Reporting

87 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Gayrimenkul değerlemesi ve raporlama örnekleri

Bu araştırmanın amacı bir gayrimenkulün değerini etkileyen unsurların neler olduğunu, gayrimenkul değerlemesinin nasıl yapıldığını ve rapor hazırlarken hangi yöntemlerin kullanıldığını açıklamakve son yasal düzenlemelere göre farklı gayrimenkullere ilişkin örnek değerleme raporları hazırlamaktır. Bu araştırmada öncelikle ilgili alan yazına ilişkin bilgiler ikincil kaynaklardan (ilgili kitap, tez, makale, rapor, internet siteleri vb.) elde edilmiştir. Araştırmanın saha çalışması kısmında ise gerekli olan birincil veriler SPK'dan lisanslı üç Gayrimenkul Değerleme Uzmanının görüş ve önerilerinden de yararlanılmıştır. Araştırmacının kendisi de lisanslı bir değereleme uzmanı olduğu için araştırma bulgularına kişisel gözlem ve deneyimler de dâhil edilmiştir. Bu çalışma tarama modelindedir. Bu araştırmada gayrimenkul değerlemede en çok kullanılan karşılaştırma, maliyet ve gelir indirgeme yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın gayrimenkul konusunda yapılacak diğer çalışmalara yardımcı olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Mülk, Gayrimenkul, Gayrimenkul Değerleme, Değerleme Yöntemleri, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Gayrimenkul Değerleme Raporu, Tekirdağ.

DeğerlemeDeğerleme modelleriGayrimenkul değerleme+3
Sezgin Yıldız
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerindeki etkisinin yapısal eşitlik modeli ile ölçülmesi

Kurumsallaşmanın temelini oluşturan bilgilendirme ve şeffaflığın öneminin giderek artması, günümüzde işletmelerin performanslarının sadece finansal olarak açıklanmasını yetersiz kılmıştır. Dahası işletmelerin sosyal ve çevresel açıdan da topluma karşı sorumlu olduğunun altını çizen sürdürülebilirlik kavramının dünya gündemine oturması, beraberinde işletmelerin performanslarını sosyal ve çevresel açıdan da ifade edebilecekleri kurumsal raporları ortaya çıkarmıştır. İşletmelerin dönem sonu finansal raporlarına ek olarak sosyal ve çevresel performanslarını açıkladıkları; sosyal raporlar, çevresel raporlar, üç boyutlu raporlama (TBL), kurumsal sosyal sorumluluk raporları, sürdürülebilirlik konularıyla ilgili genişletilmiş faaliyet raporları ve bağımsız sürdürülebilirlik raporları zamanla bilgi karmaşıklığı olarak algılanmış ve bir işletmeye ait birden fazla rapor bulunması bu raporların değerlendirilmesini güçleştirmiştir. Bu bağlamda, işletmelerin finansal ve finansal olmayan bilgilerini tek bir raporda gösterilmesini öngören entegre raporlama ortaya çıkmıştır. İşletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik tüm performans göstergelerini tek bir raporda açıklayarak aynı zamanda işletmelere değer katmayı hedefleyen entegre raporlamanın, bu hedefi doğrultusunda işletmelerin entegre raporlarının finansal performansları üzerinde etkisinin olup olmadığı araştırmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Araştırmada, öncelikle işletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik performanslarını ifade eden teorik bir model oluşturulmuştur. Bu model çerçevesinde, entegre raporlamaya en yakın rapor yayınlayan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'ne kayıtlı işletmelerin 2016–2017 yıllarında yayınladıkları sürdürülebilirlik, faaliyet ve entegre raporları, işletmelerin sosyal ve çevresel performans göstergeleri olarak ele alınmış ve Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRF)'nde yer alan ilkeler doğrultusunda içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi ile sayısallaştırılan sosyal ve çevresel performans göstergeleri ve ekonomik performans göstergelerinin (işletmelerin dönem sonu zorunlu yayınladıkları bilanço ve gelir tablolarından elde edilen finansal rasyolar) işletmelerin finansal performansına (Aktif karlılığı-ROA ve Öz Kaynak karlılığı-ROE) olan etkisi 'SPSS for Windows 22.00 ve AMOS 22.0' programı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi Yol Analizi Yöntemi aracılığıyla ayrı ayrı analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda entegre rapor yayınlamayan 41 işletmenin performans göstergeleri; ROA'yı % 55, ROE'yi ise % 32 oranda etkilerken, entegre rapor yayınlayan ve yayınlamayan 44 işletmenin performans göstergelerinin; ROA'yı % 63, ROE'yi ise % 35 oranda etkilediği, entegre rapor yayınlayan 3 işletmenin performans göstergelerinin ise; ROA'yı % 70, ROE'yi ise % 82 oranda etkilediği görülmüştür. Dolayısıyla araştırma sonucunda entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulEntegre raporlamaFinansal performans+6
Leyla Çelik
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatri hemşirelerine verilen çocuk istismarı eğitiminin bilgi düzeylerine ve çocuk istismarını raporlamaya yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışma tek merkezli İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışmakta olan pediatri hemşirelerin çocuk istismarı ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve raporlamaya ilişkin tutumlarını ölçmek amacıyla yarı deneysel çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya toplam 60 hemşire katılım sağlamıştır. Çalışma verileri eğitim öncesi, eğitimden hemen sonra ve eğitimden 1 ay sonra olmak üzere 3 aşamada toplanmıştır. Bilgi düzeyini ölçmek için literatür taranarak çoktan seçmeli sorular hazırlanmış raporlama tutumunu ölçmek için Sağlık Çalışanlarının Çocuk İstismarını Raporlamaya Karşı Tutumlarını Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 24.0 istatistik programında değerlendirildi. Ölçeğin cronbach alfa katsayısı hesaplandı. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. İstatistiksel analizde hemşirelerin çocuk istismar çeşitlerini tanımlayabilme durumu ilk değerlendirmede %18,3, ikinci değerlendirmede %68,3, üçüncü değerlendirmede %75,0 olduğu saptandı. Çocuğa yönelik istismar durumunu tanımada ve bildirimini yapmada kendisini yeterli görme durumu ilk değerlendirmede %15,0, ikinci değerlendirmede %35,0 ve üçüncü değerlendirmede %40'ının evet yanıtını verdiği saptandı. ÇİM'i bilme durumu değerlendirildiğinde ilk değerlendirmede %50, ikinci değerlendirmede %95, üçüncü değerlendirmede %96,7'si ÇİM'i bildiğini ifade etti. Çocuk istismarının bildirimi pediatri hemşirelerinin görev yetki ve sorumluluğu dahilinde olmasını bilme durumu değerlendirildiğinde ilk değerlendirmede %86,7, ikinci değerlendirmede %100, üçüncü değerlendirmede %100 olarak hesaplandı. Sağlık Çalışanlarının Çocuk İstismarını Raporlamaya Karşı Tutumlarını Belirleme Ölçeğinin eğitim öncesinde, eğitimden hemen sonra ve eğitimden bir ay sonraki toplam puan ortalamalarını karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlılık olduğu bulundu. (p=0.01). Araştırmanın sonucuna göre, verilen eğitimin bilgi düzeylerinde artış sağladığı, hemşirelerin eğitim sonrası raporlama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri, yasal yükümlülükleri hakkında bilgi düzeylerinin arttığı ve raporlamaya karşı tutumlarının değiştiği gözlendi. Bu araştırma ile de görüldüğü gibi hizmet içi eğitimlerinin planlanması, uygulanması ve lisans eğitim programlarına çocuk istismarı konusu eklenerek hemşireler/ hemşire adaylarının bilgi düzeyleri arttırılmalı, raporlamanın hemşirenin yasal yükümlülüğü olduğunu öğretilmeli ve raporlama süreci hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Çocuk istismarı; pediatri hemşiresi; raporlama.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Selenay Büşra Berk
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 ve SARS-CoV-2 konusunda Türkiye kaynaklı bilimsel yayınların metodolojik özelliklerinin ve raporlama kılavuzlarına uyumlarının değerlendirilmesi

"Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus 2" (SARS-CoV-2)'nin neden olduğu "Coronavirus Disease 2019" (COVID-19)'un ortaya çıkışı ve yıkıcı bir pandemiye dönüşmesiyle birlikte, bu alandaki bilimsel raporlama sayısında hızlı bir artış olmuştur. Bu çalışma, COVID-19 ve SARS-CoV-2 konusunda Türkiye kaynaklı yayınların metodolojik özelliklerinin incelenmesi ve analitik gözlemsel araştırmalar ile randomize çalışmaların raporlanma özelliklerinin bilimsel raporlama kılavuzlarına uyumunun araştırılması amacıyla tanımlayıcı tasarımda planlanmıştır. LitCovid literatür merkezinde, 10 Mart 2020 ile 10 Mart 2022 tarihleri arasında listelenen ve tam metnine ulaşılabilen, Türkçe veya İngilizce dillerinde yayınlanmış, Türkiye'deki en az bir kurumdan katılımcının bulunduğu yayınlar çalışmaya dahil edilmiştir. Metodolojik özellikleri incelenen 1063 yayın arasında sistematik derleme ve meta analiz bulunmadığı; randomize ve randomize olmayan klinik çalışma sayısının 5 (%0,5) olduğu; yayınların yaklaşık olarak yarısını (%51) tanımlayıcı araştırmaların oluşturduğu; kohort (n=106, %10) ve kesitsel analitik araştırmaların (n=108, %10) dağılımda daha alt sıralarda yer aldığı saptanmıştır. Bilimsel raporlama kılavuzlarına uyum açısından değerlendirilen araştırmalar (n=218) arasında, kılavuz maddelerine uyum yüzdeleri randomize çalışmalarda %69; kohort araştırmalarda %52; kesitsel analitik araştırmalarda %49 olarak, ortalama uyum puanları ise, randomize çalışmalarda 0.71±0.45; kohort araştırmalarda 0.53±0.49; kesitsel analitik araştırmalarda 0.51±0.49 olarak saptanmıştır. Ülkemizden yapılan bildirimlerin kanıt düzeyi yüksek metodolojik özellikte olması ve bilimsel raporlama kılavuzlarına uygun olacak şekilde rapor edilmesi konusunda ek çaba gösterilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Bilimsel yayınCOVID 19Kohort çalışmaları+5
Şehnaz Özyavuz Alp
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessFR

Financial analysis and importance of cash flow statements

Using the financial tables and financial ratios, as well as, observing the norms of UFRS/IAS/TMS, the dissertation aimed at presenting and reporting periodical results of the business operation of some firms trading at Istanbul Stock Market. As such, the thesis also discusses to what extend the firm has realized their financial goals. The firms analyzed are the members of cement sector trading at Istanbul Stock Exchange Market, in the years 2014-2016 The structure of thesis is as follows: In the first part, conventional accounting principles and concepts are presented. In the second part, description and structure of the financial tables reviewed, and in the third part the analysis of financial tables and techniques used in the study are presented. The fourth part takes up cash flow tables and discusses their importance to a business firm. In the fifth part, the findings through applying afore mentioned financial analysis techniques on Akcansa Cement firm trading at Istanbul Stock Exchange Market are presented and discussed. Cash flow tables, which are recently gaining ground, serves to measure the cash creating ability of a firm, its cash resources, the level of meeting its liabilities, cash position in planning the budget. Using the financial techniques, has concluded that the firm studied has high proportion of fixed asset, in addition well-balanced resources and assets. Having high capital stock and low financial liabilities, positive profitability, as well as positive cash flow are the sound indicators of the firm's cash generation ability and firm's sustainability. Key words: Financial table analysis, importance of cash flow table

Murat Dural
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre raporlar ve denetimi

Bu çalışmada öncelikle kurumsal raporlamanın gelişimi ve kurumsal raporlama araçları ele alınarak raporlama sürecindeki değişimlere ve gelişmelere yer verilmiştir. Finansal raporlamanın tek başına paydaşların ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalması yeni bir raporlama ihtiyacını doğurmuştur. Çalışmanın devamında işletmelerin finansal olmayan verilerinin yer aldığı yeni bir raporlama türü olan sürdürülebilirlik raporlamasının doğuşu ve yaşanan gelişmelere yer verilmiştir. Günümüz şartlarında sürdürülebilirlik raporlamasının da tek başına ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalması, finansal ve finansal olmayan verilerin tek bir raporda yer alması gerekliliği, entegre raporlama türünün doğmasına neden olmuştur. Devam eden bölümde entegre düşünce ve entegre raporlama kavramı detaylı olarak ele alınmış, akabinde Türkiye ve Dünya'da yayınlanan entegre rapor örnekleri incelenmiştir. Entegre raporlama ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Çalışma kapsamında 2016, 2017, 2018, 2019 faaliyet dönemlerinde Türkiye'de yayınlanan entegre raporlar incelenmiştir. Türkiye'de işletmeler entegre raporlama yapmaya 2015 yılında başlamıştır. Ancak 2015 yılında sadece bir işletme tarafından entegre rapor yayınlanmış ve bu dönemde karşılaştırılabilecek başka bir entegre rapor da yayınlanmadığı için 2015 yılı çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmanın yapıldığı esnada 2020 yılına ait entegre raporların tamamı yayınlamadığı için 2020 yılı da çalışmaya dahil edilememiştir. İncelenen entegre raporlar belirli başlıklar altında özet tablo olarak sunulmuştur. Bu tabloda yayınlanan entegre raporların denetimi ve güvencesi üzerinde durulmuştur. Entegre raporların denetimleri ve güvenilirliği ölçülmüş elde edilen bulgular çalışmaya eklenmiştir.

Borsa İstanbulDenetimDeğer yaratan faaliyetler+6
Zeynep Kurt
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama metodolojisinin sektörel bazda karşılaştırmalı değerlendirilmesi

İşletmeler sürdürülebilirlik raporları ile iç ve dış paydaşlarına kurumlarının gerçek performanslarını yansıtmakla birlikte faaliyette bulundukları çevreye karşı sorumluluklarını da gözler önüne sermektedirler. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmak adına kurumsal şekilde devam etmeleri Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İşletmeler bu kavram gereğince, yalnızca kurumun çıkarını değil, sistemin çıkarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. İşletmelerin hem finansal raporlama yapması hem de sürdürülebilirlik raporlama yapmaları halinde pek çok sayıda doküman oluşması, kreditörler tarafından yorumlanmakta güçlük çekilmesi neticesinde geleceğin raporlaması olarak adlandırılan entegre raporlamaya geçiş süreci başlamıştır. Türkiye'de az sayıda yayınlanan entegre raporlardan farklı iki sektör seçilerek içerik karşılaştırılması yapılmıştır. Bu kuruluşlar; T. Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Çimsa Çimento T. A.Ş. 'dir.

Entegre raporlamaKurumsal sosyal sorumlulukRaporlama+2
Burcu Berksoy
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik raporlaması: Bist sürdürülebilirlik endeksi'nde yer alan şirketler üzerine bir uygulama

Bu çalışmada sürdürülebilirliğin ve sürdürülebilirlik raporlamasının oluşumu, sürdürülebilirlik endekslerinin gerekliliği üzerine bilgiler sunulmuştur. Sürdürülebilirlik endekslerine girmenin işletmeler üzerinde sağladığı faydaların, işletmelerin ekonomik, çevresel ve sosyal performansları itibariyle ölçülmesi başta işletmeler için daha sonra paydaşları için önemlidir. Bu sebeple 2014 yılında kurulan Borsa İstanbul (BİST) Sürdürülebilirlik Endeksi'nin ilk döneminde endekse giren 15 işletmenin sürdürülebilirlik endeksine girmelerinin finansal performanslarındaki değişimin ölçülmesine çalışılmıştır. Ölçüm alanı olarak işletmelerin endekse girmeden önceki 12 çeyreklik dönemleri ile endekse girdikten sonraki 12 çeyreklik dönemleri baz alınmıştır. İşletmelerin yayınladıkları bilanço ve gelir tablolarından belirlenen oranlar ile elde edilen veriler, TOPSIS yöntemiyle analiz edilerek dönemler itibariyle tek bir puana çevrilmiştir. Söz konusu 15 işletmenin bilanço ve gelir tablolarındaki farklılık nedeniyle işletmeler dört banka ve bankalar dışında kalan 11 işletme şeklinde bir ayrıma tâbi tutulmuştur. TOPSIS yöntemiyle puanlaştırılan dönemler endeks öncesi ve sonrası aritmetik ortalamaları alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Bankaların dönemleri itibariyle yapılan karşılaştırmada sürdürülebilirlik endeksine girmenin bankaların finansal performanslarında bir artışa neden olmadığı fakat banka dışı işletmelerin dönemleri itibariyle yapılan karşılaştırmada ise bu işletmelerin sürdürülebilirlik endeksine girmenin finansal performanslarında artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Genel anlamda 15 işletmenin tümünün finansal performansları ölçüldüğünde endeks sonrası dönemde işletmelerin finansal performanslarının arttığı, böylelikle sürdürülebilirlik endeksine girmenin işletmelerin finansal performanslarında olumlu bir etki yarattığı tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFinansal performansFinansal performans+6
Ali Özmen
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik raporlamasının bankaların finansal performansına etkisi

Sürdürülebilirlik performansı ile finansal performansı karşılaştıran çalışmalarda bankacılığın genel olarak örneklem dışında tutulduğu görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik raporu kapsamında yapılan açıklamaların bankaların finansal performansı üzerindeki etkisinin analiz edilmesidir. 2010-2020 yılları arasında BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'ne en az bir kez dahil olan 9 banka analize dahil edilmiştir. Sürdürülebilirlik alanları olarak çevre, insan kaynakları, ürün sorumluluğu ve toplum; Finansal performans kriterleri olarak aktif ve öz kaynak karlılığı ve net faiz marjı belirlenmiştir. Parametrik olmayan istatistiksel testlerin ve Panel veri analizinin kullanıldığı çalışmada kukla değişken olarak kamu-özel durumu ve banka büyüklükleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, sürdürülebilirlik raporu açıklamalarının sadece net faiz marjı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, aktif karlılığı ve öz kaynak karlılığı üzerinde ise sürdürülebilirlik raporu açıklamalarının önemli bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca sürdürülebilirlik raporu açıklamalarının net faiz marjına etkisi boyutları itibarıyla incelendiğinde, insan kaynakları boyutuna ilişkin yapılan açıklamaların net faiz marjı değişkenini negatif yönde, toplum boyutuna ilişkin yapılan açıklamaların ise pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal performans+2
Ömer Dinçer
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The examination of the relationship between integrated reporting and cost of capital: Evidence from Borsa Istanbul

Following the establishment of the International Integrated Reporting Council and with the introduction of the Integrated Reporting Framework, the debate on the implications of Integrated Reporting (IR) has begun. Unlike the familiar financial statements based on financial information that companies are required to publish, IR (currently published on a voluntary basis) includes non-financial information that is intended to help improve corporate performance. This study aims to investigate the impact of IR on the cost of funding. Specifically, we look into the impact that IR leaves on weighted average cost of capital (WACC), cost of equity (COE) and cost of debt (COD). Impact of the IR will be measured separately and in combination with the Environmental, Social, and Governance (ESG) scores of the sample companies. We also examine the possible moderating role of IR on the relationship between ESG scores and cost of funding. Research data is secondary, and it comprises data from 2015 to 2020 for a total number of 59 companies which are listed on Borsa Istanbul. To test our hypothesis, we employ panel data analysis. Our results indicate that WACC is positively associated with ESG scores and IR, while neither ESG nor IR has a significant impact on COE. When COD is considered, we find that high ESG scores translate into low cost of debt. We conclude that ESG and IR practices are not perceived positively by investors in an emerging market yet. Particularly in the capital markets, they appear to be unaware and/or reluctant in attaching importance on such contemporary practices. However, the moderating impact of IR on the relationship between ESG and WACC shows that WACC can be reduced when companies also use IR to better communicate their value creating activities. A similar impact is observed for COD as we find that IR preparing social-sensitive companies may take the advantage of reduced costs in the debt market. Apart from the moderating role of IR, we provide evidence that IR has a potential in reducing the cost of funding among "sustainable" companies.

İstanbul Stock ExchangeIntegrated reportingStocks+5
Lamija Rızvıc
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative analysis of reporting verbs in master's theses written by native and non-native English speakers

Reporting practices have been the subject of research for several decades and it still gains the attention of researchers and stakeholders in the academic community. Reporting allows the writers to locate their own work among the others and helps them to find their own foundation. One of the many ways to report another author or information is through the use of reporting verbs. The purpose of this study is to investigate the reporting verbs native and non-native writers of English prefer to use, the frequencies of the reporting verbs and the differences and similarities between the native and non-native writers' reporting verb usage. In order to achieve this purpose, a descriptive quantitative research method has been used. The Literature Review sections of 40 Master's theses in the field of Applied Linguistics have been analyzed for the current study, written by: 20 native English speaking writers (NES) and 20 non-native English speaking writers (NNES). The Literature Review sections of the Master's theses were selected since most of the reporting is done in these sections (Hu, Chen & Liu, 2013; Soler-Monreal & Salom, 2011) and extracted for the study. For the analysis of the reporting verbs, Hyland's (2002) Framework of Reporting Verbs was used as the main theoretical framework of the current study and the analyses were done via AntConc 4.2.4. The results of the analyses showed that both the native and non-native writers used rather a narrow range of reporting verbs. The most frequently used reporting verbs were found as: find, argue, suggest, show, note, state, report, describe, point out and believe for the NES; find, argue, show, suggest, state, indicate, define, claim, explore and point out for the NNES. Discourse Acts verbs were the most frequently used reporting verbs in both of the databases. Discourse Acts verbs were followed by Research Acts verbs as the second most commonly used reporting verbs in both the NES and NNES databases of literature review sections. The results revealed that Cognition Acts verbs were the least frequently used reporting verbs by both NES and NNES. It can be concluded that, except for the small variations in the usages of certain reporting verbs, the preferences of reporting verbs of both the native and non-native writers of the selected Master's theses were mostly similar.

Reporting
Hilal Aybüke Aydoğan
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi çerçevesinde kalite maliyetleri: Üretim işletmesinde bir uygulama

Günümüzde işletmeler rekabet unsurunun bir faktörü olarak kaliteyi kullanmaktadır. Kalite kavramı hem ürünlerde hem de üretim sürecinde çok önemli bir faktör olarak dikkat çekmektedir. Toplam Kalite Yönetimi (TKY) gibi yaklaşımlarda temel odak noktası kalite olmaktadır. İşletmede gerçekleşen her faaliyette olduğu gibi kaliteye ilişkin ortaya konulan çalışmalarda da maliyet önemli bir noktadadır. Bu kapsamda kalite maliyetleri TKY yaklaşımının önemli parçalarından birisi olmaktadır. TKY kapsamından ele alınan kalite maliyeti modellerinden birisi olan PAF Modeli'nde kalite maliyetleri önleme, değerleme, iç ve dış başarısızlık maliyetlerinden oluşmaktadır. Bu çalışma, Osmaniye ilinde ahşap mobilya sektöründe faaliyet gösteren bir üretim işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında örnek olay çalışması yöntemi kullanılmıştır. Üretim işletmesinin 2020 yılı ilk 6 aylık dönemi ve 2021 yılı ilk 6 aylık dönemine ait kalite maliyetleri incelenmiştir. İşletmede meydana gelen kalite maliyet verileri üst yönetim ve işletme çalışanları ile yapılan görüşmeler, yapılan gözlemler ve kayıtlı belgelerin incelenmesi ile tespit edilmiştir. İşletmenin ilgili dönemlerinde tespit edilen önleme, değerlendirme ve başarısızlık maliyetleri toplam üretim maliyeti ve gerçekleşen satışlar içindeki payı analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda ABC İşletmesi'ne ait önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki artış iç ve dış başarısızlık maliyetlerini azaltmıştır. İşletmede ortaya çıkan kalite maliyet unsurları arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Kalite maliyetiMaliyetMaliyet muhasebesi+7
Zozan Kanarya
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde bilgisayar destekli sorumluluk muhasebesi ve raporlama sistemi: Toprak Seniteri Sanayi A.Ş'de bir uygulama

ÖZET Bilgisayar kullanılan bir imalât işletmesinde sorumluluk muhase besi ve raporlama sisteminin kurularak işletilmesini amaçlayan bu ça lışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sorumluluk muhasebesi sistemiyle ilgili genel bilgiler alınarak, sorumluluk muhasebesi konusunda ön bilgi oluşturul maya çalışılmıştır. İkinci bölümde sorumluluk muhasebesiyle yakından ilişkili olan yönetim raporlama sistemi kavramı, sorumluluk raporlamasının önemi, rapor içeriğinin saptanması, sorumluluk raporlamasının genel ilkeleri ve sorumluluk raporlarının düzenlenmesi konuları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde sorumluluk muhasebesi ve bilgisayar destekli ra porlama sisteminin kurulması ve işletilmesi için gerekli koşullar ince lenmiştir. Sistem geliştirme, sistemin kurulması için temel özellikler üretim sürecinde bilgisayar kullanımı, bilgisayar donanım ve yazılımı nın seçimi, yarar-maliyet çözümlemesi, bütçe sorumluluk muhasebesi ve raporlama sistemleri ilişkisi, sorumluluk raporlarının çözümlenmesi ve kullanımı muhasebe sistemi ve denetim konuları ele alınmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise diğer bölümdeki teorik bilgilerden yararlanılarak yapılan bir uygulama yer almaktadır..

Bilgisayar destekli raporlamaRaporlamaSorumluluk muhasebesi+1
Nezih Kırel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Maddi duran varlıklarda değerleme ve raporlama: TMS/TFRS ve Vergi Usul Kanunu'ndaki düzenlemelerin karşılaştırılması

Bu çalışmanın konusu, işletmelerin toplam varlıkları içerisinde önemli bir paya sahip olan maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanmasına ilişkin Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) düzenlemelerinin karşılaştırılmasıdır. VUK kapsamındaki değerleme yaklaşımlarının vergi kanunlarına göre şekillenmesine karşın, TMS/TFRS bu konuya daha dikkatli yaklaşmaktadır. Ölçümleme ve raporlama yapılırken gerçeğe uygun şekilde sunum ve ihtiyaca uygunluk kriterlerini göz önünde bulundurmaktadır. Çalışmanın temel amacı VUK ve TMS/TFRS açısından değerleme ölçütlerinin esaslarının ortaya konulmasıdır. Birinci bölümde, değer kavramının tanımı ve diğer disiplinlerle tarihsel süreç içerisindeki bağlamı incelenip, VUK ve TMS/TFRS'de değerleme yaklaşımları ve değerleme ölçütleri açıklanmıştır. Standartlar kapsamında ele alınan gerçeğe uygun değer üzerine açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde maddi duran varlıkların genel tanımı yapılmakla beraber, maddi duran varlıkların değerleme ve raporlanması VUK ve TMS/TFRS düzenlemeleri çerçevesinde incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanması, VUK ve TMS/TFRS uygulamaları kapsamında karşılaştırılmıştır.

DeğerlemeDuran varlıklarMaddi varlık+4
Ziya Güner
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim uygulamalarının risk raporlama düzeyine etkisi: BIST 100 endeksinde yer alan finansal olmayan şirketler üzerine ampirik bir araştırma

Küresel krizler ve büyük şirket skandalları sonrasında risk raporlama oldukça önemli hale gelmiştir. Son zamanlarda yatırımcılar şirketlerin karşı karşıya olduğu riskler hakkında daha nitelikli bilgi talep etmekte ve sadece geçmiş riskler değil aynı zamanda geleceğe yönelik riskler hakkında da bilgi sahibi olmak istemektedirler. Ayrıca zorunlu veya teşvik edici birtakım düzenlemeler şirketleri daha fazla risk raporlaması yapmaya iten diğer faktörlerdir. Bu çalışmanın amacı kurumsal yönetim uygulamalarının şirketlerin risk raporlama düzeyindeki etkilerini analiz etmektir. Bu bağlamda BIST100 endeksinde yer alan ve finansal olmayan şirketlerin faaliyet raporlarındaki risk raporlama düzeyi içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmada risk açıklamaları; finansal risk, faaliyet riski, teknolojik risk ve stratejik risk olmak üzere 4 alt başlığa ayrılmış ve 'parasal ve parasal olmayan', 'geleceğe yönelik ve geçmişe dönük' ve 'olumlu, olumsuz ve nötr' olması yönünden sınıflandırılmıştır. Faaliyet raporlarındaki cümleler risk birimi olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın elde ettiği genel bulgulara göre, şirketler sınırlı sayıda gelecek riski raporlamaktadır ve olumsuz ya da olumlu risklerden daha çok nötr riskleri açıklama eğilimindedirler. Buna ek olarak Türk şirketlerinin faaliyet raporlarında en fazla finansal riskleri raporladığı gözlemlenirken teknolojik riskleri diğer risk türlerine göre daha az sayıda raporladığı görülmektedir. Toplam risk açıklamalarının yaklaşık yüzde 53'ü parasal risk açıklamaları niteliği taşırken yüzde 47'si parasal olmayan risk açıklamalarından oluşmaktadır. Çalışmada yönetim kurulu büyüklüğünün, yönetim kurulundaki kadın üye yüzdesinin, bağımsız üye yüzdesinin ve şirket büyüklüğünün risk raporlaması ile anlamlı ilişkili olduğu tespit edilirken, yönetim kurulunun toplantı sıklığı ve kaldıraç düzeyi ile risk raporlama düzeyi arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Buna ek olarak enerji ve teknoloji sektörlerinde yer alan şirketlerin risk açıklama düzeylerinin imalat sektöründekilere göre daha fazla olduğu sonucu elde edilmiş, diğer sektörlerin şirketlerinin ise imalat şirketlerine göre risklerini daha az açıkladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, Risk Raporlaması, Risk Açıklamaları

Borsa İstanbulKurumsal yönetimRaporlama+1
Semih Yılmazer
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mahalli idareler hesap planının belediye uygulamaları ve muhasebe kullanıcılarının memnuniyet düzeyinin ölçülmesi

Bu çalışmada amaç, Yerel yönetim kuruluşlarının en önemlilerinden biri olan Belediyelerin muhasebesi ve raporlama uygulamaları açısından hangi noktada oldukları, Tahakkuk Esaslı Muhasebenin mali sisteme ne gibi bir yarar sağladığı ne gibi eksiklikleri olduğu ve uygulamada yaşanan sorunları inceleyip bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri getirmektir. Bu kapsamda tahakkuk esaslı muhasebe sistemine geçişin etkinliğini belirleyen Bursa büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerindeki muhasebe kullanıcıları araştırmanın ana kütlesini oluşturmuştur. Veriler 52 muhasebe kullanıcısından oluşan bir örneklemden anket yolu ile toplanmıştır. Ayrıca mahalli idarelerde hesap planının işleyişi ile nakit esaslı ve tahakkuk esaslı kayıtlara ilişkin çeşitli uygulama örnekleri incelenmiş böylece devlet muhasebe kayıt sistemi ile yeni getirilen sistemin eskisine göre üstünlükleri tartışılmıştır. Örnek uygulamalar ve anket sonuçlarına göre tahakkuk esaslı muhasebe sisteminin pek çok yararı olmasına karşın, uygulamada yaşanan sorunlar incelenip muhasebenin temel kavramlarına ve muhasebe standartlarına uygun çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.

BelediyelerHesap planlarıMuhasebe+3
Ebrar Gandar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta örgütsel sessizlik: Havaaracı bakım personelinin raporlamada bulunmamalarının nedenleri üzerine bir araştırma

Yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları havacılık emniyet performansının sürekli artırılması esasına dayanmaktadır. Emniyet performansının sürekli artırılabilmesi ise örgütlerin yeni nesil emniyet yönetimindeki en temel araç olan Emniyet Yönetim Sistemini (EYS) kullanarak, öneylemci ve kestirimci bir yaklaşım sergilemesi ile mümkün olabilmektedir. EYS'nin başarılı bir şekilde uygulanması için zamanında, nitelikli ve zengin bir veri setine ihtiyaç duyulmaktadır. Emniyete ilişkin veri ve bilgilerin önemli bir kaynağı ise işgörenlerin yapmış olduğu gönüllü raporlamalardır. Ancak işgörenlerin, emniyetin sağlanması için çok kıymetli olan emniyetsiz olayları, sebeplerini ve risk azaltıcı önlemleri yeterince ve gönüllü olarak raporlamadıkları düşünülmektedir. Örgütlerin başarıya ulaşmalarının önündeki en büyük engel olarak görülen ve işgörenlerin örgütlerinde karşılaştıkları sorunlara ilişkin duygu, düşünce ve fikirlerini dile getirmekten kaçınmaları olarak ifade edilen örgütsel sessizlik, havacılık örgütlerinde karşımıza gönüllü raporlamadan kaçınma olarak çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, havacılık örgütlerinde işgörenlerin hangi faktörlerden dolayı gördükleri emniyetsiz olaylar/durumlar karşısında ya da emniyeti arttırıcı önerileri dile getirme konusunda sessiz kalarak gönüllü raporlamada bulunmadıklarının nedenlerini boyutlar halinde ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, havacılık emniyetinin sağlanmasında kilit rol üstlenen havaaracı bakım kuruluşlarındaki işgörenler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında araştırmanın problemine ve araştırma sorularına uygun olarak bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. 483 işgörenden elde edilen verilerin önce geçerlilik ve güvenirlilik analizleri yapılmıştır. Sonrasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılarak havacılıkta gönüllü raporlamamanın nedenlerine ilişkin yapı test edilmiştir. Sonuç olarak işgörenlerin, ilişkisel ve prososyal sessizlik, umursamazlık yaklaşımına dayalı sessizlik, boyun eğmeye ve kabullenmeye dayalı sessizlik ve korkuya ve korunmaya dayalı sessizlik faktörlerine bağlı olarak gönüllü raporlamada bulunmadıkları tespit edilmiştir.

EmniyetEmniyetli yönetimHava yolu taşımacılığı+5
İlker Ünder
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Finans kuruluşlarında sürdürülebilirlik raporlaması: Bankacılık sektöründe Küresel Raporlama Girişiminin gri ilişkisel analizi ile performanslarının değerlendirilmesi

Günümüzde meydana gelen küresel gelişmeler ve artan teknoloji sayesinde finans kuruluşları içerisinde yer alan bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik kavramının önemi artmıştır. Bankaların sürdürülebilirlik açısından varlıklarının sürdürülebilir hale getirilmesi bir takım sorumlulukları ortaya çıkarmıştır. Bankaların bu sorumluluklar içerisinde sosyal, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik performanslarının son derecede önemli olmasına neden olmuştur. Bankacılık sektöründe gerçekleşen faaliyetler neticesinde bankaların sürdürülebilirlik raporlamalarında Grı4 (Küresel Raporlama Girişimi) verilerine yer verilmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de bulunan 14 bankanın sürdürülebilirlik performanslarını değerlendirmek için önce oluşturulan Grı4 (Küresel Raporlama Girişimi) verileri içerik analiz yöntemi kullanılarak daha sonrasında Gri İlişkisel Analiz Yöntemi ile 14 banka için belirlediğimiz 31 tane Grı4 (Küresel Raporlama Girişimi) değişkenleri doğrultusunda sosyal, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik performansları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Bankacılık Sektörü, Performans, Gri İlişkisel Analiz

Bankacılık sektörüFinans kurumlarıFinansal performans+6
Osman Mert Sizer
Kütahya Dumlupınar University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre rapor uygulamalarının entegre raporlama kullanan işletmeler açısından değerlendirilmesi: Üretim işletmesinde bir uygulama

Kurumsal raporlama alanında bir fenomen olan entegre raporlama finansal ve finansal olmayan bilgileri entegre bir rapor seti halinde sunmaktadır. Yüksek kaliteli entegre rapor hazırlama zor olsa da yapılan çalışmalar üretilen entegre raporlarla belirli yönlerden kalite eksikliği olduğunu göstermiştir. Raporlama kalitesi ile ilgili en büyük eksiklik işletmelerin bilgi tekrarlama oranlarındaki zayıflıktır. Entegre düşünce yapısındaki yaklaşımındaki temel felsefe, ekolojik ve toplumsal kaynaklarla ekonomik kaynakları finansal raporlamaya dahil edilebileceğidir. Böylece finansal bilgi kullanıcıları için finansal ve finansal olmayan öğeler arasındaki ilişki şeffaf ve karşılaştırılabilir bir şekilde sunulabilir. Bu çalışmada, entegre raporlamanın kavramsal çerçevesinden bahsedilmekte, entegre raporun içeriğini ve sermaye unsurlarını açıklanarak bilgi ile entegre rapor arasındaki ilişkiyi araştırılmaktadır. İşletmeler sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk raporları üretiyor olsalar da, paydaşlardan finansal bilgi kullanıcılarına yardımcı olacak finansal ve finansal olmayan bilgileri sunamazlar. İşletmelerin değer yaratma kabiliyetini etkileyen hususların dahil edildiği entegre raporların kalitesi ve uzunluğu değişiklik göstermektedir. İşletmelerin ihtiyaç duydukları iş döngülerini açıklamalarında kısa, orta ve uzun vadede değer yaratma yollarını tanımlarken yardımcı olarak entegre raporlama kullanırlar. Entegre raporlama finansal raporlamaya paralel ve bağımsız olarak, finansal olmayan bilgi ve verilere de odaklanır. Bu durum ekolojik, toplumsal, yönetişim ve finansal faktörlerle ilgili uzun vadeli yatırımlar için bir motivasyon yaratır. Entegre raporlamada standart bir formatın bulunmaması, daha güvenli yatırım kararları alma ve interneti kullanarak sürdürülebilirlik ve ekonomik değerleri belirleme ve bağlama sorumluluğunu paydaşlara aktarmaktadır. Bu çalışmada iki soruya cevap aranmaktadır. Bunlardan ilki firmalar tarafından yayımlanan entegre raporların uzunluğu ile bu raporların kalitesi arasında bir ilişkinin var olup olmadığıdır. İkinci soru ise entegre rapora dahil edilen bazı kurumsal özelliklerin entegre raporların kalitesini ne ölçüde etkilediğidir. Bu sorulara cevap ararken içerik analizi yöntemi Nvivo paket programı kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Uygulama alanı olarak seçilen Çimsa Şirketi'nin yayınlanan 2016-2017-2018 entegre raporlarında Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi'nin klavuz ilkeleri açısından değerlendirilmesi yapılarak bu ilkelerin ne ölçüde uygunluk gösterdiği incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Entegre Raporlama, Finansal Raporlama, Sürdürülebilirlik Raporu

Entegre raporlamaKurumsal raporlamaRaporlama+3
Şeyda Demir
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının küçük ve mikro işletmeler için finansal raporlama standardına yönelik farkındalığı

Muhasebe ve finansman alanındaki uluslararası gelişmelere bağlı olarak Türkiye'de finansal raporlama sisteminde de değişiklikler yaşanmaktadır. Türkiye'de uluslararası finansal raporlama standartlarına uyum sağlamak için standartlarında meydana gelen değişimler meslek mensuplarını geçmiş bilgilerini güncellemek zorunda bırakmıştır. Son gelişmeler ışığında küçük ve mikro işletmeler için finansal raporlama standardı KÜMİ FRS 2019 yılında yayınlanmış çeşitli nedenlerden dolayı 2023 dönemini kapsayacak şekilde yürürlüğe girmiştir. KÜMİ FRS bağımsız denetime tabi olmayan işletmelerin ihtiyaca uygun, güvenilir, karşılaştırılabilir bilgi sunmak amacıyla KGK tarafından yayınlanmıştır. 2023 dönemini kapsayacak şekilde yürürlüğe giren KÜMİ FRS meslek mensupları tarafından uygulanacağı için muhasebe meslek mensuplarının KÜMİ FRS hakkındaki algısını incelemek önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı küçük ve mikro işletmeler için yürürlüğe giren KÜMİ FRS'nin muhasebe meslek mensuplarının farkındalık düzeyini ölçmektir. Muhasebe meslek mensuplarının farkındalık düzeyini ölçmek için anket yöntemi ile veri toplanması amaçlanmıştır. Çalışmanın evreni Sakarya, Kocaeli, Eskişehir, Kütahya ve Bursa'dır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Çalışmasında cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi gibi bilgileri yanı sıra TMS/TFRS, BOBİ FRS ve KÜMİ FRS hakkında veriler elde edilmiş ve anlamlı sonuçlar çıkarılmıştır.

Finansal tablolarMuhasebeRaporlama
Behcet Şeker
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin tıbbi hataları rapor etmeme nedenleri

Bu araştırma, hemşirelerin tıbbi hataları rapor etmeme nedenlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapılmıştır. Araştırma Eylül 2016-Mayıs 2017 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 171 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında tıbbi hataları rapor etmeme nedenlerine ilişkin 21 ifadeden oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (sayı, yüzde, ortalama) ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamaları 27.52±6.9, %89.9'u kadın, %45.9'u lisans mezunudur. Hemşirelerin %81.8'i tıbbi hatalarla karşılaştıklarını, %66.1'i hataları rapor ettiğini belirtmiştir. Hemşirelerin tıbbi hataları rapor etmeme nedeni en çok tıbbi hatayla ilgili hastada olumsuz durum meydana gelirse genelde hemşirelerin suçlanacağı (%72.97), hasta ve ailesinin hemşireye olumsuz tutum sergileyeceği (%72.30), haklarında dava açılabileceği (%59.46), hekimlerden olumsuz tepki alabilecekleri (%59.46) ve hastane yönetiminden ceza alabileceği (%58.11) düşünceleridir. Hemşireler tıbbi hataların rapor edilmeme nedeni olarak en az ise hataya bağlı hasta zarar görmediyse hatayı rapor etmenin gereksiz olduğunu (%13.51), hasta güvenliği uygulamalarını geliştirmede tıbbi hataları rapor etmenin bir faydası olmadığını (%10.81) belirtmişlerdir. Hemşirelerin hata bildirdiğinde işten çıkarılabilme düşüncesi ile çalışma yılı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Hata rapor edildiğinde hekimlerden olumsuz tepki alabilme, hastane yönetiminden ceza alabilme ve hata bildirim formlarının çok fazla olması düşünceleri ile çalışma pozisyonu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Araştırma bulgularına göre hemşirelerin suçlanma, hasta, hasta yakınları ve hekimlerden olumsuz tepkiler alma ve hastane yönetimi tarafından cezalandırılma düşüncesi ile tıbbi hataları raporlamadıkları sonucuna varılmıştır.

AnketlerHasta güvenliğiHemşireler+6
Hilal Hatice Ülkü
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarında kurumsal yönetimin etkisi: İMKB üzerine bir uygulama

Bu çalışmada kurumsal yönetimin sürdürülebilirlik üzerindeki etkisi incelenmeye hedeflenmiştir. Bunun için sürdürülebilirlik kavramı ve bu kavramının kurumsal yönetim ile olan ilişkisi incelenmiştir. Tezin birinci bölümünde sürdürülebilirlik kavramı hakkında tarihsel gelişimi, önemi ve boyutları hakkında literatür araştırması yapılmıştır. Sürdürülebilirlik raporlaması ile ilgili kuruluşlar incelenmiştir ve örneklemi oluşturmak için en yaygın kullanılan Küresel Raporlama Girişiminin (GRI) oluşturduğu raporlama kılavuzu hakkında bilgiler verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde kurumsal yönetim kavramı, teorileri, ilkeleri hakkında literatür araştırması yapılmıştır. Ayrıca hem Yurtdışında hem de Türkiye'de yapılan, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetim ilişkisini inceleyen çalışmalar derlenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde ise, Borsa İstanbul'da işlem gören ve GRI Standartlarına göre sürdürülebilirlik raporu hazırlayan 17 işletmenin 2013-2016 yılları arasındaki 68 işletme/yıl verisi, tek tek işletmelerin konsolide mali tablolarından ve sürdürülebilirlik raporlarından toplanmıştır. Türkiye'de işletmelerin sürdürülebilirlikleri ile kurumsal yönetim arasındaki ilişkinin analizinde Dengeli Panel Veri Analizi kullanılmıştır. İşletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarının sürdürülebilir raporlama (GRI Raporlama Standartlarına uygun) hazırlamalarıyla ölçüldüğü çalışmada, kurumsal yönetim uygulamaları ise; yönetim kurulunun yapısına ilişkin özellikler (büyüklüğü, bağımsız üye sayısı, toplumu etkileyen üyelerin varlığı), ceo ikiliği ve sosyal sorumluluk komitesinin varlığı ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca işletmelerin büyüklüğü ve karlılığı da sürdürülebilirlik uygulamalarını etkilemesi muhtemel değişkenler olması sebebiyle modelde kontrol değişkenleri olarak dahil edilmiştir. Böylece işletmelerin sürdürülebilirliklerini etkileyen ve kısıtlayan kurumsal yönetim faktörleri belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda işletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarını arttıran faktörler, yönetim kurulunda yer alan toplumu etkileyen üyeler ve işletme karlılığı olarak tespit edilmiştir. İşletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarını azaltan faktörler ise yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulunda yer alan bağımsız üyeler, sosyal sorumluluk komitesinin varlığıdır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilirlik Raporlaması, Kurumsal Yönetim

Kurumsal yönetimRaporlamaSürdürülebilirlik+1
Renat Baımurzın
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı (BOBİ FRS) uygulamasının işletmelerin yönetsel kararları üzerine etkisi ve bir uygulama örneği

BOBİ FRS uygulaması özetle bağımsız denetim kapsamına giren işletmelerin mali tablolarını düzenleme usul ve esaslarını içeren standartlar bütünüdür. Çalışmada mali tablolarını BOBİ FRS uygulamasına göre düzenleyen işletmelerde, BOBİ FRS uygulamasının işletme yönetsel kararları üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Artan rekabet koşulları, karlılık yüzdelerinin düşüklüğü, doğru finansal bilgilere ulaşamada maddi zorluklar sonucunda özellikle küçük yatırımlar yönelik gerçeğe uygun ve standartlara uyumlu mali verilere duyulan ihtiyaç tez konusunun önemini ortaya koymaktadır. İşletme yönetimleri, işletmelerin rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmeleri ve paydaşların menfaatlerinin korunabilmesi ancak doğru kabul edilebilir, açık anlaşılabilir, şeffaf ve hesap verilebilir bilgilerle mümkündür. İhtiyaç duyulan bilgilerde bulunması gereken özellikler BOBİ FRS uygulamasının amaçları ile örtüşmekte olup, tezin önemini ortaya koymaktadır. Tez konusunun araştırılmasında, alanında düzenlenmiş olan tez, makale, KGK düzenlemeleri v.b. çalışmalar incelenmiş olup, elde edilen kaynakçalardan hazırlanmış uygulama kısmında ise bağımsız denetime tabi bir şirketler dahil edilmiştir. Bağımsız denetim şirketi bünyesinde, BOBİ FRS kapsamında denetime tabi şirketlerin mali tabloları esas alınarak denetlenen şirketlerin yöneticileri ile tez kapsamındaki konularda yüzyüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sorulan sorular ile BOBİ FRS uygulamasının şirket yönetim kararlarına olan etkisi araştırılmıştır. Ulaşılan bulgu ve sonuçlar tezin sonuç ve değerlendirme bölümünde ele alınmıştır. Anahtar Kelimleler: Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ/FRS), Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ/FRS) 'nin Finansal Tablolara Etkisi, İşletmelerde Karar Alma Süreci

Büyük ve orta boy işletmelerFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+4
Emine Gül Karadağ
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında derecelendirilmeye tabi tutulan işletmelerin finansal göstergeleri üzerine bir araştırma

Küreselleşmeyle birlikte yaşanan değişimler, günümüzde işletmelerin ekonomik yönden olduğu kadar, aynı zamanda sosyal yönden bir misyonu bulunduğu gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Rekabet avantajı yakalamak için farklılık yaratmanın zorunlu olduğu bir çağda, işletmelerin sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları, farklılaştırıcı bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluğa dayalı yatırımların artması işletmeleri sosyal ve çevresel faaliyetlerini raporlamaya yönlendirmiştir. Dünyada çok sayıda işletme rekabet avantajı sağlayacağı ve piyasa değerlerine yansıyacağı düşüncesiyle kurumsal sosyal sorumluluk raporları yayınlamaktadır. Bu durum kurumsal sosyal sorumluluğa önem veren ve bu konudaki faaliyetlerini açıklayan, raporlarında gösteren işletmeler ile kurumsal sosyal sorumluluğa gereken önemi vermeyen ve raporlarında yeterli açıklamaya yer vermeyen işletmelerin mali oranları arasında fark olup olmayacağını gündeme getirmiştir.Çalışmamızda kurumsal sosyal sorumluluk ile finansal performans arasında ilişki olup olmadığı sorusuna ?Etik Hesap Verebilirlik Skoru? bulunan işletmeler ile bulunmayan işletmelerin mali oranları incelenerek cevap bulmak istenmiştir. Tezin literatür kısmında kurumsal sosyal sorumluluk tanımlanmış, tarihsel gelişiminden bahsedilmiş ve kurumsal sosyal sorumluluk raporlaması ve derecelendirmesi üzerinde durulmuştur. Uygulama bölümünde ise İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)'na kayıtlı ?Etik Hesap Verebilirlik Skoru? olan ve olmayan işletmelerin bazı mali oranları SPSS programı yardımıyla istatistiksel olarak analiz edilmiş ve fark olup olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporlaması, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derecelendirmesi

DerecelendirmeEtikRaporlama+1
Mustafa Yüksel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects