sayısı arttıkça otoriter ebeveynlik eğilimi puanları ve beklentilere ait puanlar yükselmektedir. Mükemmeliyetçilik puanlarında ebeveyn yaşına göre anlamlı farklılık vardır. Yaşı 20-29 aralığında olan annelerin mükemmeliyetçilik puanları, yaşı 30-39 aralığında olanlara göre daha yüksektir. Bu sonuçlar literatür eşliğinde tartışılmıştır.

Akılcı olmayan inançlarAna-baba algısıAna-baba tutumu+2
Çağla Şen Akkoyun
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

4-10 yaş aralığında çocuğu olan babaların baba katılım düzeylerini açıklamada babalık rolü algısı, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluşun rolü

Bu araştırmanın amacı, 4-10 yaş aralığında çocuğu olan babaların baba katılım düzeylerini açıklamada babalık rolü algısı, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluş değişkenlerinin rollerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında ayrıca okul öncesi ve ilkokul döneminde çocuğu olan babaların baba katılımının çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemi ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Araştırma grubu, 4-10 yaş aralığında çocuğu olan, çocukları kreş, anaokulu ya da ilkokula giden 330 babadan oluşmaktadır. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Baba Katılım Ölçeği", "Babalık Rolü Algısı Ölçeği", "Ebeveynlik Stresi" ve "Psikolojik İyi Oluş" ölçekleri ile toplanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın problem cümleleri doğrultusunda katılımcıların baba katılımı, babalık rolü algıları, ebeveynlik stresi ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin, kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanan sosyo-demografik değişkenlere göre incelenmesinde normallik varsayımı sağlanarak; t-testi, normallik varsayımının sağlanmadığı durumlarda; Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmada ölçeklerin analizinde Pearson Korelasyon Analizi ile Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada babaların babalık rolü algısının eşin çalışma durumuna, babanın ve eşin eğitim durumuna göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Babanın ebeveynlik stresinin babanın yaşına göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra, baba katılımının, algılanan temel bakım verme, çocuğun eğitim yaşamına katılımı, oyun oynama, okul ile iş birliği sağlama, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme ve akademik destek sağlama katılım değişkenine göre farklılaşma olduğu saptanmıştır. Babalık rolü algısının, algılanan temel bakım verme, akademik destek sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların ebeveynlik stresi, algılanan temel bakım verme, okul ile iş birliği, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme, akademik destek sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların psikolojik iyi oluşunun çocuğun eğitim yaşamına katılımı, çocuğun gelişim dönemleri ile ilgili bilgi verme, akademik destek ve akran ilişkileri sağlama değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Babaların baba katılımı, babalık rolü algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, baba katılımı ve ebeveynlik stresi arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada psikolojik iyi oluşun, babalık rolü algısının, akademik destek sağlamanın, akran ilişkilerine destek sağlamanın, ebeveynlik stresinin ve oyun oynamanın baba katılımının önemli yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen tüm sonuçların ilgili sonraki çalışmalar ve alanyazın için psikolojik danışmanlara, eğitimcilere, ailelere ve bu alanda çalışmalar yapan araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Baba Katılımı, Babalık Rolü Algısı, Ebeveynlik Stresi, Psikolojik İyi Oluş.

Ana-baba algısıBaba katılımıBaba- çocuk ilişkisi+7
Pelin Alaylı
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Velilerin okul iklimi ve aile katılımı algısının incelenmesi

Ebeveynlerin çocuklarının eğitimsel ilerlemesini desteklemek amacıyla ev ve okul ortamlarındaki davranışlarını içeren aile katılımı ile okuldaki norm, inanç ve ilişkilere olan aşinalığını ifade eden okul iklim algısı bu araştırmanın ana iki odağıdır. Araştırma bir özel okuldaki farklı kademe gruplarındaki öğrencilerin ebeveynleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu şekliyle araştırmanın amacı; velilerin okul iklimi ve aile katılımı algıları arasındaki ilişkiyi bazı değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği, ilişkisel tarama modelinde kullanılmıştır. Çalışmanın çalışma grubunu çocukları Ankara İli Çankaya ilçesindeki özel okullardan bir tanesinde öğrenim gören 235 veli oluşturmaktadır. Veriler Aile Katılımı Ölçeği ile Veli Okul İklim Algısı Ölçeği ile elde edilmiştir. elde edilen veriler SPSS (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) ile çözümlenmiştir. Bulgulara bakıldığında; aile katılımı algısı genel, okul toplum işbirliği, okulun rolü, ailenin rolü, okul iklimi algısı toplam, akademik odak, başarı motivasyonu, işbirlikli karar verme, ebeveyn katılımı, okul binası, okul toplum ilişkisi, okul müdürü ilgi ve hassasiyeti, öğrenci öğretmen ilişkisi, puanları arasında korelasyon analizleri incelendiğinde korelasyon ilişkileri istatistiksel olarak anlamlı görülmemiştir (p>0.05). Buna ek olarak yaş, cinsiyet, öğrencinin devam ettiği sınıf ve çocuğun cinsiyeti değişkenleri ile aile katılımı ve okul iklim algısı alt boyutları arasındaki fark testlerine bakıldığında; Erkeklerin işbirlikli karar verme boyutunda kadınlardan yüksek puan aldığı görülmüş, 40 yaş altı ebeveynler 40 yaş üstü olanlardan daha yüksek aile katılımına sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Okul iklim algısına göre yaş, cinsiyet, öğrencinin devam ettiği sınıf ve çocuğun cinsiyeti değişkenleri arasındaki farklılığa bakıldığında; erkeklerin işbirlikli karar verme boyutunda kadınlardan yüksek puan aldığı görülmüş, diğer alt boyutlar olan okul iklimi algısı toplam, akademik odak, başarı motivasyonu, ebeveyn katılımı, okul binası, okul toplum ilişkisi, okul müdürü ilgi ve hassasiyeti, öğrenci öğretmen ilişkisi boyutlarında bir farklılık görülmemiştir. 40 yaş altı ve üstü olan ebeveynler arasında ebeveyn katılımı, okul binası, okul toplum ilişkisi, öğrenci öğretmen ilişkisi boyutlarında yine daha yüksek puan almıştır. Velilerin ebeveyn katılımı puanları 1-4. sınıf olanların ebeveyn katılımı puanlarının 9-12. sınıf olanların ebeveynlerinden daha yüksektir. Velilerin okul iklimi algısı toplam, akademik odak, başarı motivasyonu, işbirlikli karar verme, okul binası, okul toplum ilişkisi, okul müdürü ilgi ve hassasiyeti, öğrenci öğretmen ilişkisi puanları öğrencinin devam ettiği sınıfa göre anlamlı farklılık göstermemektedir

Aile katılımıAna-baba algısıOkul iklimi+2
Firdes Ceren Balkaya
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet kullanım alışkanlıkları açısından ilköğretim 5.-6.-7.-8. sınıf öğrencilerinin durumu - internet kullanımı ile ilgili ailelerin değerlendirmeleri

Yapılan bu çalışma, toplumun her bireyinin yaşamında önemli bir yer tutan internetin; çocukların hayatında da hem olumlu hem de olumsuz etkileri olacağı, ailelerin bu etkilere olan farkındalıkları ve denetimlerini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma, Ankara?da bir kolej ile bir devlet okulunda uygulanmış; ilköğretim 5.-6.-7.-8. sınıf öğrencilerinin interneti kullanım alışkanlıkları ile ailelerinin çocukların interneti olan bir alan araştırmasıdır. Araştırmada; Ankara ölçeğinde farklı sosyo ekonomik veli profiline sahip bir kolej bir devlet okulu olmak üzere iki okulda 5.- 6.-7.-8. sınıfta okuyan kız ve erkek öğrencilerin interneti kullanım alışkanlıkları, çocukların bilgi edinme davranışları arasında internetin yeri, çocukların interneti kullanım alanları, anne-babaların çocuklarına internet sağlama gerekçeleri ve internet kullanımı üzerine anne babaların değerlendirmelerini konu edinen anketler hazırlanmış, 240 öğrenci ve 240 velisi olmak üzere toplam 480 kişiye anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların internet kullanımlarına ilişkin yapılan araştırma ile, sosyo ekonomik düzeylerin çocukların internetle tanışma yaşlarına ilişkin farklılıklar yarattığı; sosyo ekonomik düzeylerin internete bağlanma süreleri, bağlanma sıklıkları gibi kullanım alışkanlıkları açısından fark yaratmadığı; araştırmaya katılan her çocuğun interneti kullandığı; çocukların bilgi kaynakları arasında internetin ilk sırada yer aldığı; çocukların interneti en çok ödev ve dersleri için kullandığı; dersler haricinde oyun aramaları yaptığı; anne babaların çocuklarını en çok saat ve gün kısıtlamaları ile denetledikleri; internet filtre programlarının çok kullanılmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuç olarak; internet ortamında gerek çocukların gerekse ailelerinin ?Eleştirel Medya Okuryazarlığı? ile güçlendirilmesinin önemi üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: İnternet, Çocuk ve Anne-Baba, İnternet Kullanımı ve Denetimi, Medya Okuryazarlığı, Eleştirel Medya Okuryazarlığı.

Ana-baba algısıAna-baba tutumuDenetim+5
Gamze Oskay Yurttaş
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Related subjects