Perioperative nursing

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ameliyat sırası basınç yaralanması ve risk faktörlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, cerrahi alana özgü ameliyat sırası basınç yaralanması (ASBY) riski ve oluşumuna katkı sağlayan faktörlerin belirlenmesi amacıyla planlandı . Araştırma tanımlayıcı kesitsel bir tasarımdır. Çalışma özel bir Üniversite hastanesinin ameliyathanelerinde cerrahi girişim geçiren 200 hasta üzerinde gerçekleştirildi. Çalışma verileri, "Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Formu" ile "3S Ameliyathane Basınç Yarası Risk Tanılama Ölçeği Türkçe Formu (3S-RTÖ)" hasta klinik kayıtları aracılığı ile elde edildi. Çalışma için etik kurul, kurum ve katılımcılardan gönüllü izni alındı. Katılımcıların %53,5'i kadın, yaş ortalaması 50,26±17,30 , %40'ı kronik hastalık sahibiydi. Hastaların sadece %18'inde evre I ameliyat sırası basınç yaralanması görüldü. Basınç yaralanması gelişen 36 (%18,0) hastanın 3S-RTÖ risk puanı (17,64±3,081), basınç yaralanması gelişmeyen 164 (%82,0) hastanın 3S-RTÖ risk puanından (15,55±2,570) daha yüksek riskli olarak değerlendirildi (p=0,001). Ameliyat sırası basınç yaralanması; kadın (p=0,013) hastalarda, 57 yaş ortalaması üzerindekilerde (p=0,004) ve kronik hastalığı olanlarda (p=0,035), kan basıncı değişimi (hipo/hpertansiyon) olanlarda daha çok görüldü. Katılımcıların kanama miktarının 200 ml'den fazla olması, ameliyat süresinin üç saatten uzun sürmesi ve büyük cerrahi girişim geçirmesi ameliyat sırası basınç yaralanması görülmesinde önemliydi (p=0,001). Ameliyat sırası basınç yaralanması riskinin belirlenmesinde hastaların ameliyat sırasına özgü risklerinin bilinmesi kadar bireysel özelliklerinin de bilinmesi önemlidir. Ameliyat sırası basınç yaralanması ameliyathane hemşirelerinin büyük cerrahi girişim geçiren hastalarda erken tanılaması gereken ve önlem alması gereken önemli komplikasyondur.

Basınç ülserleriCerrahiPerioperatif hemşirelik+2
Büşra İpek
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin santral venöz kateter ilişkili kan dolaşım enfeksiyonlarını önlemeye yönelik bilgi düzeyleri ve kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Yoğun bakım ünitelerinde görülen sağlık hizmeti ilişkili kan dolaşım enfeksiyonu santral venöz kateterlerin komplikasyonlarından birisidir ve önlenebilir sorundur. Çalışmalarda, hemşirelerin santral venöz kateter ilişkili kan dolaşım enfeksiyonları (SKİ-KDE) ile ilgili yeterli bilgi düzeyine sahip olmaları ve kanıta dayalı uygulamalar ile enfeksiyon riskinin önlenebildiği gözlenmiştir. Kanıta dayalı uygulamalar; profesyonelleşmeye, hemşirelik uygulamalarının bilimselleşmesine, bilimsel bilginin güncel tutulmasına, etkin karar vermeye, hasta bakım kalitesini arttırmaya neden olmaktadır. Bu araştırma da, yoğun bakım hemşirelerinin SKİ-KDE önlemeye yönelik bilgi düzeyleri ile kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma İstanbul'daki bir devlet hastanesinde 2023 tarihinde çalışmayı kabul eden 90 yoğun bakım hemşiresi üzerinde, gerekli etik izinler ve onamlar alınarak yapılmıştır. Örneklem sayısı G*Power ile yapılan güç analizi sonucunda hesaplanmıştır. Çalışmanın verileri; kişisel bilgi formu, SKİ-KDE önlemeye yönelik soru formu, kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Çalışmada ilişki, pearson korelasyon testi ve regresyon testi ile analiz edilmiştir. Bulgular:'Santral Venöz Katater İlişkili Kan Dolaşım Enfeksiyonlarını Önlemeye Yönelik Soru Formu'alanında katılımcıların ölçek puan ortalaması 70,22 ve standart sapması 9,48 bulunmuştur.'Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği' Toplamı alanında katılımcıların ortalaması 4,26 ve standart sapması 0,52 bulunmuştur. Veriler sonucunda, kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum değişkeninin santral venöz kateter ilişkili kan dolaşım enfeksiyonlarını önlemeye yönelik etkisinin incelenmesi amacıyla regresyon analizi yapılmıştır ve kurulan model arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Kurumlarda SKİ-KDE önlemeye yönelik kanıta dayalı uygulamalar içeren hizmet içi eğitimlerin verilmesi ve eğitimin devamlılığının sağlanarak geri bildirim alınması, hemşirelerin kanıta dayalı uygulamalarda (KDU) önemli rol oynadığını benimsemesi, KDU ile ilgili sempozyum, kongre gibi etkinliklere katılım sağlaması gerekmektedir.

Cerrahi hemşirelikHastane enfeksiyonlarıHastane hemşireleri+3
Beril Şeyda Gülle
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of nurses knowledge towards bariatric surgery at surgical wards at teaching hospitals in babil city

Background: Bariatric surgery is the most effective method in the treatment of severe obesity and related disorders. Despite the significant increase in the number of bariatric surgery worldwide, including in Iraq, bariatric surgery is a modern method for nurses, so nurses must be very knowledgeable to provide high-quality nursing care to patients, reduce complications and support surgeons. Objective: To assess the level of nurses' knowledge about bariatric surgery. To find the relationship between nurses' knowledge about bariatric surgery and their demographic and occupational characteristics (age, gender, level of education, and years of experience). Methods: A descriptive and analytical study was conducted on the knowledge of nurses on bariatric surgery in the surgical wards of the teaching hospitals (Al-Hilla Surgery Training Hospital and Al-Imam Al-Sadik Hospital) in the city of Babylon. The duration of this study lasted between 1/10/2021 and 15/5/2022. The improbable (intentional) sample consisted of (100) nurses working in surgical wards. Results: The results of this study showed that 75% of the nurses had high knowledge of bariatric surgery and 30% had moderate knowledge, and that there was no significant relationship between nurses' knowledge of bariatric surgery and their demographic characteristics, except for years of experience. Conclusion: In this study, it was concluded that nurses have good knowledge about bariatric surgery.

BabylonianLevel of knowledgeSurgery+5
Rawaa Mahdı Abdulhadı Abdulhadı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşireler arasındaki iş birliğinin klinik karar verme düzeylerine etkisi

Amaç: Araştırma cerrahi birimlerde çalışan hemşireler arasındaki iş birliğinin klinik karar verme düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı türdeki bu araştırmayı İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin Cerrahi Birimlerinde çalışan 238 hemşire oluşturdu. Araştırmada örneklem seçme tekniği kullanılmadı, araştırmanın yapıldığı tarihlerde çalışan ve araştırmaya katılan tüm hemşireler araştırmaya dahil edildi (n=210). Araştırma verileri araştırmaya katılan hemşirelerin kişisel bilgilerinin yer aldığı araştırmacı tarafından hazırlanan "Hemşire Bilgi Formu" ile Hemşire-Hemşire İş Birliği Ölçeği (HHİÖ) ve Hemşirelikte Klinik Karar Verme Ölçeği (HKKVÖ) ile toplandı. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 25,82±2,41 ve %65,7'si kadındır. Hemşirelerin %41,9'unun acil serviste çalıştığı, %75,2'sinin haftalık 40 saat üzerinde çalıştığı, %73,3'ünün vardiyalı çalıştığı bulundu. Hemşirelerin %83,3'ünün çalışılan birimde en çok hemşire meslektaşı ile iş birliği içinde olduğu saptandı. Hemşirelerin HHİÖ ortalama puanı 3,07±0,36 HKKVÖ ortalama puanı 138,30±14,34 bulundu. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda hemşirelerin iş birliğinin karar verme sürecini orta düzeyde etkilediği sonucuna varıldı. Yoğun bakımda çalışan hemşirelerin karar verme düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlendi.

CerrahiHemşirelerHemşirelik+4
Burak Kaplan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin ağrı yönetiminde bilgileri ve ilaç dışı yöntem kullanımı

Araştırma, hemşirelerin ağrı yönetiminde bilgileri ve ilaç dışı yöntem kullanımını incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırma, Eylül ile Ekim 2018 tarihlerinde, Mersin ili Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Dahili-Cerrahi servis ve Yoğun Bakımlarında çalışan 169 hemşire ile yüz yüze görüşülerek yapıldı. Verilerin toplanmasında, kişisel bilgi formu, Hemşirelerin Ağrı ile İlgili Bilgi ve Davranış ölçeği ve İlaç Dışı Yöntemler Formu kullanıldı. Veriler, SPSS (IBM SPSS Statistics 24) adlı paket program kullanılarak değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde, "Mann-Whitney U" test (Z-tablo değeri), "Kruskal-Wallis H" test (χ2-tablo değeri) yöntemleri kullanıldı. Araştırmaya katılan hemşirelerin, 15(%8.9)'inin lise mezunu, 144(%85.2)' ünün lisans mezunu, 10(%5.9)'unun yüksek lisans mezunu olduğu belirlendi. Hemşirelerin 117(%69.2)'sinin kadın olduğu, yaş ortalaması "29.72 ± 5.54" ve 96(%56.8)'sının 30 yaş altı olduğu görüldü. Ağrı yönetiminde 88(%52.1)' inin farmakolojik ve non-farmakolojik yöntemleri kullandıkları tespit edildi. Hemşirelerin ağrı bilgileri, tutum anketinden, lise mezunlarının5,46±1,88 ve lisans mezunu hemşirelerin 5.99±2.41 aldıkları puan ortalamaları birbirine yakın sonuçlar olduğu saptandı. Hemşirelerin ağrı ile ilgili bilgi puanları ve eğitim düzeyi, çalışılan klinik, çalışma süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak, hemşirelerin ağrı tanılaması ve ağrının non- farmakolojik yönetimleri bilme ve uygulama konusunda yeterli düzeyde bilgiye sahip olmadıkları saptandı.

AğrıAğrı yönetimiAğrı-postoperatif+6
Hümeyra Yüksel
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of life quality following liver transplantation

ABSTRACT DETERMINATION OF LIFE QUALITY FOLLOWING LIVER TRANSPLANTATION The research was conducted to perform life quality following liver transplantation. The sampling of the research which was performed in accordance with prospective and descriptive research design consists of 103 volunteer patients who applied to Malatya İnönü University Turgut Özal Medical Center General Surgery Clinic between January 01-May 15, 2015, who had liver transplantation and complied with the sampling criteria. The data was collected using personal details and disease information form, information status and training subjects form and SF-36 life quality scale form. The statistical analysis of the data was performed on SPSS 21.0 for Windows software. Number (n), percentage (%), average±standard deviation, median, highest-lowest number indication were used to indicate the data and t-test, Mann-Whitney U test, Kruskal Wallis Test were used in independent groups in comparative statistics. Level of statistical significance was taken as p<0.05. The physical health life quality score average was found to be 39.90±8.53 and mental health life quality score average to be 43.93±9.86 in the research. The difference between physical health aspect and gender, marital status and chronic disease; and the difference between mental health and education were statistically significant in SF-36 life quality scale of the patients who had liver transplantation (p<0.05). Furthermore, the difference between physical health aspect of the same patient group and the time past subsequent to transplantation, source of transplantation and the presence of negative conditions extending post-operative hospitalization was also statistically significant (p<0.05). The life quality of the patients who had liver transplantation was found to be moderate. Physical health life quality of the male patients and single patients is higher than the others. The mental health life quality improves as the level of education increases. Another finding of the research indicates that physical health life quality improves as the time past subsequent to transplantation increases. Besides, the physical health life quality of the patients who didn't have any condition to cause extending post-operative hospitalization is higher compared to those who had and also the physical health life quality of those who had transplantation from a cadaver is higher compared to those who had transplantation from a live donor. Key Words: Liver Transplantation, Life Quality, SF-36, Nursing

SurgerySurgical treatmentNursing+6
Murat Tamer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun'da bir Devlet Hastanesinin genel cerrahi kliniğinde periferik intravenöz kateter uygulanan hastalarda flebit gelişme durumu ve etkileyen durumların belirlenmesi

Bu araştırma, periferik intravenöz kateter uygulanan hastalarda flebit gelişme durumunu ve etkileyen durumların belirlenmesi amacıyla yapılmış, kesitsel tipte bir çalışmadır. Araştırma, İskenderun Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 1 Şubat-31 Mayıs 2016 tarihleri arasında yapıldı. Veriler, Hasta Tanımlama Formu ve Periferik Venöz Kateter ve Tedaviye Yönelik Bilgi Formu kullanılarak toplandı. Flebit ve derecesini tanımlamak amacıyla Görsel Flebit Tanılama Ölçeği kullanıldı. Veri toplama formları hastaların birinci (intravenöz kateter uygulandıktan en az 24 saat sonra), üçüncü ve beşinci yatış günlerinde araştırmacı tarafından dolduruldu. Araştırmanın örneklemini; cerrahi servisinde yatan, en az 24 saattir periferik intravenöz kateter takılan ve örneklem ölçütlerini sağlayan 80 gönüllü hasta oluşturdu. Flebit gelişme hızı %43,75 olarak saptandı. Gelişen flebitlerin çoğu ikinci derece idi ve %22.50'si üçüncü gün gelişti. Çoklu Lojistik Regresyon Analizi sonuçlarına göre erkek cinsiyette olmanın flebit oranının artmasında en etkili faktör olduğu saptandı (OR: 1.21, CI: 0.68-1.49) (p<0.05). Diğer değişkenler (Yaş, kronik hastalıklar, kateter numarası, anatomik bölge, PİK içi antibiyotik ve sıvı uygulaması) flebit gelişmesinde etkili bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak hastaların yarısına yakınında flebit gelişti. Hemşirelerin, flebit için risk oluşturan etmenleri bilmeleri, hastalarını bu yönden daha yakından izlemeleri önerildi. Anahtar Kelimeler: Periferik İntravenöz Kateter, Flebit, Hemşirelik

Hastaneler-devletHatay-İskenderunHemşirelik+3
Mehmet Atakan Bakır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinin ağrıya yönelik bilgi ve tutumlarına ağrı eğitiminin etkisi

Bu çalışmanın amacı cerrahi hemşirelerine verilen ağrı yönetimi ve değerlendirilmesi eğitiminin, hemşirelerin ağrıya yönelik bilgi ve tutumlarına etkisinin belirlenmesidir. Yarı deneysel tasarımda yapılan çalışmaya Araştırma Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Cerrahi bölümlerinde çalışan 71 hemşire katılmıştır. Verilerin toplanmasında literatürden yararlanılarak oluşturulan Hemşirelerin Tanıtıcı Özellikleri Formu, Hemşirelerin Ağrıya İlişkin Bilgi ve Tutumları (NKASRP) Ölçeği kullanılmıştır. Veriler 1 Haziran-30 Kasım 2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma kapsamında iki oturumdan oluşan üç saatlik ağrı ile ilgili eğitim programı düzenlenmiştir. Hemşirelere eğitim öncesi ön-test ve NKASRP ölçeği doldurtulup eğitim verildikten bir hafta sonra da son-test ve NKASRP ölçeği tekrar uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel anailzinde tanımlayıcı istatistiklerin yanısıra ki-kare testi, Wilcoxon Signed Ranks Test, Paired Samples t Test ve Kruskal Wallis Testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin yaş ortalamaları 31.42±5.62 yıl; çoğunluğu kadın (%76.1), evli (%66.2) ve lisans mezunudur (%84.5). Hemşirelerin NKASRP ölçeğinde doğru yanıtlanan madde sayısı ortalamaları eğitim öncesi 18.73 ± 5.85 madde iken eğitimden bir hafta sonrası artarak 26.64 ± 5.31 olduğu görülmüştür (p<0.005). Eğitim öncesi NKASRP ölçeğinde eğitim durumuna göre cevaplanma oranı etkili olurken, eğitim sonrası ise hemşirenin görev durumuna göre farklılıklar göstermesi etkinliğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak ağrı eğitim programının cerrahi hemşirelerinin ağrıya yönelik bilgilerinin artması ve mesleki deneyimin etkili olması kanısına varılmıştır.

AğrıBilgiHemşireler+6
Sibel Ergül Bostancı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşireliği alanında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlayan bireylerin tez çalışması sırasında karşılaştıkları güçlüklerin belirlenmesi

ÖZET CERRAHİ HEMŞİRELİĞİ ALANINDA YÜKSEK LİSANS TEZ ÇALIŞMASINI TAMAMLAYAN BİREYLERİN TEZ ÇALIŞMASI SIRASINDA KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLERİN BELİRLENMESİ Mehmet Eren GÖKÇEN, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Ana Bilim Dalı, Tezli Yüksek Lisans, Gaziantep, 2018 Bu çalışma cerrahi hemşireliği alanında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlayan bireylerin tez çalışması sırasında karşılaştıkları güçlüklerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında Sağlık Bilimleri Enstitülerinin Hemşirelik Ana Bilim Dalı veya Cerrahi Hemşireliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programlarında tez çalışmasını cerrahi hemşireliği alanında tamamlamış olan bireyler oluşturdu. Ulusal tez merkezinden bu alanda tamamlanmış 85 tez çalışması olduğu tespit edildi. Örneklemini ise e-posta yolu ile çevrimiçi gönderilen tez anket formunu tamamlayan 42 kişi oluşturdu. Verilerin analizi, araştırmanın tanımlayıcı değişkenleri (katılımcıların tanıtıcı özelliklerinin dağılımı, tez çalışmalarını yaptıkları üniversitenin ve tez araştırmasının tanıtıcı özelliklerinin dağılımı) sayı ve yüzde (%) olarak hesaplandı. Tez Sürecinde Yaşadıkları Güçlükleri Belirlemeye yönelik anket sorularının verilerinin gösteriminde sayı ve yüzde (%) değerleri kullanıldı. Tanıtıcı özellikler ile anket sorularının karşılaştırılmasında Ki Kare ve Fisher's Kesin Ki Kare testleri yapıldı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 değeri alındı. Çalışma sonucunda katılımcılar tezin tüm aşamalarında güçlük yaşadıklarını belirttiler. Tez çalışmasının cerrahi alanda yapılmasından kaynaklanan hastanın tıbbi durumu, hemşirelerin iş yoğunluğu ve ailelere ulaşmak ile ilgili tüm katılımcılar güçlük yaşadıklarını ifade ettiler. Daha önce bilimsel araştırma yapmış olmak, tez süreci ile ilgili eğitim almış olmak, üniversitede istatistik biriminin olması, yaşanılan güçlükleri azalttı.

Akademik çalışmalarPerioperatif hemşirelikYüksek lisans+3
Mehmet Eren Gökçen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortopedik cerrahi geçiren hastalarda perioperatif hemşirelik bakım kalitesinin değerlendirilmesi

Perioperatif bakım kalitesi ilaç ve ilaç dışı uygulamaların etkililiği, ağrı giderici uygulamalar, hastanın fiziksel, fizyolojik, psiko-sosyal açıdan iyilik halinde olması ve beklentilerinin optimum düzeyde karşılanması ile mümkündür. Bu çalışma ortopedi cerrahisi geçirmiş hastalara uygulanan perioperatif bakım kalitesini değerlendirmek amacı ile yapıldı. Tanımlayıcı nitelikte olan bu araştırmanın kapsamına olasılıksız örneklem yöntemlerinden olan amacına uygun örnekleme yöntemi kullanılarak 120 hasta alındı. Araştırmacılar tarafından hazırlanmış soru formu hastaların demografik özellikleri sorgulandı. Bununla birlikte "Kaliteli Perioperatif Hemşirelik Bakım Ölçeği" kullanıldı. Veriler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplandı. Etik kurul, kurum ve hastalardan izin alındı. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 21 paket program ile gerçekleştirildi. İstatistiksel olarak %95 güven aralığı, p˂0.05 anlamlılık düzeyinde, bağımsız iki grubun ve ortalamanın karşılaştırılmasında Mann Whitney U ve Kruskall Wallis testleri kullanıldı. Araştırma kapsamına alınan hastaların %63,3'ü erkek, %77,5'i evli, %54,2'si ilköğretim mezunu, %30'u ev hanımı, %54,2'sinin geçmiş ameliyat deneyimi yok, %50'si el ve spor cerrahisi geçirmiş hastalardır. Bu araştırmada perioperatif bakım kalitesi en yüksek puan ortalamalarının fiziksel bakım (46.18±5.93) ve bilgi verme (21.68±4.55) alt boyutlarında, destek (14.80+9.08), saygı (14.09±2.21), hemşirelik süreci (14.80±9.08) alt boyutlarında olduğu; çevre alt boyutunda (17.97±5.93) ve toplamda alınan puanın (140.05±24.39) yüksek olmadığı belirlendi. Bu çalışmada perioperatif bakım kalitesinden duyulan hasta memnuniyet oranının orta düzeyde olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Kas-iskelet Sistemi, Ortopedik Cerrahi, Perioperatif Bakım, Kaliteli Perioperatif Hemşirelik Bakım Skalası

CerrahiHasta bakımıHemşirelik bakımı+4
Kadir Sevin
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinin mesleğe bağlılık düzeylerinin hasta güvenliğine ilişkin bilgi,tutum ve davranışlarına etkisi

Amaç: Araştırma, cerrahi hemşirelerinin mesleğe bağlılık düzeylerinin hasta güvenliğine ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Mayıs-Haziran 2019 tarihleri arasında bir üniversite ve bir kamu hastanesi cerrahi birimlerinde çalışan hemşirelerle (n= 272) yapıldı. Araştırma verileri, 'Hemşire Tanıtım Formu ve 'Hasta Güvenliği Bilgi Formu', 'Hemşirelikte Mesleğe Bağlılık Ölçeği'(HMBÖ), 'Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği'(HGTÖ) kullanılarak elde edildi. Verilerin analizinde, sayı yüzde dağılımı, normal dağılan verilerde student t testi, tek yönlü varyans analizi, normal dağılmayan verilerde ise Mann Whitney U testi ve Kruskall Wallis testi, iki ölçek ortalama puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için Spearman korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hemşirelikte Mesleğe Bağlılık Ölçeği ortalaması 73,91±11,98, Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği ortalaması 159,58±26,38 idi. Hemşirelerin yaş, eğitim durumu, çalışma yılı ile çaba gösterme istekliliği alt boyutu ve çalıştıkları kurum ile HMBÖ toplam ve alt boyutları arasında anlamlı fark saptandı. Hemşirelerin meslekte çalışma yılı ile ekip çalışması, güvenlik iklimi, stresi tanılama alt boyutları ve HGTÖ toplam ortalama puanları arasında anlamlı fark olduğu saptandı. Araştırmada, cerrahi hemşirelerinin mesleğe bağlılık algısı ile hasta güvenliği tutumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde ilişki bulundu. Sonuç: Bağımlı değişken olan hasta güvenliği tutumunu açıklamada "hemşirelikte mesleğe bağlılık" önemli bir faktör olarak saptandı. Anahtar Kelimeler: Cerrahi hemşirelik, mesleğe bağlılık, hasta güvenliği, tutum

BilgiHasta güvenliğiHemşireler+6
Elif Barluk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinde iş yükünün malpraktis eğilimi ve memnuniyet düzeylerine etkisi

Amaç: Bu çalışma cerrahi hemşirelerinde iş yükünün malpraktis eğilimi ve memnuniyet düzeylerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırma 15 Ekim – 15 Kasım 2019 tarihleri arasında İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yürütüldü. Araştırmanın örneklemini; hastanenin cerrahi kliniklerinde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 230 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları olarak; Bilgi Formu, İş yükü Ölçeği (İYÖ), Malpraktis Eğilim Ölçeği (MEÖ) ve Memnuniyetin ölçülmesi için VAS skalası kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca hesaplandı. Sosyodemografik özellikler ile ölçek puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için T testi, Anova, Mann Whitney U Testi, Kruskall Wallis Testi ve Spearman korelasyon analizi yapıldı. Bulgular Hemşirelerin yaş ortalaması 34,12±8,72, %53'ü 34 yaşın altında, %80,9'u kadın, %56,5'i evli, %59,1'i lisans mezunudur. Malpraktis eğilim ölçeği alt boyutlarının ortalamaları sırasıyla; ilaç uygulamaları ve transfüzyon (86,00±7,12), düşmeler (22,06±3,33), hastane enfeksiyonları (55,53±6,04), hasta izlemi/malzeme güvenliği (40,34±5,25), iletişim (23,35±2,43)'dir. Hemşirelerin meslekten memnun olma 5,84±2,77, kurumdan memnun olma 5,20±2,47 ve birimden memnun olma düzeyi 6,20±2,67 olarak bulundu. Hemşirelerin iş yükü ölçeği ortalama puanı 3,30±0,71'dir. Hemşirelerin iş yükü puan ortalamaları ve malpraktis eğilim ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Hemşirelerin İYÖ toplam puanı ile meslekten ve kurumdan memnun olma düzeyi puanları arasında negatif yönde ve zayıf, İYÖ toplam puanı ile birimden memnun olma düzeyi puanı arasında ise anlamlı, negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki bulundu. Sonuçlar: Hemşirelerin iş yükü ve MEÖ puanları arasında bir ilişki bulunmamasına rağmen; İYÖ toplam puanı ile meslekten ve kurumdan memnun olma düzeyleri arasında zayıf, negatif yönde, birimden memnun olma düzeyi ile orta, negatif yönde anlamlı ilişki tespit edildi. Örneklem sayılarının arttırılarak konuyla ilgili farklı gruplarda çalışmaların yapılması önerilebilir.

Hastane hemşireleriHemşirelerHemşirelik+4
Gamze İpek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanser cerrahisi geçiren hastaların bilgi algısının, memnuniyetlerinin ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, kanser cerrahisi geçiren hastaların bilgi algılarının, hastane temelli bakım memnuniyetlerinin ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Araştırma Ekim 2019 ile Eylül 2020 tarihleri arasında yürütüldü. Araştırmanın örneklemini bu tarihler arasında kanser cerrahisi geçiren, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklem kriterlerine uyan 160 hasta oluşturdu. Araştırma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Avrupa Kanser Araştırma ve Tedavi Organizasyonu Bilgi Modülü Anketi (EORTC QLQ-INFO25), Yatan Hasta Memnuniyet Modülü Anketi (EORTC IN-PATSAT32) ve Yaşam Kalitesi anketi (EORTC QLQ-C30) kullanılarak toplandı. Tanımlayıcı veriler, ortalama±standart sapma (SD), medyan (min-maks) veya uygun olan yerlerde sayı ve yüzde olarak ifade edildi. İstatistiksel analiz için Kruskal-Wallis testi, Mann-Whitney U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. EORTC QLQ-INFO25 toplam puan ortalaması 63,05±13,05'tir. En yüksek bilgi seviyesi "tıbbi tahliller" (78,383±19,267), en düşük bilgi seviyesi ise, "diğer hizmetler" (43,869±21,769) ile ilgili bilgilendirmedir. EORTC IN-PATSAT32 genel memnuniyet puan ortalaması 83,38±16,52'dir. En yüksek memnuniyet Doktorlar alt boyutunda "kişilerarası ilişkiler" (87,080±15,147), Hemşireler alt boyutunda "teknik beceriler" (90,100±13,907), Diğer alanlar alt boyutunda ise "bilgi alışverişi" (83,620±18,340) alanlarındadır. EORTC QLQ-C30 Global Sağlık Durumu puan ortalaması 89,76±40,82'dir. Fonksiyonel Skala alt boyut bölümünden en yüksek puanı sosyal fonksiyondan (55,62±23,20), en düşük puanı kognitif fonksiyondan aldıkları (41,25±16,46); Semptom Skalasında ise en yoğun görülen semptomun yorgunluk (62,75±28,30) olduğu belirlenmiştir. Anketler arasındaki ilişki incelendiğinde, EORTC QLQ-INFO25 ile EORTC IN-PATSAT32 arasında pozitif yönlü ve orta düzey bir ilişki vardır (p<0,05, r=0,541). Sonuç olarak; kanser cerrahisi geçiren hastaların, bilgi algılarının orta seviyenin üzerinde, hastane temelli bakım memnuniyetlerinin oldukça iyi ve yaşam kalitelerinin düşük olduğu belirlendi. Anahtar Sözcükler: EORTC QLQ-INFO25, EORTC IN-PATSAT32, EORTC QLQ-C30, Cerrahi Onkoloji, Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitesi.

CerrahiHasta memnuniyetiHemşirelik+3
Derya Gezer
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin ili kamu hastanelerinde görev yapan ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalıĢma ameliyathane hemĢirelerinin, ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. ÇalıĢma verileri 1 Temmuz 2019 - 29 ġubat 2020 tarihleri arasında Mardin ilinde yer alan devlet hastanelerinin ameliyathane servislerinde Sosyodemografik Özellikler Veri Formu ve Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. AraĢtırmanın örnekleminde 76 hemĢire yer aldı. HemĢirelerin yaĢ ortalaması 33.76±6.31 ve 47.4‟si kadın, % 73.7‟si evli, % 68.4‟ü lisans mezunuydu. Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği puan ortalamalarında en yüksek puan alınan alt boyut "stres ve tükenmiĢlik" iken en düĢük puanın "liderlik" alt boyutunda olduğu belirlendi. Güven alt boyutunda kadınların erkeklere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları belirlendi (p<0.05). Ekip çalıĢması alt boyutunda ise mesleki deneyimi 7- 12 yıl arasında olanların puan ortalamaları daha yüksekti (p<0.05). Ameliyathanede çalıĢma yılına göre 5-9 yıl arasında çalıĢanların bilgi paylaĢama alt boyutunda puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Medeni durum ve ameliyathanede çalıĢma konusunda eğitim alma durumu ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (p>0.05). Sonuç olarak; bu araĢtırmada hemĢirelerin stres ve tükenmiĢlik durumlarının ameliyathane yönetimi tutumlarını etkilediği ve liderlik eden kiĢinin de bu tutumlarının belirlenmesinde etken olduğu görülmüĢtür. HemĢirelerin meslekte çalıĢma ve ameliyathanede çalıĢma süresi ekip üyeleri ile iĢbirliği yapma konusunda etkili bulunmuĢtur. HemĢirelerin ameliyathane yönetiminde etkili olmak adına tecrübeli olan ekip üyelerinin kliniklerde rehber rol üstlenmeleri, ekip üyelerinin verimliliğini azaltan stres ve tükenmiĢliği azaltabilmek için sürekli iletiĢim halinde olmaları ve paylaĢımda bulunmaları gerekmektedir. Liderlik yönünün geliĢtirilebilmesi için de hemĢireler mesleki geliĢimlerini arttıracak eğitimlere katılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Yönetim, HemĢirelik, Cerrahi HemĢireliği

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerHastaneler+7
Mehmet Ali Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hastalarında istenmeyen perioperatif hipotermi ve termal algılarını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Cerrahi uygulanan hastalarda İstenmeyen Perioperatif Hipotermi (İPH) yaygın görülmesine rağmen başlama zamanı ve etkileyen faktörler hakkında bilgiler sınırlıdır. Bu çalışmada cerrahi uygulanan hastalarda perioperatif süreçte İPH görülme zamanlarıve hastaların vücut sıcaklığı ve etkileyen faktörler konusunda görüşlerinin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmaya başlamadan önce etik ve yasal izinler alındı. Araştırma; 1 Ekim 2020-1 Mart 2021 tarihleri arasında bir özel hastanede yapılan tanımlayıcı, kesitsel türde bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini gönüllü 306 hasta oluşturdu. Araştırmanın verileri tanıtıcı bilgiler, perioperatif değerlendirme formu ile hemşirelerin bilgilendirilmesinden sonra toplandı. Verileri SPSS 22.0 paket programında uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 değeri kabul edildi. Hastaların yaş ve BKI ortalaması sırasıyla; 41.81±16.00, 28.72±5.00 olup %74.8'i kadındır. Preoperatif süreçte hastalarda İPH görülme durumu sırasıyla; %7.2, %34.6, %41.5'tir. İntraoperatif süreçte hastalarda İPH görülme durumu sırasıyla %66, %89.2, %80.4 'tür. Postoperatif süreçte hastalarda İPH görülme durumu sırasıyla; %85.3, %37, %10.8'tir. Preoperatif süreçte hastaların üşüme durumu sırasıyla; % 0.3, %1, %18.3 iken postoperatif süreçte üşüme durumu sırasıyla; %74.5, %40.4, %0.2'dir. Perioperatif süreçte hastaların üşümelerini etkileyen en önemli faktör; hastaların üzerlerinde kıyafetlerinin olmamasıdır. Hastaların yaş ortalaması grupları intraoperatif süreçte vücut sıcaklığı grupları ile karşılaştırıldığında aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p=0.000), (p<0.05) belirlendi. İPH gelişimi ile cerrahi süresi ve anestezi süresi arasında negatif yönde bir korelasyon olduğu belirlendi (sırasıyla; p=0.000, p=0.000). Cerrahi uygulanan hastalarda intraoperatif süreçte İPH yüksek oranda görülmektedir. İntraoperatif süreçte İPH yönetimi etkili bir şekilde yapılmalıdır. İPH gelişimini etkileyen faktörler konusunda önlem alınmalıdır.

AlgıCerrahiCerrahi hemşirelik+4
Sema Serpil Kılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık kalp cerrahisi hastalarında bakım paketi uygulamasının iyileşme sürecine etkisinin incelenmesi

Amaç açık kalp cerrahisi (AKC) olan hastalara kanıta dayalı uygulamalardan oluşan "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi" uygulanmasının hastaların iyileşme kalitesi ve solunum örüntüleri (solunum sayısı, dispne varlığı, oksijen saturasyonu v.b.) üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada bakım paketinin uygulanmasında hemşirelerin uyum durumları da incelenmiştir. Bu araştırma AKC uygulanan kontrol ve çalışma gruplu, yarı deneysel, non-randomize bir çalışmadır. Araştırmada, cerrahi yoğun bakım (CYB) ve kalp damar cerrahi (KDC) kliniğinde görev yapan gönüllü hemşireler, araştırmacı tarafından oluşturulan bakım paketini çalışma grubundaki hastalara uygulamıştır. Bakım paketi; "Hasta ve Yakınlarının Bilgilendirilmesi", "Solunum Yönetimi" ve "Erken Mobilizasyon" uygulamalarını içermektedir. Araştırmaya 69'u kontrol, 34'ü çalışma olmak üzere toplam 103 hasta dahil edilmiştir. Önce kontrol daha sonra da çalışma grubuna ait veriler toplanmıştır. Kontrol grubu hastaları standart bakımı almış, çalışma grubuna ise standart bakımın yanında bakım paketi uygulanmıştır. Veriler "Tanıtıcı Özellikler Veri Formu" "Komplikasyonlara Yönelik Hasta Çıktıları Formu ve "İyileşme Kalitesi-40 Anketi" (Quality Of Recovery-40-QoR-40) kullanılarak elde edilmiştir. Her iki grup, yaş ortalaması ve koroner arter hastalığı tanısı dışında tüm değişkenler açısından benzerdir. Çalışma grubunda öksürük (sırasıyla %55.9 ve %32.4) ve patolojik akciğer sesi (sırasıyla %79.7 ve %82.6) bulgusu kontrol grubuna göre daha düşük oranda idi (p<0.05). Satürasyon değeri çalışma grubunda daha yüksekti (%91.64'e karşı %90.34; p<0.05). Pulmoner komplikasyon oranı çalışma grubunda %5.9; kontrol grubunda %11.6 olup, çalışma grubunun QoR-40 toplam puanı 177.70±10.77; kontrol grubunun 165.28±15.63 olarak belirlendi (p<0.05). Hemşirelerin bakım paketine %70.6 oranında uyum sağladıkları belirlendi. Hemşirelerin çoğunun "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi"nin hasta ve klinik için uygun olduğunu ancak zamanı etkin kullanmayı sağlama konusunda kararsız kaldıkları görüldü. "Kalp Cerrahisi Bakım Paketi"nin solunum komplikasyonlarını azaltabildiği, fakat hemşireler tarafından uygulamayı sürdürülebilme durumunun yüksek düzeyde olmadığı tespit edilmiştir.

Cerrahi-kardiyovaskülerHasta bakımıHemşirelik bakımı+2
Yasemin Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ameliyat öncesi aktif ve pasif ısıtmanın ameliyat sonrası hipotermi, yaşam bulguları ve sıcaklık konforuna etkisi

Araştırma elektif açık abdominal cerrahi (AAC) geçirecek hastalarda ameliyat öncesi aktif ve pasif ısıtmanın ameliyat sonrası hipotermiye, yaşam bulgularına ve sıcaklık konfor algısına etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Temmuz 2020 ile Ocak 2021 tarihleri arasında yürütülen 3 gruplu randomize kontrollü girişimsel araştırmanın örneklemini bu tarihler arasında açık abdominal cerrahi geçiren, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklem kriterlerine uyan, her grupta 30'ar olmak üzere toplam 90 hasta oluşturdu. Hastaların yaşam bulgularının karşılaştırılmasında, ameliyat öncesi vücut ısısı değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi (χ2=56,959; p=0,000). Aktif ısıtma grubu ve pasif ısıtma grubunun ameliyat sonrası 0., 15., 30. dk. vücut ısısı değerleri, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Hastaların ameliyat sonrası sıcaklık konfor algısı puanlarının karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (χ2=39,693; p=0,000). Aktif ısıtma grubu ameliyat sonrası konfor puanları, pasif ve kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Sonuç olarak; Ameliyat sonrası istenmeyen hipotermiyi önlemede ısıtma yöntemleri etkin bulunmuştur. Ön ısıtma uygulanan hastalarda ameliyat sonrası normotermiye ulaşma süresinin daha kısa olduğu, titreme düzeylerinin daha düşük ve sıcaklık konfor algılarının daha yüksek olduğu belirlendi. Anahtar Sözcükler: Perioperatif Süreç, Hipotermi, Sıcaklık Konforu,Titreme Düzeyi, Hemşire

HipotermiKonforPerioperatif dönem+4
Refiye Akpolat
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yansıtıcı battaniyenin istenmeyen perioperatif hipotermi gelişimini azaltmadaki etkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, genel anestezi altında batın ameliyatı planlanan hastalarda pasif yalıtım ürünü olan yansıtıcı battaniye kullanılmasının istenmeyen perioperatif hipotermiyi önlemedeki etkisinin belirlenmesidir. Aynı zamanda yansıtıcı battaniyenin hastaların termal konfor ve titreme düzeyleri üzerine etkisi de değerlendirilmiştir. Araştırma; randomize kontrollü, klinik çalışma tasarımında, Şubat 2022-Ocak 2023 tarihleri arasında, Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Bitlis Devlet Hastanesi'nde yapıldı. Araştırmanın evrenini yetişkin 328 hasta oluşturdu. Araştırma kapsamında bir referans grubu (sıcak hava üflemeli cihaz), bir müdahale grubu (yansıtıcı battaniye) ve bir kontrol grubu (rutin hastane prosedürü) oluşturuldu. Çalışma, her grupta 35'er hasta olacak şekilde toplam 105 hasta ile tamamlandı. Referans ve Müdahale grubunda yer alan hastalara, ameliyattan önce (15 dakika), ameliyat sırasında ve anestezi sonrası bakım ünitesinden kliniğe transfer edilinceye dek ısıtma işlemi uygulandı. Kontrol grubuna ise araştırma kapsamında herhangi bir ısıtma işlemi uygulanmadı. Kliniğe transfer edilen tüm hastalara hastanenin rutin bakım prosedürü uygulandı. Verilerin analizi SPSS for Windows (21.0) programı ile yapılarak sonuçlar %95 güven düzeyinde değerlendirildi. Anestezi sonlandırıldığı sırada kontrol grubunda hipotermi insidansı %71.4, müdahale grubunda %42.9, referans grubunda ise %28.6 olarak belirlendi. Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesine alındıkları sırada kontrol grubunda hipotermi insidansı %74.3, müdahale grubunda %40, referans grubunda ise %22.9 olarak belirlendi. Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesinden kliniğe transfer sırasında kontrol grubunda hipotermi insidansı %37.1 iken, müdahale ve referans grubu hastaların hepsinin normotermiye ulaştığı saptandı. Hastaların ameliyat salonuna girmeden önceki ve anestezi sonrası bakım ünitesindeki termal konfor algı puanları müdahale ve referans gruplarında kontrol grubuna karşı anlamlı derecede daha yüksek olarak bulundu (p<0.05). Hastalar anestezi sonrası bakım ünitesine alındığı sırada kontrol grubunda beş hastada, müdahale grubunda bir hastada hafif titreme görülürken referans grubunda titreme görülmediği belirlendi. Yansıtıcı battaniye kullanımı, hastalarda istenmeyen perioperatif hipotermi ve titreme insidansının azaltılması ve termal konfor algı düzeyinin artırılmasında aktif ısıtma kadar etkili olmuş ve kontrol grubuna karşı üstünlük sağlamıştır. Yansıtıcı battaniye ile pasif ısıtmanın, sıcak hava üflemeli sistemlerle ısıtmanın mümkün olmadığı durumlarda uygun maliyetli bir alternatif olabileceği sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Perioperatif Hipotermi, Yansıtıcı Battaniye, Termal Konfor, Pasif Isıtma, Cerrahi.

BattaniyeCerrahiGenel cerrahi+7
Ali Güzel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Koroner anjiyografi yapılan hastaların kateter çekimi sürecinde, sanal gerçeklik ve akupresur uygulamalarının; ağrı, anksiyete, vital bulgular ve konfor üzerine etkisi

Araştırma, koroner anjiyografi yapılan hastalarda femoral kateter çekilme sürecinde sanal gerçeklik ve akupresur uygulamalarının ağrı, anksiyete, vital bulgular ve konfor düzeyleri üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla randomize kontrollü müdahale çalışması olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinde Mart-Aralık 2021 tarihleri arasında koroner anjiyografi uygulanan hastalar; örneklemini ise örneklem kriterlerine uyan, gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden, 153 (51 sanal gerçeklik, 51 akupresur, 51 kontrol grubu) hasta oluşturmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde 'Görsel Değerlendirme Skalası (VAS-Visuel Analog Scale)', 'Durumluk-Sürekli Anksiyete Envanteri (DSAE)', 'Vital Bulgular İzlem Formu' ve 'Perianestezi Konfor Ölçeği (PKÖ)' kullanılmıştır. Sanal gerçeklik ve akupresur gruplarının kontrol grubuna göre ağrı, anksiyete ve vital bulgular puan ortalamaları daha düşük, konfor puan ortalamaları daha yüksek bulunmuş olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Gruplar içerisinde yapılan karşılaştırmalarda ağrı puan ortalamalarında süreç sırası ve sonrasında; anksiyete puan ortalamalarında süreç sonrasında; vital bulgular puan ortalamalarında süreç sırası ve sonrasında; konfor puan ortalamalarında süreç sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak; koroner anjiyografi yapılan hastalarda femoral kateter çekilme sürecinde kullanılan akupresur ve sanal gerçeklik uygulamalarının ağrı ve anksiyeteyi azalttığı, vital bulguları olumlu etkilediği, konfor düzeyini arttırdığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Koroner Anjiyografi, Sanal Gerçeklik, Akupresur, Ağrı, Anksiyete, Vital Bulgular, Hasta Konforu, Hemşirelik.

AkupresürAnjiyografiAnksiyete+7
Esma Gökçe
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin mobbing yaşama durumlarının hemşirelik bakım kalitesine etkisi

Amaç: Bu araştırmada; cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerde mobbing yaşama durumlarının, hemşirelik bakım kalitesine etkisinin belirlemesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 10 Şubat -30 Kasım 2017 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Cerrahi Kliniklerde çalışan hemşireler (n=102) ve yatan hastalar (n=114) dahil edildi. Araştırma verileri, 'Hemşire Tanıtım Formu', 'Mobbing Algı Ölçeği', 'Bakım Davranışları Ölçeği-24' ve 'Hasta Tanıtım ve Hemşirelik Bakımı Değerlendirme Soru Formu' kullanılarak elde edildi. Verilerin analizinde ise SPSS 15.0 for Windows istatistik analiz programında frekans, yüzde dağılımı, Independent Samples t, Kruskal Wallis, Mann-Whitney ve Pearson Korelasyon analiz testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin %83,3'ü kadın, %16,7'si erkek ve araştırmaya katılan hastaların %51,8'i kadın, %48,2'si erkekti. Araştırmada, erkek hemşirelerin, meslekte çalışma yılı fazla olan hemşirelerin ve kendi verdiği hemşirelik bakımını yetersiz bulan hemşirelerin mobbing algısının daha yüksek olduğu saptandı. Hemşirelerin Kendini Gösterme ve İletişim Olanaklarının Kısıtlanması alanındaki mobbing algısı arttıkça Güvence ve Saygılı olma bakım davranışlarının, Sosyal İtibara Saldırı alanında mobbing algısı arttıkça Güvence, Saygılı olma ve Bağlılık alanına ilişkin bakım davranışlarının negatif etkilendiği bulundu. Verilen hemşirelik bakımı hastalar ve hemşireler tarafından değerlendirildiğinde ise hastaların bakımı daha yeterli algıladığı belirlendi. Sonuç: Cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin mobbing algısı yüksek olanlarda bazı bakım davranışlarının negatif etkilendiği belirlenmiş olup, hastaların verilen hemşirelik bakımını hemşirelere göre daha yeterli bulduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Bakım, Mobbing

CerrahiHemşirelerHemşirelik+5
Betül Pala
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Perineoplasti ve vulvaplastinin kadın cinsel işlevine etkilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, perineoplasti ve vulvaplastinin kadın cinsel işlevine etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla; tanımlayıcı kesitsel araştırma ilk ölçüm son ölçüm olarak yapıldı. Çalışma, Gaziantep Özel Medical Park Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde, Haziran 2019–Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırma öncesi gerekli izinler alındı. Hasta sayısını belirlemek için power analizi yapılmış ve çalışmaya 40 kişi dahil edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında, ''Tanıtıcı Bilgi Formu ve Kadın Cinsel İşlev Ölçeği'' kullanıldı. Verilerin analizi SPSS 24 paket programında yapılmıştır. Geçerlik ve güvenirliğin test edilmesi amacı ile Cronbach alfa değerleri hesaplanmış, ameliyat sonrası toplam ölçek değerinin (78.48 ± 11.19) olduğu ve iç tutarlılık katsayısı Cronbach alfa değerinin 0.96 olduğu saptanmıştır. Sonuçlar, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Perineoplasti ve vulvaplasti ameliyatından sonra Hastalarda cinsel istek, uyarılma, lubrikasyon, orgazm ve doyum alanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme olduğu tespit edilmiştir (p <0.005). Anahtar Kelimeler: Perineoplasti, Vulvaplasti, Genital Kozmetik Cerrahi, Hemşirelik.

CerrahiCerrahi-plastikGenital hastalıklar-kadın+3
Sevgi Yıldız
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bariatrik cerrahi uygulanan bireylerin ameliyat sonrası yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi

ÖZETAydın E., Bariatrik Cerrahi Uygulanan Bireylerin Ameliyat Sonrası Yaşadıkları Güçlüklerin Belirlenmesi, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2012.Araştırma, Bariatrik cerrahi geçiren hastaların ameliyat sonrası yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma 1.3.2011 ve 30.08.2011 tarihleri arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde; Bariatrik cerrahi geçiren 32 hasta üzerinde uygulanmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından literatürden yararlanılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan soru formu hastalara ameliyat olmadan önce, ameliyattan sonraki 2. ve 4. haftalarda uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik metotları (sayı, yüzde ortalama, standart sapma) ve Mc Nemar testi kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, 2. haftanın sonunda hastaların % 78.'inin yara yerinde ağrı, % 62.5'inin bulantı, % 53.1'inin kabızlık, % 40.6'sının gece sık uyanma, % 46.9'unun ağrı nedeniyle yürümede zorlanma, % 59.4'ünün tek başına banyo yapamama ve % 34.3'ünün işe başlamada gecikme ile ilgili güçlükler yaşadıkları saptanmıştır. Hastaların çoğunun 4. haftanın sonunda yaşadıkları bu güçlüklerin azaldığı ya da çözümlediği belirlenmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, hastaların ameliyat sonrası 1 aylık dönemde ilk 2 haftasında yoğun güçlüklerle karşılaştıkları ve bu güçlüklerin giderek azaldığı belirlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda ameliyat sonrası hastalara ve yakınlarına planlı bir hasta eğitimi ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bariatrik Cerrahi, Güçlük, Hemşirelik Bakımı

CerrahiCerrahi-sindirim sistemiHasta bakımı+5
Emine Aydın
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ameliyathane hemşireliği alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, Türkiye'de ameliyathane hemşireliği alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Araştırma kapsamına YÖK ulusal tez merkezi veri tabanı kullanılarak 1997-2012 yılları arasında ameliyathane hemşireliği alanında yapılan 29 yüksek lisans tezi alındı. Tezler, anahtar kelimeler girilerek, "Ayrıntılı Tarama" sayfası ve "Gelişmiş Arama" seçeneği yardımıyla tarandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 17.0 kullanıldı. Verilerin sunumunda tanımlayıcı istatistik ve Ki-kare testi kullanıldı. Tezlerin büyük bir kısmının; 2010-2012 yılları arasında (%65,8), Marmara Üniversitesi'de (%38) ve Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği AD'da yapıldığı (% 65,5), danışman ünvanının profesör (%48,3) ve mesleğinin hemşire (%86,3), tezin uygulanma süresinin 1-9 ay olduğu (ort:3,78) belirlendi. İçerik ve yöntem açısından değerlendirilen tezlerin tamamının nicel araştırma (%100) ve tanımlayıcı tipte olduğu (%86,2), istatistik yöntemin parametrik olmayan testler olduğu (%48,3) ve anket formu kullanıldığı (%75,9) saptandı. Yaptığımız çalışmada; çalışmayı yürüten danışmanın ünvan durumu ile yapılan tezlerin araştırma tipi, veri toplama aracı, istatistiksel analiz yöntemi ve çalışmanın yapıldığı merkez sayısı arasındaki ilişki düzeyi incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Araştırma, YÖK'ün ulusal tez merkezi veri tabanı kullanılarak elde edilmesinden dolayı tam metin ulaşılabilen tezlerle sınırlıdır. Çalışmanın doktora tezlerini de kapsayan daha büyük örneklem gruplarında yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Cerrahi, cerrahi ve ameliyathane hemşiresi, cerrahi el yıkama, dezenfeksiyon, sterilizasyon.

DezenfeksiyonEl yıkamaHemşirelik+7
Yasemin Şabablı Okan
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cerrahi hastalıkları hemşireliği anabilim dalında yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi

Hemşirelikte araştırma kullanımı karmaşık, zor ve çok çaba gerektiren bir süreç olmasına karşın, hem hemşireliğin profesyönelleşmesi için bir fırsat hemde toplumun sağlığının iyileştirilmesi için vazgeçilmezdir. Bu çalışma Türkiye'de Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı'na ait yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik ve yöntem açısından incelenmesi amacıyla planlandı. Bu çalışmada tanımlayıcı araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, Türkiye'de Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalın'da 1985-2012 yılları arasında yapılan tam metnine ve özetine ulaşılan yüksek lisans ve doktora tezleri oluşturdu. Örnekleme ise aynı tarihlerde yapılan, tam metin ulaşılabilen tezler dahil edildi. Çalışmada veriler Yükseköğrenim Kurumun (YÖK)'un ulusal tez merkezi (www.yok2.tez.gov.tr) veri tabanı kullanılarak elde edildi. Kodlama sürecinde tezler yapıldıkları üniversite, yıl, tez danışmanı ünvanı ve mesleği, araştırma süresi, araştırma tipi, modeli ve yöntemi, araştırma evreni, örneklem seçim ve yöntemi, veri toplama araçları ve verilerin istatiksel analiz yöntemleri ve bağımlı değişkenlere göre kategorize edildi. Çalışmada incelenen toplam 268 tezin; %81'ini (n=217) yüksek lisans tezleri, %19'unu (n=51) doktora tezleri oluşturmaktadır. Tezler, yıllara göre sınıflandırıldıklarında, tezlerin 179'unun (%66.8) 2007–2012 döneminde yapıldığı, tezlerde en fazla niceliksel araştırma modelinin (%94,8) kullanıldığı görülmektedir. Tezlerin yapıldığı enstitülere bakıldığında; doktora tezlerinin en fazla Ege Üniversitesinde yapıldığı %37 (n=19), yüksek lisans tezlerinin ise, en fazla Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesinde yapıldığı %30'u (n=65) yapıldığı görülmektedir. Türkiye'de yapılan lisansüstü tezlerin büyük çoğunluğunda niceliksel araştırma modelinin kullanıldığı, tezlerde en fazla hemşirelik öğretim üyelerinin danışmanlık vermesine rağmen en fazla tıp fakültesinden destek alındığı görülmektedir. Araştırma, YÖK'ün ulusal tez merkezi veri tabanı kullanılarak elde edilmesinden dolayı tam metin ulaşılabilen tezlerle sınırlıdır. Türkiye'de lisansüstü eğitim veren üniversitelerin ilgili enstitülerinden, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalında yapılan tüm tezler temin edilerek sınıflamaya tabii tutulabilir. Bu türdeki eğilim araştırmaları daha da zenginleştirilerek, kapsamı daha geniş olan meta analizlerine zemin hazırlanabilir.

Doktora tezleriPerioperatif hemşirelikYüksek lisans
İbrahim Çiftçi
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2014
00

Related subjects