Sanat etkinlikleri

Bu konu başlığı altında 60 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanan sanat etkinliklerine ilişkin öğretmen görüşleri

Okulöncesi öğretmenlerinin sanat etkinliklerine ilişkin görüşlerini ve sanat etkinliği uygulamalarını etkileyen etmenleri belirlemeyi amaçlayan bu araştırma, tarama modelinde olup nitel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Eskişehir ili Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde 2014-2015 eğitim öğretim yılında İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ilkokul ve ortaokul bünyesindeki anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapmakta olan amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 12 okulöncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu, görüşme formundaki soruların sırasından ve içeriğinden yola çıkılarak hazırlanmış yapılandırılmış gözlem formu kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmaya katılan öğretmenlerle görüşme yapılmış ve her öğretmenin sanat etkinliği uygulamalarında iki kere gözlem yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğunun sanat etkinliklerini motor gelişime yönelik etkinlikler olarak gördüğü, uygulamalarında da motor becerileri geliştirmeye yönelik sanat etkinliklerine ağırlık verdikleri belirlenmiştir. Aileler, meslektaşlar gibi çevresel etmenlerin olumsuz eleştirilerinden kaygılandıkları için sanat etkinliklerinde ürünlerin görsel yönden iyi görünmesini tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Kesme yapıştırma tekniğinin kullanıldığı çalışmalara çoğunlukla yer verdikleri belirlenmiştir. Yapılan görüşme ve gözlemlerde öğretmenlerin sanat etkinliklerini planlama, uygulama, değerlendirme sürecine yönelik görüşleri ile bu süreçlere yönelik yaptıkları uygulamalarında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sanat etkinliklerini planlama, uygulama, değerlendirme süreçlerini nitelikli yönden geliştirmedikleri görülmüştür. Sınıf içinde yapılan sanat etkinliklerinde sergi kaygısı ile çocukların yaratıcılıklarını destekleyecek unsurları göz önünde bulundurmadıkları bulunmuştur. Öğretmenlerin lisans eğitiminde aldıkları sanat eğitimi ya da kişisel sanat ilgilerinin sanat etkinliği uygulamalarına yansıdığı belirlenmiştir.

EğitimOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+2
Duygu Erkut
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

I. Dünya Savaşının baskıresimlere yansımaları

Tarihte insanlığı etkileyen büyük olayların sanata etkileri her zaman kaçınılmaz olmuştur. 20. yüzyılın başında yaşanan I. Dünya savaşı insanlık tarihinde ve buna bağlı olarak sanat tarihinde büyük izler bırakmıştır. Bu çalışmada, I.Dünya Savaş'ının, plastik sanatların önemli anlatım araçlarından biri olan baskıresimlerdeki ifadelerine yer verilmiştir. Savaşı anlatan bu eserler, konu açısındandan incelenerek ve arkalarındaki hikayeler anlatılarak okuyucunun eserleri anlayabilmesi ve o dönemi daha yakından hissedebilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bir araya getirilmiş baskıresimler, I. Dünya savaşının tanımlayıcı yönlerinden hemen hemen her birini göstermektedir. Bu yalnızca farklı birçok cephede aynı anda savaşılan ve birçok ulusun dahil olduğu ilk Dünya savaşı değil, aynı zamanda ağır topların egemen olduğu, daha önce hiç görülmemiş kitlesel katliamla, kasaba ve köylerin yerle bir olmasıyla ve manzaraların mahvedilmesiyle sonuçlanan ilk mekanize savaş olmuştur. Ziyaret edilen yurtdışı kütüphanelerinde yararlanılan kaynaklardan baskıresim görselleri fotoğraflanıp kayıt altına alınmış ve çalışma içerisinde kullanılmıştır. Çalışma için toplanmış bu görsellerin nadir bulunabilen eserlerin görselleri olmasına özen gösterilmiştir. Kaynakların bir çoğu yabancı kaynaklardan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Savaş, Baskıresim, Propoganda, Litografi, Gravür Baskı.

Baskı resimDünya Savaşı IGravür+5
Elif Feyza Ulu
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitimde artık materyaller ile yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bilgili ve bilinçli bir toplumun temellerinin atılması için geri dönüşüm bilincinin küçük yaşlarda kazanılması oldukça önemlidir. Araştırmada, okul öncesi eğitimde artık materyaller ile yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan bağımsız anaokuluna devam eden 5 yaş grubu 20 çocuk üzerinde yürütülmüştür. Nicel yaklaşımın deneysel desenlerinden tek grup ön test-son test deseni kullanılmıştır. Toplamda 8 haftalık program uygulanmıştır. Verilerin analizinde, artık materyallerle yapılan sanat etkinliklerinin çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, çocukların artık materyalleri geri dönüştürüp ayrıştırdıkları, geri dönüşüm sözcüğünün anlamını bildikleri ve geri dönüşüm sembolünü tanıdıkları tespit edilmiş olup çocuklar üzerinde geri dönüşüm ile ilgili farkındalık sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu araştırma ile okul öncesi dönemden başlanılarak çocuklarda erken yaşlarda geri dönüşüm bilinci geliştirilmiş olup bilinçli tüketiciler yetiştirmenin temelleri atılmıştır.

ArtıklarAtık değerlendirmeFarkındalık+6
Rümeysa Öztap
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin modernleşmesinde Atatürk'ün kurduğu kurumların (eğitim, kültür ve sanat) önemi

Atatürk döneminde toplumu modernleştirmek amacıyla gerçekleştirilendevrimlerin topluma kazandırılması ve hiçbir ayrım yapılmadan tüm halka verilmesiiçin uğraşılmış, bu amaçla halk eğitimi çalışmaları yapılmıştı. Köylere eğitimgötürmenin yolları aranmış bu amaçla Millet Mektepleri ve Halkevleri kurulmuştur.Eğitim ile ilgili faaliyetler yapılan kültür ve sanat inkılâplarıyla desteklenmiş Harf İnkılâbı, Tarih ve Dil İnkılâbı, hem eğitimi hem de kültürü etkilemiştir. Dil ve Tarih tezleriyle Türk dilinin bağımsızlığı korunmuş, Türk ulusunun dünya ulusları arasındaki yeri belirlenmişti. Atatürk, Osmanlı eğitim sistemi içinde yüksek öğretim kurumu olan Darülfünunun düzeltilmesinin olanaksız olduğuna inandığı için yeni ve çağdaş ilkelere dayanan bir üniversite kurarak, bilginin topluma aktarılması ve yeni bilgiler üretilmesisağlamıştı.

Atatürk inkılaplarıAtatürk, Mustafa KemalEğitim faaliyetleri+7
Fatma Tokyay Üstün
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent ve sanat kapsamında uluslararası Sinop Bienali ve yankıları

Bu araştırma ?Kent ve Sanat Kapsamında Uluslararası Sinop Bienali ve Yankıları? konusunu içermektedir. Araştırmada küratörün, sanatçının, sponsorun, gönüllü çalışanın, ve dışarıdan izleyici olarak katılan iki kişinin kentte ilki 2006 yılında başlayan bienal sürecini 2010 yılına kadar oluşum süreci, gelişimi ve yankılarıyla ilgili görüşleri ele alınmıştır. Bu araştırmada bir sanatsal etkinliğin bir kentteki oluşumunu, oluşumunu hazırlayan etmenleri kentte bu süreç içerisinde kentin etkinliğe bakış açısını hem sanatçılar hem de yerel halkın gözüyle incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma, bu modele dayalı olarak nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Sinop'ta bienal sürecinin başlangıcından son bienale kadar yerel ve uluslararası alanda önemli bir etkinliğe dönüştüğü görülmüştür. Bienal ile kentteki aktörlerin (Belediye Çalışanları, Valilikler, Çeşitli Kamu Kuruluşları, İl Özel İdaresi, Sivil Toplum Kuruluşları, Gönüllü Dernekler, İş Adamları, Eğitimciler, Esnaf Odaları v.s.) birbirleriyle doğru iletişim kurabilmesi, aynı dili konuşa bilmesi mümkün olmuştur. Bienal düzenlendiği yıllar içerisinde yerli ve yabancı sanatçıların ilgisini çektiği, bienal sponsorlarının sayısının arttığı, yerel, bölgesel ve ulusal basında yer edinmiştir. Katılımcılar Sinop Bienali için kurumsal olma yolunda bağımsız, gönüllüğü teşvik eden, imeceyi ön planda tutan, görünürlik bazında tüm araçalrı kullanma çabasını sürdüren bir anlayışla gelecek bienallere doğru gitmekte olduğunu ve dünya sanat haritasında yerini almaktadır sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kent ve Sanat, Bienal, Uluslararası Sinop Bienali, Sinop, Sinopale, Sinopsis

Kamu kuruluşlarıKentlerKentsel mekan+4
Sabri Gezer
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık sektöründe sanatın faydaları ve uygulamaları

Sanatın insan sağlığına olumlu etkisini ilk çağlardaki iyileştirme törenlerinden, günümüzdeki hastanelere kadar her alanda görmek mümkündür. Sanat; zihin, beden ve ruh bütünlüğünün korunmasında büyük rol oynar. Bu sebeple, dünyanın pekçok yerinde hastaneler, tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak sanatın farklı disiplinlerinden yararlanır. Bu çalışma, sanatın insan sağlığındaki önemi, iyileştirme seanslarında kullanımı, hastalar üzerindeki olumlu etkileri gözlemlenerek sağlık açısından faydalarını incelemek ve günümüzde sağlık sektörlerinde sağaltım yöntemi olarak kullanılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, hastaları konu almakla beraber, hasta yakınlarını, doktorları ve personeli, yani hastanede vakit geçiren herkesi kapsamaktadır ve hastanede geçirilen sürecin kalitesini arttırmayı amaçlamaktadır. Yapılan araştırmalara göre, sanatın depresyonu büyük ölçüde azalttığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve fiziksel iyileşmeye faydalı olduğu tespit edilmiştir. Hastane, poliklinik ve geriyatri merkezlerinde sanata yer vermek, burada vakit geçiren herkesi olumlu etkilemektedir. Günlük yaşamlarından soyutlanmış olan hastaların özgüvenini geliştirmek, iletişim becerilerini arttırmak amaçlı, ruh, beden ve zihnin bir bütün halinde iyileşmesine yönelik tamamlayıcı tedavilerde sanatın farklı disiplinleri kullanılmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalar, geliştirilen teoriler ve uygulamalardan örnekler tezin ilerleyen sayfalarında yer almaktadır. Yazar son beş yıldır farklı kurumlarda, hastane, bakımevi, dernek ve vakıflarda pilot çalışmalar yürüterek, kurmayı hedeflediği sanat biriminin, 2016 yılında sağlık kurumlarında sanat yönetimi sertifikası programına katıldığı Florida Üniversitesi hastanesinde sistemli bir şekilde uygulanışını inceleme ve deneyimleme imkanı buldu. Sağlık kurumuna yerleştirilmiş olan bu birimin çalışma yöntemleri, şartları ve yapılandırılması tezde önerilen model ile birlikte anlatılmaktadır. Bu tez ülkemizdeki sağlık kurumlarında uygulanacak olan sağlıkta sanat çalışmalarının sistemli ve kapsamlı bir şekilde oluşturulabilmesine yol göstererek, ışık tutabilir.

HastanelerSanatSanat etkinlikleri+3
Gülsüm Şebnem Füge Demirok
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanatta sanat faaliyet alanlarının dönüşümü

Bu çalışmanın amacı Çağdaş Sanatta sanat faaliyet alanında meydana gelen dönüşümü literatür tarama yöntemiyle belirlemektir. 1960'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan Çağdaş Sanat modern sanatın ardından gelen ve günümüz sanatını ifade eden bir terimdir. Sanatçılar, geleneksel sanat kurallarını sorgulayarak değişik ifade biçimleri denemiş, küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemelerle birlikte sanat daha erişilebilir ve uluslararası bir boyut kazanmıştır. Ayrıca, toplumsal ve politik konuların vurgulanması da yaygın bir eğilim haline gelmiştir. Çağdaş Sanatta en önemli değişimlerden biri mekan algısının galeri ve müzelerden dışarı çıkarak izleyenlerin günlük hayatına dahil olmasıdır. Bu değişimle birlikte, arazi sanatı, kamusal alan sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, video ve Dijital Sanat gibi yeni sanat disiplinleri ortaya çıkmıştır. Arazi Sanatı, doğal çevreyi sanatın bir parçası haline getirirken, kamusal alan sanatı halka açık mekanlarda sanat eserlerinin sergilenmesini ve kentleşmeye katkı sunma amacı gütmektedir. Yerleştirme Sanatı, mekanın özelliklerini kullanarak izleyiciyi etkilemeyi ve eserin bir parçası haline getirmeyi hedeflediği gibi Performans Sanatı da canlı bedenini sanatın bir aracı olarak kullanmayı ve izleyiciyle doğrudan etkileşime girmeyi teşvik etmektedir. Video ve Dijital Sanat ise teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan çağa ayak uydurarak dijitalleşen neslin dikkatini çeken bir sanat alanı olmuştur. Bu değişimler, sanatın evrimini gösterirken aynı zamanda izleyicilere farklı deneyimler sunmayı hedeflemektedir. Çağdaş Sanat, yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte yenilikçi yaklaşımlar geliştirmiş ve sanatın sergilenme sınırlarını genişletmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Sanat, Arazi Sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, Video-Dijital Sanat

Arazi sanatıModern sanatPerformans sanatı+5
Muhammed Mücahit Topcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler beşinci sınıf öğrencilerinin çocuk hakları farkındalığına ilişkin görüşleri

Bu çalışma özelinde çocuk haklarıyla ilgili sanat etkinlikleri doğrultusunda ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin çocuk hakları farkındalıklarına ilişkin görüşlerinin nasıl olduğu araştırılmıştır. Bu sanatsal etkinlikler katılımcıların (öğrencilerin) özellikleri de dikkate alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Sanatsal etkinlikler resim çizme, şiir yazma, heykel yapma, canlandırma etkinlikleri olarak sınırlandırılmıştır. Nitel bir yaklaşımla tasarlanan bu çalışma durum çalışması desenindedir. Bu çalışmaya Adana'da devlet okuluna devam eden orta okul beşinci sınıf öğrencileri (19 kız, 15 erkek) olmak üzere toplam 34 kişi katılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklemeye uygun olarak seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak yarı yapılandırılmış görüşmelerden, öğrenci günlüklerinden, öğrenci el ürünlerinden, araştırmacı notları ve gözlemlerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi dokuz odak öğrenci ile sınırlandırılmıştır. Bu çalışma sonucunda ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin, çocuk haklarıyla ilgili sanat etkinlikleri aracılığıyla kendi haklarına ve hak ihlâllerine karşı daha duyarlı olduklarını ifade ettiklerine ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin bu süreçten hoşlandıkları, süreç boyunca kendilerini keyifli ve özgür hissettikleri, bazı kalıp yargılarında değişiklikler yaşadıklarını ifade etmeleri ulaşılan başka sonuçtur. Buna ek olarak öğrencilerin konuya ilişkin farkındalıklarını; çocuk haklarını daha detaylı öğrendikleri, öğrendiklerini günlük hayatlarında uyguladıkları,şeklinde değerlendirdiklerine ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: çocuk hakları, sanat etkinlikleri, beşinci sınıf öğrenci görüşleri

Ortaokul öğrencileriSanat etkinlikleriSosyal bilgiler dersi+4
Maide Şila Tiftikçi
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf sanat etkinlikleri dersinin uygulama birliği ve bir uygulama örneği

Bu araştırma ile, ilköğretim 8.sınıf Sanat Etkinlikleri dersi öğretim programına yönelik Görsel Sanatlar öğretmenlerinin görüşleri alınarak, dersin nasıl işlenmesi gerektiği konusunda örnek bir uygulama örneği yapılamaya çalışılmıştır. Bu sayede Görsel Sanatlar öğretmenlerine uygulama boyutunda farklı bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılmıştır.Bu araştırmada ilk olarak Görsel Sanatlar öğretmenleri ile görüşme yapılmış daha sonra gözlem tekniği ve video kayıt dökümlerinden yararlanılmıştır. Nitel araştırma tekniklerinin kullanıldığı betimsel bir araştırma olarak tanımlanmıştır.Araştırmada uygulama için seçilen okulda deney ve kontrol grubu belirlenmiştir. İlköğretim 8. Sınıfların Sanat Etkinlikleri dersinde iki farklı Görsel Sanatlar öğretmeni ile araştırma yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları ise kolay ulaşılabilir durum örneklemi ile belirlenmiştir.Her İki görsel sanatlar öğretmeninin birer saatlik Sanat Etkinlikleri dersi gözlemlenmiştir. Ayrıca dört farklı okulda Görsel Sanatlar öğretmenleri ile görüşme yapılarak görüşmeden veriler elde edilmiştir. Uygulamalarda gözlem tekniğinden yararlanılmış, derslerin video döküm kayıtları ile veriler elde edilmiştir. Gözlemlenen iki farklı sınıfta deney ve kontrol gruplarından üçer tane öğrenci belirlenerek etkinlik değerlendirme formları kullanılmıştır.Araştırmada ortaya çıkan sorunlar ışığında birçok sonuç elde edilmiş ve bu problemleri çözeceği düşünülen öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sanat Etkinlikleri, Sanat Etkinlikleri dersi, Uygulama.

Sanat etkinlikleriSanat etkinlikleri dersiSanat eğitimi+1
Yasemin Çandıroğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında yapılan sanat içerikli etkinliklerin eğitim ortamına etkisinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında yapılan sanat içerikli etkinlikler nelerdir ve bu sanat içerikli etkinliklerin eğitim ortamındaki etkisinin nasıl değerlendirildiğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu sanat içerikli etkinliklerin niteliği, sanat eğitimine katkısı ve eğitim ortamındaki etkisi akademisyenler ve lisans programındaki öğrencilerden alınan görüşlerle değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı oluşturmaktadır. Çalışma evrenini, Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalından çoğunlukla mezun olmuş ve aynı bölümde görev yapmaya devam eden 8 akademisyen ile Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalının 2008-2009 Eğitim Öğretim döneminde lisans programında yer alan 240 kişilik öğrenci grubu oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında anket formu ve görüşme formu kullanılmıştır.Verilerin analizinde; Tek Yönlü Varyans Analizi Anova testi kullanılmıştır. Ortaya çıkan analiz verilerinden yorumlar yapılmıştır. Ayrıca nitel veriler sayısallaştırılarak araştırmanın problem ve alt problemlerine uygun olarak frekans ve yüzde oranları belirlenerek analiz edilmiştir. Lisans programındaki öğrencilere yapılan anketler üzerinde içerik analizleri yapılmıştır.Araştırmada nitel verilerin toplanması aşamasında görüşme tekniğini kullanılmıştır. Görüşme formu akademisyenlere uygulanmış, uygulama sonucunda elde edilen veriler yorumlanmıştır.Araştırmanın sonucunda; üniversitelerde yapılan sanat içerikli etkinliklerin eğitim ortamı açısından beklenen olumlu katkıları yapması için, nitelikli etkinlikler düzenlemekle birlikte ilgi oluşturulması gerektiği yönündedir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Üniversite, Sanat, Sanat Eğitimi, Etkinlik, Sanat İçerikli Etkinlikler

EtkinlikSanatSanat etkinlikleri+1
Yasemin Kayabaşı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatı "ben" ile kurgulamak; sanatçının içe bakışı

Tezin konusu "Sanatı 'Ben' İle Kurgulamak; Sanatçının İçe Bakışı"dır. Bilinç, çocukluğumuzda aynaya bakmakla başlayan ve ölene kadar sürekli şekillenen bir süreçtir. Bilinçli bir şekilde kendimize yönlendiğimizde de benliğimiz ortaya çıkmaktadır. Sanat, özü gereğince, felsefidir. Çünkü özünde yaşamın anlamı, kaynağı ve nedeninden bize söz etmektedir. İnsanların, varoluşunu kavramasında yardımcı olup dünya görüşünü geliştirmektedir. Bir sanat eseri sanatçısının dünyayı algılayışı ile var olmaktadır. Sanatçının, felsefi ve estetik görüşleri ne denli ilerici olursa, insanların da ondan o derece feyz alma ve etkilenmesi mümkün olacaktır. Bu da bizim bireyden itibaren toplumsal gelişimimizi ve ilerlememizi sağlayacaktır. Bundan dolayıdır ki felsefe ile sanat birbirlerini tamamlar niteliktedir. Çalışmanın kapsamı, felsefe ile sanatın birleştiği nokta da 'ben' nedir? Sorusuna yanıt aramaktır. Bunun yanıtını tezde ayrıntılı bir şekilde irdelenmektedir. Rönesans'la birlikte sanatçılar, mesleklerinde entelektüel yetenek ve bilginin de gerekliliğine inanmaya başladıklarından; felsefeye, edebiyata ve diğer sanat dallarına da ilgileri artmıştır. Şairler, mimarlar, ressamlar bir araya gelip tartışıp konuşmuşlardır. Böylelikle, bir ressam bir şiirden, bir edebiyatçı bir resimden etkilenerek eser üretebilmiştir. Tez amacını, sanatçıların sanat akımları içinde, Rönesans'tan başlayarak günümüz sanatına kadar gelen dönemde, 'ben'in sanat üzerindeki etkisi nedir? Sanatçılar benliklerini sanatları ile nasıl ortaya koymuştur? Sorularının arayışı üzerine oluştururmuştur. 'Ben'in felsefi bakış açısından, akımlar, dönemler, sanat ve sanatçı açısından neye ve nasıl etkileri olmuştur? Sorularına yanıt aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Ben, bilinç, sanat, sanatçı, felsefe

BenlikBenlik sunumuBilinç+7
Rabia Dilaveroğlu
Doğuş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Ergenlerde sanatın sosyal kaygı düzeyi ve öfke kontrol becerileri üzerindeki etkisi

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, sanatla ilgilenen adolesanlarda sanatın, sosyal kaygı düzeyi ve öfke kontol becerileri ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak yürütülen bu çalışmada 10-19 yaş grubu sanatla uğraşan ergenlerde sanatın sosyal kaygı düzeyleri ve öfke kontrol becerileri üzerindeki etkileri sanatla uğraşmayan ergenlerden oluşturulan kontrol grubuyla karşılaştırılarak incelendi. Örneklemi 2020-2021 akademik takvim içerisinde Eylül ayında liseye ve farklı sanat kulüplerine giden 10-19 yaş grubu 300 adolesan oluşturmaktadır. Çalışmada, Ergenler için Sosyal Kaygı Ölçeği (ESKÖ) ve Sürekli Öfke -Öfke İfade Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ) kullanıldı. Bulgular: Sanatla uğraşanların %44,7'sinin erkek, %55,3'ünün de kadın, kontrol grubunun %42,7'sinin erkek, %57,3'ünün de kadın olduğu görüldü. Sanatla uğraşanların yaş ortalaması 16,10±1,437, kontrol grubunun yaş ortalamasının ise 16,43±0,937 olduğu saptandı. Sanatla uğraşanların annelerinin %34,7'sinin okur-yazar, %31,3'ünün ilkokul, %16,7'sinin ortaokul, %12,7'sinin lise, %4,7'sinin de üniversite, kontrol gurubunun %36'sının okur-yazar oldukları, %40'ının ilkokul %14'ünün ortaokul, %6,7'sinin lise, %3,3'ünün de üniversite eğitimi aldıkları saptandı. Sanatla uğraşanların babalarının %9,3'ünün okur-yazar, %26'sının ilkokul, %24,7'sinin ortaokul, %28'inin lise, %10,7'sinin üniversite, %1,3'ünün de yüksek lisans ve üstü, kontrol gurubunun ise %8,7'sinin okur-yazar, %29,3'ünün ilkokul, %34,7'sinin ortaokul, %16,7'sinin lise, %9,3'ünün de üniversite ve %1,3'ünün de yüksek lisans ve üstü eğitim aldıkları saptandı. Sanatla uğraşanlar ve kontrol grubu ailelerin aylık gelir durumları incelendiğinde; sanatla uğraşanların %10,7'sinin 0-1500 ₺, %38,7'sinin 1500-3000 ₺, %19,3'ünün 3000-5000 ₺, %11,3'ünün 5000 ₺ ve üstü, %20'sinin bilmiyorum dediği görülürken kontrol grubunun %11,3'ünün 0-1500 ₺, %42,7'sinin 1500-3000 ₺, %22,7'sinin 3000-5000 ₺, %6,7'sinin 5000 ₺ ve üstü olduğu ve %16,7'sinin de bilmiyorum dediği görüldü. Olguların uğraştıkları sanatsal aktivitelere göre incelendiğinde; %48'inin resim, %12'sinin müzik (keman), %10'unun müzik (saz), %6,7'sinin müzik (keman ve piyano), %6'sının müzik (gitar), %3,3'ünün de müzik (piyano) ile ilgilendikleri görüldü. Olguların ne kadar zamandır uğraştıklarına göre incelendiğinde; %42,7'sinin 3 yıldan fazla, %26,7'sinin 2 - 3 yıl arası, %13,3'ünün 1 - 2 yıl arası, %10,7'sinin 6 ay - 1 yıl arası, %6,7'sinin 6 aydan az sosyal aktivitelerle uğraştıkları saptandı. Olguların uğraştıkları sanatsal aktiviteyi ne şekilde gerçekleştirdiklerine göre incelendiğinde; %62'sinin okulum imkan sağlıyor, %22'sinin devam ettiğim bir kurum var, %13,3'ünün evde tek başıma çalışıyorum, %2'sinin arkadaşlarım ile birlikte grup çalışması yapmaktayız, %0,7'sinin de özel ders alıyorum dediği görüldü. ESKÖ alt ölçek puanlarının ortalamaları incelendiğinde; sanatla uğraşanların ODK ortalamaları 2,231±0,966, GSKHD ortalamaları 2,020±0,833, YSKHD ortalamaları 2,793±0,710, kontrol grubunun ODK ortalamaları 2,171±0,862, GSKHD ortalamaları 1,966±0,861, YSKHD ortalamalarının 2,784±0,625 olduğu saptandı. SÖÖTÖ alt ölçek puanlarının ortalamaları incelendiğinde; sanatla uğraşanların sürekli öfke ortalamaları 2,349±0,673, öfke içte ortalamaları 2,125±0,589, öfke dışta ortalamaları 2,099±0,667, öfke kontrol ortalamaları 2,851±0,617, kontrol grubunun sürekli öfke ortalamaları 2,551±0,634, öfke içte ortalamaları 2,200±0,575, öfke dışta ortalamaları 2,259±0,684, öfke kontrol ortalamalarının 2,537±0,593 olduğu saptandı. Sanatla uğraşanların ESKÖ Cronbach's Alpha güvenirlilik analizine göre, güvenirlilik analizinin %85,3 olduğu saptandı. Sanatla uğraşanların SÖÖTÖ Cronbach's Alpha güvenirlilik analizine göre, güvenirlilik analizinin %81,8 olduğu saptandı. Sonuç: Sanat ile uğraşanların sosyal kaygı ve öfke kontrolü arasında etki gösterdiği görülmüştür. Herhangi bir etkinlik ile ilgilenmeyen adolesanların bulunduğu grupta, anlamlı etki görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Sanat, Sosyal Kaygı, Öfke

ErgenlerSanatSanat etkinlikleri+3
Mehmet Yatçı
Dicle University
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin görsel sanatlara ve sanat etkinliğine yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmada Okul Öncesi Öğretmenlerinin Görsel Sanatlara ve Sanat Etkinliğine ait tutumları incelenmiştir. Bu araştırmanın problemini Okul Öncesi Öğretmenlerinin Görsel Sanatlar ve Sanat Eğitimine yönelik tutumları ile bu tutumların bazı değişkenlerle arasındaki ilişkileri oluşturmaktadır. Araştırmanın deseni; Nicel yaklaşıma dayalı Betimsel Araştırma yöntemlerinden olan Tarama (Survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında ki Trabzon ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan 171 Okul Öncesi Öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacının kendisi tarafından geliştirilen Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sanata ve Sanat Etkinliğine karşı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin yorumlanması için SPSS programı ve veri analizi için tanımlayıcı istatiksel işlemler, ölçeğin psikometrik işlemlerinde açımlayıcı faktör analizi ve karşılaştırmalı istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Sanata ve Sanat Etkinliğine karşı en yüksek tutum değerine sahip olanlar liselerdeki okul öncesi sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri çıkmıştır. Mezun oldukları program dikkate alındığında, en yüksek tutum değerine çocuk gelişiminden mezun olan öğretmenlerin sahip olduğu, en düşük tutum değeri ise okul öncesi mezunu öğretmenlerde olduğu görülmüştür. Çocuk gelişimi programından mezun olan öğretmenlerin sanat etkinliğine karşı tutumlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Sanat Etkinliği yapabilmek için görsel sanatlarla ilgili bir eğitim alan öğretmenlerin puanı almayanlarınkine oranla daha yüksek bulunmuştur. Öğretmenlik deneyimi ile sanat etkinliğine karşı tutumları arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre çok daha fazla olduğu tespit edilmiş ve yapılan analizde kadın ve erkek öğretmenlerin sanat etkinliğine karşı tutumları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin çalıştıkları okul türleri ile sanat etkinliğine karşı tutumları arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır.

EtkinlikGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Adem Yavuz Hızal
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örmenin tarihsel yolculuğunun çağdaş bir yorumla sanatsal tekstillere uyarlanması

Geçmişten günümüze örmenin geçirdiği evreler, el ve makineyle yapılan örmelerin malzeme özellikleri, elde edilişleri (pamuk, yün, keten, kenevir, yapay elyaflar), üretim biçimleri, kullanım alanları, teknikleri, araştırıldı, dokümanlar elde edildi ve görsellerle desteklendi. Örmenin geçirdiği evreler araştırıldı, dokümanlar elde edildi, görsellerle desteklendi, atölyelerde kullanılan el makineleri ile örme teknikleri uygulandı ve elde edilen sonuçların görselleri belgelendi, örgülerin bir arada kullanılmasından oluşan uygulama yapıldı. Geleneksel örme özellikleriyle araştırıldı, belgelendi, sınıflara ayrıldı ve sanatsal çalışmalara alt yapı oluşturacak uygulama yapıldı.

Giyilebilir sanatSanatSanat eserleri+5
Ayça Sarı
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır ilindeki resmi kurum ve kuruluşların sanatsal etkinlikleriyle görsel sanatlar eğitimine katkılarının incelenmesi

Araştırmanın amacı Diyarbakır ilindeki resmi kurum ve kuruluşların yaptıkları görsel sanatlar etkinlikleriyle, görsel sanatlar eğitimine katkılarını incelemektir. Bu kurumların yaygın eğitim kapsamında sunduğu görsel sanatlar eğitimleri ve düzenledikleri sanatsal etkinliklerin neler olduğu, yaklaşımları, donanımları ve sorunlarının neler olduğu genel hatlarıyla saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma modelini nitel araştırma modellerinden çoklu durum çalışması yöntemi oluşturmaktadır. Görüşme, gözlem ve doküman incelemesi yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırma Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir Belediyesi, Sur Belediyesi, Kayapınar Belediyesi, Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğünü kapsamaktadır. Görüşmeler kurumlardaki ilgili kişilerle yapılarak betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Eğitimlerin verildiği atölyelerde gözlem sonuçları yüzde olarak ve varsa derslikler ile sergi alanlarındaki gözlem sonuçları ise genel olarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Doküman incelemeleri ile yapılan etkinlikler incelenmiş ve sonuçlar değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kurumların görsel sanatlar eğitimlerine bünyelerinde yer verdikleri, destekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Kurumların eğitimleri planlarken talep olmasına, kurumun alt yapı ve eğitmen yeterliliklerine göre karar verdikleri anlaşılmaktadır. Altyapı eksikleri olduğu, eğitimcilerin yaygın eğitimin özgün yaklaşımları konusunda sıkıntı yaşadıkları, etkinliklerin çeşitliliğinin olmadığı, kurumlar arası işbirliğine gerekmedikçe açık olunmadığı, bunların yanında kurumların eksikleri giderme yönünde destekleyici oldukları, sanat eğitiminin faydalarının farkında oldukları ve yaptıkları etkinliklerle sanat eğitimine katkılarının olduğu anlaşılmıştır.

Devlet teşkilatıDiyarbakırEğitim+7
Cemile Geyik
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatın yeni bir sunum ortamı olarak internet

Tarih boyunca insanlar hayatlarını devam ettirebilmek ve kolaylaştırmak için değişik buluş ve tasarımlar ortaya koymuştur. Başlangıçta doğadan gelebilecek tehlikelere karşı korunma, barınma ve hayatını sürdürebilmek için beslenme gibi ihtiyaçlar söz konusu olmuştur. Bu ihtiyaçların giderilmesi için yapılan her yeni uygulama, her yeni fikir temelde teknolojiyi oluşturmuşlardır. İnsanlık hayatına katılan her yeni fikir kendi varlığını farklı şekillerde ortaya koymuş, hayatı kolaylaştırma özelliğinin yanında yer yer yaşam biçimi haline de gelmiştir.Bu çalışmada tarihsel devinim içinde teknoloji ve sanatın oluşumu ve sanatın sunumunda kullanılan yöntemler araştırılmıştır. İnternet ve sanat kavramları, onları oluşturan alt birimleri ve yaşadıkları tarihsel değişimlere değinilmiştir. Genel anlamda konunun şekillenmesi için sanattan genel olarak bahsedilse de, sanatın tüm dallarının konu içinde işlenmesi zorluğu nedeni ile sadece plastik sanatlar alanı ile sınırlı tutulmuştur. İnterneti kullanarak var olan sanatlara da değinilmiş ancak sanatın interneti sunum alanı olarak kullanması temel alınmıştır.

Plastik sanatlarSanatSanat etkinlikleri+4
Ahmet Dolunay
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz sanatında kültürel farklılık bağlamında öne çıkan kimlik tartışmalarına ilişkin yeni temsil stratejileri

Kültürel farklılık bağlamıyla vurgulanan kimlik olgusu, sosyal ve politik literatürde sıkça tartışılan bir konu olmasıyla birlikte, günümüzde geniş ölçüde sanatsal üretimlere de kaynaklık etmektedir. Sanatın öznel bakışla şekillenmesi, bu alanda üreten sanatçıların konumlarının, yönelimlerinin ve temsil biçimlerinin dahil olduğu niteliklerle çalışmaları değerlendirmeyi beraberinde getirmektedir. Kimliğin farklılık temelinde temsili ise, modernist ve postmodernist yaklaşımlarda ele alınan özne tartışmalarından etkilenmektedir. Modernist inşada evrensel değerler ve Batı merkeziyetiyle biçimlenen öznenin, farklı kültürel değerleri ötekileştirme girişimi çeşitli düşünürlerden faydalanarak gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda eleştirel bakış da temsilin söylem boyutuyla ilişkili bir sorgulamaya yönelmektedir. Tarih yazımındaki belirleyici kıstasların açığa çıkması, kültürel incelemelerde temsilin parametrelerini görünür kılmıştır. Sanatçılar tarihsel bilginin özne tasvirleriyle oynamaktadır ve dahil edilmeyen bireysel hikayelerin peşinden gitmektedir. Çalışmanın amacı güncel olarak yaşanan toplumsal koşullar altında kültürel farklılığın sanat üretimleriyle bağlantısını ve temsil ilişkileriyle gösterimini incelemektir. Bu nedenle metnin birinci bölümü kimlik kavramının toplumsal ve kültürel bağına yoğunlaşmaktadır. İkinci bölümde, modernist yapıda özne inşasının sınırları üzerinde durulmakta, tarihselliğin reddi ve söylemin eleştirisiyle gerçekleşen kültürel ortam ve gerçeklik boyutu tartışılmaktadır. Üçüncü bölümde, çağdaş sanatın seyrinde kimlikte farklılığın ve kültürel boyutlarının izi sürülmekte, tartışılan kavramların sanatsal üretimlerle bağlantısı araştırılmaktadır. Ayrıca sanatçıların ve sanatsal üretimlerin küresel sanat ortamındaki temsili üzerinde durulmaktadır. Son bölümde ise, metinde üzerinde durulan olgulara temas eden sanatçılardan Walid Raad, Akram Zaatari, Rabih Mroué ve Mona Hatoum'a geniş ölçüde yer verilmektedir. Anahtar Sözcükler: Kimlik, Kültürel Farklılık, Söylem Eleştirisi, Temsil, Küresel Sanat

KimlikKimlik statüleriKültür+7
Ezgi Yakın
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2015
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Sayılı seri bileşenlerde görüntü

"Sanat ve matematik" şeklinde veya ayrı ayrı tırnak içerisine alınan bir başlıkla ilk karşılaşma durumunda kişide, sonlu-sonsuz bir evrende asla bir araya getirilemeyecek iki farklı olgu izlenimi doğma olasılığı yüksektir. Üstelik bahis konusu bu iki olgu, sanat dünyası ve matematik dünyası şeklinde adlandırılarak sınırlar daha da keskinleştirilebilecektir. Böyle bir durumda dahi her iki dünyanın ayrıştığını söylemek ne kadar anlamlıdır? Her ikisi için bir yakınlık ve uzaklık ya da iç içe geçme halinden ne kadar söz edilebilir? Sanatta matematiğe veya matematikte sanata ilişkin bir analoji sağlamaya yönelik işaretler hiç bulunamaz mı? Dolayısıyla matematiğin ilk bileşeni sayıların Bayçu'nun resim serüveninde önemli bir yer edinmesi kaçınılmaz olarak bu gibi soruların yanıtlanma beklentisini artırmıştır. Bu kapsamda tez, matematiğin neyi kanıtladığı ve sanatın neyi anlattığı, aksi bir değerlendirmede "matematik neyi anlatır" ve "sanat neyi kanıtlar" olarak anlam kaymaları yaratan benzer başlıklar altında her iki dünyanın uygulayıcıları nezdinde tanımlanmaya başlanmasıyla süreç bir analoji sağlanıp sağlanamadığını incelemeye kadar uzanabilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde sanat ve matematiğe dair genel bir giriş yapılmıştır. Daha sonra matematik dünyasının her şeyin temeline yerleştiği, hem nesnenin azlık çokluğu ve yapılandırılmış bir evrenin çoğulluk ölçüsüne hem de kültürel ortamda gizemli veya matematik üstü güçlerin atfedilmesine anlam katan sayıya açıklama getirilerek ikinci bölüm tamamlanmıştır. Bedenin konumlandığı mekânda gözün anlama aleti olarak yakaladığı görünün, uzam ve zaman bağlamındaki dönüşümü; fotoğraf makinesi ve bilgisayar gibi teknik aygıtların, görü ve görüntüde anlam yitimlerine uğrattığı bir sürecin içerisinde, yeni bir mecranın bilgisayar sanatı ve dijital sanata evrilmesine kadar uzanan tartışma, tezin ana ekseni olarak üçüncü bölüme yerleştirilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölüm ile birlikte resim serüveninin ikinci ve üçüncü bölüm ekseninde sayılı seri bileşenlere dönüşme süreci ve resim pratiğinde biçimlendirilmeye çalışılan bakışın, arayış ve yönelimleri açıklanmış; beşinci bölümde tez sonuçlandırılmıştır.

GörüntüMatematikOptik+4
Salih Bayçu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanat etkinlikleri ve Türkiye turizmi bağlamında 13. İstanbul Bienali incelemesi

Yüzyılı aşkın süredir düzenlenen bienaller, bugün çağdaş sanatın sergileme geleneği olmaktadır. Devasa sergiler haline gelen bienaller, düzenlendikleri kente ve ülkeye önemli katkılar sağlamaktadır. Uluslararası bienaller içerisinde dünyadaki en prestijli bienallerden biri olarak gösterilen Uluslararası İstanbul Bienali turizm alanında, tur faaliyetleri ile ilgili bugüne kadar yapılmış herhangi bir çalışmada yer almamıştır. Araştırmada bugüne kadar düzenlenen İstanbul Bienalleri içerisinde en çok ziyaretçiyi alan 13. İstanbul Bienali incelenmiştir. 13. İstanbul Bienali'ne yönelik tur faaliyetlerinin yeterliliği ve bienal ziyaretçilerinin bu turlara yönelik yaklaşımlarının belirlenmesi çalışmanın temel amacıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler doğal katılımlı gözlem ve görüşme teknikleri ile elde edilmiştir. Bulgular içerik analizi ile yorumlanmıştır. Bienaller etkinlik turizmi içerisinde incelenmiştir. 13. İstanbul Bienali'ne yönelik tur faaliyetleri Türkiye'de henüz yeni gelişmektedir. Turizm profesyonelleri bienallerin ülkeye sağladığı prestiji ifade ederken aynı zamanda bienal alanında tur düzenlemenin de zorluğunu da ifade etmiştir. Diğer yandan katılımcıların bienal turlarına yönelik yaklaşımlarında etkili çevresel yaklaşımlar ve reklamlar turlara katılıp katılmama konusunda ziyaretçileri etkilemiştir. Sergi alanının tarihi bir bina olması ya da sergi alanının İstanbul'un kültürel noktalarında yer alması bienal ziyaretçileri için etkili birer çekim unsuru olmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: İstanbul Bienali, Bienal, Çağdaş Sanat,Etkinlik Turizmi

EtkinlikModern sanatModern sanat sergileri+5
Nazmi Eroğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taşpınar dergilerine göre Afyonkarahisar'da sanat ve zanaat (1932-1959)

Taşpınar dergisi, Afyonkarahisar'ın basın yayın tarihinde önemli bir yere sahiptir. Dergi bu önemini Afyonkarahisar'ın Millî Mücadele'deki yerinden ve genç Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra yayımlanmaya başlamasından almaktadır. Milletlerin bilinçlenmesi için yapılacak en önemli çalışmalardan biri de geçmişi aydınlatmaktır. Afyonkarahisar'ın kültür tarihinde saklı bir hazine olduğunu düşündüğümüz Taşpınar dergileri üzerinde yapılacak bütün çalışmalar bu açıdan önem taşımaktadır. İncelemesini yaptığımız Taşpınar dergisi, 1932 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Özellikle Millî Mücadele'yi ve dönemin şartlarını anlayabilmek açısından bu dergide yayımlanmış her yazı ayrı bir öneme sahiptir. Bu tezde, 1932-1959 yılları arasında Afyonkarahisar'da yaşayan aydın ve halk kesiminin sanata ve zanaata bakış açıları incelenerek, sanatın zaman içerisindeki gelişimi gözlemlenerek dönemin zanaat unsurları incelenecektir. Ele aldığı konu itibariyle bu tez, Afyonkarahisar kültür ve sanat tarihinde önemli bir yere sahip bulunan Taşpınar dergileri üzerinden söz konusu dönemde toplumun sanata bakış açısını, sanatın toplum üzerindeki etkilerini irdeleyerek dönemin zanaat unsurları adına da önemli ve özgün bir çalışma niteliği taşımaktadır. Tez çalışmasında, Taşpınar dergilerinin birinci dönemine ait sayılar yardımıyla Afyonkarahisar'da sanat gelişimi, zanaat unsurları, önemi, kapsamı, eğitim, kültür ve edebiyata yansımaları incelenirken; ünlü edebiyatçıların yazıları, eserleri yoluyla halka verilen genel bilgilerden yararlanılmıştır. Taşpınar dergisi, Halkevi tarafından her ayın 19'unda çıkartılmış; Cumhuriyet'in 10. yıldönümü, Afyonkarahisar'ın kurtuluşu, 23 Nisan Çocuk Bayramı gibi önemli günlerde özel sayı olarak yayınlanmıştır. Taşpınar dergileri, orta ve son dönem Cumhuriyet tarihiyle ilgili özgün belgeler yardımıyla bugüne ışık tutmaya çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, zanaat, kültür, kent sanatı, Taşpınar dergileri.

AfyonkarahisarDergilerKültür+5
Mustafa Köse
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk fotoğraf sanatının gelişim süreci içerisinde halkevleri ve köy enstitülerinin rolü

Söz konusu bu tez Halkevleri'nin kuruluşundan başlayarak günümüze kadarki tarihsel süreçler ile Köy Enstitüleri'nin ortaya çıkışı hakkında bilgilerin yanı sıra bu kurumların içerisinde fotoğrafın ele alınışı ve Türk Fotoğraf sanatının gelişimindeki etkisini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Birinci bölümünde; Ankara'da 1932 yılında açılan ve Atatürk devrimlerinin halk tarafından hızla benimsenmesini sağlamak, halkı her alanda bilinçlendirmek, onlara sanat sevgisi kazandırmak ve Osmanlı'nın baskıcı düşünce yapısını yok etmeye, halkı cahillikten kurtarmaya yönelik olarak kurulan Halkevlerinin tarihsel gelişimi ile yine aynı amaçlar doğrultusunda İsmail Hakkı TONGUÇ tarafından kurulan; köylüyü bilinçlendirmek, onu ağanın kölesi olmaktan kurtararak kendi işini yapabilen, okuyan, her şeyden az çok anlayan, sanatla uğraşan, sorgulayan bir insan tipi yaratmaya yönelik olan Köy Enstitülerinin izlediği tarihsel süreçler ve bu kurumların anlayışları anlatılmıştır. Çalışmamın ikinci bölümünde; Halkevleri'nin ve Köy Enstitülerinin kurulduğu yıllarda, Türkiye'de ne tür sanatsal etkinliklerin bulunmakta olduğu ve verilen sanat eğitiminin ne boyutta bulunduğu anlatılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye'de fotoğrafın gelişim aşamalarına da kısaca değinilmiştir. Çalışmamın üçüncü bölümünde ise; Bir şekilde (sergi, yarışma vb) Halkevleriyle ilişkilisi olmuş isimler ile Halkevlerinde fotoğraf kurslarında çalışmalar düzenleyen çeşitli fotoğraf sanatçılarına ve bunların eserlerine yer verilmiştir. Ayrıca Halkevleri'nde yarışmaya katılan Cafer TÜRKMEN ile yapılan röportaj da bu bölümde yer almaktadır. Çalışmamın son bölümünde; Köy Enstitüleri'nde fotoğrafın yerinin ne olduğunu, nasıl eğitim verildiği anlatılmakta ve Köy Enstitüleri'nde fotoğraf eğitsel kolunda ders vermiş olan Hüsnü GÜRSEL ile yapılan röportaj yer almaktadır.

FotoğrafFotoğraf sanatıGelişim+4
Murat Ervin
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerin sanatsal hizmet kalitesine yönelik vatandaş memnuniyet ölçümü: Gaziosmanpaşa Belediyesi Sanat Akademisi örneği

Günümüzde Türkiye'deki siyasi ve politik anlayışta gündeme gelen sosyal belediyecilik faaliyetleri dikkat çekmektedir. Sosyal belediyecilik anlayışına sahip olmak ve bunun getirilerinden yararlanmak amacıyla birçok belediye kültürel ve sanatsal alanda yapılanmalar içerisine girmektedir. Bireylerin sosyal ve ekonomik anlamda yeni arayışlar içerisinde bulunduğu günümüz dünyasında kültürel ve sanatsal etkinlikler içerisinde bulunmak isteyen vatandaş için bazı boşluklar doğmuştur. Bunlardan bir tanesi de belediyeler tarafından verilen kültürel ve sanatsal eğitimlerdir. Yapılan literatür taramaları sonucunda kültürel ve sanatsal eğitimin belediyeler tarafından verilmesi ve bu eğitimin vatandaş üzerindeki etkisinin araştırılmasına yönelik bir makale veya teze rastlanılmamıştır. Literatürde ilk olacak olan bu tez ile birlikte bilimsel yazındaki bir boşluk doldurulacak ve yerel belediyeler tarafından yaygın olarak kullanılmayan kültür-sanat eğitimi faaliyetleri yaygınlaştırılmasının mı yoksa kalitesinin arttırılmasının mı gerektiği gibi konulara açıklık getirilecektir. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin sosyal belediyecilik anlayışıyla ortaya koyduğu kültürel ve sanatsal etkinlikler vatandaşların sosyalleşme ihtiyacını karşılarken diğer bir yandan da belediyeler açısından kamularla sürdürülmesi gereken iletişim için yeni bir iletişim kanalı statüsü taşımaktadır. Bu çalışmada Gaziosmanpaşa Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nün hizmet olarak sunduğu kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yer aldığı sanat akademisinde eğitim alan bireylerin yerel belediyeye bakış açısı ve aldıkları hizmetin memnuniyet durumu incelenmektedir. Çalışmanın sonucunda vatandaşların kültürel ve sosyal ihtiyaçlarının ne ölçüde belediye tarafından karşılanmasını bekledikleri ve kültür sanat iletişimi bağlamında belediyelerin faaliyetlerinin vatandaş üzerinde ne oranda etkili olduğu araştırılacaktır. Araştırma sonucunda belediyelerce sürdürülen kültürel ve sanatsal eğitim faaliyetlerinin, vatandaşların belediyelere duyduğu sempatiyi artırıp arttırmadığı ölçülebilir bir değer olarak ortaya konulacaktır. Türkiye'deki vatandaşların kültürel ve sanatsal etkinliklerin tüketim düzeyinin oldukça az olduğu varsayılan bu çalışmada yerel belediler tarafından faaliyet gösteren kültür ve sanat eğitim merkezleri incelenecek ve kamu kurumlarının vatandaşlara hizmet olarak sunduğu kültürel ve sanatsal faaliyetler ele alınacaktır. Bu sayede daha önce incelemesi yapılmayan bu özgün alanın kullanımının değeri ortaya çıkacak ve diğer belediyelere örnek teşkil edecektir.

Belediye hizmetleriBelediyelerHizmet kalitesi+7
Kübra Kızıldağ
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık bağlamında sanat etkinliklerini uygulama deneyimleri

Okul öncesi eğitimde önemli bir yere sahip olan sanat etkinlikleri çocukların, yaratıcı düşüncelerini harekete geçirebilmelerine, düşünce ve duygularını ifade edebilmelerine, estetik algılarını geliştirebilmelerine fırsat verecek biçimde uygulanmalıdır. Bu noktadan hareketle okul öncesi dönemde uygulanan sanat etkinliklerinin yaratıcılık bağlamında incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma durum deseninde olup nitel araştırma yöntemleri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu Elazığ ili merkez ilçesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı alt, orta ve üst sosyoekonomik düzeyleri temsil edecek bağımsız anaokullarında görev yapmakta olan çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden üç okul öncesi öğretmeni ve sınıfları oluşturmaktadır. Araştırma verileri açık uçlu sorulardan görüşme formu, görüşme formundaki soruların içeriğinden yola çıkarak hazırlanmış gözlem formu ve doküman inceleme formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda alt ve orta sosyoekonomik düzeyi temsil eden öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda hareket etmediği ve genellikle kopya ve şablon çalışmalara ağırlık verdikleri görülürken; diğer öğretmenin genellikle yaratıcılığı ön plana alan etkinlikler uyguladığı gözlenmiştir. Alt ve orta sosyoekonomik düzeyi temsil eden öğretmenlerin sanat etkinlikleri uygulamalarını gerçekleştirirken çocukların ürünlerine müdahalede bulundukları, yaratıcı düşünmeyi geliştirecek yöntem ve tekniklere çok az yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Üst sosyoekonomik düzeyi temsil eden öğretmenin sanat etkinliklerinde çocukların özgün olabilmelerine fırsat verecek bir ortam oluşturduğu gözlenmiştir. Bu araştırmada sosyoekonomik düzeyin planlama ve uygulama kısmında öğretmenlere az da olsa yarar sağladığı görülmüştür ancak eğitimcinin rolünün en önemli faktör olduğu bulunmuştur.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerSanat etkinlikleri+2
Gülşah Özgün
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Roma kentinde augustus dönemi sanatsal propaganda

Tarihi çağlar boyunca, imparatorlar, krallar ve liderler, politik güçlerini arttırabilmek için, propaganda araçlarını kullanmışlardır. Halkın çoğunluğunu etkisi altına alabilecek ideolojik kavramlar, propaganda sanatının içeriğini belirlemiştir. Propaganda sanatının temeline ise tarihi kahramanlar, dini kavramlar, başarılı bir lider figürü oturtularak, propagandanın hizmet ettiği yönetici ve ideolojisi yüceltilmeye çalışılmıştır. Günümüzde, yapılacak olan propaganda, medya ve bilişim ağları sayesinde çok hızlı bir şekilde büyük kitlelere ulaşabilmektedir. Antik çağlarda kullanılan kitle iletişim araçları ise mimari eserler, heykeltıraşlık eserleri, edebi eserler ve sikkelerdir. Halkın büyük bir kısmının görüp, etkilenebileceği şekilde tasarlanmış olan sanat eserleri, ideolojik propagandanın göz önünde olmasını sağlamıştır. Augustus, ideolojik propagandasının temellerini Roma kentinde atmıştır. Augustus, tarihi efsaneler ve dini kavramlar etrafında şekillendirdiği propagandasını, tüm detayları ile tasarlamıştır. Augustus kendi kült programını yayabilmek ve kabul görmesi için sanat eserlerini araç olarak kullanmıştır. Bu programı hayata geçirirken insanların çekinmemesi ve güvenle yaklaşması için yavaş ve sağlam adımlarla ilerlemiştir. Augustus döneminde oluşturulan propaganda öyle etkili olmuştur ki Roma İmparatorluk Dönemi ve sonralarında, Augustus'un ayak izleri takip edilmeye çalışılmıştır. Augustus propagandasını anlamak için Roma kentine bakmamız gerektiği gibi Roma İmparatorluk Dönemi ve sonrasına açılan kapının anahtarı da Augustus'un ellerindedir. Anahtar Sözcükler: Augustus, Sanatsal Propaganda, Roma, Roma İmparatorluk Dönemi.

AugustusEski ÇağEski Çağ tarihi+7
Furkan Sefa Aslanhan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular