Cyberbullying

127 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Siber zorbalığa uğramış üniversite öğrencilerinin otonom sinir sistemi açısından değerlendirilmesi

Siber zorbalığa uğramanın otonom sinir sistemini etkileyip etkilemediği üniversite öğrencileri arasında araştırılmıştır. Siber mağduriyet/zorbalık ölçeği kullanılarak siber mağdur olduğu tespit edilen 15 gönüllü (Erkek/Kadın=8/7) ve kontrol grubunu oluşturan 15 gönüllü (Erkek/Kadın=8/7) olmak üzere çalışmaya 30 gönüllü katılmıştır. Katılımcıların yaşları 18-23 yıl arası, beden kitle indeksi değerleri 19,05-28,41 kg/m2 arasında dağılım göstermektedir. Gruplar arası demografik ve antropometrik verilerde farklılık bulunmamıştır. Gönüllülerin otonom sinir sistemlerinin değerlendirilmesi 10.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştirildi. Sırasıyla kalp hızı değişkenliği, mental aritmetik testi, derin nefes testi ve izometrik el sıkma testi uygulanmıştır. Kalp hızı değişkenliği analizinde siber mağdur grubunun yüksek frekans bandı, normal atımların aralıklarının standart sapması, 50 ms'den fazla farklılık gösteren normal atım aralıklarının yüzdesi ve ardışık normal sinüs atım aralıklarının farkının karekökü ortalamalarının kontrol grubuna kıyasla düşük olduğu bulundu (sırasıyla p=0,009, p=0,034, p=0,035 ve p=0,046). Düşük frekans bandı, düşük frekans/yüksek frekans oranı parametrelerinde ve derin nefes testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Mental aritmetik testinde sistolik kan basınçları ortalamalarının yüzdelik değişimi ve izometrik el sıkma testinde diyastolik kan basıncı ortalamalarının yüzdelik değişimi değerlerinin siber mağdur grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı düşük olduğu tespit edildi (p<0,001 ve p=0,006). Sonuç olarak parasempatik tonusun siber zorbalığa uğramayan kontrol grubunda daha yüksek olduğu bulundu. Dolayısıyla siber mağdur bireylerin sempatovagal dengeleri ele alındığında kontrol grubuna göre daha yüksek bir sempatik aktiviteleri olduğunu düşünmekteyiz. Bu bulgulara göre araştırma hipotezi, siber zorbalık otonom sinir sistemini etkiler, kabul edilmiştir. Bu durumun otonomik disfonksiyonda görülebilecek hem mental hem fiziksel patolojiler için predispozan bir faktör olup olmayacağı ileri araştırmalarda ele alınmalıdır. Anahtar kelimeler: siber zorbalık, çevrimiçi zorbalık, otonom regülasyon, kalp hızı değişkenliği, otonom stres testler

Kalp hızıOtonom sinir sistemiParasempatik sinir sistemi+3
Ozan Öner
Trakya University
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Anne-baba ve öğretmenlerin akran zorbalığı deneyimleri ve sosyal hizmet

Bu çalışma anne-baba ve öğretmenlerin ortaokulda yaşanan akran zorbalığı deneyimlerini ortaya koymak için yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel yöntem ve teknikler kullanılmıştır. Araştırmanın özneleri ortaokulda çocuğu olan 23 ebeveyn ve ortaokulda öğretmenlik yapan 15 branş ve rehber öğretmen olmak üzere 38 kişiden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamada ve oluşturmada fenomenolojik yaklaşımdan yararlanılmış ve araştırma özneleri ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırma verilerinin tematik analizleri MAXQDA 2022 programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizlere göre toplam 4 ana temaya ulaşılmıştır. Bunlar sırasıyla öğretmenlik ve ebeveynlik algısı, anne-baba ve öğretmenlerin gözünden akran zorbalığı, anne-baba ve öğretmenlerin zorbalık deneyimleri, anne-baba ve öğretmenlerin zorbalığın çözümü ve önerileri hakkında düşünceleridir. Analiz sonucunda anne-baba ve öğretmenlerin akran zorbalığını iki taraflı ve çözülmesi güç bir yara tanımlanmış, zorbalığın bireysel ve toplumsal nedenleri belirtmiş, zorbalığın onlarda ve çocuklarda bıraktığı olumsuz etkileri, onların soruna yaklaşımı ve çözüm önerilerine yönelik sonuçlara ulaşılmış ve bu yetişkinlerin sorunun anlaşılması ve çözümünde önemleri ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre akran zorbalığı yaşamın her noktasında vardır ve akran zorbalığının bir tarafı da anne-baba ve öğretmenlerdir. Araştırmaya katılan yetişkinlere göre akran zorbalığının tüm formları deneyimlenmiştir özellikle de siber zorbalığa ve şaka zorbalığına bir kayma söz konusudur. Zorbalık davranışı farklı yerlerde ortaya çıksa da daha çok okulda gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre zorbalığın ortaya çıkmasında ve önlenmesinde anne-baba ve öğretmenlerin payı son derece yüksektir. Araştırma sonuçları ışığında okul sosyal hizmeti olarak ekosistem yaklaşımı bakış açısına göre akran zorbalığının derinliğinin anlaşılması, nedenlerinin etraflıca anlaşılması için mutlaka anne-baba ve öğretmenlerin deneyimlerine odaklanan çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca anne-baba ve öğretmenlerin deneyimlerine daya çözüm stratejileri ve önerileri mutlaka dikkate alınmalı ve soruna daha bütüncül ve etkili bir yaklaşım olabilmesi için de okul sosyal hizmetinin okullarda aktif hale getirilmesi konusunda çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akran zorbalığı, sosyal hizmet, okul sosyal hizmeti, nitel araştırma

Akran zorbalığıSiber zorbalıkSosyal hizmetler
Zafer Aslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı ile ilgili ebeveyn tutum ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı konusunda ebeveynlerin deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma ile çocukların teknoloji kullanımlarından kaynaklı karşılaşabilecekleri olumsuz durumlara dönük ebeveynlerin kaygıları, çocukların teknoloji kullanım durumlarının niteliği ile ebeveynlerle birlikte geçirdikleri süreleri arasındaki ilişki, ebeveynlerin teknoloji kullanımı ile ilgili eğitimcilerden beklentilerinin neler olduğu ortaya konulmaya çalışmıştır. Ebeveynlerin görüşlerini ve tutumlarını belirlemek amacıyla yürütülen bu çalışma karma yöntem yaklaşımı, açımlayıcı sıralı yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları tabakalı amaçsal örnekleme yöntemiyle seçilen 326 ilkokul öğrencilerinin ebeveynlerinden oluşmaktadır. Nicel verilerin toplanılmasının ardından katılımcı grubundan gönüllülük esasına dayalı seçilen 24 ebeveynle görüşme yapılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Çocukların Teknoloji Kullanımıyla İlgili Ebeveyn Görüşleri" ölçeği, nitel veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan nitel veriler içerik analizi, nicel veriler ise betimsel ve çıkarsamalı istatistik yöntemleriyle çözümlenmiştir. Araştırmada ebeveynlerin, çocuklarının internet kullanımlarında kaygılı olduğu, internetin ahlaki açıdan riskler barındırdığı, güvenli internet ya da teknoloji kullanımında çocuklarını yönlendirme konusunda yeterli olmadıklarını düşündükleri, çocuklarının internet ya da teknoloji kullanımını denetlemede en çok başvurdukları yöntemin sınır koyma olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna ilave olarak ebeveynlerin okullarda çocuklara internet ya da teknolojik araç kullanımına ilişkin eğitimler verilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda okullara ve ebeveynlere yönelik öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBilgi ve iletişim teknolojileriSiber zorbalık+7
Özlem Uçar
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geç ergenlik dönemindeki bireylerde olumsuz benlik algısının sanal zorbalığa etkisi

Benlik algısı; bireyin yalnızca kendisi hakkındaki algılarıdır. İnsanların "ben" ve "bana ait olan" olarak tanımladıkları bir kavramdır. Bireyin kendisine dair geliştirdiği benlik algısı olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilebilir. Kendisini değersiz gören, sevgiden yoksun olduğunu düşünen, kendini tanımayan, kendini ifade etmekte zorlanan ve özgüvenli olma davranışı geliştirememiş bireyler, olumsuz benlik algısı geliştirmiş olarak düşünülebilir. Olumsuz benlik algısı geliştirmiş bireylerde de bazı olumsuz davranışlar gözlemlenebilir. Araştırmanın amacı; geç ergenlik dönemindeki bireylerde olumsuz benlik algısının sanal zorbalığa etki edip etmediğini ortaya koymaktır. Araştırmada Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Sanal Zorbalık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler üniversitelerin psikoloji bölümü birinci sınıflarında öğrenim gören 150 öğrenciye uygulanmış, 128'i değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucu Benlik Saygısı Ölçeği'nin D2 düzeyi ile Sanal Zorbalık değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur.

Benlik algısıBenlik kavramıBenlik saygısı+6
Yonca Yaprak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanıcılarının siber zorbalık davranışlarının incelenmesi: Bir alan araştırması

Bu çalışmanın temel amacı sosyal medya kullanıcılarının siber zorbalığa maruz kalma durumları ve siber zorbalık davranışlarının incelenmesidir. Çalışmada cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim ve gelir durumuna ve sosyal medya araçlarını kullanma durumuna göre katılımcıların siber zorbalığa maruz kalma durumları ve siber zorbalık davranışları karşılaştırılmıştır. Çalışmada kolayda örneklem yoluyla seçilmiş 465 katılımcıya anket uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyete göre siber zorbalık davranışlarının farklılaştığı tespit edilmiştir. Erkekler kadınlara göre siber zorbalığa daha fazla maruz kalmış ve siber zorbalık davranışında bulunmuşlardır. Ayrıca sosyal medyada geçirilen süre arttıkça katılımcılar siber zorbalığa daha fazla maruz kaldığı ve daha fazla siber zorbalığı yaptığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra Twitter kullananların kullanmayanlara göre daha fazla siber zorbalığa maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Siber Zorbalık, Nefret, Ötekileştirme, Sosyal Medya

NefretNefret söylemiSiber zorbalık+3
Betül Akyüz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İnternet bağımlılığı ve siber zorbalığa maruz kalmanın sanal kaytarma bağlamında iş sonuçlarına olan etkisi: Beyaz yakalı insan kaynakları üzerine bir uygulama

Dünya'nın en önemli iletişim kuramcılarından Marshall Mcluhan "Dünya global bir köydür" mottosuyla günümüzde dünyanın gelmiş olduğu noktayı en güzel şekilde özetlemiştir. Şüphesiz ki "köy" ile kırsallıktan bahsetmemiştir. Burada, dijital dünyanın gelişimi ile birlikte, teknolojinin yönlendirdiği, insanların sosyal dış dünyadan kopup ekranlarla iletişim kurduğu yeni nesil elektronik yaşam formundan bahsetmiştir. Bu yaşam formu, sadece gündelik hayatı değil örgütsel yaşantıyı da etkilemiş durumdadır. Bu değişimle birlikte başkalaşan iş yapılış şekilleri beraberinde kolaylıklar getirdiği gibi, bu kolaylıkların yol açtığı sorunları da getirmiştir. Çalışmada verilerin analizi IBM SPSS 25.0 paket programı ve Eviews 10.0 sürümü kullanılarak yapılmıştır. Birinci aşamada, anketin ilk bölümünü oluşturan demografik ve genel bilgilere ilişkin yüzde ve sıklık dağılımları sunulmaktadır. Ayrıca, ölçeklere yönelik cevapların yüzde ve sıklık dağılımları ile ortalama cevap ve st.sapma değerleri sunulmuştur. İkinci aşamada, çalışmada kullanılan ölçeklere yönelik Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) yapılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliği için ayrıca Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. Hipotezlerde tanımlanan ilişkilerin test edilmesi amaçlı yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Alt boyutlar arasındaki ilişkileri belirlemek amaçlı korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. YEM tahmin sonuçlarına göre; internet bağımlılığı arttığında siber zorbalığa maruz kalma artmaktadır. Siber zorbalığa maruz kalma arttığında iş sonuçları azalmaktadır. Sanal kaytarma değişkenin ılımlaştırıcı rolü belirlenmiştir. Sanal kaytarma arttıkça iş sonuçları artış göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Beyaz yakalılar, internet bağımlılığı, sanal kaytarma, Siber Zorbalığa Maruz Kalma, iş sonuçları

Beyaz yakalıSanal kaytarmaSiber zorbalık+3
Hakan Gökcek
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlik döneminde siber zorbalık ve siber mağduriyetin internet bağımlılığı ve sosyal anksiyete ile ilişkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlik döneminde siber zorbalık, siber mağduriyet, internet bağımlılığı ve sosyal anksiyetenin ilişkisinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın örneklemi 18-29 yaş arası, 307 kadın, 113 erkek olmak üzere 420 kişiden oluşmaktadır. Demografik Bilgi Formu, Yenilenmiş Siber Zorbalık Envanteri-II, Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği ve Young İnternet Bağımlılığı Testi Kısa Formu tüm katılımcılara çevrimiçi olarak dağıtılmıştır. Toplanan data SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre sosyal anksiyete, internet bağımlılığı ve siber mağduriyet ile pozitif yönde ilişkilidir. Ayrıca sosyal anksiyetenin internet bağımlılığının aracı etkisi ile siber mağduriyeti yordadığı bulunmuştur. Siber zorbalık, internet bağımlılığı ve siber mağduriyetle pozitif yönde ilişkili bulunurken sosyal anksiyete ile aralarında anlamlı bir ilişki bulgulanmamıştır. Sonuç: Sosyal anksiyete puanı yüksek olan bireylerin internet bağımlılığı geliştirme oranı yükselmektedir. İnternet bağımlılığı ise bireyin siber zorbalığa maruz kalma ihtimalini artırmaktadır. Aynı zamanda siber zorbalık arttıkça internet bağımlılığı da artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Siber Zorbalık, Siber Mağduriyet, İnternet Bağımlılığı, Sosyal Anksiyete, Beliren Yetişkinlik

BağımlılıkGenç yetişkinlerKaygı+7
Şeyma Balcı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde çocukluk çağı travmalarının siber zorbalık ve mağduriyetle ilişkisinde aleksitiminin aracı rolü

Amaç: Bu çalışmada, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık/mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin aracı (mediatör) rolünü incelemek, bu değişkenlerin demografik değişkenlere göre dağılımını araştırmak ve çalışmanın diğer hipotezlerinin test edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmaya 18-62 yaş aralığında 402 lisans öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların %54.7'si (N=220) cinsiyetini kadın, %45.3'ü (N=182) cinsiyetini erkek olarak belirtmiştir. Araştırmada gerekli verileri toplamak için Bilgilendirilmiş Onam Formu, Kişisel Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAS-20), Siber Mağduriyet ve Zorbalık Ölçeği (SMZÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmadan elde edilen analiz bulgularına göre, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık ilişkisinde aleksitimi anlamlı aracı bir rol üstlenmemekle birlikte çocukluk çağı travmaları ve siber mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin anlamlı aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukluk çağı travmalarının aleksitimi, siber zorbalık ve siber mağduriyet; aleksitiminin siber zorbalık ve siber mağduriyet, siber zorbalığın ise siber mağduriyet üzerinde anlamlı yordayıcılık etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyodemografik değişkenler üzerine yapılan analiz sonuçlarına göre, cinsiyete göre farklılıklar incelendiğinde, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık için erkeklerin kadınlardan anlamlı derecede daha yüksek puanlar aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yaşa ve günlük internet kullanım süresine göre katılımcıların siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Demografik değişkenlerden siber mağduriyet puanının daha önce psikolojik yardım almış olan grupta daha önce psikolojik yardım almamış gruba göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Çocukluk çağı travmaları ve aleksitiminin siber zorbalık ve siber mağduriyet üzerinde yordayıcı etkilerinin olduğu, siber zorbalığın ayrıca siber mağduriyeti yordadığı görülmüştür. Aracılık testi sonuçlarına göre, çocukluk çağı travmaları ve siber zorbalık ilişkisinde aleksitiminin anlamlı aracı bir rol üstlenmediği fakat çocukluk çağı travmaları ve siber mağduriyet ilişkisinde aleksitiminin anlamlı bir aracı rol üstlendiği saptanmıştır. Siber zorbalık ve siber mağduriyeti yordayan etkenlere yönelik yapılan çalışmalarla online ortamlardaki zorbalık sorununun önlenebileceği veya azaltılabileceği düşünülmektedir. Böylece, görece yeni olan, siber zorbalık ve siber mağduriyet sorunlarının yordayıcılarının anlaşılması yönünde bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Çağı Travmaları, Aleksitimi, Siber Zorbalık, Siber Mağduriyet.

AleksitimiSiber zorbalıkÇocukluk çağı travmaları+1
Elif Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet yaşantılarının okula bağlılık ile ilişkisinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı lise düzeyinde eğitim gören öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet yaşantılarını ve bu yaşantılarla öğrencilerin okula bağlılığı arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın evrenini, Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında devlet okullarında öğrenim gören 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Toplamda 772 öğrenciden oluşan araştırma nedensel karşılaştırma da içeren ilişkisel bir çalışmadır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile birlikte "Siber Mağduriyet Ve Siber Zorbalık Ölçeği" ve "Okula Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Bağımsız Gruplar T Testi, tek yönlü ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H Testi ve Spearman-rho analizleri kullanılmıştır. Araştırmada kız ve erkek öğrencilerin arasında siber zorbalık-mağduriyet yaşantıları ve okula bağlılık açısından anlamlı farka rastlanılmamıştır. 10. sınıf öğrencilerinin diğer sınıf düzeylerine göre daha fazla zorbalık yaşantılarının olduğu ve sınıf düzeyi arttıkça öğrencilerin okula bağlılıklarının arttığı tespit edilmiştir. Anne-baba eğitim düzeyi ile öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet yaşantıları arasında ilişki tespit edilmemiştir. Anne eğitim düzeyi lise olan öğrencilerde okula bağlılık puanlarının en yüksek, anne eğitim düzeyi lisans olan öğrencilerde ise okula bağlılık puanlarının en düşük olduğu bulunmuştur. Baba eğitim düzeyi ile öğrencilerin okula bağlılıkları arasında ilişki tespit edilmemiştir. Ailenin ortalama gelir düzeyinin öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet yaşantılarını yordamadığı, aile ortalama geliri asgari ücret düzeyinde olan öğrencilerin okula bağlılıkları en fazla iken aile geliri asgari ücret üzerinde olan öğrencilerde okula bağlılık en düşük düzeyde tespit edilmiştir. Okul türü ile siber mağduriyet yaşantıları arasında anlamlı bir fark yoktur. Anadolu Meslek Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinin siber zorbalık yaşantılarının diğer okul türlerinde eğitim gören öğrencilere göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Anadolu Lisesi ve Fen Lisesinde eğitim gören öğrencilere göre okula bağlılıklarının daha az olduğu tespit edilmiştir. İnternette geçirilen süre ile öğrencilerin siber zorbalık-mağduriyet yaşantıları ve akademik başarıları arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Fakat okula bağlılık düzeyi en düşük olan öğrencilerin not ortalaması en düşük olan öğrenciler olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaşı ile siber zorbalık-mağduriyet yaşantıları ve okula bağlılık arasında anlamlı fark yoktur. Siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında doğru yönde bir ilişki siber zorbalık ve siber mağduriyet yaşantıları ile okula bağlılık arasında ters yönde bir ilişki tespit edilmiştir.

Lise öğrencileriOkul bağlılığıOkul terki+7
Ali Akpınar
Harran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığının siber zorbalık ve siber mağduriyet ile ilişkisi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığı, siber zorbalık ve siber mağduriyet arasındaki ilişki ve bu değişkenlerin cinsiyet, yaş, bir günde kaç saat internet kullanıldığı, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, sosyal ağların daha çok hangi amaçlarla kullanıldığı gibi değişkenlerle ne derece fark gösterdiği araştırılmıştır. Araştırma 380 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Verileri elde etmek için Young İnternet Bağımlılık Ölçeği (YİBÖ), Üniversite Öğrencileri için Yenilenmiş Siber Zorbalık Ölçeği ve Sosyodemografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Erkek öğrencilerin siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeyleri kadın öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yaşa göre siber zorbalık ve siber mağduriyet düzeylerinde farklılaşma tespit edilmemiştir. Baba eğitim durumuna göre öğrencilerin çevrimiçi olmaktan kaynaklanan sorunlar, çevrimiçi olmayı günlük hayata tercih etme ve çevrimiçi olma süresini artırma puanları anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Buna göre babasının eğitim düzeyi lise olan öğrencilerin internet bağımlılık puanları ortaokul olan öğrencilerden daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen diğer bir bulguya göre, 7 saat ve üstü internet kullanımı sağlayan öğrencilerin internette çevrimiçi olmayı günlük hayata tercih etme puanları anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. İnternet bağımlılığı, siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyonel ilişkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BağımlılıkMağduriyetSiber zorbalık+4
Melis Erişli
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve mağduriyet yaşantılarında karanlık üçlü kişilik özellikleri ve dürtüselliğin etkisi

Araştırmanın amacı, siber zorbalık yaşantılarının karanlık üçlü kişilik özellikleri (narsisizm, makyavelizm, psikopati) ve dürtüsellik düzeyi üzerindeki etkisini araştırmak ve ilgili değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını saptamaktır. Araştırma örneklemini 2019-2020 öğretim yılında Haliç Üniversitesi'nin farklı fakültelerinde eğitim gören 372 kişi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, ''Üniversite Öğrencileri için Yenilenmiş Siber Zorbalık Envanteri'', ''Kısaltılmış Karanlık Üçlü Ölçeği (SD3)'', ''Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu (BIS-11-KF)'' ve araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre cinsiyetler arasında siber zorbalık puanları erkek bireylerde kadın bireylere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olarak saptanırken; siber mağduriyet ile cinsiyet arasında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunamamıştır. Araştırma sonucunda siber zorbalık yapma ile motor dürtüsellik, dikkat dürtüselliği, karanlık üçlü makyavelizm ve psikopati orta düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı ilişkili bulunmuştur. Siber zorbalık mağduriyeti ile plan yapamama, motor dürtüsellik, dikkat dürtüselliği, karanlık üçlü makyavelizm, narsisizm ve psikopati zayıf düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı ilişkili olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak motor dürtüsellik, karanlık üçlü makyavelizm ve karanlık üçlü psikopati puanlarının pozitif yönlü olarak siber zorbalık davranışını anlamlı ölçüde etkilediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: siber zorbalık, siber mağduriyet, karanlık üçlü kişilik özellikleri, dürtüsellik

DürtüsellikKaranlık kişilik özellikleriKaranlık üçlü+7
Mehtap Öztürk
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanan bireylerin siber zorbalık deneyimlerinin incelenmesi

Bu çalışma, günümüzde sosyal medyayı aktif olarak kullanan bireylerin siber zorbalığa maruz kalma, tanık olma ve bu davranışı sergileme deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma tanımlayıcı nitelikte olup, anket sorularından paylaşılabilir bir bağlantı oluşturularak online ortamda, Türkiye genelinde uygulanmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Siber Zorbalık Üçgeni Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bulguların yorumlanmasında frekans tabloları ve tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %58'inin kadın olduğu, % 37,6'sının 25-34 yaş aralığında olduğu, %98,3'ünün aktif sosyal medya kullanıcısı olduğu ve %53,3'ünün günde ortalama 2-4 saat arası sosyal medyada zaman geçirdiği, %77,3'ünün siber zorbalığa maruz kaldığı, %72,9'unun bu sebeple sosyal medya kullanımını bıraktığı, %53,1'inin siber zorbalığa tanık olduğu ve %94,1'inin siber zorbalığın kötü olduğunu düşündüğü belirlenmiştir. Erkeklerin kadınlara göre siber zorba, siber mağdur ve siber seyirci puanları yüksek bulunmuştur. Ayrıca siber mağduriyet yaşayan ve siber zorbalık yapanların, siber mağduriyet, siber zorbalık ve siber seyirci puanları anlamlı düzeyde yüksektir. Siber zorbalık ile siber mağduriyet arasında (r=0,332; p=0,000), siber seyirci ile siber mağduriyet ve siber zorbalık arasında (p<0,05) ve SZÜÖ – toplam puanları ile siber mağduriyet, siber zorbalık ve siber seyirci arasında pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda; bireylere siber zorbalığın önlenmesine yönelik, riskli internet kullanımı ve teknolojinin doğru kullanımı konularında eğitim verilmelidir. Aynı zamanda ailelere, örnek olma, kural koyma, filtreleme programı uygulama, çevrimiçi davranış kuralları ve zorba-mağdur çocuk ile iletişim konularında destek olunmalıdır. Bireylere, empati yeteneğini geliştirmeye yönelik eğitim verilerek öfke kontrol becerisi kazandırılmalıdır. Siber zorbalığa maruz kaldıklarında izleyecekleri adımlar hakkında bilgi verilmelidir. Yasal yaptırımlar siber zorbalık üzerinde her ne kadar etkili olsa da, olaya ilişkin farkındalığı arttırmak için kişilerin içinde bulunduğu yaş grubu ve gelişim düzeyine göre bütüncül çalışma planlanarak yürütülmesi önerilmektedir.

MağdurMağduriyetSiber zorbalık+3
Cemre Kacar
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde sosyal destek ve yalnızlaşmanın siber zorbalık üzerindeki etkisi ve akademik başarı düzeyi ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde sosyal destek, yalnızlık ve akademik başarı ile siber zorbalık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemini 550 gönüllü üniversite öğrencisi oluşturdu. Çalışmaya dahil edilen her bir katılımcı bir sosyodemografik veri formu ile beraber Siber Zorbalık Ölçeği (SZÖ), Siber Mağduriyet Ölçeği (SMÖ), Siber Zorbalık Duyarlılık Ölçeği (SZDÖ), UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeğini (ÇBASDÖ) doldurmuştur. Erkek katılımcıların SZÖ ve SMÖ puanları kadınlara göre yüksek saptandı. Katılımcıların SZÖ puanları ile ÇBASDÖ alt ölçek puanları arasında negatif yönde bir ilişki saptandı. Katılımcıların SMÖ puanları ile ÇBASDÖ alt ölçek puanları arasında negatif yönde bir ilişki saptandı. Katılımcılardan akademik başarı düzeyi yüksek olanların SMÖ ve SZÖ puanları daha düşük saptandı. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinde düşük sosyal destek düzeylerinin siber zorbalık ve siber mağduriyetle ilişkili olduğu söylenebilir. Ek olarak, siber zorbalık ve siber mağduriyetin düşük akademik başarı düzeyi ile ilişkili olduğu düşünülebilir.

Akademik başarıSiber zorbalıkSosyal destek+3
Ömer Yılmaz
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde algılanan ebeveyn tutumlarının akran zorbalık ve mağduriyeti ile sanal zorbalık ve mağduriyet üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı; geleneksel Akran Zorbalığı ve sanal zorbalığın yaygınlığını ortaya koymak, ebeveyn tutumu, geleneksel akran zorbalığı ve sanal zorbalık düzeylerinin bazı değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve ebeveyn tutumu düzeylerinin geleneksel akran zorbalığı ve mağduriyet ile sanal zorbalık ve mağduriyet üzerindeki farklılıkları ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, İstanbul'un Maltepe ilçesinde yer alan Hasan Şadoğlu Ortaokulu'ndaki 5,6,7 ve 8. Sınıflarda öğrenim gören 303 öğrenciyle anket çalışması yürütülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilere Anne Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Geleneksel Akran Zorbalığı Ölçeği (GAZÖ), Sanal Zorbalık Ölçeği (SZÖ) ve Sosyo-demografik Bilgi Formu olmak üzere toplamda 4 adet form verilmiştir. Araştırmada, sosyodemografik, internet kullanımı ve aile yaşantısı ile ilgili değişkenler bakımından algılanan ebeveyn tutumu, geleneksel zorbalık ve mağduriyeti ile sanal zorbalık ve sanal zorbalık mağduriyetinin farklılıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca, geleneksel ve sanal zorbalık ile mağduriyetinin ebeveyn tutumları tarafından yordayıcılığı araştırmada ele alınmıştır. Bulgulara göre, cinsiyet, akıllı gelir düzeyi, ebeveyn eğitim düzeyi, ergenlerin ebeveynleriyle sosyal sorunlarını paylaşma durumu, internet kullanım amacı, ebeveynin internette geçirdiği süre, internet kullanımında ebeveyn kontrolü ve internet erişiminde çocuk filtresinin kullanımı değişkenleri bakımından algılanan ebeveyn tutumları, geleneksel zorbalık, sanal zorbalık ve mağduriyetinin anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Yordayıcı ilişkiye yönelik sonuçlar hem geleneksel hem de sanal zorbalık ile mağduriyetin otoriter ebeveyn tutumu tarafından anlamlı düzeyde yordandığı saptanmıştır. Algılanan otoriter ebeveyn tutumları yüksek olan ergenlerin sanal zorbalık ve mağduriyeti ile geleneksel zorbalık mağduriyetinin yüksek oluşunu yordamaktadır. Bununla birlikte, öğrencilerin geleneksel zorbalık düzeylerinin yüksek oluşu, algılanan demokratik ebeveyn tutumunun düşük oluşu ile anlamlı düzeyde açıklanmaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçların, ebeveyn tutumları, ebeveynlerin internet kullanımına ilişkin alışkanlıkları ve tercihleri, öğrencilerin internet kullanımı ile ilgili değişkenlerinin geleneksel ve sanal zorbalık boyutlarıyla ilişkili olduğu görülmektedir. Algılanan ebeveyn tutumlarının geleneksel ve sanal zorbalık boyutlarıyla yordayıcı ilişkisi olduğu saptanan çalışmada, okullarda ve sanal ortamda yaygın olarak görülen zorbalık ve ortaya çıkabilecek mağduriyetin önlenmesinde ebeveynlerin dahil olması gerekliliği düşünülmektedir. İleri çalışmalarla farklı sınıf düzeylerinde öğrenim gören öğrencilerle araştırmanın tekrar edilebileceği düşünülmektedir.

Akran zorbalığıAna-baba tutumuMağduriyet+3
Yılmaz Eren Seyhan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde sosyal kaygı, öfke, internet bağımlılığı, siber zorbalık ve siber mağduriyet davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığı, sosyal kaygı ve öfke değişkenlerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet davranışları üzerindeki yordayıcı rolü incelenmiştir. Çalışmanın evrenini, İstanbul ili Sütlüce ilçesinde bulunan Haliç Üniversitesi'nde farklı bölümlerde öğrenim gören 18-24 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Haliç Üniversitesi Sütlüce Kampüsü'nde öğrenim gören 375 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada verileri değerlendirmek amacıyla, Sosyodemografik Bilgi Formu, Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği, Sürekli Öfke -Öfke Tarz (SÖÖTÖ) Ölçeği, İnternet Bağımlılığı Ölçeği, Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Ölçeği kulanılmıştır. Verilerin analiz etmek amacıyla, frekans analizleri, bağımsız örneklemler t testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde, cinsiyet, sosyal kaygı, öfke ve internet bağımlılığı değişkenlerinin siber zorbalık ve siber mağduriyet davranışlarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal kaygı, İnternet bağımlılığı, Sürekli Öfke, Siber Zorbalık, Siber Mağduriyet

MağduriyetSiber zorbalıkSosyal kaygı+4
Ayça Önder
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin siber saldırganlık eğilimlerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı siber saldırganlık kavramını tanımlamak ve lise öğrencilerinin siber saldırganlık eğilimini çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Bu amaç için hazırlanan Siber Saldırganlık Ölçeği geliştirilmiştir. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden olan betimsel türde tarama modeline örnektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Van ili İpekyolu ve Edremit ilçelerinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Ölçek, açımlayıcı faktör analizi için 1573 öğrenci, doğrulayıcı faktör analizi için 188 öğrenci olmak üzere toplam 1761 öğrenciye uygulanmıştır. Açımlayıcı faktör analizine katılan öğrencilerin %54,2'u kadın (n= 852), %45,8'i erkek (n=721) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından alan yazın incelenerek oluşturulan Siber Saldırganlık Ölçeği ve demografik bilgi formu kullanılarak toplanmıştır. Ölçeğin geçerliliğini araştırmak için KMO ve Bartlett testi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Elden edilen veriler SPSS 22.0 ve LISREL 8.8 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Cronbach's Alpha Güvenirlik kat sayısı tüm ölçeğe ilişkin 0,92 (>0,70) olarak tespit edilmiştir. Ölçeğin 6 faktörlü yapısı, doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen uyum istatistiklerine göre doğrulandığı tespit edilmiştir. Siber Saldırganlık ölçeğinin doğrulayıcı faktör analizinin uyum indeksleri: RMSEA değeri 0,076, AGFI indeksi 0,72, NNFI değeri 0,93, NFI değeri 0,91 ve CFI değeri 0,94'tür. Siber Saldırganlık Ölçeği 6 faktörlü yapısının doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen uyum istatistiklerine göre doğrulanmıştır. Veri analizinde t-testi, ANOVA, Scheffe testleri uygulanmıştır. Ayrıca yapılan analizler ölçeğin "Görsel ve Cinsel Siber Saldırganlık", "Huzursuzluk Verme ve Alay Etme", "Kullanıcı Hesabına Yönelik Siber Saldırganlık", "Tehdit", "Dışlama" ve "Sahte Hesap" olmak üzere 6 faktörde toplandığı görülmüştür. Bu bağlamda Siber Saldırganlık Ölçeği altı faktör altında toplanan, 32 maddeden oluşan bir ölçektir. Analizler ölçeğin, bireylerin siber saldırganlık davranışlarını ölçmeye yönelik geçerlik ve güvenilir bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmanın bulgularına göre lise öğrencilerinin siber saldırganlık eğilimleri okul türü, cinsiyet, internet kullanım süresi, ebeveynlerin internet kullanması, kullandıkları sosyal ağlara, sosyal ağlarda anonim olmasına, öğrencilerin ebeveynlerine karşı sosyal ağ tutumuna, odaya sahip olması ve sosyal ağlarda etkileşimli olmasına, bilgisayara sahip olmasına göre anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir.

Lise öğrencileriSaldırganlıkSiber saldırı+3
Sevilay Seryol
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri ve arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Adapazarı ilçesine bağlı kamu liselerinin 9. 10. 11. ve 12. sınıfına devam eden 15.081 ergen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise %5 hata payı ile 501 ergen (363'ü kız ve 138'i erkek) oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği (SMZÖ)" ve "Aile Bütünlük Duygusu Ölçeği (ABDÖ)" ile toplanmıştır. Araştırmada nicel model yöntemi kullanılmıştır ve verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Bonferroni testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon kullanılmıştır. Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeğinin Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanları ile Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği Ölçeği alt boyutlarından Dilsel Zorbalık, Kimlik Gizleme, Siber Sahtecilik ve toplam puanları arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Son olarak, Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeği alt boyutlarından Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanlarının (negatif etki) ergenlerde görülen sanal zorbalık ve mağduriyet davranışlarını yordamada istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda araştırma bulguları ilgili alanyazın incelenerek yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Aile birliğiBütünlükBütünlük duygusu+4
Merve Ertop
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin pandemi dönemindeki siber zorbalık / mağduriyet durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı COVID-19 pandemi döneminde üniversite öğrencilerinin siber zorbalık/mağduriyet düzeylerini; bazı sosyodemografik özellikler (cinsiyet, fiziksel hastalık geçirme durumu, sınıf düzeyi, pandemide ikamet edilen yer, gelir düzeyi ve günlük internet kullanım süresi),toplumsal cinsiyet eşitliği, kolektivizm, psikolojik ihtiyaçlar ve COVID-19 pandemisinin yaşam kalitesine etkisine göre incelemektir. Yapılan araştırmanın çalışma grubu 545 üniversite öğrencisinden (446 kadın, %81.8; 99 erkek, %18.2) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Üniversite Öğrencileri için Siber Zorbalık Ölçeği, COVID-19 Pandemisi'nin Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği, Genç Bireylerde Bireycilik ve Kolektivizm Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği ile birlikte araştırmacı tarafından geliştirilmiş kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların son altı ay içerisinde en az bir defa siber zorbalıkta bulunma oranı %35.2 (n = 192) iken, siber mağduriyet yaşama oranı %52.6 (n = 281) olarak saptanmıştır. Katılımcıların cinsiyetlerine, fiziksel hastalık geçirme durumlarına ve günlük internet kullanım sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca COVID-19 pandemisinin yaşam kalitesine etkisi kapsamında psikolojik, sosyal ve mesleki etki boyutunun hem siber zorbalıkla hem de siber mağduriyetle anlamlı ve olumlu ilişki içinde olduğu belirlenmiştir. Öte yandan otorite ve geleneğe bağlılık ve sevgi-ait olma siber zorbalığı; gruba bağlılık ve sevgi-ait olma ise siber mağduriyeti anlamlı ve olumsuz yönde yordamıştır. Son olarak hiyerarşik regresyon analizi sonucunda dahil edilen değişkenlerin siber zorbalığı %3.8; siber mağduriyeti %7.7 oranında açıkladığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19MağduriyetPandemiler+3
Hanife Demir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyadaki siber zorbalık ve siber zorbalığa karşı tutumlar üzerine bir araştırma: İstanbul ili örneği

Bu tez çalışması, sosyal medya üzerinden yapılan siber zorbalığın, kişilerin düşüncelerini, tutumlarını nasıl etkilediğini anlamaya yönelik olup, aynı zamanda siber zorbalığa karşı farkındalık kazandırmak amacıyla yapılmıştır. Kişilerin sosyal medyada yapılan siber zorbalığa ilişkin fikirlerini ve tutumlarını anlamak için ilk olarak literatür taraması yapılmış, daha sonra İstanbul İli Beşiktaş İlçesi Levent semtinde 15'i kadın 15'i erkek 30 kişiyle derinlemesine görüşme yapılmıştır. Yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda kişiler sosyal medyanın insan hayatındaki yerinin farkında olup, getireceği olumsuzlukları da öngörebilmektedirler. Bu olumsuzluklardan biri olan siber zorbalığın da bir şiddet olduğunu kabul ettikleri tespit edilmiştir. Bu bağlamda kişilerin sosyal medyadaki geçirdikleri sürelere, sosyal medya hesaplarını kullanma şekillerine, sosyal medya uygulamalarındaki güvenirliliğe ait düşüncelerine, siber zorbalık hakkındaki fikirlerine ve siber zorbalığa maruz kalıp kalmamalarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.

FarkındalıkSiber zorbalıkSosyal medya+2
Zeynep Göger
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde siber zorbalık ve siber mağduriyet durumlarının sosyal medya bağımlılığı ile ilişkisi

Gelişen iletişim teknolojileri bireylere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Ancak bu kolaylıkların yanında getirdiği bir takım problemler bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinde siber zorbalık ve siber mağduriyet durumlarının sosyal medya bağımlılığı ile ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinde eğitim gören 232 kadın ve 83 erkek olmak üzere 315 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre yapılmıştır. Araştırmanın verilerini elde etmek için; Kişisel Bilgi Formu, Siber Zorbalık Ölçeği, Siber Mağduriyet Ölçeği ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, siber zorbalık ve siber mağduriyet ile sosyal medya bağımlılığı ölçeği ve alt boyutları arasında zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmektedir. Sosyal medyada geçirilen süre ile siber zorbalık arasında anlamlı bir ilişki görülmemektedir, siber mağduriyet ile sosyal medyada geçen süre arasında zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Sosyal medya bağımlılığı ve alt boyutlarının siber zorbalık puanına etkisine bakıldığında; yoksunluk alt boyutunun negatif yönde anlamlı etkisi olduğu, günlük yaşamı etkileme/kontrolsüzlük alt boyutunun ise pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Sosyal medya bağımlılığı ve alt boyutlarının siber mağduriyet puanına etkisine bakıldığında; yoksunluk alt boyutunun anlamlı bir etkiye sahip olmadığı, günlük yaşamı etkileme/kontrolsüzlük alt boyutunun pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Siber Zorbalık, Siber Mağduriyet, Sosyal Medya Bağımlılığı, Lise Öğrencileri

BağımlılıkLise öğrencileriSiber mağduriyet+5
Merve Akgün
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye çalışanlarının siber zorbalık ve öfke düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı belediye çalışanlarının siber zorbalık ve öfke düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemini 2020-2021 yılında Türkiye, İstanbul İlinde, bulunan Gaziosman Paşa Belediyesinde çalışmakta olan 120 kadın, 110 erkek toplamda 230 çalışan oluşturmuştur. Çalışmanın verilerinin toplanmasında Siber Zorbalık Ölçeği (SZÖ), Sürekli Öfke-Öfke İfade Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ) ile Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiş ve araştırma verilerinin analizinde değişkenlere bağlı olarak Kruskall Wallis-H, Mann Whitney-U testleri ve Spearman korelasyon testinden yararlanılmıştır. Bulgular, Baba eğitim düzeyine bakıldığında babanın lisansüstü eğitimde olmasının çalışanların öfke içe vurum gösterme eğiliminin arttığı görüşündedir. Sosyoekonomik düzeyi kötü olan ailelerin sosyoekonomik düzeyi iyi olan ailelere göre sürekli öfke, durumluluk öfke, öfke içevurumu ve öfke dışa vurum gösterme eğilimleri yüksek olmaktadır. Kendilerini saldırgan olarak tanımlayan çalışanların öfke ifade tarzı davranışlarının diğer maddeleri işaretleyenlere göre yüksek olduğu bulunmuştur.

BelediyelerSiber zorbalıkZorbalık+3
Firdes Usta
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi oyun oynayan üniversite öğrencilerinin siber zorbalık/mağduriyet düzeyleri ile empati arasındaki ilişkinin incelenmesi

Siber mağduriyet ve zorbalık kavramları gelişen teknoloji ve bilimsel yeniliklerle birlikte hayatımızda daha çok yer etmeye başlayan kavramlardır. Özellikle çevrimiçi ortamın yaygınlığı ve sosyal medya kullanımındaki artış siber dünyanın bireyin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini artırmaktadır. Özellikle empati kavramı bu teknolojik gelişmeler ve çevrimiçi sosyalleşme durumunda olumsuz etkilenmektedir. Çalışmanın amacı çevrimiçi oyun oynayan üniversite öğrencilerinin siber zorbalık/mağduriyet düzeylerinin araştırmak ve empati ile ilişkisini incelemektir. Bu amaçla hazırlanan anket formunda sosyodemografik bilgi formu, Üniversite Öğrencileri İçin Siber Zorbalık Ölçeği ve Empatik Eğilim Ölçeği yer almıştır. Yapılan çalışmaya 120 kadın ve 280 erkek olmak üzere toplam 400 üniversite öğrencisi katılmıştır. Elde edilen bulgularda, kadın öğrencilerin empatik eğiliminin yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca yaş, maddi durum, ebeveyn eğitim, ebeveyn birlikteliği, kardeş sayısı, kalınan yer, bilgisayar varlığı, internet kullanım ortamı, internet kullanım amacı, internet kullanım süresi ve oynanan oyun türleri değişkenlerine göre katılımcıların siber zorbalık/mağduriyet ve empati puan ortalamaları anlamlı farklılık göstermektedir. Siber zorbalık ve mağduriyet ile empati arasında negatif yönde ilişki bulunurken siber zorbalık ve yaş değişkenleri empati puanını yordamada anlamlı parametreler olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgular özellikle genç bireylerde görülen siber zorbalık/mağduriyet kavramlarının anlaşılmasında, üniversite öğrencilerinde gözlenebilecek olumsuz durumlara ışık tutulmasında alanyazına güncel bilgiler sunmuştur.

EmpatiEmpatik eğilimMağduriyet+5
Talha Eren Yardım
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol taraftarlarının fanatizm duyguları ile siber zorbalık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Türkiye'deki 3 büyük futbol kulübü (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş) taraftarlarının fanatizm düzeylerinin siber zorbalık davranışlarına etkisini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın evreninde; 2021-22 Süper Lig futbol sezonunda mücadele eden ve "3 büyükler" olarak da bilinen Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımlarının taraftarları yer alırken, örneklem grubunu ise 2021-22 sezonunda Süper Lig'de oynanan derbi müsabakalarını stadyumlar ve çevresinde izlediğini beyan eden 1617 futbol taraftarı oluşturmaktadır. Çalışmada 2 farklı ölçek (Spor Seyircilerinin Siber Zorbalık Davranışları Ölçeği, Futbol Taraftarları Fanatiklik Ölçeği) kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların analizi için açık kaynak kodlu yazılım Jamovi programından faydalanılmıştır. Yapılan analizlerde çoklu grup karşılaştırmalarında One Way Anova (Games Howell Tekniği) Testi, ikili karşılaştırmalarda ise Independent Samples-T Testi uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkinin tespiti amacıyla Pearson Korelasyon Testi'nden faydalanılmış, değişkenler arasında orta düzeyde bir ilişki tespit edildiğinden Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde; Futbol Taraftarlarının Fanatizm Ölçeğinde yaş, cinsiyet, eğitim durumu, tuttukları takım, eğitim durumu, izleme sıklıkları, izledikleri yerler değişkenlerine göre farklılık gösterdiği, gelir düzeyi ve mesleklerine göre anlamlı fark bulunmadığı tespit edilmiştir. Siber Zorbalık Ölçeğinde ise yaş, cinsiyet, gelir, eğitim durumu, tuttukları takımlar, üyelik durumu, meslekleri, izleme sıklıkları, izledikleri ortamlara göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Taraftarları Fanatizm düzeyleri ile Siber Zorbalık davranışlarına verdikleri cevaplarda ise orta düzeyde pozitif yönlü (r=0,695) ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlarla birlikte fanatizmle ilgili gerekli eğitimlerin verilmesi, yazılı ve görsel medyada kamu spotlarının yayınlanması, medyanın taraftarlar arasında infiale yol açması muhtemel söylem ve yayınlarıyla ilgili gerekli yaptırımların uygulanması, ayrıca; kulüp başkanlarına ve yöneticilere, antrenörlere, futbolculara ve taraftarlara cezaların uygulanması ve orantısal olarak eşitliklerinin gözetilmesi önerilmektedir.

FanatizmFutbolFutbol kulüpleri+4
Burak Çakıroğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin dijital oyun bağımlılığı ve sosyal medya tutumlarının siber zorbalık tehlike düzeylerine etkisinin incelenmesi

Gündelik yaşamımızın her alanında yer alan internet, kolay, hızlı ve evrensel özellikte olması sebebiyle dijital oyun bağımlılığını ve siber zorbalık tehlike düzeylerini etkileyebilmektedir. Bu durum özellikle ergenlik dönemindeki bireyleri içinde bulundukları sosyal, duygusal ve fiziksel değişimlerle beraber olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışma ergenlerin dijital oyun bağımlılığı ve sosyal medya tutumlarının siber zorbalık tehlike düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında İstanbul ilinin Ataşehir ve Sultanbeyli ilçelerine bağlı iki ortaokulda 7. ve 8. sınıf düzeyinde eğitim gören 460 öğrenciden Covid-19 nedeniyle kapalı olan sınıflar dışında kalan 231 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmada, Otrar ve Argın tarafından geliştirilen Sosyal Medya Tutum Ölçeği, Hazar ve Hazar tarafından geliştirilen Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Kavuk Kalander, Bulu ve Keser tarafından geliştirilen Siber Zorbalık Tehlike Düzeyleri Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Bu çalışma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi neticesinde, cinsiyet değişkeni düzeyleri arasında Siber Zorbalık Tehlike Düzeyi Ölçeği toplam puanı bakımından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p=0.030<0.05). Buna göre, kızların Siber Zorbalık Tehlike Düzeyi Ölçeği'nden aldıkları puan ortalamasının erkeklere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yani, kızların erkeklere göre daha fazla siber zorbalığa maruz kaldığı söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği öğretmenlerle ilişki alt boyut puanı bakımından günde 1-2 saat oyun oynayanların, 5-6 saat oyun oynayanlara göre daha az öğretmenlerle ilişki kurduğu söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği sosyal izolasyon alt boyut puanı bakımından 1-2 saat oyun oynayanların 5-6 saat oyun oynayanlara göre daha düşük puan aldığı, dolayısıyla 5-6 saat oyun oynayanların 1-2 saat oyun oynayanlara göre daha fazla sosyal izolasyon yaşadığı söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği toplam puanı ile Çocuklar İçin Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği toplam puanı arasında anlamlı, pozitif yönde ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yani, dijital oyun bağımlılığı arttıkça sosyal medya tutumunun da artacağı söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Siber zorbalık, ergen, sosyal medya, bağımlılık, dijital oyun

BağımlılıkErgenlerOyun bağımlılığı+3
Nisa Nur Uzunlar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects