Pilates

Bu konu başlığı altında 65 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki kas iskelet sistemi sorunlarının çözümüne manuel terapi ve pilatesin etkisinin belirlenmesi

Bireyin çalışma ortamında uygun olmayan postüral duruşu, tekrarlı ve sürekli işler yapması, kas iskelet sistemi sorunlarına neden olmaktadır. İşle ilgili kas iskelet sistemi sorunlarının önlenmesinde veya tedavisinde manuel terapi ve pilates kullanılabilir. Manuel terapi ve pilates egzersizleri, kasların yeniden yapılanmasını sağlayarak, ağrısız bir fonksiyon sağlayıp, dokunun iyileşme kapasitesini artırır ve kişinin çalışma hayatına dönüşünü hızlandırır. Bu çalışma, mesleğe bağlı kas iskelet sistemi problemi gelişen kişilerde manuel terapi ve pilatesin, günlük yaşam aktivitesi, ağrı, kas gücü ve eklem hareket açıklığı üzerindeki etkisini görmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, hazırlanan anket çalışması ile mesleki kas iskelet problemi tespit edilen 21 olgu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Olgular tesadüfi olarak rastgele 3 gruba ayrılmış olup her grup 6 haftalık programlara alınmıştır. 1. gruba manuel terapi ve ev egzersizi, 2. gruba reformer pilates, 3. gruba ise manuel terapi ve reformer pilates egzersizleri birlikte yaptırılmıştır. Bunun sonucunda mesleğe bağlı oluşabilecek kas iskelet sistemi sorunlarında manuel terapi ve ev egzersizi, sadece pilates ve manuel terapi ile pilates yönteminin birlikte uygulandığı kişilerin; ağrılarında azalma, kas gücünde artma, eklem hareket açıklıklarında ve günlük yaşam aktivitelerinde iyileşme görülmüştür. Analizler sonucunda, çalışmaya katılan bireylerin boyun (%25), bel (%21,4), sırt (%19,0), el-el bileği (%14,3), diz (%9,5) ve ayak-ayak bileği (%7,1) bölgelerinde ağrıların oluştuğu gözlendi. Anket çalışmasında ise çalışanların genel durumu ortaya konularak işle ilgili kas iskelet sistemi rahatsızlıkları değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, ergonomik açıdan en riskli vücut bölgeleri boyun, bel ve sırt olarak belirlenmiştir.

Fizik tedavi yöntemleriKas-iskelet hastalıklarıKas-iskelet sistemi+3
Sidal Keçeci
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı kadınlarda uygulanan yüz yüze ve çevrimiçi klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, sağlıklı kadınlarda uygulanan yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkilerinin araştırılması ve bu sonuçların gruplar arasında karşılaştırılması amacıyla yapıldı. Çalışmaya 18-45 yaş arasında 78 sağlıklı kadın dahil edildi. Katılımcılar yüz yüze klinik pilates grubu (n=26), çevrim içi klinik pilates grubu (n=26) ve kontrol grubu (n=26) olmak üzere rastgele üç gruba ayrıldı. Fiziksel uygunluğun değerlendirmesinde modifiye push up, anterior köprü, lateral köprü, biering sorensen, mekik, gövde fleksörleri endurans, otur uzan, otur kalk, zamanlı kalk yürü ve 6 dk yürüme testleri ile vücut kütle indeksi (VKİ) ve bel-kalça oranı ölçümleri kullanıldı. Psikososyal durumun değerlendirilmesinde sosyal görünüş kaygı ölçeği (SGKÖ) ve beden imajı ölçeği, egzersiz inanışının değerlendirilmesinde ise egzersiz inanışları anketi kullanıldı. Değerlendirmeler çalışma öncesinde ve 12 hafta sonunda olmak üzere tüm gruplarda yüz yüze olacak şekilde tekrarlandı. Çalışma gruplarındaki bireylere sözel bilgilendirmeye ek olarak 12 hafta boyunca haftada 2 kez olmak üzere aynı klinik pilates egzersiz programı uygulanırken, kontrol grubuna ise çalışma başlangıcında yalnızca sözel bilgilendirme verildi. Çalışma sonucunda yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates gruplarında fiziksel uygunluğun, psikososyal durumun ve egzersiz inanışının iyileştiği, kontrol grubunda ise fiziksel uygunlukta bir azalma ve egzersizin dezavantajlarına olan inanışta bir artış olduğu gözlemlendi (p<0,05). Gruplar arası kıyaslamalarda ise yüz yüze ve çevrim içi klinik pilates grupları fiziksel uygunluğu, psikososyal durumu ve egzersiz inanışlarını kontrol grubuna kıyasla benzer şekilde geliştirmekteydi (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda fizyoterapist denetiminde yapılan çevrim içi klinik pilates egzersizlerinin sağladığı fizyolojik ve psikolojik faydalar açısından yüz yüze klinik pilates egzersizlerine alternatif olarak egzersiz programlarına dahil edilebileceğini düşünüyoruz. Bu durum yüz yüze egzersiz erişimlerinin uygun olmadığı durumlarda yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: pilates, çevrim içi egzersizler, fiziksel uygunluk, psikososyal durum, egzersiz inanışı. Yazar yüksek lisans eğitimi süresince TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından desteklenmiştir.

EgzersizFiziksel uygunlukKadınlar+3
İrem Gökçe
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınlarda Pilates-mat egzersizlerinin psikolojik sağlık üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı pilates-mat egzersizlerinin kadınların psikolojik sağlıkları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Genel olarak, egzersizin insanların fiziksel ve psikolojik sağlıklarına olumlu etkisi olduğu literatür araştırmalarında görülmektedir.Pilates-mat egzersizlerinin kadınlarda depresyon ve anksiyeteyi azaltırken yaşam doyumunu artıran, stresle mücadelede destekleyici bir fiziksel egzersiz aktivitesi olarak kullanılabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmaya deney (n=15) ve kontrol (n=15) grubu olmak üzere toplam 30 kadın katılmıştır. Araştırmada deney grubunda bulunan kadınlara 6 hafta boyunca haftada 3 gün ve günde 1 saat olmak üzere toplam 18 seans pilates egzersiz programı uygulanmıştır. Bu süreçte kontrol grubunda yer alan kadınlar herhangi bir bedensel etkinliğe katılmamıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Beck Anksiyete Ölçeği", "Beck Depresyon Envanteri" ve "Yaşam Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testleriyle değerlendirilmiştir. Bağımlı gruplar t-testiyle yapılan analizlerde etki açısından fark görülse de(anksiyete için t=7.31, depresyon için t=8.52, yaşam doyumu için t=-4.15, p<.05), bağımsız gruplar t-testleriyle yapılan deney ve kontrol gruplarının son-test puanlarına dair kıyaslamalarda sadece yaşam doyumu değişkeni açısından anlamlı bir etki olduğu görülmüştür (anksiyete için t=-.47, depresyon için t=-1.47 p>.05; yaşam doyumu t=4.93, p<.01).Sonuç olarak, 18-50 yaş grubunda bulunan sağlıklı kadınlara uygulanan 6 haftalık pilates egzersiz programının depresyonveanksiyete düzeyinin azalmasına, bunun yanında yaşam doyum düzeyinin yükselmesine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler:Egzersiz, pilates, depresyon, kaygı, yaşam doyumu

DepresyonEgzersizKadınlar+5
Gülten Sanioğlu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı yetişkinlerde klinik pilates temelli egzersizlerin esneklik, yaşam kalitesi ve uyku kalitesi üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sağlıklı erişkinlerde Klinik Pilates temelli egzersizlerin esneklik, yaşam kalitesi ve uyku kalitesi üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmamıza İstanbul Bia Life Studio'ya gelen 18-45 yaş arasındaki 30 sağlıklı birey katılmıştır. Katılımcılara 12 hafta süreyle haftada 1 gün, 60 dakika fizyoterapist eşliğinde Klinik Pilates temelli egzersizler yaptırılmıştır. Kişilerin esnekliğini, yaşam kalitesini ve uyku kalitesini değerlendirmek için yapılan ölçümler egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası 12 hafta sonunda tekrarlanmıştır. Kişilerin Klinik Pilates egzersizleri sonrası 12. Haftada ölçülen tüm esneklik parametlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış bulunmuştur (p<0,05). Egzersizler sonunda SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği puanlarında fiziksel rol alt parametre ve sosyal işlevsellik alt parametre haricinde anlamlı iyileşme görülmüştür (p<0,05). Egzersizler sonunda ölçülen Pittsburgh Uyku Kalitesi Ölçek puanlarında istatistiksel olarak anlamlı iyileşme olmuştur (p<0,05). Bu araştırmanın sonucuna göre Klinik Pilates egzersizleri sağlıklı erişkinlerde esnekliği, yaşam kalitesini ve uyku kalitesini arttırmada etkili bir yöntem olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Klinik Pilates, Esneklik, Yaşam Kalitesi, Uyku Kalitesi

EgzersizEsneklikPilates+5
Eda Ezgi Topal
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dinamik nöromüsküler stabilizasyon egzersizlerinin ve pilatesin dinamik denge, fonksiyonel performans ve kor kas dayanıklılığı üzerine etkilerinin karşılaştırılması

DNS egzersizleri ve pilates kor stabilizasyon, denge ve duruş üzerinde etkili olduğu bilinen iki farklı egzersiz yaklaşımı olarak belirtilmiştir. Dns ve pilates egzersizileri hareket verimliliğini optimize etmek, koordinasyon, denge, kas simetrisi üzerine kanıtlanmış etkisi olan yöntemlerdendir. Bu sebeple çalışmamızda dns ve pilates egzersizlerinin dinamik denge, fonksiyonel performans ve kor kas dayanıklılığı üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 20-60 yaş arası çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 30 sağlıklı kadın birey katılmıştır. Pilates grubuna haftada 2 defa 40 dakika 6 hafta süreyle stabilizasyon egzersizleri uygulanmıştır. Dns grubuna ise haftada 2 defa 40 dakika 6 hafta süreyle stabilizasyon egzersizleri uygulanmıştır. Her iki grup için de 1. seanstan önce ve 12. seans sonrası değerlendirmeler yüz yüze yapılmıştır. Bireylerin fonksiyonel performans parametresinin değerlendirilmesinde 6 dakika yürüme testi kullanılmıştır. Dinamik denge değerlendirmesi için Star Excursion Balance (Yıldız Denge Testi) kullanılmıştır. Kor kas dayanıklılığını değerlendirmek için gövde fleksiyon, gövde ekstansiyon ve yan köprü testleri kullanılmıştır. Fonksiyonel performans değerleri açısından dns ve pilates yapan gruplar arasında ilişki olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Dinamik denge ve kor kas dayanıklılığı değerlerine bakıldığında sağ anteriomedial ve gövde fleksiyon sonuçlarında pilates yapan grup dns yapan gruba göre daha yüksek ve anlamlı bir sonuç bulunmuştur (p=0.03). Sonuç olarak dns ve pilates yöntemleri fonksiyonel performans üzerine benzer etkiye sahip iken, pilates yöntemi dinamik denge ve kor kas dayanıklılığını dns yöntemine göre bazı değerlerde daha fazla geliştirmiş. İstatiksel olarak anlamlı sonuçların çıkabilmesi için bu alanda eş zamanlı, daha büyük örneklem ve aynı zaman da daha uzun soluklu çalışmaların ihtiyaç vardır.

DengeEgzersizFiziksel dayanıklılık+3
Nurbanu Arslan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mat pilates egzersizlerinin sağlığa ilişkin fitness parametreleri üzerine etkilerinin cinsiyete göre karşılaştırılması

Ülkemizde son yıllarda hızla spora ve egzersize olan ilgi artmıştır. Özellikle Pilates metodu ülkemizde kadınlar arasında rağbet görmektedir. Kadınlar tarafından benimsenmesiyle, kadın egzersiz metodu gibi algılanan Pilates üzerine yapılan çalışmalar da çoğunlukta kadın katılımcılar üzerinden yapılmıştır. Buradan yola çıkarak bu çalışmada erkek katılımcılarla, kadın katılımcılar aynı egzersizleri uygulayarak bir karşılaştırma çalışması yapılmıştır. Bu çalışmada 8 haftalık mat pilates egzersizlerinin sağlığa ilişkin fitness parametrelerinden; aerobik dayanıklılık, kassal kuvvet ve kassal dayanıklılık, esneklik ve vücut kompozisyonuna etkilerinin cinsiyete göre karşılaştırılması yapılmştır. Araştırmaya Mecidiyeköy Anadolu Lisesinde öğrenim gören yaş ortalamaları 15,59±0,49 olan, daha önce hiç Pilates yapmamış 26 erkek 26 kız öğrenci, toplamda 52 sağlıklı gönüllü katılmıştır. Katılımcılara 8 hafta boyunca haftada 3 defa, 45 dakika mat pilates egzersizleri uygulanmıştır. Katılımcılara çalışma öncesi ve sonrası aerobik dayanıklılığı ölçmek için 3-dakika basamak testi, kassal kuvveti ölçmek için pençe kuvveti testi, kassal dayanıklılığı ölçmek için mekik testi, gövde esnekliğini ölçmek için otur eriş esneklik testi yapılmıştır. Vücut kompozisyonunun değerlendirilmesinde Bioelektrik empedans aleti kullanılmıştır. Sonuç olarak 8 haftalık, haftada 3 gün, 45 saatlik yapılan, mat pilates çalışmasında katılımcıların, aerbik kapasiteleri, kassal kuvvet ve kassal dayanıklılık ve esnekliklerinin olumlu anlamda geliştiği; vücut yağ oranlarının ise olumlu azalmalara neden olduğu tespit edilmiş, cinsiyete göre karşılaştırma yapıldığında, kadınların esneklik gelişimi ve vücut yağ oranı değişimlerinde, erkeklere kıyasla daha hızlı gelişme olduğu ortaya konmuştur.

CinsiyetCinsiyet farklarıEgzersiz+4
Yasin Özdemir
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8 haftalık pilates egzersizlerinin fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor parametrelere olan etkisinin incelenmesi

Bu çalışma 8 haftalık reformer pilates egzersizlerinin 30-40 yaş arası sedanter kadınlarda fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor paramatrelerine olan etkilerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmada; 30-40 yaşları arasında 30 sağlıklı kadın rastgele yöntemle, araştırma grubunu (n:15; yaş ortalamaları 35,13 ± 3,11 yıl, boy ortalamaları 165,60 ± 5,03 cm, kütle ortalamaları 58,26 ± 6,81 kg) ve kontrol grubunu (n:15; yaş ortalamaları 34,46 ± 2,94 yıl, boy ortalamaları 166,73 ± 4,31 cm, kütle ortalamaları 60,26 ± 7,04 kg) oluşturmuştur. Araştırma grubu haftada 3 gün, 60 dk olmak üzere toplam 8 hafta boyunca reformer pilates antrenmanlarına katılırken, kontrol grubu bu süre içerisinde herhangi bir egzersiz programına dahil olmamıştır. Katılımcılara çalışmadan 3 gün önce ve 3 gün sonra aynı ortam ve koşullar sağlanarak günün aynı saat dilimleri arasında Fonksiyonel Hareket Tarama (FMS) testi, otur uzan testi, squat sıçrama testi ve yıldız biçimli ani değişim denge testi uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS (Versiyon 21.0) paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde karışık ölçümler için çift yönlü varyans analizi 2X2 ANOVA (Two-way ANOVA) kullanılmıştır. Çalışma sonunda araştırma grubu ile kontrol grubunun toplam FMS puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak fark olduğu (p<0,05) belirlenmiştir. Araştırma grubu ile kontrol grubunun esneklik düzeyleri sonuçlarında istatistiksel olarak fark olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. Aynı zamanda, araştırma grubunun kontrol grubuna göre patlayıcı kuvvet testi karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık (p<0,05) olduğu tespit edilmiştir. Yıldız biçimli ani değişim denge testi ortalama sonuçlarına göre araştırma grubu ile kontrol grubu arasında 16 farklı yönde istatistiksel olarak farklılık olduğu (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak; 8 haftalık reformer pilates egzersizlerinin 30-40 yaş arası sedanter kadınlarda fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor paramatrelerine olan etkilerinin olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, reformer pilates egzersizlerinin bireylerin fonksiyonel hareket becerilerinde, esneklik, patlayıcı kuvvet ve denge gelişiminde etkili egzersiz yöntemi olduğu söylenebilir.

EgzersizEsneklik antrenmanıKas germe egzersizleri+7
Meryem Biçakçi
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta yaş grubu kadınlarda pilates çalışmalarının sağlığa ilişkin fitness parametreleri üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada; orta yaş grubu kadınlarda on haftalık, haftada iki gün, bir saatlik pilates yer egzersizlerinin egzersiz öncesi ve sonrası fiziksel uygunluk parametrelerinden kassal kuvvet ve dayanıklılık, esneklik ve vücut kompozisyonuna etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya yaş ortalaması 50,42±10,81 olan 14'ü kontrol, yaş ortalaması 48,94±4,64 olan 19 denek grubu olmak üzere toplam 33 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Araştırma haftada iki gün, bir saat, 10 haftalık pilates yer egzersizleri programına katılan tüm katılımcıların egzersiz başında ve sonunda fiziksel ve motor performans özellikleri değerlendirilmiştir. Fiziksel özelliklerden boy, vücut ağırlığı, deri altı yağ kalınlıkları (Holtain marka 0.02 mm hassasiyet) ölçülmüş, yüzde yağ hesaplanmasında Yuhazs formülü kullanılmıştır. Motor performans testlerinden kassal kuvvet (pençe kuvveti), kassal dayanıklılık (mekik ve şınav), esneklik (otur-uzan testi), uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için normal dağlım gösteren grup ilk test ve son test karşılaştırmalarında eşleştirilmiş t testi, en az biri normal dağılım göstermeyen grup karşılaştırmalarında ise Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır(p<0.05). Normal dağılım gösteren denek ve kontrol grubu karşılaştırılmalarında bağımsız iki örneklem t testi; en az biri normal dağılım göstermeyen puanların karşılaştırmasında Mann Whitney U testi kullanılmıştır(p<0.05). Sonuç olarak, deney grubunda yer alan kadınların 10 haftalık pilates egzersizleri sonunda kilo, beden kütle indeksi, oturma yüksekliği, triceps, suprailiac, subscapular, abdominal deri altı yağ kalınlığı değerlerinin düştüğü(p<0.05), esneklik, kassal dayanıklılıklarında olumlu yönde anlamlı farklılıklar görülmüştür(p<0.05). Kontrol grubunda anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir(p>0.05). Kadınlarda 10 haftalık haftada iki gün uygulanan Pilates egzersizlerin beden yağlılığında azalmalarave fiziksel uygunluk kapasitelerinde artışlara neden olduğu görülmüştür.

EgzersizFitnessKadınlar+3
Deniz Kahya
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı erkek bireylerde egzersiz eğitimine eklenen pilates egzersizlerinin; Esneklik, benlik saygısı ve yaşam kalitesine etkisi

Egzersiz, sağlıklı yaşamın devamlılığı için gerekli en önemli faktörlerden birisidir. Bu çalışmanın amacı, sağlıklı erkek bireylerde egzersiz eğitimine eklenen pilates egzersizlerinin; esneklik, kas gücü, benlik saygısı, yaşam kalitesi ve depresyon düzeyi üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmaya; Ocak - Nisan 2019 tarihleri arasında, Ordu İli ProMOSS Manuel Terapi Merkezinde, yaş ortalaması 27,78±5,25 olan 20-45 yaşları arasında, 60 sağlıklı erkek katılımcı dahil edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler öncesinde katılımcıların sosyodemografik bilgileri kaydedilmiştir. Katılımcılar, grup 1 ve grup 2 olmak üzere 2 gruba ayrılmıştır. Grup 1'e sadece egzersiz eğitimi verilirken grup 2 ye eğitime ek olarak pilates egzersizleri yaptırılmıştır. Egzersiz ve/veya eğitim öncesi ve sonrasında esneklik ölçümü için Otur-Uzan Testi, anterior gövde fleksiyonu ve gövde ekstansiyonu kas gücü değerlendirmesi için Manuel Kas Testi, benlik saygısını değerlendirmek için Rosenberg Benlik Saygısı Anketi, depresyon düzeyini değerlendirmek için Beck Depresyon Ölçeği ve yaşam kalitesini değerlendirmek için SF-36 Kısa Formu kullanılmıştır. Egzersiz öncesi gruplar arası karşılaştırmalarda grup 2 nin eğitim düzeyi grup 1 den anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0.033) . Çalışma sonunda grup 1 de gözlenen değişimler istatistiksel açıdan anlamlı düzeye ulaşmazken (p>0.05), grup 2 de Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği hariç değerlendirilen tüm parametrelerde çalışma öncesine göre anlamlı düzelme meydana gelmiştir (P<0,05). Sonuç olarak bu çalışmada sağlıklı erkeklerde egzersiz eğitimine pilates egzersizlerinin eklenmesi ile kas gücü, esneklik, yaşam kalitesi ve depresyon düzeyinde olumlu gelişme sağlanmış ancak benlik saygısında değişiklik olmamıştır. Anahtar Kelimeler: Pilates, Esneklik, Benlik Saygısı, Yaşam Kalitesi, Depresyon

Benlik saygısıDepresyonEgzersiz+4
Serhat Akyurt
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düzenli klinik pilates yapan ve sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni görülme sıklığının karşılaştırılması

Disparoni, kadınların yaşam kalitesinde büyük tahribata neden olan pratikte genel olarak görülebilen önemli bir cinsel işlev bozukluğudur.Klinik pilates uygulamaları ile pelvik taban kas gücünde önemli gelişmeler sağlanabileceğini göstermiştir. Bu çalışmada klinik pilates egzersizlerinin, pelvik taban kaslarının kuvvetlendirilmesinde, konsantrasyon, kararlılık ve kesinlik prensibi sonucunda düzenli klinik pilates yapan ve sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni görülme sıklığının karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmamıza İstanbul ili Eyüpsultan ilçesine bağlı bir pilates studioda düzenli klinik pilates yapan ve aynı ilçede ikamet eden sedanter kadınlar, gönüllülük esasına göre dahil edilerek yürütülmüştür. Klinik pilates yapanlar(n=30), sedanter kadınlar (n=30) olmak üzere iki grupta incelediğimiz çalışmamızda; klinik pilates süresi ve varlığı sosyodemografik form üzerinde toplanmış, disparoni için Carol Postpartum Disparoni Değerlendirme Ölçeği, fiziksel aktivite düzeyini ölçmek için ise Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi(UFAA) kullanılmıştır. 60 kadın ile yaptığımız çalışmamızın yaş ortalaması 29,25 olup, boy ortalaması 163,80'dir. Carol Postpartum Disparoni Değerlendirme Anketi'nin alt başlıkları olan şiddetli libido bozukluğu %3,3 fark ile sedanter grupta rastlanılmıştır.Orta derece libido bozukluğu ise sedanter grupta %50 klinik pilates yapan grupta %26,7 bulunmuştur. Cinsel ilişkiye başlamadan istek sıklığı ve cinsel aktivite sırasında heyecan sıklığı ile çalışma grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.(p<0,05) Orta derecede lubrikasyon bozukluğu sorunu olan sedanter grupta 36,7 iken düzenli klinik pilates yapan grupta %30'dur.Lubrikasyon ve ıslaklık sıklığı ile çalışma grupları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Orta derece ağrı sıklığı ve yoğunluğu ile çalışma grupları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal penetrasyon esnasında ağrı sıklığı ile gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal ilişki sırasında ağrı sıklığı ile çalışma grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,05) Vajinal ilişki bittikten sonra devam eden ağrı ile gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.(p<0,0) Çalışmamız sonucunda düzenli klinik pilates yapan kadınlarla, sedanter yaşayan kadınlar arasında disparoni sıklıklarının karşılaştırılması sonucunda anlamlı bir fark bulunmamıştır.

DisparoniKadınlarPilates+3
Emine Serdem Karakaya
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aletli pilates uygulamasının 20-45 yaş arası kadınlarda vücut kompozisyonu, hamstring esnekliği, egzersiz inanışı ve egzersiz davranışlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, aletli pilates uygulamasının 20-45 yaş arası kadınlarda vücut kompozisyonu, hamstring esnekliği, egzersiz inanışı ve egzersiz davranışlarına etkisini belirlemektir. Çalışma deneysel olarak tasarlanmış olup, tüm katılımcılara haftada 2 defa olmak üzere 50 dakikalık 8 seans boyunca kuvvetlendirme, esneklik, denge çalışmalarına yönelik fiziksel hareketlerden oluşan egzersiz programı uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini 20-45 yaş arası aletli pilates yapan kadınlar, örneklemi ise İstanbul Unique Pilates ve Diyet Merkezi'nde takip edilmekte olan 20-45 yaş arası toplam 38 aletli pilates yapan kadın oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Demografik ve Vücut Kompozisyonu Bilgi Formu, Otur-Uzan Testi ve Egzersiz İnanışları Ölçeği kullanılmıştır. Bireyler çalışmanın başlangıcında ve çalışmanın sonunda veri toplama araçları kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak, nicel yöntemler ile analiz edilmiştir. Aletli pilates uygulamasının vücut kompozisyonu üzerindeki etkisi ile ilgili bulgular incelendiğinde, pilatesin vücut kompozisyonunu anlamlı olarak değiştiren bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), bel çevresi, kalça çevresi ve bel/kalça değerlerinde %1-3 arasında çok belirgin olmayan azalma yaşanmış ancak bu azalma istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Öte yandan aletli pilates uygulamasının hamstring esnekliği üzerindeki etkisi ile ilgili bulgular ise olumlu sonuçlar ortaya koymuştur. Katılımcıların esneklik ortalamalarında %47,4 oranında bir artış meydana gelmiş ve bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Aletli pilates uygulamasının egzersiz inanışı üzerindeki etkisi incelendiğinde ise genel olarak yine esneklik üzerindeki olumlu etkiye benzer biçimde olumlu yönde etki tespit edilmiştir. Katılımcıların egzersizlerin yararlı olduğu ile ilgili inançları anlamlı olarak artmış, egzersizler önünde engeller var olduğu ile ilgili inançları ise anlamlı olarak azalmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, 20-45 yaş arası kadınlarda, haftada 2 defa olmak üzere 50'şer dakikalık 8 seans halinde 3 ay süresince yürütülen bu araştırma sonucunda aletli pilates uygulamasının kadınlarda hamstring esnekliği ve egzersiz inanışını olumlu yönde etkilediği, kadınların egzersiz davranışlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aletli pilates, Egzersiz inanışı, Esneklik, Vücut kompozisyonu.

EgzersizEsneklikKadınlar+2
Kübra Sultan Durmaz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 salgını sürecinde pilates işletmelerinin organizasyon yapısı ve müşterilerinin algılanan hizmet kalitesinin belirlenmiş değişkenlere göre incelenmesi

Covid-19 salgını sürecinde pilates işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin belirlenmiş değişkenlere göre incelenmesi ve işletmelerin salgın öncesi ve sırasında alınan tedbirler, ekonomik etkiler, müşterilerin beklenti düzeyleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde hizmet veren 20 pilates işletmesi oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu işletmelerden hizmet alan 212 müşteri oluşturmaktadır. Görüşme formu için bu 20 işletmenin yöneticileri örneklem grubuna dâhil edilmiştir. Bu örnekleme yöntemi kolayda örnekleme yöntemi belirlenerek yapılmıştır. Çalışmadaki katılımcılar, gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca pilates işletmecileriyle organizasyon yapısı ile ilgili yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle soru-cevap şeklinde yapılan görüşmelerde pandemi sürecinin pilates işletmeleri üzerine olan etkileri incelenmiştir. İşletmelere ekonomik durumları, personel seçim kriterleri, alet ve ekipman yeterliliği, program güncelliği ve alınan tedbir uygulamaları ile ilgili organizasyon yapıları hakkında sorular yöneltilmiş olup bu sorular üç uzmanın görüşü alınarak oluşturulmuştur. Verilerin analizinde; pilates işletmeleri müşterilerinin demografik özellikleri bakımından hizmet kalitesi düzeylerinin farkını belirtmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t-test testleri uygulanmış olmaktadır. Çalışma sonucunda pilates işletmelerinde üyelerin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyleri, gelir düzeyi, tesis kullanım süresi durumlarının algılanan hizmet kalitelerine yönelik istatistiksel açıdan anlamlı bir etkinin var olduğu belirlenmiştir.

COVID 19HizmetHizmet kalitesi+3
Betül Özgül
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter kadınlarda reformer pilates ve kalistenik egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi

Bu çalışmada sedanter kadınların 6 hafta boyunca uygulayacağı; kalistenik ve reformar pilates egzersiz programlarının fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde ki değişimi incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 20 ile 50 yaş aralığında 16 sedanter kadın katılmıştır. Katılımcılar kalistenik (n:8) ve reformar pilates (n:8) olarak iki eşit gruba ayrılmıştır. Kalistenik ve reformar pilates grubunda ki katılımcılara 6 hafta boyunca eşit olarak haftada 3 gün, (50-60) dakikalık egzersiz eğitimi verilmiştir. Katılımcıların çalışma öncesinde ve çalışma sonrasında yaş, vücut ağarlığı, boy uzunluğu, beden kitle indeksi, bel kalça oranı, deri altı yağ kalınlığı ve esneklik ölçümleri ile sağ ve sol el kavrama kuvveti, şınav, mekik, plank, statik squat testleri yapılmıştır. Araştırmada veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin ortalamaları için tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics), kalistenik ve reformar pilates gruplarının verilerinin karşılaştırılması için İndependentSample T Test, grupların ön ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired T Testi, kullanılmıştır. Verilerin analizi için Spss 25 Paket programı kullanılmıştır ve önem seviyesi p<0.01 ve p<0.05olarak kabul edilmiştir. Kalistenik ve reformar pilates grubunun ön test-son test ölçüm değerleri incelenmiştir. Ön test verilerinde; esneklik ölçümü (p<0,05) parametresinde anlamlı farklılığa rastlanırken diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). İki grubun son test verileri karşılaştırılmıştır. Buna göre kalistenik ve reformar pilates egzersizleri yapan katılımcıların parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Kalistenik egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında; kilo, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), yağ oranı, bel kalça oranı, sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Reformar pilates egzersiz programına dahil olan katılımcıların egzersiz programına başlamadan önce ve program bitişinden sonra alınan test verileri karşılaştırıldığında ise; bel kalça oranı parametresinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05), vücut ağarlığı, yağ oranı, beden kitle indeksi, sağ kol kuvveti, şınav, statik squat, mekik, plank ve esneklik parametreler arasında (p<0,001), sol kol kuvveti parametreleri arasında (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir.

EgzersizFiziksel aktiviteFiziksel uygunluk+5
Yiğit Çil
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pilates stüdyo işletmeciliğinin spor yöneticileri bakış açısından incelenmesi

Pilates stüdyo işletmeciliği günümüzde hızla gelişen ve büyüyen bir sektör haline gelmiştir. Bu büyüme ve gelişme ile birlikte birtakım sorunların ortaya çıktığı ve işletmecilerin birtakım gereksinimlere ihtiyaç duyduğu gözlenmiştir. Bu bağlamda pilates stüdyo işletmeciliğini gerek işletmeciler ve gerekse de spor yöneticilerinin bakış açısıyla incelemenin önemli bir araştırma alanı olarak öne çıktığı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeden hareketle, bu çalışmada pilates stüdyo işletmeciliğinin spor yönetimi bakış açısından ele alınması ve bu kapsamda pilates stüdyo işletmecilerinin ve spor yöneticilerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, İstanbul ilinde pilates stüdyo işletmesi sahibi olan ya da bu stüdyolarda yönetici/eğitmen olarak görevini icra eden veya kamuda spor yönetici olarak görev yapan 15 kişi ile mülakat yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda pilates stüdyo işletmecilerinin gerek işletmeciler ve gerekse denetçiler açısından uzmanlığa çok önem verdikleri belirlenmiştir. Adil bir rekabet ve halk sağlığı açısından ruhsatsız ve kurallara uymayan işletmelerin engellenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Pilates stüdyo işletmelerinin sorunlarına ortak çözüm bulma ve çeşitli kararların alınması açısından bir meslek örgütüne sahip olmaları gerektiği sonucuna varılmıştır.

PilatesSporSpor işletmeleri+2
Ergül Gedik
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter kadınlarda uygulanan 8 haftalık farklı fıtness egzersizlerinin FMS skoru ve seçilmiş motorik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı sedanter bir yaşam süren yetişkin kadınlara uygulanmış olan pilates ve yoga gibi farklı grup fitness egzersizlerinin kardiyovasküler dayanıklılık, esneklik, denge, patlayıcı kuvvet ve mobilite seviyesini değerlendiren fms skoruna etkisinin olup olmadığını, etkisi var ise de hangisinin daha fazla etkiye sahip olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmaya yaş ortalamaları 35-46 arasında olan 13 pilates ve 12 yoga üyesi toplam 25 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Yoga ve pilates denek gruplarının her ikisine de egzersize başlamadan önce otur eriş, y balance, flamingo, dikey sıçrama, 3 dakika basamak ve fms testi uygulanmış olup 8 haftalık haftada 3 günlük egzersiz sonrası aynı ölçümler tekrar edilmiştir. Çalışmada elde dilen veriler elektronik ortama aktarılarak ortalama ve standart sapma olarak verilmiş olup, ön test-son test olarak analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda (ön test-son test) paired t testi kullanılmış, gruplar arası karşılaştırmada ise independent sample t testi kullanılmıştır. Yapılan analizlere göre yoga ve pilates grubundaki katılımcıların kendi grupları içerisindeki ön test ve son test değerleri karşılaştırıldığında 3 dakika basamak, fms, flamingo, y balance, otur eriş ve dikey sıçrama test parametrelerinde anlamlı farklılık olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Gruplar arası yapılan ön test ve son test karşılaştırmalarında ise anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak grupların kendi arasında yapılan ön test ve son testleri arasında anlamlı farklılık bulunmasada alınan ölçümlerin ortalamaları incelendiğinde; fms, kardiyovasküler dayanıklılık ve patlayıcı kuvvet parametrelerinde pilates katılımcılarının sonuçları daha fazla gelişim gösterirken, statik-dinamik denge ve esneklik parametreleinde yoga grubu katılımcılarının sonuçları daha yüksek gelişim göstermiştir. Bu durum pilates egzersiz modelinin daha akıcı bir hareket içeriğine yoganın ise daha statik ve durağan bir hareket içeriğine sahip olması ile açıklanabilir.

FitnessFonksiyonel yetkinlikKadınlar+2
Arzu Çambel Okutan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter kadınlara uygulanan farklı egzersizlerin antropometrik ve motorik özelliklere etkisi

Bu çalışmaya, toplam 26 sedanter kadın katılmıştır. Yapılan çalışmada, 8 haftalık uygulanan antrenmanların, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut yağ oranı ve yağsız vücut kütlesi, çevre ölçümleri, deri altı yağ kalınlığı, esneklik, kuvvet, sıçrama, aerobik dayanıklılık gibi antropometrik ve motorik özelliklere etkisinin olup olmadığı, parametreler arasında fark oluşup oluşmadığı, farklılık varsa hangi düzeyde olduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya yaş ortalamaları 20-55 yaş arasında olan zumba + pilates 15 fonksiyonel + pilates 11 toplam 26 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Denek gruplarının her ikisine de çalışmaya başlamadan önce deneklerin, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut yağ oranı ve yağsız vücut kütlesi, çevre ölçümleri, deri altı yağ kalınlığı (DAYK) ölçümleri, otur uzan (eriş), mekik, dikey sıçrama, plank, 3 Dakika Basamak test parametreleri uygulanmış olup 8 hafta boyunca 2 günlük egzersizlerin sonunda testler tekrar yinelenmiştir. Alınmış olan veriler elektronik ortama aktarılarak ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin dağılımları çarpıklık-basıklık değerleri ile birlikte shapiro wilk testi uygulanmış olup, normal dağılım göstermesi ile birlikte parametrik testlerden Repeated Measure Anova testi uygulanmıştır. Verilerin anlamlık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 paket programında yapılmıştır. Yapılan analizlere göre; grup içi ön ve son testler arasında vücut ağırlığı ve vücut yağ oranı parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Bu durumun uygulanan antrenman programının vücut analizi parametrelerinde olumlu katkıda bulunduğu kanaatini oluşturmaktadır. Motorik özelliklere bakıldığında tüm parametrelerde gelişim olduğu görülmektedir. Ortaya çıkan bu durumun özellikle, pilates egzersizlerinin kor bölgelerine katkısı düşünüldüğünde, kardiyo egzersizleriyle desteklendiği zaman verim düzeyinin arttığı söylenebilir. Zumba ve fonksiyonel egzersizlerin arasında farklılık oluşmaması ise katılımcılara benzer düzeyde katkı sağladığı şeklinde ifade edilebilir. Çevre ölçümlerine bakıldığında uygulanan egzersiz programının özellikle kor bölgelerinde pozitif yönlü gelişime sebep olduğu görülmektedir. Kadınların vücut yapıları değerlendirildiğinde, morfolojik özellikleri gereği kor bölgelerinin daha belirgin düzeyde fiziksel deformasyona uğradığı ve bu bölgeye uygulanan egzersiz türlerinin de daha ciddi bir etkiye sahip olduğu ifade edilebilir. Çevre ölçümlerinde belirtilmiş bölgelerde aynı şekilde deri altı kıvrım kalınlığı parametrelerinde de gelişme olduğu görülmektedir. Yapılan çalışma sedanter kadınlara uygulanan kardiyo egzersizleri ile modifiye edilmiş pilates egzersizlerinin fiziksel ve fizyolojik olarak pozitif etki gösterdiği söylenebilir.

AntropometriEgzersizKadınlar+4
Mihrap Kuruçay
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

30-40 yaş sedanter kadınlara uygulanan 8 haftalık aletli pilates egzersizlerinin antrometrik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma da 8 haftalık aletli pilates egzersiz programının antropometrik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya daha önce fiziksel aktiviteye katılmamış yaş ortalaması (30-40), boy uzunluğu ortalaması (1,66) olan 10 denek 10 kontrol toplam 20 sedanter kadın dâhil edilmiştir. Çalışma programında deney grubuna uygun olarak tasarlanan 8 hafta boyunca; haftada 2 gün, 40 dk. aletli pilates egzersizleri uygulanmıştır. Egzersizlere başlamadan önce ve 8 hafta sonra olmak üzere deneklerin vücut ağırlıkları, vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım ölçümleri yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizleri için SPSS 21.00 paket programı kullanılmış olup ön-son testler arasındaki değişimlerin belirlenmesinde istatistik testi kullanılmıştır. Egzersiz periyodunun öncesine oranla 8 haftanın sonunda elde edilen vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım, ölçümlerinde azalma tespit edilmiştir. Beden algısı anket sonuçları başlangıca göre sonrasında tespit edilen ortalamalar anlamlı düzeyde yüksek ortalamalar yansıtmıştır. Sonuç olarak 8 hafta düzenli aletli pilates egzersizlerinin sedanter kadınların vücut çevre ölçümleri, beden kitle endeksi (VKİ), skinfold deri kıvrım değerlerinde azalma sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pilates, Sedanter, Reformer, Kadın

AntropometriAntropometrik parametrelerEgzersiz+3
Ayhan Sırtbaş
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreatif bir etkinlik olarak fitness ve pilates egzersizi yapan bireylerde ototelik kişilik ve egzersiz bağımlılığının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı fitness ve pilates salonlarında egzersiz yapan bireylerin ototelik kişilik ve egzersiz bağımlılıkları durumlarının incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Afyonkarahisar'da yaşayan fitness ve pilates salonlarında egzersiz yapan 146 (%47,6)'sı erkek, 161 (%52,4)'i kadın toplam 307 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Egzersiz Bağımlılık Ölçeği ve Ototelik Kişilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde ölçeklerin normallik değerleri incelendiğinde Çalışmadan elde edilen verilerin tanımlayıcı istatistikleri sayısal değişkenler için ortalama, standart sapma ile kategorik değişkenler için frekans ve yüzde analizi ile verilmiştir. Ölçeklerden elde edilen skorların kategorik değişkenlere göre karşılaştırılmasında iki grup içeren kategorik değişkenler için bağımsız örneklemler t testi, üç ve daha fazla grup içeren kategorik değişkenler için Varyans Analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda gruplar arasındaki farklılığı belirlemek için çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey testi kullanılmıştır. Ölçeklerin alt boyutları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Analizler SPSS programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. p<0,05 anlamlılık seviyesi seçilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların %97,7'sinin riskli, bağımlı ve yüksek riskli grup içerisinde oldukları ve egzersiz bağımlılıklarının yüksek oldukları belirlenmiştir. Ototelik kişiliğe sahip olan bireylerin daha fazla egzersiz bağımlısı olabileceği, erkeklerin kadınlardan daha fazla egzersiz bağımlısı olduğu, bireylerin yaşları ve egzersiz sıklığı arttıkça egzersiz bağımlısı olma olasılıklarının yüksek olduğu belirlenmiştir.

BağımlılıkEgzersizEgzersiz bağımlılığı+6
Buse Emeksiz
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Keman eğitiminde pilates egzersizlerinin öğrencilerin çalgı performansına, çalgı motivasyonuna ve çalgı performans kaygısına etkisi

Bu çalışmanın amacı, keman eğitiminde pilates egzersizlerinin çalgı çalma sürecinde öğrencilerin bireysel çalgılarına yönelik performans, motivasyon ve performans kaygısı düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmada karma yöntem araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 16 keman öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel basamağındaki ölçümler için Çoban ve Çalışkan (2019) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Eğitimi Dersi Güdülenme Ölçeği" ile Nalbantoğlu (2007) tarafından geliştirilen "Yaylı Çalgılar Performans Kaygısı Ölçeği" ve Dalkıran (2008) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Eğitimi Performans Ölçeği" kullanılmış ve araştırmanın nitel kısmında da görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Mann-Whitney U testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Spearman sıra farkları korelasyon analizleri ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda pilates eğitimi alan deney grubunun çalgı performansı öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında anlamlı farklılığın olduğu, çalgı motivasyonu ve performans kaygısı öntest ve sontest puanları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark görülmediği tespit edilmiştir. Pilates eğitimi almayan kontrol grubunun çalgı performansı, motivasyon ve performans kaygısı öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Pilates eğitimi alan öğrencilerin çalgı motivasyonları ile çalgı performansları arasında orta düzey, pozitif yönlü, ancak anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı performansları arasında orta düzey, negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı motivasyonları arasında ise orta düzey, negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır. Pilates eğitimi almayan öğrencilerin çalgı motivasyonları ile çalgı performansları arasında orta düzey, pozitif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı performansları arasında düşük düzey, pozitif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki, performans kaygıları ile çalgı motivasyonları arasında ise düşük düzey negatif yönlü, anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır. Çalışma sonrasında gerçekleştirilen görüşmelerde öğrencilerin genel olarak pilatesin fiziki ağrılarını azalttığı için keman performansını olumlu yönde etkilediği, birlikte egzersiz yaptıkları için motive olduğu ve bu durumun keman çalma isteklerini güdülediği; bununla birlikte performans kaygılarında azalma olduğu, pilates egzersizlerinin faydalı olduğu ve çalışma saatlerinin sıklığının arttığı yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca üniversitelerin müzik programlarında pilates dersinin olması gerektiği en çok vurgulanan öneri olmuştur.

EgzersizKaygıKeman+6
Güllü Öztürk
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baş önde postürü olan bireylerde klinik pilates egzersizlerinin ağrı, rom, postür, yaşam kalitesi ve vücut kompozisyonu üzerine etkileri

Baş önde postür toplumda sıklıkla görülen, başın duruşunun vücut konumuna göre önde olduğu postüral bir bozukluktur. Kraniyovertebral açının (KVA) azalması ile karakterizedir. Bu çalışmada baş önde postüre sahip bireylerde klinik pilates egzersizlerinin boyun ağrısı, servikal eklem hareket açıklığı (ROM), vücut postürü, yaşam kalitesi ve vücut kompozisyonuna etkilerini araştırmak amaçlandı. Çalışmaya 18-50 yaş aralığında 36 katılımcı dahil edildi. Katılımcılar, klinik pilates grubu ve ev egzersiz grubu olarak randomize 2 gruba ayrıldı. Klinik pilates grubuna (n=18) 8 hafta boyunca haftada 2 gün 60 dakika fizyoterapist eşliğinde klinik pilates egzersizleri uygulanırken ek olarak servikal stabilizasyon egzersizleri verildi. Ev egzersiz grubuna (n=18) günde 2 kez uygulanması üzere servikal stabilizasyon egzersizleri verildi. Değerlendirmeler çalışmanın başlangıcında ve sonunda tekrarlandı. Boyun ağrı şiddeti, ROM, vücut postürü, yaşam kalitesi ve vücut kompozisyonu sırasıyla; Vizüel Analog Skala, Universal Gonyometre, New York Postür Analiz Yöntemi (NYPAY), Kısa Form-36 anketi ve çevre ölçümleriyle uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi SPSS Statistics 29.0 programıyla yapıldı. Analizlerin sonucunda gruplarda KVA, NYPAY ve VAS değerlerinde anlamlı iyileşme görülürken klinik pilates grubu, ev grubuna kıyasla üstünlük sağlamıştır (p<0,05). ROM değerlerinde gruplarda artış sağlanırken, ev egzersiz grubunda ekstansiyon, klinik pilates grubunda ise sol lateral fleksiyon üstünlük gösterdi (p<0,05). Yaşam kalitesinde gruplar birbirlerine üstünlük sağlayamazken (p>0,05), vücut kompozisyonunda yalnızca klinik pilates grubunda ev grubuna kıyasla bel çevresinde anlamlı iyileşme kaydedildi. Çalışmanın sonucunda baş önde postüre sahip bireylerde klinik pilates egzersizlerinin KVA, boyun ağrısı ve vücut postüründe iyileşme sağladığı, ROM değerlerinde servikal stabilizasyon egzersizlerine benzer artış gösterdiği bulunurken, yaşam kalitesi ve vücut kompozisyonunda çok yönlü yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu tespit edildi.

AğrıDuruşEgzersiz+7
Yusuf Yaşasın
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fazla kilolu ve obez kadınlarda farklı pilates egzersiz reçetelerinin fiziksel uygunluk, yaşam kalitesi ve kas iskelet sistemi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz hacmi, yoğunluğu, süresi ve türü değiştirilmeden uygulanan pilates egzersiz programında egzersiz sıklığının fiziksel uygunluk, yaşam kalitesi ve kas iskelet sistemi üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 31 fazla kilolu ve obez kadın katıldı. Katılımcılar rastgele 12 haftalık denetimli pilates egzersiz grubu (Grup 1, n=16) (haftada 3 gün) ve 18 haftalık denetimli pilates egzersiz grubu (Grup 2, n=15) (haftada 2 gün) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruba 36 seans boyunca aynı pilates egzersiz programı uygulandı. Eğitim üç döneme ayrıldı. İlk 12 seanslık program pilatese hazırlık ve kolay aşamalı egzersizlerden oluştu. İkinci 12 seanslık program orta seviye, son 12 seanslık program zor seviye pilates egzersizlerinden oluştu. Katılımcılar başlangıçta ve çalışma bitiminde Vücut Kitle İndeksi (VKİ), bel çevresi ölçümü, kalça çevresi ölçümü, Süreli Kalk Yürü Testi, Tek Ayak Üstünde Durma Testi, 30 saniye Sandalyede Otur Kalk Testi, 6 dakika Yürüme Testi, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA), Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlığı Anketi ve Obezlere Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (OÖYKÖ) ile değerlendirildi. Ayrıca grupların egzersize uyumu sorgulandı. Pilates eğitimi sonrası her iki grupta bel çevresi, kalça çevresinde azalma, süreli kalk yürü testi, 30 saniye sandalyede otur-kalk testi, yürüme mesafesi, UFAA Orta şiddetli fiziksel aktivite ve UFAA toplam skorunda gelişme görüldü (p<0,05). Bunlara ek olarak Grup 1'de VKİ, tek ayak üstünde durma testi (sağ), Grup 2'de OÖYKÖ skorunda gelişme görüldü (p<0,05). Ancak gruplar karşılaştırıldığında aralarında fark bulunmadı (p>0,05). Grup 1 ve Grup 2'in egzersize uyumu benzerdi. Anahtar Kelimeler: Egzersiz Reçetesi; Fazla Kilo ve Obezite; Fiziksel Aktivite; Fiziksel Uygunluk; Pilates; Yaşam Kalitesi

Fiziksel aktiviteFiziksel uygunlukPilates+1
Çilem Dikmen
Pamukkale University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kardiyo-pilates egzersizlerinin masa başı çalışan bireylerde bazı fiziksel uygunluk unsurları, fiziksel aktivite düzeyi, yaşam kalitesi, iş doyumu ve mutluluk üzerine etkisi

Bu çalışma kardiyo-pilates egzersizlerinin masa başı çalışan bireylerde bazı fiziksel uygunluk unsurları, fiziksel aktivite düzeyi, yaşam kalitesi, iş doyumu ve mutluluk üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın örneklemi, kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu çalışma için örneklem grubu Bursa Teknik Üniversitesinde görev yapmakta olan akademik ve idari kadın personelden seçilmiştir. Çalışmaya 34 gönüllü kadın katılmıştır. Deney grubu katılımcılarına 8 hafta boyunca haftada 3 gün 1 saat Microsoft teams programı kullanarak çevrimiçi kardiyo-pilates egzersileri uygulanmıştır. Tüm katılımcıların çalışma öncesi ve 8 haftalık çalışma sonrası fiziksel aktivite düzeyleri, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, antropometrik çevre, vücut yağ yüzdesi, kas kütlesi, denge, esneklik, aerobik uygunluk, dinenik nabız ve anaerobik güç ölçümleri yapılmıştır. Ayrıca tüm katılımcılara çalışma öncesi ve 8 haftalık çalışma sonrası Minnesota iş doyum ölçeği, Oxford mutluluk ölçeği, Dünya sağlık örgütü yaşam kalitesi ölçeği kısa formu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen tüm veriler, SPSS (versiyon 26.0) programında analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığını ortaya koymak amacıyla, Shapiro-Wilk testinden yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren değişkenlerin grup içi karşılaştırılmasında Eşleştirilmiş t testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerin grup içi karşılaştırılmasında Wilcoxon testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren değişkenlerin gruplar arası karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında ise Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde ise Pearson korelasyon testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki etkiye bakmak için ise regresyon testinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak kardiyo-pilates egzersizlerinin 20-55 yaş arası sedanter kadınların fiziksel aktivite düzeylerine ve bazı fiziksel uygunluk parametrelerine olumlu etki ettiği görülmüştür.

E-sporEgzersizFiziksel aktivite+6
Duygu Yıldırım
Muğla Sıtkı Kocman University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter kadınlarda reformer egzersizinin denge üzerine etkisi

Bu çalışmada kadınlarda yapılan düzenli reformer pilates egzersizinin denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza, yaşları 25-35 yaş arasında değişen 36 gönüllü kadın katılmıştır. Katılımcılar pilates (n=18) ve kontrol (n=18) gruplarına rastgele olarak ayrılmıştır. Pilates grubundaki katılımcılara 8 hafta boyunca, haftada 3 gün, 60 dakika reformer pilates egzersizi yaptırılmıştı. Kontrol grubundaki katılımcılara herhangi bir egzersiz yaptırılmamıştır. Egzersiz öncesi ve sonrasında iki gruptaki katılımcıların vücut ağırlık ve yağ yüzdeleri Tanita BC 545 cihazıyla ölçülmüştür. Çevre ölçümleri mezura ile, deri kıvrım kalınlıkları skinfold kaliperle, denge ölçümleri Biodex Denge Sistem cihazıyla değerlendirilmiştir. Egzersiz programının sonrasında pilates grubunun çevre ölçüm değerlerinde bel-kalça oranı hariç bel, abdomen, kalça, bacak, kol, önkol anlamlı derecede azalma elde edilmiştir (p<0,05). Aynı şekilde deri kıvrım kalınlığı ölçümü değerlerinde ise uyluk, bacak ve abdominal bölge deri kıvrım kalınlığı hariç biceps, triceps, göğüs, aksillar, subscapular, suprailiac bölgeden alınan azalma görülmüştür (p<0,05). Genel dinamik denge değerinde anlamlı bir artış görülmüştür (p<0,05). Vücut kitle indeksi (VKİ), yağ yüzdesi değerlerinde azalma görülmüştür (p<0,05). Kontrol grubumuzun VKİ değerinde, abdomen ve kalçanın çevre ölçümleri, uyluk ve abdominal deri kıvrım kalınlığı ölçümü ile yağ yüzdesinde artma görülürken (p<0,05), diğer parametrelerde değişiklik bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmamız, reformer pilates egzersizinin vücut kompozisyonu, esneklik ve denge parametreleri üzerinde olumu etkisinin olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Denge, Esneklik, Reformer Pilates Egzersizi, Sedanter Kadın, Vücut Kompozisyonu

DengeEgzersizKadınlar+4
Nurbanu Bulut
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Pilates ve kegel egzersizlerinin gebelerin obstetrik sürecine, anlık ve sürekli kaygı düzeylerine ve postpartum dönemde fekal ve üriner inkontinansa etkilerinin incelenmesi

Bu araştırma amacı; pilates ve kegel egzersizlerinin gebelerin, anlık-sürekli kaygı düzeylerine ve postpartum dönemde fekal ve üriner inkontinansa etkilerinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma modellerinden deneysel araştırma modeli kullanıldı. Çalışmaya amaçsal/amaçlı yöntemle, Pilates egzersiz grubu (PEG)n=24, Kegel egzersiz grubu (KEG)n=22 ve Kontrol grubu (KG)n=21 olan 67 gebe, örneklem olarak dahil edildi. Gruplara egzersizler öncesinde ve sonrasında ölçekler uygulatıldı, elde edilen veriler kategorik ve tanımlayıcı istatistikler uygulanarak SPSS 22.00 paket programı ile analiz edildi. Sonuç olarak; Grupların durumluk ve sürekli kaygı grup içi değerlerinde egzersiz öncesi ve sonrası değerler arasında anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Gruplar arası durumluk kaygı değişimleri incelendiğinde PEG'nun KEG ve KG'na göre, KEG'nun ise KG'na göre pozitif yönde farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sürekli kaygı değişim puanlarında PEG ve KEG arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yokken, PEG ve KEG'nun KG'na göre pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Grupların Üriner ve Fekal İnkontinans 1. ve 3. ay grup içi puanları arasında anlamlı bir azalma olduğu görülmüştür. Gruplar arası üriner inkontinans 1. ay ile 3. ay puan değişimleri arasında PEG'nun KG'na göre anlamlı bir fark varken, PEG ile KEG, KEG ile KG arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Gruplar arası fekal inkontinansın 1. ay ile 3.ay puan değişimleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Grupların üriner inkontinans yaşam kalitesi ölçeği grup içi 1. ay puanları ile 3. ay puan değişimleri arasında pozitif yönde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Gruplar arası üriner inkontinans yaşam kalitesi değişimlerinde; PEG'nun KEG ve KG' na göre, KEG'nun ise KG' na göre pozitif yönde farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Fekal inkontinans grup içi 1. ay puan değişimleri ile 3. ay puan değişimleri arasında PEG ve KEG arasında anlamlı fark varken, KG'da anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Gruplar arası fekal inkontinans yaşam kalitesi puan değişimlerinde PEG'nun KEG ve KG'na göre, KEG'nun ise KG'na göre farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

AnksiyeteFekal inkontinansGebelik+5
Sibel Yıldırım
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

İlgili konular