Pattern
Bu konu başlığı altında 70 tez
Çağdaş sanatta bir ifade aracı olarak desen
Çizgiyi oluşturan en küçük birim olan nokta, deseni oluşturmaktadır. Çizgi, insanlığın varoluşundan beri diyalog kurmak için iletişim aracı olarak her çağda önemini korumuştur. Bu çalışmadaki amaç, mağara duvarlarına yapılan desenlerden ve işaretlerden yola çıkarak, desenin günümüz sanatındaki ifadesinin gelişmesini ve değişmesini ve nasıl bir sanatsal anlatım haline dönüştüğünü açıklamaktır. Biçimsel ifadesi değişen desen, yapılan en ilkel çizimlerden; kâğıtlara, iç mekânlara, sokaklara, bina duvarlarına hatta insan bedenini de içine katarak dönüşümü örnekler verilerek incelenmiştir. Desenin sanat tarihindeki rolüne baktığımızda ön hazırlık sürecinin bir parçası halinde olduğunu bilmekteyiz. Zaman içinde toplumsal olayların, özgürlüklerin ve kişisel biçimsel yaklaşımların desendeki ifade özgürlüğü kazanmasının yansımalarını görmekteyiz. Değişen ifade biçimi ile günümüz sanatında da malzemelerin ve teknolojik araçların da kullanılmasıyla üretilen desenler sınırsız ifade özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu özgürlük ile desen artık kendi başına yapıt olma durumunu kazanmıştır. Çağdaş sanatta farklı ifade biçimleriyle oluşturulan çizginin gücü hala ilk atılan çizgi kadar güncel ve ifadesinin güçlü olduğunu görmekteyiz. Çağdaş sanat müzelerinde sergilenen eserlerin büyük bir kısmını bugünün deseni olarak nitelendirebiliriz. Bu da bize desenin artık kendi başına bile sanat yapıtı olduğunun bilgisini vermektedir. Günümüzde üretilen desenlerin hangi malzemeyle üretildiğinin çok öneminin olmadığı ve artık sanatın düşünsel ve yaşayan bir kavram olduğunu görebiliyoruz. Desenin mağara duvarlarındaki yalın anlatıma geri döndüğünü üretilen yapıtlardan da anlayabiliyoruz. Bu çalışmada desenin çağdaş sanatta kazandığı kavramsal anlamı örneklendirilerek incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Sanat, Desen, Resim
Yürüyüş verilerinden makine öğrenmesi yöntemleri ile yaş tahmini
Yürüyüş biyometrisi alanında yapılan araştırmalar son yıllarda otomatik görsel gözetim sistemleri talebinden dolayı ivme kazanmıştır. Geçmişte insan yaş tahmini yüz tanıma tabanlı olarak yapılmıştır. Ancak gözetim sistemleri tarafından toplanan yüz verilerinin çözünürlüğünün az ve yeterli detayı bulundurmamalarından dolayı sistem performansı düşük olabilmektedir. Yürüyüş verilerini kullanarak insan yaşının tahmininin sistemsel olarak avantajları bulunmaktadır. Bu çalışmada, yerel ikili örüntü (YİÖ), geçici ikili örüntü (GİÖ) ve derin öğrenme transferi yöntemleri kullanılarak yürüyüş verilerinden insan yaşının tahmini yapılmıştır. YİÖ yönteminin kullanılma nedeni bu öznitelik çıkarım yönteminin yüz tanıma probleminde başarı göstermesinden dolayıdır. YİÖ farklı çap ve nokta sayısında kullanılarak yürüyüş enerji görüntülerinden yaş tahmini yapılmasında kullanılmıştır. Çıkarılan öznitelikler destek vektör makinesi, en yakın komşu ve rastgele orman sınıflandırıcıları ile ayrılmış ve performans ölçümleri yapılmıştır. GİÖ histogramları bölgesel bloklar halinde gruplandırılmış ve her bir kare blok için bir histogram şeklinde temsil edilmiştir. GİÖ ile iki ve üç bit derinliğinde histogram grafikleri ve 6×6, 8×8 ve 10×10 kare blok ayırma yöntemleri ile öznitelik çıkarımı yapılmış ve aynı sınıflandırıcılar ile doğrulama verisi üzerinde performans ölçümü yapılmıştır. Son olarak Resnet50 derin öğrenme transferi yöntemi ile yaş gruplarına ayırma performansı elde edilmiştir. Üç yöntemin kendi içinde en iyi performans elde edilen durumları ortaya konmuştur. YİÖ, GİÖ ve derin öğrenme transferi sonuçları karşılaştırılmıştır. GİÖ ile elde edilen sınıflandırma doğruluğu YİÖ'den daha yüksektir. Derin öğrenme yöntemiyle elde edilen sınıflandırma doğruluğu ise YİÖ ve GİÖ yöntemlerinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak YİÖ ve GİÖ hesaplama maliyeti açısından ve derin öğrenme transferi ise doğruluk açısından yaş tahmini probleminin çözümünde avantajlı olduğu görülmüştür.
Takkeci İbrahim Ağa Camisi çinilerinin günümüz kumaş deseni tasarımına uyarlanması üzerine bir araştırma
XVI. yüzyıl ve XVII. yüzyıl arasında Osmanlı Devleti her alanda olduğu gibi sanatta da en parlak dönemini yaşamış, günümüze kadar gelen, eşsiz eserler kazandırmıştır. Bu yüzyıllar arası yapılan mimari eserlerde, Geleneksel Türk El Sanatlarının en güzel örnekleri ortaya çıkmıştır. Cami, saray, kervansaray, çeşme, türbe gibi yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılan çiniler dönemlerinin ihtişamını yansıtmaktadır. Konumuz olan bu çiniler sır altı tekniği ile yapılmış, uygulama yerlerine göre saray nakkaşhanelerinde desenlendirilmiş, İznik ve daha sonra Kütahya en önemli imalat yerleri olmuştur. Dönemin, en güzel çini örneklerini görebileceğimiz Takkeci İbrahim Ağa Caminin, (Arakiyeci İbrahim Ağa, Takkeci İbrahim Çavuş Camisi diye de anılır) (1591) çini panolarının motif özellikleri kullanılarak hazırlanan özgün, tekstil tasarımları, araştırmanın geçmiş ile gelecek köprüsünü oluşturma çabasıdır. Bu çalışmada, Osmanlı Çini Sanatı'nın görsel bir anlatım dili olduğu ve bu dilin günümüz tasarımcıları tarafından kabul görmesi, dolayısıyla caminin tanıtımına katkıda bulunulması hedeflenmektedir.
Safevi ve Osmanlı Döneminin dokumalarında şal desen kullanımı
"Safevi ve Osmanlı Dönemi dokumalarında Şal desen kulanımı" başlıklı bu araştırma, Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tekstil Anabilim Dalı Yüksek Lisans programında tez olarak hazırlanmıştır. Çalışmada, Boteh tasarımının kökeni, Safevi ve Osmanlı Dönemleri'nin farklı tekstillerindeki gelişimi incelenmektedir. Bu bağlamda iki görüş vardır: Birinci görüş, bu sembolün kökeninin Hindistan kökenli bir bitki ile ilgili olduğunu kabul ederken; ikinci görüş, bu sembolün eski İran'da ortaya çıktığını bildirmektedir. Şal desen farklı tarihsel dönemlerde evrim geçirerek günümüzdeki formuna dönüşmüştür. İran'da sanat anlayışında estetik kaygıların yanı sıra yapılan desenlerin çıkış noktaları halkın mitolojik inançlarına dayanmaktadır. Boteh deseni yaşamın ve ölümsüzlüğün simgesidir ve farklı dönemlerde değişen Çam ağacına veya ateş ve bademe benzer basit bir şekle dönüşmüştür. Zaman içinde bugünkü halini almıştır. İran sanatının yükselişinin doruk noktası Safevi Dönemi'ne rastlamaktadır ve bu dönemde çeşitli dokuma atölyeleri kurularak değerli tekstil ürünleri üretilmiştir. Bu kumaşlarda kullanılan desenler irdelenirken; Farsça "Bete Jagah" olarak anılan şal desen tasarımı ele alınmıştır. Müzelerden, kitaplardan ve çeşitli makalelerden derlenen görsel örneklerle bu dönem ayrıntıları ile çalışılmıştır. Daha sonraki tarihlerde üretilen Safevi Dönemi kumaşları ele alınarak teknik olarak incelenmiş ve Bete desenli bazı kumaş örnekleri ayrıntıları ile çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Karma toplumlar eski çağlardan beri sanat eserlerini üretirken, inançlarını, kültürlerini ve zevklerini gösterme aracı olarak kullanmışlardır. Geleneksel sanat anlayışlarında Safevi ve Osmanlı Dönemleri bu alanda başı çekmektedir. Son olarak bazı tasarımlar yapılmış ve Şal desen tasarımı günümüz modern kıyafetleri ile birleştirilmeye çalışılmıştır.
Kızılırmak kavsi içerisindeki Frig Dönemi çanak-çömlek desenlerinin grafik tasarım açısından incelenmesi
"Kızılırmak Kavsi İçerisindeki Frig Dönemi Çanak-Çömlek Desenlerinin Grafik Tasarım Açısından İncelenmesi" konulu bu çalışmada, Anadolu'ya göç yoluyla gelip M.Ö. 750 yıllarından sonra Anadolu'da güçlü bir devlet oluşturan Frig uygarlığı sanatı temelinde, Kızılırmak Kavsi içindeki yerleşimleri Oluz Höyük, Maşat Höyük, Alaca Höyük, Boğazköy, Pazarlı, Hacıbektaş (Suluca Karahöyük) ve Alişar Höyük'ten çıkan Demir Çağı çanak-çömlek desenleri, grafik tasarım açısından incelenerek genel bir değerlendirme yapılmıştır. Genel olarak, Frig uygarlığının siyasi tarihi, sosyokültürel yapısı ve sanatı genel bir çerçeve içinde incelenmiş ve anlatılmıştır. Frig uygarlığına ait arkeolojik veriler ışığında, Frig sanatına özgü çanak-çömlek, mimari ve diğer seramik eserler üzerine uygulanan desenler, somut kaynaklardan araştırılarak incelenmiştir. Müzelerin satış mağazalarında gördüğümüz eski Anadolu uygarlıklarına ait olan tarihi eserlerin taklidi niteliğindeki tanıtım ve satış amaçlı yapılmış objelerden etkilenerek, grafik tasarım açısından incelenen bu desenler günümüz teknolojisi ile daha canlı renklerle bilgisayar çizim programı olan CorelDRAW X5 ile çizilip boyanmıştır. Yapılan bu çizimler günlük kullanım eşyası olan bez çantalara uygulanmış ve her biri sanat eseri niteliğinde olan Frig desenlerine dikkat çekilerek tanıtılmak istenmiştir.
Desenin oluşturulması ve porselen, seramik, cam ürünlerine uygulanması
Serigrafi baskı tekniğiyle sulu çıkartma (dekal) üretimi geniş sektörlere ve pazarlara hizmet vermektedir. Uygulanışı ve sulu çıkartmanın teknik özellikleri itibariyle çok farklı ve geniş kullanıcı ve üreticileri bulunmaktadır. Porselen, seramik ve cam ürünleri üzerine desen tasarımı ve uygulanışı ülkemizde ve dünyada önemli yere sahiptir. Züccaciye, vitrifiye, hediyelik ve süs eşyaları gibi büyük pazarlara sahip sektörlere desen ve motif uygulamaları yapmaktadır. Porselen yemek takımları desenleri, kahvaltı takımları desenleri, cam bardak ve cam seti desenleri, hediyelik porselen, seramik ve cam ürünleri üzerindeki desen ve motifler sulu çıkartma (dekal) tekniğiyle yapılmış uygulamalara örneklerdir. Bu çalışmada porselen, seramik ve camın üzerine modern tasarımların ve deneysel çalışmaların grafik tasarım aşamasından porselen, seramik ya da cam üzerindeki nihai görüntüsüne kadar geçen süre teknik özellikleriyle beraber gösterilmiştir. Bu açıdan teknik özellikler kapsamında yer alan grafik çalışmaları ve renk ayrımı, serigrafi baskı, ipekler ve kalıplar, fırınlanabilen boyalar, fırınlama ve pişirim aşamaları sektördeki uygulamalarına uygun biçimde anlatılmıştır.
Anadolu uygarlıkları seramik desenlerinin tasarım olarak incelenmesi
"Anadolu Uygarlıkları Seramik Desenlerinin Tasarım Olarak İncelenmesi" isimli Yüksek Lisans tez çalışmasında belirlenen seramik formlar kaynaklardan elde edilmiştir ve kronolojik olarak düzenlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, araştırma metodolojisi, ünitelerin planına değinilmiştir. İkinci bölümünde, giriş kısmı desenlerin incelenmesi, desen nedir, neden desen yapılıyor konularında açıklamalarında bulundum. Üçüncü bölümde seramiğin tanımına değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise ilk çağ medeniyetleri olan Hitit, Frig, Lidya, Urartu medeniyetlerinin seramiklerinden örnekler gösterilmiştir. Bu örneklerin seramik desenlerinin çizimlerinin ayrıntılı şekilde çizimi ve açıklamalarına yer verilmiştir. Altıncı ve son bölümde sonuç kısmına, çalışmanın literatüre katkısına, araştırma kısıtları ve geleceğe dönük çalışma alanlarına değinilmiştir.
Yönlendirici bir faktör olarak moda olgusunun hazır giyim sektörü üzerindeki etkisinin incelenmesi ve baskı desenlerini belirleyici bir faktör olarak trendler
Günümüz dünyansının en popüler olgularından birisi modadır. Moda; mimari, sanat, teknoloji gibi birçok alanı kapsayan bir olgu olmasına karşın günümüz dünyasında en çok giyim ile ilişkilendirilmiş bir kavram olarak karşımıza çıkar. En genel tanımıyla belli bir dönemdeki beğeni olarak ifade edebileceğimiz moda, günümüzde giyim ile eşanlamlı kullanılmaktadır. Moda; sosyolojik, teknolojik, ekonomik, psikolojik birçok faktörden etkilenmektedir. İnsanların çok eski dönemlerde olumsuz dış çevre faktörlerinden korunma amaçlı olarak başlayan örtünme olgusu uzun bir tarihsel süreç içerisinde tüm bu faktörlerden etkilenerek değişim ve gelişim göstermiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerin etkisiyle temelleri atılan hazır giyim sektöründe günümüzde gelinen son nokta ise hızlı moda olgusudur. Hızlı modada sezona bağlı değişimler ön plandadır ve üretim sezon bazında gerçekleştirilmektedir. Kitlelere yönelik seri üretimin yapıldığı hızlı modada sezon yapısının ön planda oluşu, çok hızlı bir dönüşüm sürecinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu değişime yön veren en önemli faktör ise trendlerdir. Bu doğrultuda çalışmada giyim ve moda ilişkisi üzerinde durulmuş, modayı etkileyen faktörler incelenmiş ve hazır giyim sektörünün gelişimi anlatılmıştır. Hazır giyim ve hızlı modada günümüzün popüler çıktıları olan baskı desenleri üzerinde durulmuş ve son dönem moda trendlerinin baskı desenlerine yansımaları incelenmiştir.
Türkiye'de kumaş desen tasarımının gelişimi: Sümerbank ve Vakko desen örnekleri üzerinden karşılaştırmalı analiz
Türkiye'de desen tasarımının tarihi göz önüne alındığında, endüstriyel üretime yönelik ürünler ortaya koyan yerleşik kurumları, ülkenin sosyo-ekonomik, politik ve kültürel dönüşümlerinden bağımsız olarak, yalnızca Türkiye'deki desen tasarımının yansımalarını incelemek açısından değerlendirmek eksik ve yanıltıcı olacaktır. Bu bağlamda Sümerbank ve Vakko gibi Türkiye'nin önde gelen tekstil firmalarının hitap ettiği hedef kitlelerin farklı kültürel ve ekonomik düzeylerde olmaları, firmaların üretimlerinde farklılıklara neden olmaktadır. Bu çalışmada Ulu Önder Atatürk'ün kurucusu olduğu Sümerbank ile Vitali Hakko tarafından kurulan Vakko'nun, cumhuriyetin ilk yıllarından 2000'li yıllara kadar geçen sürecine ışık tutulurken; bağlantılı olarak Avrupa'da tarihsel süreçte desen çalışmalarının gelişimi, bu gelişmelerin Türkiye'ye yansımaları da incelenmiştir. Sümerbank ve Vakko'nun özellikle genç cumhuriyetin yeniden yapılanma sürecine katkılarının daha net okunabilmesi adına, tarihsel süreç içerisinde sanayi devriminin etkilerinin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ülkeye etkisi, yapılan literatür taramasıyla aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmamızın temel amacı ise ülkemizde 1930-2000 yılları arasında desen tasarımı yapan ve bu tasarımları basılı hale getiren Türk moda ve tekstil tarihinin başat öneme sahip kuruluşları Sümerbank ve Vakko'nun desen bağlamında karşılaştırmasının yapılması; bu doğrultuda iki farklı hedef kitleye sahip bu iki kuruluşun desen albümlerinden seçilen desenler yıllara göre incelenerek yapılacak karşılaştırmalı desen analizi sonucunda ortaya çıkan desen farklılıklarının, firmaların çalışanlarına desen tasarımı sürecinde yaklaşımları ile değerlendirilerek yaratıcılığa etkisinin irdelenmesidir. Çalışma kapsamında kumaş desen tasarımı sürecinin desen tasarımındaki çalışma şartları, desenlerin yapımında kullanılan teknikler, araştırma ve ilham süreci ve üretim süreci hakkında veri toplayabilmek için nitel araştırma yöntemi kullanılarak 1930-2000'li yıllar arasında Sümerbank ve Vakko'da kumaş desen tasarım departmanında çalışmış/çalışan kişiler ile 17 sorudan oluşan mülakat yapılmıştır. Aynı kapsamda Sümerbank ve Vakko desen albümlerinden alınan toplam 17 desenin raport özelliklerinin, desen motif türlerinin, desenlerdeki derinliklerinin, renk sayılarının, kumaş türlerinin, ve baskı türlerinin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Tez çalışmasının sonuç kısmında mülakatlar ve desen analizlerinin neticeleri detaylı bir şekilde yer almaktadır ancak özetle Sümerbank ve Vakko firmalarının hedef kitlelerinin farklı olması üretim esnasında ticari kaygı göz önünde bulundurularak özellikle renk çeşitliliği, desen tasarım teknikleri ve baskı teknikleri ile ilgili kararlar alındığı, bu kararların desen tasarımlarında sınırlılıklara yol açtığı, sonucuna varılmıştır.
İstanbul Süleymaniye Kütüphânesi'nde bulunan kıt'a-hat levhaları ve tezhipleri
Bu araştırmada İstanbul Süleymaniye Kütüphânesi'nde bulanan 59 adet sülüs, nesih ve muhakkak hatla yazılan kıt'a-hat levhaları ve tezhipleri, Türk-İslam san'atları içerisinde mümtaz bir yere sahip olan hat ve tezhip san'atı yönünden incelenmektedir. Seçilen bu eserler, dönemlerinin tüm özelliklerini yansıtmalarından dolayı Türk kitap sanʻatları alanında büyük öneme sahiptirler. Üç bölümden oluşan bu araştırmanın birinci bölümünde, hat san'atının tarihi gelişimi, Türk-İslam Medeniyeti'nde hat san'atının önemi, ekol sahibi Türk-Hat üstadları, Aklâm-ı Sitte, hat san'atının kullanım alanlarıyla beraber, tezhib ve ebrû san'atı hakkında teferruatlı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, konuyla doğrudan ilişikli olarak Türk-Hat san'atında kıt'a ve levha geleneği, levha ve kıt'a çeşitleriyle levhalarda kullanılan tekniklerle alakalı bilgiler verilmiştir. Üçümcü bölümde ise, katalogta yer alan eserlerin tahlilleri ve incelemeleri yapılmıştır. İncelenen eserler envanterleriyle birlikte dönem özellikleri, ekolleri, kâğıt, yazı, dil özellikleri, motif ve desen özellikleri bütün yönleriyle ele alınmış eserlerin karşılaştırma ve değerlendirilmesi yapılarak çalışma sonlanlandırılmıştır.
Topkapı Sarayı Müzesi Koleksiyonu'nda bulunan on adet aynanın motif, desen ve dönem açısından incelenmesi
Topkapı Sarayı, içindeki hazinelerin ve arşivlerin zenginliğiyle, mimari yapısı ve dokusuyla, duruşundaki ihtişamıyla, İstanbul'un en güzel köşelerinden birine inşa edilmiş abidevi bir yapıttır. Yapımına Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sonra 1460 yılında başlanmış ve bazı eklemelerle genişletilmesi XIX. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir. Topkapı Sarayı, padişahların ve saray halkının ikamet ettiği ve aynı zamanda dönemin siyasi ve sosyal gereklerinin yerine getirildiği bir idare merkezi olmasıyla beraber atölye ve nakkaşhânelerde çeşitli sanatların usta-çırak ilişkisi içerisinde öğretilip uygulandığı bir akademi olma özelliğini de taşımaktadır.*1* Bu çalışmamızın konusu olan, günlük yaşantımızda çok da farkında olamadığımız ve sıradan bir eşya gözüyle baktığımız aynaların da o dönemde bu ihtişamdan payını aldığını görüyoruz. İncelemesi yapılan aynaların her birindeki tasarım ve süslemelerin, yapıldığı dönemin kültür, sanat ve edebiyatını yansıtmasıyla birlikte bizlere o devirde yaşananları âdeta anlatıyor olması, geçmişte her bir eşyaya verilen ehemmiyeti göstermesi bakımından önemlidir. Tezimizde öncelikle aynalar hakkında genel bir bilgi verilip tarihçesi anlatılacaktır. Saray koleksiyonunda bulunan on adet ayna üzerindeki motif ve desenler tezyini açıdan incelenerek, kullanılan malzeme ve teknikler, yapıldıkları dönemler, medeniyet ve sanatla olan bağlantıları aktarılacaktır. Bu çalışma kapsamında yapmış olduğum iki adet tasarımdan 'Üslupların Dili' isimli çalışmamda on adet aynanın yapılmış olduğu dönemlerdeki tezhib üsluplarının yansımalarını aktarmaya çalıştım. 'Aynanın iki Yüzü' isimli diğer çalışmamda, aynayı kendi haliyle yalın ve içerdiği çeşitli sembollerden biri olan tasavvufla ilgili boyutuyla değerlendirip bir çalışma yapmaya çalıştım. ANAHTAR KELİMELER: Ayna, Topkapı Sarayı, Osmanlı, medeniyet, tezhip, tasarım, maden, eşya, değer, farkındalık. *1* Dr. Hilal KAZAN, XVI. Asırda Sarayın Sanatı Himayesi, Sf.21. İstanbul 2010
Sanat eğitiminde güzel sanatlar liselerinde desen dersinin önemi, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve kazanımlar
Bireylerin lise eğitimiyle beraber toplumda yer edinmek, sosyal ve ekonomik anlamda hayat standartlarını yaşanabilir kılmak istedikleri gözlenmektedir. Kendilerini ifade edebilecekleri, mutlu olabilecekleri mesleği seçmeleri gereken tam bu noktada, lise eğitimi önemli bir adım olarak karşılarına çıkmaktadır. Güzel Sanatlar Liseleri, özel yetenek gerektiren üniversitelere gitmek isteyen öğrencilerin, yüksek öğretim programına hazırlanırken idarenin ve öğretmenlerin onlara iyi birer rehber olmalarını amaçlamaktadır. Bu nedenle yetenekleri doğrultusunda bir sınavdan geçip isteyerek geldikleri GSL'den, aldıkları eğitim ve öğretim sonucunda, kendilerini bir sonraki süreç olan üniversite sınavına hazır hissetmeleri için, öğrencilerin bu ihtiyaçlarını karşılayacak bir zemin oluşturulmalıdır. Bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü fakültelerin yapmış olduğu sınavlarda öğrencilerin korku ve kaygı duyguları yoğundur. Özellikle fakültelere giriş sınavlarında kendilerinden istenen desen ve imgesel çalışmalarını yapamayacağını düşünen öğrenciler, özel kurslarla bu eksikliklerini tamamlamaya çalışmaktadır. Bu çalışmanın amacı çağdaş yaklaşımlar çerçevesinde sanat eğitimi alan öğrenciler için Güzel Sanatlar Lisesinin önemini vurgulamak ve desen eğitiminin yeterliliğini araştırmaktır. Araştırma kapsamında 2021-2022 eğitim öğretim yılında sekiz ayrı ildeki (Osmaniye, Hatay, Adana, Mersin, Adıyaman, Gaziantep, Batman, Van) Güzel Sanatlar Lisesi 11 ve 12. sınıf kademesinde bulunan 400 öğrenciye ulaşılarak bir anket çalışması yapılmıştır. SPSS 24 programı yardımıyla analizler yapılarak anket sonuçları değerlendirilmiştir.
Passivation studies for textured solar cells
Depending on the energy need, the energy obtained from the sun is becoming more and more important in today's technology. Therefore, there is a need for solar cells with increased efficiency and reduced cost. The most effective way to increase efficiency is to reduce the amount of reflected light and to increase the interaction between the material used in the production of solar cells and the light. There are basically two ways to increase the interaction of light and the material used. Increasing the surface and light interaction with the patterns on the surface and coating the surface with Antireflective Coatings (ARC). Depending on the patterns created on the surface, the optical path length of the light in the material is increased, and the light, by using the shapes on the surface, increases the interaction by hitting the absorber layer more than once. The aim of this study is to keep the interaction with light at the maximum and to ensure that the efficiency can reach the highest levels. Optimum conditions were studied by testing different ARC materials and parameters with hole textured surfaces. The effects of light reflection on the performance of Single and Double layer Antireflective Coatings (SARC and DARC) on the performance of Silicon solar cells were studied. Optical analyzes of SARC and DARC layers, which were produced using different methods, were performed. In addition to the parameters used in production, the surfaces planned to be produced until obtaining the optimum result were converted into solar cells and simulated using SILVACO tools Athena and Atlas.
Desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkililiği (Dumlupınar Üniversitesi örneği)
Desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkililiğini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu araştırma, deneme modellerinden öntest-sontest kontrol gruplu modele göre desenlenmiştir. Araştırma 2006-2007 öğretim yılı güz döneminde, Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde deney ve kontrol grupları olarak atanan Resim Bölümü II. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak desen bilgisi başarı testi kullanılmış ve öğrencilere desen çizimi yaptırılmıştır. Araştırmayla ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS paket programından yararlanılmış, deney ve kontrol grubundan elde edilen puanlar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı "t? testi ile sınanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir: · Desen dersinde, yapılandırmacı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile öğretmen merkezli öğretimin uygulandığı kontrol grubunun desen bilgisi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. · Desen dersinde, yapılandırmacı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile öğretmen merkezli öğretimin uygulandığı kontrol grubunun desen çizme becerisi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Bu araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkili olduğu söylenebilir.
Seramik karo endüstrisinde dijital baskı teknolojisinin renk,desen,tasarımcı yönünden incelenmesi ve örnek uygulama
Bu tez altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde seramik, seramik karo çeşitleri, seramik karoların sahip oldukları standartlar, ayırıcı özellikler ve seramik karo endüstrisi hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. İkinci bölümde seramik karo endüstrisinde kullanılan tüm desen transfer teknolojileri anlatılmıştır. Mekanik baskı teknolojileri olan Serigrafi baskı tekniğinin elek hazırlık aşamaları ve Rotatif baskı tekniğinde kullanılan elek tipleri, baskı makineleri ve bu tekniğe göre bilgisayar ortamında desen hazırlama yöntemleri ve dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlatılmıştır. Ayrıca desen baskısının kullanıldığı matbaa ve tekstil sektörlerindeki dijital baskı teknolojileri hakkında da bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde seramik karo sektöründe kullanılan dijital baskı teknolojisi tüm ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Dijital baskı teknolojinin seramik karo endüstrisinde kullanıma alınma sürecinden, baskı makineleri, baskı kafaları ve mürekkep üreticilerinden söz edilmiş, bu teknoloji kullanılarak üretilen seramik karo çeşitlerinden örnekler verilmiştir. Ayrıca bu baskı teknolojisi için geliştirilmiş seramik sır ve seramik mürekkeplerin özelliklerinden de bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde tasarımcılar için önem arz eden dijital baskıda renk ve renk yönetimi konuları işlenmiş, dijital baskı teknolojisi kullanılarak üretilecek seramik karolar için desen hazırlama yöntemleri bilgisayar ekran fotoğrafları ve görseller kullanılarak anlatılmıştır. Beşinci bölümde tarama yöntemi ve dijital fotoğraf makinesi ile çekilen bir fotoğraf ile desen hazırlama yöntemi kullanılarak tasarlanan ve işletmede basılan iki projenin uygulama aşamalarından fabrika fotoğrafları kullanılarak bahsedilmiştir. Sonuç bölümünde ise seramik endüstrisinde kullanılan dijital baskı teknolojisinin üreticiye, tasarımcıya, ürüne ve alıcıya etkisi sorgulanmış, gelişimi devam eden bu teknoloji ile ileriki zamanlarda seramik karo endüstrisinde nelerin yapılabileceğinin hayali kurulmuştur. Anahtar Sözcükler: Seramik, Karo, Baskı Teknikleri, Dijital, Desen, Renk
TSMK murakkalarındaki "Kalem-i Siyahî" desenlerinde yaprak ve çiçek tasnifleri -H. 2152, H. 2153, H. 2154, H. 2160-
Bu tezin konusunu oluşturan Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 2152, H. 2153, H. 2154 ve H. 2160 numaralarda kayıtlı murakkalar farklı sanat dallarında hazırlanmış, farklı dönem ve üslup özellikleri gösteren pek çok eser ihtiva eder. Eserlerin Osmanlı Sarayına ne zaman ve nasıl ulaştığı, murakkaların ne zaman düzenlendiği hala belirsizliğini korusa da bu dört murakkaın birlikte değerlendirilmesini gerekli kılan ortak özellikler mevcuttur. Bunlardan biri, üslup birliği gösteren kalem-i siyahî teknikte çizilmiş desenlerdir. Gerek kitap sanatları gerekse kumaş, ahşap, maden gibi yüzeylere uygulanabilirliğe sahip bu desenler üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Tarihî arkaplan, teknik özellikler ve bir grup eserde imzası bulunan Muhammed Siyah Kalem üzerinde araştırmalar yoğunlaştırılmış, ancak nebatî motifler incelemeye tabi tutulmamıştır. Bu çalışmada, bazı desenlerde önemli bir yer tutan parçalı geniş yaprak çeşitleri ile birlikte kullanıldığı hatayi, penç, goncagül gibi motifler incelenerek tasnifi yapılmış, buradan hareketle üslup özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Hayvan üslubunun desende meydana getirdiği hareketliliğin özellikle yapraklar üzerinde gösterdiği etkiye dikkat çekilmiştir. Orta Asya inanç dünyasının sanata yansıması ve sembolik manalar yüklenen motif ve figürler ayrıca incelenmiştir. Berlin Devlet Kütüphanesi'nde muhafaza edilen Diez murakkaları ile TSMK murakkaları arasındaki benzerliklerden hareketle ortak kullanılan motif ve desenler tablo halinde verilmiştir. Yapılan çalışma ile XIV.-XV. yy. Orta Asya Türk sanatının özgün, eşine az rastlanır örnekleri üzerinden bu kıymetli mirası tanıtmak ve üslup özellikleri hakkında araştırmacılara ışık tutmak amaçlanmıştır. İncelenen 50 adet eserdeki motifler itina ile çizilmiş, tezyinî sanatlar alanında uygulama yapan sanatkârlar için de kaynak sağlanmıştır. Anahtar Kavramlar: Kalem-i Siyahî, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Murakkaları, Diez Murakkaları (Albümleri), Tasvir Sanatı, Tezyinât
4.sınıf öğrencilerinin matematiksel akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak desenlenmiş, örneklemini küme örnekleme yöntemiyle bursa ili 3 devlet okulunda eğitim gören toplam 373 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Akıl yürütme becerileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen İlkokul Akıl Yürütme Becerileri Ölçeği'yle ölçülmüştür. Akıl yürütme becerileri ölçeği tahminde bulunma, örüntüleri keşfetme, matematiksel bilgi ve fikirler arasında ilişki kurma, çıkarımda bulunma ve doğrulama yapma olmak üzere 5 faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin geçerliği için madde analizi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Akıl yürütme becerileri ölçeğinin güvenirlik katsayısı .84 olarak hesaplanmıştır. Problem çözme becerisi, Ulu (2016) tarafından geliştirilen çözümünde strateji kullanımı gerektiren 10 adet sözel problemden oluşmaktadır. Veriler, çoklu doğrusal regresyon ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akıl yürütme becerilerinin problem çözme becerisindeki varyansın %39'unu açıkladığı görülmüştür. Problem çözme varyansına katkı veren akıl yürütme becerilerinin tahminde bulunma, örüntüleri keşfetme, çıkarımda bulunma faktörleri olduğu görülmüş; matematiksel bilgi ve fikirler arasında ilişki kurma ve doğrulama faktörlerinin problem çözme becerisini istatiksel olarak anlamlı yordamadığı görülmüştür. Öğrencilerinin kullandığı problem çözme stratejilerinin matematiksel akıl yürütme becerisi yüksek ve düşük olan öğrenci ayrımında etkisinin olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçlarının öğrencilerin başarılarını geliştirmeye yönelik gerekli tedbirlerin öğretmenler tarafından alınmasına, dördüncü sınıf öğrencilerinin matematiksel akıl yürütme becerileri ile ilgili çalışmaların artmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca geliştirilen matematiksel akıl yürütme beceri testi, öğretmenlerin kullanabilecekleri bir kaynak olması açısından ve literatüre katkı sunması açısından önem arz etmektedir.
Kütahya çini sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar ile Kütahya'daki çini sanatının gelişiminin değerlendirilmesi
Bu araştırmada Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişim süreci ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca tasarımları ile Kütahya Çini Sanatı'nda önemli yere sahip olan sanatçılara ilişkin bilgiler toplanmış ve ulaşılabilinen sanatçılarla görüşmeler yapılarak Çini Sanatı ile ilgili görüşlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişimine ve konuya uygun görsellere yer verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümündeki veriler kaynak taraması yapılarak toplanmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılara ve ulaşılabilinen eserlerine yer verilmiştir. Kütahya Çini Sanatında önemli bir yere sahip olan ve ulaşılabilinen 19 sanatçı örneklem olarak belirlenmiş ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kütahya Çini Sanatı ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılar araştırma konusunun sınırlılığındadır. Bu bölümdeki veriler, yarı yapılandırılmış sorularla yapılan görüşmeler ile toplanmıştır.Kütahya çiniciliğinin eskiye oranla geliştiği ve standartlaşmaya gittiği fakat tasarım sorunlarının devam ettiği görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öneriler de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kütahya Çini Sanatı, Çini Tasarımcıları, Form, Desen.
XIV.-XV. yüzyıl Osmanlı ve Timurlu çinilerinin karşılaştırılması
Aynı soy kökenine sahip olan iki büyük imparatoluktan Osmanlılar ile günümüzdeki Özbekistan'da hüküm süren Erken Timurlu dönemi mimari süslemesinde kullanılan çini sanatı bu tez kapsamında ele alınıp incelenmiştir. Bursa ve Semerkant gibi birbirinden coğrafi olarak hayli uzak, ancak kültürel ve gönül birlikteliği de o derece yakın olan şehirlerde XIV.- XV. yüzyılları kapsayan süreçte, inşa edilen cami ve türbe gibi anıtsal yapılarda görülen çini sanatının her iki toplumdaki menşei, gelişim süreci, teknik özellikleri ve bezeme özellikleri anlatılmıştır. Ayrıca çini sanatının tarihsel süreçteki gelişiminde konu bütünlüğü açısından geç evrelere de değinilmiştir. Anlatımda; Bursa ve Semerkant kentlerinde aşağıda adları yazılan abideler konu edilmiştir. Bu yapılar: Bursa'da; Erken Osmanlı Dönemi yapılarından; İznik Yeşil Cami, Bursa Yeşil Camii, Yeşil Türbe, Muradiye Külliyesinde ise II Murat Camii, Şehzade Ahmet Türbesi, Şehzade Mahmud Türbesi ve Cem Sultan Türbesidir. Semerkant Şehrinde: Timurlu Dönemi yapılarından; Gür-i Mir Türbesi, Şah-i Zinde Mezarlığı ve Taç kapısı, Kadı Zade Rumi Türbesi, Emir Zade Türbesi, Şad-i Mülk Aka Türbesi, Şirin Bika Türbesi, Müsamman Türbesi, Tuman Aka Türbesi, Tuman Aka cami, Kussem bin Aka Türbesi, Bibi Hanım Camii ve Bibi Hanım Türbesidir. Her iki şehirde mevcut olup günümüze kadar intikal eden bu yapıların dış cephe ve iç mekânlarına ait çini bezemeler teknik (çini üretim tekniği-bezeme öğeleri) açıdan irdelenmiş, yapılan irdeleme sonucunda çinilerin birbiriyle örtüşen ve ayrılan yönleri örneklerle açıklanmıştır. Tespit edilen yapım ve sanatsal unsurlar "benzer" ve "farklı" özellikler adı altında sınıflandırılmıştır. Bu çalışmayla her iki ulusun aynı zaman diliminde, farklı coğrafyalarda birbirleriyle olan kültürel etkileşimleri benzer özellikleri, mimarlık ve güzel sanatlar açısından vurgulanmış, ayrılıkların nüaslarda olduğu sonucuna varılmıştır.
Çağdaş resim sanatında desen ve deformasyon
Sanat insanın kendini en iyi ifade etme biçimi olarak tarihsel gelişimi içerisinde farklı anlayış ve kavramlar üzerinde meydana geldiği bilinmektedir. Buna bağlı olarak sanat tarihinin başlangıcından itibaren insanlar, iletişim aracı olarak yazıdan önce çizgi, sembol ve şekilleri kullanmıştır. Mağara duvarlarına ve yüzeylerine yapılan bu desenler, modern dönemin ikinci yarısına kadar olan süreçte sanatçılar tarafından boya resminin bir ön taslak, eskiz ve hazırlık aşaması olarak kalmıştır. Desen sanatçıların kişisel üslup arayışlarıyla birlikte gözlemlerini aktarırken duygu ve düşüncelerini ifade etmek istemeleri sonucu gelişim göstermeye başlamıştır. Bundan kaynaklı sanatçının doğada var olan nesneleri ve imgeleri duygusal yönden algılayıp tekrar biçimlendirmesi sonucu deformasyonlar da ortaya çıkmaya başlamıştır. Sanatçıların üslup arayışlarına girmeleri, zaman içerisinde gelişen toplumsal olayların var olması, teknolojinin gelişmesi ve günümüz sanatında sınırsız malzemenin sanata dahil edilmesi ile desen ifade aracı olarak ele alınmıştır. "Çağdaş Resim Sanatında Desen ve Deformasyon" konulu bu tezde, desenin ilk oluşumundan günümüz resim sanatına kadar sanatçıların, yeni üslup arayışları ve yaratma olguları bağlamında farklı disiplinler açısından ele alınmıştır. Bu doğrultuda yaratıcı bireylerin, "deformasyon (biçim bozma)" yaratım sürecine etkisi ve çizilen formların deformasyon yoluyla betimlenmesi bu tezin özünü oluşturmaktadır. Ortaçağ temel alınarak, modern döneme kadar sanatçıların biçimleri, biçim bozumuna uğratmaları, örnek desenler üzerinden incelenmiştir. Desen, çağdaş sanatın getirmiş olduğu olanaklarla, yaratıcı bireylerin farklı malzemeleri ifadeyi daha güçlü hale dönüştürmek için kullandığı bilinmektedir. Bu doğrultuda, sanatçıların biçimleri estetik kaygı gütmeden çizmeleri, beraberinde deformasyonunda kullanımını arttırmış, düşünceler ve kavramlar eserlerde daha ön planda tutulmuştur. Çağdaş sanatta, desen ve desende deformasyon, sanatçıların bazı çizimleri üzerinden akımlar göz önünde bulundurularak araştırılmıştır.
Farklı gölgelenme örüntüleri ve fotovoltaik bağlantı türleriyle pıl tabanlı maksimum güç noktası takip sisteminin incelenmesi
Fotovoltaik (FV) dizisi karakteristiğindeki Maksimum Güç Noktalarının (MGN) sayısının arttırılması, Maksimum Güç Noktası Takibi (MGNT) algoritmalarının MGN'yi bulmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca, FV panellerinin bağlantı türleri ve kısmi gölgeleme koşulu da MGN'lerin sayısını artırır ve FV dizisinin karakteristik eğrisini değiştirmektedir. Bu nedenle, FV dizisi kurulurken, FV panel bağlantı türü, kullanılacak MGNT algoritması ve kısmi gölgeleme örüntüleri çok önemlidir. Bu çalışmada, 5x5 FV panelden oluşan fotovoltaik sistemi Kısmi Gölgeleme Koşulu (KGK) altında TMS320F28335 DSP kiti kullanılarak Döngüdeki İşlemci (Processor-In-Loop, PIL) platformunda en sık kullanılan üç MPPT algoritmasının ve sekiz farklı bağlantı türünün testi gerçekleştirilmiştir. PIL sonuçları ve yapılan analizlere göre, verilen bağlantı türleri arasında Toplam Çapraz Bağlantı (Total-Cross-Tied, TCT), tüm KGK'lar altında en yüksek dizi çıkış gücünü sağlamaktadır. Bu bağlantı türünün çıkış gücü en yüksek değerine Çapraz (Diagonal, DG) gölgelenme örüntüsünde ulaşmıştır. Ayrıca, %65,73'lük bir maksimum Doluluk Faktörü (Fill Factor, FF) ve %10,40'lık bir minimum Uyumsuzluk Güç Kaybına (Mismatched Loss, ML) sahiptir. Ek olarak, neredeyse tüm test koşullarında (48 testten 35'ine), PSO algoritması Global Maksimum Noktasına (GMP) ulaşmıştır. Tüm bu sonuçlar, FV sistemin güç verimliliği için sadece MGNT algoritmalarının değil, aynı zamanda bağlantı türlerinin, kısmi gölgeleme modellerinin ve bunların hepsinin birlikte değerlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını göstermektedir.
Canlı model çalışmalarının eğitim fakültelerinde verilen sanat eğitimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; sanat eğitiminde canlı modele bakış açısının ve canlı modelden desen çalışmalarının, eğitim fakültelerinde verilen sanat eğitimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin araştırılması ve bu etkilerinin ortaya çıkarılmasıdır.Araştırmanın çalışma grubunu, sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından Gazi Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı'nın 7 öğretim üyesi ve 15 öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmada, nitel verilerin toplanması aşamasında öncelikle gerekli literatür taraması yapılmış, daha sonra uzman görüşleri alınarak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuş ve bu görüşme formu çalışma grubuna bireysel olarak uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler metin belgesi haline getirilmiş ve araştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda; canlı modelin sanat eğitimi sürecinde ?olmazsa olmaz? bir yapı unsuru olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında, sanat eğitiminde canlı model çalışmalarının gerekliliğine yönelik öneriler çalışmanın son kısmında yer almaktadır.
Ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin örüntüleri genelleme süreçleri: Stratejiler ve bilişsel istem
Bu çalışmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin örüntü görevlerini genelleme sürecinde kullandıkları stratejileri ve ortaya koydukları bilişsel istem düzeylerini keşfetmektir. Nitel yaklaşımla yürütülen çalışmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları dokuz yedinci sınıf öğrencisidir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Örüntü Testi ve Örüntü Görüşme Formu kullanılmıştır. Örüntü Görüşme Formu tablo, sayı ve şekil temsillerinden oluşan üç sabit artan örüntü görevinden oluşmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak görev temelli görüşme kullanılmıştır. Veri analizi tümdengelimsel tematik analiz ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma bulgularına göre, öğrenciler örüntü görevlerinin yakın terimlerine yinelemeli, içeriksel ve dikey-yatay gruplama stratejileriyle ulaşmıştır. Örüntü görevlerinin orta ve uzak terimlerini ve genel kuralını bulurken en çok başvurulan strateji içeriksel stratejidir. Tersine çevirme problemlerinde ise en çok tercih edilen stratejiler denklem ifade edilmesi ve çözümü ile işlem sırasının doğru ters çevrilmesi stratejileridir. Öğrenciler örüntü görevlerinin yakın, orta ve uzak mesafedeki terimlerini ve genel kuralını bulurken bağlantısız ve bağlantılı işlemler düzeyinde bilişsel istem sergilemişlerdir.
Lise öğrencilerinin din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde drama yönteminin kullanımına yönelik görüşleri
Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde drama yönteminin kullanılmasıyla oluşan görüşlerini belirlemektir. Araştırma nitel boyutta eylem araştırması ile yürütülmüştür. Çalışma da amaçlı örneklem kullanılmıştır. Araştırma Elazığ İlinde bulunan Harput Anadolu Lisesinde 10. Sınıfta eğitim ve öğretim gören 39 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme ile elde edilmiştir. Veriler N-vivo 8 programı ile analiz edilerek, temalara ayrılmıştır. Araştırmada bilişsel özellikler, duyuşsal özellikler, uygulama ve öneriler olmak üzere 4 ana tema oluşmuştur. Bilişsel özellikler ana teması altında anlama, transfer, öğrenme, kalıcılık, hatırlama ve dikkat çekicilik alt temaları oluşmuştur. Duyuşsal özellikler ana teması altında ise beğenme, eğlenme, hoşlanma, ilgi, mutluluk, öz güven, merak etme, komik ve heyecan alt temaları oluşmuştur. Uygulama ana teması altında ise olumlu ve olumsuz olarak iki alt tema oluşmuştur. Öneriler ana teması altında ise dersimizde tekrar kullanılsın ve diğer derslerde de kullanılsın olarak iki alt tema oluşmuştur. Araştırmanın ana tema ve alt temalarından yola çıkılarak sonuç kısmı yazılmıştır. Daha sonra literatürde ki araştırmalar ile sonuç kıyaslanarak tartışma bölümü yazılmış ve araştırma sonucunda diğer araştırmacılara yol göstereceği düşünülen önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Din Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, Nitel Desen, Drama