Water

126 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin suya yönelik tutumları üzerine bir araştırma (Fethiye örneği)

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin suya karşı gösterdikleri tutumun cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumu ve anne baba meslek türü değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2019-2020 öğretim yılında Muğla İli Fethiye ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaokul öğrencileri ile sınırlandırılmıştır. Örneklemi ise Muğla ili Fethiye ilçesindeki rastgele seçilmiş özel ve devlet okulunda öğrenim gören 892 (439 kız ve 453 erkek ) öğrenciden oluşmuştur. Veriler 2019-2020 eğittim öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve "Su Tutum Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Toplanan verilere ilişkin yapılan t-testi ve ANOVA istatistiksel işlemleri, SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular cinsiyetin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde su tutumunu erkekler lehine etkilediği yönündedir. Okul türü olarak devlet okulları lehine anlamlı bir sonuç çıkmıştır, sınıf düzeyi olarak 8. Sınıflar lehine, anne baba eğitim durumu ve meslek türü açısından bakıldığında öğrencilerin su tutumları ile bu değişkenler arasında da anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

FarkındalıkMuğla-FethiyeOrtaokul öğrencileri+3
Nazan Güler
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis on the economic value of water

Survival instinct of human beings largely depends on availability of natural resources in adequate amounts and sufficient quality. However, people mostly prefer to destroy these fundamental resources instead of spinning the wheel continuously in a sustainable way. Undoubtedly, water which is main source of life is the most threatened resource in this process. Human practices for growth and development make the situation worse and cause water scarcity when associated with climate change, pollution, ever-increasing population and demand for meeting hunger (not for the poor, but for the rich). It is well known that economics is a science interested in allocation of scarce resources against unlimited needs and desires. Hence, water should be managed in accordance with its economic value. This study aims to present economic value of water in all its aspects and to provide policies for sustainable integrated management of water resources. Historical dialectic perspective for value of water, threats to water and economic instruments which generally give the value of water resources are examined in this study. Also, prominent international considerations about water resources are given. Moreover, current conditions of water resources in terms of both availability and scarcity are analyzed to raise awareness for protection and efficient use of these resources. In this respect, this study contributes to create an original literature for Turkey. Keywords: Value of water, Economic value, Economic instruments, Integrated water management, Water scarcity.

Natural resourcesEconomyEconomic evaluation+6
Ali Hakan Göçmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk şiirinde pınar motifi

?Yoksa yamacında çınar bir de pınarÖlmüşsün ha yaşamışsın neye yarar.?Halk edebiyatı nazım türleri açısından son derece zengindir. Halk edebiyatı nazım ürünleri; anonim halk edebiyatı, âşık edebiyatı ve dini-tasavvufi halk edebiyatı olmak üzere üç başlıkta incelenir. Bu nazım ürünlerinde birçok motif işlenmiştir. Halk edebiyatında karşımıza sık çıkan motiflerden biri de pınar motifidir.Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak veya bu suyun çıktığı yer, memba anlamına gelen pınar halk edebiyatının birçok nazım türünde motif olarak işlenmektedir. Bazı yörelerde pınar; bulak, bulah, büngül, göze, büngür, bıngıldak, göz? vb. isimlerle karşımıza çıksa da özelliklerini yitirmemektedir.Toplumun su ihtiyacını karşılama görevini üstlenen pınarlar, zamanla birbirini sevenlerin buluştuğu ya da birbirini bekledikleri mekânlar olmuştur. Önceleri mekân olarak kullanılan pınarlar gerek yaşantı sonucu gerekse anlatıcının kabiliyeti neticesinde benzetme, abartma, kişileştirme ve mecaz anlamlarıyla da sık sık karşımıza çıkmaktadır.Halk, edindiği birtakım yaşantılar neticesinde pınarı mani, ninni, türkü ve ağıtlarında, manzum şekilde yazılan bilmece ve tekerlemelerde, koşma, semai, varsağı ve destanlarda, ilahi ve hikmetlerde bu anlam ve görevlerde başarılı bir şekilde işlemiştir.Gerek ihtiyaçtan gerekse yüklenen anlamdan dolayı pınar halk edebiyatı ürünlerinde duygu ve düşüncenin ifade edilmesinde bir motif olarak sıkça kullanılmıştır.Bu çalışmada amacımız pınarın bir motif olarak halk edebiyatı nazım türlerinde ne derece önemsenip kullanıldığını ayrıca ne tür anlamlar kazandığını örneklerle göstermektir.ANAHTAR KELİMELER: Pınar, motif, su kültü, subaşı, göze, halk şiiri

AkarsularMotiflerSu+3
Mehmet Şirin Kardaş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Emet-Hisarcık Bor Madeni havzasındaki suların incelenmesi

Türkiye'deki zengin bor madeni bölgelerindeki (Kütahya-Emet-Hisarcık) sularda bor ve ağır metal kirliliği araştırılmıştır. İnsan ve çevre sağlığını tehdit edebilecek ağır metal (Fe, Mn, Cu, Ni, Cr, Co, Pb, Zn, Al) konsantrasyonları saptanmamıştır. Ancak kabul edilebilir değerlerin üzerinde bor konsantrasyonları tespit edilmiştir. Emet-Hisarcık Bor Madeni havzasındaki kaynaklardan alınan suyun uzun süreli kullanımı kronik bor toksikliği açısından çok önemlidir. Bu çalışmada sulardaki bor ve ağır metal konsantrasyonları ICP-OES spektrometresi kullanılarak incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Bor, ICP-OES, Su.

BorSu
Neslihan Karaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Rezin simanların su absorbsiyon ve çözünürlük oranlarının incelenmesi

Bu çalışmada üç farklı polimerizasyon mekanizmasına sahip rezin simanların su absorbsiyon, desorbsiyon ve çözünürlük oranlarının araştırılması amaçlandı. Absorbsiyon ve desorbsiyona bağlı olarak meydana gelen ağırlık değişimleri için DVS Intinsic, açığa çıkan artık monomer (TEGDMA, HEMA, UDMA, BPA VE DL-CQ) miktarı için GC/MS ve HPLC cihazı kullanıldı. Çalışmada Variolink Esthetic LC (VLC), Variolink Esthetic DC (VDC) ve Panavia V5 self cure (PSC) ve dual cure (PDC) kullanıldı. Hazırlanan örneklerin ağırlık değişimi sırasıyla %0, %90, ve %0 nem ortamında 5, 10 ve 19 gün olmak üzere DVS Intinsic cihazında ölçüldü. Bir, 5 ve 19 günlük bekleme periyodunun ardından açığa çıkan artık monomerler GC/MS ve HPLC cihazları ile ölçüldü. Tüm rezin simanlar için ağırlık ölçüm grafikleri değerlendirildiğinde; ağırlık kaybı, sırasıyla, en düşük VLC, VDC, PDC ve PSC gruplarında tespit edildi. Rezin simanlardan salınan monomer miktarı 5. ve 19. günde en yüksekti. Salınımı incelenen monomerlerden, DL-CQ en az salınan monomer iken, UDMA en fazla salınan monomerdir. Çalışmada ışık ile sertleşen örneklerde ağırlık kaybı ve salınan artık monomer miktarı dual cure ve self cure örneklere göre daha azdır. Klinik uygulamalarda light cure, dual cure ve self cure için ortak endikasyon olan durumlarda ışık ile sertleşen simanların kullanımı tavsiye edilir.

Dental materyallerDental çimentolarKromatografi-gaz+3
Gamze Bolkan Genç
Gaziantep University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Roma Dönemi Nikai'sında su temini

Bu çalışmanın konusunu Antik Nikaia kentinin Roma döneminde, kentin ihtiyacı olan suyu nasıl temin ettiği oluşturmaktadır. Antik yazarlardan Vitruvius'un Mimarlık Üzerine On Kitap adlı eseri, Roma Dönemindeki su teminine dair önemli bilgiler verdiği için bu çalışmanın ana kaynağı olmuştur. Antik Nikaia Kenti'nin üzerine şimdiki İznik şehri konumlandığı için çalışmada Lefke Kapı'daki su kemerine ağırlık verilmiştir. Lefke Kapı Su Kemeri, kentin su temini açısından oldukça önemlidir. Sukemeri ve kanalında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce izin verilen öğrenci çalışması kapsamında incelemeler ve su kemerinde dijital taramalar yapılmıştır. Yapılan incelemelerle su kemeri yapımında kesme taş, moloz taş, tuğla, kireç, harç ve devşirme malzemeler kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Nikaia su sistemi, en erken İmparator Hadrian döneminden başlayarak 20. yüzyılın ortalarına kadar aktif olarak kullanılmıştır. 16. yüzyılda kenti ziyaret eden seyyahlar su kemerinin bakımsız olduğunu yazmışlardır. Uzun süre kullanılan su sisteminde, yapılan araştırmalar sonucunda İmparator Hadrian veya Justinianus dönemi, 8-9. yüzyıl, geç 11- erken 12. yüzyıl, 12-13. yüzyıl, 1963 onarımı ve son olarak 2015 restorasyonu olmak üzere toplam 6 yapı evresi saptanmıştır.

NikaiaRoma DönemiSu+4
Seda Kırca
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel mekanlarda suyun peyzaj mimarlığı yönünden kullanımı üzerinde bir araştırma

Bu araştırmada, ülkemizde hızlı bir gelişme süreci içindeki Çukurova Bölgesi'nde bulunan Adana kenti mevcut su yüzeylerinin kentin fiziksel yapısına olan etkilerinin belirlenmesine, ayrıca su yüzeyleri planlama ve tasarım ilkelerinin oluşturulmasına çalışılmıştır. Çalışmada önce, Adana kenti bünyesindeki mevcut su yüzeylerinin envanteri çıkarılarak ortamın iklimine ve fiziksel gelişimine olan etki düzeyleri ile park ve meydanlardaki su düzenlemelerinin yapım ve proje karakteristikleri değerlendirilmiştir. Daha sonra, halkın su yüzeylerinden yararlanma eğilim ve beklentileri karşısında, yeni oluşturulacak su yüzeyleri planlama ilkeleri ile mevcut su yüzeylerinin çok yönlü kullanım yollarının ortaya konulmasına çalışılmıştır.

Kentsel mekanSu
Hakan Doygun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of surface water pollution parameters in terms of drinking water quality in Çankiri, Türki̇ye

Globally limited water resources are unevenly distributed on earth. Access to clean drinking water is still difficult for many people, as surface waters essential for human consumption are often polluted by various factors. This study aims to evaluate water quality according to the analysis results (aluminum, ammonium, iron, pH, water conductivity, and microbiological analyses) of drinking water samples taken at different times from ten different points in Çankırı Central district. According to the analysis results, a slight pH increase was recorded according to WHO/EPA standards, which may be caused by improper water distribution. In August and June 2023, coliform bacteria concentrations exceeding the acceptable limit value (0 CFU/100 ml) (62 CFU/100ml and 26 CFU/100ml) were found in the water samples of the Büyük Mosque and Vocational School. These values may result from inadequate drinking water treatment, a faulty water distribution system, or inadequate sanitation. Additionally, a significant increase above the TS266 standard was observed in Aluminum values measured in July 2023 at 3 sample points (230, 240, and 300 μg/L). These increases have been attributed to precipitation, temperature increases, and changes in basin flow during summer months, and human activities. Since it has been suggested that there is a possible relationship between exposure to Aluminum, a neurotoxic substance, and the risk of Alzheimer's disease, it would be beneficial to take the necessary precautions.

Heavy metal pollutionWaterWater chemistry
Duha Zenal Abıdıne
Çankırı Karatekin Üniversitesi
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel süreç içerisinde su ögesinin peyzaj planlamada kullanımı

Hızlı kentleşme ve sanayileşme insan yaşamını büyük ölçüde etkilemektedir. Kent yaşamının monotonluğundan sıkılan bireyler doğaya yakınlaşma isteği duymuşlardır. Böylece yeşil alanların daha bilinç li düzenlenmesi ve kullanılması sağlanmıştır. Bu kadar önemli olan yeşil alanlar içerisinde suyun yeri küçümsenmeyecek düzeydedir. İnsanlar çoğunlukla bir su kıyısı veya yakın çevresi içerisinde yerleşmeye çalışmışlar, yaşantılarında her zaman suya gereksinim duymuşlardır. Bu yalnızca insanın suya olan gereksiniminden kay naklanmamıştır. İnsanın varoluşu ile başlayan bu gereksinim günümüzde park ve bahçelerde, meydanlarda hatta iç mekanlarda estetik ve işlevsel yönü ile değişik biçimlerde ve boyutlarda kullanılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bö lümde; İlkçağ, Ortaçağ, Yakınçağ, Türk Bahçeleri ve çeşitli medeniyetlerde suyun kullanımı anlatıl mıştır. Bu medeniyetlerdeki su düzenlemelerine ve mimari biçimlenmelerine örneklerle yer verilmiştir.Ill Çalışmanın ikinci bölümünde; suyun rekreasyonel yönden önemi ve günümüzde su Öğesinin kullanım şekilleri örneklerle anlatılmıştır. Süs Havuzları- Çocuk oyun havuzları- Su bahçeleri- Göletler- Kaskad ve Çavlanlar- Fıskiyeler- Çeşmeler ). Genel bir değerlendirme ile sonuç bölümü oluşturulmuştur.

FıskiyelerGöletlerHavuzlar+8
Demet Zorlu Bekiroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne su temin projelerinin hidropolitik açıdan değerlendirilmesi

Su doğada bulunan tüm canlıların yaşamını devam ettirebilmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan son derece önemli bir kaynaktır. Su sadece kişisel ihtiyaçların karşılanması için değil tarım, turizm gibi farklı sektörlerde de kullanılmaktadır. Coğrafi konuma bağlı olarak bazı ülkelerin su sorunu yaşamadığı görülse de bu ülkelerin hiçbir zaman su problemi yaşamayacağı söylenememektedir. Çünkü beklenen yağışların değişkenlik göstermesi, uzun süren kuraklıklar ve küresel iklim değişikliği (KİD) su kaynaklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum ülkelerin su kaynaklarının rasyonel tüketimi konusunda radikal kararlar almalarına yol açmıştır. Su sorununu derinden hisseden bölgelerin başında ise Doğu Akdeniz Havzası gelmektedir. Bölgede bulunan; Mısır, Suriye, İsrail, Lübnan, Malta, Libya, Tunus, Ürdün, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sorunu en derin hisseden ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye ve Yunanistan'ın görece daha az hissettiği baskı Kıbrıs Adası genelinde oldukça büyük bir boyuta ulaşmaktadır. Ada genelinde yağışların azlığı, buharlaşmanın fazla olması, KİD ve su kaynaklarının verimli bir şekilde depolanmaması hem GKRY'de hem de KKTC'de su sorunun belirgin bir şekilde hissedilmesine yol açmaktadır. Su kaynakları ve yağışlar açısından zengin olmayan KKTC bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana su sıkıntısı yaşamakta ve bu soruna karşı çözüm aramaktadır. Bu noktada KKTC'ye en büyük destek; tarihsel ve kültürel anlamda ortak bir geçmişe sahip olduğu Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmektedir. Bu tez çalışmasında; KKTC su kaynaklarının ve su kaynaklarına erişim çalışmalarının coğrafi bakış açısı ile hidropolitik değerlendirilmesinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiProje değerlendirmeProjeler+3
Emre Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cibuti su kaynakları ve sürdürülebilir yönetimi

Su hayattır, ama aynı zamanda ülkelerin vağrolma öyküsüdür. Cibuti Cumhuriyeti, çöllerle kaplı bir coğrafyada, oldukça sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. Çok az yağışın kaydedildiği ülkede sıcaklık tüm yıl boyunca çok yüksektir. Maksimum sıcaklıklar aylık ölçekte ortalama olarak 27°C ila 43°C arasındadır. Aslında, Cibuti Cumhuriyeti nüfusun ihtiyaçları ile ilgili olarak su temininde yapısal bir açıkla karşı karşıya buunmaktadır. Cibuti Cumhuriyeti'ndeki su eksikliği yapısal bağlamda, 20. yüzyılın ortalarında, ülkenin genel çıkarları gözetilmeksizin ekonomik kârlılığı vurgulayan sömürge hizmetinin su yöntemiyle birleştirildi. Egemenliğin kazanılmasından sonraki süreçte, kamu otoriteleri, Cibuti Ulusal Su Ofisi'nin kurulmasıyla "susuzluğa karşı mücadele" yi bir öncelik olarak belirledi. Bu ofisin temel görevi, ekonomik yapı içerisinde su kullanımı konusunda ulusal bir kamu hizmetini yönetmektir; bu, üretimin artırılması ve özellikle su ağının genişletilmesi yoluyla, su ihtiyacını karşılarken vatandaşın su kullanımını ve suyun dağıtımını garanti etmek zorunda kalmıştır. Bu çalışma doğru ve güvenilir veriye ulaşmanın oldukça güç olduğu bir coğrafyada, su kaynaklarının nasıl yönetilmesi gerektiği sorusuna cevap oluşturmayı amaçlamaktadır.

CibutiCoğrafi özelliklerSu+3
Ayanleh Doualeh Rıaleh
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Microplastic pollution from past to present in freshwater ecosystems: Susurluk basin case

When evaluated on a global scale, microplastic pollution in aquatic ecosystems has become an important problem in recent years. Most of the studies on this pollution have been carried out in marine environments, but considering the transport routes, the investigation of plastic pollution in freshwater ecosystems has become an important issue. Historical data on the accumulation of plastic use in aquatic ecosystems, which increased with the industrial revolution in many parts of the world, is limited. In this study, the accumulation of microplastic pollution over time in Bursa region, where human activities and related pollutant production is high, was investigated by using paleolimnological approaches in two selected points, Uluabat Lake and Kocaçay Delta. Two short core samples were taken from the bottom sediments of both sampling points and these sediments were used for both dating and determination of microplastics deposited from top to bottom. It has been determined that there is Microplastic accumulation in Uluabat Lake starting from the 1960s. Especially in the lake where fiber dominance is high, this accumulation is thought to be related to the intense fishing activities. In the samples analyzed in the Kocaçay Delta, many different types of microplastics have been accumulated since 2014, although its dating was not as good as in the lake system due to the continuous mixing of the sediment in the Delta. In this study, in which the temporal profile of microplastic pollution in a freshwater ecosystem is researched for the first time in our country, it has shown that microplastics can be used as a good indicator in paleolimnological approaches, and in this way, it has revealed that an important development can be achieved both in understanding the plastic accumulation profile in the past and in providing data about the protection methods that can be taken for the future.

LakesPollutionMikroplastic+5
Fatma Feısal Almas
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğada serbest yaşayan acanthamoeba türlerinin genotiplendirilmesi

Acanthamoeba türleri doğada serbest olarak yaşayan, musluk suları, hazır sular, kontakt lens solüsyonları, toprak, hava, toz, yüzme havuzları ve kaplıcalar da bulunabilen parazitlerdir. Acanthamoeba türleri immün sistemi zayıf olan insanlarda ve hayvanlarda Granülomatoz Amebik Ensefalit (GAE) ve keratite sebep olmaktadır. Ayrıca akciğer, deri, kemik, böbrek üstü bezleri, kulak ve sinüslerde de enfeksiyon etkenidir. Acanthamoeba türlerinin morfolojik kriterleri temel alınarak 24?den fazla türü tanımlanmıştır. Bugün moleküler yöntemlerle 18S rRNA gen bölgesi kullanılarak Acanthamoeba?nın en az 16 farklı genotipi (T1- T16) izole edilmiştir, bu genotiplerden T4 çevresel kaynaklarda baskındır. Bu çalışmada Adana, Afyon, Kütahya, Niğde ve Mersin illerinden 50 su ve 50 toprak örneği toplandı. Mikroskop ve kültür incelemeleri sonrasında Acanthamoeba?nın 18S rRNA gen bölgesi hedef alınarak bütün örneklere PCR çalışıldı. PCR yöntemi ile su örneklerinin 21?i (%42) pozitif, 29?u (%58) negatif bulunurken toprak örneklerinden 23?ü (%46) pozitif ve 27?si (%54) negatif bulundu. Su ve toprak örneklerinde kültür ve PCR yönteminin duyarlılığı ve özgüllüğü %100 bulundu. Adana, Afyon, Niğde ve Mersin illerindeki su örneklerinden %100 oranında Acanthamoeba castellanii (T4) izole edilirken Kütahya?dan %10 Acanthamoeba griffini (T3) ve %90 Acanthamoeba castellanii (T4) izole edildi. Bununla birlikte Afyon, Niğde ve Mersin?deki toprak örneklerinde %100 oranında Acanthamoeba castellanii (T4), Adana?dan %67 Acanthamoeba castellanii (T4), %33 Acanthamoeba griffini, Kütahya?dan %80 Acanthamoeba castellanii (T4) ve %20 Acanthamoeba griffini izole edildi. Sonuç olarak Acanthamoeba türlerinden Acanthamoeba castellanii?nin Türkiye?de baskın olduğu görüldü. ANAHTAR KELİMELER: A. castellanii, A. griffini, Su örnekleri, Toprak örnekleri Türkiye

AcanthamoebaGenotipSu+2
Gülşah Evyapan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Pollution parameters in fluorite deposits in Yeniyapan village (Akçakent-Kirşehir) and urine analysis in people in the region

In order to examine the pollution parameters in the fluorite deposits of Yeniyapan Village (Akçakent - Kırşehir) and the urine analysis of the people in the region, plant, soil, water and urine samples were taken from the study area and the analysis results were evaluated statistically. High and very high positive correlations were observed between tomato - soil and root - soil with 99% and 95% confidence in plant samples. For Cd, Co, Cu, Fe, Mg, Ni and Pb of tomato; It has been determined that the root can be an indicator plant for Ag, F, Mg, Mn, Ni, Pb and Sn. The fact that the TF values ​​of Ag, Sn and Sb elements are >1 in some sample locations indicates that the elements in the roots of the plant are transported to the tomatoes, that is, they are transferred. According to BAC values, between tomato and soil, F and Sn; root - soil between F, Sn, Mo, Cd and Zn; tomato - water among Cu Cr, Co, Ni, Sb, Mo, Fe and F; root - water among Mg, Cr, Fe, Co, Ni, Cu, As, Mo and Sb; urine - among tomatoes, Mg, Fe, Mo, Ag, Cd, Pb and F; urine - soil between Mo and F; It has been observed that Cr, Ni, Cu, Mo, As, Fe and F elements among urine - drinking water have very high accumulator properties in some locations. No skeletal system anomalies were detected in the control group and living in the area where F mineralization is located. In some sample locations, Mg, Fe and Ni element values ​​were found to be higher than the control group. Less enrichment in EF values ​​of Mg, Cr, Ni, Cu, Zn, F, Mo, Ag and Sb elements, weak enrichment in Mo, Ag, Cu, Ag, Sn and Sb elements and moderate enrichment in Mo element were observed. While moderate pollution is observed in Igeo values ​​of Cr, Co, Ni and Cu elements, no or very little element pollution is observed in Fe, Sb, Co, Ni, Cu and Zn elements. The CF values ​​of the elements in the samples taken from all locations between T1 - T6 were <1 or no contamination was observed. Since the calculated pollution load index (PLI) values ​​are < 1 in all sample locations, soil pollution is not observed in T1 – T6 locations in terms of the investigated elements.

PlantsFluoriteKırşehir+3
Mehmet Hazar Baba
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğadan izole edilen serbest yaşayan acanthamoeba türlerin tanısında mikroskobi, kültür ve moleküler yöntemlerin karşılaştırılması

Acanthamoeba türlerinin doğal çevrede serbest halde bulunmasından dolayı, insanların bu parazitle enfekte olma riski büyüktür. Acanthamoeba türleri granülomatöz amibik ensefalit (GAE), kutanöz acanthamoebiasis, Acanthamoeba keratiti oluştururken, AIDS'li hastalarda enfeksiyonun çeşitli organlara yayılmasına bağlı olarak kronik sinüzit, otit, kutanöz lezyonlar, sinüs lezyonları, deri ülserleri gibi hastalıklar meydana getirirler. Bu çalışmada Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde bulunan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Bitlis ve Van illerindeki yüzme havuzlarından, kaplıca sularından, hamamlardan, sulama kanalından, park ve bahçelerden alınan toplam 65 su ve toprak örneğinin 6 tanesi mikroskobik inceleme yöntemi ile, 11 tanesi kültür yöntemi ile ve 15 tanesi konvansiyonel PCR ve real time PCR yöntemi ile Acanthamoeba spp. pozitif bulundu. Çalışmada Acanthamoeba spp. laboratuvar tanı yöntemlerinden kültür metodu; mikroskobi, konvansiyonel PCR ve real time PCR yöntemleri ile karşılaştırıldı. Kültür yönteminin mikroskobi, konvansiyonel PCR ve real time PCR yöntemlerine göre duyarlılığı sırası ile %100, %73,33, %73,33 ve özgüllüğü sırası ile %91,53, %100, %100 olarak saptandı. İncelenmesi yapılan ve Acanthamoeba spp. tanısı alan 15 örneğin kist yapılarını ve moleküler analizlerini değerlendirdiğimizde 4 (%26,67) Acanthamoeba castellanii, 3 (%20) Acanthamoeba polyphaga ve 8 tanesinin (%53,33) Acanthamoeba palestinensis olduğu belirlendi. Çalışmamız Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapılan Acanthamoeba spp. ile ilgili ilk saha çalışması olup Acanthamoeba keratiti için doğal çevrede risk oluşturan türler tanımlandı.

AcanthamoebaDoğu Anadolu bölgesiGüneydoğu Anadolu bölgesi+3
Yasin Geniş
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çevreden toplanan su örneklerinden saptanan bakterilerde tetrasiklin, makrolid, sülfametoksazol ve trimetoprim direncinden sorumlu genlerinin araştırılması

Su, dünyadaki en önemli bakteri habitatlarından biridir.Ayrıca bakterilerin farklı çevrelerde yayılmasının ana yollarındandır.Bakterilerin su gibi çevre şartlarına olan dayanıklılığı ve bu ortamda çoğalabilmeleri, bakteriler arasında çeşitli gen transferlerine de kaynak oluşturmaktadır. Bu çalışma Varşova'da bulunan 7 çevresel su örneğinden (nehir ve nehir çevresindeki kar suyu) izole edilen bakterilerin plasmid aracılı antibiyotik direnç genlerine sahip olup olmadığı, eğer bu genleri taşıyorsa bu genlerin transferinin mümkün olup olamacağının araştırılması amacıyla yapıldı. Su örneklerinde tetrasiklin,makrolid, sülfametoksazol ve trimethoprim direncinden sorumlu gen (tet A, tet W, tet O, tet Q ve tet C,erm A, erm B, ermC, sul1 geni, DHFR I gen) bölgelerine özgü primer dizileri kullanıldı. Ayrıca lateral gen transferinden (konjugasyon) sorumlu gen bölgesi int I geni olmak üzere hedef bölge araştırıldı. Gen bölmeleri real-time PCR yöntemi ile Varşova Medikal üniversitesinde araştırıldı.Tür ve cins düzeyinde tanımlanması konvasyonel yöntemler ve Vitek2 cihazı (bioMeriux,Fransa) kullanılarakGaziantep Üniversitesi'nde yapıldı.Direnç geni bulunan suşların doğrulanması amacıyla DNA sekans analizi (Sanger) yapıldı. Plazmid veya gen transfer elementleri içeren örneklerden elektroporasyon yöntemiyle dirençsiz E.coli suşlarına direnç aktarımı yapıldı. Susic nehrinde test edilen direnç genlerinden hiçbirine rastlanmazken, Vistula nehrinde test edilen tüm direnç gen bölgeleri saptandı. Kar örneğinde (snow) erm C dışındaki tüm gen bölgeleri saptandı. Nehirlerde en fazla oranda bulunan gen ise tet C olup, 5 farklı nehirde saptandı.Vistula nehri ve kar suyu örneğine yapılan sekans analizinden sonra Vistula Nehrinde konjugasyon kolaylaştırıcı 'mob' proteinleri,kar suyu örneğinde ise 2 adet plazmid bulundu. Transfer proteini taşıyan bu iki örnekten elektroporasyon sonucunda dirençsiz E.coli suşlarında direnç geni aktarımı ile direnç gelişimi gözlendi.Araştırmamız çevrede bulunan dirençli bakterilerin diğer bakteriler içinde gen rezervuarı oluşturabileceği saptandı. Anahtar kelimeler: Antibiyotik direnci, plazmid,PCR, çevre

AntibiyotiklerBakterilerGenler+6
Kübra Küçükgöz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Termomineral sularda ve meyve sularında kurşun, bakır ve nikel tayini için analitik yöntem geliştirilmesi

Ağır metallerin çoğu hayatsal fonksiyonlar için gereksiz olup belirli bir konsantrasyonda insan vücuduna zarar verebilir. Çevre kirliliği nedeniyle; göl, okyanus ve toprakta artış gösteren ağır metaller insanlık için ciddi riskler getirmektedir. Bu nedenle, çevresel örneklerin ağır metal içeriğinin belirlenmesi için yeni ve hassas yöntemler geliştirmek gerekli ve önemlidir. Bu çalışmada, Yüksek Çözünürlüklü Sürekli Işın Kaynaklı Alevli Atomik Absorpsiyon Spektrometresi (HR CS- FAAS) kullanılarak meyve suları ve termomineral sularda eser miktarda kurşun, bakır ve nikel miktarının belirlenmesi için yeni bir katı faz ekstraksiyon (SPE) yöntemi geliştirilmiştir. Çalışmada, asma dalından (ACVS) elde edilen bir aktif karbon, adsorban olarak kullanılmıştır. Kolon tekniği ayırma ve zenginleştirme işleminde uygulanmıştır. En uygun koşulları belirlemek için; örnek çözeltinin pH'ı, geri kazanım çözeltisinin türü ve konsantrasyonu, örnek çözeltinin ve geri kazanım çözeltisinin akış hızı, örnek çözeltinin hacmi ve yabancı iyonların analit iyonlarının geri kazanım verimine etkisi incelendi. ACVS içeren kolonda, kurşun, bakır ve nikel için tespit sınırları (LOD) 0,36, 0,69 ve 0,28 µg L-1, zenginleştirme faktörü 60 olarak belirlendi. Yöntemin doğruluğu bilinen miktarda analit iyonlarının gerçek örneklere ilave edilmesiyle yapılan geri kazanma çalışmalarıyla kontrol edildi. Geliştirilen metot, çeşitli meyve sularına ve termomineral su örneklerine başarıyla uygulandı. Aralık 2019 – xiii+ 55 Sayfa Anahtar Kelimeler: Meyve Suyu, Termomineral Sular, Aktif Karbon, Alevli Atomik Absorpsiyon Spektrometri, Ağır metaller

Aktif karbonAtomik soğurma spektrometriAğır metaller+7
Hilal Yıldız Karakoç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin su karnesi: Su içme alışkanlıkları ve içme suyu özelliklerinin üst bilişsel farkındalık düzeyleri ile ilişkisi

Amaç: Bu araştırmada ortaokul 6.sınıfta öğrenim gören çocukların su içme alışkanlıklarının ölçülmesi, su ve diğer sıvıların tüketim alışkanlıklarının saptanması ve su içme miktarı / alışkanlıkları ile sağlık ve bilişsel düzeylerinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik kesitsel tipte bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini İzmir İli Bornova İlçesi Yahya Kemal Beyatlı Ortaokulundan 327, Şehit Polis Mehmet Çelik Ortaokulundan 216 ve Karacaoğlan Mahallesi Ortaokulundan 264 kişi olmak üzere toplam 807 öğrenci oluşturdu. Araştırmanın verileri su karnesi; tanıtıcı özellikler formu, 5 günlük sıvı tüketim ve idrara çıkma sıklığı çizelgesi ve üst bilişsel farkındalık ölçeği ile toplandı. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 Windows programında değerlendirildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve tek değişkenli analizler (Pearson korelasyon testi, Ki-Kare testi, Student t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi ve Posthoc Test Tukey's HSD- honestly significant difference test) kullanıldı. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin hafta içi üç gün su tüketim miktarları ile Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği Puanları arasında pozitif yönde düşük ilişki (0.23-0,27 arasında), ancak hafta sonu iki gün su tüketim miktarları ile pozitif yönde orta derecede ilişki (0,40- 0,44 arasında) bulundu (p<0.001). Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin idrara çıkma sıklıkları ile pozitif yönde orta derecede ilişkiler (0,34- 0,39 arasında) bulundu (p<0.001). Öğrencilerin Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği puan ortalamaları 64,51 ±9,51 olup; 29.00-89.00 puan arasında bulunmuştur. Sonuçlar: Öğrencilerin su dışındaki sıvı tüketimlerinin, su tüketiminden daha yaygın olduğu bulundu. Çalışma sonucunda öğrencilerin su içme sıklıkları ile Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği Puanlarının ilişkili olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: Okul sağlığı, su, üst biliş, biliş, ortaokul öğrencileri

AlışkanlıklarBilişOkullar-halk sağlığı+6
Süheyla Kalmi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Karadere Baraj Göleti (Taşköprü-Kastamonu) su kalitesinin ve canlılar üzerine etkisinin belirlenmesinde sediment ve sitotoksik analizin kullanımı

Her geçen gün kıymeti daha da artan tatlı su kaynaklarının kalitesinin belirlenmesi ve takibi için yapılan çalışmaların kullanılalabilir su kaynağına ulaşmak kadar önemli hale gelmiştir. Hazırlanan doktora çalışmasında, Kastamonu ili Taşköprü İlçesi Donalar Mevkii'nde bulunan Karadere Baraj Göleti'nin su kalitesi belirlenmesinde geleneksel yöntemlerin yanı sıra sediment analizi ve doğrudan canlılara olan etkisini tespit için sitotoksisite analizlerinin kullanılmasının etkinliğinin belirlenmesi amaçlandı. Yerüstü Su Kalitesi Kriterleri Yönetmeliği'nde belirtilen standartların hücre canlılığını nasıl etkilediğinin araştırılması öncelikli olarak hedeflendi. Bu kapsamda göletten aylık periyotlarla alınan su örneklerinin fiziko-kimyasal analizleri, sitotoksik analizleri ve Radon konsantrasyonu ölçümleri yapıldı. Kirliliğin en fazla tespit edildiği Haziran ayında alınan sediment örneği ise organik madde miktarı, ağır metal içeriği ve fizikokimyasal parametler açısından analizlendi. Fiziko-kimyasal analizlerle 28 parametrenin (Sıcaklık (OC), Çözünmüş Oksijen (mg/L), Tuzluluk (ppt), ph, Elektriksel İletkenlik (µs/Cm), Askıda Katı Madde (Mg/L), Kimyasal Oksijen İhtiyacı (mg/L), Biyolojik Oksijen İhtiyacı (mg/L), Klorür (mg/L), Fosfat (mg/L), Sülfat (mg/L), Sülfit (mg/L), Sodyum (mg/L), Potasyum (mg/L), Toplam Sertlik (mg/L), Toplam Alkalinite (mg/L), Magnezyum (mg/L), Kalsiyum (mg/L), Nitrit (mg/L), Nitrat (mg/L), Amonyum Tuzu (mg/L), Demir (mg/L), Kurşun (µg/L), Bakır (µg/L), Kadmiyum (µg/L), Civa (µg/L), Nikel (µg/L), Çinko (mg/L)) analizi sonucu Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliğine göletin su kalitesi sınıfı II olarak belirlendi. Sitotoksisite çalışmaları MTT, LDH, Live-Dead analizleri ile hücrelerin morfolojileri Hematoksilen-Eozin boyama ile incelendi. Gölet suyunun hücrelerde nekroza ve apoptoza sebep olmadığı, hücre canlılığını hücrelerde transformasyona sebep olmayacak düzeyde desteklediği görüldü. Sediment analizlerinin sonucu, dip temizliği yapılmadan doldurulan göletin sediment kalitesinin düşük olduğu belirlendi. Ayrıca gölet suyunun, kullanımını olumsuz etkileyecek ölçekte radyoaktivite göstermediği belirlendi. Elde edilen sonuçlar, sitotoksik analizler ve sediment analizlerinin göletin su kalitesi hakkında erken bir bilgi almak için kullanılabileceğini göstermektedir.

SuSu aktivitesiSu analizi+7
Ayşegül Emin Güzel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
10
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Hava kolonoskopisi ve su kolonoskopisinin işlem performans krtierlerine göre karşılaştırılması

Su kolonoskopisi, kolonoskopun çekuma ilerletilmesi sırasında lümen açıklığının su verilerek sağlandığı bir kolonoskopi tekniğidir. İşlem sırasında suya ek olarak hava verilmesine izin verilen teknikler de tanımlanmıştır. Su kolonoskopisinin çekuma ulaşma oran ve sürelerini iyileştirdiği, hastaların ağrı ve rahatsızlık hissini azalttığını gösteren araştırmalar mevcuttur. Çalışmamızda, uyguladığımız su kolonoskopisi tekniği, hava kolonoskopisi ile karşılaştırılmıştır.İlk defa kolonoskopi yapılmış erişkin hastaların işlemleri değerlendirmeye alınmıştır. 99 hava ve 101 su kolonoskopisinin verileri analizde kullanılmıştır.Çekuma ulaşma oranı hava kolonoskopisinde %98.9, su kolonoskopisinde %99 saptanmıştır. Çekuma hava kolonoskopisinde daha hızlı ulaşılmıştır (hava 5.3±2.6, su 7.2±2.9dk, p=0.001). Su kolonoskopisinde polip saptanan hasta oranı (su %19.8, hava %11.1, p=0.132) hava kolonoskopisinden daha yüksek saptanmıştır. Su kolonoskopisinde, hava kolonoskopisine göre daha fazla sayıda polip saptanmıştır (su 1.45±0.75, hava 1.27±0.46, p=0,488), ancak istatistik anlamlı değildir. Her iki işlem arasında hasta ağrı, tolerabilite, tekrar isteği benzer bulunmuştur. Endoskopistin değerlendirdiği ağrı skoru benzer saptanmıştır. Su kolonoskopisinde daha yüksek oranda hasta işlemi sedasyonsuz tamamlamıştır (hava %26.4, su %43.7, p=0.142). Endoskopist, kadın hastalarda su kolonoskopisini daha ağrılı (hava 1.44±0.58, su 1.71±0.67, p=0.042) ve zor (hava 1.31±0.55, su 1.69±0.74, p=0.006) olarak değerlendirmiştir. Son 51 su işlemi ilk 50 su işlemi ile karşılaştırıldığında performans kriterlerinde anlamlı düzelmeler görülmüştür.Sonuç olarak, su kolonoskopisi tekniği, işlem performans kriterleri açısından hava kolonoskopisi kadar başarılı bir işlemdir. Sedasyonun, risk veya kişisel tercih nedeniyle verilmediği durumlarda su kolonoskopisi uygulanması tercih edilebilir. Su kolonoskopisi ile daha yüksek oranlarda polip saptanması tarama kolonoskopilerinde su yöntemini öne çıkarabilir. Bulguların doğrulanması için prospektif, randomize, kontrollü, çok merkezli ve aynı tekniğin uygulandığı çalışmalara ihtiyaç vardır.

AğrıKolonoskopiPolipler+1
Umut Demir
Gaziantep University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce ilindeki içme ve kullanma sularının durumunun değerlendirilmesi

Bu kesitsel çalışmanın amacı Düzce ilinde içme ve kullanma sularının günlük üretilen ve dağıtılan miktarı, altyapı özelikleri, odak nokta, numune alma, kirlilik ve dezenfeksiyon durumu ve sularla ilişkili hastalıkların dağıtılan su ile ilişkisinin değerlendirilmesidir.Düzce ili ve ilçelerinin tamamını kapsayan çalışmada Düzce Sağlık Müdürlüğü'nün içme ve kullanma sularının izleme ve denetleme çalışmalarına ait form ve kayıtları veri toplamada kullanıldı. Veriler 6 ana başlık altında incelendi.Düzce il genelinde kişi başına düşen su miktarı ortalama 214 litredir. İl nüfusunun % 10'unun kişi başına düşen günlük su miktarı halen 100 litrenin altındadır. İçme ve kullanma sularının depo durumları değerlendirildiğinde % 83'ünün numune alma musluğu ve koruma alanı bulunmadığı, % 95'inde klorlama cihazı olmadığı tespit edildi. Kontrol izleme kapsamında alınan 771 numunenin % 52'si bakteriyolojik olarak uygun değildi. Düzce ili içme ve kullanma sularından 2009 yılı içerisinde 18.275 bakiye klor ölçümü yapıldığı saptandı. Yapılan ölçümlere bakiye klor tespit edilmeme oranı % 1,7 iken, yapılan ölçümlerin % 53,7'sinin bakiye klor düzeyinin 0,5 ppm düzeyinde olduğu tespit edildi. Eylül ayında diğer aylara oranla 0,5 ppm düzeyindeki bakiye klor miktarının daha düşük oranda olduğu, aynı ay akut barsak enfeksiyonları bildiriminde artış yaşandığı saptandı.Düzce ilinde içme ve kullanma suyu kaynaklarının potansiyelinin yeterince kullanılmadığı, içme ve kullanma suyu depolarının önemli bir kısmının taşıması gereken gerekli şartları sağlamadığı, bazı odak noktaların temsil yeteneklerinin yeterli düzeyde olmadığı, numune alma periyotlarında sistemli bir yöntem izlenmediği, köylerde klorlama çalışmalarının etkin olmadığı gözlendi. İçme ve kullanma sularından numune alınacak odak noktaların özellikleri, numune alma periyotları gibi kriterlerde belirli standartların sağlanması, su sağlayıcı ve izleyici kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen yeni bir mevzuatın düzenlenmesinin su kalitesinin artmasına yarar sağlayacağı düşünüldü.Anahtar Sözcükler: İçme ve kullanma suyu, su deposu, odak nokta, su analizi, bakiye klor düzeyi, Düzce

DüzceKlorSu+6
Naile Gürleyik Erkman
Düzce University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserlerinde dört unsur: Ateş-hava-su-toprak

Çalışmamızın konusu, Cumhuriyet Dönemi şairi, yazarı ve edebiyat tarihçisi Ahmet Hamdi Tanpınar?ın ilmi ve edebi eserlerinde ateş, hava, su, toprak unsurlarını tespit edilerek değerlendirilmesidir. Tezimizde, Türk kültüründe ve edebiyatımızda önemli bir yer tutan dört unsurun, Tanpınar?ın ilmi ve edebi eserlerindeki yeri, bu unsurlardan hangisinin daha ağırlıkta olduğunun tespit edilmesi amaç edinmiştir. Ahmet Hamdi Tanpnar?a ilginin giderek arttığı günümüzde, ele aldığımız konu, Tanpınar?ın edebi şahsiyetinin netleşmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Sonuç olarak Ahmet Hamdi Tanpınar için bir su sanatçısı diyebiliriz. Su en çok edebi eserlerinde, Huzur ve Aydaki Kadın'da vardır. Tanpınar'ın eserlerinde dört unsur su,hava,toprak ve ateş şeklindedir.

AteşEdebi eserlerHava+4
Nejla Kaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu bölgesindeki sularda radon aktivitesinin ölçülmesi

Radon, renksiz kokusuz, tatsız, 86 atom numarası ile periyodik cetvelin soygazlar sınıfında yer alan radyoaktif bir gazdır. Radon, kaya, toprak ve sudaki doğal uranyumun radyoaktif bozunması sonucu oluşur. Radon, uranyumun mevcut olduğu tüm kayalardan, topraktan gelmekte ve gaz olması nedeniyle bulunduğu ortamın boşluklarında ilerleyerek atmosfere kaçma eğilimi göstermektedir. Günlük hayatta sürekli maruz kaldığımız radyasyonun yaklaşık %47 si radon ve radonun bozunum ürünlerinden kaynaklanmaktadır. Radon gazı difüzyon yoluyla toprağa oradan da atmosfere veya ortama yayılmaktadır. Radon gazının birikmesiyle, 222Rn yoğunluğu kapalı mekanlarda veya iyi havalandırılmayan yerlerde kritik değerlere ulaşabilmektedir. Radonun bozunum ürünlerine yüksek dozlarda maruz kalındığında özellikle akciğer kanseri riskini arttırdığı için radon yoğunluğu fazla olan yerleşme bölgelerinde tehlike yaratmaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin kuzeyinde yer alan Kastamonu ilinin 10 ilçesinde ve Ilgaz dağında ilkbahar ve yaz dönemi olmak üzere toplanan kaynak ve musluk sularında radon konsantrasyonunun belirlenmesi ve risk yönünden değerlendirilmesidir. Su örnekleri, Genitron Instruments tarafından üretilen AlphaGUARD PQ 2000PRO radon detektörü ile analiz edilmiştir ve bu çalışmada elde edilen sonuçlar uluslararası önerilen değerlerle kıyaslanmıştır.Bu çalışma sonucunda elde edilen radon konsantrasyonu değerleri ilkbahar dönemi ölçümleri için 0,362 ± 0,139 Bq/L ile 12,734 ± 0,391 Bq/L aralığında, yaz dönemi ölçümleri için 0,312 ± 0,034 Bq/L ile 19,213 ± 1,000 Bq/L aralığında değişim göstermiştir.

KastamonuRadonRadyasyon+2
Fulya İncirci
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi kapsamında Türkiye'de entegre havza yönetimi

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de suyun miktar ve kalitesinin her geçen gün azalması, bu alana yönelik ilgi düzeyini artırmakta ve konuyla ilgili daha fazla çabanın sarf edilmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda ülkemizdeki su yönetimi anlayışı, bir taraftan kullanılabilir su potansiyelinin arttırılması diğer taraftan nehir havzası bazında örgütlenme ve suyun kirliliğinin engellenmesi gibi iki ciddi uğraşı alanına sahiptir. İlk uğraşı alanı, Türkiye'nin uzun yıllardır benimsediği bir politikanın, ikincisi ise özellikle AB sürecinin etkisinin izlerini taşımaktadır. Çalışma,

Avrupa BirliğiHavzalarSu+6
Mehmet Çıvgın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Related subjects