Rehberlik

113 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Turist rehberlerinin paket turlarda kullandıkları izlenim yönetimi tekniklerinin kişisel etkileşim kalitesi üzerine etkisi

Paket turların en önemli bileşenlerinden olan turist rehberleri, turizm endüstirisinin vazgeçilmez elemanlarındandır. Turist rehberleri, bir destinasyonu, bir bölgeyi ya da bir ülkeyi temsil eden, temsil ettiği yerin kültürü, tarihi ve sosyal yaşamı ile ilgili bilgileri aktarma gibi önemli bir role sahiptir. Bu kapsamda; turist rehberleri, turistlerle en fazla zaman geçiren, onlarla aynı ortamı paylaşan ve doğal olarak en fazla etkileşim halinde olan kişilerdir. Bu yüzden sergilemiş oldukları davranışlar, turist rehberlerinin turistlerle olan etkileşim kalitesini belirlemektedir. Bu araştırmanın amacı, paket turlarda turist rehberlerinin kullandığı izlenim yönetimi tekniklerinin, turist-rehber etkileşim kalitesini etkileyip etkilemediğini belirlemektir. Bu kapsamda; amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak, Eskişehir'de ikâmet eden eylemli turist rehberlerinin turlarına katılan 445 turiste yüz yüze anket uygulanmış ve yapılan analizler sonucu elde edilen faktörler Kendini Sevdirme, Kendini Övme, Yardım İsteme, Otoriter Olma ve Etkileşim Kalitesi şeklindedir. Sonuç olarak, paket turlarda turist rehberlerinin kullandığı izlenim yönetimi tekniklerinin, kişisel etkileşim kalitesini tek başına etkilemediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist Rehberi, İzlenim Yönetimi, İzlenim Yönetimi Teknikleri, Kişisel Etkileşim Kalitesi, Eskişehir Rehberleri

EtkileşimKişisel başarıKişisel gelişim+7
Merve Kalyoncu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezi personelinin öğrenme güçlüğü olan bireylerin değerlendirilme süreçlerine ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı, öğrenme güçlüğü olan bireylerin fark edilme ve eğitsel tanılama süreçlerine ilişkin rehberlik ve araştırma merkezi (RAM) personellerinin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırma, öğrenme güçlüğü olan bireylerin fark edilme ve tanılama süreçleri ve bu süreçlere yönelik var olan durumun ayrıntılı olarak incelenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında Eskişehir ilinde bulunan Odunpazarı İbrahim Kurşungöz RAM ve Tepebaşı RAM'da toplam 12 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrenme güçlüğü şüphesiyle RAM'a başvurular gün geçtikte artmaktadır. Sayıdaki artışla birlikte öğrenme güçlüğü olan bireylerin tanılanması sürecinde aksaklıklar yaşandığı görülmektedir. Yaşanan bu aksaklıklar genel olarak tıbbi tanılar ile eğitsel tanılar arasında tutarsızlıkların olması, fark edilme sürecinde ailelerin ve sınıf öğretmenlerinin farkındalığının az olması, RAM personelinin eğitim gereksinimi, değerlendirme formlarının yetersiz ve öğrenme güçlüğü olan bireyleri ayırt ediciliğinin düşük olması, kullanılan materyallerin standart olmaması, değerlendirme ortamlarının uygun olmaması, MEB'in öğrenme güçlüğü konusunda hizmet içi eğitimlerinin yetersiz olması ve paydaşlar arasındaki iletişimin az olması noktalarında yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda sürecin daha sağlıklı hale getirilmesi için öneriler ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), Öğrenme güçlüğü,Öğrenme güçlüğü olan bireylerin tanılanması, Fark edilme süreçleri.

DeğerlendirmeEğitsel değerlendirmeRehberlik+6
Zülal Çakmak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönlendirme tasarımlarında grafiksel yapı ve bir uygulama örneği

Bu araştırma, yönlendirme tasarımlarında grafiksel yapıyı incelemek ve elde edilen bulgulara göre bir uygulama yapabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modellerinde literatür taramasından yararlanılmış ve bu kapsamda yönlendirme tasarımlarının grafiksel yapısı incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre yönlendirme tasarımlarının grafiksel yapısını oluşturan unsurların tipografi, renk, malzeme, konum, boyut ve görüntü olduğu ve yönlendirme araçları tasarlanırken bu unsurların göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmıştır. Yönlendirme araçları tasarlanırken uygulama alanındaki kullanıcıların isteklerinin göz önünde bulundurulması, tasarım yapılırken uzman kişilere müracaat edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Alanlarında uzman kişiler tarafından hazırlanması ve yapıyı oluşturacak unsurların dikkatle kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi binasının kullanımına yönelik yönlendirme grafiği tasarımı yapılmıştır. Yapılan örnek tasarım binanın içerisine uygulanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan bu çalışma ile yönlendirme tasarımlarına yeni bir bakış açısı sağlanmaya çalışılmış, üç boyutlu objeler kullanılarak görsel farklılık yaratılmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre, Grafiksel Yapı, Tasarım, Yönlendirme Grafiği

Grafik tasarımıRehberlikTasarım+1
Metin Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Danışmanlık ve eğitim tedbiri görevi olan rehber öğretmenlerin bu hizmetlere yönelik görüşleri: Sultanbeyli örneği

Bu araştırmanın amacı, danışmanlık ve eğitim tedbirlerine yönelik rehber öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Sultanbeyli ilçesindeki devlet okullarında görev yapan 22 rehber öğretmen katılmıştır. Çalışma, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklerdeki uygulama usul ve esasları nasıl uyguladıklarını, süreçte karşılaştıkları sorunların neler olduğunu, uygulamaya yönelik görüş ve önerilerini detaylı olarak belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde ayrıntılı olarak not tutulup bilgisayar ortamına aktarma yapıldıktan sonra MAXQDA programının deneme sürümüne veri girişi sağlanmıştır. Verilerin çözümlenmesi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri tanımları bağlamında, bilgi düzeylerinin çok yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların ifadelerine göre eğitim tedbirine yönelik görevlerin müdür yardımcısı ve sınıf öğretmenlerine veya okulda oluşturulacak bir komisyona verilebileceği sonucu ortaya koyulmuştur. Rehber öğretmenler, tedbirleri uygulama sürecinde plan hazırladıklarını, fakat çeşitli sebeplerden dolayı plana pek sadık kalamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca uygulama sonrasında hazırladıkları üç aylık raporları aksatmadan mahkemeye göndermelerine rağmen, genelde mahkemeden dönüt alamadıklarını söylemişlerdir. Rehber öğretmenlerin tedbir uygulamaları esnasında birçok kurumla işbirliği yaptıkları, bazı durumlarda ise diğer kurum ve kişilerden pek destek alamadıkları tespit edilmiştir. Tüm bu süreçlerde rehber öğretmenlerin çok çeşitli problemlerle karşılaştıkları görülmüştür. Aile ile irtibat problemi, ailenin isteksizliği ve görüşmelere gelmemesi, rehber öğretmenlerin sayısının azlığı ve görevlendirmeler ile iş yüklerinin artması gibi güçlükler ilk sırada yer almıştır. Bu ve diğer güçlüklerin aşılabilmesi için tedbirlerle ilgili görev ve sorumlulukların paylaşılması, eğitim faaliyetlerinin arttırılması, ailenin bilgilendirilmesi ve gönüllülüğün esas alınması, kurumlar arası iş birliğinin arttırılması, uygulama için özel bir ekip ya da kurum oluşturulması ve rehber öğretmenlere sınırlı sayıda tedbir kararı olan öğrenci verilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri ortaya koyulmuştur.

DanışmanlıkKoruma tedbirleriKoruyucu faktörler+6
Süleyman Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Clinical supervision: Effects and implications for teacher development and student archivement in preparaty English classes at Çukurova University

The purpose of the present study is to explore the effectiveness of clinical supervision in teacher development and student achievement at university level. The study attempts to find answers to the following basic questions: Will the clinical supervision process, in any way, affect the teachers' instruction in the classroom? If so, to what extent? Is the change in the instructional behaviors of teachers performance-based or competence- based? Will the amount of change in instruction of experienced teachers differ from that of the novice? Will the positive change in the teaching behaviors of the teachers in the experimental group be reflected on the success rate of the students? If so, how significant will be the success? The study adopts a descriptive and quasi-experimental approach, and the research design integrates longitudinal and cross-sectional samples. The data were obtained from the classroom observations of the samples and their students' achievement tests. These data were analyzed by using the distribution of means and standard deviations, and unpaired t-test (2 tail). The overall conclusion of the present study is that clinical supervision has been very effective in improving teachers' instruction in various ways: (a) teachers have become more analytical towards their own instructions in the classroom, (b) It has provided ground on which teachers can discuss the issues related to their instruction with a clinical supervisor and easily get outside assistance whenever they need, (c) Clinical supervision has created self-responsibility and self-confidence in teachers in terms of the preparation, implementation and evaluation of their lessons, and (d) it has also created awareness in teachers towards all the teaching activities taking place in the classroom, after which the teachers have learned to ask themselves the purpose of each activity they are to instruct, (e) It has helped the teachers revise their strategies in teaching four language skills and use educational equipment such as tape-recorder, video, and overhead projector (OHP) efficiently, and (f) also their classroom management strategies, and their roles as a teacher. The other notable finding is that the improvement in the instructions of teachers have been reflected positively on the success ratio of their students to a significant extent. 11

SuccessIndividual collimationPreparatory school+6
Turan Paker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi ve bir rehber önerisi

Bilgi merkezleri arasında özgünlükleriyle öne çıkan üniversite kütüphaneleri, bünyelerindeki bilgi varlıklarında kurumsal ve kişisel birçok veri ve bilgiyi barındırmaktadır. Bu nedenle üniversite kütüphanelerinde bilgi varlıklarının güvenliği önemli bir konudur. Bu itibarla araştırmanın amacı, üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi konusunda mevcut durumu ve olası tehditleri incelemek, uygun önlemler ve politikalar önermek ve bu yönetimin iyileştirilmesi için çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada, nicel araştırma modeli olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren üniversite kütüphanelerinde görev yapan personeldir. Amaçlı örnekleme yöntemi ile bu evren içerisinde belirlenen örnekleme anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen verilere göre, Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde teknolojik ve kurumsal bilgi güvenliği önlemlerinin çoğunun "iyi" düzeyde uygulandığına ilişkin katılımcı görüşlerinin yüksek oranlarda olduğu görülmüştür. Fakat bu önlemlerin "hiç uygulanmadığını" veya "kötü" ve "orta" düzeylerde uygulandığını belirten katılımcı görüşlerinin oranlarının da kayda değer düzeylerde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, üniversite kütüphanelerinde daha etkili ve standart bir bilgi güvenliği yönetim sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması amacıyla çalışma sonunda bir "Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi" önerisi sunulmuştur.

Bilgi güvenliğiGüvenlik yönetimiKişisel veri+4
Ali Kavak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberliğin Türk müzeciliğindeki yeri ve milli saraylarda uygulaması

Rehberliğin tanımı, kısa tarihçesi, gelişimi, müzeciliğe yaptığı katkısı ve gerekliliği ile Milli Saraylarda uygulanış biçimini irdeleyen bu tez çalışması altı bölümden oluşmaktadır. Tezin içeriğinin genel bir değerlendirme olarak ele alındığı giriş bölümünde, ayrıca bu tez çalışmasında kullanılan araştırma yöntemleri, çalışmanın amacı ve önemi vurgulanmıştır. İkinci bölümde rehber sözcüğünün bu tez çalışması içindeki anlamı, tarihçesi, kısaca dünyada ve Türkiye'de geçirdiği gelişim süreci ile birlikte iyi bir rehberde aranan özellikler ve rehberlerin çalışma alanları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Müzecilikte rehberliğin yeri, rehberlik hizmetlerinin Türk Müzeciliğinin gelişimine sağlayacağı katkı, rehberlerin müzelerde gerekliliği, dünya müzelerinde rehber yetiştirilmesi ve rehberlerin dünya müzelerindeki tanıtım etkinliklerindeki rolü anlatılmıştır. Bu bölümde ayrıca dünya müzelerinde rehberlik uygulamaları ile ilgili örneklerde ele alınacaktır. Engelli ziyaretçiler için çağdaş müzelerde verilen örnek hizmetlerde ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, Milli Sarayların tanımlanması yapıldıktan sonra Müze Rehberliğinin Milli Saraylarda uygulanmakta olan durumunun yanlışları ve eksikleri ortaya konulmuştur. Beşinci bölümde Dolmabahçe Sarayı örnekleme olarak alınarak geçmişte ve günümüzde uygulanan gezi yöntemlerinin saptanmasından sonra, çağdaş müzecilik anlayışının uygulandığı ülkelerdeki yöntemler ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Müze Rehberliği'nin Avrupa'nın birçok ülkesinde ve Amerika'da müzelerde gerekliliğini ortaya koyduğu anlatılmaya çalışılırken, pedagoji merkezleri, kültür merkezleri ve ziyaretçi hizmetleri servisleri ile kendi rehberlerini yetiştirmeye yönelik çalışmalar içerisinde oldukları anlatılmaktadır. Ayrıca Türkiye'de bu yöndeki çalışmaların yapılmaya başlanması için önerilerde bulunulmuştur.

MüzecilikRehberlikSaraylar+1
Aytekin Kılavuz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda yürütülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan ve okul psikolojik danışmanlığı görevini üstlenen psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının, diğer bir değişle pratik becerilerinin nasıl olduğu incelenmiştir. Çalışmada ayrıca psikolojik danışmanların çalışma yaşamına ilişkin özellikleri (kıdemleri, öğrenim durumu, okul düzeyi), çalışılan okulun fiziki koşulları (okul mevcudu) ve lisans eğitimleri sırasında aldıkları uygulamalı ders (bireysel psikolojik danışma uygulama dersi, grupla psikolojik danışma uygulama dersi ve okul psikolojik danışmanlığıyla ilgili uygulama dersi) sayıları açısından psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, Türkiye'de toplam 46 ilde 2009-2010 yılları arasında ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan 221'i bayan, 223'ü erkek olmak üzere toplam 445 psikolojik danışman üzerinde yapılmıştır. Araştırmada psikolojik danışmanların yürüttükleri PDR uygulamalarını belirlemek amacıyla ?Okullarda Yapılan PDR Uygulamaları Anketi? ve psikolojik danışmanların özellikleri ile ilgili bilgileri de saptamak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Analizlerde, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kay-Kare, Mann Whitney U Testi ve Kruskall Wallis Testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların bireysel rehberlik uygulamasında öncelikli sırada kişisel-sosyal gelişim alanına; küçük grup rehberliği, büyük grup rehberliği, sınıf rehberliği ve konferans uygulamalarında ise hem ilköğretim hem de ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanların ilk sırada eğitsel gelişim alanına yönelik çalışmalara öncelik verdikleri görülmüştür. İlköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanlar psikolojik danışma uygulamalarından sırasıyla en fazla bireysel psikolojik danışma, acil krize yönelik psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulamaları yürüttüklerini belirtmişlerdir. Program geliştirme uygulamalarını; ilköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %75, orta: %65) yaptığı saptanmıştır. Program değerlendirme uygulamalarında ise; ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarısının (ilk: %50, orta: %54), yürüttükleri PDR programını değerlendirmeye yönelik uygulama yaptıkları görülmüştür. Bireyi tanıma tekniklerinden test dışı teknikleri ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının (ilk. %95, orta: %97) uyguladığı belirlenmiştir. En fazla yapılan test dışı tekniklerin ise problem tarama listesi, başarısızlık nedenleri anketi ve otobiyografi olduğu saptanmıştır. Psikolojik test tekniklerini, ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %65, orta: %72) yaptığı ve yapılan bu testlerin ağırlıklı olarak ilgi envanterleri olduğu görülmüştür. Konsültasyon, veli görüşmesi ve öğretmenlerle görüşme yapma ile ilgili uygulamaları, hem ilköğretim hem de ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının gerçekleştirdiği saptanmıştır. İlköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların okullarda yürütülen diğer uygulamalardan en fazla oryantasyon hizmetlerine en az ise akran yardımcılığı çalışmalarına yer verdikleri belirlenmiştir.Kıdemlerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu görülmüştür. Rehberlik uygulamalarından bireysel rehberlik, küçük grup rehberliği ve konferans uygulamalarında, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısında, bazı PDR programı değerlendirme alt uygulamaları, bireyi tanıma teknikleri alt uygulamaları ve psikolojik test teknikleri alt uygulamalarında ve oryantasyon (duruma alıştırma) uygulamalarında 11 yıl ve üstü kıdeme sahip olan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Mezuniyet düzeylerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarından sadece program geliştirme alt uygulamalarından; bir grup rehberliği paket programı geliştirme ve uygulama, program geliştirme çalışmaları sonucundan sonra program değerlendirme uygulamaları yapma, program değerlendirme uygulamaları yaparken uygulamaları değerlendirmek amacıyla anket gibi ölçme araçları geliştirme, program değerlendirme çalışmaları sırasında çeşitli istatistiksel işlemlerden yararlanma gibi uygulamalarda lisansüstü eğitim alan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Çalıştıkları okul düzeyine göre sadece PDR programı geliştirme uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ilköğretimde çalışanlar lehine, veli toplantılarına katılma ve oryantasyon uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ise ortaöğretimde çalışanlar lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Çalışılan okulun mevcuduna göre psikolojik danışmanların yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Örneğin, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısı, bireysel psikolojik danışma toplam oturum sayısı ve yönetilen grupla psikolojik danışma sayısı 1501 ve üstü okul mevcuduna sahip okullarda çalışan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Lisans eğitimi sırasında alınan bireysel psikolojik danışma, grupla psikolojik danışma ve okul psikolojik danışmanlığı uygulamalarına yönelik dersler ile çalışılan okulda yürütülen PDR uygulamalarından bazıları arasında lisans eğitimi sırasında bireysel psikolojik danışma uygulaması dersini, grupla psikolojik danışma uygulama dersini ve okul psikolojik danışmanlığı uygulama dersini iki dönemde alan psikolojik danışmanlar lehine farklılıklar olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Okullarda yapılan PDR uygulamaları, Okul PDR programı, Psikolojik danışman

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOkullar+7
Hatice Hatipoğlu
Çukurova University
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel bilgiyi işleme yaklaşımına göre geliştirilen mesleki karar verme programının sınanması

Bu araştırmanın amacı, geliştirilen bilgiyi işleme kuramı temelli mesleki grup rehberliği programının mesleki karar verme sürecinde olan lise dokuzuncu sınıf öğrencilerinin mesleki olgunluk, mesleki kararsızlık ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlarına etkisinin sınanmasıdır.Araştırmada 2x2 faktörlü ve tekrar ölçümlü (iki grup ve iki ölçüm) desen kullanılmıştır. Araştırma ?öntest-sontest? deney ve kontrol gruplu bir uygulamadır. Çalışma grubunu Adana Merkez İlçesi Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi dokuzuncu sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmanın deney ve kontrol grubunu oluşturmak için iki dokuzuncu sınıf tesadüfî olarak belirlenmiş ve yine tesadüfî olarak biri kontrol diğeri ise deney grubu olarak atanmıştır. Deney grubunu oluşturan sınıf 29 (15 kız 14 erkek), kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin sınıf ise 30 (17 kız, 13 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Her iki sınıftaki öğrencilerin yaş aralığı 14-17'dir.Araştırmada öğrencilerin mesleki seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlarını ölçmek amacıyla Mesleki Seçimine İlişkin Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği (Erdem, 2006), mesleki karar düzeylerini ölçmek amacıyla Mesleki Karar Envanteri (Çakır, 2003), ve mesleki olgunluk düzeylerini ölçmek amacıyla da Mesleki Olgunluk Envanteri (Kuzgun ve Bacanlı 1992) kullanılmıştır.Araştırmada deney grubu ile kontrol grubunun mesleki olgunluk, mesleki karar ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlar ile altölçeklerinin öntest-sontest puan ortalamalarının arasındaki farkın anlamlığını incelemek amacıyla ilişkisiz gruplar için t testi yapılmıştır. Kalıcılığı test etmek amacıyla ise deney grubuna uygulanan mesleki karar ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlar ölçekleri ile her iki ölçeğin alt ölçeklerinin sontest- izleme testi puan ortalamalarının farkının anlamlılığı, ilişkili gruplar için t testi ile incelenmiştir.Araştırma sonucunda, araştırmada sınanan bilişsel bilgiyi işleme dayalı mesleki karar verme programının genel akademik lise dokuzuncu sınıf öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeylerini yükseltmede, mesleki kararsızlık ve akılcı olmayan düşünceleri azaltmada etkili olduğu ortaya konulmuştur.

BilgiBilgi işlemeKarar verme+6
Oğuzhan Kırdök
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine ilişkin öğretmen görüşleri: Yozgat ili örneği

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Yozgat ilinde görev yapmakta olan 24 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmada katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek amacıyla kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Bu araştırmada toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre okul öncesi öğretmenlerinin, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini; rehber öğretmenlerin yapmış olduğu "kılavuzluk", "yardım", "bilgilendirme" ve "iş birliği" hizmeti olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerine göre veli ve öğretmenlerin rehberlik öğretmenine en çok; davranış problemleri, özel gereksinimi öğrenciler, uyum problemleri ve aile kaynaklı sorunlarla ilgili durumlarda ihtiyaç duydukları görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki ve eğitsel rehberlik alanlarında kendilerini yeterli gördüğü; kişisel rehberlik alanında desteğe ihtiyaç duydukları görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin okul öncesi eğitim kurumlarında olması gerektiğini ancak aldıkları rehberlik hizmetlerinin yeterli olmadığını değerlendirdikleri görülmüştür.

Eğitim programlarıMesleki rehberlikOkul öncesi dönem+7
Rabia Betül Korkmaz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aile irşat ve rehberlik bürolarının yetişkin din eğitimine katkısı (Adana ili örneği)

Bu çalışma ile Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Adana Aile İrşat ve Rehberlik Bürosunun yetişkin din eğitimine katkısını incelemeye çalıştık. Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında büroya iletilen sorular ile sorulara verilen cevapları içeren danışılan ve kayıt altına alınan karteksler içerisinden 500 tanesi üzerinde yaptığımız değerlendirmede her ana başlık altında çarpıcı bulduğumuz karteksleri örnek olarak verdik. Tespitlerimize göre bürodan hizmet alma şekli bakımından en sık görüşme şekli olarak % 66,8 oranıyla telefonla görüşme tercih edilmiştir. Büroya en çok başvuranlar cinsiyet bakımından % 97,4 ile bayanlardan oluşmaktadır.Bürodan daha çok 20-59 yaş arası bireyler dinî danışma ve rehberlik hizmeti almıştır. Büroya danışanların mesleklerine baktığımızda ise % 60,8 ile ev hanımlarının çoğunlukta olduğunu görmekteyiz. Büroya danışanlar, medeni durumları bakımından incelendiğinde evlilerin oranının %80 olduğu ortaya çıkmıştır. Danışanların eğitim durumları göz önüne alındığında % 36,2 ile ilkokul mezunlarının çoğunluğu teşkil ettiği ve büroya danışılan soru ve sorunlar konularına göre tasnif edildiğinde ise % 25,4 ile birinci sırada fıkhi soruların yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca büroda kayıt altına alınan kartekslerden elde ettiğimiz sonuca göre aile kurumunun çok ciddi sarsıntı yaşadığını, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların, kopmaların yaşandığı, aile içi geçimsizlik ve aile içi şiddetin de toplumumuzda azımsanmayacak derecede olduğu tespit edilmiş ve bu kötü gidişata karşı başta resmî kurumlar olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerinin özveriyle çalışması gerektiği kanaatine varılmıştır.

AileDini danışmanlıkPsikolojik danışma+2
Ömer Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin ilköğretim okullarındaki pdr servislerine ilişkin etkililik algılamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında çalışan sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanların psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) servisinin etkililiğine ilişkin algılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ilinde ilköğretim okullarında çalışan 211 sınıf rehber öğretmeni, 90 psikolojik danışman ve mezuniyet değişkeni için 31 alan dışı bölümlerden mezun rehber öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin PDR servisinin etkililiğine ait algılarına ilişkin veriler "PDR Servisi Değerlendirme Ölçeği" (Selen, 2008) ile, psikolojik danışmanların denetim odağı "Rotter Denetim Odağı Ölçeği" (Rotter, 1996) ile, bireylerin kişisel bilgileri ise araştırmacı tarafından (psikolojik danışmanlara ve sınıf rehber öğretmenlerine 2 ayrı formda olmak üzere) oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi, anlamlı farklılıkları incelemek için de Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark bulunamazken mezuniyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Psikolojik danışmanların denetim odağına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaştığı, psikolojik danışman olarak çalışma sürelerine göre ve bulundukları okuldaki çalışma sürelerine göre ise anlamlı bir fark oluşmadığı belirlenmiştir. Çalıştıkları okuldaki PDR servisinin algılanan fiziki şartlarına göre psikolojik danışmanların algıladığı etkililik anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalıştıkları okuldaki psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayısına göre ve psikolojik danışman sayısına göre de anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise, cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark görülemezken, öğretmen olarak çalışma sürelerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmeninin bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre ve okulunda bulunan psikolojik danışman sayısına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Çalıştığı okulda psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayılarına göre PDR servisine ilişkin algılarının anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca, PDR servisine ilişkin olumlu algıya sahip psikolojik danışmanların hangi hizmet alanlarında PDR servisini etkili bulduklarına bakıldığında sırasıyla bilgi verme, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, konsültasyon, koordinasyon, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise sırasıyla konsültasyon, koordinasyon, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, bilgi verme, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İlköğretim okullarında psikolojik danışma, ilköğretimde PDR servisi, PDR servisi, etkililik

AlgıEtkililikPsikolojik danışma+7
Tuba Penbegül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları

Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitimde psikolojik danışmanların, öğretmenlerin ve velilerin görüşleri çerçevesinde var olan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma deseninde olan çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise gönüllülük esasına dayalı olarak Kırşehir ili Merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel anaokulları, resmi anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapan ya da daha önce yapmış 15 psikolojik danışman ile bu okullarda görev yapan 30 öğretmen ve çocukları bu okullarda öğrenim gören 30 veli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen psikolojik danışmanlar, okul öncesi öğretmenleri ve veliler için ayrı ayrı oluşturulan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar ile gönüllülük esasına dayalı olarak görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonunda alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından detaylı bir şekilde deşifre edilmiş, katılımcıların görüşleri değiştirilmeden aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Psikolojik danışmanların, okul öncesi öğretmenlerinin ve velilerin görüşleri incelenerek psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında belirlenen kodlar çerçevesinde eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik temaları oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular; psikolojik danışman, okul öncesi öğretmeni ve velinin verdiği yanıtlara göre okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında sunulan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen bulgulara göre psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının eğitsel rehberlik temasında akademik destek ve konsültasyon; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında ise çocuk odaklı faaliyetler ve aile odaklı faaliyetler alt temalarında yoğunlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanlardan elde edilen bulgulara göre ise okul öncesi öğretmeninin belirttiği ihtiyaçlara ek olarak kişisel-sosyal rehberlik alanında aile rehberliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Son olarak velilerden elde edilen bulgularda ise eğitsel rehberlik temasında akademik destek; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında meslek tanıtım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle çocuğa ve aileye yönelik psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetleri eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik ihtiyaçları doğrultusunda planlanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, okul öncesi öğretmeni, psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışman.

Mesleki rehberlikOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Sema Balaban Gönen
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğrencilerinin empatik eğilimleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin eğitim programları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programı öğrencilerinin empatik eğilimleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin eğitim programları açısından incelenmesidir. Bu kapsamda öğrencilerin, empatik eğilimleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi saptamak ve cinsiyet, sınıf düzeyi ve mezun olunan lise türüne göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve çalışmada incelenen empati ve iletişimin, güncel rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programı içeriğinde nasıl yer aldığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Yozgat Bozok Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans programlarında ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfta okuyan toplam 304 öğrenci katılmıştır. Yapılan çalışma, hem nicel hem de nitel verileri içerdiği için karma yöntem modeli kullanılmıştır. Çalışmada nicel olarak genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Nitel olarak ise doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Dökmen (1988) tarafından geliştirilen Empatik Eğilim Ölçeği, Korkut Owen ve Bugay (2014) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Ölçeği ve YÖK 2018 Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans programı aracılığı ile toplanmıştır. Çalışmada nicel olarak elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiğine karar verildikten sonra, empatik eğilim ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi, cinsiyet, sınıf düzeyi ve mezun olunan lise türüne göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi için sırasıyla bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Çalışmada nitel olarak elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen bulgular neticesinde; rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğrencilerinin empatik eğilimleri ile iletişim becerileri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin empatik eğilimlerinin cinsiyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilirken; sınıf düzeyi ve mezun olunan lise türüne göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin iletişim becerileri toplam puanlarının ise cinsiyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilirken; sınıf düzeyi ve mezun olunan lise türüne göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir. İletişim becerileri ölçeği tüm alt boyutları ile cinsiyetleri arasında anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği sonucu tespit edilirken; iletişim becerileri ölçeği tüm alt boyutlarının sınıf düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği sonucu tespit edilmiş, iletişim becerileri ölçeği alt boyutlarından sadece iletişim ilkeleri ve temel beceriler alt boyunda mezun olunan lise türüne göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği sonucu tespit edilmiştir. Çalışmada, rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programında, empatinin ders içeriğinde yer aldığı, iletişimin ise ders olarak ve ders içeriklerinde yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonunda, rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitim programında empati ve iletişimin nasıl yer alabileceğine yönelik olarak önerilerde bulunulmuştur.

EmpatiEmpatik eğilimEğitim programları+5
Bayram Alper Altınok
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma öğrencilerinin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının çok boyutlu incelenmesi

Bu çalışmada ilkokul düzeyinde kaynaştırma uygulamalarıyla eğitimine devam eden özel gereksinimli öğrencilerin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının sınıf öğretmeni, ebeveyn ve psikolojik danışman görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021- 2022 eğitim öğretim yılında amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen Mersin ilinin beş farklı ilçesinde ilkokula devam eden kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenleri (n=348), ebeveynler (n=346) ve psikolojik danışmanlar (n=164) olmak üzere toplam 858 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Kaynaştırma Öğrencilerinin Psikolojik Danışma ve Rehberlik İhtiyaçlarını Belirleme Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde, yüzde, frekans istatistikleri ve ki kare analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokula devam eden kaynaştırma öğrencilerinin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları hakkındaki görüşlerin sosyal duygusal ve kariyer gelişim alanlarına dair yoğunlaştığı, sosyal duygusal ve kariyer gelişim alanındaki ihtiyaçların, ilkokul düzeyindeki kaynaştırma öğrencilerinin akademik gelişim alanlarındaki ihtiyaçlara göre daha öncelikli olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan her üç grubun da yüksek oranda, maddeleri ihtiyacı var şeklinde işaretleyerek görüş belirtmeleri kaynaştırma öğrencilerine sunulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin bu öğrencilerin özelliklerine uygun bir şekilde sunulması gerekliliğine dikkat çekmektedir. En fazla ihtiyaç olduğu düşünülen konular kaynaştırma öğrencilerinin yaşadığı duygusal sorunlarla baş edebilmeleri, ilgi alanlarını keşfetme, kariyer gelişim alanının desteklenmesi, kendine yönelik olumlu bakış açısı geliştirebilmeleridir.

Başa çıkmaKariyer gelişimi planlamasıKaynaştırma eğitimi+6
Hilal Öksüz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun yordanması

Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun incelendiğinde bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin okula uyumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, ailenin sosyoekonomik düzeyi, aile ortamı, kariyere ilişkin ebeveyn desteği ve zorbalığa maruz kalma değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 yılında Eskişehir'de 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim görmekte olan 1371 (673 kız, 695 erkek) ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara ait kişisel bilgileri toplamak amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ortaokul öğrencilerin okula uyumunu akademik, sosyal ve davranışsal boyutlarıyla ölçmek amacıyla Gençtanırım-Kurt vd. (2023) tarafından geliştirilen Ortaokul Öğrencileri için Okula Uyum Ölçeği (OÖİOUÖ), öğrencilerin eğitsel ve kariyer gelişimlerinde ailelerinden algıladıkları desteği ölçmek amacıyla Turner vd. (2003) tarafından geliştirilen Güneş ve Bacanlı (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "Kariyere İlişkin Ebeveyn Desteği Ölçeği" (KİEDÖ), aile üyelerinin aile ortamını değerlendirmek amacıyla Fowler (1982) tarafından geliştirilen ve Usluer (1989) tarafından Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan "Aile Ortamı Ölçeği" (AOÖ), öğrencilerin zorbalık kategorilerini (mağdur olmayan, akran mağdur ve zorba mağdur) ölçebilmek amacıyla Felix vd. (2011) tarafından geliştirilen Atik ve Yerin-Güneri (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "California Zorbalığa Maruz Kalma Ölçeği" (CZMKÖ) kullanılmıştır. Araştırmada Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Etik Kurul Değerlendirme ve Karar Formu ile Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alınmıştır ve okullarla yapılan ön görüşmelerin ardından veri toplama süreci araştırmacı tarafından yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 25 paket veri analiz programı kullanılmıştır. Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun cinsiyete göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğini belirlemek için t testi; sınıf düzeyi, okul başarısı, ailenin sosyoekonomik düzeyi ve zorbalığa maruz kalma değişkenleri arasındaki anlamlılığı incelemek üzere Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın diğer bağımsız değişkenleri olan aile ortamı alt boyutları olan birlik-beraberlik ve denetim ile kariyere ilişkin ebeveyn desteği değişkenlerinin ortaokul öğrencilerinde okula uyumlarını yordayıp yordamadığını ortaya koymak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ortaokul öğrencilerinde okula uyumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul başarısı, ailesinin sosyoekonomik düzeyi ve zorbalığa maruz kalma değişkeni açısından anlamlı bir fark gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan çoklu regresyon analizine göre birlik-beraberlik ve denetim alt boyutları ile kariyere ilişkin ebeveyn destek değişkenlerinin okula uyumu anlamlı olarak yordadığı görülmüştür.

Okula uyumOrtaokul öğrencileriPsikolojik danışma+3
Hamza Şentürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin bazı özelliklerinin rehberlik yeterlilikleriyle ilişkisi

Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterliliklerinde; bazı değişkenlere göre fark olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evreni Osmaniye il merkezinde, okul öncesi eğitim veren kurumlarda çalışan tüm okul öncesi öğretmenleridir. Çalışma evreni ulaşılabilir olduğundan tamamı araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu kapsamda 175 okul öncesi öğretmeniyle çalışılmıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde "Öğretmen Bilgi Formu" ile Bilgin (2017) tarafından geliştirilip geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan "Okul Öncesi Öğretmenleri Rehberlik Yeterlilik Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca Tukey testiyle de anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada; okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterlik puanları aritmetik ortalamalarında yaşa, çalışılan okul türüne, lisansta mezun olunan okul türüne, mesleki deneyim süresine, sınıf mevcuduna, rehberlikle ilgili eğitim alınıp alınmamasına, rehberlikle ilgili alınan eğitim türüne, rehberlikle ilgili alınan eğitimin yeterliliğinin okul öncesi öğretmenlerince değerlendirme türüne, okulda psikolojik danışman bulunup bulunmamasına ve okuldaki psikolojik danışmandan veya (o yoksa) RAM'dan veya diğer kurumlardan rehberlikle ilgili alınan desteğin okul öncesi öğretmenlerince değerlendirilme türüne göre anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Araştırmada, psikolojik danışman bulunmayan okullardaki okul öncesi öğretmenlerinden, RAM'dan veya başka kurumdan rehberlik desteği alanların rehberlik yeterlilik puanlarının aritmetik ortalamalarının, bu kurumlardan rehberlik desteği almayan okul öncesi öğretmenlerinden anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, rehberlikte okul öncesi öğretmenlerine düşen sorumluluklarda kendilerini "yeterli" bulanların rehberlik yeterlilik puanları aritmetik ortalamaları, aynı sorumluluklarda kendilerini "ne yeterli ne yetersiz" bulanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Ancak diğer gruplarda herhangi bir fark olmadığı görülmüştür. Ayrıca, MEB'in "Okul Öncesi Eğitimde Rehberlik Programı"nı kullanan okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterlilikleri puanları aritmetik ortalamasının bu programı kullanmayan meslektaşlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Okul öncesi, okul öncesi öğretmeni, rehberlik yeterlilikleri

Mesleki yeterlilikOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+5
Mehmet Işıker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İl eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik görevlerini gerçekleştirme düzeylerinin öğretmen algılarına göre değerlendirilmesi (Diyarbakır örneği)

Bu araştırmanın amacı, il eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim öğretim yılında, Diyarbakır il merkezinde bulunan 110 resmi ilköğretim kurumunda görevli 5849 öğretmen, örneklemini ise 40 okulda görevli bulunan 398 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Korkmaz (2007) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracının birinci bölümünde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde ise denetim sürecine ilişkin sorular yer almaktadır. Anket formlarının uygulanmasından elde edilen ve kodlanarak bilgisayara yüklenen verilerin analizinde SPSS for Windows istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analiz ve yorumunda yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, standart sapma, tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan önemli bulgular şunlardır: 1. İl eğitim denetmenlerinin öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini "oldukça" düzeyinde gerçekleştirdikleri saptanmıştır. 2. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin algılarında cinsiyet, hizmet süresi ve öğrenim durumu değişkenleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. 3. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin branşları açısından görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin branş öğretmenlerine göre daha yüksek ortalamaya sahip olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Teftiş, Rehberlik, Eğitim Denetmeni

DenetçilerEğitim denetimiMesleki yardım+3
Nevzat Tüfekçi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul düzeyindeki kariyer psikolojik danışmanlığı verehberliği hizmetlerine yönelik bir durum çalışması

Bu araştırmanın amacı ilkokul düzeyinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri kapsamında kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği alanında yapılan çalışmaların ilkokulda görev yapan psikolojik danışmanların, sınıf öğretmenlerinin ve kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği alan akademisyenlerinin görüşlerine başvurularak derinlemesine incelenmesidir. Bu doğrultuda ilkokulda görev yapan üç sınıf öğretmeni, beş psikolojik danışman, iki kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği alan akademisyeni ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması (case study) kullanılmıştır. Görüşmeler araştırmacılar tarafından hazırlanan "İlkokul Düzeyindeki Kariyer Danışmanlığı ve Rehberliği Hizmetlerinin Değerlendirilmesi Görüşme Formu" kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen verilerde bilgisayar destekli bir nitel veri analizi programı olan MAXQDA 12 ile içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ilk alt problemi "İlkokullarda yapılan kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği çalışmaları nelerdir?" şeklindedir. Araştırmanın bu alt problemine ilişkin bulgularda meslek tanıtım sunumları yapılması, üst öğrenim kurumlarının tanıtılması, bireyi tanıma tekniklerinin uygulanması, kısa görüşmeler yapılması öne çıkarken hiç çalışma yapılmaması da elde edilen bulgular arasındadır. Araştırmanın ikinci alt problemi "İlkokullarda kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği çalışmaları konusunda yaşanan sorunlar nelerdir?" şeklindedir. Araştırmanın bu alt problemine ilişkin bulgular lisans programlarındaki yetersizlik, çalışmaların zorunluluktan yapılması/içselleştirilmemesi, yetersiz olması, ilkokullarda psikolojik danışmanlık ve rehberliğin önemsenmemesi, hedeflerin yerine getirilmemesi, diğer personelin rehberlik çalışmalarına ilgisizliği, yöntemin etkisizliği, yetersiz mesleki yetkinlik, sosyo-ekonomik düzey, materyal yetersizliği, sınıfların kalabalık olması, öğrencilerin kariyer desteği alma konusunda bilgisizliği şeklinde tespit edilmiştir. Araştırmanın üçüncü alt problemi "İlkokullarda yapılması önerilen kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği çalışmaları nelerdir? " şeklindedir. Araştırmanın bu alt problemine ilişkin bulgular sınıf öğretmeni-psikolojik danışman-idareci iş birliği, öz farkındalığı geliştirme, meslek tanıtım gezileri, meslek tanıtımları/kariyer günleri, alternatif somutlaştırıcı etkinlikler, aile işbirliği, sınıf mevcutlarının azaltılması, periyodik görüşmeler, kariyer planlama portfolyosu, kariyer farkındalığı geliştirme şeklinde tespit edilmiştir.

KariyerKariyer geliştirmePsikolojik danışmanlık+3
Sümeyye Çağlar Yastı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8.sınıf rehberlik programı kazanımlarının öğrenci algılarına göre incelenmesi

Eğitim sistemi içerisinde öğrenci kişilik hizmetleri boyutunda yer alan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri öğrencilerin bir bütün olarak gelişimlerini öngörmektedir. Böylece okullarda uygulanan rehberlik programlarının amacına hizmet edebilmesi için planlı, değerlendirilebilir, kapsamlı ve gelişimsel olması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, 8.sınıf öğrencilerinin sınıf rehberlik programına yönelik algılarını belirlemeye çalışmak ve bu algıların öğrencilerin cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, sosyoekonomik düzey, eğitim kurumunun bulunduğu ilçe, rehber öğretmen sayısı, rehberlik servisine başvurma nedeni ve sınıf rehberlik etkinliklerine katılma düzeyine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Çalışmada genel tarama modeli benimsenmiş olup, Konya ili merkez ilçelerinde 338 resmi ortaokul kurumlarında öğrenim gören 20.985 öğrencinin 1647'si örnekleme alınmıştır. Bu öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen Ortaokul 8.Sınıf Rehberlik Programı Kazanımlarına Yönelik Algı Ölçeği uygulanmıştır. Faktör analizi sonucunda üç alt boyuttan oluşan ölçeğin güvenirlik düzeyi 0,923 olarak bulunmuştur. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde ise ölçek maddeleri yer almaktadır. Araştırmada toplanan veriler normal dağılım gösterdiğinden ikili gruplarda (cinsiyet) karşılaştırma yaparken Bağımsız Örneklem T Testi; ikiden fazla grup içeren demografik değişkenlerin (anne-baba eğitim durumu, sosyoekonomik düzey, okulun bulunduğu ilçe, rehber öğretmen sayısı, rehberlik servisine başvurma nedeni, rehberlik etkinliklerine katılma düzeyi) karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, 8.sınıf öğrencilerinin sınıf rehberlik programında yer alan kazanımlara yönelik katılımlarının üst düzeyde olduğu görülmüştür. Cinsiyet ve eğitim kurumunun bulunduğu ilçeye göre öğrencilerin sınıf rehberlik programı kazanımlarına ulaşma düzeyinde farklılaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anne-baba eğitim durumu, ailenin sosyoekonomik düzeyi, okuldaki rehber öğretmen sayısı, rehberlik servisine başvurma nedeni ve sınıf rehberlik etkinliklerine katılma düzeyine göre öğrenci algılarında anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu farklılıkların benlik farkındalığı, kariyer planlama ve akademik farkındalık alt boyutlarında çeşitlilik gösterdiği görülmüştür.

Gelişimsel rehberlik programıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+5
Fatma Zehra Adıgüzel
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlar (Gaziantep ve Adıyaman illeri örneği)

ÖZET İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞLERİNİN REHBERLİK GÖREVLERİNE İLİŞKİN SORUNLARI (Gaziantep ve Adıyaman İlleri Örneği) TAŞAR, H. Hüseyin Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Hikmet Y. CELKAN Temmuz,2000,114 sayfa Bu araştırma, Gaziantep ve Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde görev yapan, İlköğretim Müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlarının ortaya çıkartılması amacıyla yapıldı. Bu amaçla 65 İlköğretim Müfettişi ile Müfettiş Yardımcısına anket uygulanmış olup,uygun doldurulmamış olması nedeniyle iki an ket değerlendirme dışı bırakılmıştır. Değerlendirmeye alman 63 İlköğretim Müfettişi ve Yardımcısının %15.8'i (10) kadın, %84.2'si (53) ise erkeklerden oluşmuştur. Araştırmanın bulgularıjlköğretim Müfettişlerinin kendi bildirimleri ile sınırlı kalmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlenmesinde Ki Kare testi kullanılmış olup,yüzdelerden de yararlanma yoluna gidilmiştir. Bu illerde çalışan Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettişlerin rehberlik alanına ilişkin sorunları algılama düzeylerinin karşılaştırılması ve gruplar arası farkın tespiti için Ki Kare Çözümlemesi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sonucunda;Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettiş grupları arasında; müfettişlerin: 1. Elverişsiz koşullarda çalıştıkları, buna rağmen verdikleri rehberlikte verimin yüksek olduğu, 2. Yetki ve sorumlulukları arasında eşitsizliğinin olduğu ve bunun rehberlik çalışmalarındaki verimi düşürdüğü, 3. İş yükü fazlalığının olduğu ve bunun da; rehberlik çalışmalarını olum suz etkilediği, 4. Soruşturma rollerinin,rehberlik rollerini olumsuz etkilediği, konularında anlamlı bir fark bulunmazken, 5. Görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmedikleri,konusunda ise anlamlı bir fark gözlenmiş olup;"İlköğretim Müfettişleri görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmemektedirler" hipotezi ret edilmiştir.

AdıyamanDenetçilerGaziantep+2
Hacı Hüseyin Taşar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okullarının süreç danışmanlığı uygulamalarının incelenmesi

Bu tezin temel amacı ortaöğretim okullarının süreç danışmanlığı uygulamalarının düzeyini ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni Gaziantep il merkezindeki ortaöğretim okullarıdır. Araştırmanın örneklemi ise rastgele seçilmiş 15 ortaöğretim okulunda görev yapan 410 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Okul Süreç Danışmanlığı ölçeği ile toplanmıştır. Bu ölçek okulların süreç danışmanlığı uygulamalarına yönelik değerlendirmede kullanılmak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin genel güvenirlik katsayısı Cronbah Alpha ,96'dır. Açıklanan varyans %64,65'dir. Ölçek yüksek derecede güvenilir ve yeterli bir iç tutarlılığa sahiptir. Araştırmanın verileri t testi ve tek yönlü varyans analizi tekniği ile test edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda öğretmenlerin süreç danışmanlığı uygulamalarının genel ve alt boyutlarına ilişkin algıları cinsiyet, yaş, öğrenim düzeyi, kıdem, çalıştıkları okuldaki hizmet süresi, çalıştıkları okuldaki personel sayısına ve okul geliştirme çalışmaları hakkında daha önceden eğitim almış olmalarına göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Ancak öğretmenlerin süreç danışmanlığı uygulamalarının genel ve alt boyutlarına ilişkin algıları çalıştıkları okul türüne göre anlamlı farklılık göstermektedir.

DanışmanlıkGeçerlikGüvenilirlik+5
Ebru Akıncı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf rehberlik programı kazanımlarına ulaşma düzeylerine ilişkin öğrenci görüşleri

Araştırmada 10. sınıf rehberlik programı kazanımlarına ulaşma düzeylerine ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğrencilerin görüşleri cinsiyet, okul türü, yerleşim yeri, anne ve babanın eğitim durumları değişkenleri çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmada tarama modeli benimsenmiştir. Öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla bir anket geliştirilmiştir. Anket 51 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ankettir. Ayrıca kişisel bilgileri elde etmek için demografik bilgileri içeren anket-1 ve 10. sınıf rehberlik programının kazanımlarına ilişkin öğrenci görüşlerini içeren anket-2 formu uygulanmıştır. Araştırma Düzce il merkezinde bulunan dokuz farklı ortaöğretim okulunda öğrenim gören 573 10. sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik programı kazanımlarına genel olarak ulaştıkları görülmektedir. Cinsiyet değişkenine göre 38 madde de 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik programı kazanımlarına ulaşma noktasında anlamlı bir farkın oluştuğu ve anlamlı farkın tamamının kızlar lehine oluştuğu görülmektedir. 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik programı kazanımlarına ulaşma noktasında okul türü değişkenine göre fen lisesinde öğrenim gören öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmektedir. Yerleşim yeri değişkenine göre sadece iki maddede anlamlı bir farkın oluştuğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre baba eğitim durumu, anne eğitim durumuna göre 10. sınıf rehberlik programının kazanımlarına ilişkin öğrenci görüşlerini daha fazla etkilediği görülmektedir.

Lise öğrencileriOrtaöğretim okullarıProgram geliştirme+3
Meral Demirbaş
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Rehber akademisyenlerin rehberlikten akademiye geçme motivasyonları ve iş doyumu

Rehber akademisyenlerin rehberlikten akademiye geçme gerekçelerinin belirlenmesi, mesleklere ait iş doyum ve memnuniyetlerinin ölçülmesi tezin temel amaçlarıdır. Çalışma nicel olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini oluşturan 52 akademisyenden gönüllülük esasına dayalı olarak 36 akademisyene ulaşılmıştır. Çalışmada anket tekniği kullanılmıştır. Uygulanan anket formu 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların detaylı demografik verilerine ulaşmayı amaçlayan ifadelere, ikinci bölümde iş doyumlarını ölçmeyi amaçlayan iki farklı iş doyum ölçeğine ve üçüncü bölümde iş memnuniyetlerini ölçmeyi amaçlayan iki farklı iş memnuniyeti ölçeğine yer verilmiştir. Araştırma, yalnızca profesyonel turist rehberliğinden turizm alanında akademik kariyere yönelen katılımcılarla gerçekleşmiştir. Verilerin analizinde SPSS 21.0 istatistik paket programı kullanılmış ve %95 güven düzeyinde çalışılmıştır. Örneklem sayısının az olması sebebiyle analizlerde parametrik olmayan Mann Whitney U ve Spearman korelasyon test teknikleri kullanılmıştır. Rehberlikten akademiye geçme gerekçeleri ile kategorik değişkenler arasındaki ilişki ise Ki-kare test ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, rehber akademisyenlerin rehberlikten akademiye geçme gerekçeleri arasında bilim insanı olma arzusu, gençlere öğretme arzusu ve özlük hakları, bu gerekçeler içerisinde en yüksek etki ortalamasının gençlere öğretme arzusu olduğu saptanmıştır. İş doyum ve memnuniyetleri düzeylerinin rehberlik mesleğinde orta, akademisyenlikte ise yüksek olduğu bilgisine ulaşılmıştır. İş doyumunu en fazla etkileyen değişkenin içsel doyum, iş memnuniyetini en fazla etkileyen ifadelerin ise, iş memnuniyeti 2 ölçeğindeki ifadeler olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte genel doyum ve iş memnuniyetleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Akademik kariyerAkademisyenlerMotivasyon+2
Sibel Köz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects