Presidential government system

72 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Moğolistan ve Türkiye cumhurbaşkanlarının parlamentoyla ilişkilerindeki konumunun karşılaştırılması

Bugün demokratik bir devletin temel özelliği, devlet gücünün ademi merkezileşmesi ve insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ilkesidir. Bu yüzden devlet gücünün doğru dağılımı, üst düzey devlet kurumları birbirileri gözden geçirmek, koruyarak dengeyi sağlayan sorunu ayrıntılı yasal düzenlemeye tabi olmalıdır. Herhangi bir ülkenin anayasasında, devlet gücünün dağılımı hakkında temel yasal düzenlemeleri dahildir. Bu, en yüksek devlet organlarının yapısını içerir, aralarında uygun bir yetki, eylem ve sorumluluk ilişkisi kurdu. faaliyetlerinin ve organizasyonunun yasal dayanağını tanımlayan bir belgedir. Benzer şekilde Türkiye Cumhuriyeti ve Moğolistan'ın da kendi anayasaya yansımıştır. Bu yansımanın altında, Anayasaların görevlerini her zaman yerine getirdikleri söylenebilir. Türkiye Cumhuriyeti ve Moğolistan demokratik rejime sahip cumhuriyetlerdir. 1989 yılında anayasasının kabul edilmesinden bu yana, Türkiye Cumhuriyeti güç ve yetki dağılımında bir dizi spesifik değişiklik yapmıştır. 1992'de Anayasa'nın kabulünden bu yana değişiklikleri yapmış. Bu iki ülkenin yıllar içindeki uygulamalarına dayanarak en yüksek devlet kuruluşlarının faaliyetlerinin ilişki, Olumsuz ve olumlu tutumların ve belirli faktörlerin en yüksek devlet organlarının faaliyetlerinin tutarlılığı ve karşılıklı bağımlılığı üzerindeki etkisinin anayasa hukuku çerçevesinde incelenip değerlendirilebileceği görülmektedir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıKuvvetler ayrılığı+4
Altankhorol Byambatseren
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve Türkiye'de seçim ittifakları

16 Nisan 2017 tarihinde halkoyuna sunularak kabul edilen anayasa değişikliği ile Türkiye'de uygulanan hükûmet sisteminde değişiklik yapılarak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir. İttifak düzenlemesiyle getirilen yeniliklerden partilerin seçimlere ittifak yaparak girmelerine imkân sağlanması olumlu bir gelişmedir. İttifak yapan siyasi partilerin ülke geneli seçim barajı için ittifakın toplam oyları ile hesaplanması da aynı şekilde olumlu bir gelişme olup, yüksek seçim barajı engelinin siyasi partilerin elbirliği ile aşmaları bağlamında temsilde adalet ilkesine de aykırılık taşımamaktadır. Yeni hükümet sisteminin hayata geçmesiyle sonuçlanan; bu sürecin dünyada yaşanan yürütme erkinin giderek yasama erkinden bağımsızlaştırılması eğilimine de uygun olarak işlediği düşünülmektedir. Sistemin başarılı olup olmayacağını zaman gösterecektir. Bu konunun anlaşılabilmesi için yeni hükümet sisteminde siyasal partilerin nasıl şekil alacağı ve parti sistemi yapısının nasıl etkileneceği önem kazanmaktadır. Nitekim Türkiye'nin geçmişinde yer alan siyasal sistem sorunları hükümet sistemi ile ilişkili olduğu gibi, parti sistemiyle de ilişkilidir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıSeçim faaliyetleri+5
Mehmet Ali Bilgili
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de basın organizasyonu bağlamında İletişim Başkanlığı örneği

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yönetim sisteminin değişip Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle birlikte ülkemizde uzun yıllar çalışma yürüten Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Kurumu bu değişim süreci içinde İletişim Başkanlığı ismi ile çalışma yürütmeye başlamıştır. 1984 yılında Başbakanlığa bağlanan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü uzun yıllar Başbakanlık çatısı altında basın organizasyonunda, dış basının takibinde önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Kanun Hükmünde Kararname ile gelen sistem değişikliğiyle birlikte 2018 yılının Temmuz ayında Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü isim değiştirilip İletişim Başkanlığı adıyla görev, yetki ve sorumluluklarında bazı değişiklikler yapılarak Cumhurbaşkanlığı makamının çatısı altında göreve başlanmıştır. Bu tez çalışmasında İletişim Başkanlığının yurt içinde yerel ve ulusal gazetecilerin basını denetleyen devlet kurumunun gazetecilik mesleği üzerinde etkisi ve konumunun önemi hakkında bilgi verilecektir. Bu çalışma Normatif Kuram içinde yer alan Liberal Kurama dayandırılarak açıklanacaktır. Liberal kuramın basın özgürlüğü bağlanımdaki temel bakış açısı açıklanıp bu düşüncenin İletişim Başkanlığı içindeki durumu belirtilecektir. Araştırma kapsamında beş ulusal beş de yerel gazete müdürüyle irtibata geçilmiş, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak bu müdürlere İletişim Başkanlığı hakkında beşer soru sorulmuştur. Çalışmamıza verilen cevaplar doğrultusunda İletişim Başkanlığı kurumunun görev ve sorumlulukları hakkında yerel ve ulusal gazete yöneticilerinin yeterli bilgiye sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. İletişim Başkanlığının tek çatı altında faaliyet yürütmesinin daha faydalı olacağı, resmi ilan yetkilendirmesi bağlamında yerel gazete yöneticilerinin resmi ilanlara büyük önem verdiği, kendilerini muhalif olarak nitelendiren gazete yöneticilerinin bu sistemde birtakım sorunlar yaşadığı araştırmada görüşme yapılan müdürler tarafından belirtilmiştir. İletişim Başkanlığı gibi bir kurumun gazete ve devlet yöneticileri arasında köprü vazifesi görmesi gerektiği, ilgili kurumlara her daim eşit mesafede ve adil olması gerektiği yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuçlar arasındadır.

BasınBasın Yayın ve Enformasyon Genel MüdürlüğüBasın sektörü+4
Özgür Can Yolcu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni hükümet sistemi tartışmaları çerçevesinde cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin incelenmesi

Türkiye'de yaşanan gelişmelere bakıldığında, parlamenter yönetim sisteminin zaman zaman tıkandığı dönemler olmuştur. Bu duruma yol açan en önemli etkenler olarak siyasi krizlere neden olan koalisyonlar ve hükümetlerin güvenoyu alamamaları gösterilebilir. Bu tıkanıklar ekonomik, siyasi ve toplumsal açılardan olumsuzluklar yaratmaktadır. İşte bu durumların tekrarlanmaması için yıllardır Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş, Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi önemli devlet ve siyaset adamlarının gündeme getirdiği, ancak başarılı olamadığı parlamenter yönetim sistemi, 2017 yılında yapılan referandumla değiştirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan yeni yönetim sistemi, dünyada yaygın şekilde uygulanan Amerika başkanlık sistemi ve Fransız yarı-başkanlık sistemlerine benzemekle birlikte, birbirlerinden ayrılan noktalar da bulunmaktadır. Bu farklılıklar, başkanlık modelini Türkiye'ye özgü hale getirmektedir. Bu farklılığın ortaya çıkmasında, Türkiye'nin sahip olduğu yapısal özelliklerin, hâkim olan siyasi, sosyal, kültürel faktörler ile tarihsel birikimlerin etkili olduğu söylenebilir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıHükümet sistemi+2
Gökay Akgün
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Amerika Birleşik Devletleri başkanlık sisteminin siyasi temsil açısından karşılaştırmalı analizi

Günümüz dünyasında demokratik siyasal sistemler; genel olarak parlamenter sistem, başkanlık sistemi ve parlamenter sistem ile başkanlık sisteminin bir muhteliti olan yarı başkanlık sistemi olmak üzere üç ana biçim altında işlemektedir. Bu sistemler arasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), başkanlık sisteminin tipik işleyişini temsil etmektedir. Amerikan siyasi sisteminin ana kaynağı ise 1787 Anayasasıdır ki bu Anayasa İki yüz yılı aşkın bir süredir yürürlüktedir. Hükümet sistemlerine ilişkin tartışmaların Türkiye'deki varlığı ise esasen 1876 Anayasası ile başlamış ve 2017 yılında kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle söz konusu tartışmalar başka bir biçim kazanmıştır. Bu tezin konusu siyasal sistemler içerisinde önem arz eden ABD Başkanlık sistemi ile Türkiye'de uygulama alanı bulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin siyasi temsil açısından sahip olduğu unsurlardır. Bu çalışma, bilimsel araştırmalar sonucu açığa çıkan hükümet modellerini sistematik açıdan ele almaktadır. Bu çerçevede ABD ve Türkiye'nin hükümet modelleri, halkın sistem içerisinde nasıl temsil edildiği tartışması çerçevesinde detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve ABD Başkanlık sistemi kıyaslamaya tabi tutulurken yasama ve yürütme organlarının ilişki düzeni, bu ülkelerin devlet yapıları, siyasi parti sistemleri ve seçim sistemleri odağa alınarak bir analiz yapılmıştır.

Amerika Birleşik DevletleriBaşkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+5
Ferit Ayas
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bütçe hakkının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

İngiltere'de 1215 yılında Magna Carta ile ortaya çıkan bütçe hakkı; "kamu gelir ve giderlerinin miktarı ve türünün belirlenmesi ve onaylanması" olarak tanımlanmaktadır. Bütçe hakkının süjesi olan halk bu hakkın kullanım yetkisini domgrafik koşullar nedeniyle kendi seçtiği temsilcilere devretmiştir. Bu bakımdan parlamentolar bütçe hakkına değil, bütçe yetkisine sahiptir. Yasama organının yürütme organı karşısındaki konumuna bağlı olarak etkinlik düzeyi değişen bu yetki, hükümet sistemleri açısından farklılık göstermektedir. 2017 Anayasa değişikliği ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesi dolayısıyla bütçe hakkı etkinliği Türkiye açısından da değişim göstermiştir. Çalışmanın birinci bölümünde bütçe ve bütçe hakkı kavramı ve bütçe hakkının tarihsel gelişimi incelenmiştir. Bütçenin hukuki niteliği ve bütçe hakkının unsurlarından hareketle bütçe hakkının etkinliğini artıran faktörlere ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Etkinlik kavramı çalışmada iktisadi açıdan kullanılmamaktadır. İkinci bölümde farklı hükümet sistemlerinden seçilen örnek ülkelerin bütçe hakkı etkinlikleri karşılaştırmalı olarak incelenerek söz konusu ülkelerin bütçe hakkı etkinliği artıran hususlar karşılaştırmalı olarak tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde ise değişen hükümet sistemi ile birlikte değişim gösteren bütçe süreci ve bütçe sürecine etki eden yeni süjeler itibariyle etkilenen bütçe hakkı etkinliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Farklı hükümet sistemlerine sahip ülkelerdeki bütçe hakkı etkinliği ile karşılaştırmalı olarak yeni hükümet sisteminde bütçe hakkı etkinliğini sağlamaya yönelik çözüm önerileri ortaya konulmuştur.

BütçeBütçe hakkıCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+3
Oğuzhan Tokgöz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Concentration of executive power and government responsiveness: examining pledge-policy congruence under the Justice and Development Party (AKP) rule

The main purpose of this thesis is to shed light upon the effect of institutional change on the responsiveness of an elected government to its electoral mandate. Examining pledge-policy congruence across policy domains, it is intended to elucidate how agenda congruence between proposed electoral pledges and subsequent government actions varies under different institutional arrangements. In order to do so, this thesis focuses on periods of the governing Justice and Development Party (Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP) covering approximately six legislative tenures over more than twenty years. Using a novel data set, it is found that excessive dominance of the executive power in the hands of a popularly elected president decreases government incentive to respond to its electoral mandates between elections.

Adalet ve Kalkınma PartyPresidential government systemPublic agenda+6
Emre Taşkıran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri: Türkiye ve Fransa mukayesesi

Türkiye'de siyasi yapıyı büyük ölçüde dönüştüren 2017 Anayasa değişiklikleri, pek çok alanda farklı yönleri itibariyle çalışılmaktadır. Bunun başlıca sebebi olarak, asli kuruculuğa ilişkin yeni ve kapsamlı tercihler barındıran bu reformun, aynı zamanda çözülmeyi bekleyen çeşitli belirsizlikleri de bünyesinde taşıyor olması gösterilebilir. Bu bağlamda akla gelen ilk kavramlardan biri de kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı kararnameleridir. Nitekim yürütme organına Anayasanın tanıdığı asli düzenleme yetkisini anlatan bu normlar bakımından, gerek hukuki yapısı, mahiyeti ve özellikleri gerekse yargısal denetimi cihetiyle önemli soru işaretleri belirmiş ve bu durum, hem doktrin hem de uygulama zemininde duraksamalara yol açmış hâldedir. Dolayısıyla, sistemin işleyişi açısından hayati değeri haiz olan bu araçların, tanımlanıp anlamlandırılması ve tabi oldukları hukuki rejimin açıklığa kavuşturulması zorunluluk arz etmektedir. Literatürde giderek bu ihtiyacı karşılamaya dönük yeni çalışmalar ortaya çıkmakta ve bu yolda bilimsel tartışmalar yürütülmektedir. Bahse konu araştırmalara göz atıldığında, genellikle ya sırf Türkiye'de kabul edilen sistemin teşrih edilmeye çalışıldığı veya bir başkanlık sistemi olması itibariyle çoğunlukla ABD'de uygulanan başkanlık kararnameleriyle bir karşılaştırmaya girişildiği görülmektedir. Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin hukuki rejimine ilişkin belirsizliklerin açıklığa kavuşturulmasında, karşılaştırmalı hukuk verilerinin yararlı olacağına katılmamak mümkün değildir. Zira ABD'de başkanlık sisteminin uygulanması esnasında tebarüz eden ve belirgin bir istikrar kazanan kararnameler rejiminin bütün yönleriyle ele alınmasının, böyle bir araştırmadan ilk beklenen veriler arasında yer alacağı kuşkusuzdur. Ne ki bunun yanı sıra, yürütme kararnamelerinin başkanlık rejimleri dışındaki örneklerini araştırmanın da büyük imkânlar sağlayacağı aşikârdır. Bu örnekler içinde en dikkat çekeni ise, Fransa'da V. Cumhuriyet rejimiyle birlikte yerleşen tecrübedir. Gerçekten Fransız sisteminde gerek anayasal hükümler, gerek yargı içtihatları, gerekse akademik çalışmalar yönüyle, onlarca yıla yayılmış mühim bir birikim bulunmakta ve sistemin içerdiği belli başlı çözümler, bizim henüz tartışmaya başladığımız soruların cevaplandırılmasına katkı sağlamaya namzet görünmektedir. Bu yönüyle, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin diğer örneklerden başka Fransız sistemiyle de mukayesesinin literatüre soluk getireceği söylenebilir. Bu çalışmada, Fransız sisteminde yürütmenin düzenleyici işlemlerini araştırdıktan ve tespit ettikten sonra, bu incelemeden elde edilen mukayeseli verilerin yeni Türk sisteminde karşı karşıya kalınan problemlere uygulanmasının mümkün olup olmadığı ve hâlen mevcut olan belirsizliklere bir çözüm getirip getirmeyeceği sorgulanmaktadır. Bu kapsamda özellikle düzenleme yetkisinin ülkemizdeki gelişim süreci ile Fransa'da kararnamelerin izlediği tarihi seyir arasında benzerlikler keşfedilmiştir. Bunun gibi yeni sistemde ortaya çıkan bazı önemli soruların cevaplandırılması yolunda, Fransız sisteminin incelenmesiyle erişilen bulguların yol gösterici olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıFransa+3
Abdülsamet Güller
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

2017 Anayasa değişiklikleri bağlamında yürütmenin denetlenmesi

2017 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri, Türkiye'de yürütmenin güçlendirilmesi eğiliminin son noktasını teşkil etmektedir. Türkiye'nin anayasal sisteminde köklü değişiklikler yapılmış, uzun yıllardır uygulanan parlamenter sistemden kuvvetlerin sert ayrılığına dayanan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir. Getirilen sistem Amerika'da ve diğer ülkelerde uygulanan başkanlık sistemlerinden farklılık arz etmektedir. Güçlü yürütme ve siyasi istikrar arayışının bir sonucu olan bu sistemde, yeni bir yürütme algoritması meydana getirilmiş, düalist yürütme yapısından monist yürütme yapısına geçiş sağlanmıştır. 2017 Anayasa değişiklikleri neticesinde yürütmenin sorumluluğu ve bu sorumluluğu denetleyen mekanizmalar değişikliğe uğramıştır. Hesap verebilir, şeffaf ve sorumlu bir yürütme gücünün oluşturulması bakımından bu denetim mekanizmalarının nasıl uygulanacağı önem arz etmektedir. Denetim mekanizmalarının etkinliği hem kuvvetler ayrılığı ilkesi hem de demokrasi bakımından gereklilik taşımaktadır. Yürütmenin sorumluluğu esası üzerine inşa edilen yeni hükümet sisteminde yürütmenin yetkilerinin genişletilmesine paralel olarak sorumluluk alanı da genişlemektedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde denge-denetim araçlarının yeniden şekillendirildiği ve yürütmenin yasama ve yargı tarafından denetimi hususunda önemli farklılıkların olduğu görülmektedir. Meclisin, yürütmeyi denetleme araçlarındaki değişim diğer başkanlık sistemlerine kıyasla çeşitlilik arz etmektedir. Yeni sistemle beraber yürütmenin yargı tarafından denetlenmesi konusuna da ağırlık verilmekte ve yargısal denetimin kapsamı genişletilmektedir. Bu çalışma, 2017 Anayasa değişikliği sonrasında oluşturulan yeni yürütme yapısının denetimini irdelemektedir. 2017 Anayasa değişikliğinin yürütmenin denetlenmesinde neleri değiştirdiği ve bu denetimin nasıl yapıldığı sorusuyla yola çıkılmıştır. Çalışmada öncelikle Türkiye'deki yürütmenin değişimi ortaya konulduktan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki yürütmenin işleyişi ele alınmaktadır. Bu noktada ayrıca yasama ve yürütme organları arasındaki denge denetim üzerinde de durulmaktadır. Yapılan anayasa değişikliği sonrasında yürütmenin yasama ve yargı tarafından hangi vasıtalarla denetlenebildiği araştırılmıştır. Bu noktada cevaplandırılması gereken sorulardan birisi Cumhurbaşkanın hangi işlem ve eylemlerinin yasama ve yargı denetimi dışında bırakılabileceğidir. Bu alandaki mevcut anayasal düzenlemelerin bir takım eksiklikler taşıdığı düşünülebilir. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yürütmenin işlemlerini denetlemesi neticesinde vereceği kararların hukuk devleti ilkesi, hesap verebilir ve şeffaf yönetim anlayışının gelişmesi açısından yol gösterici olabilecektir.

AnayasaAnayasa değişiklikleriCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+6
Merve Ünal Açıkgöz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir siyasal iletişim aracı olarak sosyal medya kullanımı: 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri Twitter örneği

Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, toplumsal hayatın her alanında birtakım değişikliklere yol açmıştır. Bu alanlar arasında yer alan siyaset olgusu da öne çıkan konular arasında yerini almış bulunmaktadır. İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte siyaset yapma biçimlerinde ve siyasal kampanya faaliyetlerinin yürütülmesinde de önemli değişiklikler medyana gelmektedir. Özellikle Web 2.0 ile birlikte gelişmeye başlayan sosyal medya araçlarının getirdiği yenilikler, siyasal aktörler tarafından siyasal kampanya dönemlerinde yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Gün geçtikçe toplumsal hayattaki yerini sağlamlaştıran sosyal medya araçları, kullanıcılarına hem kendi içeriklerini üretebilecekleri hem de zaman ve mekân kısıtlaması olmadan iletişime geçebilecekleri bir ortam sunmaktadır. Bu durum siyasal aktörlerin ilgisini çekmekte siyasal aktörler de bu araçları, siyasal kampanya sürecinde aktif bir biçimde kullanmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada, Türkiye'deki siyasal aktörler tarafından yoğun bir şekilde kullanılan bir ortam olan Twitter, bir siyasal iletişim aracı olarak ele alınmıştır. Siyasal iletişimde sosyal medya kullanımını Twitter üzerinden değerlendiren bu çalışmada, 24 Haziran 2018'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimine katılan 6 adayın, Twitter'dan ne şekilde yararlandıkları ve yararlanma düzeyleri içerik analizine tabi tutularak değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, Cumhurbaşkanlığı seçimine katılan siyasal aktörlerin Twitter'ı genellikle bilgi paylaşımı ve aday propagandası yapmak amacıyla kullandığı ve söz konusu aktörlerin sosyal medyayı kampanya süreci boyunca geleneksel medya organlarının bir uzantısı olarak değerlendirdiği tespit edilmiştir. Siyasal aktörler, Twitter'ın sunduğu çift yönlü iletişim fırsatını yeterince değerlendirememiş, seçmenlerle karşılıklı etkileşimde bulunmak yerine tek yönlü bilgi paylaşımını ve monolog iletişim tarzını sürdürmüş ve seçmeni kampanya sürecine dâhil etmemiştir. Anahtar Kelimeler: Siyasal İletişim, Yeni Medya, Sosyal Medya, Twitter.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıSeçimler+5
Süleyman Aldemir
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bürokrasi-siyaset ilişkilerinin parlamenter ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemleri üzerinden değerlendirilmesi (2002-2022)

Kamu yönetimi alanında en önemli ve temel tartışmalardan birini siyaset ve bürokrasi gibi devletin idari olarak işletilmesinde görevli kurumlar arasındaki ilişkilerin ne şekilde olduğu oluşturmaktadır. İlişkilerin boyutu hükümet sistemleri, yönetim biçimleri gibi birçok faktöre göre farklılık arz etse de genel olarak bürokrat ve siyasetçilerin birbirlerine üstünlük kurma ya da idari gücü daha fazla kendi elinde tutmaya dayanmaktadır. Bu iki önemli kurumun görev alanları anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi mevzuatlar çerçevesinde belirlenmiş olsa da işlerlik noktasında keskin sınırlar çizilememektedir. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat dönemine kadar padişah, devletin yönetiminde mutlak iradeye sahip olarak yürütme, yasa koyma ve yargısal görevleri kendisine sadakatle bağlı "kul statüsü" anlayışına dayalı bürokratların yardımıyla üstlenmekteydi. Tanzimat'a kadar padişaha mutlak bağlılık arz eden bürokrasi, devlet idaresinde padişahın yanında ikinci bir güç olarak ortaya çıkamamıştır. Tanzimat Fermanı ile başlayan modernleşme ve sonrasında yürürlüğe giren Meşrutiyet Dönemleri bürokrasiyi ve bürokratları devlet yönetiminde önemli bir konuma getirmiştir. Bu durumun ortaya çıkışında hükümetlerin görev alanlarının artması, bilgi ve uzmanlığın ön plana çıkması, modern devlet yapılarının ortaya çıkışı ve "tekil irade" anlayışına dayalı yönetimlerin yerini demokrasiyle idare edilen yönetimlerin alması gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti birçok alanda olduğu gibi bürokratik anlayışı da Osmanlıdan devralmış ve kamu yönetimine dair birtakım geleneksel uygulamaları devam ettirmiştir. Kuruluş yıllarında tek parti yönetimi ve anlayışıyla birlikte bürokrasinin etkinliği fazlayken, Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle bürokratik etkinlik giderek azalmış ve siyasi iradeye bağlı hareket etmeye başlamıştır. Siyasal iradeyi tek partinin elinde tuttuğu dönemlerde bürokrasinin etkinliği azalırken koalisyonlar döneminde ise bürokratik etkinlik artmıştır. 2002 yılında tek başına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi, her zaman bürokrasinin idareyi yönlendiren bir unsur olmaktan ziyade iktidarın verdiği görevleri uygulayan ve kamuya hizmet eden bir araç olması için uğraşmıştır. 2002-2018 yılları arasında parlamenter hükümet sistemi döneminde siyasal iradede tek söz sahibi olan Adalet ve Kalkınma Partisi, bürokrasiyi tam anlamda kendine bağlı kılamasa da 2018 yılında yürürlüğe giren cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi modeliyle cumhurbaşkanının tüm üst düzey yöneticileri atama, görevden alma gibi görev alanlarında tam yetkili kılınması sonrasında bürokrasi siyasal iradeye bağlı bir unsur haline getirilmiştir. Bu çalışma Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Parlamenter ve cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dönemlerinde bürokrasinin ve bürokratik vesayetin siyasi irade eliyle nasıl ve ne şekilde dönüşüme uğradığı, siyasetin bürokrasiyi idari anlamda rakip olan bir konumdan kendisine bağlı hareket eden bir konuma nasıl getirdiğini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Siyaset, İktidar, Türkiye'de Yönetim.

Adalet ve Kalkınma PartisiBürokrasiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+5
Recep Kaya
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı ofisleri

Cumhurbaşkanlığı ofisleri, yeni hükümet sistemi kapsamında yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmekte olup yapısal özellikleri ve görev tanımı itibarıyla klasik idare hukuku ilkeleri çerçevesinde tanımlanıp sınıflandırılması çok kolay olmayan bir nitelik taşımaktadır. Ofislerin sahip olduğu kamu tüzel kişiliği, idari ve mali özerklik, personel rejimi gibi unsurların, ofislere Cumhurbaşkanlığı teşkilatı içinde verilen görevlerin hızlı ve etkili şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla getirildiği görülmektedir. Dolayısıyla ofislerin görevlerinin kapsamı ve niteliği ile bahse konu mekanizmalar birlikte değerlendirildiğinde, ofislerin Cumhurbaşkanlığı teşkilatı içinde yer alması gerekmektedir. Bu kapsamda ofisler üzerindeki denetimin yoğun olması da anlaşılabilir bir durumdur. Bu nedenle ofislerin, merkezi teşkilata hiyerarşi benzeri bir denetim ilişkisi üzerinden bağlanmasının ve bu durumun yeni bir denetim yöntemi yahut vesayet denetiminin yeni bir uygulaması olarak kabul edilmesinin hukuki açıdan mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiCumhurbaşkanlığı Finans OfisiCumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi+5
Abdullah Çetin
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bağlamında kamu personel rejiminin dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi

Kamu personel rejimi siyaset, idare ve toplumsal unsurların bir yansıması olarak görülmektedir. Kamu personel rejiminin belirlenmesinde birçok farklı yapısal ve işlevsel unsurdan bahsetmek mümkündür. Kamu personel rejimi de ülkeden ülkeye farklılık göstermekte olup yönetim sistemlerinin etkilerini içinde barındırmaktadır. Oluşturulan kamu personel yapısı ve işleviyle birlikte insan kaynağının doğru ve etkin şekilde kullanılması kamu yönetimi ve hizmetlerinin sunumunu da değiştirmektedir. Kamu personel rejiminin amacı da buradan hareketle kamu personelinin yapısal ve işlevsel olarak sorunlu alanlarına çözümler üretmektir. Bu çalışma, kamu personel rejiminin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle nasıl bir dönüşüm yaşadığını yapısal ve işlevsel bağlamda ele almaktadır. Öncelikle kamu personel rejimi hakkında tanım, tarihsel ve kuramsal süreç, neoliberal politikaların Türk kamu personel rejimine etkisi ile Türk kamu personel rejiminin temel özellikleri ve sorunlu alanları verilmiş, ardından yeni hükümet sisteminin kamu personel rejiminde yapısal ve işlevsel dönüşümleri açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak CBİKO (Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi) literatür çerçevesinde analiz edilerek kamu personel rejimine etkisi sunulmuştur. Çalışmada kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve bu alanda yeterli çalışmalar olmaması nedeniyle elde edilen verilerin literatüre katkı sunması hedeflenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları OfisiKamu personel sistemleri+1
Furkan Saitoğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hükümet sistemlerinin yönetsel başarı açısından incelenmesi: Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden beklentiler

Hükümet sistemlerinin yönetsel başarılarını, sadece hükümetin şekline bakarak belirlemek isabetli değildir. Çünkü yönetsel başarıda birçok faktör rol oynamaktadır. Bunun için hükümet sistemlerinin yönetsel başarılarında, hükümet sisteminin şekliyle birlikte; uygulandığı ülkenin sosyal, kültürel, siyasal ve jeopolitik yapısı da dikkate alınmalıdır. Öyle ise hükümet sistemlerinin şekli konusunda ısrarcı davranmak yerine; ülkenin yönetimini kolaylaştıracak, halkın refahını ve huzurunu temin edecek hükümet sistemini benimsemek ve benimsenen hükümet sistemini de ülkenin yapısına uydurarak uygulamak daha faydalı olacaktır. Hangi hükümet sistemi olursa olsun yönetsel olarak başarılı sayılabilmesi için; istikrarı, güvenliği, adaleti, şeffaflığı sağlamalıdır. Eğitim seviyelerini yükseltmeli, ekonomiyi güçlü hale getirmeli, hızlı kararlar alabilmeli, bilim ve teknolojiye gereken önemi vermelidir. Vesayeti ortadan kaldırmalı ve uluslararası arenada da güçlü bir konuma ulaşmalıdır. Türkiye; 24 Haziran 2018 tarihindeki seçimlerden sonra yeni bir hükümet sistemi olan "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ne geçmiştir. Bu yeni hükümet sistemi de beraberinde bir takım beklentileri de getirmiştir. Bu beklentileri de; "Topluma yönelik beklentiler", "Ekonomiye yönelik beklentiler", "Sisteme yönelik beklentiler", "İç ve dış siyasete yönelik beklentiler" şeklinde gruplandırmak mümkündür. Bu gruplandırmanın içeriği ile hükümet sistemlerinin yönetsel başarı kriterleri karşılaştırıldığında aralarında uyum olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hükümet Sistemleri, Yönetsel Başarı, Beklentiler.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiHükümet sistemiYönetsel başarı
Ahmet Bulut
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

T.C. döneminde Cumhurbaşkanlığı makamının değişimi: Anayasal, siyasal ve uygulama boyutundan inceleme

Son dönemlerde, Türkiye'de başkanlık sistemi konusunda tartışmalar gündeme gelmektedir. Tartışma konularından biri de Cumhurbaşkanının konumudur. Türkiye'de geçmiş yıllara bakıldığında zayıf yürütme yapılanması uygulamada aksaklıklara ve sorunlara sebep olmuştur. Bu nedenle yürütmenin güçlendirilmesi adına sık sık anayasa değişiklikleri yapılmakla birlikte günümüzde de bu çerçevede yeni bir anayasa hazırlanmıştır. Bu tez çalışmasında; öncelikle T.C. anayasaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı makamı karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. Cumhurbaşkanının konumu hükümet sistemleri bağlamında değerlendirilmekte ve Türkiye'de hükümet sistemlerinin değişimi üzerinde durulmaktadır. Ayrıca yeni anayasa tasarısının başkanlık sistemine ve Cumhurbaşkanlığı makamına olası etkilerine yer verilmektedir. Çalışmada anayasal değişimler çerçevesinde Cumhuriyet döneminde Cumhurbaşkanlarının uygulamaları ve siyasal sistemdeki konumları değerlendirilmekte olup tek başlı bir yürütme yapılanması savunulmaktadır. Anahtar kelimeler: Cumhurbaşkanı, Hükümet Sistemleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Ordu, Siyasal Partiler

AnayasaBaşkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+5
Saniye Seymen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı sisteminin Türk kamu yönetimi üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türk kamu yönetimine ne gibi etkilerinin olduğunu tespit etmek amaçlanmıştır. Uzun yıllardır Parlamenter Hükümet Sisteminin uygulandığı ülkemizde bu sistemin aksayan yönlerinin olduğu birçok sorunlara yol açtığı genellikle kabul edilen bir görüştür. Bu sistemden kaynaklanan sorunları gidermek için sistem içinde değişiklikler yapılmasını öneren bazı yaklaşımlar olduğu gibi yeni bir hükümet sistemine geçilmesini savunanlar da olmuştur. Tüm bu sistem tartışmaları en sonunda Başkanlık Sistemine çok yakın bir sistem önerisi olan ancak kendine özgü bazı tasarımları da içinde barındıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum ile uygulamaya geçmesiyle nihayete ermiş bulunmaktadır. Sert kuvvetler ayrılığına dayanan, yürütmenin tek başlı olarak tasarlandığı hükümet sisteminin siyasi, idari ve hukuki düzlem başta olmak üzere pek çok önemli değişimleri de beraberinde getirmesi kaçınılmaz gözükmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin çeşitli etkilerinin olabileceği alanlardan birisi de kamu yönetimi alanıdır. Yeni hükümet sistemine geçilmesiyle birlikte kamu yönetiminde politika belirleme, uygulama, örgütlenme ve işleyiş alanlarında ne gibi etkilerinin olduğu ya da olabileceği bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışma ile elde edilen sonuçlar neticesinde yeni hükümet sisteminin, kamu yönetiminin daha etkin, verimli, hesap verebilirlik düzeyi yüksek, politika belirleme süreçlerinin daha aktif olarak kullanılabileceği, denetimin daha kolay ve geniş bir alanı kapsayacak şekilde yapılabileceği bir alana evrilmesini kolaylaştıracağını söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Hükümet Sistemleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhurbaşkanlığı, Kamu Yönetimi, Yönetim, Denetim

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıHükümet sistemi+4
Yusuf Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

ABD başkanlık sistemi ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yapısal ve işlevsel olarak incelenmesi

Türkiye Cumhuriyeti siyasal hayatında genel bir perspektiften bakılınca yaşanan siyasi gerilimler, koalisyon hükümetleri ve devlet başkanı ile hükümet başkanı arasındaki siyasi çatışmalar dikkat çekmektedir. Bu duruma karşılık 1980'li yıllardan itibaren bu siyasi sorunların sebebi hükümet modeli olarak görülmeye başlamıştır. Daha sonraki süreçte iste hükümet istikrarını sağlamak amacı ile başkanlık sistemi hükümet modeline geçilme söylemleri gün yüzüne çıkmıştır. 1980 yılında Tercüman Gazetesi ve Yeni Forum Dergisi ile başlayan başkanlık sistemi tartışmaları Turgut Özal ile siyasete yansımış ve daha sonrasında Süleyman Demirel ve Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasi liderlerde başkanlık sisteminden taraf olmuştur. Bu sebepten çalışmanın içeriği gereğince Türkiye'de yaşanan başkanlık sistemi tartışmaları Özal, Demirel ve Erdoğan (AK Parti) dönemleri ile ele alınmış ve bu konu siyasi liderlerin söylemleri ile desteklenmiştir. Buna ilaveten, başkanlık sisteminin model ülkesi olan ABD ile Türkiye'nin özgün hükümet modeli olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu çalışmanın son bölümünde karşılaştırılmıştır. İki hükümet modeli arasında söz konusu olan karşılaştırma devlet erkleri bakımından yapısal ve işlevsel kıyaslamayı içermektedir. Bu çerçevede her iki model arasındaki yasama, yürütme ve yargı güçlerinin yapısal durumuna açıklık getirilmiş ve işlevsel olarak tanınan görev ve yetkileri karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Başkanlık Sistemi, Kuvvetler Ayrılığı Teorisi, Hükümet Örgütlenme Biçimleri

Amerika Birleşik DevletleriBaşkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+3
Alper Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde uygulamada yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye'de yapılan 16 Nisan 2017 referandumuyla Türk tipi başkanlık sistemi olarakda adlandırılan ve kendine özgü bazı farklı yönle bulunan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir. Türkiye'de 24 Haziran 2018 seçimlerinden itibaren Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi uygulanmaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin Türkiye'de yeni uygulanmaya başlanması nedeniyle bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bu çalışmada Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde uygulamada yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmaktadır. Bu kapsamda yetki devri sorunu, bürokrasinin hantallığı sorunu, Cumhurbaşkanlığı politika kurulları ve ofislerinin uygulamadaki etkinliği, kamu politikalarının oluşturulması ve uygulanmasında politika kurulları ve ofislerle bakanlıklar arasında yaşanan koordinasyon sorunu, Cumhurbaşkanının iş yükü sorunu, bakanların Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum sağlayamama sorunu, bakanlıkların sayısının düşürülmesinden kaynaklı iş yükü sorunu, Cumhurbaşkanı yardımcı sayısının yetersizliği, milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesi, TBMM'nin bilgi edinme ve denetleme yollarından yazılı soru önergeleri, TBMM'nin yasama işlevinin azalması, bakan yardımcıları arasında yaşanan koordinasyon sorunu ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden literatür taraması yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi uygulanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kapsamında milletvekilleri, bakanlıkların üst düzey bürokratları, Cumhurbaşkanlığı teşkilatında yer alan kurum\kuruluş\başkanlıkların üst düzey bürokratları, başkent teşkilatındaki kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey bürokratları ve partilerin üst düzey yöneticileriyle görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler neticesinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin uygulanmasından kaynaklı bazı sorunlar yaşandığı ve bu sorunların giderilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Çalışmanın teorik kısmında belirtilen sorunların yapılan uygulama araştırmasıylada varlığı ortaya çıkarılarak sorunların çözümüne yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Hükümet Sistemi, Parlamenter Hükümet Sistemi

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıHükümet sistemi+3
Kübra Öztürk
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bakanlıkların yapılanması ve bir model önerisi

Kuvvetler ayrılığının keskin olup olmayışına göre temelde hükümet sistemleri üçe ayrılmaktadır. Bunlardan ilki sert kuvvetler ayrılığını benimseyen başkanlık sistemidir. İkincisi yumuşak kuvvetler ayrılığının benimsendiği, yürütme ile yasama arasındaki ayrımın çok net olmadığı parlamenter sistemdir. Üçüncüsü ise, devlet başkanının halk tarafından seçildiği başkanlık sistemi ile parlamenter sistemin türevi olan yarı başkanlık sistemidir. Ülkeler siyasal ve yönetsel ihtiyaçlarına uygun olarak bu hükümet sistemlerinden kendine uygun olanını ihtiyaçları doğrultusunda revize ederek uygulamaktadır. Uygulanan sistem de ülke kamu yönetiminin yapı ve işleyişine doğrudan etki etmektedir. Türkiye de yaklaşık 150 yıllık anayasal süreçte kendine uygun olan hükümet sistemi için hep bir arayış içinde olmuştur. I. Meşrutiyetin ilanı ile parlamenter sistemin, 1920'de meclisin açılması ile meclis hükümet sisteminin, 1924-1961 yılları arasında meclis hükümet sistemi ile parlamenter sistemi bünyesinde barındıran karma bir hükümet sisteminin,1961 anayasası ile "Westminster Modeli" olarak ifade edilen parlamenter sistemin, 2007 yılında yapılan referandum ile yarı başkanlık sisteminin uygulandığı ülkemizde 2018 yılından itibaren yeni hükümet sistemine geçilmiştir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak adlandırılan bu yeni sistem ile kamu yönetiminde ciddi değişimler yaşanmıştır. Bu çalışmanın amacı Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bakanlık yapılanması ile daha önce uygulanmış hükümet sistemlerindeki bakanlık yapılanması arasındaki farklılık ya da benzerlikleri ortaya koymak ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde etkin ve verimli bir bakanlık yapılanmasının oluşturulabilmesi için bir model önerisi sunmaktır. Bu amaçla, nitel araştırma yöntemleri kullanılan çalışmada veriler ikincil kaynak taraması yöntemi ile toplanmıştır.

BakanlıklarCumhurbaşkanlığı hükümet sistemiHükümet sistemi+3
Selçuk Aslan
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ortaya çıkabilecek olası sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada, Türkiye'nin siyasi kültürü ve uygulamaları bağlamında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi anlatılarak ortaya çıkabilecek sorunların incelenmesi ve bu sorunların çözümüne dair önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Hızlı karar almanın yürütmenin güçlü olmasından geçtiği düşüncesiyle birçok ülke ABD'de başkanlık sisteminin uygulanmasıyla birlikte başkanlık sistemine geçmiştir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek güçlü yürütme ile birlikte istikrarsız hükümetler oluşmasını engellemek istemektedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi anlatılırken dünya üzerinde uygulanan parlamenter sistem, başkanlık ve yarı-başkanlık sistemleri incelenerek bu sistemlerde ortaya çıkan sorunlar ışığında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki sorun çıkarabilecek alanlara dair önerilerde bulunulmuştur. Çalışmada, ülkelerin istikrarlı yönetimler ortaya çıkarabilmeleri için siyasi kültürlerine uygun hükümet sistemi yapmaları gerektiği anlatılmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türkiye için iyi bir sistemdir. Ancak sistemin düzenlenmesi ve uygulamasında ortaya çıkabilecek sorunlar giderilirse sistemin faydalı yönlerinden daha fazla istifade edilebilir. Bu çalışmada, hükümet sistemlerinin sorunsuz işleyebilmesi ve sorunlar karşısında çözüm üretebilmesi için şartlara göre revize edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Başkanlık Sistemi, Sorunlar, Çözüm Önerileri, Siyasi Kültür

Başkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanı+5
Yahya Yaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhurbaşkanının konumu

Yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden ayrıldığı kuvvetler ayrılığına dayanan sistemler; parlamenter sistem ve başkanlık sistemi olarak ortaya çıkmış, daha sonra bunlara yarı başkanlık sistemi eklenmiştir. Devlet başkanı parlamenter ve yarı başkanlık sisteminde ikili yürütme yapısının bir tarafını, başkanlık sisteminde ise tek başına yürütme organını oluşturmaktadır. Devlet başkanının seçimi ve anayasal yetkilerine göre bu üç sistem karakterize edilmektedir. Devlet başkanının uygulamada anayasal yetkilerini nasıl kullandığı ise siyasal sistemin işleyişini göstermektedir. Buradan hareketle devlet başkanının konumunu belirleyen üç unsur tespit edilmiştir: Devlet başkanının seçimi, devlet başkanının anayasal yetkileri, devlet başkanının anayasal yetkilerini kullanması ve uygulamadaki durum. Bu üç unsur bir bütün halinde değerlendirildiğinde devlet başkanının güçlü ya da zayıf konumda olduğu ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de 1921 Anayasasında 1923 yılında yapılan değişiklikten, 1982 Anayasasında 2017 yılında yapılan değişikliğe kadar, Anayasalarımızda yürütme organı ikili yapıya sahip olmuştur. Devlet başkanı olan Cumhurbaşkanı, yürütme organının daha az yetkili tarafı şeklinde düzenlenmiştir. Bununla birlikte, bu süreçte görev yapan Cumhurbaşkanlarının uygulamada anayasal yetkilerinin ötesinde güce sahip olabildikleri görülmüştür. 2017 Anayasa değişikliği ile ise ikili yürütme yapısı terk edilmiş ve Cumhurbaşkanı gerek anayasal yetkiler gerekse de uygulama açısından güçlü bir konuma sahip olmuştur. Bu çalışmada Cumhuriyet dönemi tüm Anayasalarımız dikkate alınarak Cumhurbaşkanının konumu açıklanmıştır. Aynı zamanda devlet başkanının anayasal yetkilerini ölçme yöntemi kullanılmış, 1961 ve 1982 Anayasası ile bu Anayasaların çağdaşı olan başka ülkelerin Anayasaları, devlet başkanlarının anayasal yetkilerine göre birbirleriyle karşılaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanıHükümet sistemi+1
İsmail Yazıcıoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi çerçevesinde yeniden yapılandırılan Türk spor teşkilatına dair görüşlerin belirlenmesi

Bu araştırmada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Çerçevesinde Yeniden Yapılandırılan Türk Spor Teşkilatına Dair Görüşlerin Belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomeloji) araştırma deseninde yürütülmüştür. Bu araştırmanın çalışma grubunda amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine dayalı seçimler gerçekleştirilmiştir. Veriler, Gençlik ve Spor Bakanlığında üst düzey yönetici olarak görev yapan 13 kişi ile derinlemesine, yüz-yüze görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Görüşme verileri analiz edilerek düzenlenmiş, anlamlı veriler saptanarak ana ve alt temalar çıkartılmış, temalar arası ilişkiler belirlenerek araştırma soruları altında organize edilmiştir. Görüşmeler sonucunda, yeniden yapılandırılan Türk Spor Teşkilatına dair görüşler; spor, gençlik ve yeniden yapılanma olmak üzere üç ana başlık altında toplanmıştır. 21. yüzyılda bilim, teknoloji ve iletişimdeki hızlı gelişmeler ve bunun sonucunda oluşan hızlı değişimler, artan rekabet koşulları, yeni yönetim biçimi ve anlayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bu durum örgütlerde değişme ve yeniden yapılanmayı zorunlu kılmıştır. Gelişen ve değişen koşullara paralel olarak kamu yönetiminde yaşanan gelişmeler, sporun yönetsel yapısına da yansımıştır. Ülkemizde de yeni kamu yönetimi anlayışı kapsamında bir reform hareketi olarak kabul edilebilecek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türk Spor Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığı 1'nolu kararnamesi ile yeniden yapılandırılmıştır. 1922'de Türkiye İdman Cemiyeti ile ülkemizde sporda teşkilatlanma başlamış ve birçok aşamadan geçerek bu günkü mevcut statüsüne gelmiştir. Elde edilecek sonuçların geleceğe yönelik gençlik ve spor politikaları hakkında yapılacak teşkilat yapılanmalarında önemli bir işleve sahip olacağı düşünülmektedir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiSporSpor faaliyetleri+3
Murat Yılmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Presidential system in Turkey and the USA : A comparative analysis

Throughout history, states have sought the most appropriate form of administration for their own political, social, economic, demographic and cultural characteristics and have applied various models according to their own countries. Today, democratic and modern government systems are mostly defined through how the relationship between the legislative, executive and judicial powers is established. The gathering of executive and legislative powers in one hand is described as the union of forces. As a result of the application of this principle, monarchy, parliamentary government system and dictatorship emerge. If the powers are not shared in one hand, but between separate institutions or individuals, the separation of powers emerges. As a result of the separation of powers principle, parliamentary system, semi-presidential system and presidential system have emerged. The presidential system, which has been on the agenda since the beginning of the 2000s when the Justice and Development Party (AKP) came to power and expressed as the "Turkish Type Presidential Model" over time, gained its constitutional infrastructure as the Presidential Government System with the constitutional amendment referendum dated April 16, 2017. After the system is put into practice, politicians, academics and non-governmental organizations, many different views are expressed and discussed over the effectiveness of the Presidential government system and the compliance of the entire political and administrative structure with the system. The aim of this study is to examine whether although the Turkish type of presidential system emerged by citing the problems in the past management systems, it still has many weak points in terms of its implementation methods or not. For this purpose, first of all, management systems and the presidency were introduced. Then, the US presidential system, which is the exemplary implementer of the presidential system, was explained. Then, the administrative phases of Turkey from past to present were discussed. Finally, the presidential system implemented in Turkey and the US presidential system were compared and some strengths and weaknesses were discussed. Keywords: Presidential system, Turkish-type presidency, Political system, Parliamentarism, Seperation of powers

United States of AmericaPresidency systemPresidential government system+5
Mahfouz Mako
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yürütmenin yasamayı fesih yetkisi

Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi ile yasama ve yürütme ilişkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda başkanlık sistemi temelinde yasamanın yürütmeyi fesih yetkisi tartışmaları ortaya çıkmıştır. Yeni düzenleme ile 1982 Anayasası'nda bulunan yürütmenin yasamayı fesih yetkisi, başkanlık sistemine dayanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yer almamıştır. Bununla birlikte hem yürütme hem de yasamaya seçimleri yenileme düzenlemesine gidilmiştir. Yürütmenin yasamayı fesih yetkisi bağlamında yaptığımız bu çalışma göstermiştir ki, yürütme siyasal iktidarın yasama faaliyetlerinde doğacak siyasal kriz ve kaos karşısında seçimlerin yenilenmesi ile bu durumu bertaraf etmek amaçlanmıştır.

AnayasaCumhurbaşkanlığı hükümet sistemiFesih+3
Egemen Keleş
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects